www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > MESLEKİ KATEGORİ > İdari Kurumlar / TIP Eğitim Kurumları > ÖSYM

4365 (0 Kayıtlı Ve 4365 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04-12-2019, 20:59   #481
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

*****

Polis Sınavı operasyonu 84 gözaltı

ManşetGündemDünyaSporEkonomiTeknolojiHayatTarihRamazanYazarlarVideoFoto GaleriBilgi KartlarıİnfografikSon Dakika

PolitikaYerel Haberler3. Sayfa15 Temmuz Darbe GirişimiEğitim

ANKARA

Polis Sınavı operasyonu: 84 gözaltı2010'daki Polislikten Komiserliğe Geçiş Sınavı sorularının çalınmasına ilişkin FETÖ soruşturması kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 13'ü aktif 84 polisten 75'i yakalandı.

Haber Merkezi**********12 Nisan 2019, 10:32**********Son Güncelleme: 12 Nisan 2019, 11:50**********AA

Her yıl binlerce aday sınavlara girerek polis akademisine kayıt olmak istiyor.

BEĞENDİM

YORUM

*****

KAYDET

*****

PAYLAŞ

2010'daki Polislikten Komiserliğe Geçiş Sınavı sorularının Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarınca sızdırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında haklarında yakalama kararı çıkarılan 13'ü aktif 84 polisten 75'i gözaltına alındı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, sınav sorularını önceden temin ederek polis memurluğundan komiserliğe geçtiği belirlenen şüpheliler hakkında Ankara merkezli 31 ilde 13'ü aktif 84 polis hakkında gözaltı kararı verildi.

Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Şube Müdürlüğünce düzenlenen operasyonda 75 kişi yakalandı. Şüphelilerden 41'inin Ankara'da gözaltına alındığı öğrenildi.

Şüphelilerin tamamının 2010'daki sınavı, soruları temin ederek kazandıkları ve Emniyet Genel Müdürlüğü kadrosunda göreve başladıkları belirlendi.

Diğer zanlıların yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla

     

Alt 04-14-2019, 08:08   #482
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

FETÖ'ye Her TUS'da Kontenjan Ayrılmış

*****
Arka Plan Programında bu sorunun cevabı arandı. Programa konuk olan Muş Alparslan Üni. Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç FETÖ'nün sadece KPSS değil tüm sınav sorularını çaldığını, ayrıca KPSS ile gelen insanlardan her zaman şüphe duyduğunu söyledi. .

Adnan Menderes Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hasan Can Oktaylar, 2007-2013 yılları arasında yoğun ve sistemli bir şekilde hemen hemen tüm merkezi sınavlarda kopya çekildiğini iddia etti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının*****2010 KPSS ile 2009, 2012 KPSS, 2013 ALES, 2013 YDS ve İç Denetçilik Sınavı’nın mercek altına alınacağı yönündeki açıklamaları, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) değişik sınavlarda da soruları önceden ele geçirdiği ve bu sınavlarda kopya çekildiği iddialarını güçlendirdi.

“Deliller yok edildi”

Hasan Can Oktaylar, soruların sızdırıldığı yıllarda FET֒cü savcılar tarafından mevcut delillerin de yok edildiğinden kopyanın ispatlanamadığını, sürecin bu yıla kadar geldiğini ifade etti.

“2007-2013 yılları arasında yoğun ve sistemli bir şekilde hemen hemen tüm merkezi sınavlarda dar veya geniş kapsamlı şekilde kopya çekildiğini iddia ediyorum.” diyen Oktaylar, şöyle devam etti:

“Tahminlerimiz odur ki 2007 itibarıyla ÖSYM’nin soru bankası FET֒cülerin eline geçti. Yani çalışanların soru bankasından dışarı soru sızdırma imkanları arttı. 2010’da bu soru sızdırmayı fütursuzca yaptılar. Pek çok kurumun kritik merkezlerine bu sınavlarla atamalar oldu. Bu sınav dikkat çekti, çünkü kopya çeken kişi sayısı 9-10 bindi. İddiamız 2007-2013 yılları arasında özellikle*****FETÖ ile irtibatlı akademisyenler için Tıpta Uzmanlık Sınavından (TUS) tutun yabancı dil barajının aşılması için yeni adıyla Yabancı Dil Sınavı (YDS) eski adıyla Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı’na (ÜDS) kadar birçok sınavda kopya çekildiğidir.

Ancak bu sınavlarda kopya için soruların verildiği kişi sayısı binleri bulmuyordu.*****TUS’ta tahminimize göre sorular 40-50 kişiye, ÜDS’de en fazla 100-150 kişiye sızdırılmıştır. Bu rakamlar istatistiklerde çok oynama yapmaz. Bu terör örgütüne ait akademisyenlerin en az yarısının bu şekilde barajları geçtiğini düşünüyoruz.”

A Haber'de yayınlanan Arka Plan Programında bu sorunun cevabı arandı. Programa konuk olan Muş Alparslan Üni. Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç FETÖ'nün sadece KPSS değil tüm sınav sorularını çaldığını, ayrıca KPSS ile gelen insanlardan her zaman şüphe duyduğunu söyledi.

İnanç'ın açıklamaları şöyle:

YÖK'teki, üniversitelerdeki mücadele nasıl olmalı? Birincisi kadro sorgulaması, ikincisi kariyer sorgulamasıydı. Kariyer sorgulamasında yurtdışından alınan diploma denkliklerinden tutun, yabancı dil sınavlarından yayınlara kadar mutlaka sorgulanması gerekiyor. Bunda da yetki sadece ve sadece YÖK'tedir. YÖK'ün bir komisyon oluşturup geriye dönük olarak böyle bir sorgulama yapması halinde başka hiçbir şeye ihtiyaç duymaksızın birçok insanı kariyer sorgulaması babında devre dışı etmesi mümkündür. Şimdi aslında KPSS sorunuza dönersek ÖSYM desek belki daha doğru olacak. KPSS ile sınırlamamak gerekiyor. Sorun ÖSYM idi. KPSS bunun bir parçasıydı. ALES sınavları vs. TUS sınavları hepsi var bu işin içinde. Yani birçok insan TUS sınavlarında hiç hak etmediği halde çok kıymetli branşlara yerleşmiş bulunmaktadır. Biz sadece belki kamuoyunda büyük bir kitleye mahal olduğu için KPSS'yi konuşuyoruz. O nedenle ÖSYM diye düzeltmekte fayda var diye düşünüyorum
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 04-15-2019, 15:30   #483
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Şanlıurfa'da joker operasyonunda 24 gözaltı
Başkalarının yerine SRC belgesi sınavına girdikleri gerekçesiyle 24 şüpheli gözaltına alındı
Kopyala 15 Nisan 2019 15:09
Yazdır
Şanlıurfa'da joker operasyonunda 24 gözaltı
Şanlıurfa'da para karşılığı başkalarının yerine SRC belgesi sınavına girdikleri iddiasıyla 24 şüpheli gözaltına alındı.

Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, 14 Nisan'daki Ulaştırma Hizmetleri Mesleki Eğitim ve Geliştirme Sınavı'na (SRC), kursiyerlerin yerine para karşılığında başka kişilerin gireceği yönündeki bilgi üzerine İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri belirlenen okulda önlem aldı.

Ekipler, düzenledikleri operasyonda başkalarının yerine sınava girdikleri öne sürülen ve "joker" olarak tabir edilen 22 kişi ile 2 kursiyeri gözaltına aldı.

Zanlılar, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 04-16-2019, 19:40   #484
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

123
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 04-16-2019, 19:41   #485
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Nedim Şener*****TÜM YAZILARI

Soru hırsızlığının fetvası ve yemini10 Nisan 2019, Çarşamba 08:30***************

Fetullahçı Terör Örgütü, seçim sonuçlarını umutla bekliyordu, kendisi için bazı şeylerin değişeceğini umuyordu. Ben de FETÖ ile mücadelenin seçim sonrası hızla devam edeceği tahminimi yazmıştım.

Öyle de oldu; FET֒nün ÖSYM Başkanlığı’ndaki yapılanmasına ilişkin soruşturmada, eski başkan Ali Demir’in de arasında bulunduğu 21 kişi gözaltına alındı. Dün de ülke genelinde sivil-asker 461 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Yazdığım gibi “FET֒nün beklediği bahar kışa dönüyor.” 2010-2015 yılları arasında neredeyse tüm sınavlarda yolsuzluklar yapılırken ÖSYM’nin başında olan Ali Demir hakkındaki soruşturma çok önemli gerçeklerin ortaya çıkmasını sağlayacak. FET֒nün firari üyelerinden Bülent Keneş kısa süre önce yazdığı bir yazıda, FET֒nün soru hırsızlığı konusunda şunları söylemişti; “…Bahsini ettiğim, kamu sınavlarında soru çalma iddiaları. Daha önce de bazı şüphelerim olmakla birlikte maalesef hizmet hareketi (FETÖ) içinde bulundukları hâlde hizmetin h’sini anlayamamış bazı andavallıların bireysel olarak bu melaneti yaptıklarına artık iyice kanaat getirdim. Önceki gün bir dost sohbeti sırasında bu tür bir kepazeliğe imza atmış biriyle konuştuğunu söyleyen çok güvendiğim bir meslektaşım, o kepazeliğe imza atan adamın hâlâ doğru bir şey yaptığını savunduğunu ‘hizmet için gerekirse aynısını tekrar yapmakta gözünü bir lahza olsun kırpmayacağını’ söylediğini aktarınca doğrusu şok oldum.”

FET֒nün fetvası

Bülent Keneş ve benzerleri “münferit” diyerek hırsızlığı kişiselleştiriyor. Oysa bu bir örgüt faaliyeti. FETÖ elebaşı Gülen bu konuda fetvasını 2012 yılında yayınlanan “Fasıldan Fasıla 4” isimli kitabında şöyle vermişti; “…bazı kimseler, daha sonra kazanacakları bir başarıyı, çok öncesinden rüyalarında görebilmekte ve gireceği imtihan sorularını bütün ayrıntılarıyla müşahede edebilmektedirler”… Nitekim, bazı öğrenciler “hak yememek” adına soruların kaynağını sorduğunda, FETÖ elebaşı ya da yanındakilerin rüyalarında gördüğü yalanı ile beyinleri yıkıyordu.

Hırsızlığın yemini

Ardından da örgüt üyesi öğrencilere şu yemini ettiriyorlardı; “Bugün burada gördüğüm duyduğum ve bildiğim hiçbir sırrı en yakınıma, eşime, tanıdığım hiçbir kimseye, grup arkadaşıma, önceki ve sonraki abilerime, meseleyi bilseler dahi hiç kimseye söylemeyeceğime ve burada beraber olduğum kişilerle dahi bu konuyu konuşmayacağıma, ima dahi etmeyeceğime Kuran'ı Kerim üzerine el basarak namusum, şerefim ve en kutsal bildiklerim üzerine yemin ediyorum” Sonra ne oldu?

FETÖ üyesi öğrenciler ÖSYM tarafından yapılan tüm sınavları yüksek puanla kazandılar. FETÖ bu yolla yüzbinlerce kişinin geleceğini çaldı. Bugün FETÖ konusunu siyasi polemik konusu edenlere sesleniyorum; her konuda kavga edin ama dünü çalan FET֒nün geleceğimizi de çalmaması için birlik olun

**********

Sayfa 49 Toplam 49 Sayfadan«*****First<3031323334353637383940414243444546474849
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 04-18-2019, 18:15   #486
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

ÖSYM eski Başkanı Ali Demir: Devlet erkini kullananlar, insanların onurunu korumak zorundadır

ÖSYM Başkanı, 2006 ila 2014 tarihleri arasındaki telefon görüşmesi kayıtları iddiasına binaen FETÖ üyeliğimde gözaltına alınmıştı. 10 gün boyunca gözaltında tutuldu. Sonrasında ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Ali Demir'in gönderdiği açıklamayı yayınlıyoruz

18 Nisan 2019 17:59

ÖSYM eski Başkanı ve şuan İTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Demir memurlar.net'te gönderdiği açıklamayı yayınlıyoruz.

10 GÜN FETÖ ÜYELİĞİNDEN GÖZALTINDA TUTULDUM

8 Nisan 2019 Pazartesi gününden başlayarak 10 gün süre ile "FETÖ Üyeliği" suçlaması ile göz altında tutuldum.

RESMİ GÖREV İLE GİTTİĞİM BURSA'DA, SAKLANDIĞI FABRİKADA GÖZALTINA ALINDI DİYE HABER YAPILDI

2010-KPSS soruşturmasında olduğu gibi*****bir SMS mesajıyla*****veya Kayseri'de görülen 2013-ALS davasında olduğu gibi*****yazılı bir davet ile ifade vermeye*****gideceğim halde,*****gözaltına alınmam,*****davet edilen medya tarafından bir devlet kurumunun görevlendirmesi ile gittiğim Bursa'da "Saklandığı Tekstil Fabrikasında Yakalandı"şeklinde manşetler ile verildi.

BEN BU ÜLKENİN MAHKEMELERİNDE YARGILANMAK İSTİYORUM

Ben bu ülkenin mahkemelerinde yargılanmak isterim..*****Bir suçum varsa bu ülkenin hapishanelerinde*****cezamı çekmek isterim.*****Ülkemize karşı olan borcumuzun ödenemez olduğuna inanırım. Ülkemizin önemli bir üniversitesinde Profesörüm. Bir sınav skandalı üzerine Devletim beni çok önemli bir kurum olan ÖSYM'nin başında görevlendirildi. Neler yaptığımı o dönemi yakından izleyenler bilmektedirler. Bu konuyu ayrıntıları ile daha sonra kamuoyu ile paylaşacağım. Hakikat ilk bakışta görünmeyebilir ancak nihayetsiz olarak kendini asla gizlenmez. Hakikat arayanlara bir gün kendisini gösterecektir.

DEVLET ERKİNİ KULLANANLAR, İNSANLARIN ONURUNU KORUMAK ZORUNDADIR

Bir ülkenin devlet erkini kullananların, insan haklarını zedelememek ve*****onurunu korumak en önemli görevi olmalıdır.

8 GÜN İFADE VERDİ ŞEKLİNDE HABERLER YAPILDI

Sadece yaklaşık*****60'şar dakikalık kayıt dışı yapılan 3 görüşme için*****10 gün süre ile gözaltında tutularak*****gazetelere "8 Gün İfade Verdi"*****başlığının atılması, her dört günün sonunda*****"suçluların kent meydanında teşhir edilmesi"ne benzer biçimde*****ellerimizde sembolik kelepçeler ile foto muhabirlerinin ve kameramanların karşısına çıkarılmam bilinçli biçimde bana*****bu muameleyi layık görenlerin durumuna ayna tutmuştur.

REKLAM

ads by*****AdMatic

BU GÖZALTI SÜRECİ YASAL OLABİLİR AMA VİCDANİ DEĞİLDİR

FETÖ için özel olarak çıkarılmış 4 gün gözaltı süresinin*****ardından 4 gün ve yine ardından 4 gün uzatılarak adeta*****psikolojik işkenceye dönüşengözaltı muamelesi*****yasal olabilir ancak vicdani olmamıştır.

2006 İLA 2014 ARASINDAKİ TLF GÖRÜŞEMLERİ, FETÖ ÜYELİĞİ SUÇLAMASI İÇİN YETERLİ GÖRÜLDÜ

Tüm bunlardan sonra ise*****2006-2014 yılları vaki olan 120 telefon görüşmesi dayanak*****gösterilerek FETÖ/PDY Terör Örgütü Üyesi suçlaması her türlü insaf, vicdan ve hukukilikten yoksundur.

BENİM BAŞKANLIĞIN DÖNEMİNDE (2010-2015) SINAV GÜVENLİĞİ SAĞLANDI

10 gün süren gözaltı süresi ve ardından yaşanan 8 saatlik ifade verme süreci, beni Eylül-2010 ile Nisan 2015 arası yapmış olduğum ÖSYM Başkanlığım süresince*****"Sınav Güvenliği"ni*****FETÖ/PDY ve PKK dahil her türden terör örgüne karşı nasıl tesis ettiğimi*****bir kez daha hatırlatmıştır. Bana yapılan muamele,*****bir senaryonun parçası olarak seçildiğimi ima etmektedir.

Ancak, hemen belirtmeliyim ki bu 10 günlük gözaltı süresi aynı zamanda bana*****FETÖ/PDY Terör Örgütünün nasıl sinsice kamu kurumlarına sızdığını da*****göstermiştir. Kamu kurumlarından bu*****mankurtlaştırılmış*****zavallıların, kamuya, ailelerine ve kendilerine en az zarara verecek biçimde nadide çiçekler arasında yetişen ayrık otlarını temizleme titizliği ile*****temizlenmesi en büyük dileğimdir*****ve bu temizlik için elimden gelen desteği veririm.

TEK BİR KULUN HAKKINI YEMEDİM, KURDUĞUM SİSTEM DEĞİŞTİRİLMEDİĞİ SÜRECE DE KİMSENİN HAKKI YENMEYECEK

REKLAM

ads by*****AdMatic

Kamuoyu iyi bilsin ki Başkanlığım döneminde yapılan sınavların kahir ekseriyeti, emniyet güçlerimize destek verdiği zannedilen*****bilişim bilirkişilerinin soruşturmayı yürütenleri ve kamuoyunu eksik ve yanlış yönlendirmelerine rağmen, son derece yüksek bir güvenlik içinde gerçekleştirilmiştir. "Sınavlarda hak ve adaleti tesis etmek amacıyla büyük bir özveri ve titizlikle geliştirip uygulamaya aldığımız tedbirlerin*****ÖSYM'den haince, ahlaksızca nemalanan pek çok şer odağını kızdırmış*****ve ilkel bir bağnazlık ve aymazlıkla üzerime saldırmaya sevk etmiştir. Başkanlık yaptığım dönemde*****"Emeğiniz Emanetimizdir"*****sloganı ile vurguladığımız üzere çocuklarımızın/adaylarımızın emeğini en kutsal emanet olarak gördüm ve her türden sınav çetelerine ve şer odaklarına fırsat vermedim. Kul hakkına en içten dikkat eden biri olarak şunu temin ederim ki*****tek bir kulun hakkı yenmediği gibi*****ÖSYM için ekibimle kurduğum*****yeni sistem değiştirilmediği sürece bundan sonrada kimsenin hakkı yenmeyecektir.

Hakkımda açılan daha önceki davalar gibi bu davanın sonucu da benim bir kez daha adaletten ayrılmayarak ülkeme ve milletime faydalı olmak için çalıştığımı*****tescil edecektir.

YAŞADIKLARIM, MEDENİ BİR USUL İÇİN BAŞLANGIÇ OLMALIDIR

Benim yaşadığım bu sevimsiz sürecin,*****her türden kamu üst düzey yöneticilerinin her ana başına gelebilme potansiyeli olduğu hatırlatır, bunun medeni usullerle yapılması için yaşadıklarımın bir dönüm noktası olması ümidiyle duyarlı basınımızın tüm hakikatleri toplum ile paylaşması temenni ederim.

REKLAM

ads by*****AdMatic

Kamuoyuna saygıyla arz ederim.

Prof. Dr. Ali Demir

Eylül 2010-Nisan 2015 arası ÖSYM Başkanı

Memurlar.Net - Özel
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 04-18-2019, 20:49   #487
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

GündemAli Demir’in 48 sayfalık ifadesi ortaya çıktı: Topu matbaaya attı, emniyet istihbaratını referans gösterdiEski ÖSYM Başkanı Demir, hâlâ İstanbul Teknik Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olduğunu söyledi

**********

18 Nisan 2019 16:38

Tolga Şardan / Büyüteç

Tolga Şardan / Büyüteç

Görev yaptığı dönem içinde yapılan sınavlarla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve sürpriz biçimde adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eski ÖSYM Başkanı*****Ali Demir, ifadesinde “matbaayı” işaret etti. Demir, sınav güvenliği ile ilgili yazılımların TÜBİTAK tarafından hazırlandığını,***** kuruma personel alımı sırasında ise emniyet istihbarattan gelen bilgilerin kullanıldığını söyledi. Demir, sınav sorularının sızdırılmasının, soru kitapçıkların basımının yapıldığı matbaadan kaynakladığını iddia etti. Demir’in ‘FET֒nün çatı yapılanmasındaki isimlerle farklı zamanlarda 121 kez telefon görüşmesi yaptığı belirlendi. Hakkında Ankara ve Kayseri’de açılmış iki ayrı dava bulunan Demir’in, halen İstanbul Teknik Üniversitesi’ne ait lojmanda ikamet ettiği ortaya çıktı. ÖSYM başkanlığı döneminde 60 ayrı sınavla ilgili usulsüzlük iddiası bulunan Demir’in buna rağmen tutuklanmadığı anlaşıldı.

‘FET֒nün en güçlü olduğu dönemde ÖSYM başkanlığını yürüten ve “FET֒nün ÖSYM yapılanması ile ÖSYM’ce hazırlanan ve ülke genelinde yapılan çeşitli sınavlara ait sınav sorularının sınav öncesinde sızdırılmasının tespit edilmesi” soruşturmasında gözaltına alınan Demir’in savcılık ifadesine T24 ulaştı.

Savcı*****Hakan Tural’ın yürüttüğü soruşturmada Demir 48 sayfa ifade verdi. Demir’in ifadesinden satırbaşları şöyle:

- ÖSYM’ye personel alımı:*****Gelen başvuruların tamamı hakkında Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı’ndan bilgi notu talep ediyordum. Bu kapsamda o dönemde Emniyet İstihbarat Başkanı olan*****Ömer Altıparmak*****isimli şu anda cezaevinde olduğunu bildiğim şahıs vasıtasıyla kuruma alınacak personel hakkında istihbari araştırma yapıyorduk. Diğer taraftan resmi prosedür olarak yazılı ve sözlü sınavlar uygulanıyordu. Başarılı olanlar arasından Emniyet İstihbaratın sakıncalı olmadığını bildirdikleri arasından atama yapılıyordu.

- 2012 KPSS’nin sızmasında topu matbaaya attı:*****Beni soruların Meteksan’dan sızdığına dair kanaate iten neden, temel soru kitapçığının sadece Meteksan matbaada kapalı dönemde hazırlanmasıdır. Matbaada kapalı dönemde*****Orhan Topuz’un yaptığı değişikliğin sızan kitapçıklarda yer almasıdır. Matbaada yapıldığı beyan edilen diğer değişiklikler temel soru kitapçığı matbaada bir USB belleğe kaydedildikten sonra yapılan değişikliklerdir. Bu nedenle dışarıda sızan kitapçıklarda mevcut değildir.

- Şüphelilerin hazırladığı rapor:*****Demir, 2012 KPSS ile ilgili Soru Hazırlama Daire Başkanı ile soruların güvenliğinden sorumlu Bilgi İşlem Daire Başkanı ve her iki dairenin çalışanlarıyla ilgili idari soruşturma yapıp yapmadığı sorusunu yanıtlarken, ‘ÖSYM Başkanlığı’nca hazırlanan 15/7/2012 tarihli rapor Bilgi İşlem Daire Başkanı*****Halil Yeşilçimen’i de içeren bir komisyon tarafından hazırlandı. Bu rapor Soru Hazırlama Daire Başkanı vekili*****Ömer Pekşen’in de dahil olduğu ÖSYM Yönetim Kurulu’nda detaylıca tartışıldığı için herhangi bir idari soruşturma yapılmadı.’ dedi.

- Salon başkanını evde ziyaret:*****2012 KPSS’de kopya olayının ortaya çıkarılması sonrasında Demir’in, sınav salon sorumlusu*****Suna Özcan’ı evinde ziyaret ettiği ortaya çıktı. Bu konuda ifade veren bir emniyet amiri, “Ziyaretle ilgili Emniyet’e gelen Suna Özcan benden evrakları istedi. Şikayetinden vazgeçmek istediğini söyledi. Neden vazgeçmek istediğini sordum. Ali Demir’in evine geldiğini, kendisine soruların çalındığını düşündüğünü, hatta kızının üç yıldır sınavı kazanamadığını, hakkının yendiğini söylediğini, Demir’in kendisine ‘konu münferit bir olay, olayı dallandırıp budaklandırmayın’ dediğini ve kızının bilgilerini istediğini beyan etti” bilgisini verdi. Demir, bu bilgiye karşı, “Başarılı görevinden dolayı teşekkür etmek, ÖSYM Başkanı olarak bunun takipçisi olduğumu bizzat bildirmek üzere evine ziyarete gittim. Bu tamamen insani duygularla yapılmış bir ziyarettir” yanıtını verdi.

- SIR cihazı içinde olması gereken sorular dışarıda:*****Eski ÖSYM Başkanı Demir, “Sınav sorularının içinde bulunduğu SIR cihazına yüklenen sınav sorularının bir kopyasının da sistem üzerinde şifresiz biçimde tutulduğu ve bu dosyalara soruşturma kapsamında tutuklanan*****Muhammet Emin Akçelik*****ve firari Süleyman Salın’ın, sınav koordinatörünün kartı ya da şifresine gerek duymadan ulaşabildiği, böylelikle 2015 YGS’de gerekli tedbirleri almadığı ve büyük bir güvenlik açığının doğmasına neden olduğu” yönündeki soruyu yanıtlarken, “soruların sır odasındaki bilgisayarda bir kopyasının şifresiz olarak tutulmasına asla izin vermem. ÖSYM Başkanı olarak benim Soru Hazırlama daire Başkanlığı’nda eski güvenlikli bilişim sisteminde tutulan hiçbir soruya erişmeye imkanım ve yetkim olmamıştır” dedi.

- FET֒cü personel sır cihazından sorumlu:ÖSYM’nin sınav sorularının sır cihazına yüklenmesinden sorumlu olan*****Muhammet Emin Akçelik’in Bylock kullanıcısı ve 'FET֒den itirafçı olması,*****Süleyman Salın’ın 'FETÖ' üyesi olarak arandığı ve yurt dışına kaçarak firar ettiği yönündeki soruyu yanıtlayan Demir, “Soru hazırlama birimindeki sunucu odasından sır cihazına soruların yüklenilmesi bir bilgisayar sistem yöneticisi becerisi gerekmektedir. Bu nedenle yüklemeyi yapmak üzere Süleyman Salın ve Muhammet Emin Akçelik’i görevlendirdim. Süleyman Salın, 2005’de kuruma girmiş. Muhammet Emin Akçelik***** 2013’de benim dönemimde yasal prosedürler ve Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanlığı’ndan gelen bilgi notu çerçevesinde göreve başladı. Süleyman Salın hakkında benim İstihbarat Daire Başkanlığı’ndan bilgi talebim oldu. Bana gelen bilgilerde herhangi bir sakınca olmadığı şeklindedir.

- Sorular sınav havuzundan silinmedi: Sınav sorularını sır cihazına yüklemekten sorumlu olan iki FET֒cünün soruları kurum dışına çıkardığını belirlenmesiyle birlikte matbaaya giden soruların soru havuzundan silinmediği, bu durumun matbaa kapalı dönemi dışında soru paketine ulaşılmasına olanak sağladığının sorulması üzerine Demir, “Soru Hazırlama Daire Başkanlığı’ndaki güvenlikli bilişim ağı ve ilgili sunucu ve yazılımlar ÖSYM’nin talebine uygun olarak TÜBİTAK’a 2010 – 2011’de yaptırıldı. Bu nedenle varsa güvenlik açıklarından bilgim yoktur” dedi.

- 60 sınava inceleme:*****Demir’in ÖSYM Başkanı olduğu 2011-2015 yılları arasında yapılan 60 sınav hakkında “FETÖ tarafından soruların sızdırıldığı ve usulsüzlük yapıldığı gerekçesi” çerçevesinde soruşturma başlatıldı. Sınavlarda yaşanan güvenlik büyük güvenlik açığının sorulmasına Demir; “2012 KPSS’de sızmayı tespit ettik. 2013’den itibaren tamamen güvenli bir sınav sistemi kurduğumuza inanıyorum. 2012 Adli Yargı Sınavı’nda sınavın nasıl sızdığı konusunda bir tespit yapamadık. Bu sınav Meteksan’ın ‘küçük matbaa’ olarak tanımladığımız matbaasında hazırlanmıştı. Ana matbaada aldığımız tedbirleri küçük matbaada alamamıştık” diye yanıtladı.

Üniversite görevliymiş:*****Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Demir’in halen İstanbul Teknik Üniversitesi’nde görev yaptığı ve üniversiteye ait lojmanda kalması dikkat çekti.

*****
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 04-20-2019, 06:21   #488
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
musdr´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM Başkanı Ali Demir’in Çifte Standartları

Son dönemde, üzülerek belirteyim ki, Ösym başkanı prof dr ali demir in benzer olaylara tarafsız objektif yaklaşmıyor, ideolojik çerçeveden bakaraktan basın açıklamaları yapıyor gibi.
Misal,
*Fatih Altaylı’nın Habertürk gazetesindeki bir başyazısına, Takvim, Vatan, Cumhuriyet Gazetelerinde çıkan gerçek olduğu şüpheli haberlere ÖSYM anında basın açıklaması ile yanıt verdi. ösym açıklaması aşağıda
* KPDS ile alakalı bir internet sitesindeki habere anında hem de resmi açıklama dili dışına çıkarak mahalle ağzıyla ÖSYM basın açıklaması yaparak yanıt verdi. ösym açıklaması aşağıda
*TUS sınavına gelince sus-pus oluyor bir yığın iddia var doğru mu manüplasyon mu

ÖSYM nin büyük hainliği..
ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler
FLAŞ. Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru
Yöneticinin imanı.. ÖSYM, Hak Arama, Organize guruplar
Drasc ÖSYM başkanına meydan okuyor
Tüm Hekimler Adına ÖSYM Başkanına
Bir ÖSYM provakatör prototipi olarak kemalkemal...
Dr Tus sitesindeki nöbetçi silgi provakatörü ve tesadüfler zinciri
Pis kokular gelen tuvalet dosyası ve tesadüfler zinciri
Dr TUS ta nöbetçi kaloriferci ve tesadüfler zinciri-3
Dr Tus sitesindeki Erikli su provakatörü ve tesadüfler zinciri-2
ÖSYM Başkanına sesleniyorum, plansız hareket ediyorsun

Yancaksın Ali Demir- Mustafa'nın Canbaza bak oyunu
Konuyla ilgili vatandaşın iyiniyetini anlamayan gerikafalılar
Olmazboletus örneği
Ateşli meslektaş
Silgin Silmiyor İşte ÖSYM!!!
Atma Recep...

TUS provakatörü şimdi ne iş yapıyor? Magazin



Bu konuda bilgi kirliliğini önlemek için araştırma yapıp doğruyu kamuoyuna sunmanız gerekmezmi..

Arkadaşlarımızın mağduriyeti konusunda bir açıklama yapınız. bunca emeklerine yazık değil mi?

Misal, bu arkadaşların sınav kağıdıyla neden oynadınız. 25 neti eksik geldi. yazık değil mi.






hain ösym kağıda müdahale etmiş



saadetdr ye 4 tane yanlış eklemiş hain ösym



hain ösym tucker in boşlarını doldurmuş



hain ösym bazılarına 20 net düşük bazılarına 15 net fazla vermiş



kemalkemalin 10 net ieksik geldi bir arkadaşının 15 neti eksik



































Neden buz gibi salonlarda sınava soktunuz hani her aday eşit şartlarda yarışacaktı













Sizden bu konuda açıklama bekliyoruz neden bu kişilerin sınav kağıdına müdahale ettiniz. ÖSYM ye yakışıyor mu?

ÖSYM, adayın dil puanının silinmiş olduğu iddiasını belgelerle yalanladı



BASIN AÇIKLAMASI
(29 Kasım 2011)
İnternet’te bazı forum sayfalarında ve belli bir kesim tarafından kamu kuruluşlarına ve yetkililerine gönderilen elektronik iletilerde 2011-KPDS Sonbahar Dönemi İngilizce Sınavı sorularının bazılarının yanlış olduğu ve soruların iptal edilmesi gerektiği iddia edilmektedir. Belli bir grup tarafından özellikle yapılan bu yönlendirmeler üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur:
Söz konusu sınavda 37., 52., 64., 68., ve 71. soruların hatalı olduğu, soruların iptal edilmesi ya da doğru cevap seçeneğinin değiştirilmesi gerektiği savı basına ve kamuoyuna pompalanmaya çalışılmaktadır. Ancak soruların hatalı olduğuna dair iddia ortaya koyanlar, kamu kuruluşlarına mail atanlar sınava girmiş adaylar bile değildir.
Diğer sorular yanında 37., 52., 64., 68., ve 71. sorular tekrar alanda uzman bilimsel bir heyet tarafından incelenmiş, sorularda herhangi bir hata bulunamamıştır. Adayların bu türden asılsız iddialara itibar etmemesini önemle rica ederiz.
Kamuoyuna ve basına saygıyla duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI



BASIN AÇIKLAMASI
(28 Kasım 2011)

23 Ağustos 2011 tarihli Vatan Gazetesi’nde, bir adayın 473 olan dil puanı ile tercihlerini yaptığı, ancak hiçbir tercihine yerleşemediği, ilgili adayın dil puanının ÖSYM tarfından silindiği iddia edilmekteydi.
O tarihte yaptığımız basın açıklamasında söz konusu adayın YABANCI DİL SINAVINA GİRME TALEBİNDE BİLE BULUNMADIĞI dolayısıyla gimediği bir sınavın puanının olmasının da mümkün olamayacağı belirtilmişti.
Yaptığımız basın açıklamasında adaya ilişkin sınav başvuru ve sonuç bilgileri belgeleriyle birlikte sunulmuş adayın basınla paylaştığı belgenin orijinal olmadığı ifade edilmişti.
ÖSYM tarafından ceşitli tarihlerde yapılan basın açıklamalarında bundan sonra yapılan yalan haberler karşısında ÖSYM Başkanlığının hakkını hukuki zeminde arayacağı belirtilmiştir. Aşağıdaki linkte Vatan Gazetesinin söz konusu haberle ilgili 27 Kasım 2011 günü yayınladığı tekzip metnini okuyabilirsiniz.
Tekzip ettiğimiz haber o tarihlerde çeşitli gazete ve internet sitelerine de konu olduğu ve alıntılandığı için bu açıklama basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(16 Kasım 2011)

10.08.2011 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde, “Sınav Biter Skandal Bitmez” başlığı ile direkt kurumumuzu suçlayan bir habere yer verilmiş, haberde LYS’ye giren 4 adayın Tercih Formlarında değişiklik yapıldığı ve adayların bu nedenle ÖSYM hakkında suç duyurusunda bulunduğu iddia edilmişti.
ÖSYM tarafından o gün yayımlanan BASIN AÇIKLAMASI’nda bundan sonra yapılan yalan haberler karşısında kayıtsız kalınmayacağı, ÖSYM Başkanlığının hakkını hukuki zeminde arayacağı belirtilmişti.
Aşağıdaki linkte Hürriyet gazetesinin söz konusu haberle ilgili bugün yayınladığı tekzip metni basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(10 Kasım 2011)

Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı bugünkü köşe yazısında kurumumuzu hedef alan bir yazıya yer vermiştir. İlgili yazıda Altaylı, ÖSYM’yi bir üniversitenin olmayan bir bölümüne öğrenci almakla suçlamış, pek çok öğrencinin aslında ‘olmayan’ bir bölümü kazandığını savunmuştur.
Ancak Fatih Altaylı’nın yazısına konu ettiği haberle ilgili olarak 19.10.2011 tarihinde web sayfamızda bir basın açıklamasına yer verilmiş, o tarihte Cumhuriyet Gazetesi’ndeyer alan ve çeşitli internet sitelerinin de alıntı yaptığı haberin gerçeği yansıtmadığı izah edilmiştir.
Haberde, ÖSYM’nin Ek Yerleştirme Kılavuzu'na Ankara Üniversitesi'ndeki "Tıbbi Görüntüleme Sistemleri Teknolojileri" bölümünün adını "Tıbbi Görüntüleme Teknikleri" olarak yanlış yazdığı söylenmekte, hatanın, radyoloji teknisyeni olmayı hayal eden öğrencileri mağdur ettiği iddia edilmekteydi.
Ancak Kurumumuz kılavuzu hazırlarken Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) daha önce tarafımıza bildirdiği ‘Meslek Yüksek Okulu Yeni Program Adları’na göre hareket etmiştir. Söz konusu belgede Tıbbi Hizmetler ve Teknikler alanında ilgili bölüm Tıbbi Görüntüleme Teknikleri olarak yer almaktadır. Ayrıca, 26 Eylül 2011 tarihinde web sayfamızdan yayınladığımız 2011-ÖSYS Ek Yerleştirme: Başvurularmetninde şu ifadeler yer almıştır:
‘Kılavuz ön bilgi amacıyla yayımlanacaktır. Tercih işlemlerinin başlayacağı 3 Ekim 2011 tarihine kadar zorunlu hallerde Kılavuzda değişiklik yapılabilecektir’ Üniversitelerin, adayların ve kamuoyunun bilgisine 29 Eylül’de açılan kılavuzla ilgili 3 Ekim 2011’e kadar ilgili üniversiteden bölüm adının hatalı olduğuna dair herhangi bir geri dönüş olmamıştır. Dolayısıyla ÖSYM’nin konuyla ilgili herhangi bir hatası söz konusu değildir. Bununla birlikte her hatayı ÖSYM’ye mal etme girişimini ve anlayışını da şiddetle kınıyoruz.
Basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(27 Ekim 2011)
Cumhuriyet Gazetesi’nde ‘Ortaokuldan terkti, ÖSYM Üniversiteli yaptı’ başlığı ile yer alan haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır;
Haberde ÖSYM’nin, ortaokuldan sonra okumayan Erdem Adıgözel adlı bir vatandaşa tebligat gönderdiği, tebligatla adayı 17-27 Ekim tarihleri arasında Anadolu Üniversitesi’ne kayıt yaptırmaya çağırdığı iddia edilmekte, hatta ÖSYM’nin adı geçen şahsı ‘Öncelikle sizi kutlar, başarınızın devamını dileriz’ şeklinde bir metinle tebrik ettiği söylenmektedir.
Ancak bu haber yalan ve iftiradan öte hiçbir anlam taşımamaktadır. ÖSYM’nin ortaokuldan terk bir adaya üniversite kayıtları için gönderdiği herhangi bir evrak kesinlikle söz konusu değildir. Bunun da ötesinde aday 2011 YGS’ye girmiştir ve Zonguldak İmam Hatip Lisesi mezunudur. Aday Diploma Tarihi 02.07.2011, Diploma Numarası ise 2830’dur.
Haberle ilgili hukuki süreç tarafımızdan başlatılmış olup, iddia sahiplerini iddialarını ispatlamaya davet ediyoruz.
Kamuoyunun ve basının bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(19 Ekim 2011)


Cumhuriyet Gazetesi’nde ‘Skandalın Adı ÖSYM’ başlığı ile yer alan ve çeşitli internet sitelerinin de alıntı yaptığı haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır;

Haberde, ÖSYM’nin Ek Yerleştirme Kılavuzu'na Ankara Üniversitesi'ndeki "Tıbbi Görüntüleme Sistemleri Teknolojileri" bölümünün adını "Tıbbi Görüntüleme Teknikleri" olarak yanlış yazdığı söylenmekte, hatanın, radyoloji teknisyeni olmayı hayal eden öğrencileri mağdur ettiği iddia edilmektedir.

Ancak Kurumumuz Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) daha önce tarafımıza bildirdiği ‘Meslek Yüksek Okulu Yeni Program Adları’na göre hareket etmiştir. Söz konusu belgede Tıbbi Hizmetler ve Teknikler alanında ilgili bölüm Tıbbi Görüntüleme Teknikleri olarak yer almaktadır.

Ayrıca, 26 Eylül 2011 tarihinde internet sayfamızdan yayınladığımız 2011-ÖSYS Ek Yerleştirme: Başvurular metninde şu ifadeler yer almıştır:‘Kılavuz ön bilgi amacıyla yayımlanacaktır. Tercih işlemlerinin başlayacağı 3 Ekim 2011 tarihine kadar zorunlu hallerde Kılavuzda değişiklik yapılabilecektir’.Üniversitelerin, adayların ve kamuoyunun bilgisine açılan kılavuzla ilgili o tarihten 3 Ekim 2011’e kadar haberde adı geçen üniversiteden bölüm adının hatalı olduğuna dair ne bir bilgi gelmiş ne de daha sonra tarafımızdan konuyla ilgili randevu talebinde bulunulmuştur.

Dolayısıyla ÖSYM’nin konuyla ilgili herhangi bir hatası söz konusu değildir.

Bununla birlikte her hatayı ÖSYM’ye mal etme girişimini de şiddetle kınıyoruz.

Basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI



(18 Ekim 2011)


Takvim Gazetesi’nin ‘İcralık Sınav’ başlığı ile kamuoyuna duyurduğu haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır:

Haberde, ‘Adalet Bakanlığı’nın açıkta bulunan 300 İcra Müdürü ile Müdür Yardımcılığı için 1 Ekim'de yurt genelinde bir sınav yaptığı, ÖSYM tarafından düzenlenen sınavda sonuçların açıklanmasıyla birlikte sınava giren yüzlerce adayın hayallerinin suya düştüğü, sınava katılan 2 bin 671 aday arasından bin 814'ünün sonuçlara itiraz ettiği’ ifade edilmektedir.

Ancak söz konusu sınava bugüne kadar itiraz eden aday sayısı haberde belirtildiği gibi 1814 değil sadece ve sadece 4’tür. Başkanlığımızdan teyit alınmaksızın, kulaktan dolma bilgilere dayanarak yapılan bu haber sınava giren adayları gereksiz yere huzursuz kılmış, kurumumuzu haksız yere yıpratmıştır.

Haberle ilgili yasal hakkımızı saklı tuttuğumuzu belirtir, yukarıdaki bilgiyi sınava giren adayların ve basın yayın kuruluşlarının bilgisine sunarız.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(29 Eylül 2011)


Bazı internet sitelerinde ve basında 'ÖSYM'nin hatası bir yılına mal oldu' başlığıyla çeşitli haberler yapıldığı görülmüştür. Haberlerde, bir adayın sonuç belgesinde yanlış kayıt tarihi yazıldığı için kazandığı halde Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim Fakültesi'ne kayıt yaptıramadığı iddia edilmektedir.

Ancak, kayıt tarihlerini ÖSYM kendisi belirlememekte, üniversitelerin doğrudan ÖSYM'nin sistemine girdiği tarihler sonuç belgesine basılmaktadır. Dolayısıyla haberlerde iddia edildiği gibi kurumumuzun bir hatası söz konusu değildir.
Ayrıca, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültelerine yerleşen ve kayıt yaptıramayan adayların kayıtlarını 17-27 Ekim 2011 tarihleri arasında yapma kararı almıştır. İlgili öğrencilere konuyla ilgili açıklamayı Açık Öğretim Fakültesi yapacaktır.

Kamuoyu ve basına duyurulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(13.09.2011)


Basında İhlas Haber Ajansı kaynaklı olarak yer alan ‘Sınav Mağduru: ÖSYM, kural hatası yaptı’ başlıklı haberde, Gaziantep MYO Elektronik Teknolojisi (İÖ) bölümünden mezun olarak 2011-DGS’ye başvuran bir adayın Ön Lisans Başarı Puanı (ÖBP) hesabında hata yapıldığı, bu nedenle adayın istediği bölüme yerleşemediği iddia edilmektedir.
Söz konusu adayın mezun olduğu, Gaziantep MYO Elektronik Teknolojisi (İÖ) bölümünden 2011 yılında 5 öğrenci mezun olmuştur. 2011-DGS’ye başvuran bu 5 öğrencinin akademik ortalamalarının standart sapmaları beklenen değerin altında kalmıştır. Bu nedenle, Önlisans Başarı Puanı Hesaplama Kuralı gereği, bu adaylara ÖBP olarak 50 puan verilmiştir.
Bu kural, tüm DGS’lerde, Türkiye’deki tüm programlar için uygulanmaktadır.
Bir kez daha hatırlatmakta fayda vardır ki, ÖSYM’nin Türkiye’deki tüm adaylara uyguladığı Önlisans Başarı Puanı Hesaplama Kuralları gereği, son sınıf öğrencilerinin ÖBP’lerinin belirlenmesinde, mezun oldukları okuldaki diğer son sınıf öğrencilerin notları belirleyicidir.
Yapılan inceleme sonucunda, ÖSYM’nin bu konuda herhangi bir hatasının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI



T.C


ÖLÇME SEÇME ve YERLEŞTİRME MERKEZİ



BASIN AÇIKLAMASI


(09.09.2011)

Hürriyet Gazetesi’nin internet sitesinde ‘ÖSYM’den bir skandal daha’ başlığı ile yer alan haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır:
Haberde, Erzurum’daki bir liseden bu yıl mezun olan ve YGS’ye giren 19 yaşındaki bir adayın istediği okula kayıt yaptıramadığı iddia edilmekte, hatta ÖSYM’nin, adayın mezun olduğu lisenin gönderdiği orta öğretim başarı puanını eklemeyi unuttuğu için bu durumun yaşandığı söylenmektedir.
Başkanlığımız tarafından konuyla ilgili yapılan incelemede şu hususlar tespit edilmiştir;
1- Söz konusu aday, 2011-ÖSYS’ye başvurusunda öğrenim durumunu ‘Bir Ortaöğretim Kurumunun Son Sınıfında Beklemeliyim- Okul Kodu 251086 – Erzurum 3 Temmuz Lisesi’ olarak belirtmiştir.

2- Erzurum 3 Temmuz Lisesi adayın kendi öğrencisi olmadığını kodlayarak diploma notunu girmemiştir. Bu durumda olanlara en düşük Orta Öğretim Başarı Puanı verilmektedir.
Son sınıfta okumakta olan adayların diploma notları/puanları öğrenim gördükleri okullar tarafından verilmektedir. Adayların ve mezun oldukları okulların verdikleri bilgilerin sorumluluğu kendilerine ait olup ÖSYM’nin bu konuda herhangi bir hatası söz konusu değildir.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI


Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kirli ilişkiler dörtgeni: ÖSYM, YÖK, Tusdata, sami selçukbiricik

daha iyi olmaz mıydı?
Alıntı:
yalıngerçekler´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster










sıraya dizin
2007 yılı 29 ocak ösym den istihbarat alıyoruz
2008 yılı 13 ağustos ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 10 eylül ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 28 Eylül ösym den maddi gücümüz nedeniyle iletişime geçip istihbarat alıyoruz


osym nin arındığını söylemek zor

üçgen ? dörtgen ? paralel ?
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 04-22-2019, 12:30   #489
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Prof. Dr. Ali Demir, 9 yıl önce ÖSYM'de hangi değişiklikleri yapmıştı?

ÖSYM eski başkanı Ali Demir, geçtiğimiz hafta 10 gün boyunca gözaltında tutulmuş, sonrasında ise serbest bırakılmıştı. Bu olay vesilesiyle, Demir'in ÖSYM Başkanlığı sırasında yürürlüğe koyduğu uygulamaları bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

22 Nisan 2019 11:37

ÖSYM eski başkanı Ali Demir, geçtiğimiz hafta 10 gün boyunca gözaltında tutulmuş, sonrasında ise serbest bırakılmıştı.

Bu olay vesilesiyle, Demir'in ÖSYM Başkanlığı sırasında yürürlüğe koyduğu uygulamaları bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

İşte Eylül 2010 ila Mart 2015 tarihleri arasında başkanlık görevini yürüten Ali Demir'in kendi kaleminden yaptıkları

ÖSYM'DE DEĞİŞİM: EYLÜL 2010'DAN MART 2015'E

KAPAT [X]

REKLAM

ads by*****AdMatic

2010 yılı Temmuz ayında yaşanan kopya olayı*****ÖSYM'deki kurumsal bozukluğun ortaya çıkmasına ve çok sayıda üst yöneticinin görevden alınmasına yol açtı. Kurum başkanının istifası üzerine*****22 Eylül 2010 tarihinde göreve davet edildik. Arkadaşlarım ile birlikte kuruma vardığımızda*****gördüklerimize inanamadığımız bir tablo ile karşılaştık.*****Türkiye'nin en güvenilir kurumu olarak bilinen ve her şeyi ile mükemmel olduğu iddia edilen kurumun aslında içler acısı bir durumda olduğunu görünce şaşırdık. Çalışanlarının iş yapabilme yetenekleri oldukça düşük, beceriksizlikleri diz boyu, siyasi düşünceleri ile kendilerine bir yer bulmuş, her türlü menfaat çevresinin odaklanmış olduğu bir kurum devraldığımızı gördük.*****Menfaat şebekeleri sınavlarda görev alanları dahi kendi potaları içerisine alıp istedikleri gibi yönlendirebilmekteydi. Nerede ise güvenecek hiç bir kimse (birkaç fedakar çalışan dışında) yoktu.*****Kopya çekmeye gerek kalmadan sahte cevap anahtarları ile dahi büyük ticaretler yapılabilir hale gelmişti.*****36 yıl sınav yapan bir kurumda soru bankası diye bir şey yoktu. Uzmanlar bir sınavın sorularını yazıp dışarıda dolaşıyor hatta dershanelerde çalışıyorlardı. 1980'li yıllarda satın alınmış bilgisayar sistemleri ve tedavülden kalkmış, sadece tek bir kişinin bildiği yazılım dili (COBOL) ile çalışan programlar devrede idi. Sınav hizmetleri her yerde sınav koordinatörlerinin inisiyatifleri ile yürütülüyordu. İstedikleri adayı istedikleri sınıflarda ve istedikleri görevliler huzurunda sınava alabiliyorlardı. ÖSYM çalışanlarının çocuklarının Türkiye'nin en iyi üniversitelerini kazanması dikkatleri çeker boyutlara ulaşmıştı. Tüm bunlara karşın başarılı oldukları tek konu*****hiç bir kızımızın başörtüsü ile sınavlara alınmaması*****olmuştur. İşin diğer ilginç bir yanı ise gördüklerimizi kamuoyu ile paylaşamayacak durumda olmamızdı. Her şey çok hassas bir ortamda gelişiyordu. Kamuoyunu ve algıyı iyi yönetmediniz suçlamalarına maruz kalıyorduk. Aslında yönetmek kolaydı da söylenen her söz daha büyük facialara davetiye çıkartacak nitelikteydi. O günlerde yukarıda yazdıklarımızı dahi dile getirmek ülkede kaos çıkması için yeterli idi. Dostlarımızın yakışıksız suçlamaları karşısında dahi sessiz kalmak durumundaydık.

Kısacası "olağan dışı ve çok zor bir durum" ile karşı karşıyaydık. Gerçek dışı isnatlarla ya bırakıp gidecektik; ya da*****"değişimi başlatmak"tan başlayacaktık. Allah'a sığınıp işe koyulduk. İşimiz zordu yapacak çok şey vardı. Bir taraftan sınavları geciktirmeden yapmak ve her türlü haksızlığa açık olan kurumda herkese hak ettiğini verecek bir sınav yapmak durumundaydık. Diğer taraftan kurumun yazılı hiç bir mevzuatı yoktu. Zaten bundan dolayı istismara müsait bir yapı oluşmuştu. Hemen kurumun yasal mevzuatını oluşturmaya ihtiyaç vardı. Onu geciktirmeden gerçekleştirdik. Öteki yanda kurum içerisindeki menfaat odaklarının temsilcileri sürekli kurumu zora sokacak girişimlere bürünmekten geri durmuyordu. Buna bir çözüm gerekiyordu. Uzmanlığa dayalı ve entellektüel sermayesi yüksek yeni bir personel rejimi oluşturduk. Her türlü çalışmasını sözlü talimatlar ile gerçekleştiren, talimat almadıkça parmağını oynatmayan çalışanlarla dolu kurumda, modern yönetim anlayışlarından biri olan ve hiyerarşik yönetim anlayışının tüm olumsuzluklarına çözüm üreten "süreç yönetimi" anlayışını devreye almayı kararlaştırdık. Bu bile başlı başına büyük bir risk idi. Kamu kurumlarında yürütülmesi çok güç olan bu yaklaşımı uygulamaya almadan durumu kurtarmamızın mümkün olmadığı açıktı. Bir taraftan köklü bir dönüşüm projesini uygularken diğer taraftan da menfaat çevrelerinin önüne set çekmeyi ihmal etmedik. Göreve gelir gelmez "sınav güvenlik tedbirlerini"*****yayınladık. Çok olağan ve basit yöntemler ile güvenlik uygulamasını başlatmamız dahi menfaat şebekelerini rahatsız etti. Türkiye tarihinde eşine rastlanmayan bir karalama kampanyasını başlattılar. Medyayı kullandılar. İçeride çalışan işbirlikçilerinden destek aldılar. 2011 yılında belki de dünyanın en büyük iftirasına maruz kaldık ama kısa sürede kurumu toparlamayı başardık. Tüm engellemelere rağmen, zekice tasarlanmış sınav sistemleri ve yönetim uygulamaları ile ülkenin sınav ihtiyaçlarını kesintisiz yürütmeyi başardık. Dünyada eşine az rastlanır, en modern, teknoloji odaklı gelişen ve en güvenli sınav sistemini kurduk. Dershanecilerin, menfaat odaklarının, sınav çetelerinin, paralel devlet yapılanması gibi devlete sızmak isteyenlerin, her türden devlet düşmanlarının karşısında dimdik durduk. Bu çevrelerin büyük oranda kaynak tüketerek gerçekleştirdikleri tüm olumsuz propagandalarına sabırla direndik. Hak ve adalet mücadelemiz karşısında yürütülen skandallar serisi ile dolu tüm gayretler ve uğraşılar karşısında Allah'ın yardımı ve dostlarımızı duası ile işimizi yürütmeyi başardık. Bu kapsamda;

"Sınav Uygulamalarına İ liş kin Güvenlik Tedbirleri"*****ile sadece adaylar değil görevlilere de uygulanmasını sağladık. Cep telefonu ile binalara alınmamak başta olmak üzere sınav binalarına giriş ve çıkışları kontrol altına aldık.

İLK KEZ HER ADAYA FARKLI SINAV KİTAPÇIĞI UYGULAMASINA GEÇTİK

Cevap anahtarı ticareti yapılmasının önüne geçebilmek, "*****toplu kopya*****" faaliyetlerini kökünden çözümlemek için "her adaya farklı soru kitapçığı" uygulamasını başlatılarak sınava giren her adaya sorular aynı ama soru dizilimi ve cevap seçenekleri farklı dizilimde olan farklı soru kitapçıkları üretilmesini ve kullanılmasını sağladık.

Kurumda kötü alışkanlıklara bulaşmış olanlar başta olmak üzere kurumun kritik konumlarında çalışanların % 90'ını değiştirdik. Bir kaç ay içerisinde 36 yılın oluşturduğu bilgi birikimine sahip olmayı başaran bir ekip kurduk.

SORU YAZARLARININ DERSHANELER İLE İLİŞKİSİNİ KESTİK

Soru yazarlarının ve çalışanların dershaneler ile ilişkisini kestik. Çalışmalarına müsaade etmedik. Kurum içerisinde bu çalışma alanlarını "kırmızı alan" ilan ederek giriş çıkışları kontrol altına aldık. Eskiden adayların dahi gezdiği koridorlara ÖSYM'nin diğer birimlerinde çalışanlar dahil birim dışından kimsenin girmesine müsaade etmedik. Internet, cep telefonu ve bilgisayarların USB portları başta olmak üzere dış dünyaya her türlü iletişimi kestik. Çalışanların sadece kendi alanlarını görebildikleri ve başkasının bilgilerini göremedikleri bir bilişim sistemini devreye aldık. Fotokopi makinalarını dahi parmak izi ile çalışabilir hale getirip çekilen fotokopilerin dahi kopyasını sistemde muhafaza eden sistemi devreye aldık.

TEDAVÜLDEN KALKAN COBOL YAZILIMINI DEVREDEN ÇIKARDIK

Kurumun 36 yıl önce alınmı ş olan bilişim sistemini tamamı ile yeniledik, eskiden bir yıl ödenen bakım maliyetine sistemi yeni baştan kurup 5 yıl boyunca garanti kapsamında bakımını gerçekleştirdik. Tedavülden kalkan ve tek bir kişinin kullanabildiği COBOL yazılımlarını devreden çıkartıp yerine en son teknolojiye dayalı programları tamamı ile kendi bünyesinde geliştiren bir bilişim ekibi oluşturduk. Sistemleri geliştirip devreye almada çok hızlı davrandık.

REKLAM

ads by*****AdMatic

SINAV SALONLARINA DİJİTAL SAAT/ KAMERA KOYDUK

Sınav salonlarında sınav sırasında görevlilerin gözü önünde kopya çekilmesinin önüne geçebilmek için*****dijital saat/kamera*****uygulaması ile sınavların başından sonuna kadar sesli ve görüntülü kayıt edilmesini sağladık. Bir sınavda 70.000 salonda kamera kaydını alabilecek bir sistem kurduk.

İLK KEZ SORU HAVUZU YAZILIMI KURDUK

Oluşturduğumuz nitelikli bilişim personeli ile yazılan soruların saklanacağı ve sadece yetkililerin ulaşabileceği*****soru havuzu*****yazılımını tamamı ile kurum içerisinde geliştirdik. Bu havuza giren sorular hiç kimseye gösterilemez hale geldi. Soruları bu havuzda kriptolanmış bir şekilde saklamaya başladık.

SORU AHZIRLAMA DAİRESİNDEKİ HERKESİN YAPTIĞI İŞİ TEK TEK LOG'LADIK

Soru Hazırlama ve Geliştirme Daire Başkanlığı ile Bilgi Yönetimi ve Güvenliği Daire Başkanlıklarını yeniden organize ettik. Buralarda çalışan herkesin yaptığı her işin saniyesi saniyesine kaydını tutacak bir*****elektronik izleme (loglama) sistemi kurduk.

MATBAANIN DIŞARIYLA İLETİŞİM BAĞLANTISINI KESTİK

Sınavda sorulacak sorular sınavdan önce dışarıda bilinmesin diye "*****kapalı dönem uygulamasını" yeniden tanımladık. Sınav evrakını görenleri ve basanları sınav bitinceye kadar matbaadan dışarı çıkarmadık. Eskiden olduğu gibi ÖSYM çalışanlarının dışarı çıkmasına da izin vermedik. Son derece sıkı kurallar uygulamaya başladık. Çöp dahil hiç bir şeyin dışarı çıkmasına müsaade etmedik. Matbaaya sınavda sorulacak olan soruların 10 katı soru götürüp onların arasından rastgele soruların seçilmesini sağladık. Matbaa içerisinde sınav oluşturan bilişim sistemini bağımsız bir ağ halinde dış dünya ile hiç bir bağlantısı olmadan çalıştıracak şekilde yapılandırdık.

CEVAP KAĞITLARINI İLK KEZ ADAYLARA GÖSTERDİK

Sınavlarımıza giren herkesin sınav sonuçlarından emin olmasını, ilgili puanlamanın doğru yapıldığını, insanların sadece hak ettiklerini aldıklarını görebilmeleri için cevap kağıtlarını tarayarak internet üzerinden adaylara gösterdik. Herkesin kendi puanını kendisi hesaplayabileceği bir durum oluşturduk.

SINAV KAĞITLARIN IN İLLERDE KORUNMASI İÇİN HER İLE 2 GÖREVLİ ATADIK

Sınav evrakının illerde (sınav merkezlerinde) korunması için kesintisiz görev yapan 2 görevli atadık. Bunun yanı sıra depoların kapısını ve içerisini 24 saat Ankara'dan kesintisiz izleyen kameralar yerleştirdik ve çalışır durumda tuttuk. Bunun için Ankara'da teknoloji odaklı çalışan bir*****Sınav Koordinasyon Merkezi*****oluşturduk.

İLK KEZ ARAÇ TAKİP SİSTEMİ KURDUK

Sınav evrakı yolda giderken başına bir şey gelmesin diye*****araç takip sistemini*****kurduk. Ayrıca*****elektro-mekanik kilit uygulaması ile araçların kasalarının sadece Ankara ÖSYM'den gönderilen sinyal ile açılan kilitler ile kilitledik.

İLK KEZ, SINAV GÜNÜ MASASI OLUŞTURDUK

Sınav sırasında birinci elden Koordinatörler ve Bina Sınav sorumlularının ÖSYM Uzmanlarına ulaşıp sorunlara anında çözüm üretmeleri ve Türkiye'nin her yerinde aynı uygulamanın gerçekleştirilmesini sağlamak amacı ile Sınav Günü Masası oluşturup en az 20 personel ile destek ürettik.

Sınav sonrasında adaylara zaman kazandırmak, heyecanları artırmamak ve olası tartışmaları ortadan kaldırmak için daha önce 30-35 gün süren değerlendirme süresini kısaltarak sınav sonuçlarını 3,5 gün gibi kısa sürelerde açıklanabilir hale getirdik.

SİBER SALDIRI İÇİN KURUMU KORUNAKLI HALE GETİRDİK.

Kuruma dışarıdan gelen siber saldırılara karşı kurumu korunaklı hale getirdik. Sanal sunucuları devreye alarak aynı anda 2 milyon kişinin sonuçlarını herhangi bir sorun olmadan görebilmelerini sağladık.

ÇALIŞANLARIN YAKINLARI SINAVA GİRMİŞ İSE, CEVAP KAĞITLARI KOMİSYON ÖNÜNDE OKUNDU

Çalışanların yakınlarına herhangi bir ayrıcalık tanınmaması için sınava girenlerin yakınları tespit edip onların sınavlarda doldurdukları cevap kağıtlarının komisyon önünde açılarak taranmasını ve değerlendirmeye katılmasını sağladık.

TÜM GÖREVLENDİRMELERİ ANKARA'DAN YAPTIK

Sahada sınav görevlilerinin kopya nitelikli organizasyonlara girmelerini önlemek için tüm görevlendirmeleri merkezi olarak Ankara'dan gerçekleştirdik. Herkes görev salonlarını sınav günü öğrenebilecek şekilde bir uygulama başlattık.

Sınavların güven içerisinde yürütülmesini koordine etmek üzere yerel otoritelerin aktif olarak görev alması için*****Sınav Koordinasyon Kurullarını*****(Rektör, Vali Yardımcısı, Emniyet Genel Müdürü, İl Milli Eğitim Müdür vb. katılımı ile) oluşturduk ve sınavlardan önce toplayarak ilgili düzenlemeleri yapmalarını sağladık.

SAHTE BELGE ÜRETMENİN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN SONUÇ DOĞRULAMA SİSTEMİ KURDUK

Sınav sonuçları üzerinden sahte belge üretme girişimlerinin önüne geçebilmek için "Sonuç Doğrulama Sistemi"ni hayata geçirdik. ÖSYM sonuç belgesini alan herkes bu sistem üzerinden kişinin gerçek puanını görebilmeye başladı.

İLK KEZ BEYAN USULÜYLE BİLGİ ALIMINA SON VERİLDİ, BİLGİLER MEB VE ÜNİVERSİTELERDEN ÇEKİLDİ

ÖSYM sistemine yanlış bilgi verilmesinin önüne geçebilmek için beyan usulü ile bilgi almaya son vererek Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Üniversitelerden otomatik olarak adaylara ait bilgilerin alınmasını sağladık.

Adaylara ve görevlilere sınav günü sorumluluklarını açıklayan el rehberleri hazırlatıp göndererek kılavuzu okuyamayanlara önemli bilgileri birinci elden ilettik.

İLK KEZ MEB MÜFREDATIYLA UYUMLU SORU SORMAYA BAŞLADIK

Ölçme sistemini yeniden yapılandırıp MEB müfredatı ile uyumlu sorular sorulmasını sağladık. ÖSYM tarihinde ilk defa Bakanlık ile yakın ilişki kurarak*****kazanımlara dayalı bir ölçme sistemini*****devreye aldık.

İLK KEZ ELEKTRONİK SINAV YAPILDI

Çok geç kalmış olan*****Elektronik Sınav*****uygulamasına ba ş lattık. Sınavdan 2 saat sonra sonuçları açıklayabilir hale geldik. Elektronik sınav yazılımlarının tamamını kendi bünyemizde geliştirip tam kontrol altında bir yapı oluşturduk. Kurumu dışa bağımlı olmaktan kurtardık.

Yıllardır hayal dahi edilmeyen açık uçlu sorular ile*****Yazılı Sınav*****uygulamasını başlattık. Kısa sürede 10-12 bin adayın katıldığı tamamı ile açık uçlu sorulardan (40-50 soruluk) oluşan sınavları yapıp sonuçlarını 2 hafta içerisinde açıklar duruma getirdik. Dünyanın en ileri kurumları tarafından yürütülen yazılı sınavları uygulaması için gerekli olan alt yapıyı da yine kendi bünyemizde geliştirmeyi başardık.

ALAN BAZLI SINAV UYGULAMASI BAŞLATILDI

Ölçme kalitesini artırmak için özellikle alan bilgisi gerektiren konularda*****alan bazlı sınav uygulamalarını*****gerçekleştirdik. Bu yolla insan kalitesinin artırılmasına önemli oranda katkı sağladık.

Tüm çalışmalarımızda ilgili bilim kurullarının etkin olarak çalıştırılmasını sağladık. Mesela, tasarlanması çok zor olan, eğitim durumu ve engel durumuna göre ayrı sorular sorulması talep edilen, engelli memur alımı sınavlarında (EKPSS) 65000 engelliden tek bir şikayet dahi almadan sınavı gerçekleştirmeyi başardık. Sınav sorularının iptallerini bilim komitelerine haval ederek sonlandırdık.

Sınav sonrasında sadece rutin uygulama olarak gerçekleştirilen sınav analizlerini çok ciddi şekilde sisteme geri bildirimler üretecek nitelikte ve etkinlikte gerçekleştirdik. Sınav sorularının kalitesinin artmasına önemli bir katkı ürettik.

Sınav sorularını yayınlamayarak tüm dünyada olduğu gibi ölçme kalitesinin artırılması, sınavların eşdeğerliklerinin sağlanması, soru niteliklerinin artırılması, doğru olan soruların belirlenmesi, hepsinde de öte, tüm karşı iftira ve yalan haberlere rağmen, başta öğrenciler olmak üzere ezberciliğe dayanan dershane eğitimlerinin önüne geçilmesi yönünde önemli mesafeler kat ettik.

Sınav koordinatörlerini disiplin altına aldık. ÖSYM'nin kuralları tüm Türkiye'de aynı şekilde uygulanmasını sağladık.

İLK KEZ KİŞİSEL BİLGİLERİN SADECE TC KİMLİK NO İLE ÖĞRENİLMESİNİN ÖNÜNE GEÇTİK

Adayların sınavlara başvurularından sonuçları öğrenmesine kadar geçen süreçte ÖSYM ile ilişkilerini bir düzene soktuk. Tüm ilişkileri internet üzerinden gerçekleştirdik. Kişisel bilgileri koruma altına aldık. Başvuruların alınması, sınav binalarına giriş çıkışlar, sınav uygulaması, sınav sonrası itirazlar ve değerlendirmelerde tanımlanmış sistemleri devreye alarak hizmet standartlarını oluşturduk.

Hiç kimseden çekinmeden sınavların yürütülmesinde ortaya çıkan görev ihmallerini cezalandırıp sınav titizliği sürekli canlı tutmayı, kurum içerisinde yönetim sistemlerinin tamamı ile kontrol altına almayı başardık. Burada listelenmeyen bir çok yenilik ile kurum 4,5 yıl içerisinde adeta sıfırdan ve yeniden yazarak 36 yıllık hizmet etkinliğinden daha etkin ve kaliteli sınav hizmeti verebilir hale getirdik.

Bunlar yapılanlardan sadece bir kısmını göstermektedir. Kısacası 4,5 yıl içerisinde bir kamu kurumunda 10-15 yılda gerçekleştirilmesi zor olan köklü bir yapılanma ve değişim sürecini başarı ile hayata geçirdik. "Herkesin emeğini emanet" olarak koruduğumuzu topluma gösterdik ve buna inandırdık.

"Büyük eserlerin arkasında büyük sıkıntılar vardır."*****ÖSYM'deki değişim süreci ve sonrasında yaşananlar işte tam buna örnektir. Ben ve arkadaşlarım, kurumu toparlamak, sınavları geciktirmeden yapabilmek, kopya çeken menfaat çevrelerine fırsat vermemek için sistemler geliştirmekle yoğun olarak çalışmaktan başka hiç bir faaliyet içinde olmadık. Takdir sadece Allah'tandır.

Prof. Dr. Ali Demir

İstanbul, 23 Mayıs 2015

ÖSYM eski Başkanı Ali Demir: Devlet erkini kullananlar, insanların onurunu korumak zorundadır

Memurlar.Net - Özel
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hacettepe Tıp Fakültesi Son 4 Yıldaki Taban Puanı ve Sıralamaları drblood TIP Tercih Edecek Adaylar 1 07-15-2017 10:13
Emniyet Müdürlüğü'ne 'kızıl' saldırı tususev Bilgisayar / İnternet 0 02-28-2012 08:13
ÖSYM, sınavlarda uygulanacak güvenlik tedbirlerini güncelled tususev TUS Güncel 1 11-21-2011 20:09
Bursa emniyet müdürünün makam aracı ayıya çarptı aerol Eğlence / Geyik 0 06-07-2011 20:59
Emniyet Kemeri:) drjuice Eğlence / Geyik 3 01-09-2010 14:07


Şu Anki Saat: 07:49


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com