www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > TUS (Tıpta Uzmanlık Sınavı), YDUS (Yan Dal Uzmanlık Sınavı) ve USMLE Platformu > TUS Sınavları > Önceki Sınavlar > 2009 Eylül TUS

4058 (1 Kayıtlı Ve 4057 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 09-16-2009, 14:17   #1
steTUSkop
Kurucu-Yönetici
 
steTUSkop - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.01.09
Mesajlar: 4.376
Tecrübe Puanı: 3
steTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond repute
Standart tustime küçük stajlar açıklamaları

25-Kırk dört yaşında evli bir kadın hasta baş, karın, sırt ve yaygın ekstremite ağrıları, zaman zaman olan bulantı ve kusma, boğazda takılma hissi ve düzensiz adet kanamaları nedeniyle sağlık kuruluşlarına sık sık başvurmuş, dahiliye ve nöroloji kliniklerine yatırılarak izlenmiştir. Hastanın yakınmalarını açıklayabilecek klinik bulgular saptanmamış ve hasta psikiyatri kliniğine sevk edilmiştir.
Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Majör depresyon
B) Somatizasyon bozukluğu
C) Fobik bozukluk
D) Panik bozukluk
E) Yaygın anksiyete bozukluğu

(Cevap B)
SOMATOFORM BOZUKLUKLAR
Bu grup içinde konversiyon bozuklukları, somatizasyon bozukluğu, hipokondriazis, vücut dismorfık bozukluğu ve ağrı bozukluğu yer alır.
a- Konversiyon Bozukluğu
Genellikle öncesinde çatışma ya da stres olan, istemli motor veya duyu işlev¬lerini etkileyen ve bir bedensel bozukluğu düşündürten bir bozukluktur. Konversiyonun sıklıkla travmatik bir olayla bağlantılı olması, bunun stresle başa çıkmak için kullanılan bir savunma mekanizması olabileceğini düşündürtmektedir. Konversiyon sıklıkla kadınlarda izlenir (yaşam boyu sıklığı % 30).
Bulguları arasında şunlar sayılabilir; nöbetler, vokal kord fonksiyon bozukluğu (afoni gibi), körlük, tünel görüş, sağırlık, anestezi ve paresteziler.
Konversiyon bozukluğu konusunda hatırlanması gereken bir diğer önemli nokta da, hastalar sözü edilen bu bulgular sebebi ile depresif ya da kaygılı olabilirler. Diğer yandan kişi bu bulgulara aldırmayabilirde, bu hal "güzel aldırmazlık" (la belle indifference) olarak adlandırılır. Bir diğer karakteristik bulgu hastanın boğazında düğümlenme (globus histericus) ifade etmesidir. Globus histericusda kişi yiyeceklerin boğazına takıldığını hisseder.
Temaruz ile konversiyonu birbirine karıştırmamak gerekir, temaruzda bilinçli güdülenme çok daha öndedir.
b- Somatizasyon Bozukluğu
Somatizasyon bozukluğu 30 yaşından önce başlar ve şu dört semptomu gösterir;
Ağrı: En az dört ayrı yer veya fonksiyonda
GIS semptomları: En az iki GIS bulgusu
Cinsel semptom
Psödonörolojik semptom: Örneğin koordinasyon, denge bozukluğu, paralizi, lokalize güç yitimi gibi
Somatizasyon bozukluğu majör depresyon ve kişilik bozuklukları ile çok sık görülür. Özellikle erkeklerde antisosyal kişilik bozukluğu ile beraberdir. En sık kırsal bölge kökenli, düşük eğitim seviyesinden gelen ve evlenmemiş kadınlarda görülür. Somatizasyon bozukluğu genellikle hayat boyu kronik biçimde sürer.
c- Hipokondriazis
Kişinin herkeste olabilecek bir takım bulgulara dayanarak ciddi bir hastalığı olduğunu ya da olacağını düşünmesi olarak tanımlanır. Kişinin kabul edemediği öfke hislerinin iç dünyasına yönelmesinden kaynaklandığı düşünülmektedir.
Genellikle genç erişkinlikte başlar ve ailesel geçiş olduğu bilinmektedir. Ancak ailesel geçiş genetik geçişten çok, büyük olasılıkla bu bozukluğun öğrenilen bir davranış olmasından kaynaklanmaktadır.
Genellikle tıbbi kayıtlarını biriktirirler, bazen liste hastaları olarak adlandırılırlar ve hekimleri bıktıran bir hasta grubudurlar. Çünkü ciddi bir hastalıkları olmadığı gösterilince bir süre rahatlamalarına rağmen, bir süre sonra benzer şikayetler ile tekrar başvurma eğilimindedirler.
d- Vücut Dismorfik Bozukluğu
Kişinin hayali ya da çok hafif bir vücut kusuru ile uğraşıp durmasıdır. En sık dermatoloji ve plastik cerrahiye başvururlar. En sık burun ve saç ile uğraşırlar, ancak erkekler arasında penis boyu ile uğraşmada sıktır.
Vücut dismorfik bozukluğunu somatik tipte sanrısal bozuklukla karıştırmamak gerekir. Sanrısal bozuklukta kişideki içgörü tamamen bozulmuştur.
Bir diğer önemli nokta, vücut dismorfik bozukluğunun cerrahi müdahalelere verdiği yanıttır.

Örneğin rinoplastilerden sonra önemli bir kısım hasta daha da kötüleşir ve bir takım psikotik belirtiler gösterebilir.
e- Ağrı Bozukluğu
Bir ya da daha fazla anatomik bölgede şiddetli ağrı ile karakterizedir. Hastalar ağrılarını dramatik bir biçimde tanımlayabilirler, örneğin bıçak saplanır tarzda gibi. Bu hastaların ağrı eşiklerinin düşük olduğu belirlenmiştir.
Ağrı bozukluğu ile kişilik bozuklukları çok sık görülür. En sık görülenleri ise bağımlı, pasif agresif veya histriyonik kişilik bozukluğudur.

26-Yirmi sekiz yaşında bir kadın hasta sağ gözünde akut görme kaybı yakınmasıyla acil servise başvuruyor. Muayenede sağda relatif afferent pupil defekti, görme keskinliğinde ileri derecede azalma ve sağ santral skotom saptanıyor.
Bu hastadaki lezyon nerededir?

A) Optik sinir
B) Optik kiyazma
C) Optik traktus
D) Lateral genikülat cisim
E) Oksipital korteks
(Cevap A)
Genç bayan hasta akut görme kaybında ilk akla gelecek durum optik nörittir. Multipl skleroz hastaların %30 unda optik nörit olarak başlar.

27-Sol elinin baş, işaret ve orta parmaklarında uyuşma, karıncalanma ve gece uykudan uyandıran ağrı şikâyetleri olan bir hastanın muayenesinde bu parmakların palmar yüzünde hipoestezi ve elbileğinin volar yüzüne çekiçle vurulduğunda gene bu parmaklara yayılan ağrı ve karıncalanma saptanmıştır. Bu hastada etkilenen sinir ve çekiçle yapılan muayene sonucu gözlenen bulgu aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
Etkilenen sinir Gözlenen bulgu
A) Median sinir Pozitif Phalen manevrası
B) Median sinir Pozitif Tinel bulgusu
C) Ulnar sinir Stiloradial refleks
D) Radial sinir Stiloradial refleks
E) Ulnar sinir Pozitif Tinel bulgusu

(Cevap B) Hastanın anamnezinde tarif edilen karpal tunel sendromudur. Karpal tunel sendromu, median sinirin elin fleksör yüzünde bulunan karpal tünelden geçerken sıkışmasına bağlı oluşan tuzak nöropatisi sınıfında nörolojik hastalıktır.
Phalen manevrasında her iki el fleksiyonda tutulur ve beklenir. Median sinir inervasyon sahasında ağrı ve karıncalanma oluşur.

Tinel bulgusu ise karpal tunel geçiş yerine çekiçle vurulması ile elde edilen muayine bulgusudur.



28-Bulaşıcı hastalık şüphesi olan sağlam bir kişinin, hastalığın en uzun inkübasyon süresi sonuna kadar gözetim altında tutulmasına ne ad verilir?
A) İzolasyon
B) Karantina
C) Eradikasyon
D) Eliminasyon
E) Sanitasyon

(Cevap B) En uzun inkubasyon süresi sonuna kadar gözleme karantina adı verilir.
29-El parmak eklemlerinde görülen osteoartrit ileromatoid artritin ayırıcı tanılarıyla ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Bouchard nodülleri, osteoartritte distal interfalangeal eklemlerde görülür.
B) Heberden nodülleri, distal interfalangeal eklemlerde romatoid artrite özel bir bulgudur.
C) Heberden nodülleri ve Bouchard nodülleri primer generalize osteoartritte ve romatoid artritte ortaya çıktığı zaman klinik olarak prognozun ağırlığına işaret eder.
D) Primer osteoartritte Heberden nodülleri ağrısızdır ancak romatoid artritte ağrıya neden olur.
E) Romatoid artritte distal interfalangeal eklem tutulumu nadirdir.

(Cevap E) Bouchard (Proksimal interfalangial eklem) ve Haberdan nodulleri (Distal interfalangial eklem) dejeneratif osteartroza bağlı oluşan osteofitik değişikliklerdir. Hastalığın şiddeti ile ilgisi yoktur. Lezyonlar ağrısızdır.
Romatoid artrit el bilek ve PIF hastalığıdır. DIF tutulumu çok nadirdir. DIF tutulumu genelde psöriatik artritte olur.


30. Ağız içinde yaklaşık 3 aydır var olan ağrılı erozyonlarve 15 gündür vücutta Nikolsky pozitif yaygın büller ile başvuran 50 yaşında bir erkek hastada öncelikle aşağıdakilerden hangisi düşünülmelidir?
A) Pemfigus foliageus
B) Dermatitis herpetiformis
C) Pemfigus vulgaris
D) İmpetigo herpetiformis
E) Pemfigus erythematosus

(Cevap C) PEMFİGUS
50-60 yaşta fazladır.
Erkek ve Kadında görülme sıklığı eşittir.
Epidermiste desmozomlara karşı gelişen IgG yapıda otoantikorlar vardır. Diğer otoimmun hastalıklarla birliktelik sıktır.

Sınıflama:
P. Vulgaris:
En sık görülen formdur. Nikolsky (+)’dir.

Alttaki deri normaldir, eritem-inflamasyon yoktur.
Kaşıntı yoktur.
Mukoza tutulumu hemen her hastada vardır.
Mukozalarda erozyon oluşturur.
Skar bırakmaz.

P. foliaceus:
Subkorneal bül formasyonu gösterir.
Veziküller vücut yüzeyini %90’ından fazlasını kapsar.
Ağız lezyonu çok nadirdir.
Nikolski fenomeni (+)’tir.


Tanı :
İmmun floresan: dokuda bal peteği tarzı boyanma olur.

Tzanck testi, akantolizi gösterir. Herpes ve zonadada (+)’dir.


Tedavi:
Sistemik steroid ve immünosüpresif ilaçlarlardır.
Tedaviye en geç ağız mukozasındaki lezyonlar cevap verir.
78-Aşağıdaki lokal anesteziklerden hangisi methemoglobinemi oluşturur?
A) Lignokain
B) Bupivakain
C) Prilokain
D) Ropivakain
E) Kokain

(Cevap C) Prilokain in en klasik yan etkisi methemoglobinemidir. Bu nedenle pediatride geniş yüzeylerde kullanımı sorun oluşturabilir.
Bupivakain ise kardiyotoksik etkileri bulunur. Bu etki oldukça belirgindir.
Bütün lokal anestezikler sodyum kanal blokeri etki ile kalbi deprese ederler. Bu nedenle damar içine kaçırılmamalıdır. Ayrıca beyne geçtiğinde dizinhibisyon (inhibitör noronları inhibisyonu) ile konvulziyona neden olurlar.

79-Tek taraflı retrobulber nevrit aşağıdakilerin hangisindeen sık görülür?

A) Diabetes mellitus
B) Vitamin yetersizliği
C) Leber’in optik atrofisi
D) Geç nörosifiliz
E) Multipl skleroz

(Cevap E) Retrobulber nevrit tanımı multipl skleroz için oldukça tipiktir.
Laber optik atrofisi en sık görülen kalıtsal optik atrofi sebebidir. Mitokondrial kalıtımı bulunur. Mitokondrial kalıtımla ilişkilendirilen ilk hastalıktır.


80-Nazofarenks kanseri gelişen bir hastada, aşağıdaki belirtilerden hangisinin görülme olasılığı en düşüktür?
A) Seröz otit
B) Epistaksis
C) Nazal obstrüksiyon
D) Disfaji
E) Boyunda kitle

(Cevap D) Disfaji genellikle özefagus tümörlerinde görülen bir semptomdur. Nazofarinx kanseri ise solunum yolu ile ilişkilidir.
Nasofarinks CA:
En sık Epidermoid Ca tipindedir.
EBV virüs ile ilişkilidir.
Lokal olarak tuba östaki ve kafa tabanına yayılma özelliğindedir, üst servikal lenf nodlarına erken metastaz yapar.
3 tipi vardır:
1- Keratinize skuamöz hücreli karsinom,
2- Nonkeratinize skuamöz karsinom,
3- Indiferansiye karsinom.
Indiferansiye karsinom:
En sık görülen, en iyi prognozlu, radyosensitivitesi en yüksek olan, EBV ile ilişkili tiptir.
Erkenden posterior servikal lenf nodlarına metastaz yapar.

Semptom ve bulgular:
Posterior servikal üçgende ağrısız LAP sıklıkla ilk bulgudur.
Östaki tıkanmasına bağlı seroz otit ve buna bağlı tek taraflı iletim tipi işitme kaybı.
Tedavi

Radyoterapi

81-Le Forte I kırığında aşağıdakilerden hangisi etkilenmez?
A) Üst dişler ve damak
B) Pterigoid çıkıntının alt kısmı
C) Her iki maksilla sinüslerinin duvarları
D) Nazal semfizin alt ucu
E) Burun kemiği


(Cevap E)
Le Forte I: Fraktür maksillada alveor rimden başlar.Apertura prifeomis alt kısmından nazal septumu içine alıp, zigomatikomaxiller bileşkenin altına uzanır. Sfenoid kemik pterigoid çıkıntılar kırığa katılabilir.
Le Forte II: Frontamaksiler bileşke, orbitanın tabanı, maksiller sinus ile beraber.maksilla tamamını içine alır. Sfenoid kemik pterigoid çıkıntılar kırığa katılabilir.
Le Forte III: Le Forte 2 ye ek olarak zigomatik kemik, orbitanın lateral kısmıda kırağa hatılır.

82. Elli yaş civarında ortaya çıkan spontan subaraknoid kanamaların en sık rastlanan nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Arteriovenöz malformasyon
B) Beyin tümörü
C) Anevrizma rüptürü
D) Ateroskleroz
E) Koagülopatiler

(Cevap C) Subaraknoid Kanama
Ani, çok şiddetli başağrısı, koma, ense sertliği ve kanlı BOS ile tanı koydurucudur.
Kanama genellikle, Willis poligonu civarı kafa kaidesinde yerleşmiş Berry anevrizmalarından kaynaklanır.
En sık anevrizma ant.cominikan arter ile ant.cerebral arasında yer almaktadır. Vasküler malformasyonlar (arterio-venöz malformasyonlar, kavernoma) çocuklarda en sık nedendir.



Artan kafa içi basıncı nedeniyle şuur bozukluğu ve başağrısının artması, bulantı, kusma ve papilödem görülür. Daha geç dönemdeise arteriyel vazospazm, ödem nedeniyle ve anevrizmal kanama komşu beyin dokusuna geçtiğinde fokal nörolojik kayıplar olabilir.

Tanı:
BT
Lomber ponksiyon
Anjiografi

Tedavi
Anevrizmanın cerrahi veya endovasküler kapatılması
SAK donrası gelişen arteriel vazopazm için nimodipin


83-Aşağıdaki testis tümörlerinden hangisi erken hematojen yayılım yapar?
A) Koryokarsinom
B) Embriyonal karsinom
C) Seminom
D) Teratom
E) Yolk sac tümörü

(Cevap A) Kanserler genelde lenf yolu ile yaılma yaparken, bazı tümörler kanser olmasına rağmen kan yolu ile metastaz yapmayı severler. Böbrek hücreli kanser (RCC), Karaciğer Kanseri(HCC), Koryokarsinom bunların en tipik örnekleridir.

84--Aşağıdakilerden hangisi yenidoğan bebeklerde sık görülen üst gastrointestinal sistem kanama nedenlerinden biri değildir?

A) Stres gastriti
B) Koagülopati
C) Septisemi
D) Vasküler malformasyon
E) Mallory-Weiss yırtığı

(Cevap E) Mallory –Weiss sendromu gebe ve alkoliklerde yoğun öğürmeye bağlı alt özefagus mukoza yırtığı sonucu oluşur. Yenidoğanda çok nadirdir.
85-Deplase humerus cisim kırıkları sonrasında yaralanma riski en yüksek olan yapı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Nervus medianus
B) Nervus radialis
C) Nervus ulnaris
D) Arteria axillaris
E) Arteria brachialis

(Cevap B) Humerus diafizinde A.profunda brachii ile N.radialis beraber seyrederler. Humerus şaft kırıklarında N. Radialis yaralanması oluşabilir.


http://tustime.com/index.php?option=...=122&Itemid=87
steTUSkop isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

     

Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
tustime fizyoloji açıklamaları steTUSkop 2009 Eylül TUS 1 02-28-2011 15:08
20 cümlede küçük stajlar steTUSkop Küçük Stajlar 4 10-01-2010 02:29
tustime biyokimya açıklamaları steTUSkop 2009 Eylül TUS 0 09-16-2009 14:19
tustime kadındoğum açıklamaları steTUSkop 2009 Eylül TUS 0 09-16-2009 14:15
tustime anatomi açıklamaları steTUSkop 2009 Eylül TUS 0 09-15-2009 05:05


Şu Anki Saat: 16:14


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com