www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > TUS (Tıpta Uzmanlık Sınavı), YDUS (Yan Dal Uzmanlık Sınavı) ve USMLE Platformu > TUS Hazırlık / TUS Notları > Temel Bilimler Konu ve Sorular > Patoloji

4107 (1 Kayıtlı Ve 4106 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 11-26-2009, 02:19   #1
lente
Popüler Üye
 
lente - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.02.09
Mesajlar: 1.919
Tecrübe Puanı: 632
lente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond repute
Lightbulb Deri Hastalıkları- Tusem Patoloji E-Book


DERİ HASTALIKLARI


Deri vucudumuzdaki en geniş organdır.Epidermis, dermis ve subkutan dokudan oluşur

Epidermis: (ektoderm)

▫Keratinosit,

1.Bazal hücre tabakası:Mitotik olarak aktif olan bu tabaka diğer keratinositleri oluşturan tabakadır.Bu hücreler kolumnar ya da küboidal olan büyük nükleuslu belirgin nükleollu ve basofilik stoplazmalı hücrelerden oluşur.

Bazal hücreler ile dermisi ayıran ve 4 tabakadan oluşan bazal lamina ile bazal hücreler arsında hemidesmozomlar bulunur.

Hemidesmozomları içeren epidermal hücrelerin plazma membranı.

Elektron lucent zon olanlamina lucida lamini proteini ve büllöz pemfigoid antigen içerir.

Elektron dens alan olan lamina densa tip 4 kollajen içerir.

Lamina densayı dermise balayan zon.



2.Squamöz tabaka:Polihedral yapıdaki bu hücreler arasındaki desmozomlar görülebilir.

3.Granüler tabaka:Stoplazmalarında bazofilik keratohyalin granülleri bulunduran hücrelerin bir ila üç sıra oluşturan tabakadır.Bu granüller keratin flamentlerinin agregasyonunu hızlandıran filaggrin poteininin de prekürsörü olan histidin amino asidinden zengindir.

4.Korneum tabakası:Bu tabakadaki hücreler normal matürasyonun gereği olarak çekirdeklerini ve stoplazmik organellerini kaybetmiş hücrelerdir.

·melanosit,

·langerhans hücreleri-antijen sunan hücreler-,

·merkel hücreleri-nöroendokrin fonksiyonları olduğu düşünülen hücreler-



Dermis:Üst kısmı papiller dermis olarak adlandırılır.Oldukça gevşek kollajen ve bir miktar elastik lif içerir.Kan damarları yanısıra dokunma, ağrı ve ısı için özelleşmiş sinir lifleri bulunur.Alt kısmı retiküler dermis olarak adlandırılr.Kalın kollajen liflerin yanısıra kalın elastik lifler içerir.Ekrin ve apokrin tipte ter bezleri yanısıra sebase bezler, kıl follikülleri ve çevresindeki erektör pilorum kası bulunur.

Subkutan doku: İnterlobüler septa adı verilen konnektif doku bantları ile birbirinden ayrılan lobüller yapıda yağ doku bulunur.

Vücudumuzda en kolay inspeksiyon yapabildiğimiz organ olan deri için en az 1000 farklı hastalık tanımlanmıştır.

Papül: Çapı 1.5 cm’nin altında palpabl lezyonlardır.

Nodül: Genişliği, yüksekliği ve uzunluğu olan , papülden büyül üç boyutlu lezyonlardır.

Plak: Papülden gelişen bu lezyonlar nodüllerin aksine uzunluğu ve genişliği olan

iki boyutlu lezyonlardır.

Vezikül: Çapı 1.5 cm’nin altında küçük içi sıvı dolu lezyonlardır.

Püstül: Veziküllerin içi nötrofiller ile doludur.

Bül: Çapı 1.5 cm’nin üzerinde olan içi sıvı dolu lezyonlardır.

Bül epidermis içinde ya da altında izlenebilir. Oluşmasına spongioz=ekzemada olduğu gibi intraepidermal ödem, retiküler dejenerasyon, akantoliz ve keratinosit destrüksiyonu neden olabilir.

·Bazal membranda herediter bir defekt nedeni ile(epidermolizis bülloza)

·Bazal membranda şiddetli likefaksiyon dejenerasyonu nedeni ile (büllöz liken planus)

·Papiller dermisin üst kısmını tutan inflamasyon nedeni ile

Kabuk: (Krut)Epidermis hasarlandığı ya da kaybedildiği alanlarda plazma sıvısı, plazma proteinlerinin birikiminden oluşur.

Pullanma: Stratum korneum veya keratin tabakasının kalınlığının artması nedeniyle oluşurlar. Keratin tabakasının aşırı miktarda oluşması ya da exfoliationundaki gecikme nedeni ile oluşur. Üç tip pullanma vardır:

1. Psöritik pullanma 2. Pitriyazis tipi pullanma 3. Lichen tipi pullanma

Erozyon: Epidermal yüzeyin kaybı. Süperfisial erozyonlardan biri fissürlerdir.

Ülser: Epidermisin fokal kaybı ile birlikte dermal hasar da vardır.

Akantoliz: Hücreler arası bağların kırılması nedeni ile keratinositler arasındaki lohezyonun kaybıdır. Sonuçta intraepidermal kleftler, vezikül, bül gelişir.

Akantoz: Epidermisin kalınlığının artmasıdır. Psöriazisde olduğu gibi papiller tipde olabileceği gibi, likenifikasyonda olduğu gibi tüm epidermisde de olabilir.

Balooning dejenerasyon: Keratinositlerde aşırı şişme ve intersellüler köprülerin tümüyle kaybıdır. Görünüme retiküler dejenerasyon da denir.

Bazal hücre likefaksiyonu: Epidermisin bazal hücrelerinde küçük sıvı birikimleri büyüyerek subepidermal vezikül oluşumuna, melanin kaybına neden olur. Liken planus, lupus eritematosus, liken sklerozus ve dermatomyozitde izlenir.

Civatte body: Keratinosit apopitozisi sonucu izlenen homojen, yuvarlak eozinofilik cisimcikler.(Liken planus)

Diskeratozis: Premalign, malign hastalıklar yanısıra Darier hastalığı gibi akantolitik hastalıklarda da izlenen keratinizasyon anormalliğidir.

Mikroabseler: Epidermis veya dermal papillaların tepelerinde içlerinde inflamatuar hücreler bulunduran küçük kolleksiyonlardır.

·Munro mikroabseleri: Kronik psöriazisde epidermisde stratum korneum içerisinde nötrofiller bulunduran mikroabselerdir.

·Pautrier mikroabseleri: Kutanöz T-cell lenfoma olan mycosis fungoidesde atipik lenfositlerin intraepidermal agregatlarıdır.

·Papiller tip mikroabseler: Tipik olarak dermatitis herpetiformisde izlenen, dermal papillaların tepelerinde nötrofil ve setyrek eozinofil içeren mikroabselerdir.

Parakeratozis:Stratum korneum içerisinde keratinosit nükleusunun retansiyonudur. Psöriazisde ve subakut ekzemada izlenir.

Ortokeratozis: Stratum korneumda keratinosit nükleusu kalmaksızın kalınlığının artmasıdır.

Spongioz: Ödem nedeni ile epidermisde intersellüler aralığın genişlemesidir.



Epidermal hücre turnover’ının arttığı hastalıklar:
Psöriazis

Populasyonda %0.9- 2.8 oranında izlenir. HLA-Cw6 ile kuvvetli birliktelik gösterir.(risk 13 kat artmaktadır)Psöriazis ile ilgili gen 17 kromozomun uzun kolunun distal bölgesindedir. İyi sınırlı pembe-kırmızı plaklar gümüş rengi pullanmalar gösterir. Bu kabukların kaldırlması ile küçük kanama noktalatı izlenir. Lezyonlar özellikle ekstensör yüzlerde bulunur. Krakteristik olarak lezyonlar travma yerlerinde ortaya çıkar=Koebner Fenomen.

Olguların %5’inde romatoid artrit benzeri artropati izlenir. RF negatif olduğu için seronegatif artropatilerdendir.


Mikroskopik değişiklikler:
Granüler tabaka kaybı


Hiperkeratoz, parakeratoz, akantoz, retelerde uzama

Mitoz sayısında artış(normalin 10 katı)

Munro mikroabseleri

Dermal papillada ödem

Perivasküler mononükleer iltihabi hücre infiltrasyonu

Seboreik dermatit:

Psöriazise çok benzeyen lezyonlar olmakla birlikte spontan iyileşen ve sıklıkla infantlarda izlenen lezyonların etyolojisinde de sıklıkla birliktelik gösterdiği Pityrosporum ovale isimli mantar sorumlu tutulmaktadır.

Reiter hastalğı:

Özellikle el ve ayak tabanını etkileyen erüpsiyonlar ile karakterli mikroskopik görünümü püstüler psöriazise benzeyen bir hastalıkdır.



İmmun mekanizmalar ile olan büllöz deri hastalıkları:

Pemphigus Vulgaris(Nikolsky bulgusu)- Pemphigus Vegetans- Pemphigus Foliaceus- Pemphigus Erythematosus(Senear-Usher sendromu)- Bullous Pemphigoid- Dermatitis Herpetiformis- Erythema Multiforme
İntraepidermal / stratum korneum veya granülozum Pemphigus foliaceus


İntraepidermal / suprabazal Pemphigus vulgaris – P. Vegetans

Subepidermal Büllöz pemfigoid

Subepidermal / Papillaların tepesinde mikroabseler Dermatitis herpetiformis

Subepidermal / Kertinosit nekrozu ile birlikte Eritema multiforme



Erythema multiforme:

Bir çok farklı hastalık esnasında görülebilen lezyonlarda sitotoksik hasar ile epidermal hücrelerde hasar ve üst dermise damarlarda dilatasyon, ve çevresinde mononükleer iltihabi hücre infiltrasyonu, dermoepidermal bileşkede inflamasyonun en yoğun olması yanısıra immunfloresan yöntemler ile C3 ile granüler birikimi izlenir. IgM de eşlik edebilir.

Herpes simplex, Epstein-Barr virus, streptekok, yersinia, tüberküloz, sifiliz, trikomonas, atipik pnömeni, histoplazmozis, coccidiodomycosis infeksiyonları ile

Sulfonomid, antikonvülzan, penisilin, tetrasiklin, metotreksat, kinin, dapson, kokain, INH, klindamisin, klorpropamid, östrojen kullanımı ile

Nikel-primula-terpene ile oluşan kontakt dermatidler ile

Lösemi-lenfoma-leiomyoma gibi neoplaziler ile

Lupus eritematosus gibi konnektif doku hastalıkları ile

Güneş ışınları ve X-ray ile

İnflamatuar barsak hastalıkları, sarkoidozis ile birliktelik gösterir.

Üç klinik formu vardır:

1. İris tipi: En sık olarak izlenen tipidir.Simetrik ve hedef benzeri lezyonlar sıklıkla el-ayak-kol ve bacaklarda izlenir. Kendi kendini sınırlar.

2. Vezikobüllöz tipi: Deri yanısıra ağız ve genital bölgede de lezyonları vardır.

3. Stevens-Johnson sendromu: Fatal potansiyel taşır. Deri ve müköz membranları tutar.Konjunktival tutulum korneada skar oluşumuna ve körlüğe neden olabilir.


Nonimmun büllöz deri hastalıkları:

Darier hastalığı(OD)

Grover hastalığı(herediter değil)

Hailey-Hailey hastalığı(OD)=Benign familyal pemfigus

Epidermolysis Bullosa(herdeiter olma durumu, en çok etkilenen yerlere göre, başlangıç yaşıma göre ayrılan 3 tipi vardır.

-epidermolizis simpleks (OD)

-junktional epidermolizis bülloza (OR)

-distrofik epidermolizis bülloza (OR ve OD iki tip)


Epidermolizis bülloza edinsel de olabilir. Olgular sıklıkla inflamatuar barsak haslalığı, otoimmun hastalıklar ve internal maligniterler ile eşlik eder. Bazal membranda lamina densa altında kleftlerin tip VII kollajen hasarı ile birlikte olduğu düşünülmektedir.



Ekzema(Dermatitler) Akut-subakut-kronik

Allerjen ya da irritanlara maruziyet ile ya da bazı endojen problemler ile ortaya çıkabilir.Astma, ürtiker gibi atopi durumlarında.

Spongioz

Akantoz

hiperkeratoz-fokal parakeratoz

üst dermiste perivasküler lenfositik infiltrasyon



Atopik ekzema.Bakteriyel ve viral enfeksiyonlara yatkınlık olur.(herpes simpleks-papillomavirus-molloskum kontagiosum ve vaccinia)

kontakt dermatit



Kontakt Ürtiker
İmmünolojik ya da nonimmünolojik reaksiyonlar sonucu gelişebilir.

Üst dermiste damarlarda dilatasyon


Damar permiabilitesinde değişiklikler

Dermal ödem



Papullosquamöz hastalıklar

Lichen Planus:Deri ve muköz membranları tutan sık rastlanan bir hastalıktır.Kadın ve erkekler eşit olarak tutulurlar.
Parakeratoz olmaksızın hiperkeratoz


Granüler tabakada fokal ve irregüler olmak üzere kalınlaşma

İrregüler akantoz

Bazal tabakada degenerasyon

Bazal hücrelerde izlenen apopitozis sonucu arta kalan apopitotik body’lerineosinofilik globüller olarak izlenir:Civatte body=kolloid body=cytoid body

Üst dermiste bant tarzında inflamatuar hücre infiltrasyonu

Dermal papillada makrofajlarda melanin birikimi
Dermoepidermal bileşkede lineer fibrin birikimi


Daha az sıklıkla ise kolloid body içinde IgM ve C3 birikimi


Lupus Erythematosus: Bir çok organ ile birlikte derinin de tutulduğu SLE otoimmun bir hastalıktır.Hastaların %70-80’ninde deri tutulumu izlenirken %25 hastada hastalık ilk deri bulguları ile ortaya çıkar.Hastalığın şiddeti değişken olabilmekle birlikte hayatı tehdit eden bir hastalıktır.Deri tutulumu değişik formlarda olabilir.

Discoid lupus erythematosus, sistemik hastalığı olmayan ya da az oranda olan hastalarda görülen kronik skarlaşan erüpsiyonlarıdır.

Akut kutanöz lupus erythematosus aktif sistemik hastalığı olanlarda izlenir.

Subakut kutanöz lupus erythematosus hafif sistemik hastalığı olan hastalarda fotosensitiv erupsiyonların skarlaşmadığı formudur.


Hiperkeratosis


Folliküler plugging

Pilosebasöz ünitlerde atrofi

Fokal epidermal atrofi
Bazal tabakada likefaktif degenerasyon


Bazal membranda kalınlaşma
Dermal konnektif dokuda degenerasyon-ödem-hiyalinizasyon


Dermoepidermal bileşkede IgG ve IgM ile lineer birikim


Pitriyazis Rosea (hastaların %75’i çocuklardır) altın-barbitürat, kaptopril-beta bloker- INH- NSAID- metronidazol kullanımı ile de ortaya çıkabilen papuloskuamöz hastalıkdır. Histolojik görünümü ekzemaya benzer. Lenfositler T helper olmak üzere dermisde lenfosit ve makrofaj infiltrasyonu saptanır.



Acne Vulgaris

Rosasea : Her iki cinsde de izlenen hastalık genellikle 4. Dekatda ve 4 klinik fazda izlenir.

1.Sık flashing epizodları

2.Persiste eritem

3.Küçük papül ve püstüllerin gelişmesi

4.Sebasöz glandlarda ve çevresindeki konnektif dokuda hipertrofi

Burunun alt kısmında , yanaklarda, kulaklarda yoğun lezyonların olmasınna rhinophyma adı verilir. Seyrek görülen bu rosasea sendromu hemen daima erkeklerde izlenir.


İnfeksiyon

Bakteriyal Viral Fungal, yüzeyel


İmpetigo Herpes Simpleks Pitriyazis Versicolor
Folikülit Herpes Zoster Candidiazis


Erisipel,sellülit Varicella

Tüberküloz Wart


Akut bakteriyel hastalıkları S. Pyogenes(Lancefield grup A) ve S. Aereus oluşturur. Stafilokoklar ile infant ve çocuklarda izlenen Lyell-Ritter hastalığı grup 2 stafilokoklar tarafından yapılır. Ürettikleri toksin inflamatuar reaksiyon oluşturmadan epidermisin granüler tabakasını hasarlandırır.



İnfestasyon

Scabies

Pedikülozis
İnsect bite



non enfeksiyöz granülomatöz hastalıklar


Granüloma Anulare

Necrobiosis Lipoidica Diabeticorum (diabetiklerde %0.3 oranında izlenir)

Her iki hastalıkda da dermal kollajende nekroz izlenir. NLD’da nkroz olmaksızın da granülomatöz reaksiyon olabilir.



DERİ TÜMÖRLERİ

Benign deri tümörleri ve tümör benzeri lezyonları

Epidermal kist

Pilar kist(Trichilemmal kist); Kıl follikülünü çevresinde kökten gelişir.

Seboreik keratoz;çok sık izlenen bu tümörlerde bazal hücre proliferasyonu ve matür keratinositler ve pigmentasyon görülür.Klinik olarak lezyon malign melanom ile karışabilirse de histopatolojik olarak tanısı kolaydır.Orta yaş ve yaşlılarda sıklıkla gövdede bir ya da daha fazla sayıda izlenir.Birden fazla sayıda seboreik keratosisin aniden ortaya çıkışı internal bir malignansinin göstergesi olarak paraneoplastik bir sendrom olarak da karşımıza çıkabilir.Leser-Trelat bulgusu.

Potansiyel malign epidermal değişiklikler

Bowen Hastalığı;intraepidermal squamöz neoplazidir.Güneş görmeyen yerlerde izlenen lezyonda keratinositlerde atipi, tek hücre keratinizasyonu, bir kısmı normal olmayan artmış mitoz görülür.Epidermis kalınlaşmış olup matürasyon kaybı izlenir.Eğer lezyon güneş gören yerde ise ve histopatolojik olarak Bowen hastalığına benziyorsa Bowenoid actinic keratoz adını alır.Farkı üst dermiste izlenen solar elastozdur.

MALİGN EPİDERMAL NEOPLASMLAR:

Squamöz hücreli karsinom

Bazal hücreli karsinom

Deri eki tümörleri

NÖROENDOKRİN HÜCRELERDEN ÇIKAN TÜMÖRLER:

Merkel hücreli tümör

Sıklıkla yüz ve ekstremitelerde izlenen tümörler orta ve ileri yaş hastalarda ortaya çıkar. Tümör hücreleri uniform küçük, koyu renkli hücreler olduğu için kutanöz lenfoma ile karışabilir. Bazen skuamöz ve bazal hücreli karsinom ile birlikte izlenebilir. Orjinleri bazal tabakadaki multipotent stem sell olması nedeni ile nöroendokrin hücre marker’lerı ile de pozitiflik gösterir. Çok agresif tümörlerdir. Bölgesel lenf nodlarına, AC, KC ve kemiğe metastaz yaparlar.



MELANOSİTİK ORJİNLİ TÜMÖRLER:

Melanositik Nevüs:

1.Junktional mevüs = Bileşke nevüs

2.Dermal nevüs

3.Kompaund nevüs = Bileşik nevüs



Malign Melanom: İnsidansı giderek artan bu tümörler genellikle adültlerde izlenir. Yirmi yaş altında %2 oranında, %0,3-0,4 oranında da prepubertal dönemde ortaya çıkmaktadır.Puberte öncesi gelişen MM’lar transplasental olarak, konjenital nevüslerden, blue nevüs, displastik nevüs ve kseroderma pigmentosum’dan gelişmektedir.

MM’ların % 25-50’si edinsel melanositik nevüslerden gelişir.Ancak bu nevüslerden daha fazla risk taşıyan iki grubu konjenital nevüsler ve displastik nevüslerdir. Konjenital nevüslerde dev olanlar için % 4-15 arası değişen oranlar, küçük çaplı olanlar için %2-5 ‘lik riskler bildirilmiştir.Displastik nevüslerde değişik kategorilerin varlığı nedeniyle risk yüzdesi verilemez. Ancak melanositik nevüsler içerisinde en yüksek risk taşıyan grup olduğu kesindir.Malign melanoma eğilimli ailelerde yaşam boyu risk %100’dür.Maligm melanom zeminde bir nevüs olmaksızın normal deri üzerinde de görülmesi söz konusudur.


1.Nontümörojenik faz: Radial ya da horizontal gelişme fazı: RGF

RGF’da melanom hücreleri epidermisi doldurur (in situ) veya mikroinvazyon olmaksızın epidermis ve papiller dermiste yerleşirler.Daha sonra derine doğru uzanabilirler.(VGF)

2.Tümörojenik faz: Vertikal gelişme fazı: VGF

VGF’da tümör hücreleri dermiste ekstrasellüler matriks içerisinde prolifere olarak kitle oluştururlar.



1. Yüzeyel yayılımlı malign melanoma: (Pagetoid melanom)MM’ların %70’ini oluşturan bu form sıklıkla 30-50 yaşların hastalığıdır.Erkeklerde sıklıkla gövdede, kadınlarda sıklıkla bacakta yerleşir.Net sınırlı, düzensiz kenarlı, hafif yükselmişkahverengi pigmente bir lezyon olup, normal deri çizgileri kaybolmuştur.Aylar bazen de yıllar içerisinde vertikal büyüme fazına geçer. Mikroskopide epidermis düzensiz kalınlaşma ve incelme gösterir.Büyük melanom hücreleri epidermis içinde pagetoid dağılım (transepidermal migrasyon) gösterirler.Daha çok epidermisin alt bölümünde yer alırlar.Çevredeki keratinositlerden 2-3 kat daha büyük ve ince melanin granülleri içerirler.Dermal invazyon tek hücre veya küçük nestler ile başlar.Dermal nestler intradermal olanlardan daha büyük ve VGFda hücreler RGFdaki hücrelerden daha büyükdür.En sık hücre tipi epiteloid ve poligonaldir.Vertikal büyüme fazında hücreler heterojenite gösterirler.Olguların 1/3’ü melanositik nevüslerden gelişir.

2. Nodüler melanoma: Melanomların %15’ini oluşturan bu form sıklıkla 40-60 yaş arası ve erkeklerde 2 misli daha sık olarak gözlenir.En çok baş-boyun ve gövde yerleşimlidir.Radial gelişim fazı olmadığından kötü prognozludur.Hızla gelişen, melaninden yoksun ve bu nedenle daha çok vasküler lezyonlar ile kolay karışabilen bir tipdir.Mikroskopik olarak epidermisde birbiri ile ilişkili nodüller ve küçük nestler oluşturan epiteloid ve iğsi hücrelerden oluşmuştur.

3.Akrak lentijinöz melanoma: Beyaz tenlilerde MM’un %10’unu oluşturan bu tip koyu tenlilerde en sık olarak izlenen formdur.Genellikle yaşlı kişilerde (ort. Yaş 65) gözlenir.En sık yerleşim yeri planter bölge sonra sırası ile palmar bölge ve tırnak yatağıdır.Mikroskopik olarak epidermisde akantoz ve lezyon içinde belirgin atipi gösteren hücreler bulunur.Stratum korneum ve üst dermisde pigmentasyon belirgindir.

4. Lentigo malign melanom: (LMM) Tüm melanomların %5’ini olıuşturur.Genellikle daha ileri yaşlarda (50-70 yaş ) ortaya çıkar. Güneş gören alanlarda gözlenen bu formun %90’ı yüzde yerleşir. Lentigo malign ismi verilen radial gelişim fazı süperfisyel yayılan malign melanoma oranla daha uzun sürelidir. LM oldukça düz, deri kıvrımları kaybolmuş, mat kahverengi renkli bir maküldür.

Mukozal melanom: Vulva, nazal mukoza gibi lokalizasyonda maküler pigmente lezyon olaral başlar.



Maligm melanom ile sıklıkla karışabilecek lezyonlar:

1.Mukozal melanozis:

2.Plak tip kompaund nevüs

3.Spitz nevüs

4.Benekli-lentiginö nevüs (nevüs spilus)

5.Halo nevüs

6.Konjenital melanositik nevüsler: YDB’lerin %1’inde KMN bulunur.Çapı 1,5 cm’den küçük olanlar küçük, 1,5-2 cm arası orta ve 2 cm’nin üzerindeki lezyonlar ise dev KMN adı verilir.Dev olanlar için MM gelişme riski en az %4 en yüksek olarak da %15 olarak bildirilmiştir.

7.Displastik nevüs: Familyal ya da sporadik olarak görülür.Genel populasyonun ortalama %2-9’unda bulunur.En sık sırt, kalça, saçlı deri, göğüs gibi güneş görmeyen yerleri seçer.Tek ya da multipl olabilir.Klinik olarak çapı 5mm veya daha büyük olması, kenarları belirsiz ve düzens,z, renk alacası gösteren, asimetrik şekillive eritemli bir zeminle bir derece inflamasyon göstermesi şeklinde olan kriterlerden 5 tanesinden 3’ünün varlığı ile klinik tanı konabilir. Displastik nevüsler için atipik nevüs ve intraepitelyal melanositik neoplazi terimleri de önerilmekle birlikte yaygın olarak displastik nevüs terimi kullanılmaktadır. Terim pigmente nevüsler ile SSM arasında klinik ve histolojik köprü oluşturmaktadır. Displastik nevüsler sıklıkla histopatolojik olarak yüzeyel yayılan malign melanomlar ile karışabilir.

8.Lentigo malign: LM sıklıkla yaşlı kişilerde ve güneş hasarlı, atrofik deride oluşan pigmente bir maküldür.Önemi melanoma dönüşme riskinin olması ve bu dönemde tedavi edilebilir olmasıdır. LM displazi ya da karsinoma in situ olarak kabul edenler bulunmaktadır.LM stabil olarak kalabilir, regrese olabilir ya da invaziv MM’a dönüşebilir.Genellikle 5. ve 6. dekatta ve büyük çoğunluğu baş-boyun-üst ekstremitede izlenir.

9.Blue nevüs: BN dermal melanositlerin nadir rastlanan pigmente bir lezyonudur.Mavi-gri renkte hafif kabarık nodüller 1 cm’den küçüktür.Başlangıç doğum sonrası ya da daha sonradır.Sellüler tipleri malign potansiyel taşır.

10.Compound nevüs

Malign melanomlarda Clark invazyon derecesi



Level I İntraepidermal (Bazal membran intakt )



Level II Dermiste tek veya grup (Deri ekleri çevresinde grup)



Level III Papiller dermise invazyon (Yüzeyel vasküler pleksus intakt)



Level IV Retiküler dermise invazyon (Yüzeyel pleksus altında)



Level V Deri altı yağ dokusuna invazyon



Breslow’a göre tümörün invazyon derinliğistrtum korneum altından 0.76 mm kritik sınırdır. Breslow’a göre 0.76 mm’nin altındaki tümörlerde 10 yıllık survival %94 iken, 4 mm’nin üzerindeki lezyonlarda ise %40 olarak saptanmıştır.Clark ve Breslow birlikte kullanılmalıdır.Çünkü derinin kalınlığı bölgesel olarak değişkendir.



Malign melanom spontan regresyon gösterebilir.



Prognoz: Lenf nodu veya uzak metastazı olmayan lokalize melanomlu hastaların prognozu iyi olup 5 yıllık survival %79’dur.



-İleri yaş MMları daha kötü prognozludur.

-Kadınlarda prognoz bir miktar daha iyidir.

-Saçlı deri, baş-boyun, gövde, avuç ve tabanlar, subungual bölge, genital bölgede prognozlar kötü, ekstremitelerin özellikle kıllı bölgeleri iyi prognozlu alanlardır.

-Tanı sırasında gebelik varlığı prognozu kötü etkilerken, daha önceden geçirilmiş gebelik prognozu olumlu etkilemektedir.



-Geniş eksizyon: 1mm’nin altındakilerde 1 cm, 1-4 mm kalınlığındaki tümörlerde ise 2 cm, 4mm’den daha derin olan olgularda ise en az 2 ve mümkün olduğunca geniş eksizyon sınırı prensibi uygulanmaktadır.

-Elektif lenf nodu eksizyonu tartışmalıdır.



Tümör kalınlığı, ülserasyon, invazyon derinliği, büyüme patterni, desmoplastik nörotropik değişiklikler, lenfosit infiltrasyonu, pigmentasyon, regresyon, patolojik evre, mitoz sayısı, DNA ploidi, nükleer volum ve mikroskopik satellitlerin varlığı prognoz ile ilişkilidir. Histolojik subtip ile prognoz arasında ilişki saptanmamıştır.



Lenf nodu metastazı olanlarda metastatik lenf nodu sayısı, lenf nodu metastazlarının saptanmasından sonra uzak metastazlarının ortaya çıkış süresi prognoza etkilidir.

Uzak organ metaztazı tek olanlarda yaşam 7 ay, üç adet uzak organ metastazı olanlarda ise sağkalım 2 aydır.

İntraoküler MM sıklığı deride izlenen MM’un 1/8 ‘i kadardır. Oküler Mm’lar iris, silier body, choroiddeki ve retinadaki melanositlerden gelişir. Kutanöz tipin aksine göz MM’ları spindle hücreli tiplerinde prognoz daha iyidir.Tümör çapı, derinliği yanısıra hücre tipi major prognostik faktördür.

MM lokal invazyonu vertikal büyüme fazı dışında vasküler invazyon eğilimi taşırlar.Klinik olarak lenf nodu metastazı düşünülmeyen olgularda bile lenf nodu metastazı sık olarak izlenir.Uzak metastaz en sık olarak karaciğere, daha sonra akciğer, GIT, kemik, SSS’e izlenir.Otopsilerde hastaların yarısında kalp metastazı saptanmıştır.Lenfatikler yolu ile deri metastazları da yapabilmektedir.



Pigmente deri lezyonları:

HİPERPİGMENTASYON: Derideki melanositlerin uyarılması ile lokalize ya da yaygın olarak değişik sebebler ile ortaya çıkabilir.Güneş ışınları, ısı, ilaçlar, hormonlar(gebelik), vitamin eksikliği(kwashiorkor), metabolik hastalıklar(Goucher), dermatozlar(postinflamatuar pigmentasyon).



EPHELİS (FRECKLE) Yatkın kişilerde güneş gören yerlerde izlenen mikroskopik olarak bazal keratinositlerde hafif hiperpigmentasyonun izlendiği durumdur. Epidermal arkitektür normaldir.

SOLAR LENTİGO: Retelerde uzama, bazal ve suprabazal tabakalarda pigmentasyon artışı

Café-au-lait lekeleri: von Recklinghausen hastalığında ve genel populasyonun da %10’unda izlenir.Mikroskopik olarak epidermiste bazal hiperpigmentasyon, elektron mikroskopik olarak ise makromelanosomlar vardır.

BECKER NEVÜS: Tipik olarak omuz, göğüs ve sırtta bulunur.Epidermal hiperpigmentasyon, hafif akantoz ve hipertrikoz ile karakterli bir durumdur.



Derinin fibrohistiositik tümörleri: Dermatofibrom, atipik fibroksantom, dermatofibrosarkoma protuberans, MFH, Juvenil ksantogranülom, ksantom(nonneoplastik, hiperlipidemi, hipotroidi, DM, lenfoma, lösemi, obstrüktif karaciğer hastalıklarında izlenir) (ksantelesma-göz kapağında olup nadiren hiperlipidemi ile birliktedir.)



Deride izlenen vasküler leiomyomlar genellikle subkutan dokuda izlenirler ve çok ağrılı lezyonlardır.Leiomyosarkomlar mitotik olarak aktif tümörlerdir.



Deride izlenen periferik sinir kılıfı tümörleri:

Nörotekoma=sinir kılıfı miksoması

Soliter nöroma= Palizat yapan enkapsüle nöroma

Malign periferik sinir kılıfı tümörleri derin yerleşimli olup sıklıkla von Recklinghausen hastalarında izlenirler.



Derinin vasküler tümör ve tümör benzeri lezyonları:

Hemanjiom- Mafucci sendromu – Kasabach-Merritt sendromu – POEM sendromu

Lenfanjiom

Piyojenik granülom: lobüler pattern, kapiller proliferasyon ve inflamatuar hücre infiltrasyonu

Kaposi sarkomu:Akdeniz ve Afrika’da sık.AIDS ve transplantasyon sonrası gelişim.

Bacillar angiomatosis:Riketsiye benzeri mo’ların Rochalimea türleri ile oluşan lobuler bir dizilim gösteren kapiller endotel hücre proliferasyonu ile karakterlidir.

Angiosarkom: Yaşlılarda ve baş-boyun bölgesinde izlenirler.Bir kısmı uzun süren lenfödeme sekonder iken bir kısmı ise radyoterapi sonrası izlenirler.Lenfatik metastaz yapabilirler.


Mycosis fungoides: T cell lenfoma. Viral etyoloji?, adult ve yaşlılarda, cerbroid h’ler küçük-orta çaplı lenfositler olup T helper hücrelerdir. Sezary sendromunda bu hücreler=sezary hücreleri periferal kanda izlenirler.

Anaplastik large cell lenfoma= Ki-1 lenfoma: Deri tutulum eğilimi fazla olan genellikle yaşlı erkeklerde izlenen T cell tipli lenfoma olup hücreler CD30 + dirler.Soliter ülsere deri lezyonları oluşturur.Bazen spontan regresyon gösterebilir.Kemoterapiye çok iyi cevap verdiği için prognozları iyidir.Büyük çoğunluğunda iç organ tutulumu vardır.

Lösemik deri infiltrasyonu monositik lösemililerde %10, KLL’de %8, KML2lerde %5 oran


Diğer deri tümör ve benzeri lezyonları: Endometriozis, benign kistik teratom, meningiom, nasal gliom, ekstaossöz kondrom, koristom.



Metastatik karsinom:

Erkeklerde en sık olarak akciğer(%25’i), kolon, MM, böbrek, oral SCC

Kadınlarda en sık metastatik deri tümörlerinin kaynağı meme kanseri(%69)), arkasından akciğer, MM, böbrek, over karsinomları takip ediyor.



Malign melanom riski en yüksek lezyonlar DİSPLASTİK NEVÜSLERDİR.

En sık olarak izlenen malign melanom YÜZEYEL YAYILAN MALİGN MELANOMDUR.

Erkeklerde iki kat daha sık olarak izlenen malign melanom tipi NODÜLER MM TİPİDİR.

En kötü prognozlu malgn melanom tipi NODULER MM TİPİDİR.

En kötü prognozlu lokalizasyon SUBUNGUAL YERLEŞEN MALGN MELANOMDUR.

En iyi prognozlu tipi LENTİGO MALİGNADIR.

Prognozu en fazla belirleyen parametre VGF(VERTİKAL GROWTH FAZI) ‘DIR.

Koyu tenlilerde görülen malign melanom tipi AKRAL LENTİJİNÖZ tipidir.

Puberte öncesi görülen malign melanomlar TRANSPLASENTAL GEÇEN ya da KONJENİTAL NEVÜS , BLUE CELL NEVÜS, DİSPLASTİK NEVÜS ZEMİNİNDE ya da KSERODERMA PİGMENTOSUM’lu bireylerde izlenir.

Spindle hücre tipinin iyi prognoz göstergesi olma özelliği OKÜLER MALİGN MELANOMda var.

Ki-1 lenfoma CD30 pozitifdir.

Serebroid hücreler MF’de izlenir.

Deriye metastaz erkekde en sık akciğer(%25’i ) kadında ise en sık meme (%69) kanseri tarafından yapılır.

Derinin NÖROENDOKRİN tümörü MERKEL HÜCRELİ TÜMÖRdür.

KERATOAKANTOM’un en sık karıştığı lezyon SKUAMÖZ HÜCRELİ KARSİNOMDUR.

Koilositik hücreler VERRUKA VULGARİS VE CONDYLOMADA izlenir.

Dermatofibrosarkoma protuberans metastaz yapabilir.

Derinin en sık görülen tümörü BCC’lardır.

MAFUCCİ SENDROMUnda ENKONDROMATOZİS ve YUMUŞAK DOKU HEMANJİOMLARI vardır.

KASABACH- MERİTT SENDROMUnda ilk aylardaki bebeklerde izlenen gövde, ekstremite ve visseral organlarda HEMANJİOMLAR, trombositopeni ve intravasküler koagülasyon tablosudur.





__________________
"...Ne kadar içini kanatsan da, ne kadar yüklensen de başkalarının talihsizliğini; sen bir yabancıydın dünyaya..."

lente isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

     

Alt 11-27-2009, 17:44   #2
drblood
Popüler Üye
 
drblood - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.11.09
Mesajlar: 1.981
Tecrübe Puanı: 616
drblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond repute
Standart

bu paylaşımcı ruhu ayakta alkışlıyorum
şimdi cafede herkes tip tip bakar eve geçinse söz
drblood isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-27-2009, 22:30   #3
lente
Popüler Üye
 
lente - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.02.09
Mesajlar: 1.919
Tecrübe Puanı: 632
lente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond repute
Standart

abi valla evde alkışlamazsan bozuşuruz bak gözüm üzerinde
__________________
"...Ne kadar içini kanatsan da, ne kadar yüklensen de başkalarının talihsizliğini; sen bir yabancıydın dünyaya..."

lente isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-28-2009, 10:57   #4
drhakan66
Sadece Üye
 
Üyelik tarihi: 17.07.09
Mesajlar: 29
Tecrübe Puanı: 0
drhakan66 is on a distinguished road
Standart

Deri Patoloji ders notları 2000 yılından önce Tusem kursiyerlerine verilen notlara ne çok benziyor öyle.



üstte tusem şubeleri yazıyor,izmir tusem şubesi daha ortada yok.

tusem izmir şubesinin de 2000 yılında kurulduğunu görüyoruz.yani bu verdiğin notlar 2000 yılı veya öncesine ait.


matah bir not verdim diye ucuz kahramanlık yapmıyalım lütfen.mümkünse 2009-2010 notlarını verelim.

2007 dedoktortus com da dr.erdinc de aynısını yapmıştı.
drhakan66 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-28-2009, 22:16   #5
lente
Popüler Üye
 
lente - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.02.09
Mesajlar: 1.919
Tecrübe Puanı: 632
lente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond repute
Standart

anlayamadığım ben kahramanlık mı yaptım? ne demek ucuz kahramanlık. satıyor muyum ya da satılıyor muyum. aleni aşağılıyorsunuz beni.. bu nasıl bi iştir? sizi daha önceden tanıyorum siteden, hiç böyle bi tavrınız yoktu, noldu da böyle bi tavra büründünüz?
bu öfkeniz neye kime?
evet çok eski tusem notları.. ama herhangi bir siteden indirme değil. keza 2007 de tus nedir bilmiyordum ben.
hem ne ile övündüm ki bunun üzerine?
bi tepki gösterecekseniz de bi dayanağınız olsun lütfen..
saygı karşılıklıdır, keza her yoruma da saygım sonsuz.. ama bu şekilde olana değil..
__________________
"...Ne kadar içini kanatsan da, ne kadar yüklensen de başkalarının talihsizliğini; sen bir yabancıydın dünyaya..."

lente isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-30-2009, 02:49   #6
Dr. Jekyll
Sadece Üye
 
Üyelik tarihi: 27.11.09
Mesajlar: 17
Tecrübe Puanı: 0
Dr. Jekyll is on a distinguished road
Standart

Paylaşım sahibi "lente" ye teşekkürler.
Sorgulamamız gereken kitabın basım yılı değil İÇERİKTİR.
drhakan66'yı 2009 basım notları ile bu içerik arasındaki bilgi farklılıklarını ortaya koymaya davet ediyorum.Kitabın basım yılını ortaya koyma çabaları yerine içerik farklılıklarını koymak daha işe yarar olurdu.TABİ VARSA?
Dr. Jekyll isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-01-2009, 21:30   #7
drblood
Popüler Üye
 
drblood - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.11.09
Mesajlar: 1.981
Tecrübe Puanı: 616
drblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond reputedrblood has a reputation beyond repute
Standart

buna paylaşımı baltalamak denir sanırım ...

moderatör arkadaşa aynen katılıyorum...

önemli olan içeriğidir kapağı cilası boyası badanası çok mühim olmasa gerek kursiyerler için janjanlı olanlar daha iyi net yaptırmıyor malum

hele de paylaşımı lente yapmışsa 360 derece etrafındayımdır!

çok bilmişlik değil paylaşım yapalım hakan
drblood isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-02-2009, 02:24   #8
lente
Popüler Üye
 
lente - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.02.09
Mesajlar: 1.919
Tecrübe Puanı: 632
lente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond reputelente has a reputation beyond repute
Standart

Alıntı:
drblood´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
buna paylaşımı baltalamak denir sanırım ...

moderatör arkadaşa aynen katılıyorum...

önemli olan içeriğidir kapağı cilası boyası badanası çok mühim olmasa gerek kursiyerler için janjanlı olanlar daha iyi net yaptırmıyor malum

hele de paylaşımı lente yapmışsa 360 derece etrafındayımdır!

çok bilmişlik değil paylaşım yapalım hakan


sağolasın abim
__________________
"...Ne kadar içini kanatsan da, ne kadar yüklensen de başkalarının talihsizliğini; sen bir yabancıydın dünyaya..."

lente isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
patoloji tusem eylül 2009 2.deneme steTUSkop TUS Deneme Sınavları 0 07-22-2009 10:34
ünlülerin hastalıkları lizzy STETUSKOP Kulisleri / Muhabbet 35 06-09-2009 00:20
Göz Hastalıkları Tercih Rehberi steTUSkop Tus Rehberi 3 05-09-2009 14:48
UTS Göğüs Hastalıkları ÖZET 1 steTUSkop Dahiliye 21 02-18-2009 18:34


Şu Anki Saat: 22:49


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com