www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > MEDİKAL / BİLİMSEL > Medikal ve Bilimsel İçerik > Tıbbi Konu Tartışmaları

6092 (0 Kayıtlı Ve 6092 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 11-17-2018, 09:10   #1
berkcan
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 12.12.10
Mesajlar: 494
Tecrübe Puanı: 0
berkcan is on a distinguished road
Standart Türk Radyoloji Derneği günde 300 MR yazmak hataya davetiye ç

RADYOLOG'LARIN İSYANI:'BİZİ HATAYA İTİYORLAR'

*****
Türk Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Tamer Kaya, günde 300 MR (manyetik rezonans) raporu yazmak zorunda kalan radyoloji uzmanı bulunduğunu belirterek hataya itildiklerini söyledi


GEREKSİZ TALEPLER

Antalya’da yapılan 39’uncu Ulusal Radyoloji Kongresi’nde tartışılan konulardan biri görüntüleme tetkiklerindeki yoğunluk oldu. Türkiye’de yaklaşık 4 bin radyoloji uzmanı bulunuyor. Avrupa’da ortalama 100 bin kişiye 15 radyoloji uzmanı düşerken Türkiye’de bu oran 5 dolayında. Dolasıyla radyolog başına düşen tetkik sayısı da yüksek. Ancak radyologlar sorunun uzman azlığından çok, gereksiz tetkik taleplerinden kaynaklandığını söylüyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, yılda yaklaşık 12.5 milyon MR, 15 milyon BT, yaklaşık 28 milyon ultrasonografi çekiliyor. Yataklı tedavi kurumlarında MR cihazı başına düşen görüntüleme sayısı 14 bin 992 (OECD ortalaması 5 bin 125). Bu rakam Türkiye’yi dünya şampiyonu yapıyor. Yataklı tedavi kurumlarında bin kişiye düşen MR çekim sayısı da ortalama 157 (OECD ortalaması 67). Yataklı tedavi kurumlarında BT cihazı başına düşen görüntüleme sayısı 12 bin 993 (OECD ortalaması 6 bin 890). Yataklı tedavi kurumlarında bin kişiye düşen BT görüntüleme sayısı ise 188 (OECD ortalaması 147). Bu yüksek oranlar hem radyolojik değerlendirmeleri zora sokuyor hem de yüksek maliyetlere yol açıyor.

YORGUN GÖZ YANILTIR

‘Tıbbın gözü’ olan radyolojinin iyi çalışmaması halinde tıbbın da duraksayabileceğini belirten Prof. Dr. Tamer Kaya, “Göz yorgunluğu algısal yanılmalara neden olur, hizmetin doğru yürümesini engeller. 1-2 dakikada bir tetkik okumak zorunda kalan meslektaşlarımız var. 1 dakikada 50-60 MR görüntüsü izlenip rapor yazılamaz. Oysa ki yazılmış raporu okumak için bile daha fazla zamana ihtiyacımız var. Bu kendimizi kandırmak. Bunu gerçek standart sağlık hizmeti zanneden bir nesil de geliyor. Sağlık hizmetine ihtiyacı olanlara yeterli zaman ayıramıyoruz. Deneyimli hocalara bile 10 dakika yetmez. Bazı meslektaşlarımız bu yüzden görevlerini bırakıyor” dedi.

MERAKTAN İSTİYORLAR

Klinisyen hekimlerin, hastaları bekletmemek ve geri çevirmemek için muayeneye yeterli süre ayıramadığını belirten Prof. Dr. Kaya “Kimse steteskop kullanmıyor. En azından bir muayene için 5-10 dakika ayrılabilse, bırakın elle muayeneyi hiç olmazsa hekim hastayı dinleyebilse bu kadar MR istenmez. Hastaları mutlu edebilmek ve hata yapma korkusu hekimleri görüntüleme tetkiklerine itiyor. Elimizde ateşten bir top var. Klinisyenler bize, biz onlara atıyoruz. Görüntüleme yöntemleri, vatandaşın ‘içeride ne var ne yok’ merakı yüzünden de talep ediliyor. ‘Belim ağrıyor’ beyip bel MR’ı, ‘dizim ağrıyor’ deyip diz MR’ı istiyorlar. Hatta hekime, MR’ı kafaya koyup gidiyor. Bu gerçekten ihtiyacı olan hastalara yeterince zaman kalmamasına neden oluyor” dedi.

1 HASTAYA 1 DAKİKA

Vatandaşların merakının gereksiz tetkiklerin artmasına ve sıralara neden olduğuna da dikkat çeken Kaya şöyle devam etti: “Bir günde 30 hasta doğru raporlanacak iken 100 tane çekim olunca hasta başına 1-2 dakika zaman ayrılmak zorunda kalınıyor. Radyolog arkadaşlarımız da yanlış yapma riskine girebilirler ki bu kabul edilebilecek bir durum değil. Hastalarımız da ihtiyaçları olan değerlendirilme sürecinden mağdur oluyorlar. Her 100 radyologdan 3-5’i günde 300 tetkikin üzerine çıkıyor. Biz 50-100 aralığına çoktan razıyız. ‘Hız sınırlaması’ yapmamız, limitinin üst sınırını kesinlikle koymamız lazım.”

STRES YARATIYOR

Kongre Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Murat Danacı da farklı amaçlarla ve daha sık yapılan radyolojik görüntülemelerle, hastalarda hiçbir şikâyet oluşturmamış pek çok lezyonun saptandığını söyledi. Bu lezyonların bazılarının tamamen önemsiz ve herhangi sağlık problemi oluşturmayacağını belirten Danacı, “Bazıları erken dönem kanser dahil olmak üzere ciddi hastalıkların erken bulgusu olabiliyor. Hastalık yapmayan ve tedavi gerektirmeyen lezyonları saptadığımızda hastaya takip ya da ek görüntüleme ihtiyacı olabiliyor. Bu da hem sağlık giderlerinde işyükünde artışa hem de hastalarımızda stres ve kaygıya yol açabiliyor” diye konuştu.

MR’I EN ÇOK ÖZEL HASTANE ÇEKİYOR

TANI için çok sayıda tetkik yapılması her zaman doğru değil. Uygunsuz tetkik seçimi hastalıkların tanısında gecikmeye yol açmasının yanında ülkenin ekonomik kaynaklarının kötüye kullanılması, hastanelerde yoğunluk artışı ve buna bağlı iş yükünün artmasına yol açıyor. Ayrıca bazı tetkikler için uzun bekleme sıraları oluşuyor. Uzmanlar aynı tetkiki 2-3 gün arayla yaptıranlar bulunduğunu söylüyor. Cihazlar kapasitelerinin üzerinde çalıştırılıyor. Bu da çekimin kalitesine olumsuz yansıyor. Sağlık bakanlığı verilerine göre:

MR en çok özel sektörde çekiliyor. Özel sektörde her 1000 muayenede 37.1 MR çekiliyor. Bunu 22.8 ile Sağlık Bakanlığı hastaneleri izliyor. Üniversite hastanelerinde ise oran 4.1.

BT ise en çok üniversite hastanelerinde yazılıyor. Üniversite hastanelerinde her 1000 muayenede 54.7 BT çekiliyor. Bunu 31 ile Sağlık Bakanlığı, yüzde 29.3 ile özel hastaneler izliyor.

Ultrason ise en çok özel sektörde çekiliyor. Özel hastanelerde her 1000 muayenede 77.6 ultrasonografi çekiliyor. Bu oran Sağlık Bakanlığı hastanelerinde 62.8, üniversite hastanelerindeyse 62.
berkcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

     

Alt 11-17-2018, 11:37   #2
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Unhappy

Alıntı:
berkcan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
RADYOLOG'LARIN İSYANI:'BİZİ HATAYA İTİYORLAR'

*****
Türk Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Tamer Kaya, günde 300 MR (manyetik rezonans) raporu yazmak zorunda kalan radyoloji uzmanı bulunduğunu belirterek hataya itildiklerini söyledi


GEREKSİZ TALEPLER

Antalya’da yapılan 39’uncu Ulusal Radyoloji Kongresi’nde tartışılan konulardan biri görüntüleme tetkiklerindeki yoğunluk oldu. Türkiye’de yaklaşık 4 bin radyoloji uzmanı bulunuyor. Avrupa’da ortalama 100 bin kişiye 15 radyoloji uzmanı düşerken Türkiye’de bu oran 5 dolayında. Dolasıyla radyolog başına düşen tetkik sayısı da yüksek. Ancak radyologlar sorunun uzman azlığından çok, gereksiz tetkik taleplerinden kaynaklandığını söylüyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, yılda yaklaşık 12.5 milyon MR, 15 milyon BT, yaklaşık 28 milyon ultrasonografi çekiliyor. Yataklı tedavi kurumlarında MR cihazı başına düşen görüntüleme sayısı 14 bin 992 (OECD ortalaması 5 bin 125). Bu rakam Türkiye’yi dünya şampiyonu yapıyor. Yataklı tedavi kurumlarında bin kişiye düşen MR çekim sayısı da ortalama 157 (OECD ortalaması 67). Yataklı tedavi kurumlarında BT cihazı başına düşen görüntüleme sayısı 12 bin 993 (OECD ortalaması 6 bin 890). Yataklı tedavi kurumlarında bin kişiye düşen BT görüntüleme sayısı ise 188 (OECD ortalaması 147). Bu yüksek oranlar hem radyolojik değerlendirmeleri zora sokuyor hem de yüksek maliyetlere yol açıyor.

YORGUN GÖZ YANILTIR

‘Tıbbın gözü’ olan radyolojinin iyi çalışmaması halinde tıbbın da duraksayabileceğini belirten Prof. Dr. Tamer Kaya, “Göz yorgunluğu algısal yanılmalara neden olur, hizmetin doğru yürümesini engeller. 1-2 dakikada bir tetkik okumak zorunda kalan meslektaşlarımız var. 1 dakikada 50-60 MR görüntüsü izlenip rapor yazılamaz. Oysa ki yazılmış raporu okumak için bile daha fazla zamana ihtiyacımız var. Bu kendimizi kandırmak. Bunu gerçek standart sağlık hizmeti zanneden bir nesil de geliyor. Sağlık hizmetine ihtiyacı olanlara yeterli zaman ayıramıyoruz. Deneyimli hocalara bile 10 dakika yetmez. Bazı meslektaşlarımız bu yüzden görevlerini bırakıyor” dedi.

MERAKTAN İSTİYORLAR

Klinisyen hekimlerin, hastaları bekletmemek ve geri çevirmemek için muayeneye yeterli süre ayıramadığını belirten Prof. Dr. Kaya “Kimse steteskop kullanmıyor. En azından bir muayene için 5-10 dakika ayrılabilse, bırakın elle muayeneyi hiç olmazsa hekim hastayı dinleyebilse bu kadar MR istenmez. Hastaları mutlu edebilmek ve hata yapma korkusu hekimleri görüntüleme tetkiklerine itiyor. Elimizde ateşten bir top var. Klinisyenler bize, biz onlara atıyoruz. Görüntüleme yöntemleri, vatandaşın ‘içeride ne var ne yok’ merakı yüzünden de talep ediliyor. ‘Belim ağrıyor’ beyip bel MR’ı, ‘dizim ağrıyor’ deyip diz MR’ı istiyorlar. Hatta hekime, MR’ı kafaya koyup gidiyor. Bu gerçekten ihtiyacı olan hastalara yeterince zaman kalmamasına neden oluyor” dedi.

1 HASTAYA 1 DAKİKA

Vatandaşların merakının gereksiz tetkiklerin artmasına ve sıralara neden olduğuna da dikkat çeken Kaya şöyle devam etti: “Bir günde 30 hasta doğru raporlanacak iken 100 tane çekim olunca hasta başına 1-2 dakika zaman ayrılmak zorunda kalınıyor. Radyolog arkadaşlarımız da yanlış yapma riskine girebilirler ki bu kabul edilebilecek bir durum değil. Hastalarımız da ihtiyaçları olan değerlendirilme sürecinden mağdur oluyorlar. Her 100 radyologdan 3-5’i günde 300 tetkikin üzerine çıkıyor. Biz 50-100 aralığına çoktan razıyız. ‘Hız sınırlaması’ yapmamız, limitinin üst sınırını kesinlikle koymamız lazım.”

STRES YARATIYOR

Kongre Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Murat Danacı da farklı amaçlarla ve daha sık yapılan radyolojik görüntülemelerle, hastalarda hiçbir şikâyet oluşturmamış pek çok lezyonun saptandığını söyledi. Bu lezyonların bazılarının tamamen önemsiz ve herhangi sağlık problemi oluşturmayacağını belirten Danacı, “Bazıları erken dönem kanser dahil olmak üzere ciddi hastalıkların erken bulgusu olabiliyor. Hastalık yapmayan ve tedavi gerektirmeyen lezyonları saptadığımızda hastaya takip ya da ek görüntüleme ihtiyacı olabiliyor. Bu da hem sağlık giderlerinde işyükünde artışa hem de hastalarımızda stres ve kaygıya yol açabiliyor” diye konuştu.

MR’I EN ÇOK ÖZEL HASTANE ÇEKİYOR

TANI için çok sayıda tetkik yapılması her zaman doğru değil. Uygunsuz tetkik seçimi hastalıkların tanısında gecikmeye yol açmasının yanında ülkenin ekonomik kaynaklarının kötüye kullanılması, hastanelerde yoğunluk artışı ve buna bağlı iş yükünün artmasına yol açıyor. Ayrıca bazı tetkikler için uzun bekleme sıraları oluşuyor. Uzmanlar aynı tetkiki 2-3 gün arayla yaptıranlar bulunduğunu söylüyor. Cihazlar kapasitelerinin üzerinde çalıştırılıyor. Bu da çekimin kalitesine olumsuz yansıyor. Sağlık bakanlığı verilerine göre:

MR en çok özel sektörde çekiliyor. Özel sektörde her 1000 muayenede 37.1 MR çekiliyor. Bunu 22.8 ile Sağlık Bakanlığı hastaneleri izliyor. Üniversite hastanelerinde ise oran 4.1.

BT ise en çok üniversite hastanelerinde yazılıyor. Üniversite hastanelerinde her 1000 muayenede 54.7 BT çekiliyor. Bunu 31 ile Sağlık Bakanlığı, yüzde 29.3 ile özel hastaneler izliyor.

Ultrason ise en çok özel sektörde çekiliyor. Özel hastanelerde her 1000 muayenede 77.6 ultrasonografi çekiliyor. Bu oran Sağlık Bakanlığı hastanelerinde 62.8, üniversite hastanelerindeyse 62.
Günlük 30 ilâ 40 raporu genelde asmadıkları kanaatindeyim
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türk Dermatoloji Derneği tususev Dernekler 0 03-09-2013 00:31
Türk Toraks Derneği 14 Kongresi ve ödülleri aerol Dernekler 0 04-14-2011 21:09
Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği aerol Dernekler 0 03-21-2011 17:03
Tam Günde kapsamlı bir hukuki değerlendirme medihaber Tam Gün Yasası 0 07-19-2010 17:24
"Vicdanen hasta olmayan çocuğa yanlış teşhis yazmak istemiyoruz” drjuice Türkiye ve Dünyadan Sağlık Haberleri 0 02-12-2010 13:04


Şu Anki Saat: 06:13


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com