www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > TUS (TIPTA UZMANLIK SINAVI) , Yan Dal Uzmanlık Sınavı (YDUS) ve USMLE PLATFORMU > TUS Sınavları > Önceki Sınavlar > 2009 Eylül TUS

2618 (0 Kayıtlı Ve 2618 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 09-16-2009, 14:20   #1
steTUSkop
Kurucu-Yönetici
 
steTUSkop - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.01.09
Mesajlar: 4.377
Tecrübe Puanı: 3
steTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond reputesteTUSkop has a reputation beyond repute
Standart tustime fizyoloji açıklamaları

HİSTOLOJİ ve FİZYOLOJİ AÇIKLAMALARI

11. Deride melaninin depolandığı hücre aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ter bezi epiteli
B) Keratinositler
C) Langerhans hücresi
D) Merkel hücresi
E) Henle hücresi
(Cevap B) Melanositler epidermisin stratum basalesinde bulunan hücrelerdir. Melanin, melanositlerin melanozom organelinde tirozinden yapılan pigmenttir.
Melanozomlar (melanin) mikrotubuller aracılığı ile epidermisin diğer tabakalarına transfer edilip, keratinosit çekirdeklerini güneş ışığından korumak üzere yerleştirilip depo edilir.
Melanin keratinositlerde DNA yı UV nin zararlı etkilerinden korur. UV-B en zaralı UV ışınıdır. UV, DNA da p53 mutasyonu ve Timin dimerizasyonu oluşturarak onkogenetik etki göstermektedir.
12-Aşağıdakilerden hangisi böbrekte süzücü zarın yapısına katılır?
A) Glomerül endotel hücreleri
B) Bowman kapsülünün paryetal yaprağı
C) Ekstraglomerüler mezangial hücreler
D) Afferent arteriolün endotel hücreleri
E) İntraglomerüler mezangial hücreler
(Cevap A) Glomerül kapiller membranı 3 kattan oluşur. Maddelerin bu katlardan filtre olabilirliğini elektrik yükleri ve büyüklükleri belirler.
1-Kapiller endotel
2-Bazal membran
3-Bowman epitel hücreleri (podositler)


Glomerüler kapiller membran, diğer kapillerlerden yüzlerce kat (300-600) daha geçirgendir. Glomerül kapiller membranın temel bariyeri bazal membrandır.
Bazal membrandaki Glukozaminoglikanlar güçlü (-) tir.
Heparan Sülfat elektronegativiteyi sağlamada önemli görev üstlenir. GAG ları podositler sentez etmektedirler. Bu olay proteinlerin geçişini engeller ve negatif yüklü maddelerin, nötral ve + yüklü olanlardan daha zor geçmesini sağlar. Nefrotik sendromda bu negatif yük bozulmaktadır.
Glomerüler filtratın bileşimi şekilli elemanlar ve proteinler hariç plazmaya benzer.
Glomerüler filtrasyonu oluşturan temel güç kanın hidrostatik basıncıdır. Aort basıncı 40-50 mmHg’ya düşürüldüğünde idrar oluşumu durur.
Normal bir erişkinde dakikada oluşan glomerüler filtrat miktarı 125 ml’dir.
NOT: Podositlerin ayakları arasını döşeyen protein Nefrindir. Nefrin eksikliğinde Konjenital nefrotik sendrom oluşmaktadır.
13- Duodenumdaki Brunner bezlerinin salgısının artması ve submukozal kasın kasılmasında aşağıdakilerden hangisi rol oynar?
A) Miyenterik pleksus
B) Goblet hücreleri
C) Meissner pleksusu
D) Motilin
E) Noradrenalin


(Cevap C)
GIS HİSTOLOJİSİ
1-Mukoza
a-Epitel
b-L.propria (Yoğun gland içerir.)
c-Muscularis mukoza (Düz kas lifleri içerir mukozanın peristaltizmini sağlar)
2-Submukoza: Plexus Meissneri bulunmaktadır.Bu plexus sekresyon kontrolünden sorumludur.
3-Muskularis propria :Gerçek kas tabakasından bulunduğu tabakadır.GIS içeriğinin lümen boyunca iletilmesini sağlar. Plexus Auerbachi denen sinir pleksusu barındırır. Ayrıca bu tabakada peristaltik aktiviteyi başlatan Cajal hücresi bulunur. Cajal hücresi pace-maker özelliği gösterir.
4-Seroza :muskularisi örten visseral peritondur.
14-Yenidoğan bir kız çocuğunun ovaryumunda aşağıdakilerden hangisi bulunur?
A) Oogonyum
B) Korpus luteum
C) Sekonder folikül
D) Primer oosit
E) Teka folikülü
(Cevap D)
OVUMUN GELİŞİMİ
Anne karnında oogonialar 6-7 gebelik haftasına dek mitozla çoğalıp 20. haftada maksimum sayıya ulaşırlar.
Bundan sonra oogonium sayısı azalır. Doğumda 2 milyon adettir. Oogonia doğum öncesi mayoza girer. 1. mayozun profazında durur. Buna primer oosit denir. Puperteye kadar bu fazda kalırlar.
Pubetede ovulasyon başlaması ile primer oositlerin 1. mayozu biter. Yumurtlanan ovum 2. mayoz metafazında duraklar. Buna sekonder oosit denir.
Spermin ovuma girmesi 2. mayozun tamamlanmasına neden olur. Ovumun mayozu döllenme ile tamamlanır.




1. Primordial Folikül
Fetusta bulunan yapısı primordial foliküldür. Yenidoğanda 2 milyon primordial folikülden % 99.9u atreziye uğrayarak harap olur. Ancak 400-500 tanesi ovulasyon şansına sahiptir.
Çünkü primordial folikullerin bir bölümü inaktif dururken, bir bölümü de sürekli gelişme göstererek, primer foliküle dönüşürler. Bu süreç preantral (sekonder) folikül olana kadar devam eder. Bu süreç FSH, LH dan bağımsız olarak meydana gelir.
2. Primer Folikül
Tek sıra yassı granuloza hücresiyle (Kübik epitel) döşelidir. Granuloza ile yumurta zarı arasında glikoprotein yapılı, ovumu örten zona pellusida oluşmaya başlar. Zona pellusida için pellusidin denilen protein yapılar bulunmaktadır. Zp1-Zp2-Zp3 adı verilen bu proteinler spermin ovuma tutunmasında görev alır.
3. Sekonder (Preantral)
Granuloza hücreleri çoğalmış çok katmanlı hale gelmiştir. Zona pellusida katmanı tam olarak oluşur. Granuloza katı çevresine mezenşim hücreleri göç etmeye başlar. Birbirine paralel dizilir. İlk teka taslağı oluşmaya başlar. Bu dönemde granuloza hücreleri içinde Call-Exner cisimleri ortaya çıkar. Teka interna hücrelerinde LH reseptörleri ortaya çıkar.
4. Tersiyer (Antral-Graaf) Folikül
Granuloza hücreleri arasında folikul sıvısı artar.(Antrum). Korona radiata hücreleriyle çevrili oosit, granuloza hücrelerinden oluşmuş kumulus ooforus denen çıkıntının içinde yer almaktadır.
Teka, granuloza,ovum arasında gap junction (neksus) lar ile bağlantılar kurulmuştur.
Teka interna hücrelerinde LH reseptörleri gelişmiş ve LH kontrolünde androstenadion yapılmaktadır.
Yapılan androstenadion, granuloza hücrelerinde aromataz etkisinde östrojenlere çevrilir. Aromataz enziminin aktivitesini FSH belirler.
15-Gebelik testine temel oluşturan insan koryonik gonadotropin (hCG) hormonu aşağıdakilerin hangisinden
salgılanır?
A) Sitotrofoblast
B) Sinsityotrofoblast
C) Epiblast
D) Hipoblast
E) Eksosölomik membran


Fertilizasyon: Döllenme fallop tüplerinin en geniş yeri olan ampullada olmaktadır.
Zigot : Döllenmiş yumurtaya verilen addır.
Morula : Mitoz sonucu 32 hücreli hale gelmiş konseptus.
Blastokist: Morula içindeki bir kısım hücre apopitozise gider. Yüzük şeklini alır. Embriyoyu oluşturacak yüzüğün taşlı kısmını andıran yere embriyoblast, plesentayı oluşturacak yüzüğün periferik kısmına ise trofoblast adı verilir.
Blastokist 6. gün endometriyuma implante olur. Sitotrofoblastlardan ikincil olarak sinsityotrofoblastlar gelişir. Endometriuma yapışmadan 2 gün sonra kanda tespit edilebilen , insan koryonik gonadotropin (hCG) salınır. Bu hormon LH gibi davranarak korpus luteumun davam etmesini ve progesteron salınımını sağlar.
Ayrıca sinsityotrofoblastlardan human plesental laktojen salınır. Bu hormon insulin rezistansı oluşturup, embriyoya glikoz geçişini kolaylaştırır.



2 haftalık embriyoda embriyoda iki germ yaprağı bulunur. Epiblast ve hipobast. Epiblast esasen ektoderm, hipoblast ise endoderme diferansiye olur.
16-Ekstrinsik yolakta doku faktörü aracılığıyla pıhtılaşmayı başlatan faktör aşağıdakilerden hangisidir?
A) Fibrinojen
B) Faktör X
C) Faktör VIII
D) Faktör VII
E) Faktör V
(Cevap D)

KOAGULASYON SİSTEMİ
EXTRENSEK YOL:
Damar duvarı ve çevresindeki dokuların travmaya uğramasıyla başlar. Zedelenmiş endotel hem trombositlerin yapışması için zemin görevi görür, hem de pıhtılaşmayı başlatan doku faktörünü (faktör 3) sentezler. Doku faktörü faktör VII ile birleşir.
Doku faktörü-faktör VIIa kompleksi, faktör X’u aktive eder. Böylece ekstrensek yol aktive olmuş olur. Faktör X (protrombin aktivatörü) protrombini aktive edip trombin yapar. Bu aktivasyona yardımcı faktör, Faktör V tir.Trombin ise fibrinojeni fibrine dönüştürür.
Faktör XIII ise fibrin monomerlerinin arasında çapraz kovalan bağlar kurarak fibrin molekülünü polimerize edip sağlamlaştırır. Ekstrensek yol protombin zamanı yol protombin zamanı (PT) ile kontrol edilir. Normali 12-15 sn dir.


İNTRENSEK YOL
Kan içindeki yapıların hasarlanmasıyla başlar. Bu durumda çıkan trombosit fosfolipidlerinin serbestlenmesi (PF3), HMWK (Yüksek molekül ağırlıklı kininojen), prekallikrein faktör XII nin aktivasyonuna neden olur. Aynı faktörler Faktör XI de aktive edebilmektedir. Faktör XI, faktör IX u aktive eder. Faktör IX, VIII, PF3 beraber Faktör X u aktive ederler. Bundan sonraki kısım ekstrensek yoldaki ile aynıdır. İntrensek yol a-PTT (aktive Parsiyel Tromboplastin zamanı) ile kontrol edilir. Normali 25-40 sn dir.
17-Aşağıdaki kalp dokularının hangisinde impuls iletimi en hızlıdır?
A) S-A düğümü
B) Atrium kası
C) A-V düğümü
D) Ventrikül kası
E) Purkinje lifleri
(Cevap E)
İLETİM SİSTEMİ
Sinoatrial nodtan çıkan uyarı sayısını bazı hormonlar, metabolik olaylar ve otonom sinir sistemi etkiler. Sinoatrial nod sağ atriumda sulkus terminaliste yerleşmiştir.
Atrioventriküler nod interatrial septumda subendokardial yerleşmiştir. Atrium ve ventriküller arasında elektriksel uyarının geçiş noktasıdır. O nedenle atriumlar ve ventriküller iki ayrı sinsityum gibi düşünülebilir.
Atrioventriküler nod ileti geçişini geciktirir bu yolla atrium sistolde iken ventriküllerin diastolde olması sağlanır. AV nod ikinci en fazla uyarı oluşturma yeteneğine sahip yerdir.
AV nod his demeti olarak devam eder. Kalpte iletinin en yavaş olduğu yer AV noddur. His hüzmesi sol ve sağ dal diye ayrılır.
Sağ ve sol dal ile ventriküle giden uyarı daha sonra purkinje ile miyokard liflerine iletilir. Purkinje hücresi kalpteki en büyük hücrelerdir, en hızlı iletide bu hücrelerdedir.
Uyarı endokardtan epikarda doğru ilerler. Kalpte repolarizasyon ise epikarddan endokarda ilerler.

Kalpte ileti sistemin hızları
SA nod : 0,05 m/sn
Atrium : 1 m/sn
AV nod : 0,05 m/sn
His demeti : 1 m/sn
Purkinje : 4 m/sn
Ventrikül : 1 m/sn
18-Aşağıdakilerden hangisi O2 nin hemoglobinden ayrılmasını kolaylaştırır?
A) pCO2 nin artması
B) P50 değerinin düşmesi
C) Sıcaklığın azalması
D) 2,3-difosfogliseratın azalması
E) pH nin artması


(Cevap A)
Hemoglobinin oksijene afinitesinin artması: (Dissosiasyon eğrisinin sola kayması)
Alkalosis
Eritrosit içi 2, 3 - DPG’nin azalması
Isının azalması
pCO2 nin azalması
Karboksihemoglobin
Methemoglobinemi

Hemoglobinin oksijene afinitesinin azalması: (Eğrinin sağa kayması)
Asidoz
Eritrosit içi 2, 3 - DPG artması (Yüksek irtifa, Tiroid hormonları, Anemi, androjen)
Isının artması

pCO2 nin artması
19-Aşağıdakilerden hangisi iştahı artırır?
A) Leptin
B) Kolesistokinin
C) Ghrelin
D) İnsülin
E) Serotonin
(Cevap C)
Yeme davranışı hipotalamusun lateral ve ventromedial çekirdekler tarafından kontrol edilmektedir. Yağ dokusundan salınan hormonlara adipokin adı verilir. Yağ dokusu artınca adipokin miktarıda artar. İştah üzerinde en etkili adipokin leptindir.
Yağ dokusundaki hücrelerin ürünü olan leptin (ob/ob geni) hipotalamustaki NPY’yi baskılayarak iştah kesici özellik göstermektedir. NPY hipotalamusta güçlü oroksojen (yeme davranışını uyarıcı) etki oluşturur.
Hipotalamusta NPY (nöropeptid-Y) den başka ; Beta-endorfin, Galanin, GHRH, Orexin A/B, Ghrelin iştah açacı etki oluşturur.
Bombesin, leptin, CCK, Glukagon, Nototensin, Oksitosin, CART, Peptid YY, Somatostatin, alfa-MSH ise iştah kesici etkinliğe sahiptirler.
20- Glomerüler hidrostatik basınç 60 mmHg, onkotik basınç 30 mmHg; Bowman kapsülünde hidrostatik basınç 18 mmHg, onkotik basınç 1 mmHg olan bir nefronda net filtrasyon basıncı kaç mmHg dir?
A) 10
B) 11
C) 13
D) 49
E) 79
(Cevap C) Glomerüler filtrasyonu sağlayan itici güç Glomerüler hidrostatik Basınçtır. Plazma proteinleri ise onkotik basınç adı altında emici kuvvet oluştururlar. 60-30=30 mm-Hg net itici kuvvettir.
Bowman mesafesinde ise 18-1=17 mm-Hg ter yöne bir itici kuvvet vardır.
30-17=13 mm-Hg net fiftrasyon basıncını oluşturur.
steTUSkop isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

     

Alt 02-28-2011, 15:08   #2
rem
Sadece Üye
 
Üyelik tarihi: 26.02.11
Mesajlar: 28
Tecrübe Puanı: 0
rem is an unknown quantity at this point
Standart

çook teşekkürler...
rem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
neden tustime? steTUSkop Tustime 20 10-06-2010 23:04
tustime biyokimya açıklamaları steTUSkop 2009 Eylül TUS 0 09-16-2009 14:19
tustime küçük stajlar açıklamaları steTUSkop 2009 Eylül TUS 0 09-16-2009 14:17
tustime kadındoğum açıklamaları steTUSkop 2009 Eylül TUS 0 09-16-2009 14:15
tustime anatomi açıklamaları steTUSkop 2009 Eylül TUS 0 09-15-2009 05:05


Şu Anki Saat: 23:04


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com