www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > TUS (TIPTA UZMANLIK SINAVI) , Yan Dal Uzmanlık Sınavı (YDUS) ve USMLE PLATFORMU > TUS Dersaneleri > Tusdata

1821 (0 Kayıtlı Ve 1821 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 12-03-2012, 22:15   #521
aerol
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 06.05.10
Mesajlar: 2.650
Tecrübe Puanı: 568
aerol is just really niceaerol is just really niceaerol is just really niceaerol is just really nice
Standart

Alıntı:
tususev´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster


Akşener isim verdi, gözaltına alındı

28 Şubat soruşturması kapsamında bu sabah başlatılan arama sonunda gözaltına alınanlar arasında yer alan Korgeneral Çetin Saner ile ilgili çarpıcı bir ayrıntı ortaya çıktı.


Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği tarafından yürütülen 28 Şubat soruşturması kapsamında İzmir'de gözaltına alınan emekli Korgeneral Çetin Saner, 28 Şubat döneminde Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanlığı görevini yürütmüştü.
Akşener o generali de açıkladı
Çetin Saner’nin adı, Refahyol hükümetinde İçişleri Bakanı olarak görev yapan TBMM Başkan Vekili Meral Akşener’in, “İçişleri Bakanlığı önünde yağlı kazığa oturturuz.” diye tehdit edilmesi olayıyla gündeme gelmişti. 28 Şubat süreciyle ilgili olarak tanık sıfatıyla ifade veren Akşener, “Söyleyin o kadına ayağını denk alsın, yoksa İçişleri Bakanlığı önünde yağlı kazığa oturturuz.” mesajının, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çetin Bir’den gelmediğini söylemişti. O generalin Çetin Saner olduğu iddia edilmişti.
Başsavcı Vekilliği'nin talimatı üzerine sabahın erken saatlerinde harekete geçen İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Karaburun ilçesinde emekli Korgeneral Çetin Saner’nin evine gitti. Arama kararıyla eve giren polislerin aramasının şu saatlerde tamamlanacağı ve emekli korgeneralin İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüleceği öğrenildi.
Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği tarafından yürütülen 28 Şubat soruşturması kapsamında birçok isim hakkında yeni gözaltı kararları çıkarıldı. Gözaltı kararı çıkarılanlar arasında 28 Şubat döneminde Genelkurmay Başkanlığı İstihbarat Daire Başkanı olarak görev yapan emekli Korgeneral Çetin Saner de bulunuyor. Sabahın erken saatlerinde Çetin Saner’nin Karaburun ilçesindeki evine giden Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, evde arama yaptı. Aramanın tamamlanmasının ardından Çetin Saner’nin önce İzmir’e getirileceği, buradaki işlemlerinin ardından da Ankara’ya gönderileceği öğrenildi.
SAVCILIK, AKŞENER’İ TEHDİT EDEN İSMİ AÇIKLAMADI
28 Şubat döneminin İçişleri Bakanı Meral Akşener’in, tanık sıfatıyla savcıya verdiği ifadede, kendisini kazığa oturtmakla tehdit eden generalin ismini söylediği iddia edildi. Savcılık, bu isimle ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.
YAĞLI KAZIK TEHDİDİ
28 Şubat döneminde yaşandığı iddia edilen "yağlı kazığa oturtma" tehdidinin, bazı sivil polislerin Genelkurmay Başkanlığı’na giriş çıkışları, üst rütbeli subayların hareketlerini izlemekte olduğunun fark edilmesiyle başladığı iddia edilmişti. Bunun üzerine dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir’in, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Ünüsan’a, Akşener’e aktarması için “O kadına söyle, ayağını denk alsın. Emniyet istihbaratına sahip olsun, hareketlerine konuşmalarına dikkat etsin. Emniyet istihbaratının neler çevirdiğini biliyoruz. Söyle o kadına, gelirsek onu ve avanesini İçişleri Bakanlığı’nın önünde yağlı kazığa oturturuz.” dediği iddia edilmişti. Akşener ise bu tehdidi kendisine yönelten kişinin Çevik Bir olmadığını açıklamıştı.
KORGENERAL ÇETİN SANER KİMDİR?
28 Şubat döneminin İçişleri Bakanı Meral Akşener, 28 Kasım 2005’te Sabah Gazetesi’nde Balçiçek Pamir’le yaptığı röportajda, kendisini tehdit eden generalin dönemin Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli Korgeneral Çetin Saner olduğunu söylemişti. Pamir’in sorularına Akşener. şu cevapları vermişti:
Soru: 28 Şubat’tan hafızamızda kalan, sizi yağlı kazığa oturtmakla tehdit eden üst düzey bir asker. Çevik Bir olduğu yazıldı, siz reddettiniz. Kimdi o?
Cevap: Çevik Bir değildi. Ben zaten o yazıları tekzip ettim. Hakkaniyetli bir insanım ben. İşin garib, o dönem balans ayarı yapmaya kalkan paşaların başında Çevik Bir vardı ve bugünkü haline bakın.
Soru: Peki dönelim yağlı kazık tehdidine. Kim söyledi? Niye açıklamıyorsunuz? ... Korgeneral Çetin Saner’miydi?
Cevap: Evet oydu. Bana gelen bilgiler, bu arkadaşı gösteriyor. Gereken cevabı aldı zaten.
(CHA) mynet
meral akşener çok değerli bir insan. sağlık ve uzun ömür diliyorum
aerol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

     

Alt 12-14-2012, 21:58   #522
datadan
Sadece Üye
 
Üyelik tarihi: 14.12.12
Mesajlar: 16
Tecrübe Puanı: 0
datadan is an unknown quantity at this point
Standart

Alıntı:
aerol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
1/100 imiş


sosyal, siyasal, dini, mezhep, ekol fişlemeleri

hocaefendi cemaati-sol kesim içerisinde sözü geçen fişlemeleri

[ımg]http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=1150&d=1301251945[/ımg]

[ımg]http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=1149&d=1301251931[/ımg]

f.g. Etkin

[ımg]http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=1152&d=1301253695[/ımg]
[ımg]http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=1147&d=1301248797[/ımg]


[ımg]http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=1151&d=1301251958[/ımg]

[ımg]http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=1080&d=1301140709[/ımg]

[ımg]http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=723&d=1299996280[/ımg]

[ımg]http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=724&d=1299996418[/ımg]

[ımg]http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=1071&d=1301140110[/ımg]


[ımg]http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=749&d=1300023306[/ımg]

[ımg]http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=1070&d=1301140059[/ımg]

[ımg]http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=765&d=1300046850[/ımg]
devam ediyor
datadan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-01-2013, 14:19   #523
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 58’i muvazzaf asker yaklaşık 300 zanlısı bulunan askerî casusluk şebekesine yönelik başlattığı soruşturmada yeni ayrıntılara ulaşıldı.

Çetenin, Tuğgeneral H.İ.A.’yı etkilemek için kızı E.A.’yı takibe aldığı ortaya çıktı. Kızla ilgili istihbarat notunda şöyle deniliyor: “1985 doğumlu. Yeditepe İletişim mezunu. Sosyal biri. Yüzme, binicilik, dans vs. var. Babası üzerine titrer, en zayıf noktasıdır. H.İ.A. hoca büyük ihtimal bu sene general olacak. Bu kızı kumpasa alabiliriz.” Ayrıca şebekenin, KKTC’de de yapılandığı ortaya çıktı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 58’i muvazzaf asker olmak üzere yaklaşık 300 zanlısı bulunan askerî casusluk şebekesine yönelik başlattığı soruşturmada yeni ayrıntılara ulaşıldı. İncelemelerde, çetenin hedefindeki generallere baskı kurmak için başvurduğu yöntemler ayrıntılı olarak ortaya konuluyor. Bu kapsamda casusluk çetesinin Tuğgeneral H.İ.A.’yı etkilemek için kızı E.A.’yı yakın takibe aldığı ortaya çıktı. Generalin kızıyla ilgili olarak istihbarat toplayan çetenin hazırladığı bilgi notunda şu ifadeler yer alıyor: “1985 doğumlu. İstanbul Yeditepe İletişim mezunu. Sosyal bir bayan. Yüzme, binicilik dans vs. var. Biraz tutucu. Dış ilişkilere kapalı. Babası, üzerine titrer. Babasının en zayıf noktasıdır. H.İ.A. hoca büyük ihtimal bu sene general olacak. Bu kızı bir şekilde kumpasa alabiliriz.”
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-03-2013, 21:23   #524
ulvi
Normal Üye
 
Üyelik tarihi: 12.05.10
Mesajlar: 63
Tecrübe Puanı: 0
ulvi is an unknown quantity at this point
Standart

Alıntı:
aerol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kişiler hakkında ORGANİZE ŞEKİLDE bilgi toplamak suç mudur?
Kişilerle ilgili bilgiler ancak mevzuat tarafından izin verilen hallerde kayıt altına alınabilir. Hukuka aykırı olarak kişisel verilerin kaydedilmesi halinde faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilecektir (md. 135/1).
Yine kanunlarda özellikle suçlulukla mücadele bağlamında, suç ve suçluların ortaya çıkarılmasını sağlamak amacıyla izin verilen hallerde, kişinin ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgilerin kayıt altına alınmasına izin verilebilir. Bu hallerin dışında kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgilerin kişisel veri olarak kaydedilmesi suç oluşturmaktadır (md. 135/2).


FİŞLEME DOSYASI data daki dostumuz uzun süredir sessizdi... Oysa dosya hazırlığı içindeymiş. Teşekkür ediyoruz. YASALARA GÖRE ŞUBE SORUMLULULARI AKTİF OLARAK FİŞLEMEDE ROL ALIRKEN;; GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNİN BİR KISMI AKTİF İŞBİRLİĞİ İÇİNDE FİŞLEMEDE ROL OYNUYOR

HANGİ BİLGİLERİNİZİ FİŞLİYORLAR

tc kimlik no , mail, telefon, ev adresi... nin yanına üyesi olduğunuz kulüp ve dernekler, din, mezhebiniz, siaysi görüşünüz, sosyal gurubunuz, gittiğiniz kurslar, mazaretleriniz, sınıfta sevilme durumunız, kimle kavgalı ve küssünüz, gelir durumunuz, babanızın iş durumu, gelir durumu, babanızın mesleği, sağlık durumunuz, akrabalarınızın sağlık durumu, sevgiliniz, eski sevgiliniz, yabancı, yerli, güleryüzlülük durumunuz, sempatiklik durumunuz, tatlı dil durumunuz, antipati durumunuz, sosyal görüşünüz, kaldığınız yurt fişleniyor

AĞIR CEZADA İKİ ÖRNEK FİŞLEME ÖRGÜT VE YASADIŞI FİŞLEME NASIL OLUYORLA İLGİLİ ÖRNEK HABER


Bir başka fişleme nasıl oluyor örnek haberi





RAPORLAMAYI KİM İSTİYOR? Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK Tusdata TUS Dersanesi AŞ Genel Müdürü



FİŞLEMEYİ KİMLER YAPIYOR? GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNİN BİR KISMI , tus dersanesi şube sorumluları ve Bazı hocalar



KİM FİŞLİYOR? NERELERİ FİŞLİYOR?



TUSDATA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK- Yönetim Kurulu üyeleri Dr. Sema Selçukbiricik- Prof.Dr. İdris ŞAHİN- Eftal ORHAN Aşde herbiri şirketi temsile yetkilidir


Tusdata izmir şubesi sorumlusu DİLEK Eviren ablamız tüm Ege bölgesinde çok aktif... eylemleri ege bölgesinde yoğunlaşıyor Ege dokuz eylül, celal bayar, adnan menderes



tusdata haseki şubesinden neşe ablamız






















http://www.youtube.com/user/yaahooof.../0/EUh-gwuIysY




http://www.youtube.com/user/yaahooof.../3/XRqULEHsJQ8






















http










1




gkk ruh hali analizleri






DİLEK EVİREN



GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ UYGULAMA PROSEDÜRLERİ (Şube Sorumlularına Özeldir)


A- GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ PROJESİNİN AMACI;
1- Fakültelerdeki etkin, sosyal açıdan aktif, başarılı ve lider pozisyonundaki kişilere sosyal sorumluluk projelerimiz gereği tıp ve TUS eğitimi açısından katkıda bulunmak, onları kendi çevremizde tutmak, gerek kitaplarımızın tanıtımı, gerekse dershanemizin tanıtımında bunların doğal katkılarını almak
2- Sosyal sorumluluk gereği başarılı ve etkin öğrencileri desteklemek

B- GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNİ NASIL SEÇECEĞİZ ?
3- Mevcut fakülte sınıf temsilcilerini toplayın, yoksa iyice ve dikkatlice araştırıp en aktif olan birini sınıf temsilcisi yapın. Toplantıda onlara “GENÇ KLİNİSYENLERKULÜBÜ PROJESİ VE PROSEDÜRLERİ okutturulacaktır.. Burada belirtilen özelliklerde kişileri tesbit etmelerini ve özelliklerine göre size detaylı bilgi vermelerini isteyin. Bazen bu kişiler kendilerine yakın kişilerin bu imkanlardan yararlanmasını istedikleri için doğru isimler önermeyebiliyorler, dikkatli olun. PROSEDÜR VEYA SÖZLEŞMEYİ KESİNLİKLE KİMSEYE VERMEYİNİZ.
4- Burada tespitleri yaparken ve üyeleri belirlerken temel kriterimiz Fakülte dereceleridir. Fakültenin sınıf başına öğrenci sayısına göre üye seçilmelidir:
· Sınıf mevcudu 60 kişiye kadar olan fakültelerde ilk 3 kişi
· Sınıf mevcudu 61 - 100 arası olan fakültelerde ilk 5 kişi
· Sınıf mevcudu 101 – 125 arası olan fakültelerde ilk 7 kişi
· Sınıf mevcudu 125 ve üzeri ilk 10 kişi seçilmelidir.
Size Genç Klinisyenler Kulübü sorulduğunda da söylemeniz gereken şey, bu kulübün seçilmiş bazı derecelerden oluştuğu ve tüm Türkiye’de aynı çalışmanın yapıldığıdır, o kadar.
5- Bunun dışında adını Genç Klinisyenler Kulübü Üyesi olarak nitelendirmeyeceğimiz. Ama bir anlamda “ÖZEL TEMSİLCİ” sayılabilecek aşağıdaki kişileri mutlaka aramızda tutmalıyız, bunlara verilecek hediyeler Genç Klinisyenler Kulübü Üyeleri ile aynı olmalıdır :
a. Amfi başkanı, gecen yılın amfi başkanı yıllık komitesi içerisinde yer alanlar,
b. Sınıftaki çeşitli kulüp ve dernek (bilim, dans, kültür,…vs) başkanları veya etkin temsilcileri
c. Sınıftaki TURKMSIC temsilcisi
d. Sınıfta kitap satın alımlarına öncülük eden kişiler,
e. Notları düzenli şekilde fotokopi çekilen fotokopi çekilmek üzere not tutan veya not fotokopilerini organize eden kişiler,
f. Her bir sosyal gruptan etkin ve diğerlerinin örnek alabileceği kişi
g. Birlikte hareket eden küçük gruplar içinden lider vasfı olan veya tercihine güvenilebilecek kişi,
http://video.mynet.com/drink2012/Tip-Fakultesi-ogrenci-temsilcileri-1/643530/
http://video.mynet.com/drink2012/Tip-Fakultesi-ogrenci-temsilcisi-2/643529/

6- Bu seçilen kişileri ayrıca aşağıdaki durumlara uygun olmasına da dikkat edilmelidir:
ü Kız ve erkek dengeli bir dağılım olmasına,
ü Her türlü yaşam tarzından dengeli bir dağılım olmasına
Hocaefendi Cemaati-Sol Kesim içinde sözü geçen fişlemeleri
Genç Klinisyenlere katılmadı sebebi: KOMİNİST
ü Alt sınıflarda seçerken numaralarına dikkat etmek suretiyle ileride staj guruplarına ayrıldıklarında farklı staj gruplarında yer almasına imkan sağlayacak bir dağılımda olmasına dikkat edilecek.

http://video.mynet.com/kingston23/tusdata-rezaleti-10-ogrenci-grubunun-liderini-aldi/1019726/
7- İsimler tesbit edilirken ne acele edin, ne de yavaştan alın. Sonucun en faydalı olması önemlidir. Olması gerektiğine inandığınız kişileri mutlaka ikna edin. Onun faydasına olan yönleri iyi açıklayın. “hocam, bu kulübe yoldan geçeni almıyoruz ki… sizin gibiler bu kulüpte olmazsa zaten kulüp amacına ulaşmaz, Tüm türkiyedeki iyiler burada olacak, biz tüm bu aktiviteleri sizin için düzenliyoruz, hem zaten bir müddet sonra bakarsınız istemezseniz zaten ayrılabilirsiniz.” deyin.
8- İsimler tesbit edilirken çok yönlü inceleyin, pek çok veriyi değerlendirin ve doru seçim yaptığınıza emin olun. sınıf temsilcilerine güveniyorsanız yeterince açık olun. Çünkü böyle bir şeyin duyulması ve kantinlerde fısıltısının dolaşması bile bizi olumsuz etkileyebilir ve “TUSDATA ayrımcılık yapıyor, bizim paramızla başkalarına imkan sağlıyor” dedikodusuna yol açar. Bu gerçekten çok elit bir çalışma bizim için.
9- Tesbit edilen bu üyelerle hemence sınıf sınıf toplantılar düzenleyip aşağıda belirtilen kitaplardan öncelikle birini hediye edin, diğerlerini gösterin, gerçekten ihtiyaç sahiplerinin kendisiyle özel olarak irtibat kurmalarını –ve bunun gizli kalacağını- söyleyin.
Genç Klinisyenlere Verilen Gizli ve Çok Gizli Görevler
10- Aynı toplantıda herkesin “GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ PROJESİ VE PROSEDÜRLERİ”ni okuyup altına el yazıları ile adlarını yazıp imzalamasını sağlayın. Bunun “kendi faydaları için ve tamamen gönüllü bir şey” olduğunu söyleyin. “Biz özel bir kurumuz, siz de özel insanlarsınız, sizi desteklemek, motive etmek ve katkıda bulunmak istiyoruz” deyin.
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya
11- Seçtiğiniz üyelerin üyelik formlarını doldurmalarını sağlayıp liste halinde merkeze gönderin..
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya

C- GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNE NE VERECEĞİZ ?

12- Kulüp üyelerine ücretsiz verilecek kaynaklar diğer prosedürlerde yazmaktadır. Orada yazılanları söyleyebilirsiniz.

http://video.mynet.com/vulturel/TUSD...AN-11/1019696/
13- Kulüp üyeleri ileride dersaneye gelirlerse onlara özel imkanlar sunacağımızı söyleyin ancak bu imkanların şimdi belli olmadığını zaman içerisinde belirlenip duyurulacağını ve “onlara TUS’u kazandırmak için her şeyi cömertçe yapacağımızı” söyleyin.

http://www.dailymotion.com/video/xkdgf1_tus-dersaneleri_tech
http://video.mynet.com/vulturel/TUSD...AN-11/1019696/
D- GENÇ KİLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNDEN NE BEKLEYECEĞİZ ?
http://video.mynet.com/vulturel/TUSD...AN-11/1019696/

14- Genç Klinisyenler kulübü üyeleri sınıf temsilcilerimizden farklı olarak kimse tarafından bilinmeyecekler ve kendileri de kimseye ben Tusdata’nın kulübü üyesiyim demeyeceklerdir. Bunu deklare etmenin onlar için “beklemedikleri ve rahatsız edici anlamsız tepkilere yol açabileceğini” vurgulayabilirsiniz. “Kimseyi ürkütmenin anlamı yok” diyebilirsiniz.
http://www.dailymotion.com/video/xkw...yararlary_tech
15- Bu üyelerden ön planda neler isteyecegimiz de onlar için hazırlanan prosedürlerde yazmaktadır. Daha açık bir dille “bizden ne istiyorsunuz? Diye sorarlarsa “Burada ne yazıyorsa sizden onu yapmanızı isteyeceğiz, kitap okumanızı isteyeceğiz, TUS konusunda bilinçli olmanızı isteyeceğiz, internette mail gruplarını takip etmenizi ve paylaşımlardan yaralanmanızı isteyeceğiz, sizin için seçtiğimiz derse girmenizi isteyeceğiz ve burada birbirimizi gönüllü denetleyip seviyemizi daha yukarıya taşımaya çalışacağız. Her büyük kurum sosyal bazı sorumluluklar taşır ve her şeyi devletten beklememek gerekir, bizim gibi kurumların da ülkenin seviyesini yükseltmek için yapabilecekleri şeyler var.” diyebilirsiniz. “Sizin kazancınız ne olacak?” diye sorarlarsa “hem dost kazanacağız, hem de vicdanen iyilere katkıda bulunmuş olmanın keyfini yaşayacağız. Para nasıl olsa kazanılır, nasipse zaten geliyor.” Gibi cümleleri muhatabınızın durumuna göre söyleyebilirsiniz. Lütfen bu konuda yeterince samimi olunuz.

http://video.mynet.com/vulturel/TUSD...AN-11/1019696/
16- Genç Klinisyenler Kulübü üyeleri Tusdatanın kitaplarını tavsiye edecekler, önerecekler ve kendileri de kullanacaklardır. Her biri ile özel diyaloglar kurmak için çaba sarfedin, yakından tanışın, gelip gittiklerinde özel ilgi gösterin, dostça çay kahve söyleyin, arkadaşlarını getirirlerse arkadaşlarının yanında onore edin, başarısını ya da sosyal aktivitelerini dostça övün. İyi bir ilişki kurduktan sonra zaten uygun lisan ile her şeyi dostça söyleyebilirsiniz. Zaman içinde bu kişileri kitap almak için veya mesleki diğer konular için kendi istekleri ile TUSDATA’ya doğal yolla gelip gittikleri, ilgili ve sürekli kişiler oldukları için sizin de özel ilgi gösterdiğiniz için bu yolla doğal bir arkadaşlığın gelişmesi sağlanmalıdır.
17- Genç Klinisyenler Kulübü üyeleri dersaneye gitmek isteyenleri Tusdataya yönlendirecekler. Elbette zaman içinde ve doğal yolla…

http://video.mynet.com/vulturel/TUSD...AN-11/1019696/

http://www.dailymotion.com/video/xkenj5_tus-a-hazyrlyk-seti_tech#rel-page-13
18- Genç Klinisyenler Kulübü üyelerinden –gerektiğinde- fakültede Tusdata aleyhine bilinçli olarak oluşturulmak istenen olumsuz kamuoyu’na karşı doğru bildiklerini söylemesi istenerek katkı beklenebilir.
http://www.dailymotion.com/video/xkw...yararlary_tech
E- GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ TOPLANTILARI
19- Toplantılar öğrencilerin durumları da gözetilerek yapılacak, sınav zamanlarına, yoğun zamanlara denk gelmeyecek şekilde ama en geç ayda bir kez olacaktır.
20- İlk toplantılarda aşağıdaki sorulara cevap aranarak katılımları sağlanabilir:
a. Tıbbi kitap (verdiğimiz kitapları ve diğer ders kitaplarını) okuyorlar mı?
b. Mail grup aktivitelerine katılıyorlar mı?
c. Çağırdığımız derslere geliyorlar mı?
d. Dinledikleri ya da okudukları dersin TUS sorularına bakıyorlar mı?
e. Sınıflarında kitap alma eğilimleri nasıl ve nerden alıyorlar? Kitap alımlarına kim öncülük ediyor?
f. Kantinde, sınıflarda, gruplarda ve stajlarda TUS ve kurumlar ile ilgili, özel olarak bizimle ilgili neler konuşuluyor?
Vır Vır Vır En Geveze GKK Fişlemecisi...
21- Daha sonra her hafta bir sınıfın üyeleri ile cumartesi öğleden sonra bir araya gelinirse dengeli bir zamanlama yapılmış olur. Dönemine göre daha sık bir araya gelmek gerektiğinde daha erken çağrılar da yapılabilir.
22- Klüp üyelerini sınıf sınıf ayrı şekilde davet etmek gerekir.
23- Aktivite olarak; onları hocalarla görüştürmek, gerektiğinde o haftaki hocanın kitabını kendisinin imzalayıp hediye etmesini sağlamak, onları Asistan danışmanlar ile ya da varsa ilinizdeki derece yapmış eski kursiyerlerimizle görüştürmek, varsa fakültede çok sevilen kendi hocaları ile bizim mekanlarımızda buluşturup TUS konulu konuşmalar yapılmasını sağlamak… seçeneklerden bazıları olarak değerlendirilebilir.
Hocaların genç klinisyenler prosedürlerine bakışı:
24- Yapılacak toplantıların tümü öğrencilerin ders ve sınav tarihleri gözetilerek ve gerek şubat tatillerinde gerekse yaz tatillerinde olmayacak şekilde düzenlenecektir.
Bu prosedür 3 sayfa ve 24 maddeden oluşmuştur. 21 Mart 2009



KANITLAR Dr. Sami Selçuk Biricik

http://video.mynet.com/drink2012/Tip-Fakultesi-Fakulte-temsilcisi-nasil-seciliyor/643535/
http://video.mynet.com/vulturel/tusdata-rezaleti-15-sube-sorumlusu-genc-klinisyenl/1019708/
http://video.mynet.com/kingston23/tusdata-rezaleti-10-ogrenci-grubunun-liderini-aldi/1019726/
http://video.mynet.com/drink2012/Tip-Fakultesi-ogrenci-temsilcileri-1/643530/
http://video.mynet.com/drink2012/Tip-Fakultesi-ogrenci-temsilcisi-2/643529/


GENÇ KLİNİSYENLERİN BELGELERİ OKUYUP ANLAYIP ELYAZILARI İLE İMZALAMA SAHNESİ






















3. topalntıda özge nin kitap kurdu ve hırslı olduğu anlaşıldı.
çağrı domuz gribi idi. şimdi yatay geçişle gelmiş


bir vilayet ilk toplantı ile ikinci toplantı arasındaki fark








GENÇ KLİNİSYENLERİN EK GÖREVLERİ GENÇ KLİNİSYENLERE GİZLİ GÖREV::::::::




edirne kimdir ne uzmanı video mail adresi





Tüm BUNLARIN KARŞILIĞI















GENÇ KLİNİSYENLERİN ÇOK GİZLİ GÖREVİ
SİZCE TUSEMİ MİLLİ EĞİTİME KİM ŞİKAYET ETTİ?

















http://www.youtube.com/user/yaahooof.../3/XRqULEHsJQ8

Eski Genelkurmay Başkanı emekli orgeneral İsmail Hakkı Karadayı 28 Şubat soruşturması kapsamında İstanbul'da gözaltına alındı. Karadayı'nın ifade işlemi sona erdi. Savcı Karadayı için tutuklama talep etti.



devlet işler ama yavaş işler.. sen konuyu unutttuğun an gelir seni bulur
ulvi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-03-2013, 22:11   #525
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart



ÖZEL HAYATA VE HAYATIN GİZLİ ALANINA KARŞI SUÇLAR (MADDE 132-140)


Bugün kişisel bilgiler ve veriler özel önem taşımaktadır. Kişinin haberi olmadan takip edilmesi, resminin çekilmesi, görüntülerinin alınıp yayınlanmasını engelleyen ve bu durumlara karşı kişileri koruyan düzenlemeler yeni TCK ile getirilmiştir. Bundan önce bu eylemler sadece tazminat davalarının konusu olmaktaydı.
Özel hayata karşı suçların tümü kasten işlenen suçlardandır. Kast tanımı eskiye göre farklıdır.
Yeni TCK dan sonra suçun unsurlarının ne olduğu son derece önemli ve yeni bir tartışma konusu olacaktır.
Eskiden 195-200 maddeleri arasında düzenlenen sırrın masuniyetine karşı suçlar yetersiz ve sınırlı idi ve tüm ihtiyaçları karşılamaya yeterli değildi. AİHM nin özel hayatı korunmasına ilişkin yaptırım eksikliğine ilişkin itirazlarda giderildi. Yine bu düzenlemeler Anayasanın 20, 21 ve 22 maddelerine uygun olarak düzenlenmiştir. Bu şekilde Anayasa ile garanti altına alınmış olan özel hayata yönelik eylemler yaptırıma bağlanmıştır.

HABERLEŞMENİN GİZLİLİĞİNİ İHLAL
m.132
Yeni TCK 132 ile eski 195 arasında pek çok farklar vardır. Yeni hükümde haberleşmenin gizliliğinin ihlal edilmesi cezai yaptırıma bağlanmış iken eski düzenleme sınırlı, yeni gelişmeleri kapsamayan bir nitelik taşıyordu. 132. madde ihlalin nasıl yapılacağını veya ihlale konu olacak haberleşme aracını saymayarak gelişen teknolojiye uygun bir alan bırakmıştır.
Söz konusu suç, belirli kişiler arasındaki haberleşmenin içeriğinin öğ*****renilmesiyle işlenmektedir. Kişiler arasındaki haberleşmenin ne suretle ya*****pıldığının suçun oluşumu açısından önemi yoktur. Bu haberleşme, örneğin mektupla, telefonla, telgrafla, elektronik posta yoluyla yapılabilir. Bu suç açısından önemli olan, haberleşmenin belirli kişiler arasında yapılmasıdır. Söz konusu suçu, bu haberleşmenin tarafı olmayan kişi işleyebilir.
Suçun maddi unsuru failin içindekini öğrenmek amacıyla, kendisine gönderilmiş olmayan bir mektup, telgraf, kapalı zarf veya koliyi açması veya eline geçirmesi ve bunları okuması yada telefon konuşmalarının dinlenmesi suretiyle haberleşmenin gizliliğinin ihlal edilmesidir. Ancak suçun oluşması için failin fiili icra hususunda hak ve yetkisinin bulunmaması gerekir. Maddenin koruduğu yarar haberleşme hürriyetidir.
Anayasanın 22/2 maddesine göre, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hakim kararıyla, yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin yazılı emriyle haberleşme içeriklerinin belli bir suça ilişkin, öğrenilmesinin veya kayda alınması hukuka uygun olacaktır. Diğer bir deyimle, bu hallerde fiil suç oluşturmayacaktır.
Haberleşmenin gizliliğinin sadece dinlemek veya okumak suretiyle ihlâl edilmesi, bu suçun temel şeklini oluşturmaktadır. Suçun cezası seçimliktir. Ancak, bu gizlilik ihlâlinin, haberleşme içeriklerinin yani konuşulanların veya yazılanların kayda alınması suretiyle yapılması, bu suçun nitelikli şekli olarak tanımlan*****mıştır. Örneğin telefon konuşmalarının ses kayıt cihazıyla kayda alınması hâlinde, suçun bu nitelikli hâli gerçekleşmektedir. Bu halde ise ceza, hürriyeti bağlayıcı ceza olacaktır.



İKİNCİ FIKRA:

Maddenin ikinci fıkrasında, kişiler arasındaki haberleşme içeriklerinin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Ha*****berleşme içerikleri hukuka uygun bir şekilde veya birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi suretiyle öğrenilmiş olabilir. İkinci fıkrada tanımlanan suç, haberleşme içeriklerinin ifşasıyla, yayılmasıyla, yani yetkisiz kişilerce öğre*****nilmesinin sağlanmasıyla oluşur. İfşa, sözlük anlamıyla, herhangi gizli bir şeyi, açığa çıkarma, ortaya koyma yaymadır. Kişiler arasındaki haberleşme (mektupla, telefonla, telgrafla, elektronik posta yolu ile yapılan) içeriklerinin, hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi suçun konusudur. İfşa etmek fiili, yayımlama ve yayma gibi haberleşmenin gizliliğini bozan her türlü hareketlerle yapılabilir. Bu bakımdan ifşa, yazı söz, basın gibi her türlü vasıta ile gerçekleştirilebilir. Fail, haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak, haksız olarak ifşa etmelidir. Haksızlık unsuru, gönderenin yada konuşanın rızası dışında olmasını ifade eder. Suç haberleşme içeriklerinin, ifşasıyla, yayılmasıyla yani yetkisiz kişilerin öğrenmesinin sağlanmasıyla oluşur.
Bu bakımdan örneğin kişiler arasındaki tele*****fon konuşmalarına ilişkin kayıtların, savcılık veya mahkemeye verilmesi, duruşmada açık bir şekilde dinlenmesi veya okunması hâlinde, söz konusu suç oluşmayacaktır. Buna karşılık, henüz soruşturma aşamasında iken, kişi*****ler arasındaki konuşma içeriklerinin, hukuka uygun bir şekilde kayda alın*****mış olsalar bile, örneğin televizyonlarda veya gazetelerde yayınlanması hâ*****linde, bu suç oluşacaktır.
Bu suçun manevi unsuru genel kasttır. Ayrıca zararın meydana gelmesini istemek zorunlu değildir. Yani haberleşme içeriklerinin ifşa edilmesinin mağdurda bir zarara sebep olması aranmaz.


ÜÇÜNCÜ FIKRA:

Maddenin üçüncü fıkrasında, kişinin kendisiyle yapılan haberleşmele*****rin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın alenen ifşa etmek suretiyle ha*****berleşmenin gizliliğini ihlâl etmesi ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu suçun oluşabilmesi için, ifşanın alenen yapılması gerekir. Suçun maddi unsuru, başkası tarafından gönderilmiş bir mektup veya telgrafı veya elektronik posta içeriğini yada telefon konuşmasını, gönderenin yada konuşanın rızası olmadan alenen yayınlamak veya açıklamaktır. Rıza varsa, fiil suç olmaz. Bu bakımdan, örneğin kişi kendisine gönderilen mektubu gönderenin bilgisi ve rızası dı*****şında bir başkasına okutması hâlinde, bu suç oluşmayacaktır. Buna karşılık, mektubun gönderenin bilgisi ve rızası dışında alenen okunması, başkaları tarafından okunmasını temin için bir yere asılması veya basın ve yayın yolu ile yayınlanması hâlinde, söz konusu suç oluşacaktır. Bu suç için genel kast yeterlidir.Suçun cezası seçimliktir.


DÖRDÜNCÜ FIKRA:

Dördüncü fıkrada, kişiler arasındaki haberleşmelerin içeriğinin basın ve yayın yolu ile yayınlanması hâlinde, ikinci veya üçüncü fıkralara göre verilecek cezanın belli oranda artırılması öngörülmüştür. Basın ve yayın yolundan, gazetelerde ve televizyonlarda yayınlama anlaşılacaktır.


KİŞİLER ARASINDAKİ KONUŞMALARIN DİNLENMESİ
VE KAYDA ALINMASI
m.133

BİRİNCİ FIKRA:
Bu madde de kişiler arasındaki aleni olmayan ko*****nuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suç olarak tanımlanmaktadır.
Bu suçun oluşabilmesi için temel koşul, konuşmanın aleni değil, özel olmasıdır. Bir arada bulunan kişiler arasında yapılan konuşmanın aleni olmayan konuşma olarak kabulü için konuşmanın yapıldığı yerin önemi yoktur. Bu bakımdan, örneğin bir parkta iki kişi arasında geçen konuşmanın başkaları tarafından ancak özel gayret gösterilerek duyulabilecek olması hâlinde, aleni olmayan konuşma söz konusudur. Keza, örneğin bir evde sınırlı sayıda kişi*****ler arasında yapılan konuşma, aleni olmayan bir konuşmadır. Kısaca konuşmanın kişiler arasında olması ve aleni olmaması gerekir.
Birinci fıkrada tanımlanan suç, aleni olmayan konuşmanın bir aletle dinlenmesi veya bir ses alma cihazı ile kayda alınması ile oluşur. Kulak kabartıp dinlemek bu kapsama girmez. Söz ko*****nusu suçu, aleni olmayan konuşmanın tarafı olmayan kişi işleyebilir. Dinlemeyi yapan kişi kamu görevlisi ise ve bunu CMK 140 a uygun olarak yapıyor ise hukuka uygunluk nedeni vardır.
Gazetecilik mesleğinin icrası bir hakkın icrası olduğundan bir gazetecinin bu şekilde dinleme yapmış olması bir hakkın icrası olduğundan gazetecinin uzaktan dinleme yapması bu kapsamda suç olmaz.
Özel dedektiflerin bir kişiyi uzaktan izlemesi veya dinlemesi bu kapsamda suç teşkil edecektir. Bunların yaptığı kayıtların ve belgelerin suç oluşturması nedeniyle hukuka aykırı delil oluşturduğundan bunların yargılamada kullanılması mümkün olmayacaktır.
Suçun oluşabilmesi için, konuşmanın taraflarından herhangi birinin rızasının ol*****maması yeterlidir. Bu bakımdan konuşmanın taraflarından birinin rızasının olması, fiili suç olmaktan çıkarmayacaktır.

İKİNCİ FIKRA:
Maddenin ikinci fıkrasında, kişiler arasındaki aleni olmayan konuş*****maların, söyleşiye katılan kişilerden biri tarafından diğerlerinin rızası olma*****dan kayda alınması, suç olarak tanımlanmıştır. Ancak, bu fiillere muhatap olduğunu bildiği halde, buna karşı çıkmayan kişinin rızası var sayılacaktır. Rızanın varlığı halinde ise fiil, suç olmayacaktır. Bu suçun cezası seçimliktir.
Kamusal bir faaliyetin kayda alınması suç teşkil etmeyecektir.

ÜÇÜNCÜ FIKRA:
Maddenin üçüncü fıkrasına göre, bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların işlenmesi suretiyle elde edildiği bilinen veya böylece elde edildiği kabul edilebilecek olan bilgilerden yarar sağlanması veya bunların başkala*****rına verilmesi veya bunlardan diğer kişilerin bilgi edinmelerini temin etmek, suç olarak tanımlanmıştır. Bu konuşma içeriklerinin basın ve yayın yoluyla yayınlanması, daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir.

ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL
m.134

BİRİNCİ FIKRA:
Madde ile Anayasanın 20. maddesinin “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.” Yaptırımı getirilmiştir.
Maddenin birinci fıkrası metninde, özel hayatın gizli*****liğinin ihlâli suç olarak tanımlanmaktadır. Böylece, gizli yaşam alanına gire*****rek veya başka suretle başkaları tarafından görülmesi mümkün olmayan bir özel yaşam olayının saptanması ve kaydedilmesi cezalandırılmaktadır.
Gizlililik görüntü ve ses kaydı ile ihlal edilmiş ise ceza daha fazla olacaktır. Kişinin rızası var ise hukuka uygunluk nedeni vardır.
Gazetecilik mesleğinin icrası yine bir hukuka uygunluk nedeni olarak karşımıza çıkacaktır.

İKİNCİ FIKRA:
İkinci fıkrada, böylece elde edilen saptama ve kayıtlardan herhangi bir suretle yarar sağlanması veya bunların başkalarına verilmesi veya diğer kim*****selerin bilgi edinmelerinin temini veya basın ve yayın yoluyla açıklanması suçun ağırlaşmış şeklini oluşturmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasında, kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi, ayrı bir suç olarak tanımlanmış*****tır. Bu görüntü veya sesler örneğin soruşturma kapsamında hukuka uygun bir şekilde kayda alınmış olabileceği gibi, birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi suretiyle elde edilmiş olabilir. İkinci fıkrada tanımlanan suç, elde edilmiş olan bu ses veya görüntü kayıtlarının ifşasıyla, yayılmasıyla, yani yetkisiz kişilerce öğrenilmesinin sağlanmasıyla oluşur. Bu ifşanın hukuka aykırı olması gerekir. Bu bakımdan özel hayata ilişkin kayıtların, savcılık veya mahkemeye verilmesi, duruşmada gösterilmesi ve dinlenmesi hâlinde, söz konusu suç oluşmayacaktır. İfşanın, basın ve yayın yoluyla yapılması, söz konusu suçun nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir.



KİŞİSEL VERİLERİN KAYDEDİLMESİ
m.135
BİRİNCİ FIKRA:
Çağımızda kişilerle ilgili kayıtların bilgisayar ortam*****larına geçirilip muhafaza edilmesi uygulamasına bazı kurum ve kuruluşlar tarafından başvurulmaktadır; hastanelerde hastalara, sigorta şirketlerinde sigortalılara, bankaların ve kredili alış veriş yapılan mağazaların müşterile*****rine ilişkin kayıtlar, böylece tutulmaktadır. Bu bilgilerin amaçları dışında kullanılmasından veya herhangi bir şekilde üçüncü şahısların eline geçerek hukuka aykırı olarak yararlanılmasından dolayı hakkında bilgi toplanan ki*****şiler büyük zararlara uğrayabilmektedirler. Bu bakımdan, kişilerle ilgili bil*****gilerin hukuka aykırı olarak kayda alınması suç olarak tanımlanmıştır.
Suçun konusu, kişisel verilerdir. Gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi, kişisel veri olarak kabul edilmelidir.
Söz konusu suç tanımında kişisel verilerin bilgisayar ortamında veya kağıt üzerinde kayda alınması arasında bir ayırım gözetilmemiştir. Bu ba*****kımdan, söz konusu suç tanımı ile Avrupa Konseyi bünyesinde hazırlanan Türkiye’nin de 28 Ocak 1981 tarihinde imzalamakla taraf olduğu “Kişisel Nitelikteki Verilerin Otomatik İşleme Tâbi Tutulması Karşısında Şahısların Korunmasına Dair Sözleşme”nin ilgili hükümlerine geçerlilik tanınmıştır.
Bu suçun oluşabilmesi için, kişisel verilerin hukuka aykırı bir şekilde kayda alınması gerekir. İlgili kişinin rızası olmaksızın veya kanunun öngördüğü şekil ve usullere uyulmaksızın hukuka aykırı bir şekilde kayda alınması halinde suç oluşur. Kişinin rızası ile kendisiyle ilgili bilgilerin kayda alınmasının suç oluşturmayacağı muhakkaktır. Belirli nitelikteki kişisel ve*****rilerin kayda alınması kanun hükmünün gereği olarak yapılmaktadır. Bu bakımdan, çeşitli kamu kurumlarında verilen kamu hizmetinin gereği olarak kişilerle ilgili bazı bilgiler ilgili kanun hükümlerine istinaden kayda alın*****maktadırlar. Bu durumlarda, söz konusu suç oluşmayacaktır.

İKİNCİ FIKRA:
Özel niteliği olan bazı verilerin kayda alınması ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir.
Kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşle*****rine, ırkî kökenlerine, ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık du*****rumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgilerin kişisel veri olarak kaydedilmesi suçtur. Ancak, bunlardan kişilerin ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgile*****rin kayda alınmasına kanunlarda özellikle suçlulukla mücadele bağlamında, suç ve suçluların ortaya çıkarılmasını sağlamak amacıyla belli ölçüde izin verilebilir. Bu durumlarda söz konusu suç oluşmayacaktır.
135/2 de nitelikli kişisel sebepleri saymıştır ancak ağırlaştırıcı sebep haline getirmemiştir. Bunun ağırlaştırıcı sebep olarak belirlenmesi gerekirdi.


VERİLERİ HUKUKA AYKIRI OLARAK VERME VEYA ELE GEÇİRME
m.136
Kişisel verileri, ister hukuka uygun olarak kaydedil*****miş olsun, isterse hukuka aykırı olarak kaydedilmiş olsun, kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkalarına vermek, yaymak veya ele geçirmek, bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır.



NİTELİKLİ HALLER
m.137
Madde; Dokuzuncu bölümde tanımlanan “Haberleşmenin gizliliğini ihlal-132” “Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması-133” “Özel hayatın gizliliğini ihlal-134” “Kişisel verilerin kayda alınması, ele geçirilmesi, verileri yetkili olmayanlara verme-135-136” suçlarında tanımlanan özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçların ağırlaştırıcı nedenlerini tanımlamaktadır. Zira bu haller suçun icrasını kolaylaştırdığından ağırlaştırıcı neden sayılmıştır.


Buna göre;
a)Bir kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetkiyi KÖTÜYE KULLANARAK işlenmesi.
Kamu görevlisi YTCK.m.6’da tanımlanmıştır. Bu manada posta ve diğer iletişim kurumlarında görevli memurlar tarafından işlenmesi hali, suçun nitelikli halidir. Kamu görevlisi, bu suçu görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlemesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılacaktır.
b)Belli bir mesleğin sağladığı kolaylıktan istifade ederek işlenmesi.
Bu düzenleme, bir faaliyetin ifası sırasında öğrenilen ve gizli kalması gereken bir durumun açıklanmasının, yasaklanmasını ifade etmektedir. Suçun failleri bir meslek veya faaliyetin mensubu olan kişilerdir. Meslek sırrı, bir görev veya meslek nedeniyle kamunun güvenini sağlamış kişilerin bu güveni korumaları gereği üzerine kurulmuştur. Bu nedenle, din adamlarının, avukatların, noterlerin, hakim ve savcıların, zabıt katiplerinin, icra memurlarının, polis memur ve amirlerinin, mali müşavirlerin, doktorların, meslek sırlarını korumak yükümlülükleri vardır.
Kargo servislerinde çalışan kişiler, video, kamera ve ses düzenlemesi ile ilgili faaliyette bulunanlar bu faaliyetlerinin sağladığı kolaylıktan yararlanarak özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçları işlerse, verilecek ceza yarı oranında artırılacaktır.
Kamu görevlisi, görevi kapsamında eylemi işlerse suç oluşmayacaktır.



VERİLERİ YOK ETMEME
m.138
Bu madde hükmü ile hukuka uygun olarak kaydedil*****miş olan kişisel verilerin kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına rağmen yok edilmemesi, bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır.


ŞİKAYET
m.139
Şikayete şartını benimsemiştir. Kişisel verilerin kaydedilmesi (m.135), verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya ele geçirilmesi (m.136) ve verilerin yok edilmemesi (m.138) suçları şikayete bağlı DEĞİLDİR. Bunların dışında kalan suçlar şikayete tabidir.


TÜZEL KİŞİLER HAKKINDA GÜVENLİK TEDBİRİ UYGULANMASI
m.140
Bu bölümde belirtilen suçların işlenmesine bir tüzel kişinin karışması halinde bu tüzel kişiler hakkında GÜVENLİK TEDBİRİ uygulanabilecektir.

Süresi dolduğu halde, haklı bir nedende olmamasına rağmen adli sicil kayıtlarının silinmemesi adli sicil istatistik genel müdürlüğü için suç oluşturur.
Duruşmada ses ve görüntülerin alınması halinde TCK 286. madde kapsamına girer.
Birden fazla kişinin verisini kaydı halinde her bir mağdur için ayrı bir suç oluşur.
Verileri kaydeden ile başkasına veren kişi aynı kişi ise her biri ayrı suç oluşturur. İki ayrı suç söz konusudur ve maddi içtima yapılacaktır.
Teftiş raporlarında 135/2 de yer alan bilgilerin toplanması suç oluşturur.
133. maddedeki suçun tarafların tümünün rızası yoksa suç oluşturur. Taraflardan birisinin rızasının alınması yeterli değildir.


GAZETECİLERİN HUKUKİ SORUMLULULĞU:
Hakkın icrası bir hukuka uygunluk nedenidir. Gazetecilik mesleği kanunla düzenlenmiş bir meslektir. Hür basın demokratik hayatın bir gereğidir ve dördüncü kuvvet durumundadır. Basın, çürümenin önlenmesi, toplumun aydınlatılması, karanlık işlerin ortaya çıkarılması hür basınla olur. Hür basının olması bir zorunluluktur. Ancak;
a)Haber veren değil haber yaratan bir husus var ise hak kullanımı söz konusu değildir.
b)Yine gazetecinin hakkını kötüye kullanılmaması gerekir.
Yasaların verdiği yetkinin ve meslek sınırları içinde kalırsa görevini icra etmektedir.
Kişi kamuya mal olmuş bir kişi olsa bile hayatın gizli alanına müdahale edilemez. Ancak söz konusu kişi kamuya mal olmuş bir kişi ise ve kamu yararı söz konusu ise hayatın özel yönüne belirli bir miktar müdahale söz konusu olabilecektir. Kamuya mal olmuş kişinin özel hayatına müdahale sınırsız değildir.
Dolaylı dinleme mümkündür. Telefonu dinlenen kişini kim olduğu bellidir ve onun telefonu dinlenmektedir. Bu kişinin kimin ile konuşacağının önceden bilinmesi mümkün değildir. Bu nedenle telefonu dinlenen kişinin görüştüğü kişilere ilişkin bilgilerin kaydı mümkündür. Elbetteki dinleme işleminin hukuka uygun olması gerekir. Tesadüfen elde edilen veri, telefon dinleme yolu ile delil elde edilmenin mümkün olduğu durumlarda yeni bir soruşturma başlatmaya yeterlidir ve bundan hareketle yeni bir soruşturma başlayabilir. Eğer dinleme yolu ile tespit edilen suç dinleme yolu ile soruşturma konusu yapılabilecek suçlardan değil ise bu veri yeni bir soruşturmanın başlangıcında kullanılamaz.
Cezaevinde iç haberleşmenin dinlenmesi ancak bir yasa ile düzenlenmesi halinde mümkündür (AİHM kararı).


İsmet Özkorul
Kars C.Başsavcısı
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-04-2013, 22:54   #526
musculus
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 12.12.10
Mesajlar: 297
Tecrübe Puanı: 311
musculus is just really nicemusculus is just really nicemusculus is just really nicemusculus is just really nice
Standart

Alıntı:
aerol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster



genç klinisyenleri nasıl kandırdık



Fişlemeleri nilüfer hanıma iletiyoruz


http://video.mynet.com/drink2012/Tip-Fakultesi-Fakulte-temsilcisi-nasil-seciliyor/643535/
http://video.mynet.com/vulturel/tusdata-rezaleti-15-sube-sorumlusu-genc-klinisyenl/1019708/
http://video.mynet.com/kingston23/tusdata-rezaleti-10-ogrenci-grubunun-liderini-aldi/1019726/
http://video.mynet.com/drink2012/Tip-Fakultesi-ogrenci-temsilcileri-1/643530/
http://video.mynet.com/drink2012/Tip-Fakultesi-ogrenci-temsilcisi-2/643529/
gkk raporları tek gündemleri



Peki Tusdata Olarak Biz Ne Yaptık?

Fısıltı- Kulis Yönlendirme

Şu kitapları verelim derken neyi kastediyorduk



Arıyorum



Dönem 4 videosu:
gkk dönem 2 olayı başladı


































Peki Tusdata Olarak Biz Ne Yaptık? bu kadar zor mu?? arkadaşlar bu hafta ne yaptınız? abi siz ne yaptınız

1/100 ün diğer kısımları






psikolojinin yönlendirilmesi çalışmaları




















































gkk raporları
















davet etemememize rağmen gelen olmadı?

Peki Tusdata Olarak Biz Ne Yaptık?
dönem 2 genç klinisyenler















Dönem birincisi var mı yok?





Adana Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Ankara Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Ankara Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Ankara Gülhane Askeri Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Ankara Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Ankara Hacettepe Üniversitesi Kastamonu Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Ankara Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Ankara Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Ankara Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Antalya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Çorum Hitit Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Denizli Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Edirne Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Erzincan Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Erzurum Atatürk Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Tayfur Ata Sökmen Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Bezmialem Vakıf Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Medipol Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İzmir Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
İzmir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Kars Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Kayseri Erciyes Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Kıbrıs Yakındoğu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Kıbrıs Yakındoğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Konya Mevlana Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Konya Mevlana Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Konya Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Konya Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Malatya İnönü Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Mersin Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Rize Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Şanlıurfa Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Türkistan Ahmet Yesevi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genç Klinisyenler Kulübü
sami selçukbiricik abimiz inşallah bu iyilik hareketini dönem iki GKK dan anasınıfına kadar indirmez
musculus isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-28-2013, 21:03   #527
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

Balyoz davasının duruşma savcısı Hüseyin Kaplan, mahkemenin aralarında emekli Albay Abdullah Zafer Arısoy'un da bulunduğu 36 kişi hakkında verdiği beraat kararına daha önce itiraz etmişti. Savcı Kaplan, itirazının gerekçelerini mahkemenin gerekçeli kararını açıklamasının ardından geçtiğimiz günlerde tamamladı. Yargıtay'a gönderilmek üzere davanın görüldüğü İstanbul 10 Ağır Ceza Mahkemesine 17 sayfalık dilekçesini sunan savcı Kaplan, beraat eden 36 sanığın da ceza almasını istedi.
Beraat eden sanıkların, darbe planını hayata geçirmek üzere hazırlanan 'Görevli Timler Özel Talimat', 'Görevlendirilecek Personel Listesi', 'Görevlendirmeler Çizelgesi' gibi görev listelerinde adlarının yer aldığına dikkat çeken Kaplan, söz konusu sanıkların bilgisi ve kabulü olmadan listelere adlarının yazılmasının mümkün olmadığını kaydetti.
Listelerde görevlendirilen sanıkların daha önce aldıkları eğitim ve kurslara göre uygun işlere göre planlarda görevlendirildiğine dikkat çeken Kaplan, "Bu tespitler görevlendirme listesinin doğru olduğunu, kişilerin bilgisi ve kabulü olmadan listelerin yazılmasının mümkün
olmadığını ispatlamaktadır. Sanıklar birbirleriyle irtibatlıdırlar ve verilen görevleri kabul etmişlerdir
. Görevlerin bir kısmıda sanıklar tarafından icra edilmiştir."dedi
http://www.dunyabulteni.net/?aType=h...ticleID=244803
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-31-2013, 21:30   #528
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

ĞRENCİ Velileri Dayanışma Derneği (ÖVDER), İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü'nün okullarda Roman öğrenci tespitinin fişlemeye yönelik olduğunu iddia etti. Milli Eğitim İl Müdürlüğü ise devamsızlığı kontrol etmek için bunu yaptıklarını öne sürdü.

İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün okullarda Roman öğrenci tespiti ile ilgili çalışmasına ÖVDER tepki gösterdi. Okullardaki Roman öğrencilerin yapılan tespit çalışmasıyla fişlendiğini öne süren ÖVDER İzmir Şube Başkanı Orhan Yüce, Milli Eğitim İzmir İl Müdürlüğü'nün okullara '2011- 2012 eğitim öğretim yılında 8. sınıftan mezun olup öğrenci sayılan ve ilimiz ortaöğretim kurumlarında öğrenim görmekte olan öğrencilerden, 9. sınıfa devam etmeyen Roman öğrenci sayısını bilmemiz gerekiyor. 9. sınıfa devam etmeyen Roman öğrencilerin sayısı tespit edilmeli' diyeyazı gönderdiğini açıkladı.

ÖVDER İzmir Şube Başkanı Yüce şunları söyledi:

"Milli Eğitim Bakanlığı Roman vatandaşlarımızın işsiz olduğunu biliyor da çocuklarına yardımda mı bulunacak? Konut mu yapacak? Tablet mi dağıtacak? Ne yapacak? Suriye'den getirdiği ailelerin çocuklarının konaklama ve okul masraflarını karşıladığı gibi Roman öğrencilerini de bu hizmetten yararlandırmak için mi sayı istiyor?"

Yüce, Milli Eğitim İl Müdürlüğü'nün bu bilgilerin ne için kullanılacağını açıklamasını da isteyerek şöyle dedi:

"Amacı net belirtilmemiş ve velilere bilgi verilmeden çocuklarının fişlenmesi ne yasal ne de insan haklarına uygun değildir. Yasa dışı uygulamaya öğretmenlerimiz ve okul yöneticilerimiz alet olmamalılar. Biz öğrenci velileri olarak bu amacı belli olmayan yasa dışı uygulamanın takipçisi olacağız."

DEVAMSIZLIĞI TAKİP EDİYORUZ

İzmir İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Ali Bayram Tetik ise, 12 yıllık eğitimin zorunlu olduğuna dikkat çekerek, "9. sınıfa devam etmeyen öğrencilerin tespitini istiyoruz. Romanlar diye ayırmadık. İzmir'in genelinde yaptığımız bir çalışma ama devamsızlık genelde Roman mahallelerinde görüldüğü için oraya ağırlık verilmiş olabilir" diye açıklama yaptı.

ED(İÖ/COŞ)
(DHA - Elif DEMİRCİ)
http://www.bugun.com.tr/son-dakika/r...-haberi-155838
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-09-2013, 12:10   #529
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

Rektör, istihbarat örgütü kurmuş



İSA YAZAR - ANKARA
Siyasî tarihe kara bir leke olarak geçen 28 Şubat sürecine ilişkin yeni bilgiler çıkmaya devam ediyor. TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’nun rapor eklerine giren bir belgeye göre dönemin Mersin Üniversitesi Rektörü emekli Albay Uğur Oral, özel güvenlikçilerden istihbarat birimi oluşturmuş.
Mersin’de öğretmenlik yapan Tunay Alkan, 28 Şubat döneminde uğradığı baskı, tahkikat ve soruşturmalarla ilgili belgeleri TBMM Darbe Komisyonu’na teslim etti. Rapor eklerine de giren belgeler arasında dönemin Mersin Üniversitesi Rektörü emekli Albay Uğur Oral tarafından YÖK Başkanı Kemal Gürüz’e gönderilen ve fişlemeleri içeren kişiye özel/gizli ibareli bir doküman da yer alıyor. Belgede Rektör Oral’ın, ABD’nin Adana konsolosunu, bazı akademisyenleri ve yerel bir siyasetçiyi izletip elde ettiği bilgileri Gürüz’e rapor ettiği görülüyor. Oral’ın bu bilgileri sivil güvenlik görevlilerinden kurduğu birime toplattığı iddia ediliyor.
Mersin Üniversitesi rektörü emekli Albay Uğur Oral’ın, 28 Şubat sürecinde özel güvenlikçilerden bir istihbarat birimi kurduğu ortaya çıktı. Oral’ın. işe aldığı özel güvenlikçiler vasıtasıyla bilgi topladığı ve bu bilgileri dönemin YÖK Başkanı Kemal Gürüz ile paylaşarak işlem yapılmasını istediği iddia ediliyor. 28 Şubat sürecinin yaşandığı yıllarda Mersin’de öğretmenlik yapan Tunay Alkan, TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’na gönderdiği belgelerde çarpıcı bir bilginin ortaya çıkmasını sağladı.
Komisyon rapor eklerine giren belgelerde yaşadığı süreci anlatan Tunay Alkan, önemli bilgiler veriyor. Buna göre Mersin Atatürk Endüstri Meslek Lisesi’nde görev yaparken o dönemki müdürü L.Y., Alkan’ı arayarak acil görüşmek istediğini belirtiyor. Alkan, olayın devamını şu sözlerle anlatıyor: “Müdür, bir gün önce istihbarat elemanlarının okula geldiğini söyledi. Bu kişilerin kendisine, ‘Müdür bey okulunuzda Tunay Alkan adında Hizbullahçı bir öğretmen varmış, onun özlük ve sicil dosyasını görmek istiyoruz’ şeklinde hakkımda irticai ve dincilikle ilgili bazı yargılar ifade eden cümleler kullandıktan sonra sicil dosyamı incelediklerini ve ‘buradan da Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gideceğiz’ diyerek okuldan ayrıldıklarını anlattı.”
Bunun üzerine olayı takip ettiğini ifade eden Alkan, şöyle devam ediyor: “Emniyet Müdürlüğü’ne gidip daha önceden tanımış olduğum İstihbarat Şube Müdürü B.T. ile görüştüm. Kendisi böyle bir konudan haberdar olmadığını söyleyip elemanlarından ‘polis, MİT ve JİTEM’den böyle bir işlemin olup olmadığı hususunda bilgi istedi. Az sonra elemanları geldi ve benim hakkımda herhangi bir çalışmanın diğer kurumlar tarafından da yapılmadığını belirtti. Bu durum üzerine İstihbarat Şube Müdürü, durumu anladığını söyleyip sekreteryasına Mersin Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayhan Sezer’i bağlamaları talimatını verdi. Konuşmasının ardından, ‘Ayhan hoca bizim çocuklar yapmış dedi’ diye bana konuşmayı özetledi. Bunun ne demek olduğunu sorduğumda ‘üniversitenin aldığı bazı güvenlik görevlilerini özel istihbarat için kullandığını ve o adamların bu işi yaptıklarını’ belirtti.”
Halen Milli Eğitim Bakanlığı’nda grup başkanı olarak görev yapan Tunay Alkan, Darbe Komisyonu’na gönderdiği ve rapor eklerine giren başvurusunda, “Demek ki, Mersin Üniversitesi’nde Rektör Uğur Oral, seçilmiş sivil güvenlik görevlilerinden kurduğu birime, yasa dışı lekeleme ve kamuoyu manipülasyonu dışında üst düzey istihbarat toplama işi de yaptırmaktaydı.” diyor.

http://www.zaman.com.tr/gundem_rekto...s_2051687.html
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-16-2013, 21:17   #530
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

Fişleme delili bilgisayarda

Hozat Komisyonu’na gönderilen Jandarma Kriminal Laboratuvarı’nın fişlemeyle ilgili ön raporunda Emniyet’e ait bilgisayarlarda yapılan taramalarda, biyografik bilgi fişinde kullanılan “göz rengi, saç rengi, mezhebi, yandaş, katıldığı eylemler, boy, kilo” gibi anahtar kelimeler tespit edildi.

Mahmut Lıcalı




Cumhuriyet- TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde Hozat’taki fişleme skandalını incelemek amacıyla kurulan komisyona Jandarma Kriminal Dairesi tarafından fişlemenin yer aldığı bilgisayarlarda yapılan incelemeye ilişkin ön rapor gönderildi.
Raporda, Emniyet’in bilgisayarlarında fişlemenin bulguları net bir şekilde ortaya çıkarken Emniyet’e ait bilgisayarlarda bilişim uzmanları tarafından yapılan taramalarda biyografik fişlemede kullanılan anahtar kelimeler bulundu. Ön raporda, Emniyet’in bilgisayarında“göz rengi, saç rengi, boy, kilo, yaş” gibi fiziki özelliklerin yanı sıra “mezhep, yandaş, katıldığı eylem, siyasi görüş, üye olduğu örgüt” gibi fişlerde kullanılan anahtar ifadeler tespit edildi.
Ön raporda anahtar kelimelere ilişkin ayrıntılı döküme yer verilirken söz konusu anahtar kelimelerin fişleme amacıyla kullanılıp kullanılmadığı konusunda net bir bilgiye yer verilmedi. Hozat İlçe Emniyeti’ne ait bilgisayarların dahili belleklerinde fişlemeye ilişkin bulguların tespit edilmesi, fişleme skandalın daha büyük çaplı ve sistematik bir şekilde yapıldığını gösterdi.
Komisyon bugün yapacağı toplantıda Jandarma Kriminal Laboratuvarı’nın raporunu ele alacak. Komisyon ayrıca Hozat’taki fişleme skandalını kamuoyuna duyuran gazeteci Ferit Demir’in de bilgisine başvuracak.

14 Şubat 2013


http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=398826&kn=7&ka=4&kb=7


Fontu Ayarla
'Şüpheli ve zararlı şahıslar' listesinde azınlıklar ve solcular var… Genelkurmay Başkanlığı Seferberlik Tetkik Dairesi’ne bağlı Özel Kuvvetler’in Trabzon ve Malatya’nın yanı sıra önemli üslenmelerinden biri olan Hatay’da da geniş bir fişleme yaptığı ortaya çıktı.
Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından TBMM’ye gönderilen belgeler fişlemeyi ortaya koydu. MİT’in gönderdiği belgeler arasında yer alan bir ihbar mektubunda Özel Kuvvetler’e bağlı Beyaz Birim’in Trabzon’daki Rahip Santoro Cinayeti ve Malatya Zirve Katliamı’nın ardından Hatay’da da Hristiyanlara yönelik provaskon yaratacak eylemler planladığı açıklanıyor. Bilindiği gibi Antakya’da görev yapan Rahip Padovese de 2009′da öldürülmüştü.







HRİSTİYANLAR TEK TEK FİŞLENMİŞ
MİT tarafından gönderilen ve Hatay’daki kişileri “İşbirliği Yapılacaklar” ve “Şüpheli ve Zararlı Şahıslar” olarak iki ayrı belgede fişleyen belgenin işbirliği yapılacaklar listesinden Türk milliyetçisi kişiler yer alırken ”Şüpheli ve Zararlı Şahıslar” listesinde ise Hristiyanların yanı sıra yasal sol partilerin yöneticileri, Kürtler, Aleviler, Nusayriler ve Bahailer yer alıyor.
Fişleme tablolarında yer alan “Düşünceler” kısmında “Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı Başkanı”, “Arap Hristiyan Ortodoks, Kardeşi Papazdır”, “Antakya Türk Latin Kilisesi Ruhani Reisi”, “Antakya Bahai Ofisi Sorumlusu”, “ÖDP İlçe Başkanı” vb. fişleme notları yer alıyor.


ERENOLLAR DA BEYAZ KUVVETLER İLE BAĞLANTILI
Belgelerde yer alan Beyaz Kuvvetler ile ilgili kişilerin isim listesinde Ergenekon Davası’nda ismi öne çıkan “Türk Ortodoks Patriği Paşa Ümit Erenol ile Patrikhane Basın Sözcüsü Sevgi Erenol da 3. Tim ile İrtibatlı Beyaz Kuvvet irtibatı olarak görülüyor.
Listede görülen başka bir isim ise Ermeni Soykırımı’nın olmadığını öne sürerek gündeme gelen Ermeni Araştırmacı-Yazar Levon Panos Dabağyan. Dabağyan da 3. Tim Personeli ile irtibatlı Beyaz Kuvvet ile bağlantılı olarak listede görülüyor.
Seyfi Genç / sat-7 türk http://www.mersinyasam.com/news/35454.html

Valiye skandal fişleme


“Terör meyillisi, kadın düşkünü, rüşvetçi” ya da “her kılığa girer” şeklinde bilgi toplanan tipleri mülki idareci yapan 28 Şubat darbecileri, bakın dindar ve çalışkan valilere neler yapmış.
MURAT ALAN / İSTANBUL
28 Şubat soruşturması kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ulaşan yeni belgeler darbenin sivil işbirlikçilerinin nasıl bir aymazlık içinde olduğunu ortaya koydu.
28 Şubat döneminde “DHKP-C sempatizanı”, “rüşvetçi” ya da “tam bizim adamımız, her kılığa girer” şeklinde sicil oluşturulan kaymakam ve vali yardımcılarının listesini yayınlayıp gündemi altüst eden Akit, şimdi de dindar ve başarılı mülki amirlere uygulanan zulmü deşifre ediyor. 1998 senesine kadar Ankara Vali Yardımcılığı görevinde bulunan Merkez Valisi Ramazan Sodan hakkında hazırlanan soruşturma raporu, rezaletin belgesi niteliğinde. İçişleri Bakanlığı Müfettişliği tarafından hazırlanan raporda, çalışkan ve göz dolduran bir idareci olduğu vurgulanan Sodan’ın irticai hiçbir faaliyetinin belirlenememesine rağmen, sırf inançlı olduğu ve eşinin başörtüsü taktığı gerekçe edilerek vali yardımcılığı görevinden alınıp, önce Antep’e sürgün edildiği, kısa süre sonra ise temsil yetkisi olmayan İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliği’ne gönderildiği ortaya çıktı.
AK Parti Hükümeti’nin gelişiyle birlikte hak ettiği konumu elde edip Adıyaman Valiliği’ne atanan Sodan’ın, AHİM’de ANASOL-D Hükümeti aleyhine açtığı davanın ise devam ettiği vurgulandı.
BELGELER ANKARA CUMHURİYET
BAŞSAVCILIĞI’NDA
Başbakanlık arşivlerinin ilgili bölümleri 28 Şubat soruşturması kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili tarafından tek tek incelenen belgeler darbenin sivil icracılarının dindar ve ahlâklı mülki amirleri nasıl tasfiye ettiğini ortaya koydu. 100’den fazla soruşturma raporundan en dikkat çekicisini Vali Razaman Sodan hakkında hazırlanan rapor oluşturuyor.
Halen İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda görev yapan Mülkiye Müfettişi Muhittin Aliz tarafından 24 Mayıs 1998’de hazırlanan raporda, dönemin Ankara Valisi Erdoğan Şahinoğlu ile görüşüldüğü, Şahinoğlu’nun Vali Yardımcısı Ramazan Sodan hakkında ilginç tespitlerde bulunduğu belirtiliyor.
Raporda Şahinoğlu ile yapılan görüşme ile ilgili şu ifadeler kullanılıyor: “Ankara Valisi Erdoğan Şahinoğlu ile yaptığım görüşmede; Ramazan Sodan’ın dinî görüşlerinin herkesçe bilindiğini, ancak dinî görüşü nedeniyle görevinde bir ayrım yapmasına tanık olmadığını, görevini menfi yönde etkileyecek bir durum olmadığını; araştırmacı yapıya sahip olduğunu, kendisinin dinî görüşü ve eşinin türbanlı olmasının beşeri münasebetleri olumsuz etkilediğini, verilen işleri yaptığını, bunun dışında özel bir çabasının olmadığını; yaşayış şekli nedeniyle mülki idare amiri imajını vermediğini, bu tutumunun idare amirliği için çok önemli bir husus olduğunu; mülki idare amirlerinden beklenen çağdaş, Atatürkçü ve atılımcı bir kişiliğe sahip olmadığını; bu nedenle Ankara gibi bir ilde vali yardımcılığı yapmasının uygun olmadığını, başka bir ile atanmasının zaruri görüldüğünü belirtti.” Raporda Ramazan Sodan hakkında Vali Yardımcıları Ziver Gözüaçık, Tamer Ersoy, Ruhi Peker, Yeni Mahalle Kaymakamı Orhan Kırlı, Keçiören Kaymakamı Erdoğan Gürbüz ve emekli Ankara Vali Yardımcısı Ertuğrul Taylan’ın da benzeri ifadeler kullandığı kaydedildi.
Raporun sonuç bölümünde ise Sodan hakkında suç unsuru taşıyan herhangi bir delil bulunamadığı, fakat Sodan’ın inançlı kişiliği ve eşinin tesettürlü olmasının görevden alınması için yeterli olduğu öne sürüldü. Mülkiye Müfettişi Muhittin Aliz’in hazırladığı raporun sonuç bölümünde şu ifadeler yer alıyor: “Ankara Vali Yardımcısı Ramazan Sodan, İçişleri Bakanlığı’nda merkezde de görev yaptığı için Bakanlıkça da yekinen tanınan ve bilinen bir kişidir. Yıllardan beri eşinin türbanlı olması, genel davranış ve tutumu ile içine kapalı bir kişiliğe sahip olmasının herkesçe bilinmesi mülki idare amirliği görevini yürütmede olumsuzluk yarattığı kanısını oluşturmuştur. Mülki idare amiri, çağdaş bir görünüş ve çağdaş görüşe sahip örnek bir vatandaş olması, kamuoyunun da beklediği bir husustur.
İrticai bir faaliyetinin görülememesi ve kanıtlanmaması Ankara Vali Yardımcısı olarak görevine devam etmesine bir gerekçe olamayacağı, görüşüne başvurduğu kişilerin de aynı kanı da olmaları nedeniyle Ankara Vali Yardımcısı Ramazan Sodan, irticai bir faaliyette bulunduğu kanıtlanmamış ise de temsil yetkisi olmayan bir kadroya atanması uygun olacağı kanat ve sonucuna varılmıştır.”
RAPOR ÜZERİNE SÜRGÜN
Raporun İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’na gönderilmesinden sonra Ankara Vali Yardımcısı Ramazan Sodan’ın görevden alınıp Gaziantep’e sürgün edildiği, daha sonra da belirtildiği gibi hiçbir temsil yetkisi olmayan İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliği birimine atandığı vurgulandı. Ortada hiçbir somut delil bulunmamasına rağmen sadece inançları dolayısıyla görevden alınan Sodan’ın Danıştay’a açtığı davanın da sonuçsuz kaldığı vurgulanırken, AHİM’de açılan davanın ise devam ettiği kaydedildi. http://www.yeniakit.com/valiye-skand...leme-1466h.htm




Konu tususev tarafından (03-26-2013 Saat 21:54 ) değiştirilmiştir.
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Uludağ ün. Tıp fak. Uzmanlık öğrencileri temsil kurulu aerol Asistan Dr. / Araştırma Grv. 0 02-26-2011 10:21
Tıp öğrencileri, kadavra görmeden mezun oluyor! houseMD TIP Öğrencileri 2 02-01-2011 15:36
4.sınıf tıp öğrencileri steTUSkop TIP ÖĞRENCİLERİ 0 09-24-2009 14:19
Tıp öğrencileri kongrede buluştu steTUSkop TIP ÖĞRENCİLERİ 4 08-22-2009 01:40
Tıp fakültesi öğrencileri de bu konuda bilgisiz! steTUSkop TIP ÖĞRENCİLERİ 3 05-30-2009 19:58


Şu Anki Saat: 20:21


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com