www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > TUS (TIPTA UZMANLIK SINAVI) , Yan Dal Uzmanlık Sınavı (YDUS) ve USMLE PLATFORMU > TUS Dersaneleri > Tusdata

3201 (2 Kayıtlı Ve 3199 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 11-10-2012, 14:46   #1
facebook
Aktif Üye
 
Üyelik tarihi: 29.10.12
Mesajlar: 101
Tecrübe Puanı: 0
facebook is an unknown quantity at this point
Standart Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK Videoları

Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK Videoları









TUSDATA Hakkında Merak Edilen 10 Önemli Soru


Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK'in Konuşmaları

Eğitmen Toplantılarımızdan Görüntüler

Hocaların Dilinden TUSDATA























SAMiTUBE 1 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillikleri

1:24 Bir yılı aşkın bir süre önce eklendi
SAMiTUBE 1 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillikleri dahiliye ali koşar zayıf halka


samitube 12 tusdata gerçekleri itirafları ali koşarın duru...

1:00 Bir yılı aşkın bir süre önce eklendi
Ali koşarın toplamda 12 hafta dersi var (periferdeki kursiyerler ali koşarı hiç beklemesin)
23 haftada sadece 12 hafta dersi var
hala anket sonuçları bu şekilde gelirse ücretleri düşmek zorundayım(ali koşar kursiyerlerden zayıf not alıyor mu demek oluyor?)
eskişehirde ali koşar gelmesin diyorlardı(o kadar mı kötü bir hoca? En sevilen hocalar kategorisinde değil mi ?)defans vardı
ali koşar eskişehirde gelmiyor yazmadık
hangi hoca nerde sounluysa oraya yazmadık! (demek ki sorunlu hocalarınız çok ? )



SAMiTUBE 2 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillik...

0:40 Bir yılı aşkın bir süre önce eklendi
SAMiTUBE 2 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillikleri; bırak biraz yalvarsinlar
kursiyerlerin gönlünü alamazsın parasını aldıysan gönül alamazsın parasını aldın gönlünü boşver kursiyerler biraz yalvarsınlar siz biraz indirin o zaman olur önce yalvart



SAMiTUBE 1 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillikleri k

1:24 Bir yılı aşkın bir süre önce eklendi

SAMiTUBE 1 tusdata gerçekleri yalanları rezillikleri dahiliye ali koşar zayıf halka

dahiliye grubu sorunlu, aktarma yeteneği yöntemi sorumlu, hediyeyi unutmayın )) ali koşar en kaliteli 3 hocadan birtanesi(sadece 3 tane kaliteli hoca) ali koşar zayıf halka



SAMiTUBE 10 tusdata gerçekleri itirafları eceli gelen

1:15 Bir yılı aşkın bir süre önce eklendi
SAMİTUBE 10 tusdata gerçekleri itirafları eceli gelen



SAMİTUBE 9 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezilli...

0:46 Bir yılı aşkın bir süre önce eklendi
SAMİTUBE 9 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillikleri 800 milyar dağıtıyor



SAMİTUBE 8 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezilli...

1:07 Bir yılı aşkın bir süre önce eklendi
SAMİTUBE 8 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillikleri kitabevlerine tehdit



SAMiTUBE 7 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillik...

0:13 Bir yılı aşkın bir süre önce eklendi
SAMiTUBE 7 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillikleri satın abi geçirin



SAMiTUBE 6 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillikleri

0:15 Bir yılı aşkın bir süre önce eklendi
SAMiTUBE 6 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillikleri;sökül paraları



SAMiTUBE 5 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillik...

0:13 Bir yılı aşkın bir süre önce eklendi
SAMiTUBE 5 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillikleri- o eli birtarafına sokarlar



SAMiTUBE 4 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillik...

1:59 Bir yılı aşkın bir süre önce eklendi
SAMiTUBE 4 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillikleri- eze eze satın kişide minnet oluşturun



SAMiTUBE 3 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillik...

1:50 Bir yılı aşkın bir süre önce eklendi
SAMiTUBE 3 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillikleri- tusdataa liderleri alır gerisi arkadan zaten gelir (öğrenci...



SAMiTUBE 2 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillikleri

0:40 Bir yılı aşkın bir süre önce eklendi
SAMiTUBE 2 tusdata itirafları gerçekleri yalanları rezillikleri bırak biraz yalvarsinlar



tus sami diyor ki; yüksek para ile kayıt alın,caz...

1:15 Bir yılı aşkın bir süre önce eklendi
tusdata-1 yüksek para ile kayıt alın, onlar cezalandırmayı hakketti, burnunu sürtün diyor tus tanrısı samiiiii.bu da mı montaj ulaaaannn
9 Yorum

Konu facebook tarafından (02-10-2013 Saat 20:06 ) değiştirilmiştir.
facebook isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

     

Alt 11-10-2012, 23:17   #2
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

kim ne derse desin stetuskop hakikaten cesur kendine güvenen objektif bir sitede tsdata karşıtlığı yapılıyor diyenlere kapak olsun
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-10-2012, 23:19   #3
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
kim ne derse desin stetuskop hakikaten cesur kendine güvenen objektif bir sitede tsdata karşıtlığı yapılıyor diyenlere kapak olsun
tusdata çantada keklk tusdata rezaleti türü videolar karşılaşcağımı düşündüm ancak yanıldım..
önyargı
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-11-2012, 21:23   #4
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Söylediğinin tam tersini yapan ilginç insan ne derse tam tersine inanmak lazım
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-14-2012, 13:04   #5
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Uz.Dr. Sami Selçukbiricik yazıları

http://www.tus.com/29625/osymye-acik-mektup
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP-1
“Adaleti olmayanın asaleti de olmaz”
(10 Eylül 2013)
Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Size; pek çok kursiyeri 7 ve 8 Eylül 2013’te DUS ve TUS’a girmiş olan bir kurum olarak açıktan ve MERTÇE yazıyoruz. Bilin ki; sadece para peşinde koşan bir kurum olsaydık etliye sütlüye bulaşmaz, kazandığımız paranın keyfini yaşamaya bakardık. Bu ülkede korkmadan doğru sözü söyleyen mertlerin hala var olduğunu yeni nesillere -örnek olarak- göstermeyi kendimize vazife biliyoruz.

Son 4 yıldır (göreve geldiğinizden beri) sınavlarınıza giren hekim ve diş hekimleri ile sürekli bir sürtüşme ve didişme psikolojisi içindesiniz:

• Sanki; karizmanız ve itibarınız çok zedelenecekmiş gibi bir ruh hali ile, hekimlerin sorulara itiraz etmelerine bozuluyor,

• Bizim gibi kurumların kursiyerlerine rehberlik etmelerini “ÖSYM’ye karşı kışkırtıcı eylemler” olarak niteliyor,

• Soruları iptal ederken “En ufak bir şüphe olan soruyu bile iptal edelim” diye düşünerek bir tek vatan evladının bile mağdur olmasını engellemek yerine tüm savunma mekanizmalarını kullanarak mümkün olan en az soru iptali ile “Hekimlerin çenesini kapama” yolunu seçiyorsunuz.

Hatta; iptal etmediğiniz ama “kesin olarak yanlış olan” sorular için hekimler yargıya başvurduğunda da bakanlık ve yargı üzerinde inanılmaz baskılar kurmaya çalıştığınız da kulaktan kulağa yayılıyor. Çok üzücüdür ki herkes buna inanıyor.

Tüm bunlara rağmen yargı soruları iptal ettiğinde de küçük bir özrü bile muhataplarınızdan esirgiyorsunuz.

Bütün bu olanlar o kadar ağırınıza gitmiş olacak ki; mevcut meclisi ikna ederek soruları yayınlamamak için kanun çıkarttınız. Emin olun ki, size tam olarak güvenip de yasayı meclisten geçiren yöneticilerimiz, talep ettiğiniz kanun değişikliği ile sınava girenlerin hak arama özgürlüğünün tamamen kısıtlandığını bilselerdi böyle bir kanunu geçirmezlerdi. Bugün bile bilseler tekrar düzelteceklerinden emin olabilirsiniz. Size tanınan krediye güvenip sonuna kadar “güç zehirlemesi“ne girmek, haklı olduğunuz anlamına mı gelir?

Mutlaka bilmeniz gereken bir başka nokta daha var ki; hangi önlemi alırsanız alın eninde sonunda sorular ortaya çıkacaktır. Çünkü doktorların hafızası hafife alınamayacak kadar güçlüdür. Böylece, arkasına sığındığınız “soru bankası oluşturmak” ve “Gizlilik” gerekçelerinin gerçekte bir karşılığının olmadığı çok yakında zaten ortaya çıkacaktır. Sonuçta ortaya tam bir “Devekuşu Sendromu”nun çıkması kaçınılmazdır.

Şimdi soruları yayınlamadığınızı varsayalım:

1. Sınava girenler; anayasal hakları olan “Hak arama özgürlüğünü” nasıl kullanacaklar?

2. Bazı soruların yanlış olduğunu düşünenler, neye dayanarak itiraz edecekler? Soruyu hatırlayamayabileceklerine HATTA doğru cevabın ne olduğunu bilmediklerine göre HANGİ DAYANAĞA GÖRE itiraz edecekler?

3. Siz; soruları açıklamadığınızda ve yanlış-doğru belli olmadan sonuçları ve yerleştirmeleri açıkladığınızda ADALET tecelli etmiş olacak mıdır?

4. Yargıya başvuranlar, Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini sağlayanlar, 10-15 ay sonra bilirkişi raporlarıyla bazı soruları iptal ettirenler çıkarsa insanların yüzüne NASIL bakacaksınız?

5. Size güvenip de arkanızda duran değerli devlet büyüklerimiz, uğraştıkları onca dahili ve harici sorunlara bir de sizin yol açtığınız bu sorunun eklendiğini fark ettiklerinde ne hissedeceksiniz? Size güvenen yöneticilere bu “dost kazığı“nı atma hakkınız var mı?

Daha bir TUS önce 8 (Sekiz) hatalı soruyu RESMEN İPTAL etmediniz mi? Aralık 2010 TUS’unda inatlaşıp iptal etmediğiniz 5 soru yargı yoluyla iptal edilmedi mi? 19 ay sonra herkesin yerleştirilmesi değişmedi mi? O gün yeri değişenlerin sizin hakkınızdaki duygularını hiç düşünmediniz mi? Biz “hatasız soru soruyoruz” diyebilir misiniz?

“Güç” hatta “zor” kullanarak soruları açıklamayıp insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlamak ZULÜM’dür ve ZULÜM aslında, tarih boyunca çaresiz ve küçük insanların başvurduğu bir yol olmuştur.

Sorumlu olduğunuz bu insanlara karşı SORULARI AÇIKLAYIN ki,

• Size, “vicdansız” diyenler utansınlar,

• Size, “adaletsizlik umurlarında değil” diyenler hakkınızı teslim etsinler,

• Size, “özür bile dilemeyen yüzsüzler” diyenler sizden özür dilesinler,

• Size, “ülkeyi ve adaleti değil sadece kendi ikballerini düşünüyorlar” diyenler artık ülkeyi ve adaleti öncelediğinizi de konuşsunlar.

• Size güvenen ve bin bir derdi olan yöneticilerimize gereksiz, saçma ve yeni bir dert açmayın.

• Açıklayın ki, yarın adaletsizlik ortaya çıkarsa insanlara beddua hakkı vermeyin. Beddua; kendi elinizle davet edeceğiniz son şey olsun. Mazlumun âhı, aheste aheste çıkarmış derler.

İsterseniz; anladığınızı düşündüğünüz bir başka dilden konuşalım:

Eğer, Cuma namazına gidiyorsanız iyi bilirsiniz; imam, hutbeyi bitirirken Kur’an’dan bir ayet okur: “Muhakkak ki Allah ADALETİ, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder…”

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Hakkı ve Adaleti -acı gelse de- söylediğimize kanaat getirip soruları açıklar, itirazlara imkan tanır ve şüpheli her soruyu hiç tereddüt etmeden iptal eder adil olursunuz.

2. Daha önce defalarca yaptığınız gibi, nefsinize yenik düşüp soluğu en yakın savcılıkta alır bizimle ilgili yeni bir suç duyurusunda bulunursunuz.

Biz; ölümden sonraki ilahi adalete sunulmak üzere yüz akı ile belgelerimizi mütemadiyen hazırlıyoruz. Ya Siz?

#direnMEösym
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


http://www.tus.com/29845/osymye-acik-mektup-2
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP – 2

“Şecaat arz ederken merd-î kıpti, sirkatin söylermiş”

(19 Eylül 2013)

Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Her türlü baskıya, haklı talebe ve yazılı isteklere rağmen Eylül 2013 TUS ve DUS sorularını açıklamadınız.

“Elektronik sınav hazırlığı”, “Soru bankası oluşturma”… gibi gerekçelerin kimseye inandırıcı gelmediğini siz de bilirsiniz. İnsanlara yapılacak en yanlış şeylerden biri “onları aptal yerine koymak”tır.

Dünyanın hiçbir yerinde sınavların açıklanmadığından dem vurmuşsunuz.

Bilmiyorsanız söyleyelim:

1. USMLE gibi sınavlarda hatalı soru ZATEN sorulmaz, sorular çok ciddi kontrollerden geçirilir.

2. O sınavlar “eleme-seçme sınavı” yani yarışmalı sınav değil, kişiye özgü baraj sınavıdır.

Soruların %10’unu açıklamışsınız. İki soruyu da iptal edildiği için açıklamışsınız. Güya şecaat arz etmişsiniz.

Bu nasıl bir şecaat arz etme ki, açıkladığınız 26 sorudan tam 5 tanesi açıkça yanlış ve iptal edilmeli. 26 soruda bile kusurunuzu (sirkatinizi) açığa vurmuşsunuz.

Lütfen, şimdi aşağıdaki iki linke tıklayın; hem açıkladığınız hem de açıklamadığınız sorulardaki bazı hataları görün.

Açıkladığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Açıklamadığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Hangi akıl sahibine sorsanız, bu soruların hatalı olduğunu teyid edecektir.

“Hatalı soru sormak mümkündür, en ufak şüpheli bir soru bile varsa iptal eder, herkesin o soruları doğru yaptığını kabul ederiz.” diyebilmek bu kadar mı zor?

Hatada ısrar etmek erdem değildir. Kişi kara lekeyi alnına kendisi sürermiş. Hatada ısrar edenlerin öncüsü, ısrarından dolayı cennetten kovulan şeytandır.

Lütfen; Allahtan korkun ve

1. Kalbinizi temizleyin, iyi niyetli olun ve soruları derhal açıklayın, insanlara itiraz için ek süre verin.

2. En ufak bir şüphe olan soruları bile iptal edin, can yakmayın, beddua almayın.

3. Bundan sonraki sınavlarda hatasız soru hazırlamak için tüm prosedürlerinizi gözden geçirin ki bizim gibi kurumlara söz söyleme fırsatı vermeyin.

4. Bu ülkenin vergilerinden maaş alıyorsunuz, bu ülkenin insanlarına ve haklarına saygı duyarak ADİL OLUN ki kurtulasınız, evinize haram para götürmeyin.

Eğer, bütün bunlara rağmen hatanızda ısrar ederseniz yaptığınızın adı ZULÜM olacaktır ve zulüm ile kimse âbâd olmamıştır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6079/bir-iyilik-hareketi
Bir “İYİLİK” Hareketi
(07 Ekim 2011)
Bir ilkokul öğretmeninin çocuğu olarak doğmuşum. Annem ev hanımı…

Üç kardeş olduğumuz için ve hepimiz okuduğumuz için babam hep ek iş yapmak zorunda kalmış: ziraatle uğraşmış, tavukçuluk yapmış, olmamış… Arıcılık kurslarına gitmiş, arıcı olmuş.Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde hep arıcılık yapmış, tam 55 yaşına kadar… Yani ben Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek… Sonrasında artık benim de boş yaz tatilim olamayacağı için emekli olmuş, hem öğretmenlikten, hem de arıcılıktan…

Ben de 5 yaşımdan beri hep babamın yanında oldum. Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek tüm yaz tatillerimi çadırda babamla birlikte arıcılık yaparak geçirdim, kendi yemeğimizi de kendimiz yaptık, kendi çamaşırımızı da kendimiz yıkadık.
Yokluğun ve borcun sıkıntısını da, alın teriyle çalışıp kazanmanın keyfini de yaşayarak öğrendim.

Bu ülkenin bir varlığıyım, en sade tabiriyle sizin içinizden biriyim.

Kader; önüme bir fırsat açtı ve TUSDATA kuruldu. Yıllar boyu arı gibi çalışıp ülkenin dört bir yanına yayılmış bir kurum haline geldi. Bu kurumdaki herkes işini en iyi şekilde yapmak için sürekli çalıştı. İşimiz TUS kazandırmaktı ve on binlerce doktor bizimle TUS kazandı, memnun oldu ki hep meslektaşlarına önerdi.

Kurumsal yapımız olgunlaşıp, sağlam zemine ulaşınca da kendi ülkemizin evlatlarına “sosyal sorumluluk” gereği bir proje olgunlaştırdık:

Tıp fakültelerinin 2., 3., 4. ve 5. sınıflarının iyi çalışan derecelerini, sosyal ve bilimsel faaliyet gösteren kulüplerin liderlerini, sınıfların gerçekte hizmetkârı olan amfi başkanlarını… vs. içeren YAYGIN bir proje oluşturduk. İstedik ki; bu gençlerimizin pek çok kitap ihtiyacını karşılayalım, şubelere derslere giden hocalarımızla bu gençleri düzenli şekilde buluşturalım ve daha iyi bir hekimlik ile daha iyi bir sınav hazırlığı konusunda yüreklendirip rehberlik yapalım. Sınıflarına uygun şekilde derslerimize ücretsiz alalım… vs., vs.

Adını da “GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ” koyduk ki heyecan versin, motive etsin…

Tüm ülkeyi hesap ettiğimizde her dönem için 600’er kişiden toplamda yaklaşık 2400 kişiye her yıl bu hizmeti vermek bize yıllardır gurur verdi. Toplumun her renginden insan oldu bu kulübümüzde. Onlar bizi ve yapmak istediklerimizi anladılar. Ve; kim ne derse desin, bu tam bir İYİLİK HAREKETİ oldu. Bu yolda yürürken, seçimlerimizde ya da uygulamalarımızda çok küçük aksaklıklar olsa bile hemen düzeltip iyi niyetle yolumuza devam ettik.

Uzun yıllardır sektörünün lider kurumu olabilmenin ve “güvenilir” kalabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Sürekli size saldırılır, kara propagandalar yapılır. Çünkü aynı sektörde ama sizin kadar başarılı olamayan birilerinin maddi menfaati için yıpratılmanız gerekir, en azından onlar tek yolun bu olduğunu düşünürler.

Hocalarımıza, notlarımıza, eğitim kalitemize, hiç aksamadan işleyen sistemimize, başarılarımıza… yani işimize diyecek bir şey bulamayanlar karalamak için bireysel iftiralara başvurmaktan, sahte evraklar servis etmekten çekinmezler. Çünkü, er meydanında acizdirler.

Son günlerde benzer bir saldırı dalgası ile karşı karşıyayız:

Sektörde rakibimiz olan bir kurum ve bağlantılı siteleri yalan yanlış sözde belgelerle GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ uygulamamızın güya ne kadar “kirli”, “fişlemeye dönük” ve “kötü” bir uygulama olduğunu yazıp kamuoyuna kurumumuza karşı tahrik çabası içerisinde hareket ediyor.

Biz, bu çabalara gülüp geçiyor ve meyveli ağacın taşlanacağını hep hatırımızda tutuyoruz.

Marifet; daha iyisini yapmaktır, karalamak değil…
Marifet; er meydanında rekabet etmektir, bel altı vurmak değil…
Marifet; kendinden bahsedebilmektir, rakipten değil…

Her hekim arkadaşım bu karalamaların aslında ne anlama geldiğini bilecek kadar akıllıdır, buna hiç şüphe duymuyoruz.

Bütün bu saldırılar ve karalama kampanyaları karşısında ne mi yapacağız?

Elbette hukuki haklarımızı ararız ama onun dışında muhatap bile almayacağız. Çünkü, vaktimizi, yaptığımız işi daha da iyileştirmek için harcamanın erdem olduğunun farkındayız.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6087/yarindahazor
YARIN DAHA ZOR…
(07 Ocak 2011)

ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?

Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?

Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?

“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?

Ayrıcaaa…

Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.

Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar.
O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6085/tip-uzmanlik...ri-ve-oneriler
TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİNE GİRİŞ SINAVI’NIN
SORUNLARI VE ÖNERİLER

(04 Nisan 2011)

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır.

Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1- Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; 300 sorudan (en azından 240 – 250) oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve Pazar günü sabah ve öğle oturumları olmak üzere İKİ OTURUM olmalıdır.
Böylece saçma bir uygulama olan 4 saate yakın tek oturumda tuvalete çıkamama sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır.
Örnek: www.usmle.org (3 basamakta, 23 blokta yaklaşık 1000 soru)

2- Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır. Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

3- Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

4- Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.
Ayrıca; sorular hazırlanırken, mutlaka tüm seçenekler için açıklamalar yazılmalı ve doğru seçeneğin neden doğru, yanlış seçeneğin neden yanlış olduğu ortaya konmalıdır. Bu durum; varsa- birden fazla doğru cevaplı seçenek hatasını ortadan kaldıracaktır.
Son olarak,sorular ve açıklamaları mutlaka en az iki ayrı akademisyen tarafından kontrol edilmeli ve belli kriterlere göre onaylanmalıdır.

5- Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin; Aralık 2010 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 5 tanesi Nöro anatomi konusundan, 5 tanesi ise kalp ve dolaşım konusundan sorulmuştur. Kemikler, eklemler, kaslar, solunum sistemi, sindirim sistemi ve ürogenital sistemden hiç soru sorulmamıştır. Hiç soru sorulmayan bu konular tıp fakültesi anatomi müfredatının yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Bu durumda bu sınavda ki soru dağılımı ne kadar dengeli ve adil olabilir?
Soru dağılımları yeniden ve objektif olarak belirlenmeli ve duyurulmalıdır. Ayrıca sınavda da buna uyulduğunu net kriterlerle ortaya koymak gerekmektedir.

6- Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir. Bu detay ve zor soru sorma çılgınlığı, ülkemizin gelecek doktorlarının yanlış yetişmesine neden oluyor. Bu nokta, ciddi bir vebaldir.
Her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplanmalı, sonuçlar soru hazırlayıcılarla paylaşılmalı ve deneyimler sonraki sınavlara yansıtılmalıdır.

7- Branşlar arasında hatta branş içi referans kitaplar arasında bile ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.
Ayrıca, her branştan soru hazırlayanların sadece kendi branşı ile ilgili sorular hazırlaması, primer olarak başka branşların alanına giren sorulardan kaçınmaları da hataları önleyecektir.

8- İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır. Ayrıca son derece komik bir şekilde “sınavda başarılı olanların ortak şekilde yanlış işaretlediği sorular yeniden incelenmiş ve bu sorular iptal edilmiştir” benzeri basın açıklamaları, bilimselliği en üst düzeyde olması gereken ÖSYM’nin güvenilirliğine gölge düşürmektedir.
İnternet yoluyla itiraz edilebilmeli ve sonuçlar açıklanmadan önce itiraz edilen her soru için temel referans kitapları belirtilerek yeterli ve doyurucu açıklama yapılmalıdır. İmaj kaygısıyla defansif davranılmamalı sorular hatalıysa cesurca iptal edilebilmelidir.

9- İngilizce sınavı ile bilim sınavının ard arda olması önemli bir handikaptır, bilim sınavını etkileyecek kadar stres oluşturmaktadır.
TUS İngilizce sınavı kalkmalıdır, ÜDS ya da KPDS’den alınacak geçerli bir not 5 yıl süre ile dil muafiyeti sağlamalıdır.

10- “Kişiye özel üretilmiş soru kitapçığı” sınav eşitliğine aykırıdır.
Çünkü; başta zor sorular ya da çeldiricisi olan sorularla başlayan kitapçığa denk gelen adayların sınavı doğal olarak daha kötü geçecektir. Tüm kitapçıklarda aynı moral durumunu sağlayacak denge kurulabilmesi mümkün müdür?
2, 3 ya da 4 kitapçık türü ile sınavın yürütülmesi yeterlidir. Fantastik önlemlere gerek yoktur.

11- İki sınav arası aralıklar eşit değildir ve hem YASAL, hem de hazırlanabilmek açısından sorunlar doğurmaktadır. Ayrıca, hekimlerin mecburi hizmet sorunu sınav takviminde dikkate alınmalıdır.
Sınavların birbirine 4 ay ya da 5 ay yakın olması bir sınavda yerleştirilip başvurusunu yapan ama yasal prosedürler tamamlanamadığı için henüz başlayamayan hekimlerin bir sonraki sınava başvurmak istemeleri durumunda puanlarında % 2 kesinti yapılmasını gerektirecek olan “Halen bir uzmanlık eğitimine devam etmekteyim.” seçeneğini işaretlese de işaretlemese de yasal sorunlar doğuracağı açıktır.
Sınavların MART ve EYLÜL aylarının İLK HAFTA SONU yapılması hekimler açısından en uygun dönemdir. Çünkü Eylül ayının ikinci yarısına ve ötesine geçen bir sınav takvimi “mecburi hizmet uygulaması” yüzünden yeni mezun hekimleri zor durumda bırakmaktadır.

12- Sonuçların açıklanma tarihi önceden duyurulmalıdır.
Sınav sonuçlarının açıklanması, yerleştirmeler vs. derken 1,5 aydan fazla bir süre belirsizlikte kalınıyor. Günün her saatinde internetteler ve paranoid oluyorlar neredeyse. Topu topu 14.000 civarında kişi… Sınavdan hemen sonraki gün sonuçların ne zaman açıklanacağı duyurulamaz mı? Yabancı dil sınavını yarım günde açıklayan ÖSYM, TUS Bilim Sınavı’nı neden 3 haftada açıklıyor?

13- Kişiye özel sonuç açıklama uygulaması zihinlere “acaba birilerine bir şeyler yapılıyor da o mu saklanıyor?” sorusunu getirmektedir.
Eskiden TC kimlik numarası girilerek herkesin nereyi kazandığı kolayca görülebilirdi. Bu, engellendi. Nasıl bir güvenlik kaygısı ile engellendiğini anlamak ise mümkün değil. Tam aksine zihinlerde soru işaretleri giderek artıyor.
ÖSYM; kendisi zaten toplam 10.000 kadar olan doktorun tümünün sıralamasını, puanlarını ve kazandığı yerleri tek bir tabloda yayınlarsa tüm şüpheler giderilir ve iddia ettikleri şeffaflık sağlanmış olur. Bu tabloda TC kimlik numaralarını yayınlamazsa olası suistimallerin de önüne geçilmiş olur.

14- Ne ÖSYM’de ne de YÖK’te TUS ya da YDUS ile ilgili istihdam edilmiş bir hekim yoktur. Ayrıca ÖSYM yürütme kurulunda da tıp kökenli bir öğretim üyesinin yer almaması anlaşılır gibi değildir.
Aklı başında bir hekim, bütün bu sorunları kolayca aşacaktır.

15- ÖSYM internet sitesinde hekimlerin karşılaşabilecekleri bazı sorunlar ile ilgili bilgiler bulunmamakta bu da zaman zaman uygulama sorunlarına yol açmaktadır.
Hekimler, bazı yasal sorunlar karşısında kulaktan duyma bilgilerle hareket ettikleri için sıkça kaygılı zamanlar geçirmekte, bu durum ise ÖSYM’nin imajını zedelemektedir. Bu sorulardan bazıları aşağıdadır:

• Sınav giriş belgem gelmeden Ankara’ya gelmek zorunda kalırsam belgemi Ankara’da nerelerde ve hangi zaman dilimlerinde çıkartabilirim? Cumartesi günü de belge çıkartabilir miyim?

• Yabancı dil sınavı muafiyeti için tüzükte var olan 3 yıllık muafiyetin pratik uygulaması nasıldır? Örneğin yabancı dilde barajı Nisan 2008 TUS’unda geçen bir hekim 15 Mayıs 2011 ve 25 Eylül 2011 tarihlerindeki bilim sınavında yabancı dilden muaf mıdır?

• Haziran 2011 sonunda tıp fakültesinden mezun olacak bir kişi henüz mezun olmadan ilkbahar 2011 dönemi TUS yabancı dil sınavına girse ( ama daha mezun olmadığı için bilim sınavına girmeden bunu yapsa) ve barajı geçse, bu durum 3 yıllık muafiyete hak kazandırır mı? Nitekim henüz mezun olmadan ÜDS ya da KPDS’ye girip barajı geçenler muaf sayılmıyorlar mı?

• Bir sınavda bir TUS sorusu iptal edildiğinde sınav bir soru eksik mi değerlendiriliyor, yoksa bu soru sınava giren herkes için doğru mu kabul ediliyor?

• İlkbahar dönemine giren ve bir programa yerleşip yerleştiği alana kurallara uygun şekilde başvurusunu yapan hekimlerin atamaları genellikle Ağustos ayı sonu ya da Eylül ayı başlarını buluyor. Yani Sonbahar dönemi TUS müracaatları çoktan bitmiş oluyor. Bu kişiler; sonbahar dönemi sınavına da girmek istedikleri durumda, başvuru formundaki UZMANLIK ÖĞRENCİLİĞİ DURUMU bölümüne nasıl cevap vereceklerdir? “Halen Uzmanlık Eğitimime Devam Ediyorum” cevabı verseler, halen uzmanlık eğitimine devam etmedikleri için yanlış beyan olacaktır. Bu seçeneği işaretlemedikleri durumda da puan kesintisi olmayacak ama belki de bu kişiler sınavdan önce uzmanlık eğitimine başlamış olacak ve diğer adaylara haksızlık durumu ortaya çıkacaktır.

• Halen, ilkbahar dönemi sınavı ile sonbahar dönemi sınavı arasındaki süre 5 ay, diğer iki sınav arasındaki süre ise 7 aydır. Sınavlar arasındaki süreyi eşitlemek (tam 6 ay ara ile yapmak) bir önceki sorudaki handikapı önlemek için sağlıklı bir yol olamaz mı? Sınavları mevcut aralıklarla yapmanın özel bir sebebi var mıdır? İncelenen kadarıyla ÖSYM’nin Mart ayında pek çok boş haftası bulunmaktadır. İlkbahar dönemi Mart ayına alınamaz mı?

• Ek yerleştirmede, bir kişinin bir kadroyu tercih edebilmesi için ilk yerleştirmede o programa yerleşen en düşük puanlı kişinin puanına eşit ya da yüksek puan alması gerekiyor. Bu durum, pek çok kadronun boş kalmasına yol açmaktadır. Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir?

ÖSYM internet sayfasındaki TUS bölümünde “SIK SORULAN SORULAR” bölümü açılarak bu tür ortak sorular cevaplanabilir ve hekimler belirsizlikten kurtarılabilir.ir.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6081/tus-icin-yapilmasi-gerekenler-2
TUS İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – 2

(14 Ocak 2012)

Daha önceki yazımda TUS’un Handikapları ve Çözüm Önerileri’nden önemli bir kısmını bahsetmiştim. ÖSYM’nin yaptığı değişiklikler, önerilerimizin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Ama daha yapılması gerekenler var:

1- Zorunlu hizmetten dolayı çokça istifa eden hekim varlığından dolayı 14 tercih ve 6/8 Üniversite- Bakanlık oranı kaldırılmalıdır. Tercih sırası 20-25 ve hatta daha üzerine çıkmalı, dileyen tamamını üniversite ya da tamamını bakanlık tercihleri yapabilmelidir.

2- Tercih yapabilmek için alt sınır olan 50 barajı ya kaldırılmalı ya da düşürülmelidir.

3- Ek yerleştirme için; açıkta kalan bir kadroyu tercih edebilmek için, o kadronun puanına eşit ya da daha yüksek puan şartı kaldırılmalıdır ki boş kadro kalmasın.

4- TUS Yabancı Dil Sınavı kalktığı için ÜDS, Ocak ya da Şubat ayında yapılmalıdır ki Nisan TUS’u başvurularından önce sonuçlar açıklanmış olsun.

5- Yanlış olan ve itiraz edilen sorulara hala şeffaf davranılmamaktadır. Eylül 2011 sınavındaki 3 yanlış soru da itiraz edildiği halde iptal edilmediği için mahkemeye taşınmıştır. Bu inat,
nereye kadar böyle devam edecektir?

6- Aralık 2010 sınavında yanlış olup iptal edilmeyen 5 soru mahkeme kararı ile iptal edilmiş olup karar kesinleşmiş ve ÖSYM’ye tebliğ edilmiştir. Buna rağmen ÖSYM sessizliğini korumaktadır. Önce; bu iptalleri kamuoyuna duyurmalı, kazanılmış mevcut hakların korunması şartıyla yerleştirmeleri yeniden yaparak bir üst yerleştirmeye ya da yeni bir yerleştirmeye hak kazananlara hakları verilmelidir. Sonra da hekimlerden içtenlikle özür dilenmelidir.

Hiç şüphesiz ki bu özür; sahibine özsaygısını iade eden bir özür olacaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6071/tipta-uzmanl...ri-ve-oneriler
Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın Handikapları ve Öneriler

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır. Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1-Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; en az 500 sorudan oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve 2 ya da 3 oturumda yapılmalıdır.

2-Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.

3-Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin Eylül 2007 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 7 tanesi “Nöroanatomi” konusundan sorulmuştur. Daha önceki sınavlarda bu konudan gelen soru sayısı ortalama 2-3’tür. Tıp fakültesi müfredatında da bu konu anatominin yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır. Bu durumda bu konudan 7 soru sormak ne kadar ölçücüdür? Bir hekimin diğer konuları çalıştığı halde hiç soru çıkmaması da elbette adil olmayacaktır.

4-Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır.Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

5-Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

6-Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
“Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir.

7-Branşlar arasında ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler -son derece hatalı şekilde- sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.

8-İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Ayrıca sınavın birinde 2 soru iptal edildiği halde neden 200 soru üzerinden değerlendirme yapıldığı hala adaylar arasında şaibe konusu olarak konuşulmaktadır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır.
Yapılan her itiraz dikkatlice incelenip hekimleri yeterince aydınlatan resmi açıklamalar yapılmalıdır.

Bugüne kadar; sınavın daha ölçücü ve hatasız bir sınav olması için hiçbir inceleme yapmayan ve çaba göstermeyen, hatalı soruların varlığını hekimlerin kendilerine çektiği sitem dolu fakslarla fark edecek kadar duyarsız bir Türk Tabipleri Birliği’nin varlığı tüm meslektaşlarımız adına üzüntü vericidir.

Tüm bu sorunların çözümü için; kurumumuz, sınavın esas sahibi olan Sağlık Bakanlığı, sınavın uygulayıcısı olan YÖK ve ÖSYM nezdinde gerekli tüm çabaları göstermekte ve sorunları dile getirmektedir. Sizlerin de yukarıdaki metin eşliğinde ÖSYM’ye faks ve E-mail yoluyla başvurmanız sonuç almamızı hızlandıracaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6060/tusun-kutsal-kitabi
TUS’un KUTSAL KİTABI

(Tüm Tus Soruları 18. Baskı’nın Önsözüdür)

TUS’un kutsal kitabı 18. edisyonu ile karşınızda. Bu baskıda bile her bölüm, TUSDATA’nın kaliteli eğitmenleri tarafından en az 2 kez satır satır incelendi, çok değerli bilgiler eklendi, sızlerden gelen eleştiriler incelendi, tartışmalar çözümlendi, içerik daha da zenginleştirildi. Sadece bu baskı için 60’tan fazla editör ve eğitmen görev aldı. Kitabın 17. baskısı Eylül 2007 sınavındaki 153 soruyu net bir şekilde cevaplandırdı.

12 yıl boyunca; konu olarak ne çalışırsa çalışsın, hangi dersaneye giderse gitsin TUS çalışma potasına giren herkesin vazgeçilmez kaynağı olabilmek “TUS’un Kutsal Kitabı” tanımlamasını anlamlandırıyor.

Türk tıp tarihinin en fazla baskı yapan kitabı olma gururunu da bu kitap taşıyor (toplamda 27 baskı… 18’i yenilenmiş edisyon ve 9 adet reprint baskı). İkincilik ise 12 baskı yapan Klinisyen PATOLOJİ SORULARI kitabına ait. Dünyanın en meşhur kitaplarından Nelson Textbook of Pediatrics kitabının da 2 ay önce 18. baskısını çıkardığı düşünüldüğünde bu kitabın haklı gururu daha iyi anlaşılacaktır.

Önemli başarılar, ancak gönülden ve yeterince ciddi çalışıldığında kazanılır. TUSDATA olarak hem dersanecilikte hem de yayıncılıkta gönülden ve yaptığımız işten zevk alarak profesyonel kadromuzla aldığımız sonuçlar bunun en güzel ispatıdır: 27 ayrı şube ve kitabevi, 500’den fazla TUS semineri, 137 kitap, 18 eğitim Cd’si, TUS kampları, vaka kampları, deneme sınavları… Tam 12 yıldır TUS’un her alanında bütün gücümüz ve içtenliğimizle çalışıyoruz.…

Başarıda diğer önemli bir faktör de sürekli yenilenme ve güncel kalabilmedir. Yıllar boyu bununda en güzel örneklerini verme gayretinde olduk. Bu baskıda da 2005, 2006 ve 2007 basım ingilizce textbookları esas alarak bilgileri güncelledik, yeni ipuçları ekledik ve daha iyi olabilmeye çalıştık.

TUSDATA ailesi olarak; Sürekli yenilenme ve gelişmenin doğal sonucu olarak kurumlarımızı ve hizmet ağımızı genişletiyoruz:

Bilimsel toplantı merkezlerimizde de arka arkaya kırılması zor rekorlara imza atıyoruz. Son 9 TUS’ta 9 birinci çıkardık ve herhangi bir kurumun bu başarıyı yakalayabilmesi için en azından 5 yıl geçmesi gerekecek. Tabi bu süre içinde TUSDATA’nın hiçbir varlık göstermediğini varsayarsak ve TUS birincileri, dereceler ve ilk 10’un çoğu sürekli bizden çıkmasının yanında kitlesel ve bireysel başarılara imza atıyoruz. Tüm kursiyerlerimiz ideallerindeki başarıya TUSDATA ile ulaşıyorlar. Artık TUS’u kazanan her iki kişiden biri TUSDATA’lı… Ders notları, Özet Notlar, Deneme Sınavları, Tarama Sınavları, Tıbbi İngilizce desteği, İnternet desteği, Profesyonel Motivasyon desteği ile TUS hazırlığına bambaşka bir tarz getirerek, kursiyer arkadaşlara birer hekim gözüyle bakarak ve tüm ihtiyaçlarını bilip çözüm yolları üreterek bu başarıya ulaşıyoruz.

Yayıncılıkta ise 12 yıllık tecrübemizi artık yurtdışındaki medikal yayıncılık standartlarına kavuşturduk. Bu noktada sınıflamalardan, kitap boyutuna, dikkat kutularından indekslere kadar itinalı bir çalışma sonunda ortaya KLİNİSYEN serisini çıkarttık. Klinisyen konu ve soru kitapları tamamladık, Vaka Soruları Kitaplarını seri halinde hizmetinize sunduk, daha detaylı bilgi isteyenler için PREMIUM serisini, daha az zamanda olanlar için de OPTİMUM serisini hazırladık. Son olarak her konuda her şeyin (TUS sorusu, Konu, vakalar, açıklamalı sorular, değerlendirme testi) arka arkaya eklendiği ve tüm metnin birbiriyle uyumlu olduğu 5 kitap yerine 1 kitap ile hedefe ulaşabileceğiniz PROSPEKTUS 5 YILDIZLI SERİ’ yi hizmetinize sunduk. Bu seri ile teknik açıdan
dünyanın en üst standartlarını, sınava hazırlık ve içerik açısından yapılabileceğin en iyisini yaptığımızı göreceksiniz.

TUS Hazırlık Merkezlerimizde yaptığımız ve tüm meslekdaşlarımız tarafından çok beğenilen deneme sınavlarımızı kitaplaştırdık. Güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni yayın çalışmalarına devam ediyoruz.

Klinisyen Tıp Kitabevleri artık Türkiye’nin 27 ayrı yerinde… Her çeşit kitabı en uygun şartlarda bulabileceğiniz merkezlerimize bekliyoruz sizleri.

TUSDATA olarak güncelliğimizi sürekli kılıp TUS’a çalışan öğrenci ve doktor arkadaşların yanında, hem TUS Hazırlık Merkezleri hem de yayıncılık alanında başarınız için çalışmaya devam edeceğiz.

18 baskı boyunca bu kitaba emeği geçenlerin sayısı çok fazla. Sadece bu baskı için 60’tan fazla eğitmen emek verdi. Öncelikle tüm yazar ve editör kadromuz, eğitmenlerimiz, çalışkan teknik ekibimiz, Klinisyen Tıp Kitabevleri ve tüm doktor meslektaşlarımız, bize her yolla ulaşarak soru ve çelişkilerini ileten meslektaşlarımız, tabi ki sabırlı, anlayışlı ve vefakar ailelerimiz… İsim olarak saymak istesek binleri geçer. Hepsine… ama herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı, bu kitap bu kadar faydalı ve güzel olamazdı.

Sınava TUS’u bilenlerle hazırlanın.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6025/%EF%BB%BF%EF...ar-sonuc-verdi
BASKILAR SONUÇ VERDİ
Değerli meslektaşlarım;

TUS sonuçları (puan ve sıralamaları) açıklandı. 2-3 gün içinde tercih işlemi başlayacak.

Türkiye net ortalamasının 85-90 arası olacağını tahmin etmiştik, 87 çıktı. Doğal olarak ortalama düşünce de puanlar yüksek geldi.

En doğru tercihleri yapabilmeniz için çok yönlü analizlerimizi tamamlayıp her türlü doküman ile zenginleştirilmiş bir TERCİH REHBERİ klasörünü en kısa sürede yayınlayacağız.

Nisan 2009 TUS; kötü bir sınavdı… Sınava giren meslektaşlarımız moral açısından zor günler geçirdiler.

Biz de TUSDATA olarak; sınavın doğru ve adil olması için çok yönlü çaba gösterdik. Gazete ve televizyon kanallarında durumu anlattık, YÖK ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk, hekim arkadaşların organize bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladık… vs.

Pek çok sonucu da aldığımızı düşünüyorum:

1. 5 itirazımızdan 4’ü tam istediğimiz gibi değiştirildi.

2. İlk kez, iptal edilen soruların akıbeti ÖSYM tarafından resmen duyuruldu ve bu sorular herkesin doğru kabul edildi.

3. ÖSYM; komisyonları tekrar toplayarak günlerce soruları tekrar inceledi… Bunun doğal sonucu, bundan sonraki sınavların daha dikkatli hazırlanması olacaktır.

Hak edenin kazanması dileğiyle…

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6022/sinavin-erte...k-ettikleriniz
SINAVIN ERTELENMESİ İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
Değerli meslektaşlarım,

18 – 19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan TUS ertelendi. Daha sonra şok bir duyuru ile Nisan 2011 ile birleştirilip Ocak’ta yapılacağı yazıldı. Hem ÖSYM hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduk ve sınav 11-12 Aralık 2010 tarihine alındı. 2011 sınav takvimi TUS 2 kez olacak şekilde yani hiç değişmeden yapılacaktır.

Pek çok soru işareti açıkta kaldı. Bunların bazılarına cevap ve kanaatlerimizi aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz.

Sınav neden ertelendi?
Aldığımız bilgiler, okuduklarımız ve basit mantıkla düşündüklerimizi yan yana koyarsak; KPSS skandalı nedeniyle ÖSYM’nin bilgisayarlarına savcılık ve polis tarafından el konuldu ve böylece soruların mahremiyeti, gizliliği bozulmuş oldu. Zaten ÖSYM sadece TUS’u değil diğer kalan tüm sınavları da erteledi.

Sınavda sorular sizce nasıl olacaktır? Eski soru çıkmayacaksa nasıl çalışmalı?
Soru gizliliği açısından mevcut bankanın kullanılamayacağını düşünüyoruz. Her yeni soru hazırlayan da en önemli konuları açıp oradan soracaklardır, Uzaydan soru mu getirecekler?
Nelerin nasıl sorulabileceğinin en kolay ve en sağlıklı yolu çıkmış TUS sorularına bakmaktır. Çünkü onları da hocalar hazırlamışlardı. Bunun için TÜM TUS SORULARI’nı çalışmak akıllıcadır, sadece şu farkla: Siz bu konuda sınav sorusu hazırlasaydınız ne sorardınız? Böyle bakın her şeyin aslında net olduğunu hissedeceksiniz.

Sınav için yeni bir başvuru olacak mı? Giriş kartlarımız geldi, ne yapacağız?
ÖSYM; en son durumda yeni başvuru kabul etmeyeceğini eski giriş evraklarının geçerli olduğunu belirtmiştir.

En son 2007 Eylül sınavında yabancı dil barajını geçmiştim. Bu eylülde muafiyetim geçerliydi. Şimdi sınav eylül sonrasına ertelendiğine göre benim muafiyetim ne olacak?
Siz, mağdur eden değil, mağdur edilensiniz. Eylül 2010 için her şey ( sınav kağıdı, sınav yeri, …vs. ) geçerli olacağına göre mutlaka muafiyetiniz de geçerli olmalıdır Aksi, akla da hukuka da aykırıdır.

Uzun dönem kursiyerlerinize verdiğiniz Spot bilgiler ve TUS soruları spotlarını kitaplaştırıp kursiyeriniz olmayanların da hizmetine sunacak mısınız?
Biz bunu zaten yaptık ve iki cilt halinde piyasaya sunduk. Çok kıymetli bir eser oldu. 70’ten fazla eğitmenin 3 yıl boyunca sürekli geliştirerek oluşturdukları ustalık eserimiz oldu. Kitabevlerinden veya www.klinisyen.com sitemizden inceleyebilirsiniz.

Aralık sınavı için yeni bir TUS KAMPI yapacak mısınız?
Bir sebeple Eylül kampımıza katılamayan meslektaşlarımızı öncelikle düşünerek sadece Ankara’da TUS KAMPI yapacağız. Bununla ilgili detaylar için tıklayınız

Yeni bitmiş olan Eylül TUS KAMPI katılımcıları için pozitif anlamda neler yapacaksınız?
Öncelikle onları kamp sonuna kadar konsantre tutmak için çabaladık. Yeni sınavdan hemen önce 5 gün süreyle kritik branşlarda çok yoğun bir SORU ÇÖZÜMÜ ve SPOT TEKRAR yapacağız. Bunu, onların motivasyonu için hediye olarak yapacağız.
Ayrıca her 3 haftada bir TUS DENEME SINAVI yapacağız. Bu denemelerimize her meslektaşımız katılabilecektir. Üç haftada bir yapmamızın nedeni 3 haftada bir tekrar atma hedefini canlı tutmak içindir. Bu sorunu fırsata dönüştürmek sizin elinizdedir.

Ekimde başlaması gereken yeni dönem kursları ne olacak, sınavın geçmesini bekleyecek misiniz?
Tam zamanında (büyük çoğunluğu 23 Ekim’de) başlatacağız. TUS ertelendi diye biz kış dönem başlangıcımızı ertelemeyeceğiz. Ancak bu TUS’a girecek kış kursiyerlerimizi serbest bırakacağız. TUS öncesi kampa gitmek isterse bedel almadan KAMP + Kalan kış dönemi derslerini sadece bu sınava özel olarak tek dönem fiyatı ile sunacağız. Bu sınavda kazanırlarsa da sadece kamp, not ve dinledikleri dönem dersleri dışındaki tutarı iade edeceğiz. Bununla ilgili detayları ve seçenekleri şubelerimizden öğrenebilirsiniz.
Hayat düz bir çizgi olsaydı asıl o zaman çekilmez olurdu. Tüm bu yaşananlar aslında normal ve olabilecek şeyler…Dayanma gücü yüksek ve mutlu olabilme eşiği düşük olan öne geçecektir.

Başarı dileklerimle.
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6018/simdineolacak
ŞİMDİ NE OLACAK? Ya da NE OLMALI?
(23 Aralık 2010 Perşembe)
ÖSYM ilk kez farklı bir uygulama yaptı:

2010 Aralık TUS puanları açıklanmadan önce bazı soruları iptal ettiğini duyurdu.

Çünkü; basın, siyaset ve kamuoyundan yoğun baskılar geldi.

Ancak, iptal gerekçesi çok sıra dışı ve düşündürücüydü: “Cevap kâğıtlarının optik okuyucuda okunmasından sonra yapılan ve madde analizi olarak ifade edilen ilk işlemde, tüm adayların sorulara verdikleri cevapların dağılımı incelenmektedir. Bu sayede adayların, özellikle de başarılı adayların cevap olarak farklı seçenekleri tercih ettiği sorular özel olarak yeniden ele alınmakta, soru hazırlayan ve bilimsel açıdan soruları denetleyen akademisyenlere iletilerek soruların yeniden değerlendirilmesi sağlanmaktadır. 12 Aralık 2010 tarihinde yapılan TUS Bilim Sınavında da bu süreç işletilmiş ve optik okuma sonucu yapılan madde analizi ve bilimsel denetçi akademisyenlerin yeniden değerlendirmesi sonucunda…”

Duyuruda; itirazlara değinilmemesi, sonuç açıklama esnasında ek iptallerin olabileceği yönünde bir açık kapı bırakıldığını da düşündürüyor.

Peki ne olacak? Hekimler nasıl hareket etmeli?

Öfkeli değil sükûnetle ve akıllı hareket edilmelidir.
1. Puanların açıklanması beklenmelidir.

2. Yeni iptaller söz konusu olmazsa; olayın ÖSYM tarafından “geçiştirilmek istendiği” kesinlik kazanacaktır.

3. Bu durumu böylece kabullenmek, bundan sonraki tüm sınavlarda aynı hataların tekrar tekrar yapılmasına fırsat tanıyacağı için sağlıklı ve adaletli olmayacaktır. Bu sınav bir dönüm noktası olmalı ve bundan sonraki sınavlar; dağılım, doğruluk, zorluk ve ölçücülük açısından gerçek birer sınav haline gelmelidir. Tatmin edici bilimsel açıklamalar yapılmadığı sürece olayın Danıştay’a açılacak bir “Yürütmeyi Durdurma” davasına dönüşeceği maillerle ÖSYM’ye şimdiden iletilmelidir.

4. Sınavın iptali gibi bir söylem, bu sınava emek harcamış ve plan yapmış herkese ihanet olacaktır. Bu sebeple hukuki yola başvuracak olan herkes sadece “yanlış soruların iptali ve herkes için doğru sayılması” üzerinde durmalıdır.

5. ÖSYM, bu sınavı yapmaya devam etmelidir. Bakanlık ya da üniversitelerin eline düşecek olan bir sınav hekimler için hiç şüphe yok ki daha kötü sonuçlar doğuracaktır. Bu istek ve güven ihtiyacı, her hekim tarafından ÖSYM’ye maillerle iletilmelidir.

6. TUSDATA olarak bugüne kadar tüm resmi makamlar ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk. Ne yazık ki, rakiplerimizin destek yerine köstek olarak, hazımsızlık gösterip, kurumumuzu ve şahsımı ÖSYM ve Cumhurbaşkanlığı’na jurnallemeleri etki düzeyimizi düşürmektedir. Kurum olarak; dava açmak gibi bir irademiz olmayacak ancak hukuki yola müracaat etmek isteyenlere yol gösterici rolümüz devam edecektir. Bu rol; sınavın iptali değil sadece kalan 4 sorunun iptali ile adaletin sağlanması ve sınavın ÖSYM tarafından yapılmaya devamı çerçevesinde sorumluluk bilinci içerisinde olacaktır.

7. Umuyoruz ki; ÖSYM hatayı kabullenir ve adalet sağlanır. Ayrıca bundan sonraki sınavlar daha düzgün ve ölçücü olacak şekilde hazırlanırda gerçekten çalışanlar emeklerinin karşılığını alırlar.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6015/kamuoyuna-duyuru
KAMUOYUNA DUYURU

(18 Ocak 2012)

TUSDATA olarak ülkemizin 30 ilinde sürekli ve düzenli hizmet vermekteyiz.

Eğitim ve hizmetin ve her cephesinde çıtayı sürekli yükselttik. Rekabete yeni açılımlar getirdik.

Bu rekabete güç yetiremeyen pek çok kurum bugün artık yok. Neredeyse hepsini, bedelini ödeyerek TUSDATA olarak bünyemize kattık. TUS-SİSTEM, UTS Başkent, ProspekTUS, TUSMED bunlardan bazılarıdır.

Doğal olarak bu kurumları alırken sadece iyi ve sevilen hocalarını da bünyemize katarak sürekli güçlendik.

Son olarak 18 Haziran 2009’da imzaladığımız bir protokolle 12 yıllık bir kurum olan TUMER; herşeyi ile 12 şubesi, tüm telif hakları, demirbaşları, yayınları, kursiyerleri ..vs ile bünyemize kattık.

İhtiyacımız olan ve sevilen tüm hocaları (biri hariç) ile kadromuzu daha da güçlendirdik. İhtiyacımız olmayanlara teklif daha götürmedik.

Çalışabileceğimiz ama çalışmadığımız tek hocanın da TÜMER kursiyerlerini yarı yolda bırakıp derslerini anlatmaktan dahi imtina edecek kadar etik dışı davranması, çalışmamamızın tek sebebidir. Düşünün ki yenidoğanın veya kardiyolojinin yarısını anlatmış yarısını anlatmayı reddeden ve kursiyerleri apaçık mağdur eden bir hoca var. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İsim hakları ile beraber TUMER’in her şeyini TUSDATA almış iken, bir rakip kurumun internet sitesinde şaşkınlıkla izleyeceğiniz reklamlar dönmeye başladı. Zaten batmış olan bir kurumun Genel Müdürü, ya da bizim çalışmayı hiç düşünmediğimiz hocaları ya da TUMER’in zaten boşalttığı şubeleri yeniden kiralayıp onlar üzerinden ve TUMER adını kullanarak reklam yapma çabasını anlayamıyoruz. Rekabetin de bir etiği yok mudur? Çaresizlik ve asgari ahlaktan yoksunluk olarak tanımlayabileceğimiz bu haksız ve hukuksuz girişimler karşısında önce bir müddet beklemeyi seçtik. Sonra kendilerine avukatlarımız ve noter aracılığı ile uyarı gönderdik.

Maddi ve manevi dava açma hakkımız olduğu halde sabırla hatalarından dönmelerini ve hekimlere yakışan bir tavır ortaya koymalarını bekliyoruz.

Kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu haksızlığın devam etmesi durumunda her türlü hukuki yola başvuracağımızı belirtiyor, konuyu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.

“Aslanlar avlanır, çakallar artıklarla beslenir”

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5977/devekusu
DEVEKUŞU ve ÖSYM
Burası Türkiye ve yıl 2011…

İnternet çağındayken başınızı kuma gömebilir misiniz? ÖSYM gömüyor. Hatalı sorular, hatalı değerlendirmeler ve eksik gelen notlar sorununu neredeyse HİÇ BİR ŞEY YAPMADAN atlatma derdinde… Kulaklarını her türlü çığlığa İNADINA kapamış durumdalar. Böyle yaparlarsa prestij kaybına UĞRAMAYACAKLARINI zannediyorlar.

Yanılıyorlar.

Tam da yeniden güven kazanabilecekken, 30 yıl önceki ilkel reflekslerle hareket ediyorlar.

Bir ülkede, yöneticiler adaleti sağlamakla görevlidirler. Kendi prestijleri için adaleti önemsemiyorlarsa ve hak arayanları “kopyacıların üzerine gittiğimiz için böyle davranıyorlar” gibi ucuz yöntemlerle uzaktan suçlama yoluna gidiyorlarsa, o koltuk EHLİNDE DEĞİL demektir.

Bugüne kadar; her sınavda istediğimiz, sınavın sağlıklı ve iyi ölçen bir sınav olmasıydı. Her sınav; soruların açıklandığında akademik heyetlerimizle tüm soruları inceledik, iptali için kesin ve net textbook delilleri olan tüm yanlış soruları ortaya koyduk, hekimlerimize adalet için yol gösterdik. Neden diğer bazı sorulara itiraz etmediğimiz ile ilgili türlü türlü söylentiler yayılmak istense de doğru bildiğimizden şaşmadık.

Yetmedi… ÖSYM’nin en üst düzeyde yürütme kurulu üyelerine YÖK Başkanlığı’na, YÖK Başkanvekilliği’ne gidip durumu delilleriyle anlatıp bu konuda hassasiyet oluşmasını sağladık.

Bugüne kadar yaptığımız her şeyi bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bizim hakkımızda yapılan söylenti ve iftiralara aldırış etmeyeceğiz. Yok acaba TUSDATA soruları satın almış olabilir miymiş?, yok soruları bazı! ÖSYM görevlileri TUSDATA’ya sızdırıyor muymuş, yok ÖSYM’yi elimizde oynatıyor muymuşuz, yok efendim bütün bu çabaları TUS birincisi çıkarmak için mi yapıyormuşuz…vs, vs… Kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş ya, bütün bu çirkin söylentiler; bizim için söyleyenin düzey sorununu ve aşağılık kompleksini göstermekten öte bir anlam ifade etmez. Meyveli ağacı taşlayacaklarını biliyoruz.

Haklı olduğumuz konularda ısrarlı itirazlarımızla, ÖSYM’yi elbette rahatsız edeceğiz. Bizim gibi kurumların varlığı denge için ve yetkili kişilerin daha ciddi çalışması için önemlidir ve gereklidir, her iktidara bir muhalefetin gerekli olduğu gibi. Biz; adayları sınavlara hazırlayan bir kurum olarak, doğru duruş neresi ise o duruşu sergilemeye devam edecek ve daima doğru yerde duracağız.

ÖSYM bu ülke için önemlidir. Acilen 2011 yılına uygun şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Sınavlar için alınan güvenlik tedbirleri gerçekten sınav güvenliğini sağlayacak ve insan tabiatına uygun olacak şekilde devam ettirilmelidir. Bunun yanında sınavın niteliği, ölçücülüğü ve doğruluğu konusunda modern ve etkili yöntemler uygulanmalıdır.

Son olarak; ÖSYM, halka ve itirazlarına saygı duymalıdır. Çığlıklara karşı hassas olmalıdır. Kamuoyu vicdanının rahatı için gerekirse, yeniden değerlendirebilecek kadar adaletli ve cesur bir sınav olmalıdır ki biz halk olarak, ÖSYM’ye güvenmeye devam edelim.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5962/netlerin-dusuklugu-ile-ilgili
NETLERİN DÜŞÜKLÜĞÜ ile İLGİLİ…

(26 Aralık 2010 Pazar)

Aralık 2010 TUS sonuçları açıklandıktan sonra pek çok meslektaşımız netlerinin eksik geldiğini düşünmüş ve fikirlerini çok farklı yollarla paylaşmış ve teyit etmişlerdir. Hakim kanaat, netlerin düşük geldiğidir. Netleri beklediği gibi gelenler olduğu gibi 1 netten 20 nete kadar düşük geldiğini belirtenler de mevcuttur.

Bu durumda sınavın adaleti açısından haksızlık olduğunu düşünen meslektaşlarımızın ÖSYM’ye rutin itiraz prosedürü dahilinde –mümkünse bizzat Ankara’ya gelerek- itiraz etmeleri gerekmektedir. Ankara’ya gelenlerin, bizzat yetkililere durumu anlatmak için çaba sarfetmeleri faydalı olacaktır. Gelemeyenler ise sadece kargo ve posta yoluyla itiraz edebilirler. Mail, faks veya telefon yoluyla itirazlar kabul edilmemektedir.

Ayrıca her meslektaşımızın osym@osym.gov.tr mail adresine düzenli ve dili nazik ama beklentisini açıkça ifade eden mailler göndermeleri de yetkililerin hassasiyetini artıracaktır.

Bunun için ÖSYM tarafından hazırlanan GENEL AMAÇLI DİLEKÇE kullanılmalıdır. Bu dilekçe ve prosedürler için, http://www.tus.com/7757/aralik-2010-...atali-sorular1 sayfasındaki “İtiraz Prosedürü ve “Genel Amaçlı Dilekçe Örneği” için TIKLAYINIZ…” bölümündeki prosedürlere uyup dilekçe örneğini doldurduktan sonra ÖSYM’ye iletmeleri gerekmektedir.Bu dilekçenin en sonundaki “İsteğim:” bölümüne aşağıdaki ifadeleri yazmaları faydalı olacaktır.

İsteğim : 12 Aralık 2010 TUS’una giren bir hekimim. Sınavdan hemen sonra açıklanan soruları incelediğimde tahmini netlerimi hesaplamıştım. Puanlar ve netler açıklandığında ise beklediğimin çok altında (……net) eksik geldiğini fark ettim. Hekimlerin internette buluşma noktası olan bazı forum sitelerinde pek çok arkadaşımın da aynı durumdan bahsettiklerini görünce bunun tıpkı İlkbahar Dönemi TUS gibi bir değerlendirme hatasından kaynaklandığını düşündüm. 3 ayrı sebeple bu durumun meydana gelmiş olabileceğini ben ve pek çok meslektaşımız düşünüyoruz:

1- İptal edilen 4 soru (veya bunlardan bazıları) her iki kitapçıkta ya da birinde herkes için doğru olacak şekilde kodlanmamış olabilir. Bu soruların, herkes için doğru kabul edileceği duyurulmuştu.

2-Her iki kitapçık ya da biri için hazırlanan master doğru cevap anahtarı bazı sorular için hatalı olabilir. Önceki itirazlarda hekimlerin cevap kağıtları zaten yanlış olan master cevap anahtarı doğrultusunda değerlendirilerek maddi bir hata olmadığı söylenmiş ama bu hata ÖSYM tarafından nice baskılar sonucu kabullenilmiş ve hata düzeltilmişti. Yani mevcut cevap anahtarının doğruluğu mutlaka yeniden her iki kitapçık için de dikkatle teyit edilmelidir.

3-ÖSYM tarafından verilen kalem ve silgiler, hatalı değerlendirmeye neden olmuş olabilir. Önce işaretleyip sonra sildiğimiz bazı sorular optik okuyucu tarafından çift cevaplı gibi algılanarak yanlış kabul edilmiş olabilir.

Bu 3 olası durumun hassasiyetle gözden geçirilerek, benim ve sınava giren tüm adayların cevap kağıtlarının ve sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.

Bu üç olası durumu tüm yetkililere ulaştırılarak en sağlıklı sonucun alınması için kurum olarak en üst düzeyde çaba sarfedeceğimizin de bilinmesini isteriz. Küçük hedefler ya da iritasyon peşinde olmadığımız iyi niyetli herkesin malumudur. Önemli olan geç de olsa adaletin yerini bulmasıdır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5940/aralik-2010-tus-degerlendirmesi
Aralık 2010 TUS Değerlendirmesi

Erteleme, yeni sorular, güvenlik tedbirleri,kış … derken nihayet Aralık 2010 TUS yapıldı.

Sınav için öne çıkanları teker teker değerlendirelim ki sonraki sınavlara yol gösterici olsun:

1. GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Neredeyse tamamı önemli ve yerindedir. Sadece 4 saat boyunca adayların tuvalet sorunu yüzlerce meslektaşımızı olumsuz etkilemiştir. Bunun tek çözümü vardır. Sınav sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda yapılmalıdır ve bu konuda herkes her yolla ÖSYM’ye fikirlerini yapıcı şekilde iletmelidir.

2. HATALI SORULAR

Belki aceleye geldiğinden, belki de güvenlik kaygıları ön planda olduğundan bu sınavda çok sayıda (en az 7) hatalı ve iptali gereken soru vardı. ÖSYM, mutlaka buna bir çare bulmalıdır. Sorular, hem iki kaynaktan doğrulanmalı, hem de en az bir akademik kontrolden geçmelidir. “Aceleyle hazırlanmış ve hazırlandığı gibi sorulmuş” görüntüsü ÖSYM’ye yakışmamaktadır.

İtiraz dosyamız için TIKLAYINIZ…

3. SORULARIN DAĞILIM SORUNLARI

Sorular, branş içinde dengeli dağılmamıştır. Her konudan soru sorulamamış, sorular belli konulara sıkıştırılarak “adalet” yönü zedelenmiştir.

Örneğin, Anatomide kemik, kas, eklem gibi fakültede anlatılan konuların tam yarısından hiç soru sorulmamış, tüm sorular diğer yarısından sorulmuştur.

Bu sorun da, ÖSYM tarafından bilimsel standartlara kavuşturulmalı ve acilen uygulamaya geçirilmelidir.

4. SORULARIN ZORLUK ve ÖLÇÜCÜLÜĞÜ

Genelde; kolay sorular “çok kolay”, zor sorular ise “çok zor” sorulmuştur ki ikisinin ayırıcılığı da YOKTUR. Eğer ÖSYM, her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplamalarını yaparsa (ki hala yapıp yapmadığını bile bilmiyoruz) ayırıcılığı çok düşük bir sınav olduğu ortaya çıkacaktır.

Bir başka sorun da şudur: Bir pratisyenin asla kullanamayacağı, kullanmayacağı, bir uzmanın bile uzmanlık hayatı boyunca karşılaşmadığı pek çok uç, hatta uç ötesi bilgilere ait soruların sayısında da artış mevcuttur. Bu, ANLAMSIZdır. Özellikle Anatomi, Cerrahi ve Kadın Doğum sorularını hazırlayanlar gözden geçirilmelidir.

Dünyada; ayırıcı ve ölçücü, ayrıca seviyeye uygun soru hazırlamanın evrensel ve bilimsel standartları vardır ve bu standartlar ÖSYM tarafından da mutlaka acilen uygulanmalıdır.

Meslektaşlarımız içinde; yakın çevresinde basın mensubu, bürokrat, akademisyen, milletvekili… gibi ÖSYM’ye kolayca ve etkin şekilde ulaşabilecek durumda olanlar eleştirilerini yapıcı bir şekilde ama ısrarla ÖSYM’ye iletmelidirler ki bundan sonraki sınavlar gerçekten adil, ölçücü ve ayırt edici doğal olarak da hak edenin kazanacağı sınavlar olsun.

Burada doğal olarak sınavın olumsuzluklarını dile getirsek de hak edenin kazanmasını diliyoruz
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

Doktor sana bır çare
http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/d...ir-care_502065

Uzmanlık sınavında hatalı soru iddiası
http://www.zaman.com.tr/gundem_uzman...i_2085327.html
İSTANBUL
3 Mayıs 2013, Cuma
Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda 6 sorunun hatalı olduğu iddia edildi. Adaylar, durumu ÖSYM’ye iletti, ancak hatalı soruları referanslarıyla birlikte sunan diş hekimlerinin talepleri kabul edilmedi. ÖSYM, sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Nisanda yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda (DUS) 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruları referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye iletti ancak talepleri kabul edilmedi. ÖSYM sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi. 50 diş hekimi, dava açmaya hazırlanıyor. Hekimleri 37 merkezle sınavlara hazırlayan TUSDATA Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” diyerek tepki gösterdi. Biricik, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda da (TUS) ciddi hatalar olduğunu söyledi. ÖSYM yetkilileri ise şikâyet dilekçelerini bilim kurulunun incelediğini ve iki soruyla ilgili düzeltme yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda çıkan 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruların referanslarıyla birlikte Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) başvurdu. ÖSYM ise bu hatalı sorulardan sadece 2’sinin cevabını değiştirdi. Diş hekimliği sınavındaki sorulara itiraz eden ve Türkiye’de bu alanda sınav hazırlığı yapan 37 merkeze sahip olan Tıpta Uzmanlık Sınavı Hazırlık Merkezleri (TUSDATA) Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Söz konusu soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat ÖSYM’ye yapılan bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM kendince bir karar veriyor ve adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” dedi.

Soruların dilekçelerde hatalı olduğunun bariz bir şekilde görüldüğünü anlatan Biricik, “Bunu normal okuyanlar bile açıklamalı yazılarla anlayabilir. Fakat ÖSYM ne yapıyor bilemiyoruz. Sadece DUS sınavında değil, nisan ayında yapılan TUS’ta da ciddi hatalar var. 12 soruya itiraz edildi. ÖSYM 6’sını iptal etti. 2’sinin cevabını değiştirdi. 4 soruya da bir şey yapmadı. Fakat hiçbir adaya cevap yazısı gelmedi.” açıklamasını yaptı. Biricik, hem DUS hem de TUS’a giren adayların dava açacağını aktardı.

Sınava girenlerden biri olan Diş Hekimi Ahmet Caner Irklı ise, “6 soruda hata tespit edildi. Bunu referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye ilettik. ÖSYM sadece bizim bir sorumuzu ve bizim iletmediğimiz başka bir soruyu iptal etti. Daha sonra sınav sonucunu açıkladı. Yarım soru bile sıralamada çok şey değiştiriyor.” diye konuştu. Daha önce üniversitelerin bünyesinde yapılan diş hekimleri için uzmanlık sınavları, 2012’den itibaren merkezî sınav sistemine geçti. İlk sınav 2012’nin Nisan ayında yapıldı. İkinci sınav geçtiğimiz eylül ayında, son sınav ise Nisan 2013’te 1.200 diş hekiminin katılımı ile gerçekleşti. Adaylardan 200’ü asistanlık eğitimi alacak.

Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK'ten ÖSYM Başkanı'na Televizyonda "Açık Oturum" Çağrısı ...




3 Eyl 2012 tarihinde yayınlandı
Aralık 2010 Tus sorularındaki hata 19 ay sonra mahkeme kararı ile neticeye bağlandı, Doktorlar ise mağdur! Samanyolu Haber'in Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile yaptığı Video röportajlı haberi izlemek için tıklayın.
STV'nin Aralık 2010 TUS Skandalı ile ilgili Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile röportajı

Konu Kayıtsız Üye tarafından (01-24-2015 Saat 11:05 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 06-01-2014, 17:23   #6
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.200
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart



Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-01-2014, 17:24   #7
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.200
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart



Genel Videolar
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-01-2014, 17:26   #9
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.200
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart



TUS Şampiyonları ile Yapılan Röportajlar
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
dr sami selçukbiricik, dr., dusdata, sami selçuk biricik, sami selçuk biricik kimdir, sami selçukbiricik biyografi, sami selçukbiricik kimdir, sami selçukbiricik video, tusdata

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
TUS Videoları bytus Tıbbi Paylaşım Dökümanlar 12 09-14-2019 06:52
Tustelevizyonu Videoları umutsari TUS Televizyonu 7 02-04-2019 18:29
Sami SELÇUKBİRİCİK Bir "İYİLİK" Hareketi DuranAli Tusdata 62 10-02-2017 18:07
Tusdata videoları aerol Tusdata 3 02-28-2016 17:42
Sami SELÇUKBİRİCİK'ten İhtarname aerol Tusdata 59 12-01-2015 15:47


Şu Anki Saat: 06:37


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com