www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > PARAMEDİKAL DÜNYA > Sosyal Hayatımız > Siyaset / Politika

2331 (0 Kayıtlı Ve 2331 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 02-16-2018, 20:26   #1131
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

ANASAYFAYAZARLARFOTO GALERİVİDEO GALERİSON DAKİKAGAZETE MANŞETLERİGÜNCELDÜNYAEKONOMİSPORAÇIK GÖRÜŞDİĞER

Yazarlar

Bugün YazanlarTüm Yazarlar

Ahmet KEKEÇakekec@stargazete.comElinin kanıyla adalet isteyen heval!

Ahmet KEKEÇ tüm yazıları16 Şubat 2018 Cuma

Selahattin Demirtaş*****nihayet itiraf etmiş:*****“Yasin Börü'nün katledilmesi bir barbarlıktır. Bunu yapanlar insanlıktan nasibini almamış demektir. Bunda benim de katkım varsa, aynı alçaklık bana da bulaşmış demektir.*****'Demirtaş'ın çağrısıyla sokağa döküldüler, 54 kişiyi katlettiler'yönündeki haberlerle aleyhimde kampanya yürütüldü. Adalet istiyorum.”

Bunda sizin kabahatiniz var Sayın Demirtaş.*****

Büyük kabahatiniz var hem de...*****

Erdoğan’ın,*****“Kobani düştü düşüyor”*****uyarısını yanlış tefsir ederek*****(bile bile çarpıtarak), hazır kıta bekleyen*****“militanlarınızı”*****sokağa döktünüz ve bugün*****“ceza davası”*****olarak size dönen korkunç o cürüme imza attınız.*****

Elinizin kanıyla adalet istiyorsunuz.*****

Kanun ne der bilmem... En azından kamu vicdanınızda suçlusunuz! **********

Böyle dedim ya... Şimdi serserinin biri çıkar,*****“Hapiste seni okuyamayacak, yalanlarına cevap veremeyecek biri hakkında atıp tutamak yakışıyor mu?”*****der mi? Der...*****

Üç gün önce, hapiste bulunan biri (bir gazeteci) hakkında bir şeyler yazmıştım.*****

Bir*****“seveni”*****çıktı, hapiste bana cevap verme imkânı bulunmayan biri hakkında*****“kepazece”*****bir yazı yazdığımı söyledi.*****

Hani,*****“Burada beni öldürmeye çalışıyorsunuz. Vereceğiniz ceza sizin kader haritanıza da aynen kaydedilecek”*****diyerek, FET֒cü ağzıyla mahkeme heyetini tehdit eden gazeteci...*****

İsmini zikretmemiştim...*****

İsimlerin önemi yok...*****

Hrant Dink*****cinayetinin faillerini gizleyen bir*****“gazetecilik başarısına”*****imza atmıştı aynı zamanda... Hrant Dink cinayetiyle ilgili resmi belgeyi, bugün aynı cinayetin sanığı durumunda bulunan*****Ramazan Akyürek*****ve*****Ali Fuat Yılmazer*****isimlerini karartarak, yani ketmederek yayınlamıştı...*****

Bu haliyle, bir de, verilen*****“Hrant Dink Ödülü”nü kabul etmişti. Utanmamıştı.*****

O gazeteci işte...*****

Fakat sevenlerine kötü haber:*****

Hapiste, bana cevap verme imkânı bulunmayan o gazeteciyle ilgili ithamlar,*****“cezaevi süreci”*****öncesinde de gündeme gelmişti. Cevap verme imkânı bulunduğu halde, vaki ithamları ve konuyla ilgili soruları geçiştirmişti.*****FET֒nün*****Yargı*****ve*****Emniyet’teki örgütlenmesinden haberdar olduğu, bütün operasyonların bu örgütlenme üzerinden yürütüldüğünü bildiği halde susmuştu... Susmuştu, çünkü suç ortağıydı... Nasıl kurulduğu belirsiz gazetesinde, FETÖ operasyonlarına*****“yayın desteği”*****sağlıyordu.*****

Şimdi cezaevinde.*****

FETÖ darbesine destek vermekle (yani darbecilikle) suçlanıyor...*****

Bu konuda ne düşündüğümü müteaddit defa yazmıştım... Ben o ismin ve refakatindeki kimi liberallerin FET֒ye üye oldukları kanaatinde değilim. Cezaevinde bulunmaları ve*****“darbeci”*****suçlamasıyla yargılanmaları beni mutlu etmez. Mümkünse, salıverilmelerini ve*****“tutuksuz”*****yargılanmalarını isterim. Bu konuda son derece netim.*****

Net olduğum bir diğer konu şu:*****

O gazeteci ve refakatindeki liberaller, darbeye altyapı oluşturacak bir düşünsel faaliyet içindeydiler. Bunu hiç gizlemediler. FETÖ darbesi başarılı olsaydı, olup bitenleri kendi haklı pozisyonlarına gerekçe yapacaklardı.*****

Ellerinde,*****“Biz söylemiştik, biz uyarmıştık, dinlemediler”*****diyebilecekleri mebzul miktar malzeme bulunduruyorlardı ve hiçbir yasa, hiçbir ahlak kuralı, hiçbir güç onları*****“haklı”*****(!) olmaktan çıkaramayacaktı.*****

Muhtemelen bu*****“haklılığın”*****(!) verdiği üstünlükle hâkim tehdit ediyorlar.*****

Demirtaş*****için söylediklerim, bu zat ve refakatindeki liberaller için de geçerlidir.*****

İşledikleri*****(işledikleri öne sürülen)*****cürümlerin yasalardaki karşılığını bilmiyorum.*****

İlle de cezaevine atılmaları gerekmez ama bir darbeye altyapı oluşturdukları için, en azından*****“ahlaken”*****yargılanmalı ve suçlu ilan edilmelidirler
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla

     

Alt 03-29-2018, 06:58   #1132
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Cehâletin rütbelisi rütbesizi olmaz Türker Ertürk!…

FarukAksoyGazete Yazarı

29 Mar 2018, Perşembe

0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem; margin-right: 1.2rem;">2 0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem; margin-right: 1.2rem;"> 0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem; margin-right: 1.2rem;"> 0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem; margin-right: 1.2rem;"> 0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem; margin-right: 1.2rem;"> 0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem;">

Adın “Türker”, soyadın “Ertürk” olabilir…

Adın “Türk” sözcüğüyle başlıyor, soyadın “Türk” sözcüğüyle bitiyor olabilir…

Olabilir ama nihayetinde NATO Savunma Koleji’ni bitirmişsin, o tornadan geçmişsin…

Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görev yapmış olsan da soğuk savaş sonrası NATO’nun “İslâm düşmanlığı” üzerine kurduğu yeni konseptin yetiştirdiği bir askersin…

Bu ülkede cumhurbaşkanlığı yapmış iki liderin, hem Atatürk’ün hem Tayyip Erdoğan’ın, tatbikat ayağına hedef tahtasına konulup ateş edildiği NATO’nun savunma kolejinde formatlanmışsın…

Güya FET֒cülere çok kızmışsın ama onlar adına çalışan istihbarat elemanlarını yetiştiren “derin NATO’nun” ütülediği kafalardansın…

Şimdi anlatacaklarımı muhtemelen anlamayacaksın fakat yine de şansımı deneyeceğim…

Bu NATO var ya bu NATO…

Bu NATO, sizi o kolejlerde topluyor, bir kısmınızı kendi milletine, bir kısmınızı kendi vatanına, bir kısmınızı kendi bayrağına, bir kısmınızı da kendi dinine karşı yetiştiriyor, aynı ülkenin çocukları olarak, aynı ülkenin bir başka değerine düşman ediyor, sonra da milletin üzerine salıyor; mesela senin gibileri 27 Mayıs, 28 Şubat darbecisi yapıyor, Semih Terzi gibileri de 15 Temmuz darbecisi... En sonunda ceremeyi, acıyı, çileyi Müslüman Türk milleti çekiyor...

Sevgili Türker Ertürk, alınmana, gücenmene gerek yok, tek kelime ile cahilinsin, cahilin tekisin, o kadar cahilsin ki, insanın sabrını zorlayan iddialı cehaletinle tez konusu bile olabilirsin.

Bir taraftan “Dedem İstiklâl Madalyalı” diyorsun, bununla övünüyorsun, diğer taraftan da “Zeytin Dalı Harekâtı’nda, vatan, millet, din ve bayrak uğruna hayatlarını seve seve feda eden kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, kendilerini minnetle yâd ediyoruz” diyen Genelkurmay Başkanı’na, bu devrin “İstiklâl Madalyalılarına” din üzerinden, İslâm üzerinden saldırıyorsun...

Sen ne biçim komutansın, ne biçim askersin, senin deden, tam da Hulusi Akar’ın dediği gibi, “vatan, millet, din ve bayrak” uğruna modern Haçlılara karşı savaştı, “İstiklâl Madalyası” ile şereflendirildi, bağımsız bir vatanda gerçek bir kahraman gibi yaşadı, fakat sen, dedenin, kimlerle, ne uğruna savaştığını, o madalyayı niçin aldığını bilemeyecek kadar cahilsin.

“Karşımızda Haçlı ordusu mu var ki, din uğruna savaşıyoruz, nihayetinde iç güvenlik harekâtı yapıyoruz” demişsin…

Afrin’de Arjantinli terörist öldürüldü, Arjantin’i, iç güvenliğimize tehdit olarak mı görüyoruz biz? Allah’ın Arjantinlisini Afrin’e getirip Mehmetçiğe karşı silahlandıran merkez, Haçlı merkezi değil de nedir?!.. Peki Çekyalı keskin nişancının ne işi vardı Cerablus’ta? Kafan basmıyor mu senin, gerçekten hikâyeyi bu kadar mı anlayabiliyorsun? Koskoca Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak, bizler, hepimiz, bu zekâ düzeyindeki bir zavallıya mı teslim etmişiz, o savaş gemilerini, onca sene?!..

Madem bizim ordumuzun din’le, diyanetle bir alakası yok, “şehitlik” kavramını nasıl izah ediyorsun, “Tarihin hiçbir döneminde din uğruna savaş yapılmamıştır” diyorsun. Ama bunları anlattığın yazında, Afrin şehitlerine de Allah’tan rahmet diliyorsun, nasıl oluyor o iş, sana göre yapılan sadece “iç güvenlik harekâtıysa”, senin Allah indinde ayrıcalığın nedir ki, Allah’tan rahmet dileniyorsun?

Aslında “Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyin. Onlar diridir ama siz anlayamazsınız” âyetine de inanmıyorsun değil mi? Aslında bu ordunun “Peygamber ocağı” olduğuna da inanmıyorsun, öyle değil mi, Türker Ertürk?!..

Müslüman Türk milletinin Müslüman çocuklarına ihtiyaç duyduğunda, “Bu ordu Peygamber ocağıdır” deyip, onları cepheye gönderiyorsun, o çocuklar da “itaat imandandır” deyip, savaşıyor, şehit düşüyor, gazi oluyor, sonra o çocukların ruhlarına okunan bir Fâtiha’dan, bir Yâsin’den rahatsız oluyorsun, “Bu din işi de nerden çıktı?” diyorsun, böyle düşünüyorsun, değil mi, Türker Ertürk?!..

O yazdığın sitede bazı adamlar var, vicdanına, adaletine inandığım, güvendiğim adamlar var, kimse sana “İki kitap oku, en azından bizi rezil etme, aynı yerde adımız çıkıyor, hemşeriyiz” demiyor mu yahu?!..

Senin hezeyanlarına kapılırsak denklemi şöyle kuracağız yani: Türkiye’ye karşı Batı’dan yapılan saldırılar “çağdaşlaşma ve aydınlanma devrimlerine“ karşı yapılmıyor, belki de tam olarak bu “çağdaşlaşma ve aydınlanma devrimleri” uygulanamadığı için yapılıyor. PKK’nın, Müslüman Kürt köylerinde katliamlar yapması, “çağdaşlaşma ve aydınlanma” sürecinin Kürtler üzerindeki ilk merhalesi olduğu için Batı’dan destek görüyor ve belki de bu durum sende bir rahatsızlık meydana getirmiyor, olayları böyle değerlendiriyorsun, değil mi?

Bizler, vatanımızla, bayrağımızla beraber dinimize karşı da bir saldırı yapıldığını düşündüğümüz için canlarını veren çocuklarımıza “şehit” diyoruz, tekbirlerle bayrağa sarılı tabutlarının önünde saf tutuyoruz, bu topraklarda ezan susmasın diye, ezanı ve salayı arka arakaya okuyoruz.

Şimdi sen bu saydıklarımın hiçbirine inanmadığın halde, bu orduda komutanlık yaptın, biz de sana güvendik, öyle mi?..

Şu kapatılan askeri liseler vardı ya hani, o liseleri kapatmak yetmez, beton dökün kapılarına beton
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 03-29-2018, 06:59   #1133
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Cehâletin rütbelisi rütbesizi olmaz Türker Ertürk!…

FarukAksoyGazete Yazarı

29 Mar 2018, Perşembe

0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem; margin-right: 1.2rem;">2 0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem; margin-right: 1.2rem;"> 0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem; margin-right: 1.2rem;"> 0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem; margin-right: 1.2rem;"> 0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem; margin-right: 1.2rem;"> 0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem;">

Adın “Türker”, soyadın “Ertürk” olabilir…

Adın “Türk” sözcüğüyle başlıyor, soyadın “Türk” sözcüğüyle bitiyor olabilir…

Olabilir ama nihayetinde NATO Savunma Koleji’ni bitirmişsin, o tornadan geçmişsin…

Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görev yapmış olsan da soğuk savaş sonrası NATO’nun “İslâm düşmanlığı” üzerine kurduğu yeni konseptin yetiştirdiği bir askersin…

Bu ülkede cumhurbaşkanlığı yapmış iki liderin, hem Atatürk’ün hem Tayyip Erdoğan’ın, tatbikat ayağına hedef tahtasına konulup ateş edildiği NATO’nun savunma kolejinde formatlanmışsın…

Güya FET֒cülere çok kızmışsın ama onlar adına çalışan istihbarat elemanlarını yetiştiren “derin NATO’nun” ütülediği kafalardansın…

Şimdi anlatacaklarımı muhtemelen anlamayacaksın fakat yine de şansımı deneyeceğim…

Bu NATO var ya bu NATO…

Bu NATO, sizi o kolejlerde topluyor, bir kısmınızı kendi milletine, bir kısmınızı kendi vatanına, bir kısmınızı kendi bayrağına, bir kısmınızı da kendi dinine karşı yetiştiriyor, aynı ülkenin çocukları olarak, aynı ülkenin bir başka değerine düşman ediyor, sonra da milletin üzerine salıyor; mesela senin gibileri 27 Mayıs, 28 Şubat darbecisi yapıyor, Semih Terzi gibileri de 15 Temmuz darbecisi... En sonunda ceremeyi, acıyı, çileyi Müslüman Türk milleti çekiyor...

Sevgili Türker Ertürk, alınmana, gücenmene gerek yok, tek kelime ile cahilinsin, cahilin tekisin, o kadar cahilsin ki, insanın sabrını zorlayan iddialı cehaletinle tez konusu bile olabilirsin.

Bir taraftan “Dedem İstiklâl Madalyalı” diyorsun, bununla övünüyorsun, diğer taraftan da “Zeytin Dalı Harekâtı’nda, vatan, millet, din ve bayrak uğruna hayatlarını seve seve feda eden kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, kendilerini minnetle yâd ediyoruz” diyen Genelkurmay Başkanı’na, bu devrin “İstiklâl Madalyalılarına” din üzerinden, İslâm üzerinden saldırıyorsun...

Sen ne biçim komutansın, ne biçim askersin, senin deden, tam da Hulusi Akar’ın dediği gibi, “vatan, millet, din ve bayrak” uğruna modern Haçlılara karşı savaştı, “İstiklâl Madalyası” ile şereflendirildi, bağımsız bir vatanda gerçek bir kahraman gibi yaşadı, fakat sen, dedenin, kimlerle, ne uğruna savaştığını, o madalyayı niçin aldığını bilemeyecek kadar cahilsin.

“Karşımızda Haçlı ordusu mu var ki, din uğruna savaşıyoruz, nihayetinde iç güvenlik harekâtı yapıyoruz” demişsin…

Afrin’de Arjantinli terörist öldürüldü, Arjantin’i, iç güvenliğimize tehdit olarak mı görüyoruz biz? Allah’ın Arjantinlisini Afrin’e getirip Mehmetçiğe karşı silahlandıran merkez, Haçlı merkezi değil de nedir?!.. Peki Çekyalı keskin nişancının ne işi vardı Cerablus’ta? Kafan basmıyor mu senin, gerçekten hikâyeyi bu kadar mı anlayabiliyorsun? Koskoca Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak, bizler, hepimiz, bu zekâ düzeyindeki bir zavallıya mı teslim etmişiz, o savaş gemilerini, onca sene?!..

Madem bizim ordumuzun din’le, diyanetle bir alakası yok, “şehitlik” kavramını nasıl izah ediyorsun, “Tarihin hiçbir döneminde din uğruna savaş yapılmamıştır” diyorsun. Ama bunları anlattığın yazında, Afrin şehitlerine de Allah’tan rahmet diliyorsun, nasıl oluyor o iş, sana göre yapılan sadece “iç güvenlik harekâtıysa”, senin Allah indinde ayrıcalığın nedir ki, Allah’tan rahmet dileniyorsun?

Aslında “Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyin. Onlar diridir ama siz anlayamazsınız” âyetine de inanmıyorsun değil mi? Aslında bu ordunun “Peygamber ocağı” olduğuna da inanmıyorsun, öyle değil mi, Türker Ertürk?!..

Müslüman Türk milletinin Müslüman çocuklarına ihtiyaç duyduğunda, “Bu ordu Peygamber ocağıdır” deyip, onları cepheye gönderiyorsun, o çocuklar da “itaat imandandır” deyip, savaşıyor, şehit düşüyor, gazi oluyor, sonra o çocukların ruhlarına okunan bir Fâtiha’dan, bir Yâsin’den rahatsız oluyorsun, “Bu din işi de nerden çıktı?” diyorsun, böyle düşünüyorsun, değil mi, Türker Ertürk?!..

O yazdığın sitede bazı adamlar var, vicdanına, adaletine inandığım, güvendiğim adamlar var, kimse sana “İki kitap oku, en azından bizi rezil etme, aynı yerde adımız çıkıyor, hemşeriyiz” demiyor mu yahu?!..

Senin hezeyanlarına kapılırsak denklemi şöyle kuracağız yani: Türkiye’ye karşı Batı’dan yapılan saldırılar “çağdaşlaşma ve aydınlanma devrimlerine“ karşı yapılmıyor, belki de tam olarak bu “çağdaşlaşma ve aydınlanma devrimleri” uygulanamadığı için yapılıyor. PKK’nın, Müslüman Kürt köylerinde katliamlar yapması, “çağdaşlaşma ve aydınlanma” sürecinin Kürtler üzerindeki ilk merhalesi olduğu için Batı’dan destek görüyor ve belki de bu durum sende bir rahatsızlık meydana getirmiyor, olayları böyle değerlendiriyorsun, değil mi?

Bizler, vatanımızla, bayrağımızla beraber dinimize karşı da bir saldırı yapıldığını düşündüğümüz için canlarını veren çocuklarımıza “şehit” diyoruz, tekbirlerle bayrağa sarılı tabutlarının önünde saf tutuyoruz, bu topraklarda ezan susmasın diye, ezanı ve salayı arka arakaya okuyoruz.

Şimdi sen bu saydıklarımın hiçbirine inanmadığın halde, bu orduda komutanlık yaptın, biz de sana güvendik, öyle mi?..

Şu kapatılan askeri liseler vardı ya hani, o liseleri kapatmak yetmez, beton dökün kapılarına beton
Tesekkurler
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 03-31-2018, 10:22   #1134
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Ana SayfaGünün HaberleriArşivSitene Ekle31 Mart 2018 Cumartesi

WEB TVFOTO GALERİ

FETÖ/PDYAK PARTİCHPMHPHDP/PKKGÜNCELDÜNYAEKONOMİKÜLTÜR-SANAT

DOWN SENDROMLU ÇOCUKLARDAN BAŞKAN ÇETİN’E ZİYARET

KAYSERİ ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ SİNEMASEVERLERİ BEKLİYOR

İKİNCİ BAHAR SAKİNLERİNE YENİMAHALLE’DEN SİNEMA JESTİ

ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLERİN BULUŞMA NOKTASI AÇILDI

TURİSTLER GÜN DOĞUMUNU BALONDA KARŞILADI

PALANDÖKEN: “ZORUNLU ASANSÖR SİGORTASI KAZALARI AZALTIR”

ANKARA METROSUNDA KAZA

BEŞ SAATİN ASAYİŞ BİLANÇOSU

TRT SANATÇILARINDAN ’AZERBAYCAN ŞARKILARI KONSERİ’

ATAMA KARARLARI RESMİ GAZETE’DE

prev

next

SON DAKİKADOWN SENDROMLU ÇOCUKLARDAN BAŞKAN ÇETİN’E ZİYARET

YAZARLAR Ahmet Şükrü KILIÇ Cumhurbaşkanımız YALNIZ değil, YANLIŞ tercihlerde bulunuyor

Ahmet Şükrü KILIÇE-posta: ahmetsukrukilic@gmail.com

Yazarın Tüm Yazıları >

00:5027 Mart 2018

Cumhurbaşkanımız YALNIZ değil, YANLIŞ tercihlerde bulunuyor

A+A-

17 Ağustos Depremi’nin yaşandığı gün Tunceli Hozat’taydım.

Yakınlarını kaybeden asker arkadaşlarımızı araçlara bindirirken hepimizin dilinde dualar vardı, yüzlerimiz yere düşmüştü, gözyaşlarımızı gizleyecek durumda da değildik.

17 Bin 480 kişi hayatını kaybetti.

24 Bin kişi yaralandı.

285 Bin ev, 43 Bin işyeri hasar gördü.

Bütün bunlar yaşanırken, talancılar da iş başındaydı.

İnsan cesedi arayanlara inat, para, altın, değerli eşya arayanlar da vardı.

Benzer talanları Gezi darbe kalkışmasında da gördük.

15 Temmuz işgal girişimi başlı başına bir işgal girişimiydi, o noktaya gelinceye kadar her kurum kuşatılmış, her sıfat sahibi esir alınmıştı.

Devletimizi işgal etmeye yeltenen terör örgütü karşısında*****248 şehit verdik, 2196 insanımız yaralandı.

İşgal girişimi karşısında canlarını ortaya koyan milletimiz, bir süre sonra işgalcilerin yargılanması aşamasında birkaç saatini ayırıp adliyelerde hesap soracak iradeyi gösteremedi.

Yine meydanlar talancılara kaldı.

Darbe girişiminden beslenen insanlar bir anda azımsanmayacak sermayeye kavuştu.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, sıkça “Yalnız” kaldığından bahsediyor, aslında yalnız değil, yanlış insan tercihlerinde bulunuyor, hâlâ da yanlışlarına devam ediyor.

Etrafında ganimet devşiren insanların büyük bir çoğunluğu 15 Temmuz gecesinde sorguladıkları Kemal Kılıçdaroğlu gibi televizyon ekranlarından izledi işgal girişimini, milletin kendilerini koruyup kolladığı insanlar kadar hiçbirinin değeri yok.

Amerika’ya kafa tutan Cumhurbaşkanımız nedense “FETÖ diye bir örgüt olduğuna inanmıyorum” diyen insanları hâlâ gölgesinde serinletiyor.

En çok da avukatlara gün doğdu.

FETÖcülerin vekaletini almayan AK Partili, Ülkücü, İslamcı avukat kalmadı.

Biz kendi kavgamızı veriyoruz, olanlara bakarak, “Kim ne yapıyorsa yapsın” diyecek değiliz.

En fazla sesi çıkan isimlerden biri AK Parti milletvekili Şamil Tayyar, ona da kimse “Sen Ergenekon yazıları yazarak, kitaplar yayınlayarak milletvekili oldun. Sana o bilgi ve belgeleri kim servis etti arkadaş. Sen önce seni belge ve bilgi olarak besleyen FETÖcüleri bir ifşaa et, onları kamuoyuyla bir paylaş, Ergenekon Davları’nda aldatıldığını itiraf et, milletten bir özür dile. Para karşılığı kendini kurtaran FETÖcülerin olduğunu söylemek değil senin işin, kim kimi kurtarmışsa adını açıkla, öyle ortaya laf atmakla FETÖ mücadelesi verilmez” demiyor. Bir tane isim verdiğini duyanınız var mı?

Ergenekon sürecinde isimler sıralayan, her gün bir belge yayınlayan adam, nedense ne bir isim verdi bugüne kadar, ne de bir belge yayınladı.

Kendi zahmete girmek istemiyorsa, biz kendine belge servis edebiliriz, yeter ki Ergenekon süreci kadar aşkla şevkle yapsın bu işi!

Afrin devletimizin işidir, milletimiz de terör gruplarına karşı çocuklarını seferber etmiştir. FETÖ hepimizin işidir. Afrin’e gitmek isteyenlerin yolu nedense FETÖ Davaları’nın görüldüğü duruşmalara düşmüyor.

Biz severiz uzaktan meydan okumayı, biz burnumuzun dibindeki terör gruplarını yargıya taşımaya gelindiğinde kaçarız.

Böyle FETÖ mücadelesi olmaz.

Mesela YÖK Başkanı Yekta Saraç’ta sayın Cumhurbaşkanımız nasıl vazgeçilmez bir meziyet buldu da tekrar atadı diye düşünüyorum. Sadece Selçuk Üniversitesi’nde kamudan ihraç edilen 661 kişi doktora yapmış. Bunların birçoğu ihraç edildiği halde doktora öğrenciliklerine devam ediyor. Diğer üniversiteleri de dahil ettiğimizde yüz binleri bulan doktora öğrencisi çıkar.

Devlet düşmanı, terörist diye adamları ihraç edeceksin, devlet imkanlarını seferber ederek adamları doktor, doçent, sonra da profesör yapacaksın.

En kısa sürede kamu görevinden ihraç edilenlerin akademik eğitimleri de engellenmelidir.

Selçuk Üniversitesi’ndeki Öğretim Üyelerinin KHK ile ihraç edilen kaç kamu görevlisinin doktora tez danışmanlığı yaptığını yayınlayacağım. İlk sırayı 14’er kişiyle Prof.Dr. Ahmet Kalender ve Prof.Dr. Reyhan Sunay alıyor.

Her ikisinin adını da daha önce haberleştirmiştik. Ahmet Kalender hakkımızda suç duyurusunda bulunmuştu, Reyhan Sunay da BankAsya kullanıcısı olduğu*****duyurumuzdan sonra, apar topar emekli olmuştu. BankAsya’nın örgüt üyeliğine delil olması Yargıtay tarafından da onaylandı.

Listeyi derledikten sonra yayınlayacağım, hangi öğretim üyesi kaç ihraç edilen kamu görevlisine doktora yaptırmış göreceğiz!

Önceki ve Sonraki Yazılar

UYAP'ı işgal eden terörist Orta’nın danışmanı Mustafa Avcı!

"FETÖ İLE MÜCADELE BİTTİ"

AKŞEHİR AÇAN ÇİÇEKLERLE RENKLENDİ

FETÖ'ye mart darbesi

FETÖ'CÜYÜM DİYEREK EŞİNDEN AYRILDI

Bahçeli ile Kılıçdaroğlu cenazede bir araya geldi

ABD'li komutanlar Menbiç'te toplantı yaptı

Aydın Doğan, Demirören'e satış sonrası ilk kez konuştu

KONYA’DA FENER ALAYI COŞKUSU

TOPÇU’DAN CHP’YE AFRİN TEPKİSİ

1169 DELEGEDEN 1167’SİNİN OYUNU ALDI

Diğer Yazarlar

Ahmet Şükrü KILIÇCumhurbaşkanımız YALNIZ değil, YANLIŞ tercihlerde bulunuyor

Doğan HİSARKonya'da FETÖ'nün şirketlerine kimler kayyum olarak atandı?

Ali SALİKutadgu Bilig’den çıkıp gelmiş bir Devlet adamı: Hasan Celal Güzel

Alper Mikdat AKINCIEtkin pişmanlık ifadeleri üzerinden yol katedilmelidir!

DOLAR3.95EURO4.87ALTIN168.54BIST 100114.93

Künye

05067791924 / hakikatperversitesi@gmail.com
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hakikat Perver

Haber Scripti

Kaynak: Cumhurbaşkanımız YALNIZ değil, YANLIŞ tercihlerde bulunuyor - Ahmet Şükrü KILIÇ
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 04-01-2018, 07:16   #1135
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

fa bak

PAYLAŞ

ManşetGündemDünyaSporEkonomiTeknolojiHayatRamazanYazarlarVideoFoto GaleriBilgi KartlarıİnfografikSon Dakika

PolitikaYerel Haberler3. Sayfa15 Temmuz Darbe GirişimiEğitim

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ

Prof’a bak!Kosova’da paketlenen 6 FET֒cüyü, özel bir ekip sorguluyor. Ergenekon sürecinde örgüt lehine raporlar düzenlediği belirlenen Osman Karakaya’nın, Adli Tıp’a yükselişi ile ilgili şok bir detaya ulaşıldı. Tıp alanında uzman olan Karakaya’nın, Prof.’luğu sosyal hizmetler bölümünden aldığı ortaya çıktı.

Haber Merkezi01 Nisan 2018, 04:00*****Yeni Şafak

Ergenekon sürecinde İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda FETÖ lehine raporlar düzenleyen Osman Karakaya, Fetullah Gülen’den plaket almıştı.

0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem; margin-right: 1.2rem;"> 0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem; margin-right: 1.2rem;"> 0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem; margin-right: 1.2rem;"> 0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem; margin-right: 1.2rem;"> 0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem; margin-right: 1.2rem;"> 0}" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; display: flex; flex-flow: column wrap; -webkit-box-orient: vertical; -webkit-box-direction: normal; -webkit-box-align: center; align-items: center; cursor: pointer; position: relative; max-width: 3.2rem;">

MİT'in Kosova istihbaratıyla etkin işbirliğinde gerçekleştirdiği operasyonla, Türkiye'de aranan 6 üst düzey FET֒cü yakalandı. Cihan Özkan, Kahraman Demirez, Hasan Hüseyin Günakan, Mustafa Erdem, Osman Karakaya ve Yusuf Karabina Türkiye'ye getirildi. FETÖ'cülerin Avrupa ülkelerine kaçışlarını da organize eden Balkan yapılanmasına yönelik bu operasyonla örgüte ağır bir darbe daha vuruldu.

TEM'DE ÖZEL EKİP KURULDU

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı doğrultusunda şüphelilerin ifade işlemleri, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştiriliyor. TEM Şube Müdürlüğünce, bu soruşturmaya yönelik özel ekip oluşturulduğu, bu ekibin MİT ve emniyetin istihbarat birimleriyle koordineli çalıştığı, şüphelilerin örgüt içerisindeki pozisyonları ve eylemlerinin detaylı şekilde incelendiği ifade edildi.

SOSYAL HİZMETLERDEN PROF.'LUK ALMIŞ

Osman Karakaya'nın, İstanbul Sadi Konuk Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nde doçent olarak çalıştığı sırada, Yalova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmetler Bölümü’nden ‘profesör’lük aldığı ortaya çıktı. 'Prof.' olduktan sonra aynı hastanede tekrar görev alan Karakaya, sonrasında da Adli Tıp Kurumu'nda göreve geldi. Karakaya'nın, kendi alanı tıp olmasına rağmen profesörlüğünü sosyal hizmetlerden alması dikkat çekti.

FETÖ'CÜLERİ ADLİ TIP'A DOLDURDU

Karakaya'nın, Ergenekon davası sürecinde faal rol üstlendiği, o dönem İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda FETÖ lehine raporlar düzenlediği ortaya çıkmıştı. Örgütün Adli Tıp Yapılanmasına ilişkin davada yargılanan ve ByLock kullandığı tespit edilen sanık Habip Bostan'ın kuruma alınmasına Karakaya'nın referans olduğu belirtiliyor. Osman Karakaya'nın ismi FET֒nün adli tıp yapılanması iddianamesinde de geçiyor.

Ergenekon’da faal rol aldıOsman Karakaya’nın ismi, Ergenekon sürecinde Prof. Dr. Mehmet Haberal ile ilgili Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı raporla gündeme gelmişti. Haberal’ın sağlık durumuna ilişkin raporu Adli Tıp Kurumu’nda görevli olduğu dönemde Osman Karakaya hazırlamıştı. Raporda, “Hayati risk izlenimi elde edilmedi” denilmiş, Haberal’ın avukatları ise müvekkillerinin ani ölüm riski olduğu konusunda ısrarla itirazda bulunmuştu
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 04-08-2018, 08:18   #1136
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Ana SayfaGünün HaberleriArşivSitene Ekle08 Nisan 2018 Pazar

WEB TVFOTO GALERİ

FETÖ/PDYAK PARTİCHPMHPHDP/PKKGÜNCELDÜNYAEKONOMİKÜLTÜR-SANAT

MHP’Lİ YAŞAR YILDIRIM ÜLKÜCÜ ŞEHİTLER ANITI’NI ZİYARET ETTİ

“KIZILCAHAMAM KODLUYOR” PROJESİ HIZLA OLGUNLAŞIYOR

ŞIRNAK CUDİ’DE TERÖRİSTLERİN ERZAK DEPOSU ELE GEÇİRİLDİ

TSO SEÇİMLERİNDE EKİCİOĞLU GÜVEN TAZELEDİ

BAŞBAKAN YILDIRIM’DAN MERKEL’E TAZİYE TELEFONU

KTO'DA MESLEK KOMİTESİ SEÇİMLERİ YAPILDI

EL BAB’TAKİ PATLAMADA YARALANANLAR TÜRKİYE’YE SEVK EDİLİYOR

METİN GÜLER YENİDEN ETO BAŞKANI SEÇİLDİ

KAYSERİ’DE SOLO TÜRK COŞKUSU

METİN DİYADİN: “OLMAYAN BİR PENALTIYLA SKOR EŞİTLENDİ”

prev

next

SON DAKİKAŞIRNAK CUDİ’DE TERÖRİSTLERİN ERZAK DEPOSU ELE GEÇİRİLDİ

YAZARLAR Ahmet Şükrü KILIÇ FETÖ'cünün oğlunun Jüri Başkanı Muhammet Fatih Uşan çıktı!

Ahmet Şükrü KILIÇE-posta: ahmetsukrukilic@gmail.com

Yazarın Tüm Yazıları >

00:1815 Mart 2018

FETÖ'cünün oğlunun Jüri Başkanı Muhammet Fatih Uşan çıktı!

A+A-

Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Muzaffer Şeker ve Hukuk Fakültesi Dekanı Önder Kutlu’nun bilgisi dahilinde Hasan Alparslan Ayan’ın Araştırma Görevliliğinin alım jürisinde ilginç bir isim daha olduğunu tespit ediyoruz. Bu şahıstan aslında 11 Mart 2018 tarihli, “NEÜ Rektörü Şeker'in kızı, NEÜ Hukuk'ta Araştırma Görevlisi!” başlıklı yazımızda bahsetmiştik:

Muhammet Fatih Uşan.

Muhammet Fatih Uşan Erzincan Hukuk Fakültesi’nde asistanken Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne geçiyor. Meşhur FET֒yle bağlantılı yayınevi Mimoza Yayınları’ndan “Çıraklık Sözleşmesi” adlı “Yüksek Lisans” tezini yayınlatıyor.

2010 Yılında Profesör olan Uşan 22.03.2011 tarihinde Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne geçiyor. Burada Uşan hızla yükselmeye başlıyor.

7 Nisan 2011 tarihinde Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kurucu Dekan oluyor.

Kamu Görevlileri Etik Kurulu Üyesi, Üniversitelerarası Kurul Mevzuat Komisyonu Başkanı.

Takvim Gazetesi’nin 23 Eylül 2016 tarihli haberine göre, “Vatan haini generallerin Çurambar’da toplandığı kiralık evin” sahipleri 4 kardeşten biri Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektör Yardımcısı Muhammet Fatih Uşan.

Bu evden 20 Haziran 2017 tarihinde Abdulkadir Sevgi de köşe yazısında bahsediyor: “15 Temmuz’un darbe planları Çukurambar’da, Çayyolu’nda, Batıkent’te, Aydınlıkevler’de Adil Öksüz’ün kiraladığı evlerde hazırlandı.”

Sabah Gazetesi’nin 21.08.2016 tarihli, “FET֒cü hainler bu evde toplandı” başlıklı haberinde de: “FETÖ darbe soruşturmasında tutuklanan ve gizli tanık olmayı isteyen bir generalin, darbe üssü olarak belirttiği evi SABAH görüntüledi. Firari FETÖ imamı Adil Öksüz'ün katıldığı ihanet toplantıları, Ankara Çukurambar'daki lüks bir sitenin 4 numaralı dairesinde yapıldı. Darbe girişiminden bir hafta önce her akşam 3 saat süren toplantılar düzenlendiği belirlendi. Darbecilerin, delil bırakmamak için toplantılara katılanların binaya giriş çıkışlarını görüntüleyen kameraları söktükleri de ortaya çıktı.”

Bir kimsenin 1 milyonluk evi 2.400 TL’ye kiraladığı kişinin kim olduğunu bilmemesi mümkün müdür?

Fatih Uşan’ın kafalarda soru işaretleri bırakan bağlantıları bu kadarla da bitmiyor. 11 Mart 2018 tarihli yazımızda alımındaki şaibeye dikkat çektiğimiz Mehmet Ayan’ın oğlu Hasan Alparslan Ayan’ın jürisinde Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden gelen Uşan da var, hem de Juri Başkanı olarak.

Muhammet Fahih Uşan’ın FET֒yle mücadele etmesi gereken bir bürokrat olarak kurumundan kaç kişiyi ihraç ettiğini de merak ediyoruz!

Muhammet Fatih Uşan’ın, FET֒den ihraç edilen Mehmet Ayan’ın oğlunu asistan olarak aldırmasında Mimoza geçmişinin ne kadar hatırı var ya da Mimoza Grubu’nun elebaşısı firari sanık Prof.Dr. Sami Karahan’la da ailecek görüşecek kadar bir yakınlığı olduğu bilgisi doğru mu?

“NEÜ Rektörü Şeker'in kızı, NEÜ Hukuk'ta Araştırma Görevlisi!” başlıklı yazımda Recep Bulut’un köşe yazısından alıntı yapmıştım, o yazıda da Mehmet Ayan ve Muhammet Fatih Uşan’ın aynı jurüde görev aldığını görüyoruz:

“Prof. Dr. Şakir Batmaz’ın yerine Genel Sekreter Vekili yapılan Akın Ünal’ın doktora jürisinde Erciyes Üniversitesi’nden*****Prof.Dr. Murat Doğan’ın (Danışman)*****Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Prof.Dr. M. Fatih Uşan (Şu anda Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı), Prof.Dr. Mehmet Ayan (ihraç edildi) ve Prof.Dr. Veysel Başpınar ile Doç.Dr. Süleyman Yalman bulunmaktadır...”

Özel İzmir Üniversitesi’nin FETÖ Üniversitesi olduğunu bildiği halde Fatih Uşan ve diğer jüri üyelerinin gözünü karartan ne oldu acaba?

Sadakat mi, vefa mı, firasetsizlik mi?

Muhammet Fatih Uşan, FETÖ Üniversitesi’nden mezun olan Hasan Alparslan Ayan’ı Kamu Görevlileri Etik Kurulu Üyesi olarak hangi etik kurala sığdırdı, Üniversitelerarası Kurul Mevzuat Komisyonu Başkanı olarak hangi mevzuatta uygun buldu, en önemlisi de Hukuk Fakültesi Dekanı olarak hangi hukuku öncelikli kıldı da Araştırma Görevlisi yaptı?

Konya'da jüri üyesi olacak adam kalmamış*****gibi, o kadar görevi olan adam koşa koşa nasıl da gelmiş Jüri Başkanlığı yapmış?

Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Muzaffer Şeker ve Hukuk Fakültesi Dekanı Önder Kutlu, FETÖ Üniversitesi’nden mezun olan birini nasıl bu kadar sahiplenebildi?

Kısa bir değerlendirme yapmak isterdim aslında, o değerlendirmeyi 10 Mart’ta Muhammet Fatih Uşan twitter hesabından kendisi yapmış, bize bir söz bırakmamış…

İhraç edilen Ayan'ın oğlunu Rektör Şeker nasıl üniversiteye aldı? - Ahmet Şükrü KILIÇ

NEÜ Rektörü Şeker'in kızı, NEÜ Hukuk'ta Araştırma Görevlisi! - Ahmet Şükrü KILIÇ

Önceki ve Sonraki Yazılar

İhraç edilen Ayan'ın oğlunu Rektör Şeker nasıl üniversiteye aldı?Kimsenin ayrıcalığı yoktur; ayrıcalık yapan ahlak yoksunudur!

OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİNDE 4 KİŞİYİ ÖLDÜREN SALDIRGAN TUTUKLANDI

NACİ ZİNDAŞTİ BÖYLE GÖZALTINA ALINDI

FETÖ'NÜN YARGI YAPILANMASINA OPERASYON

YİNE ÜST AKIL DEVREDE

CHP VE HDP GENEL KURUL SALONUNU TERK ETTİ

PKK'NIN ELEBAŞININ ÇARESİZLİĞİ TELSİZE YANSIDI

FETÖ'NÜN ASKERİ MAHREM YAPILANMASI

MİT'İN 90'INCI KURULUŞ YIL DÖNÜMÜNE AİT!

BOZDAĞ: "TÜRKİYE’Yİ ELEŞTİRENLERİ İSRAİL’İ KINAMAYA, İSRAİL’E KARŞI TAVIR KOMAYA ÇAĞIRIYORUM"

FETÖ SANIKLARINA 7 ŞER YIL HAPİS

Diğer Yazarlar

Ahmet Şükrü KILIÇFÖTÖcü adli müşavir Mehmet Emin Yapar'ın tez danışmanı kim?

Doğan HİSARKonya'da FETÖ'nün şirketlerine kimler kayyum olarak atandı?

Alper Mikdat AKINCIEtkin pişmanlık ifadeleri üzerinden yol katedilmelidir!

DOLAR4.05EURO4.97ALTIN173.54BIST 100114.74

Künye

05067791924 / hakikatperversitesi@gmail.com
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hakikat Perver

Haber Scripti

Kaynak: FETÖ'cünün oğlunun Jüri Başkanı Muhammet Fatih Uşan çıktı! - Ahmet Şükrü KILIÇ
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 04-29-2018, 07:57   #1137
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

İstifa eden Milletvekilleri CHP ile ilişkisini devam ettiriyor

İYİ Parti'ye katılma kararı alan 15 milletvekilinden 9'unun Twitter hesabında CHP milletvekili yazıyor

29 Nisan 2018 06:20

CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun talimatıyla partisinden istifa eden ve İYİ Parti'ye katılma kararı alan 15 milletvekilinden 9'unun CHP'le ilişkisinin devam ettiği öğrenildi.

İYİ PARTİYE GEÇEN 9 MİLLETVEKİLİNİN BİOSUNDA CHP MİLLETVEKİLİ YAZIYOR

22 Nisan tarihinde İYİ Parti'ye geçen Afyonkarahisar Milletvekili*****Burcu Köksal, Ankara Milletvekili*****Nihat Yeşil, Aydın Milletvekili*****Hüseyin Yıldız, Bursa Milletvekili*****Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Edirne Milletvekili*****Okan Gaytancıoğlu, İzmir Milletvekili*****Tacettin Bayır, Kayseri Milletvekili*****Çetin Arık, Kocaeli Milletvekili*****Fatma Kaplan Hürriyet*****ve Niğde Milletvekili*****Ömer Fethi Gürer'in; sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki şahsi hesaplarında CHP milletvekili olduğu açıkça yazıyor.

9 milletvekilinin, profil fotoğraflarını altında yer alan kişisel bilgiler bölümünde CHP milletvekili olarak bırakmaları, İyi Parti'ye transfer olmasından rahatsız oldukları şeklinde yorumlanıyor.

6 MİLLETVEKİLİ BİOSUNDAN CHP'Yİ SİLDİ

İyi Parti'ye geçen Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer, Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, Burdur Milletvekili Mehmet Göker, Bursa Milletvekili Erkan Aydın, Çorum Milletvekili Tufan Köse ve Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş ise, Twitter'daki şahsi hesaplarından CHP ifadesini çıkardılar.

CHP'Lİ 15 MİLLETVEKİLİ 22 NİSAN'DA İYİ PARTİYE GEÇTİ

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, partisinden 15 milletvekilinin istifa ederek, İYİ Parti'ye katıldığını açıklamıştı.

Altay, 22 Nisan tarihinde CHP Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, Grup Başkanvekilleri Özgür Özel, Engin Özkoç ve partisinden istifa eden 15 milletvekili ile Meclis'te basın toplantısı düzenlemiş ve "Siyasi değil ama demokratik bir tasarrufla CHP'ye mensup 15 Sayın milletvekili partimizden bugün istifa ettiler ve İYİ Parti'ye katıldılar" demişti.

CHP Parti Sözcüsü Bülent Tezcan da*****"15 milletvekilimiz Genel Başkanımızın talimatı ile bir parti görevini yerine getirmek üzere CHP'den istifa edip İYİ Parti'ye geçmiştir"*****demişti.

KENAN KIRAN

Sabah
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 03-14-2019, 07:02   #1138
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Toggle navigation

Ana Sayfa*****/*****Fuat Uğur

Manavdan hıyar mı seçiyoruz, Ankara’ya başkan mı?

14.03.2019

Fuat Uğur

Tüm Yazıları

Mansur Yavaş*****hakkında sahte senet düzenlemekten dolayı verilmiş*****500 bin liralık para cezası kararı*****yeni değil. Aylar öncesinden belli ama o konuşmayı hep reddetti. Biz*****Medya Kritik*****programında,*****Türkgün adlı gazetede yayınlanan bu iddiaları*****iki ay önce gündeme getirmiştik. O zaman da aynını yaptı. Soruların hiçbirine yanıt veremedi.

Ve seçime bir ay kala*****Sabah gazetesi*****skandalı yeniden duyurup*****Türkiye’nin gündemine sokunca*****muhterem beş gün kadar bekledikten sonra basın toplantısı yaptı. Sürekli olarak*****“Mağdurum da mağdurum”*****dedi. Basın toplantısının sonunda da*****gazetecilerden soru kabul etmedi.

Şimdi Cumhuriyet’i, Sözcü’sü, Halk TV’si ve FOX’u ağız birliği etmişçesine*****Mansur Yavaş’ı aklamaya çalışıyor*****ve ben hayretle izliyorum. Sözcü’nün yazarları görev emri almışçasına hepsi birden Mansur Yavaş için hazır ola geçti. Bremen mızıkacıları gibiler. Söyledikleri ortak terane şu:

“Tam seçimler yaklaşırken bu iddiaları ortaya atıp Mansur Yavaş’ı yıpratmaya çalışıyorlar. Düelloda bile mertlik vardır, ayıp değil mi?”

*****

AYIP OLUYOR, SÖYLEMEYELİM, KONUŞMAYALIM

Demek ki bu*****görüşü dikkate alırsak*****“Şimdi seçim yarışı var*****madem, Mansur Yavaş’ın*****sahte senet düzenlemekten 500 bin lira para cezası ödemeye*****mahkûm*****edildiğine dair Yargıtay ve Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş kararı görmezden gelelim. Yavaş’ın*****ilişkisi olduğu ve*****daha sonra parasal*****anlaşmazlığa düştüğü iş adamı Necmettin Kesgin’i telefon mesajları göndererek tehdit etmesini de konuşmayalım.*****Ayıp olur”*****mu diyeceğiz?

Sözcü yazarlarının ne içtiğini merak ediyorum.*****Nasıl bir kafa yapıyorsa kendilerinde.

Beyler Ankara'ya*****belediye başkanı*****seçiyoruz, pazardan*****hıyar*****değil.

Dua edin,*****Allah’tan gündeme geldi*****de koskoca başkente belediye başkanı olmak için adaylığını koyan biri hakkında bilgi sahibi olduk.

Şimdi Mansur Yavaş özelinde değil, onu tenzih ederek genel konuşuyorum:

Eğer bu mantıkla gidilirse ve ayıp olur, seçim öncesinde bu türden konuları gündeme getirmeyelim saçmalığına yakayı kaptırırsak ülkeyi ite uğursuza, ipten kazıktan kurtulmuş sahtekârlara ve hırsızlara teslim ederiz.

Tersine iyi ki*****Mansur Yavaş hakkındaki iddialar, mahkeme kararları, kanıtlar ve belgeler*****aylar öncesinden gündeme geldi.*****Bunların ortaya çıkması evvela*****CHP’yi memnun etmeli.*****Seçimden sonra iş işten geçiyor çünkü. Misal*****Hillary Clinton ile Donald Trump*****yarışa girdiğinde ne oldu? Her iki aday hakkında da belgeler ve iddialar havada uçuştu. Bunlardan bazıları hakkında hâlâ tartışmalar devam ediyor. Kimse dedi mi orada*****“Ayıp oluyor bunları seçim sonrası konuşursunuz”*****diye.

Dolayısıyla*****Mansur Yavaş*****eğer bu ülkenin başkentine başkan olmak için*****adaylığını koymuşsa, hakkındaki iddialara cevap vermek durumunda. Yok veremiyorsa en azından “Yaptım bir hata” deyip*****Devlet Bahçeli’nin dediği gibi*****“yavaştan yavaştan”*****başkan adaylığından ayrılmak durumunda.

*****

MANSUR YAVAŞ’A OKKALI SORULAR

Şimdi soruları(*) buradan tekrar edelim:

1 - Sahte bir senedi icra takibine koymanız nedeniyle Yargıtay’ca onanmış hapis ve para cezanız var mı yok mu?

2 - İhtilaflı olduğunuz*****Necmettin Kesgin*****ile ne tür bir alacak verecek ilişkiniz oldu. Aranızda bir avukatlık sözleşmesi veya bir mal ve hizmet alımı sözleşmesi yaptınız mı? Bu alacak, verdiğiniz hangi hizmetin karşılığıdır?

3 - Necmettin Kesgin isimli vatandaş, daha önce yakın arkadaş olduğunuzu söylüyor. Bunun birçok şahidi olduğunu ifade ediyor ve “Aramızdaki dostluk benden haksız yere para tahsil etmek istemesiyle bozuldu. Beni uzun zaman telefon mesajlarıyla tehdit etti” diyor. Kesgin’i telefonla tehdit ettiniz mi etmediniz mi? Çünkü Necmettin Kesgin’in elinde tehdit mesajlarının çıktısı var.

*****4 - Yargıtay’da iş takibi yaptığınız mı? Yaptıysanız kimin için? Samaş adlı şirket için mi yoksa Necmettin Kesgin için mi?

5 - Ortada iki senetten bahsediliyor. Gerçek olduğu bilinen senette asıl muhatabın Samaş olduğu anlaşılıyor. Asıl senet olarak icraya koyduğunuz senedin ilk muhatabı ve cirantaları Samaş şirketleridir. Peki o zaman, neden Samaş şirketinin değil de Necmettin Kesgin'in üzerine gitmek istediniz ve bunu sahte olduğu mahkemece tescil olunan bir senet üzerinden yaptınız?

6 - Bazı dava dosyalarında avukatlarınızın verdiği dilekçelerde bizim borçlumuz Samaş’tır, Necmettin Kesgin ile bir ilgimiz yoktur, alacağımız yoktur beyanlarınız doğru mudur? Bu ikrarınız doğruysa neden sadece Necmettin Kesgin hakkında icra takibi yaptınız? Samaş hakkında niçin yapmadınız?

7 - Samaş'tan olan alacağınızı tahsil ettiniz mi veya ibralaştınız mı?

8 - Tahsil veya ibralaşma varsa kanuni vergi ödemelerinizi yaptınız mı? Ne kadar vergi ödediniz?

9 - Hakkınızda açılan davada görevi kötüye kullanma suçundan mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığınız ileri sürülmektedir bu doğru mudur? Borcunuz olmadığını söylediğiniz bir kişiden aynı konuyla ilgili neden 2. kez senet aldınız ve aynı bedelli iki senedi neden icraya koydunuz?

10 - Necmettin Kesgin'e ait bilgisayarın sizde olduğu ve bu bilgisayarda bulunan görüntülerden dolayı Necmettin Keskin'i şantajla tehdit ettiğiniz iddia ediliyor. Bu bilgisayar hâlen sizde mi? Necmettin Kesgin'e ait ise size nasıl ve hangi yollarla ulaştı.

11 - Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/589 esas, 2016/79 karar numaralı dosyasında, 329 bin 736 lira "kötü niyet" tazminatı ve 164 bin 868 lira alacağa istinaden de para cezası verilmesi de mi yalan?

(*)Takvim gazetesinden istifade edildi.

********************
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 07-02-2019, 05:21   #1139
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Biz gitmeyelim hacı, faşistler gitsin!

İsmail*****KılıçarslanGazete Yazarı

02 Tem 2019, Salı

BEĞENDİM

*****7 TEPKİ

PAYLAŞ

İnsanlığın en eski yöntemlerinden biri aslında ama yine de çok büyük bir başarıyla kullanıyorlar: İftira!

Şöyle işledi en son iftira mekanizması: “Küçükçekmece’de Suriyeliler küçük bir kızı taciz etti.”

Eh, kim olsa isyan eder, kim olsa sokağa dökülür yani. Fakat o da ne? Taciz iddiası tamamen kurgusal, dümdüz yalan, mis gibi iftira. Taciz maciz yok. Taciz yüzünden karakola başvuran, şikâyetçi olan yok. Çünkü taciz maciz yok. Fakat ne fark eder? Değil mi ki “Suriyeli istemiyoruz” demeyi insanlığına sığdırabilen devasa bir kitle var ve değil mi ki bu kitlenin -kafalarında beyaz kukuletaları eksik- Klu Klux Klan lideri özentili Sinan Oğan’ı, Ümit Özdağ’ı, Lütfü Türkkan’ı var. At yalanı, tutarsa Suriyeli şebbihalardan yana algı yapmış olursun yani.

Ne sandın ya? Ben artık bu Ku Klux Klan çakması Sinan Oğan’ın, Ümit Özdağ’ın, Lütfü Türkkan’ın falan “milliyetçi”, hatta “ırkçı” bir yerden konuşmadıklarını, doğrudan Suriyeli şebbihaların algısını düzeltme sektöründe faaliyet gösterdiklerini düşünüyorum. Sen de düşünsen iyi olur. Aksi halde yaşını başını almış, vekillik falan yapan bu adamlar dümdüz bir yalanı yaymak için niçin bu kadar gayret sarf etsinler?

Laftan anlamıyorlar, sözden anlamıyorlar, hakikate hürmetleri yok, doğru ortaya çıkınca mahcup olmuyorlar. Kaşarlanmış suratlarıyla Ku Klux Klan’ın yaptığı çağrılara benzer çağrılar yapıp ateşle oynuyorlar. Yarın öbür gün bunların yalanına inanıp bir Türk vatandaşının, bir Suriyeli mültecinin burnu kanasa sorumlusu bunlar olacak.

“Nedir abi derdiniz?” diyorsun. Cevap veriyorlar: “Suriyelilere para dağıtılıyor.” 70 IQ zekâ seviyesine anlatır düzeyde o paraların uluslararası kuruluşlardan geldiğini, yani o paraların Türk ekonomisinden çıkmadığını, tam tersine Türk ekonomisine girdiğini anlatıyorsun ama asla anlamıyorlar.

“Nedir derdiniz abi?” diyorsun. Cevap veriyorlar: “Suriyeliler nargile içiyor, denize giriyor, sokakta 3 kişi bir arada yürüyorlar.” Ne yapalım ulan? Asalım mı nargile içiyorlar diye? Öldürelim mi denize giriyorlar diye? Yahut Ku Klux Klan’ın yaptığı gibi ateş çemberi oluşturup yanmalarını mı izleyelim sokakta 3 kişi yürüyorlar diye.

“Nedir derdiniz abi?” diyorsun. Cevap veriyorlar: “Suriyeliler suç işliyor.” Aptala anlatır gibi anlatıyorsun. Diyorsun ki “yahu, Türkiye’de yüzde 4,5 düzeyinde olan suç işleme oranı, yabancılar arasında 1,7. Azıcık insafınız olsun.” Asla dinlemiyorlar, asla dikkate almıyorlar.

Diyorsun ki “mülteci sorunlarını konuşmak mı istiyorsun? Gel konuşalım. İskânlarını, sağlıklarını, uyumlarını, eğitimlerini… Her şeylerini konuşalım.” Diyorlar ki “ülkemde Suriyeli istemiyorum.”

Ulan. Çok sevgili sayın ulan. Herkesin savaştan kaçma hakkı vardır ve uluslararası teminat altındadır bu hak. Sen büyük kahraman olabilirsin. Allah göstermesin, ülkenin başına Suriye’nin başına gelen şey gelirse derhal silahını kapıp vatan savunmasına destek verebilirsin. Ama kimseyi, evet hiç kimseyi “ülkendeki savaştan kaçamazsın” cümlesiyle yargılayamazsın. Ayrıca, hadi ülkesine döndü diyelim savaşmak için. Kiminle savaşacak? İç savaş bu yahu. Komşusuyla, kardeşiyle, tanıdığıyla savaşmayı reddetmiş adama “niye savaşmıyorsun?” dediğinin farkında mısın?

Buna rağmen 1 milyona yakın ölü, 2 milyona yakın yaralı, 1 milyonu geçkin tutuklu vermiş bu ülke 8 yılda. Deli misin yahu?

Bunlar Suriyeli değil Yunan olsa, bunlar Suriyeli değil Norveçli olsa ben bunları yine savunacağım hacı. Çünkü meselenin Suriye’yle, İslamcı olmamla falan ilgisi yok. Mesele insan olmamla ilgili sadece…

Bu insanların ülkeleri perişan vaziyette… Hayatta kalabilmek adına senin Naziliğine, faşistliğine, ırkçılığına, yabancı düşmanlığına maruz kalmayı bile göze almak zorunda bu insanlar. Bunu bari düşün.

Oturup konuşacağız. Bunun başka yolu yok. Mülteciler hakkındaki yalanları çoğaltmamayı, mülteciler hakkındaki doğruları kabul etmeyi öğreneceksin ki sana “Nazi” değil insan diyeceğiz. Bunu yaptıktan sonra yine oturup konuşacağız. “Mültecilerin uyumu için, bir arada yaşama kültürü için, iskânları için, eğitimleri için ne yapabiliriz?” sorusunun peşine düşeceğiz.

“Mülteciler hiç sorun üretmiyor” safdilliğinden konuşmuyorum. Mülteciler sorun üretiyor. Senin ırkçılığın, Naziliğin, faşistliğin sadece bu sorunları derinleştirmeye yarayacak ve yeni sorunlara yol açacak. Bari bu kadarını anla yahu.

Unutmadan. Şu ismini saydığım üç adam 30’lu yıllarda Amerika’da yaşasalardı zenci yakarlardı. 40’lı yıllarda İtalya’da yaşasalardı çingene öldürürlerdi. 60’lı, 70’li yıllarda Almanya’da yaşasalardı Türk işçilerin evlerini yağmalarlardı. 80’li yıllarda Diyarbakır Cezaevi’nde olsalardı insanlara dışkı yedirirlerdi.

Faşist faşisttir, insan da insandır. Sana düşen insanı savunmaktır. Çünkü bu kocamış gezegen “pat” diye patlayana kadar hepimize yeter. Hem vallahi yeter, hem billahi yeter.

O yüzden bu güzel ülkeden mülteciler ya da biz gitmeyelim hacı, faşistler gitsin çok istiyorlarsa!

#İftira#Küçükçekmece#Suriyeli#Taciz#Faşizm#Irkçılık
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 07-30-2019, 20:54   #1140
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

CHP’den ‘atama’ açıklaması: ”Beyazda leke çabuk belli olur”

Başak KAYA,*****Gündem

Güncellenme12:36, 30/07/2019

CHP’de bazı belediye başkanlarının yakınlarını işe alması tepkilere neden olurken, duruma Genel Merkez el koydu. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, SÖZCܒye yaptığı açıklamada “Beyazda leke çabuk belli olur’’ dedi.

Öne çıkan haberler

Tahliye edilen trafik magandaları için kurban kesildi!Son dakika… Hükümetten 9 günlük Kurban Bayramı tatili açıklaması

CHP yerel yönetimlerde eş, dost, akraba atamaları ile sıkıntı yaşadı. CHP'de bazı belediye başkanlarının yakınlarını işe alması tepkilere neden olurken, duruma Genel Merkez el koydu. Bazı atamalar iptal edilirken, CHP yönetimi tüm belediye başkanlarına ‘'Bu tür tartışmalara yol açmayın, halkçı belediyeciliğin gereğini yapın'' talimatı verdi.

CHP'nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun

CHP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, SÖZCÜ'ye yaptığı açıklamada “Beyazda leke çabuk belli olur. Halkçı belediyecilik, liyakat ve şeffaflık diye yola çıktık. Bunun da gereğini yapacağız. Medyaya da yansıyan konuları inceledik ve belediye başkanlarını uyardık. Halkçı belediyeciliğin gereğini yapma talimatını verdik. Bundan sonra da gerekeni yapacağız” dedi.

KIZDIRAN CHP ATAMALARI

İzmir'de de oğlu Efe Uygur'u, belediye şirketi olan TORBEL A.Ş.'de genel müdür yardımcısı olarak atayan Torbalı Belediye Başkanı İsmail Uygur, tepkiler üzerine geri adım atmıştı. Adana Seyhan'da da CHP'li Belediye Başkanı Akif Kemal Akay'ın damadını özel kalem müdürü olarak atadığı ortaya çıktı. Seyhan Belediyesi'nin haziran ayındaki meclis toplantısında alınan kararla Akay, damadı emekli subay Ahmet Erdal Şenyurt'u özel kalem müdürlüğüne getirdi.

CHP’li Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan da meclis kararıyla belediye şirketi olan “Karaburun Belediye Personel Ltd. Şti.”ye kendisini müdür olarak atadı. Erdoğan, belediyeye ait şirketten 7 bin 500 lira maaş alırken ‘'Yasal gereklilik'' açıklaması yaptı. 7 bin 500 lirayı da okul tadilatı için bağışladığını belirtti.

CHP’li İzmir Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Şengel'in kuzenini belediyede sekreter yaptığı iddia edilirken Şengel bu iddiayı yalanladı. Kuzen Oya Ceritoğlu’nun 16 yıldır belediye çalışanı olduğu kaydedildi.

İzmir’in Menderes Belediye Başkanı CHP’li Mustafa Kayalar ise, eski başkanının özel kalem müdürünü görevden alarak yerine amcasının oğlunun eşi Nuriye Kayalar’ı getirdi.

ADAYDI MÜDÜR OLDU

CHP’den Menderes Belediye Başkan aday adayı olan Mesut Taşdemir de, Park Bahçeler Müdürü olarak atandı. Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy, halasının eşi İrfan Aras’ı başdanışmanı olarak atadığı öne sürülürken, Başkan danışmanı ve belediye meclis üyesi Hasan Ünal SÖZCÜ'ye yaptığı açıklamada ‘'Böyle bir atama olmadı. Başkanımızın eniştesi İrfan Aras eski belediye meclis üyesi ve şu anda da emekli'' dedi. Aras'ın eski Koyundere Belediye Başkanı olarak oluşturulan danışma kurulunda ücret almadan görev yaptığı belirtildi. Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse'nin de kardeşi Zafer Köse’yi özel kalem müdürlüğü görevine getirdiği belirtildi.

Yayınlanma Tarihi:*****06:00, 30 Temmuz 2019
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Üroloji kongresine siyaset bulaştı tususev Aktüel / Gündem / Haberler 1 05-04-2012 07:33
"Siyaset insanları ayırır, gastronomi birleştirir." tususev Kültür ve Sanat 0 03-11-2012 09:01
Asıl şimdi başlıyor tususev Aktüel / Gündem / Haberler 2 03-10-2012 22:01
"Sen tek başına bir hiçsin" Gülay Göktürk tususev Konuk Yazar 0 01-14-2012 18:13
Entelektüel hayatın nefret yasaları Gülay GÖKTÜRK aerol Konuk Yazar 0 11-22-2010 11:11


Şu Anki Saat: 06:00


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com