www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > TUS (TIPTA UZMANLIK SINAVI) , Yan Dal Uzmanlık Sınavı (YDUS) ve USMLE PLATFORMU > TUS Dersaneleri > Tusdata

2857 (0 Kayıtlı Ve 2857 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 07-25-2016, 15:27   #411
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
muhattap





drerk´isimli üyeden Alıntı





savcılık ?




şu an ki durum

bu baskıda samsanı ndediği güçlü yanlar ne derece etkili oldu?













hazır muhatap kabul edilmişken:






3 saat sonra kritik kulis



nasıl görüşme



nasıl yani???????????????????



mecburum















maddi güçle öylemi?




yargıya müdahale?



Sami Bey ÖSYM'yi elinde oynatıyor (du)































Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sami Bey ÖSYM'yi elinde oynatıyor (du)

ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler

saatlere dikkat
sanki makam şöförü bildiriyor 7.39...
başkası 8.10 da tusdatayı arıyor sami bey ösym de diyorlar..
rıza beye göre tusdata kaçta açılıyor






Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru Mecburum
Bu günü gördüğü tarih: 15 Eylül 2010 5:01 am.
Bu günkü sıkıntıların nedenini açıklıyor.
ÖSYM hata yapmamak için ne yapmalı?
Hata çok olursa ne olur?
yazın bi kenara

Avukat abilerim:
Dava açılacak yer
http://www.dr tus.com/yeni/modules.p...topic&p=995770
Dava açılacak kişi: Mecburum ve Dr. Rıza ERÖKSÜZ



birkez daha ÖSYM başkanı pRFO. dR. Ali Demire teşekkür.

















Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
KPSS’de soruların çalınması ve kopya çekildiği iddiaları üzerine el konulan kurum bilgisayarlarında yapılan incelemelerde, ÖSYM görevlilerinin sınav bilgilerini başkalarıyla paylaştıkları tespit edildi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, KPSS’de soruların çalınması ve kopya çekilmesi iddiasıyla ilgili yürüttüğü soruşturma kapsamında, ÖSYM’nin el konulan bilgisayarlarında yapılan teknik inceleme sonrasında hazırlanan bir rapor hazırlandı. Savcı Şadan Sakınan’ın talimatıyla oluşturulan ve bilişim uzmanlarından oluşturulan 11 kişilik uzman ekibin mahkeme kararıyla el konulan 134 bilgisayar imajı için hazırladığı rapor 5 bin sayfadan oluşuyor.
Geçen hafta savcılığa ulaştırılan raporda, “ÖSYM görevlilerinin daha çok sorumlu oldukları sınavlarla ilgili bilgileri başkalarıyla paylaştıkları” bilgisine yer veriliyor.
35 bin GB dijital veri
Bilgisayarlara ait yaklaşık 35 bin GB tutan dijital veriler üzerinde yapılan çalışmalarda “sınav sonuçları açıklanmadan önce, alınan adaylara ait TC kimlik numaralarıyla yapılan sorgulamanın ardından sonuçların ÖSYM dışındaki kişilerle paylaşıldığı” ortaya çıkarıldı. Raporda, sınavlar öncesinde adaylara ait kimlik bilgilerinin ÖSYM’deki üst düzey görevlilere iletildiği kaydedilirken, ÖSYM’nin işleyişindeki bazı ihaleler ile ilgili usulsüzlükler yapıldığı belirlendi.
Üye seçiminde iltimas
Raporda, “sınavlar öncesi, soru hazırlayan komisyonların, sorumlu oldukları soruların dışında diğer sorulara da ulaştıkları” ve ÖSYM çalışanlarının, özellikle TUS, HSYK ve kaymakamlık sınavını hazırlayacak komisyon üyelerinin seçimlerinde iltimas ile hareket ettikleri belirtildi. Raporda, bazı listelerde sınavı kazanamadığı görülen kişilerin, ikinci listede sınavı kazanan kişiler olarak yazıldığı” ve ÖSYM’de yetkisiz kişilerin ana serverlara erişiminin sağlandığı saptaması da yer aldı. Bilişim uzmanları, sınavları kazanan bazı adaylara ait kimlik bilgilerinin de başka kişilerle paylaşıldığını tespit ederek bu durumu raporu yansıttı. Raporda, 25 ÖSYM görevlisinin bilgisayarlarında “sorun” tespit edildiği öğrenildi.
Varlıklara inceleme
İptal edilen sınavda 100 tam puan alan ancak yenilenen sınava giren ve tam puan alamayan yada hiç sınava girmeyen adayları sorgulayan Sakınan, bir süre önce de emniyete yeni bir talimat daha verdi. Ankara’daki şüpheli adayların bizzat emniyete çağrılarak ifadesinin alınmasını isteyen Sakınan, son olarak skandal öncesinde ve sırasında kurumda görev yapan, aralarında üst yöneticilerin de yeraldığı 180 personelin mal varlıkları üzerinde çalışma başlatılması talimatını verdi
milliyet
Drasc ÖSYM başkanına meydan okuyor








kendisi daha tecrübeli ikili görüşmeler daha etkili







Kritik kulis boyutu



Nokta atış








drasc merkezde olan herşeyi biliyor






]
yani

Konu Kayıtsız Üye tarafından (08-11-2016 Saat 08:58 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla

     

Alt 08-02-2016, 07:03   #412
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
tususev´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

TUS'a asker damgası!
İLKER AKAGÜNGÖR/HABER MERKEZİ | 25 Nisan 2014 Cuma - 17:06
Tıpta Uzmanlık Sınavı'na GATA mezunu doktorlar damga vurdu. Açıklanan sonuçlara göre ilk 10'da 2013 yılında GATA'dan mezun olan 7 tabip teğmen yer aldı.

Yorum Yaz0
TUS'a asker damgası! Yeni mezun ve pratisyen doktorların ihtisas alanını seçtiği Tıpta Uzmanlık Sınavı'na (TUS) askerler damga vurdu. Yılda iki kez yapılan ve ÖSYM tarafından önceki gün açıklanan TUS İlkbahar Dönemi sınav sonuçlarına göre Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) mezunu 7 tabip teğmen ilk 10'a girerek büyük başarı elde etti. Açıklanan sonuçlara göre TUS Birincisi 2013 Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu Dr. Hüseyin Kurtdemir oldu. Dr. Hüseyin Kurtdemir 8 bin 143 adayın girmiş olduğu sınavda hem Temel Bilimler hem de Klinik Bilimler'de birinciliğe imza attı.

Tabip teğmenler zirvede

GATA'dan derece ile mezun olan tabip teğmenlerin başarısı ise tıp dünyasında oldukça dikkat çekti. GATA 2013 dönem birincisi Tabip Teğmen Ömer Faruk Keskin TUS üçüncüsü, GATA 2013 dönem ikincisi Tabip Teğmen Yalçın Gurlaş TUS dördüncüsü, GATA 2013 dönem üçüncüsü Deniz Tabip Teğmen Mustafa Akaryıldız ile Tabip Teğmen Mustafa Koyun TUS altıncılığını paylaştı. GATA mezunu teğmen rütbesindeki doktorlar bunun dışında ilk 10'da 7,9, ve 10'uncu sıraları da elde etti. GATA 2013 dönem birincisi Tabip Teğmen Ömer Faruk Keskin'in GATA Kardiyoloji bölümünü tercih edeceği öğrenildi.

"Çok başarılı ve zeki öğrenci grubu"

TUS'a hazırlık konusunda 20 yıldır çalışan TUSDATA TUS Hazırlık Merkezi Ar-Ge Müdürü Yusuf Temrel, "8 yıl önce GATA benzer bir başarı yakalamıştı. GATA'nın tıp eğitimi oldukça iyi. Ama bu doktorlar üniversite sınavına girdikleri yılda da zaten yüksek puanlarla GATA'ya giren çok başarılı öğrencilerdi. GATA bu dönem çok başarılı ve zeki bir öğrenci grubuyla eski başarısını yakaladı. Şimdi branşlarını seçecekler. GATA kontenjanı biraz daha az ama doktorlar arasında göz, kardiyoloji, kulak-burun-boğaz branşları daha çok tercih ediliyor" dedi.
http://www.gazetevatan.com/tus-a-ask...631159-gundem/
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM'nin kamuoyuna özür veya kanıt sunma borcu var

ÖSYM BAŞKANLIĞI kanıta dayanmayan soruları gibi kanıta dayanmayan muğlak açık olmayan, her anlama gelebilen ağır suçlamalarla herkesi töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmış ve doğru düzgün bir açıklama yapmayı bile becerememiştir. ÖSYM ağır ithamlarını ya belgelendirmeli yada hak arayan masum kişileri hedef gösterdiği için özür dilemelidir
ÖSYM'nin kamuoyuna özür veya kanıt sunma borcu var



BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? ) dershanenin (DERSANE) busaldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS?)dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr.SamiSelçukbiricik?, Uz.Dr.Ahmet Çitoğlu?, Mustafa Çitoğlu?,Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.
Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster























































Konya ovası gibi bereketli topraklar



konu Hürriyet gazetesine intikal ediyor





sonuç : 5 gün sonra





































görevimizi yapamadık affet bizi






Nokta atış




Alıntı:
aerol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Avukat Burhan ÖZKAYA'dan gelen
İHTARNAMEDİR


İhtar Eden : Sami SELÇUKBİRİCİK
Vekili : Av. Burhan ÖZKAYA, adres başlıkta
Adres: Necatibey Caddesi No: 33/12 Kızılay ANKARA

Muhatap : -http://www.stetuskop.com/- internet sitesi yetkilisi

Açıklamalar :

Sayın Muhatap,
-http://www.stetuskop.com/- adlı internet sitesinde Bilgileri ÖSYM Görevlileri Verdi Başlığı ve http://www.stetuskop.com/bilgileri_oesym_goerevlileri_verdi-t4273/index.html?t=4273 linki ile müvekkilim Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK bakımından kişilik haklarını ihlal eden bir takım ifadelere yer verilmiştir. Şöyle ki aşağıda yer verdiğimiz yorumlarda;


“Mahkeme: Bilgileri ÖSYM görevlileri verdi
drasc: Bilgileri Sami Hoca 10 yıldır gidip geldiği ÖSYM deki tanıdıklarından aldı” şeklindeki organize yorumlarla, daha önce ÖSYM bünyesinde yaşanan kopya iddialarıyla müvekkilimi ilişkilendirmek istemektedirler. Söz konusu yorumların ortak hedefi sanki müvekkile ÖSYM yetkilileri tarafından soruların verildiği, böylece kopyacılık yapıldığıdır. Ancak yorumlarda ifade edilenin aksine, müvekkille ilgili ne bir mahkeme kararı ne de tek bir emare vardır
Müvekkil uzun yıllardır Tıpta Uzmanlık Sınavı’na Hazırlık sektöründe hizmet vermekte olup bugüne kadar hiçbir hukuksuz ve haksız eylemde bulunmamıştır.
Yıllar içerisinde kendisinin ve yönetim kurulu başkanı olduğu TUSDATA’nın sektörde yoğun gayret ve çalışmaları neticesinde sürekli olarak ileriye doğru mesafe kat etmelerini hazmedemeyen bir takım kişi ve kurumlar müvekkilin başarılarını gölgelemek için yukarıda yer verdiğimiz haksız isnatlarda bulunmaktadırlar. Bunlar ise kabulü mümkün olmayan iftiralardır.
Söz konusu ifadeler Türk Ceza Kanunu bakımından suç olup aynı zamanda müvekkillerin kişilik haklarına da zarar vermektedir.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesi gereğince söz konusu içeriğin yayından kaldırılmasını, aksi halde diğer yasal yollara başvuracağımızı, ayrıca söz konusu hakaret içeren ifadeler nedeniyle de tüm ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılıklarında şikayet hakkımızı kullanacağımızı ihtaren bildirir, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
İhtar Eden Vekili Av. Burhan ÖZKAYA






Ankara barosu avukatlarindan afyon dinar esrafindan Av. Burhan Özkaya nin ihtarnamesi icerik olarak Paralel yapı feto kainat imamı Fethullah gulenin darbecilerin o polislerin binde birini tanımam demesi türü bir aciklama

İnandırıcı bulmadim
çok zeki :)

Konu Kayıtsız Üye tarafından (11-09-2016 Saat 08:32 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 08-04-2016, 23:12   #413
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

'Gösterilen KPSS soruları birebir aynıydı'
Terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in akrabası Muhammet Sait Gülen'in savcılık ifadesinden: - "Fetullah Gülen'in babası ile benim babamın dedesinin kardeş olduklarını biliyorum. Kendisi ile bu şekilde akrabalık ilişkimiz var. Fetullah Gülen'i yaklaşık 6-7 yaşlarındayken, Korucuk köyümüze cami ziyaretine geldiği sırada gördüm. Ondan sonra hiç görmedim. Kendisiyle hiçbir irtibatım olmadı"
04 Ağustos 2016
'Gösterilen KPSS soruları birebir aynıydı'


Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan, terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in akrabası Muhammet Sait Gülen, "Fetullah Gülen'in babası ile benim babamın dedesinin kardeş olduklarını biliyorum. Kendisi ile bu şekilde akrabalık ilişkimiz var. Fetullah Gülen'i yaklaşık 6-7 yaşlarındayken, Korucuk köyümüze cami ziyaretine geldiği sırada gördüm. Ondan sonra hiç görmedim. Kendisiyle hiçbir irtibatım olmadı." ifadelerini kullandı.

Muhammet Sait Gülen, soruşturmayı yürüten savcılara verdiği ifadeye, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek başladı. 1987'de Erzurum'da doğduğunu, ilk, orta ve lise tahsilini bu ilde tamamladığını anlatan Gülen, 2001'de Nevzat Karabağ Anadolu Öğretmen Lisesi hazırlık sınıfında okurken Fetullah Gülen cemaatine ait öğrenci evlerine ders çalışmak için gitmeye başladığını, liseden mezun olana kadar bu evlere gittiğini ifade etti.

Gülen, "2005'te kazandığım Erzurum Atatürk Üniversitesi Matematik Öğretmenliği Bölümünden 2010'da mezun oldum. Bu süreçte ve üniversiteden mezun olduktan sonra Fetullah Gülen cemaatini 'hizmet hareketi' olarak biliyor ve o niyetle gönüllü olarak ilimize başka illerden gelen öğrencilere yardım amaçlı cemaate ait evlerde sorumlu olarak görev yapıyordum. Murat (kod adı) ismini kullanıyordum." dedi.



"Kendisi gibi öğrencilerle yardım amaçlı ilgilenen" ve "Tahir" kod ismini kullanan Süleyman Yörük'ün, iptal edilen 10 Temmuz 2010'daki KPSS'den 5 gün ya da 1 hafta önce telefonla arayarak, kendisini sorumluluğunda bulunan cemaat evine çağırdığını aktaran Gülen, Yörük'ün kendisini araması için yönlendirenin Muharrem Var olduğunu söyledi.

Gittiği evde Süleyman Yörük ve yanında adını bilmediği ancak daha önce Erzurum'da 3-5 kez yine cemaate ait evlerde görüştüğü ve kod adı "Sait" olarak bildiği kişinin bulunduğunu anlatan Gülen, emniyette gösterilen fotoğraflardan bu kişinin isminin Özcan Solmaz olduğunu öğrendiğini belirtip, beyanını şöyle sürdürdü:

"Ben içeri girdikten sonra bir müddet üçümüz oturduk. Sonra Süleyman Yörük odadan çıktı. Odada Sait isimli şahısla kaldık. Sait bana 'Sana bir şeyler göstereceğim ama bunu kimseye söylemeyeceğine dair yemin edeceksin' dedi. Ben yemin ettikten sonra, yanında bulunan siyah renkli çantanın içinden kağıtlar çıkardı. Kağıtlardaki soruların yaklaşık 1 hafta sonra yapılacak 2010 KPSS-Lisans sınavına ait Genel Yetenek ve Genel Kültür ile Eğitim Bilimleri testine ait sorular olduğunu ve bunları ezberlememi söyledi. Ben de soruları alıp incelemeye başladım. Sorular bilgisayar ortamında hazırlanmıştı ve sınavda çıkacak haldeydi. Cevaplar arasında doğru olan cevap şıkkı yuvarlak içerisine alınarak işaretlenmişti.

Yaklaşık 3-4 saat süresince 2010 KPSS-Lisans sınavına ait Genel Yetenek ve Genel Kültür ile Eğitim Bilimleri testine ait soruları ve cevap şıklarını inceleyerek ezberledim. Sait hiç ayrılmadığından herhangi bir yere not almadım. Eğitim Bilimleri testinden yaklaşık 100'den fazla, 120'den az soru ve cevabı vardı. Genel Yetenek testinden 40-45 arasında soru ve cevabı vardı. Genel Kültür testinden de yine 40-45 arasında soru ve cevabı vardı. Genel Yetenek ve Genel Kültür testi sorularının bazılarında cevap şıkları eksik ya da sadece doğru olan tek şık vardı. Ben soruları ezberledikten sonra akşama doğru cemaat evinden ayrıldım."

- "Gösterilen sorularla birebir aynıydı"

Gülen, KPSS'den birkaç gün önce, Erzurum'daki cemaat faaliyetleri dolayısıyla tanıdığı, ilde 209 öğrenci evinden sorumlu olan ve "il abisi" konumunda bulunan "Ahmet" kod adlı Muharrem Var'ın kendisini çağırdığını anlatarak, şunları söyledi:

"Bana, bir odadaki laptop üzerinde 2010 KPSS Eğitim Bilimleri, Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerine ait soru ve cevapların bulunduğu birtakım soruları gösterdi. Bu soruların 2010 KPSS'de çıkacak sorular olduğunu söyledi ve kimseye söylemememi istedi. Soruların altında bulunan doğru cevaplar bu kez yuvarlak içerisine alınmayıp, kırmızı renkli olarak işaretlenmişti. Bu soru ve cevaplara da bir iki saat baktım. Daha önceden de gördüğüm için kolayca ezberledim. Daha sonra bu evden ayrıldım. 10 Temmuz 2010'da yapılan sınava Erzurum Atatürk Üniversitesinde girdim. Sınavda çıkan sorular, bahsettiğim üzere gerek Sait, gerekse Muharrem Var isimli şahısların bana sınav öncesi göstermiş olduğu soru ve cevaplarla birebir aynıydı. Bu nedenle kolayca cevaplandırdım. Her iki şahsın bana gösterdiği sorular içerisinde bulunmayan soruları da sınava kendi imkanlarımla hazırlandığım için yaptım."

Muhammet Sait Gülen, KPSS'deki usulsüzlük iddialarının gündeme gelmesinin ardından Eğitim Bilimleri testi iptal edilirken, Genel Yetenek ve Genel Kültür testlerinin iptal edilmediğini anımsatarak, "Halbuki Genel Yetenek ve Genel Kültür testi soruları da bana anlattığım şekilde gösterilmiş ve ben de ezberlemiştim." dedi.

Sınavın iptal edilmesi üzerine yenilenen sınava sadece kendi imkanlarıyla hazırlanarak, 120 sorudan 87'sini doğru yanıtladığını anlatan Gülen, "Sonuçlar açıklandığında, Genel Yetenek ve Genel Kültür testlerinde aldığım puan sonucuna göre düz memur olarak devlet kademelerine yerleşme durumum vardı. Ancak sınava giren diğer adaylara haksızlık olacağını düşündüğümden ve vicdanen rahatsız olduğumdan, devlet memurluğunu tercih etmedim." ifadelerini kullandı.

-"Yanlış şık üzerinde birleşme, kopyanın delili"



İfade tutanağına göre Gülen'e, iptal edilen sınav sorularına ilişkin bilirkişilerin inceleme raporundan bazı değerlendirmeler gösterildi ve kendisinin de arasında bulunduğu bin 211 kişinin, bir soruda "yanlış şık üzerinde birleştiği" belirtildi. İnceleme raporunda, bu konuda, "bu adayların soruyu çabalarıyla çözme girişimi içine girmeyip, daha önceden görüp, ezberlediği seçeneği işaretlemeyi tercih ettiği şeklinde kuvvetli kanaat olduğuna" yer verildiği aktarılarak, savunması soruldu.

Eğitimci olarak, yanlış şıkka yoğun şekilde yığılmanın kopyada önemli bir delil olduğunu bildiğini söyleyen Gülen, bunun, kopyanın göstergesi olduğuna dikkati çekti. Gülen, üzerinden uzun zaman geçmesi nedeniyle bu soruyu tam hatırlamadığını, ancak kendisinin de yanlış şıkka yöneldiğini anladığını bildirdi.

Gülen, iptal edilen sınava Süleyman Yörük ve Muharrem Var'ın da girdiklerini belirterek, soruların kendisine verilmesi için kimseden talepte bulunmadığını, kimseye maddi veya manevi karşılık vermediğini, soruları kimseye iletmediğini ifade etti.

Muhammet Sait Gülen, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle herhangi bir aidiyetinin olmadığını" savunarak, "Fetullah Gülen'in babası ile benim babamın dedesinin kardeş olduklarını biliyorum. Kendisi ile bu şekilde akrabalık ilişkimiz var. Fetullah Gülen'i yaklaşık 6-7 yaşlarındayken, Korucuk Köyümüze cami ziyaretine geldiği sırada gördüm. Ondan sonra hiç görmedim. Kendisiyle hiçbir irtibatım olmadı. Beni de zaten tanımaz. Ekonomik açıdan da birlikteliğimiz yok, kendisinden bu zamana kadar herhangi bir yardım almadım" dedi.

"FETÖ/PDY terör örgütüne himmet ya da başka ad altında hiç maddi yardımda bulunmadığını, para transferine aracılık etmediğini" ileri süren Gülen, devlet memuru ya da esnaflardan her ay belli bir miktarın cemaate himmet olarak verildiğini anlattı. Gülen, "Ancak ben özel okul öğretmeni olduğum için maaşım da çok düşüktü. Bu nedenle düzenli bir şekilde himmet vermedim. Çok küçük miktarda, 50-100 lira civarında, düzensiz bir şekilde, yardım amaçlı elden para verdim. Kime verdiğimi hatırlamıyorum." beyanında bulundu.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 08-05-2016, 09:24   #414
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

FETÖ'nün teklifini kabul etmediğim için katiplik sınavında elendim'
2010 KPSS'den 80 puan almasına rağmen usulsüzlükler nedeniyle atanamayan Büşra Sarıçiçek, FETÖ'nün kendilerine katılma teklifini kabul etmediği için zabıt katipliği sınavında da elendiğini savundu.



Kopyala 03 Ağustos 2016 15:44
Yazdır
'FETÖ'nün teklifini kabul etmediğim için katiplik sınavında elendim'


Ayhan İşcen

KPSS'ye girdiği 2010 yılında 80 puan almasına rağmen usulsüzlükler nedeniyle atanamayan, Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) kendilerine katılma teklifini kabul etmediği için katiplik sınavını da kazanamadığını savunan Büşra Sarıçiçek, "Bu güruh topluluğun hain yüzüyle tanıştık. Allah'a dua etmekten başka elimizden bir şey gelmedi." ifadesini kullandı.

Sarıçiçek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü'nü onur belgesiyle tamamladığını söyledi.

Kendisi ve 3 kız kardeşinin, ailevi sorunlar nedeniyle yaşadıkları imkansızlıklara rağmen hem çalıştıklarını hem de annelerinin fedakarlığı sayesinde eğitimlerini tamamladıklarını belirten Sarıçiçek, "Memurluk hepimizin kurtuluşu ve refahı demekti." diye konuştu.

Bu nedenle gece gündüz çalışıp 2010'da ilk kez KPSS'ye girerek 80 puan aldığını bildiren Sarıçiçek, "O yıl atanamadım. Üzüldüm. Sonra bu olaylar ortaya çıktı. İşte o zaman bu güruh topluluğun hain yüzüyle tanıştık. Allah'a dua etmekten başka elimizden bir şey gelmedi." dedi.

En verimli yaşında mağdur edilmenin hüznünü kalbinde taşıdığını dile getiren Sarıçiçek, aynı yıl girdiği zabıt katipliği sınavında da bu örgüt tarafından mağdur edildiğini anlattı.

Zabıt katipliğine hazırlandığı dönemde kursa gitmeye başladığını belirten Sarıçiçek, şöyle devam etti:

"Oradaki kızlar beni bazı ablalarla tanıştırmak istediklerini söyledi. Ben de kabul ettim, gittim. Bir ablayla görüştüm. O kadın bana ilk önce kendi gruplarına, sohbetlerine katılıp katılamayacağımı sordu. Böyle bir şeyle karşılaşacağımı beklemiyordum. Katılamayacağımı söyledim. Sonra 'Bize katılmasan bile seni memur yaptırdığımızda bütçenin ne kadarını bize ayırabilirsin? Her ay bize nasıl yardımlar yapabilirsin?' dediler. Çok ilgilenmedim. Zaten 'Seni grubumuza dahil etmek istiyoruz' deyince ürkmüştüm. Sonra o arkadaşlarla irtibatı kopardım."

"Hain yapının ülkemizden arındırılmasını istiyorum"

Kursun ardından adliyede zabıt katipliği sınavına girdiğini bildiren Sarıçiçek, 3 bin kişinin başvurduğu sınavda ilk 10 arasında yer aldığını söyledi.

KPSS puanının iyi olmasının yanı sıra mülakatta soruların hepsini yanıtladığını ifade eden Sarıçiçek, ilk 10'da olduğu için memurluğa kesin gözüyle baktığını ancak elendiğini kaydetti.

Sarıçiçek, "Kursta tanıdığım kızlar, ablalar, hiçbiri benim kadar derece yapamadan atanarak memur oldu. Biz yine 'Nasip değilmiş' diyerek boyun bükmüştük. Benim gibi mağdur edilen, hakkı yenen gençleri biliyorum, kahroluyorum. Hakkımı istemekten ziyade, hakkımı, hukukumu ayaklar altına alan bu hain yapının ülkemizden arındırılmasını istiyorum." diye konuştu.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 08-06-2016, 06:23   #415
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

https://mobile.twitter.com/tirsaktac...26831888371712

MUSTAFA AYDIN-TTACİ – @tirsaktaci

1991de Şirinevler FEM'de üniversite sınav sorularının özel öğrencilere 1 gün önceden dağıtıldığını öğrendim.Vay be, müdür de bizim patron
  Alıntı ile Cevapla
Alt 08-06-2016, 06:25   #416
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

MUSTAFA AYDIN-TTACİ @tirsaktaci
1991de Şirinevler FEM'de üniversite sınav sorularının özel öğrencilere 1 gün önceden dağıtıldığını öğrendim.Vay be, müdür de bizim patron
sapbasis1234
2 sa.2 saat önce
sapbasis1234 @sapbasis123
@tirsaktaci @gerilim54 eski Genel Kurmay Başkan'ı Doğan Güneş in yeteneksiz oğlu Boğaziçi Üniv. Sini kazanınca anlamıştım soruların vrildiğ
MUSTAFA AYDIN-TTACİ
MUSTAFA AYDIN-TTACİ – @tirsaktaci

Doğan Güreş. Ama gerçekten Güneş yazılacakmış nüfus memuru yanlışlıkla Güreş yazmış. O hangi FEMdeydi acaba?
@sapbasis123 @gerilim54
  Alıntı ile Cevapla
Alt 08-08-2016, 11:26   #417
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

FETÖ üyesi memurlar için son uyarı!
15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Devletin tüm birimleri kendi özelinde çalışmalar yapıyor ama hala ortaya çıkmayan abiler ve ablalar bulunuyor. Pişman olan FETÖ üyeleri Devlete yardımcı olmalı...



Kopyala 08 Ağustos 2016 10:54
Yazdır
FETÖ üyesi memurlar için son uyarı!


15 Temmuz kanlı darbe girişimi sonrasında, Devletin her kademesi kendi özelinde bu örgütü çözmek için bir şeyler yapıyor.

FETÖ üyeleri açığa alınıyor, gözaltında tutuluyor ve tutuklama kararları veriliyor.

Ancak tüm bunlara rağmen hala ortaya çıkarılmayan bir abiler ve ablalar grubu olduğunu düşünüyoruz. Bu abiler ve ablalar, örgütün en kurnaz kişileri olup, ne Asya Finansa hesap açtırmıştır ne de sendikalarına üye olmuştur.

Örgütün en alt tabakasındaki saf militanlar, Asya Finansa varını yoğunu yatırırken bu kişiler gayet bilinçli bir şekilde kendilerini gizlemiştir.

NE OLACAK?

Şuan 50 bini aşkın memur açığa alınmış ve bu açığa almalar devam edecektir. Yine gözaltı ve tutuklama süreçleri de devam edecektir. FETÖ'ye bir şekilde bulaşanlar hem idari soruşturmalarla memuriyetten atılacak hem de örgüte üye olmaktan hapis cezası alacaktır.

FEÖT ÜYELERİ, NE YAPARSA İYİ BİR ŞEY YAPMIŞ OLUR?

FETÖ soruşturması, "mevcut hükümeti yıkmak, darbeye teşebbüs"suçlamasıyla yürütülmektedir.

Türk Ceza Kanununun 221. maddesinin 4. fıkrası şu şekildedir:

"(4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır."

Madde özetle şunları demektedir: FETÖ olayına bulaşanlar, gözaltına alınmadan önce Savcıya gidip bildiklerini anlatırsa, örgüte üye olma suçundan hapis cezası almayacaktır. Dolayısıyla, sadece hakkında idari bir işlem olarak memurluktan atılma cezası uygulanmış olacaktır. Ancak, FETÖ'cüler, gözaltına alınmadan önce bildiklerini anlatmazsa, atılmanın yanı sıra hapis cezasına çarptırılacak.

Kopya olayına bulaşanlar, şuan evli ve çoluk çocuk sahibi olabilir.

Bu kişiler hayatlarını daha fazla karartmak istemiyorlarsa, başkalarının kendisini yönlendirmesine aldırış etmeksizin, yukarıdaki kanun hükmü doğrultusunda düşünüp bir karar vermelidir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 08-08-2016, 12:24   #418
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

KPSS skandalında ikinci dava başladı

2010 KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin 16'sı tutuklu 51 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması başladı.

KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin 16'sı tutuklu 51 kişi hakkında "Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olmak, resmi belgede sahtecilik ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından açılan davanın ilk duruşması başladı.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları ile şikayetçi ÖSYM avukatları katıldı.

Sanıkların kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmada, Mahkeme Başkanı Cafer Aşık, bazı sanık avukatlarının davadan çekildiğini hatırlatarak, sanıklara avukat isteyip istemediklerini ve avukatsız savunma yapıp yapmayacaklarını sordu.

Avukatı olmayan sanıkların savunma yapmak istediklerini belirtmesi üzerine duruşmaya devam edildi.

İddianame

Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosunda görevli cumhuriyet savcısının hazırladığı iddianamede Ali̇ Ağacan Yükselen, Mehmet Güngör, Çi̇ğdem Özdemi̇r, Kemal Sakman, Ati̇la Sağır, Hali̇l İbrahi̇m Toz, Ertan Özkök, Hasan Çınar, Hüdaverdi̇ Taşkın, Seli̇m Akköse, Hasan Doğan, Mustafa Işıkol, Ci̇had Bacanak, Ahmet Hamdi̇ Kalyon, Faruk Cantürk, Ci̇han Çolak, Adem Aydın, Yasemi̇n Düzgün, Hasan Altuntepe, Ümi̇t Demi̇rbaş, Erhan Yıldırım, Fati̇h Aslan, Yakup Dalkılıç, Bi̇lal Karataş, Yusuf Tozanoğlu, Ali̇ Bulutyaran, Erdem Doğan, Raşi̇t Kanyurt, Ali̇ Karakuş, Berri̇n Demi̇r, Mahmut Avcılar, Bünyami̇n Palta, Erkan Kılınç, Hasan Çeti̇n, Meti̇n Sancaklı, Muhammed Ali̇ Özkorkmaz, Murat Ağsu, Tuncay Solmaz, Fatma Kuş, Hati̇ce Akkaya, Fati̇h Cengi̇z, Tevfi̇k Öztaş, Tuğba Aydemi̇r, Mevlüt Yaman, Ali̇ Durmuş, Zeynep Gazi̇oğlu, Adem Aktürk, Beki̇r Düzenli̇, Ahmet Yapalak, Si̇bel Akçay ve Mehmet Sukas sanık olarak gösteriliyor.

İddianamede, 2010 KPSS eğitim bilimleri, genel kültür ve genel yetenek alanlarındaki soruların sınavdan önce elde edilerek dağıtıldığının, jandarma kriminal, Emniyet Bilişim Uzmanlığı, TÜBİTAK raporları, şüpheli, şikayetçi ve tanık beyanlarına göre "kesin ve net" olduğu belirtiliyor.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 08-08-2016, 21:17   #419
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

'Cemaat dershanelerinde ekmek parası için çalıştım'
2010 KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin 16'sı tutuklu 51 kişi hakkında "FETÖ üyesi olmak, resmi belgede sahtecilik ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından açılan davanın ilk duruşması tamamlandı
08 Ağustos 2016 20:59
'Cemaat dershanelerinde ekmek parası için çalıştım'


KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin 16'sı tutuklu 51 kişi hakkında "Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olmak, resmi belgede sahtecilik ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından açılan davanın ilk duruşması tamamlandı.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları ile şikayetçi ÖSYM avukatları katıldı. Avukatları davadan çekilen sanıklar, kendilerini avukat olmadan savundu.

Sanık Ahmet Yapalak, hakkındaki suçlamaların hiçbir somut delile dayanmadığını ileri sürerek, 2009'da KPSS'ye girerek bir kurumda sözleşmeli çalışmaya başladığını, sözleşmelilerin daha sonra kadroya geçirildiğini, bu nedenle bir kuruma yerleşmek için usulsüzlük yapmaya ihtiyacı olmadığını savundu.



Temiz ve dürüst bir yaşamı olduğunu ifade eden Yapalak, soruşturmadaki bir şüpheliyle sınavdan önce ve sonra neden görüştüğü sorusu üzerine, bu kişinin üniversiteden arkadaşı olduğunu, sadece onunla değil diğer arkadaşlarıyla da görüşmeler yaptığını söyledi.

Sanık Ali Bulutyaran ise 2008-2010 yıllarında girdiği sınavlarda aldığı sonuçlar arasında bariz bir fark olmadığını savundu. Bazı sorularda soru kitapçığına yaptığı karalamalardan, yanlış işlemle doğru sonuca ulaştığının iddia edildiğini aktaran Bulutyaran, bu soruların mantık sorusu olduğunu, işlem gerektirmediğini ileri sürdü. Telefonla görüştüğü belirlenen şüpheli isimlerle dershane veya üniversiteden tanıştığını anlatan Bulutyaran, irtibatı olduğu belirtilen Hanefi Sözen'i tanımadığını söyledi.

- "Cemaat dershanelerinde ekmek parası için çalıştım"

Bulutyaran ayrıca, cemaat dershanelerinde örgüt isnadı olmadığı dönemde ekmek parası için çalıştığını, terör örgütü üyeliği suçlamasını kabul etmediğini belirtti.

Sanık Ali Karakuş, yanlış işlemle doğru sonuca ulaştığı belirtilen sorularla ilgili kendisini savunurken, deneme yanılma yoluyla sonuca ulaşılabileceğini, kendisinin de böyle yaptığını ifade etti. Bilirkişi raporlarına itiraz eden Karakuş, yenilenen sınavda yine yüksek puan aldığını, şüphelilerle hiçbir bağının bulunmadığını söyledi.

Sanık Atilla Sağır, savunmasına FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimini kınayarak başladı. Hiçbir sahtecilik yapmadığını öne süren Sağır, "Sivas'ta 2004 yılında bir dershanede 6 ay çalıştım ve ayrıldım. Oradaki 3 kişinin Hanefi Sözen ile irtibatları varmış. Bu beni ilgilendirmez. O kişileri şu an görsem tanıyamayabilirim. 2004 yılından sonra hiçbir şekilde onları görmedim, irtibatım olmadı. HTS kaydı yok, para transferim yok. 4 aydır tutukluyum, mağdurum." dedi.

Sanık Bünyamin Palta da atılı suçlamaları kabul etmedi. Yasa dışı hiçbir eyleme karışmadığını savunan Palta, soruları önceden görmediğini, sınavı emeğiyle kazandığını kaydetti. Palta, 2006'da maddi sıkıntıları nedeniyle 1 yıl dershanede çalıştığını belirterek, o kurumdaki kişilerle iş ilişkisi dışında bağlantısı olmadığını söyledi.

Sanık Metin Sancaklı ise neden cemaat okullarında çalıştığının sorulması üzerine, "O zaman bu okullar başarılı olduğu için, ben de kendimi geliştirmek adına o okullarda çalıştım." savunmasını yaptı.

Sanık Cihan Çolak, girdiği sınav iptal edilince kendisini toparlayamadığını, bu nedenle ikinci sınavda puanının düştüğünü belirtti. Cemaat dershanelerinde 2008-2009 yıllarında çalıştığını ifade eden Çolak, dosyadaki diğer şüphelilerden sadece biriyle görüştüğünü, bu kişinin üniversiteden arkadaşı olduğunu anlattı.

- "Sözleşmeyle, maaş karşılığında çalıştım"



Sanık Mustafa Işıkol da 2009 KPSS'de 104 doğru yaparak Milli Eğitim Bakanlığında sözleşmeli öğretmen olarak çalışmaya başladığını, 2010'daki sınava kadrolu olmak için girdiğini söyledi. Sözleşmelilerin bir süre sonra kadroya alındığını belirten Işıkol, bu sınava girmese dahi çalışmaya devam edeceğini kaydetti. Işıkol, 2009 KPSS'de 104, iptal edilen 2010 KPSS'de 119, yenilenen sınavda 93 doğru yaptığını, 93 doğrunun azımsanacak bir rakam olmadığını savundu.

Sanık Tuncay Solmaz, Mahkeme Başkanı Cafer Aşık'ın, Fetullah Gülen grubuna yakın kurumlarda çalıştığını belirterek, soruların da bu gruptan sızdığının iddia edildiğini hatırlatması üzerine o kurumlarda sözleşmeyle, maaş karşılığı çalıştığını ifade etti.

Solmaz, çalıştığı bu kurumlardaki kişilerle pek irtibatının olmadığını anlatarak, "O iş yerlerinde olan kişilerden yarısı bayan. Fıtratım gereği şahsen bayanlarla çok bir irtibatım, arkadaşlığım yoktur." ifadelerini kullandı. Mahkeme Başkanı Aşık ise "Birebir irtibatının olduğu söylenmiyor zaten, aynı kurumda çalışıyor olmanın dikkat çekici olduğu belirtiliyor. 'Bayanlarla görüşmedim, etmedim' bunları söylemene gerek yok." karşılığını verdi.

Sanık Kemal Sakman da MASAK raporunda belirtilen para transferlerine ilişkin iddialara yanıt verdi. Sakman, raporda bahsedilen 40 ve 60 lirayı aynı okulda görev yaptığı ve borç aldığı iki öğretmene gönderdiğini, 680 lirayı ise daha önce görev yaptığı ve ayrıldıktan sonra kendisine yanlışlıkla fazla para yatıran okulun muhasebecisine iade ettiğini söyledi. Sakman, iptal edilen sınavın yerine yapılan sınava Ankara'da girdiğini, tüm olumsuzluklara rağmen yine atanabilecek bir puan aldığını kaydetti.

Savunma yapan tüm sanıklar tutuksuz yargılanma ve beraat talebinde bulundu.

Duruşma sanık savunmalarıyla yarın devam edecek.

İddianamede, 2010 KPSS eğitim bilimleri, genel kültür ve genel yetenek alanlarındaki soruların sınavdan önce elde edilerek dağıtıldığının, jandarma kriminal, Emniyet Bilişim Uzmanlığı, TÜBİTAK raporları, şüpheli, şikayetçi ve tanık beyanlarına göre "kesin ve net" olduğu belirtiliyor
  Alıntı ile Cevapla
Alt 08-11-2016, 06:59   #420
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

ad
Abdulkadir Selvi


MenüTakip Et
CROPY
Sahte diplomanı al da gel

11.08.2016 Perşembe
HÜLYA Ören ile Ömer Ören, karı-koca. İkisi de İngilizce öğretmeni.
Hülya Ören (kızlık soyadı Alkan) Antalya Kumluca Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, eşi Ömer Ören ise Sosyal Bilimler Lisesi’nde görev yapıyor.

Ören ailesinin öğretmenliğe giriş tarihi 1998. Yani 18 yıllık iki öğretmenden söz ediyoruz.

Milli Eğitim Bakanlığı ile YÖK, Hülya ve Ömer Ören çiftiyle birlikte üç öğretmenin diplomasıyla ilgili çalışma yapıyor. Astana’daki eğitim müşavirliğimiz diplomalarla ilgili Kazakistan nezdindeki prosedürü takip ediyor.

Çıkan sonuç ilginç.

Merve Şengül’ün ise Al Farabi Kazak Üniversitesi’den 01.07.2011 tarihinde lisans diplomasını aldığı belirtiliyor.

KAZAKİSTAN: BİZDE DİPLOMA DÜZENLENMEDİ

Kazakistan Dünya Diller Üniversitesi, 03.03.2016 tarihli yazısında, üniversite arşivinde Hülya Ören adında diploma düzenlenmediği, diploma teslim defterinde kaydının ve öğrenciliğe kabul kararının olmadığını bildiriyor. Kazakistan Dünya Diller Üniversitesi, 03.03.2016 tarihli yazısında üniversite arşivinde Ömer Ören adında diploma düzenlenmediği, diploma teslim defterinde kaydının ve öğrenciliğe kabul kararının olmadığını bildiriyor.
Bunun üzerine Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü’ne Hülya ve Ömer Ören çiftinin kararnamelerinin iptali için yazı yazılıyor, dolandırıcılık fiilinden dolayı cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunuluyor. Ören çiftinin 1998 tarihinden bu yana aldıkları maaş, ek ders ve diğer ödemelerin tahsili için yasal süreci başlatıyor.

Ancak bu işi ilginç kılan noktalardan biri FETÖ soruşturmasının YÖK ve Milli Eğitim’deki bir ayağını da sahte diplomalar konusu oluşturuyor.
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5 Ağustos 2016 tarihinde FETÖ-PDY terör örgütü kapsamında gözaltına alınan Hüseyin Aktağ’ın durumunda olduğu gibi.

HÜSEYİN AKTAĞ’IN BELGELERİ DE SAHTE

Hüseyin Aktağ, 25.07.1998 tarihinde düzenlenen geçici mezuniyet belgesiyle Mersin Bozyazı Yunus Emre İmam Hatip Okulu’nda Türkçe öğretmenliği yapıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın başvurusu üzerine Gazi Üniversitesi tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı’na 1 Ağustos 2016 tarihli yazı ile Hüseyin Aktağ adına geçici mezuniyet belgesi düzenlenmediği bildiriliyor. Yani belge sahte. Hüseyin Aktağ sahte bir diploma ile 1998 yılından bu yana öğretmenlik yapıp, devletten maaş almış.

Milli Eğitim Bakanlığı 1997 yılından 2015 yılı dahil olmak üzere 123 lisans, 1 ön lisans ve 1 yüksek lisans olmak üzere toplam 127 sahte diploma tespit etmiş. Bu sadece Milli Eğitim Bakanlığı’nın tespiti. Diğer bakanlıklarda durum ne, bilinmiyor.

Sakarya Üniversitesi adına 23, Mustafa Kemal Üniversitesi adına 22, İnönü Üniversitesi adına 36, Anadolu Üniversitesi adına 23, Niğde Üniversitesi adına 8, Dicle Üniversitesi adına 1, Harran Üniversitesi adına 3, Çukurova Üniversitesi adına 9, Selçuk Üniversitesi adına 2, Ankara Üniversitesi adına1, Ege Üniversitesi adına1, Gazi Üniversitesi adına 2, Atatürk Üniversitesi adına 1, Ahi Evran Üniversitesi adına 1, Kazak Devlet Üniversitesi adına 2 sahte diploma düzenlenmiş. Ön Lisans olarak Tunceli Üniversitesi adına 1, yüksek lisansta ise Sakarya Üniversitesi adına bir diploma düzenlenmiş.
Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi adına sahte diploma düzenleyen Selda Öngörü ise hepsinden farklı bir yöntemi kullanmış. Ege Üniversitesi’nden mezun olan birisinin diplomasını almış, renkli fotokopi çektirmiş, isim bölümünü silip kendi adını yazmış. Ha bir de doğum tarihi, doğum yeri ve baba adı yerlerine kendi gerçek bilgilerini yazmış. Bu işi yapmış ama yazı karakterleri uymamış.

Bunlar buzdağının görünen kısmı, gerisinde ise çok daha büyük bir skandal yatıyor. Aramızda sahte diplomalı doktorlar ve hatta hâkimler dolaşıyor
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ÖSYM'den sınavlara yeni güvenlik tedbirleri aerol ÖSYM 2 01-20-2019 08:12
ÖSYM'den 'güvenlik' ilanı aerol ÖSYM 0 10-21-2010 12:52
ÖSYM'den sınavlara yeni güvenlik tedbirleri medihaber TIP Tercih Edecek Adaylar 0 10-05-2010 19:09
ÖSYM'den ÜDS'ye gireceklere uyarı aerol Genel Mesleki Konular 0 10-03-2010 13:30
Tumer'den ÖSYM ve tusdataya!! steTUSkop Tusdata 4 05-07-2010 16:34


Şu Anki Saat: 21:24


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com