www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > MESLEKİ KATEGORİ > İdari Kurumlar / TIP Eğitim Kurumları > Mevzuat

Mevzuat Kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük, yönetmelik ve tebliğler

2699 (2 Kayıtlı Ve 2697 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 11-21-2018, 08:30   #11
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

21 Kasım 2018, Çarşamba
HİLÂL KAPLAN
Hangi doktor, hangi hastane?
Yeni yapılan yasal düzenleme ile terör örgütleriyle iltisakları olduğu düşünülen bazı vekiller bayram yaptı. Ancak işin aslı tam öyle değil; anlatayım.
1. Öncelikle çıkan yasa ile terör suçu sabit doktorlar için değişen hiçbir şey yok. FETÖ veya PKK ve diğerleri, şayet terör örgütü sempatizanı veya destekçisi olduğunuz kesinleşirse, devlet veya özel hiçbir yerde çalışamazsınız.
2. Güvenlik soruşturması, hüküm değildir.
Devletin güvenlik ve istihbarat kurumlarının bir kişiye dair bazı bulgulardan yola çıkarak oluşturduğu kanaattir.
Dolayısıyla devletin hukuki olarak bu kişileri dışlama hakkı var. Ancak özel işletmeler için yeni bir kanun çıkarılmadıkça bu geçerli değil.
3. Düzenleme getirilen kısım da hükümlüleri değil, güvenlik soruşturmasından olumlu görüş almamışları kapsıyor. Mevcut yasaya göre, tıp fakültesini bitiren her doktor adayı, diplomasını almadan önce zorunlu hizmet yapmak durumunda. Aksi halde diplomasını alamaz. Ancak devlet, güvenlik soruşturmasından olumlu sonuç almamış kişilerin zorunlu hizmet yapmasını istemiyor. Zira örneğin PKK iltisakından şüphenilen bir doktoru, PKK'nın daha etkin olduğu bir yere göndermek istemiyor. Şayet bu kişiler dava açarlarsa da, haklarında somut delil olmadığı için anında diplomalarını almaya hak kazanıyorlar. Bu sebeple, yeni çıkan yasayla, güvenlik soruşturmasından geçmemiş doktor adaylarının maaş almadan, zorunlu hizmet dönemi bitene kadar 450 gün bekletilmesi sağlanıyor. Ondan sonrasındaysa, yine mevcut yasaya göre devlette değil, sadece özel kurumlarda iş bulabiliyorlar.
Tekrar edelim: Hakkında somut delil olanlar zaten kanunen doktorluk yapamıyor.
4. Geldik mevzunun bam teline:
Güvenlik soruşturmasından olumlu geçemeyen doktorların kanunen SGK anlaşmalı özel sağlık kurumlarında çalışmasının önünde bir engel yok.
Ancak SGK'nın onlarla çalışmamasının önünde de bir engel yok. Çünkü özel hukuka tabi olan SGK, sadece hastanelerle değil, o hastanelerde çalışan doktorlarla da tek tek anlaşma yapıyor.
Şayet SGK, bir doktorla çalışmama kararı alırsa, söz konusu doktorun çalıştığı hastane o doktorun yaptığı hiçbir işlemle alakalı ödeme talep edemiyor.
Oldukça karmaşık bir yasal mesele olduğu için ancak bu kadar özetleyebildim.
Son kertede özel hastaneler üzerinde de şüphe oluşmaması için ve şeffaflık adına hastaların bu konuda bilgilendirilmesi gerektiğine dair de bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla

     

Alt 11-29-2018, 11:44   #12
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Sağlık personeline hakarette veya tehditte bulunan artık serbest bırakılmayacak
2014 yılında yürürlüğe konulan düzenlemeyle, sağlık personelini kasden yaralamak katalog suçlar arasına alınmıştı. TBMM'de kabul edilen yeni düzenlemede ise sağlık personeline görevlerinden dolayı hakaret veya tehdit halinde de, kişi karakoldan artık serbest bırakılmayacaktır.



Kopyala 29 Kasım 2018 11:08
Yazdır
Sağlık personeline hakarette veya tehditte bulunan artık serbest bırakılmayacak

2014 yılında yapılan düzenlemeyle, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 12. maddesiyle şu düzenlemeler getirilmişti:

"Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tutuklama nedeni varsayılan suçlardandır.

Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel, bu görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılır"

DEĞERLENDİRME 1

- Mevcut düzenlemede CMK 100. maddesine göre şüphelinin tutuklu olarak yargılanması için delilleri yok etme, gizleme, değiştirme veya tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunması hususlarında kuvvetli şüphenin bulunması gerekir. Bir de CMK 100/3. fıkrasında uygulamada katalog tutuklama nedeni olarak adlandırılan bazı suçlarda tutuklama nedeni doğrudan varsayılıyor.

- 2014 yılındaki düzenlemeyle, sağlık personeline yönelik kasden yaralama suçları, tutuklama için gerekli olan katalog suçlar arasına alınmıştı. Bu hüküm nedeniyle basit veya nitelikli kasden yaralama suçları direkt tutulama nedenleri arasına girmiştir.

---------------------------------------

TBMM'de geçen hafta kabul edilen düzenlemeyle, ek 12. maddeye yeni bir fıkra daha eklenmiş olup, sözkonusu fıkra hükmü şu şekildedir:

"Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlardan şüpheli olanlar, kolluk görevlilerince yakalanır ve gerekli işlemleri yapılarak Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilir. Cumhuriyet savcısı adli işlemleri tekemmül ettirir. Bu suçların soruşturmasında, kolluk tarafından müşteki, mağdur veya tanık olan sağlık personelinin ifadeleri işyerlerinde alınır.''

DEĞERLENDİRME 2

- TBMM'de geçen hafta kabul edilen düzenlemeyle, sağlık personeline yönelik görevi nedeniyle işlenen kasıtlı suçlarda, artı karakoldan ifade ealıp serbest bırakma dönemi sona ermektedir.

- Mevcut düzenleme ve uygulamaya göre hakaret ve nitelikli hakaret suçlarında kolluk kuvvetleri iş yoğunluğu ve tecrübi uygulama gereği Cumhuriyet Savcılarının vermiş olduğu eğitimler ve talimatlar dahilinde çoğunlukla şüphelinin ifadesini almakta ve eğer özel bir durum yoksa cumhuriyet savcılarının teamülleri gereği onlara haber vermeksizin şüphelileri serbest bırakmaktaydı.

- Ancak Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 12. maddesine eklenendüzenleme karşısında sağlık personeline karşı hakaret, tehdit veya diğer kasıtlı suçlarda şüpheli ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmayacak, Cumhuriyet Başsavcılığı haberdar edilecek ve başsavcılığa sevk edilecek. Böylesi bir düzenleme sağlık personellerine karşı işlenen hakaret suçlarında dahi şüpheliler hakkında adli kontrol ve hatta tutuklama tedbirinin değerlendirilmesini sağlayacaktır. Sağlık hizmetlerinin aksamaması için de sağlık personellerinin ifadeleri işyerinde alınacaktır.

- Ayrıca sağlık personellerine karşı hakaret ve kasten yaralama suçları şikayete tabi olmadığı gibi uzlaşma hükümlerine de tabi değildir. Dolayısıyla şüpheli hakkında doğrudan dava açılacaktır.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kamudan ihraç edilen memurların listesi tususev ÖSYM 242 09-16-2019 23:33
Eşi ve üç oğlu doktor olan bir annenin yazısı! tususev Aktüel / Gündem / Haberler 0 07-05-2014 10:53
Gönüllü gittiği Van'da felç olan doktor 'yılın doktoru' seçi tususev Aktüel / Gündem / Haberler 0 02-06-2012 20:12
Herkese özel doktor medihaber Aktüel / Gündem / Haberler 0 06-28-2010 17:04
omı de tanıdıgı doktor olan var mı...?? eda Aktüel / Gündem / Haberler 2 07-31-2009 15:56


Şu Anki Saat: 04:17


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com