www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > MESLEKİ KATEGORİ > Genel Mesleki Konular

843 (0 Kayıtlı Ve 843 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 12-05-2011, 09:46   #1
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart Afet süreci ve evrelerinde yapılacak işler

AFET SÜRECİ VE EVRELERİNDE YAPILACAK İŞLER
Prof.Dr. Recep Akdur
Her afetin kendine özgü bir süreci vardır ve bu sürecin genel olarak beş dönemde cereyan
ettiği kabul edilir. Bu nedenle de afetlerde yapılacak işler bu dönemlere göre sınıflanır ve
sıralanır. Bu işlerin hepsinin ayrı bir önemi vardır. Bunlar afetin uygun döneminde ve uygun
bir biçimde yapılır ise etkili olur, böylece de afetlerin yıkım ve kırımı en aza indirilir. Aksi
takdirde yapılan iş ve önlemler etkili olmaz dolayısı ile de afetin yıkım ve kırımlar fazla olur.
1) Sessiz Dönem; afetin görülmediği, daha başka bir anlatımla aynı türden bir afetin belli bir
coğrafya ya da yerleşim yerindeki birbirini izleyen iki oluşu arasındaki döneme o afetin sessiz
dönemi adı verilir. Bu dönemin süresi afet türü ve bölgesine göre değişir. Örneğin; Türkiye’de
her on bir- on beş ayda bir yıkımlı deprem yaşanmaktadır. Dolayısı ile depremin Türkiye’deki
sessiz dönemi ortalama on bir- on beş bir aydır. Sel, çığ ve fırtınalar genellikle belli
mevsimlerde tekrarlar ise de yüksek yıkımlı ve kırımlı olanlarının sessi dönemi her bölgede
farklıdır ve birbirini izleyen iki yüksek kırımlı afetin arasında kalan süre bu afetler için sessiz
dönem olarak kabul edilir.
2) Alarm Dönemi; afetin beklendiği, tahmin edildiği, dolayısı ile de topluma alarm verilerek,
afetin kırımlarından kaçıldığı dönemdir. Kısa erimli alarmlar afet tür ve yerine göre, iki ile 48
saat kadar sürer.
3) İzolasyon dönemi; afeti tetikleyen olayın (deprem, sel, fırtına, nükleer bomba vb)
başladığı andan, toplumun olayın şokunu ve izolasyonunu üzerinden attığı ana dek geçen
zamandır. Olay türüne göre üç saat ile üç gün kadar sürer.
4) Dış yardım dönemi; afet bölgesine dış yardımım ulaşması ile başlayan ve bu yardımın
kesilmesine dek süren dönemdir. Üç gün ile üç ay bazen daha da uzun sürer.
5) Esenlendirme dönemi; afet bölgesindeki yıkımların yerine yenilerinin konularak, bölgenin
afetten önceki durumuna getirilmesine afetin rehabilitasyonu denir. Bu işlerin yapılması için
geçen zamana ise esenlendirme (rehabilitasyon) dönemi denmektedir. Süresini; afetin şiddeti
ve ülkenin sosyo ekonomik düzeyi belirler. Genellikle, yıllarla ifade edilir.
1.SESSİZ DÖNEMDE YAPILACAK İŞLER
Afeti tetikleyen olayın yaşanmadığı ve genellikle yıllarla ifade edilen bu dönem; afete karşı
birincil koruyucu önlemlerin alındığı ve hazırlık çalışmalarının yapıldığı dönemdir. Genel
olarak risk yönetimi olarak da adlandırılır. Bu dönemde yapılacak işler şu başlıklar altında
toplanır: 1) örgütlenme, 2) planlama, 3) alarm sistemi kurma, 4) toplumu hazır ve bilinçli
kılma 5) insan yapısı tüm yapıların dayanıklı hale getirilmesi ve 6) yasal düzenlemeler.
1.1. Örgütlenme: Sessiz dönemde ilk yapılacak iş toplumun afete karşı örgütlenmesi, resmi
ve gönüllü kuruluşlarını kurmasıdır. Sessiz dönemde iken, örgütlenmesini tamamlayamayan
toplumlar ne risk yönetiminde ne de kriz yönetiminde başarılı olamazlar. Bundan ötürü de
küçük büyüklükteki tetikleyiciler bile büyük yıkım ve kırımlara neden olur. Afetlerle baş
edemezler, ikincil ve üçüncül kırımlar yaşarlar.
1.2. Planlama: Afet olayı ile de baş edebilmek, can ve mal kayıplarını önlemek veya en aza
indirmek için bir ulusal plan gereklidir. Bu plan olmaz ise; kişiler, kurumlar ve devlet
organları organize ve koordine olamaz. Koordinasyonsuzluk ise; kaynakların yeterince
değerlendirilememesi (ihmal), kaynakların zamanında ve birlikte seferber edilememesi
(gecikme), hizmetlerde karmaşıklık ve ikilemelere (verimsizlik) neden olur. Sonuçta, bir
yandan boşa çaba ve harcama ile ulusal kaynaklar israf edilmiş öte yandan da afetin
önlenebilecek ve giderilebilecek yıkım ve kırımları da önlenmemiş/giderilememiş olur. Özetle
afet daha büyük yıkım ve kırımlarla sonuçlanır.
2
Tüm Planların esasını, olanaklar ile gereksinimleri en etkili ve ekonomik olarak karşı karşıya
getirmek oluşturur. Afet planlarının da temel esprisi budur. Bu nedenle de, bir ulusal afet
planı; kaynakların saptanması, gereksinimlerin hesaplanması ve kaynaklarla gereksinimleri
karşı karşıya getiren iş ve eylem planlarının yapılması işlem ve aşamalarından oluşur.
A-Kaynakların saptanması ve toplumu tanıma: Herhangi bir afet durumunda, her şeyden
önce, oluşacak yıkımı defedecek kaynakların (insan gücü-araç gereç malzeme ve finans) iyi
bilinmesi gerekir. Kaynakları ve onu seferber edecek toplum reaksiyonlarını bilmeden, bu
kaynakların etkili ve ekonomik bir biçimde kullanılması da olanaksızdır. Bu amaçla;
a) demografik yapı, b) sosyo ekonomik ve kültürel yapı, c) sağlık ve sağlık hizmetlerinin
düzeyi, sağlık hizmeti kaynakları, ikmal yolları, d) diğer kamu hizmetleri ve kaynakları, ikmal
yolları başta olmak üzere kaynakları hakkında ayrıntılı bilgiler toplanır. Bu bilgiler amaca
yönelik olarak sınıflanır. Afet ortamlarında toplumun genel durumu ve reaksiyonları
öngörülür.
B-Gereksinimlerin belirlenmesi: Afet durumunda, neye ve ne kadar gereksinim olacağının
hesaplanması/tahmin edilmesi işlemleri bu başlık altında toplanır. Bu dizeden olmak üzere;
a) afet haritası ile etkilenecek bölgelerin ve bu bölgelerdeki yapı durumunun saptanması,
b) risk altındaki nüfusun saptanması, c) beklenen yıkım ve afetzede sayısının belirlenmesi
(varsayımlar, afet senaryoları) işlemleri ile bir afet halindeki gereksinimler tahmin edilmeye
çalışılır. Bu belirleme ve hesaplamalar; eski afet bilgi ve kayıtları ile mevcut yapıların
dayanıklılığını/özelliklerini göz önünde bulunduran varsayımlara dayanır. Bunu deprem olayı
ile örneklemek gerekir ise; A bölgesinde 5.5, 6.5, 7.5 büyüklüğünde bir deprem olsa; ne
kadar ev hasar görür, ne kadar kişi ölür / yaralanır tahminleri (şiddet tahminleri) yapılır. Bu
sayılar ne kadar sağlık hizmeti, ne kadar çadır, su, ekmek tahminlerine dönüştürülür. Her üç
varsayım için ve ayrı ayrı; bulunan tahmini sayılara dayalı olarak iş eylem planları çıkarılır.
C - İş / Eylem Planı: Kurumsal ve bireysel düzeyde görev ve iş tanımlarının çıkarılması işidir.
Bu dizeden olmak üzere; a) konular (kurtarma, şok giderme, besleme, su, giyindirme,
barındırma ilkyardım, tahliye vb)belirlenir, b) İş - operasyon detayları çıkarılır (her bir konu ya
da iş gurubunun ayrıntılı akış şemaları çıkarılır, kim ne ile nerede nasıl yapacak sorularının
yanıtları verilir-5N1K), c) yönetim ve kontrol ağı, yetki sorumluluklar, görevler ve sevk- tahliye
aşamaları açıklığa kavuşturulur, d) ek gereksinim karşılama kaynakları (yerel kaynakların
yetmemesi halinde nereden ne ve nasıl ikmal edileceği belirlenir). Böylece afet planı
tamamlanmış olur.
Her yerleşim birimi (köy, ilçe, il) kendi bölgesinin planlarını kendisi yapar. Bunların
birleştirilmesi ile ulusal plan oluşur. Böylece varsayılan tetikleyicilerden birinin oluşması
durumunda, o varsayıma göre hazırlanmış olan plan derhal yürürlüğe konulur.
Yukarıdaki bilgilerden de anlaşılacağı üzere, bir afet planını hazırlamak için gerekli olan,
ulusal kaynaklar envanteri ve afette yapılacak işlerin dizgelenmesinde önemli bir sorun
yaşanmaz. Esas sorun gereksinmelerin hesaplanması/ tahmin edilmesinde yatar. Planların
başarısı da bu tahminlerin doğruluk derecesine bağlıdır. Gereksinmelerin hesaplanmasına
esas olan, bina yapı envanterleri (bina stoku) bellidir ve bilinir. Bu bina yapısında, afet
tetikleyicisinin ne kadar yıkı yapacağının tahmini bu konunun en zor kısmını oluşturmaktadır.
Bu zorluğu aşmada başvurulacak tek kaynak ise geçmişte yaşanmış olan tetikleyicilerin
(deprem, sel, kasırga) bilgileridir. Bundan ötürü, iyi bir afet planının yapılabilmesi, her şeyden
önce, eski afetlere ilişkin bilgilerin elde olmasına bağlıdır. Başka bir anlatımla, bir ülkedeki
afet verilerinin çok iyi kayıtlanması, mevcut afete karşı yapılacak işler için şart olduğu gibi,
gelecek afetler için de gereklidir. Bu nedenle de, afet bilgilerini çok ciddi bir biçimde
toplanması ve epidemiyolojik ilkelere uygun olarak değerlendirilerek bilgiye dönüştürülmesi
gerekir.
3
1.3. Alarm sistemi kurma: Sessiz dönemde yapılacak önemli işlerden birisi de alarm
sisteminin kurulmasıdır. Bu amaçla meteoroloji, sismoloji hidroloji enstitü ve ölçüm
istasyonları, radar sistemleri (siklon radarları) ile bunlar arasında haberleşme ağının
kurulması gerekir. Son yıllarda yer gözlem uyduları çok değerli bilgiler vermektedir, bu
sistemden yararlanılması gerekir. Ayrıca acil durumlarda yararlanılacak ve bu amaçla
donanmış uçak ve helikopterin de hazır olması gerekir. Aynı şekilde bu birimlerden toplanan
bilgilerin tekrar sektörlere ve halka iletileceği haberleşme sistemlerinin de kurulmuş olması
gerekir.
1.4. Eğitim: Ülkede, bölgede görülen ve görülme olasılığı olan afetlere karşı tüm eğitim
(örgün, yaygın, algın) olanaklarından yararlanarak toplum bilinçli ve hazır hale getirilmelidir.
Ayrıca, afetlerde hizmet verecek profesyonel ve gönüllü kuruluşlar sürekli eğitilerek olaya
hazırlıklı olmaları sağlanmalıdır. Sivil savunma ekipleri, askeri birlikler, polisler ve sağlık
personeli öncelikle ele alınması gereken guruplardır. Bu dizeden olmak üzere, zaman zaman
toplumun da katıldığı tatbikatlar yapılmalıdır. Ancak, bu tatbikatların, özellikle de habersiz
tatbikatların, çok titiz yapılması gerekir. ABD’de bir kasabada yapılan habersiz bir tatbikat,
gerçekten afetin olması durumundan daha büyük yıkıma neden olmuştur.
1.5. Alt yapının dayanıklı hale getirilmesi: Yerleşim biriminin yeri, binaların yapısı ve
dayanırlığının afet açısından gözden geçirilerek uygun olmayanların değiştirilmesi, rehabilite
edilerek güçlü hale getirilmesi bu başlık altında toplanan işlemlerdir. En başta, su baskını,
heyelan ve çığ gibi yerleşim değişikliği yapılarak önlenebilecek afetler , yerleşim yeri
değişiklikleri yapılarak önlenebilir.
Türkiye’de, özellikle deprem açısından; tüm alt yapının gözden geçirilerek güçlendirilmesi
gerekir. Bu dizeden olmak üzere; a) deprem risk bölgeleri haritasının çıkarılması ve buna
göre hazırlıkların yapılması, b) yer seçimi ve bina inşaatlarında deprem yönetmenliğine
uyulmasının sağlanması, c) başta kamu binaları ve yapıları (hastaneler, okullar ve resmi
daireler, barajlar, köprüler) gözden geçirilerek dayanıklı olmayanların belli bir program
çerçevesinde ıslah edilmesi (bu binalar bir deprem sırasında toplu kırımlara neden
olabileceği gibi, deprem sonrası geçici barınma açısından da önemlidir) ve d) ulaştırma ve
haberleşme alt yapısının güçlendirilmesi (afetlere karşı cevap verebilmede iyi bir haberleşme
ve ulaştırma alt yapısı vazgeçilmez koşullardan biridir).
1.6. Yasal düzenlemeler: Afetle ilgili örgütlerin teşkilat yasaları ya da afet öncesi kişilerin /
kurumların uyulması gereken kurallar ile, afet sırasındaki sorumluluklara ilişkin her türlü yasal
düzenleme bu başlık altında toplanır. Türkiye’de, bu konuda, en ayrıntılı düzenlenme Afetlere
İlişkin Acil Yardım Teşkilatı ve Planlama Esaslarına Dair Yönetmelik’tir. Ayrıca, Deprem
Bölgelerinde Yapılacak konutların Sahip Olması Gereken Özellikleri düzenleyen yönetmelik
diğer bir düzenlemedir.
2. ALARM DÖNEMİNDE YAPILACAK İŞLER
Afet tür ve yerine göre 2 ile 48 saat kadar süren bu dönem; 1) erken haber alma ve
değerlendirme, 2) sektörlere (örgütlere) haber verme, 3) afet planlarının gözden geçirilmesi,
varsa eksikliklerin giderilmesi, 4) topluma haber verme ve 5) alarm planlarının yürürlüğe
sokulması (güvenli bölgelere toplanma ve tahliye) iş ve aşamalarından oluşur. Alarm
uygulamakta geç kalınması afet kırımlarını artırır. Buna karşılık erken ya da olmayacak bir
olay için alarm verilmesi halinde alarmın kendisi panik ve kırımlara neden olmaktadır. Bu
nedenle de, alarm vermeden önce çok iyi bir değerlendirme yapılarak hareket edilmesi
gerekir.
Alarm döneminin özünü afet tetikleyicisinin olacağından haber alınması ya da tahmin
yapılması oluşturur. İyi bir alarm sistemi kurulmuş ise, fırtına ve seller iki ile 48 saat kadar
önce, haber alma olanağı çok yüksek olan tetikleyicilerdir. Bunlar hakkında toplum uyarılarak
onların kendini güven altına alması sağlanabildiği gibi, organize bir biçimde bölge tamamen
boşaltılabilmektedir. Örneğin; tropikal siklon ve kasırgalar önceden haber verebilmekte ve
4
başladıktan yıkım yapacağı yerler bilinebilmektedir. Aynı şekilde, orman yangını ve benzeri
olaylarda da toplumu tahliye edebilme şansı, genellikle, vardır. Volkanik patlamada, olay
genellikle tahliyeye fırsat verecek hızda cereyan eder.
Günümüzde depremlerin tahmin edilmesi şansı çok azdır. Çünkü; bir depremin saptanması,
nerede ve ne zaman olacağının bilinmesi anlamına gelir. Oysa deprem tektonik bir olay olup,
yer tahmini kilometrelerce mesafeyi, zaman ise aylarca sürecek bir zaman dilimini kapsar.
Böyle bir tahminin pratikte çok yararı yoktur. Örneğin; Ağustos 1976’da Çin’in Kwangtung
bölgesinde böyle bir depren tahmini yapılmış ve halka duyuru yapılmıştır. İnsanlar iki ay
çadırlarda yaşamış ve sonunda deprem olmamıştır. Buna karşılık, 4 şubat 1975’de yine
Çin’de Haicheng’de beş buçuk saat içinde 400 000 kişi tahliye edilmiş ve arkasından gelen,
7.3 Richter Ölçeği’ndeki deprem binaların % 80’nini yerle bir etmiş olmasına karşın can kaybı
çok az olmuştur. Depremlerde S ve P dalgası olarak adlandırılan iki dalga oluşur. S dalgası
ile P dalgası arasında belli bir zaman geçer. Büyük yıkım ve kırımlara nede olan P dalgasıdır.
Bu iki dalga arasındaki, zaman alarm dönemi olarak iyi kullanılır ise (yukarıdaki örnekte
olduğu gibi) kırımlar önemli oranda azalır. Başka bir anlatımla, depremlerde genellikle öncü
dalgalar vardır bu dalgaların başlaması ile alarm dönemi başlatılır. Ayrıca, Radon gazı
ölçümleri, yer altı suyu seviyesindeki değişikliklerin izlenmesi yine yeraltı suyunun içeriğinin
değişmesi gibi bazı bulgular depremler için ön belirtiler olabilmektedir.
Bütün bunlara karşın, depremlerde alarm önlemleri uygulama şansı çok düşüktür. Bundan
ötürü, bölge ve yıl tahminleri yapılarak hazırlıklı olmak, özellikle birincil koruma önlemlerini
almak en emin yol olmaktadır.
3. İZOLASYON DÖNEMİNDE YAPILACAK İŞLER
Afet tür, büyüklük ve toplumdan topluma değişmek üzere 6 saat ile 72 saat sürecek olan bu
dönemde yapılacak işler; bireysel ve kurumsal olmak üzere iki başlık altında toplanabilir. Her
ne kadar hazırlıklı olunur ise olunsun afeti başlaması ve sürmesi ile birlikte bir panik, şok ve
kaos yaşanacaktır. Bu doğal insan duygu ve davranışıdır. Olması değil olmaması anormaldir.
Bu dönemde, yapılması gereken yaşanacak olan bu kaos süresini olabildiğince kısaltmaktır.
Bu da sessiz dönemdeki toplum bilinç bilgi ve hazırlıkları ile çok yakından ilgilidir.
Kendileri de afetzede olan ve olayın şokunu yaşayan yerel yönetici ve kurumların tekrar ve
hemen organize olarak hizmet vermesini kimse beklememelidir. Çevreden gelecek
yardımların ise, en iyimser durumda bile 48 saatten önce etkili olması olanaksızdır. Kimse
bunu istememeli ve beklememelidir. Her afetten sonra yapıldığı gibi, dış yardımların geciktiği
ya da iyi yapılamadığı gibi nedenlerle kinse birbirini suçlamamalı veya suçluluk duygusuna
da kapılmamalıdır. İnsanların her zaman gerçekçi olması gerekir. Afetlerde ise her
zamankinden çok daha fazla gerçekçi olmaya gereksinim vardır.
3.1. Bireysel iş ve eylemler
Herhangi bir afet olduğunda, kişilerin ilk yapması gereken şey; kendi kendini kurtarmasıdır
Bu konu; duygusal tartışmalara ve insanların birbirini suçlamasına ya da suçluluk duygusuna
kapılmasına yol açmayacak açıklıkta bilinmeli ve kabullenilmelidir. Ani bir sarsıntıda, kendini
kurtaramayan anne yavrusuna da yardım edemez. Güvensiz bir binada, ameliyat yapan
hekimin hastasını bırakarak kendisini kurtarmasından daha doğal bir şey olamaz. Kendisi
ayakta kalamayan doktor, masadaki hastaya yardım edemediği gibi oluşacak binlerce
afetzedeye de yardımcı olamaz. Afetle karşı karşıya kalan kişi sırasıyla şu işlemleri
yapmalıdır: a) Tehlikeden kaçınmak, kendi güvenliğini sağlamak, b) aile bireylerinin
yerlerinden haberdar olmak, c) aile bireylerini kurtarmak gerekenleri yaralı toplama
istasyonuna taşımak, d) yakınlarını ve komşularını kurtarma / yaralı toplama istasyonuna
taşımak, e) afetin şiddetini değerlendirmek ve bilgi toplamak, f) temel gereksinim (su, besin,
barınma) kaynaklarından haberdar olmak ve g) organize olarak görev alacağa yere /
organizasyona katılmak.
5
3.2 .Kurumsal iş ve eylemler
Yerel yöneticiler, afetin şokunu atar atmaz, yerel koordinasyon komitesini/ kriz masasını
toplamalıdır (bu komitelere dışarıdan gelecek birilerinin katılmasında büyük yarar vardır.
Bunlar daha sakin ve objektif değerlendirmelerle komiteyi yönlendirir).
Yerel koordinasyon komitesinin yapacağı ilk iş bir durum değerlendirmesi olmalıdır. Bu ise
çok iyi bir haberleşme ağının kurulmasına bağlıdır. Derhal bir haberleşme ağı kurularak bu
ağdan hem bilgi toplama da hem de toplumun bilgilendirilmesinde yararlanılması gerekir.
Çeşitli araç ve gereçlerle, topluma, afetin büyüklüğü, neler yapılacağı, sağlık istasyonlarının
yeri, temel gereksinimlerini karşılama yolları gibi konularda bilgi vermek toplumun şoku
atlatmasında en etkili araçlardan birisidir. Yerel komiteler, üst kademeleri de bilgilendirmeyi
ihmal etmemelidir. Yerel komite ilk değerlendirmesinde; a) afetin etkilediği bölge, b) yıkımın
büyüklüğü, c) ölüm ve yararlıların tahmini yer ve sayıları, d) evsiz kalanların sayısı, e) izole
kalan aile ya da köy var mı, f) ailelerinden kopan çocuk ve kadınların var mı ve sayısı
öncelikle değerlendirilmesi gereken konulardır. Elde edilen bilgilerin ışığında,daha önce hazır
olan planlardan birisi yürürlüğe konur. Şayet böyle bir plan yok ise, derhal bir plan yapılır. Bu
planda; a) arama kurtarma işlemleri, insan gücü ve makine parkının sevk ve idaresi,
b) yaralı toplanma/sağlık istasyonları, sağlık insan gücü ve yaralıların tahliyesi c) su ve gıda
dağıtım planı, d) çadır, battaniye ve giysi dağıtım planı, e) barındırma planı önceliği olan
konulardır.
4 DIŞ YARDIM DÖNEMİNDE YAPILACAK İŞLER
Dış yardım yapacak kurum ve kuruluşların (ilçe, vilayet, merkezi hükümet ya da uluslararası
kuruluşlar) ilk yapması gereken iş; yerel komite ile iletişim kurarak onlardan haber almak
olmalıdır. Yerel kaynaklardan alınan, bilgiler yeterli değil ise, bu bilgileri, dış yardım
kuruluşları kendisinin toplayarak, bir değerlendirme yapması gerekir. Bu konuda, en etkili yol
uçak ya da helikopterlerle afet bölgesinin havadan keşfidir. Bu inceleme sonunda; sırası ile,
a) afetin etkilediği bölge ve nüfusunun saptanması, b) yıkım büyüklüğünün saptanması, buna
bağlı olarak tahmini sonuçlar çıkarılması (gereksinimler hesaplanır), c) kurtarma, ilkyardım -
triage ve şok giderme, d) geçici yerleşimin sağlanması (beslenme, giydirme, su, barındırma)
iş ve işlemleri yapılır. Tüm dış yardımların bu sırayla ve planla yapılması gerekir. Gerekli ve
yeterli bilgiye ulaşmadan ve detaylı bir müdahale planı oluşturmadan yapılacak her türlü dış
yardım iyi sonuç veremez. Afet dışı bölge ve insanların da afet yaşamasına neden olarak
yıkımları artırır.
5. ESENLENDİRME DÖNEMİNDE YAPILACAK İŞLER
Toplumun esenlendirilmesi ve çevrenin yeniden inşa edilerek (reconstrüksiyon) yaşamın afet
öncesi düzeye çıkarılması çalışmaları bu başlık altında toplanır. Afetin şiddetine ve toplumun
sosyo ekonomik düzeyine göre çok kısa sürebileceği gibi yıllarca da sürebilir. Afetten sonra,
yıkımların giderilmesi, belki de ondan daha da önemlisi, bölgenin çöken ekonomisinin
yeniden canlandırılması kapsamındaki tüm iler bu başlık altında toplanır.
DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN KAYNAKLAR
1.Akdur R.: Afetlere Hazırlık ve Afet Yönetimi, Afetlerde Sağlık Hizmetleri Yönetimi T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık
Projesi Genel Koordinatörlüğü, TAKAV Matbaacılık, Ankara 2001, s:1-62
2.Akdur R.: Afetlere Karşı Kurumsal Hazırlık "Afet Sürecinde Yapılacak İşler” Afet Tıbbı (Editörler:Eryılmaz M, Dizer U)
Ünsal Yayınları Ankara 2005, s:205-212
3.Akdur R.: Afetlere Karşı Toplumsal Örgütlenme ve Hazırlık, Afet Tıbbı (Editörler: Eryılmaz M, Dizer U) Ünsal Yayınları
Ankara 2005 s:197-204
6
4. Akdur R.: Afetlerde Çevre Sağlığı Hizmetleri, Afetlerde Sağlık Hizmetleri Yönetimi T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Projesi
Genel Koordinatörlüğü, TAKAV Matbaacılık, Ankara 2001, s:179-200
5. Akdur R.:Afetlerde Halk ve Çevre Sağlığı Hizmetleri, Sağlığın Başkenti, sayı:16, Afet Eki p:31-34 Ocak Nisan 2010
6.Sayıl I., Canat S., Akdur R., Kılıç EÖ., Uslu R., Özgüven HD, Öncü B., Duran S., Koçak OM., Kendi M., Aldemir S., Çelik
S., Öztop D., Yalçın A., Güney S., Depremzede Ailelere Yönelik Koruyucu Müdahale Çalışması, Kriz Dergisi 9 (1):1-12
Ankara, 2001
7.Akdur R.: Deprem Yönetimi ve Depremde Sağlık Konu ve Amaçları, Sağlık Ve Toplum 10 (özel sayı):25-38, Ankara,
Temmuz 2000
8.Akdur R. : Afetlere Hazırlık ve Afet Yönetimi, Ankara Deontoloji Dergisi, Sayı:7 Şubat 2000, Ankara, s:8-13
9. Akdur R.: Afetler ve Afetlerde Sağlık Hizmetleri, Türkiye Sorunlarına Çözüm Konferansları III. 21. Yüzyılda Türkiye
(25-27 Ocak 2000 Ankara), Ankara Üniversitesi Basımevi 2000 ; s:19-38
(Not tüm bu kaynaklara http://www.recepakdur.com sitesinden ulaşılabilir
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

     

Alt 12-12-2016, 19:34   #2
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

+++ 1
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
TUSTİME'dan son BOMBA: TUS artık iki gün yapılacak tubayuce TUS Güncel 0 10-18-2011 18:00
'tus ankara dışında da yapılacak' aerol TUS Güncel 0 09-25-2011 20:33
Yükseköğretim'de yeniden yapılanma: 66 soruda bologna süreci aerol YÖK 0 09-15-2010 20:21
Uzmanlık Bitirme Sınavı Başvuru Süreci aerol Asistan Dr. / Araştırma Grv. 1 07-08-2010 10:36


Şu Anki Saat: 12:01


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com