www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > MESLEKİ KATEGORİ > İdari Kurumlar / TIP Eğitim Kurumları > ÖSYM

3087 (0 Kayıtlı Ve 3087 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-30-2016, 14:30   #1
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart ÖSYM eski başkanı Prof.Dr. Ali Demir'e şahitlik ediyoruz

Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) ve Ali Demir Etrafında

ÖSYM eski Başkanı Ali Demir'le ilgili olarak Prof. Dr. Durmuş Günay'ın değerlendirmesini yayımlıyoruz.


Medya organlarımızda ve sosyal mecralarda ÖSYM eski Başkanı Ali Demir'le ilgili iddiaları görünce şaşırmak mümkün değildir.
Memurlar.net olarak aşağıda yer alan Prof. Dr. Durmuş Günay hoca'nın değerlendirmelerine bizler de katılıyoruz.
Ek olarak şunları söylemek istiyoruz: Sayın Ali Demir'le çok defalar görüştük, kopya skandalı sırasında ve sonrasında bilgi alış verişinde bulunduk. Onun yaptıkları ortadadır.
ÖSYM bugün sınav güvenliği bağlamında çağ atlamış ise onun sayesindedir. Yaptıkları unutulmayacaktır.
Ali Demir hoca, 1970 yıllardan kalma makinelerle çalışan, soru hazırlayanların aynı zamanda dershane veya kitap yazarı olduğu, sonuçların 30 günde açıklandığı bir kurumu hayal edilemeyecek bir noktaya getirdi. Konuyu yakından bilenler ve takip edenler O'nun hakkı teslim edecektir.
Bu bağlamda medyaya yansıyan ve sosyal mecralara sıçrayan değerlendirmelere hemen RAM olmamak için aşağıdaki uzun yazıyı, memurlar.net ziyaretçilerinin dikkatine sunuyoruz.
Prof. Dr. Durmuş Günay
YÖK Yürütme Kurulu Eski Üyesi
e-mail: dgunay@hotmail.com
Bazı günlük gazetelerin internet sitelerinde ve bazı TV kanallarında yer alan haberlerde Prof. Dr. Ali Demir hakkında öne sürülen iddiaları görünce şaşırdım.
Şubat 2008 ile Şubat 2016 arasında 8 yıl YÖK Yürütme Kurulu üyeliği ve bu dönem içinde 4 yıla yakın ÖSYM Yönetim Kurulu üyeliği yapmış bir öğretim üyesiyim. Dolayısıyla hem YÖK tarafından bir bakış ile, hem de YÖK temsilcisi, ÖSYM Yönetim Kurulu üyesi olarak yapılan çalışmaları yakından izlemiş ve görev alanım içerisinde kararlara katılmış biriyim. Değişik eğilimlere mensup karanlık örgütlerin ve gruplaşmaların, görünür ve görünmez şekillerde at oynattığısınav çetelerinin, kimi dershanelerin ve menfaat çevrelerinin amaçlarını gerçekleştirmek için her türlü metodu meşru gördükleri ve hedef haline getirdikleri ÖSYM'yi Prof. Dr. Ali Demir'in nasıl bu cendereden çıkardığını ve gerçekten adil sınavlar yapan bir kurum haline getirdiğini yakinen bilen ve gören birisi olarak; sanki yıllarca süregelen haksızlıkların, soru çalmaların ve devlete sızmaların sorumlusu O imiş gibi gösterilmesini; doğru bilgilere dayanmadan, temelsiz, haksız, kasıtlı bulduğumdan ve vicdanım kabul etmediğinden bilgilerim dahilindeki bazı gerçeklerin açıklanması gerektiği inancıyla bu yazıyı yazmayı uygun gördüm.
Prof. Dr. Ali Demir, İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü müdürü iken, KPSS Skandalından (Temmuz 2010) yaklaşık iki buçuk ay sonra ÖSYM Başkanı olarak Eylül-2010'da atandı ve 4 yıl ÖSYM başkanlığı yaptı.
Ali Demir, şimdiki ÖSYM Başkanı olan Prof. Dr. Ömer Demir'in başlattığı YÖK'ün bir birimi olan Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezini (ÖSYM), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) adıyla özerk bir kurum haline getiren yasal düzenleme sürecinin tamamlanmasında, sınav güvenliğinin sağlanmasında, sınav sonuçlarının ilanının hızlandırılmasında kısacası sistemin yeniden tasarlanıp kuşkulardan arındırılmasında çok değerli ve olumlu uygulamaların temeli ve başlangıcı olan çalışmalar yapmıştır. Buna karşın kendisine yapılanlara ve haberlere tanık olunca, "minareye kuyu" denildiğini görür gibi oluyorum. Başarılar cezasız kalmıyor diyorum. Medyanın sorumsuz yayınları karşısında başı dumanlı dağlar gibi, Ali Demir'in sessiz kalışı, Nijer atasözünü aklıma getiriyor: "Küçük dertler geveze, büyük dertler dilsizdir". Kendisinin, çok çetin bir zamanda, o zorlu görevi kabul etmesini kendisinden bizatihi talep etmiş birisi olarak, Ali Demir'in ÖSYM başkanlığını yürüttüğü dönemde YÖK Yürütme Kurulu üyesi ve ÖSYM Yönetim Kurulu üyesi olarak yaşananlara yakinen tanık oldum. O'nun maruz kaldığı bu itibarsızlaştırma girişimleri karşısında suskun kalmanın da bir haksızlık olacağını düşündüm. Dolayısıyla bu yazıyı kamuoyu ile paylaşma gereğini duydum. Dönemin ÖSYM başkanı ve yardımcısının bilgisine de başvurarak bu yazıyı kaleme aldım. Yazı biraz uzun olabilir ama konu bağlamındaki bazı gerçeklerin net bir şekilde gözler önüne serilmesi ancak böyle mümkün olabilmiştir. Bu ülkenin buluşu sayılabilecek ve çok değerli toplumumuza çok değerli katkılar yapan ve göz bebeğimiz gibi korunması gereken ÖSYM ve başarılı insanlarımız sorumsuzca ve haksız yere yıpratılmamalıdır. Yazdıklarımın değerlendirmesini, insaf ehli olan herkesin takdirine bırakıyorum.
Kurulduğundan beri, bazı aksaklıklar olsa bile, adeta "uzaya araç gönderir gibi" titizlikle tasarlanmış olup ve yürütülen bu Kurumda (ÖSYM'de), Eylül 2010 tarihindeki tablo pek iç açıcı değildi. Sınav sistemi ve uygulaması tartışılır durumda idi. Temmuz 2010 da yapılan KPSS sınav sonuçlarında bazı aksaklıkların ortaya çıktığını o zamanki ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan da fark etmişti ve bunu bizzat kendisi bize dile getirmişti. KPSS sınavında, bazı testlerin sınav sonuçlarına dair Çan Eğrileri çift hörgüçlü çıkıyordu. Bu durum, sınav uygulamasında bir sorun olduğunu gösterir. Bilindiği üzere çan eğrisi daima tek hörgüçlü çıkar.
Benim gözlemimin genel sonucu şu idi: 1974'de Kurulan ve çok önemli bir fonksiyon icra etmekte olan bu Kurum, 2010 yılı itibariyle, biraz yorulmuştu, restorasyona ihtiyacı vardı. Sisteme enerji zerk edilmeli, dinamizm kazandırılmalıydı. Bazı yapısal düzenlemelere ihtiyaç vardı. Sınavların hazırlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve adayların yerleştirilmeleri hususlarında kötü niyetlilerin istismarlarının nasıl bertaraf edileceği, suistimallerin, ihmallerin nasıl cezalandırılacağı hususlarında, teknolojik gelişmeler ve sistemin büyümesi dolayısıyla bazı eksiklikler doğmuştu. Örneğin, 36 yıldır sınav yapan kurumda bir "soru havuzu" oluşturulmamıştı. Soru kitapçıkları sınav evrakı baskı sürecinde matbaa çalışanları dışında ÖSYM tarafından "yetkilendirilmiş" olarak tanımlanmış kişiler tarafından görülebiliyor ve rahatlıkla matbaaya girip çıkabiliyorlardı. Sınav evrakının sınav merkezlerine ve illere nakledilmesinde ve sınavın yürütülmesinde pek çok sınav güvenliği açığı mevcuttu. Cevap kağıtlarının okunması, sonuçların değerlendirilmesi sürecin kontrolünde zaaflar vardı. Bilişim sistemleri 20 yıl önceki hali ile kullanılmaya devam ediyor ve günün daha güvenli sistemleri kullanılmıyordu. Soruların hazırlandığı yerlerde insanların hazırladıkları soruları internet aracılığı ile ya da cep telefonları ile istedikleri yerlere göndermelerine mani bir durum yoktu. Sınav merkezlerinde sınavı, sınav koordinatörleri yönetiyorlardı. Uymaları gereken noktaları işaret eden küçük bir sınav kılavuzu mevcuttu. Diğer konular tamamen koordinatörlerin inisiyatiflerine bırakılmıştı. Sınavlarda kimlerin görev alacağı onlar tarafından belirleniyor ve istenilen kişinin istenilen salonlarda görevlendirilmesi mümkün oluyordu. Sınav evrakının depolarda saklanmasında dahi birçok güvenlik açığı bulunmaktaydı. Temmuz 2010'da KPSS sınavı sonrasında ortaya çıkan kopya skandalı dolayısıyla yönetim değişti ve yeni göreve gelen ekip tarafından ÖSYM'de yapılan tespitlerden bazıları bunlardı. Ancak ne zamandan beri böyleydi bunu bilmek mümkün değildi.
Prof. Dr. Ali Demir sınav güvenliğinin ve sınavlarda şeffaflığın tatmin edici hale gelmesini sağlamak amacıyla tedbirler almaya girişti. ÖSYM'nin zaafının siyasi sonuçları da olabilirdi. Siyasi çevreler ve medya bilir bilmez kusur arıyorlardı. Yapılan değişiklikleri pek de anlamadıkları için kasten kusurmuş gibi yansıtıyorlardı. Değişikliklerin uygulanmasında ortaya çıkan bazı kusurları abartarak ve çarpıtarak veriyorlardı. ÖSYM üzerinden siyasi iktidarı vurmak istiyorlardı. Ali Demir adeta bir linç kampanyasına tabi tutuldu. O'nu pes ettirmek istiyorlardı. Çünkü neredeyse toplumun tamamını bir şekilde ilgilendiren, toplumun sinir ağlarının kesişme noktasında bulunan bir kurum olan ÖSYM, toplumu makro düzeyde etkileyen bir mikro alem gibi. Fizikte mikro alem şöyle tanımlanır: Ölçü aleti ölçülen büyüklüğü değiştiriyorsa/etkiliyorsa, o mikro alemdir. ÖSYM'nin kullandığı test tekniği ve soru müfredatı tüm eğitim sistemini etkiliyor, eğitim-öğretim sistemini test tekniğine ve soru müfredatına yöneltiyor. Toplumu etkiliyor. Yapılacak en küçük ölçme hatası veya suiistimal tüm toplumda sosyal adalet duygusunu zedeliyordu. Ali Demir, ülkemize olan borcumuzun ödenemezliği duygusu içinde, ekibiyle birlikte sistemi feragat ve fedakarlık içinde tahkim etmeye çalışıyordu. Kurumlarda at oynatmayı ve sınavlarda manipülasyon yöntemlerini denemeyi alışkanlık haline getirmiş karanlık örgüt ve gruplar yeni yönetimin aldığı tedbirlerin önüne aşılması güç setler çekmeye başladı. Bu odaklar, ÖSYM Başkanını kamuoyu nezdinde hedef haline getirmekten çekinmediler. Başkan ise her seferinde yaptığı uygulamalar ile yapılan iftira ve saldırıların üstesinden gelmenin bir yolunu buluyor onlar ile çatışmak yerine sistemi düzeltmeye devam ediyordu. Soyadı ile müsemma bir çelik çekirdek gibi sistemi avucunun içine almıştı. Medya üzerinden yürütülen saldırı karşısında, o işine odaklanmıştı. Bana öyle geliyordu ki: Bir gün yaptıklarım nasıl olsa anlaşılır der gibi bir tevekkül içinde işine koyulmuştu. Yüzlerce üstü kapalı saldırının önüne geçiliyor ama bunu kimse bilmiyor, görmek de istemiyordu.
Ali Demir çalışmalarının merkezine ekibiyle birlikte "sınav güvenliğini ve adaletini" sağlamayı koymuştu. ÖSYM'nin yaptığı sınavlar da, sınavın ölçme niteliğinin sıhhatini, hak ve adaletin tesisini sağlamaya çalışıyordu. Her biri sınav güvenliği açısından devrim niteliğini taşıyan aşağıdaki uygulamalarla her bir güvenlik açığını teker teker kapatıyordu. Bütün uğraşılarının sonucunda 2 yıl gibi kısa bir süre içerisinde ÖSYM sınav sistemi baştan aşağı yenilenmişti. Yüzen gemi tasarımı ile personeli ile baştan aşağı restore edilmişti adeta.
Şimdi şu skandallar ve arkasındaki gerçeklere bir bakalım.
. Öncelikle sınav işinin çok kolay bir iş olmadığına dikkatleri çekmek gerekiyor. Sınavın cesametini göstermek bakımından, sadece bir sınavda, 180 tır/kamyon ile 70.000 kutu, 2 milyon soru kitapçığı, 7000 bina, 120000 sınıf, yaklaşık 300000 görevliyi senfoni orkestrası gibi yönetmek gerektiğini dile getirmek yeterli olsa gerektir. Kitapçıkların basılması, taşınması ve sınav saatinde hazır edilmesi gerekiyor. 5 dakika dahi geç kalınmaması gereken bir iş yapıyorsunuz. Yani sadece bir kurum içerisinde değil tüm ülkede aynı anda kontrol sağlamak durumundasınız. Tüm sınavı 240 kişi ile yönetmek durumunda olan kurumun çalışanlarının hepsi potansiyel zanlı idi. Olabildiğince, bireylerden bağımsız çalışan bir sistem kurmak yapılacak en doğru işti.
. Ali Demir göreve gelir gelmez en öncelikli iş olarak, güvenilir, adil ve şeffaf bir sınav sistemi kurulmasını hedefledi. Bu kapsamda, "Sınav Uygulamalarına İlişkin Güvenlik Tedbirleri"ninsadeceadaylara değil görevlilere de uygulanması sağlandı. İletişim araçlarının geldiği teknolojik düzey, sınav güvenliği riskini giderek artırıyordu. Cep telefonu ile binalara alınmamak başta olmak üzere, elektronik iletişim araçlarının saklanabileceği bütün eşyaların adayların üzerinde bulunması yasaklandı. Adayların sınav binalarına giriş ve çıkışları kontrol altına alındı.
. Kanun, yönetmelik, ve yönergeler ile yapılan çalışmalar yazılı olarak tanımlanmadan ve her şeyden önemlisi de sınavlarda her türden kopya faaliyetlerini cezalandırıcı kanun maddeleri olmadan sınav güvenliğini tesis etmenin mümkün olmadığının bilincinde olan ÖSYM ve zamanın Hükümeti, Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'nın bizzat talimatı ile ÖSYM Kanunu 3 Mart 2011'de TBMM'den geçmiş ve yasalaşmıştır. Bu yasa ile, hem ÖSYM'nin faaliyetleri hem sınav güvenliği hem de sınavda yapılacak usulsüzlere verilecek cezalar ilk olarak tanımlanmış oldu.
. O zamana kadar toplumda oldukça yaygın olan kanaate göre cevap anahtarı ticareti yapılmasının önüne geçmek ve "toplu kopya" faaliyetlerini kökünden çözümlemek için her birinin soru sıralaması diğerinden farklı olan ve sınıfta adayların gözü önünde karıştırıldıktan sonra rastgele dağıtılan dolayısıyla "her adaya farklı soru kitapçığı" uygulaması başlatılarak sınava giren her adaya soruları aynı ama soru ve cevap seçenekleri dizilimi farklı olan soru kitapçıklarının kullanılması sağlandı. Kopya ümidini yitiren bu çeteler bilim dünyasındaki yandaşlarının desteği ile bu uygulamanın önüne geçmek için çok uğraştılar ama Ali Demir kararlı duruşu ile devam etti. İşte o zaman tüm yandaşlarının desteğini alarak ŞİFRE SKANDALINI oluşturdular. Aslında amaçlarına ulaşamadılar. Çünkü, ÖSYM'nin yeniden tanımladığı Kapalı Dönem Uygulaması ile sözde şifre hiç bir adaya sınavdan önce ulaştırılmamış ve ancak sınavdan sonra fark edilen, kamuoyuna "şifre" olarak tanıtılan "cevap seçeneklerindeki örüntü" hiç bir aday tarafından kullanılmamıştır. Bu sınavda herhangi bir haksızlık kaynağı kopyanın olmadığı hem bilimsel analizler, hem bilirkişi raporları hem de savcılık kararıyla tescil edilmiştir. Geliştirilen bu yeni sınav sistemi, 2011 YGS'den beri bu gün de kullanılmaktadır.
. Sınavda sorulacak sorular sınavdan önce dışarıda hiç kimse bilinmesin diye "kapalı dönem uygulamasını" yeniden tanımlandı. Sınav evrakını basanlar ve görenler sınav bitinceye kadar matbaadan dışarı çıkarılmadı. Bu kapalı hacme giren canlı ve cansız (yemek kapları ve çöp dahil) hiç bir varlık dışarı çıkartılmamaktadır. Tesadüfen içeriye giren bir kedinin dahi dönem bitinceye kadar içerde bekletildiğini biliyorum. Soru Bankası (veya sınav sorularının 10 katı soru) matbaaya götürülerek sorular rastgele seçilip sınavlar kapalı dönemde hazırlandı.
. Ali Demir bir taraftan sistem kurarken diğer taraftan da kurumun kritik konumlarında çalışanların %90'ını değiştirdi. Bir yandan yeni personel istihdam ediliyor, aynı zamanda sınavlar sürdürülüyordu.Yeni alınan her bir personel, ilgili kurumlardan ve istihbarattan bilgi alınarak atanıyordu.
. Her hafta sınav yapan kurumda işlerin aksatılmadan yürütülmesi dahi büyük bir başarı idi. Çalışan kurumların restorasyonu, gemiyi tersanede kızağa çekip onarmak gibi değil, seyir halinde restore etmeye benzer. Yani gemi denizde hem seyredecek hem onaracaksınız. Çünkü ÖSYM her hafta sınav yapmak zorundadır.
. Sahada kopya çekemeyenler, sınav adaletinin her geçen gün daha iyileştiğini görenler, istediklerini artık kurumdan alamayacak duruma gelen odaklar sahaya yanlış soru kitapçıkları göndererek Ali Demir'i yıpratma gayreti içerisine girdiler. Sınav hazırlama sürecinin tamamını kontrol altına alınmış olmasına karşın soru kitapçıkları yanlış basılıyor ve yeni bir skandal oluşturuluyordu. 27 Mart 2011'de YGS'ye katılan 150 mahküm adayın kitapçığında hatalı baskı bunun bir örneğidir. Bu sınav için hazırlanan yaklaşık 1.600.000 kitapçık içerisinde 150 tanesi yanlış basılıyor ve fark edilmesi için bir cezaevine gönderiliyordu. Bunların sorumlularını da bulmak kolay olmuyordu. Buna tedbiren matbaada basım sürecini 24 saat izleyen dahili bir sistem kuruldu. Benzeri bir hata ondan sonra görülmedi.
. Bu çevreler, saldırılarına sınav salonlarında devam ettiler. Sınava girenler soru kitapçıklarını alıp kaçıyor. Cevap kağıtlarını yanlarında götürüyor görevliler ise bunu bilerek ya da bilmeyerek fark etmiyordu. Ve sınav evrakını tam aldıklarını beyan ediyorlardı. Bu kapsamda da her türlü girişim sahada Tüm Türkiye'de önleniyordu. Ancak bir sınavda Diyarbakır'da 2011-YGS'ye giren 4 öğrencinin cevap anahtarı kayboluyordu. Sınavı riske atan bu ihtimali yasa hazırlığı sırasında Ali Demir ve Ömer Demir göz önünde bulundurmuşlar, ve yasada eşdeğer sınav yapabilme yetkisini tanımlamışlardı.
. Sınav salonlarında uygulamayı izlemek ve kopya çekilmesinin önüne geçebilmek, sınav evrakının sınıftaki durumunu izleyebilmek için dijital saat/kamera uygulaması ile sınavların başından sonuna kadar sesli ve görüntülü kayıt edilmesi sağlandı. Bir sınavda 70.000 salonda kamera kaydını alabilecek bir sistem kuruldu. Kamera görüntüleri sınavın uygulamasını görmek için Ankara'da ÖSYM uzmanları tarafından sınav sonrasında izlenmektedir. Sınavda, adaylar veya salon görevlileri kurallara aykırı bir davranışta bulundukları söz konusu olduğu bildirildiğinde, diyelim 37. Dakika 25. saniyede adayın kopya çektiğini rapor edildiğinde, ÖSYM Yönetim Kurulu, ekranda olayı izleyerek gerekli cezai işlem uygulanmaktadır.
. Şimdi yeni Başkan Prof. Dr. Ömer Demir, kendisi de bir aday olarak sınava giren ve sınavın uygulamasını ÖSYM'ye rapor eden gizli "Sınav Gözlemcisi" uygulamasını da başlattı.
. ÖSYM'yi yıpratma girişimleri devam etti. 24 Nisan 2011'de yapılan ALES sınavına giren 500 adaya baskı hatası olan kitapçık verildi. Yedek soru kitapçıkları yetmedi. Çünkü2010 öncesinde en önemli sınav güvenliği açıklarından bir tanesi de her binaya gönderilen "yedek soru kitapçıkları" idi. Tamamen kontrol dışı olan ve binada ki görevlilerinin inisiyatifine terk edilmiş olan bu uygulama 2011 yılında sonlandırılmış ve yedek soru kitapçıkları sadece il merkezlerine gönderilmeye başlanmıştı. 2011-ALES İlkbahar sınavında İzmir'de yaşanan bu çok sayıda basım hatası olan)soru kitapçığı yerine kullanılmak üzere gönderilen yedek soru kitapçıkları sayısı yetersiz olduğundan sınav sonrasında yapılan eşdeğer sınav ile çözüm üretildi. ÖSYM, daha sonra yedek sınav binası uygulaması ile hem hiçbir soru kitapçığının kontrolsüz olarak sahada dolaşmasına fırsat vermedi. Hem de bu soruna köklü bir çözüm üretti.
. 29 Mayıs 2011'de Yurtdışı Yükseköğretim diploma denkliği için Seviye Tespit Sınavına giren 100 civarında tıp doktoru adayı için yapılan sınavın ikinci aşama kitapçığındaki 100 sorudan 75'i önceki yılların sorularıyla aynı çıktı. Ali Demirgöreve geldiğinde, 36 yıldan beri sınav yapan ÖSYM'nin "soru bankası" diye maalesef bir soru birikimi yoktu. Bu nedenle sınavlar sadece bir kaç kişi tarafından sınav öncesinde hazırlanıyor ve sınavlar son derece güvensiz bu uygulama ile yapılıyordu. Ali Demir yönetimin sözlü ve yazılı uyarılarına rağmen eski alışkanlıklarını terk etmeyen sınav hazırlayıcıları 29 Mayıs 2011 tarihinde yapılan Seviye Tespit Sınavında ellerinde yeterli yeni soru bulunmadığı gerekçesiyle daha önce sorulan soruları sınavda sormuşlardı. Sınav sonrası fark edilen bu durum ile derhal sınav iptal edildi. Sorumlular görevden uzaklaştırıldı. Gerekli yasal işlem yapılarak sınav tekrar edildi. Bu tür bir olayın tekrar olmasını önlemek için yeni istihdam edilen nitelikli bilişim personeli tarafından yazılan soruların saklanacağı ve sadece yetkililerin ulaşabileceği soru havuzu yazılımı yapıldı. Bu yazılım, tamamıyla kurum içerisinde geliştirip devreye alındı. 2015 yılında yeni ÖSYM yönetimine 80.000'den fazla soru içeren bir soru bankası teslim edildi. Bu havuza giren ve bilimsel denetimi tamamlanmış olan sorular kriptolanarak hiç kimseye gösterilmez hale getirildi. Hatta 2014 yılında yapılan sınavlarda, sorular bu havuzda içeriği görülmeden (kriptolu halde) seçilmeye başlandı.
Dikkat edilirse bütün bu sözde skandallar 2011 yılında yoğun olarak yaşandı. Her seferinde ÖSYM daha güçlü çıktı. FETÖ örgütü başta olmak üzere hain odaklar 2012 yılında da benzeri saldırılara devam ettiler. 2012 yılının Mayıs ayında yapılan ADLİ YARGI sınavında, sınav sonrasındaki analizler şüpheli bir durum gösterdiğinden Ali Demir "ben şimdiye kadar kimseye haksızlık etmedim. Herkes hakkı olanı alacak" diyerek konuyu Yönetim Kuruluna getirdi ve bu sınavın tekrarlanması kararı alındı. Maalesef daha sonra mahkeme yeterli delil yok diye bu kararın yürütmesini durdurdu.
Ali Demir'in yaptıkları sadece yukarıdakiler ile sınırlı değil. Diğer bazı örnekler ise şunlardır:
. Göreve geldiğinde ÖSYM soru yazarlarının aynı zamanda dershanelerde çalıştığını da öğrendi. Kitap yazanlar vardı. Soru yazarlarının ve çalışanların dershaneler ile ilişkisi kesildi. Kurum içerisinde soru hazırlama alanları "kırmızı alan" ilan edilerek giriş/çıkışlar kontrol altına alındı. Eskiden adayların dahi gezdiği koridorlara ÖSYM'nin diğer birimlerinde çalışanlar dahil birim dışından kimsenin girmesine müsaade edilmedi. İnternet, cep telefonu ve bilgisayarların USB portları başta olmak üzere dış dünya ile her türlü iletişim kesildi. Çalışanların sadece kendi alanlarını görebildikleri ve başkasının bilgilerini göremedikleri bir güvenli bilişim sistemi devreye alındı. Fotokopi makinaları parmak izi ile çalışır hale getirilip çekilen fotokopilerin dahi kopyasını sistemde muhafaza eden sistem devreye alındı.
. Kurumda ana bilgisayar 1976'lı yıllardan kalma bir bilgisayar olup tedavülden kalkmış COBOL dilinde yazılmış yazılımlarla çalışıyordu. Bilişim sistemlerinin nerede ise tamamı 1990'lı yıllarda satın alınmış ve uygulamada tutuluyordu. Bilgi güvenliğinden bahsetmek mümkün değildi. Eskiden her yıl ödenen bakım maliyetine bilişim sisteminin tamamı yenilendi. Tedavülden kalkan ve tek bir kişinin kullanabildiği COBOL yazılımlarını devreden çıkartıp yerine en son teknolojiye dayalı programları, tamamı ile kendi bünyesinde geliştiren bir bilişim ekibi oluşturuldu.
. Soru Hazırlama ve Geliştirme Daire Başkanlığı ile Bilgi Yönetimi ve Güvenliği Daire Başkanlıkları yeniden organize edildi. Buralarda çalışan herkesin yaptığı her işin saniyesi saniyesine kaydını tutacak bir elektronik iz kayıt sistemi (loglama) kuruldu.
. Şeffaf sınav sistemi olgusunu güçlendirmek üzere sınavlara giren herkesin sınav sonuçlarından emin olmasını, ilgili puanlamanın doğru yapıldığını, insanların sadece hak ettiklerini aldıklarını görebilmeleri için cevap kağıtları taranarak internet üzerinden adaylar tarafından görülebilir hale getirildi. Herkesin kendi puanını kendisi hesaplayabileceği bir sistem oluşturuldu.
. Sınav evrakının illerde (sınav merkezlerinde) korunması için kesintisiz görev yapan 2 görevli atandı. Bunun yanı sıra sınav evrakının saklandığı depoların kapısını ve içerisini 24 saat Ankara'dan kesintisiz izleyen kamera sistemi kuruldu. Bunun için Ankara'da teknoloji odaklı çalışan bir Sınav Koordinasyon Merkezi oluşturuldu.
. Sınav evrakı sınav merkezine ulaştırılırken yol güvenliği için araç takip sistemini kuruldu. Ayrıca elektro-mekanik kilit uygulaması ile araçların kasaları sadece Ankara ÖSYM'den gönderilen sinyal ile açılabilen kilitler ile kilitlendi.
. Sınav sırasında, birinci elden Koordinatörler ve Bina Sınav Sorumlularının ÖSYM Uzmanlarına ulaşıp sorunlara anında çözüm üretmeleri ve Türkiye'nin her yerinde aynı uygulamanın gerçekleştirilmesini sağlamak amacı ile Sınav Günü Masası oluşturup en az 20-30 personel ile destek üretildi.
. Sınav sonrasında adaylara zaman kazandırmak, heyecanları artırmamak ve olası tartışmaları ortadan kaldırmak için daha önce 30-35 gün süren değerlendirme süresini kısaltarak sınav sonuçlarını 3,5 gün gibi kısa sürelerde açıklanabilir hale getirildi.
. Kurum, dışarıdan gelen siber saldırılara karşı korunaklı hale getirildi. Sanal sunucuları devreye alarak aynı anda 2 milyon kişinin sonuçlarını herhangi bir sorun olmadan görebilmeleri sağlandı.
. ÖSYM çalışanlarının ve sınav koordinatörlerinin yakınları sınava girdiklerinde sahadan gelen cevap kağıtları bir komisyon önünde el değmeden taranarak değerlendirme sistemine atıldı.
. Daha önce yerel olarak yapılan görevlendirmelere son verilerek, tüm görevlendirmeler merkezi olarak Ankara'dan gerçekleştirildi. Herkes görev salonlarını sınav günü öğrenebilecek şekilde bir uygulama başlatıldı.
. Sınavların güven içerisinde yürütülmesini koordine etmek üzere yerel otoritelerin aktif olarak görev alması için Sınav Güvenlik ve Koordinasyon Kurulları (Rektör, Vali Yardımcısı, İl Emniyet Müdürü, İl Milli Eğitim Müdürü vb. katılımı ile)oluşturuldu.
. ÖSYM sınavına girmeden sahte sınav sonuç belgelerinin düzenlendiğine yönelik duyumlar geliyordu. ÖSYM buna da hemen bir çözüm üretti. Sınav sonuçları üzerinden sahte belge üretme girişimlerinin önüne geçebilmek için "Sonuç Doğrulama Sistemi" hayata geçirdi. ÖSYM sonuç belgesini alan herkes bu sistem üzerinden kişinin gerçek puanını görebilmeye başladı.
. Adayların mezuniyet diploma notları daha önce beyan usulü ile alınırken, ÖSYM sistemine yanlış bilgi verilmesinin önüne geçebilmek için beyan usulü ile bilgi almaya son verilerek Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Üniversitelerden otomatik olarak adaylara ait bilgilerin alınması sağlandı.
. Adaylara ve görevlilere sınav günü sorumluluklarını açıklayan el rehberleri hazırlatıp göndererek kılavuzu okuyamayanlara önemli bilgiler birinci elden iletildi.
. Ölçme sistemini yeniden yapılandırıp MEB müfredatı ile uyumlu sorular sorulması sağlandı. ÖSYM tarihinde ilk defa Bakanlık ile yakın ilişki kurarak kazanımlara dayalı bir ölçme sistemi devreye alındı.
. Ülkemiz için çok geç kalmış olan Elektronik Sınav uygulaması başlatıldı. Sınavdan 2 saat sonra sonuçlar açıklanabilir hale getirildi. Elektronik sınav yazılımlarının tamamı ÖSYM'nin kendi bünyesinde geliştirilip tam kontrol altında bir yapı oluşturuldu. Kurum yazılım ihtiyaçları bakımından dışa bağımlı olmaktan kurtarıldı.
. Yıllardır hayal dahi edilmeyen açık uçlu sorular ile Yazılı Sınav uygulaması başlatıldı. Kısa sürede 10-12 bin adayın katıldığı tamamı ile açık uçlu sorulardan (40-50 soruluk) oluşan sınavlar yapılıp sonuçları 2 hafta içerisinde açıklanabilir duruma gelindi. Dünyanın en ileri kurumları tarafından yürütülen yazılı sınavların uygulaması için gerekli olan alt yapıyı da ÖSYM yine kendi bünyesinde geliştirmeyi başardı.
. Ölçme kalitesini artırmak için özellikle alan bilgisi gerektiren konularda alan bazlı sınav uygulamaları gerçekleştirildi. Bu yolla insan kalitesinin artırılmasına önemli oranda katkı sağlandı.
. Tüm çalışmalarda ilgili bilim kurullarının etkin olarak çalıştırılması sağlandı. Mesela, tasarlanması çok zor olan, eğitim durumu ve engel durumuna göre ayrı sorular sorulması talep edilen, engelli memur alımı sınavlarında (EKPSS) 65.000 engelliden tek bir şikayet dahi almadan sınav gerçekleştirildi. Bu sınavın hazırlanmasında engelliler konusunda uzman bilim insanşaları ile 9 ay süren kapsamlı bir çalışma gerçekleştirildi. Tüm eEngelli konfederasyonları ve sivil toplum örgütleri ile görüşüldü.
. Sınav sorularının iptalleri ilgili talepler ve görüşler ilgili bilim komitelerine havale edilerek sonlandırıldı.
. Sınav sonrasında sadece rutin uygulama olarak gerçekleştirilen sınav analizlerini çok ciddi şekilde sisteme geri bildirimler üretecek nitelikte ve etkinlikte gerçekleştirildi. Bu yolla sınav sorularının kalitesinin artmasına önemli bir katkı üretildi.
. Daha önce kendi başına hareket eden ve sınavı kendi prensipleri ile yöneten yerel sınav koordinatörleri disiplin altına alındı. ÖSYM'nin kurallarının tüm Türkiye'de aynı şekilde uygulanması sağlandı.
. Adayların sınavlara başvurularından sonuçları öğrenmesine kadar geçen süreçte ÖSYM ile ilişkiler düzene sokuldu. Adaylar ve görevlilerle ilgili tüm ilişkileri internet üzerinden gerçekleştirildi. Kişisel bilgiler koruma altına alındı. Başvuruların alınması, sınav binalarına giriş çıkışlar, sınav uygulaması, sınav sonrası itirazlar ve değerlendirmelerde tanımlanmış sistemleri devreye alarak hizmet standartları oluşturuldu. Sadece sınav kılavuzlarının internet üzerinden sunulması ve posta ile gönderilmemesi dahi büyük bir mali kaybın önlenmesini sağladı.
. Sınavların yürütülmesinde ortaya çıkan görev ihmalleri cezalandırılarak sınav titizliği sürekli canlı tutulmaya başlandı.
. Burada listelenmeyen birçok yenilik ile kurum 4.5 yıl içerisinde adeta sıfırdan ve yeniden yazılarak 36 yıllık hizmet etkinliğinden daha etkin ve kaliteli sınav hizmeti verebilir hale getirilmiş olup etkileri uzun vadede görülecektir. "açık uçlu sorularla sınav" ve "yeteneklerin ölçülmesi" gibi ilave iyileştirmelerle liyakat esaslı seçme be yerleştirmelerin ülkemizin sağlıklı geleceğinin güvencesi olacağına inanıyoruz.
Tabii ki tüm bunlar bir günde veya bir haftada gerçekleştirilen uygulamalar değildir. Bunların bir kısmı ilk yapılan sınavda bile uygulanan tedbirler iken, diğerleri 4.5 yıla yayılan uygulamalar olmuştur. Ülkemizin hak ettiği en doğru sınav sistemini kurma gayreti içinde yürütülen bu uzun süreçte, başta bu gün FETÖ adıyla iyi bilineni olmak üzere menfaat odakları ve sınav çetelerinin ciddi engellemeleri, yıpratma gayretleri ve olağanüstü yok etme girişimleri hiç durmaksızın devam etti. Bununla da yetinmeyen bu çevreler bugün onu cezalandırma gayreti içindedirler. Ali Demir'in gerçekleştirdiği çalışmaların şahidi kendisinden sonra görevi devralan ÖSYM Başkanıdır. Ülkesi için gece gündüz gayret eden ve doğru iş yapmaktan başka bir derdi olmayan insanlarımızın karalama kampanyalarına maruz bırakılması büyük bir haksızlıktır. Bu tutum ve alışkanlıklar aynı zamanda, benzeri üstün gayretler ile çalışan diğer devlet görevlilerinin de cesaretini kırmakta ve büyük bir sukutu hayal oluşturmaktadır


devamı için: http://www.memurlar.net/haber/608059/
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

     

Alt 08-30-2016, 15:14   #2
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

ANASAYFA > Basın Odası > Haberler > 2014 > Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)
Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili asılsız iddialarla Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.


Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.


ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.


İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,
ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,
Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,
ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.


ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.


Adaylara ve kamuyouna duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI

Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster


Dr. Rıza Eröksüz' e; bir dersane sahibinin yoğun baskı yaptığı ÖSYM Yetkilisi Kim???
Dr_samsa ya; maddi güç bu iletişimde rol oynadı mı?



**** ne demek?

MEcburum kim?



Drasc ye; bu tanıdıklara sınavdan önce de gidildi mi? Tanıdık isimler halen ÖSYM de çalışıyor mu?

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
03.02.2015

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,



Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

Prof.Dr. Alim Işık
MHP Kütahya Milletvekili

Eylül-2014'de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)'a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikayet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve "Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar" başlıklı Basın açıklamasında yer alan "Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir." ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında "başkasının yerine sınava girdiği" tespit edilen dershane sahibi kimdir?
5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?

HABER KAYNAĞI

https://m.facebook.com/alimbeymv/pho...ype=1&refid=17
sayın durömuş günay bu sorulara cevabınız var mı?
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler

drasc


drasc



samsa



drsvc


Nasıl Yani



nasıl küçük görüşmeler???????


dr.objektif



hakimle görüşme


hacettepecerrah



drrıza

bezgin şirin


mecburum



mecburum



mecburum



ÖSYM yi

sadece + bakanlığı?



+ uzmanlık kurulu ??



+ meclis
















hiç




ösym tus formatının aynısı deneme sınavı










Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
asc gibi forumda etkili.

Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru Mecburum
Bu günü gördüğü tarih: 15 Eylül 2010 5:01 am.
Bu günkü sıkıntıların nedenini açıklıyor.
ÖSYM hata yapmamak için ne yapmalı?
Hata çok olursa ne olur?
yazın bi kenara

Avukat abilerim:
Dava açılacak yer
http://www.dr tus.com/yeni/modules.p...topic&p=995770
Dava açılacak kişi: Mecburum ve Dr. Rıza ERÖKSÜZ



birkez daha ÖSYM başkanı pRFO. dR. Ali Demire teşekkür.



















ösym yi hallaç pamuğu gibi atmışlar




Sır Oda’ya sızmışlar
paylaş
CROPY
Sır Oda’ya sızmışlar
Ankara’daki soruşturmada bir itirafçı, FETÖ’nün ÖSYM sorularını nasıl çaldığını deşifre etti. FETÖ’cülerin göz okuma sistemiyle girilen ‘Sır Oda’daki bilgisayara uzaktan erişimi sağlayan korsan yazılımla sızdığı anlaşıldı. FETÖ’nün bu şekilde son 15 yılın tüm sınav sorularını çaldığı tespit edildi
YÜKSEL TEMEL
Gündem
YÜKSEL TEMEL
Cumartesi 14.01.2017
FETÖ MİLYONLARCA GENCİN HAYALİNİ BÖYLE ÇALDI!

Terör örgütü FETÖ'nün sınav usulsüzlüğüne ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada çok önemli ayrıntılara ulaşıldı.
Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Ender Coşkun'un yürüttüğü soruşturmada milyonlarca öğrencinin kaderinin belirlendiği sınav merkezi olan ÖSYM mercek altına alındı. Daha önce ÖSYM'nin soru hazırlama biriminde görevli 3 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 2'si tutuklanırken, 1'inin itirafçı olduğu öğrenildi. İsmi gizli tutulan itirafçının savcılığa, "Sır Odasındaki bilgisayarlara yüklenen sorular 'sanal sunucu' vasıtasıyla ele geçiriliyor. Erişim yetkisi bulunan kişiler bu bilgisayarlara soruları yükleyebiliyor, alabiliyor ve silebiliyor" dediği öğrenildi. Bu itiraf üzerine Savcı Coşkun ve beraberindeki bilişim uzmanı polisler ÖSYM'nin en mahrem yeri olan soru hazırlama birimi ve soruların tamamlandıktan sonra yüklendiği "Sır Odası"nda bir dizi inceleme yaptı. Göz okuma "retina sistemi"yle girilen odadaki bilgisayarlardaki ilk incelemede, uzaktan erişimi sağlayan "ara yüz" yazılım programı ve "sanal sunucu" tespit edildi. Bu birimlerde çalışan ve bilgisayarlara erişim yetkisi bulunanların yüklenen bu korsan yazılım vasıtasıyla uzaktan erişim sağladığı belirtildi. Soruların uzaktan erişimle ele geçirilerek flaş belleklere yüklenip başta Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği olmak üzere FETÖ ile bağlantılı dershane ve okullarda örgüt üyelerine servis edildiği saptandı. Son 15 yıldaki tüm sınav sorularının bu şekilde çalındığı anlaşıldı.

SON 15 YIL ARAŞTIRILACAK
Bu tezgahın ortaya çıkarılmasının ardından Başsavcılık soruşturmayı derinleştirdi. Bakanlar Kurulu'nun izniyle son 15 yıldaki soruların nasıl çalındığı mercek altına alındı. İncelenecek imaj ve LOG kayıtlarından sisteme kimlerin direkt ya da uzaktan hangi tarihlerde kaç kez girildiği tespit edilecek. Ayrıca ÖSYM'deki en mahrem birim olarak bilinen "Sır Odası"nın girişinde bulunan retina sistemindeki kayıtlı personel listesi de incelemeye alındı.

MİLYONLARIN HAKKI GASP EDİLDİ
ÖSYM'nin yaptığı sınavlara her yıl 10 milyon kişi giriyor. 15 yıl geriye gidildiğinde bu rakam on milyonları geçiyor. KPSS'de ise son 15 yıl içinde kamuya 1.5 milyonun üzerinde kişi yerleştirildi. Bu rakamlar terör örgütü FETÖ'nün milyonlarca gencin hayaliyle de oynadığını gözler önüne seriyor


Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı hakkında müthiş bir iddia ortaya atıldı.

Samsun Haber - 2017-01-23 10:10:33

Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Haber - Daha önce Paralel yapı mensubu olduğunu deşifre ettiğimiz ve halen tutuklu bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı’nın Tıp Fakültesi’nde okuyan cemaat mensubu öğrencilere sınav sorularını vererek ders çalışmadan sınıf geçmelerini sağladığı iddia ediliyor.

İddiaya göre, Faruk Bağırıcı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi dekanı Prof. Dr. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yaptığı 2008 yılından 2014 yılına kadar yaklaşık 1200 civarında tıp fakültesi öğrencisini sınav sorularını vererek mezun etti.

17/25 Aralık sürecinden sonra da aktif olarak Paralel Yapı için çalışan Tıp Fakültesi çalışanlarını Ufuk- Sağlık Sen’e üye yapmak için üniversitenin resmi internet sitesini ve resmi e-posta adresinden mesajlar gönderen Faruk Bağırıcı, Mart 2014’te yapılan genel seçimlerde bütün Personeli Dekanlığın gücünü kullanarak AK Parti’ye oy vermemeleri için tehdit eden bir isim olarak öne çıkmıştı.

SAĞLIĞIMIZ KİMLERE EMANET

Bilindiği gibi Faruk Bağırıcı, 2008 yılından itibaren Ondokuz Mayıs Tıp Fakültesi Dekanı A. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yapmıştı.

Ocak 2010 yılında bir süre Turgut Özal Üniversitesi’nde görev yapan Bağırıcı, Mart 2011 yılında tekrar OMÜ’ye döndükten sonra Tıp Fakültesi Dekanı Haydar Şahinoğlu tarafından yeniden dekan yardımcısı olarak görevlendirilmişti.

Faruk Bağırıcı’nın sınav soruları vererek dersleri geçmelerini sağladığı öğrenciler şimdi Türkiye’nin muhtelif yerlerinde doktor olarak görev yapıyor ve vatandaşların sağlıkları bunlara emanet ediliyor.

Hiçbir dersten kalmadan tıp fakültesini tam zamanında bitirerek diploma alan Cemaat mensubu öğrencilerin hiç ders çalışmamalarına rağmen derslerini ve sınıflarını geçerek mezun olmaları, derslerini sıkı takip edip sabahtan akşama hatta gece yarılarına kadar ders çalışmalarına rağmen başarılı olamayan öğrencilerin dikkatlerini çekmişti.

Aynı durumun OMÜ’nün başka üniversitelerin başka başka bölümlerinde de tekerrür etmiş olmasından tereddüt ediliyor

Last edited by Kayıtsız Üye; 02-03-2017 at 06:38.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 08-30-2016, 15:57   #3
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
aerol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
20 neti eksik gelenler olduğu, boş sorularının ÖSYM tarafından doldurulduğu algısının organize şekilde oluşturulmasıYLA ile dosyaların ilk kısmını gönderdi.
Bu kişilerin GERÇEKTEN SINAVA GİRİP GİRMEDİĞİ,
NEDEN GENELDE HEP EŞLERİNİN 15-20 EKSİK GELDİĞİ
ilokul MEZUNU OLANLARIN NASIL 10 NET EKSİĞİM VAR DİYE ORTADA GEZDİĞİ
HANGİ İP DEN GİRİŞ YAPILDIĞI BU BİLGİSAYARLARIN HANGİ DERSANE İLE SIK ÇAKIŞMA GÖSTERDİĞİ
MENFAAT ŞEBEKESİ İLE İLİŞKİLERİ
ilk bölüm


BASIN DUYURUSU (7 Ocak 2011) 2010-Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) Sonbahar Dönemi: Kamuoyunda Tartışılan Hatalı Soru İddiaları Hakkında Açıklama
.. tüm bu olumlu uygulamaların çıkarlarına zarar verdiği açık olan bazı menfaat grupları, hayatlarının çok kritik bir dönemini yaşayan genç doktorlarımızı gereksiz ve haksız yere heyecana sürüklemekte ve onları ÖSYM karşıtı faaliyetlere sevk etmektedirler.
Hayatlarına kendi gayretleri ile yön vermek isteyen ve büyük çoğunluğu oluşturan uzman doktor adaylarının bu gibi faaliyetler içinde olmadıklarını, tam aksine ÖSYM’nin gerçekleştirdiği sınav güvenliğini iyileştirici tedbirlere olumlu tepki verdiklerini de memnuniyetle gözlemlemekteyiz. 2010-TUS Sonbahar Dönemi adaylarına ve kamuoyuna saygı ile duyurulur. ÖSYM BAŞKANLIĞI


hürriyet haberi: hain ösym 25 net eksik vermiş



hain ösym kağıda müdahale etmiş



saadetdr ye 4 tane yanlış eklemiş hain ösym



hain ösym tucker in boşlarını doldurmuş



hain ösym bazılarına 20 net düşük bazılarına 15 net fazla vermiş



kemalkemalin 10 net ieksik geldi bir arkadaşının 15 neti eksik





























mağdurlar ne olcek

Last edited by Kayıtsız Üye; 09-03-2016 at 17:55.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 08-30-2016, 22:05   #4
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
musdr´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM Başkanı Ali Demir’in Çifte Standartları

Son dönemde, üzülerek belirteyim ki, Ösym başkanı prof dr ali demir in benzer olaylara tarafsız objektif yaklaşmıyor, ideolojik çerçeveden bakaraktan basın açıklamaları yapıyor gibi.
Misal,
*Fatih Altaylı’nın Habertürk gazetesindeki bir başyazısına, Takvim, Vatan, Cumhuriyet Gazetelerinde çıkan gerçek olduğu şüpheli haberlere ÖSYM anında basın açıklaması ile yanıt verdi. ösym açıklaması aşağıda
* KPDS ile alakalı bir internet sitesindeki habere anında hem de resmi açıklama dili dışına çıkarak mahalle ağzıyla ÖSYM basın açıklaması yaparak yanıt verdi. ösym açıklaması aşağıda
*TUS sınavına gelince sus-pus oluyor bir yığın iddia var doğru mu manüplasyon mu

ÖSYM nin büyük hainliği..
ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler
FLAŞ. Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru
Yöneticinin imanı.. ÖSYM, Hak Arama, Organize guruplar
Drasc ÖSYM başkanına meydan okuyor
Tüm Hekimler Adına ÖSYM Başkanına
Bir ÖSYM provakatör prototipi olarak kemalkemal...
Dr Tus sitesindeki nöbetçi silgi provakatörü ve tesadüfler zinciri
Pis kokular gelen tuvalet dosyası ve tesadüfler zinciri
Dr TUS ta nöbetçi kaloriferci ve tesadüfler zinciri-3
Dr Tus sitesindeki Erikli su provakatörü ve tesadüfler zinciri-2
ÖSYM Başkanına sesleniyorum, plansız hareket ediyorsun

Yancaksın Ali Demir- Mustafa'nın Canbaza bak oyunu
Konuyla ilgili vatandaşın iyiniyetini anlamayan gerikafalılar
Olmazboletus örneği
Ateşli meslektaş
Silgin Silmiyor İşte ÖSYM!!!
Atma Recep...

TUS provakatörü şimdi ne iş yapıyor? Magazin



Bu konuda bilgi kirliliğini önlemek için araştırma yapıp doğruyu kamuoyuna sunmanız gerekmezmi..

Arkadaşlarımızın mağduriyeti konusunda bir açıklama yapınız. bunca emeklerine yazık değil mi?

Misal, bu arkadaşların sınav kağıdıyla neden oynadınız. 25 neti eksik geldi. yazık değil mi.






hain ösym kağıda müdahale etmiş



saadetdr ye 4 tane yanlış eklemiş hain ösym



hain ösym tucker in boşlarını doldurmuş



hain ösym bazılarına 20 net düşük bazılarına 15 net fazla vermiş



kemalkemalin 10 net ieksik geldi bir arkadaşının 15 neti eksik



































Neden buz gibi salonlarda sınava soktunuz hani her aday eşit şartlarda yarışacaktı













Sizden bu konuda açıklama bekliyoruz neden bu kişilerin sınav kağıdına müdahale ettiniz. ÖSYM ye yakışıyor mu?

ÖSYM, adayın dil puanının silinmiş olduğu iddiasını belgelerle yalanladı



BASIN AÇIKLAMASI
(29 Kasım 2011)
İnternet’te bazı forum sayfalarında ve belli bir kesim tarafından kamu kuruluşlarına ve yetkililerine gönderilen elektronik iletilerde 2011-KPDS Sonbahar Dönemi İngilizce Sınavı sorularının bazılarının yanlış olduğu ve soruların iptal edilmesi gerektiği iddia edilmektedir. Belli bir grup tarafından özellikle yapılan bu yönlendirmeler üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur:
Söz konusu sınavda 37., 52., 64., 68., ve 71. soruların hatalı olduğu, soruların iptal edilmesi ya da doğru cevap seçeneğinin değiştirilmesi gerektiği savı basına ve kamuoyuna pompalanmaya çalışılmaktadır. Ancak soruların hatalı olduğuna dair iddia ortaya koyanlar, kamu kuruluşlarına mail atanlar sınava girmiş adaylar bile değildir.
Diğer sorular yanında 37., 52., 64., 68., ve 71. sorular tekrar alanda uzman bilimsel bir heyet tarafından incelenmiş, sorularda herhangi bir hata bulunamamıştır. Adayların bu türden asılsız iddialara itibar etmemesini önemle rica ederiz.
Kamuoyuna ve basına saygıyla duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI



BASIN AÇIKLAMASI
(28 Kasım 2011)

23 Ağustos 2011 tarihli Vatan Gazetesi’nde, bir adayın 473 olan dil puanı ile tercihlerini yaptığı, ancak hiçbir tercihine yerleşemediği, ilgili adayın dil puanının ÖSYM tarfından silindiği iddia edilmekteydi.
O tarihte yaptığımız basın açıklamasında söz konusu adayın YABANCI DİL SINAVINA GİRME TALEBİNDE BİLE BULUNMADIĞI dolayısıyla gimediği bir sınavın puanının olmasının da mümkün olamayacağı belirtilmişti.
Yaptığımız basın açıklamasında adaya ilişkin sınav başvuru ve sonuç bilgileri belgeleriyle birlikte sunulmuş adayın basınla paylaştığı belgenin orijinal olmadığı ifade edilmişti.
ÖSYM tarafından ceşitli tarihlerde yapılan basın açıklamalarında bundan sonra yapılan yalan haberler karşısında ÖSYM Başkanlığının hakkını hukuki zeminde arayacağı belirtilmiştir. Aşağıdaki linkte Vatan Gazetesinin söz konusu haberle ilgili 27 Kasım 2011 günü yayınladığı tekzip metnini okuyabilirsiniz.
Tekzip ettiğimiz haber o tarihlerde çeşitli gazete ve internet sitelerine de konu olduğu ve alıntılandığı için bu açıklama basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(16 Kasım 2011)

10.08.2011 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde, “Sınav Biter Skandal Bitmez” başlığı ile direkt kurumumuzu suçlayan bir habere yer verilmiş, haberde LYS’ye giren 4 adayın Tercih Formlarında değişiklik yapıldığı ve adayların bu nedenle ÖSYM hakkında suç duyurusunda bulunduğu iddia edilmişti.
ÖSYM tarafından o gün yayımlanan BASIN AÇIKLAMASI’nda bundan sonra yapılan yalan haberler karşısında kayıtsız kalınmayacağı, ÖSYM Başkanlığının hakkını hukuki zeminde arayacağı belirtilmişti.
Aşağıdaki linkte Hürriyet gazetesinin söz konusu haberle ilgili bugün yayınladığı tekzip metni basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(10 Kasım 2011)

Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı bugünkü köşe yazısında kurumumuzu hedef alan bir yazıya yer vermiştir. İlgili yazıda Altaylı, ÖSYM’yi bir üniversitenin olmayan bir bölümüne öğrenci almakla suçlamış, pek çok öğrencinin aslında ‘olmayan’ bir bölümü kazandığını savunmuştur.
Ancak Fatih Altaylı’nın yazısına konu ettiği haberle ilgili olarak 19.10.2011 tarihinde web sayfamızda bir basın açıklamasına yer verilmiş, o tarihte Cumhuriyet Gazetesi’ndeyer alan ve çeşitli internet sitelerinin de alıntı yaptığı haberin gerçeği yansıtmadığı izah edilmiştir.
Haberde, ÖSYM’nin Ek Yerleştirme Kılavuzu'na Ankara Üniversitesi'ndeki "Tıbbi Görüntüleme Sistemleri Teknolojileri" bölümünün adını "Tıbbi Görüntüleme Teknikleri" olarak yanlış yazdığı söylenmekte, hatanın, radyoloji teknisyeni olmayı hayal eden öğrencileri mağdur ettiği iddia edilmekteydi.
Ancak Kurumumuz kılavuzu hazırlarken Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) daha önce tarafımıza bildirdiği ‘Meslek Yüksek Okulu Yeni Program Adları’na göre hareket etmiştir. Söz konusu belgede Tıbbi Hizmetler ve Teknikler alanında ilgili bölüm Tıbbi Görüntüleme Teknikleri olarak yer almaktadır. Ayrıca, 26 Eylül 2011 tarihinde web sayfamızdan yayınladığımız 2011-ÖSYS Ek Yerleştirme: Başvurularmetninde şu ifadeler yer almıştır:
‘Kılavuz ön bilgi amacıyla yayımlanacaktır. Tercih işlemlerinin başlayacağı 3 Ekim 2011 tarihine kadar zorunlu hallerde Kılavuzda değişiklik yapılabilecektir’ Üniversitelerin, adayların ve kamuoyunun bilgisine 29 Eylül’de açılan kılavuzla ilgili 3 Ekim 2011’e kadar ilgili üniversiteden bölüm adının hatalı olduğuna dair herhangi bir geri dönüş olmamıştır. Dolayısıyla ÖSYM’nin konuyla ilgili herhangi bir hatası söz konusu değildir. Bununla birlikte her hatayı ÖSYM’ye mal etme girişimini ve anlayışını da şiddetle kınıyoruz.
Basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(27 Ekim 2011)
Cumhuriyet Gazetesi’nde ‘Ortaokuldan terkti, ÖSYM Üniversiteli yaptı’ başlığı ile yer alan haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır;
Haberde ÖSYM’nin, ortaokuldan sonra okumayan Erdem Adıgözel adlı bir vatandaşa tebligat gönderdiği, tebligatla adayı 17-27 Ekim tarihleri arasında Anadolu Üniversitesi’ne kayıt yaptırmaya çağırdığı iddia edilmekte, hatta ÖSYM’nin adı geçen şahsı ‘Öncelikle sizi kutlar, başarınızın devamını dileriz’ şeklinde bir metinle tebrik ettiği söylenmektedir.
Ancak bu haber yalan ve iftiradan öte hiçbir anlam taşımamaktadır. ÖSYM’nin ortaokuldan terk bir adaya üniversite kayıtları için gönderdiği herhangi bir evrak kesinlikle söz konusu değildir. Bunun da ötesinde aday 2011 YGS’ye girmiştir ve Zonguldak İmam Hatip Lisesi mezunudur. Aday Diploma Tarihi 02.07.2011, Diploma Numarası ise 2830’dur.
Haberle ilgili hukuki süreç tarafımızdan başlatılmış olup, iddia sahiplerini iddialarını ispatlamaya davet ediyoruz.
Kamuoyunun ve basının bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(19 Ekim 2011)


Cumhuriyet Gazetesi’nde ‘Skandalın Adı ÖSYM’ başlığı ile yer alan ve çeşitli internet sitelerinin de alıntı yaptığı haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır;

Haberde, ÖSYM’nin Ek Yerleştirme Kılavuzu'na Ankara Üniversitesi'ndeki "Tıbbi Görüntüleme Sistemleri Teknolojileri" bölümünün adını "Tıbbi Görüntüleme Teknikleri" olarak yanlış yazdığı söylenmekte, hatanın, radyoloji teknisyeni olmayı hayal eden öğrencileri mağdur ettiği iddia edilmektedir.

Ancak Kurumumuz Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) daha önce tarafımıza bildirdiği ‘Meslek Yüksek Okulu Yeni Program Adları’na göre hareket etmiştir. Söz konusu belgede Tıbbi Hizmetler ve Teknikler alanında ilgili bölüm Tıbbi Görüntüleme Teknikleri olarak yer almaktadır.

Ayrıca, 26 Eylül 2011 tarihinde internet sayfamızdan yayınladığımız 2011-ÖSYS Ek Yerleştirme: Başvurular metninde şu ifadeler yer almıştır:‘Kılavuz ön bilgi amacıyla yayımlanacaktır. Tercih işlemlerinin başlayacağı 3 Ekim 2011 tarihine kadar zorunlu hallerde Kılavuzda değişiklik yapılabilecektir’.Üniversitelerin, adayların ve kamuoyunun bilgisine açılan kılavuzla ilgili o tarihten 3 Ekim 2011’e kadar haberde adı geçen üniversiteden bölüm adının hatalı olduğuna dair ne bir bilgi gelmiş ne de daha sonra tarafımızdan konuyla ilgili randevu talebinde bulunulmuştur.

Dolayısıyla ÖSYM’nin konuyla ilgili herhangi bir hatası söz konusu değildir.

Bununla birlikte her hatayı ÖSYM’ye mal etme girişimini de şiddetle kınıyoruz.

Basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI



(18 Ekim 2011)


Takvim Gazetesi’nin ‘İcralık Sınav’ başlığı ile kamuoyuna duyurduğu haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır:

Haberde, ‘Adalet Bakanlığı’nın açıkta bulunan 300 İcra Müdürü ile Müdür Yardımcılığı için 1 Ekim'de yurt genelinde bir sınav yaptığı, ÖSYM tarafından düzenlenen sınavda sonuçların açıklanmasıyla birlikte sınava giren yüzlerce adayın hayallerinin suya düştüğü, sınava katılan 2 bin 671 aday arasından bin 814'ünün sonuçlara itiraz ettiği’ ifade edilmektedir.

Ancak söz konusu sınava bugüne kadar itiraz eden aday sayısı haberde belirtildiği gibi 1814 değil sadece ve sadece 4’tür. Başkanlığımızdan teyit alınmaksızın, kulaktan dolma bilgilere dayanarak yapılan bu haber sınava giren adayları gereksiz yere huzursuz kılmış, kurumumuzu haksız yere yıpratmıştır.

Haberle ilgili yasal hakkımızı saklı tuttuğumuzu belirtir, yukarıdaki bilgiyi sınava giren adayların ve basın yayın kuruluşlarının bilgisine sunarız.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(29 Eylül 2011)


Bazı internet sitelerinde ve basında 'ÖSYM'nin hatası bir yılına mal oldu' başlığıyla çeşitli haberler yapıldığı görülmüştür. Haberlerde, bir adayın sonuç belgesinde yanlış kayıt tarihi yazıldığı için kazandığı halde Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim Fakültesi'ne kayıt yaptıramadığı iddia edilmektedir.

Ancak, kayıt tarihlerini ÖSYM kendisi belirlememekte, üniversitelerin doğrudan ÖSYM'nin sistemine girdiği tarihler sonuç belgesine basılmaktadır. Dolayısıyla haberlerde iddia edildiği gibi kurumumuzun bir hatası söz konusu değildir.
Ayrıca, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültelerine yerleşen ve kayıt yaptıramayan adayların kayıtlarını 17-27 Ekim 2011 tarihleri arasında yapma kararı almıştır. İlgili öğrencilere konuyla ilgili açıklamayı Açık Öğretim Fakültesi yapacaktır.

Kamuoyu ve basına duyurulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(13.09.2011)


Basında İhlas Haber Ajansı kaynaklı olarak yer alan ‘Sınav Mağduru: ÖSYM, kural hatası yaptı’ başlıklı haberde, Gaziantep MYO Elektronik Teknolojisi (İÖ) bölümünden mezun olarak 2011-DGS’ye başvuran bir adayın Ön Lisans Başarı Puanı (ÖBP) hesabında hata yapıldığı, bu nedenle adayın istediği bölüme yerleşemediği iddia edilmektedir.
Söz konusu adayın mezun olduğu, Gaziantep MYO Elektronik Teknolojisi (İÖ) bölümünden 2011 yılında 5 öğrenci mezun olmuştur. 2011-DGS’ye başvuran bu 5 öğrencinin akademik ortalamalarının standart sapmaları beklenen değerin altında kalmıştır. Bu nedenle, Önlisans Başarı Puanı Hesaplama Kuralı gereği, bu adaylara ÖBP olarak 50 puan verilmiştir.
Bu kural, tüm DGS’lerde, Türkiye’deki tüm programlar için uygulanmaktadır.
Bir kez daha hatırlatmakta fayda vardır ki, ÖSYM’nin Türkiye’deki tüm adaylara uyguladığı Önlisans Başarı Puanı Hesaplama Kuralları gereği, son sınıf öğrencilerinin ÖBP’lerinin belirlenmesinde, mezun oldukları okuldaki diğer son sınıf öğrencilerin notları belirleyicidir.
Yapılan inceleme sonucunda, ÖSYM’nin bu konuda herhangi bir hatasının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI



T.C


ÖLÇME SEÇME ve YERLEŞTİRME MERKEZİ



BASIN AÇIKLAMASI


(09.09.2011)

Hürriyet Gazetesi’nin internet sitesinde ‘ÖSYM’den bir skandal daha’ başlığı ile yer alan haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır:
Haberde, Erzurum’daki bir liseden bu yıl mezun olan ve YGS’ye giren 19 yaşındaki bir adayın istediği okula kayıt yaptıramadığı iddia edilmekte, hatta ÖSYM’nin, adayın mezun olduğu lisenin gönderdiği orta öğretim başarı puanını eklemeyi unuttuğu için bu durumun yaşandığı söylenmektedir.
Başkanlığımız tarafından konuyla ilgili yapılan incelemede şu hususlar tespit edilmiştir;
1- Söz konusu aday, 2011-ÖSYS’ye başvurusunda öğrenim durumunu ‘Bir Ortaöğretim Kurumunun Son Sınıfında Beklemeliyim- Okul Kodu 251086 – Erzurum 3 Temmuz Lisesi’ olarak belirtmiştir.

2- Erzurum 3 Temmuz Lisesi adayın kendi öğrencisi olmadığını kodlayarak diploma notunu girmemiştir. Bu durumda olanlara en düşük Orta Öğretim Başarı Puanı verilmektedir.
Son sınıfta okumakta olan adayların diploma notları/puanları öğrenim gördükleri okullar tarafından verilmektedir. Adayların ve mezun oldukları okulların verdikleri bilgilerin sorumluluğu kendilerine ait olup ÖSYM’nin bu konuda herhangi bir hatası söz konusu değildir.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI
Sn prof.Dr. Durmus gunay kusura bakmasın ama ÖSYM sisteminin bazilarini koruduğu çok açık
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 08-31-2016, 07:18   #5
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
musdr´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Üç yıl önce ösym basın açıklamalarındaki farklılığı görüp ÖSYM Başkanı Ali Demir’in Çifte Standartları başlığını açmıştım ve çifte standartının değişmemesi ve açık uçlu sorular ile bizleri strese sokması üzerine bu başlığı açıyorum.. açık uçlu sorular sizi de strese sokuyormu sokmuyormu GÖRELİM!!!!


UYARI
SINAV SÜRESİ 30 DAKİKADIR. LÜTFEN YANINIZDA KALEM, ŞEKER VE SELPAK MENDİL DIŞINDA MATERYAL BULUNDURMAYINIZ. TUVALETE GİTMEK YASAKTIR


Sınava girecek adaylar:
dönemin ÖSYM Başkanı Sayın Prof.Dr. Ali Demir
dönemin ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Pekşen
dönemin ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ercan Öztemel
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ensar Gül
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Ömer Demir
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi Hüseyin Çalık
dönemin ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Petek Aşkar
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi Prof. Dr.Cengiz Erol
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof.Dr.Reşat Kasap
" emanetiniz emanetimizdir" ali demir
konumunuzla ilgili aşağıda gördüğünüz açık uçlu soruları 30 dakika içinde klasik metodla cevaplayıp cevap kağıdını buraya bırakınız.

Eylül-2014’de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

SORU 1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)’a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikâyet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve “Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar” başlıklı Basın açıklamasında yer alan “Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir.” ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında “başkasının yerine sınava girdiği” tespit edilen dershane sahibi kimdir?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


SORU 8. Anılan dersane yöneticilerini makamınızda, ÖSYM'de, randevulu randevusuz kabul ettiniz mi? Anılan dersane yöneticilerinin evine ve şirketine gittiniz mi, başka bir mekanda birlikte oldunuz mu? Olduysanız neden?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


SORU 9. Anılan dersane yöneticileri ve forumları ÖSYM ve YÖK nezninde Yürütme kurulu üyeleri ve başkanvekilleri dahil bir çok kişi ile görüşüp baskı yaptığını ifade etmektedir. Size böyle bir baskı yapıldı mı?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 10. Anılan dersane yöneticileri ve forumları ÖSYM ve YÖK'ün anılan dersaneyi muhatap aldığını bunun nedeninin maddi güçleri olduğunu ifade etmektedir. Siz hiç anılan dersaneyi muhatap aldınız mı?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 11. Anılan dersane ile maddi-manevi bir ilişkiniz oldu mu?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


Soru 12: Savcı Yücel ERKMAN mesela sorsa KPSS'deki kopya soruşturması kapsamında ÖSYM çalışanlarının bilgisayarını inceleyen bilirkişi, 2010'da yapılan ve yaklaşık 6 milyon adayın katıldığı 38 ayrı sınavda daha soruların önceden sızdırıldığını belirledi. Bu konudaki bilginiz nedir?

ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


Soru 13: Savcı Yücel ERKMAN mesela sorsa ASUMAN ARANCA/ANKARA
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2010 yılı KPSS sınavında soruların sızdırılmasına ilişkin yürüttüğü soruşturmada ifade veren eski ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan’a, savcılık sorgusunda “Fethullah Gülen organize suç örgütü yöneticisi konumundaki Mehmet Hanefi Sözen ile (Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği Genel Sekreteri) sınav öncesi makam odanızdaki telefondan 7 kez görüştüğünüz tespit edilmiştir. Sınav sorularını bu şahsa siz mi verdiniz?” diye soruldu. Yarımağan ise, savcının Gülen cemaatini organize suç örgütü olarak tanımladığı bu sorusuna, “Mehmet Hanefi Sözen isimli birini tanımıyorum. Sabit numara özel durumlarda kullanılan özel bir numara olabilir. Benim odamda da özel durumlarda kullanılan özel bir numara olabilir. Şu anda ben Mehmet Hanefi Sözen isimli kişiyi hatırlamıyorum. Ama geçmiş zamanda ilgisiz bir konuda beni aramış olabilir. Ben de dönüş yapmış olabilirim. Bu sınavla bu sorularla ilgili olarak bir görüşme asla yapmadım” yanıtını verdi.


Cemaat “organize suç örgütü”
2010 yılı KPSS sınavında soruların sızdırıldığı ilişkin soruşturma kapsamında önceki gün ifade veren dönemin ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, soruşturma Savcısı Yücel Erkman’a verdiği ifadenin ardından tutuklanması istemiyle sevk edildiği mahkemece serbest bırakılmıştı. “Örgüte üye olmamak ile birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanmak” ile suçlanan Yarımağan’a savcılık sorgusunda çok çarpıcı sorular sorulduğu anlaşıldı. Savcı Erkman tarafından kendisine yöneltilen bir çok soruya yanıt veren Yarımağan’a sorulan sorulardan birinde ise, Fethullah Gülen cemaati “organize suç örgütü” olarak tanımlandı.


Soruları siz mi verdiniz?
Savcı Erkman’ın Yarımağan’a yönelttiği sorulardan biri şöyle:
“Yurt dışına çıkış yapıp bir daha girişi bulunmayan, tahkikat çerçevesinde elde edilen deliller yönünden Fethullah Gülen organize suç örgütü yöneticisi konumunda bulunan Mehmet Hanefi Sözen isimli şahsın kullanmakta olduğu hat ile sizin makamınızca kullanılan Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığına ait olan sabit numara, karşılıklı olarak 31.05.2010-01.06.2010 tarihleri arasında toplamda 7 kez telefon irtibatına geçtiğiniz tespit edilmiştir. (59 saniye-36 saniye-22 saniye-36 saniye-25 saniye-97 saniye-49 saniye sıralı biçimde görüşmeleri ilk üç görüşme 31.05.2010 tarihinde 11:55 saat – 12:11 saat arası görüşme, sonraki dört görüşme 01.06.2010 tarihinde 12:25 saat – 19:08 saat arası görüşmeleri) Bu şahısla yedi kez (3 kez örgüt liderinin sizin kullandığınız sabit numarayı aradığı ve dört kez de sizin bu sabit numara ile örgüt liderini aradığınız) yukarıda belirtilen tarihlerde neden görüştünüz? 2010 KPSS sorularını Fethullah Gülen organize suç örgütü yöneticisi konumunda bulunan Mehmet Hanefi Sözen isimli şahsa siz mi verdiniz? Açıklayınız?”



Sorularla ilgili asla görüşmedim
Savcının bu sorusuna Yarımağan, şu yanıtı verdi: “Mehmet Hanefi Sözen isimli birini tanımıyorum. Sabit numara özel durumlarda kullanılan özel bir numara olabilir. Benim odamda da özel durumlarda kullanılan özel bir numara olabilir. Benim genelde kullandığım sekreterime bağlı telefonun numarası değişiktir. Şu anda ben Mehmet Hanefi Sözen isimli kişiyi hatırlamıyorum. Ama geçmiş zamanda ilgisiz bir konuda beni aramış olabilir. Ben de dönüş yapmış olabilirim. Ama dediğim gibi ilgisiz bir konuda olabilir. Bu sınavla bu sorularla ilgili olarak bir görüşme asla yapmadım. Benim Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği Genel Sekreteri Mehmet Hanefi Sözen’le telefon görüşmem ilgisiz bir konuda olabilir. Ben ÖSYM Başkanı olduğum için, ilgisiz bir konuda bana bir şey sormuş, danışmış olabilir”


Cemaat evlerine gittiniz mi?
Erkman daha sonra Yarımağan’a cemaati tanıyıp tanımadığını, şu sözlerle sordu:
“2010 KPSS’nin sızdırılması konusu ile ilgili olarak yapılan tahkikatta müşteki ifadeleri, bilgi sahibi ifadeleri ve şüpheli ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde özellikle Maltepe dershaneleri ve 2010 KPSS’nin sızdırıldığı değerlendirilen Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği’nin Fethullah Gülen cemaatine yakın olduğu ve bu cemaatin menfaati doğrultusunda faaliyet gösterdiği değerlendirilmektedir. Ayrıca 2010 KPSS ile ilgili olarak sınava giren 100 ve üzeri net yapan 3227 şüphelinin birliktelik yönünden incelendiğinde, özellikle MASAK raporlarına göre büyük bir şüpheli şahsın birlikte hareket ettikleri ve Fethulllah Gülen cemaatine yakın oldukları tespit edilmiştir. Bu yapının önemli yöneticisi pozisyonunda bulunan Mehmet Hanefi Sözen isimli şahısla bu sınav öncesi görüşmelerinize bağlı olarak, Fethullah Gülen isimli organize suç örgütü lideri olan şahsı tanıyor musunuz? Bağlantılarınızı açıklayınız? Bu şahsa ait olduğu kamuoyu tarafından bilinen kurum, yurt, dershane ve bunun gibi özel bir firma ile daha önceden bağlantıya geçtiniz mi? Bu şahsa ait olduğunu bildiğiniz bunun gibi kurumların isimleri nelerdir? Ayrıca kamuoyu tarafından cemaat evleri olarak bilinen ve bu şahsın da oluşumuna mesaj verdiği propaganda görüntülerinin ve konuşmalarının yayınlandığı sohbetlerinde açıkça söz ettiği cemaat evlerine gittiniz mi? Açıklayınız?”


Cemaat okullarını bilmiyorum
Yarımağan, bu soruya da şu yanıtı verdi:
“Fetulllah Gülen cemaatini herkesin duyduğu, bildiği kadar ben de biliyorum. Mehmet Hanefi Sözen isimli şahsı tanımıyorum. Bu cemaatle bağlantısını bilemem. Bu cemaatin okulları, yurtları, işyerleri vs. ile herhangi bir ilişkim olmamıştır. Benim Gülen cemaatine ait okullar konusunda bir bilgim yoktur. Hangi okulun hangi dershanenin cemaate ait olduğunu ben bilmem. Herhangi bir cemaat evine gitmedim. Gülen’in televizyonlara çıkıp tavsiyelerde bulunduğunu biliyorum ama devletin kılcal damarlarına sızılması, devletin kendi elemanları tarafından ele geçirilmesi gibi tavsiye ve telkinleri bilmiyordum” dedi.


Soruların bulunduğu CD 3 gün nerede tutuldu?
Savcı Erkman, Yarımağan’a ayrıca, sınav sorularının 25 Haziran tarihinde CD’ye yüklenmesine karşın matbaaya neden 3 gün sonra 28 Haziran tarihinde götürüldüğünü, bu 3 gün boyunca CD’nin nerede olduğunu sordu. Yarımağan da bu soruya, “3 Gün sonra götürülmesinden şüphelenilmesi normal. Kişi kötü niyetli ise yapacak bir şey yok. Eminim ki o 3 gün boyunca kasada muhafaza edilmiştir” yanıtını verdi. Yarımağan’ın, savcılıkla yaptığı yazışmalarda, içeriği itibariyle yanıltıcı bilgiler verildiği gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik ile suçlandığı öğrenildi.

http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/...tanimi-793601/

ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

Başarılar dileriz
Prof.Dr. Durmuş Gunay ÖSYM de görev yapmış ama bu sorular ona neden sorulmamis? ?? Ona sorulmadigi için yanitlamamis gibi..uzerine alinmamis
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 08-31-2016, 12:47   #6
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster























































Konya ovası gibi bereketli topraklar



konu Hürriyet gazetesine intikal ediyor





sonuç : 5 gün sonra





































görevimizi yapamadık affet bizi






Nokta atış




Alıntı:
aerol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Avukat Burhan ÖZKAYA'dan gelen
İHTARNAMEDİR


İhtar Eden : Sami SELÇUKBİRİCİK
Vekili : Av. Burhan ÖZKAYA, adres başlıkta
Adres: Necatibey Caddesi No: 33/12 Kızılay ANKARA

Muhatap : -http://www.stetuskop.com/- internet sitesi yetkilisi

Açıklamalar :

Sayın Muhatap,
-http://www.stetuskop.com/- adlı internet sitesinde Bilgileri ÖSYM Görevlileri Verdi Başlığı ve http://www.stetuskop.com/bilgileri_oesym_goerevlileri_verdi-t4273/index.html?t=4273 linki ile müvekkilim Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK bakımından kişilik haklarını ihlal eden bir takım ifadelere yer verilmiştir. Şöyle ki aşağıda yer verdiğimiz yorumlarda;


“Mahkeme: Bilgileri ÖSYM görevlileri verdi
drasc: Bilgileri Sami Hoca 10 yıldır gidip geldiği ÖSYM deki tanıdıklarından aldı” şeklindeki organize yorumlarla, daha önce ÖSYM bünyesinde yaşanan kopya iddialarıyla müvekkilimi ilişkilendirmek istemektedirler. Söz konusu yorumların ortak hedefi sanki müvekkile ÖSYM yetkilileri tarafından soruların verildiği, böylece kopyacılık yapıldığıdır. Ancak yorumlarda ifade edilenin aksine, müvekkille ilgili ne bir mahkeme kararı ne de tek bir emare vardır
Müvekkil uzun yıllardır Tıpta Uzmanlık Sınavı’na Hazırlık sektöründe hizmet vermekte olup bugüne kadar hiçbir hukuksuz ve haksız eylemde bulunmamıştır.
Yıllar içerisinde kendisinin ve yönetim kurulu başkanı olduğu TUSDATA’nın sektörde yoğun gayret ve çalışmaları neticesinde sürekli olarak ileriye doğru mesafe kat etmelerini hazmedemeyen bir takım kişi ve kurumlar müvekkilin başarılarını gölgelemek için yukarıda yer verdiğimiz haksız isnatlarda bulunmaktadırlar. Bunlar ise kabulü mümkün olmayan iftiralardır.
Söz konusu ifadeler Türk Ceza Kanunu bakımından suç olup aynı zamanda müvekkillerin kişilik haklarına da zarar vermektedir.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesi gereğince söz konusu içeriğin yayından kaldırılmasını, aksi halde diğer yasal yollara başvuracağımızı, ayrıca söz konusu hakaret içeren ifadeler nedeniyle de tüm ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılıklarında şikayet hakkımızı kullanacağımızı ihtaren bildirir, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
İhtar Eden Vekili Av. Burhan ÖZKAYA









Ankara barosu avukatlarindan afyon dinar esrafindan Av. Burhan Özkaya nin ihtarnamesi icerik olarak Paralel yapı feto kainat imamı Fethullah gulenin darbecilerin o polislerin binde birini tanımam demesi türü bir aciklama

İnandırıcı bulmadim

Last edited by Kayıtsız Üye; 11-09-2016 at 07:47.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 09-01-2016, 09:13   #7
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
tus hariç haklı gibi
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
GATA’dan FETÖ mağduru Tabip Albay SÖZCÜ’ye konuştu


Kamil ELİBOL
12:2414 Ağustos 2016
Gündem
...
TUS'TA ŞAİBE
KPSS sorularının sızdırılması döneminde Tıpta Uzmanlık Sınavı'nda şaibe yaşandı. TUS'ta ilk 10'un 7'sini GATA mezunları oluşturdu. Bu imkansız bir iş. Gurur duyduk ama şüphelendik. GATA Tıp Fakültesi Türkiye'nin en iyi fakültesi değildi. Önceki yıllarda TUS'ta ilk 10'a 1-2 kişi girerdi. Sınav sorularının çalınmış olabileceği şüphesi gündeme geldi. KPSS gibi geriye dönük TUS sınav sonuçlarına bakılsın.
http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/...nustu-1351828/
Alıntı:
aerol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ümit KOZAN/ANKARA, (DHA)3 Ocak 2011






TIPTA Uzmanlık Eğitimi'ne Giriş Sınavı'na (TUS) giren ve soru kitapçıklarında ÖSYM'nin 9 soruda yanlış yaptığını iddia eden ve buna rağmen tercih sürecinin başlatılmasına tepki gösteren bir grup doktor, ÖSYM önünde basın açıklaması ve oturma eylemi yaptı.

ÖSYM önünde toplanan yaklaşık 20 kişilik grup, ellerinde, ‘Baba beni TIP'a gönderme’, ‘Başbakanım duy sesimizi’, ‘Ölçemiyor, Seçemiyor, Yerleştiremiyor’, ‘Cumhurbaşkanım lütfen duy sesimizi’ yazılı dövizler taşıdı.

Grup adına basın açıklamasını Dr. Mehmet Caner Gülten yaptı. Dr. Gülten, 12 Aralık 2010 tarihinde yapılan ve TUS Bilim Sınavı’nda sorulan 4 sorunun hatalı olduğu gerekçesiyle ÖSYM tarafından iptal edilmesinin ardından, 5 sorunun daha yanlış olduğu iddiasıyla toplam 9 sorunun yanlışlığı ile ilgili dava açıldığını hatırlattı. Hatalı sorular olmasına ve dava sürecine karşılık ÖSYM’nin gerekli incelemeleri yapmayarak tercih sürecini başlatmasına tepki gösterdiklerini belirten Dr. Gülten, sözlerini şöyle sürdürdü:

“ÖSYM sınav sonuçlarımızı yanlış okudu. Burada bulunan ve bulunamayan birçok arkadaşımızın sonuçları beklediklerinden düşük geldi. Ayrıca sınavda sorulan sorulardan, bizim tespit ettiğimiz ve hatalı olduğunu düşündüğümüz dokuz sorudan sadece 4’ü hakkında açıklama yapıldı. Diğer sorular ise başarılı öğrencilerin verdiği cevaplar doğrultusunda ÖSYM tarafından yapılan incelemede hatasız bulundu. Bu konuda ÖSYM’ye yaptığımız itirazlara bir karşılık alamadık. ÖSYM itirazlarımıza rağmen ısrarla cevap anahtarlarımızı tekrar değerlendirmekten kaçıyor.

ÖSYM tekrar değerlendirmek ve bize kulak vermek yerine bugün sınav için tercih sürecini başlattığını duyurdu. Biz bugün ÖSYM’nin girdiğimiz bu sınavda yaptığı haksız ve yanlış uygulaması yüzünden mağdur olma tehlikesiyle karşı karşıyayız. Bugün burada bu haksız uygulamaya dur demek için, tepkimizi göstermek için, ÖSYM’ye ve kamuoyuna sesimizi duyurmak için toplandık. İsteğimiz sınav için harcadığımız emeğin yenmemesidir. ÖSYM Türkiye’nin en güvenilir kurumu olmak zorundadır. Ve biz de ÖSYM’ye güvenmek istiyoruz. İsteğimiz ÖSYM’nin sınav sonuçlarını tekrar değerlendirmesi. Soruları tekrar gözden geçirmesidir.”



http://www.hurriyet.com.tr/gundem/16671862.asp
Alıntı:
aerol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
20 neti eksik gelenler olduğu, boş sorularının ÖSYM tarafından doldurulduğu algısının organize şekilde oluşturulmasıYLA ile dosyaların ilk kısmını gönderdi.
Bu kişilerin GERÇEKTEN SINAVA GİRİP GİRMEDİĞİ,
NEDEN GENELDE HEP EŞLERİNİN 15-20 EKSİK GELDİĞİ
ilokul MEZUNU OLANLARIN NASIL 10 NET EKSİĞİM VAR DİYE ORTADA GEZDİĞİ
HANGİ İP DEN GİRİŞ YAPILDIĞI BU BİLGİSAYARLARIN HANGİ DERSANE İLE SIK ÇAKIŞMA GÖSTERDİĞİ
MENFAAT ŞEBEKESİ İLE İLİŞKİLERİ
ilk bölüm


BASIN DUYURUSU (7 Ocak 2011) 2010-Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) Sonbahar Dönemi: Kamuoyunda Tartışılan Hatalı Soru İddiaları Hakkında Açıklama
.. tüm bu olumlu uygulamaların çıkarlarına zarar verdiği açık olan bazı menfaat grupları, hayatlarının çok kritik bir dönemini yaşayan genç doktorlarımızı gereksiz ve haksız yere heyecana sürüklemekte ve onları ÖSYM karşıtı faaliyetlere sevk etmektedirler.
Hayatlarına kendi gayretleri ile yön vermek isteyen ve büyük çoğunluğu oluşturan uzman doktor adaylarının bu gibi faaliyetler içinde olmadıklarını, tam aksine ÖSYM’nin gerçekleştirdiği sınav güvenliğini iyileştirici tedbirlere olumlu tepki verdiklerini de memnuniyetle gözlemlemekteyiz. 2010-TUS Sonbahar Dönemi adaylarına ve kamuoyuna saygı ile duyurulur. ÖSYM BAŞKANLIĞI


hürriyet haberi: hain ösym 25 net eksik vermiş



hain ösym kağıda müdahale etmiş



saadetdr ye 4 tane yanlış eklemiş hain ösym



hain ösym tucker in boşlarını doldurmuş



hain ösym bazılarına 20 net düşük bazılarına 15 net fazla vermiş



kemalkemalin 10 net ieksik geldi bir arkadaşının 15 neti eksik





























Alıntı:
clinic´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Savcılığa suç duyurusunda nasıl bulunulur?

CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
ŞEHİR İSMİ (bulunduğunuz ilin başsavcılığı)


MÜŞTEKİ.....: Şikayet edenin ismi ve adresi

SANIK.........: TUSDATA AŞ yönetim kurulu başkanı Sami Selçukbiricik'in sponsorluğunda yayın yapan Dr TUS. com sitesi Kurucu Admini Dr. Rıza ERÖKSÜZ, drerdinç, mecburum, drasc, kukasen, drsvc, drriza, dremotif, ahmeteren, fibrin, kemalkemal, başocak, isosumer, femm, fibrin, tini, jiks24, kahvebahane, attuda, drsofistike55, ambivalan, dr_samsa isimli Moderatör ve kullanıcıları
Adres: Dr. Rıza ERÖKSÜZ İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı 34390 Çapa - İstanbul

SUÇ............: 27 Ekim 2011 tarihli aşağıdaki başkanlık Basın Açıklamanızda belirtildiği gibi ÖSYM ile ilgili çok sayıda kötü niyetli yıpratıcı ve haber çıkmaktadır. Özellikle TUS sınavı ile ilgili YALAN ve YANILTICI haberlerin tamamı aynı yerde çıkmakta ve YILLARDIR her TUS döneminde
TAMAMINA yakını doktor olmayan ve
SINAVA GİRMEYEN kişiler tarafından

mağduruz şeklinde ORGANİZE kampanya düzenlenmektedir.

Organize Kampanya Başlıkları:
TÜM BU KAMPANYALAR: SINAVA GİRMEYEN MENFAAT ŞEBEKESİ TARAFINDAN YAPILMIŞTIR


1- Sınavda 20-30 hatta 35 net eksiğim geldi mağdurum kampanyası
2- ÖSYM cevap kağıdımla oynamış, Şerefsiz ÖSYM organize kampanyası
3- Soru hazırlama ekibinin değişmesinden duyulan rahatsızlık ve güvenlik tedbirleri artırıldıktan sonra soruların kendi yayınlarından çıkması için yapılan kampanya
4- ÖSYM yi ellerinde oynattıklarına (uz.dr. sami selçukbiricik) dair algı yönetimi kampanyası

5- Mali güç karşılığı ÖSYM içerisinden bilgi aldıkları (uz.dr. sami selçukbiricik) iddiaları
6- Klasik kopya metodlarından olan tuvalete gidişin yasaklanmasına karşı organize yıpratma kampanyası
7- Sınavda “salon buz gibiydi, donduk” türü organize yıpratma kampanyası
8- Sınavda ÖSYM’nin dağıttığı “silgi silmiyordu” organize kampanyası
9- Sorular kendi kitaplarından çıkmayınca yürütülen “ösym bu işi eline yüzüne bulaştırdı” organize kampanyası

10- Tüm gazetelere ÖSYM yi karalama için ilan verme organize kampanyası

11- “Tüm Hekimler Adına ÖSYM Başkanına” yazılan mesajlar
12- ÖSYM binası önünde yapılan organize eylem kampanyası

13- Başbakanlığa maillerle mağduruz organize yıpratma kampanyası

14- Cumhurbaşkanlığına yönelik mailler ve randevular ile mağduruz organize kampanyası
15- Tüm gazetecilere mağduruz diye “MAİL BOMBARDIMANI” organize kampanyası

16- Tüm gazete haberlerinin altına “mağduruz feryadı” organize kampanyası

17- Tüm televizyon kanallarına mağduruz diye organize kampanya
18- YÖK başkanına yönelik organize kampanya

19- Tüm milletvekilleri ve siyasetçilere yönelik mağduruz organize kampanyası

20- Tüm ÖSYM çalışanlarına “çok ağır küfür ve hakaret” organize kampanyası
TÜM BUNLAR YAKLAŞIK AYNI KİŞİLER TARAFINDAN YAPILMAKTADIR VE TAMAMINA YAKINININ SINAVLA İLGİLERİ YOKTUR: TEK GÖREVLERİ SINAVLA İLGİLİ ŞAİBE OLUŞTURMAKTIR.

21 - Tıp Fakültesi Öğrencilerini fişleme
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya
Genç klinisyenler Kulübü Uygulama Prosedürleri
Genç Klinisyenlere Verilen Gizli ve Çok Gizli Görevler
Hocaefendi Cemaati-Sol Kesim içinde sözü geçen fişlemeleri
Genç Klinisyenlere katılmadı sebebi: KOMİNİST
Vır Vır Vır En Geveze GKK Fişlemecisi...
Samimi güler yüzlü sempatik fişleme


İZAHI..........: Dr tus com sitesinde yayınlanan yorum ve itiraflar
samsa



etiğin dip noktasında olduğunu farketmiyor musun?



Kritik kulis boyutu



Nokta atış







drasc merkezde olan herşeyi biliyor




























drsvc

dr.objektif















drrıza

bezgin şirin


mecburum



mecburum
















d=1293920141[/IMG]sadece + bakanlığı?



+ uzmanlık kurulu ??




TALEP : Yukarıda arz edilen nedenlerle sanıkların bağlantılarının tespiti ve duyum aldıkları ÖSYM çalışanları hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak cezalandırılması için kamu davası açılmasına karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederim . Tarih


Müşteki
Ad Soyad

sayın prof.dr. durmuş gunayın bu konuda yorumu nedir?

Last edited by Kayıtsız Üye; 09-03-2016 at 10:35.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 09-03-2016, 10:50   #8
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Yalçın Koçak
YÖK İmamı Kim?
FETÖ´nün 18 vakıf üniversitesi vardı, YÖK, 15 üniversiteyi kapattı, peki o üç üniversite niye bu listede yok?
Tarih: 30.8.2016
Yalçın Koçak



Söylemekle kalmadık yazmıştık da; şimdinin tu-kakası, dünün camiası “FETÖ/PDY yapısının 18 vakıf üniversitesi var, 59 rektörü var (Bir kaçı gitti)” dedik. YÖK 15 üniversiteyi kapattı (o da ayrı bir garabet ve yazı konusu), peki o üç üniversite niye bu listede yok? Devlet üniversitelerindeki rektörler ve onların koruması altındaki örgüt üyeleri, uyumaya bırakılan kozaları, kriptolar, okyanus ötesinden gelecek talimatı beklemektedirler. En kuvvetli oldukları sektör eğitim olur da, bunlar MEB ve YÖK´te olmazlar mı? Bu iki kurumda mebzül miktarda vardılar, hala da varlar.

YÖK´de Gökhan Çetinsaya döneminde ve bilhassa Abdullah Gül atamalarına dikkatlice baktığınızda “Konya Profesörleri” yazımızda açık açık yazdık, ilgili kurumları göreve davet ettik, “dil bilmeyenleri hemen ayıklayalım, tardedelim, diğerlerinin jürilerini mercek altına alalım” dedik. Aklını bir meczuba teslim etmiş adama nasıl profesör denir arkadaş, sindiren varsa beri gelsin!

İşadamlarının mal varlıklarına el koyuyorsan, akademisyenleri de hatırla, ahbap-çavuş ilişkisiyle, irtikap eyledikleri, liyakatsiz oldukları makamları, akademik sıfatları ve cübbelerini üzerlerinden alalım.

Taşınamayan sıfat sahibine külfet getirir.

Uzun lafın kısası; her yerin imamı çıktı da nerede YÖK imamı?

İmamları ele geçirilince; koza savunmaya geçti, kayyumları gizledi, her yerin bir kayyumu var. Yekta hoca YÖK imamının kim olduğunu biliyor da, niye susuyor. Anlamak mümkün değil.

Saraç ailesi Tayyip Erdoğan´a manevi borcunu böyle mi ödemeliydi? Neredeyse 2005´ten beri, 11 senedir YÖK´ün içinde 2 yıldır da başında, bu olanları önceden görmeyip önlem almadıysa, içerideki güçler savaşından yarınlar için anlam çıkarmadıysa, bırak Gezi´den bu yana biley taşının sesini duymayıp, kıvılcımlarını görmediyse yazıklar olsun.

Cezaevindeki adamı itirafçı kullanan zihniyet; kendisine karşı başka bir ülkede, ama rehin-ama esir sonuçta müessir bir gücü kullanmak için plan ve program geliştirilmiş olabileceğini anlayabilmeliydi, geleceği okuyabilmeliydi.

Hadi Yekta hocanın gözünde gözlük, elinde sözlük, kulağı fısıltıları da mı işitmedi; Şaban Çalış´ın, Yavuz Atar´ın, İlyas Doğan´ın, Ömer Anayurt´un dolaplarında dolanan Kosova soruşturmalarını da mı duymadı, altında ki herzeleri de mi okuyamadı, AÜHF´nin dekanı Hüseyin Altaş´ın Rumeli´deki Türkçe Akademik dilinin katline ilişkin fırıldaklarında onayın yok muydu? “Bana bağlı değildi” demek seni kurtarıyor muydu hoca?

Yekta hoca, ya imamı ver, ya da “kripto benim” de, istifa et.

İstifa çok şerefli bir müessesedir, ama şeref haysiyet cellâtlarına göre değildir…
http://yenidunyagundemi.com/kose-yaz...i-kim-478.html

Yalçın Koçak
Konya Profesörleri
Dil imtihanını Konya´da ya da YÖK torpilli Bakırköy İES ecnebi dershane kurumunda bitiren, halledenleri süratle dil imtihanına alalım, başarana bravo, kalana güle güle diyelim. Konya bazlı tüm akademik jüriler şaibelidir, neşteri vuralım.
Tarih: 10.8.2016 13:53:02 / 14833 okunma / 4 yorum

Yalçın Koçak



Akademik camiada bilinen ama dillendirilmeyen bir kavramdır, Konya profesörleri…



Türkiye´nin üniversitelerinde sahte jürilerle sıfat ve kadro alanlarla, dil konusunda eksik olan sözde akademisyenlerin tekeri patladı.



Bir bir toplanıyorlar. Bir soru; tahribatları ne olacak?



Bunlar şimdi kapananların dışında tüm üniversitelerde varlar, YÖK´te de varlar, TÜBİTAK´ta da varlar, İçişleri´nde, Dışişleri´nde varlar, Eğitim, Sağlık, Adalet ve Güvenlik yapılarımızı adeta habis bir kanser gibi sarmışlar, yurtdışında da varlar. Çalınmış KPSS sorularıyla sisteme sızanların ayıklanması, sahte ve naylon jürilerle alınan akademik derecelerin geri alınması lazım, lazım da nasıl? Bir yerden başlayalım.



Dil imtihanını Konya´da ya da YÖK torpilli Bakırköy İES ecnebi dershane kurumunda bitiren, halledenleri süratle dil imtihanına alalım, başarana bravo, kalana güle güle diyelim. Konya bazlı tüm akademik jüriler şaibelidir, neşteri vuralım. Bilinenlerden başla Sayın Yekta hoca; mesela Mehmet Ayan´la başla, Haluk Hadi Sümer´le devam et, Hüseyin Altaş ile başlamışsın galiba.



Bu İES özel ecnebi kurumuna İçişlerinden kim faaliyet izini verdiyse, YÖK´ten kim imza koyup akredite ettiyse, içerideki müptezel de odur, kripto da odur, tahkik edelim, teşhir edelim. Yapılan yapanın yanına kar kalmasın.



Adamı YÖK Başkan vekilliğinden alıyorlar, tenzili rütbe yapıyorlar, yönetim kurulu üyeliğine razı oluyor, hep aynı davranış modeli “mevzileri terk etmeyin” talimatına uyuyorlar.



Sen Prof. Yavuz Atar; profesörlük jürinin objektif ve tarafsız olduğuna yemin edebilir misin? Kişiye göre oluşturulmuş jüriden akademik sıfatını almadın mı?, Cemaatin Abant platformu üyesi değil miydin?. İzmit-Kartepe´deki Anayasa toplantısı ile akademik diyet tamamlandı mı? Şimdi cemaatçi değilim mi diyorsun?



Öbür yetim kuzuların Prof. İlyas Doğan ve Prof. Ömer Anayurt ta seninle aynı davranışı ortaya koydular, şahsiyet fukarası oldukları için makam kaybettiler ama “Mevzileri terk etmediler”. Halef-Selef olduğun Konya´lı Şaban Çalış´ın pislikleri saymakla, yazmakla bitmiyor. Dosyası bir türlü tezekkür etmiyor, her gün kabarıyor. Hukuk Profesörü kimliklerinizle Ankara İdare Mahkemelerinde ve Danıştay´daki uzantılarınıza giderek, YÖK ve paralel menfaat şebekesinin aleyhinde ki dosyaları nasıl geciktirdiğiniz anlaşıldı. Dosyaları tutukladınız şimdi zaman döndü, sap döndü. Yaptıklarınız zulümdü, “Mehdiniz” size öğretmedi mi, küfür kıyamete kadardır, zalimlik ise illa ki bitecektir. Türkçeye ve Türklüğe ihanet ettiniz. Balkanlarda Türkçe´nin akademik dil olarak yaygınlaşmasının önüne geçtiniz. Kendinizden başkasının oralarda olmasını engellediniz. Milli menfaatlerimizi okyanus ötesinin menfaatine peşkeş çektiniz

İnsan kendinde olmayan hasletleri ve değerini elbette bilemez. Muallim-i Sabis sıfatlı İbn-i Sina, “Fazilet ve Ahlakın Esasları”nı anlatırken; İffet (namus), Şecaat (yiğitlik), Hikmet (bilgelik), Adalet, Cömertlik, Kanaat, Sabır, Kerem (asalet), Yumuşaklık, Yılmazlık, Sadakat, Vefa, Utanma, Ar, Haya, Ucup, Sır saklama, Sözünde durma, Emanete ihanet etmeme, Hak yememe ve Tevazu ehli olma değerlerini ortaya koyar: Mehdi hazeratınızın, karılarınızın başını açın, içki de için, namazı da terk edin, hak da yiyin, benim hastalıklı beynimin ürettiği, diliminde gevelediği her türlü Şatahat´a (İslam´a uymayan şeylere) evet deyin, kerametimden sayın, tarzındaki davranış bozukluklarını ve küfrü görmeyen profesör sıfatlarınla bunların istidraç gibi fasıklık ve sihre yakışan İslam dışılık olduğunu anlamayanların o cüppeleri çıkarıp, o kadroları terk etmesi lazımdır, meslekten men edilip, akademik sıfatlarının geri alınması lazımdır. Sufli aidiyetlerle alınan, gelinen makamların, yani; tatlı yemenin acı sonuçları yüz yıl daha bizden sonrakilere örnek olmalıdır. İngiliz destekli Kadıyaniler hareketi ile benzerliği görmez misiniz, bilmez misiniz. Ders çıkarmaz mısınız, Allah sorar, MazAllah elim bir azap ve ateş küfre düşenleri beklemektedir.



Anadolu´nun manevi, dini iklimini bozdunuz ey Konya Profesörleri. Alevilerin Şiileştirildiği, Sünnilerin Selefileştirildiği günümüze bizi okumuş taifemiz getirmiştir. Yarım hocalar bizi dinden etmiştir.



YÖK te Paralelci yeni adıyla FETÖ/PDY terör örgütü kaynamaktadır. Yekta Başkan´ın bunlara en küçük bir yaptırımı olmamıştır, olamaz da? Şu kalkışma sonrası kapatılan üniversitelerden hangisinin bölüm açma talebi veya kontenjan isteği geri çevrilmiştir, cevabı, HİÇ´tir. Gazi ile Diyarbakır Dicle Üniversitesi Rektörlerini dönemleri bitmiş, yenilerinin seçimleri yapılmış; devir teslim zamanında görevden almakla kimi kandırdın hoca? Mış GİBİ mi yaptın? Yoksa kriptoluk sana da mı bulaştı? Yıldız rektörü İsmail´i de kişisel kininden listeye kattın değil mi hoca, yaptığın haysiyet cellatlığıdır, illaki boynuna dolanacaktır? Aydın Menderes´in Büyük Değişim Partisi´nde cemaat kontenjanından gelen bir akraban vardı sanırım hocam?



YÖK Başkanı Yekta Hoca´nın da profesörlüğü dünya ölçeğinde değildir, Avrupa Rotasyonsuz profesörlüklerin üstünü çizmektedir. Seni YÖK Başkanı sıfatı ile Avrupa Eğitim Alanından (EHEA) bir üniversite kabul edecek mi de sen bu kalkışma konusunu anlatmaya gidecekmişsin, hangi dil de anlatacaksın, yeni yardımcın Mandal mı manüple edecek? Sakallı haliyle mi? Eşi başını kapatacak mı, açacak mı?



Şimdi son soru: Bunlar AB normlarında kalite isterler mi? Zihniyet bozuk, icraat bozuk. Öğrenciyi kalitelendirerek, eğitimi kalitelendirmek modeli, dünya da tek bizde kaldı. Neden hocalar çapsız, kitapsız? Dil bilmez LÂL´dirler de ondan. Bir an önce bu çapsız, tapsız, kabı bozuk taifeden kurtulalım, Obskürantizmden sıyrılalım.



Sapı silik adamlarla, çapı delik hocalarla nereye vardık?



Az gittik, uz gittik, hep geri gittik.



Müslümanlar; siyaset için çalışırlar.



Münafıklar; riyaset için çalışırlar.



Allah muhafaza etsin; nedamet gösterin, tövbe kapısı her daim açıktır…
http://yenidunyagundemi.com/kose-yaz...rleri-458.html





Ösym imamı, iller bankası uzmanı çıktı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Mayıs 2012'de avukatlıktan hakimliğe geçiş sınavında usulsüzlük yaptıkları gerekçesiyle HSYK tarafından mesleğe kabul kararları kaldırılan hakim ve savcılar, mülakatta elenen avukatlar ile ÖSYM görevlilerinin de aralarında bulunduğu 56'sı tutuklu 82 sanık hakkında FETÖ'ye üye olmak, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan dava açtı.
05 Şubat 2017 18:17
Ösym imamı, iller bankası uzmanı çıktı


TÜRKER KARAPINAR

İddianamede, sınavı ve mülakatı kazanan 37 kişinin mesleğe kabüllerinin yapılarak hakim ve savcı olarak atandıkları, 25 şüphelinin avukat olarak görevlerine devam ettikleri, 5 şüphelinin ise ÖSYM görevlisi olduğu belirtildi. HSYK 3. Dairesi'nin yaptığı inceleme sonucu, 37 kişinin 2015'te mesleğe kabul kararlarının ayrı ayrı kaldırıldığı belirtilen iddianamede, şüpheliler arasında TUSCON üyesi şirketlerde çalışanların da olduğu bilgisine yer verildi.

İddianameye göre Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak görev yaparken, 2010 KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin soruşturmayı yıllarca sürüncemede bırakan ve FETÖ kapsamında meslekten ihraç edilen firari Şadan Sakınan'ın kardeşinin iki iş ortağının FETÖ abisi olduğu ortaya çıktı.



Ankara'da 3 ortaklı şirket

İddianamede, 5 Aralık 2016'da gözaltına alınan ve kendiliğinden ifade veren İbrahim Pektaş isimli kişinin, kendisinden sorumlu ÖSYM FETÖ abisinin İller Bankası'nda çalışan Mehmet Dönmez olduğunu söylediği belirtildi. İddianamede, Dönmez'in 2010 yılında şirket ortağı olduğu Ankara'da faaliyet gösteren firmanın bir ortağının, eski Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Sakınan'ın kardeşi Ahmet Sakınan, diğer ortağının ise Seyfi Gör olduğu, Gör'ün de FETÖ soruşturmalarında cemaat abisi olarak geçtiği ve 2010 KPSS kapsamında alınan MASAK raporunda para transferlerine aracılık eden şahıslardan olduğunun belirtildiği kaydedildi.

Sıkıyönetim listeleri

İddianamede, başka bir soruşturmanın şüphelisi Ali Girgin ile dosya şüphelisi Mücella Girgin'in telefonunda yapılan incelemede, 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında oluşturulan sıkıyönetim komutanları ve görevlendirildikleri illerin yazılı olduğu listenin bulunduğu kaydedildi.


0 0
Bu haber 29 defa okundu.
Milliyet

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz


bu konularda kanaati nedr

Last edited by Kayıtsız Üye; 02-05-2017 at 18:37.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 09-06-2016, 11:32   #9
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Kayseri’de FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamındaki, 67 şüphelinin yargılandığı ilk duruşmanın dördüncü gününde, eski ÖSYM Başkanı Ali Demir savunmasını sundu.
2. Ağır Suç Oluşturan Mahkemesinde görülen, oysa topluluk nedeniyle konferans salonunda gerçekleştirilen duruşmanın dördüncü gününde ÖSYM eski Başkanı Ali Demir’in savunması alındı.
“HAZIRLADIĞIM KANUNDAN DOLAYI YARGI ÖNÜNDEYİM”

Ali Demir hakkında, 2013 yılında, kendisinin cemaat abisi olan Ömer Koçak’ın, soruların cemaat evlerinde kalan öğrencilere verilerek, 21 Mart 2013 tarihinde yapılan Askeri Lise Sınavlarında kopya çekildiğine dair şikayeti üstüne, silahlı terör örgütüne abone olmak ve ÖSYM kanununa muhalefet suçlarından dava açıldı. 10 aydan bu yana tutuksuz yargılanan, adli yoklama ve yurt dışına çıkış yasağı yer alan ve 3 aydan bu yanlamasına banka hesapları bloke edilen Ali Demir, savunmasında, doküman yıkım ederek, bunlarla FETÖ/PDY terör örgütünü cesaretlendirmek gibi bir suçu olmadığını, 6114 sayılı ÖSYM Kanununun hazırlanmasında bana kalırsa mücadele göstermesine rağmen, benzer kanundan nedeniyle yargılanmaktan dolayı üzüntü duyduğunu dile getirdi.
Ömer Koçak’ın laf konusu ihbarı, önce ÖSYM Merkezine gelerek kendilerine yaptığını belirten Ali Demir, gerisinde Başsavcılığı arayarak konuyla ilgili yasal şikayet olduğunu öğrendikten daha sonra, sınavla ilgili incelemeyi toplu kopya analizi yöntemi ile yaptığını açıklama etti. Tahlil dahilinde, Kayseri’de sınava giren bin 800 civarında öğrencinin soru kitapçıklarında, en fazla 4 yanlışta birleşen 15 öğrencinin soru kitapçığını incelediğini bildiren Ali Demir, 2013 yılı Nisan ayında gerçekleştirilen Askeri Lise Sınavlarında herhangi bir kopya durumunun laf konusu olmadığını öne sürdü.
10 aydan bu yandan süren adli denetim şartı, yurt dışına çıkış yasağı ve banka blokelerinin kaldırılması başvurusunda yer alan Ali Demir, şu iddialarda bulundu:
“15 kitapçığı inceledikten daha sonra, sınavda herhangi bir kopya bulgusuna rastlamadığım için konuyla ilgili resmi yazışmaları yaptım. Kitapçıkları da başkanlık kasasına kaldırdım, fakat oraya kaldırdığım davanın açıldığı 2015 yılında aklıma geldi. Kendi hazırladığımız ÖSYM Kanununda, soru kitapçıklarını muhafaza etmekle alakalı olarak, daha önce 100 gün olarak belirlenen süreyi 6 aya çıkarmıştık. Ben de kanunda olduğu üzere, laf konusu sınavın kitapçıklarını 6 ay beklettim. Dolayısıyla bekleme süresi 13 Kasım 2014’te sona erdi. 2014 Aralık tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2013 Nisan ayında yapılan bu imtihan ile ilgili belgeleri göndermemizi istedi. Ben de resmi yazı ile ÖSYM’nin ilgili dairesine konuyu bildirdim. O daire de veri verdi ve soru kitapçıklarının yasal süre içerisinde yıkım edildiğini belirtti. Fakat o zaman zarfında ben araştırma için aldığım kitapçıkların kasamda durduğunu hatırlamadım. ÖSYM’de soru kitapçıklarının imhası hukuki zorunluluktur. Hukuken saklanması gereken bir evrakı yıkım ettiğim şeklindeki suçlama doğru değildir. imha etme sürecim bitmesine rağmen aldatıcı veri verdiğim iddiası da içten değildir. Sistem gereği ilgili daire başkanlığı yanıt vermiş, başkan yardımcım Ömer Pekşen de ben izinli olduğum gün belgeyi imzalamıştır. Kasadaki 15 kitapçık da sonra Savcılığa iletilmiştir. Ömer Koçak’ın iddiaları da tutarsızdır. 2013 Nisan ayında yapılan Askeri Lise Sınavlarındaki kopya iddiaları içten değildir. Eğer böyle bir bulguya rastlasa idim ben kendim sınavı iptal ederdim

Last edited by Kayıtsız Üye; 11-16-2016 at 21:09.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 09-06-2016, 15:19   #10
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yalçın Koçak
YÖK İmamı Kim?
FETÖ´nün 18 vakıf üniversitesi vardı, YÖK, 15 üniversiteyi kapattı, peki o üç üniversite niye bu listede yok?
Tarih: 30.8.2016
Yalçın Koçak



Söylemekle kalmadık yazmıştık da; şimdinin tu-kakası, dünün camiası “FETÖ/PDY yapısının 18 vakıf üniversitesi var, 59 rektörü var (Bir kaçı gitti)” dedik. YÖK 15 üniversiteyi kapattı (o da ayrı bir garabet ve yazı konusu), peki o üç üniversite niye bu listede yok? Devlet üniversitelerindeki rektörler ve onların koruması altındaki örgüt üyeleri, uyumaya bırakılan kozaları, kriptolar, okyanus ötesinden gelecek talimatı beklemektedirler. En kuvvetli oldukları sektör eğitim olur da, bunlar MEB ve YÖK´te olmazlar mı? Bu iki kurumda mebzül miktarda vardılar, hala da varlar.

YÖK´de Gökhan Çetinsaya döneminde ve bilhassa Abdullah Gül atamalarına dikkatlice baktığınızda “Konya Profesörleri” yazımızda açık açık yazdık, ilgili kurumları göreve davet ettik, “dil bilmeyenleri hemen ayıklayalım, tardedelim, diğerlerinin jürilerini mercek altına alalım” dedik. Aklını bir meczuba teslim etmiş adama nasıl profesör denir arkadaş, sindiren varsa beri gelsin!

İşadamlarının mal varlıklarına el koyuyorsan, akademisyenleri de hatırla, ahbap-çavuş ilişkisiyle, irtikap eyledikleri, liyakatsiz oldukları makamları, akademik sıfatları ve cübbelerini üzerlerinden alalım.

Taşınamayan sıfat sahibine külfet getirir.

Uzun lafın kısası; her yerin imamı çıktı da nerede YÖK imamı?

İmamları ele geçirilince; koza savunmaya geçti, kayyumları gizledi, her yerin bir kayyumu var. Yekta hoca YÖK imamının kim olduğunu biliyor da, niye susuyor. Anlamak mümkün değil.

Saraç ailesi Tayyip Erdoğan´a manevi borcunu böyle mi ödemeliydi? Neredeyse 2005´ten beri, 11 senedir YÖK´ün içinde 2 yıldır da başında, bu olanları önceden görmeyip önlem almadıysa, içerideki güçler savaşından yarınlar için anlam çıkarmadıysa, bırak Gezi´den bu yana biley taşının sesini duymayıp, kıvılcımlarını görmediyse yazıklar olsun.

Cezaevindeki adamı itirafçı kullanan zihniyet; kendisine karşı başka bir ülkede, ama rehin-ama esir sonuçta müessir bir gücü kullanmak için plan ve program geliştirilmiş olabileceğini anlayabilmeliydi, geleceği okuyabilmeliydi.

Hadi Yekta hocanın gözünde gözlük, elinde sözlük, kulağı fısıltıları da mı işitmedi; Şaban Çalış´ın, Yavuz Atar´ın, İlyas Doğan´ın, Ömer Anayurt´un dolaplarında dolanan Kosova soruşturmalarını da mı duymadı, altında ki herzeleri de mi okuyamadı, AÜHF´nin dekanı Hüseyin Altaş´ın Rumeli´deki Türkçe Akademik dilinin katline ilişkin fırıldaklarında onayın yok muydu? “Bana bağlı değildi” demek seni kurtarıyor muydu hoca?

Yekta hoca, ya imamı ver, ya da “kripto benim” de, istifa et.

İstifa çok şerefli bir müessesedir, ama şeref haysiyet cellâtlarına göre değildir…
http://yenidunyagundemi.com/kose-yaz...i-kim-478.html

Yalçın Koçak
Konya Profesörleri
Dil imtihanını Konya´da ya da YÖK torpilli Bakırköy İES ecnebi dershane kurumunda bitiren, halledenleri süratle dil imtihanına alalım, başarana bravo, kalana güle güle diyelim. Konya bazlı tüm akademik jüriler şaibelidir, neşteri vuralım.
Tarih: 10.8.2016 13:53:02 / 14833 okunma / 4 yorum

Yalçın Koçak



Akademik camiada bilinen ama dillendirilmeyen bir kavramdır, Konya profesörleri…



Türkiye´nin üniversitelerinde sahte jürilerle sıfat ve kadro alanlarla, dil konusunda eksik olan sözde akademisyenlerin tekeri patladı.



Bir bir toplanıyorlar. Bir soru; tahribatları ne olacak?



Bunlar şimdi kapananların dışında tüm üniversitelerde varlar, YÖK´te de varlar, TÜBİTAK´ta da varlar, İçişleri´nde, Dışişleri´nde varlar, Eğitim, Sağlık, Adalet ve Güvenlik yapılarımızı adeta habis bir kanser gibi sarmışlar, yurtdışında da varlar. Çalınmış KPSS sorularıyla sisteme sızanların ayıklanması, sahte ve naylon jürilerle alınan akademik derecelerin geri alınması lazım, lazım da nasıl? Bir yerden başlayalım.



Dil imtihanını Konya´da ya da YÖK torpilli Bakırköy İES ecnebi dershane kurumunda bitiren, halledenleri süratle dil imtihanına alalım, başarana bravo, kalana güle güle diyelim. Konya bazlı tüm akademik jüriler şaibelidir, neşteri vuralım. Bilinenlerden başla Sayın Yekta hoca; mesela Mehmet Ayan´la başla, Haluk Hadi Sümer´le devam et, Hüseyin Altaş ile başlamışsın galiba.



Bu İES özel ecnebi kurumuna İçişlerinden kim faaliyet izini verdiyse, YÖK´ten kim imza koyup akredite ettiyse, içerideki müptezel de odur, kripto da odur, tahkik edelim, teşhir edelim. Yapılan yapanın yanına kar kalmasın.



Adamı YÖK Başkan vekilliğinden alıyorlar, tenzili rütbe yapıyorlar, yönetim kurulu üyeliğine razı oluyor, hep aynı davranış modeli “mevzileri terk etmeyin” talimatına uyuyorlar.



Sen Prof. Yavuz Atar; profesörlük jürinin objektif ve tarafsız olduğuna yemin edebilir misin? Kişiye göre oluşturulmuş jüriden akademik sıfatını almadın mı?, Cemaatin Abant platformu üyesi değil miydin?. İzmit-Kartepe´deki Anayasa toplantısı ile akademik diyet tamamlandı mı? Şimdi cemaatçi değilim mi diyorsun?



Öbür yetim kuzuların Prof. İlyas Doğan ve Prof. Ömer Anayurt ta seninle aynı davranışı ortaya koydular, şahsiyet fukarası oldukları için makam kaybettiler ama “Mevzileri terk etmediler”. Halef-Selef olduğun Konya´lı Şaban Çalış´ın pislikleri saymakla, yazmakla bitmiyor. Dosyası bir türlü tezekkür etmiyor, her gün kabarıyor. Hukuk Profesörü kimliklerinizle Ankara İdare Mahkemelerinde ve Danıştay´daki uzantılarınıza giderek, YÖK ve paralel menfaat şebekesinin aleyhinde ki dosyaları nasıl geciktirdiğiniz anlaşıldı. Dosyaları tutukladınız şimdi zaman döndü, sap döndü. Yaptıklarınız zulümdü, “Mehdiniz” size öğretmedi mi, küfür kıyamete kadardır, zalimlik ise illa ki bitecektir. Türkçeye ve Türklüğe ihanet ettiniz. Balkanlarda Türkçe´nin akademik dil olarak yaygınlaşmasının önüne geçtiniz. Kendinizden başkasının oralarda olmasını engellediniz. Milli menfaatlerimizi okyanus ötesinin menfaatine peşkeş çektiniz

İnsan kendinde olmayan hasletleri ve değerini elbette bilemez. Muallim-i Sabis sıfatlı İbn-i Sina, “Fazilet ve Ahlakın Esasları”nı anlatırken; İffet (namus), Şecaat (yiğitlik), Hikmet (bilgelik), Adalet, Cömertlik, Kanaat, Sabır, Kerem (asalet), Yumuşaklık, Yılmazlık, Sadakat, Vefa, Utanma, Ar, Haya, Ucup, Sır saklama, Sözünde durma, Emanete ihanet etmeme, Hak yememe ve Tevazu ehli olma değerlerini ortaya koyar: Mehdi hazeratınızın, karılarınızın başını açın, içki de için, namazı da terk edin, hak da yiyin, benim hastalıklı beynimin ürettiği, diliminde gevelediği her türlü Şatahat´a (İslam´a uymayan şeylere) evet deyin, kerametimden sayın, tarzındaki davranış bozukluklarını ve küfrü görmeyen profesör sıfatlarınla bunların istidraç gibi fasıklık ve sihre yakışan İslam dışılık olduğunu anlamayanların o cüppeleri çıkarıp, o kadroları terk etmesi lazımdır, meslekten men edilip, akademik sıfatlarının geri alınması lazımdır. Sufli aidiyetlerle alınan, gelinen makamların, yani; tatlı yemenin acı sonuçları yüz yıl daha bizden sonrakilere örnek olmalıdır. İngiliz destekli Kadıyaniler hareketi ile benzerliği görmez misiniz, bilmez misiniz. Ders çıkarmaz mısınız, Allah sorar, MazAllah elim bir azap ve ateş küfre düşenleri beklemektedir.



Anadolu´nun manevi, dini iklimini bozdunuz ey Konya Profesörleri. Alevilerin Şiileştirildiği, Sünnilerin Selefileştirildiği günümüze bizi okumuş taifemiz getirmiştir. Yarım hocalar bizi dinden etmiştir.



YÖK te Paralelci yeni adıyla FETÖ/PDY terör örgütü kaynamaktadır. Yekta Başkan´ın bunlara en küçük bir yaptırımı olmamıştır, olamaz da? Şu kalkışma sonrası kapatılan üniversitelerden hangisinin bölüm açma talebi veya kontenjan isteği geri çevrilmiştir, cevabı, HİÇ´tir. Gazi ile Diyarbakır Dicle Üniversitesi Rektörlerini dönemleri bitmiş, yenilerinin seçimleri yapılmış; devir teslim zamanında görevden almakla kimi kandırdın hoca? Mış GİBİ mi yaptın? Yoksa kriptoluk sana da mı bulaştı? Yıldız rektörü İsmail´i de kişisel kininden listeye kattın değil mi hoca, yaptığın haysiyet cellatlığıdır, illaki boynuna dolanacaktır? Aydın Menderes´in Büyük Değişim Partisi´nde cemaat kontenjanından gelen bir akraban vardı sanırım hocam?



YÖK Başkanı Yekta Hoca´nın da profesörlüğü dünya ölçeğinde değildir, Avrupa Rotasyonsuz profesörlüklerin üstünü çizmektedir. Seni YÖK Başkanı sıfatı ile Avrupa Eğitim Alanından (EHEA) bir üniversite kabul edecek mi de sen bu kalkışma konusunu anlatmaya gidecekmişsin, hangi dil de anlatacaksın, yeni yardımcın Mandal mı manüple edecek? Sakallı haliyle mi? Eşi başını kapatacak mı, açacak mı?



Şimdi son soru: Bunlar AB normlarında kalite isterler mi? Zihniyet bozuk, icraat bozuk. Öğrenciyi kalitelendirerek, eğitimi kalitelendirmek modeli, dünya da tek bizde kaldı. Neden hocalar çapsız, kitapsız? Dil bilmez LÂL´dirler de ondan. Bir an önce bu çapsız, tapsız, kabı bozuk taifeden kurtulalım, Obskürantizmden sıyrılalım.



Sapı silik adamlarla, çapı delik hocalarla nereye vardık?



Az gittik, uz gittik, hep geri gittik.



Müslümanlar; siyaset için çalışırlar.



Münafıklar; riyaset için çalışırlar.



Allah muhafaza etsin; nedamet gösterin, tövbe kapısı her daim açıktır…
http://yenidunyagundemi.com/kose-yaz...rleri-458.html

bu konularda kanaati nedr
her kurumun imamı var YÖK'ün yok
inandırıcı değil
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
ali demir, başkanı, eski, osym, prof. dr. durmuş günay

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ÖSYM Başkanı Ali Demir’in Çifte Standartları musdr TUS Güncel 65 10-27-2016 20:53
ÖSYM Başkanı Demir: 40 sınavda haksız kazanım sağlanmadı tususev TUS Güncel 1 11-16-2011 17:20
ÖSYM Başkanı Demir, yeni 'TUS' ve 'DUS'u açıkladı aerol ÖSYM 0 10-19-2011 12:14
ÖSYM Başkanı Demir: Mükemmel sınav için bir iki küçük rötuş aerol ÖSYM 0 08-06-2011 09:49
ÖSYM Başkanı Demir: Kopya için tedbirleri artırıyoruz medihaber TUS Güncel 10 03-27-2011 22:59


Şu Anki Saat: 13:06


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com