www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > TUS (TIPTA UZMANLIK SINAVI) , Yan Dal Uzmanlık Sınavı (YDUS) ve USMLE PLATFORMU > TUS Dersaneleri > Tusdata

1166 (0 Kayıtlı Ve 1166 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 11-27-2015, 20:38   #641
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
HANGİSİ DOĞRU???

ASFA’dan Öğretmenlerine Anlamlı Program

24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle başımızın tacı öğretmenlerimiz için düzenlenen yemek programı oldukça anlamlı ve güzeldi. 20 Kasım Cuma akşamı Mehmet Çakır Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘‘Öğretmenler Günü Yemeği’’ ile öğretmenlerimize olan sevgi ve hürmetlerimizi Asfa olarak sunmak istedik.

Canlı müzik eşliğinde yenmeye başlayan yemekten sonra programa geçildi. Program, sözlerin en mükemmeli ve kutlusu olan Kur’an-ı Kerim ile başladı. Hafız çocuklarımız okudukları Kur’an ve meallerle gönüllerimizin pasını sildiler. Duaların arkasından merhum kurucumuz Prof. Dr.Mahmud Es’ad COŞAN Hocaefendi’nin eğitim içerikli videosu izlendi. Programımıza şeref veren değerli misafirler ise öğretmenlerimiz için büyük sürpriz oldu. Eski Bakan Prof.Dr. Ömer DİNÇER, Milletvekili Mustafa ŞENTOP, İstanbul Valisi Vasip ŞAHİN, Asfa Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ve Asfa Eğitim Kurulu Genel Müdürü Belma UYSAL Hanımefendi, gecenin anlam ve önemini belirten konuşmalar yaptılar. Konuşmalardan sonra Asfa’nın kurduğu Asfa Temiz Kalpler Korosu sahnede yerini aldı. Gece öğretmenlerimiz için çeşitli hediyelerin bulunduğu bir çekilişle devam etti. Programa katılan Karadeniz Gösteri Ekibi ve birkaç öğretmenimiz tarafından hazırlanan tiyatro gösterisiyle öğretmenlerimiz neşelerine neşe kattılar. Öğretmenler Günü Yemeği programımız, yıllarca kurumumuza emek vermiş ayrıca çeşitli yarışmalarda ödül kazanmış öğretmenlerimize plaketlerinin verilmesiyle son buldu.

Bu güzel gecenin sonunda öğretmenlerimizin yüzündeki tebessümler programın ne kadar güzel geçtiğinin en önemli kanıtıydı. Asfa Eğitim Kurumları olarak tüm değerli öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü tebrik eder, hayırlı nesiller yetiştirme çabasında olan her öğretmenimize teşekkürü bir borç biliriz.
Türkiye böyle bir ülke..
  Alıntı ile Cevapla

     

Alt 12-05-2015, 09:51   #642
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık’ın hızını alamayıp “dava arkadaşları”nı da fişlediği ortaya çıktı.

Trakya Üniversitesi'nde bölüm başkanı iken eğitim verdiği öğrencileri, ardından da “AK Parti kadrolaşması” diyerek bürokratları fişleyen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık'ın hızını alamayıp “dava arkadaşları”nı da fişlediği ortaya çıktı.*****

ŞUBE MENSUPLARINA AĞIR ELEŞTİRİLER*****
Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu Üyesi kimliğiyle ADD İstanbul Şubesi'ni incelemeye alan ADD Onursal Başkanı Saltık'ın, hazırladığı dört sayfalık “gizli” ibareli raporda, şube mensuplarına ağır eleştiriler yönelttiği belirlendi. Raporunda öncelikle, ADD İstanbul şubesini önceden haber vermeden teftiş ettiğini anlatan Saltık, daha sonra da İstanbul ilçe şubelerinin temsilcileri ile bir araya geldiğini ve hepsinin de İstanbul şubesinden şikayetçi olduklarını belirlediğini ifade etti.

PAŞA ADD'YE COŞMUŞ*****
Raporda, daha sonra şu ifadelere yer verildi: “13 Mayıs 2002 günü saat 11.40'ta, önceden haber verilmeden, ADD İstanbul Merkez Şubesi'nin Galatasaray'daki bürosuna gidildi. Şube sekreteri Yadigar Dündar gelmediğinden, şifreli olan, eski ve harap görünümlü bilgisayardan yararlanılamadı. Şube binası son derece bakımsız, harap ve dökülen bir durumdadır. Bu durum üzüntü verici olup, İstanbul gibi dev bir kentin merkez şubesine yakışmamaktadır. Oysa, Aralık 2000'de, GYK olarak 1. Ordu Komutanı Sn. Org. Necdet Timur'u ziyaretimizde, -ki o zamanki ve şimdiki genel başkanımız ve genel yazmanımız da bulunmuşlardı- biz Marmara Bölgesi sorumlusu olarak söz alıp derneğin bina olarak boya vb. kapsamlı bir bakım ile bilgisayar dahil büro gereçleri donanımına gereksinim olduğunu belirterek desteklerini rica ettiğimizde, Sn. Komutan 'memnuniyetle' yanıtını vermişlerdi. Çıkışta da şube başkanı Bilge Bilgiç'i ayrıca uyararak, 1-2 gün içinde nelerin gerektiğini saptayarak bir çiçekle komutanı ziyaret ederek bu sorunu çözmelerini bir kez daha ısrarla anımsatmıştım. Aradan geçen 1.5 yılda bu ziyaret yapılmamış, komutan da emekli olmuştu.”*****
Prof. Ahmet Saltık tarihler, yerler belirterek İstanbul'da neler yapıldığını en ince detayına kadar anlatıyor.

HAYATI FİŞLEME*****
Ahmet Saltık'ın ADD nezdinde kullanılmak üzere hazırladığı bir başka fişleme de bürokratlarla ilgili. AK Parti iktidarının kadrolaştığı iddiasını bürokrasideki kimi isimler üzerinden açıklamaya çalışan Saltık'ın kadrolaşmaya örnek gösterdiği bazı isimler ise şöyle: Milli Eğitim Bakanı Müsteşar Yardımcısı Dr. Şaban Şimşek (Bakan Hüseyin Çelik'in Van 100. Yıl Üniversitesi'nden okul arkadaşı.) / Ziraat Bankası Murahhas Azası Nur Zahit Keskin (Bankacı olma şartını taşımıyor.) / Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü İrfan Aycan (AK Parti Ankara Milletvekili Sait Yazıcıoğlu'nun A.Ü. İlahiyat Fakültesi dekanlığı yaptığı dönemdeki yardımcısı.) / ERDEMİR Başkanvekili Abdullah Şener (Başbakan Yrd. Abdüllatif Şener'in kardeşi) / TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman (Tayyip Erdoğan'ın yakın dostu) / Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdür Vekili Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu (Erdoğan'ın arkadaşı) / Kültür Bakanlığı Müsteşarı Mustafa İsen (İmam Hatip Lisesi çıkışlı) / Dış Ticaret Müsteşar Yardımcısı Ülker Güzel (Hasan Celal Güzel'in eşi) / Karayolları Genel Müdürlüğü'ne atatan Sabri Erbakan (kapatılan RP'nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın yeğeni) / AYCELL Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Topal (AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı) / AYCELL Denetim Kurulu Üyesi M. Nuri Karaman (FP Ankara milletvekili adayı) / Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'ne vekaleten atanan Nesrin Yılmazcan (AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yılmazcan'ın eşi.) / Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdür Yardımcısı Kemal Güven Önder (63 yaşında. Ali Coşkun'un eşinin yeğeni.

http://www.tevhidhaber.com/add-fisle...ezi-60563h.htm


ADD'nin Onursal Başkanı Prof Saltık'ın 'sabıka dosyası' hayli kabarık çıktı. Çürükten askerlik yapmamış... Sahtecilikten hapis cezası almış... Öğrencilerini fişlemiş...
Vakit gazetesinde yer alan haber...
Trakya Üniversitesi'nde görevde bulunduğu sırada başörtüsü düşmanlığı yapan ve geçtiğimiz aylarda eşini terk ederek metresiyle birlikte yaşayan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı ve Atatürkçü Düşünce Derneği Onursal Başkanı Prof. Ahmet Saltık'ın, 1977-78 yılında Elazığ'da görev yaparken evrakta sahtecilik yaptığı ve bu yüzden 3 ay hapis, 250 lira ağır para cezası ve 2 ay 15 gün memuriyetten uzaklaştırma cezası aldığı ortaya çıktı.

KEBAN'DA TABİBKEN SAHTECİLİK YAPMIŞ
Vakit'in elde ettiği belgeye göre, 1998'de Edirne Valiliği Emniyet Müdürlüğü'ne “Kemalist Düşünce” isimli dergi çıkarmak için başvuran Saltık'a, Basın Kanunu'nun 5. maddesinin 6. fıkrasındaki “Sahtecilik ve dolandırıcılık yapanlar yayıncılık yapamaz” hükmü hatırlatılarak, Saltık'ın Elazığ'ın Keban ilçesinde Sağlık Ocağı tabibi olarak görev yaptığı 1977-78 yılları arasında ilaç yolsuzluğu ve evrakta yaptığı sahtecilik suçunun 1985'te kesinleştiği ve bu yüzden derginin sahibi olamayacağı belirtiliyor.

3 AY HAPİS, 250 LİRA PARA VE 2 AY 15 GÜN MEMURİYETTEN MEN CEZASI
Edirne Emniyet Müdürlüğü'nün Atatürkçü Düşünce Şubesi'ne gönderdiği yazıda ayrıca, Saltık'ın yerine başkasının başvurarak dergiyi çıkarabileceği de belirtilirken, Edirne Valiliği'nin yaptığı araştırma sonucunda Saltık'ın 1985 yılında kesinleşen cezasının 3 ay hapis, 250 lira ağır para cezası ve 2 ay 15 gün memuriyetten uzaklaştırma cezası olduğu da hatırlatılıyor.


ÖĞRENCİSİNİ 11 DEFA FİŞLEMİŞ
Vakit'in elde ettiği belgeye göre, Trakya Üniversitesi'nde Profesör unvanıyla görev yapan halen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı ADD Onursal Başkanı Prof. Dr. Ahmet Saltık, 14 Temmuz 1998'de üniversitenin Tıp Fakültesi Dekanlığı'na gönderdiği yazıda, başörtülü Sultan Keskin'le ilgili disiplin soruşturmasından haberdar edilmek istediğini belirtiyor. Başörtülü olduğu için disiplin soruşturmasına tabi tutulan Keskin'i fişleyen Saltık, dilekçesinde şöyle diyor: “Fakültemiz 6. sınıf öğrencilerinden Sultan Keskin'in türban takması hakkında düzenlenen tutanak 11. yazı olmaktadır. Bir adet tutanak yazımız ekindedir. Adı geçen hakkında gerekli disiplin soruşturmasının yapılarak sonuçtan bilgi verilmesi için gereğini bilginize sunarım. Saygılarımla. Prof. Dr. Ahmet Saltık, T.Ü. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı.”

“VATANPERVERİM AMA ASKERLİK YAPMADIM!”
Sözkonusu iddialarla ilgili Vakit'in sorularına Saltık'tan itiraf gibi cevaplar geldi. Ülkesini seven birisi olduğunu, ancak askerlik yapmadığını itiraf eden Saltık, “Keban'da aldığım evrakta sahtekarlık cezası Yargıtay'da bozulmuştur. O yüzden sicilimden silinmiştir. Çürük olayında da gözümdeki problemden dolayı askerlik yapamadım, ancak daha sonra ABD'de gözümden ameliyat oldum. Sorun ortadan kalktı ve araç kullanabilecek düzeye geldim. Fişleme işine gelince... Ben rektörün talimatını uyguladım. Ben ülkesini seven bir insanım” dedi.

http://m.aktifhaber.com/bir-tek-adam...is-250787h.htm

Konu Kayıtsız Üye tarafından (01-22-2016 Saat 09:28 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-03-2016, 23:47   #643
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Bursa Üyeleri için TIKLAYIN…
Bu Liste 2006 Yılına Kadar Derneğe Üye Olan İsimleri Kapsamaktadır.
http://sehirmedya.com/manset-haberle...nin-masonlari/
http://sehirmedya.com/bursa-bolge/bu...mason-mahfili/
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – A
http://sehirmedya.com/mason/mason-a/mason-a/
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – B
http://sehirmedya.com/mason/mason-b/mason-b/
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – C
http://sehirmedya.com/mason/mason-c/mason-c/


Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – Ç
http://sehirmedya.com/mason/mason-c-2/mason-c-2/

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – D
http://sehirmedya.com/mason/mason-d/mason-d/
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – E
http://sehirmedya.com/mason/mason-e/mason-e/

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – F
http://sehirmedya.com/mason/mason-f/mason-f/
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – G
http://sehirmedya.com/mason/mason-g/mason-g/
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – H
http://sehirmedya.com/mason/mason-h/mason-h/

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – I
http://sehirmedya.com/mason/mason-i/mason-i/

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – İ
http://sehirmedya.com/mason/mason-i-2/mason-i-2/
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – J
http://sehirmedya.com/mason/mason-j/mason-j/
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – K
http://sehirmedya.com/mason/mason-k/mason-k/

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – L
http://sehirmedya.com/mason/mason-l/mason-l/
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – M
http://sehirmedya.com/mason/mason-m/mason-m/

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – N
http://sehirmedya.com/mason/mason-n/mason-n/

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – O
http://sehirmedya.com/mason/mason-o/mason-o/
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – Ö
http://sehirmedya.com/mason/mason-o-2/mason-o-2/

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – P
http://sehirmedya.com/mason/mason-p/mason-p/

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – R
http://sehirmedya.com/mason/mason-r/mason-r/

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – S
http://sehirmedya.com/mason/mason-s/mason-s/


Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – Ş
http://sehirmedya.com/mason/mason-s-2/mason-s-2/

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – T
http://sehirmedya.com/mason/mason-t/mason-t/

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – U
http://sehirmedya.com/mason/mason-u/mason-u/

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – Ü
http://sehirmedya.com/mason/mason-u-2/mason-u-2/


Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – V
http://sehirmedya.com/mason/mason-v/mason-v/

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – Y
http://sehirmedya.com/mason/mason-y/mason-y/

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası – Z
http://sehirmedya.com/mason/mason-z/mason-z/

çok sevdiğim insanlar var doğruysa hayal kıırklığı yaşarım... umarım doğru değildir..

Konu Kayıtsız Üye tarafından (08-30-2016 Saat 19:18 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-04-2016, 00:00   #644
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık’ın hızını alamayıp “dava arkadaşları”nı da fişlediği ortaya çıktı.

Trakya Üniversitesi'nde bölüm başkanı iken eğitim verdiği öğrencileri, ardından da “AK Parti kadrolaşması” diyerek bürokratları fişleyen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık'ın hızını alamayıp “dava arkadaşları”nı da fişlediği ortaya çıktı.*****

ŞUBE MENSUPLARINA AĞIR ELEŞTİRİLER*****
Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu Üyesi kimliğiyle ADD İstanbul Şubesi'ni incelemeye alan ADD Onursal Başkanı Saltık'ın, hazırladığı dört sayfalık “gizli” ibareli raporda, şube mensuplarına ağır eleştiriler yönelttiği belirlendi. Raporunda öncelikle, ADD İstanbul şubesini önceden haber vermeden teftiş ettiğini anlatan Saltık, daha sonra da İstanbul ilçe şubelerinin temsilcileri ile bir araya geldiğini ve hepsinin de İstanbul şubesinden şikayetçi olduklarını belirlediğini ifade etti.

PAŞA ADD'YE COŞMUŞ*****
Raporda, daha sonra şu ifadelere yer verildi: “13 Mayıs 2002 günü saat 11.40'ta, önceden haber verilmeden, ADD İstanbul Merkez Şubesi'nin Galatasaray'daki bürosuna gidildi. Şube sekreteri Yadigar Dündar gelmediğinden, şifreli olan, eski ve harap görünümlü bilgisayardan yararlanılamadı. Şube binası son derece bakımsız, harap ve dökülen bir durumdadır. Bu durum üzüntü verici olup, İstanbul gibi dev bir kentin merkez şubesine yakışmamaktadır. Oysa, Aralık 2000'de, GYK olarak 1. Ordu Komutanı Sn. Org. Necdet Timur'u ziyaretimizde, -ki o zamanki ve şimdiki genel başkanımız ve genel yazmanımız da bulunmuşlardı- biz Marmara Bölgesi sorumlusu olarak söz alıp derneğin bina olarak boya vb. kapsamlı bir bakım ile bilgisayar dahil büro gereçleri donanımına gereksinim olduğunu belirterek desteklerini rica ettiğimizde, Sn. Komutan 'memnuniyetle' yanıtını vermişlerdi. Çıkışta da şube başkanı Bilge Bilgiç'i ayrıca uyararak, 1-2 gün içinde nelerin gerektiğini saptayarak bir çiçekle komutanı ziyaret ederek bu sorunu çözmelerini bir kez daha ısrarla anımsatmıştım. Aradan geçen 1.5 yılda bu ziyaret yapılmamış, komutan da emekli olmuştu.”*****
Prof. Ahmet Saltık tarihler, yerler belirterek İstanbul'da neler yapıldığını en ince detayına kadar anlatıyor.

HAYATI FİŞLEME*****
Ahmet Saltık'ın ADD nezdinde kullanılmak üzere hazırladığı bir başka fişleme de bürokratlarla ilgili. AK Parti iktidarının kadrolaştığı iddiasını bürokrasideki kimi isimler üzerinden açıklamaya çalışan Saltık'ın kadrolaşmaya örnek gösterdiği bazı isimler ise şöyle: Milli Eğitim Bakanı Müsteşar Yardımcısı Dr. Şaban Şimşek (Bakan Hüseyin Çelik'in Van 100. Yıl Üniversitesi'nden okul arkadaşı.) / Ziraat Bankası Murahhas Azası Nur Zahit Keskin (Bankacı olma şartını taşımıyor.) / Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü İrfan Aycan (AK Parti Ankara Milletvekili Sait Yazıcıoğlu'nun A.Ü. İlahiyat Fakültesi dekanlığı yaptığı dönemdeki yardımcısı.) / ERDEMİR Başkanvekili Abdullah Şener (Başbakan Yrd. Abdüllatif Şener'in kardeşi) / TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman (Tayyip Erdoğan'ın yakın dostu) / Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdür Vekili Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu (Erdoğan'ın arkadaşı) / Kültür Bakanlığı Müsteşarı Mustafa İsen (İmam Hatip Lisesi çıkışlı) / Dış Ticaret Müsteşar Yardımcısı Ülker Güzel (Hasan Celal Güzel'in eşi) / Karayolları Genel Müdürlüğü'ne atatan Sabri Erbakan (kapatılan RP'nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın yeğeni) / AYCELL Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Topal (AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı) / AYCELL Denetim Kurulu Üyesi M. Nuri Karaman (FP Ankara milletvekili adayı) / Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'ne vekaleten atanan Nesrin Yılmazcan (AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yılmazcan'ın eşi.) / Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdür Yardımcısı Kemal Güven Önder (63 yaşında. Ali Coşkun'un eşinin yeğeni.

http://www.tevhidhaber.com/add-fisle...ezi-60563h.htm


ADD'nin Onursal Başkanı Prof Saltık'ın 'sabıka dosyası' hayli kabarık çıktı. Çürükten askerlik yapmamış... Sahtecilikten hapis cezası almış... Öğrencilerini fişlemiş...
Vakit gazetesinde yer alan haber...
Trakya Üniversitesi'nde görevde bulunduğu sırada başörtüsü düşmanlığı yapan ve geçtiğimiz aylarda eşini terk ederek metresiyle birlikte yaşayan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı ve Atatürkçü Düşünce Derneği Onursal Başkanı Prof. Ahmet Saltık'ın, 1977-78 yılında Elazığ'da görev yaparken evrakta sahtecilik yaptığı ve bu yüzden 3 ay hapis, 250 lira ağır para cezası ve 2 ay 15 gün memuriyetten uzaklaştırma cezası aldığı ortaya çıktı.

KEBAN'DA TABİBKEN SAHTECİLİK YAPMIŞ
Vakit'in elde ettiği belgeye göre, 1998'de Edirne Valiliği Emniyet Müdürlüğü'ne “Kemalist Düşünce” isimli dergi çıkarmak için başvuran Saltık'a, Basın Kanunu'nun 5. maddesinin 6. fıkrasındaki “Sahtecilik ve dolandırıcılık yapanlar yayıncılık yapamaz” hükmü hatırlatılarak, Saltık'ın Elazığ'ın Keban ilçesinde Sağlık Ocağı tabibi olarak görev yaptığı 1977-78 yılları arasında ilaç yolsuzluğu ve evrakta yaptığı sahtecilik suçunun 1985'te kesinleştiği ve bu yüzden derginin sahibi olamayacağı belirtiliyor.

3 AY HAPİS, 250 LİRA PARA VE 2 AY 15 GÜN MEMURİYETTEN MEN CEZASI
Edirne Emniyet Müdürlüğü'nün Atatürkçü Düşünce Şubesi'ne gönderdiği yazıda ayrıca, Saltık'ın yerine başkasının başvurarak dergiyi çıkarabileceği de belirtilirken, Edirne Valiliği'nin yaptığı araştırma sonucunda Saltık'ın 1985 yılında kesinleşen cezasının 3 ay hapis, 250 lira ağır para cezası ve 2 ay 15 gün memuriyetten uzaklaştırma cezası olduğu da hatırlatılıyor.


ÖĞRENCİSİNİ 11 DEFA FİŞLEMİŞ
Vakit'in elde ettiği belgeye göre, Trakya Üniversitesi'nde Profesör unvanıyla görev yapan halen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı ADD Onursal Başkanı Prof. Dr. Ahmet Saltık, 14 Temmuz 1998'de üniversitenin Tıp Fakültesi Dekanlığı'na gönderdiği yazıda, başörtülü Sultan Keskin'le ilgili disiplin soruşturmasından haberdar edilmek istediğini belirtiyor. Başörtülü olduğu için disiplin soruşturmasına tabi tutulan Keskin'i fişleyen Saltık, dilekçesinde şöyle diyor: “Fakültemiz 6. sınıf öğrencilerinden Sultan Keskin'in türban takması hakkında düzenlenen tutanak 11. yazı olmaktadır. Bir adet tutanak yazımız ekindedir. Adı geçen hakkında gerekli disiplin soruşturmasının yapılarak sonuçtan bilgi verilmesi için gereğini bilginize sunarım. Saygılarımla. Prof. Dr. Ahmet Saltık, T.Ü. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı.”

“VATANPERVERİM AMA ASKERLİK YAPMADIM!”
Sözkonusu iddialarla ilgili Vakit'in sorularına Saltık'tan itiraf gibi cevaplar geldi. Ülkesini seven birisi olduğunu, ancak askerlik yapmadığını itiraf eden Saltık, “Keban'da aldığım evrakta sahtekarlık cezası Yargıtay'da bozulmuştur. O yüzden sicilimden silinmiştir. Çürük olayında da gözümdeki problemden dolayı askerlik yapamadım, ancak daha sonra ABD'de gözümden ameliyat oldum. Sorun ortadan kalktı ve araç kullanabilecek düzeye geldim. Fişleme işine gelince... Ben rektörün talimatını uyguladım. Ben ülkesini seven bir insanım” dedi.

http://m.aktifhaber.com/bir-tek-adam...is-250787h.htm

Çok antipatik biri... sasirmadim. . ... kendine demokrat...
  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-04-2016, 18:45   #645
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık’ın hızını alamayıp “dava arkadaşları”nı da fişlediği ortaya çıktı.

Trakya Üniversitesi'nde bölüm başkanı iken eğitim verdiği öğrencileri, ardından da “AK Parti kadrolaşması” diyerek bürokratları fişleyen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık'ın hızını alamayıp “dava arkadaşları”nı da fişlediği ortaya çıktı.*****

ŞUBE MENSUPLARINA AĞIR ELEŞTİRİLER*****
Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu Üyesi kimliğiyle ADD İstanbul Şubesi'ni incelemeye alan ADD Onursal Başkanı Saltık'ın, hazırladığı dört sayfalık “gizli” ibareli raporda, şube mensuplarına ağır eleştiriler yönelttiği belirlendi. Raporunda öncelikle, ADD İstanbul şubesini önceden haber vermeden teftiş ettiğini anlatan Saltık, daha sonra da İstanbul ilçe şubelerinin temsilcileri ile bir araya geldiğini ve hepsinin de İstanbul şubesinden şikayetçi olduklarını belirlediğini ifade etti.

PAŞA ADD'YE COŞMUŞ*****
Raporda, daha sonra şu ifadelere yer verildi: “13 Mayıs 2002 günü saat 11.40'ta, önceden haber verilmeden, ADD İstanbul Merkez Şubesi'nin Galatasaray'daki bürosuna gidildi. Şube sekreteri Yadigar Dündar gelmediğinden, şifreli olan, eski ve harap görünümlü bilgisayardan yararlanılamadı. Şube binası son derece bakımsız, harap ve dökülen bir durumdadır. Bu durum üzüntü verici olup, İstanbul gibi dev bir kentin merkez şubesine yakışmamaktadır. Oysa, Aralık 2000'de, GYK olarak 1. Ordu Komutanı Sn. Org. Necdet Timur'u ziyaretimizde, -ki o zamanki ve şimdiki genel başkanımız ve genel yazmanımız da bulunmuşlardı- biz Marmara Bölgesi sorumlusu olarak söz alıp derneğin bina olarak boya vb. kapsamlı bir bakım ile bilgisayar dahil büro gereçleri donanımına gereksinim olduğunu belirterek desteklerini rica ettiğimizde, Sn. Komutan 'memnuniyetle' yanıtını vermişlerdi. Çıkışta da şube başkanı Bilge Bilgiç'i ayrıca uyararak, 1-2 gün içinde nelerin gerektiğini saptayarak bir çiçekle komutanı ziyaret ederek bu sorunu çözmelerini bir kez daha ısrarla anımsatmıştım. Aradan geçen 1.5 yılda bu ziyaret yapılmamış, komutan da emekli olmuştu.”*****
Prof. Ahmet Saltık tarihler, yerler belirterek İstanbul'da neler yapıldığını en ince detayına kadar anlatıyor.

HAYATI FİŞLEME*****
Ahmet Saltık'ın ADD nezdinde kullanılmak üzere hazırladığı bir başka fişleme de bürokratlarla ilgili. AK Parti iktidarının kadrolaştığı iddiasını bürokrasideki kimi isimler üzerinden açıklamaya çalışan Saltık'ın kadrolaşmaya örnek gösterdiği bazı isimler ise şöyle: Milli Eğitim Bakanı Müsteşar Yardımcısı Dr. Şaban Şimşek (Bakan Hüseyin Çelik'in Van 100. Yıl Üniversitesi'nden okul arkadaşı.) / Ziraat Bankası Murahhas Azası Nur Zahit Keskin (Bankacı olma şartını taşımıyor.) / Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü İrfan Aycan (AK Parti Ankara Milletvekili Sait Yazıcıoğlu'nun A.Ü. İlahiyat Fakültesi dekanlığı yaptığı dönemdeki yardımcısı.) / ERDEMİR Başkanvekili Abdullah Şener (Başbakan Yrd. Abdüllatif Şener'in kardeşi) / TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman (Tayyip Erdoğan'ın yakın dostu) / Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdür Vekili Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu (Erdoğan'ın arkadaşı) / Kültür Bakanlığı Müsteşarı Mustafa İsen (İmam Hatip Lisesi çıkışlı) / Dış Ticaret Müsteşar Yardımcısı Ülker Güzel (Hasan Celal Güzel'in eşi) / Karayolları Genel Müdürlüğü'ne atatan Sabri Erbakan (kapatılan RP'nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın yeğeni) / AYCELL Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Topal (AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı) / AYCELL Denetim Kurulu Üyesi M. Nuri Karaman (FP Ankara milletvekili adayı) / Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'ne vekaleten atanan Nesrin Yılmazcan (AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yılmazcan'ın eşi.) / Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdür Yardımcısı Kemal Güven Önder (63 yaşında. Ali Coşkun'un eşinin yeğeni.

http://www.tevhidhaber.com/add-fisle...ezi-60563h.htm


ADD'nin Onursal Başkanı Prof Saltık'ın 'sabıka dosyası' hayli kabarık çıktı. Çürükten askerlik yapmamış... Sahtecilikten hapis cezası almış... Öğrencilerini fişlemiş...
Vakit gazetesinde yer alan haber...
Trakya Üniversitesi'nde görevde bulunduğu sırada başörtüsü düşmanlığı yapan ve geçtiğimiz aylarda eşini terk ederek metresiyle birlikte yaşayan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı ve Atatürkçü Düşünce Derneği Onursal Başkanı Prof. Ahmet Saltık'ın, 1977-78 yılında Elazığ'da görev yaparken evrakta sahtecilik yaptığı ve bu yüzden 3 ay hapis, 250 lira ağır para cezası ve 2 ay 15 gün memuriyetten uzaklaştırma cezası aldığı ortaya çıktı.

KEBAN'DA TABİBKEN SAHTECİLİK YAPMIŞ
Vakit'in elde ettiği belgeye göre, 1998'de Edirne Valiliği Emniyet Müdürlüğü'ne “Kemalist Düşünce” isimli dergi çıkarmak için başvuran Saltık'a, Basın Kanunu'nun 5. maddesinin 6. fıkrasındaki “Sahtecilik ve dolandırıcılık yapanlar yayıncılık yapamaz” hükmü hatırlatılarak, Saltık'ın Elazığ'ın Keban ilçesinde Sağlık Ocağı tabibi olarak görev yaptığı 1977-78 yılları arasında ilaç yolsuzluğu ve evrakta yaptığı sahtecilik suçunun 1985'te kesinleştiği ve bu yüzden derginin sahibi olamayacağı belirtiliyor.

3 AY HAPİS, 250 LİRA PARA VE 2 AY 15 GÜN MEMURİYETTEN MEN CEZASI
Edirne Emniyet Müdürlüğü'nün Atatürkçü Düşünce Şubesi'ne gönderdiği yazıda ayrıca, Saltık'ın yerine başkasının başvurarak dergiyi çıkarabileceği de belirtilirken, Edirne Valiliği'nin yaptığı araştırma sonucunda Saltık'ın 1985 yılında kesinleşen cezasının 3 ay hapis, 250 lira ağır para cezası ve 2 ay 15 gün memuriyetten uzaklaştırma cezası olduğu da hatırlatılıyor.


ÖĞRENCİSİNİ 11 DEFA FİŞLEMİŞ
Vakit'in elde ettiği belgeye göre, Trakya Üniversitesi'nde Profesör unvanıyla görev yapan halen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı ADD Onursal Başkanı Prof. Dr. Ahmet Saltık, 14 Temmuz 1998'de üniversitenin Tıp Fakültesi Dekanlığı'na gönderdiği yazıda, başörtülü Sultan Keskin'le ilgili disiplin soruşturmasından haberdar edilmek istediğini belirtiyor. Başörtülü olduğu için disiplin soruşturmasına tabi tutulan Keskin'i fişleyen Saltık, dilekçesinde şöyle diyor: “Fakültemiz 6. sınıf öğrencilerinden Sultan Keskin'in türban takması hakkında düzenlenen tutanak 11. yazı olmaktadır. Bir adet tutanak yazımız ekindedir. Adı geçen hakkında gerekli disiplin soruşturmasının yapılarak sonuçtan bilgi verilmesi için gereğini bilginize sunarım. Saygılarımla. Prof. Dr. Ahmet Saltık, T.Ü. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı.”

“VATANPERVERİM AMA ASKERLİK YAPMADIM!”
Sözkonusu iddialarla ilgili Vakit'in sorularına Saltık'tan itiraf gibi cevaplar geldi. Ülkesini seven birisi olduğunu, ancak askerlik yapmadığını itiraf eden Saltık, “Keban'da aldığım evrakta sahtekarlık cezası Yargıtay'da bozulmuştur. O yüzden sicilimden silinmiştir. Çürük olayında da gözümdeki problemden dolayı askerlik yapamadım, ancak daha sonra ABD'de gözümden ameliyat oldum. Sorun ortadan kalktı ve araç kullanabilecek düzeye geldim. Fişleme işine gelince... Ben rektörün talimatını uyguladım. Ben ülkesini seven bir insanım” dedi.

http://m.aktifhaber.com/bir-tek-adam...is-250787h.htm



Hoca siyasetin dibini bulmuş. . Ne söyler? ? Hiçbirşey. . Kendine yakışanı yapmış. ..
  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-05-2016, 22:59   #646
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık’ın hızını alamayıp “dava arkadaşları”nı da fişlediği ortaya çıktı.

Trakya Üniversitesi'nde bölüm başkanı iken eğitim verdiği öğrencileri, ardından da “AK Parti kadrolaşması” diyerek bürokratları fişleyen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık'ın hızını alamayıp “dava arkadaşları”nı da fişlediği ortaya çıktı.*****

ŞUBE MENSUPLARINA AĞIR ELEŞTİRİLER*****
Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu Üyesi kimliğiyle ADD İstanbul Şubesi'ni incelemeye alan ADD Onursal Başkanı Saltık'ın, hazırladığı dört sayfalık “gizli” ibareli raporda, şube mensuplarına ağır eleştiriler yönelttiği belirlendi. Raporunda öncelikle, ADD İstanbul şubesini önceden haber vermeden teftiş ettiğini anlatan Saltık, daha sonra da İstanbul ilçe şubelerinin temsilcileri ile bir araya geldiğini ve hepsinin de İstanbul şubesinden şikayetçi olduklarını belirlediğini ifade etti.

PAŞA ADD'YE COŞMUŞ*****
Raporda, daha sonra şu ifadelere yer verildi: “13 Mayıs 2002 günü saat 11.40'ta, önceden haber verilmeden, ADD İstanbul Merkez Şubesi'nin Galatasaray'daki bürosuna gidildi. Şube sekreteri Yadigar Dündar gelmediğinden, şifreli olan, eski ve harap görünümlü bilgisayardan yararlanılamadı. Şube binası son derece bakımsız, harap ve dökülen bir durumdadır. Bu durum üzüntü verici olup, İstanbul gibi dev bir kentin merkez şubesine yakışmamaktadır. Oysa, Aralık 2000'de, GYK olarak 1. Ordu Komutanı Sn. Org. Necdet Timur'u ziyaretimizde, -ki o zamanki ve şimdiki genel başkanımız ve genel yazmanımız da bulunmuşlardı- biz Marmara Bölgesi sorumlusu olarak söz alıp derneğin bina olarak boya vb. kapsamlı bir bakım ile bilgisayar dahil büro gereçleri donanımına gereksinim olduğunu belirterek desteklerini rica ettiğimizde, Sn. Komutan 'memnuniyetle' yanıtını vermişlerdi. Çıkışta da şube başkanı Bilge Bilgiç'i ayrıca uyararak, 1-2 gün içinde nelerin gerektiğini saptayarak bir çiçekle komutanı ziyaret ederek bu sorunu çözmelerini bir kez daha ısrarla anımsatmıştım. Aradan geçen 1.5 yılda bu ziyaret yapılmamış, komutan da emekli olmuştu.”*****
Prof. Ahmet Saltık tarihler, yerler belirterek İstanbul'da neler yapıldığını en ince detayına kadar anlatıyor.

HAYATI FİŞLEME*****
Ahmet Saltık'ın ADD nezdinde kullanılmak üzere hazırladığı bir başka fişleme de bürokratlarla ilgili. AK Parti iktidarının kadrolaştığı iddiasını bürokrasideki kimi isimler üzerinden açıklamaya çalışan Saltık'ın kadrolaşmaya örnek gösterdiği bazı isimler ise şöyle: Milli Eğitim Bakanı Müsteşar Yardımcısı Dr. Şaban Şimşek (Bakan Hüseyin Çelik'in Van 100. Yıl Üniversitesi'nden okul arkadaşı.) / Ziraat Bankası Murahhas Azası Nur Zahit Keskin (Bankacı olma şartını taşımıyor.) / Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü İrfan Aycan (AK Parti Ankara Milletvekili Sait Yazıcıoğlu'nun A.Ü. İlahiyat Fakültesi dekanlığı yaptığı dönemdeki yardımcısı.) / ERDEMİR Başkanvekili Abdullah Şener (Başbakan Yrd. Abdüllatif Şener'in kardeşi) / TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman (Tayyip Erdoğan'ın yakın dostu) / Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdür Vekili Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu (Erdoğan'ın arkadaşı) / Kültür Bakanlığı Müsteşarı Mustafa İsen (İmam Hatip Lisesi çıkışlı) / Dış Ticaret Müsteşar Yardımcısı Ülker Güzel (Hasan Celal Güzel'in eşi) / Karayolları Genel Müdürlüğü'ne atatan Sabri Erbakan (kapatılan RP'nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın yeğeni) / AYCELL Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Topal (AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı) / AYCELL Denetim Kurulu Üyesi M. Nuri Karaman (FP Ankara milletvekili adayı) / Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'ne vekaleten atanan Nesrin Yılmazcan (AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yılmazcan'ın eşi.) / Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdür Yardımcısı Kemal Güven Önder (63 yaşında. Ali Coşkun'un eşinin yeğeni.

http://www.tevhidhaber.com/add-fisle...ezi-60563h.htm


ADD'nin Onursal Başkanı Prof Saltık'ın 'sabıka dosyası' hayli kabarık çıktı. Çürükten askerlik yapmamış... Sahtecilikten hapis cezası almış... Öğrencilerini fişlemiş...
Vakit gazetesinde yer alan haber...
Trakya Üniversitesi'nde görevde bulunduğu sırada başörtüsü düşmanlığı yapan ve geçtiğimiz aylarda eşini terk ederek metresiyle birlikte yaşayan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı ve Atatürkçü Düşünce Derneği Onursal Başkanı Prof. Ahmet Saltık'ın, 1977-78 yılında Elazığ'da görev yaparken evrakta sahtecilik yaptığı ve bu yüzden 3 ay hapis, 250 lira ağır para cezası ve 2 ay 15 gün memuriyetten uzaklaştırma cezası aldığı ortaya çıktı.

KEBAN'DA TABİBKEN SAHTECİLİK YAPMIŞ
Vakit'in elde ettiği belgeye göre, 1998'de Edirne Valiliği Emniyet Müdürlüğü'ne “Kemalist Düşünce” isimli dergi çıkarmak için başvuran Saltık'a, Basın Kanunu'nun 5. maddesinin 6. fıkrasındaki “Sahtecilik ve dolandırıcılık yapanlar yayıncılık yapamaz” hükmü hatırlatılarak, Saltık'ın Elazığ'ın Keban ilçesinde Sağlık Ocağı tabibi olarak görev yaptığı 1977-78 yılları arasında ilaç yolsuzluğu ve evrakta yaptığı sahtecilik suçunun 1985'te kesinleştiği ve bu yüzden derginin sahibi olamayacağı belirtiliyor.

3 AY HAPİS, 250 LİRA PARA VE 2 AY 15 GÜN MEMURİYETTEN MEN CEZASI
Edirne Emniyet Müdürlüğü'nün Atatürkçü Düşünce Şubesi'ne gönderdiği yazıda ayrıca, Saltık'ın yerine başkasının başvurarak dergiyi çıkarabileceği de belirtilirken, Edirne Valiliği'nin yaptığı araştırma sonucunda Saltık'ın 1985 yılında kesinleşen cezasının 3 ay hapis, 250 lira ağır para cezası ve 2 ay 15 gün memuriyetten uzaklaştırma cezası olduğu da hatırlatılıyor.


ÖĞRENCİSİNİ 11 DEFA FİŞLEMİŞ
Vakit'in elde ettiği belgeye göre, Trakya Üniversitesi'nde Profesör unvanıyla görev yapan halen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı ADD Onursal Başkanı Prof. Dr. Ahmet Saltık, 14 Temmuz 1998'de üniversitenin Tıp Fakültesi Dekanlığı'na gönderdiği yazıda, başörtülü Sultan Keskin'le ilgili disiplin soruşturmasından haberdar edilmek istediğini belirtiyor. Başörtülü olduğu için disiplin soruşturmasına tabi tutulan Keskin'i fişleyen Saltık, dilekçesinde şöyle diyor: “Fakültemiz 6. sınıf öğrencilerinden Sultan Keskin'in türban takması hakkında düzenlenen tutanak 11. yazı olmaktadır. Bir adet tutanak yazımız ekindedir. Adı geçen hakkında gerekli disiplin soruşturmasının yapılarak sonuçtan bilgi verilmesi için gereğini bilginize sunarım. Saygılarımla. Prof. Dr. Ahmet Saltık, T.Ü. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı.”

“VATANPERVERİM AMA ASKERLİK YAPMADIM!”
Sözkonusu iddialarla ilgili Vakit'in sorularına Saltık'tan itiraf gibi cevaplar geldi. Ülkesini seven birisi olduğunu, ancak askerlik yapmadığını itiraf eden Saltık, “Keban'da aldığım evrakta sahtekarlık cezası Yargıtay'da bozulmuştur. O yüzden sicilimden silinmiştir. Çürük olayında da gözümdeki problemden dolayı askerlik yapamadım, ancak daha sonra ABD'de gözümden ameliyat oldum. Sorun ortadan kalktı ve araç kullanabilecek düzeye geldim. Fişleme işine gelince... Ben rektörün talimatını uyguladım. Ben ülkesini seven bir insanım” dedi.

http://m.aktifhaber.com/bir-tek-adam...is-250787h.htm

Ayrımcılık suçu değil midir

*****

Hava Savunma ve Taarruz gücüne FETÖ 'DARBE'Sİ!ÖZEL HABER- Fetullahçı Terör Örgütü’nün Silahlı Kuvvetler’deki örgütlenmesine dair şok bilgilere AVAZTÜRK ulaştı. Adli makamlara da intikal eden bilgilere göre, örgütün Hava Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığı, Adli Müşavirliği, İstihbarat Başkanlığı, Harp Okulu ve Askeri Liseler, Harp Akademisi, Uçuş Okulu, Uçuş personelinin periyodik muayenelerinin yapıldığı hastaneler ve Hava Teknik Okullar Komutanlığı gibi en kritik noktalara nüfuz edecek kadrolara sahip olduğu öne sürüldü.16 Mart 2016 - Çarşamba 17:14

inShare

Fetullahçı Terör Örgütü ile mücadelede gelinen noktaya dair yoğun eleştiriler yapılırken, örgütün özellikle Türk Silahlı Kuvvetler’deki unsurlarına dokunulmaması kamuoyunda büyük rahatsızlığa sebep olmuştu. Örgütün TSK’daki kripto mensupları vasıtasıyla son çare olarak askeri darbeye teşebbüs edebileceğinin de tartışıldığı şu günlerde AVAZTURK.COM çok önemli bilgilere ulaştı. Adli makamlara da intikal ettiği öğrenilen bilgilere göre, Fetullahçı Terör Örgütü, özellikle Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde önemli bir kadrolaşmaya gitmiş.

ÖRGÜTTEN OLMAYANLARI ‘NAKLİYE PİLOTU’ YAPMIŞLAR

Balyoz Soruşturma ve Dava sürecinin ana hedefi olan Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın Personel Başkanlığı, Adli Müşavirliği, İstihbarat Başkanlığı, Harp Okulu ve Askeri Liseler, Harp Akademisi, Uçuş Okulu, Uçuş personelinin periyodik muayenelerinin yapıldığı hastaneler ve Hava Teknik Okullar Komutanlığı gibi en kritik birimlerine nüfuz edebilecek kadrolara sahip olduğu iddia edilen örgütün, 2010-2014 arasında Harp Okullarına kendi elemanlarını yerleştirdiği, bu elemanlar eliyle kendinden olmayan Harp Okulu öğrencilerini fişlettirdiği, fişlenen bu öğrencilerin de okulda veya uçuş okulunda yetenek veya akademik yetersizlik gerekçesiyle elendiği iddia edildi. Uçuş konusunda çok yetenekli olan pilotların ise mezuniyet derecelerinin düşürülerek “nakliye pilotu” olarak görevlendirildiği öne sürüldü.

Örgütün, nüfuz ettiği birimler vasıtasıyla, kendi hazırladıkları pilotaj sağlık yönergesi kapsamında kendilerinden olmayan pilotları da elediği belirtilirken, dışarıdaki hastanelerden geçerli sağlık raporlarının da geçersiz sayıldığı iddia edildi.

KURMAY PERSONELE SOSYAL MEDYA KUMPASI

Örgütün, kendine mensup olmayan pilotları, karargah veya geri hizmet statüsüne çekerek istifa ve emekliliğe zorladığı da öne sürülürken, bu yönde uygulanan zorlamalara karşı direnç gösteren Kurmay personel hakkında da twitter ve asılsız mektuplarla terfi engelleme kumpaslarının kurulduğu belirtildi. Bu şekilde bir çok yetenekli subayın ordudan emekli olmak zorunda bırakıldığı iddia edildi.

UÇUŞ GÜCÜ SİSTEMATİK OLARAK ZAYIFLATILDI

Örgütün Hava Kuvvetlerinde uyguladığı bu sistematik süreç sonunda, ordunun uçuş kabiliyetinin zayıfladığının, bir çok kazanın da bu nedenle yaşandığının öne sürdüğü bilgilere göre, örgüt, uçuşları yöneten Kurmay Pilotları, Filo ve Kol Komutanlarını, yeterli uçuş tecrübesi kazanmadan Harp Akademisi, Karargah Görevi ve Yurt Dışı görevleri ile görevlendirip uçuştan uzak bıraktığı, filolardaki uçuş görevlerine dönen personelin uçuş tecrübesizliği nedeniyle de hem uçuş hem de planlama ve idari hataların oluştuğu öğrenildi.

Örgütün, uçuş eğitim süre ve standartlarını da sistematik bir şekilde düşürdüğü öğrenildi.

KUVVET KOMUTANI BİLE İSYAN ETMİŞ!

Dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk’ün, 2 Aralık 2014 günü Akıncı Üssü’nde yaptığı toplantıda, “Şu an Hava Kuvvetleri uçucu personel tecrübesi yakınımızdaki Yunan Hava Kuvvetlerinin de gerisine düşmüş durumda” ifadelerini kullandığı da öne sürülürken, Öztürk’ün, 2013-2014 arasındaki 6 ayrı uçak kazasına dikkat çektiği belirtildi.

9 AYRI KAZADA TECRÜBESİZLİK İZİ…

Fetullahçı Terör Örgütü’nün, Türk Hava Kuvvetleri’nin uçuşa dayalı savunma ve taarruz gücünü sistematik olarak zayıflatma hamlelerinin, 2013-2015 arasında yaşanan ve 10 uçağın zarar gördüğü 9 ayrı uçak kazasında da kendini gösterdiğinin tek tek anlatıldığı ve adli kaynaklara da intikal eden bilgilere göre, bu kazalara uğrayan uçaklar incelendiğinde, 4 adedinin F4, 6 adedinin de F16’dan oluştuğu belirtiliyor.

Kazaların tamamının temel sebebinin insan faktörü olduğuna işaret edilen bilgilere göre, 6 pilotun F4’te 1 pilotun da F16’da şehit olduğu belirtiliyor.

İŞTE O KAZALAR

AVAZTÜRK’ün ulaştığı ve adli makamlara da intikal ettiği öğrenilen ve Hava Kuvvetleri’ndeki Fetullahçı Terör Örgütü yapılanması ve Türkiye’nin uçuşa dayalı savunma ve taarruz gücünün sistematik olarak zayıflatılma stratejisinin neden olduğu 9 ayrı kaza bilgisi ise şöyle:

22 Ocak 2013 tarihinde Diyarbakır’da 8. Ana Jet Üs Komutanlığına ait F16 uçağı gece uçuş için kalkış yaparken pistten çıkarak ağır hasar görür. Kaza kırımda; pilotaj ve yer makinisti hatası tespiti yapılır.13 Mayıs 2013 tarihinde Suriye krizi kapsamında Hatay bölgesinde-Osmaniye üzerinde bekleme görevi yaparken, pilotun bel kemerinin tokasını uçuş kumandası ile sandalye arasında sıkıştırması ve uçağın kontrolünü kaybetmesiyle düşer. Kara kırımda; pilotaj ve eğitim eksikliği tespiti yapılır. Bu arada pilotun eğitim eksikliği nedeniyle elenmesi gerekirken elenmediği anlaşılır.30 Eylül 2013 tarihinde Sivas Kangal’da RF-4e uçağı düşer. İki pilot yaralı kurtulur. İnceleme heyetinin ön raporunda pilot hatası tespit edilmesine rağmen, incelemeyi yapan heyet görevden uzaklaştırılarak yeni görevlendirmelerle yeni bir rapor yazdırılır.23 Haziran 2014 tarihinde Merzifon 5. Ana Jet Üs Komutanlığına ait F-16 uçağının geçirdiği kaza kırımında da, pilotun iniş sırasında uzun oturmasından dolayı pistten dışarı çıktığı tespit edilir.1 Ağustos 2014 tarihinde 4. Ana Jet Üs Komutanlığına ait F-16 Afyon yakınında limitlerin altına inip yüksek gerilim hattına çarpması ve Afyon meydanına acil iniş yaparak düşmekten kurtulması olayında da yapılan incelemelerde pilotaj hatası tespit edilir.1 Eylül 2014 tarihinde Diyarbakır***** 8. Ana Jet Üs Komutanlığına ait F-16 uçağı da son yaklaşma mesafesindeki limitlerin altına inerek elektrik direğine çarpar. Pilotun atlayarak kurtulduğu kazanın incelemesinde de pilotaj hatası tespit edilir1 Aralık 2014 tarihinde 5. Ana Jet Üs Komutanlığına ait F-16 uçağı kolda inişe yaklaşırken, bulut içi tecrübesizlik nedeniyle his yanılması sonucu uçağın kontrolü kaybedilir. Pilot atlayarak kurtulur.24 Şubat 2015 Malatya 7. Ana Jet Üs Komutanlığına ait 2 adet Rf-4e uçağı gece inişi sırasında dağa çarpar ve 4 pilot şehit olur. Kaza kırımda pilotaj hatası tespiti yapılır. Ancak ilginç bir şekilde kusur yer radar operatörlerine bağlanmak istenir.5 Mart 2015 tarihinde Eskişehir 1. Ana Jet Üs Komutanlığına ait F-4e 20202 uçağı Konya’da düşer. İki pilot şehit olur. Kaza kırımda yine tecrübesizlikten kaynaklı pilotaj hatası tespiti yapılır.

AVAZTURK.COM/ÖZEL

Konu Kayıtsız Üye tarafından (03-16-2016 Saat 19:38 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-06-2016, 08:37   #647
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık’ın hızını alamayıp “dava arkadaşları”nı da fişlediği ortaya çıktı.

Trakya Üniversitesi'nde bölüm başkanı iken eğitim verdiği öğrencileri, ardından da “AK Parti kadrolaşması” diyerek bürokratları fişleyen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık'ın hızını alamayıp “dava arkadaşları”nı da fişlediği ortaya çıktı.*****

ŞUBE MENSUPLARINA AĞIR ELEŞTİRİLER*****
Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu Üyesi kimliğiyle ADD İstanbul Şubesi'ni incelemeye alan ADD Onursal Başkanı Saltık'ın, hazırladığı dört sayfalık “gizli” ibareli raporda, şube mensuplarına ağır eleştiriler yönelttiği belirlendi. Raporunda öncelikle, ADD İstanbul şubesini önceden haber vermeden teftiş ettiğini anlatan Saltık, daha sonra da İstanbul ilçe şubelerinin temsilcileri ile bir araya geldiğini ve hepsinin de İstanbul şubesinden şikayetçi olduklarını belirlediğini ifade etti.

PAŞA ADD'YE COŞMUŞ*****
Raporda, daha sonra şu ifadelere yer verildi: “13 Mayıs 2002 günü saat 11.40'ta, önceden haber verilmeden, ADD İstanbul Merkez Şubesi'nin Galatasaray'daki bürosuna gidildi. Şube sekreteri Yadigar Dündar gelmediğinden, şifreli olan, eski ve harap görünümlü bilgisayardan yararlanılamadı. Şube binası son derece bakımsız, harap ve dökülen bir durumdadır. Bu durum üzüntü verici olup, İstanbul gibi dev bir kentin merkez şubesine yakışmamaktadır. Oysa, Aralık 2000'de, GYK olarak 1. Ordu Komutanı Sn. Org. Necdet Timur'u ziyaretimizde, -ki o zamanki ve şimdiki genel başkanımız ve genel yazmanımız da bulunmuşlardı- biz Marmara Bölgesi sorumlusu olarak söz alıp derneğin bina olarak boya vb. kapsamlı bir bakım ile bilgisayar dahil büro gereçleri donanımına gereksinim olduğunu belirterek desteklerini rica ettiğimizde, Sn. Komutan 'memnuniyetle' yanıtını vermişlerdi. Çıkışta da şube başkanı Bilge Bilgiç'i ayrıca uyararak, 1-2 gün içinde nelerin gerektiğini saptayarak bir çiçekle komutanı ziyaret ederek bu sorunu çözmelerini bir kez daha ısrarla anımsatmıştım. Aradan geçen 1.5 yılda bu ziyaret yapılmamış, komutan da emekli olmuştu.”*****
Prof. Ahmet Saltık tarihler, yerler belirterek İstanbul'da neler yapıldığını en ince detayına kadar anlatıyor.

HAYATI FİŞLEME*****
Ahmet Saltık'ın ADD nezdinde kullanılmak üzere hazırladığı bir başka fişleme de bürokratlarla ilgili. AK Parti iktidarının kadrolaştığı iddiasını bürokrasideki kimi isimler üzerinden açıklamaya çalışan Saltık'ın kadrolaşmaya örnek gösterdiği bazı isimler ise şöyle: Milli Eğitim Bakanı Müsteşar Yardımcısı Dr. Şaban Şimşek (Bakan Hüseyin Çelik'in Van 100. Yıl Üniversitesi'nden okul arkadaşı.) / Ziraat Bankası Murahhas Azası Nur Zahit Keskin (Bankacı olma şartını taşımıyor.) / Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü İrfan Aycan (AK Parti Ankara Milletvekili Sait Yazıcıoğlu'nun A.Ü. İlahiyat Fakültesi dekanlığı yaptığı dönemdeki yardımcısı.) / ERDEMİR Başkanvekili Abdullah Şener (Başbakan Yrd. Abdüllatif Şener'in kardeşi) / TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman (Tayyip Erdoğan'ın yakın dostu) / Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdür Vekili Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu (Erdoğan'ın arkadaşı) / Kültür Bakanlığı Müsteşarı Mustafa İsen (İmam Hatip Lisesi çıkışlı) / Dış Ticaret Müsteşar Yardımcısı Ülker Güzel (Hasan Celal Güzel'in eşi) / Karayolları Genel Müdürlüğü'ne atatan Sabri Erbakan (kapatılan RP'nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın yeğeni) / AYCELL Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Topal (AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı) / AYCELL Denetim Kurulu Üyesi M. Nuri Karaman (FP Ankara milletvekili adayı) / Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'ne vekaleten atanan Nesrin Yılmazcan (AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yılmazcan'ın eşi.) / Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdür Yardımcısı Kemal Güven Önder (63 yaşında. Ali Coşkun'un eşinin yeğeni.

http://www.tevhidhaber.com/add-fisle...ezi-60563h.htm


ADD'nin Onursal Başkanı Prof Saltık'ın 'sabıka dosyası' hayli kabarık çıktı. Çürükten askerlik yapmamış... Sahtecilikten hapis cezası almış... Öğrencilerini fişlemiş...
Vakit gazetesinde yer alan haber...
Trakya Üniversitesi'nde görevde bulunduğu sırada başörtüsü düşmanlığı yapan ve geçtiğimiz aylarda eşini terk ederek metresiyle birlikte yaşayan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı ve Atatürkçü Düşünce Derneği Onursal Başkanı Prof. Ahmet Saltık'ın, 1977-78 yılında Elazığ'da görev yaparken evrakta sahtecilik yaptığı ve bu yüzden 3 ay hapis, 250 lira ağır para cezası ve 2 ay 15 gün memuriyetten uzaklaştırma cezası aldığı ortaya çıktı.

KEBAN'DA TABİBKEN SAHTECİLİK YAPMIŞ
Vakit'in elde ettiği belgeye göre, 1998'de Edirne Valiliği Emniyet Müdürlüğü'ne “Kemalist Düşünce” isimli dergi çıkarmak için başvuran Saltık'a, Basın Kanunu'nun 5. maddesinin 6. fıkrasındaki “Sahtecilik ve dolandırıcılık yapanlar yayıncılık yapamaz” hükmü hatırlatılarak, Saltık'ın Elazığ'ın Keban ilçesinde Sağlık Ocağı tabibi olarak görev yaptığı 1977-78 yılları arasında ilaç yolsuzluğu ve evrakta yaptığı sahtecilik suçunun 1985'te kesinleştiği ve bu yüzden derginin sahibi olamayacağı belirtiliyor.

3 AY HAPİS, 250 LİRA PARA VE 2 AY 15 GÜN MEMURİYETTEN MEN CEZASI
Edirne Emniyet Müdürlüğü'nün Atatürkçü Düşünce Şubesi'ne gönderdiği yazıda ayrıca, Saltık'ın yerine başkasının başvurarak dergiyi çıkarabileceği de belirtilirken, Edirne Valiliği'nin yaptığı araştırma sonucunda Saltık'ın 1985 yılında kesinleşen cezasının 3 ay hapis, 250 lira ağır para cezası ve 2 ay 15 gün memuriyetten uzaklaştırma cezası olduğu da hatırlatılıyor.


ÖĞRENCİSİNİ 11 DEFA FİŞLEMİŞ
Vakit'in elde ettiği belgeye göre, Trakya Üniversitesi'nde Profesör unvanıyla görev yapan halen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı ADD Onursal Başkanı Prof. Dr. Ahmet Saltık, 14 Temmuz 1998'de üniversitenin Tıp Fakültesi Dekanlığı'na gönderdiği yazıda, başörtülü Sultan Keskin'le ilgili disiplin soruşturmasından haberdar edilmek istediğini belirtiyor. Başörtülü olduğu için disiplin soruşturmasına tabi tutulan Keskin'i fişleyen Saltık, dilekçesinde şöyle diyor: “Fakültemiz 6. sınıf öğrencilerinden Sultan Keskin'in türban takması hakkında düzenlenen tutanak 11. yazı olmaktadır. Bir adet tutanak yazımız ekindedir. Adı geçen hakkında gerekli disiplin soruşturmasının yapılarak sonuçtan bilgi verilmesi için gereğini bilginize sunarım. Saygılarımla. Prof. Dr. Ahmet Saltık, T.Ü. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı.”

“VATANPERVERİM AMA ASKERLİK YAPMADIM!”
Sözkonusu iddialarla ilgili Vakit'in sorularına Saltık'tan itiraf gibi cevaplar geldi. Ülkesini seven birisi olduğunu, ancak askerlik yapmadığını itiraf eden Saltık, “Keban'da aldığım evrakta sahtekarlık cezası Yargıtay'da bozulmuştur. O yüzden sicilimden silinmiştir. Çürük olayında da gözümdeki problemden dolayı askerlik yapamadım, ancak daha sonra ABD'de gözümden ameliyat oldum. Sorun ortadan kalktı ve araç kullanabilecek düzeye geldim. Fişleme işine gelince... Ben rektörün talimatını uyguladım. Ben ülkesini seven bir insanım” dedi.

http://m.aktifhaber.com/bir-tek-adam...is-250787h.htm

2010 13:52



Üniversite Konseyleri Derneği (ÜKD), YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan tarafından İstanbul Üniversitesi’ne gönderilen ve türbanlı öğrencileri dersten çıkartan hocaların suç işliyor olacaklarını savunan yazı ile yaratılan fiili duruma karşı bir aydınlanma kampanyası başlattı. Geçtiğimiz hafta “Öğrencilerimizle Karşı Karşıya Gelmeyeceğiz” başlıklı bir açıklama yapmış olan dernek, “Kabullenmiyoruz” başlıklı deklarasyon ile üniversiteye karşı yürütülmekte olan gerici saldırıyı reddeden akademisyenleri bu aydınlanma kampanyası için bir araya getirmeyi hedefliyor. İlk imzacıların isimleriyle birlikte akademisyenlerin imzasına açılan metin daha şimdiden üniversitenin AKP gericiliğine karşı 2008 yılı başında yürüttüğü “Ülkemizi ve Üniversitemizi Gericiliğe Teslim Etmiyoruz” kampanyasından bu yana örgütlenmiş en büyük tepki haline gelmiş durumda. 2008'deki kampanyada derneğin açıklama metnine 7532 akademisyen imza atmış, bu kampanya o süreçte AKP'nin geri adım atmasında önemli rol oynamıştı.

Karanlığa karşı özgürleşme ve aydınlanma mücadelesi
ÜKD tarafından başlatılan kampanyanın en fazla öne çıkan vurgusu türban başlığına yönelik tespitlerde öne çıkıyor. Dernek, geçtiğimiz hafta yaptığı basın açıklamasında “türban meselesi bir kılık kıyafet meselesi değildir. Bundan ibaret olması durumunda gerçekten bir özgürlük meselesi olurdu. Ancak türban gericiliğin Türkiye’nin siyasi, sosyal ve akademik yaşamını belirleme mücadelesinin önemli bir parçasıdır. Türbanın bu koşullarda üniversiteye girmesinin doğru olmayacağını söylememizin nedeni budur” cümleleri ile üniversitelerdeki sorunun bir kıyafet tercihi sorunu değil, siyasi gericiliğin planlı müdahalesinden kaynaklanan bir sorun olduğunu vurgulamıştı.

Kabullenmiyoruz başlıklı deklarasyon metninde de sorun benzer biçimde tanımlanıyor. Türbana özgürlük bahanesine sığınan AKP iktidarı ve onun güdümündeki YÖK’ün üniversiteye daimi olarak sivil polis yerleştirmek, solcu öğrencilerin siyasi faaliyetlerini bütünüyle yasaklamak ve üniversiteleri ılımlı İslam doktrini doğrultusunda dönüştürmek gibi hedefleri olduğu vurgulanan metinde, tüm bu müdahalelerin kabul edilemez olduğunun altı çiziliyor. AKP’nin üniversitelere yönelik türban müdahalesine karşı verilecek mücadelenin türban ile sınırlı olamayacağı ise metnin sonunda şu cümlelerle vurgulanıyor: “Tüm inançlardan öğrencilerimizi sırf cemaatler, siyasi iktidar, parlamento muhalefeti ve Vaşington istedi diye Ortaçağ karanlığına terk etmeyeceğimizi, kılık kıyafetin ötesinde gerçek, temelli bir özgürleşme ve aydınlanma mücadelesini başlatacağımızı ilan ediyoruz!”

Öğrencilerimizle karşı karşıya gelmeyeceğiz"
ÜKD, 13 Ekim'deki söz konusu açıklamada şu ifadelere de yer vermişti: "AKP hukuksuzluğunun yarattığı bu kirli ortamda AKP’nin istediği gibi öğrencilerimiz ile karşı karşıya gelmeyeceğiz. Ancak aydınlanma mücadelemizi sürdüreceğiz. AKP iktidarının gençlerimizin aklında, üniversitelerimizde ve ülkemizde yaptığı tahribatın tamiri, öncelikle bu iktidara karşı direnerek, güce teslim olmamayı bir akademik sorumluluk ilkesi haline getirerek başlayacaktır. Dolayısıyla Üniversite Konseyleri Derneği olarak, AKP iktidarının üniversitelerimize yönelik saldırısı karşısında durmaya devam edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz."

‘Kabullenmiyoruz!’
ÜKD tarafından yayınlanan deklarasyon ve başlatılan imza kampanyasına derneğin internet sitesinden (www.universitekonseyleri.org) ulaşılabiliyor. Deklarasyonun tam metni şöyle:

“Üniversitede türbanı bir kez daha, bu sefer ‘özgürlük simgesi’ olarak yerleşkelerimize, dersliğimize kadar sokmaya çalışıyorlar. Bu hukuksuzluğa direnenleri, büyük bir pervasızlıkla ‘baskıcılıkla’ suçluyorlar, isim isim afişe ediyorlar. Böylesine bir dayatma sürerken özgürlükten bahsediyorlar.

Biz bu ülkenin aydınlanmasını, ilerlemesini, bağımsızlığını savunan bilim insanları olarak özgürlüğün ancak baskı ve esaret karşısında tanımlanabileceğini iyi biliyoruz.

Üniversitelerdeki türban dayatmasını ve bunun özgürleşme olduğunu kabullenmiyoruz!

Kabullenmiyoruz! Bugün türbana özgürlük diyenlerin, ilerici aydınlarımızın ve bilim insanlarımızın baskı görmesini, tutuklanmasını, Sivas’ta yakılmasını, faili meçhullerde katledilmesini umursamadıklarını, hatta ‘provoke ettiler’ diye onayladıklarını, kaybettiğimiz değerli pek çok akademisyenimize hakaretlere devam ettiklerini görüyoruz.

Kabullenmiyoruz! Bir defa daha iktidar eliyle dinsel dogmaların ve emperyalizmin ılımlı İslam projesinin hâkim hale getirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Türbana özgürlük diyenlerin ülkemizin özgürlüğünü yani bağımsızlığımızı umursamadığını biliyoruz.

Kabullenmiyoruz! Özgürlükten bahsedenlerin, türban özgürlüğünü kollayan sözde özgürlükçü YÖK’ün kararıyla üniversitede sivil polisin cirit atacak olmasını, hatta öğrencilerden parmak izi alınmasını ve parasız eğitim gibi haklı ancak istenmeyen görüşlere sahip öğrencilerin görüşlerini açıklamalarının yasaklanacak olmasını umursamadıklarını görüyoruz.

Kısacası, üniversitede türbanı değil, kadının, ülkemizin, emeğin ve aklın özgürleşmesini tartışmak istiyoruz.

Kabullenmiyoruz!

Tüm inançlardan öğrencilerimizi sırf cemaatler, siyasi iktidar, parlamento muhalefeti ve Vaşington istedi diye Ortaçağ karanlığına terk etmeyeceğimizi, kılık kıyafetin ötesinde gerçek, temelli bir özgürleşme ve aydınlanma mücadelesini başlatacağımızı ilan ediyoruz!”

Iesi
Prof. Dr. Ufuk Abbasoğlu Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Osman Açıkgöz Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Emel Ada Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Zeynep Ahunbay İTÜ
Prof. Dr. Fatma Akar Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Recep Akdur Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Nuri Akkaş ODTÜ
Prof. Dr. Gazanfer Aksakoğlu Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Ender Aktulga Mimarsinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
Prof. Dr. Şafak Alpay ODTÜ
Prof. Dr. Mustafa Altıntaş Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Cüneyt Arslan İTÜ
Prof. Dr. Erendiz Atasü Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Bülent Atilla Hacettepe Üniversitesi
Prof. Dr. Oktay Avcı Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Metin Baştuğ Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Mehmet Bayhan Yeni Yüzyıl Üniversitesi
Prof. Dr. Haluk Berk Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Korkut Boratav Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Atilla Bozkurt Hacettepe Üniversitesi
Prof. Dr. Ece Böber Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Hamza Bulut Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Sema Burgaz Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Yavuz Burgaz Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Fırat Cengiz Yüzüncüyıl Üniversitesi
Prof. Dr. Nalan Cinemre Mimarsinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
Prof. Dr. Halet Çambel İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. İsmet Çok Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Necati Dedeoğlu Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Necdet Demir Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Durmuş Ali Demir İzmir Yüksek Tek. Enst.
Prof. Dr. Cihan Demirci İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Mahmut Nedim Doral Hacettepe Üniversitesi
Prof. Dr. Zahide Elar Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Hayriye Erbaş Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. İclal Ergenç Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Özer Ergenç Bilkent Üniversitesi
Prof. Dr. Gül Ergör Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Fatma Ergun Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Gülriz Ersöz Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Ercan Eyüboğlu Maltepe Üniversitesi
Prof. Dr. Ferhan Girgin Sağın Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Ali Gökmen ODTÜ
Prof. Dr. İnci Gökmen ODTÜ
Prof. Dr. Nezhun Gören Yıldız Teknik Üniversitesi
Prof. Dr. Birgül Ayman Güler Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Ömür Gülmen Ege Üniversitesi
Prof. Dr. İzge Günal Dokuz Eylül Üniversitesiİ

Prof. Dr. Nilgün Günden Göğer Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Oktay Gürkan Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Meltem Gürsel Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Orhan Hacıohasanoğlu İTÜ
Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu Kocaeli Üniversitesi
Prof. Dr. Nesrin Hasırcı ODTÜ
Prof. Dr. Vasıf Hasırcı ODTÜ
Prof. Dr. Hasan Havıtçıoğlu Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Serpil Hazar Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Gülümser Heper Abant İzzet Baysal Üniversitesi
Prof. Dr. Gürkan Hızal İTÜ
Prof. Dr. Alpaslan Işıklı Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. İlhan İkeda Yeditepe Üniversitesi
Prof. Dr. Zehra İpşiroğlu Duisburg-Essen Universitesi
Prof. Dr. Canan Kalaycıoğlu Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Kayhan Kantarlı Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Sabire Karaçalı Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Bensu Karahalil Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Ali Esat Karakaya Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Taha Karaman Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Osman Karaoğlan Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Nevzat Kavcar Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Korhan Kaya Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Kemal Kocabaş Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Gülseren Kocaman Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Nilüfer Koçak Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Aziz Konukman Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Meryem Koray Yıldız Teknik Üniversitesi
Prof. Dr. Ahmet Haşim Köse Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Nusret Köse Osmangazi Üniversitesi
Prof. Dr. Bilsay Kuruç Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Nurgün Küçükboyacı Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Cihat Küçükhüseyin İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Kuvvet Lordoğlu Marmara Üniversitesi
Prof. Dr. Nergis Mütevellioğlu Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Erhan Nalçacı Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Necla Nişli Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Rıfat Okçabol Boğaziçi Üniversitesi
Prof. Dr. Zuhal Okuyan Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. İzzettin Önder İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Sinan Öngen İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Yaman Örs Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Çoşkun Özdemir İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Osman Özden Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Mehmet Özdoğanm İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Neşe Özgen Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Ayhan Özkul Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Sermin Öztekin Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Gülser Öztunalı Kayır Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Turan Öztürk İTÜ
Prof. Dr. Tülay Özüerman Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Rennan Pekünlü Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Elif Peştereli Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Ahmet Saltık Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Çoşkun Sarı Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Fulya Sarvan Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Gülperi Sert Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Ayhan Sezer Mersin Üniversitesi
Prof. Dr. Yeşim Ediz Şahin Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Fikret Şenses ODTÜ
Prof. Dr. Ümit Kemal Şentürk Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Bolkan Şimşek Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Demet Tekin
Prof. Dr. Müjgan Tez Marmara Üniversitesi


Dr. Taner Timur Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. İlhan Tomanbay Hacettepe Üniversitesi
Prof. Dr. Gülaçtı Topçu İTÜ
Prof. Dr. Meral Torun Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Ümit Tunca İTÜ
Prof. Dr. Engin Turan Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Gürsevil Turan ODTÜ
Prof. Dr. Gülhan Türkay Hoştürk İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Ayhan Ulubelen İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Hilmi Uysal Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Gülsün Leyla Uzun Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Levent Üstünes Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Fatoş Yalman Vural ODTÜ
Prof. Dr. Erinç Yeldan Bilkent Üniversitesi
Prof. Dr. Gülseli Yıldırım Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Kürşat Yıldız Kocaeli Üniversitesi
Prof. Dr. Emine Yılmaz Hacettepe Üniversitesi
Prof. Dr. Nezahat Zaloğlu Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Ali Murat Zergeroğlu Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Sevgi Akaydın Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Esra Akkol Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Mustafa Ark Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Özlem Asap Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Özgür Aydın Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Sultan Baytaş Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. İlker Belek Akdeniz Üniversitesi
Doç. Dr. Murat Civaner Uludağ Üniversitesi
Doç. Dr. Çiğdem Çağlayan Kocaeli Üniversitesi
Doç. Dr. Cengiz Çelikoğlu Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. Cemsinan Deliduman Mimarsinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
Doç. Dr. Yücel Demiral Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. Melek Diker Yücel ODTÜ
Doç. Dr. Deniz S. Doğruer Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Alp Ergör Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. H. Can Erkin Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Nusret Ertaş Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Nilay Etiler Kocaeli Üniversitesi
Doç. Dr. Mediha Göbenli Maltepe Üniversitesi
Doç. Dr. Mehtap Gökçe Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Mehmet Göktepe Hacettepe Üniversitesi
Doç. Dr. Aymelek Gönenç Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Türkan Günay Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. Burak Gürbüz Galatasaray Üniversitesi
Doç. Dr. Emre Gürcanlı İTÜ
Doç. Dr. Osman Gürel Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Mustafa Güvençar Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. İnci Özgür İlhan Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Selçuk İşsever Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Çağatay Keskinok ODTÜ
Doç. Dr. Bülent Kılıç Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. Uğur Koca Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. Murat Köksal Hacettepe Üniversitesi
Doç. Dr. Berrin Özçelik Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Yeşim Özkan Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Özlem Özkan Kocaeli Üniversitesi
Doç. Dr. Semiha Özkan Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Ruhi Sarpkaya Adnan Menderes Üniversitesi
Doç. Dr. Serap Şahinoğlu Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Vesile Şentürk Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Sevgi Takka Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Hülya Taş Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Nilüfer Turan Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Özge Uzun Abant İzzet Baysal Üniversitesi
Doç. Dr. Nur Yapar Dokuz Eylül Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Beşir Acabey Dokuz Eylül Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Murat Akad İstanbul Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Bülent Ayanlar Arel Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Hale Balseven Akdeniz Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Aysel Berkan Gazi Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Ahmet Beyaz ODTÜ
Yard. Doç. Dr. İsmal Buldan Dokuz Eylül Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Eylem Demir Mimarsinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Alper Dizdar İstanbul Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Muzaffer Erdoğan Namık Kemal Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Zeynep Güler İstanbul Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Bülent Hoca Okan Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Burcu Karaman Dokuz Eylül Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Fatma Kaynak Onurdağ Gazi Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Hanife Keskin Dokuz Eylül Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Ferma Lekesizalın Arel Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Bora Maviş Hacettepe Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Özge Özdamar Mimarsinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Tevfik Özlüdemir İTÜ
Yard. Doç. Dr. Bilge Öztürk Galatasaray Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Özge Şahin Dokuz Eylül Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Özgür Taşkın Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Ruhi Tuncer Galatasaray Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Mecit O. Uludağ Gazi Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Nermin Yazıcı Başkent Ünversitesi
Yard. Doç. Dr. Gözde Yirmibeşoğlu Akdeniz Üniversitesi
Öğr. Gör. Ruhan Alpaydın Bilgi Üniversitesi
Öğr. Gör. Dr. Ayfer Dayı Dokuz Eylül Üniversitesi
Öğr. Gör. Dr. Adviye Erbay Dokuz Eylül Üniversitesi
Öğr. Gör. Dr. Semiha Günal Dokuz Eylül Üniversitesi
Öğr. Gör. Dr. Suay Karaman Gazİ Üniversitesi
Öğr. Gör. Dr. Nevzat Evrim Önal Beykoz Lojistik MYO
Öğr. Gör. Dr. Ahmet Soysal Dokuz Eylül Üniversitesi
Öğr. Gör. Dr. Serpil Velipaşaoğlu Dokuz Eylül Üniversitesi
Öğr. Gör. Ender Bilge Dokuz Eylül Üniversitesi
Öğr. Gör. Oruç Çakmaklı İTÜ
Öğr. Gör. Tülay Çellek Yıldız Teknik Üniversitesi
Öğr. Gör. Kamuran Semra Eren Ayık Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi
Öğr. Gör. Bülent Kıran Ege Üniversitesi
Uzman Dr. Serdal Ergül Dokuz Eylül Üniversitesi
Uzman Dr. Erdeniz Özel Dokuz Eylül Üniversitesi
Uzman Dr. Gülseren Pasin Dokuz Eylül Üniversitesi
Uzman Dr. Pınar Payzın Dokuz Eylül Üniversitesi
Uzman Dr. Abdülkerim Seber Dokuz Eylül Üniversitesi
Uzman Nalan Akgün Yüzüncüyıl Üniversitesi
Okutman Sıdıka Cebeci Kocaeli Üniversitesi

(soL - Haber Merkezi)
  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-06-2016, 08:38   #648
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
2010 13:52



Üniversite Konseyleri Derneği (ÜKD), YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan tarafından İstanbul Üniversitesi’ne gönderilen ve türbanlı öğrencileri dersten çıkartan hocaların suç işliyor olacaklarını savunan yazı ile yaratılan fiili duruma karşı bir aydınlanma kampanyası başlattı. Geçtiğimiz hafta “Öğrencilerimizle Karşı Karşıya Gelmeyeceğiz” başlıklı bir açıklama yapmış olan dernek, “Kabullenmiyoruz” başlıklı deklarasyon ile üniversiteye karşı yürütülmekte olan gerici saldırıyı reddeden akademisyenleri bu aydınlanma kampanyası için bir araya getirmeyi hedefliyor. İlk imzacıların isimleriyle birlikte akademisyenlerin imzasına açılan metin daha şimdiden üniversitenin AKP gericiliğine karşı 2008 yılı başında yürüttüğü “Ülkemizi ve Üniversitemizi Gericiliğe Teslim Etmiyoruz” kampanyasından bu yana örgütlenmiş en büyük tepki haline gelmiş durumda. 2008'deki kampanyada derneğin açıklama metnine 7532 akademisyen imza atmış, bu kampanya o süreçte AKP'nin geri adım atmasında önemli rol oynamıştı.

Karanlığa karşı özgürleşme ve aydınlanma mücadelesi
ÜKD tarafından başlatılan kampanyanın en fazla öne çıkan vurgusu türban başlığına yönelik tespitlerde öne çıkıyor. Dernek, geçtiğimiz hafta yaptığı basın açıklamasında “türban meselesi bir kılık kıyafet meselesi değildir. Bundan ibaret olması durumunda gerçekten bir özgürlük meselesi olurdu. Ancak türban gericiliğin Türkiye’nin siyasi, sosyal ve akademik yaşamını belirleme mücadelesinin önemli bir parçasıdır. Türbanın bu koşullarda üniversiteye girmesinin doğru olmayacağını söylememizin nedeni budur” cümleleri ile üniversitelerdeki sorunun bir kıyafet tercihi sorunu değil, siyasi gericiliğin planlı müdahalesinden kaynaklanan bir sorun olduğunu vurgulamıştı.

Kabullenmiyoruz başlıklı deklarasyon metninde de sorun benzer biçimde tanımlanıyor. Türbana özgürlük bahanesine sığınan AKP iktidarı ve onun güdümündeki YÖK’ün üniversiteye daimi olarak sivil polis yerleştirmek, solcu öğrencilerin siyasi faaliyetlerini bütünüyle yasaklamak ve üniversiteleri ılımlı İslam doktrini doğrultusunda dönüştürmek gibi hedefleri olduğu vurgulanan metinde, tüm bu müdahalelerin kabul edilemez olduğunun altı çiziliyor. AKP’nin üniversitelere yönelik türban müdahalesine karşı verilecek mücadelenin türban ile sınırlı olamayacağı ise metnin sonunda şu cümlelerle vurgulanıyor: “Tüm inançlardan öğrencilerimizi sırf cemaatler, siyasi iktidar, parlamento muhalefeti ve Vaşington istedi diye Ortaçağ karanlığına terk etmeyeceğimizi, kılık kıyafetin ötesinde gerçek, temelli bir özgürleşme ve aydınlanma mücadelesini başlatacağımızı ilan ediyoruz!”

Öğrencilerimizle karşı karşıya gelmeyeceğiz"
ÜKD, 13 Ekim'deki söz konusu açıklamada şu ifadelere de yer vermişti: "AKP hukuksuzluğunun yarattığı bu kirli ortamda AKP’nin istediği gibi öğrencilerimiz ile karşı karşıya gelmeyeceğiz. Ancak aydınlanma mücadelemizi sürdüreceğiz. AKP iktidarının gençlerimizin aklında, üniversitelerimizde ve ülkemizde yaptığı tahribatın tamiri, öncelikle bu iktidara karşı direnerek, güce teslim olmamayı bir akademik sorumluluk ilkesi haline getirerek başlayacaktır. Dolayısıyla Üniversite Konseyleri Derneği olarak, AKP iktidarının üniversitelerimize yönelik saldırısı karşısında durmaya devam edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz."

‘Kabullenmiyoruz!’
ÜKD tarafından yayınlanan deklarasyon ve başlatılan imza kampanyasına derneğin internet sitesinden (www.universitekonseyleri.org) ulaşılabiliyor. Deklarasyonun tam metni şöyle:

“Üniversitede türbanı bir kez daha, bu sefer ‘özgürlük simgesi’ olarak yerleşkelerimize, dersliğimize kadar sokmaya çalışıyorlar. Bu hukuksuzluğa direnenleri, büyük bir pervasızlıkla ‘baskıcılıkla’ suçluyorlar, isim isim afişe ediyorlar. Böylesine bir dayatma sürerken özgürlükten bahsediyorlar.

Biz bu ülkenin aydınlanmasını, ilerlemesini, bağımsızlığını savunan bilim insanları olarak özgürlüğün ancak baskı ve esaret karşısında tanımlanabileceğini iyi biliyoruz.

Üniversitelerdeki türban dayatmasını ve bunun özgürleşme olduğunu kabullenmiyoruz!

Kabullenmiyoruz! Bugün türbana özgürlük diyenlerin, ilerici aydınlarımızın ve bilim insanlarımızın baskı görmesini, tutuklanmasını, Sivas’ta yakılmasını, faili meçhullerde katledilmesini umursamadıklarını, hatta ‘provoke ettiler’ diye onayladıklarını, kaybettiğimiz değerli pek çok akademisyenimize hakaretlere devam ettiklerini görüyoruz.

Kabullenmiyoruz! Bir defa daha iktidar eliyle dinsel dogmaların ve emperyalizmin ılımlı İslam projesinin hâkim hale getirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Türbana özgürlük diyenlerin ülkemizin özgürlüğünü yani bağımsızlığımızı umursamadığını biliyoruz.

Kabullenmiyoruz! Özgürlükten bahsedenlerin, türban özgürlüğünü kollayan sözde özgürlükçü YÖK’ün kararıyla üniversitede sivil polisin cirit atacak olmasını, hatta öğrencilerden parmak izi alınmasını ve parasız eğitim gibi haklı ancak istenmeyen görüşlere sahip öğrencilerin görüşlerini açıklamalarının yasaklanacak olmasını umursamadıklarını görüyoruz.

Kısacası, üniversitede türbanı değil, kadının, ülkemizin, emeğin ve aklın özgürleşmesini tartışmak istiyoruz.

Kabullenmiyoruz!

Tüm inançlardan öğrencilerimizi sırf cemaatler, siyasi iktidar, parlamento muhalefeti ve Vaşington istedi diye Ortaçağ karanlığına terk etmeyeceğimizi, kılık kıyafetin ötesinde gerçek, temelli bir özgürleşme ve aydınlanma mücadelesini başlatacağımızı ilan ediyoruz!”

Iesi
Prof. Dr. Ufuk Abbasoğlu Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Osman Açıkgöz Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Emel Ada Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Zeynep Ahunbay İTÜ
Prof. Dr. Fatma Akar Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Recep Akdur Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Nuri Akkaş ODTÜ
Prof. Dr. Gazanfer Aksakoğlu Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Ender Aktulga Mimarsinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
Prof. Dr. Şafak Alpay ODTÜ
Prof. Dr. Mustafa Altıntaş Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Cüneyt Arslan İTÜ
Prof. Dr. Erendiz Atasü Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Bülent Atilla Hacettepe Üniversitesi
Prof. Dr. Oktay Avcı Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Metin Baştuğ Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Mehmet Bayhan Yeni Yüzyıl Üniversitesi
Prof. Dr. Haluk Berk Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Korkut Boratav Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Atilla Bozkurt Hacettepe Üniversitesi
Prof. Dr. Ece Böber Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Hamza Bulut Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Sema Burgaz Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Yavuz Burgaz Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Fırat Cengiz Yüzüncüyıl Üniversitesi
Prof. Dr. Nalan Cinemre Mimarsinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
Prof. Dr. Halet Çambel İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. İsmet Çok Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Necati Dedeoğlu Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Necdet Demir Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Durmuş Ali Demir İzmir Yüksek Tek. Enst.
Prof. Dr. Cihan Demirci İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Mahmut Nedim Doral Hacettepe Üniversitesi
Prof. Dr. Zahide Elar Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Hayriye Erbaş Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. İclal Ergenç Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Özer Ergenç Bilkent Üniversitesi
Prof. Dr. Gül Ergör Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Fatma Ergun Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Gülriz Ersöz Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Ercan Eyüboğlu Maltepe Üniversitesi
Prof. Dr. Ferhan Girgin Sağın Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Ali Gökmen ODTÜ
Prof. Dr. İnci Gökmen ODTÜ
Prof. Dr. Nezhun Gören Yıldız Teknik Üniversitesi
Prof. Dr. Birgül Ayman Güler Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Ömür Gülmen Ege Üniversitesi
Prof. Dr. İzge Günal Dokuz Eylül Üniversitesiİ

Prof. Dr. Nilgün Günden Göğer Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Oktay Gürkan Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Meltem Gürsel Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Orhan Hacıohasanoğlu İTÜ
Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu Kocaeli Üniversitesi
Prof. Dr. Nesrin Hasırcı ODTÜ
Prof. Dr. Vasıf Hasırcı ODTÜ
Prof. Dr. Hasan Havıtçıoğlu Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Serpil Hazar Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Gülümser Heper Abant İzzet Baysal Üniversitesi
Prof. Dr. Gürkan Hızal İTÜ
Prof. Dr. Alpaslan Işıklı Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. İlhan İkeda Yeditepe Üniversitesi
Prof. Dr. Zehra İpşiroğlu Duisburg-Essen Universitesi
Prof. Dr. Canan Kalaycıoğlu Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Kayhan Kantarlı Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Sabire Karaçalı Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Bensu Karahalil Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Ali Esat Karakaya Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Taha Karaman Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Osman Karaoğlan Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Nevzat Kavcar Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Korhan Kaya Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Kemal Kocabaş Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Gülseren Kocaman Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Nilüfer Koçak Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Aziz Konukman Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Meryem Koray Yıldız Teknik Üniversitesi
Prof. Dr. Ahmet Haşim Köse Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Nusret Köse Osmangazi Üniversitesi
Prof. Dr. Bilsay Kuruç Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Nurgün Küçükboyacı Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Cihat Küçükhüseyin İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Kuvvet Lordoğlu Marmara Üniversitesi
Prof. Dr. Nergis Mütevellioğlu Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Erhan Nalçacı Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Necla Nişli Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Rıfat Okçabol Boğaziçi Üniversitesi
Prof. Dr. Zuhal Okuyan Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. İzzettin Önder İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Sinan Öngen İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Yaman Örs Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Çoşkun Özdemir İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Osman Özden Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Mehmet Özdoğanm İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Neşe Özgen Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Ayhan Özkul Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Sermin Öztekin Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Gülser Öztunalı Kayır Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Turan Öztürk İTÜ
Prof. Dr. Tülay Özüerman Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Rennan Pekünlü Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Elif Peştereli Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Ahmet Saltık Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Çoşkun Sarı Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Fulya Sarvan Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Gülperi Sert Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Ayhan Sezer Mersin Üniversitesi
Prof. Dr. Yeşim Ediz Şahin Dokuz Eylül Üniversitesi
Prof. Dr. Fikret Şenses ODTÜ
Prof. Dr. Ümit Kemal Şentürk Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Bolkan Şimşek Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Demet Tekin
Prof. Dr. Müjgan Tez Marmara Üniversitesi


Dr. Taner Timur Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. İlhan Tomanbay Hacettepe Üniversitesi
Prof. Dr. Gülaçtı Topçu İTÜ
Prof. Dr. Meral Torun Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Ümit Tunca İTÜ
Prof. Dr. Engin Turan Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Gürsevil Turan ODTÜ
Prof. Dr. Gülhan Türkay Hoştürk İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Ayhan Ulubelen İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Hilmi Uysal Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Gülsün Leyla Uzun Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Levent Üstünes Ege Üniversitesi
Prof. Dr. Fatoş Yalman Vural ODTÜ
Prof. Dr. Erinç Yeldan Bilkent Üniversitesi
Prof. Dr. Gülseli Yıldırım Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Kürşat Yıldız Kocaeli Üniversitesi
Prof. Dr. Emine Yılmaz Hacettepe Üniversitesi
Prof. Dr. Nezahat Zaloğlu Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Ali Murat Zergeroğlu Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Sevgi Akaydın Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Esra Akkol Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Mustafa Ark Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Özlem Asap Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Özgür Aydın Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Sultan Baytaş Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. İlker Belek Akdeniz Üniversitesi
Doç. Dr. Murat Civaner Uludağ Üniversitesi
Doç. Dr. Çiğdem Çağlayan Kocaeli Üniversitesi
Doç. Dr. Cengiz Çelikoğlu Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. Cemsinan Deliduman Mimarsinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
Doç. Dr. Yücel Demiral Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. Melek Diker Yücel ODTÜ
Doç. Dr. Deniz S. Doğruer Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Alp Ergör Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. H. Can Erkin Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Nusret Ertaş Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Nilay Etiler Kocaeli Üniversitesi
Doç. Dr. Mediha Göbenli Maltepe Üniversitesi
Doç. Dr. Mehtap Gökçe Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Mehmet Göktepe Hacettepe Üniversitesi
Doç. Dr. Aymelek Gönenç Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Türkan Günay Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. Burak Gürbüz Galatasaray Üniversitesi
Doç. Dr. Emre Gürcanlı İTÜ
Doç. Dr. Osman Gürel Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Mustafa Güvençar Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. İnci Özgür İlhan Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Selçuk İşsever Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Çağatay Keskinok ODTÜ
Doç. Dr. Bülent Kılıç Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. Uğur Koca Dokuz Eylül Üniversitesi
Doç. Dr. Murat Köksal Hacettepe Üniversitesi
Doç. Dr. Berrin Özçelik Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Yeşim Özkan Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Özlem Özkan Kocaeli Üniversitesi
Doç. Dr. Semiha Özkan Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Ruhi Sarpkaya Adnan Menderes Üniversitesi
Doç. Dr. Serap Şahinoğlu Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Vesile Şentürk Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Sevgi Takka Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Hülya Taş Ankara Üniversitesi
Doç. Dr. Nilüfer Turan Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Özge Uzun Abant İzzet Baysal Üniversitesi
Doç. Dr. Nur Yapar Dokuz Eylül Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Beşir Acabey Dokuz Eylül Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Murat Akad İstanbul Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Bülent Ayanlar Arel Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Hale Balseven Akdeniz Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Aysel Berkan Gazi Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Ahmet Beyaz ODTÜ
Yard. Doç. Dr. İsmal Buldan Dokuz Eylül Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Eylem Demir Mimarsinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Alper Dizdar İstanbul Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Muzaffer Erdoğan Namık Kemal Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Zeynep Güler İstanbul Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Bülent Hoca Okan Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Burcu Karaman Dokuz Eylül Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Fatma Kaynak Onurdağ Gazi Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Hanife Keskin Dokuz Eylül Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Ferma Lekesizalın Arel Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Bora Maviş Hacettepe Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Özge Özdamar Mimarsinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Tevfik Özlüdemir İTÜ
Yard. Doç. Dr. Bilge Öztürk Galatasaray Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Özge Şahin Dokuz Eylül Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Özgür Taşkın Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Ruhi Tuncer Galatasaray Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Mecit O. Uludağ Gazi Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Nermin Yazıcı Başkent Ünversitesi
Yard. Doç. Dr. Gözde Yirmibeşoğlu Akdeniz Üniversitesi
Öğr. Gör. Ruhan Alpaydın Bilgi Üniversitesi
Öğr. Gör. Dr. Ayfer Dayı Dokuz Eylül Üniversitesi
Öğr. Gör. Dr. Adviye Erbay Dokuz Eylül Üniversitesi
Öğr. Gör. Dr. Semiha Günal Dokuz Eylül Üniversitesi
Öğr. Gör. Dr. Suay Karaman Gazİ Üniversitesi
Öğr. Gör. Dr. Nevzat Evrim Önal Beykoz Lojistik MYO
Öğr. Gör. Dr. Ahmet Soysal Dokuz Eylül Üniversitesi
Öğr. Gör. Dr. Serpil Velipaşaoğlu Dokuz Eylül Üniversitesi
Öğr. Gör. Ender Bilge Dokuz Eylül Üniversitesi
Öğr. Gör. Oruç Çakmaklı İTÜ
Öğr. Gör. Tülay Çellek Yıldız Teknik Üniversitesi
Öğr. Gör. Kamuran Semra Eren Ayık Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi
Öğr. Gör. Bülent Kıran Ege Üniversitesi
Uzman Dr. Serdal Ergül Dokuz Eylül Üniversitesi
Uzman Dr. Erdeniz Özel Dokuz Eylül Üniversitesi
Uzman Dr. Gülseren Pasin Dokuz Eylül Üniversitesi
Uzman Dr. Pınar Payzın Dokuz Eylül Üniversitesi
Uzman Dr. Abdülkerim Seber Dokuz Eylül Üniversitesi
Uzman Nalan Akgün Yüzüncüyıl Üniversitesi
Okutman Sıdıka Cebeci Kocaeli Üniversitesi

(soL - Haber Merkezi)

Öğrencisini seven bir anlayış mi? Hayir
  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-07-2016, 15:11   #649
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Mavi Marmara katliamının ardından Fetullah Gülen’i eleştiren Gürcü tıp öğrencisi Beslan Mukhtarov’un başına gelmeyen kalmadı. Birdenbire terör şüphelisi oldu, yurda girişi yasaklandı, okula gidemedi, ülkesinde çobanlık yaptı. Sonunda Suriye’ye gitti, bombalar altında can verdi.

Azerbaycan Türklerinden Gürcistan vatandaşı Beslan Mukhtarov’un hikayesi, devlet kurumlarını ağ gibi saran paralel örgütün, bir dönem hedefine koyduğu insanların hayatına nasıl kastettiğini gözler önüne serdi. ÖSYM’nin sınavında üstün bir başarı elde eden ve herkesin ‘dahi’ gözüyle baktığı Mukhtarov, doktor olmak için memleketi Telavi’den kalkıp İstanbul’daki Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne kaydını yaptırdı. Doktor adayı Mukhtarov’un öğrencilik hayatında her şey yolunda gidiyordu; ta ki 2010 Mayıs’ında Gazze yolundaki Mavi Marmara gemisinde Türk vatandaşlarını öldüren İsrail’i ve Fetullah Gülen’in açıklamalarını eleştirinceye kadar.

TEM ŞUBE SORGULADI
2010 yılında ÖSYM’nin hazırladığı sınavda soruları yüzde 100 doğru cevaplayan Beslan Mukhtarov, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne kaydolduktan sonra Zeytinburnu’ndaki Aziz Mahmud Hüdai Vakfı’na ait bir yurtta kalmaya başladı. Mavi Marmara gemisinin baskına uğraması sonrası paralel örgüt lideri Fetullah Gülen’in İsrail’i savunan sözlerini eleştiren Mukhtarov, okulda örgüte yakın öğrencilerle tartışmaya girdi. Burada paralelin ‘öğrenci imamlarınca’ hedef tahtasına konulan Mukhtarov çok geçmedi, hakkında ‘terör’ şüphesiyle soruşturma başlatıldığını öğrendi. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şubesi ekiplerince sorgulanan Mukhtarov, paralel örgüt üyesi polislerin baskısıyla, kaldığı yurttan da atıldı.

SORGUDA ‘İHH’ SORULARI
Dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Erol Demirhan, Mukhtarov hakkında bir rapor hazırlamış, onu ‘terör’ şüphelisi yapmış ve sözkonusu raporu dönemin TEM Şube Müdürü Yurt Atayün’e göndermişti. Bir kez de Atayün tarafından sorgulanan genç doktor adayı, paralel örgüt üyelerinin o dönem cirit attığı İstanbul Emniyeti’nde çok ilginç sorularla karşılaştı. Beslan, o güne dek adını yalnızca medyadan duyduğu bir kurum olan İHH İnsani Yardım Vakfı hakkında asılsız ithamlarda bulunmaya zorlandı. 24 yaşındaki tıp öğrencisi, 2011 yılında okulu ara tatile girince başına geleceklerden habersiz memleketi Gürcistan’a gitti. Bu yolcuktan sonra bir daha Türkiye’ye giriş yapamadı.

GİRİŞ YASAĞI KONULDU
Her şeyden habersiz Sarp Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye girmeye çalışan Mukhtarov, ülkeye alınmadı. Ona ‘giriş yasağı’ konulmuştu. Memleketinde olduğu sırada Türkiye’de ‘terör şüphelisi’ olan bir kişiyle aynı uçakta yolculuk yapmış olması Mukhtarov’un suçlu ilan edilmesine yetmişti. Paralel örgüt, ‘El Kaide ile ilişkili’ diye fezleke hazırladığı zanlıların arasına Mukhtarov’u da eklemiş, genç doktor adayının diğer zanlılarla irtibat halinde olduğunu iddia etmişti. Polis fezlekesi sonrası Gürcü tıp öğrencisine açılan soruşturmanın altında ise Ergenekon savcılarından Ufuk Ermertcan’ın imzası vardı.

BİR DAHA GELEMEDİ
Masum olduğunu ispat etmek için savcıya ifade vermek isteyen Mukhtarov, Türkiye’ye gelmek istese de bir türlü başarılı olamadı. Bu arada İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, Mukhtarov’un ‘teröristliğine’ ilişkin hiçbir delil bulamayınca, 6 ay sonra dosyayı takipsizlikle sonuçlandırdı. Beslan’ın masum olduğu, takipteki kişiyle aynı uçakta seyahat etmenin dışında herhangi bir ilişkisinin olmadığı belirlendi. Fakat genç tıpçının kabusu bitmek bilmedi. Beslan, hukuken masum olduğu ispatlanmasına rağmen bu sefer de güvenlik bürokrasisinin kurbanı oldu. Takipsizlik kararının üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen ona bir daha giriş izni verilmedi.

TÜRKMEN DAĞI’NDA BOMBALAR ALTINDA CAN VERDİ
Paralel örgüt soruşturmalarından şuan tutuklu bulunan Yurt Atayün ve Erol Demirhan imzalı ‘gizli’ ibareli evraklarla ‘ülkeye giriş yasağı’ konulan tıp öğrencisi Beslan Mukhtarov, Türkiye’ye gelemeyince okulunu da yarıda bırakmak zorunda kaldı. Yasağın kaldırılmasına ilişkin başvuruları, suçsuz olduğu kanıtlanmasına rağmen kabul edilmedi. ÖSYM sınavında birinci olan Mukhtarov, tüm kapıların yüzüne kapanması üzerine, memleketi Gürcistan’da bir süre çobanlık yapmak zorunda kaldı. Daha sonra Türkmen Dağı’nda insanların öldürülmesine kayıtsız kalamayan Mukhtarov, 3 ay önce soydaşlarını savunmak üzere Suriye’ye gitti. Tıp bilgisiyle oradaki yaralı muhaliflerin tedavilerine yardımcı olan Mukhtarov, geçtiğimiz günlerde Rus jetlerinin bombaları altında can verdi.

ANNESİ DE ÖLMEK ÜZERE
Gürcistan’daki annesi, paralel yapının ülkeye giriş yasağı koydurup oğlunun hayatını karartmasından sonra kalp krizi geçirmişti. Oğlunun ölümüne dair Suriye’den gelen acı haber ise, anne Tamamgül Mukhtarov’a son darbe oldu. Kanser hastası olduğu öğrenilen acılı annenin yoğun bakıma alındığı, durumunun kritik olduğu öğrenildi
  Alıntı ile Cevapla
Alt 02-11-2016, 21:17   #650
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
muhattap





drerk´isimli üyeden Alıntı





savcılık ?




şu an ki durum

bu baskıda samsanı ndediği güçlü yanlar ne derece etkili oldu?













hazır muhatap kabul edilmişken:






3 saat sonra kritik kulis



nasıl görüşme



nasıl yani???????????????????



mecburum















maddi güçle öylemi?




yargıya müdahale?



Sami Bey ÖSYM'yi elinde oynatıyor (du)


































Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sami Bey ÖSYM'yi elinde oynatıyor (du)

ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler

saatlere dikkat
sanki makam şöförü bildiriyor 7.39...
başkası 8.10 da tusdatayı arıyor sami bey ösym de diyorlar..
rıza beye göre tusdata kaçta açılıyor








Alıntı:
tususev´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
2010'da yapılan 38 ayrı sınavın daha soruları sızdırılmış

KPSS'deki kopya soruşturması kapsamında ÖSYM çalışanlarının bilgisayarını inceleyen bilirkişi, 2010'da yapılan ve yaklaşık 6 milyon adayın katıldığı 38 ayrı sınavda daha soruların önceden sızdırıldığını belirledi



KENAN BUTAKIN
2010 yılında yapılan KPSS sorularının sızdırılması soruşturmasında, başka sınavlarda da benzer durumun yaşandığı saptandı. ÖSYM çalışanlarının bilgisayarlarını inceleyen bilirkişiler sızıntıyı saptadı.
2010 yılında yapılan KPSS'de 'Eğitim Bilimleri' soruları sınavdan önce sızdırıldığı tespit edilince sınav iptal edilmişti. 279 bin kişi tekrar sınava alınırken aynı yıl yapılan ve 807 bin kişiyi ilgilendiren 'Genel Kültür' ile "Genel Yetenek" sınav sorularının da sızdırıldığı iddia edildi. ÖSYM'de çalışan kişilerin bilgisayarlarında yapılan incelemede, iptal edilmeyen Genel Yetenek ve Genel Kültür sorularının servis edildiği saptandı. Bu saptamadan sonra ÖSYM çalışanlarının bilgisayarlarında çok kapsamlı araştırma yapılmasına başlandı.
TÜBİTAK sızıntı var diyor
Ankara Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, ÖSYM personeli mercek altına alındı. Savcılığın verdiği talimat doğrultusunda, soruları elde edebilme ihtimali olan personelin bilgisayarlarının imajları alındı. Bu imajlar ise TÜBİTAK'ta oluşturulan bilirkişiye gönderildi. Bilirkişinin yaptığı araştırmanın ilk sonucu ise yetkililere ulaşmaya başladı. Yapılan ilk değerlendirmede sadece KPSS sorularının değil, 2010 yılında yapılan başka sınavların sorularının da sızdığı tespit edildi.
Somut kanıtlar var
Bilirkişiler tarafından, ÖSYM personelinin bilgisayarlarında yapılan incelemede, başka sınav sorularının da sınavdan önce bazı kişilere sızdırıldığına dair somut delillere de ulaşıldı. Somut delillere ulaşılmasından sonra ÖSYM tarafından 2010 yılında yapılan 38 sınav mercek altına alındı. TÜBİTAK bilirkişileri tarafından ÖSYM çalışanlarının bilgisayarlarında bu 38 sınav ile ilgili belgeler aranmaya başladı. Yapılan son çalışmalardan sonra bilirkişinin raporunu tamamlayıp, savcılığa teslim etme aşamasına geldiği öğrenildi.
İşte o sınavlar:
- Yurt dışı Yükseköğretim Diplomaları Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı
- Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı
- Yükseköğretime Geçiş Sınavı

- Jandarma Astsubay Temel Kursu Giriş Sınavı
- Uzman Jandarma Okulu Giriş Sınavı
- Türk Cumhuriyetleri ile Türk ve Akraba Toplulukları Sınavı
- Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı
- Askeri Liseler ile Bando Astsubay Hazırlama Okulunda Öğrenim Görecek Öğrencileri Seçme Sınavı
- Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü Kamu Yönetimi Alanında Yüksek Lisans Programına Giriş Sınavı
- Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı
- Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı
- Yurt dışı Yükseköğretim Diplomaları Denkliği Seviye Tespit Sınavı

- Lisans Yerleştirme Sınavları
- Polis Meslek Yüksekokulları Öğrenci Adaylığı Sınavı
- Dikey Geçiş Sınavı
- Türk Cumhuriyetleri ile Türk ve Akraba Toplulukları Sınavı
- Yurt dışında Çalışanların Çocukları İçin Yükseköğretime Giriş Sınavı
- Kaymakam Adaylığı Giriş Sınavı
- Tıpta Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı
- İcra Müdür ve İcra Müdür Yardımcılarını Seçme Sınavı
- İdari Yargı Hakim Adaylığı Yarışma Sınavı
- İç Denetçi Aday Belirleme Sınavı
- Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı
- Mali Hizmetler Uzman Yardımcılığı Özel Yarışma Sınavı
- Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığı Yarışma Sınavı


gazetevatan.com
yazıklar olsun

Konu Kayıtsız Üye tarafından (08-02-2016 Saat 08:53 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Uludağ ün. Tıp fak. Uzmanlık öğrencileri temsil kurulu aerol Asistan Dr. / Araştırma Grv. 0 02-26-2011 10:21
Tıp öğrencileri, kadavra görmeden mezun oluyor! houseMD TIP Öğrencileri 2 02-01-2011 15:36
4.sınıf tıp öğrencileri steTUSkop TIP ÖĞRENCİLERİ 0 09-24-2009 14:19
Tıp öğrencileri kongrede buluştu steTUSkop TIP ÖĞRENCİLERİ 4 08-22-2009 01:40
Tıp fakültesi öğrencileri de bu konuda bilgisiz! steTUSkop TIP ÖĞRENCİLERİ 3 05-30-2009 19:58


Şu Anki Saat: 03:34


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com