www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > MESLEKİ KATEGORİ > İdari Kurumlar / TIP Eğitim Kurumları > YÖK

3969 (1 Kayıtlı Ve 3968 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 12-23-2017, 06:17   #11
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
rev´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM'NİN BASIN AÇIKLAMASI
(29 Kasım 2011)
İnternet’te bazı forum sayfalarında ve belli bir kesim tarafından kamu kuruluşlarına ve yetkililerine gönderilen elektronik iletilerde 2011-KPDS Sonbahar Dönemi sorularının bazılarının yanlış olduğu ve soruların iptal edilmesi gerektiği iddia edilmektedir. Belli bir grup tarafından özellikle yapılan bu yönlendirmeler üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur:
Söz konusu sınavda 37., 52., 64., 68., ve 71. soruların hatalı olduğu, soruların iptal edilmesi ya da doğru cevap seçeneğinin değiştirilmesi gerektiği savı basına ve kamuoyuna pompalanmaya çalışılmaktadır. Ancak soruların hatalı olduğuna dair iddia ortaya koyanlar, kamu kuruluşlarına mail atanlar sınava girmiş adaylar bile değildir.
Diğer sorular yanında 37., 52., 64., 68., ve 71. sorular tekrar alanda uzman bilimsel bir heyet tarafından incelenmiş, sorularda herhangi bir hata bulunamamıştır. Adayların bu türden asılsız iddialara itibar etmemesini önemle rica ederiz.
Kamuoyuna ve basına saygıyla duyurulur.
ÖSYM BAŞKANLIĞI
Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
KPSS’deki kopyanın şifresi Asil’de mi?
Kılıçdaroğlu, Bakan Çubukçu’ya, sorular çalındığı için iptal edilen KPSS sorularının tamamını gören tek kişi olan ÖSYM uzmanı Mustafa Asil hakkında neden soruşturma açılmadığını sordu
BAHAR ATAKAN Ankara
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma, gözleri yeniden KPSS’deki kopya skandalına çevirdi. Soruların çalındığı iddiasıyla iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Testi’ndeki soruların tamamını gören tek kişi olan Mustafa Asil hakkında neden soruşturma açılmadığını soran Kılıçdaroğlu, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’dan yanıt beklediğini vurguladı.
Savcılığın, KPSS soruşturması kapsamında arama yaptığı ÖSYM’nin Test Araştırma Birimi’nde uzman olarak çalışan Asil’in, doktora için Kanada’ya gönderildiğini söyleyen CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter ise konuyla ilgili Çubukçu’ya iki kez soru önergesi yönelttiğini ancak, yanıt alamadığını belirtti. Serter, “Asil neden yurtdışına kaçırıldı?” diye sordu.
‘Neden soruşturma dışında?’
Kılıçdaroğlu, “KPSS’de sorular çalındı. Bu soruların tamamanı gören tek kişi var: Mustafa Asil. Soruşturma açılırken Kanada’ya gönderildi. Bir yıl süreyle doktora yapsın diye. Bir yılda doktora nasıl olacaksa? Bir yılı tamamlamadan geri geldi. Halen soruşturma kapsamı dışında, niçin? YÖK’ten sorumlu olan bakandan yanıt bekliyoruz. Bu kişi kimdir, neden soruşturmanın kapsamı dışında tutuldu?” dedi.
Serter araştırdı
Serter, Milliyet’e yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “ÖSYM Başkanı’na, ‘315 kişiyi neden YÖK’e devrettiniz’ diye ısrarla sordum. Yanıt olarak, ‘Bu insanlar şaibeli ve yetersiz’ denildi. Ancak, yeni eleman alımı yapılamadığı için bu insanlar 5 ay daha ÖSYM’de çalışmaya devam edecek. Bu kişilerin tümü hakkında soruşturma açıldığı, suçları kanıtlanamadığı halde, bir kişi için hiç soruşturma açılmadı. Bu kişi Mustafa Asil. Kanada’ya gönderiliyor, ancak 6 ay sonra geri gelip tekrar görevine başlıyor. Hakkında halen soruşturma açılmadı. Bu kişi soruların tamamını gören tek kişi ve dışarı kaçırılıp, soruşturmadan uzak tutuluyor. Çubukçu’dan yanıt alamadım.”
YÖK inceleme istedi
Edinilen bilgiye göre YÖK, iddialar üzerine ÖSYM’nin inceleme başlatmasını istedi. ÖSYM’den gelecek bilgilerin YÖK tarafından MEB’e iletileceği kaydedildi. İddiaya göre Asil, ÖSYM’nin soru biriminde görev yaptığı için edindiği özel bir şifre ile önceden gördü. Asil’in iptal edilen KPSS öncesinde izin istediği iddia edildi. Alınan bilgiye göre, halen Test Araştırma Birimi’nde uzman olarak görev yapan Mustafa Asil, Kanada’ya TÜBİTAK’tan aldığı eğitim bursu ile gitti. Asil, burs yarım dönemi kapsadığı için eğitimini tamamlayarak yakın zamanda Türkiye’ye geri döndü.

İKİ SORU ÖNERGESİ VERİLDİ, YANIT YOK
Serter, Çubukçu’nun cevaplaması için Meclis’e verdiği iki soru önergesinde şu ifadelere yer verdi:
1. ÖNERGE: Asil hakkında neden soruşturma açılmamıştır? Kendisinin şaibeli görülmeme sebepleri nelerdir?
2. ÖNERGE: 1. Asil’in, soruşturma kapsamı dışında bırakılarak Kanada’ya gönderildiği doğru mudur?
2. ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Grup Temizlik firmasında temizlik görevlisi olarak çalışan ve YÖK Başkanı Özcan’ın şoförünün eşi olan kişinin, Bilgi İşlem Birimi’nde sekreter olarak çalıştırıldığı doğru mudur?
3. Bilgi İşlem Birimi’nde çalıştırılan Ahmet Topçu’nun ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Meteksan Firması’nda geçici işçi olduğu doğru mudur?
4. Test Araştırma Birimi’nde çalıştırılan Melek Erdoğan’ın ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Meteksan Firması’nda geçici işçi olduğu doğru mudur?
http://www.memurlar.net/haber/191611/

soruşturulmayan sadece Mustafa Asil mi?

Dr TUS hakkında Savcılığa Suç Duyurusu
ÖSYM nin büyük hainliği..
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya
Dr. Rıza Eröksüz: Provakatörleri açıklıyorum
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kirli ilişkiler dörtgeni: ÖSYM, YÖK, Tusdata, sami selçukbiricik

daha iyi olmaz mıydı?
Alıntı:
yalıngerçekler´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster










sıraya dizin
2007 yılı 29 ocak ösym den istihbarat alıyoruz
2008 yılı 13 ağustos ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 10 eylül ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 28 Eylül ösym den maddi gücümüz nedeniyle iletişime geçip istihbarat alıyoruz
ÖSYM, YDUS sınavına giren yaklaşık 3 bin doktorun sınav sonuçlarını duyurmasına rağmen, dava açıldığı için sınava giren 174 genel cerrahın sonuçlarını 1.5 aydır açıklamıyor.

İLKER AKGÜNGÖR

ÖSYM, yaklaşık 3 bin doktorun katıldığı Tıpta Yan Dal Uzmanlık Sınavı’nda (YDUS) sınava giren tüm doktorların sonuçlarını sitesinde yayınlarken, dava açıldığı gerekçesiyle 174 genel cerrahın sınav sonuçlarını 1.5 aydır açıklamıyor. 14 Aralık 2014’te yapılan YDUS’un sonuçları 8 Ocak 2015’te açıklandı. Yerleştirme sonuçları ise 10 Şubat’ta ÖSYM’nin internet sitesinde yayınlandı. Ancak sınavda hatalı soru sorulduğuna dair bir cerrahın açtığı dava yüzünden sınava giren tüm cerrahlar hala mahkeme sonucunu bekliyor. İnternet forumlarında ise bir çok cerrah tepkisini, “Bu cerrahlar size ne yaptı arkadaş” diyerek gösteriyor.

“Baskı yüzünden davadan vazgeçtim”
Davayı açan Op. Dr. Cemil Binarbaşı ise şöyle konuşuyor: “13 sorunun hatalı olduğunu düşündüğüm için dava açtım. Sonuçlar açıklanmayınca ÖSYM’yi arayan cerrahlara davayı açan kişinin yani benim bu durumdan sorumlu olduğumu söylemişler. Sınava giren cerrah meslektaşlarım o kadar yoğun baskı yaptı ki önceki gün mahkemeye dilekçe vererek davadan vazgeçmek zorunda kaldım. Bu kez de diğer bir grup cerrah ‘umudumuz bu davaydı niye geri çektin’ diye üzerime geliyor. Sanki ÖSYM Başkanı benim ve kararları ben veriyormuşum gibi davranılıyor. Ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranamadım. YGS’ye dava açılırsa 2 milyon kişinin de sınav sonuçlarını açıklamayacaklar mı çok merak ediyorum.”


Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
- Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı'na, halen başkanlık görevini vekaleten yürüten Prof. Dr. Ali Demir atandı.
Demir'in, atanmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Yeni kanuna göre, ÖSYM başkanı 4 yıl görev yapacak.
İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Demir, ÖSYM'deki görevi süresince üniversitede ücretsiz izinli sayılacak.
İTÜ Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olan ve İTÜ Tasarım Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamlayan Demir, doktorasını İngiltere'deki Loughborough Teknoloji Üniversitesi'nde tamamladı. İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü yapan Demir, İngilizce ve Almanca biliyor.

yorumlar yakında






















[




























Konya ovası gibi bereketli topraklar



konu Hürriyet gazetesine intikal ediyor





sonuç : 5 gün sonra





































görevimizi yapamadık affet bizi






Nokta atış






Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
*****

Mesajlar: n/a

Uz.Dr. Sami Selçukbiricik yazıları

http://www.tus.com/29625/osymye-acik-mektup
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP-1
“Adaleti olmayanın asaleti de olmaz”
(10 Eylül 2013)
Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Size; pek çok kursiyeri 7 ve 8 Eylül 2013’te DUS ve TUS’a girmiş olan bir kurum olarak açıktan ve MERTÇE yazıyoruz. Bilin ki; sadece para peşinde koşan bir kurum olsaydık etliye sütlüye bulaşmaz, kazandığımız paranın keyfini yaşamaya bakardık. Bu ülkede korkmadan doğru sözü söyleyen mertlerin hala var olduğunu yeni nesillere -örnek olarak- göstermeyi kendimize vazife biliyoruz.

Son 4 yıldır (göreve geldiğinizden beri) sınavlarınıza giren hekim ve diş hekimleri ile sürekli bir sürtüşme ve didişme psikolojisi içindesiniz:

• Sanki; karizmanız ve itibarınız çok zedelenecekmiş gibi bir ruh hali ile, hekimlerin sorulara itiraz etmelerine bozuluyor,

• Bizim gibi kurumların kursiyerlerine rehberlik etmelerini “ÖSYM’ye karşı kışkırtıcı eylemler” olarak niteliyor,

• Soruları iptal ederken “En ufak bir şüphe olan soruyu bile iptal edelim” diye düşünerek bir tek vatan evladının bile mağdur olmasını engellemek yerine tüm savunma mekanizmalarını kullanarak mümkün olan en az soru iptali ile “Hekimlerin çenesini kapama” yolunu seçiyorsunuz.

Hatta; iptal etmediğiniz ama “kesin olarak yanlış olan” sorular için hekimler yargıya başvurduğunda da bakanlık ve yargı üzerinde inanılmaz baskılar kurmaya çalıştığınız da kulaktan kulağa yayılıyor. Çok üzücüdür ki herkes buna inanıyor.

Tüm bunlara rağmen yargı soruları iptal ettiğinde de küçük bir özrü bile muhataplarınızdan esirgiyorsunuz.

Bütün bu olanlar o kadar ağırınıza gitmiş olacak ki; mevcut meclisi ikna ederek soruları yayınlamamak için kanun çıkarttınız. Emin olun ki, size tam olarak güvenip de yasayı meclisten geçiren yöneticilerimiz, talep ettiğiniz kanun değişikliği ile sınava girenlerin hak arama özgürlüğünün tamamen kısıtlandığını bilselerdi böyle bir kanunu geçirmezlerdi. Bugün bile bilseler tekrar düzelteceklerinden emin olabilirsiniz. Size tanınan krediye güvenip sonuna kadar “güç zehirlemesi“ne girmek, haklı olduğunuz anlamına mı gelir?

Mutlaka bilmeniz gereken bir başka nokta daha var ki; hangi önlemi alırsanız alın eninde sonunda sorular ortaya çıkacaktır. Çünkü doktorların hafızası hafife alınamayacak kadar güçlüdür. Böylece, arkasına sığındığınız “soru bankası oluşturmak” ve “Gizlilik” gerekçelerinin gerçekte bir karşılığının olmadığı çok yakında zaten ortaya çıkacaktır. Sonuçta ortaya tam bir “Devekuşu Sendromu”nun çıkması kaçınılmazdır.

Şimdi soruları yayınlamadığınızı varsayalım:

1. Sınava girenler; anayasal hakları olan “Hak arama özgürlüğünü” nasıl kullanacaklar?

2. Bazı soruların yanlış olduğunu düşünenler, neye dayanarak itiraz edecekler? Soruyu hatırlayamayabileceklerine HATTA doğru cevabın ne olduğunu bilmediklerine göre HANGİ DAYANAĞA GÖRE itiraz edecekler?

3. Siz; soruları açıklamadığınızda ve yanlış-doğru belli olmadan sonuçları ve yerleştirmeleri açıkladığınızda ADALET tecelli etmiş olacak mıdır?

4. Yargıya başvuranlar, Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini sağlayanlar, 10-15 ay sonra bilirkişi raporlarıyla bazı soruları iptal ettirenler çıkarsa insanların yüzüne NASIL bakacaksınız?

5. Size güvenip de arkanızda duran değerli devlet büyüklerimiz, uğraştıkları onca dahili ve harici sorunlara bir de sizin yol açtığınız bu sorunun eklendiğini fark ettiklerinde ne hissedeceksiniz? Size güvenen yöneticilere bu “dost kazığı“nı atma hakkınız var mı?

Daha bir TUS önce 8 (Sekiz) hatalı soruyu RESMEN İPTAL etmediniz mi? Aralık 2010 TUS’unda inatlaşıp iptal etmediğiniz 5 soru yargı yoluyla iptal edilmedi mi? 19 ay sonra herkesin yerleştirilmesi değişmedi mi? O gün yeri değişenlerin sizin hakkınızdaki duygularını hiç düşünmediniz mi? Biz “hatasız soru soruyoruz” diyebilir misiniz?

“Güç” hatta “zor” kullanarak soruları açıklamayıp insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlamak ZULÜM’dür ve ZULÜM aslında, tarih boyunca çaresiz ve küçük insanların başvurduğu bir yol olmuştur.*****

Sorumlu olduğunuz bu insanlara karşı SORULARI AÇIKLAYIN ki,

• Size, “vicdansız” diyenler utansınlar,

• Size, “adaletsizlik umurlarında değil” diyenler hakkınızı teslim etsinler,

• Size, “özür bile dilemeyen yüzsüzler” diyenler sizden özür dilesinler,

• Size, “ülkeyi ve adaleti değil sadece kendi ikballerini düşünüyorlar” diyenler artık ülkeyi ve adaleti öncelediğinizi de konuşsunlar.

• Size güvenen ve bin bir derdi olan yöneticilerimize gereksiz, saçma ve yeni bir dert açmayın.

• Açıklayın ki, yarın adaletsizlik ortaya çıkarsa insanlara beddua hakkı vermeyin. Beddua; kendi elinizle davet edeceğiniz son şey olsun. Mazlumun âhı, aheste aheste çıkarmış derler.

İsterseniz; anladığınızı düşündüğünüz bir başka dilden konuşalım:

Eğer, Cuma namazına gidiyorsanız iyi bilirsiniz; imam, hutbeyi bitirirken Kur’an’dan bir ayet okur: “Muhakkak ki Allah ADALETİ, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder…”

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Hakkı ve Adaleti -acı gelse de- söylediğimize kanaat getirip soruları açıklar, itirazlara imkan tanır ve şüpheli her soruyu hiç tereddüt etmeden iptal eder adil olursunuz.

2. Daha önce defalarca yaptığınız gibi, nefsinize yenik düşüp soluğu en yakın savcılıkta alır bizimle ilgili yeni bir suç duyurusunda bulunursunuz.

Biz; ölümden sonraki ilahi adalete sunulmak üzere yüz akı ile belgelerimizi mütemadiyen hazırlıyoruz. Ya Siz?

#direnMEösym
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


http://www.tus.com/29845/osymye-acik-mektup-2
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP – 2

“Şecaat arz ederken merd-î kıpti, sirkatin söylermiş”

(19 Eylül 2013)

Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Her türlü baskıya, haklı talebe ve yazılı isteklere rağmen Eylül 2013 TUS ve DUS sorularını açıklamadınız.

“Elektronik sınav hazırlığı”, “Soru bankası oluşturma”… gibi gerekçelerin kimseye inandırıcı gelmediğini siz de bilirsiniz. İnsanlara yapılacak en yanlış şeylerden biri “onları aptal yerine koymak”tır.

Dünyanın hiçbir yerinde sınavların açıklanmadığından dem vurmuşsunuz.

Bilmiyorsanız söyleyelim:

1. USMLE gibi sınavlarda hatalı soru ZATEN sorulmaz, sorular çok ciddi kontrollerden geçirilir.

2. O sınavlar “eleme-seçme sınavı” yani yarışmalı sınav değil, kişiye özgü baraj sınavıdır.

Soruların %10’unu açıklamışsınız. İki soruyu da iptal edildiği için açıklamışsınız. Güya şecaat arz etmişsiniz.

Bu nasıl bir şecaat arz etme ki, açıkladığınız 26 sorudan tam 5 tanesi açıkça yanlış ve iptal edilmeli. 26 soruda bile kusurunuzu (sirkatinizi) açığa vurmuşsunuz.

Lütfen, şimdi aşağıdaki iki linke tıklayın; hem açıkladığınız hem de açıklamadığınız sorulardaki bazı hataları görün.

Açıkladığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Açıklamadığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Hangi akıl sahibine sorsanız, bu soruların hatalı olduğunu teyid edecektir.

“Hatalı soru sormak mümkündür, en ufak şüpheli bir soru bile varsa iptal eder, herkesin o soruları doğru yaptığını kabul ederiz.” diyebilmek bu kadar mı zor?

Hatada ısrar etmek erdem değildir. Kişi kara lekeyi alnına kendisi sürermiş. Hatada ısrar edenlerin öncüsü, ısrarından dolayı cennetten kovulan şeytandır.

Lütfen; Allahtan korkun ve

1. Kalbinizi temizleyin, iyi niyetli olun ve soruları derhal açıklayın, insanlara itiraz için ek süre verin.

2. En ufak bir şüphe olan soruları bile iptal edin, can yakmayın, beddua almayın.

3. Bundan sonraki sınavlarda hatasız soru hazırlamak için tüm prosedürlerinizi gözden geçirin ki bizim gibi kurumlara söz söyleme fırsatı vermeyin.

4. Bu ülkenin vergilerinden maaş alıyorsunuz, bu ülkenin insanlarına ve haklarına saygı duyarak ADİL OLUN ki kurtulasınız, evinize haram para götürmeyin.

Eğer, bütün bunlara rağmen hatanızda ısrar ederseniz yaptığınızın adı ZULÜM olacaktır ve zulüm ile kimse âbâd olmamıştır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6079/bir-iyilik-hareketi
Bir “İYİLİK” Hareketi
(07 Ekim 2011)
Bir ilkokul öğretmeninin çocuğu olarak doğmuşum. Annem ev hanımı…

Üç kardeş olduğumuz için ve hepimiz okuduğumuz için babam hep ek iş yapmak zorunda kalmış: ziraatle uğraşmış, tavukçuluk yapmış, olmamış… Arıcılık kurslarına gitmiş, arıcı olmuş.Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde hep arıcılık yapmış, tam 55 yaşına kadar… Yani ben Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek… Sonrasında artık benim de boş yaz tatilim olamayacağı için emekli olmuş, hem öğretmenlikten, hem de arıcılıktan…

Ben de 5 yaşımdan beri hep babamın yanında oldum. Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek tüm yaz tatillerimi çadırda babamla birlikte arıcılık yaparak geçirdim, kendi yemeğimizi de kendimiz yaptık, kendi çamaşırımızı da kendimiz yıkadık.
Yokluğun ve borcun sıkıntısını da, alın teriyle çalışıp kazanmanın keyfini de yaşayarak öğrendim.

Bu ülkenin bir varlığıyım, en sade tabiriyle sizin içinizden biriyim.

Kader; önüme bir fırsat açtı ve TUSDATA kuruldu. Yıllar boyu arı gibi çalışıp ülkenin dört bir yanına yayılmış bir kurum haline geldi. Bu kurumdaki herkes işini en iyi şekilde yapmak için sürekli çalıştı. İşimiz TUS kazandırmaktı ve on binlerce doktor bizimle TUS kazandı, memnun oldu ki hep meslektaşlarına önerdi.

Kurumsal yapımız olgunlaşıp, sağlam zemine ulaşınca da kendi ülkemizin evlatlarına “sosyal sorumluluk” gereği bir proje olgunlaştırdık:

Tıp fakültelerinin 2., 3., 4. ve 5. sınıflarının iyi çalışan derecelerini, sosyal ve bilimsel faaliyet gösteren kulüplerin liderlerini, sınıfların gerçekte hizmetkârı olan amfi başkanlarını… vs. içeren YAYGIN bir proje oluşturduk. İstedik ki; bu gençlerimizin pek çok kitap ihtiyacını karşılayalım, şubelere derslere giden hocalarımızla bu gençleri düzenli şekilde buluşturalım ve daha iyi bir hekimlik ile daha iyi bir sınav hazırlığı konusunda yüreklendirip rehberlik yapalım. Sınıflarına uygun şekilde derslerimize ücretsiz alalım… vs., vs.

Adını da “GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBܔ koyduk ki heyecan versin, motive etsin…

Tüm ülkeyi hesap ettiğimizde her dönem için 600’er kişiden toplamda yaklaşık 2400 kişiye her yıl bu hizmeti vermek bize yıllardır gurur verdi. Toplumun her renginden insan oldu bu kulübümüzde. Onlar bizi ve yapmak istediklerimizi anladılar. Ve; kim ne derse desin, bu tam bir İYİLİK HAREKETİ oldu. Bu yolda yürürken, seçimlerimizde ya da uygulamalarımızda çok küçük aksaklıklar olsa bile hemen düzeltip iyi niyetle yolumuza devam ettik.

Uzun yıllardır sektörünün lider kurumu olabilmenin ve “güvenilir” kalabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Sürekli size saldırılır, kara propagandalar yapılır. Çünkü aynı sektörde ama sizin kadar başarılı olamayan birilerinin maddi menfaati için yıpratılmanız gerekir, en azından onlar tek yolun bu olduğunu düşünürler.

Hocalarımıza, notlarımıza, eğitim kalitemize, hiç aksamadan işleyen sistemimize, başarılarımıza… yani işimize diyecek bir şey bulamayanlar karalamak için bireysel iftiralara başvurmaktan, sahte evraklar servis etmekten çekinmezler. Çünkü, er meydanında acizdirler.

Son günlerde benzer bir saldırı dalgası ile karşı karşıyayız:

Sektörde rakibimiz olan bir kurum ve bağlantılı siteleri yalan yanlış sözde belgelerle GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ uygulamamızın güya ne kadar “kirli”, “fişlemeye dönük” ve “kötü” bir uygulama olduğunu yazıp kamuoyuna kurumumuza karşı tahrik çabası içerisinde hareket ediyor.

Biz, bu çabalara gülüp geçiyor ve meyveli ağacın taşlanacağını hep hatırımızda tutuyoruz.

Marifet; daha iyisini yapmaktır, karalamak değil…
Marifet; er meydanında rekabet etmektir, bel altı vurmak değil…
Marifet; kendinden bahsedebilmektir, rakipten değil…

Her hekim arkadaşım bu karalamaların aslında ne anlama geldiğini bilecek kadar akıllıdır, buna hiç şüphe duymuyoruz.

Bütün bu saldırılar ve karalama kampanyaları karşısında ne mi yapacağız?

Elbette hukuki haklarımızı ararız ama onun dışında muhatap bile almayacağız. Çünkü, vaktimizi, yaptığımız işi daha da iyileştirmek için harcamanın erdem olduğunun farkındayız.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6087/yarindahazor
YARIN DAHA ZOR…
(07 Ocak 2011)

ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?

Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?

Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?

“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?

Ayrıcaaa…

Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.

Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar.
O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6085/tip-uzmanlik...ri-ve-oneriler
TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİNE GİRİŞ SINAVI’NIN
SORUNLARI VE ÖNERİLER

(04 Nisan 2011)

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır.

Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1- Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; 300 sorudan (en azından 240 – 250) oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve Pazar günü sabah ve öğle oturumları olmak üzere İKİ OTURUM olmalıdır.
Böylece saçma bir uygulama olan 4 saate yakın tek oturumda tuvalete çıkamama sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır.
Örnek:*****www.usmle.org*****(3 basamakta, 23 blokta yaklaşık 1000 soru)

2- Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır. Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

3- Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

4- Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.
Ayrıca; sorular hazırlanırken, mutlaka tüm seçenekler için açıklamalar yazılmalı ve doğru seçeneğin neden doğru, yanlış seçeneğin neden yanlış olduğu ortaya konmalıdır. Bu durum; varsa- birden fazla doğru cevaplı seçenek hatasını ortadan kaldıracaktır.
Son olarak,sorular ve açıklamaları mutlaka en az iki ayrı akademisyen tarafından kontrol edilmeli ve belli kriterlere göre onaylanmalıdır.

5- Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin; Aralık 2010 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 5 tanesi Nöro anatomi konusundan, 5 tanesi ise kalp ve dolaşım konusundan sorulmuştur. Kemikler, eklemler, kaslar, solunum sistemi, sindirim sistemi ve ürogenital sistemden hiç soru sorulmamıştır. Hiç soru sorulmayan bu konular tıp fakültesi anatomi müfredatının yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Bu durumda bu sınavda ki soru dağılımı ne kadar dengeli ve adil olabilir?
Soru dağılımları yeniden ve objektif olarak belirlenmeli ve duyurulmalıdır. Ayrıca sınavda da buna uyulduğunu net kriterlerle ortaya koymak gerekmektedir.

6- Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir. Bu detay ve zor soru sorma çılgınlığı, ülkemizin gelecek doktorlarının yanlış yetişmesine neden oluyor. Bu nokta, ciddi bir vebaldir.
Her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplanmalı, sonuçlar soru hazırlayıcılarla paylaşılmalı ve deneyimler sonraki sınavlara yansıtılmalıdır.

7- Branşlar arasında hatta branş içi referans kitaplar arasında bile ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.
Ayrıca, her branştan soru hazırlayanların sadece kendi branşı ile ilgili sorular hazırlaması, primer olarak başka branşların alanına giren sorulardan kaçınmaları da hataları önleyecektir.

8- İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır. Ayrıca son derece komik bir şekilde “sınavda başarılı olanların ortak şekilde yanlış işaretlediği sorular yeniden incelenmiş ve bu sorular iptal edilmiştir” benzeri basın açıklamaları, bilimselliği en üst düzeyde olması gereken ÖSYM’nin güvenilirliğine gölge düşürmektedir.
İnternet yoluyla itiraz edilebilmeli ve sonuçlar açıklanmadan önce itiraz edilen her soru için temel referans kitapları belirtilerek yeterli ve doyurucu açıklama yapılmalıdır. İmaj kaygısıyla defansif davranılmamalı sorular hatalıysa cesurca iptal edilebilmelidir.

9- İngilizce sınavı ile bilim sınavının ard arda olması önemli bir handikaptır, bilim sınavını etkileyecek kadar stres oluşturmaktadır.
TUS İngilizce sınavı kalkmalıdır, ÜDS ya da KPDS’den alınacak geçerli bir not 5 yıl süre ile dil muafiyeti sağlamalıdır.

10- “Kişiye özel üretilmiş soru kitapçığı” sınav eşitliğine aykırıdır.
Çünkü; başta zor sorular ya da çeldiricisi olan sorularla başlayan kitapçığa denk gelen adayların sınavı doğal olarak daha kötü geçecektir. Tüm kitapçıklarda aynı moral durumunu sağlayacak denge kurulabilmesi mümkün müdür?
2, 3 ya da 4 kitapçık türü ile sınavın yürütülmesi yeterlidir. Fantastik önlemlere gerek yoktur.

11- İki sınav arası aralıklar eşit değildir ve hem YASAL, hem de hazırlanabilmek açısından sorunlar doğurmaktadır. Ayrıca, hekimlerin mecburi hizmet sorunu sınav takviminde dikkate alınmalıdır.
Sınavların birbirine 4 ay ya da 5 ay yakın olması bir sınavda yerleştirilip başvurusunu yapan ama yasal prosedürler tamamlanamadığı için henüz başlayamayan hekimlerin bir sonraki sınava başvurmak istemeleri durumunda puanlarında % 2 kesinti yapılmasını gerektirecek olan “Halen bir uzmanlık eğitimine devam etmekteyim.” seçeneğini işaretlese de işaretlemese de yasal sorunlar doğuracağı açıktır.
Sınavların MART ve EYLÜL aylarının İLK HAFTA SONU yapılması hekimler açısından en uygun dönemdir. Çünkü Eylül ayının ikinci yarısına ve ötesine geçen bir sınav takvimi “mecburi hizmet uygulaması” yüzünden yeni mezun hekimleri zor durumda bırakmaktadır.

12- Sonuçların açıklanma tarihi önceden duyurulmalıdır.
Sınav sonuçlarının açıklanması, yerleştirmeler vs. derken 1,5 aydan fazla bir süre belirsizlikte kalınıyor. Günün her saatinde internetteler ve paranoid oluyorlar neredeyse. Topu topu 14.000 civarında kişi… Sınavdan hemen sonraki gün sonuçların ne zaman açıklanacağı duyurulamaz mı? Yabancı dil sınavını yarım günde açıklayan ÖSYM, TUS Bilim Sınavı’nı neden 3 haftada açıklıyor?

13- Kişiye özel sonuç açıklama uygulaması zihinlere “acaba birilerine bir şeyler yapılıyor da o mu saklanıyor?” sorusunu getirmektedir.
Eskiden TC kimlik numarası girilerek herkesin nereyi kazandığı kolayca görülebilirdi. Bu, engellendi. Nasıl bir güvenlik kaygısı ile engellendiğini anlamak ise mümkün değil. Tam aksine zihinlerde soru işaretleri giderek artıyor.
ÖSYM; kendisi zaten toplam 10.000 kadar olan doktorun tümünün sıralamasını, puanlarını ve kazandığı yerleri tek bir tabloda yayınlarsa tüm şüpheler giderilir ve iddia ettikleri şeffaflık sağlanmış olur. Bu tabloda TC kimlik numaralarını yayınlamazsa olası suistimallerin de önüne geçilmiş olur.

14- Ne ÖSYM’de ne de YÖK’te TUS ya da YDUS ile ilgili istihdam edilmiş bir hekim yoktur. Ayrıca ÖSYM yürütme kurulunda da tıp kökenli bir öğretim üyesinin yer almaması anlaşılır gibi değildir.
Aklı başında bir hekim, bütün bu sorunları kolayca aşacaktır.

15- ÖSYM internet sitesinde hekimlerin karşılaşabilecekleri bazı sorunlar ile ilgili bilgiler bulunmamakta bu da zaman zaman uygulama sorunlarına yol açmaktadır.
Hekimler, bazı yasal sorunlar karşısında kulaktan duyma bilgilerle hareket ettikleri için sıkça kaygılı zamanlar geçirmekte, bu durum ise ÖSYM’nin imajını zedelemektedir. Bu sorulardan bazıları aşağıdadır:

• Sınav giriş belgem gelmeden Ankara’ya gelmek zorunda kalırsam belgemi Ankara’da nerelerde ve hangi zaman dilimlerinde çıkartabilirim? Cumartesi günü de belge çıkartabilir miyim?

• Yabancı dil sınavı muafiyeti için tüzükte var olan 3 yıllık muafiyetin pratik uygulaması nasıldır? Örneğin yabancı dilde barajı Nisan 2008 TUS’unda geçen bir hekim 15 Mayıs 2011 ve 25 Eylül 2011 tarihlerindeki bilim sınavında yabancı dilden muaf mıdır?

• Haziran 2011 sonunda tıp fakültesinden mezun olacak bir kişi henüz mezun olmadan ilkbahar 2011 dönemi TUS yabancı dil sınavına girse ( ama daha mezun olmadığı için bilim sınavına girmeden bunu yapsa) ve barajı geçse, bu durum 3 yıllık muafiyete hak kazandırır mı? Nitekim henüz mezun olmadan ÜDS ya da KPDS’ye girip barajı geçenler muaf sayılmıyorlar mı?

• Bir sınavda bir TUS sorusu iptal edildiğinde sınav bir soru eksik mi değerlendiriliyor, yoksa bu soru sınava giren herkes için doğru mu kabul ediliyor?

• İlkbahar dönemine giren ve bir programa yerleşip yerleştiği alana kurallara uygun şekilde başvurusunu yapan hekimlerin atamaları genellikle Ağustos ayı sonu ya da Eylül ayı başlarını buluyor. Yani Sonbahar dönemi TUS müracaatları çoktan bitmiş oluyor. Bu kişiler; sonbahar dönemi sınavına da girmek istedikleri durumda, başvuru formundaki UZMANLIK ÖĞRENCİLİĞİ DURUMU bölümüne nasıl cevap vereceklerdir? “Halen Uzmanlık Eğitimime Devam Ediyorum” cevabı verseler, halen uzmanlık eğitimine devam etmedikleri için yanlış beyan olacaktır. Bu seçeneği işaretlemedikleri durumda da puan kesintisi olmayacak ama belki de bu kişiler sınavdan önce uzmanlık eğitimine başlamış olacak ve diğer adaylara haksızlık durumu ortaya çıkacaktır.

• Halen, ilkbahar dönemi sınavı ile sonbahar dönemi sınavı arasındaki süre 5 ay, diğer iki sınav arasındaki süre ise 7 aydır. Sınavlar arasındaki süreyi eşitlemek (tam 6 ay ara ile yapmak) bir önceki sorudaki handikapı önlemek için sağlıklı bir yol olamaz mı? Sınavları mevcut aralıklarla yapmanın özel bir sebebi var mıdır? İncelenen kadarıyla ÖSYM’nin Mart ayında pek çok boş haftası bulunmaktadır. İlkbahar dönemi Mart ayına alınamaz mı?

• Ek yerleştirmede, bir kişinin bir kadroyu tercih edebilmesi için ilk yerleştirmede o programa yerleşen en düşük puanlı kişinin puanına eşit ya da yüksek puan alması gerekiyor. Bu durum, pek çok kadronun boş kalmasına yol açmaktadır. Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir?

ÖSYM internet sayfasındaki TUS bölümünde “SIK SORULAN SORULAR” bölümü açılarak bu tür ortak sorular cevaplanabilir ve hekimler belirsizlikten kurtarılabilir.ir.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6081/tus-icin-yapilmasi-gerekenler-2
TUS İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – 2

(14 Ocak 2012)

Daha önceki yazımda TUS’un Handikapları ve Çözüm Önerileri’nden önemli bir kısmını bahsetmiştim. ÖSYM’nin yaptığı değişiklikler, önerilerimizin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Ama daha yapılması gerekenler var:

1- Zorunlu hizmetten dolayı çokça istifa eden hekim varlığından dolayı 14 tercih ve 6/8 Üniversite- Bakanlık oranı kaldırılmalıdır. Tercih sırası 20-25 ve hatta daha üzerine çıkmalı, dileyen tamamını üniversite ya da tamamını bakanlık tercihleri yapabilmelidir.

2- Tercih yapabilmek için alt sınır olan 50 barajı ya kaldırılmalı ya da düşürülmelidir.

3- Ek yerleştirme için; açıkta kalan bir kadroyu tercih edebilmek için, o kadronun puanına eşit ya da daha yüksek puan şartı kaldırılmalıdır ki boş kadro kalmasın.

4- TUS Yabancı Dil Sınavı kalktığı için ÜDS, Ocak ya da Şubat ayında yapılmalıdır ki Nisan TUS’u başvurularından önce sonuçlar açıklanmış olsun.

5- Yanlış olan ve itiraz edilen sorulara hala şeffaf davranılmamaktadır. Eylül 2011 sınavındaki 3 yanlış soru da itiraz edildiği halde iptal edilmediği için mahkemeye taşınmıştır. Bu inat,
nereye kadar böyle devam edecektir?

6- Aralık 2010 sınavında yanlış olup iptal edilmeyen 5 soru mahkeme kararı ile iptal edilmiş olup karar kesinleşmiş ve ÖSYM’ye tebliğ edilmiştir. Buna rağmen ÖSYM sessizliğini korumaktadır. Önce; bu iptalleri kamuoyuna duyurmalı, kazanılmış mevcut hakların korunması şartıyla yerleştirmeleri yeniden yaparak bir üst yerleştirmeye ya da yeni bir yerleştirmeye hak kazananlara hakları verilmelidir. Sonra da hekimlerden içtenlikle özür dilenmelidir.

Hiç şüphesiz ki bu özür; sahibine özsaygısını iade eden bir özür olacaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6071/tipta-uzmanl...ri-ve-oneriler
Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın Handikapları ve Öneriler

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır. Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1-Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; en az 500 sorudan oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve 2 ya da 3 oturumda yapılmalıdır.

2-Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.

3-Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin Eylül 2007 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 7 tanesi “Nöroanatomi” konusundan sorulmuştur. Daha önceki sınavlarda bu konudan gelen soru sayısı ortalama 2-3’tür. Tıp fakültesi müfredatında da bu konu anatominin yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır. Bu durumda bu konudan 7 soru sormak ne kadar ölçücüdür? Bir hekimin diğer konuları çalıştığı halde hiç soru çıkmaması da elbette adil olmayacaktır.

4-Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır.Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

5-Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

6-Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
“Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir.

7-Branşlar arasında ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler -son derece hatalı şekilde- sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.

8-İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Ayrıca sınavın birinde 2 soru iptal edildiği halde neden 200 soru üzerinden değerlendirme yapıldığı hala adaylar arasında şaibe konusu olarak konuşulmaktadır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır.
Yapılan her itiraz dikkatlice incelenip hekimleri yeterince aydınlatan resmi açıklamalar yapılmalıdır.

Bugüne kadar; sınavın daha ölçücü ve hatasız bir sınav olması için hiçbir inceleme yapmayan ve çaba göstermeyen, hatalı soruların varlığını hekimlerin kendilerine çektiği sitem dolu fakslarla fark edecek kadar duyarsız bir Türk Tabipleri Birliği’nin varlığı tüm meslektaşlarımız adına üzüntü vericidir.

Tüm bu sorunların çözümü için; kurumumuz, sınavın esas sahibi olan Sağlık Bakanlığı, sınavın uygulayıcısı olan YÖK ve ÖSYM nezdinde gerekli tüm çabaları göstermekte ve sorunları dile getirmektedir. Sizlerin de yukarıdaki metin eşliğinde ÖSYM’ye faks ve E-mail yoluyla başvurmanız sonuç almamızı hızlandıracaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6060/tusun-kutsal-kitabi
TUS’un KUTSAL KİTABI

(Tüm Tus Soruları 18. Baskı’nın Önsözüdür)

TUS’un kutsal kitabı 18. edisyonu ile karşınızda. Bu baskıda bile her bölüm, TUSDATA’nın kaliteli eğitmenleri tarafından en az 2 kez satır satır incelendi, çok değerli bilgiler eklendi, sızlerden gelen eleştiriler incelendi, tartışmalar çözümlendi, içerik daha da zenginleştirildi. Sadece bu baskı için 60’tan fazla editör ve eğitmen görev aldı. Kitabın 17. baskısı Eylül 2007 sınavındaki 153 soruyu net bir şekilde cevaplandırdı.

12 yıl boyunca; konu olarak ne çalışırsa çalışsın, hangi dersaneye giderse gitsin TUS çalışma potasına giren herkesin vazgeçilmez kaynağı olabilmek “TUS’un Kutsal Kitabı” tanımlamasını anlamlandırıyor.

Türk tıp tarihinin en fazla baskı yapan kitabı olma gururunu da bu kitap taşıyor (toplamda 27 baskı… 18’i yenilenmiş edisyon ve 9 adet reprint baskı). İkincilik ise 12 baskı yapan Klinisyen PATOLOJİ SORULARI kitabına ait. Dünyanın en meşhur kitaplarından Nelson Textbook of Pediatrics kitabının da 2 ay önce 18. baskısını çıkardığı düşünüldüğünde bu kitabın haklı gururu daha iyi anlaşılacaktır.

Önemli başarılar, ancak gönülden ve yeterince ciddi çalışıldığında kazanılır. TUSDATA olarak hem dersanecilikte hem de yayıncılıkta gönülden ve yaptığımız işten zevk alarak profesyonel kadromuzla aldığımız sonuçlar bunun en güzel ispatıdır: 27 ayrı şube ve kitabevi, 500’den fazla TUS semineri, 137 kitap, 18 eğitim Cd’si, TUS kampları, vaka kampları, deneme sınavları… Tam 12 yıldır TUS’un her alanında bütün gücümüz ve içtenliğimizle çalışıyoruz.…

Başarıda diğer önemli bir faktör de sürekli yenilenme ve güncel kalabilmedir. Yıllar boyu bununda en güzel örneklerini verme gayretinde olduk. Bu baskıda da 2005, 2006 ve 2007 basım ingilizce textbookları esas alarak bilgileri güncelledik, yeni ipuçları ekledik ve daha iyi olabilmeye çalıştık.

TUSDATA ailesi olarak; Sürekli yenilenme ve gelişmenin doğal sonucu olarak kurumlarımızı ve hizmet ağımızı genişletiyoruz:

Bilimsel toplantı merkezlerimizde de arka arkaya kırılması zor rekorlara imza atıyoruz. Son 9 TUS’ta 9 birinci çıkardık ve herhangi bir kurumun bu başarıyı yakalayabilmesi için en azından 5 yıl geçmesi gerekecek. Tabi bu süre içinde TUSDATA’nın hiçbir varlık göstermediğini varsayarsak ve TUS birincileri, dereceler ve ilk 10’un çoğu sürekli bizden çıkmasının yanında kitlesel ve bireysel başarılara imza atıyoruz. Tüm kursiyerlerimiz ideallerindeki başarıya TUSDATA ile ulaşıyorlar. Artık TUS’u kazanan her iki kişiden biri TUSDATA’lı… Ders notları, Özet Notlar, Deneme Sınavları, Tarama Sınavları, Tıbbi İngilizce desteği, İnternet desteği, Profesyonel Motivasyon desteği ile TUS hazırlığına bambaşka bir tarz getirerek, kursiyer arkadaşlara birer hekim gözüyle bakarak ve tüm ihtiyaçlarını bilip çözüm yolları üreterek bu başarıya ulaşıyoruz.

Yayıncılıkta ise 12 yıllık tecrübemizi artık yurtdışındaki medikal yayıncılık standartlarına kavuşturduk. Bu noktada sınıflamalardan, kitap boyutuna, dikkat kutularından indekslere kadar itinalı bir çalışma sonunda ortaya KLİNİSYEN serisini çıkarttık. Klinisyen konu ve soru kitapları tamamladık, Vaka Soruları Kitaplarını seri halinde hizmetinize sunduk, daha detaylı bilgi isteyenler için PREMIUM serisini, daha az zamanda olanlar için de OPTİMUM serisini hazırladık. Son olarak her konuda her şeyin (TUS sorusu, Konu, vakalar, açıklamalı sorular, değerlendirme testi) arka arkaya eklendiği ve tüm metnin birbiriyle uyumlu olduğu 5 kitap yerine 1 kitap ile hedefe ulaşabileceğiniz PROSPEKTUS 5 YILDIZLI SERİ’ yi hizmetinize sunduk. Bu seri ile teknik açıdan
dünyanın en üst standartlarını, sınava hazırlık ve içerik açısından yapılabileceğin en iyisini yaptığımızı göreceksiniz.

TUS Hazırlık Merkezlerimizde yaptığımız ve tüm meslekdaşlarımız tarafından çok beğenilen deneme sınavlarımızı kitaplaştırdık. Güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni yayın çalışmalarına devam ediyoruz.

Klinisyen Tıp Kitabevleri artık Türkiye’nin 27 ayrı yerinde… Her çeşit kitabı en uygun şartlarda bulabileceğiniz merkezlerimize bekliyoruz sizleri.

TUSDATA olarak güncelliğimizi sürekli kılıp TUS’a çalışan öğrenci ve doktor arkadaşların yanında, hem TUS Hazırlık Merkezleri hem de yayıncılık alanında başarınız için çalışmaya devam edeceğiz.

18 baskı boyunca bu kitaba emeği geçenlerin sayısı çok fazla. Sadece bu baskı için 60’tan fazla eğitmen emek verdi. Öncelikle tüm yazar ve editör kadromuz, eğitmenlerimiz, çalışkan teknik ekibimiz, Klinisyen Tıp Kitabevleri ve tüm doktor meslektaşlarımız, bize her yolla ulaşarak soru ve çelişkilerini ileten meslektaşlarımız, tabi ki sabırlı, anlayışlı ve vefakar ailelerimiz… İsim olarak saymak istesek binleri geçer. Hepsine… ama herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı, bu kitap bu kadar faydalı ve güzel olamazdı.

Sınava TUS’u bilenlerle hazırlanın.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6025/%EF%BB%BF%EF...ar-sonuc-verdi
BASKILAR SONUÇ VERDİ
Değerli meslektaşlarım;

TUS sonuçları (puan ve sıralamaları) açıklandı. 2-3 gün içinde tercih işlemi başlayacak.

Türkiye net ortalamasının 85-90 arası olacağını tahmin etmiştik, 87 çıktı. Doğal olarak ortalama düşünce de puanlar yüksek geldi.

En doğru tercihleri yapabilmeniz için çok yönlü analizlerimizi tamamlayıp her türlü doküman ile zenginleştirilmiş bir TERCİH REHBERİ klasörünü en kısa sürede yayınlayacağız.

Nisan 2009 TUS; kötü bir sınavdı… Sınava giren meslektaşlarımız moral açısından zor günler geçirdiler.

Biz de TUSDATA olarak; sınavın doğru ve adil olması için çok yönlü çaba gösterdik. Gazete ve televizyon kanallarında durumu anlattık, YÖK ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk, hekim arkadaşların organize bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladık… vs.

Pek çok sonucu da aldığımızı düşünüyorum:

1. 5 itirazımızdan 4’ü tam istediğimiz gibi değiştirildi.

2. İlk kez, iptal edilen soruların akıbeti ÖSYM tarafından resmen duyuruldu ve bu sorular herkesin doğru kabul edildi.

3. ÖSYM; komisyonları tekrar toplayarak günlerce soruları tekrar inceledi… Bunun doğal sonucu, bundan sonraki sınavların daha dikkatli hazırlanması olacaktır.

Hak edenin kazanması dileğiyle…

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6022/sinavin-erte...k-ettikleriniz
SINAVIN ERTELENMESİ İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
Değerli meslektaşlarım,

18 – 19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan TUS ertelendi. Daha sonra şok bir duyuru ile Nisan 2011 ile birleştirilip Ocak’ta yapılacağı yazıldı. Hem ÖSYM hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduk ve sınav 11-12 Aralık 2010 tarihine alındı. 2011 sınav takvimi TUS 2 kez olacak şekilde yani hiç değişmeden yapılacaktır.

Pek çok soru işareti açıkta kaldı. Bunların bazılarına cevap ve kanaatlerimizi aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz.

Sınav neden ertelendi?
Aldığımız bilgiler, okuduklarımız ve basit mantıkla düşündüklerimizi yan yana koyarsak; KPSS skandalı nedeniyle ÖSYM’nin bilgisayarlarına savcılık ve polis tarafından el konuldu ve böylece soruların mahremiyeti, gizliliği bozulmuş oldu. Zaten ÖSYM sadece TUS’u değil diğer kalan tüm sınavları da erteledi.

Sınavda sorular sizce nasıl olacaktır? Eski soru çıkmayacaksa nasıl çalışmalı?
Soru gizliliği açısından mevcut bankanın kullanılamayacağını düşünüyoruz. Her yeni soru hazırlayan da en önemli konuları açıp oradan soracaklardır, Uzaydan soru mu getirecekler?
Nelerin nasıl sorulabileceğinin en kolay ve en sağlıklı yolu çıkmış TUS sorularına bakmaktır. Çünkü onları da hocalar hazırlamışlardı. Bunun için TÜM TUS SORULARI’nı çalışmak akıllıcadır, sadece şu farkla: Siz bu konuda sınav sorusu hazırlasaydınız ne sorardınız? Böyle bakın her şeyin aslında net olduğunu hissedeceksiniz.

Sınav için yeni bir başvuru olacak mı? Giriş kartlarımız geldi, ne yapacağız?
ÖSYM; en son durumda yeni başvuru kabul etmeyeceğini eski giriş evraklarının geçerli olduğunu belirtmiştir.

En son 2007 Eylül sınavında yabancı dil barajını geçmiştim. Bu eylülde muafiyetim geçerliydi. Şimdi sınav eylül sonrasına ertelendiğine göre benim muafiyetim ne olacak?
Siz, mağdur eden değil, mağdur edilensiniz. Eylül 2010 için her şey ( sınav kağıdı, sınav yeri, …vs. ) geçerli olacağına göre mutlaka muafiyetiniz de geçerli olmalıdır Aksi, akla da hukuka da aykırıdır.

Uzun dönem kursiyerlerinize verdiğiniz Spot bilgiler ve TUS soruları spotlarını kitaplaştırıp kursiyeriniz olmayanların da hizmetine sunacak mısınız?
Biz bunu zaten yaptık ve iki cilt halinde piyasaya sunduk. Çok kıymetli bir eser oldu. 70’ten fazla eğitmenin 3 yıl boyunca sürekli geliştirerek oluşturdukları ustalık eserimiz oldu. Kitabevlerinden veya*****www.klinisyen.com*****sitemizden inceleyebilirsiniz.

Aralık sınavı için yeni bir TUS KAMPI yapacak mısınız?
Bir sebeple Eylül kampımıza katılamayan meslektaşlarımızı öncelikle düşünerek sadece Ankara’da TUS KAMPI yapacağız. Bununla ilgili detaylar için tıklayınız

Yeni bitmiş olan Eylül TUS KAMPI katılımcıları için pozitif anlamda neler yapacaksınız?
Öncelikle onları kamp sonuna kadar konsantre tutmak için çabaladık. Yeni sınavdan hemen önce 5 gün süreyle kritik branşlarda çok yoğun bir SORU ÇÖZÜMÜ ve SPOT TEKRAR yapacağız. Bunu, onların motivasyonu için hediye olarak yapacağız.
Ayrıca her 3 haftada bir TUS DENEME SINAVI yapacağız. Bu denemelerimize her meslektaşımız katılabilecektir. Üç haftada bir yapmamızın nedeni 3 haftada bir tekrar atma hedefini canlı tutmak içindir. Bu sorunu fırsata dönüştürmek sizin elinizdedir.

Ekimde başlaması gereken yeni dönem kursları ne olacak, sınavın geçmesini bekleyecek misiniz?
Tam zamanında (büyük çoğunluğu 23 Ekim’de) başlatacağız. TUS ertelendi diye biz kış dönem başlangıcımızı ertelemeyeceğiz. Ancak bu TUS’a girecek kış kursiyerlerimizi serbest bırakacağız. TUS öncesi kampa gitmek isterse bedel almadan KAMP + Kalan kış dönemi derslerini sadece bu sınava özel olarak tek dönem fiyatı ile sunacağız. Bu sınavda kazanırlarsa da sadece kamp, not ve dinledikleri dönem dersleri dışındaki tutarı iade edeceğiz. Bununla ilgili detayları ve seçenekleri şubelerimizden öğrenebilirsiniz.
Hayat düz bir çizgi olsaydı asıl o zaman çekilmez olurdu. Tüm bu yaşananlar aslında normal ve olabilecek şeyler…Dayanma gücü yüksek ve mutlu olabilme eşiği düşük olan öne geçecektir.

Başarı dileklerimle.
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6018/simdineolacak
ŞİMDİ NE OLACAK? Ya da NE OLMALI?
(23 Aralık 2010 Perşembe)
ÖSYM ilk kez farklı bir uygulama yaptı:

2010 Aralık TUS puanları açıklanmadan önce bazı soruları iptal ettiğini duyurdu.

Çünkü; basın, siyaset ve kamuoyundan yoğun baskılar geldi.

Ancak, iptal gerekçesi çok sıra dışı ve düşündürücüydü: “Cevap kâğıtlarının optik okuyucuda okunmasından sonra yapılan ve madde analizi olarak ifade edilen ilk işlemde, tüm adayların sorulara verdikleri cevapların dağılımı incelenmektedir. Bu sayede adayların, özellikle de başarılı adayların cevap olarak farklı seçenekleri tercih ettiği sorular özel olarak yeniden ele alınmakta, soru hazırlayan ve bilimsel açıdan soruları denetleyen akademisyenlere iletilerek soruların yeniden değerlendirilmesi sağlanmaktadır. 12 Aralık 2010 tarihinde yapılan TUS Bilim Sınavında da bu süreç işletilmiş ve optik okuma sonucu yapılan madde analizi ve bilimsel denetçi akademisyenlerin yeniden değerlendirmesi sonucunda…”

Duyuruda; itirazlara değinilmemesi, sonuç açıklama esnasında ek iptallerin olabileceği yönünde bir açık kapı bırakıldığını da düşündürüyor.

Peki ne olacak? Hekimler nasıl hareket etmeli?

Öfkeli değil sükûnetle ve akıllı hareket edilmelidir.
1. Puanların açıklanması beklenmelidir.

2. Yeni iptaller söz konusu olmazsa; olayın ÖSYM tarafından “geçiştirilmek istendiği” kesinlik kazanacaktır.

3. Bu durumu böylece kabullenmek, bundan sonraki tüm sınavlarda aynı hataların tekrar tekrar yapılmasına fırsat tanıyacağı için sağlıklı ve adaletli olmayacaktır. Bu sınav bir dönüm noktası olmalı ve bundan sonraki sınavlar; dağılım, doğruluk, zorluk ve ölçücülük açısından gerçek birer sınav haline gelmelidir. Tatmin edici bilimsel açıklamalar yapılmadığı sürece olayın Danıştay’a açılacak bir “Yürütmeyi Durdurma” davasına dönüşeceği maillerle ÖSYM’ye şimdiden iletilmelidir.

4. Sınavın iptali gibi bir söylem, bu sınava emek harcamış ve plan yapmış herkese ihanet olacaktır. Bu sebeple hukuki yola başvuracak olan herkes sadece “yanlış soruların iptali ve herkes için doğru sayılması” üzerinde durmalıdır.

5. ÖSYM, bu sınavı yapmaya devam etmelidir. Bakanlık ya da üniversitelerin eline düşecek olan bir sınav hekimler için hiç şüphe yok ki daha kötü sonuçlar doğuracaktır. Bu istek ve güven ihtiyacı, her hekim tarafından ÖSYM’ye maillerle iletilmelidir.

6. TUSDATA olarak bugüne kadar tüm resmi makamlar ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk. Ne yazık ki, rakiplerimizin destek yerine köstek olarak, hazımsızlık gösterip, kurumumuzu ve şahsımı ÖSYM ve Cumhurbaşkanlığı’na jurnallemeleri etki düzeyimizi düşürmektedir. Kurum olarak; dava açmak gibi bir irademiz olmayacak ancak hukuki yola müracaat etmek isteyenlere yol gösterici rolümüz devam edecektir. Bu rol; sınavın iptali değil sadece kalan 4 sorunun iptali ile adaletin sağlanması ve sınavın ÖSYM tarafından yapılmaya devamı çerçevesinde sorumluluk bilinci içerisinde olacaktır.

7. Umuyoruz ki; ÖSYM hatayı kabullenir ve adalet sağlanır. Ayrıca bundan sonraki sınavlar daha düzgün ve ölçücü olacak şekilde hazırlanırda gerçekten çalışanlar emeklerinin karşılığını alırlar.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6015/kamuoyuna-duyuru
KAMUOYUNA DUYURU

(18 Ocak 2012)

TUSDATA olarak ülkemizin 30 ilinde sürekli ve düzenli hizmet vermekteyiz.

Eğitim ve hizmetin ve her cephesinde çıtayı sürekli yükselttik. Rekabete yeni açılımlar getirdik.

Bu rekabete güç yetiremeyen pek çok kurum bugün artık yok. Neredeyse hepsini, bedelini ödeyerek TUSDATA olarak bünyemize kattık. TUS-SİSTEM, UTS Başkent, ProspekTUS, TUSMED bunlardan bazılarıdır.

Doğal olarak bu kurumları alırken sadece iyi ve sevilen hocalarını da bünyemize katarak sürekli güçlendik.

Son olarak 18 Haziran 2009’da imzaladığımız bir protokolle 12 yıllık bir kurum olan TUMER; herşeyi ile 12 şubesi, tüm telif hakları, demirbaşları, yayınları, kursiyerleri ..vs ile bünyemize kattık.

İhtiyacımız olan ve sevilen tüm hocaları (biri hariç) ile kadromuzu daha da güçlendirdik. İhtiyacımız olmayanlara teklif daha götürmedik.

Çalışabileceğimiz ama çalışmadığımız tek hocanın da TÜMER kursiyerlerini yarı yolda bırakıp derslerini anlatmaktan dahi imtina edecek kadar etik dışı davranması, çalışmamamızın tek sebebidir. Düşünün ki yenidoğanın veya kardiyolojinin yarısını anlatmış yarısını anlatmayı reddeden ve kursiyerleri apaçık mağdur eden bir hoca var. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İsim hakları ile beraber TUMER’in her şeyini TUSDATA almış iken, bir rakip kurumun internet sitesinde şaşkınlıkla izleyeceğiniz reklamlar dönmeye başladı. Zaten batmış olan bir kurumun Genel Müdürü, ya da bizim çalışmayı hiç düşünmediğimiz hocaları ya da TUMER’in zaten boşalttığı şubeleri yeniden kiralayıp onlar üzerinden ve TUMER adını kullanarak reklam yapma çabasını anlayamıyoruz. Rekabetin de bir etiği yok mudur? Çaresizlik ve asgari ahlaktan yoksunluk olarak tanımlayabileceğimiz bu haksız ve hukuksuz girişimler karşısında önce bir müddet beklemeyi seçtik. Sonra kendilerine avukatlarımız ve noter aracılığı ile uyarı gönderdik.

Maddi ve manevi dava açma hakkımız olduğu halde sabırla hatalarından dönmelerini ve hekimlere yakışan bir tavır ortaya koymalarını bekliyoruz.

Kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu haksızlığın devam etmesi durumunda her türlü hukuki yola başvuracağımızı belirtiyor, konuyu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.

“Aslanlar avlanır, çakallar artıklarla beslenir”

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5977/devekusu
DEVEKUŞU ve ÖSYM
Burası Türkiye ve yıl 2011…

İnternet çağındayken başınızı kuma gömebilir misiniz? ÖSYM gömüyor. Hatalı sorular, hatalı değerlendirmeler ve eksik gelen notlar sorununu neredeyse HİÇ BİR ŞEY YAPMADAN atlatma derdinde… Kulaklarını her türlü çığlığa İNADINA kapamış durumdalar. Böyle yaparlarsa prestij kaybına UĞRAMAYACAKLARINI zannediyorlar.

Yanılıyorlar.

Tam da yeniden güven kazanabilecekken, 30 yıl önceki ilkel reflekslerle hareket ediyorlar.

Bir ülkede, yöneticiler adaleti sağlamakla görevlidirler. Kendi prestijleri için adaleti önemsemiyorlarsa ve hak arayanları “kopyacıların üzerine gittiğimiz için böyle davranıyorlar” gibi ucuz yöntemlerle uzaktan suçlama yoluna gidiyorlarsa, o koltuk EHLİNDE DEĞİL demektir.

Bugüne kadar; her sınavda istediğimiz, sınavın sağlıklı ve iyi ölçen bir sınav olmasıydı. Her sınav; soruların açıklandığında akademik heyetlerimizle tüm soruları inceledik, iptali için kesin ve net textbook delilleri olan tüm yanlış soruları ortaya koyduk, hekimlerimize adalet için yol gösterdik. Neden diğer bazı sorulara itiraz etmediğimiz ile ilgili türlü türlü söylentiler yayılmak istense de doğru bildiğimizden şaşmadık.

Yetmedi… ÖSYM’nin en üst düzeyde yürütme kurulu üyelerine YÖK Başkanlığı’na, YÖK Başkanvekilliği’ne gidip durumu delilleriyle anlatıp bu konuda hassasiyet oluşmasını sağladık.

Bugüne kadar yaptığımız her şeyi bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bizim hakkımızda yapılan söylenti ve iftiralara aldırış etmeyeceğiz. Yok acaba TUSDATA soruları satın almış olabilir miymiş?, yok soruları bazı! ÖSYM görevlileri TUSDATA’ya sızdırıyor muymuş, yok ÖSYM’yi elimizde oynatıyor muymuşuz, yok efendim bütün bu çabaları TUS birincisi çıkarmak için mi yapıyormuşuz…vs, vs… Kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş ya, bütün bu çirkin söylentiler; bizim için söyleyenin düzey sorununu ve aşağılık kompleksini göstermekten öte bir anlam ifade etmez. Meyveli ağacı taşlayacaklarını biliyoruz.

Haklı olduğumuz konularda ısrarlı itirazlarımızla, ÖSYM’yi elbette rahatsız edeceğiz. Bizim gibi kurumların varlığı denge için ve yetkili kişilerin daha ciddi çalışması için önemlidir ve gereklidir, her iktidara bir muhalefetin gerekli olduğu gibi. Biz; adayları sınavlara hazırlayan bir kurum olarak, doğru duruş neresi ise o duruşu sergilemeye devam edecek ve daima doğru yerde duracağız.

ÖSYM bu ülke için önemlidir. Acilen 2011 yılına uygun şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Sınavlar için alınan güvenlik tedbirleri gerçekten sınav güvenliğini sağlayacak ve insan tabiatına uygun olacak şekilde devam ettirilmelidir. Bunun yanında sınavın niteliği, ölçücülüğü ve doğruluğu konusunda modern ve etkili yöntemler uygulanmalıdır.

Son olarak; ÖSYM, halka ve itirazlarına saygı duymalıdır. Çığlıklara karşı hassas olmalıdır. Kamuoyu vicdanının rahatı için gerekirse, yeniden değerlendirebilecek kadar adaletli ve cesur bir sınav olmalıdır ki biz halk olarak, ÖSYM’ye güvenmeye devam edelim.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5962/netlerin-dusuklugu-ile-ilgili
NETLERİN DÜŞÜKLÜĞÜ ile İLGİLİ…

(26 Aralık 2010 Pazar)

Aralık 2010 TUS sonuçları açıklandıktan sonra pek çok meslektaşımız netlerinin eksik geldiğini düşünmüş ve fikirlerini çok farklı yollarla paylaşmış ve teyit etmişlerdir. Hakim kanaat, netlerin düşük geldiğidir. Netleri beklediği gibi gelenler olduğu gibi 1 netten 20 nete kadar düşük geldiğini belirtenler de mevcuttur.

Bu durumda sınavın adaleti açısından haksızlık olduğunu düşünen meslektaşlarımızın ÖSYM’ye rutin itiraz prosedürü dahilinde –mümkünse bizzat Ankara’ya gelerek- itiraz etmeleri gerekmektedir. Ankara’ya gelenlerin, bizzat yetkililere durumu anlatmak için çaba sarfetmeleri faydalı olacaktır. Gelemeyenler ise sadece kargo ve posta yoluyla itiraz edebilirler. Mail, faks veya telefon yoluyla itirazlar kabul edilmemektedir.

Ayrıca her meslektaşımızın*****osym@osym.gov.tr*****mail adresine düzenli ve dili nazik ama beklentisini açıkça ifade eden mailler göndermeleri de yetkililerin hassasiyetini artıracaktır.

Bunun için ÖSYM tarafından hazırlanan GENEL AMAÇLI DİLEKÇE kullanılmalıdır. Bu dilekçe ve prosedürler için,*****http://www.tus.com/7757/aralik-2010-...**sayfasındaki “İtiraz Prosedürü ve “Genel Amaçlı Dilekçe Örneği” için TIKLAYINIZ…” bölümündeki prosedürlere uyup dilekçe örneğini doldurduktan sonra ÖSYM’ye iletmeleri gerekmektedir.Bu dilekçenin en sonundaki “İsteğim:” bölümüne aşağıdaki ifadeleri yazmaları faydalı olacaktır.

İsteğim : 12 Aralık 2010 TUS’una giren bir hekimim. Sınavdan hemen sonra açıklanan soruları incelediğimde tahmini netlerimi hesaplamıştım. Puanlar ve netler açıklandığında ise beklediğimin çok altında (……net) eksik geldiğini fark ettim. Hekimlerin internette buluşma noktası olan bazı forum sitelerinde pek çok arkadaşımın da aynı durumdan bahsettiklerini görünce bunun tıpkı İlkbahar Dönemi TUS gibi bir değerlendirme hatasından kaynaklandığını düşündüm. 3 ayrı sebeple bu durumun meydana gelmiş olabileceğini ben ve pek çok meslektaşımız düşünüyoruz:

1- İptal edilen 4 soru (veya bunlardan bazıları) her iki kitapçıkta ya da birinde herkes için doğru olacak şekilde kodlanmamış olabilir. Bu soruların, herkes için doğru kabul edileceği duyurulmuştu.

2-Her iki kitapçık ya da biri için hazırlanan master doğru cevap anahtarı bazı sorular için hatalı olabilir. Önceki itirazlarda hekimlerin cevap kağıtları zaten yanlış olan master cevap anahtarı doğrultusunda değerlendirilerek maddi bir hata olmadığı söylenmiş ama bu hata ÖSYM tarafından nice baskılar sonucu kabullenilmiş ve hata düzeltilmişti. Yani mevcut cevap anahtarının doğruluğu mutlaka yeniden her iki kitapçık için de dikkatle teyit edilmelidir.

3-ÖSYM tarafından verilen kalem ve silgiler, hatalı değerlendirmeye neden olmuş olabilir. Önce işaretleyip sonra sildiğimiz bazı sorular optik okuyucu tarafından çift cevaplı gibi algılanarak yanlış kabul edilmiş olabilir.

Bu 3 olası durumun hassasiyetle gözden geçirilerek, benim ve sınava giren tüm adayların cevap kağıtlarının ve sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.

Bu üç olası durumu tüm yetkililere ulaştırılarak en sağlıklı sonucun alınması için kurum olarak en üst düzeyde çaba sarfedeceğimizin de bilinmesini isteriz. Küçük hedefler ya da iritasyon peşinde olmadığımız iyi niyetli herkesin malumudur. Önemli olan geç de olsa adaletin yerini bulmasıdır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5940/aralik-2010-tus-degerlendirmesi
Aralık 2010 TUS Değerlendirmesi

Erteleme, yeni sorular, güvenlik tedbirleri,kış … derken nihayet Aralık 2010 TUS yapıldı.

Sınav için öne çıkanları teker teker değerlendirelim ki sonraki sınavlara yol gösterici olsun:

1. GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Neredeyse tamamı önemli ve yerindedir. Sadece 4 saat boyunca adayların tuvalet sorunu yüzlerce meslektaşımızı olumsuz etkilemiştir. Bunun tek çözümü vardır. Sınav sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda yapılmalıdır ve bu konuda herkes her yolla ÖSYM’ye fikirlerini yapıcı şekilde iletmelidir.

2. HATALI SORULAR

Belki aceleye geldiğinden, belki de güvenlik kaygıları ön planda olduğundan bu sınavda çok sayıda (en az 7) hatalı ve iptali gereken soru vardı. ÖSYM, mutlaka buna bir çare bulmalıdır. Sorular, hem iki kaynaktan doğrulanmalı, hem de en az bir akademik kontrolden geçmelidir. “Aceleyle hazırlanmış ve hazırlandığı gibi sorulmuş” görüntüsü ÖSYM’ye yakışmamaktadır.

İtiraz dosyamız için TIKLAYINIZ…

3. SORULARIN DAĞILIM SORUNLARI

Sorular, branş içinde dengeli dağılmamıştır. Her konudan soru sorulamamış, sorular belli konulara sıkıştırılarak “adalet” yönü zedelenmiştir.

Örneğin, Anatomide kemik, kas, eklem gibi fakültede anlatılan konuların tam yarısından hiç soru sorulmamış, tüm sorular diğer yarısından sorulmuştur.

Bu sorun da, ÖSYM tarafından bilimsel standartlara kavuşturulmalı ve acilen uygulamaya geçirilmelidir.

4. SORULARIN ZORLUK ve ÖLÇÜCÜLÜĞÜ

Genelde; kolay sorular “çok kolay”, zor sorular ise “çok zor” sorulmuştur ki ikisinin ayırıcılığı da YOKTUR. Eğer ÖSYM, her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplamalarını yaparsa (ki hala yapıp yapmadığını bile bilmiyoruz) ayırıcılığı çok düşük bir sınav olduğu ortaya çıkacaktır.

Bir başka sorun da şudur: Bir pratisyenin asla kullanamayacağı, kullanmayacağı, bir uzmanın bile uzmanlık hayatı boyunca karşılaşmadığı pek çok uç, hatta uç ötesi bilgilere ait soruların sayısında da artış mevcuttur. Bu, ANLAMSIZdır. Özellikle Anatomi, Cerrahi ve Kadın Doğum sorularını hazırlayanlar gözden geçirilmelidir.

Dünyada; ayırıcı ve ölçücü, ayrıca seviyeye uygun soru hazırlamanın evrensel ve bilimsel standartları vardır ve bu standartlar ÖSYM tarafından da mutlaka acilen uygulanmalıdır.

Meslektaşlarımız içinde; yakın çevresinde basın mensubu, bürokrat, akademisyen, milletvekili… gibi ÖSYM’ye kolayca ve etkin şekilde ulaşabilecek durumda olanlar eleştirilerini yapıcı bir şekilde ama ısrarla ÖSYM’ye iletmelidirler ki bundan sonraki sınavlar gerçekten adil, ölçücü ve ayırt edici doğal olarak da hak edenin kazanacağı sınavlar olsun.

Burada doğal olarak sınavın olumsuzluklarını dile getirsek de hak edenin kazanmasını diliyoruz
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

Doktor sana bır çare
http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/d...ir-care_502065

Uzmanlık sınavında hatalı soru iddiası
http://www.zaman.com.tr/gundem_uzman...i_2085327.html
İSTANBUL
3 Mayıs 2013, Cuma
Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda 6 sorunun hatalı olduğu iddia edildi. Adaylar, durumu ÖSYM’ye iletti, ancak hatalı soruları referanslarıyla birlikte sunan diş hekimlerinin talepleri kabul edilmedi. ÖSYM, sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Nisanda yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda (DUS) 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruları referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye iletti ancak talepleri kabul edilmedi. ÖSYM sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi. 50 diş hekimi, dava açmaya hazırlanıyor. Hekimleri 37 merkezle sınavlara hazırlayan TUSDATA tus ve dus dersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” diyerek tepki gösterdi. Biricik, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda da (TUS) ciddi hatalar olduğunu söyledi. ÖSYM yetkilileri ise şikâyet dilekçelerini bilim kurulunun incelediğini ve iki soruyla ilgili düzeltme yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda çıkan 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruların referanslarıyla birlikte Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) başvurdu. ÖSYM ise bu hatalı sorulardan sadece 2’sinin cevabını değiştirdi. Diş hekimliği sınavındaki sorulara itiraz eden ve Türkiye’de bu alanda sınav hazırlığı yapan 37 merkeze sahip olan Tıpta Uzmanlık Sınavı Hazırlık Merkezleri (TUSDATA) Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Söz konusu soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat ÖSYM’ye yapılan bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM kendince bir karar veriyor ve adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” dedi.

Soruların dilekçelerde hatalı olduğunun bariz bir şekilde görüldüğünü anlatan Biricik, “Bunu normal okuyanlar bile açıklamalı yazılarla anlayabilir. Fakat ÖSYM ne yapıyor bilemiyoruz. Sadece DUS sınavında değil, nisan ayında yapılan TUS’ta da ciddi hatalar var. 12 soruya itiraz edildi. ÖSYM 6’sını iptal etti. 2’sinin cevabını değiştirdi. 4 soruya da bir şey yapmadı. Fakat hiçbir adaya cevap yazısı gelmedi.” açıklamasını yaptı. Biricik, hem DUS hem de TUS’a giren adayların dava açacağını aktardı.

Sınava girenlerden biri olan Diş Hekimi Ahmet Caner Irklı ise, “6 soruda hata tespit edildi. Bunu referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye ilettik. ÖSYM sadece bizim bir sorumuzu ve bizim iletmediğimiz başka bir soruyu iptal etti. Daha sonra sınav sonucunu açıkladı. Yarım soru bile sıralamada çok şey değiştiriyor.” diye konuştu. Daha önce üniversitelerin bünyesinde yapılan diş hekimleri için uzmanlık sınavları, 2012’den itibaren merkezî sınav sistemine geçti. İlk sınav 2012’nin Nisan ayında yapıldı. İkinci sınav geçtiğimiz eylül ayında, son sınav ise Nisan 2013’te 1.200 diş hekiminin katılımı ile gerçekleşti. Adaylardan 200’ü asistanlık eğitimi alacak.

Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK'ten ÖSYM Başkanı'na Televizyonda "Açık Oturum" Çağrısı ...




3 Eyl 2012 tarihinde yayınlandı
Aralık 2010 Tus sorularındaki hata 19 ay sonra mahkeme kararı ile neticeye bağlandı, Doktorlar ise mağdur! Samanyolu Haber'in Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile yaptığı Video röportajlı haberi izlemek için tıklayın.
STV'nin Aralık 2010 TUS Skandalı ile ilgili Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile röportajı



Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Bekliyoruz ama ÖSYM de bu ilişkiler normal



Alıntı:
HukukSimit´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi
ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı


osym nin arındığını söylemek zor

üçgen ? dörtgen ? paralel ?
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla

     

Alt 12-26-2017, 06:24   #12
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Avukat Burhan ÖZKAYA'dan gelen
İHTARNAMEDİR



İhtar Eden : Uzm. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK tusdata tus dersanesi
Vekili : Av. Burhan ÖZKAYA, adres başlıkta
Adres: Necatibey Caddesi No: 33/12 Kızılay ANKARA

Muhatap :-http://www.stetuskop.com/- internet sitesi yetkilisi

Açıklamalar :

Sayın Muhatap,
-http://www.stetuskop.com/- adlı internet sitesinde Bilgileri ÖSYM Görevlileri Verdi Başlığı vehttp://www.stetuskop.com/bilgileri_oesym_goerevlileri_verdi-t4273/index.html?t=4273 linki ile müvekkilim Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK bakımından kişilik haklarını ihlal eden bir takım ifadelere yer verilmiştir. Şöyle ki aşağıda yer verdiğimiz yorumlarda;


“Mahkeme: Bilgileri ÖSYM görevlileri verdi
drasc: Bilgileri Tusdata yönetim kurulu başkanı Sami Hoca 10 yıldır gidip geldiği ÖSYM deki tanıdıklarından aldı” şeklindeki organize yorumlarla, daha önce ÖSYM bünyesinde yaşanan kopya iddialarıyla müvekkilimi ilişkilendirmek istemektedirler. Söz konusu yorumların ortak hedefi sanki müvekkile ÖSYM yetkilileri tarafından soruların verildiği, böylece kopyacılık yapıldığıdır. Ancak yorumlarda ifade edilenin aksine, müvekkille ilgili ne bir mahkeme kararı ne de tek bir emare vardır
Müvekkil uzun yıllardır Tıpta Uzmanlık Sınavı’na Hazırlık sektöründe hizmet vermekte olup bugüne kadar hiçbir hukuksuz ve haksız eylemde bulunmamıştır.
Yıllar içerisinde kendisinin ve yönetim kurulu başkanı olduğu TUSDATA’nın sektörde yoğun gayret ve çalışmaları neticesinde sürekli olarak ileriye doğru mesafe kat etmelerini hazmedemeyen bir takım kişi ve kurumlar müvekkilin başarılarını gölgelemek için yukarıda yer verdiğimiz haksız isnatlarda bulunmaktadırlar. Bunlar ise kabulü mümkün olmayan iftiralardır.
Söz konusu ifadeler Türk Ceza Kanunu bakımından suç olup aynı zamanda müvekkillerin kişilik haklarına da zarar vermektedir.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesi gereğince söz konusu içeriğin yayından kaldırılmasını, aksi halde diğer yasal yollara başvuracağımızı, ayrıca söz konusu hakaret içeren ifadeler nedeniyle de tüm ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılıklarında şikayet hakkımızı kullanacağımızı ihtaren bildirir, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
İhtar Eden Vekili Av. Burhan ÖZKAYA
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi
ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
emare ne demek? Soru net: böyle biri ÖSYM de kimlerle görüşüyor o kişiler hala görevdeler mi?






Sami Bey ÖSYM'yi elinde oynatıyor (du)
ÖSYM Başkanına sesleniyorum, plansız hareket ediyorsun
Dr. Rıza Eröksüz: Provakatörleri açıklıyorum
TUSDATA sponsoru aracılığıyla ÖSYM'yi yıpratma nedeni?
FLAŞ. Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru
ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler
TUS Sınavından Sonra İnternette Sorular Saat Kaçta Yayınlandı?
Sonundaaaaaaaaaaaa.. ÖSYM yi başarılı gösterecekler
Drasc ÖSYM başkanına meydan okuyor
FLAŞ. Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru
ÖSYM başkanı pRFO. dR. Ali Demire teşekkür.
başlığındaki yazılara DİKKATLİ BAKARSANIZ sponsoru olduğunuz YANİ PARASINI SİZİN VERDİĞİNİZ dr TUS SİTESİ KURUCUSU VE MODERATÖRLERİNİN YORUMLARIDIR. hAKARET İÇERMEMEKTEDİR.
SADECE BU ÖRNEKTE OLDUĞU GİBİ







drerk´isimli üyeden Alıntı





savcılık ?

















hazır muhatap kabul edilmişken:





nasıl görüşme



nasıl yani???????????????????



mecburum















maddi güçle öylemi?




yargıya müdahale?



nasıl görüşme
nasıl yani???????????????????



maddi güçle öylemi?






vatandaş olarak gidip insaf ölçülerinde ÖSYM başkanına en üst düzeyde baskı uygulama nasıl olabiliyor cemil kardeş bu ne girift bağlantıdır? bir açıklama daha gönderseniz de öğrensek







Prod.Dr. Ömer Dinçer Joker arasa bulurdu. ..

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, konuyla ilgili gazetecilerin sorusu üzerine “Bunun hesabını hep beraber sormalıyız. Bu tip çürük elmalar varsa şayet, bu ve benzeri operasyonlar, hem hükümetimizin hem de eğitim sisteminin konuya tavrını ortaya koyar'' diye konuştu.....

Programımıza şeref veren değerli misafirler ise öğretmenlerimiz için büyük sürpriz oldu. Eski Bakan Ömer DİNÇER, Milletvekili Mustafa ŞENTOP, İstanbul Valisi Vasip ŞAHİN, Asfa Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı uz.Dr Sami SELÇUKBİRİCİK ve Asfa Eğitim Kurulu Genel Müdürü Belma UYSAL Hanımefendi, gecenin anlam ve önemini belirten konuşmalar yaptılar. Konuşmalardan sonra Asfa’nın kurduğu Asfa Temiz Kalpler Korosu sahnede yerini aldı. Gece öğretmenlerimiz için çeşitli hediyelerin bulunduğu bir çekilişle devam etti. Programa katılan Karadeniz Gösteri Ekibi ve birkaç öğretmenimiz tarafından hazırlanan tiyatro gösterisiyle öğretmenlerimiz neşelerine neşe kattılar. Öğretmenler Günü Yemeği programımız, yıllarca kurumumuza emek vermiş ayrıca çeşitli yarışmalarda ödül kazanmış öğretmenlerimize plaketlerinin verilmesiyle son buldu.

*****

Bu güzel gecenin sonunda öğretmenlerimizin yüzündeki tebessümler programın ne kadar güzel geçtiğinin en önemli kanıtıydı. Asfa Eğitim Kurumları olarak tüm değerli öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü tebrik eder, hayırlı nesiller yetiştirme çabasında olan her öğretmenimize teşekkürü bir borç biliriz.

http://www.asfa.com/32972/asfadan-og...nlamli-program

ÖSYM BASIN AÇIKLAMASI

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili*****asılsız iddialarla*****Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin*****olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.*****

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde*****“Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna duyurulur.

ÖSYM BAŞKANLIĞI

Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı*****

Savcılığa suç duyurusunda nasıl bulunulur?

CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
ŞEHİR İSMİ (bulunduğunuz ilin başsavcılığı)


MÜŞTEKİ.....: Şikayet edenin ismi ve adresi

SANIK.........: TUSDATA AŞ yönetim kurulu başkanı Uz.Dr. Sami Selçukbiricik'in sponsorluğunda yayın yapan Dr TUS. com sitesi Kurucu Admini Uz. Dr. Rıza ERÖKSÜZ, drerdinç, mecburum, drasc, kukasen, drsvc, drriza, dremotif, ahmeteren, fibrin, kemalkemal, başocak, isosumer, femm, fibrin, tini, jiks24, kahvebahane, attuda, drsofistike55, ambivalan, ahir, dr_samsa isimli bir kısmı tusdatanın maaşlı elemanı Moderatör ve kullanıcıları
Adres: Dr. Rıza ERÖKSÜZ İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı 34390 Çapa - İstanbul

SUÇ: a-BASIN DUYURUSU 27 Ekim 2011 tarihli aşağıdaki başkanlık Basın Açıklamanızda belirtildiği gibi ÖSYM ile ilgili çok sayıda kötü niyetli yıpratıcı ve haber çıkmaktadır.
b- BASIN DUYURUSU (7 Ocak 2011) .. Kamuoyunda Tartışılan Hatalı Soru İddiaları Hakkında Açıklama.. Öte yandan, bir kısım adaylar tarafından, ÖSYM’ye verilen dilekçeler, açılan dava, gazete ilanı, gösteri ya da basın bildirileri ile kamuoyunun dikkatine taşınmış olan...., ...oluşan sağlıklı sonuçlara rağmen, tüm bu olumlu uygulamaların çıkarlarına zarar verdiği açık olan bazı menfaat grupları, hayatlarının çok kritik bir dönemini yaşayan genç doktorlarımızı gereksiz ve haksız yere heyecana sürüklemekte ve onları ÖSYM karşıtı faaliyetlere sevk etmektedirler.ÖSYM BAŞKANLIĞI


Özellikle TUS sınavı ile ilgili YALAN ve YANILTICI haberlerin tamamı aynı yerde çıkmakta ve YILLARDIR her TUS döneminde
TAMAMINA yakını doktor olmayan veSINAVA GİRMEYEN kişiler tarafından

mağduruz şeklinde ORGANİZE kampanya düzenlenmektedir.

Organize Kampanya Başlıkları:
TÜM BU KAMPANYALAR: SINAVA GİRMEYEN MENFAAT ŞEBEKESİ TARAFINDAN YAPILMIŞTIR



1- Tüm bu kampanyalar ÖSYM nin Emniyet Genel Müdürlüğüne ve Ankara Cumhuriyet Savcılığına Tusdatanın kural dışı bilgi temin ettiği ve yaydığına dair yazısı ve sonrasında ÖSYM'nin Tusdataya açtığı dava sonucu Uz.Dr. Sami Selçukbiricikin 5 yıl denetimli serbestlik kararı olduğu dönemde yapılmıştır.
Bu dönemde şirket yönetim kurulu üyesi Efdal Orhan ÖSYM Başkanının makamında soruların güvenliği nasıl sağlanıyor? Soruları kimler hazırlıyor, soru başına kaç lira alıyorlar konulu röportaj yapmıştır.
Sorulan sorular: ÖSS’nin arka planı

Sorular nasıl hazırlanıyor?
Soruları kimler hazırlıyor hazırlanıyor?
Sorular nasıl bir yerde hazırlanıyor?
Soruları hazırlayan kişiler nasıl tespit ediliyor?
Soruların güvenliği nasıl sağlanıyor?
Soruların zorlukları nasıl ayarlanıyor?
Sorular hangi aşamalardan geçiyor?
Soruları kimler inceliyor?
Soruları hazırlayan kişilerin soruları sızdırma riskini nasıl önlüyorsunuz?
Soru başına ne kadar ücret ödüyorsunuz

2- ÖSYM yi ellerinde oynattıklarına (uz.dr. sami selçukbiricik) dair algı yönetimi kampanyası
3- Mali güç karşılığı ÖSYM içerisinden bilgi aldıkları (uz.dr. sami selçukbiricik) itirafı
3- ÖSYM içinde bilgi aldıkları ve yönlendirici oldukları itirafı
4- ÖSYM gidip gele gele oluşan tanıdıklardan bilgi alındığı itirafı
5- ÖSYM'nin Sami Selçukbiricik dışında kimseyi muhatap almadığı itirafı
6- ÖSYM yetkililerine ve YÖK başkanvekiline en üst düzeyde baskı yapıldığı itirafı
7- ÖSYM içinden sürekli istihbarat aldıkları itirafı
8- ÖSYM ile görüşüldüğü yeni sınav formatı hakkında bilgi alındığı ve buna uygun deneme sınavı yapılacağı itirafı
9- ÖSYM ye açılan davalarda hakime tavassutta bulunulduğu itirafı
10- Soruların Tusdata yayınlarından çıkmazsa hatalı soru adı altında ÖSYM'ye baskı ve “ÖSYM bu işi eline yüzüne bulaştırdı” organize kampanyası yapılacağı itirafı

11- Aynı kişiler tarafından dr tus sitesinde ve ulusal basında sınavda 20-30 hatta 35 net eksiğim geldi mağdurum kampanyası ( 24 net eksik, 10 net eksik, 8 net eksik, 9 net eksik,
12- Dr tus ve hurriyet gazetesinde cevap kağıdıma müdahale edilmiş kampanya örneği
12- ÖSYM cevap kağıdımla oynamış, doğruları silmiş ve yanlış eklemiş, Şerefsiz ÖSYM organize kampanyası
3- Soru hazırlama ekibinin değişmesinden duyulan rahatsızlık ve güvenlik tedbirleri artırıldıktan onra soruların kendi yayınlarından çıkması için yapılan kampanya
6- Klasik kopya metodlarından olan tuvalete gidişin yasaklanmasına karşı ÖSYM'yi organize yıpratma kampanyası
7- TUS Sınavında “kaloriferler yanmıyordu, salon buz gibiydi, donduk” türü organize yıpratma kampanyası
8- Dr Tus yöneticileri tarafından ÖSYM’nin sınavda dağıttığı “silgi silmiyordu” organize kampanyası
9-
10- Her TUS döneminde ÖSYM yi karalama için ulusal gazetelere TUSDATA sponsorluğu ile sınava girmeyen kişilerin adının yer aldığı ilan verme organize kampanyası

11- “Tüm Hekimler Adına ÖSYM Başkanına” yazılan mesajlar
12- ÖSYM binası önünde yapılan organize eylem kampanyası

13- Başbakanlığa maillerle mağduruz organize yıpratma kampanyası

14- Cumhurbaşkanlığına yönelik mailler ve randevular ile mağduruz organize kampanyası
15- Tüm gazetecilere mağduruz diye “MAİL BOMBARDIMANI” organize kampanyası

16- Tüm gazete haberlerinin altına “mağduruz feryadı” organize kampanyası

17- Tüm televizyon kanallarına mağduruz diye organize kampanya
18- Ana muhalefet liderine kampanya
18- YÖK başkanına yönelik organize kampanya

19- Tüm milletvekilleri ve siyasetçilere yönelik mağduruz organize kampanyası

20- Tüm ÖSYM çalışanlarına “çok ağır küfür ve hakaret” organize kampanyası

21- Hain ÖSYM'nin adaletsizliğine karşı kurtarıcı olarak davet edilen kahraman Uz.Dr. Sami Selçukbiricik senaryosu

22- TUS sınavı bitmeden, sınav devam ederken soruları internetten yayınlama

TÜM BUNLAR YAKLAŞIK AYNI KİŞİLER TARAFINDAN YAPILMAKTADIR VE TAMAMINA YAKINININ SINAVLA İLGİLERİ YOKTUR: TEK GÖREVLERİ SINAVLA İLGİLİ ŞAİBE OLUŞTURMAKTIR.
Afyon dinar
21 - Tıp Fakültesi Öğrencilerini fişleme
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya
Genç klinisyenler Kulübü Uygulama Prosedürleri
Genç Klinisyenlere Verilen Gizli ve Çok Gizli Görevler
Hocaefendi Cemaati-Sol Kesim içinde sözü geçen fişlemeleri
Genç Klinisyenlere katılmadı sebebi: KOMİNİST
Vır Vır Vır En Geveze GKK Fişlemecisi...
Samimi güler yüzlü sempatik fişleme


İZAHI..........: Dr tus com sitesinde yayınlanan yorum ve itiraflar başlıklar

DAVA yağmuruna tutmalı... Bunu da basına yansıtmalı
YÖK BAŞKANI BİRAZDAN CNNTURK de...Mail saldırısı başlatalım!
SORULARA İTİRAZ İÇİN mailler KILIÇDAROĞLUNA
ÖSYM Başkanı Pek Umursamıyor. Aman Dikkat!!!
ÖSYM'ye Kaç Kişi İtiraz Dilekçesi Verdi? (Anket)
İŞTE ÖSYM ye dava... Hayırlı olsun...
Ey vajenlerinde streptokok olmayan oğlu olmayan hocalar
ACİL!!!! EYLEM YAPMALIYIZ, ÖSYM yi PROTESTO ETMELİYİZ.
Abbas Güçlü'de TUS Hatalı Soru Haberini Oyla,GÜNDEMİ BELİRLE
ÖSYM' YE DAVA AÇMA ÇALIŞMALARI...
ŞU BİMERİ BİR KEZ DE BİZ KULLANALIM
Son Dakika ÖSYM Gelişmesi.. YÖK başkanı devreye girdi....!!!

PROTESTO ETMEK İSTEYENLER - Ankete katılın lütfen
BU ADAMLAR DALGA MI GEÇİYOR???
ÖSYM'YE SORU İPTALİ İÇİN BAŞVURMAKTAN LÜTFEN KORKMAYIN..


TALEP : Yukarıda arz edilen nedenlerle sanıkların bağlantılarının tespiti ve duyum aldıkları ÖSYM çalışanları hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak kamu davası açılmasına karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederim . Tarih


Müşteki
Ad Soyad

ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler
Dr TUS hakkında Savcılığa Suç Duyurusu
FLAŞ. Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru
ÖSYM nin büyük hainliği..
Rıza Eröksüz, ÖSYM kimlere emanet?

Bu abimiz sınava girmi ki?
Sami Bey sadece ÖSYM yi mi elinde oynatıyor?
Sami Bey ÖSYM'yi elinde oynatıyor (du)
Tüm Hekimler Adına ÖSYM Başkanına

Tusdatayı aradım Sami Bey ÖSYM de dediler...
Pis kokular gelen tuvalet dosyası ve tesadüfler zinciri
ÖSYM Başkanına sesleniyorum, plansız hareket ediyorsun

Yöneticinin imanı.. ÖSYM, Hak Arama, Organize guruplar
Drasc ÖSYM başkanına meydan okuyor
Ben drasc
Sami Bey ÖSYM'yi elinde oynatıyor (du)
Bir ÖSYM provakatör prototipi olarak kemalkemal

Yeter artık ösym yeterrrrrrrrr adam ol!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
TUSDATA sponsoru aracılığıyla ÖSYM'yi yıpratma nedeni?

TUSDATA'nın sponsoru olduğu Dr tus'taki şizofren
Kaşarlanmış Dr TUS.com provakatörü: Başocak
Dr Tus sitesindeki nöbetçi silgi provakatörü ve tesadüfler zinciri
Dr TUS ta nöbetçi kaloriferci ve tesadüfler zinciri-3
Dr Tus sitesindeki Erikli su provakatörü ve tesadüfler zinciri-2
Sami Hocadan Site Çalışanlarına ve Ösymye Fırça


Ösym de para karşılığı işlerin halledildigi izlenimi veriyor
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 12-30-2017, 09:01   #13
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Recep BULUT

FAHRİ OLUK’UN BİLE YÜKSEK LİSANS TEZİNİ KABUL ETTİLER!

Tarih:*****13-12-2017 10:10:00Güncelleme:*****13-12-2017 10:10:00*****


15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ/PDY yönelik olarak başlatılan operasyonlarla birlikte birbirinden ilginç FETÖ bağlantıları da ortaya çıkmaya başladı…Daha da ilginç olanı ise geçen ay tutuklanan müdürlüğünü Prof. Dr. Şakir Batmaz’ın yaptığı Erciyes Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü Müdürlüğü tarafından birçok üst düzey bürokrat, hakim, savcı ve akademisyenin doktora tezi ile yüksek lisans tezinin kabul edilmiş olması…
Yani Erciyes Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü Müdürlüğü adeta bu alan da bir “terfi üssü” olarak kullanılmış… Peki, kimlerin doktora ve yüksek lisans tezi bu enstitü tarafından kabul edildi dersiniz?
FAHRİ OLUK’UN
TEZİNİ DE KABUL ETTİLER…
Fahri Oluk adını bilmeyen var mı, varsa hemen anlatalım…Fahri Oluk uzun süre Kayseri Vali Yardımcılığı yaptı. Daha sonra İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliği’ne getirildi. Kayseri’de adı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonunda ki yolsuzluk iddialarına karıştı. Peşinden tekrar Konya Vali Yardımcısı olarak atandı. Konya Vali Yardımcılığı yaparken 15 Temmuz darbe girişimi sonrası 23 Temmuz da Vali Yardımcıları İbrahim Hayrullah Sun ve Ejder Sarıçiçek ile birlikte çıkarıldıkları mahkemece tutuklandılar. Vali Yardımcısı Fahri Oluk’un Kayseri’de Vali
Yardımcısı olarak görev yaptığı dönem de, yani 6/4/2007 tarihinde Erciyes Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü Müdürlüğü tarafından, “Nergisi Mehmed b. Ahmed Efendi Bosnavi’ye (H.992-1044, M.1584-
1635) ait “El-Vasfu’l-Kamil fi Ahvali- Veziri’l-Adil” Adlı Yazma Eserin Transkripsiyon ve Değerlendirilmesi” adlı çalışması Yrd. Doç.Dr. Süleyman Demirci ve üyeler Prof. Dr. Mustafa Keskin ve Prof. Dr. Metin Hülagü
tarafından Erciyes Üniversitesi sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı, “Yakın Çağ Tarihi
bilim Dalı’nda Yüksek Lisans tezi” olarak kabul edildi. O dönem Enstitü Müdürü Prof. Dr. Kerim Türkmen’di.
Bitmediii…
Vali Yardımcısı Fahri Oluk’a bir de 2011 tarihinde Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Yakınçağ Bilim Dalı’nda, “CAMİܒD-DÜVEL, SULTAN IV. MEHMET DÖNEMİ TERCÜME, METİN VE DEĞERLENDİRME” adı altında ki teziyle de Danışmanlığını Prof. Dr. Metin Hülagü’nün yaptığı tezle “Doktora Tezi” kabul edildi. Jüri Üyeleri ise: Prof. Dr. Mustafa Keskin, Prof. Dr. Remzi Kılıç, Doç Dr. Cevdet Kırpık ve Doç Dr. Şakir Batmaz. Tutuklu Vali Yardımcısı Fahri Oluk’un tezini yöneten Prof. Dr. Süleyman Demirci meslekten ihraç ve FETÖ/PDY mensubu olduğu suçu iddiasıyla adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı ve tutuksuz yargılanıyor. Jüri üyesi Prof. Dr. Şakir Batmaz ise 13 Kasım 2016 tarihinde Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanarak
cezaevine kondu. Yine aynı enstitü tarafından 2014 yılında yüksel lisans tezi kabul edilen Mehmet Zahit Saraç
var. Saraç’ın yüksek lisan tezi danışmanı Prof. Dr. Şakir Batmaz. Jüri üyelerinden Doç Dr. Serdar Sakin ihraç, diğer jüri üyesi Doç Dr. Mustafa Şanal’ın itirafçı olduğu ve kendisinin FETÖCÜ olmadığını, eşinin FETÖCÜ olduğunu söylediği iddia ediliyor. Ne denli gerçek tam olarak bilinmiyor. Ancak iddialar bu yönde. Yine Şakir Batmaz’ın danışmanlığında Yüksek lisans tezi kabul edilen Mehmet Alaaddin İslamoğlu var…Malum Kayseri FETÖ/PDY davaların da da İslamoğlu’nun adı “Üniversite imamı” olarak geçiyor. Ama ne denli gerçek bilinmiyor. Fakat Mehmet Alaaddin İslamoğlu, İlhan Miraboğlu, Ahmet Çetin, Mehmet Yıldız, Ahmet Doğan ve Yunus Serin ile birlikte Türk vatandaşlığından çıkarılan isimler arasında. İslamoğlu’nun yüksek lisans tezi jürisinde Hülagü ve Yrd. Doç Dr. Hava
Selçuk yeralıyor. Bir başka ilginç isim de Talip Özdoğan…Talip Özdoğan’ın da 2010 yılında yüksek lisans tesi kabul
edilmiş. Tez Danışmanı yine Prof. Dr. Metin Hülagü… Jüri üyeleri ise Yrd. Doç. Dr. Serdar Sakin ve Yrd. Doç Dr. Mehmet Öcal…Talip Özdoğan mahrem imamlar soruşturması kapsamında tutuklandı. Jüri üyesi Serdar Sakin de meslekten ihraç edilenler arasında. En ilginç olanı ise 2002’de Şakir Batmaz’ın bizzat kendisi doktora tezi veriyor ve tez danışmanı Prof. Dr. Metin Hülagü… Jüri üyesi ise benzeri pek görülmeyen bir uygulamayla Pamukkale
Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sebahattin Özçelik…Erciyes Üniversitesi nere, Pamukkale Üniversitesi nere?
Özçelik daha sonra Pamukkale Üniversitesi rektör Yardımcısı oluyor ve bu operasyonlar başlayınca ihraç ediliyor ve tutuklu idi yakın zaman da adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Nerden nasıl birbirilerini buluyorlar araştırmak lazım…Yine bu süreçte dikkat çeken bir başka isim de Özgür Solakoğlu…Özgür Solakoğlu’nun Erciyes Üniversitesi’nde aynı enstitü de yüksek lisans tezi kabul ediliyor. 15 Temmuz darbe girişimi gecesi halkın üzerine
giden tankın üstünde ki Piyade Yarbay Özgür Solakoğlu…Solakoğlu 15 Temmuz sonrası Gürcistan’a kaçmak isterken Türkiye-Gürcistan sınırında bir köyde kıskıvrak yakalanmıştı. Şimdi tutuklu. İşte o Yarbay Özgür Solakoğlu’nun 2005 yılında sunduğu proje danışmanı Prof. Dr. Şakir Batmaz. Böylesine ilginç bağlantılar var.
Bir Başka ilginç Yüksek Lisans tezi ise dönemin Kayseri Emniyet Müdürü Orhan Özdemir’in Yardımcısı Kasım Sözer’in sunduğu proje… Yüksek Lisansını Ankara’da yapıyor ama proje Danışmanı Erciyes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şakir Batmaz… Kasım Sözer, önce emekli edildi daha sonra da meslekten ihraç edildi. Örnekler çoook, anlat anlat bitmez! Bu anlattıklarımız biraz daha eski tarihli, biraz da günümüzden örnek vermekte yarar var…
Prof. Dr. Şakir Batmaz’ın yerine Genel Sekreter Vekili yapılan önce üniversiteden ayrılıp sonra tekrar üniversiteye dönen bir isim var, adı Akın Ünal… Akın Ünal’ın “vekaleten de” olsa Erciyes Üniversitesi’ne Genel Sekreter olarak
başlatılması beraberinde bir yığın tartışmaları da getirdi… Güvenlik Soruşturması tam olarak yapıldı mı yapılmadı mı derken biraz da Akın Ünal’ın doktora jürisinden kimlerin yeraldığına bakmak lazım… O günler de basın da sık sık haber olarak darba toplantıları Ankara’da Çukurambar’da bir evde yapıldığı dile getirilmişti…O evin kiracısı
örgüt üyesi öğretmen Alaattin ܅ Kimsenin kiralamaya yanaşmadığı o ev sonunda 1 milyon 700 binden satışa çıkarıldı. Mal sahibi Avukat Ahmet Selim Uşan TAKVİM Gazetesine yaptığı açıklama da satışa çıkarılan dairenin aslında babasına ait olduğunu söyledi… Bu boyut ayrı bir hikaye gelelim mal sahibi Avukat Mehmet Selim Uşan’a… Mehmet Selim Uşan’ın ağabeyi Fatih Uşan şu anda Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Dekanı… Fatih Uşan kimin jürisinde yeralıyor biliyor musunuz? O meşhur evin sahibi babanın büyük oğlu Fatih
Uşan ne tesadüftür ki bizim Erciyes Üniversitesi Genel Sekterlik makamına vekâleten atanan Akın Ünal’ın Doktora Tezi Jürisi üyesi! Akın Ünal…Ama Akın Ünal Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü kadrosunda görünüyor…
Selçuk Üniversitesi nere, Erciyes Üniversitesi nere diye sormayın…2011 yılında kabul edilen
"KELEPÇELEME SÖZLEŞMELERİ” adlı Doktora Tezinin kabul formunda kimlerin adı var dersiniz… Erciyes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Murat Doğan’ın… Murat Doğan aynı zaman da Ünal’ın tez danışmanı… Başka, yukarı da bahsettiğim gibi Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Prof. Dr. M.Fatih Uşan’ın, Prof. Dr. Mehmet Ayan’ın ve Prof. Dr. Veysel Başpınar ile Doç. Dr. Süleyman Yalman’ın…Farklı farklı üniversitelerden olmasına rağmen
nasıl oldu da bir araya gelip Akın Ünal’ın doktora tezine imza koydu dersiniz? Bunların her biri tesadüf olabilir mi?
Bilemiyorum taktir sizin
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 12-30-2017, 09:02   #14
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Recep BULUT

TUTUKLANAN VE AÇIĞA ALINAN VALi YARDIMCILARININ TEZLERi DE KABUL EDiLMiŞ!

Tarih:*****21-12-2017 11:08:00Güncelleme:*****21-12-2017 11:08:00*****


Geçen hafta Erciyes Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü ile Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı tarafından kimlerin yüksek lisans ve doktora tezlerinin kabul edildiğini isim isim vererek işlemişti…Gelen ihbar ve bilgilerin ardı arkası kesilmiyor, bilgi ve belge geldikçe geliyor… Neredeyse yetişemez oldum! Üstelik gündem de bir hayli yoğun, günlük siyasi gelişmeleri de “es geçmek” istemiyorum ama gelen bilgi ve belgelere de el atmadan geçmek mümkün değil…Neyse şimdi gelelim bugünkü değerlendirmemize…
15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ/PDY ile ilgili olarak yurt genelinde operasyonlar başlamıştı…
İşte bu operasyonlar kapsamında Kayseri ValisiOrhan Düzgün açığa alınmış Kayseri Garnizon Komutanı Tümgeneral İsmail Yalçın da tutuklanmıştı… Tutuklama, gözaltı ve ihraçlar bu isimlerle de sınırlı kalmamış, Vali Yardımcıları ve kaymakamlar düzeyinde de bir dizi operasyonlar yapılmış, kimi açığa alınmış, kimi gözaltına kimi de tutuklanmıştı…İşte o günler de Kayseri’de de bazı Vali Yardımcıları ile kaymakamlara yönelik bir dizi operasyon başlamıştı…İşte o tarihler de Türkiye genelinde paralel yapı ile ilişki içinde olduğu gerekçesiyle 30 Vali yardımcısı
47 kaymakam ve 246 müfettiş görevden alınırken, Kayseri'de 3 vali yardımcısı ile 2 kaymakam açığa alınmıştı…
Kayseri’de Vali Yardımcılarından Gökhan Azcan, Mustafa ARI ve Erhan Özdemir ve Akkışla Kaymakamı İbrahim Ethem Kazak, Bünyan Kaymakamı Deniz Zeyrek, ile Hacılar Kaymakamı Yasin Tikdağ da İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında açığa alınmıştı…Bizler bu günler de hangi hakim ve savcıların
yüksek lisans ve doktora tezleri kabul edildi diye bir dizi yazı yazınca bazı Vali Yardımcılarıyla ilgilide ilginç bilgi ve belgeler gelmeye başladı… Neyse sözü uzatmayayım, o dönem gözaltına alınan Vali Yardımcısı Gökhan Özcan tutuklanmıştı…Diğer Vali Yardımcısı Mustafa Arı’da gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış ancak Özcan gibi o da meslekten ihraç edilmişti… İşte o iki Vali Yardımcısı ile ilgili olarak ilginç iki belge bana ulaştı…Önce tutuklanan Vali Yardımcısı (Doğrusu hala tutuklu mu yoksa adli kontrol şartıyla o da serbest
bırakıldı mı bilemiyorum, ancak meslekten ihraç edildi o kadarını net olarak biliyorum!) Gökhan Azcan’ın Karabük Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı tarafından, “Kültür Turizmi Açısından Köylere
Hizmet Götürme Birliği Faaliyetleri: Safranbolu Örneği” adlı Yüksek Lisans tezi kabul edildi. Jürisin de yeralanların hikayesi de bambaşka… 2013 yılında kabul edilen Azcan’ın Tez Danışmanı Prof. Dr. Sait Aşgın 17/25 Aralık
sonrası FETÖ saflarını terk etti… Yani tövbekar! Jüri Üyelerinden Doç Dr. İlyas Söğütlü itirafçı oldu… Diğer Jüri Üyesi Yrd. Doç Dr. İsmail Şahin kendisi gibi ihraç… Yani böylesine ilginçilişkiler ağı var! Gelelim diğer Vali Yardımcısı Dr. Mustafa Arı’ya! Doktora tezi kabul edildikten sonra Sayın Arı doktor oldu! Mustafa Arı’nın da Doktora
Tezi, Sakarya Üniversitesi sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından, “Türk Kamu Yönetimin de E-Devlet Uygulamalarının Örgütsel Yapıya Etkisi Ve Bir Model Önerisi” adlı teziyle kabul edildi. Arı’nın Jürisi’nde yeralan bir kısmı da ihraç edildi. Jüri Başkanı Prof. Dr. Gültekin Yıldız vefat etmiş. Jüri üyelerinden Prof. Dr. Serkan Bayraktaroğlu ihraç edilmiş! Doç Dr. Mustafa Kurt Kıbrıs Yakındoğu Üniversitesi’ne geçmiş, biliyorsunuz son zamanlar da FET֒nün bir başka toplanma merkezi de KKTC… Doç Dr. M. Kemal Demirci’de ihraç edilenler arasında… Jüri üyeleri arasında bir tek Doç Dr. Erman Coşkun görevi başında…Yani yüksek lisans ve doktora tezleri ile ilgili skandallar bir birini kovalıyor. Elimde o kadar çok yüksek lisans ve doktora tezi var ki, hangi birini yazsam bilemiyorum ki?
Neyse her birini tek tek yeri geldikçe en ince ayrıntılarına kadar ele alıp yorumlayacağız. Çünkü skandal çoook! Ülke boşuna bugünlere gelmemiş!

AHMET BAŞÖZ'DEN “BEN
O TEZE MUHALEFET ŞERHİ
KOYDUM!” DEDİ AMA...

Hâkim Mevlüt Sarıkaya, 2011 tarihinde Erciyes Üniversitesi sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı’na, “Genel Analizleri ve Kişilik Haklarının Korunması “ konulu bir Yüksek Lisasn Tezi” sunuyor… Tez Danışmanı İstanbul Fatih Üniversitesi’nden Doç Dr. Yusuf Büyükay… Üyeler Prof. Dr. Murat Doğan ve Doç Dr. Ahmet
Başözen…Hakim Mevlüt Sarıkaya’nın tezi kabul ediliyor… Yalnız bizim dikkatimizden kaçan bir nokta olmuş! Jüri üyelerinden Sayın Başözen, Hakim Mevlüt Sarıkaya’nın bu tezine “RED” oyu vermiş!İsminin devamında “red oyu” yazıyormuş hiç farkına varmamışız! Yanlış mı, yanlış! Farketmemek bir mazeret mi, değil! Neyse ki Sayın Başözen telefonla aradı ve Hakim Mevlüt Sarıkaya’nın Yüksek Lisans Tezine kendisinin “red” oyu vermesine rağmen “KABUL” oyu vermiş gibi değerlendirilmesine üzüldüğünü beyan etti…
Sayın Başözen yüzde yüz haklı! FET֒nün en güçlü olduğu bir dönem de bugün FETÖ suçlamasıyla meslekten ihraç edilen ve bylock kaydı çıkan bir hakimin yüksek lisans tezine RED oyu vermek her babayiğidin harcı değildi! Ama Sayın Başözen bu yiğitliği gösterdi ve “Bu kişinin altından kalkabileceği bir tez değil, ağır bir tez dolayısıyla ben muhelefet şerhi koyuyorum” demiş ve açıkça da RED OYU vermiş! Biz bunu fark etmemişiz! Hocam haklı, kendisinden özür diliyoruz! Bu işin bir boyutu! Sayın Başözen ile telefonla konuştuktan sonra Sayın Başözen, sosyal paylaşım ağı üzerinden gazetede ki bu yorumu eş-dost ve meslektaşlarıyla paylaşmış! Paylaşımı bir
şekilde bana ulaştı ve doğrusu ben de bir hayli üzüldüm. Ben sayın hocama, “Merak etmeyin hocam o yanlışlığı düzeltiriz!” demiştim ancak sağolsun hocam da bizi tiye(!) alarak epeyi yorumlar yapmış! Yapsın, önemli değil!
Ama değerli hocam kazın ayağı hiç de o kadar basit değilmiş! Ben Başözen Hocayı FET֒nün o en güçlü dönemin de bugünkü Erciyes Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Doğan ve ihraç edilen İstanbul Fatih Üniversitesi’nden Doç Dr. Yusuf Büyükay “KABUL OYU” verirken bir cesaret gösterisinde bulunmuş ve RED OYU vermiş diye taktir ederken elimde ki tezleri gözden geçirince bir haylifarklı manzaralarla karşılaştım… Meğer değerli hocamız çok farklı tezlere “Danışmanlık” yapmış da haberimiz yokmuş! Hakim Emrah Öztürk’e proje Danışmanlığı yapmış ve Hakim Emrah Öztürk’ün yüksek lisans tezi kabul edilmiş! Hakim Emrah Öztürk direk meslekten ihraç edilmiş! Tez Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Entitüsü Özel hukuk Anabilim
Dalı’na sunulmuş! Örneğin, Avukat Mercan Yüksel’in “İcra
ve İflas Hukukunda İyiniyet” konulu Yüksek Lisans Tezi!Tez’in Jüri Danışmanı Doç Dr. Ahmet Başözen… Üyeler Prof. Dr. Murat Doğan ve Doç Dr. Yusuf Büyükay…Büyükay yukarıda belirttiğim gibi ihraç! Prof. Dr. Murat Doğan, hem Rektör Yardımcısı hem de Hukuk Fakültesi Dekanı… Bir başka vasfı da Erciyes Üniversitesi FETÖ Araştırma Konmisyonu Başkanı oluşu…Murat Hoca, kapılara sıkı sıkı talimat vermiş, dışarı hiçbir evrak çıkmayacak
diye! İşin en önemli tarafı da, Tez Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Entitüsü Özel hukuk Anabilim Dalı’na sunulmuş, bizim “özür dilediğimiz” ve FET֒nün en güçlü dönemlerinde bir hakimin yüksek lisans tezini yerinde bulmadığı için RED OYU veren diye TAKTİR ETTİĞİMİZ hocamız 2011 yılında ERÜ'DEN Melikşah Üniversitesi’ne geçmiş ve Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin firari Dekanı Murat Şen’in Yardımcısı olarak Melikşah’da görev yapmış! Yani Erciyes Üniversitesi ile bir ilişiği kalmamış ama her ne hikmetse hala Erciyes Üniversitesi Sosyal
Bilimler Entitüsü Özel hukuk Anabilim Dalı’na sunulan TEZLERE DANIŞMANLIK yapabiliyor! Bu nasıl iş değerli hocam, bize de bir izah etseniz de biz de öğrensek! Erciyes Üniversitesi’nden çekip gideceksin ama hala Erciyes Üniversitesi’ne sunulan tezlere danışmanlık yapacaksın ve ücretini de Erciyes Üniversitesi kasasından almaya devam edeceksin! Bu nasıl uygulama değerli hocam? Sanki Erciyes Üniversitesi ile Melikşah Üniversitesi arasında
TEZLERDEN OLUŞAN BİR KÖPRÜ KURULMUŞ!
Yani hocam sırf FET֒den ihraç edilen ve bylockçu olduğu iddia edilen Hakim Mevlüt Sarıkaya’nın tezine verdiğiniz RED OYUNU farkedmedik diye size karşı ÖZÜRLENİYORDUK ama durumun ortaya bir hayli farklı görüntüler çıkıyor ha ne dersiniz değerli hocam? Ayrıca, işin bir diğer önemli boyutu da değerli hocam da İHRAÇ EDİLMİŞ! Niye bu gerçeği bizimle paylaşma gereği duymamış acaba? Doğrusu merak ediyorum! Serbest avukatlık
yapabilmek için girişimler de bulunmuş! Tüm bu olumsuzluklara rağmen (Hakkınız da avukatlık mesleğini ifa etmeye mani bir durum yopk ise!) avukatlık yapmanızı ve ailenizi geçindirmenizi temenni ederim!
En içten saygılarımla
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 12-09-2018, 21:18   #15
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Abbas GüçlüDiyaloge-posta gönder

Peki, YÖK’ü kim denetleyecek?05.12.2018 Çarşamba

YÖK’ün Ali kıran baş kesenliği azaldı diyorduk ama görünen o ki hâlâ kraldan çok kralcılarmış.

Arkası olmayan ya da taktıkları üniversitelerin burnundan getiriyorlarmış.

Kimi üniversitelere, tepside sundukları açılma, öğrenci alma, öğretime başlama, kontenjan, kadro açma gibi kolayca verdikleri izinleri, hoşlarına gitmeyen üniversiteler için cehennem azabı haline getiriyorlarmış.

YÖK ve YÖK denetçilerinin yaptıklarını duydukça, afakanlar bastı.

Haklı ya da haksız oldukları su kaldırır.

Önemli olan, ne kadar objektif oldukları ve her üniversiteye eşit mesafede olup, olmadıkları...

Yekta Hoca’nın önceki başkanlara göre bu konuda çok daha adil olduğuna inananlardanız ama belli ki bizim de gözümüzden kaçan çok ayrıntı varmış!..

Denetim ve kalite konusunda sonuna kadar YÖK’ün yanındayız. Ama adil olması koşuluyla!

Birinin hatalarını görmezden gelip, diğerlerinin canına okumak için öküzün altında buzağı ararsanız, yaptığınız iyi işleri de gölgelemiş olursunuz.

YÖK sanki şu an o noktada!

Sorular, sorular...

Gelelim sorulara:

- Yardımcı doçentlik kaldırıldı, doktor öğretim üyeliği getirildi. Peki, doğru olan bu muydu? Uygulama nasıl gidiyor?

- Vakıf üniversitelerinin yurt dışında şube açmalarına ilgili devletler izin verirken, YÖK neden engel çıkarıyor?

- Boş kontenjanlar konusunda en büyük kabahatli kim? Neden ve niye önlem alınmıyor?

- Norm kadro uygulaması ne kadar adil, kadro dağılımının üniversitelere bırakılması nasıl denetlenecek?

- İnsan gücü planlaması ve ülkemizin ihtiyaçları konusunda neden doğru bir analiz yapılamıyor?

- Fakülte ya da yüksekokul açılırken, objektiflikten neden bu kadar uzak kalınıyor?

- Tek öğrenci dahi kayıt yaptırmayan bölümlerin maliyetinin hesabını kim verecek?

- Hedeflerle, uygulana-bilirlik ve sonuçlar konusunda ne kadar tutarlılık var?

- Tematik üniversitelere neden çelme takılıyor?

- Devasa kampüsler kurulurken, siyasetçilere, neden doğrular anlatılmıyor?

- Araştırma üniversitesi ilan edilen üniversiteler, bugüne kadar hangi projelere imza attılar?

- Üniversitelerimizin dünya sıralamasındaki yerleri konusunda ne düşünüyorlar?

- Farabi Programı ne oldu?

- Üniversite ve öğrenci sayısı katlanırken, Erasmus’tan yararlanan öğrenci sayısı neden aynı hızla artmıyor?

- Doçentliğe yükselmede sunumun kaldırılması konusunda doğru adım atıldığına inanılıyor mu? Tezleri kim hazırlıyor?

- İdari ve akademik atamalarda liyakate ne kadar önem veriliyor? Bir üniversite için geçerli kurallar diğerleri için de geçerli mi?

- Yabancı dille eğitim yaptığını iddia eden üniversiteler bunu hangi oranda gerçekleştiriyor?

- YÖK üyeleri, rektör ve dekanlardan ne kadarının uluslararası yayını, referesi, patenti ve ürüne dönüşen projesi var?..

Neden önemli?

Benzeri sorular, hemen her sektör için sorulabilir ve cevaplar da çok faklı olmaz!

Ama eğitim farklı!

MEB ve YÖK, sadece eğitime ince ayar vermekle kalmıyor, ülkemizin geleceğine de yön veriyor.

Onların başarısı nasıl ki ülkemizin gururu ise yaptıkları her yanlış da kayıp zaman, kayıp yatırım, kayıp hayaldir!

İşte bu yüzden, yöneltilen soruları bir eleştiri gibi değil, daha iyisini bulma arayışı olarak değerlendirelim.

Zor olanı başarıp, altyapıları tamamladık, şimdi sıra üstyapıda ve *********************************************
bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın koyduğu son hedefleri yerine getirelim yeter!

Özetin özeti:*****Kimden ne istiyorsak, önce kendimiz yapalım!
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 12-09-2018, 21:20   #16
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

a {color:#000000}body {line-height:0;margin:0;background:transparent;}#google_image_div {overflow: hidden;position: absolute;}body{visibility:hidden}

" id="google_ads_iframe_1" style="border: 0px !important; margin: auto; padding: 0px !important; display: block; height: 142px; max-height: 100%; max-width: 100%; min-height: 0px; min-width: 0px; width: 320px; transform: translate(-50%, -50%); top: 0px; left: 0px; position: absolute; bottom: 0px; right: 0px;">

ŞEREF OĞUZYÖK öyle Endüstri 4.0

Paylaştweetlepaylaşpaylaş

Türkiye*****80 darbesinin anayasasından*****dahi kurtulma yolunda ama yine aynı darbenin ürünü YÖK, bilimin ensesinde*****Demokles'in Kılıcıgibi asılı duruyor. Bana göre*****toplumu vesayet cenderesinden*****kurtaracak anayasa*****süreci ardından Yüksek Öğrenim Kurumu*****YÖK'ü bir*****an önce yok etmeliyiz.
Neden mi? Türkiye'de bilimi geliştirsin diye kurduğumuz fakat yarım asırdan fazladır*****bir halta*****yaramayan TÜBİTAK*****dahi YÖK'ten neden kurtulmamız gerektiğini itiraf ediyor. Türkiye'de sanayinin dijital olgunluk*****düzeyinin*****Endüstri 2.0 ile Endüstri 3.0*****arasında yer aldığını*****ölçmüşler anketlerinde…*****Endüstri 2.0*****kaba tabirle tarımdan sanayiye geçme sürecini,*****Endüstri 3.0*****ise sanayileşmeyi ifade ediyor. Oysa bizim gözümüzü diktiğimiz yüksek gelir grubu ülkeleri,*****bilgi ile üretimi birleştiren, her sürecin akıllı hale geldiği*****Endüstri 4.0'ı tasarlamakla kalmadı, buna geçiyor bile… Üniversitelerimizin*****nicelik sorununu, sayılarını 200'e yaklaştırarak çözdük ancak*****nitelik sorununun*****çözümü için*****YÖK denen*****darbe kazıntısı*****kurumlardan kurtulmak zorundayız. "Bu kadar cehalet*****ancak tahsille olur" kabilinden işe yaramaz kadrolarını yenilemeye mecburuz.
YÖK'ü bilimde "YOK" mertebesine getiren tutumunu hatırlayalım.*****A8 standardında*****(makam arabaları olan Audi 8'den söz ediyorum) donanımlarıyla*****padişah gibi yetkili*****ancak onlara emanet edilen öğrenci ve bilim insanlarını disiplin altında tutmaktan başka*****bilimsel gayesi*****olmayanlar… Yıllarca YÖK'ü*****türban*****ve*****sakal*****ile oyalayan zihin yapımıza rağmen bilim üretenlerimiz şükür ki hâlâ var.
Fakat onların ürettikleriyle*****sanayicinin ihtiyaç duyduğu*****bilgiyi*****buluşturamazsanız ne olur?
Olan şu: Elin oğlu*****kilosu 4 dolardan*****ürün ihraç ederken sen de*****kilosu 1.5 dolara*****talim edersen*****ihracatın efendisi değil, hamalı*****olursun. Son bir soru; doktoralı akademisyenlerimize*****sekreteri kadar maaş veren YÖK, üniversitelerimizin nitelik sorununu nasıl çözebilir?
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 02-02-2019, 16:57   #17
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
rev´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM'NİN BASIN AÇIKLAMASI
(29 Kasım 2011)
İnternet’te bazı forum sayfalarında ve belli bir kesim tarafından kamu kuruluşlarına ve yetkililerine gönderilen elektronik iletilerde 2011-KPDS Sonbahar Dönemi sorularının bazılarının yanlış olduğu ve soruların iptal edilmesi gerektiği iddia edilmektedir. Belli bir grup tarafından özellikle yapılan bu yönlendirmeler üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur:
Söz konusu sınavda 37., 52., 64., 68., ve 71. soruların hatalı olduğu, soruların iptal edilmesi ya da doğru cevap seçeneğinin değiştirilmesi gerektiği savı basına ve kamuoyuna pompalanmaya çalışılmaktadır. Ancak soruların hatalı olduğuna dair iddia ortaya koyanlar, kamu kuruluşlarına mail atanlar sınava girmiş adaylar bile değildir.
Diğer sorular yanında 37., 52., 64., 68., ve 71. sorular tekrar alanda uzman bilimsel bir heyet tarafından incelenmiş, sorularda herhangi bir hata bulunamamıştır. Adayların bu türden asılsız iddialara itibar etmemesini önemle rica ederiz.
Kamuoyuna ve basına saygıyla duyurulur.
ÖSYM BAŞKANLIĞI
Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
KPSS’deki kopyanın şifresi Asil’de mi?
Kılıçdaroğlu, Bakan Çubukçu’ya, sorular çalındığı için iptal edilen KPSS sorularının tamamını gören tek kişi olan ÖSYM uzmanı Mustafa Asil hakkında neden soruşturma açılmadığını sordu
BAHAR ATAKAN Ankara
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma, gözleri yeniden KPSS’deki kopya skandalına çevirdi. Soruların çalındığı iddiasıyla iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Testi’ndeki soruların tamamını gören tek kişi olan Mustafa Asil hakkında neden soruşturma açılmadığını soran Kılıçdaroğlu, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’dan yanıt beklediğini vurguladı.
Savcılığın, KPSS soruşturması kapsamında arama yaptığı ÖSYM’nin Test Araştırma Birimi’nde uzman olarak çalışan Asil’in, doktora için Kanada’ya gönderildiğini söyleyen CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter ise konuyla ilgili Çubukçu’ya iki kez soru önergesi yönelttiğini ancak, yanıt alamadığını belirtti. Serter, “Asil neden yurtdışına kaçırıldı?” diye sordu.
‘Neden soruşturma dışında?’
Kılıçdaroğlu, “KPSS’de sorular çalındı. Bu soruların tamamanı gören tek kişi var: Mustafa Asil. Soruşturma açılırken Kanada’ya gönderildi. Bir yıl süreyle doktora yapsın diye. Bir yılda doktora nasıl olacaksa? Bir yılı tamamlamadan geri geldi. Halen soruşturma kapsamı dışında, niçin? YÖK’ten sorumlu olan bakandan yanıt bekliyoruz. Bu kişi kimdir, neden soruşturmanın kapsamı dışında tutuldu?” dedi.
Serter araştırdı
Serter, Milliyet’e yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “ÖSYM Başkanı’na, ‘315 kişiyi neden YÖK’e devrettiniz’ diye ısrarla sordum. Yanıt olarak, ‘Bu insanlar şaibeli ve yetersiz’ denildi. Ancak, yeni eleman alımı yapılamadığı için bu insanlar 5 ay daha ÖSYM’de çalışmaya devam edecek. Bu kişilerin tümü hakkında soruşturma açıldığı, suçları kanıtlanamadığı halde, bir kişi için hiç soruşturma açılmadı. Bu kişi Mustafa Asil. Kanada’ya gönderiliyor, ancak 6 ay sonra geri gelip tekrar görevine başlıyor. Hakkında halen soruşturma açılmadı. Bu kişi soruların tamamını gören tek kişi ve dışarı kaçırılıp, soruşturmadan uzak tutuluyor. Çubukçu’dan yanıt alamadım.”
YÖK inceleme istedi
Edinilen bilgiye göre YÖK, iddialar üzerine ÖSYM’nin inceleme başlatmasını istedi. ÖSYM’den gelecek bilgilerin YÖK tarafından MEB’e iletileceği kaydedildi. İddiaya göre Asil, ÖSYM’nin soru biriminde görev yaptığı için edindiği özel bir şifre ile önceden gördü. Asil’in iptal edilen KPSS öncesinde izin istediği iddia edildi. Alınan bilgiye göre, halen Test Araştırma Birimi’nde uzman olarak görev yapan Mustafa Asil, Kanada’ya TÜBİTAK’tan aldığı eğitim bursu ile gitti. Asil, burs yarım dönemi kapsadığı için eğitimini tamamlayarak yakın zamanda Türkiye’ye geri döndü.

İKİ SORU ÖNERGESİ VERİLDİ, YANIT YOK
Serter, Çubukçu’nun cevaplaması için Meclis’e verdiği iki soru önergesinde şu ifadelere yer verdi:
1. ÖNERGE: Asil hakkında neden soruşturma açılmamıştır? Kendisinin şaibeli görülmeme sebepleri nelerdir?
2. ÖNERGE: 1. Asil’in, soruşturma kapsamı dışında bırakılarak Kanada’ya gönderildiği doğru mudur?
2. ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Grup Temizlik firmasında temizlik görevlisi olarak çalışan ve YÖK Başkanı Özcan’ın şoförünün eşi olan kişinin, Bilgi İşlem Birimi’nde sekreter olarak çalıştırıldığı doğru mudur?
3. Bilgi İşlem Birimi’nde çalıştırılan Ahmet Topçu’nun ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Meteksan Firması’nda geçici işçi olduğu doğru mudur?
4. Test Araştırma Birimi’nde çalıştırılan Melek Erdoğan’ın ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Meteksan Firması’nda geçici işçi olduğu doğru mudur?
http://www.memurlar.net/haber/191611/

soruşturulmayan sadece Mustafa Asil mi?

Dr TUS hakkında Savcılığa Suç Duyurusu
ÖSYM nin büyük hainliği..
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya
Dr. Rıza Eröksüz: Provakatörleri açıklıyorum
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kirli ilişkiler dörtgeni: ÖSYM, YÖK, Tusdata, sami selçukbiricik

daha iyi olmaz mıydı?
Alıntı:
yalıngerçekler´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster










sıraya dizin
2007 yılı 29 ocak ösym den istihbarat alıyoruz
2008 yılı 13 ağustos ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 10 eylül ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 28 Eylül ösym den maddi gücümüz nedeniyle iletişime geçip istihbarat alıyoruz
ÖSYM, YDUS sınavına giren yaklaşık 3 bin doktorun sınav sonuçlarını duyurmasına rağmen, dava açıldığı için sınava giren 174 genel cerrahın sonuçlarını 1.5 aydır açıklamıyor.

İLKER AKGÜNGÖR

ÖSYM, yaklaşık 3 bin doktorun katıldığı Tıpta Yan Dal Uzmanlık Sınavı’nda (YDUS) sınava giren tüm doktorların sonuçlarını sitesinde yayınlarken, dava açıldığı gerekçesiyle 174 genel cerrahın sınav sonuçlarını 1.5 aydır açıklamıyor. 14 Aralık 2014’te yapılan YDUS’un sonuçları 8 Ocak 2015’te açıklandı. Yerleştirme sonuçları ise 10 Şubat’ta ÖSYM’nin internet sitesinde yayınlandı. Ancak sınavda hatalı soru sorulduğuna dair bir cerrahın açtığı dava yüzünden sınava giren tüm cerrahlar hala mahkeme sonucunu bekliyor. İnternet forumlarında ise bir çok cerrah tepkisini, “Bu cerrahlar size ne yaptı arkadaş” diyerek gösteriyor.

“Baskı yüzünden davadan vazgeçtim”
Davayı açan Op. Dr. Cemil Binarbaşı ise şöyle konuşuyor: “13 sorunun hatalı olduğunu düşündüğüm için dava açtım. Sonuçlar açıklanmayınca ÖSYM’yi arayan cerrahlara davayı açan kişinin yani benim bu durumdan sorumlu olduğumu söylemişler. Sınava giren cerrah meslektaşlarım o kadar yoğun baskı yaptı ki önceki gün mahkemeye dilekçe vererek davadan vazgeçmek zorunda kaldım. Bu kez de diğer bir grup cerrah ‘umudumuz bu davaydı niye geri çektin’ diye üzerime geliyor. Sanki ÖSYM Başkanı benim ve kararları ben veriyormuşum gibi davranılıyor. Ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranamadım. YGS’ye dava açılırsa 2 milyon kişinin de sınav sonuçlarını açıklamayacaklar mı çok merak ediyorum.”


Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
- Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı'na, halen başkanlık görevini vekaleten yürüten Prof. Dr. Ali Demir atandı.
Demir'in, atanmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Yeni kanuna göre, ÖSYM başkanı 4 yıl görev yapacak.
İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Demir, ÖSYM'deki görevi süresince üniversitede ücretsiz izinli sayılacak.
İTÜ Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olan ve İTÜ Tasarım Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamlayan Demir, doktorasını İngiltere'deki Loughborough Teknoloji Üniversitesi'nde tamamladı. İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü yapan Demir, İngilizce ve Almanca biliyor.

yorumlar yakında






















[




























Konya ovası gibi bereketli topraklar



konu Hürriyet gazetesine intikal ediyor





sonuç : 5 gün sonra





































görevimizi yapamadık affet bizi






Nokta atış






Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
*****

Mesajlar: n/a

Uz.Dr. Sami Selçukbiricik yazıları

http://www.tus.com/29625/osymye-acik-mektup
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP-1
“Adaleti olmayanın asaleti de olmaz”
(10 Eylül 2013)
Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Size; pek çok kursiyeri 7 ve 8 Eylül 2013’te DUS ve TUS’a girmiş olan bir kurum olarak açıktan ve MERTÇE yazıyoruz. Bilin ki; sadece para peşinde koşan bir kurum olsaydık etliye sütlüye bulaşmaz, kazandığımız paranın keyfini yaşamaya bakardık. Bu ülkede korkmadan doğru sözü söyleyen mertlerin hala var olduğunu yeni nesillere -örnek olarak- göstermeyi kendimize vazife biliyoruz.

Son 4 yıldır (göreve geldiğinizden beri) sınavlarınıza giren hekim ve diş hekimleri ile sürekli bir sürtüşme ve didişme psikolojisi içindesiniz:

• Sanki; karizmanız ve itibarınız çok zedelenecekmiş gibi bir ruh hali ile, hekimlerin sorulara itiraz etmelerine bozuluyor,

• Bizim gibi kurumların kursiyerlerine rehberlik etmelerini “ÖSYM’ye karşı kışkırtıcı eylemler” olarak niteliyor,

• Soruları iptal ederken “En ufak bir şüphe olan soruyu bile iptal edelim” diye düşünerek bir tek vatan evladının bile mağdur olmasını engellemek yerine tüm savunma mekanizmalarını kullanarak mümkün olan en az soru iptali ile “Hekimlerin çenesini kapama” yolunu seçiyorsunuz.

Hatta; iptal etmediğiniz ama “kesin olarak yanlış olan” sorular için hekimler yargıya başvurduğunda da bakanlık ve yargı üzerinde inanılmaz baskılar kurmaya çalıştığınız da kulaktan kulağa yayılıyor. Çok üzücüdür ki herkes buna inanıyor.

Tüm bunlara rağmen yargı soruları iptal ettiğinde de küçük bir özrü bile muhataplarınızdan esirgiyorsunuz.

Bütün bu olanlar o kadar ağırınıza gitmiş olacak ki; mevcut meclisi ikna ederek soruları yayınlamamak için kanun çıkarttınız. Emin olun ki, size tam olarak güvenip de yasayı meclisten geçiren yöneticilerimiz, talep ettiğiniz kanun değişikliği ile sınava girenlerin hak arama özgürlüğünün tamamen kısıtlandığını bilselerdi böyle bir kanunu geçirmezlerdi. Bugün bile bilseler tekrar düzelteceklerinden emin olabilirsiniz. Size tanınan krediye güvenip sonuna kadar “güç zehirlemesi“ne girmek, haklı olduğunuz anlamına mı gelir?

Mutlaka bilmeniz gereken bir başka nokta daha var ki; hangi önlemi alırsanız alın eninde sonunda sorular ortaya çıkacaktır. Çünkü doktorların hafızası hafife alınamayacak kadar güçlüdür. Böylece, arkasına sığındığınız “soru bankası oluşturmak” ve “Gizlilik” gerekçelerinin gerçekte bir karşılığının olmadığı çok yakında zaten ortaya çıkacaktır. Sonuçta ortaya tam bir “Devekuşu Sendromu”nun çıkması kaçınılmazdır.

Şimdi soruları yayınlamadığınızı varsayalım:

1. Sınava girenler; anayasal hakları olan “Hak arama özgürlüğünü” nasıl kullanacaklar?

2. Bazı soruların yanlış olduğunu düşünenler, neye dayanarak itiraz edecekler? Soruyu hatırlayamayabileceklerine HATTA doğru cevabın ne olduğunu bilmediklerine göre HANGİ DAYANAĞA GÖRE itiraz edecekler?

3. Siz; soruları açıklamadığınızda ve yanlış-doğru belli olmadan sonuçları ve yerleştirmeleri açıkladığınızda ADALET tecelli etmiş olacak mıdır?

4. Yargıya başvuranlar, Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini sağlayanlar, 10-15 ay sonra bilirkişi raporlarıyla bazı soruları iptal ettirenler çıkarsa insanların yüzüne NASIL bakacaksınız?

5. Size güvenip de arkanızda duran değerli devlet büyüklerimiz, uğraştıkları onca dahili ve harici sorunlara bir de sizin yol açtığınız bu sorunun eklendiğini fark ettiklerinde ne hissedeceksiniz? Size güvenen yöneticilere bu “dost kazığı“nı atma hakkınız var mı?

Daha bir TUS önce 8 (Sekiz) hatalı soruyu RESMEN İPTAL etmediniz mi? Aralık 2010 TUS’unda inatlaşıp iptal etmediğiniz 5 soru yargı yoluyla iptal edilmedi mi? 19 ay sonra herkesin yerleştirilmesi değişmedi mi? O gün yeri değişenlerin sizin hakkınızdaki duygularını hiç düşünmediniz mi? Biz “hatasız soru soruyoruz” diyebilir misiniz?

“Güç” hatta “zor” kullanarak soruları açıklamayıp insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlamak ZULÜM’dür ve ZULÜM aslında, tarih boyunca çaresiz ve küçük insanların başvurduğu bir yol olmuştur.*****

Sorumlu olduğunuz bu insanlara karşı SORULARI AÇIKLAYIN ki,

• Size, “vicdansız” diyenler utansınlar,

• Size, “adaletsizlik umurlarında değil” diyenler hakkınızı teslim etsinler,

• Size, “özür bile dilemeyen yüzsüzler” diyenler sizden özür dilesinler,

• Size, “ülkeyi ve adaleti değil sadece kendi ikballerini düşünüyorlar” diyenler artık ülkeyi ve adaleti öncelediğinizi de konuşsunlar.

• Size güvenen ve bin bir derdi olan yöneticilerimize gereksiz, saçma ve yeni bir dert açmayın.

• Açıklayın ki, yarın adaletsizlik ortaya çıkarsa insanlara beddua hakkı vermeyin. Beddua; kendi elinizle davet edeceğiniz son şey olsun. Mazlumun âhı, aheste aheste çıkarmış derler.

İsterseniz; anladığınızı düşündüğünüz bir başka dilden konuşalım:

Eğer, Cuma namazına gidiyorsanız iyi bilirsiniz; imam, hutbeyi bitirirken Kur’an’dan bir ayet okur: “Muhakkak ki Allah ADALETİ, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder…”

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Hakkı ve Adaleti -acı gelse de- söylediğimize kanaat getirip soruları açıklar, itirazlara imkan tanır ve şüpheli her soruyu hiç tereddüt etmeden iptal eder adil olursunuz.

2. Daha önce defalarca yaptığınız gibi, nefsinize yenik düşüp soluğu en yakın savcılıkta alır bizimle ilgili yeni bir suç duyurusunda bulunursunuz.

Biz; ölümden sonraki ilahi adalete sunulmak üzere yüz akı ile belgelerimizi mütemadiyen hazırlıyoruz. Ya Siz?

#direnMEösym
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


http://www.tus.com/29845/osymye-acik-mektup-2
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP – 2

“Şecaat arz ederken merd-î kıpti, sirkatin söylermiş”

(19 Eylül 2013)

Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Her türlü baskıya, haklı talebe ve yazılı isteklere rağmen Eylül 2013 TUS ve DUS sorularını açıklamadınız.

“Elektronik sınav hazırlığı”, “Soru bankası oluşturma”… gibi gerekçelerin kimseye inandırıcı gelmediğini siz de bilirsiniz. İnsanlara yapılacak en yanlış şeylerden biri “onları aptal yerine koymak”tır.

Dünyanın hiçbir yerinde sınavların açıklanmadığından dem vurmuşsunuz.

Bilmiyorsanız söyleyelim:

1. USMLE gibi sınavlarda hatalı soru ZATEN sorulmaz, sorular çok ciddi kontrollerden geçirilir.

2. O sınavlar “eleme-seçme sınavı” yani yarışmalı sınav değil, kişiye özgü baraj sınavıdır.

Soruların %10’unu açıklamışsınız. İki soruyu da iptal edildiği için açıklamışsınız. Güya şecaat arz etmişsiniz.

Bu nasıl bir şecaat arz etme ki, açıkladığınız 26 sorudan tam 5 tanesi açıkça yanlış ve iptal edilmeli. 26 soruda bile kusurunuzu (sirkatinizi) açığa vurmuşsunuz.

Lütfen, şimdi aşağıdaki iki linke tıklayın; hem açıkladığınız hem de açıklamadığınız sorulardaki bazı hataları görün.

Açıkladığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Açıklamadığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Hangi akıl sahibine sorsanız, bu soruların hatalı olduğunu teyid edecektir.

“Hatalı soru sormak mümkündür, en ufak şüpheli bir soru bile varsa iptal eder, herkesin o soruları doğru yaptığını kabul ederiz.” diyebilmek bu kadar mı zor?

Hatada ısrar etmek erdem değildir. Kişi kara lekeyi alnına kendisi sürermiş. Hatada ısrar edenlerin öncüsü, ısrarından dolayı cennetten kovulan şeytandır.

Lütfen; Allahtan korkun ve

1. Kalbinizi temizleyin, iyi niyetli olun ve soruları derhal açıklayın, insanlara itiraz için ek süre verin.

2. En ufak bir şüphe olan soruları bile iptal edin, can yakmayın, beddua almayın.

3. Bundan sonraki sınavlarda hatasız soru hazırlamak için tüm prosedürlerinizi gözden geçirin ki bizim gibi kurumlara söz söyleme fırsatı vermeyin.

4. Bu ülkenin vergilerinden maaş alıyorsunuz, bu ülkenin insanlarına ve haklarına saygı duyarak ADİL OLUN ki kurtulasınız, evinize haram para götürmeyin.

Eğer, bütün bunlara rağmen hatanızda ısrar ederseniz yaptığınızın adı ZULÜM olacaktır ve zulüm ile kimse âbâd olmamıştır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6079/bir-iyilik-hareketi
Bir “İYİLİK” Hareketi
(07 Ekim 2011)
Bir ilkokul öğretmeninin çocuğu olarak doğmuşum. Annem ev hanımı…

Üç kardeş olduğumuz için ve hepimiz okuduğumuz için babam hep ek iş yapmak zorunda kalmış: ziraatle uğraşmış, tavukçuluk yapmış, olmamış… Arıcılık kurslarına gitmiş, arıcı olmuş.Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde hep arıcılık yapmış, tam 55 yaşına kadar… Yani ben Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek… Sonrasında artık benim de boş yaz tatilim olamayacağı için emekli olmuş, hem öğretmenlikten, hem de arıcılıktan…

Ben de 5 yaşımdan beri hep babamın yanında oldum. Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek tüm yaz tatillerimi çadırda babamla birlikte arıcılık yaparak geçirdim, kendi yemeğimizi de kendimiz yaptık, kendi çamaşırımızı da kendimiz yıkadık.
Yokluğun ve borcun sıkıntısını da, alın teriyle çalışıp kazanmanın keyfini de yaşayarak öğrendim.

Bu ülkenin bir varlığıyım, en sade tabiriyle sizin içinizden biriyim.

Kader; önüme bir fırsat açtı ve TUSDATA kuruldu. Yıllar boyu arı gibi çalışıp ülkenin dört bir yanına yayılmış bir kurum haline geldi. Bu kurumdaki herkes işini en iyi şekilde yapmak için sürekli çalıştı. İşimiz TUS kazandırmaktı ve on binlerce doktor bizimle TUS kazandı, memnun oldu ki hep meslektaşlarına önerdi.

Kurumsal yapımız olgunlaşıp, sağlam zemine ulaşınca da kendi ülkemizin evlatlarına “sosyal sorumluluk” gereği bir proje olgunlaştırdık:

Tıp fakültelerinin 2., 3., 4. ve 5. sınıflarının iyi çalışan derecelerini, sosyal ve bilimsel faaliyet gösteren kulüplerin liderlerini, sınıfların gerçekte hizmetkârı olan amfi başkanlarını… vs. içeren YAYGIN bir proje oluşturduk. İstedik ki; bu gençlerimizin pek çok kitap ihtiyacını karşılayalım, şubelere derslere giden hocalarımızla bu gençleri düzenli şekilde buluşturalım ve daha iyi bir hekimlik ile daha iyi bir sınav hazırlığı konusunda yüreklendirip rehberlik yapalım. Sınıflarına uygun şekilde derslerimize ücretsiz alalım… vs., vs.

Adını da “GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBܔ koyduk ki heyecan versin, motive etsin…

Tüm ülkeyi hesap ettiğimizde her dönem için 600’er kişiden toplamda yaklaşık 2400 kişiye her yıl bu hizmeti vermek bize yıllardır gurur verdi. Toplumun her renginden insan oldu bu kulübümüzde. Onlar bizi ve yapmak istediklerimizi anladılar. Ve; kim ne derse desin, bu tam bir İYİLİK HAREKETİ oldu. Bu yolda yürürken, seçimlerimizde ya da uygulamalarımızda çok küçük aksaklıklar olsa bile hemen düzeltip iyi niyetle yolumuza devam ettik.

Uzun yıllardır sektörünün lider kurumu olabilmenin ve “güvenilir” kalabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Sürekli size saldırılır, kara propagandalar yapılır. Çünkü aynı sektörde ama sizin kadar başarılı olamayan birilerinin maddi menfaati için yıpratılmanız gerekir, en azından onlar tek yolun bu olduğunu düşünürler.

Hocalarımıza, notlarımıza, eğitim kalitemize, hiç aksamadan işleyen sistemimize, başarılarımıza… yani işimize diyecek bir şey bulamayanlar karalamak için bireysel iftiralara başvurmaktan, sahte evraklar servis etmekten çekinmezler. Çünkü, er meydanında acizdirler.

Son günlerde benzer bir saldırı dalgası ile karşı karşıyayız:

Sektörde rakibimiz olan bir kurum ve bağlantılı siteleri yalan yanlış sözde belgelerle GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ uygulamamızın güya ne kadar “kirli”, “fişlemeye dönük” ve “kötü” bir uygulama olduğunu yazıp kamuoyuna kurumumuza karşı tahrik çabası içerisinde hareket ediyor.

Biz, bu çabalara gülüp geçiyor ve meyveli ağacın taşlanacağını hep hatırımızda tutuyoruz.

Marifet; daha iyisini yapmaktır, karalamak değil…
Marifet; er meydanında rekabet etmektir, bel altı vurmak değil…
Marifet; kendinden bahsedebilmektir, rakipten değil…

Her hekim arkadaşım bu karalamaların aslında ne anlama geldiğini bilecek kadar akıllıdır, buna hiç şüphe duymuyoruz.

Bütün bu saldırılar ve karalama kampanyaları karşısında ne mi yapacağız?

Elbette hukuki haklarımızı ararız ama onun dışında muhatap bile almayacağız. Çünkü, vaktimizi, yaptığımız işi daha da iyileştirmek için harcamanın erdem olduğunun farkındayız.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6087/yarindahazor
YARIN DAHA ZOR…
(07 Ocak 2011)

ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?

Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?

Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?

“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?

Ayrıcaaa…

Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.

Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar.
O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6085/tip-uzmanlik...ri-ve-oneriler
TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİNE GİRİŞ SINAVI’NIN
SORUNLARI VE ÖNERİLER

(04 Nisan 2011)

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır.

Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1- Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; 300 sorudan (en azından 240 – 250) oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve Pazar günü sabah ve öğle oturumları olmak üzere İKİ OTURUM olmalıdır.
Böylece saçma bir uygulama olan 4 saate yakın tek oturumda tuvalete çıkamama sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır.
Örnek:*****www.usmle.org*****(3 basamakta, 23 blokta yaklaşık 1000 soru)

2- Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır. Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

3- Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

4- Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.
Ayrıca; sorular hazırlanırken, mutlaka tüm seçenekler için açıklamalar yazılmalı ve doğru seçeneğin neden doğru, yanlış seçeneğin neden yanlış olduğu ortaya konmalıdır. Bu durum; varsa- birden fazla doğru cevaplı seçenek hatasını ortadan kaldıracaktır.
Son olarak,sorular ve açıklamaları mutlaka en az iki ayrı akademisyen tarafından kontrol edilmeli ve belli kriterlere göre onaylanmalıdır.

5- Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin; Aralık 2010 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 5 tanesi Nöro anatomi konusundan, 5 tanesi ise kalp ve dolaşım konusundan sorulmuştur. Kemikler, eklemler, kaslar, solunum sistemi, sindirim sistemi ve ürogenital sistemden hiç soru sorulmamıştır. Hiç soru sorulmayan bu konular tıp fakültesi anatomi müfredatının yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Bu durumda bu sınavda ki soru dağılımı ne kadar dengeli ve adil olabilir?
Soru dağılımları yeniden ve objektif olarak belirlenmeli ve duyurulmalıdır. Ayrıca sınavda da buna uyulduğunu net kriterlerle ortaya koymak gerekmektedir.

6- Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir. Bu detay ve zor soru sorma çılgınlığı, ülkemizin gelecek doktorlarının yanlış yetişmesine neden oluyor. Bu nokta, ciddi bir vebaldir.
Her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplanmalı, sonuçlar soru hazırlayıcılarla paylaşılmalı ve deneyimler sonraki sınavlara yansıtılmalıdır.

7- Branşlar arasında hatta branş içi referans kitaplar arasında bile ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.
Ayrıca, her branştan soru hazırlayanların sadece kendi branşı ile ilgili sorular hazırlaması, primer olarak başka branşların alanına giren sorulardan kaçınmaları da hataları önleyecektir.

8- İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır. Ayrıca son derece komik bir şekilde “sınavda başarılı olanların ortak şekilde yanlış işaretlediği sorular yeniden incelenmiş ve bu sorular iptal edilmiştir” benzeri basın açıklamaları, bilimselliği en üst düzeyde olması gereken ÖSYM’nin güvenilirliğine gölge düşürmektedir.
İnternet yoluyla itiraz edilebilmeli ve sonuçlar açıklanmadan önce itiraz edilen her soru için temel referans kitapları belirtilerek yeterli ve doyurucu açıklama yapılmalıdır. İmaj kaygısıyla defansif davranılmamalı sorular hatalıysa cesurca iptal edilebilmelidir.

9- İngilizce sınavı ile bilim sınavının ard arda olması önemli bir handikaptır, bilim sınavını etkileyecek kadar stres oluşturmaktadır.
TUS İngilizce sınavı kalkmalıdır, ÜDS ya da KPDS’den alınacak geçerli bir not 5 yıl süre ile dil muafiyeti sağlamalıdır.

10- “Kişiye özel üretilmiş soru kitapçığı” sınav eşitliğine aykırıdır.
Çünkü; başta zor sorular ya da çeldiricisi olan sorularla başlayan kitapçığa denk gelen adayların sınavı doğal olarak daha kötü geçecektir. Tüm kitapçıklarda aynı moral durumunu sağlayacak denge kurulabilmesi mümkün müdür?
2, 3 ya da 4 kitapçık türü ile sınavın yürütülmesi yeterlidir. Fantastik önlemlere gerek yoktur.

11- İki sınav arası aralıklar eşit değildir ve hem YASAL, hem de hazırlanabilmek açısından sorunlar doğurmaktadır. Ayrıca, hekimlerin mecburi hizmet sorunu sınav takviminde dikkate alınmalıdır.
Sınavların birbirine 4 ay ya da 5 ay yakın olması bir sınavda yerleştirilip başvurusunu yapan ama yasal prosedürler tamamlanamadığı için henüz başlayamayan hekimlerin bir sonraki sınava başvurmak istemeleri durumunda puanlarında % 2 kesinti yapılmasını gerektirecek olan “Halen bir uzmanlık eğitimine devam etmekteyim.” seçeneğini işaretlese de işaretlemese de yasal sorunlar doğuracağı açıktır.
Sınavların MART ve EYLÜL aylarının İLK HAFTA SONU yapılması hekimler açısından en uygun dönemdir. Çünkü Eylül ayının ikinci yarısına ve ötesine geçen bir sınav takvimi “mecburi hizmet uygulaması” yüzünden yeni mezun hekimleri zor durumda bırakmaktadır.

12- Sonuçların açıklanma tarihi önceden duyurulmalıdır.
Sınav sonuçlarının açıklanması, yerleştirmeler vs. derken 1,5 aydan fazla bir süre belirsizlikte kalınıyor. Günün her saatinde internetteler ve paranoid oluyorlar neredeyse. Topu topu 14.000 civarında kişi… Sınavdan hemen sonraki gün sonuçların ne zaman açıklanacağı duyurulamaz mı? Yabancı dil sınavını yarım günde açıklayan ÖSYM, TUS Bilim Sınavı’nı neden 3 haftada açıklıyor?

13- Kişiye özel sonuç açıklama uygulaması zihinlere “acaba birilerine bir şeyler yapılıyor da o mu saklanıyor?” sorusunu getirmektedir.
Eskiden TC kimlik numarası girilerek herkesin nereyi kazandığı kolayca görülebilirdi. Bu, engellendi. Nasıl bir güvenlik kaygısı ile engellendiğini anlamak ise mümkün değil. Tam aksine zihinlerde soru işaretleri giderek artıyor.
ÖSYM; kendisi zaten toplam 10.000 kadar olan doktorun tümünün sıralamasını, puanlarını ve kazandığı yerleri tek bir tabloda yayınlarsa tüm şüpheler giderilir ve iddia ettikleri şeffaflık sağlanmış olur. Bu tabloda TC kimlik numaralarını yayınlamazsa olası suistimallerin de önüne geçilmiş olur.

14- Ne ÖSYM’de ne de YÖK’te TUS ya da YDUS ile ilgili istihdam edilmiş bir hekim yoktur. Ayrıca ÖSYM yürütme kurulunda da tıp kökenli bir öğretim üyesinin yer almaması anlaşılır gibi değildir.
Aklı başında bir hekim, bütün bu sorunları kolayca aşacaktır.

15- ÖSYM internet sitesinde hekimlerin karşılaşabilecekleri bazı sorunlar ile ilgili bilgiler bulunmamakta bu da zaman zaman uygulama sorunlarına yol açmaktadır.
Hekimler, bazı yasal sorunlar karşısında kulaktan duyma bilgilerle hareket ettikleri için sıkça kaygılı zamanlar geçirmekte, bu durum ise ÖSYM’nin imajını zedelemektedir. Bu sorulardan bazıları aşağıdadır:

• Sınav giriş belgem gelmeden Ankara’ya gelmek zorunda kalırsam belgemi Ankara’da nerelerde ve hangi zaman dilimlerinde çıkartabilirim? Cumartesi günü de belge çıkartabilir miyim?

• Yabancı dil sınavı muafiyeti için tüzükte var olan 3 yıllık muafiyetin pratik uygulaması nasıldır? Örneğin yabancı dilde barajı Nisan 2008 TUS’unda geçen bir hekim 15 Mayıs 2011 ve 25 Eylül 2011 tarihlerindeki bilim sınavında yabancı dilden muaf mıdır?

• Haziran 2011 sonunda tıp fakültesinden mezun olacak bir kişi henüz mezun olmadan ilkbahar 2011 dönemi TUS yabancı dil sınavına girse ( ama daha mezun olmadığı için bilim sınavına girmeden bunu yapsa) ve barajı geçse, bu durum 3 yıllık muafiyete hak kazandırır mı? Nitekim henüz mezun olmadan ÜDS ya da KPDS’ye girip barajı geçenler muaf sayılmıyorlar mı?

• Bir sınavda bir TUS sorusu iptal edildiğinde sınav bir soru eksik mi değerlendiriliyor, yoksa bu soru sınava giren herkes için doğru mu kabul ediliyor?

• İlkbahar dönemine giren ve bir programa yerleşip yerleştiği alana kurallara uygun şekilde başvurusunu yapan hekimlerin atamaları genellikle Ağustos ayı sonu ya da Eylül ayı başlarını buluyor. Yani Sonbahar dönemi TUS müracaatları çoktan bitmiş oluyor. Bu kişiler; sonbahar dönemi sınavına da girmek istedikleri durumda, başvuru formundaki UZMANLIK ÖĞRENCİLİĞİ DURUMU bölümüne nasıl cevap vereceklerdir? “Halen Uzmanlık Eğitimime Devam Ediyorum” cevabı verseler, halen uzmanlık eğitimine devam etmedikleri için yanlış beyan olacaktır. Bu seçeneği işaretlemedikleri durumda da puan kesintisi olmayacak ama belki de bu kişiler sınavdan önce uzmanlık eğitimine başlamış olacak ve diğer adaylara haksızlık durumu ortaya çıkacaktır.

• Halen, ilkbahar dönemi sınavı ile sonbahar dönemi sınavı arasındaki süre 5 ay, diğer iki sınav arasındaki süre ise 7 aydır. Sınavlar arasındaki süreyi eşitlemek (tam 6 ay ara ile yapmak) bir önceki sorudaki handikapı önlemek için sağlıklı bir yol olamaz mı? Sınavları mevcut aralıklarla yapmanın özel bir sebebi var mıdır? İncelenen kadarıyla ÖSYM’nin Mart ayında pek çok boş haftası bulunmaktadır. İlkbahar dönemi Mart ayına alınamaz mı?

• Ek yerleştirmede, bir kişinin bir kadroyu tercih edebilmesi için ilk yerleştirmede o programa yerleşen en düşük puanlı kişinin puanına eşit ya da yüksek puan alması gerekiyor. Bu durum, pek çok kadronun boş kalmasına yol açmaktadır. Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir?

ÖSYM internet sayfasındaki TUS bölümünde “SIK SORULAN SORULAR” bölümü açılarak bu tür ortak sorular cevaplanabilir ve hekimler belirsizlikten kurtarılabilir.ir.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6081/tus-icin-yapilmasi-gerekenler-2
TUS İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – 2

(14 Ocak 2012)

Daha önceki yazımda TUS’un Handikapları ve Çözüm Önerileri’nden önemli bir kısmını bahsetmiştim. ÖSYM’nin yaptığı değişiklikler, önerilerimizin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Ama daha yapılması gerekenler var:

1- Zorunlu hizmetten dolayı çokça istifa eden hekim varlığından dolayı 14 tercih ve 6/8 Üniversite- Bakanlık oranı kaldırılmalıdır. Tercih sırası 20-25 ve hatta daha üzerine çıkmalı, dileyen tamamını üniversite ya da tamamını bakanlık tercihleri yapabilmelidir.

2- Tercih yapabilmek için alt sınır olan 50 barajı ya kaldırılmalı ya da düşürülmelidir.

3- Ek yerleştirme için; açıkta kalan bir kadroyu tercih edebilmek için, o kadronun puanına eşit ya da daha yüksek puan şartı kaldırılmalıdır ki boş kadro kalmasın.

4- TUS Yabancı Dil Sınavı kalktığı için ÜDS, Ocak ya da Şubat ayında yapılmalıdır ki Nisan TUS’u başvurularından önce sonuçlar açıklanmış olsun.

5- Yanlış olan ve itiraz edilen sorulara hala şeffaf davranılmamaktadır. Eylül 2011 sınavındaki 3 yanlış soru da itiraz edildiği halde iptal edilmediği için mahkemeye taşınmıştır. Bu inat,
nereye kadar böyle devam edecektir?

6- Aralık 2010 sınavında yanlış olup iptal edilmeyen 5 soru mahkeme kararı ile iptal edilmiş olup karar kesinleşmiş ve ÖSYM’ye tebliğ edilmiştir. Buna rağmen ÖSYM sessizliğini korumaktadır. Önce; bu iptalleri kamuoyuna duyurmalı, kazanılmış mevcut hakların korunması şartıyla yerleştirmeleri yeniden yaparak bir üst yerleştirmeye ya da yeni bir yerleştirmeye hak kazananlara hakları verilmelidir. Sonra da hekimlerden içtenlikle özür dilenmelidir.

Hiç şüphesiz ki bu özür; sahibine özsaygısını iade eden bir özür olacaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6071/tipta-uzmanl...ri-ve-oneriler
Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın Handikapları ve Öneriler

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır. Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1-Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; en az 500 sorudan oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve 2 ya da 3 oturumda yapılmalıdır.

2-Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.

3-Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin Eylül 2007 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 7 tanesi “Nöroanatomi” konusundan sorulmuştur. Daha önceki sınavlarda bu konudan gelen soru sayısı ortalama 2-3’tür. Tıp fakültesi müfredatında da bu konu anatominin yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır. Bu durumda bu konudan 7 soru sormak ne kadar ölçücüdür? Bir hekimin diğer konuları çalıştığı halde hiç soru çıkmaması da elbette adil olmayacaktır.

4-Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır.Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

5-Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

6-Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
“Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir.

7-Branşlar arasında ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler -son derece hatalı şekilde- sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.

8-İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Ayrıca sınavın birinde 2 soru iptal edildiği halde neden 200 soru üzerinden değerlendirme yapıldığı hala adaylar arasında şaibe konusu olarak konuşulmaktadır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır.
Yapılan her itiraz dikkatlice incelenip hekimleri yeterince aydınlatan resmi açıklamalar yapılmalıdır.

Bugüne kadar; sınavın daha ölçücü ve hatasız bir sınav olması için hiçbir inceleme yapmayan ve çaba göstermeyen, hatalı soruların varlığını hekimlerin kendilerine çektiği sitem dolu fakslarla fark edecek kadar duyarsız bir Türk Tabipleri Birliği’nin varlığı tüm meslektaşlarımız adına üzüntü vericidir.

Tüm bu sorunların çözümü için; kurumumuz, sınavın esas sahibi olan Sağlık Bakanlığı, sınavın uygulayıcısı olan YÖK ve ÖSYM nezdinde gerekli tüm çabaları göstermekte ve sorunları dile getirmektedir. Sizlerin de yukarıdaki metin eşliğinde ÖSYM’ye faks ve E-mail yoluyla başvurmanız sonuç almamızı hızlandıracaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6060/tusun-kutsal-kitabi
TUS’un KUTSAL KİTABI

(Tüm Tus Soruları 18. Baskı’nın Önsözüdür)

TUS’un kutsal kitabı 18. edisyonu ile karşınızda. Bu baskıda bile her bölüm, TUSDATA’nın kaliteli eğitmenleri tarafından en az 2 kez satır satır incelendi, çok değerli bilgiler eklendi, sızlerden gelen eleştiriler incelendi, tartışmalar çözümlendi, içerik daha da zenginleştirildi. Sadece bu baskı için 60’tan fazla editör ve eğitmen görev aldı. Kitabın 17. baskısı Eylül 2007 sınavındaki 153 soruyu net bir şekilde cevaplandırdı.

12 yıl boyunca; konu olarak ne çalışırsa çalışsın, hangi dersaneye giderse gitsin TUS çalışma potasına giren herkesin vazgeçilmez kaynağı olabilmek “TUS’un Kutsal Kitabı” tanımlamasını anlamlandırıyor.

Türk tıp tarihinin en fazla baskı yapan kitabı olma gururunu da bu kitap taşıyor (toplamda 27 baskı… 18’i yenilenmiş edisyon ve 9 adet reprint baskı). İkincilik ise 12 baskı yapan Klinisyen PATOLOJİ SORULARI kitabına ait. Dünyanın en meşhur kitaplarından Nelson Textbook of Pediatrics kitabının da 2 ay önce 18. baskısını çıkardığı düşünüldüğünde bu kitabın haklı gururu daha iyi anlaşılacaktır.

Önemli başarılar, ancak gönülden ve yeterince ciddi çalışıldığında kazanılır. TUSDATA olarak hem dersanecilikte hem de yayıncılıkta gönülden ve yaptığımız işten zevk alarak profesyonel kadromuzla aldığımız sonuçlar bunun en güzel ispatıdır: 27 ayrı şube ve kitabevi, 500’den fazla TUS semineri, 137 kitap, 18 eğitim Cd’si, TUS kampları, vaka kampları, deneme sınavları… Tam 12 yıldır TUS’un her alanında bütün gücümüz ve içtenliğimizle çalışıyoruz.…

Başarıda diğer önemli bir faktör de sürekli yenilenme ve güncel kalabilmedir. Yıllar boyu bununda en güzel örneklerini verme gayretinde olduk. Bu baskıda da 2005, 2006 ve 2007 basım ingilizce textbookları esas alarak bilgileri güncelledik, yeni ipuçları ekledik ve daha iyi olabilmeye çalıştık.

TUSDATA ailesi olarak; Sürekli yenilenme ve gelişmenin doğal sonucu olarak kurumlarımızı ve hizmet ağımızı genişletiyoruz:

Bilimsel toplantı merkezlerimizde de arka arkaya kırılması zor rekorlara imza atıyoruz. Son 9 TUS’ta 9 birinci çıkardık ve herhangi bir kurumun bu başarıyı yakalayabilmesi için en azından 5 yıl geçmesi gerekecek. Tabi bu süre içinde TUSDATA’nın hiçbir varlık göstermediğini varsayarsak ve TUS birincileri, dereceler ve ilk 10’un çoğu sürekli bizden çıkmasının yanında kitlesel ve bireysel başarılara imza atıyoruz. Tüm kursiyerlerimiz ideallerindeki başarıya TUSDATA ile ulaşıyorlar. Artık TUS’u kazanan her iki kişiden biri TUSDATA’lı… Ders notları, Özet Notlar, Deneme Sınavları, Tarama Sınavları, Tıbbi İngilizce desteği, İnternet desteği, Profesyonel Motivasyon desteği ile TUS hazırlığına bambaşka bir tarz getirerek, kursiyer arkadaşlara birer hekim gözüyle bakarak ve tüm ihtiyaçlarını bilip çözüm yolları üreterek bu başarıya ulaşıyoruz.

Yayıncılıkta ise 12 yıllık tecrübemizi artık yurtdışındaki medikal yayıncılık standartlarına kavuşturduk. Bu noktada sınıflamalardan, kitap boyutuna, dikkat kutularından indekslere kadar itinalı bir çalışma sonunda ortaya KLİNİSYEN serisini çıkarttık. Klinisyen konu ve soru kitapları tamamladık, Vaka Soruları Kitaplarını seri halinde hizmetinize sunduk, daha detaylı bilgi isteyenler için PREMIUM serisini, daha az zamanda olanlar için de OPTİMUM serisini hazırladık. Son olarak her konuda her şeyin (TUS sorusu, Konu, vakalar, açıklamalı sorular, değerlendirme testi) arka arkaya eklendiği ve tüm metnin birbiriyle uyumlu olduğu 5 kitap yerine 1 kitap ile hedefe ulaşabileceğiniz PROSPEKTUS 5 YILDIZLI SERİ’ yi hizmetinize sunduk. Bu seri ile teknik açıdan
dünyanın en üst standartlarını, sınava hazırlık ve içerik açısından yapılabileceğin en iyisini yaptığımızı göreceksiniz.

TUS Hazırlık Merkezlerimizde yaptığımız ve tüm meslekdaşlarımız tarafından çok beğenilen deneme sınavlarımızı kitaplaştırdık. Güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni yayın çalışmalarına devam ediyoruz.

Klinisyen Tıp Kitabevleri artık Türkiye’nin 27 ayrı yerinde… Her çeşit kitabı en uygun şartlarda bulabileceğiniz merkezlerimize bekliyoruz sizleri.

TUSDATA olarak güncelliğimizi sürekli kılıp TUS’a çalışan öğrenci ve doktor arkadaşların yanında, hem TUS Hazırlık Merkezleri hem de yayıncılık alanında başarınız için çalışmaya devam edeceğiz.

18 baskı boyunca bu kitaba emeği geçenlerin sayısı çok fazla. Sadece bu baskı için 60’tan fazla eğitmen emek verdi. Öncelikle tüm yazar ve editör kadromuz, eğitmenlerimiz, çalışkan teknik ekibimiz, Klinisyen Tıp Kitabevleri ve tüm doktor meslektaşlarımız, bize her yolla ulaşarak soru ve çelişkilerini ileten meslektaşlarımız, tabi ki sabırlı, anlayışlı ve vefakar ailelerimiz… İsim olarak saymak istesek binleri geçer. Hepsine… ama herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı, bu kitap bu kadar faydalı ve güzel olamazdı.

Sınava TUS’u bilenlerle hazırlanın.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6025/%EF%BB%BF%EF...ar-sonuc-verdi
BASKILAR SONUÇ VERDİ
Değerli meslektaşlarım;

TUS sonuçları (puan ve sıralamaları) açıklandı. 2-3 gün içinde tercih işlemi başlayacak.

Türkiye net ortalamasının 85-90 arası olacağını tahmin etmiştik, 87 çıktı. Doğal olarak ortalama düşünce de puanlar yüksek geldi.

En doğru tercihleri yapabilmeniz için çok yönlü analizlerimizi tamamlayıp her türlü doküman ile zenginleştirilmiş bir TERCİH REHBERİ klasörünü en kısa sürede yayınlayacağız.

Nisan 2009 TUS; kötü bir sınavdı… Sınava giren meslektaşlarımız moral açısından zor günler geçirdiler.

Biz de TUSDATA olarak; sınavın doğru ve adil olması için çok yönlü çaba gösterdik. Gazete ve televizyon kanallarında durumu anlattık, YÖK ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk, hekim arkadaşların organize bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladık… vs.

Pek çok sonucu da aldığımızı düşünüyorum:

1. 5 itirazımızdan 4’ü tam istediğimiz gibi değiştirildi.

2. İlk kez, iptal edilen soruların akıbeti ÖSYM tarafından resmen duyuruldu ve bu sorular herkesin doğru kabul edildi.

3. ÖSYM; komisyonları tekrar toplayarak günlerce soruları tekrar inceledi… Bunun doğal sonucu, bundan sonraki sınavların daha dikkatli hazırlanması olacaktır.

Hak edenin kazanması dileğiyle…

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6022/sinavin-erte...k-ettikleriniz
SINAVIN ERTELENMESİ İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
Değerli meslektaşlarım,

18 – 19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan TUS ertelendi. Daha sonra şok bir duyuru ile Nisan 2011 ile birleştirilip Ocak’ta yapılacağı yazıldı. Hem ÖSYM hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduk ve sınav 11-12 Aralık 2010 tarihine alındı. 2011 sınav takvimi TUS 2 kez olacak şekilde yani hiç değişmeden yapılacaktır.

Pek çok soru işareti açıkta kaldı. Bunların bazılarına cevap ve kanaatlerimizi aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz.

Sınav neden ertelendi?
Aldığımız bilgiler, okuduklarımız ve basit mantıkla düşündüklerimizi yan yana koyarsak; KPSS skandalı nedeniyle ÖSYM’nin bilgisayarlarına savcılık ve polis tarafından el konuldu ve böylece soruların mahremiyeti, gizliliği bozulmuş oldu. Zaten ÖSYM sadece TUS’u değil diğer kalan tüm sınavları da erteledi.

Sınavda sorular sizce nasıl olacaktır? Eski soru çıkmayacaksa nasıl çalışmalı?
Soru gizliliği açısından mevcut bankanın kullanılamayacağını düşünüyoruz. Her yeni soru hazırlayan da en önemli konuları açıp oradan soracaklardır, Uzaydan soru mu getirecekler?
Nelerin nasıl sorulabileceğinin en kolay ve en sağlıklı yolu çıkmış TUS sorularına bakmaktır. Çünkü onları da hocalar hazırlamışlardı. Bunun için TÜM TUS SORULARI’nı çalışmak akıllıcadır, sadece şu farkla: Siz bu konuda sınav sorusu hazırlasaydınız ne sorardınız? Böyle bakın her şeyin aslında net olduğunu hissedeceksiniz.

Sınav için yeni bir başvuru olacak mı? Giriş kartlarımız geldi, ne yapacağız?
ÖSYM; en son durumda yeni başvuru kabul etmeyeceğini eski giriş evraklarının geçerli olduğunu belirtmiştir.

En son 2007 Eylül sınavında yabancı dil barajını geçmiştim. Bu eylülde muafiyetim geçerliydi. Şimdi sınav eylül sonrasına ertelendiğine göre benim muafiyetim ne olacak?
Siz, mağdur eden değil, mağdur edilensiniz. Eylül 2010 için her şey ( sınav kağıdı, sınav yeri, …vs. ) geçerli olacağına göre mutlaka muafiyetiniz de geçerli olmalıdır Aksi, akla da hukuka da aykırıdır.

Uzun dönem kursiyerlerinize verdiğiniz Spot bilgiler ve TUS soruları spotlarını kitaplaştırıp kursiyeriniz olmayanların da hizmetine sunacak mısınız?
Biz bunu zaten yaptık ve iki cilt halinde piyasaya sunduk. Çok kıymetli bir eser oldu. 70’ten fazla eğitmenin 3 yıl boyunca sürekli geliştirerek oluşturdukları ustalık eserimiz oldu. Kitabevlerinden veya*****www.klinisyen.com*****sitemizden inceleyebilirsiniz.

Aralık sınavı için yeni bir TUS KAMPI yapacak mısınız?
Bir sebeple Eylül kampımıza katılamayan meslektaşlarımızı öncelikle düşünerek sadece Ankara’da TUS KAMPI yapacağız. Bununla ilgili detaylar için tıklayınız

Yeni bitmiş olan Eylül TUS KAMPI katılımcıları için pozitif anlamda neler yapacaksınız?
Öncelikle onları kamp sonuna kadar konsantre tutmak için çabaladık. Yeni sınavdan hemen önce 5 gün süreyle kritik branşlarda çok yoğun bir SORU ÇÖZÜMÜ ve SPOT TEKRAR yapacağız. Bunu, onların motivasyonu için hediye olarak yapacağız.
Ayrıca her 3 haftada bir TUS DENEME SINAVI yapacağız. Bu denemelerimize her meslektaşımız katılabilecektir. Üç haftada bir yapmamızın nedeni 3 haftada bir tekrar atma hedefini canlı tutmak içindir. Bu sorunu fırsata dönüştürmek sizin elinizdedir.

Ekimde başlaması gereken yeni dönem kursları ne olacak, sınavın geçmesini bekleyecek misiniz?
Tam zamanında (büyük çoğunluğu 23 Ekim’de) başlatacağız. TUS ertelendi diye biz kış dönem başlangıcımızı ertelemeyeceğiz. Ancak bu TUS’a girecek kış kursiyerlerimizi serbest bırakacağız. TUS öncesi kampa gitmek isterse bedel almadan KAMP + Kalan kış dönemi derslerini sadece bu sınava özel olarak tek dönem fiyatı ile sunacağız. Bu sınavda kazanırlarsa da sadece kamp, not ve dinledikleri dönem dersleri dışındaki tutarı iade edeceğiz. Bununla ilgili detayları ve seçenekleri şubelerimizden öğrenebilirsiniz.
Hayat düz bir çizgi olsaydı asıl o zaman çekilmez olurdu. Tüm bu yaşananlar aslında normal ve olabilecek şeyler…Dayanma gücü yüksek ve mutlu olabilme eşiği düşük olan öne geçecektir.

Başarı dileklerimle.
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6018/simdineolacak
ŞİMDİ NE OLACAK? Ya da NE OLMALI?
(23 Aralık 2010 Perşembe)
ÖSYM ilk kez farklı bir uygulama yaptı:

2010 Aralık TUS puanları açıklanmadan önce bazı soruları iptal ettiğini duyurdu.

Çünkü; basın, siyaset ve kamuoyundan yoğun baskılar geldi.

Ancak, iptal gerekçesi çok sıra dışı ve düşündürücüydü: “Cevap kâğıtlarının optik okuyucuda okunmasından sonra yapılan ve madde analizi olarak ifade edilen ilk işlemde, tüm adayların sorulara verdikleri cevapların dağılımı incelenmektedir. Bu sayede adayların, özellikle de başarılı adayların cevap olarak farklı seçenekleri tercih ettiği sorular özel olarak yeniden ele alınmakta, soru hazırlayan ve bilimsel açıdan soruları denetleyen akademisyenlere iletilerek soruların yeniden değerlendirilmesi sağlanmaktadır. 12 Aralık 2010 tarihinde yapılan TUS Bilim Sınavında da bu süreç işletilmiş ve optik okuma sonucu yapılan madde analizi ve bilimsel denetçi akademisyenlerin yeniden değerlendirmesi sonucunda…”

Duyuruda; itirazlara değinilmemesi, sonuç açıklama esnasında ek iptallerin olabileceği yönünde bir açık kapı bırakıldığını da düşündürüyor.

Peki ne olacak? Hekimler nasıl hareket etmeli?

Öfkeli değil sükûnetle ve akıllı hareket edilmelidir.
1. Puanların açıklanması beklenmelidir.

2. Yeni iptaller söz konusu olmazsa; olayın ÖSYM tarafından “geçiştirilmek istendiği” kesinlik kazanacaktır.

3. Bu durumu böylece kabullenmek, bundan sonraki tüm sınavlarda aynı hataların tekrar tekrar yapılmasına fırsat tanıyacağı için sağlıklı ve adaletli olmayacaktır. Bu sınav bir dönüm noktası olmalı ve bundan sonraki sınavlar; dağılım, doğruluk, zorluk ve ölçücülük açısından gerçek birer sınav haline gelmelidir. Tatmin edici bilimsel açıklamalar yapılmadığı sürece olayın Danıştay’a açılacak bir “Yürütmeyi Durdurma” davasına dönüşeceği maillerle ÖSYM’ye şimdiden iletilmelidir.

4. Sınavın iptali gibi bir söylem, bu sınava emek harcamış ve plan yapmış herkese ihanet olacaktır. Bu sebeple hukuki yola başvuracak olan herkes sadece “yanlış soruların iptali ve herkes için doğru sayılması” üzerinde durmalıdır.

5. ÖSYM, bu sınavı yapmaya devam etmelidir. Bakanlık ya da üniversitelerin eline düşecek olan bir sınav hekimler için hiç şüphe yok ki daha kötü sonuçlar doğuracaktır. Bu istek ve güven ihtiyacı, her hekim tarafından ÖSYM’ye maillerle iletilmelidir.

6. TUSDATA olarak bugüne kadar tüm resmi makamlar ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk. Ne yazık ki, rakiplerimizin destek yerine köstek olarak, hazımsızlık gösterip, kurumumuzu ve şahsımı ÖSYM ve Cumhurbaşkanlığı’na jurnallemeleri etki düzeyimizi düşürmektedir. Kurum olarak; dava açmak gibi bir irademiz olmayacak ancak hukuki yola müracaat etmek isteyenlere yol gösterici rolümüz devam edecektir. Bu rol; sınavın iptali değil sadece kalan 4 sorunun iptali ile adaletin sağlanması ve sınavın ÖSYM tarafından yapılmaya devamı çerçevesinde sorumluluk bilinci içerisinde olacaktır.

7. Umuyoruz ki; ÖSYM hatayı kabullenir ve adalet sağlanır. Ayrıca bundan sonraki sınavlar daha düzgün ve ölçücü olacak şekilde hazırlanırda gerçekten çalışanlar emeklerinin karşılığını alırlar.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6015/kamuoyuna-duyuru
KAMUOYUNA DUYURU

(18 Ocak 2012)

TUSDATA olarak ülkemizin 30 ilinde sürekli ve düzenli hizmet vermekteyiz.

Eğitim ve hizmetin ve her cephesinde çıtayı sürekli yükselttik. Rekabete yeni açılımlar getirdik.

Bu rekabete güç yetiremeyen pek çok kurum bugün artık yok. Neredeyse hepsini, bedelini ödeyerek TUSDATA olarak bünyemize kattık. TUS-SİSTEM, UTS Başkent, ProspekTUS, TUSMED bunlardan bazılarıdır.

Doğal olarak bu kurumları alırken sadece iyi ve sevilen hocalarını da bünyemize katarak sürekli güçlendik.

Son olarak 18 Haziran 2009’da imzaladığımız bir protokolle 12 yıllık bir kurum olan TUMER; herşeyi ile 12 şubesi, tüm telif hakları, demirbaşları, yayınları, kursiyerleri ..vs ile bünyemize kattık.

İhtiyacımız olan ve sevilen tüm hocaları (biri hariç) ile kadromuzu daha da güçlendirdik. İhtiyacımız olmayanlara teklif daha götürmedik.

Çalışabileceğimiz ama çalışmadığımız tek hocanın da TÜMER kursiyerlerini yarı yolda bırakıp derslerini anlatmaktan dahi imtina edecek kadar etik dışı davranması, çalışmamamızın tek sebebidir. Düşünün ki yenidoğanın veya kardiyolojinin yarısını anlatmış yarısını anlatmayı reddeden ve kursiyerleri apaçık mağdur eden bir hoca var. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İsim hakları ile beraber TUMER’in her şeyini TUSDATA almış iken, bir rakip kurumun internet sitesinde şaşkınlıkla izleyeceğiniz reklamlar dönmeye başladı. Zaten batmış olan bir kurumun Genel Müdürü, ya da bizim çalışmayı hiç düşünmediğimiz hocaları ya da TUMER’in zaten boşalttığı şubeleri yeniden kiralayıp onlar üzerinden ve TUMER adını kullanarak reklam yapma çabasını anlayamıyoruz. Rekabetin de bir etiği yok mudur? Çaresizlik ve asgari ahlaktan yoksunluk olarak tanımlayabileceğimiz bu haksız ve hukuksuz girişimler karşısında önce bir müddet beklemeyi seçtik. Sonra kendilerine avukatlarımız ve noter aracılığı ile uyarı gönderdik.

Maddi ve manevi dava açma hakkımız olduğu halde sabırla hatalarından dönmelerini ve hekimlere yakışan bir tavır ortaya koymalarını bekliyoruz.

Kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu haksızlığın devam etmesi durumunda her türlü hukuki yola başvuracağımızı belirtiyor, konuyu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.

“Aslanlar avlanır, çakallar artıklarla beslenir”

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5977/devekusu
DEVEKUŞU ve ÖSYM
Burası Türkiye ve yıl 2011…

İnternet çağındayken başınızı kuma gömebilir misiniz? ÖSYM gömüyor. Hatalı sorular, hatalı değerlendirmeler ve eksik gelen notlar sorununu neredeyse HİÇ BİR ŞEY YAPMADAN atlatma derdinde… Kulaklarını her türlü çığlığa İNADINA kapamış durumdalar. Böyle yaparlarsa prestij kaybına UĞRAMAYACAKLARINI zannediyorlar.

Yanılıyorlar.

Tam da yeniden güven kazanabilecekken, 30 yıl önceki ilkel reflekslerle hareket ediyorlar.

Bir ülkede, yöneticiler adaleti sağlamakla görevlidirler. Kendi prestijleri için adaleti önemsemiyorlarsa ve hak arayanları “kopyacıların üzerine gittiğimiz için böyle davranıyorlar” gibi ucuz yöntemlerle uzaktan suçlama yoluna gidiyorlarsa, o koltuk EHLİNDE DEĞİL demektir.

Bugüne kadar; her sınavda istediğimiz, sınavın sağlıklı ve iyi ölçen bir sınav olmasıydı. Her sınav; soruların açıklandığında akademik heyetlerimizle tüm soruları inceledik, iptali için kesin ve net textbook delilleri olan tüm yanlış soruları ortaya koyduk, hekimlerimize adalet için yol gösterdik. Neden diğer bazı sorulara itiraz etmediğimiz ile ilgili türlü türlü söylentiler yayılmak istense de doğru bildiğimizden şaşmadık.

Yetmedi… ÖSYM’nin en üst düzeyde yürütme kurulu üyelerine YÖK Başkanlığı’na, YÖK Başkanvekilliği’ne gidip durumu delilleriyle anlatıp bu konuda hassasiyet oluşmasını sağladık.

Bugüne kadar yaptığımız her şeyi bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bizim hakkımızda yapılan söylenti ve iftiralara aldırış etmeyeceğiz. Yok acaba TUSDATA soruları satın almış olabilir miymiş?, yok soruları bazı! ÖSYM görevlileri TUSDATA’ya sızdırıyor muymuş, yok ÖSYM’yi elimizde oynatıyor muymuşuz, yok efendim bütün bu çabaları TUS birincisi çıkarmak için mi yapıyormuşuz…vs, vs… Kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş ya, bütün bu çirkin söylentiler; bizim için söyleyenin düzey sorununu ve aşağılık kompleksini göstermekten öte bir anlam ifade etmez. Meyveli ağacı taşlayacaklarını biliyoruz.

Haklı olduğumuz konularda ısrarlı itirazlarımızla, ÖSYM’yi elbette rahatsız edeceğiz. Bizim gibi kurumların varlığı denge için ve yetkili kişilerin daha ciddi çalışması için önemlidir ve gereklidir, her iktidara bir muhalefetin gerekli olduğu gibi. Biz; adayları sınavlara hazırlayan bir kurum olarak, doğru duruş neresi ise o duruşu sergilemeye devam edecek ve daima doğru yerde duracağız.

ÖSYM bu ülke için önemlidir. Acilen 2011 yılına uygun şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Sınavlar için alınan güvenlik tedbirleri gerçekten sınav güvenliğini sağlayacak ve insan tabiatına uygun olacak şekilde devam ettirilmelidir. Bunun yanında sınavın niteliği, ölçücülüğü ve doğruluğu konusunda modern ve etkili yöntemler uygulanmalıdır.

Son olarak; ÖSYM, halka ve itirazlarına saygı duymalıdır. Çığlıklara karşı hassas olmalıdır. Kamuoyu vicdanının rahatı için gerekirse, yeniden değerlendirebilecek kadar adaletli ve cesur bir sınav olmalıdır ki biz halk olarak, ÖSYM’ye güvenmeye devam edelim.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5962/netlerin-dusuklugu-ile-ilgili
NETLERİN DÜŞÜKLÜĞÜ ile İLGİLİ…

(26 Aralık 2010 Pazar)

Aralık 2010 TUS sonuçları açıklandıktan sonra pek çok meslektaşımız netlerinin eksik geldiğini düşünmüş ve fikirlerini çok farklı yollarla paylaşmış ve teyit etmişlerdir. Hakim kanaat, netlerin düşük geldiğidir. Netleri beklediği gibi gelenler olduğu gibi 1 netten 20 nete kadar düşük geldiğini belirtenler de mevcuttur.

Bu durumda sınavın adaleti açısından haksızlık olduğunu düşünen meslektaşlarımızın ÖSYM’ye rutin itiraz prosedürü dahilinde –mümkünse bizzat Ankara’ya gelerek- itiraz etmeleri gerekmektedir. Ankara’ya gelenlerin, bizzat yetkililere durumu anlatmak için çaba sarfetmeleri faydalı olacaktır. Gelemeyenler ise sadece kargo ve posta yoluyla itiraz edebilirler. Mail, faks veya telefon yoluyla itirazlar kabul edilmemektedir.

Ayrıca her meslektaşımızın*****osym@osym.gov.tr*****mail adresine düzenli ve dili nazik ama beklentisini açıkça ifade eden mailler göndermeleri de yetkililerin hassasiyetini artıracaktır.

Bunun için ÖSYM tarafından hazırlanan GENEL AMAÇLI DİLEKÇE kullanılmalıdır. Bu dilekçe ve prosedürler için,*****http://www.tus.com/7757/aralik-2010-...**sayfasındaki “İtiraz Prosedürü ve “Genel Amaçlı Dilekçe Örneği” için TIKLAYINIZ…” bölümündeki prosedürlere uyup dilekçe örneğini doldurduktan sonra ÖSYM’ye iletmeleri gerekmektedir.Bu dilekçenin en sonundaki “İsteğim:” bölümüne aşağıdaki ifadeleri yazmaları faydalı olacaktır.

İsteğim : 12 Aralık 2010 TUS’una giren bir hekimim. Sınavdan hemen sonra açıklanan soruları incelediğimde tahmini netlerimi hesaplamıştım. Puanlar ve netler açıklandığında ise beklediğimin çok altında (……net) eksik geldiğini fark ettim. Hekimlerin internette buluşma noktası olan bazı forum sitelerinde pek çok arkadaşımın da aynı durumdan bahsettiklerini görünce bunun tıpkı İlkbahar Dönemi TUS gibi bir değerlendirme hatasından kaynaklandığını düşündüm. 3 ayrı sebeple bu durumun meydana gelmiş olabileceğini ben ve pek çok meslektaşımız düşünüyoruz:

1- İptal edilen 4 soru (veya bunlardan bazıları) her iki kitapçıkta ya da birinde herkes için doğru olacak şekilde kodlanmamış olabilir. Bu soruların, herkes için doğru kabul edileceği duyurulmuştu.

2-Her iki kitapçık ya da biri için hazırlanan master doğru cevap anahtarı bazı sorular için hatalı olabilir. Önceki itirazlarda hekimlerin cevap kağıtları zaten yanlış olan master cevap anahtarı doğrultusunda değerlendirilerek maddi bir hata olmadığı söylenmiş ama bu hata ÖSYM tarafından nice baskılar sonucu kabullenilmiş ve hata düzeltilmişti. Yani mevcut cevap anahtarının doğruluğu mutlaka yeniden her iki kitapçık için de dikkatle teyit edilmelidir.

3-ÖSYM tarafından verilen kalem ve silgiler, hatalı değerlendirmeye neden olmuş olabilir. Önce işaretleyip sonra sildiğimiz bazı sorular optik okuyucu tarafından çift cevaplı gibi algılanarak yanlış kabul edilmiş olabilir.

Bu 3 olası durumun hassasiyetle gözden geçirilerek, benim ve sınava giren tüm adayların cevap kağıtlarının ve sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.

Bu üç olası durumu tüm yetkililere ulaştırılarak en sağlıklı sonucun alınması için kurum olarak en üst düzeyde çaba sarfedeceğimizin de bilinmesini isteriz. Küçük hedefler ya da iritasyon peşinde olmadığımız iyi niyetli herkesin malumudur. Önemli olan geç de olsa adaletin yerini bulmasıdır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5940/aralik-2010-tus-degerlendirmesi
Aralık 2010 TUS Değerlendirmesi

Erteleme, yeni sorular, güvenlik tedbirleri,kış … derken nihayet Aralık 2010 TUS yapıldı.

Sınav için öne çıkanları teker teker değerlendirelim ki sonraki sınavlara yol gösterici olsun:

1. GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Neredeyse tamamı önemli ve yerindedir. Sadece 4 saat boyunca adayların tuvalet sorunu yüzlerce meslektaşımızı olumsuz etkilemiştir. Bunun tek çözümü vardır. Sınav sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda yapılmalıdır ve bu konuda herkes her yolla ÖSYM’ye fikirlerini yapıcı şekilde iletmelidir.

2. HATALI SORULAR

Belki aceleye geldiğinden, belki de güvenlik kaygıları ön planda olduğundan bu sınavda çok sayıda (en az 7) hatalı ve iptali gereken soru vardı. ÖSYM, mutlaka buna bir çare bulmalıdır. Sorular, hem iki kaynaktan doğrulanmalı, hem de en az bir akademik kontrolden geçmelidir. “Aceleyle hazırlanmış ve hazırlandığı gibi sorulmuş” görüntüsü ÖSYM’ye yakışmamaktadır.

İtiraz dosyamız için TIKLAYINIZ…

3. SORULARIN DAĞILIM SORUNLARI

Sorular, branş içinde dengeli dağılmamıştır. Her konudan soru sorulamamış, sorular belli konulara sıkıştırılarak “adalet” yönü zedelenmiştir.

Örneğin, Anatomide kemik, kas, eklem gibi fakültede anlatılan konuların tam yarısından hiç soru sorulmamış, tüm sorular diğer yarısından sorulmuştur.

Bu sorun da, ÖSYM tarafından bilimsel standartlara kavuşturulmalı ve acilen uygulamaya geçirilmelidir.

4. SORULARIN ZORLUK ve ÖLÇÜCÜLÜĞÜ

Genelde; kolay sorular “çok kolay”, zor sorular ise “çok zor” sorulmuştur ki ikisinin ayırıcılığı da YOKTUR. Eğer ÖSYM, her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplamalarını yaparsa (ki hala yapıp yapmadığını bile bilmiyoruz) ayırıcılığı çok düşük bir sınav olduğu ortaya çıkacaktır.

Bir başka sorun da şudur: Bir pratisyenin asla kullanamayacağı, kullanmayacağı, bir uzmanın bile uzmanlık hayatı boyunca karşılaşmadığı pek çok uç, hatta uç ötesi bilgilere ait soruların sayısında da artış mevcuttur. Bu, ANLAMSIZdır. Özellikle Anatomi, Cerrahi ve Kadın Doğum sorularını hazırlayanlar gözden geçirilmelidir.

Dünyada; ayırıcı ve ölçücü, ayrıca seviyeye uygun soru hazırlamanın evrensel ve bilimsel standartları vardır ve bu standartlar ÖSYM tarafından da mutlaka acilen uygulanmalıdır.

Meslektaşlarımız içinde; yakın çevresinde basın mensubu, bürokrat, akademisyen, milletvekili… gibi ÖSYM’ye kolayca ve etkin şekilde ulaşabilecek durumda olanlar eleştirilerini yapıcı bir şekilde ama ısrarla ÖSYM’ye iletmelidirler ki bundan sonraki sınavlar gerçekten adil, ölçücü ve ayırt edici doğal olarak da hak edenin kazanacağı sınavlar olsun.

Burada doğal olarak sınavın olumsuzluklarını dile getirsek de hak edenin kazanmasını diliyoruz
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

Doktor sana bır çare
http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/d...ir-care_502065

Uzmanlık sınavında hatalı soru iddiası
http://www.zaman.com.tr/gundem_uzman...i_2085327.html
İSTANBUL
3 Mayıs 2013, Cuma
Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda 6 sorunun hatalı olduğu iddia edildi. Adaylar, durumu ÖSYM’ye iletti, ancak hatalı soruları referanslarıyla birlikte sunan diş hekimlerinin talepleri kabul edilmedi. ÖSYM, sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Nisanda yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda (DUS) 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruları referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye iletti ancak talepleri kabul edilmedi. ÖSYM sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi. 50 diş hekimi, dava açmaya hazırlanıyor. Hekimleri 37 merkezle sınavlara hazırlayan TUSDATA tus ve dus dersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” diyerek tepki gösterdi. Biricik, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda da (TUS) ciddi hatalar olduğunu söyledi. ÖSYM yetkilileri ise şikâyet dilekçelerini bilim kurulunun incelediğini ve iki soruyla ilgili düzeltme yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda çıkan 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruların referanslarıyla birlikte Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) başvurdu. ÖSYM ise bu hatalı sorulardan sadece 2’sinin cevabını değiştirdi. Diş hekimliği sınavındaki sorulara itiraz eden ve Türkiye’de bu alanda sınav hazırlığı yapan 37 merkeze sahip olan Tıpta Uzmanlık Sınavı Hazırlık Merkezleri (TUSDATA) Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Söz konusu soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat ÖSYM’ye yapılan bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM kendince bir karar veriyor ve adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” dedi.

Soruların dilekçelerde hatalı olduğunun bariz bir şekilde görüldüğünü anlatan Biricik, “Bunu normal okuyanlar bile açıklamalı yazılarla anlayabilir. Fakat ÖSYM ne yapıyor bilemiyoruz. Sadece DUS sınavında değil, nisan ayında yapılan TUS’ta da ciddi hatalar var. 12 soruya itiraz edildi. ÖSYM 6’sını iptal etti. 2’sinin cevabını değiştirdi. 4 soruya da bir şey yapmadı. Fakat hiçbir adaya cevap yazısı gelmedi.” açıklamasını yaptı. Biricik, hem DUS hem de TUS’a giren adayların dava açacağını aktardı.

Sınava girenlerden biri olan Diş Hekimi Ahmet Caner Irklı ise, “6 soruda hata tespit edildi. Bunu referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye ilettik. ÖSYM sadece bizim bir sorumuzu ve bizim iletmediğimiz başka bir soruyu iptal etti. Daha sonra sınav sonucunu açıkladı. Yarım soru bile sıralamada çok şey değiştiriyor.” diye konuştu. Daha önce üniversitelerin bünyesinde yapılan diş hekimleri için uzmanlık sınavları, 2012’den itibaren merkezî sınav sistemine geçti. İlk sınav 2012’nin Nisan ayında yapıldı. İkinci sınav geçtiğimiz eylül ayında, son sınav ise Nisan 2013’te 1.200 diş hekiminin katılımı ile gerçekleşti. Adaylardan 200’ü asistanlık eğitimi alacak.

Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK'ten ÖSYM Başkanı'na Televizyonda "Açık Oturum" Çağrısı ...




3 Eyl 2012 tarihinde yayınlandı
Aralık 2010 Tus sorularındaki hata 19 ay sonra mahkeme kararı ile neticeye bağlandı, Doktorlar ise mağdur! Samanyolu Haber'in Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile yaptığı Video röportajlı haberi izlemek için tıklayın.
STV'nin Aralık 2010 TUS Skandalı ile ilgili Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile röportajı



Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Bekliyoruz ama ÖSYM de bu ilişkiler normal



Alıntı:
HukukSimit´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi
ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı


osym nin arındığını söylemek zor

üçgen ? dörtgen ? paralel ?
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 02-02-2019, 16:59   #18
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

değerli yök

lütfen neler oluyor
akademik puanlama sistemi çok suni, numaradan çok uluslu katılımı olan toplantı oluşturdu. her gün onlarca toplantı mail i geliyor. lütfen düzeltiniz
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 11-02-2019, 21:22   #19
StevIcople
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart Propecia Side Effects Stress StevFame

Comprar Cialis Generico Opiniones viagra online pharmacy Antibiotics
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Atama ve Nakil Yönetmeliği'nde değişen ne? tususev Atama Duyuruları 0 01-20-2012 08:58
Görevde Yükselme Yönetmeliği’ndeki değişiklikler neler getirdi aerol Mevzuat 0 03-28-2011 15:56
Sağlık Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği aerol Mevzuat 0 03-27-2011 09:32
Ocak Ayı Kurumiçi Atama steTUSkop Atama Duyuruları 0 02-03-2009 09:58
24.dhy atama sonuçları açıklandı steTUSkop 24.DHY 0 02-03-2009 09:55


Şu Anki Saat: 22:49


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com