www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > TUS (TIPTA UZMANLIK SINAVI) , Yan Dal Uzmanlık Sınavı (YDUS) ve USMLE PLATFORMU > TUS Dersaneleri > Tusdata

784 (0 Kayıtlı Ve 784 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 10-13-2016, 19:16   #671
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık’ın hızını alamayıp “dava arkadaşları”nı da fişlediği ortaya çıktı.

Trakya Üniversitesi'nde bölüm başkanı iken eğitim verdiği öğrencileri, ardından da “AK Parti kadrolaşması” diyerek bürokratları fişleyen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık'ın hızını alamayıp “dava arkadaşları”nı da fişlediği ortaya çıktı.*****

ŞUBE MENSUPLARINA AĞIR ELEŞTİRİLER*****
Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu Üyesi kimliğiyle ADD İstanbul Şubesi'ni incelemeye alan ADD Onursal Başkanı Saltık'ın, hazırladığı dört sayfalık “gizli” ibareli raporda, şube mensuplarına ağır eleştiriler yönelttiği belirlendi. Raporunda öncelikle, ADD İstanbul şubesini önceden haber vermeden teftiş ettiğini anlatan Saltık, daha sonra da İstanbul ilçe şubelerinin temsilcileri ile bir araya geldiğini ve hepsinin de İstanbul şubesinden şikayetçi olduklarını belirlediğini ifade etti.

PAŞA ADD'YE COŞMUŞ*****
Raporda, daha sonra şu ifadelere yer verildi: “13 Mayıs 2002 günü saat 11.40'ta, önceden haber verilmeden, ADD İstanbul Merkez Şubesi'nin Galatasaray'daki bürosuna gidildi. Şube sekreteri Yadigar Dündar gelmediğinden, şifreli olan, eski ve harap görünümlü bilgisayardan yararlanılamadı. Şube binası son derece bakımsız, harap ve dökülen bir durumdadır. Bu durum üzüntü verici olup, İstanbul gibi dev bir kentin merkez şubesine yakışmamaktadır. Oysa, Aralık 2000'de, GYK olarak 1. Ordu Komutanı Sn. Org. Necdet Timur'u ziyaretimizde, -ki o zamanki ve şimdiki genel başkanımız ve genel yazmanımız da bulunmuşlardı- biz Marmara Bölgesi sorumlusu olarak söz alıp derneğin bina olarak boya vb. kapsamlı bir bakım ile bilgisayar dahil büro gereçleri donanımına gereksinim olduğunu belirterek desteklerini rica ettiğimizde, Sn. Komutan 'memnuniyetle' yanıtını vermişlerdi. Çıkışta da şube başkanı Bilge Bilgiç'i ayrıca uyararak, 1-2 gün içinde nelerin gerektiğini saptayarak bir çiçekle komutanı ziyaret ederek bu sorunu çözmelerini bir kez daha ısrarla anımsatmıştım. Aradan geçen 1.5 yılda bu ziyaret yapılmamış, komutan da emekli olmuştu.”*****
Prof. Ahmet Saltık tarihler, yerler belirterek İstanbul'da neler yapıldığını en ince detayına kadar anlatıyor.

HAYATI FİŞLEME*****
Ahmet Saltık'ın ADD nezdinde kullanılmak üzere hazırladığı bir başka fişleme de bürokratlarla ilgili. AK Parti iktidarının kadrolaştığı iddiasını bürokrasideki kimi isimler üzerinden açıklamaya çalışan Saltık'ın kadrolaşmaya örnek gösterdiği bazı isimler ise şöyle: Milli Eğitim Bakanı Müsteşar Yardımcısı Dr. Şaban Şimşek (Bakan Hüseyin Çelik'in Van 100. Yıl Üniversitesi'nden okul arkadaşı.) / Ziraat Bankası Murahhas Azası Nur Zahit Keskin (Bankacı olma şartını taşımıyor.) / Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü İrfan Aycan (AK Parti Ankara Milletvekili Sait Yazıcıoğlu'nun A.Ü. İlahiyat Fakültesi dekanlığı yaptığı dönemdeki yardımcısı.) / ERDEMİR Başkanvekili Abdullah Şener (Başbakan Yrd. Abdüllatif Şener'in kardeşi) / TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman (Tayyip Erdoğan'ın yakın dostu) / Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdür Vekili Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu (Erdoğan'ın arkadaşı) / Kültür Bakanlığı Müsteşarı Mustafa İsen (İmam Hatip Lisesi çıkışlı) / Dış Ticaret Müsteşar Yardımcısı Ülker Güzel (Hasan Celal Güzel'in eşi) / Karayolları Genel Müdürlüğü'ne atatan Sabri Erbakan (kapatılan RP'nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın yeğeni) / AYCELL Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Topal (AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı) / AYCELL Denetim Kurulu Üyesi M. Nuri Karaman (FP Ankara milletvekili adayı) / Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'ne vekaleten atanan Nesrin Yılmazcan (AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yılmazcan'ın eşi.) / Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdür Yardımcısı Kemal Güven Önder (63 yaşında. Ali Coşkun'un eşinin yeğeni.

http://www.tevhidhaber.com/add-fisle...ezi-60563h.htm


ADD'nin Onursal Başkanı Prof Saltık'ın 'sabıka dosyası' hayli kabarık çıktı. Çürükten askerlik yapmamış... Sahtecilikten hapis cezası almış... Öğrencilerini fişlemiş...
Vakit gazetesinde yer alan haber...
Trakya Üniversitesi'nde görevde bulunduğu sırada başörtüsü düşmanlığı yapan ve geçtiğimiz aylarda eşini terk ederek metresiyle birlikte yaşayan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı ve Atatürkçü Düşünce Derneği Onursal Başkanı Prof. Ahmet Saltık'ın, 1977-78 yılında Elazığ'da görev yaparken evrakta sahtecilik yaptığı ve bu yüzden 3 ay hapis, 250 lira ağır para cezası ve 2 ay 15 gün memuriyetten uzaklaştırma cezası aldığı ortaya çıktı.

KEBAN'DA TABİBKEN SAHTECİLİK YAPMIŞ
Vakit'in elde ettiği belgeye göre, 1998'de Edirne Valiliği Emniyet Müdürlüğü'ne “Kemalist Düşünce” isimli dergi çıkarmak için başvuran Saltık'a, Basın Kanunu'nun 5. maddesinin 6. fıkrasındaki “Sahtecilik ve dolandırıcılık yapanlar yayıncılık yapamaz” hükmü hatırlatılarak, Saltık'ın Elazığ'ın Keban ilçesinde Sağlık Ocağı tabibi olarak görev yaptığı 1977-78 yılları arasında ilaç yolsuzluğu ve evrakta yaptığı sahtecilik suçunun 1985'te kesinleştiği ve bu yüzden derginin sahibi olamayacağı belirtiliyor.

3 AY HAPİS, 250 LİRA PARA VE 2 AY 15 GÜN MEMURİYETTEN MEN CEZASI
Edirne Emniyet Müdürlüğü'nün Atatürkçü Düşünce Şubesi'ne gönderdiği yazıda ayrıca, Saltık'ın yerine başkasının başvurarak dergiyi çıkarabileceği de belirtilirken, Edirne Valiliği'nin yaptığı araştırma sonucunda Saltık'ın 1985 yılında kesinleşen cezasının 3 ay hapis, 250 lira ağır para cezası ve 2 ay 15 gün memuriyetten uzaklaştırma cezası olduğu da hatırlatılıyor.


ÖĞRENCİSİNİ 11 DEFA FİŞLEMİŞ
Vakit'in elde ettiği belgeye göre, Trakya Üniversitesi'nde Profesör unvanıyla görev yapan halen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı ADD Onursal Başkanı Prof. Dr. Ahmet Saltık, 14 Temmuz 1998'de üniversitenin Tıp Fakültesi Dekanlığı'na gönderdiği yazıda, başörtülü Sultan Keskin'le ilgili disiplin soruşturmasından haberdar edilmek istediğini belirtiyor. Başörtülü olduğu için disiplin soruşturmasına tabi tutulan Keskin'i fişleyen Saltık, dilekçesinde şöyle diyor: “Fakültemiz 6. sınıf öğrencilerinden Sultan Keskin'in türban takması hakkında düzenlenen tutanak 11. yazı olmaktadır. Bir adet tutanak yazımız ekindedir. Adı geçen hakkında gerekli disiplin soruşturmasının yapılarak sonuçtan bilgi verilmesi için gereğini bilginize sunarım. Saygılarımla. Prof. Dr. Ahmet Saltık, T.Ü. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı.”

“VATANPERVERİM AMA ASKERLİK YAPMADIM!”
Sözkonusu iddialarla ilgili Vakit'in sorularına Saltık'tan itiraf gibi cevaplar geldi. Ülkesini seven birisi olduğunu, ancak askerlik yapmadığını itiraf eden Saltık, “Keban'da aldığım evrakta sahtekarlık cezası Yargıtay'da bozulmuştur. O yüzden sicilimden silinmiştir. Çürük olayında da gözümdeki problemden dolayı askerlik yapamadım, ancak daha sonra ABD'de gözümden ameliyat oldum. Sorun ortadan kalktı ve araç kullanabilecek düzeye geldim. Fişleme işine gelince... Ben rektörün talimatını uyguladım. Ben ülkesini seven bir insanım” dedi.

http://m.aktifhaber.com/bir-tek-adam...is-250787h.htm
Bir hoca için Öğrenci fisleme iğrenç. ...
  Alıntı ile Cevapla

     

Alt 10-22-2016, 18:11   #672
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM'nin kamuoyuna özür veya kanıt sunma borcu var

ÖSYM BAŞKANLIĞI kanıta dayanmayan soruları gibi kanıta dayanmayan muğlak açık olmayan, her anlama gelebilen ağır suçlamalarla herkesi töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmış ve doğru düzgün bir açıklama yapmayı bile becerememiştir. ÖSYM ağır ithamlarını ya belgelendirmeli yada hak arayan masum kişileri hedef gösterdiği için özür dilemelidir
ÖSYM'nin kamuoyuna özür veya kanıt sunma borcu var



BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.
Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster























































Konya ovası gibi bereketli topraklar



konu Hürriyet gazetesine intikal ediyor





sonuç : 5 gün sonra





































görevimizi yapamadık affet bizi






Nokta atış




Alıntı:
aerol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Avukat Burhan ÖZKAYA'dan gelen
İHTARNAMEDİR


İhtar Eden : Sami SELÇUKBİRİCİK
Vekili : Av. Burhan ÖZKAYA, adres başlıkta
Adres: Necatibey Caddesi No: 33/12 Kızılay ANKARA

Muhatap : -http://www.stetuskop.com/- internet sitesi yetkilisi

Açıklamalar :

Sayın Muhatap,
-http://www.stetuskop.com/- adlı internet sitesinde Bilgileri ÖSYM Görevlileri Verdi Başlığı ve http://www.stetuskop.com/bilgileri_oesym_goerevlileri_verdi-t4273/index.html?t=4273 linki ile müvekkilim Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK bakımından kişilik haklarını ihlal eden bir takım ifadelere yer verilmiştir. Şöyle ki aşağıda yer verdiğimiz yorumlarda;


“Mahkeme: Bilgileri ÖSYM görevlileri verdi
drasc: Bilgileri Sami Hoca 10 yıldır gidip geldiği ÖSYM deki tanıdıklarından aldı” şeklindeki organize yorumlarla, daha önce ÖSYM bünyesinde yaşanan kopya iddialarıyla müvekkilimi ilişkilendirmek istemektedirler. Söz konusu yorumların ortak hedefi sanki müvekkile ÖSYM yetkilileri tarafından soruların verildiği, böylece kopyacılık yapıldığıdır. Ancak yorumlarda ifade edilenin aksine, müvekkille ilgili ne bir mahkeme kararı ne de tek bir emare vardır
Müvekkil uzun yıllardır Tıpta Uzmanlık Sınavı’na Hazırlık sektöründe hizmet vermekte olup bugüne kadar hiçbir hukuksuz ve haksız eylemde bulunmamıştır.
Yıllar içerisinde kendisinin ve yönetim kurulu başkanı olduğu TUSDATA’nın sektörde yoğun gayret ve çalışmaları neticesinde sürekli olarak ileriye doğru mesafe kat etmelerini hazmedemeyen bir takım kişi ve kurumlar müvekkilin başarılarını gölgelemek için yukarıda yer verdiğimiz haksız isnatlarda bulunmaktadırlar. Bunlar ise kabulü mümkün olmayan iftiralardır.
Söz konusu ifadeler Türk Ceza Kanunu bakımından suç olup aynı zamanda müvekkillerin kişilik haklarına da zarar vermektedir.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesi gereğince söz konusu içeriğin yayından kaldırılmasını, aksi halde diğer yasal yollara başvuracağımızı, ayrıca söz konusu hakaret içeren ifadeler nedeniyle de tüm ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılıklarında şikayet hakkımızı kullanacağımızı ihtaren bildirir, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
İhtar Eden Vekili Av. Burhan ÖZKAYA









Ankara barosu avukatlarindan afyon dinar esrafindan Av. Burhan Özkaya nin ihtarnamesi icerik olarak Paralel yapı feto kainat imamı Fethullah gulenin darbecilerin o polislerin binde birini tanımam demesi türü bir aciklama

İnandırıcı bulmadim

Konu Kayıtsız Üye tarafından (12-19-2016 Saat 13:32 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-22-2016, 11:48   #673
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
drflash´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster






bu belgelere göre genç klinisyenler örgütü mensupları Tıp Fakültesi Öğrencilerini/arkadaşlarının özel bilgilerini TUSDATA AŞ Kurucusu Sami Selçukbiricikin sekreteri Aygül ün talimatı ile fşlemektedir ve bilgiler tüm şubelerden Dersaneler Müdürü Nilüfer ÇELİK e aktarılmaktadır



Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya
Genç klinisyenler Kulübü Uygulama Prosedürleri
Genç Klinisyenlere Verilen Gizli ve Çok Gizli Görevler
Hocaefendi Cemaati-Sol Kesim içinde sözü geçen fişlemeleri
Genç Klinisyenlere katılmadı sebebi: KOMİNİST
Vır Vır Vır En Geveze GKK Fişlemecisi...
Samimi güler yüzlü sempatik fişleme
Genç Klinisyenlerin dedikodu yayabilecek insanlar olması çok önemli
Aşırı Heyecanlı Genç Klinisyen
Hocaların genç klinisyenler prosedürlerine bakışı:



  1. TUSDATA GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ UYGULAMA PROSEDÜRLERİ (Şube Sorumlularına Özeldir) A- GENÇ ...
    • YENİ




  2. TUSDATA GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ UYGULAMA PROSEDÜRLERİ (Şube Sorumlularına Özeldir) A- GENÇ ...
    • YENİ




  3. tusdata izmir şube sorumlusu dilek eviren GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ POREJİSİNİN AMACI; 1- Fakültelerdeki etkin, sosyal açıdan aktif, başarılı ve lider ...
    • YENİ




  4. TUSDATA GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ UYGULAMA PROSEDÜRLERİ (Şube Sorumlularına Özeldir) 6- Bu seçilen kişileri ...
    • YENİ






  5. kimine göre tusdata, TUSDATA, Tusdata Gerçeği, Tusdata Gerçekleri, tusdata gerçeği varan, tusdata video, tusdata rezaleti, ...





  6. TUSDATA GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ UYGULAMA PROSEDÜRLERİ (Şube Sorumlularına Özeldir) 6- Bu seçilen kişileri ...
    • YENİ




  7. tusdata izmir şube sorumlusu dilek eviren C- GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNE NE VERECEĞİZ ? 12- Kulüp üyelerine ücretsiz verilecek kaynaklar diğer ...



  8. C- GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNE NE VERECEĞİZ ? 12- Kulüp üyelerine ücretsiz verilecek kaynaklar diğer ...
    • YENİ




  9. C- GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNE NE VERECEĞİZ ? 12- Kulüp üyelerine ücretsiz verilecek kaynaklar diğer ...
    • YENİ






  10. C- TUSDATA GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNE NE VERECEĞİZ ? 12- Kulüp üyelerine ücretsiz verilecek kaynaklar ...



  11. C- TUSDATA GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNE NE VERECEĞİZ ? 12- Kulüp üyelerine ücretsiz verilecek kaynaklar ...



  12. kimine göre tusdata, TUSDATA, Tusdata Gerçeği, Tusdata Gerçekleri, tusdata gerçeği varan, tusdata video, tusdata rezaleti, ...





  13. drgencklinisyen

    0



  14. Kimine göre tusdata, TUSDATA, Tusdata Gerçeği, Tusdata Gerçekleri, tusdata gerçeği varan, tusdata video, tusdata rezaleti, ...
    • YENİ






  15. TUSDATA GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ UYGULAMA PROSEDÜRLERİ (Şube Sorumlularına Özeldir) A- GENÇ ...
    • YENİ




  16. GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ UYGULAMA PROSEDÜRLERİ (Şube Sorumlularına Özeldir) A- GENÇ KLİNİSYENLER ...
    • YENİ




  17. TUSDATA GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ UYGULAMA PROSEDÜRLERİ (Şube Sorumlularına Özeldir) A- GENÇ ...
    • YENİ

Alıntı:
tipvetus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Tusdata AŞ. Kurucusu ve Tusdata videolarında tıp öğrencilerinin nasıl fişlemesi gerektiğini şube sorumlularına öğreten Feyzedin Alpkıray *****paralel yapı üyesi olma nedeniyle KHK ile kamudan ihraç edildi.


tusdata fişleme eğitimi videosu


http://i.hizliresim.com/mEQ2O2.png

tusdata kurucusu *****Feyzeddin Alpkıray khk ile ihraç edilmiştir

http://www.ensonhaber.com/dosyalar/ihrac.pdf


tusdatada genç klinisyenler kulübü olayı esasen izcilik kulübünden esinlenmiş bir etkinlik gibi.., daha sonra tusdata etkisiyle başka yöne evrilmiş...linki verilen video nasıl başlıyor şunları seçin dedik:: her grubun lideri
izcilikte gurup arasından seçme, seçilmiş olma ve seçkin olma seçkin hissetme, üçük hediyeler verme kendini adama önplandadır. dikkat ederseniz aynı tarihlerde asilder izcilik kulübü önderi Feyzedin ALPKIRAY’ın sosyal medaydaki benzer sunum silsilesiyle ve erişkin izci kampı faaliyetinde izcilikten eserlerle eğitmenlik var. olaylar benzer burada radyo hediyesi tusdata tus dersanesi genç klinisyenler kulubünde kitap olarak indirim olarak karşımıza çıkıyor.. Teknik İz ve İşaretler öğretilmiş, örnek uygulama olarak orman içinde obalar yürütülmüş ve işaret bırakmaları sağlanmıştır. vs hepsinin tusdata dersanesi genç klinisyenler klubü prosedürlerinde bir karşılığı var... her izcinin kendini ifade etmesi, konuşma becerisini geliştirmesi için fıkra anlatması, şarkı söylemesi veya bir konuda arkadaşlarını bilgilendirmesi sağlanmıştır. bunun genç klinisyen prosedürlerinde karşılığı var.. nihayetinde genç klinisyenler hareketi ergin izci hareketinin daha sonra başka yöne evrilmiş hali gibi duruyo..

http://www.asilder.org/index.php?opt...uebue-haberler

Ergin İzci Kampı Yaptık
Son Güncelleme: Cuma, 31 Aralık 2010 23:57 Administrator tarafından yazıldı. Cuma, 31 Aralık 2010 12:11

Ankara Gençlik Spor ve İzcilik Kulübü (ASİLDER ) olarak,1-5 Temmuz 2010 tarihleri arasında; 4 İzci lideri, 5 izci gönüllüsü ve 41 ergin izcimiz (liseli gençler) ile Bolu Kartalkaya'da, güzel bir izciliğe ilk adım kampını başarı ile tamamladık.


Kartalkaya İl Özel İdare tesislerinde gerçekleştirilen tesisli 3 gecelik izci kampında aşağıdaki faaliyetler yapılmıştır.


a. İzciliğin genel tanıtımı yapılmış, üniforma, selam ve toka öğretilmiş, uygulamalı olarak selam ve tekmil çalışmaları yapılmıştır.


b. Tüm faaliyetlerde oba düzenine dikkat edilmiş ve tekmiller usulüne uygun alınrak faaliyetler yapılmıştır.


c. Teknik İz ve İşaretler öğretilmiş, örnek uygulama olarak orman içinde obalar yürütülmüş ve işaret bırakmaları sağlanmıştır.


d. Sabahları sabah egzersizi yapılmış ve sağlıklı ve dinç kalmanın önemi, sağlıklı kalmak için beslenmede dikkat edilecekler ile spor çalışmaları yapılması gerektiği anlatılmıştır.


e. Geceleri kamp ateşi yakılmış, kamp ateşi ile ilgili dikkat edilmesi gereken noktalar uygulamalı olarak öğretilmiş, kamp ateşi etrafında her izcinin kendini ifade etmesi, konuşma becerisini geliştirmesi için fıkra anlatması, şarkı söylemesi veya bir konuda arkadaşlarını bilgilendirmesi sağlanmıştır.


f. Kitap okuma programı yapılmış ve izcilerimizi okudukları kitaptan bir bölümü hep birlikte tartışmaları sağlanmıştır.


g. Oryantrik yarışması yapılmış ve bu oryantrik yarışmasının hedef noktası olarak büyük bir kırmızı karınca yuvası seçilmiştir. Karınca yuvasının başında izcilere kırmızı orman karıncalarının keneleri yediği ve bu sebeple korunması gerektiği anlatılmış, Allahın bizler için doğayı bir denge üzerine yarattığı ile ilgili bilgiler verilmiştir. Oryantrik yarışmasında hedefe ilk ulaşan obanın her üyesine bir küçük cep radyosu hediye edilmiştir.


h. Futbol turnuvası düzenlenmiş ve her gün yapılan maçlarla şampiyon seçilmiştir.


i. Bilek güreşi turnuvası düzenlenmiştir. Bilek güreşi sırasında birey olarak güçlü olmak ve millet olarak güçlü olmanın gerekliliği anlatılmıştır.


j. Satranç turnuvası düzenlenmiştir. Satranç turnuvasını idare eden lider tarafından satrancın faydaları konusu çerçevesinde zeka geliştirme, araştırmacı ruh, bilimsel çalışma yapmak gibi konular işlenmiştir.


k. Ormanda yürüyüşler düzenlenmiş ve bu yürüyüşlerden önce dikkat edilmesi gereken noktalar detaylıca anlatılmıştır. Uyarılmasına rağmen tek sıra halinde yürümeyen ve gruptan ayrı olarak farklı bir yolu tercih eden ergin izcilerden birisi çamura düşmüş bu sebeple konaklama bölgesine geri gönderilmek zorunda kalınmıştır. Bu vesileyle lidere ve talimatlara bağlılığın önemi bir daha fırsat eğitimi ile verilmiştir.
İzcilik Kampımıza katılan Seminercilerimizden Asilder İzcilik Kulübü Önderi Feyzedin ALPKIRAY’dır.

Özellikle Ergin izcilerimize kamp boyunca gösterdikleri performans dolayısı ile tebrik ve takdirlerimizi sunuyoruz.

Konu Kayıtsız Üye tarafından (11-24-2016 Saat 16:45 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 12-25-2016, 10:04   #674
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

ADD fişleme merkezi
Ana Sayfa» Güncel
ADD fişleme merkeziAnkara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık’ın hızını alamayıp “dava arkadaşları”nı da fişlediği ortaya çıktı.
Trakya Üniversitesi'nde bölüm başkanı iken eğitim verdiği öğrencileri, ardından da “AK Parti kadrolaşması” diyerek bürokratları fişleyen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık'ın hızını alamayıp “dava arkadaşları”nı da fişlediği ortaya çıktı.

ŞUBE MENSUPLARINA AĞIR ELEŞTİRİLER
Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu Üyesi kimliğiyle ADD İstanbul Şubesi'ni incelemeye alan ADD Onursal Başkanı Saltık'ın, hazırladığı dört sayfalık “gizli” ibareli raporda, şube mensuplarına ağır eleştiriler yönelttiği belirlendi. Raporunda öncelikle, ADD İstanbul şubesini önceden haber vermeden teftiş ettiğini anlatan Saltık, daha sonra da İstanbul ilçe şubelerinin temsilcileri ile bir araya geldiğini ve hepsinin de İstanbul şubesinden şikayetçi olduklarını belirlediğini ifade etti.
PAŞA ADD'YE COŞMUŞ
Raporda, daha sonra şu ifadelere yer verildi: “13 Mayıs 2002 günü saat 11.40'ta, önceden haber verilmeden, ADD İstanbul Merkez Şubesi'nin Galatasaray'daki bürosuna gidildi. Şube sekreteri Yadigar Dündar gelmediğinden, şifreli olan, eski ve harap görünümlü bilgisayardan yararlanılamadı. Şube binası son derece bakımsız, harap ve dökülen bir durumdadır. Bu durum üzüntü verici olup, İstanbul gibi dev bir kentin merkez şubesine yakışmamaktadır. Oysa, Aralık 2000'de, GYK olarak 1. Ordu Komutanı Sn. Org. Necdet Timur'u ziyaretimizde, -ki o zamanki ve şimdiki genel başkanımız ve genel yazmanımız da bulunmuşlardı- biz Marmara Bölgesi sorumlusu olarak söz alıp derneğin bina olarak boya vb. kapsamlı bir bakım ile bilgisayar dahil büro gereçleri donanımına gereksinim olduğunu belirterek desteklerini rica ettiğimizde, Sn. Komutan 'memnuniyetle' yanıtını vermişlerdi. Çıkışta da şube başkanı Bilge Bilgiç'i ayrıca uyararak, 1-2 gün içinde nelerin gerektiğini saptayarak bir çiçekle komutanı ziyaret ederek bu sorunu çözmelerini bir kez daha ısrarla anımsatmıştım. Aradan geçen 1.5 yılda bu ziyaret yapılmamış, komutan da emekli olmuştu.”
Prof. Ahmet Saltık tarihler, yerler belirterek İstanbul'da neler yapıldığını en ince detayına kadar anlatıyor.
HAYATI FİŞLEME
Ahmet Saltık'ın ADD nezdinde kullanılmak üzere hazırladığı bir başka fişleme de bürokratlarla ilgili. AK Parti iktidarının kadrolaştığı iddiasını bürokrasideki kimi isimler üzerinden açıklamaya çalışan Saltık'ın kadrolaşmaya örnek gösterdiği bazı isimler ise şöyle: Milli Eğitim Bakanı Müsteşar Yardımcısı Dr. Şaban Şimşek (Bakan Hüseyin Çelik'in Van 100. Yıl Üniversitesi'nden okul arkadaşı.) / Ziraat Bankası Murahhas Azası Nur Zahit Keskin (Bankacı olma şartını taşımıyor.) / Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü İrfan Aycan (AK Parti Ankara Milletvekili Sait Yazıcıoğlu'nun A.Ü. İlahiyat Fakültesi dekanlığı yaptığı dönemdeki yardımcısı.) / ERDEMİR Başkanvekili Abdullah Şener (Başbakan Yrd. Abdüllatif Şener'in kardeşi) / TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman (Tayyip Erdoğan'ın yakın dostu) / Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdür Vekili Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu (Erdoğan'ın arkadaşı) / Kültür Bakanlığı Müsteşarı Mustafa İsen (İmam Hatip Lisesi çıkışlı) / Dış Ticaret Müsteşar Yardımcısı Ülker Güzel (Hasan Celal Güzel'in eşi) / Karayolları Genel Müdürlüğü'ne atatan Sabri Erbakan (kapatılan RP'nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın yeğeni) / AYCELL Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Topal (AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı) / AYCELL Denetim Kurulu Üyesi M. Nuri Karaman (FP Ankara milletvekili adayı) / Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'ne vekaleten atanan Nesrin Yılmazcan (AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yılmazcan'ın eşi.) / Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdür Yardımcısı

http://www.tevhidhaber.com/add-fisle...ezi-60563h.htm
  Alıntı ile Cevapla
Alt 12-28-2016, 07:18   #675
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Darbeciler duruşmada suçu birbirlerinin üzerine attı
15 Temmuz ihanetiyle ilgili İstanbul'daki ilk dava Silivri'de başladı. Cumhurbaşkanı'nı korumak üzere Huber Köşkü'ne gitme talimatına uymamakla suçlanan 29 polis hakim karşısına çıktı. Darbeci hainler suçu birbirlerinin üzerine atmaya çalıştı
28 Aralık 2016 07:05
Darbeciler duruşmada suçu birbirlerinin üzerine attı


FATİH ULAŞ

Darbeye kalkışan FETÖ/PDY'li hainler için hesap vakti geldi. Darbeciler, dün Silivri Cezaevi'ndeki ilk mahkemede hem hain hem de yalancı yüzlerini ortaya koydu. 29 polis hakkında açılan davada sanıkların yalanlarını savcının iddianamesi yüzlerine çarptı: "Darbeye karşı tek kurşunun ülkenin kaderini çizdiği, vatandaşların kahramanlık örneği verdiği bir ortamda sanık polisler FETÖ lehine görevlerine ihanet etti." Sanıklar pilot başkomiser Ender Küçüka ve pilot komiser Tolga Gültekin, Yeşilköy'deki havacılık şube müdürlüğü filosundan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı korumak üzere Tarabya'daki Huber Köşkü'ne özel harekat götürmemeleriyle ilgili olarak şube müdürü Mehmet Tok'u suçladı. Gültekin, "Tok'un üniforması yoktu. Yüzü kıpkırmızıydı. Biz sorunca 'Asker darbe yaptı' dedi. 'Asker bize hesap sorar' diye uçuşu iptal ettirmiş, kendisini de gizlemiştir" dedi. Sanık pilot başkomiser Küçüka ise "Özel Harekat'ı Huber Köşkü'ne götürürsek darbeciler bizi asar" dediğini kabul etmeyerek "Tok'un yazılı emri olursa götürebileceğimizi söyledik. O hiçbir şey yapmayınca görevi ben devraldım ve direkt Daire Başkanı Uygar Elmastaş'ı aradım. Teyit gelince uçuşa başladık. Tok'u odasının camında gördüm. Bana eliyle 'Uçuşu kesin. Ankara Gölbaşı'ndan Özel Harekat'ı vurmuşlar' dedi. Sonra yemekhanenin altında sığınağa girdik. Ertesi gün bizi gözaltına aldılar" sözleriyle suçunu itiraf etti. Tutuklu sanıklardan sözleşmeli pilot Mehmet Barış Aktaş "Huber Köşkü'nün aydınlatılması için anons geçirdik. Helikoptere bindik. Ender başkomiser uçuşu iptal etti. Özel harekatçılar bu sırada gitmişti" derken, Komiser Muhammed Mustafa Işık da görev yerini terk ettiği ve dayısının oğluyla toplantı yaptığı iddialarına "İlçe emniyet müdürlüğüne silahı bırakmak için dayımın oğluyla gittik" yanıtını verdi.
"15 Temmuz ve Darbeye Direnen Kahramanlar"

3'ER KEZ MÜEBBET İSTEMİ



Sanık polislerden 21'i hakkında 3 kez ağırlaştırılmış müebbet, 8 polis hakkında ise sadece 15'er yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

İstanbul'daki6'ncı darbeiddianamesi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılı-ğı'nca FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin Hava Harp Okulu öğrencilerine yönelik soruşturmanın iddianamesinde, 70 öğrenci ve 3 komutanın da aralarında bulunduğu 72'si tutuklu 75 askerin üçer kez ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılması istendi. 180 sayfalık iddianamede, 69 öğrenci ile 3 rütbelinin tutuklandığı, bir öğrenci ile 2 erin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı kaydedildi. İddianamede örgüte eleman bulmak isteyen FETÖ'nün 'İkram-İzzet- Ziyafet" yöntemiyle başarılı öğrencilere yaz kampı adı altında örgütsel eğitim verdiği bu kamplara katılımı "düğüne çağırmak", kamp yapılacak evleri ise "köşk" diye kodladığı belirtildi. Tüm şüphelilerin "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın düzenini ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek"le suçlandığı iddianame Başsavcıvekili İsmail Uçar tarafından onaylanarak İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Bugüne kadar İstanbul'da 5'i darbeci askerlere, 1'i darbeci polislere yönelik olmak üzere 6 iddiananame hazırlandı. Ali OKTAY
  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-13-2017, 22:35   #676
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Ff

Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ösym kimlere emanet
emmoğlu ltd
emir komuta


Bbbb



knife çok ileri görüşlü.. emmoğlu ltd.şti

Birinci: ÖSYM aile şirketi haline gelmedi mi?
ÖSYM'deki 318 personelin 58'si arasında eş ya da kardeş ilişkisi bulunduğunu, 100 kişinin, ikinci ya da üçüncü derecede akraba olduğunu belirterek, “Biraz garip değil mi bir nevi aile şirketi haline gelmedi mi?” dedi
Hiç kimsenin, özlük haklarının elinden alınmayacağını belirten Birinci, yeni yapılanmada kariyerin esas alınacağını vurguladı. Birinci, 380 kişi içinde sadece 3 doktoralı bulunduğunu, 34'ü açıköğretim olmak üzere 124'ünün lisans mezunu olduğunu, 18'inin C üzeri yabancı dil bildiğini bildirdi.
Birinci, 318 personelinin 58'si arasında eş ya da kardeş ilişkisi olduğunu ifade ederek, “Biraz garip değil mi, bir nevi aile şirketi haline gelmedi mi? 100 kişi, ikinci ya da üçüncü derecede akrabadır. Siz gelin yabancı dil bilmeyen, yirmi yıl önceki teknolojiyi kullanan, yeni teknolojilerden haberdar olmayan, kendini yetiştirme, geliştirme imkanlarını yaşları gereği kaybetmiş kadroyla yeni bir kurum kurun, yeni ihtiyacı karşılamaya çalışın, ileriye yönelik kapsamlı projeler hazırlayın ve başarılı olun. Bu mümkün değil” diye konuştu



Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
emir komuta








hiç


Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
padişahlık




Alıntı:
aerol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
arkadaş olayı bayağı derinleştirmiş..

vicdan ÖSYm makamı konusunda dremotif te sami hocayla aynı fikirde imiş.


Alıntı:
cagenike´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
2011 den beri tartismalar hala cozulmemis ösym cozum icin uzerine duseni yerine getirmeli
1-
OSYM de provaskasyon organizasyon çete varsa bunun geregini yapmali yoksa da surekli organizasyon var diyerekten aciklama yapmamali
2- bu savlar dogru ise geregini yerine getirip magdur arkadaslarımızın magduriyetlerini gidermeli ornek 35 neti silinen doktor
3-
sorulari hatasi minimum olacak sekilde ozenli hazirlamali
4- her sinav doneminde bu kaosu onlemeli bitirmeli
Nnnnn

Konu Kayıtsız Üye tarafından (04-07-2017 Saat 07:04 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-13-2017, 22:37   #677
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Takip et
Malik Ejder –
@Malikejder47
#freelance #journalist Hayırlara müptela şerlere suizanlı. Vardır bir hikmeti yaşamanın, ama yaşatmanın fazileti her şeyden üstün. @eha_medya
ejderhaberajansi.com
848 TAKİP59.385 TAKİPÇİ
TWEETLER
MEDYA
BEĞENİ
Malik Ejder adlı kişinin Tweetleri
Malik Ejder Retweetledi
27d
EHA_GÜNDEM @eha_medya

ejderhaberajansi.com


4

4

Malik Ejder Retweetledi
5 Nis
Malik Ejder @Malikejder47
Mimar sinan üniversitesine bu katillerin afişleri-fotolarını astılar, dekanlık izniyle polis müdahale etti !
Gömülü


283

127

Malik Ejder Retweetledi
10 Nis
Malik Ejder @Malikejder47
DHKPC nin mimar sinan üniversitede ki baskı ve terörü devam ediyor !
öldürülen terörist resmini here yere asıyorlar
Gömülü
Gömülü
Gömülü
Gömülü


76

49

Malik Ejder Retweetledi
5 Nis
Malik Ejder @Malikejder47
Okullarda miltanlık yapan,
dhkpc yi savunan,
bunlar mı ögrenci? Mimar Sinan üniversitesi !
0:30


97

73

Malik Ejder Retweetledi
7 Nis
Malik Ejder @Malikejder47
Mahkeme Mimar Sinan Üniversitesini karıştıran DHKPC-Dev-gençli tüm militanları ödüllendirir gibi serbest bırakıyor!
Gömülü


65

36

Malik Ejder Retweetledi
7 Nis
Malik Ejder @Malikejder47
Mimar sinan üniversitesini rehin alan DHKPC militanları @EsraKeskinkilic hocayı hedefe almışlar. dikkat etmeli
Gömülü


Yeni akit haber son dakika güncel haberler. Türkiyede ve dünyada gündem gazete haberleri, Flash haber gelişmeleri.

Nurettin Veren
Tüm Yazıları »
Yargıda ve YÖK’te trol FETÖ’cülerin acilen tasfiyesi gerekir
15 Şubat 2017 Çarşamba 06:27
FETÖ’nün yargıdaki 9 kişilik beyin takımının tamamını yöneten Selahattin Atalay’dır. Adalet Bakanlığı eski Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Selahattin Atalay’ın kardeşi Sebahattin Atalay çocukluğundan itibaren ikisi birlikte, FETÖ’nün yanında yetiştiler.

15 yaşından itibaren FETÖ’nün yanından ayrılmayan, çayını, kahvesini ikram eden, bütün eğitimleri müddetince FETÖ’nün yanında kalan kimselerdi.

Selahattin Atalay, Adalet Bakanlığı organizasyonunu yönetmek için, gizli imam olarak FETÖ tarafından yetiştirildi. Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcılığına kadar yükseldi. Sebahattin Atalay ise, değişik ünitelerde mahrem imamlık yaparak (ADİL ÖKSÜZ gibi) daha sonra da, Fatih Üniversitesi Genel Sekreteri olarak görev aldı.

Hüseyin Yıldırım, İlyas Şahin eski Yargıtay üyesi Nazmi Dere, Mustafa Kemal Özçelik, eski HSYK üyesi Ahmet Toker, eski Yargıtay Üyesi Aydın Boşgelmez, eski Yargıtay Genel Sekreteri Mehmet Kaya, Muzaffer Bayram eski HSYK Genel Sekreteri.

Bunların kararı olmadan yargıda hiçbir işlem yapılamazdı. Yargıtay üyelerinin kimler olacağını, kimlerin hangi görevi yapacağını, hangi soruşturmaların ne şekilde olacağına bunlar karar verirlerdi.

Daha sonraki yıllarda Osman Karakuş, Yargıtay imamı olarak FETÖ ile irtibatı sağladı, görev değişiklikleri oldu. Mesih Gülen, Osman Karakuş’un dünürü olarak FETÖ kumpaslarında ve FETÖ talimatlarını Osman Karakuş’a iletme ile görevlendirildi.

Emekli savcı Gültekin Avcı, İzmir’de açmış olduğu avukatlık bürosu ile iş adamlarına yapılacak kumpaslar da Mesih Gülen’in emrinde çalışırdı.

Osman Karakuş, Ali Çelik, Mustafa Özcan birlikte oluşturdukları ekipleri ile hem inşaat şirketlerinin örgüte ait bütün okul, yurt, hastane inşaatlarını, hem de özel güvenlik şirketlerinin kuruluşuyla da görevlendirildiler. Ali Çelik ve Mustafa Özcan, Asya Bank ve bütün örgüt finansı ile en üst düzey sorumlu idiler. Doğrudan FETÖ’ye bağlı olarak çalışırlardı.

Eski Diyarbakır Başsavcısı Durdu Kavak, yargıdaki tüm önemli kararları FETÖ adına, bu 9 kişilik heyetin aldığını açıkladı.

Tabii çok geç kalınmış bir açıklama ile darbe soruşturması kapsamında ifadesini verirken bunları söyledi. Keşke bu açıklamalarını masum insanlara şantajlar, kumpaslar kurulurken, FETÖ’nün bu zalim ve gaddar mafya, hakim ve savcılarının deşifresi yapılabilseydi.

Şu anda cezaevlerinde, FETÖ’nün kumpasına ve iftirasına uğramış pek çok işadamı ve masum kamu mensupları, mağdur insanlar olmayacaktı. Halen daha bu mağduriyetleri yaşayan FETÖ kumpası ile inleyen, FETÖ’ye karşı olduğu veya haraç vermediği suçlaması ile cezaevlerinde olan, ayrıca FETÖ’cülük ile itham edilip, FETÖ’nün kumpası ile üniversitelerden atılan öğretim elemanları vardır.

Bu kararların çoğu, üniversitelerindeki FETÖ’cü rektörlerin ve kadroların henüz tamamı tespit edilememiş olmasından kaynaklanmaktadır. FETÖ’cü rektörleri ve dekanları, öğretim üyelerini, YÖK’e belgeleri ile şikâyet eden, hükümet yanlısı ve vatanperver hocaların, suç duyuruları maalesef YÖK tarafından şikâyet edilen rektörlere veya bağlı bulundukları üniversitelere açıkça bildirilerek şikâyet edenlerin atılması ve mağdur edilmesi, söz konusudur.

Kararlarının yeniden incelenmesi, bağımsız yeni denetçiler tarafından yapılmalıdır. Yakın tarihte açıklama yapan Nurettin Canikli, atılan öğretim üyelerinin YÖK tarafından yapıldığını söylenmesi, tam bir çelişkidir.

YÖK’ün bünyesinden hiçbir şekilde ihraç, ayıklanma ve temizleme yapılmadı. Şu anda halen daha yapılması gereken en önemli kurumlardan birisi YÖK’tür. 15 Temmuz’dan sonra deşifre olanların haricinde, mevcut gizli trollerin ihracı ve ayıklanması lazımdır.

Şimdi bulundukları üniversitelerde hırsızlık, yolsuzluk ve FETÖ ile irtibatlarını, dosyaları ve belgeleri sunan öğretim üyeleri, YÖK’e göndermiş oldukları şikâyetlerini maalesef YÖK içerisindeki troller ve FETÖ’cüler rektörlere haber vererek ihbar eden FETÖ karşıtı öğretim üyelerini görevlerinden uzaklaştırarak onları cezalandırmaktadırlar.

Gerçek FETÖ’cüler ile mücadele eden, FETÖ’cüleri ihbar eden, öğretim üyelerini YÖK, ihbar edilen rektör ve dekanlara, bölüm başkanlarına sizi böyle birisi ihbar etti, siz FETÖ’cü müsünüz diyerek, o ihbar eden FETÖ ile mücadele eden kişileri deşifre ederek, açıkça onları ezin ve görevinden uzaklaştırın diyerek, mücadele edenleri pes ettirmeye çalışmaktadır.

Belki yoğunluktan dolayı sayın Bakan Nurettin Canikli, bu olayların iç yüzünü takip edemediğinden bu dosyaların farkında değildir. Elimizde bu istikamette pek çok mağdur olmuş öğretim üyelerinin dosyaları mevcuttur.

Bu durumda FETÖ ile mücadele edecek, samimi insanlar ve devlet yanlısı insanları bulabilir misiniz? İşte bize gelen bu dosyaları, biz de sunabileceğimiz sistemler bulamadığımız ve sizlere ulaşamadığımız için, bu ve benzer mağduriyetler olduğu için, insanlar maalesef bu sistemden gittikçe ümidini kesmektedirler.

Bu işle ilgili mücadele ünitelerinin kurularak, bağımsız denetçilerin olması ve tıpkı istinaf mahkemelerinde olduğu gibi bir sistem yapılanması ve kurulması gerekmektedir. Yoksa tekrar mağdur olanları YÖK’e yönlendirmek, tabiri caiz ise, kurda kuzu teslim etmek gibi olacaktır.

YÖK’te de mutlaka tasfiyeler yapılmalıdır

Konu Kayıtsız Üye tarafından (02-15-2017 Saat 06:34 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-18-2017, 06:56   #678
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Twitter Uygulamasında Aç

Kaydol
Giriş yap


Takip et
TUSDATA ANKARA
@tusdataankara
tus.com
37 TAKİP241 TAKİPÇİ
TWEETLER
MEDYA
BEĞENİ
TUSDATA ANKARA adlı kişinin Tweetleri
TUSDATA ANKARA Retweetledi

27 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
TUS'u Kazanan Her 3 Kişiden 2'si TUSDATA'lı.
SÄ°Z DE KAZANANLARDAN OLUN. (link: http://fb.me/3whY5FtJv) fb.me/3whY5FtJv


1


TUSDATA ANKARA Retweetledi

27 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
Altı aydır süren dispepsi yakınmasıyla başvuran 38 yaşında bir kadın hastanın öyküsünden ailesinde de benzer... (link: http://fb.me/4QiRMufxC) fb.me/4QiRMufxC


1


TUSDATA ANKARA Retweetledi

27 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
TUS, YDUS, DİĞER SINAV SORULARI ve BEKLENEN sorular ile EYLÜL 2015 SORULARI DAHİL TÜM TUS SORULARI ÇIKTI
Satın... (link: http://fb.me/2LcJY0FCs) fb.me/2LcJY0FCs


1


TUSDATA ANKARA Retweetledi

27 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
#Yds ye girecek meslektaşlarımıza duyurulur!..

Bu gece saatler 1 saat ileri alınacaktır.
Lütfen sınav saatine... (link: http://fb.me/3ORsdU1Og) fb.me/3ORsdU1Og


1

1

TUSDATA ANKARA Retweetledi

26 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
SON VÄ°RAJ (link: http://fb.me/3VZ4UNCVG) fb.me/3VZ4UNCVG


1


TUSDATA ANKARA Retweetledi

26 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
Son Viraj > TUSDATA – TUS Hazirlik Merkezleri (link: http://fb.me/7eRyGtE2W) fb.me/7eRyGtE2W


1


TUSDATA ANKARA Retweetledi

25 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
TTB’den ‘İcapçılık Yükümlülüğü’ raporu (link: http://fb.me/4vLmfATyl) fb.me/4vLmfATyl


1


TUSDATA ANKARA Retweetledi

24 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
Ankara Üniversitesi Sınav Yönetim Merkezi » 12 MART 2016 TARİHİNDE YAPILAN ANKARA ÜNİVERSİTESİ... (link: http://fb.me/7dCFGpdhb) fb.me/7dCFGpdhb


1


TUSDATA ANKARA Retweetledi

24 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
TÖMER TIPDİL Sınav Sonuçları Açıklandı! > TUSDATA – TUS Hazirlik Merkezleri (link: http://fb.me/3gaZI7GyS) fb.me/3gaZI7GyS


1


TUSDATA ANKARA Retweetledi

24 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
TUS'u Kazanan Her 3 Kişiden 2'si TUSDATA'lı.
SÄ°Z DE KAZANANLARDAN OLUN. (link: http://fb.me/3G0IPpVRh) fb.me/3G0IPpVRh


1


TUSDATA ANKARA Retweetledi

23 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
Yüksek lisans askerlik tecili ile ilgili önemli bilgi... (link: http://fb.me/5stlGKgQQ) fb.me/5stlGKgQQ


1

1

TUSDATA ANKARA Retweetledi

23 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
#att (link: http://fb.me/3WaIuZOwQ) fb.me/3WaIuZOwQ


1


TUSDATA ANKARA Retweetledi

23 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
Tıp alanında çalışmak buz üzerinde yürümek gibidir! (link: http://fb.me/2WFf5mdvR) fb.me/2WFf5mdvR


1

1

TUSDATA ANKARA Retweetledi

23 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
2016 YDUS Dahiliye Kursumuz detayları için (link: http://www.tus.com) tus.com (link: http://fb.me/821JBjFAN) fb.me/821JBjFAN


1


TUSDATA ANKARA Retweetledi

22 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
ÖSYM:::T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (link: http://fb.me/74cjS4Zhx) fb.me/74cjS4Zhx


2


TUSDATA ANKARA Retweetledi

22 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
2015-YDUS Sınav Sonuçları Açıklandı! > TUSDATA – TUS Hazirlik Merkezleri (link: http://fb.me/5er7YXvsC) fb.me/5er7YXvsC


1


TUSDATA ANKARA Retweetledi

22 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
UTS Anatomi Konu Kitabı Yenilenmiş 5. Baskı ÇIKTI… > TUSDATA – TUS Hazirlik Merkezleri (link: http://fb.me/7gjyTTBnm) fb.me/7gjyTTBnm


1

1

TUSDATA ANKARA Retweetledi

22 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
"Hekimlerin emeklilik yaşı 72'ye yükseltildi." (link: http://fb.me/6XbQzwV3D) fb.me/6XbQzwV3D


2

1

TUSDATA ANKARA Retweetledi

21 Mar 2016
TUSDATA @Tusdata
OPTÄ°UMUM SORU KÄ°TAPLARI YENÄ°LENDÄ°.
Satın almak için: (link: http://www.klinisyen.com) klinisyen.com (link: http://fb.me/4AM3J1m5K) fb.me/4AM3J1m5K
Klinisyen Tıp Kitabevi (TUSDATA A.Ş)
klinisyen.com

Konu Kayıtsız Üye tarafından (05-06-2017 Saat 07:44 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-05-2017, 07:51   #679
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Darbeciler delilleri tankla ezip yakmışlar!
Darbe girişiminin başarısız olduğunun anlaşılması üzerine darbecilerin, yaşananların kaydedildiği bellekleri tank altında ezdikleri ortaya çıktı.
Son güncelleme: 05.03.2017 / 06:46:26


Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yücel Kocaman koordinasyonunda, Başsavcıvekili Necip Cem İşçimen, Cumhuriyet Savcıları İstiklal Akkaya, Kemal Aksakal’ın hazırladığı iddianamede önemli saptamalar yer aldı.

İddianamede darbe girişiminin başarısız olduğunun anlaşılması üzerine Genelkurmay Karargâhı’ndaki darbe faaliyetini yönettiği iddia edilen şüpheliler tuğgeneral Mehmet Partigöç, kurmay albay Orhan Yıkılkan ve tuğamiral Sinan Sürer’in saat 03.50’de kuzey nizamiyesinden kışlayı terk ettiği anlatılarak, özetle şu tespitlere yer verildi:

ELEKTRİK HATTI DEVRE DIŞI BIRAKILDI

“Saat 03.55’te Baki Kavun’un darbeciler tarafından derdest edildiği izlenimi verilmeye çalışıldığı; saat 04.09’da Genelkurmay Kışlası’na helikopterle üç sorti silah ve mühimmat getirildiği ve darbeci personele dağıtıldığı; saat 05.10’da Gökhan Eski ve Ahmet İlhan Ayşan’ın, karargâha ait görüntü izleme merkezi sistem odasına girdikleri, akabinde saat 05.30 civarında karargâh içinde bulunan sekiz adet IP kamerayı besleyen elektrik hattının devre dışı bırakıldığı ve kamera kayıtlarıyla görüntülerin kesildiği anlaşılmıştır.

Saat 06.11’de Ahmet İlhan Ayşan, Bünyamin Tuner, Emin Anar, Recep Özkan, İsmail Aydın’ın poşet, kutu gibi muhtelif taşıma vasıtalarıyla Genelkurmay Karargâh binasına ait görüntülerin kaydedildiği bellekleri, tankların park halinde bulunduğu Ayyıldız Caddesi’ne getirdikleri ve getirilen belleklerin 092660 plakalı tank altında ezildikleri tespit edilmiştir. Saat 07.03’te ise ezilen belleklerin doldur boşalt istasyonu bölgesine götürülerek yakıldıkları anlaşılmıştır.”

KAÇIRMA PLANI AYAKKABI İÇİNDE

İddianamede dönemin Genelkurmay 2. Başkanı’nın emir subayı olan ve karargâhtaki çatışma sırasında öldürülen binbaşı Mehmet Akkurt’un evinde yapılan aramada, ‘yatak odasında erkek ayakkabısı içerisinde 7 adet üzerinde el yazısı ile not ve krokiler bulunan A4 kâğıdı’ ele geçirildiği belirtildi.

İddianamede “Elde edilen not kâğıtlarında darbe planlaması ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in derdest edilerek götürülmesi planı ile ilgili notların yazılı olduğu anlaşılmıştır” denildi.

İddianamede Güler’in emir subayı Mehmet Akkurt’un 14 Temmuz günü tatilde olan Güler’in koruma müdürü binbaşı Abdurrahim Aksoy’dan acilen Ankara’ya gelmesini istediği belirtildi. Aksoy’un akşam saatlerinde Ankara’ya geldiği ve Akkurt’un evinde buluştukları ifade edildi.

İddianamede, “Akkurt’un, darbe yapılacağını, - evinde yapılan aramada ayakkabı içinde ele geçirilen plandan da anlaşılacağı üzere - darbe girişiminin 16 Temmuz 2016 saat 03.00’da başlayacağını, kendisine de bu faaliyet kapsamında Yaşar Güler’i konutundan kaçıracak ekip içinde görev verildiğini söylediği, şüphelinin verilen bu görevi kabul ettiği” anlatıldı.

YAŞ TOPLANTISI ADI ALTINDA

İddianamede “şüphelilerin darbe girişimi öncesi, 15 Temmuz günü, Genelkurmay Personel Başkanlığı General Amiral Şube Müdürü, ‘Yurtta Sulh Konseyi’ üyesi kurmay albay Cemil Turhan önderliğinde, General - Amiral Şubesi’nde, YAŞ toplantısı adı altında, örgütün atama listesindeki personelin durumu ile ilgili değerlendirme toplantısı yaptığı” iddia edildi.

İddianamede şüpheli kurmay yüzbaşı Erdem Eraslan’ın bu toplantıya katıldığı, darbe girişiminin öne alınması üzerine Cemil Turhan’ın harekâtın başladığını personele tebliğ etmek suretiyle toplantıyı sona erdirdiği kaydedildi.

MUSKA VE FİŞLEME BELGELERİ

İddianamede, şüphelilerden eski Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı Bilgi Güvenlik Şubesi Araştırma Subayı Hüseyin Yıldırım’ın cüzdanının içinden, kıtmir (Yedi uyurlar olarak da bilinen Eshab-ı Kehf’in köpeğinin ismi) duası ve muska bulunduğu belirtildi.

İddianamede, Yıldırım’la ilgili Genelkurmay Başkanlığı 418 No’lu odada yapılan aramadan elde edilen siyah klasör içinde, TSK personeli hakkında tablo şeklinde düzenlenmiş 11 sayfalık fişleme notları bulunduğu, notların açıklama kısımlarında personelle ilgili ‘müspet, ehli - cemaat, hangi görüşe müzahir olduğu, alevi, sünni, Kürt, tehlikeli, zararsız, ateist, dindar’ şeklinde sınıflandırmaların yapıldığı anlatıldı.



BAŞINDA BEKLEDİLER

İddianameye göre 16 Temmuz saat 06.19’da kamera görüntülerine ait hardisklerin tank tarafından ezildiği, Genelkurmay Bilgi Sistemleri Dairesi’nden binbaşı Ahmet İlhan Ayşan ve diğer askerlerin tankların başında beklediği belirtildi.



Kaynak: Hürriyet
  Alıntı ile Cevapla
Alt 04-02-2017, 17:41   #680
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
tususev´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İstanbul İl Jandarma Komutanı Bakan eşlerini fişlemiş
Silahlı Kuvvetler içindeki cuntacı yapılanmanın 28 Şubat sürecinde siyasilere yönelik başlanan başörtüsü fişlemelerine 2004 yılında da devam ettiği ortaya çıktı.

Milat Gazetesi Ankara Temsilcisi Aslan Değirmenci'nin 'Belgeleriyle 28 Şubat' kitabında Genelkurmay Başkanlığı 2004 yılında 30 Ağustos resepsiyonuna davet edilecek eski Milli Savunma bakanlarının eşlerinin örtülü olup olmadığının araştırıldığı belgelerle ortaya konuyor. İstihbarat çalışmasının altında imzası bulunan isim ise bugün İstanbul İl Jandarma Komutanı olan Albay Hüseyin Kurtoğlu. Geçtiğimiz günlerde kumar soruşturmasında şüpheli olarak ifade veren Kurtoğlu, 2004 yılında Jandarma İstihbarat Grup Komutanı olarak görev yapıyordu.
Jandarma Kurmay Yarbay Hüseyin Kurtoğlu imzalı belgede, eski Milli Savunma Bakanları Mehmet Neşet Akmandor, Ahmet İhsan Birincioğlu ve Sadettin Bilgiç'in eşleri hakkında bilgilere ihtiyaç olduğu belirtiliyor. 1980 öncesinde Ecevit ve Demirel hükümetlerinde Milli Savunma Bakanlığı yapmış olan Mehmet Neşet Akmandor, Ahmet İhsan Birincioğlu ve Sadettin Bilgiç'in eşlerinin isimleri ve adresleri de verilerek istenen istihbarat bilgisinin ivedi bir şekilde en geç 27 Temmuz tarihine kadar gönderilmesi isteniyor. 2004 yılına ait belge, bir dönem Genelkurmay'ın eşsiz davet ettiği bakan ve bürokratlar hakkında önceden çalışma yaptığını ortaya koyuyor.
Belgede, "İlgi emir ile 2004 yılı 30 Ağustos kutlamalarına davet edilmesi planlanan Milli Savunma eski Bakanlarından aşağıda kimlikleri yazı olanların Hipodrom ve Resepsiyon için eşli veya eşsiz olarak davet edilmeleri konusunda bilgiye ihtiyaç duyulduğu bildirilmiştir. Söz konusu şahısların eşleri hakkında gerekli araştırmanın yapılarak elde edilecek bilgilerin 27 Temmuz 2004 tarihine kadar gönderilmesini rica ederim" ifadeleri dikkat çekiyor.
Fişlemenin yapıldığı tarih olan Temmuz 2004'te İstihbarat Daire Başkanvekilliği görevinde bulunan Albay Hüseyin Kurtoğlu, son tayinlerde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı gibi kritik bir göreve getirilmişti. Kurtoğlu, İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen 'Kumar çetesine yönelik soruşturma kapsamında savcılığa şüpheli sıfatıyla üç saat boyunca ifade verdiği ortaya çıkmıştı. Zaman


taşlar yerine oturuyor
İki caminin bombalanması, Türk jetinin düşürülmesi gibi kan donduran senaryoları içeren Balyoz Darbe Planı davasında tarihi bir gün yaşandı.

Genelkurmay eski başkanları Yaşar Büyükanıt ve İlker Başbuğ, Jandarma Genel Komutanı Bekir Kalyoncu, emekli Korgeneral Köksal Karabay tanık olarak dinlendi. Genelkurmay 2. Başkanı olarak sonuç raporunda imzası bulunan Büyükanıt, imzasının 'içeriği onaylandığı anlamına gelmediğini' savundu


Balyoz Planı davasında dün tanık olarak çağrılan üç komutan dinlendi. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncu, Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve emekli Korgeneral Köksal Karabay sabah saatlerinde Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ne geldi.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada önce Kalyoncu ve Karabay soruları cevapladı. Ardından Büyükanıt salona alındı. Büyükanıt, Genelkurmay 2. Başkanı olarak kendisine sunulan seminer sonuç raporunu imzaladığını hatırlatarak, ''Raporu imzalamak, içeriğinin onaylandığı anlamına gelmiyor'' dedi. Büyükanıt, Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken'in, ''İddia edildiği şekilde seminerde yasal olmayan şeylerin konuşulduğu hissine kapıldınız mı?'' şeklindeki sorusu üzerine şunları kaydetti:

''Seminer planları, harp oyunlarıyla ilgili gözlemcilerin hazırladığı raporlar, üst komutanlıklara sinsileler yoluyla gönderilir. Sonuç raporu, 2003 yılı Mart ayında Genelkurmay 2. Başkanı olarak bana sunuldu. Raporun Genelkurmay usullerine uygun olup olmadığı, uygun şekilde hazırlanıp hazırlanmadığına bakılır. Raporu imzalayıp Genelkurmay Başkanı'na arz ettim. Bu rutin bir işlemdir.''

Büyükanıt, raporun içeriğiyle ilgili olarak da şöyle konuştu: ''Raporu Genelkurmay Başkanı'na arz etmeden önce hukukçulara incelettik, görüş aldık. İçeriğine bakınca da hukuk dışı herhangi bir şey olmadığı kanaatine varıldı. Savaş kapsamında senaryolar yaratır, oynarsınız ama bu o ülkeye taarruz edeceksiniz anlamına gelmez. Bu kapsamda olduğunu söyleyebilirim. Raporlarda alınan tedbirler olabilir. Bu raporu bu kapsamda bir belge olarak görebiliriz.'' Mahkeme Başkanı Ömer Diken, "İlker Başbuğ, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı olduğu dönemde Olasılığı En Yüksek Tehlike Senaryosunun (OEYTS) o zaman oynanmaması yönünde bir mesaj emri göndermiş. Ancak bu emre rağmen OEYTS oynanmış. Bu emri gördünüz mü, bilginiz var mı?" diye sordu. Böyle bir emirden haberinin olmadığını söyleyen Büyükanıt, "Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın bir tasarrufudur. Genelkurmay Başkanlığı'na bu konuda bilgi vermek zorunluluğu yoktur" ifadesini kullandı. Büyükanıt, kendisi imzaladıktan sonra raporu Genelkurmay Başkanı’na gönderdiğini belirterek, "Birkaç gün sonra da komutanın makamına çıkarak bu konuda bir direktifi olup olmadığını sordum. Olmadığını söyledi" şeklinde konuştu.

O SATIRLARI KİM ÇİZDİ?

Üye hakim Ali Efendi Peksak, sonuç raporunda, "Körfez savaşı sonrası milli mutabakat hükümetinin kurulması, sivil toplum örgütlerinin yeniden yapılandırılması ve MİT Başkanlığı'na asker kişilerin getirilmesi konularının altının kim tarafından çizilmiş olabileceğini sordu. Büyükanıt, bu konuda fikri olmadığını söyledi. Plan semineri ya da harp oyununun bir senaryoya göre yapıldığını ifade eden Büyükanıt, "Seferberlikten sıkıyönetime kadar uzanan geniş bir yelpaze var. Seferberlik ya da sıkıyönetimin ilan edilmesi de senaryo kapsamında normaldir. Varsa, bu askeri bir harekattır. Dolayısıyla mantıktan uzak değildir. MİT Müsteşarlığı’na askeri kişi getirilmesi de hayali değildir. Yakın tarihe kadar MİT Müsteşarlıklarında asker kişiler vardı. Sıkıyönetim merkezlerinin komutanlık karargahı olması da böyle bir durumda gayet normal bir uygulamadır" dedi.

Üye Hakim Murat Üründü, 2002 ile 2003 tarihlerinde Türkiye'de en öncelikli tehdidin ne olduğunu sordu. Zaman zaman tehdit önceliklerinin değişiklik gösterebildiğini belirten Büyükanıt, "Günümüz için sorarsanız yıllardan beri Türkiye'nin başının belası olan ve olmaya devam eden terörü birinci sıraya koymamız gerekir." dedi. Üründü'nün, 2002-2003 yıllarında irticanın birinci öncelikli olarak iç tehdit içerip içermediğini sordu. Büyükanıt "O dönemi bilmiyorum. İrtica, silahlı kuvvetler tarafından her zaman bir tehdit olarak görülmüştür. Bu kaçınılmaz bir gerçektir" diye konuştu.

'BİRLİKLER KAYDIRILINCA DARBE ÖNLENDİ'

Savcı Hüseyin Kaplan, "Seminerin sonuç raporunda İstanbul ili için ilave 4 tugaya ihtiyaç olduğu belirtilmiş. Ancak o döneme ilişkin basında yer alan bazı söylentiler var. Sayın Genelkurmay Başkanımız, Çetin Doğan'ın İstanbul'da istenilmeyen işler yaptığını öğrenmiş ve bu durum ciddi sıkıntılar doğurmuş. Çetin Doğan'ın 4 tugay daha istemesine rağmen 1. Ordu’ya bağlı bulunan bazı birimler, farklı komutanlıklar emrine kaydırılarak olası bir darbeyi engellediği rivayet ediliyor." dedi. Büyükanıt, böyle bir olay hakkında bilgisinin olmadığını ileri sürdü.

Yaklaşık 2 saat mahkemede kalan Büyükanıt, Silivri’den ayrıldı. Dava kapsamında Hava Kuvvetleri eski Komutanı Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Oramiral Özden Örnek, 1. Ordu eski Komutanı Orgeneral Çetin Doğan ve Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Abdullah Can Erenoğlu'nun da aralarında bulunduğu 249'u tutuklu 365 sanık bulunuyor.

BALYOZ'UN KÖŞE TAŞLARI

20 Ocak 2010: Taraf Gazetesi 2002'de iktidara gelen AK Parti'yi devirmek için 2003'te hazırlanan 'Balyoz Güvenlik Harekât Planı'nı deşifre etti. Bir gün sonra soruşturma başlatıldı.

21 Ocak 2010: Genelkurmay Başkanlığı, planın 1'inci Ordu Komutanlığı tarafından 5-7 Mart 2003 tarihleri arasında icra edilen plan semineri olduğunu açıkladı.

30 Ocak 2010 : Mehmet Baransu, 5 bin sayfa belgeyi bir bavul içerisinde İstanbul Adliyesi'ne teslim etti.

19 Şubat 2010: Dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'a ait olduğu iddia edilen ses kaydı internete düştü. Başbuğ, "Silahlı Kuvvetlerde maalesef çürükler yüzünden bilgi sızması oluyor. Dimdik duracağız fakat her şeyin bir zamanı var. Olayları uzaktan seyrediyoruz anlamına gelmez, tamam mı" diyordu.

22 Şubat 2010: İlk operasyon düzenlendi. Çetin Doğan, Süha Tanyeri, Ergin Saygun ve Özden Örnek'in de aralarında bulunduğu 40'a yakın isim gözaltına alındı.

24 Şubat 2010: Tümamiral Ramazan Cem Gündeniz, Çetin Doğan ile emekli Korgeneral Engin Alan tutuklandı.

1 Nisan 2010: İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 6'sı muvazzaf, 3'ü emekli asker toplam 9 şüphelinin tahliye edilmesine karar verdi.

1 Nisan 2010: İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu bulunan 10'u muvazzaf 17 askerin tahliyesine karar verdi. Hakim Oktay Kuban tarafından salıverilen isimler arasında Çetin Doğan da vardı.

4 Nisan 2010: Savcıların tahliyelere itiraz etmesi sonucunda İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nce tahliye edilen Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 19 kişi hakkında tekrar yakalama emri çıkartıldı.

23 Nisan 2010: Çetin Doğan ve diğer isimler ikinci kez tutuklandı.

17 Haziran 2010: İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi hakimi Yılmaz Alp, itiraz üzerine Çetin Doğan ve Engin Alan'ın da aralarında bulunduğu 14 kişinin tahliyesine karar verdi.

21 Haziran 2010: Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Laboratuvarı ve TÜBİTAK'tan daha önce alınan raporlarla Balyoz darbe planındaki imzaların gerçek olduğu bir kez daha onaylandı. TÜBİTAK, son incelemesinde de "Balyoz'daki belgeler gerçek" dedi.

22 Haziran 2010: 14 şüpheliyi bırakan hakim Yılmaz Alp, 12 kişiyi daha tahliye etti. Gerekçesine Adli Tıp'ın 'belgeler gerçek' raporunu da ekledi.

19 Temmuz 2010: İddianame, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi ve tamamı asker 196 sanık hakkında dava açıldı.

23 Temmuz 2010: İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, Halil İbrahim Fırtına, Özden Örnek ve Çetin Doğan ile Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç ve Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu'nun da aralarında yer aldığı 102 sanık hakkında yakalama kararı çıkardı.

26 Temmuz 2010: Sanıklar hakkındaki yakalama kararına itiraz edildi.

6 Ağustos 2010: İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, yakalama kararını oyçokluğuyla kaldırdı.

6 Aralık 2010: Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Şubesi'nde yapılan aramalarda zemin altındaki gizli bölmelerde
Balyoz darbe planına ilişkin derin ve ürkütücü senaryoları kapsayan 10 çuval belge ele geçirildi.

16 Aralık 2010: Balyoz Darbe Planı davasının ilk duruşması başladı.

11 Şubat 2011: Davanın 13. duruşmasında mahkeme, Gölcük'te ele geçirilen yeni Balyoz belgelerine ilişkin tamamı asker 133 sanık hakkında tutuklama, 29 sanık hakkında da yakalama kararı verdi.

21 Şubat 2011: Bir ihbar üzerine Eskişehir'de emekli Albay Hakan Büyük'ün evinde yapılan aramada yeni Balyoz belgeleri ele geçirildi. Belgelere ilişkin, Albay Büyük 29 Nisan'da tutuklandı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görevli iki albay ve bir binbaşı 12 Mayıs'ta, Hava Kuvvetleri Komutanlığında görevli Hakim Albay Bülent Güncal ile Kurmay Albay Mehmet Erkorkmaz da 20 Mayıs'ta tutuklandı.

15 Mart 2011: Balyoz darbe planı ile soruşturmayı yürütmekle görevli 1. Ordu Başsavcısı Albay Bülent Münger'in de aralarında olduğu iddia edilen 5 askeri hukukçu, Balyoz değerlendirmesi yaparak darbe planını kabul eden şok açıklamalar yaptı. Münger, "Bu aysbergin görünen yüzü" diyordu.

30 Mayıs 2011: Eskişehir'de ele geçirilen Balyoz belgeleri ile ilgili Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Bilgin Balanlı tutuklandı. Balanlı o tarihe kadar tutuklanan en yüksek rütbeli muvazzaf subay oldu.

20 Ağustos 2011: Genelkurmay eski Başkanı Işık Koşaner'e ait olduğu iddia edilen ses kaydı gündeme damgasını vurdu. Koşaner, "Balyoz'un günahı 1. Ordu'ya ait. Neyimiz varsa çaldırmışız. Esas rezalet bu" diyordu. Koşaner'in şu sözleri ise gündemi sarstı: "Yasaların yönetmeliklerin dışında hareket ettik. Bazen etmemiz gerekiyordu ama bunu yol yaptık. Hakkımız olmayan imkanları kullandı. Halen de var. Onlar da karşımıza çıkacak."

16 Ocak 2012: Balyoz sanığı Koramiral Kadir Sağdıç'a ait olduğu iddia edilen ses kaydı internete düştü. Sağdıç, Hasdal Cezaevi'ni ofis olarak kullandıklarını belirtirken "Dışarıdayken ilgilenemem. İçeride faturalarını daha iyi kesiyorum" diyordu

EN
FETÖ'DE BUGÜNYENİ!
VİDEOLARYENİ!
KRONOLOJİ
ÜST AKIL
FETÖ VE TERÖR
FETÖ VE SİYASET
CİNAYETLER
KUMPASLAR
DARBELER
FETÖ'DE BUGÜN
Kutsal mekânlar da hedefmiş
darbeci pilot
Ankara Başsavcılığı’nın 15 Temmuz darbe girişiminin merkezi Akıncı Üssü’nde yaşananlarla ilgili hazırladığı iddianameye ilişkin dosyada çarpıcı görüntüler de yer aldı.

Görüntülerde, sekiz kişinin öldüğü 86 kişinin de yaralandığı Akıncı Nizamiyesi önünde yaşanan olayların kamera kayıtları da bulunuyor. Askerlerin vatandaşların üzerine defalarca ateş açtığı görülüyor. Kayıtlarda, darbecilerin bırakıp kaçtıkları eşya, silah ve mühimmatlara da yer verildi. Akıncı Üssü’ndeki ses ve görüntü kayıtlarının tutulduğu Rapcon tesisleri de yer aldı. Harekât merkezinde darbecilerin o gece tuttukları notlar, bazı koordinat bilgileri da görüntülere yansıdı. 15 Temmuz’u gösteren haftanın bulunduğu masa takvimi de görüntülerde dikkati çekti.

Kartla girmiş

Görüntülerde, FET֒nün Kara Kuvvetleri İmamı olarak değerlendirilen Bilal Akyüz’ün kart göstererek Akıncı’ya girmesi de yer alıyor. Akyüz’ün üssün bahçesinde bulunan Toyota marka arabasında yapılan aramada kırmızı kaplı bir dua kitabı, Fetullah Gülen’in, “Bir kırık dilekçe” adlı kitabı, İmam Gazali’nin, “Sırlı Büyük Celcelutiyye Duası” kitabı ile bir namaz takkesi bulundu. Celcelutiyye Duası’nın, “duayı okuyan kişiye, dünya ve ahirette müjdeler ve kolaylıklar sunulduğu” ifade ediliyor. Akyüz’ün çantasından çıkan kırmızı dua kitabının bazı sayfalarının arasında da küçük not kağıtları çıktığı görülüyor. Bu kağıtlar arasında darbeci pilotlar tarafından F-16’larla vurulacağı değerlendirilen İstanbul’daki bazı kutsal mekanların koordinatlarının yazılı olduğu görülüyor. Kağıttaki mekanlar arasında Fatih Hırka-i Şerif Camii, Beykoz Anadolu Kavağı’ndaki Yuşa Tepesi, Fatih Camii, Sultanahmet Camii, Süleymaniye Camii, Yavuz Selim Camii, Mehmet Emin Tokadi Türbesi, Yahya Efendi Dergâhı, Sarıyer Telli Baba Türbesi gibi mekanlar yer alıyor. Koordinatları yazılı mekanların tarifi ayrıca, “Yıldız Parkı yanında, Sarıyer yol üstünde” gibi notlarla da zenginleştirilmiş.

Böyle vuruldu

Özel Harekât Daire Başkanlığı’na atılan bombanın da talimatını yerden telsizle Ahmet Tosun’un verdiği anlaşılan videoda, “Uğur Uzunoğlu tarafından podlanıp saat 00.33’te hedefi lazerleyerek bombayı attığı tespit edilmiştir” denildi. Paylaşılan ses kayıtlarında, “hareket olması halinde vurun” emrinin verildiği, Azimetli’nin bir konuşmada, “muhtemelen ölü ve yaralılar var, bölgeye ambulanslar girecek o konuda dikkatli olun” şeklindeki sözleri dikkati çekti.
Görüntülerde, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün bombalanma anı ve ses kayıtları da yer aldı. Bu kez yerden telsizle Mustafa Mete Kaygusuz’un verdiği talimatlar doğrultusunda saldırının yapıldığı ifade edilen videoda, “İlhami Aygül 00.56’da iki bombayı atarak saldırıyı gerçekleştirdi. Aynı uçakta Mehmet Yurdakul’un da bulunduğu şüpheli Aygül’ün ifadesi ile anlaşılmıştır. 3. bombayı ise Mustafa Özkan’ın gece 01.08’de attığı tespit edilmiştir” denildi. TBMM’ye yapılan bombalamanın da yerden telsizle Ahmet Tosun’un talimatıyla yapıldığı bilgisi videoda yer alıyor ve videoda, “Hasan Hüsnü Balıkçı ve Uğur Uzunoğlu’nun kullandığı uçak ile saat 02.35’te TBMM binası bahçesine 1 adet bomba atılmıştır. Tosun’un talimatıyla Hüseyin Türk, saat 03.24 ve 03.25’te TBMM binasına iki adet bomba atmıştır” denildi.

Meclis’e GBU-10

Ses kayıtlarında Tosun, Ekrem Aydoğdu’ya, “Yeni hedef veriyorum, hazır mısınız hocam? Meclis’e GBU-10 bombası atacaksınız” diyor. (GBU-10 lazer-güdümlü ABD yapımı bir silah ve akıllı silah olarak geçiyor.) Aydoğdu ise, “koordinat hassas ise JDAM da atalım” diye yanıt veriyor. Ancak Tosun, doğrudan taarruz mühimmatı olan JDAM atılmasını değil, görerek GBU-10 atılmasını istiyor ve “Hava Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve yanındaki Meclis binasının yola yakın yeşillik tarafına atacaksınız” talimatını veriyor. Sonra da koordinatları paylaşıyor.

Ses hızını aşın

Tosun, daha sonra uçakların Meclis üzerinde 5-6 defa ses sınırını aşan alçak geçiş (Mach geçişi) yapmalarını istiyor ve, “11 feetten dalışla beraber 5-6-7 defa Mach geçişi bekliyoruz” diyor. Uğur Uzunoğlu’nun, “Meclis’in önüne atmamızı ister misiniz” sorusuna ise Tosun, “Hocam Meclis’e atış yok, sadece Meclis üzerinden en az 5 defa mach geçişi” diye yanıt veriyor.

Kaynak: Milliyet
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Uludağ ün. Tıp fak. Uzmanlık öğrencileri temsil kurulu aerol Asistan Dr. / Araştırma Grv. 0 02-26-2011 10:21
Tıp öğrencileri, kadavra görmeden mezun oluyor! houseMD TIP Öğrencileri 2 02-01-2011 15:36
4.sınıf tıp öğrencileri steTUSkop TIP ÖĞRENCİLERİ 0 09-24-2009 14:19
Tıp öğrencileri kongrede buluştu steTUSkop TIP ÖĞRENCİLERİ 4 08-22-2009 01:40
Tıp fakültesi öğrencileri de bu konuda bilgisiz! steTUSkop TIP ÖĞRENCİLERİ 3 05-30-2009 19:58


Şu Anki Saat: 10:05


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com