www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > MESLEKİ KATEGORİ > İdari Kurumlar / TIP Eğitim Kurumları > GATA

2297 (0 Kayıtlı Ve 2297 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 12-04-2011, 11:39   #1
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.196
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart GATA bilimsel yayınlarda ilk sırada

1914-1918 yıllarında, harp hastanesi olarak görev yapmaya başlayan ve özellikle Çanakkale'den getirilen ağır hastaların bakımına tahsis edilen Gülhane, tarihe kazıdığı adını, yürütülen bilimsel çalışmalarla da yurt içi ve yurt dışında ilk sıralara yerleştiriyor

Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Gelişim Projeleri Değerlendirme Grubu ve GATA Bilimsel Araştırma Kurul Başkanı Profesör Tabip Tuğamiral Hayati Bilgiç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, GATA'nın bilimel yayınlarda Türkiye ve dünya sıralamasında çok önemli bir yerde bulunduğunu söyledi.
Bilgiç, GATA Araştırma Bilimsel Kurulu ve GATA etik kurullarının kontrol değerlendirmeleri altında 2010 yılı içinde akademide görev yapan öğretim üyeleri ve diğer akademik personelin bilimsel aktiviteleri sonucunda A grubu dergilerde 157, B grubu dergilerde 246, C grubu dergilerde ise 557 olmak üzere dünyanın en değerli bilimsel endeksi kabul edilen 'SCI'ya dahil uluslararası dergilerde toplam 960 eser yayımlandığını söyledi.
SCI dışı uluslararası dergilerde 161, ulusal hakemli dergilerde 380 makale basıldığını ifade eden Bilgiç, 'Hakemli olmayan ulusal dergiler ile metni basılmış ulusal ve uluslararası kongre, poster ve bildirilerin sayısı ise 2 bin 253'tür' dedi.
Bilgiç, 2005-2010 yılları arasında yapılan çalışmaların 20'sinin GATA-ODTÜ, 22'sinin Hacettepe Üniversitesi, 5'inin Gazi Üniversitesi, 1'inin Konya Selçuk Üniversitesi, 1'inin Ufuk Üniversitesi, bir diğerinin de Kırıkkale Üniversitesi ile yapılan ortak çalışma olduğunu anlattı.
Yapılan çalışmalar sonucunda uluslararası kongre ve sempozyumlarda 6 eser, ulusal kongre ve sempozyumlarda ise 26 eserin ödüle layık görüldüğünü dile getiren Bilgiç, 'ayrıca 4 öğretim üyesi birlikte yaptıkları çalışma ile Türkiye Bilimler Akademisi'nden Üniversite Ders Kitapları Telif ve Çeviri Eser Ödülü, bir öğretim Üyesi de Genç araştırmacı Bilim ödülü kazanmıştır' diye konuştu.

GATA, bilimsel yayınlarda Türkiye'de ilk sırada

Bilgiç, yükseköğretim kurumlarının akademik başarıları doğrultusunda değerlendirilmesi amacıyla 'University Ranking by Academic Performance (URAP)' projesinin yürütüldüğünü belirterek, şunları kaydetti:
'Projenin 2010 yılı raporlarına göre, GATA değerlendirmeye alınan 125 üniversite arasında genel olarak 22'nci, sadece tıp alanında değerlendirildiğinde ise 7'nci sırada yer almıştır.
GATA'dan üst sıralarda yer alan diğer üniversitelerin çok sayıda fakültesinin bulunduğu ve üniversitelere tanına olanakları kullanabildikleri göz önünde bulundurulduğunda, tek tıp fakültesi bulunan GATA için bu durum, oldukça başarılı bir sonuç olarak değerlendirilebilir.
Türkiye Atıf Dizini Veri Tabanına kayıtlı dergilerde kurumlar bazında yayımlanan makale sayısına göre, kurumların sıralanışında 2010 yılında 221 yayınla Gülhane Askeri Tıp Akademisi 374 kurum içinde Türkiye birincisi, 2011 yılında yine 172 yayınla 377 kurum içinde Türkiye birincisi olmuştur.
Kurumların yayım sayılarına göre, toplamda da 455 kurum içinde 393 yayın ile yine Türkiye birincisidir. Toplam 137 yayınla 27. sırada yer alan GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi bu toplama dahil değildir. Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ni 320 yayınla Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, 315 yayınla Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi izlemektedir.
http://www.medimagazin.com.tr/hekim/...-15-39105.html
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

     

Alt 01-14-2017, 07:46   #2
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Boyle Olmasi mumkun değil
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 01-14-2017, 11:27   #3
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
tususev´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Çalınmış yıllar! - Yavuz Selim DEMİRAĞ
ÇALINMIŞ YILLAR! Yavuz Selim DEMİRAĞ

Elimizde düzgün çıkarılmış bilanço olmadığı için muhasebesini yapmadan kolayca harcıyoruz yılları. Umut ve güzellikler temennilerimize rağmen gelen her yıl geçen seneler gün be gün aratıyor. Gün itibarı ile geride bıraktığımız 2015'i yaşarken 2014'ü ve öncesini aradığımız gibi korkarım 2016'da da 2015'in acı dolu günlerini arayacağız. Hem de bir kaçını değil 10-15 yıl öncesine özlem duyacağımız aşikâr. Kim bilir tarihin karanlık labirentleri arasında "Yitik Yıllar" olarak arayacağımız her biri 365 gün 6 saat sürmüş 5 bin küsur gün için "hükümsüzdür" kaydının düşülmesini talep edeceğiz. Diğer taraftan "Çalınmış Yıllar" yüzünden umutlarını, istikballerini yitiren yüz binlerce gencin "ahı" yankılanacak arş-ı alaya...

Her haliyle "organize çete" olduğu kanıtlandığı halde Askeri Okullar Sınavları, KPSS, Kurmay Akademisi Sınavları, ÖYS, ALS buz dağının görünen kısmı. Bu ülkede son 13-14 yıl yapılan tüm sınavların yok hükmünde sayılarak, soruları çalanlar, dağıtanlar, hak etmediği halde bu sınavlarda en fazla puan alarak işe girenler, terfi edenler birer birer tespit edilip, kamuoyuna ilan edilmediği sürece kaybolan yılların geri getirilemeyeceği gibi vicdanlar kanamaya devam edecektir.

"Soruşturuluyormuş" gibi yapıldığına en başından beri inanmadığımı defalarca yazdım. Alın size son bomba! Kısa adı TUS olan Tıpta Uzmanlık Sınavları... Çalınan sınav sorularının peşinde olduğunu iddia eden AKP hükümeti aslında nelerin olup bittiğini bal gibi biliyor. Zira hırsızlık çetesine yıllarca göz yumdular. Ne de olsa oğulları, kızları, gelinleri, damatları, torunları o sorular yüzü suyu hürmetine iyi puan alıp sözde "torpilsiz" sözde "hak ederek" okullara, işlere, makamlara yerleştiler. Tıp camiası farklıdır. TUS'u mercek altına alanlar neredeyse 50 yıldır hangi fakültenin öğrencilerinin hangi derecelere girdiğini iyi bilir. O halde başta 2014 TUS'unu inceleyin. Son yıllardaki TUS'u mercek altına alın. Hangi üniversitelerin birden bire öne çıktığını belki anlarsınız. Bu yazdıklarımın adına "suç duyurusu" mu denir yoksa "durum tespiti" mi bilmem. Bu ülkede Zekeriya Öz ve benzeri çakmalar yerine gerçekten, Mustafa Kemal'in "Cumhuriyet Savcıları" var. Titiz bir çalışma ile bütün bu sınav hırsızlıklarının faillerini tek tek tespit ederek, yargı önüne çıkarabilecek yürekli savcılar, kaybolan yılları geri getiremeseler bile vicdanları rahatlatabilirler. 2016 yılından öncelikli beklentim bu.
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/mo...ar-36762yy.htm

T B M M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/...TutanakId=1744

YAVUZ SELİM DEMİRAĞ – Bakın, benim bu kitapta yazdığım bir fizik
profesörü; kaldı ki Amerika’da füze yakıtlarıyla ilgili bir tezi olan bir profesör
bana şunu söyledi. Bir ortamda dediler ki: “Zaman gazetesine Etyen
Mahçupyan gibi bir Ermeni Hristiyan niye yazıyor?” “Hop, o çoktan hidayete
erdi, otuz yıldır, yirmi yıldır hidayete erdi ama efendimiz ona ‘Sen uluslararası
platformda böyle kal.’ dediği için yapmıyor.” Bunu söyleyen bir profesör yani
iradesini teslim etmiş, tabiri caizse hipnoz seansına u ğramış. David
Copperfield diye bir adam var illüzyonist, aynı anda 600 kişiyi falan hipnoz
ediyor ya. Ben bu işin bilimsel olarak da peşine düşmek istiyorum. Onlar
televizyonlarıyla, iki üç tane kanalları vardı ya, yok bilmem ne yapıyorlar.
Nasıl hipnoz ediliyor? Yani profesör olmuş adam ama sonra neyi anladık:
Bunların profesörlük tezleri, doktora tezleri falan hep çalıntı çıktı, çalıntı çıktı.
Ama yine ben son on beş yılda YÖK’te ve bu akademisyenlik sınavlarının da
mercek altına alınmasını istiyorum zira bakın, TUS sınavı dediğimiz tıpta
uzmanlık sınavları vardı -burada doktor olan var; Sayın Şeker- en zor
sınavdır ve Türkiye’mizin, cumhuriyetimizin tarihinde bu sınavları birincilikle
kazanan, dereceye giren üniversiteler bellidir; Çapa’dır Cerrahpaşa’dır
Hacettepe’dir. Son yıllarına bir bakın, FETÖ’nün üniversitelerinden, işte o
malum üniversitelerden mezun olanlar var. Aslında o kadar geniş ki, bunları
yakalayabilmek için çok uğraşmamız lazım, çok uğraşmamız lazım.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
kendisi de askerden ayrılma olduğu için anladığım gata. 2014 nisan da gata sansasyon yaptı.

ağacın kurdu kitabında mustafa öncel de aynı konudan bahsediyor

http://i.hizliresim.com/ZdvP7G.jpg

Last edited by Kayıtsız Üye; 02-06-2017 at 19:06.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 01-29-2017, 20:03   #4
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

BÖLÜMLER
Ana Sayfa
Video
Yazarlar
Çok Okunanlar
Kategoriler
İletişim
COPYRİGHT 2017 ODATV.COM


Farkında olmadan cemaat propagansı yapıyor olabilirsiniz
Odatv'den Türk medyasına Cemaat dersi



Türk medyasının günlerce haberini yaptığı "TÜBİTAK'ın kabul etmediği projenin ABD'de aldığı birincilik aldığı haberi"nin altından Fethullahçılar çıktı.

Nasıl mı?

Öyleyse arkanıza yaslanın hikayemizi dinleyin.

FARKINDA OLMADAN CEMAAT PROPAGANSI YAPIYOR OLABİLİRSİNİZ

Her ne kadar TÜBİTAK bilhassa son yıllarda proje olarak dahi adlandırılamayacak öğrenci girişimlerine şapka çıkarıyor olsa da, ''kapağı açıldığında ışıkları yanan ekmek sepeti'' gibi girişimlerle dalga geçerken öne sürülen alternatifler, insanların farkında olmadan Cemaat propagandası yaptıklarını gösteriyor. Her taşın altından çıkan Cemaat, ABD'de düzenlediği 'Genius Olympiad' adlı yarışmasıyla Türk basınında ve sosyal medyada adından söz ettirmeyi başarıyor.

Sosyal medya kullanıcılarını suçlamak doğru olmaz, uyarılmadıkları sürece bu gerçeği göremiyor olabilirler, peki ya ulusal medya kuruluşları, bilerek mi Cemaat propagandası yapmaya devam ediyorlar, yoksa daha da beteri, farkında mı değiller?


VPN ENGELİ CEMAAT'İN İŞİNE YARIYOR

Genius Olympiad'ı araştırırken ardında Cemaatin olduğunu öğrenmek zorlu bir iş değil, fakat bu bilgiye erişmemizi zorlaştıran da hükümetin ta kendisi. Getirdikleri internet yasakları ve site engelleri nedeniyle birkaç saniyelik araştırma çetrefilli bir hale geliyor, VPN servislerinin de engellenmiş olması bu anlamda Cemaatin işine yaramış gibi.

Eğer Hizmet Movement (http://hizmetmovement.blogspot.com.br/) adlı sayfa engelli olmasaydı, herkes kolaylıkla görebilirdi ki bu sayfada Genius Olympiad'ın bol-bol reklamı yapılıyor.

ARKASINDAKİ TERRA FOUNDATION NEDİR

Genius Olypiad adlı yarışmanın arkasında Cemaate bağlı Terra Foundation bulunuyor. Bu kurum 2012-2015 arasında Genius Olympiad'ın baş sponsoru olarak görünüyor. Öteki sponsorlar ise SUNY-Oswego, Pathfinder Bank, O'Brien & Gere, SRC, Airgas, Consellation Energy Group, Youniversallabs, NATIONAL GRID, DESTINY USA, C&S Companies, RICOH, Airgas, WCNY, International Wire olarak listelenmiş.

Bu noktada bir şey dikkatimizi çekiyor, geniusolympiad.org 2015'den sonraki sponsorların isimlerini yayınlamaktan vazgeçmiş, bu sebeple en güncel sponsorları göremiyoruz, fakat burada saymakta olduğumuz sponsorların hemen her sene listede olduklarını düşünecek olursak eğer, 2016 ve 2017 listeleri yayınlanmasa da, aynı firmaların adlarının bu yarışmanın sponsorları arasında bulunduklarını düşünebiliriz.

Bu sorunun da bir çözümü var, Genius Olympiad'ın Facebook sayfasında bol miktarda fotoğraf paylaşılıyor, bu fotoğraflarda mutlaka sponsorlara dair bilgiler karşımıza çıkmalı. Bu yöntemi denediğimizde SUNY Oswego'nun adı karşımıza çıkmaya devam ediyor. Öyle ya, bir yarışmaya sponsor olmuşsan adın görünsün istersin, sponsorların adlarının basılı olduğu bir pano önünde poz veren çocukların fotoğrafları sayesinde 2016'da düzenlenen yarışmada SUNY Oswego State University of New York, terra science and education foundation logolarını görmek mümkün. Bunlar hem yarışmayı düzenleyen hem de sponsor olan kurumlar.

Yarışma etkinliklerinde bol miktarda Türk bayrağı görmek de mümkün. Her milletten, her renkten genç kadınlar ve genç erkekler, birlikte oyunlar oynuyorlar, etkinliklere katılıyorlar, herkes çok mutlu, herkesin 32 dişi var. Cemaat çalışıyor.

Genius sözcüğü İngilizce'de 'dahi' manasına geliyor olsa da, aslında Global Environmental Issues and Us, yani -Küresel Çevre Meseleleri ve Biz- ifadesinin kısaltması. Finalleri her yılın Haziran ayının 27-30. günleri arasında SUNY Oswego'nun kampüsünde gerçekleştiriliyor.

SUNY Oswego, Amerikan halkının vergileri ile ayakta duran bir üniversite ve bu vergilerin 20.000 dolarını ve hatta söylendiğine göre daha fazlasını, 'Platinum Sponsor' olarak Cemaatin yarışmasına aktarıyor.

DİĞER KURUMLAR DA FETHULLAHÇI

Yarışmanın ardındaki öteki kurumlar; Technotime ve Terra Science and Education Foundatiton. Her ikisi de Gülencilerin hayata geçirdikleri kurumlar, bir diğeri ise Syracuse Research Corporation ise Gülen'in okullarından bir diğeri. 2011'de yayınladıkları bir rapora göre bu işe ayda 20.000 dolar yatırıyorlar, bu para da elbette Amerikan halkının vergilerinden ödenen para.

Genius yarışmasının organizatörü, Fehmi Damkacı, Gülen okullarından Syracuse Academy'nin kurul başkanı, Pioneer Charter School of Science, Turkish Cultural Center of Syracuse'da görevli, bunların her biri Gülen'e bağlı kurum ve okullar.

Kadir Yavuz ise, Terraed.org'un domain adını alan kişi, İş ve Finans analisti, Burlington Turkish Organization adlı Gülenci kurumda görevli, 2003-2005 arasında Gülenci Virginia International University'de öğrencilik yapmış, yine Gülenci Rumi Forum for Interfaith Dialogue'da görev almış, ayrıca Virginia'da bulunan ATFA, yani American Turkish Friendship Assocation'da görevliymiş.

İlginç şekilde bu yarışmalara katılan çok sayıda ülkeden çok sayıda öğrenci bulunuyor. Ancak bunların arasında birinci olanlar hep Gülen'in okullarından çıkıyor. Mesela, 2011'de 65 ülkeden 1500 finalist çıkmış, fakat sadece bir kişi yarışmayı kazanmış. O da Arizona'da bulunan Gülen'in okullarından biri olan, Sonoran Science Academy'nin öğrencisi.

Şeriatçı adamların kendilerini bilim kılıfıyla nasıl gizlediklerini görüyorsunuz değil mi?

15 TEMMUZ'DAN SONRA DAHİ ULUSAL BASIN CEMAAT'İN REKLAMINI YAPMAYA DEVAM EDİYOR

Gelelim Türkiye'de bu yarışmanın ve dolaylı yoldan Cemaatin reklamını yapan basın kuruluşlarına, ilginç şekilde ulusal basın kuruluşları 17/25 Aralık'tan ve hatta 15 Temmuz kalkışmasından sonra da bu yarışmanın reklamını yapmaya devam etmişler. En son 2016'nın Haziran ayında bu yarışma konusundaki haberler pik yapmış, fakat büyük ölçüde sonrasında kesilmiş. Peki neden? Çünkü yarışma Haziran ayında düzenleniyor, ancak bakıyoruz sosyal medyada 6 ay önceki yarışmayla ilgili haberler yayılınca, fotoğrafların yaz ayında çekilmiş olmalarını umursamadan 2017'nin içerisinde bulunduğumuz Ocak ayında bile ulusal basın kuruluşları bu haberi tekrar etmekte sakınca görmüyorlar.

Aşağıda hangi gazetelerimizin yarışmayı öve öve bitiremediklerini listeleyeceğiz, ancak şu soru da akıllara geliyor, aralarında hükümet yandaşlarının da gözlendikleri bu basın kuruluşları, sosyal medyadan her gördüklerini haber yapıp perdenin arkasını hiç mi araştırmıyorlar? Yoksa biliyorlar da umursamıyorlar mı?

26 Haziran 2016 tarihli, ''TÜBİTAK beğenmedi, onlar dünya şampiyonu oldu'' başlıklı HaberTürk içeriğinde bu yarışmanın galipleri tanıtılıyor.



(http://www.haberturk.com/gundem/habe...sampiyonu-oldu)

22 Ocak 2017 tarihli Cumhuriyet gazetesi, yarışmadan tam 6 ay sonra bu yarışmanın ve kazananlarının haberini yapmaya karar vermiş. İnsan sormadan edemiyor, neden bir yarışmanın haberi etkinliğin düzenlenmesinden 6 ay sonra yapılır? Yetmezmiş gibi kışın ortasında yaz günü çekildiği belli olan kısa kolluların giyinildiği fotoğrafı neden basarlar?


(http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/t...inci_oldu.html)

Kesin olmamakla birlikte, Sözcü de benzer bir oyuna düşmüş olabilir, 11 Ocak 2016 tarihli içeriklerine bakacak olursak, TÜBİTAK tarafından projesi reddedilen bir genç kızımızın Polonya'da düzenlenen yarışmada birinci olduğunu anlatıyor. Lakin bu yarışma First Step to Nobel Prize in Physics” adlı başka bir yarışma, ancak içerikte başka bir konu dikkatimizi çekiyor, Sözcü genç kızımızın ABD, Cornell Üniversitesi'nde okuyarak başarılarına devam ettiğini anlatıyor. O halde Cornell Üniversitesi'nin web sayfasına girip arşivini tarıyoruz ve görüyoruz ki Fethullah Gülen'e methiyeler diziyorlar. Adam her taşın altından çıkıyor, su uyumuş Gülen uyumamış.

http://www.sozcu.com.tr/2016/egitim/...cildi-1037921/

26 haziran 2016 tarihinde, Hürriyet, Genius Olympiad'da ödül alan Türk öğrencilerden bahsediyor, herhalde 2016'da yarışmanın geleneksel tarihlerinde bir değişiklik oldu diye düşünmek istiyoruz, aksi halde finalleri 27-30 Haziran tarihlerinde düzenlenen bir yarışmanın kazanını Hürriyet 26 Haziran günü nasıl ilan etmiş olabilir?

http://www.hurriyet.com.tr/tubitakin...-oldu-40122376

Diken de aynı oyuna düşen basın kuruluşlarından bir diğeri, şaşırtıcı şekilde onlar da 26 Haziran günü kazananı ilan etmişler. Ne demiş atalarımız? Deveyi Diken, insanı...

http://www.diken.com.tr/tubitakin-re...begenilseydik/

Şimdi asıl bombaya gelelim, çok ilginç bir detay karşımıza çıkıyor, bir yarışmanın haberi her sene mi aynı başlıkla yapılır? Hem de yarışma tarihinden 2.5 ay sonra, 09.10.2014 tarihinda Milliyet ''TÜBİTAK'ın beğenmediği proje dünya birincisi oldu'' başlığını atmış, Arkadaş kim atıyor bu başlıkları ki her biri, her sene aynı elden çıkmışçasına benzerler? Milliyet'e sorsan, telefonda ağlayarak ''Bay Başkan'a'' yaranmaya çalışırlar, ancak 17/25 Aralık 2013'ten sonra bile Cemaat'in yarışmalarını övmeye devam ediyorlar.

http://www.milliyet.com.tr/tubitak-i...11/default.htm

Sputnik geri kalır mı? Hem de 22.01.2017 tarihinde, yarışma tarihinden 6 ay sonra, yine yazlık kıyafetlerle çekilmiş fotoğraflarla, bu yarışmada ödül alan öğrenciyi haberleştiriyorlar. Putin bunlara çuvalla para veriyor ama halen sosyal medyadan gördükleri içerikleri alıp sayfalarına koyarak gazetecilik yapıyorlar. Yarışmanın adını da vermemişler, öyle bir yarışma işte demiş geçmiş, habercilik anlayışına da bak sen.

Birader sen Rus haber kanalı değil misin? ABD'den gelen habere neden biraz kuşkuyla yaklaşmıyorsun? Güzel kardeşim ayrıca hepimiz Kuzey yarıkürenin insanı değil miyiz, kış oldu mu her yerde aynı anda oluyor, yaz günü çekilmiş fotoğraf da kuşkunu uyandırmıyor mu?

https://tr.sputniknews.com/bilim/201...tak-proje-abd/

CNN Turk de tam bir habercilik felaketine imza atıyor, ya da uyanıklar Gülencilerin düzenledikleri yarışmanın üzerini örterek zor durumda kalacak olurlarsa paçayı sıyırabilecekleri ilginç bir habercilik tekniği kullanıyorlar.

CNN Turk'ün 24 Ocak 2017 tarihli haberine bakacak olursak, yarışmadan 6 ay sonra sosyal medyadan gördükleri içeriği alıp haberleştirdiklerini, ancak uyanık davranıp yarışmanın adını vermediklerini görebiliriz. CNN Turk haberciliği TÜBİTAK'ın kabul etmediği öğrencilerin ''ABD'de dünya çapında düzenlenen liseler arası başka bir yarışma...'' olarak tanımlamaktan ibaret.

CNN'e ve isim haklarını alanlara zaten ''haberci'' diyemiyoruz, bunlar penguen çiftliği işletmecileri.

http://www.cnnturk.com/teknoloji/tub...lar-pes-etmedi

Peki Odatv'nin bu konudaki karnesine bakalım istedim, az kalsın gol oluyormuş ancak direkten döndüklerine tanık oluyoruz, Gülenci yarışmanın haberini değil, TÜBİTAK'ın ikiyüzlülüğüne odaklandıkları için yukarıdakilere benzer eleştirilerin bir benzerine maruz kalmaktan kurtuluyorlar.

http://odatv.com/dunya-birincisi-ola...107161200.html

Şıvan Okçuoğlu
Odatv.com

28.01.2017 19:40
774
FACEBOOK PAYLAŞIMI


Luzern otelleri
Luzern otelleri
Hotel Schweizerhof Luzern
Ankara Kazan 49.000 TL
Ankara Kazan 49.000 TL
Hemen göz atın aradığınız ilanı bulun!
Ciddi Arkadaşlık Sitesi
Ciddi Arkadaşlık Sitesi
Gerçek Profiller ve Ciddi Üyeler. Hayalinizdeki İnsanla Hemen Tanışın
Ciddi Arkadaşlık Sitesi
Ciddi Arkadaşlık Sitesi
Gerçek Profiller ve Ciddi Üyeler. Hayalinizdeki İnsanla Hemen Tanışın



Tarihin en büyük tenis maçını o kazandı
Tarihin en büyük tenis maçını o kazandı
Bu anayasa gerçekten ağlatacak
Bu anayasa gerçekten ağlatacak
Türkiye başkanlığı konuşurken çocuklarımız buna mahkum ediliyor
Türkiye başkanlığı konuşurken çocuklarımız buna mahkum ediliyor

“Gel yeni bir sayfa açalım, sen de ‘evet’ diyor musun”
“Gel yeni bir sayfa açalım, sen de ‘evet’ diyor musun”
Reklam: Yeni Fikirtepe'nin en özel noktasında Brooklyn Dream'de yer almak için acele edin...
Reklam: Yeni Fikirtepe'nin en özel noktasında Brooklyn Dream'de yer almak için acele edin...
Bu yazı Atatürk’e saldırmayı bir hüner sananlara
Bu yazı Atatürk’e saldırmayı bir hüner sananlara

Başkanlık paketinin neden hala bekletildiğini CHP açıkladı
Başkanlık paketinin neden hala bekletildiğini CHP açıkladı
Lohan’ın neden sık sık Türkiye’ye geldiği belli oldu
Lohan’ın neden sık sık Türkiye’ye geldiği belli oldu
Osmanlıspor'a gol atınca tribünler böyle inledi
Osmanlıspor'a gol atınca tribünler böyle inledi

Akar'dan kritik süreçte dikkat çeken hamle
Akar'dan kritik süreçte dikkat çeken hamle
Türkiye'nin tartıştığı filmin gerçek kahramanı konuştu
Türkiye'nin tartıştığı filmin gerçek kahramanı konuştu
Yüz milyonluk TV'de bu tecavüzü aklım almıyor
Yüz milyonluk TV'de bu tecavüzü aklım almıyor

New York mahkemesinin kararından memnunuz
New York mahkemesinin kararından memnunuz
Reklam: Geometri
Reklam: Geometri
“Hayır” diyenler “terörle mücadele yapılmasın” mı diyor
“Hayır” diyenler “terörle mücadele yapılmasın” mı diyor
Soma’dan döndüğünde gözlerin seğirerek anlattığın insanlardan haber var
Soma’dan döndüğünde gözlerin seğirerek anlattığın insanlardan haber var
12 Eylül'ün komutanı vefat eden eşi için böyle ilan verdi
12 Eylül'ün komutanı vefat eden eşi için böyle ilan verdi
Bu yazımı Nuray Mert'e ithaf ediyorum
Bu yazımı Nuray Mert'e ithaf ediyorum
Nuri Bilge Ceylan ve Çağan Irmak nasıl makyaj videosu çekerdi
Nuri Bilge Ceylan ve Çağan Irmak nasıl makyaj videosu çekerdi
Bu yıl ödenecek borç Merkez Bankası'nın rezervinin beş katı
Bu yıl ödenecek borç Merkez Bankası'nın rezervinin beş katı
Cumhurbaşkanlığı’ndan Ahmet Türk çıkışı
Cumhurbaşkanlığı’ndan Ahmet Türk çıkışı
El Bab'dan şehit haberi
El Bab'dan şehit haberi
Airbnb'den Trump'ı kızdıracak karar
Airbnb'den Trump'ı kızdıracak karar
Engin Cezzar’dan geriye kalanlar
Engin Cezzar’dan geriye kalanlar
İLGİLİ HABERLER

Tarihin en büyük tenis maçını o kazandı

Bu yazı Atatürk’e saldırmayı bir hüner sananlara

Müge Anlı'ya rekor ceza

Hayko Cepkin: Bu ne lan

Reklam: Yeni Fikirtepe'nin en özel noktasında Brooklyn Dream'de yer almak için acele edin...

Türkiye başkanlığı konuşurken çocuklarımız buna mahkum ediliyor

Bu anayasa gerçekten ağlatacak

“Gel yeni bir sayfa açalım, sen de ‘evet’ diyor musun”

Başkanlık paketinin neden hala bekletildiğini CHP açıkladı

El Bab'dan şehit haberi

GÜNÜN EN ÇOK OKUNANLARI

Copyrights 2016 ODATV.COM

PAYLAŞ

Facebook Twitter Google
KAPAT
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 02-27-2017, 21:16   #5
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Anadolu Ajansı

FETÖ/PDY'nin askeri yargı yapılanmasına iddianame
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ'nün darbe girişimi sırasında ortaya çıkan sözde "Sıkıyönetim Mahkemelerinde Görevlendirme Listesi"ndeki 31 askeri yargı mensubu hakkında iddianame hazırlandı.

anasayfa > Türkiye 27.02.2017
FETÖ/PDY'nin askeri yargı yapılanmasına iddianame
ANKARA

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında ortaya çıkan sözde "Sıkıyönetim Mahkemelerinde Görevlendirme Listesi"nde adı geçen 31 askeri yargı mensubu hakkında "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçlarından iddianame hazırlandı.

Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosunda görevli Cumhuriyet Savcısı Selda Binboğa Kurtuluş'un hazırladığı iddianame, Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

İddianamede, "Özellikle 2010'dan itibaren, önemli görevlerdeki çok sayıda askeri hakimin Ergenekon, Balyoz gibi soruşturmalara dahil edilerek, bulundukları makamların boşatılmasının amaçlandığı" belirtilerek, "Tasfiye edilen tüm Genelkurmay ve Kuvvet Adli Müşavirliklerine, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı hariç olmak üzere, halen meslekten ihraç edilen ve tutuklu olanların adli müşavir olarak atanması dikkat çekicidir" ifadelerine yer verildi.

İddianamenin kabulü halinde şüpheliler "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının yanı sıra, "silahlı terör örgütüne üye olmak", "terör örgütü faaliyeti kapsamında zincirleme resmi belgede sahtecilik" ve "zincirleme nitelikli dolandırıcılık" suçlarından 45 yıl 7'şer aya kadar hapis istemiyle yargılanacak.

İddianamede, FETÖ mensubu darbecilerce hazırlanan "Sıkıyönetim Gizli Mesaj Formları" ve "Sıkıyönetim Mahkemeleri Görevlendirme Listesi" kapsamında yer alan şüpheliler ile darbe girişiminde bulunan askeri kanat arasındaki fikir ve eylem birliğinin ortaya çıkartılması, ayrıca FETÖ'nün, örgüt mensuplarını askeri yargıya yerleştirmek amacıyla 2009'daki askeri yargı hakim alımları ve mesleğe kabullerinde usulsüzlük yapıldığına dair iddiaların araştırılması amacıyla soruşturma yürütüldüğü belirtildi.

Milli Savunma Bakanlığının "müşteki" olarak yer aldığı iddianamede, Abdullah Ünal, Berkan Doğan Üneş, Beytullah Abakam, Cemal Yurtseven, Emi̇n Veli̇ İnan, Emrah Gül, Fati̇h Bağlan, Feyyaz Erkam Saraç, Gani̇ Çeti̇ntaş, Gülteki̇n Özdemi̇r, İsmai̇l Mıngır, İsmai̇l Savcı, Muhammed Teki̇nşen, Muhammet Vuran, Numan Bi̇ber, Orhan Çeli̇k, Ramazan Aktaş, Ramazan Avcı, Regai̇p Cıba, Rıdvan Akay, Selma Uyar, Selma Yılmaz Çi̇tli̇, Serdar Çami̇çi̇, Sezer Çi̇tli̇, Süleyman Ülker, Tuncay Zengi̇n, Turgay Tonga, Uğur Gülteki̇n, Uğur Tural, Yakup Öz ve Yunus Emre Taşova "şüpheli" olarak gösterildi.

"Komutanların çevresi örümcek ağır gibi sarılmıştır"
İddianamede, FETÖ/PDY üyelerinin kamuoyuna yansıyan beyanlarında, örgütün en çok önem verdiği meslek grubunun askeri hakimler olduğu, bu kapsamda askeri hakimliğin, örgütün "mahrem hizmetler sınıfının en üst mertebesi" kabul edildiğine dikkat çekildi. Askeri hakim olması için belirlenen hukuk fakültesi öğrencilerinin, başka hiçbir kamu görevi taleplerinin kabul edilmediği belirtilen iddianamede, HSYK tarafından yapılan çalışmalarda, birçok askeri hakimin adli ve idari hakimlik sınav ve mülakatlarını kazanmasına rağmen, askerlik hizmetinin zorluklarını ve zorunlu hizmet süresinin 15 yıl olmasını kenara bırakarak askeri hakimliği tercih ettiklerinin belirlendiği aktarıldı.

"FETÖ/PDY'nin askeri yargıya verdiği önemin sebebinin, yaşanan süreçlerde açıkça ortaya çıktığı" ifade edilen iddianamede, komutanların hukuka verdiği önem ve adli müşavirlerine duyduğu güvenin birçok yerde kötüye kullanıldığı, komutanların kararlarının örgütün amaçları doğrultusunda yönlendirilmesine çalışıldığı bildirildi.

İddianamede şu değerlendirmelerde bulunuldu:

"Özellikle 2010'dan itibaren Ergenekon, Balyoz gibi soruşturmalara çok sayıda önemli görevlerdeki askeri hakimler dahil edilerek bu makamların boşatılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda Genelkurmay Adli Müşaviri Hakim Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu, kamuoyunda Ergenekon davası olarak bilinen dava kapsamında tutuklanmış, yerine Askeri Yargıtay üyeliğinden feragat ederek şube müdürü olarak atanmayı kabul eden 15 Temmuz menfur darbe girişimi sonrasında TSK'dan ihraç edilen tutuklu Muharrem Köse Genelkurmay Adli Müşaviri olmuştur. Aynı şekilde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Adli Müşaviri Hakim Kıdemli Albay Onur Uluocak, Hava Kuvvetleri Adli Müşaviri Hakim Kıdemli Albay Bülent Gülçal, kamuoyunda Balyoz davası olarak bilinen dava kapsamında tutuklanmış, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Adli Müşavirliğine 15 Temmuz menfur darbe girişimi sonrasında TSK'dan ihraç edilen tutuklu Hakim Yarbay Bedrettin Özgür, mesleki tecrübesinin azlığına, daha önce askeri yargının hiçbir idari makamında görev yapmamış olmasına rağmen atanmıştır. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Adli Müşaviri Hakim Kıdemli Albay Akif Vurucu baskılar sonucu emekli olmuş, yerine 15 Temmuz menfur darbe girişimi sonrasında TSK'dan ihraç edilen, tutuklu bulunan Hakim Yarbay Mehmet Emin Yapar, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Adli Müşaviri olarak atanmıştır.

Bu süreçte tasfiye edilen tüm Genelkurmay ve Kuvvet Adli Müşavirliklerine Deniz Kuvvetleri Komutanlığı hariç olmak üzere halen meslekten ihraç edilen ve tutuklu olanların adli müşavir olarak atanması dikkat çekicidir. Bu kapsamda, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarının tüm kararlarında etkili olan, hukuki mütalaalarda bulunan, TSK personelinin meslekten çıkarılması, atama, terfi, yurt dışı görevlendirme, soruşturma emirlerinin verilmesi, savcılık ve mahkeme kararlarına itiraz ve mahkemenin hükmüne karşı temyizi ve benzeri birçok önemli hususta komutanların çevresi bir örümcek ağı gibi sarılmıştır."

Alt kadrolardaki değişiklikler
İddianamede, aynı süreçte adli müşavirlerin alt kadrolarında da uygun tasfiyeler yaşandığı belirtildi. Görevlendirilen adli müşavirlerin darbe girişimi öncesinde FETÖ/PDY mensuplarına ilişkin başsavcılıklarca yapılan soruşturmaları akamete uğratmak için iş birliğinden sürekli kaçındıkları, adli birimlere zorluklar çıkardıkları kaydedilen iddianamede, "kumpas davaları" olarak bilinen davalarda gerçeklerin ortaya çıkması ve faillerin tespitinin engellenmeye çalışıldığı anlatıldı.

Bu sürecin askeri savcılık ve askeri mahkemelerde de yaşandığı ifade edilen iddianamede, şu değerlendirmeler yer aldı:

"2010'dan itibaren devam eden süreçte Genelkurmay Askeri Savcısı Hakim Kıdemli Albay Yavuz Şentürk, hakkındaki yazı, sosyal medya haberleri ve karalama kampanyaları sonucunda emekli olmuş, yerine 15 Temmuz menfur darbe girişimi sonrasında TSK'dan ihraç edilen ve tutuklu bulunan Hayrettin Kaldırımcı askeri savcı olmuş, yardımcı askeri savcılar Hakim Kıdemli Albay Zekeriya Duran kaset şantajı ile emekli olmuş, Hakim Yarbay İsmail Volkan Şahin kamuoyunda İzmir casusluk davası olarak bilinen dosya kapsamında ağırlaştırılmış müebbetle yargılanarak Gölcük Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesine tayin edilmiştir. Yine yardımcı askeri savcılardan Tamer Isır İzmir casusluk davasına bulaştırılarak daha önce hiçbir askeri hakimin görevlendirilmediği Kara Havacılık Disiplin Subaylığına tenzili rütbe niteliğinde atanmıştır. Genelkurmay Yardımcı Askeri Savcılığından Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyesi olan Yaşar Yüce, 15 Temmuz menfur darbe girişimi sonrasında TSK'dan ihraç edilmiş ve bahse konu darbe soruşturması kapsamında tutuklanmıştır. Bu süreçten sonra Genelkurmay Askeri Savcılığına atanan yardımcı askeri savcılar Ali Müjdat Eski, Uğur Aydın, İsmail Mıngır, İlyas Damarseçkin, Mehmet Sadık Özgüven 15 Temmuz menfur darbe girişimi sonrasında TSK'dan ihraç edilmiş ve bahse konu darbe soruşturması kapsamında tutuklanmıştır. Kurtuluş Kaya halen firaridir. Yine bu kapsamda Genelkurmay Askeri Mahkemesinde görev yapan Mahkeme Kıdemli Hakimi Ali Riza Bildik, İzmir casusluk davası kapsamında ağırlaştırılmış müebbetle yargılanarak emekli olmuş, yerine atanan Hakim Kıdemli Albay Mehmet Yüzbaşıoğlu İzmir casusluk davasına ve diğer davalara bulaştırılarak Mamak 4'üncü Kolordu Komutanlığına Disiplin Subayı olarak tenzili rütbe niteliğinde atanmıştır. Genelkurmay Askeri Mahkemesi Hakimliğinden Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyesi olan Cemil Çelik, 15 Temmuz menfur darbe girişimi sonrasında TSK'dan ihraç edilmiş ve bahse konu darbe soruşturması kapsamında tutuklanmıştır. Bu süreçten sonra Genelkurmay Askeri Mahkemesi Kıdemli Hakimliğine atanan Erhan Ermişoğlu ve diğer askeri hakimler, Seyfi Bulduk, Serdar Çamiçi, Akif Us 15 Temmuz menfur darbe girişimi sonrasında TSK'dan ihraç edilmiş ve bahse konu darbe soruşturması kapsamında tutuklanmıştır."

"Darbeye zemin hazırlandı"
Kuvvet Komutanlıkları askeri savcılıklarında ve mahkemelerinde de durumun aynı şekilde olduğu, en yakın askeri mahkeme sıfatıyla itiraz mercisi görevini yürüten askeri mahkemelerde de FETÖ/PDY etkin kılınarak, örgütsel halkanın oluşturulduğu ifade edilen iddianamede, şöyle denildi:

"TSK'ya kumpas olduğu tüm devlet ricali ve kamuoyu tarafından kabul edilen Atabeyler, Sauna, Ergenekon, Balyoz, İstanbul Casusluk, Amirallere Suikast, Poyrazköy, Kozmik Oda, İzmir Casusluk vb. davalarla tasfiye edilemeyen, terfisi ve akademik yükselmesi engellenemeyen TSK'nın FETÖ/PDY üyesi olmayan, devletine ve milletine bağlı personel bu kez adli müşavirliklerin yönlendirmesi ile verilen hukuk dışı, akla ve mantığa sığmayan soruşturma emirleri ve akabindeki soruşturma ve kovuşturmalar ile yurt dışı görev haklarını, akademik yükselme, terfi, atama vs gibi haklarını kaybetmiş, yerlerine FETÖ/PDY mensubu kişiler getirilerek darbeye zemin hazırlanmıştır. Bu kapsamda 15 Temmuz menfur darbe girişimi sırasında yurt dışında bulunan askeri ataşe, ateşe yardımcısı ve diğer görevlilerin çok büyük bir kısmı TSK'dan ihraç edilmiş, önemli kısmı görevleri sonlandırılıp Türkiye'ye çağrılmalarına rağmen dönmemiş ve iltica taleplerinde bulunmuşlardır. Bunların yurt dışına görevlendirilmelerinde Genelkurmay Adli Müşavirinin görüşü alınması nedeniyle doğrudan bir etki bulunmakla birlikte, diğer adayların hukuka aykırı soruşturma ve kovuşturmalarla engellenmesi nedeniyle askeri yargının dolaylı ve büyük bir etkisi bulunduğu açıktır.

Özellikle terfiye yönelik değerlendirmelerin yapıldığı Ağustos ayı Yüksek Askeri Şura toplantıları öncesinde başlayan hukuka aykırı soruşturmalar, geçmiş dönemde başlayan ancak kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken soruşturmaları sürüncemede bırakmaya yönelik davranışlar, gereksiz şekilde hukuka aykırı olarak uzatılan kovuşturmalarla TSK'nın gelecek komuta kademeleri şekillendirilmeye çalışılmıştır."

FETÖ/PDY mensuplarının, yaptıkları tüm hukuksuzluklara rağmen, haklarında soruşturma emri verilmeyerek ya da takipsizlik veya beraat kararlarıyla korundukları ifade edilen iddianamede, "Bu kapsamda, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığınca 15 Temmuz menfur darbe girişimine fiilen iştirak eden, hatta Sayın Cumhurbaşkanına suikast girişiminde bulunan FETÖ/PDY mensubu generaller ve diğer personel hakkında kovuşturmaya yer olmadığı yönünde kararlar verilmiştir." ifadeleri yer aldı.

GATA'nın önemi
Özellikle GATA, Harp Akademisi, Harp Okulu ve TSK'ya ait diğer eğitim kurumlarında görevli, FETÖ/PDY mensubu olmayan personelin akademik yükselme, görevlendirme ve diğer işlemleri yapılan soruşturmalar marifetiyle engellenerek, bu kurumlarda görev alacak ve geleceğin komuta kademesini yetiştirecek personelin FETÖ/PDY mensuplarından oluşmasının sağlandığına yer verilen iddianamede, GATA ve diğer askeri hastanelerin örgüt açısından çok önemli olduğu, örgütün yaklaşık 25 yıldır hastanelerin yönetim ve akademik kadrosunu ele geçirmeye çalıştığı kaydedildi.

İddianamede şunlar kaydedildi:

"Özellikle askeri öğrenci alımlarındaki sağlık muayenelerinin FETÖ/PDY mensubu hekimlerce yapılarak bu örgüte mensup kişilerin askeri okullara girmesi, uçuş muayenelerinde örgüt mensuplarının pilot yapılması, örgüt üyesi olmayanların muayenelerden elenmesi, komuta kademesinde görev alacak FETÖ/PDY mensubu olmayanların çeşitli sahte raporlarla 'TSK'da görev yapamaz' şeklinde raporlar verilerek tasfiyesi, tıbbi malzeme alımlarının FETÖ/PDY bağlantılı firmalara verilerek örgüte muazzam bir maddi kaynak sağlanması, buralarda görevli FETÖ/PDY mensupları marifetiyle örgütün kendisine hasım belirlediği kişilerin kişisel veri niteliğindeki bilgilerinin çalınarak müzahir medya veya sosyal medyaya servis edilerek itibar suikastına uğratılması, FETÖ/PDY mensubu hekimler marifetiyle TSK'nın en ücra köşesindeki birlikler hakkında aleyhe bilgi ve belge toplanması gibi sebeplerle FETÖ/PDY, GATA'ya büyük önem vermiştir. GATA'nın, TSK Sağlık Komutanlığına bağlı olması, bu sebeple yargı yetkisinin Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesinde bulunması sebebiyle Genelkurmay Adli Müşavirliği, Genelkurmay Askeri Savcılığı ve Genelkurmay Askeri Mahkemesi bağlamında bu anlamda birçok usulsüz soruşturma ve kovuşturmalarla akademik yönden deneyimli, ülkesine ve devletine bağlı, tıp meslek bilimi ve etiği açısından uluslararası üne sahip bilim adamı tasfiye edilmiş, yerine FETÖ/PDY mensubu mesleki ve akademik yönden yetersiz birçok hekim FETÖ/PDY amaçlarına uygun hizmet etmek için terfi ettirilmiştir."

İddianamede, Genelkurmay Askeri Savcılığında 2008-2016 yıllarında GATA'da görevli hekim ve öğretim üyelerine yönelik yaklaşık 180 soruşturmanın yürütüldüğü ve bu soruşturmalarda FETÖ/PDY mensubu olmayan hekim ve öğretim üyelerinin hedef alındığı, soruşturmalara birçok personelin dahil edildiği bildirildi. Ayrıca GATA'da yer alan FETÖ/PDY mensubu olmayan öğretim üyelerini, hekim ve diğer personeli karalamaya yönelik sosyal medya hesapları ve internet sitelerine ilişkin soruşturmaların sonuçlandırılmadığı kaydedilen iddianamede, bu yolla hedef alınan FETÖ/PDY mensubu olmayan personelin tasfiyesinin sağlandığı vurgulandı.

Muhabir: Barış Kılıç
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 06-09-2017, 17:40   #6
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BÖLÜMLER
Ana Sayfa
Video
Yazarlar
Çok Okunanlar
Kategoriler
İletişim
COPYRİGHT 2017 ODATV.COM


Farkında olmadan cemaat propagansı yapıyor olabilirsiniz
Odatv'den Türk medyasına Cemaat dersi



Türk medyasının günlerce haberini yaptığı "TÜBİTAK'ın kabul etmediği projenin ABD'de aldığı birincilik aldığı haberi"nin altından Fethullahçılar çıktı.

Nasıl mı?

Öyleyse arkanıza yaslanın hikayemizi dinleyin.

FARKINDA OLMADAN CEMAAT PROPAGANSI YAPIYOR OLABİLİRSİNİZ

Her ne kadar TÜBİTAK bilhassa son yıllarda proje olarak dahi adlandırılamayacak öğrenci girişimlerine şapka çıkarıyor olsa da, ''kapağı açıldığında ışıkları yanan ekmek sepeti'' gibi girişimlerle dalga geçerken öne sürülen alternatifler, insanların farkında olmadan Cemaat propagandası yaptıklarını gösteriyor. Her taşın altından çıkan Cemaat, ABD'de düzenlediği 'Genius Olympiad' adlı yarışmasıyla Türk basınında ve sosyal medyada adından söz ettirmeyi başarıyor.

Sosyal medya kullanıcılarını suçlamak doğru olmaz, uyarılmadıkları sürece bu gerçeği göremiyor olabilirler, peki ya ulusal medya kuruluşları, bilerek mi Cemaat propagandası yapmaya devam ediyorlar, yoksa daha da beteri, farkında mı değiller?


VPN ENGELİ CEMAAT'İN İŞİNE YARIYOR

Genius Olympiad'ı araştırırken ardında Cemaatin olduğunu öğrenmek zorlu bir iş değil, fakat bu bilgiye erişmemizi zorlaştıran da hükümetin ta kendisi. Getirdikleri internet yasakları ve site engelleri nedeniyle birkaç saniyelik araştırma çetrefilli bir hale geliyor, VPN servislerinin de engellenmiş olması bu anlamda Cemaatin işine yaramış gibi.

Eğer Hizmet Movement (http://hizmetmovement.blogspot.com.br/) adlı sayfa engelli olmasaydı, herkes kolaylıkla görebilirdi ki bu sayfada Genius Olympiad'ın bol-bol reklamı yapılıyor.

ARKASINDAKİ TERRA FOUNDATION NEDİR

Genius Olypiad adlı yarışmanın arkasında Cemaate bağlı Terra Foundation bulunuyor. Bu kurum 2012-2015 arasında Genius Olympiad'ın baş sponsoru olarak görünüyor. Öteki sponsorlar ise SUNY-Oswego, Pathfinder Bank, O'Brien & Gere, SRC, Airgas, Consellation Energy Group, Youniversallabs, NATIONAL GRID, DESTINY USA, C&S Companies, RICOH, Airgas, WCNY, International Wire olarak listelenmiş.

Bu noktada bir şey dikkatimizi çekiyor, geniusolympiad.org 2015'den sonraki sponsorların isimlerini yayınlamaktan vazgeçmiş, bu sebeple en güncel sponsorları göremiyoruz, fakat burada saymakta olduğumuz sponsorların hemen her sene listede olduklarını düşünecek olursak eğer, 2016 ve 2017 listeleri yayınlanmasa da, aynı firmaların adlarının bu yarışmanın sponsorları arasında bulunduklarını düşünebiliriz.

Bu sorunun da bir çözümü var, Genius Olympiad'ın Facebook sayfasında bol miktarda fotoğraf paylaşılıyor, bu fotoğraflarda mutlaka sponsorlara dair bilgiler karşımıza çıkmalı. Bu yöntemi denediğimizde SUNY Oswego'nun adı karşımıza çıkmaya devam ediyor. Öyle ya, bir yarışmaya sponsor olmuşsan adın görünsün istersin, sponsorların adlarının basılı olduğu bir pano önünde poz veren çocukların fotoğrafları sayesinde 2016'da düzenlenen yarışmada SUNY Oswego State University of New York, terra science and education foundation logolarını görmek mümkün. Bunlar hem yarışmayı düzenleyen hem de sponsor olan kurumlar.

Yarışma etkinliklerinde bol miktarda Türk bayrağı görmek de mümkün. Her milletten, her renkten genç kadınlar ve genç erkekler, birlikte oyunlar oynuyorlar, etkinliklere katılıyorlar, herkes çok mutlu, herkesin 32 dişi var. Cemaat çalışıyor.

Genius sözcüğü İngilizce'de 'dahi' manasına geliyor olsa da, aslında Global Environmental Issues and Us, yani -Küresel Çevre Meseleleri ve Biz- ifadesinin kısaltması. Finalleri her yılın Haziran ayının 27-30. günleri arasında SUNY Oswego'nun kampüsünde gerçekleştiriliyor.

SUNY Oswego, Amerikan halkının vergileri ile ayakta duran bir üniversite ve bu vergilerin 20.000 dolarını ve hatta söylendiğine göre daha fazlasını, 'Platinum Sponsor' olarak Cemaatin yarışmasına aktarıyor.

DİĞER KURUMLAR DA FETHULLAHÇI

Yarışmanın ardındaki öteki kurumlar; Technotime ve Terra Science and Education Foundatiton. Her ikisi de Gülencilerin hayata geçirdikleri kurumlar, bir diğeri ise Syracuse Research Corporation ise Gülen'in okullarından bir diğeri. 2011'de yayınladıkları bir rapora göre bu işe ayda 20.000 dolar yatırıyorlar, bu para da elbette Amerikan halkının vergilerinden ödenen para.

Genius yarışmasının organizatörü, Fehmi Damkacı, Gülen okullarından Syracuse Academy'nin kurul başkanı, Pioneer Charter School of Science, Turkish Cultural Center of Syracuse'da görevli, bunların her biri Gülen'e bağlı kurum ve okullar.

Kadir Yavuz ise, Terraed.org'un domain adını alan kişi, İş ve Finans analisti, Burlington Turkish Organization adlı Gülenci kurumda görevli, 2003-2005 arasında Gülenci Virginia International University'de öğrencilik yapmış, yine Gülenci Rumi Forum for Interfaith Dialogue'da görev almış, ayrıca Virginia'da bulunan ATFA, yani American Turkish Friendship Assocation'da görevliymiş.

İlginç şekilde bu yarışmalara katılan çok sayıda ülkeden çok sayıda öğrenci bulunuyor. Ancak bunların arasında birinci olanlar hep Gülen'in okullarından çıkıyor. Mesela, 2011'de 65 ülkeden 1500 finalist çıkmış, fakat sadece bir kişi yarışmayı kazanmış. O da Arizona'da bulunan Gülen'in okullarından biri olan, Sonoran Science Academy'nin öğrencisi.

Şeriatçı adamların kendilerini bilim kılıfıyla nasıl gizlediklerini görüyorsunuz değil mi?

15 TEMMUZ'DAN SONRA DAHİ ULUSAL BASIN CEMAAT'İN REKLAMINI YAPMAYA DEVAM EDİYOR

Gelelim Türkiye'de bu yarışmanın ve dolaylı yoldan Cemaatin reklamını yapan basın kuruluşlarına, ilginç şekilde ulusal basın kuruluşları 17/25 Aralık'tan ve hatta 15 Temmuz kalkışmasından sonra da bu yarışmanın reklamını yapmaya devam etmişler. En son 2016'nın Haziran ayında bu yarışma konusundaki haberler pik yapmış, fakat büyük ölçüde sonrasında kesilmiş. Peki neden? Çünkü yarışma Haziran ayında düzenleniyor, ancak bakıyoruz sosyal medyada 6 ay önceki yarışmayla ilgili haberler yayılınca, fotoğrafların yaz ayında çekilmiş olmalarını umursamadan 2017'nin içerisinde bulunduğumuz Ocak ayında bile ulusal basın kuruluşları bu haberi tekrar etmekte sakınca görmüyorlar.

Aşağıda hangi gazetelerimizin yarışmayı öve öve bitiremediklerini listeleyeceğiz, ancak şu soru da akıllara geliyor, aralarında hükümet yandaşlarının da gözlendikleri bu basın kuruluşları, sosyal medyadan her gördüklerini haber yapıp perdenin arkasını hiç mi araştırmıyorlar? Yoksa biliyorlar da umursamıyorlar mı?

26 Haziran 2016 tarihli, ''TÜBİTAK beğenmedi, onlar dünya şampiyonu oldu'' başlıklı HaberTürk içeriğinde bu yarışmanın galipleri tanıtılıyor.



(http://www.haberturk.com/gundem/habe...sampiyonu-oldu)

22 Ocak 2017 tarihli Cumhuriyet gazetesi, yarışmadan tam 6 ay sonra bu yarışmanın ve kazananlarının haberini yapmaya karar vermiş. İnsan sormadan edemiyor, neden bir yarışmanın haberi etkinliğin düzenlenmesinden 6 ay sonra yapılır? Yetmezmiş gibi kışın ortasında yaz günü çekildiği belli olan kısa kolluların giyinildiği fotoğrafı neden basarlar?


(http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/t...inci_oldu.html)

Kesin olmamakla birlikte, Sözcü de benzer bir oyuna düşmüş olabilir, 11 Ocak 2016 tarihli içeriklerine bakacak olursak, TÜBİTAK tarafından projesi reddedilen bir genç kızımızın Polonya'da düzenlenen yarışmada birinci olduğunu anlatıyor. Lakin bu yarışma First Step to Nobel Prize in Physics” adlı başka bir yarışma, ancak içerikte başka bir konu dikkatimizi çekiyor, Sözcü genç kızımızın ABD, Cornell Üniversitesi'nde okuyarak başarılarına devam ettiğini anlatıyor. O halde Cornell Üniversitesi'nin web sayfasına girip arşivini tarıyoruz ve görüyoruz ki Fethullah Gülen'e methiyeler diziyorlar. Adam her taşın altından çıkıyor, su uyumuş Gülen uyumamış.

http://www.sozcu.com.tr/2016/egitim/...cildi-1037921/

26 haziran 2016 tarihinde, Hürriyet, Genius Olympiad'da ödül alan Türk öğrencilerden bahsediyor, herhalde 2016'da yarışmanın geleneksel tarihlerinde bir değişiklik oldu diye düşünmek istiyoruz, aksi halde finalleri 27-30 Haziran tarihlerinde düzenlenen bir yarışmanın kazanını Hürriyet 26 Haziran günü nasıl ilan etmiş olabilir?

http://www.hurriyet.com.tr/tubitakin...-oldu-40122376

Diken de aynı oyuna düşen basın kuruluşlarından bir diğeri, şaşırtıcı şekilde onlar da 26 Haziran günü kazananı ilan etmişler. Ne demiş atalarımız? Deveyi Diken, insanı...

http://www.diken.com.tr/tubitakin-re...begenilseydik/

Şimdi asıl bombaya gelelim, çok ilginç bir detay karşımıza çıkıyor, bir yarışmanın haberi her sene mi aynı başlıkla yapılır? Hem de yarışma tarihinden 2.5 ay sonra, 09.10.2014 tarihinda Milliyet ''TÜBİTAK'ın beğenmediği proje dünya birincisi oldu'' başlığını atmış, Arkadaş kim atıyor bu başlıkları ki her biri, her sene aynı elden çıkmışçasına benzerler? Milliyet'e sorsan, telefonda ağlayarak ''Bay Başkan'a'' yaranmaya çalışırlar, ancak 17/25 Aralık 2013'ten sonra bile Cemaat'in yarışmalarını övmeye devam ediyorlar.

http://www.milliyet.com.tr/tubitak-i...11/default.htm

Sputnik geri kalır mı? Hem de 22.01.2017 tarihinde, yarışma tarihinden 6 ay sonra, yine yazlık kıyafetlerle çekilmiş fotoğraflarla, bu yarışmada ödül alan öğrenciyi haberleştiriyorlar. Putin bunlara çuvalla para veriyor ama halen sosyal medyadan gördükleri içerikleri alıp sayfalarına koyarak gazetecilik yapıyorlar. Yarışmanın adını da vermemişler, öyle bir yarışma işte demiş geçmiş, habercilik anlayışına da bak sen.

Birader sen Rus haber kanalı değil misin? ABD'den gelen habere neden biraz kuşkuyla yaklaşmıyorsun? Güzel kardeşim ayrıca hepimiz Kuzey yarıkürenin insanı değil miyiz, kış oldu mu her yerde aynı anda oluyor, yaz günü çekilmiş fotoğraf da kuşkunu uyandırmıyor mu?

https://tr.sputniknews.com/bilim/201...tak-proje-abd/

CNN Turk de tam bir habercilik felaketine imza atıyor, ya da uyanıklar Gülencilerin düzenledikleri yarışmanın üzerini örterek zor durumda kalacak olurlarsa paçayı sıyırabilecekleri ilginç bir habercilik tekniği kullanıyorlar.

CNN Turk'ün 24 Ocak 2017 tarihli haberine bakacak olursak, yarışmadan 6 ay sonra sosyal medyadan gördükleri içeriği alıp haberleştirdiklerini, ancak uyanık davranıp yarışmanın adını vermediklerini görebiliriz. CNN Turk haberciliği TÜBİTAK'ın kabul etmediği öğrencilerin ''ABD'de dünya çapında düzenlenen liseler arası başka bir yarışma...'' olarak tanımlamaktan ibaret.

CNN'e ve isim haklarını alanlara zaten ''haberci'' diyemiyoruz, bunlar penguen çiftliği işletmecileri.

http://www.cnnturk.com/teknoloji/tub...lar-pes-etmedi

Peki Odatv'nin bu konudaki karnesine bakalım istedim, az kalsın gol oluyormuş ancak direkten döndüklerine tanık oluyoruz, Gülenci yarışmanın haberini değil, TÜBİTAK'ın ikiyüzlülüğüne odaklandıkları için yukarıdakilere benzer eleştirilerin bir benzerine maruz kalmaktan kurtuluyorlar.

http://odatv.com/dunya-birincisi-ola...107161200.html

Şıvan Okçuoğlu
Odatv.com

28.01.2017 19:40
774
FACEBOOK PAYLAŞIMI


Luzern otelleri
Luzern otelleri
Hotel Schweizerhof Luzern
Ankara Kazan 49.000 TL
Ankara Kazan 49.000 TL
Hemen göz atın aradığınız ilanı bulun!
Ciddi Arkadaşlık Sitesi
Ciddi Arkadaşlık Sitesi
Gerçek Profiller ve Ciddi Üyeler. Hayalinizdeki İnsanla Hemen Tanışın
Ciddi Arkadaşlık Sitesi
Ciddi Arkadaşlık Sitesi
Gerçek Profiller ve Ciddi Üyeler. Hayalinizdeki İnsanla Hemen Tanışın



Tarihin en büyük tenis maçını o kazandı
Tarihin en büyük tenis maçını o kazandı
Bu anayasa gerçekten ağlatacak
Bu anayasa gerçekten ağlatacak
Türkiye başkanlığı konuşurken çocuklarımız buna mahkum ediliyor
Türkiye başkanlığı konuşurken çocuklarımız buna mahkum ediliyor

“Gel yeni bir sayfa açalım, sen de ‘evet’ diyor musun”
“Gel yeni bir sayfa açalım, sen de ‘evet’ diyor musun”
Reklam: Yeni Fikirtepe'nin en özel noktasında Brooklyn Dream'de yer almak için acele edin...
Reklam: Yeni Fikirtepe'nin en özel noktasında Brooklyn Dream'de yer almak için acele edin...
Bu yazı Atatürk’e saldırmayı bir hüner sananlara
Bu yazı Atatürk’e saldırmayı bir hüner sananlara

Başkanlık paketinin neden hala bekletildiğini CHP açıkladı
Başkanlık paketinin neden hala bekletildiğini CHP açıkladı
Lohan’ın neden sık sık Türkiye’ye geldiği belli oldu
Lohan’ın neden sık sık Türkiye’ye geldiği belli oldu
Osmanlıspor'a gol atınca tribünler böyle inledi
Osmanlıspor'a gol atınca tribünler böyle inledi

Akar'dan kritik süreçte dikkat çeken hamle
Akar'dan kritik süreçte dikkat çeken hamle
Türkiye'nin tartıştığı filmin gerçek kahramanı konuştu
Türkiye'nin tartıştığı filmin gerçek kahramanı konuştu
Yüz milyonluk TV'de bu tecavüzü aklım almıyor
Yüz milyonluk TV'de bu tecavüzü aklım almıyor

New York mahkemesinin kararından memnunuz
New York mahkemesinin kararından memnunuz
Reklam: Geometri
Reklam: Geometri
“Hayır” diyenler “terörle mücadele yapılmasın” mı diyor
“Hayır” diyenler “terörle mücadele yapılmasın” mı diyor
Soma’dan döndüğünde gözlerin seğirerek anlattığın insanlardan haber var
Soma’dan döndüğünde gözlerin seğirerek anlattığın insanlardan haber var
12 Eylül'ün komutanı vefat eden eşi için böyle ilan verdi
12 Eylül'ün komutanı vefat eden eşi için böyle ilan verdi
Bu yazımı Nuray Mert'e ithaf ediyorum
Bu yazımı Nuray Mert'e ithaf ediyorum
Nuri Bilge Ceylan ve Çağan Irmak nasıl makyaj videosu çekerdi
Nuri Bilge Ceylan ve Çağan Irmak nasıl makyaj videosu çekerdi
Bu yıl ödenecek borç Merkez Bankası'nın rezervinin beş katı
Bu yıl ödenecek borç Merkez Bankası'nın rezervinin beş katı
Cumhurbaşkanlığı’ndan Ahmet Türk çıkışı
Cumhurbaşkanlığı’ndan Ahmet Türk çıkışı
El Bab'dan şehit haberi
El Bab'dan şehit haberi
Airbnb'den Trump'ı kızdıracak karar
Airbnb'den Trump'ı kızdıracak karar
Engin Cezzar’dan geriye kalanlar
Engin Cezzar’dan geriye kalanlar
İLGİLİ HABERLER

Tarihin en büyük tenis maçını o kazandı

Bu yazı Atatürk’e saldırmayı bir hüner sananlara

Müge Anlı'ya rekor ceza

Hayko Cepkin: Bu ne lan

Reklam: Yeni Fikirtepe'nin en özel noktasında Brooklyn Dream'de yer almak için acele edin...

Türkiye başkanlığı konuşurken çocuklarımız buna mahkum ediliyor

Bu anayasa gerçekten ağlatacak

“Gel yeni bir sayfa açalım, sen de ‘evet’ diyor musun”

Başkanlık paketinin neden hala bekletildiğini CHP açıkladı

El Bab'dan şehit haberi

GÜNÜN EN ÇOK OKUNANLARI

Copyrights 2016 ODATV.COM

PAYLAŞ

Facebook Twitter Google
KAPAT
Neler neler
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 08-26-2017, 13:53   #7
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

PaylaştweetlepaylaşpaylaşX ışınını tıpta ilk kez kullanan Esad Feyzi Bey’in hikâyesi…

X ışınlarının 1895 yılında Wilhelm Conrad Röntgen tarafından keşfedilmesinden bir yıl sonra, röntgen tekniğini bir Fransızca tıp dergisinden öğrenen Askerî Tıbbiyenin son sınıf öğrencisi Esad Feyzi Bey, X ışınlarını elde etmeyi başardı. Esad Feyzi Bey, 1897 Türk-Yunan savaşında yaralanarak cepheden getirilen askerin kolundaki kurşunun yerini X ışınları ile tespit etti. Böylece X ışınları, dünyada ilk kez insan sağlığına yardımcı olmak amacıyla kullanıldı.

TarihPerşembe 13:42 | 24 Ağustos 2017

Wilhelm Conrad Röntgen, 8 Kasım 1895 günü laboratuvarında yaptığı çalışmada gözlemlediği verileri, 28 Aralık günü Würzburg Tıbbi Fizik Derneğine "Yeni bir ışın tipi; Preliminer bildiri" başlıklı ilk yazısıyla bildirdi. Yaptığı sunumda ne olduğu bilinmeyen bu ışına "X ışını" adı verildi. Daha sonra bu ışınlara, buluşun sahibine ithafen "Röntgen ışınları" denilmeye başlandı.


DÜNYADA BİR İLK GERÇEKLEŞTİ

Röntgen ışınlarının uygulama alanı, ilk olarak insan vücudu oldu ve vücudun çeşitli yerlerindeki yabancı maddeleri araştırmak, özellikle savaş döneminde büyük önem kazandı.

Röntgen tarafından X ışınlarının bulunuşu, Osmanlı döneminde 29 Ocak 1896 tarihli "La Semaine Medicale" adlı Fransızca bir tıp dergisinden duyuruldu. Tekniği dergiden öğrenen Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane (Gülhane Askerî Tıbbiyesi)'nin son sınıf öğrencisi Esad Feyzi Bey, X ışınlarını elde etmeyi başardı.

İlk denemede İstanbul Tıp Fakültesi profesörlerinden Akil Muhtar Özden de laboratuvarda bulunuyordu. Özden ilk deneme hakkındaki şaşkınlığını bir yazısında şu cümlelerle ifade etti:
"Bir fotoğraf camı, birkaç kat siyah kâğıtla örtülü olarak masanın üstüne kondu. Tüp yerleştirildi. Camın üstüne de ben elimi koydu. Nihayet zaman kâfi görüldü. Hemen koştuk, karanlık odaya tıkıldık. Resmi tab ettik. Türkiye'de X ışını ile ilk radyografi yapılmıştı. Elimin kemikleri fark ediliyordu. Benim o anda uzun boylu, sevimli yüzlü, zeki gözlü Esad Feyzi için hissettiğim sevgi ve hayranlığı tasvir edemem. Sonra başka ellerin de resimleri alındı."

Esad Feyzi, Rıfat Osman ile birlikte gerçekleştirdiği ilk denemelerin ardından uygulamayı yaygınlaştırmak amacıyla Yıldız Hamidiye Sultan İmparatorluk Hastanesi baş cerrahı Prof. Dr. Cemil Topuzlu'ya başvurdu. Cemil Topuzlu'ya verdikleri dilekçede şunlar yazılıydı:

"Yaralı Osmanlı Gazileri'nin yüce Yıldız Hastahanesi'nde tedavi altına alınacakları minnet ve şükranla okunduğundan Askeri Tıbbiye'nin fizik laboratuvarında bulunan ve az noksanı olan, bilinmeyen şualar cihazının adı geçen yüce hastahaneye nakli ile bedenin derinliklerinde yeri bilinmeyen mermi parçaları ile çeşitli durumlarda meydana gelen kemik kırıklarının mahiyetlerini tayin için adı geçen cihazın tarafımızdan kullanılmasına ve bu suretle X ışınları ameliyesi şerefinin medeniyet dünyasında Osmanlı Tıbbı'na verilmesine ve yaralıların uzun acılarından kurtarılmalarına lütfen zât-ı âli-i üstâdenelerinin tavassut buyurmasını arz ve istirham ederiz. Esad Feyzi, Rıfat Osman."

ESAD FEYZİ TIPTA BİR İLKİ BAŞARDI

Esad Feyzi, 1897 yılında Osmanlı-Yunan savaşı sırasında cepheden getirilen yaralı askerler üzerinde röntgen tekniğini uygulama önerisinde bulundu ve Prof. Dr. Cemil Topuzlu'nun desteğiyle, arkadaşı Dr. Rıfat Osman ile birlikte Yıldız Hastanesi'nde yaralılara tanı koymak amacıyla kullandı. Sultan Abdülhamid'in izinleri ile röntgen cihazını hastanenin cerrahi kliniğine kurarak, ilk radyografileri çekti. Yaralı erlerin vücutlarındaki kırık, çıkık ve mermi parçalarının radyografiyle tespit edilmesini sağlayan hekim grubu içinde yer alan Esad Feyzi, X ışınını tıbbi ortamda kullanan ilk kişi oldu.


SULTAN ABDÜLHAMİD TARAFINDAN ÖDÜLLENDİRİLDİ

Çekilen el radyogramı, dönemin hükümdarı Sultan Abdülhamid'e sunuldu. Her alanda teknolojiye ve gelişmelere açık oluşu ile tanınan Abdülhamid, bu gelişmelerden çok memnun oldu ve 15 sikke altın vererek bu iki hekimi ödüllendirdi.

Kızılhaç organizasyonu grup başkanı Dr. Hermann Kuttner, hastaneyi ziyareti sırasında gördüğü bu uygulamadan etkilendi ve 1898'de dönemin Alman İmparatoru Kaiser Wilhelm'e verdiği raporun ardından Yıldız Hamidiye Etfal Hastanesi'ne modern bir röntgen cihazı hediye edildi.

X IŞINLARINI DERS PROGRAMINA DÂHİL ETTİ

1897 senesinde yüzbaşı rütbesiyle Tıbbiye'den mezun olan Esad Feyzi, buradailm-i hikmet-i tabiye,*****ilm'ül-arz*****ve*****ilm'ül-maadin*****derslerini vermeye başladı. Röntgen ışınlarını tanıttı ve konuyu Tıbbiye'nin ders programına dâhil etti. Baş Cerrah Cemil Topuzlu'ya ricada bulunarak cerrahi bölümünde, "Röntgen Şu'a'atı il Muayene Şubesi" adında bir birimin açılmasını sağladı.

TÜRK TIP LİTERATÜRÜNE KATKISI


Kitabın içeriğinde elektrik bilgisi, çekim tüpleri ve çekimin nasıl yapılacağı, filmin banyosu, X ışınlarının tıptaki çeşitli uygulamaları, çizimler ve kitabın sonunda birisi kendi sağ eline ait olan 12 röntgen filminin fotoğrafları bulunuyordu. Önsözü yazan Cemil Topuzlu'ya göre bu kitap, röntgen konusunda ülkemizde yazılan ilk klinik radyoloji eseriydi, ancak basılamadığı için uluslararası literatüre geçemedi.
Bu eserin son kısmında, X ışınlarının uygulama alanları şu şekilde sıralanmıştı:

"Kurşun ve top parçalarının bedendeki yerlerinin tayinindeÖzellikle çocuklarda rastlandığı üzere yemek borusuna kaçan yabancı cisimlerin yerlerinin tayinindeVücudun herhangi bir bölgesine batan ve kırılan iğne, tığ gibi cisimlerin yerlerinin tayinindeKırık, burkulma ve eklem çıkıkları tedavisindeKemik hastalıklarının (kemik zarı iltihabı, kemik iltihabı, ilik iltihabı, kemik tüberkülozu, kas tüberkülozu, kemik sertleşmesi gibi) tanısındaEl ve ayak çarpıklıklarının incelenmesindeBöbrek ve mesane taşlarının teşhisindeUterus'taki fetus'un doğum öncesi ya da doğum zamanındaki durumu ve pozisyonunun tespitindeAdli tıp sahasındaGerçek elmasın sahte elmastan tefrikindePosta aracılığıyla gönderilenlerin incelenmesinde kullanılabilir."

DOKTOR ESAD FEYZİ'NİN YAŞAMI KISA SÜRDÜ

1897 Türk-Yunan harbinde, radyografi ve radyoskopi uygulamalarını, gözlem ve istatistiklerini yayın haline getiremeyen Esad Feyzi, yaptığı uygulamalarla ilk olmasına rağmen dünya tıp literatürüne geçemedi. Ancak 1899'da klinik radyoloji uygulamalarını ve Yıldız Hastanesi'ndeki çalışmalarını kapsayan uzunca bir makale hazırladı. X ışınları konusunda ülkemizde ilk olan "Röntgen Şu'â'âtının suret-i istihsali, havassı, mahiyeti, tatbikat-ı tıb-biyesi" adlı makalesi,Nevsal-i Afiyet'te yayımlandı.

FİKRİYAT
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 09-03-2017, 07:21   #8
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Elemek istedikleri pilotların kalp damarlarını genişlettilerFetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ndeki (GATA) yapılanmasına ilişkin hazırlanan iddianamede, örgüt mensuplarının, amaçlarına ulaşmak için GATA'da uyguladıkları yöntemler gözler önüne serildi.

A+A-

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ'nün GATA'daki yapılanmasına ilişkin 104 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame, Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

İddianamede, örgütün diğer alanlarda olduğu gibi rastgele hareket etmedikleri, planlı ve sistemli bir yapı dahilinde eylemlerini gerçekleştirdikleri, söz konusu eylemler için de çeşitli yöntemler uyguladıkları belirtildi. Örgütün GATA'yı ele geçirmek için izlediği yöntemlerin deşifre edildiği bazı ifade özetlerine yer verilen iddianamede, şüphelilerin silahlı terör örgütü yöneticisi ve üyesi olmak suçundan cezalandırılması istendi.

İddianamede, GATA'da uygulanan "genel illegal yöntemler", kendilerinden olmayan çalışana mobbing uygulanması, terfi ettirilmemesi, stratejik görevlere getirtilmemesi, zor görevlerin verilmesi, istem dışı tayin edilmesi, yurt dışında eğitim imkanlarından faydalandırılmaması olarak sıralandı.
Örgütün ayrıca, kendilerinden olmayanları hem madden hem de manen bitirmeye, yok etmeye yönelik eylemler içerisine girdiği anlatılan iddianamede, bu yöntemlerle kişilerin, aile, sosyal ve iş hayatında yıpratılarak itibarsızlaştırıldığı, bu iftiraların/saldırıların kimden geldiğini bilse de direnemediği, sonuç olarak tayin, görev değişikliği, istifa yoluyla veya zorunlu olarak emekli edildiği aktarıldı.

İddianamede, şüphelilerin, yürüttükleri bu faaliyetlerle TSK ve GATA içerisinde örgüte mensup, yakın olan ve örgütün menfaatleri doğrultusunda hareket eden şahısların daha etkin kadro ve rütbelerde kalmalarını sağladıkları, kendilerinden olmayan rütbeli personel ile akademik personelin önünü asılsız ihbarlar, soruşturmalar, gerçeği yansıtmayan sağlık raporlarıyla tıkadıkları, böylece örgütün TSK ve GATA içerisinde etkin şekilde yuvalanmasına imkan sağladıkları tespiti yapıldı.

Örgütün hedeflerine ulaşmak amacıyla bazı yöntemleri etkin ve sürekli kullandığı ifade edilen iddianamede, yöntemlerin bazıları da sıralandı. Buna göre, özellikle sağlık raporlarını kendi amaçları doğrultusunda kullanan örgüt üyelerinin, Astsubay Meslek Yüksek Okulları, Harp Akademisi ve Harp Okuluna girmeye hak kazanan kendilerinden olmayan adayları içerik bakımından gerçek dışı sağlık raporlarıyla eledikleri tespit edildi.
TSK içerisinde görev alan rütbeli personele yönelik de eleme yöntemleri geliştiren örgüt mensuplarının, kendilerinden olmayanların, yönetmelik gereği yapılan rutin sağlık muayenelerinde gerçek dışı raporlar düzenleyerek, pasif görevlere çekilmelerini veya emekliye sevk edilmelerini sağladıkları belirlendi.

SAHTE UYUŞTURUCU RAPORLARI

TSK'da görev yapan bazı rütbeli personelin ordudan ilişiğinin kesilmesi amacıyla gerçek dışı laboratuvar sonuçları ve sağlık raporları düzenleyerek, "uyuşturucu" kullandıkları gerekçesiyle haklarında işlem yapılmasının sağlanması da örgütün yöntemleri arasında sayıldı.
Askeri okullarda okuyan adayların ilişiğinin kesilmesi ve halen TSK'da görevde olan pilotların aktif görevlerinin engellenmesi amacıyla da bir dizi yöntem izlendi. Bu kapsamda, hastalıkları bulunmamasına rağmen bu kişilere "mitral kapak yetmezliği", "yüksek tansiyon", "aort damarı genişlemesi" ve benzeri teşhisler konularak, TSK'dan ilişiklerinin kesilmesi veya pasif görevlere getirilmeleri sağlandı.

YANLIŞ İLAÇ İÇİRDİLER

Özellikle TSK'daki aktif pilotları elemeye yönelik çeşitli yöntemlere başvuran şüphelilerin, bu pilotların kariyerini ve uçuşlarını engellemek amacıyla gerçeği yansıtmayan sağlık raporları düzenledikleri anlaşıldı.

İddianameye göre, örgüt üyeleri, pilotluk görevinden uzaklaştırmak istedikleri kişilere, herhangi bir sağlık sorunu bulunmadığı halde yüksek tansiyon teşhisi koyarak, ileriki süreçte kalp damarlarını genişletme özelliğine sahip tansiyon ilaçları yazdı. Bir sonraki kontrole kadar bu ilaçları kullanan pilotların gerçekte hiçbir sağlık sorunu yaşamadıkları halde ilaç nedeniyle kalp damarlarının genişlemesi sağlandı. Böylece bu pilotlara, yapılan muayene sonucu kardiyolojik açıdan "uçamaz" raporu verilmesinin önü açıldı.

Örgüt mensubu olmayanlar bu yöntemlerle elenirken, gerçekte askeri okullara girmesini engelleyecek rahatsızlığı bulunup da örgüte yakın olan kişilere ise "sağlam" raporu tanzim edilerek bu kişilerin TSK'ya girmeleri sağlandı.

Sabah

Kaynak: Elemek istedikleri pilotların kalp damarlarını genişlettiler
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 09-03-2017, 14:12   #9
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

HABERLER FETÖ/PDY Akıncı Üssü'nün kilit isimlerinden FETÖ'cü Mehmet Partigöç'ün GATA'daki faaliyetleri de ortaya çıktı

14:0503 Eylül 2017

Akıncı Üssü'nün kilit isimlerinden FETÖ'cü Mehmet Partigöç'ün GATA'daki faaliyetleri de ortaya çıktıFETÖ'nün GATA'daki eylemlerine ilişkin 104 şüphelinin ve faaliyetlerin yer aldığı iddianame tamamlanarak mahkemeye gönderildi. İddianamede; Akıncı Üssü iddianamesinin kilit isimlerinden Mehmet Partigöç'ün GATA'daki kadro alımlarıyla nasıl rol oynadığı....

A+A-

***** Fetullahçı Terör Örgüt'nün (FETÖ)'nün Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ndeki (GATA) yapılanmasına yönelik iddianame tamamlanarak, Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. 104 şüphelinin yer aldığı iddianamede, FETÖ mensuplarının kendilerinden olmayanları tasfiye etmek için kullandıkları yöntemler hakkında bilgiler ortaya çıktı.

*****

***** Akıncı Üssü davasının kilit isimlerinden, şu an tutuklu olan eski Tuğgeneral Mehmet Partigöç'ün, Sıkıyönetim Komutanlıkları Listesi, Sıkıyönetim Mahkemeleri Görevlendirme Listesi, Ankara ve İstanbul Asayiş ve Takviye Planı ve Diğer Atamalar başlıklı, gizli darbe belgelerinin altında imzasının bulunduğu Akıncı Üssü iddianamesinde yer almıştı. Partigöç savunmasında, listeler için "Hiç görmedim. İsmimin olduğunu da cezaevinde öğrendim" şeklinde reddetmişti. GATA iddianamesinde de yer alan Partigöç'ün, Genel Kurmay Başkanlığı Personel Başkanlığı döneminde, GATA'daki atamalarda FETÖ'cü olmayanları tasfiye ettiği ortaya çıktı. İddianamede yer alan bilgilere göre, 2014 yılı içerisinde GATA’da yapılacak olan doçentlik sınavında doktor Cantürk Taşçı, akademik kariyerinin engellenmesi amacıyla elenmiş ve 5'inci kez girmiş olduğu doçentlik sınavını kazanmasına rağmen, Partigöç döneminde Personel Başkanlığınca kadro ilamı ve kadro onayı yapılmayarak mağdur edilmiş.

*****

***** İddianamede yer alan, "Gatakulis isimli twitter hesabı GATA Komutanlığı’nın FETÖ terör örgütü tarafından ele geçirilmesinde adeta bir silah gibi kullanılan hesaplardan biridir" ifadesi kapsamında, FETÖ'cü olmayan doktorları karalamak için kullanılan bu twitter hesabından 2012 ve 2014 yılları arsında sürekli bir şekilde doktor Erdal Koç hakkında, bir personeliyle ilişki yaşadığı yönünde haberler yapılmaya başlanılmış. Devamında doktor Koç, bu kişisel taarruz nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Mağdur Koç'un GATA’dan ayrılmasının ardından onun yerine Profesör Doktor Tuğgeneral Ahmet Bülent Beşirbellioğlu atanmış. Beşirbellioğlu aynı zamanda 15 Temmuz darbe girişiminde, darbecilerin atama listesinde ismi bulunan bir kişi. Konuya ilişkin iddianamede şu ifadeler yer aldı:

*****

***** "Örgütün silahı konumundaki Gatakulis isimli hesaptan mağdurun şahsına yapılan saldırılarla yıpratıldığı, örgütün hedefi haline getirildiği, sistemli bir şekilde zımnen istifaya zorlandığı, devamında istifasını müteakiben boşalan kadronun FETÖ mensubu Ahmet Bülent Beşirbellioğlu tarafından doldurulduğu, böylelikle örgütün sistemli bir şekilde GATA içerisine nüfuz ettiği görülmektedir. Mağdur Erdal Koç’un örgüt tarafından hedef alınıp istifaya zorlanması ve devamında yerine kendi mensupları olan Ahmet Bülent Beşirbellioğlu’nun yerleştirilmesi örgütsel bir faaliyet ve operasyondur. Haysiyet celladı olarak tarif edilen örgütün düzenli ve sistemli bir operasyonudur. Mağdurun yerine getirilen Ahmet Bülent Beşirbellioğlu, devamında tanık beyanlarına göre örgütün GATA içerisindeki faaliyetlerini hızlandıracak, kadrolaşmanın ve heyet muayenelerinde yer almanın önü açılacaktır."

STAR

Kaynak: Akıncı Üssü'nün kilit isimlerinden FETÖ'cü Mehmet Partigöç'ün GATA'daki faaliyetleri de ortaya çıktı
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 09-03-2017, 19:54   #10
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

FETÖ'cüler Gatakulis'i doktorlara karşı silah gibi kullandılar

FETÖ'nün GATA'daki eylemlerine ilişkin 104 şüpheli ve faaliyetlerin yer aldığı iddianame tamamlanarak mahkemeye gönderildi.

03 Eylül 2017 17:28

FETÖ'nün GATA'daki eylemlerine ilişkin 104 şüphelinin ve faaliyetlerin yer aldığı iddianame tamamlanarak mahkemeye gönderildi. İddianamede; Akıncı Üssü iddianamesinin kilit isimlerinden Mehmet Partigöç'ün GATA'daki kadro alımlarıyla nasıl rol oynadığı ortaya çıktı. Atama listelerini inkar eden Partigöç, o listelerde yer alan isimleri GATA'ya atamış.

Fetullahçı Terör Örgüt'nün (FETÖ)'nün Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ndeki (GATA) yapılanmasına yönelik iddianame tamamlanarak, Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. 104 şüphelinin yer aldığı iddianamede, FETÖ mensuplarının kendilerinden olmayanları tasfiye etmek için kullandıkları yöntemler hakkında bilgiler ortaya çıktı.

Akıncı Üssü davasının kilit isimlerinden, şu an tutuklu olan eski Tuğgeneral Mehmet Partigöç'ün, Sıkıyönetim Komutanlıkları Listesi, Sıkıyönetim Mahkemeleri Görevlendirme Listesi, Ankara ve İstanbul Asayiş ve Takviye Planı ve Diğer Atamalar başlıklı, gizli darbe belgelerinin altında imzasının bulunduğu Akıncı Üssü iddianamesinde yer almıştı.

FETÖ'CÜ OLMAYANLAR TASFİYE EDİLDİ

Partigöç savunmasında, listeler için "Hiç görmedim. İsmimin olduğunu da cezaevinde öğrendim" şeklinde reddetmişti. GATA iddianamesinde de yer alan Partigöç'ün, Genel Kurmay Başkanlığı Personel Başkanlığı döneminde, GATA'daki atamalarda FETÖ'cü olmayanları tasfiye ettiği ortaya çıktı.

İddianamede yer alan bilgilere göre, 2014 yılı içerisinde GATA'da yapılacak olan doçentlik sınavında doktor Cantürk Taşçı, akademik kariyerinin engellenmesi amacıyla elenmiş ve 5'inci kez girmiş olduğu doçentlik sınavını kazanmasına rağmen, Partigöç döneminde Personel Başkanlığınca kadro ilamı ve kadro onayı yapılmayarak mağdur edilmiş.

TWİTTER'DAKİ O HESABI KULLANDILAR!

İddianamede yer alan, "Gatakulis isimli twitter hesabı GATA Komutanlığı'nın FETÖ terör örgütü tarafından ele geçirilmesinde adeta bir silah gibi kullanılan hesaplardan biridir" ifadesi kapsamında, FETÖ'cü olmayan doktorları karalamak için kullanılan bu twitter hesabından 2012 ve 2014 yılları arsında sürekli bir şekilde doktor Erdal Koç hakkında, bir personeliyle ilişki yaşadığı yönünde haberler yapılmaya başlanılmış. Devamında doktor Koç, bu kişisel taarruz nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Mağdur Koç'un GATA'dan ayrılmasının ardından onun yerine Profesör Doktor Tuğgeneral Ahmet Bülent Beşirbellioğlu atanmış. Beşirbellioğlu aynı zamanda 15 Temmuz darbe girişiminde, darbecilerin atama listesinde ismi bulunan bir kişi. Konuya ilişkin iddianamede şu ifadeler yer aldı:"Örgütün silahı konumundaki Gatakulis isimli hesaptan mağdurun şahsına yapılan saldırılarla yıpratıldığı, örgütün hedefi haline getirildiği, sistemli bir şekilde zımnen istifaya zorlandığı, devamında istifasını müteakiben boşalan kadronun FETÖ mensubu Ahmet Bülent Beşirbellioğlu tarafından doldurulduğu, böylelikle örgütün sistemli bir şekilde GATA içerisine nüfuz ettiği görülmektedir. Mağdur Erdal Koç'un örgüt tarafından hedef alınıp istifaya zorlanması ve devamında yerine kendi mensupları olan Ahmet Bülent Beşirbellioğlu'nun yerleştirilmesi örgütsel bir faaliyet ve operasyondur.

Haysiyet celladı olarak tarif edilen örgütün düzenli ve sistemli bir operasyonudur. Mağdurun yerine getirilen Ahmet Bülent Beşirbellioğlu, devamında tanık beyanlarına göre örgütün GATA içerisindeki faaliyetlerini hızlandıracak, kadrolaşmanın ve heyet muayenelerinde yer almanın önü açılacaktır
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
'university ranking, 'university ranking by, academic performance, bilimsel araştırma kurul başkanı, gata, gata haydarpaşa eğitim hastanesi, gelişim projeleri değerlendirme grubu, gülhane askeri tıp akademisi, hayati bilgiç, profesör tabip, türkiye atıf dizini, türkiye atıf dizini veri tabanı, urap

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
2011 Eylül GATA EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR timeistus GATA 0 11-27-2011 19:03
10.10.10 geçti sırada 20.10.2010 var aerol Eğlence / Geyik 0 10-10-2010 16:08
Tam Gün Yasası ve bilimsel trajedi medihaber Tam Gün Yasası 3 06-30-2010 14:08


Şu Anki Saat: 05:20


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com