www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > TUS (TIPTA UZMANLIK SINAVI) , Yan Dal Uzmanlık Sınavı (YDUS) ve USMLE PLATFORMU > TUS Dersaneleri > Tusdata

2861 (0 Kayıtlı Ve 2861 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-20-2016, 16:08   #361
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Dershanelerin “ÖSYM” kavgasıTUS’a hazırlık dershaneleri TUSDATA ve Tümer Eğitim Kurumları, 11-12 Nisan tarihlerinde yapılan TUS ve ÖSYM üzerinden sert bir polemiğe girdiSosyal Ağlarda Paylaş
Paylaş0PaylaşPaylaşPaylaş /
TUS’a hazırlık dershaneleri TUSDATA ve Tümer Eğitim Kurumları, 11-12 Nisan tarihlerinde yapılan TUS ve ÖSYM üzerinden sert bir polemiğe girdi
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) ve Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS), TUS’a hazırlık dershaneleri arasında tartışma çıkardı. TUSDATA Dershanesi adına Dr. Sami Selçukbiricik, kurumun internet sitesinde “ÖSYM’ye açık mektup” başlığıyla bir yazı kaleme aldı. Yazıda, ÖSYM sert dille eleştirildi. Aynı yazının aynı başlıkla fakat “TUS’a giren bir grup öğrenci adına Yasin Çelenk” imzasıyla Hürriyet gazetesinde de ilan olarak yayınlanması dikkat çekti. TUSDATA’nın açık mektubuna karşı, bir diğer TUS dershanesi olan Tümer Eğitim Kurumları da kendi internet sitesinde bir yazı yayınlayarak, “mazlum edebiyatı” yapıldığını ve ÖSYM’ye haksızlık edildiğini savundu.

Sorular müfredatla uyumsuz

TUSDATA’dan Dr. Sami Selçukbiricik tarafından yazılan, aynı zamanda Hürriyet gazetesinde bir grup öğrenci imzasıyla da yayınlanan “ÖSYM’ye açık mektup” isimli yazı, “Sayın ÖSYM yetkilileri, 11-12 Nisan tarihlerinde Tıpta Uzmanlık Sınavı’nı yaptınız. Bu sınava bu ülkenin hekimleri olarak bizler, pek çok önceliklerimizden vazgeçerek uzunca bir süredir gece gündüz çalışıp hazırlandık. Beklentilerimiz şuydu: İyi ölçen bir sınava gireceğiz ve daha iyi yapanlarımız kazanacak. Hiçbir hekim, sizden sağlıklı ve ölçücü bir sınav ile adaletli bir yerleştirmeden başka bir şey beklemedi” diye başladı.

Yazıda, soru dağılımlarının tıp fakültesi müfredatı ile belirgin derecede uyumsuz olduğu, bu durum devam ederse bundan sonrasında da hangi konulara çalışılması gerektiğinin belirsiz olacağı dile getirildi. Soruların pek çoğunun ya bir pratisyen hekimin yapamayacağı kadar uç ya da hiçbir zaman ihtiyacı olmayacak kadar anlamsız olduğu vurgulanırken, “Neyi ölçtüğünüzü zannediyorsunuz? Ya da şöyle soralım: Bu güç gösterisinin size bir faydası mı var? Elbette zor sorular da soracaksınız ama bu zor soru, ‘kazık, saçma ve uç soru’ ile aynı şey midir? Artık 20 yıl önce kullanımı bitmiş olan bir ilacı sormanın ne anlamı olabilir ki?” soruları yöneltildi.

TUS’ta en az 7 sorunun kesin olarak hatalı olduğunu savunan Dr. Sami Selçukbiricik, soruların sağlıklı bir kontrol sürecinden geçirilmediğini, hekimlerin “gelecekleriyle oynandığını” ileri sürdü. Selçukbiricik, soruları tıp fakültelerinin hazırlamasının ÖSYM’nin sorumluluğunu kaldırmadığını ifade etti.

“Başını kuma gömme” suçlaması

Pek çok hekimin sorulara itiraz ettiğini dile getiren Selçukbiricik, “Bu durum karşısında ne yapacaksınız? Daha önce yaptığınız gibi başınızı kuma gömüp hiçbir açıklama yapma ihtiyacı hissetmeden 1-2 göstermelik iptal duyurup devam mı edeceksiniz? Bu durum, sizce saygısızlık değil mi? Bu işleri düzgün yapmak için maaş almıyor musunuz? Ve düzgün yapmadığınızda, evinize götürdüğünüz ekmeğin temiz olmayacağını hiç düşündünüz mü?” dedi.

Selçukbiricik, bazı soruların göstermelik olarak iptal edilse bile bunun sonuçlara nasıl yansıtılacağının belli olmadığını belirterek şöyle devam etti:

“Herkesin bu soruları doğru mu sayılacak veya sınav hatalı sorular tamamen yok sayılıp ona göre mi değerlendirilecek ve en önemlisi biz bunu sonuç kağıdımızda kafamızda soru işareti kalmadan net bir şekilde görebilecek miyiz?

İtirazlara ve eleştirilere rağmen hiçbir şey yapmadığınızı, görmezden geldiğinizi, haklı bile olsak kimsenin size bir şey yapmaya gücünün yetmeyeceğini, nasıl olsa sorgulanamadığınızı ve güçlü olduğunuzu düşündüğünüzü varsayalım... Hem siz hem de kendi çocuğu girse pek çok soruyu o şekilde sormayı aklına bile getirmeyecek olanlar; muhataplarınızın beddua ve öfkelerinin altında vicdanen ezilmeye mahkum olacağınızı hatırlatmamıza gerek var mı?”

“Detaylı bir açıklama bekliyoruz”

Yazıda, ÖSYM’den beklentiler de sıralandı. Nisan 2009 TUS sorularındaki itirazları sağlıklı bir şekilde incelenip sonuçlandırılması, detaylı ve yazılı bir açıklama yapılması gerektiği belirtilirken, “Kafanızı kuma gömüp hiçbir açıklama yapmamanız artık mümkün değildir. Pek çok hekim arkadaşımız tarafından her türlü hukuki yolun sonuna kadar deneneceğini ve asla geri dönülmeyeceğini bilmelisiniz. Buna rağmen hiçbir doyurucu açıklama yapmadan sınav sonuçlarını açıklarsanız, bu hukuksuzluk olacaktır ve bulunduğunuz konumları derhal bırakmanız gerekir. Çünkü; işinizi, başkalarının haklarını da etkileyecek derecede kötü yapıyorsunuz demektir” denildi.

Ayrıca, bundan sonraki sınavlarda hem müfredata uygun dağılımlı hem de zorluk ve ölçücülük düzeyleri doğru ayarlanmış bir sınav için şimdiden plan yapılması gerektiği kaydedildi. Dr. Sami Selçukbiricik imzasıyla yayınlanan yazıda, “Bizler bu ülkede ÖSYM’nin varlığını güven ve garanti olarak görmek istiyoruz. Çünkü bunun için varsınız. Ülkemiz ve hekimlerimiz adına; gerektiği gibi, ciddi, bilimsel, adaletli, sorumluluk sahibi ve şeffaf davranmanızı bekliyoruz. Çünkü bunu hak ediyoruz… Sizce?” görüşlerine yer verildi.

Tümer, ÖSYM’yi savundu

TUSDATA adına Dr. Selçukbiricik tarafından hazırlanan yazıya, Tümer Eğitim Kurumları tarafından bir cevap yazısı yazıldı. ÖSYM’nin Türkiye’nin alanındaki en güvenilir kurumu olduğu vurgulanan yazıda, ÖSYM’nin hangi ilacın günümüzde kullanıldığını takip eden, hangi tıp sorusunun çok zor ya da hangisinin kolay olduğuna tek başına karar veren bir mercii olmadığına dikkat çekildi.

Sınavın resmi sorumlusu olan ÖSYM’nin bu sorumluluğunu umursamaz bir görüntü çizmediği dile getirilen yazıda, “Elbette ki sınava hazırlanan her hekim, daha kaliteli, daha ölçücü, daha güvenilir, tartışmaya mahal vermeyen, çok uç ya da anlamsız olmayan, güncel ve eğitim müfredatlarıyla paralel sorulardan oluşan bir sınavı bekler, talep eder ve en önemlisi tartışılmaz emeğinin karşılığında bunu hak eder. Biz de, Tümer Eğitim Kurumları olarak 12 yıldır aynı temenni, talep ve beklentilerimizi yasal çerçevede tüm ilgililerle paylaşmaya devam ettik ve etmeye de devam etmekteyiz. Daha ölçücü, daha sağlıklı, daha özenli ve daha az tartışmalı sınavlar için çaba gösterilmesi gerektiğini, konuyla ilgili herkes de dile getirmeye devam etmektedir. Sadece Türkiye’de değil başka gelişmiş birçok ülkede de benzerleri gerçekleştirilen uzmanlık sınavları bulunmaktadır ve hemen hepsinde de benzer birçok problem yaşanmaktadır. Konunun tıp bilimi gibi derya deniz bir bilim olmasından tutun da her gün değişen literatür bilgilerine kadar birçok husus bu durumu doğal olarak daha da zorlaştırmaktadır” denildi.

Düzeltilmesi gereken daha acil sorunlar var

Tümer Eğitim Kurumları tarafından hazırlanan yazıda şunlar kaydedildi:

“TUS ve sonrası uygulamalar ile ilgili tartışılması gereken o kadar çok husus vardır ki, hatalı olduğu düşünülen birkaç soru, onca problemin yanında belki de en son düzeltilmesi beklenen konudur.

Öyle ki sınavın sadece Ankara’da yapılması ve tüm Türkiye’den yaklaşık 14 bin hekimin hafta sonu mecburen Ankara’ya gelmek zorunda olması, yabancı dil sınavından geçme zorunluluğu, KPDS veya ÜDS’den başarılı olsanız bile bu sınava yine de girme zorunluluğunun olması, sadece 200 adet soru ile 6 yıllık tıp eğitiminin sorgulanması, 14 tercihten fazla kadro tercih edilememesi ve bunun bile üniversite ve Sağlık Bakanlığı kadroları diye ikiye ayrılıp birinden en fazla 8 tercih yapılabilmesi, sınav sonrası hem puanların hem de yerleştirmelerin çok geç açıklanması, ihtisas sürelerindeki paralelsizlik, yılda 2 kez yapılan sınavın tarihleri arasındaki sürenin uyumsuzluğu ve daha birçok benzerleri gibi düzenlenmesi ve yenilenmesi gereken onlarca konu, sorunlar masasında sıralarının gelmelerini beklemektedirler.

Yükseköğretim Kurulunu, Sağlık Bakanlığını, Tıpta Uzmanlık Kurulunu hatta Türk Tabipler Birliğini bile ilgilendiren, TUS’a yönelik her türlü eleştiri için, sadece ÖSYM’yi sorumlu tutmak da işte ancak bu kadar adilane olacaktır.

Bugün kamuoyunda yaratılmış olan durum ise maalesef ki vahim bir haldedir. Sınava katılan adayların dışında hiç kimsenin haddi, hakkı ve yasal dayanağı olmamasına rağmen; bazı kendini bilmez kimselerin iddia ettiği gibi ortada bir saygısızlık-sorumsuzluk-hukuksuzluk ya da görevi ihmal durumu varsa bile bunu çözümleyecek olan kanunlardır, yasalardır ve hukuksal düzenlemelerdir. Her türlü olası benzer durumda tüm hukuk yolları açıktır. Özel ve genel tüm talep ve itiraz dilekçeleri de bilindiği gibi zaten yetkililerce değerlendirilmektedir.”

“Düzeysiz çığırtkanlara ihtiyaç yok”

Açıklamada, “mazlum edebiyatını” kullanarak yerleşip ve bundan “nemalanmaya çalışıldığı”, hiç tanımadıkları insanların dürüstlüklerinin ve ekmeklerinin helal ya da haram olmasını bile internet sitelerinde kaleme almaya kadar fütursuzca suçlamalar yapıldığı, “beddualar” ve “vicdanen ezilmeler” gibi kelimelerle zaten bu konuda hassas olan hekimlerin provoke edilmeye çalışıldığı belirtildi. Yazıda, bir eğitim kurumu olarak ÖSYM ve çalışanlarının tehdit edilmesini kınadıkları dile getirilirken, şunlar ifade edildi:

“Asla unutulmamalıdır ki Türkiye’deki tüm hekimler, yaşadıkları sıkıntılarını, uğradıkları haksızlıkları, beklentilerini, taleplerini, temennilerini, dilek ve şikâyetlerini dile getirebilecek ve haklarının takipçisi olacak kadar olgun, donanımlı ve yüksek zekâya sahip bireylerdir. Atamızın ‘Beni Türk Hekimlerine Emanet Ediniz’ sözündeki samimiyet dolu gerçeklik hâlâ geçerliliğini korumaktadır. Türk hekimlerinin eskiden olduğu gibi bugün de düzeysiz, hadsiz ve kendini bilmez söylemlerle çığırtkanlık yapan ve kendi kendini ‘hak arayıcı baş’ ilan eden kimliklere, çok şükür ki, henüz ihtiyacı yoktur!

http://www.medimagazin.com.tr/medima...-429-7439.html


Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM'nin kamuoyuna özür veya kanıt sunma borcu var

ÖSYM BAŞKANLIĞI kanıta dayanmayan soruları gibi kanıta dayanmayan muğlak açık olmayan, her anlama gelebilen ağır suçlamalarla herkesi töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmış ve doğru düzgün bir açıklama yapmayı bile becerememiştir. ÖSYM ağır ithamlarını ya belgelendirmeli yada hak arayan masum kişileri hedef gösterdiği için özür dilemelidir
ÖSYM'nin kamuoyuna özür veya kanıt sunma borcu var



BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.

Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Drasc ÖSYM başkanına meydan okuyor








kendisi daha tecrübeli ikili görüşmeler daha etkili







Kritik kulis boyutu



Nokta atış








drasc merkezde olan herşeyi biliyor



















BbbÖSYM, YDUS sınavına giren yaklaşık 3 bin doktorun sınav sonuçlarını duyurmasına rağmen, dava açıldığı için sınava giren 174 genel cerrahın sonuçlarını 1.5 aydır açıklamıyor.

İLKER AKGÜNGÖR

ÖSYM, yaklaşık 3 bin doktorun katıldığı Tıpta Yan Dal Uzmanlık Sınavı’nda (YDUS) sınava giren tüm doktorların sonuçlarını sitesinde yayınlarken, dava açıldığı gerekçesiyle 174 genel cerrahın sınav sonuçlarını 1.5 aydır açıklamıyor. 14 Aralık 2014’te yapılan YDUS’un sonuçları 8 Ocak 2015’te açıklandı. Yerleştirme sonuçları ise 10 Şubat’ta ÖSYM’nin internet sitesinde yayınlandı. Ancak sınavda hatalı soru sorulduğuna dair bir cerrahın açtığı dava yüzünden sınava giren tüm cerrahlar hala mahkeme sonucunu bekliyor. İnternet forumlarında ise bir çok cerrah tepkisini, “Bu cerrahlar size ne yaptı arkadaş” diyerek gösteriyor.

“Baskı yüzünden davadan vazgeçtim”
Davayı açan Op. Dr. Cemil Binarbaşı ise şöyle konuşuyor: “13 sorunun hatalı olduğunu düşündüğüm için dava açtım. Sonuçlar açıklanmayınca ÖSYM’yi arayan cerrahlara davayı açan kişinin yani benim bu durumdan sorumlu olduğumu söylemişler. Sınava giren cerrah meslektaşlarım o kadar yoğun baskı yaptı ki önceki gün mahkemeye dilekçe vererek davadan vazgeçmek zorunda kaldım. Bu kez de diğer bir grup cerrah ‘umudumuz bu davaydı niye geri çektin’ diye üzerime geliyor. Sanki ÖSYM Başkanı benim ve kararları ben veriyormuşum gibi davranılıyor. Ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranamadım. YGS’ye dava açılırsa 2 milyon kişinin de sınav sonuçlarını açıklamayacaklar mı çok merak ediyorum.”


Dr.Cemil Binarbaşı, 10 eylül günü TUS'a (Tıpta Uzmanlık Sınavı) girmiş. «Doktorum diyorum, ama ne bir diplomam var, ne bir iş imkânım» dediğine göre, önce bu sınavdan geçmesi gerekiyor. Sorulan suallerden üçüne itiraz etmiş. Bir cevap alamamış. Şikâyetini ÖSYM'ye de bildirmiş.
Şikâyeti 35., 51. ve 71. suallerden. Başvurusunun bir suretini de bana göndermiş. Okusanız, benim gibi siz de bir şey anlamayacaksınız. (Zaten buna yetecek yerim de yok.)
Buna rağmen ben okudum.
Doğru cevaplar hakkında, yayın (kitap, dergi) adları ve adresleri de vermiş mektubunda. 51'inci sual hakkında mesela, beş ayrı kaynak bildirmiş, ayrıntılarıyla.
Cevap alamamaktan korkuyor. Bana yazmasının sebebi de bu. Dilerim bu köşenin ona bir faydası dokunur
http://m.radikal.com.tr/yazarlar/hak...saldiri-792336


Gayetvdogal böyle ilişkiler varsa .... bile yapar

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Lise Mezuniyet Gecesi | ASFA Eğitim Kurumları (Asfa Koleji)
www.asfaferda.k12.tr › lise-mezuniyet-g...
İngilizce öğretmeni R.Gülay ÜNAL'ın sunuculuğunu yaptığı geceye Kurucu temsilcimiz sayın Yasin Çelenk ve genel müdürümüz sqayın ...
Sincan Belediyesi Ziyareti | ASFA Eğitim Kurumları (Asfa Koleji)
www.asfaferda.k12.tr › sincan-belediyesi...
Asfa Ankara Ferda Koleji Kurucu Temsilcisi Yasin ÇELENK, eğitime, kültüre ve sanata her zaman destek veren Belediye Başkanı ...
Bosna Hersek ile Kardeşlik köprüsü | ASFA Eğitim Kurumları (Asfa Koleji)
www.asfaferda.k12.tr › bosna-hersek-ile-...
BOSNA-HERSEK ile KARDEŞLİK KÖPRÜSÜ KURDUK. Asfa Ankara Ferda Koleji Kurucu Temsilcisi Yasin ÇELENK ve Asfa Ankara ...
İlk Yardımda Bir İlk | ASFA Eğitim Kurumları (Asfa Koleji)
www.asfaferda.k12.tr › ilk-yardimda-bir-...
Yasin ÇELENK, 'Eğitim kurumu olarak insana ve insan hayatına büyük önem veriyoruz. Bu nedenle, ana işi insan olan eğitimcilerin ve ...
İlk Veli Toplantısı Yapıldı > Seha Eğitim Kurumları – Seha Koleji
www.sehakoleji.com › ilk-veli-toplantisi-...
1 Ekim 2011 Cumartesi günü okul konferans salonunda başlayan programda, ilk olarak Kurucu Temsilcimiz Yasin ÇELENK bir konuşma ...
Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın... - Asfa Ankara Ferda Koleji | Facebook
https://tr-tr.facebook.com › photos
Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın desteklediği “Gençlik Edeple Güzel” İlla Edep projemiz kapsamında Yasin ÇELENK beyin ...
Asfa Eğitim Kurumları | Facebook
https://m.facebook.com › AsfaKoleji
Asfa Asfa Asfa. Yasin Celenk. · 24 Şubat 2015 . İsmine sadık EN TEMİZ Nesil yetiştiren kurumu tebrik ediyorum. Erkan Bayraktar.
kulüpler arası genç erkekler bilek güreşi türkiye ... - Asfa Gençlik ve Spor Kulübü
www.asfagenclik.com › kulupler-arasi-ge...
... ERDOĞAN'dan aldı, İkincilik Kupasını Yalova Refleks Spor Kulübü Asfa Gençlik Spor Kulübü Koordinatörü Yasin ÇELENK'ten alırken, ...
Yasin Çelenk / Works
www.yasincelenk.com
Web-Mobile UI/UX Design, Mobile App UI/UX Design, Graphic Design, Brand ID, Magazine Design, Catalog Design.
Yasin Çelenk | LinkedIn
https://tr.linkedin.com › yasincelenk
Türkiye - Senior Graphic Designer
Yasin Çelenk adlı kullanıcının LinkedIn'deki profesyonel profilini görüntüleyin. LinkedIn, Yasin Çelenk gibi profesyonellere, tavsiye
Asfa Ferda Koleji yabancı ülkelerden gelen misafirlerini ağırladı
www.baskentlilerhaber.com › asfa-ferda-...
27 Mar 2012 - Ziyarette, Özel Asfa Ferda Koleji Kurucu Temsilcisi Yasin ÇELENK, Genel Müdürü Mesut DOĞAN, Okul Müdürü Şükrü ...
Gönüllü Özel Okullar Asfa Ferda da buluştu
docplayer.biz.tr › 2570799-Gonullu-ozel...
ASFA BÜLTEN ASFA ANKARA FERDA KOLEJİ adına Sahibi: Yasin ÇELENK (Kurucu Temsilcisi) Sorumlu Yazıişleri Müdürü ...
şok, şok, şok, tusdata kurucusuna paralel yapı ihracı - Sayfa 2 ...
stetuskop.com › showthread
1 Ara 2016 - 'Öğretmenler için İnovasyon Programı' Asfa Ferda Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Uzman ... sunumlar ve etkinlikler: Kurucu Temsilcisimiz Yasin ÇELENK yapmış olduğu konuşmada, ...
Ankara Asfa (Asfa)
www.oncespor.com › spor-merkezleri
3 Mar 2015 - Ankara Asfa Gençlik ve Spor Kulübü Zinde Gençlik Spor ve .... Yasin ÇELENK beyin koordinatörlüğünde Asfa Ankara ...
Asfa Ankara Ferda KOLEJİ - Временска линија | Фејсбук - ...
m.facebook.com › ... › Школа
Корисник Asfa Ankara Ferda KOLEJİ је додао 96 нових фотографија у албум: " Gülümseme Haftası Sergisi" . .... Gül Han, Sait Ali, Yasin Celenk и још 29 особа кажу да им се ово свиђа. 2 shares ...
“si...

FerdaKoleji.com WHOIS, DNS, & Domain Info - DomainTools
whois.domaintools.com › ferdakoleji
Website Title, ASFA Eğitim Kurumları (Asfa Koleji) Çeyrek asırı geçen tecrübe… ... Admin Name: YASIN CELENK
Galeriler - Of Belediyesi

... Bayramının 93. Y

Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı hakkında müthiş bir iddia ortaya atıldı.

Samsun Haber - 2017-01-23 10:10:33

Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Haber - Daha önce Paralel yapı mensubu olduğunu deşifre ettiğimiz ve halen tutuklu bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı’nın Tıp Fakültesi’nde okuyan cemaat mensubu öğrencilere sınav sorularını vererek ders çalışmadan sınıf geçmelerini sağladığı iddia ediliyor.

İddiaya göre, Faruk Bağırıcı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi dekanı Prof. Dr. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yaptığı 2008 yılından 2014 yılına kadar yaklaşık 1200 civarında tıp fakültesi öğrencisini sınav sorularını vererek mezun etti.

17/25 Aralık sürecinden sonra da aktif olarak Paralel Yapı için çalışan Tıp Fakültesi çalışanlarını Ufuk- Sağlık Sen’e üye yapmak için üniversitenin resmi internet sitesini ve resmi e-posta adresinden mesajlar gönderen Faruk Bağırıcı, Mart 2014’te yapılan genel seçimlerde bütün Personeli Dekanlığın gücünü kullanarak AK Parti’ye oy vermemeleri için tehdit eden bir isim olarak öne çıkmıştı.

SAĞLIĞIMIZ KİMLERE EMANET

Bilindiği gibi Faruk Bağırıcı, 2008 yılından itibaren Ondokuz Mayıs Tıp Fakültesi Dekanı A. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yapmıştı.

Ocak 2010 yılında bir süre Turgut Özal Üniversitesi’nde görev yapan Bağırıcı, Mart 2011 yılında tekrar OMÜ’ye döndükten sonra Tıp Fakültesi Dekanı Haydar Şahinoğlu tarafından yeniden dekan yardımcısı olarak görevlendirilmişti.

Faruk Bağırıcı’nın sınav soruları vererek dersleri geçmelerini sağladığı öğrenciler şimdi Türkiye’nin muhtelif yerlerinde doktor olarak görev yapıyor ve vatandaşların sağlıkları bunlara emanet ediliyor.

Hiçbir dersten kalmadan tıp fakültesini tam zamanında bitirerek diploma alan Cemaat mensubu öğrencilerin hiç ders çalışmamalarına rağmen derslerini ve sınıflarını geçerek mezun olmaları, derslerini sıkı takip edip sabahtan akşama hatta gece yarılarına kadar ders çalışmalarına rağmen başarılı olamayan öğrencilerin dikkatlerini çekmişti.

Aynı durumun OMÜ’nün başka üniversitelerin başka başka bölümlerinde de tekerrür etmiş olmasından tereddüt ediliyor

Konu Kayıtsız Üye tarafından (02-02-2017 Saat 21:33 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla

     

Alt 03-20-2016, 18:44   #362
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde, sahte evraklarla başkasının yerine sınava girmeye hazırlanan şahıs yakalandı. Geçen hafta düzenlenen YGS'de bir başkasının yerine sınava girdiği belirlenen ve polis tarafından gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Y.I. isimli şahıs, polisin takibi sonucu sahte evraklarla Açık Öğretim Sınavı'na girmeye hazırlanırken yakalandı. Olayda ismine sahte evrak düzenlenen şahıs da gözaltına alındı. Zanlılar emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı.

Siverek'te yapılan sınavlarda kopya çekildiği iddiaları üzerine ilçede yapılan sınavlar uzun süre iptal edilmiş, STK temsilcileri ile siyasiler tarafından yıllarca verilen çabalar sonrasında sınavların yapılması sağlanmıştı.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-22-2016, 21:41   #363
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

'Soruları almış olsaydım, eşime de verir, birlikte atanırdık'

2011 KPSS'de 89 puan aldığını istemesi durumunda bir kamu kuruluşuna atanabileceğini belirten Avan, "Soruları önceden almış olsaydım, eşime de verir, birlikte atanırdık. Hiçbir şahısla irtibatım yoktur. Sınava tek başıma girdim ve çalıştım. Her hangi bir kursa gitmedim. Bir kursa da gitme ihtiyacım yoktur" ifadesini kullandı.

22 Mart 2016 20:11

KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin 54'ü tutuklu 230 kişi hakkında "Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kurucusu, yöneticisi ve üyesi olmak, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından açılan davanın duruşmasının ikinci gün oturumu sona erdi.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada savunmasını yapan sanık Yaşar Karademir, iddianamedeki suçlamaları kabul etmediğini, KPSS'deki başarılarının kendi çabası sonucu olduğunu savundu.

Karademir'in, "2010 yılında KPSS'ye deneyimli bir öğretmen olarak girdim. 2009'da 100 net, 2010'daki sınavda ise 19 net daha fazla yapmışım. Sürekli bir artış var" demesi üzerine Mahkeme Başkanı Musa Yeşil, "Tekrar sınavında netin düşmüş" hatırlatmasında bulundu.

Bunun üzerine Karademir, "Tekrarlanan sınav esnasında İzmir'deydim. İstanbul'a gittim o gece, motivasyonum düştü. O yüzden 78 net yaptım" şeklinde karşılık verdi.

Matematik öğretmeni olduğunu bildiren Karademir, sınavdaki soruların yarısını işlemsiz yapabileceğini ileri sürdü.

Karademir, "MASAK Raporunda, bazı kişilerle para alışverişim var. Bu da arkadaşlarımız arasında yaptığımız gün parası. Bu para alışverişi, yardım, himmet ya da haksız bir kazanç yapmak için değildir. Sınavda 100 net üzeri yapanlarla HTS kaydım mevcut. Bu sınavla ilgili hiç kimseden soru almadım, vermedim. Telefon görüşmelerimde de suç olabilecek hiçbir görüşme olmamıştır. Hiçbir terör örgütü üyesi olmadığım gibi bir sempatim de yoktur. Aynı örgüte mensup olduğum iddia edilen 53 kişiyi daha önce tanımıyorum" ifadesini kullandı.

Sanık Fırat Gazioğlu da kimya öğretmeni olduğunu, 2009'da yapılan KPSS sonucu Kocaeli de bir okulda sözleşmeli öğretmen olarak göreve başladığın söyledi.

Gazioğlu, "2010 da girdiğim sınavda da aynı okula kadrolu olarak atandım. Değişen bir şey yok, sözleşmeli öğretmendim, kadrolu oldum. Maaş, özlük hakkım 2009'daki gibi olacaktı. KPSS sınavı 2010 da kopya şüphesi ile iptal edildi. Tekrar sınavında da 100 yaptım. Üç defa üst üste girdiğim sınavda başarılı oldum. Başarılı olduğumu zaten ispatladım. Kopya durumu söz konusu değil. İptal edilen sınavdaki başarım o döneme ait değil sadece. Tutuklandıktan sonra da üniversite sınavına girdim. Bunda da başarılı oldum, gazetecilik bölümünü kazandım. Sayısal mezunu olduğum halde 2015'te girdiğim üniversite sınavında sözel bölümde başarılı oldum. Hayatın doğal akışına aykırı ise bu olmamalı." dedi.

İddianamedeki HTS kayıtlarına da değinen Gazioğlu, bunlardan birinin eşi, diğerlerinin arkadaşları olduğunu, bunun da hayatın doğal akışına uygun olduğunu savundu.

Gazioğlu, "MASAK Raporunda üç kişiye para göndermişim. Evet gönderdim. Marmara Adasında tarla ekiyorduk. Bunun için borç aldım, borç ödedim." diye konuştu.

Atanmadan önce kamuda sözleşmeli öğretmen olduğunu belirten Gazioğlu, KPSS ile olmasa da kararname ile zaten öğretmen olarak atanacağını söyledi.

Sanık Ferruh Kaynak da 1996'da girdiği üniversite sınavında Marmara Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği bölümüne birinci olarak girdiğini, mezun olduktan sonra da bazı özel okullarda öğretmenlik yaptığını vurguladı.

Kaynak, "Çalıştığım özel okuldan istifa ederek 2010 KPSS sınavına hazırlandım. Daha fazla çalıştım ve sonuçta iyi bir puan aldım. Tekrar ikinci sınava girdim, sınavda iyi bir konsantrasyon yakalayamadım. Eşim kanser tedavisi gördüğü için. Ama başarılı bir sonuç elde ederek İstanbul'da çalıştığım bu ilçeye atandım. Başarı, kendi çalışmalarımla olmuştur. Özel sektörde KPSS sınavına girmeler fazladır. Memur olmadan önce çalıştığım okulda, birçok siyasetçinin, ünlünün çocuklarının dersine girdim. Telefon görüşmelerim mesleki ilişkiler içinde hayatın doğal akışına uygundur. Suçlamaları kabul etmiyorum." ifadelerini kullandı.

MASAK Raporundaki sınava girmemiş üç kişi ile para trafiğinin görüldüğünü belirten Kaynak, "Bunlar birisi aynı okulda öğretmen. Diğeri yıl sonu yaptığımız yıllığa ait olan matbaa ödemesi ile ilgili. Diğeri de kişisel eğitim semineri veren bir kişi ile borç alışverişi." dedi.

-"Sonuçlar başarımın sonucudur"

Sanık Bünyamin Bülbül ise 2010'dan önce de KPSS sınavına girdiğini, bunlarda da başarılar elde ettiğini ileri sürdü.

Bülbül, "2010'daki başarım diğer yıllarda gösterdiğim başarının devamdır. Eş, akraba, baz ve HTS birlikteliği yoktur. Tarafıma yöneltilen suçlamaları kabul etmiyorum. Terör örgütü üyesi değilim ve hiçbir faaliyetine katılmadım" diye konuştu.

Genel Yetenek ve Genel Kültür sorularının tamamını çözdüğünü anlatan Bülbül, "Sonuçlar başarımın sonucudur. Dershaneye gitmeden iki defa üniversite sınavını kazandım. Önceden yaptığım şeyi 2010'da da yaparak başarımı gösterdim. 2011'de de girdiğim sınavda da başarılı oldum. 2005 yılında fen bilgisi öğretmenliğinden mezun oldum. Yan dal olarak matematiği seçtim" ifadesini kullandı.

Mahkeme heyetine, bazı matematik sorularının nasıl çözdüğünü anlatan Bülbül, şöyle konuştu:

"Girdiğim tekrar sınavından 85 aldım. Sınavdan önce trafik kazası geçirmiştim. Bu sırada bize yardım eden tanker şoförünün arzu edilirse tanık olarak dinlenmesini talep ediyorum. Bandırma'da özel okullarda çalıştım, hiçbir kanunsuz işim olmadı. MASAK Raporunda, bir kişiden 21 bin lira para aldığımdan bahsediliyor. 21 bin lira değil, 7 bin lira borç aldım. Bu borcu ailem inşaat yaptırdığı için aldım. Parça parça ödedim. Sınavla ilgisi yoktur. Kanuna aykırı hiçbir işlemim yoktur. HTS kayıtlarındaki kişilerle yaptığım görüşmeler sınavla ilgili değildir."

- "Soruları önceden almış olsaydım, eşime de verir, birlikte atanırdık"

Sanık Mustafa Avan da 2010 KPSS sorularını sınavdan önce gördüğü iddialarının doğru olmadığını ileri sürdü.

Avan, "Benim sınavdan önce soruları gördüğüm iddia edilmekte. Ne 2010 ne de başka bir sınavla atanmadım, devlet memuru değilim, HTS incelemesinde üç kişi ile telefon görüşmem olması şüpheli yapmıştır. Birkaç şahıs ile aynı baz istasyonundan sinyal aldığım ifade ediliyor. Telefon irtibatım olmayan kişilerle neden aynı yerden sinyal aldığımı bilmiyorum? Bunlarla bir araya gelmedim. MASAK Raporunda, 24 bin lira para gönderdiğim belirtiliyor. Bu çalıştığım muhasebecidir. Bu da maaş fazlalığıdır, yanlışlıkla olmuştur ve geri gönderdim" diye konuştu.

2011 KPSS'de 89 puan aldığını istemesi durumunda bir kamu kuruluşuna atanabileceğini belirten Avan, "Soruları önceden almış olsaydım, eşime de verir, birlikte atanırdık. Hiçbir şahısla irtibatım yoktur. Sınava tek başıma girdim ve çalıştım. Her hangi bir kursa gitmedim. Bir kursa da gitme ihtiyacım yoktur" ifadesini kullandı.

Sanıklardan Hayrettin Tepe, fizik bölümü mezunu olduğunu bildirdi. İddianamede, çalıştığı bazı yerlerin, başka soruşturmalarda şüpheli olduğunun aktarıldığını ifade eden Tepe, "Fizik mezunu olarak atanmakta zorluk çekiyordum. Buraların her biri ben çalışırken popüler eğitim kurumlarındandı" dedi.

Matematik bilirkişisinin kendisi hakkında verdiği raporun çelişkili olduğunu savunan Tepe, kitapçıktaki bazı soruları nasıl çözdüğünü anlattı.

Tekrar edilen sınava iş yoğunluğundan katılamadığını ileri süren Tepe, MASAK Raporunda iki kişiye para transferi yaptığı bilgisine ilişkin, "Bunlar, sınavla uzaktan yakından alakası olmayan kişiler. Birisi sigorta poliçesiyle ilgiliydi. Diğeri çok yakın arkadaşımdı" diye konuştu.

Tepe, ailesinin mağdur olduğunu anlatarak, tahliye talebinde bulundu.

Sanık Kemal Çelebi, matematik mezunu olduğunu ve hiçbir iddiayı kabul etmediğini bildirerek, şunları söyledi:

"Başarılarım, düzenli ve sıkı çalışmanın sonucudur. Delilsiz iddialarla suçlanıyorum. KPSS'ye 2008'de kendimi denemek için girdim. 2009-2010 arasında, yoğun çalıştığım dönemde, binlerce soru çözdüm. Kesinlikle kimseden soru almadım. Onları ilk kez sınavda gördüm. Hiçbir örgüte üye değilim. 10 aydır tutukluyum. Her şeye rağmen yargıya güveniyorum."

Sanık Salih Kaya da sınav sorularını daha önce ne birinden aldığını ne birine verdiğini söyledi. Hacettepe Üniversitesi Matematik Öğretmenliği bölümü mezunu olduğunu aktaran Kaya, "Gittiğim Şırnak'ta bir yıl boyunca kendimi ALES ve KPSS hazırlığına verdim. ALES'ten 94, KPSS'den 93 alarak, başarılı oldum. ALES'te Türkiye'de ilk bine girdim. İki ay sonra KPSS'nin iptal edildiğini öğrendim. Sınava 15 gün kala, tekrarlanacak sınava Ankara'da gireceğimi öğrendim. Psikolojik destek aldım."

Bilirkişinin, soru kitapçığındaki karalamalara bakarak, bazı yanıtlara ilişkin, "hem doğru, hem yanlış, hem de boş" şıkka giden yol izlediği yönünde rapor verdiğini iddia eden Kaya, "Bilirkişi hem doğru, hem yanlış, hem de boş diyor... Ben nasıl 11 ay tutuklu kaldıysam, bilirkişinin de aynı işlemlere tabi tutulmasını istiyorum. Bilirkişi çok haksızlık etmiş, savcı da bunları görmemiş. Hiçbir suç işlemedim. Vatanını ve milletini seven, bunun için çalışan biriyim. Suçlamaları kabul etmiyorum" şeklinde konuştu.

Sağlık problemleri olduğunu anlatan Kaya, bu sırada ağladı.

Sanık İbrahim Filiz de suçlamaları kabul etmediğini söyledi ve şunları kaydetti:

"Bu soruşturmada şüpheli duruma düşmemin ilk ve en önemli sebebi, KPSS eğitim bilimleri sınavında 100'ün üzerinde net yapmamdır. 2009'da eğitim bilimlerinde 91 net yaptım. Savcı, bir yıl önce 91 net yaptığımdan, bir sonraki sene 100'ün üzerinde net yapabileceğimi değerlendirmeliydi. Matematik bölümü mezunuyum. Yüksek lisans yapıyorum. 11 yıl matematik öğretmenliği yaptım. Çalıştırdığım öğrenciler madalya aldı. TÜBİTAK ve bakanlıktan aldığım teşekkürler var. 30 sorunun 29'unu karalamayla çözmüşüm. Savcının bir soruda beni şüpheli yapması dolayısıyla 11 aydır tutukluyum."

İptal edilen ve tekrarlanan sınavdaki koşulların aynı olmadığını, başarı değerlendirilirken buna dikkat edilmesi gerektiğini anlatan Filiz, birinci sınava Ankara'da, ikinci sınava İstanbul'da girdiğini, ikinci sınava girişinde adli soruşturmanın başladığını, suç işlemediğini ispat etmek üzere sınava girdiğini ifade etti. Ankara'dan İstanbul'a gece yolculuğu yaptıktan sonra sabah sınava girdiğini söyleyen Filiz, kahvaltı yapamadığından sınavda şeker krizine tutulduğunu ve salondan çıktığını aktardı.

Aynı kurumda çalıştığı iki öğretmen arkadaşına EFT ile 590 lira gönderdiğini bildiren Filiz, "Bunlar himmet parası değil." dedi.

"Bine yakın öğrenci yetiştirdim. Öğrencilerin hiçbirisi bırakın terör örgütünü, hiçbir adli olaya bulaşmamıştır." ifadelerini kullanan Filiz, görev yaptığı 2011 öncesinde çalıştığı okulların terör örgütüne bağlı olduğuna ilişkin hiçbir haber çıkmadığını, kendisinin de buna tanıklık etmediğini kaydetti.

- "Doğru yanlış demeden salladım"

Tutuklu sanık Mevlüt Akgün, Fırat Üniversitesi Elektrik Öğretmenliği mezunu olduğunu, branşından öğretmen alımının az olduğunu, ataması yapılıncaya kadar çeşitli işlerde çalıştığını belirtti.

Kendini sınamak için zaman zaman KPSS'ye girdiğini belirten Akgün, şöyle devam etti:

"2010'da sınava girdim, kendimi tatmin amaçlı, zaten alım yok. Eşim de girdi bu sınava, birlikte çalıştık. Bol soru çözdük, test teknikleri çalıştık. Evimizi bir kütüphaneye çevirdik. Birlikte yüksek aldık. Ancak 2 ay sonra sınav iptal oldu. İlk sınavda yüksek aldım. Bu arada çocuğumuzu kaybettik. Ciddi mağduriyet yaşadık, moralimiz bozuldu. İkinci sınava girmeme kararı aldık. Sınav yeri olarak da İstanbul çıktı, gittik. Hanım bu sırada hamile kaldı, nöbeti unuttu. Sınavdan erken çıktım, doğru yanlış demeden salladım. Bundan dolayı da düşük aldım. Sınavla ilgili soru almadım, vermedim. Hiç bir örgüte de de üye değilim. HTS kayıtlarında da sadece eşim var, bahsi geçen kişilerle yok."

Tutuklu sanıklardan Muhammed Fuat Sural, soruşturma kapsamında arandığını öğrendiğinde Erzurum'da bulunduğunu, teslim olduktan sonra tutuklandığını kaydetti.

Hakkındaki iddiaların gerçek olmadığını savunan Sural, "Bilirkişi kendi içinde çelişkiler göstermekte. 2009 ve 2010 KPSS puanımı kıyaslanmış ve dış etkenlere bağlanmıştır. ALES puanlarım gözardı edilmiştir. 2010'daki başarım doğal ve beklenen bir başarıdır. İptal edilen sınava giremedim, özel bir dershanede çalışıyordum. Hafta sonu ders programı yoğundu. Fizik bölümü mezunu olduğum için de atanmak zordu. Çalıştığım dershaneden işten çıkmayı göze alarak sınava giremedim. Moralim de bozuktu, yüksek puan alma umudum yoktu" ifadesini kullandı.

Sural, üniversiteden arkadaşları ile HTS kayıtlarının olmasının da normal olduğunu söyledi.

Sanık Emrullah Afşin Ulus da ifadesinde, ilahiyat mezunu olduğunu, başvuruda bulunduğu bir okulun kabul etmesi üzerine ücretli öğretmenliğe başladığın anlattı.

Derslerden arta kalan zamanda KPSS'ye hazırlandığını ve başarılı olduğunu kaydeden Ulus, "Ancak sınav iptal edildi. Tekrar ders çalıştım. Sınav yerim İstanbul çıktı. Sınava giderken yolda sıkıntı çektim, yediğim yemekten rahatsız oldum, uykusuz kaldım. Sınav yerini zor buldum. Sınav sonucunda oynama oldu. Puanımla öğretmenliğe atandım. Bu doğal bir durumdur. Kendi başarımla yaptım" diye konuştu.

HTS kayıtlarının ilgisiz telefon görüşmelerinden kaynaklandığını ileri süren Ulus, "Telefonumda cevapsız çağrılar vardı. Geri döndüğümde yanlış kişi olarak arandığımı öğrendim. Kimse ile ilişkim yok dedi. Şuculukla buculukla işim yok. Suçsuzum, tahliyemi istiyorum" dedi.

Sanık Resul Eralp, matematik öğretmenliği mezunu olduğunu, öğretmenliğe de 2011 KPSS puanıyla atandığını ifade etti.

Bilirkişinin, cevapladığı 3 soruyu değerlendirerek ortaya koyduğu kanaati kabul etmediğini söyleyen Eralp, sınavda 100'den fazla net yaptığı için şüpheli kabul edildiğini, oysa daha önce de 100'den fazla net yaptığını anlattı.

Eralp, tekrarlanan sınavda 87 doğru yapmasına değinirken, bu sınava çalışamadığını, motive olamadığını ve sınav yerinin değiştiğini kaydetti.

"Girdiğim sınavlar bütün olarak değerlendirildiğinde KPSS'lerdeki başarım ortadadır" diyen Eralp, hiçbir örgüte üye olmadığını söyledi ve tahliyesini istedi.

Duruşmaya, yarın saat 10.00'a kadar ara verildi.

Bu haber*****865*****defa okundu.

Anadolu Ajansı

Benzer Haberler

'Soruları almış olsaydım, eşime de verir, birlikte atanırdık'

Can Dündar'ın yargılandığı dava 25 Mart'ta yapılacak

Suriye sınırında 'canlı bomba' yakalandı

Uşak'ta 11 üniversite öğrencisi gözaltına alındı

Aydın Doğan hakkındaki iddianame kabul edildi

Kocaeli'de mağaza yalanı ile NATO boru hattından mazot çalacaklardı

Habur'da 15 adet tabanca ele geçirildi

KPSS soruları 'fetih okuma' seanslarıyla ezberletildi

'İlk maaşlarını Gülen'e bağışladılar'
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-22-2016, 22:49   #364
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart Ankara

KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin 54'ü tutuklu 230 kişi hakkında "Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kurucusu, yöneticisi ve üyesi olmak, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından açılan davanın duruşmasının ikinci gün oturumu sona erdi.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada savunmasını yapan sanık Yaşar Karademir, iddianamedeki suçlamaları kabul etmediğini, KPSS'deki başarılarının kendi çabası sonucu olduğunu savundu.

Karademir'in, "2010 yılında KPSS'ye deneyimli bir öğretmen olarak girdim. 2009'da 100 net, 2010'daki sınavda ise 19 net daha fazla yapmışım. Sürekli bir artış var" demesi üzerine

Mahkeme Başkanı Musa Yeşil, "Tekrar sınavında netin düşmüş" hatırlatmasında bulundu.

Bunun üzerine Karademir, "Tekrarlanan sınav esnasında İzmir'deydim. İstanbul'a gittim o gece, motivasyonum düştü. O yüzden 78 net yaptım" şeklinde karşılık verdi.

Matematik öğretmeni olduğunu bildiren Karademir, sınavdaki soruların yarısını işlemsiz yapabileceğini ileri sürdü.


Karademir, "MASAK Raporunda, bazı kişilerle para alışverişim var. Bu da arkadaşlarımız arasında yaptığımız gün parası. Bu para alışverişi, yardım, himmet ya da haksız bir kazanç yapmak için değildir. Sınavda 100 net üzeri yapanlarla HTS kaydım mevcut. Bu sınavla ilgili hiç kimseden soru almadım, vermedim. Telefon görüşmelerimde de suç olabilecek hiçbir görüşme olmamıştır. Hiçbir terör örgütü üyesi olmadığım gibi bir sempatim de yoktur. Aynı örgüte mensup olduğum iddia edilen 53 kişiyi daha önce tanımıyorum" ifadesini kullandı.

Sanık Fırat Gazioğlu da kimya öğretmeni olduğunu, 2009'da yapılan KPSS sonucu Kocaeli de bir okulda sözleşmeli öğretmen olarak göreve başladığın söyledi.

Gazioğlu, "2010 da girdiğim sınavda da aynı okula kadrolu olarak atandım. Değişen bir şey yok, sözleşmeli öğretmendim, kadrolu oldum. Maaş, özlük hakkım 2009'daki gibi olacaktı. KPSS sınavı 2010 da kopya şüphesi ile iptal edildi. Tekrar sınavında da 100 yaptım. Üç defa üst üste girdiğim sınavda başarılı oldum. Başarılı olduğumu zaten ispatladım. Kopya durumu söz konusu değil. İptal edilen sınavdaki başarım o döneme ait değil sadece. Tutuklandıktan sonra da üniversite sınavına girdim. Bunda da başarılı oldum, gazetecilik bölümünü kazandım. Sayısal mezunu olduğum halde 2015'te girdiğim üniversite sınavında sözel bölümde başarılı oldum. Hayatın doğal akışına aykırı ise bu olmamalı." dedi.

İddianamedeki HTS kayıtlarına da değinen Gazioğlu, bunlardan birinin eşi, diğerlerinin arkadaşları olduğunu, bunun da hayatın doğal akışına uygun olduğunu savundu.

Gazioğlu, "MASAK Raporunda üç kişiye para göndermişim. Evet gönderdim. Marmara Adasında tarla ekiyorduk. Bunun için borç aldım, borç ödedim." diye konuştu.

Atanmadan önce kamuda sözleşmeli öğretmen olduğunu belirten Gazioğlu, KPSS ile olmasa da kararname ile zaten öğretmen olarak atanacağını söyledi.

Sanık Ferruh Kaynak da 1996'da girdiği üniversite sınavında Marmara Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği bölümüne birinci olarak girdiğini, mezun olduktan sonra da bazı özel okullarda öğretmenlik yaptığını vurguladı.

Kaynak, "Çalıştığım özel okuldan istifa ederek 2010 KPSS sınavına hazırlandım. Daha fazla çalıştım ve sonuçta iyi bir puan aldım. Tekrar ikinci sınava girdim, sınavda iyi bir konsantrasyon yakalayamadım. Eşim kanser tedavisi gördüğü için. Ama başarılı bir sonuç elde ederek İstanbul'da çalıştığım bu ilçeye atandım. Başarı, kendi çalışmalarımla olmuştur. Özel sektörde KPSS sınavına girmeler fazladır. Memur olmadan önce çalıştığım okulda, birçok siyasetçinin, ünlünün çocuklarının dersine girdim. Telefon görüşmelerim mesleki ilişkiler içinde hayatın doğal akışına uygundur. Suçlamaları kabul etmiyorum." ifadelerini kullandı.

MASAK Raporundaki sınava girmemiş üç kişi ile para trafiğinin görüldüğünü belirten Kaynak, "Bunlar birisi aynı okulda öğretmen. Diğeri yıl sonu yaptığımız yıllığa ait olan matbaa ödemesi ile ilgili. Diğeri de kişisel eğitim semineri veren bir kişi ile borç alışverişi." dedi.

-"Sonuçlar başarımın sonucudur"

Sanık Bünyamin Bülbül ise 2010'dan önce de KPSS sınavına girdiğini, bunlarda da başarılar elde ettiğini ileri sürdü.

Bülbül, "2010'daki başarım diğer yıllarda gösterdiğim başarının devamdır. Eş, akraba, baz ve HTS birlikteliği yoktur. Tarafıma yöneltilen suçlamaları kabul etmiyorum. Terör örgütü üyesi değilim ve hiçbir faaliyetine katılmadım" diye konuştu.

Genel Yetenek ve Genel Kültür sorularının tamamını çözdüğünü anlatan Bülbül, "Sonuçlar başarımın sonucudur. Dershaneye gitmeden iki defa üniversite sınavını kazandım. Önceden yaptığım şeyi 2010'da da yaparak başarımı gösterdim. 2011'de de girdiğim sınavda da başarılı oldum. 2005 yılında fen bilgisi öğretmenliğinden mezun oldum. Yan dal olarak matematiği seçtim" ifadesini kullandı.

Mahkeme heyetine, bazı matematik sorularının nasıl çözdüğünü anlatan Bülbül, şöyle konuştu:*****

"Girdiğim tekrar sınavından 85 aldım. Sınavdan önce trafik kazası geçirmiştim. Bu sırada bize yardım eden tanker şoförünün arzu edilirse tanık olarak dinlenmesini talep ediyorum. Bandırma'da özel okullarda çalıştım, hiçbir kanunsuz işim olmadı. MASAK Raporunda, bir kişiden 21 bin lira para aldığımdan bahsediliyor. 21 bin lira değil, 7 bin lira borç aldım. Bu borcu ailem inşaat yaptırdığı için aldım. Parça parça ödedim. Sınavla ilgisi yoktur. Kanuna aykırı hiçbir işlemim yoktur. HTS kayıtlarındaki kişilerle yaptığım görüşmeler sınavla ilgili değildir."

"Soruları önceden almış olsaydım, eşime de verir, birlikte atanırdık"

Sanık Mustafa Avan da 2010 KPSS sorularını sınavdan önce gördüğü iddialarının doğru olmadığını ileri sürdü.

Avan, "Benim sınavdan önce soruları gördüğüm iddia edilmekte. Ne 2010 ne de başka bir sınavla atanmadım, devlet memuru değilim, HTS incelemesinde üç kişi ile telefon görüşmem olması şüpheli yapmıştır. Birkaç şahıs ile aynı baz istasyonundan sinyal aldığım ifade ediliyor. Telefon irtibatım olmayan kişilerle neden aynı yerden sinyal aldığımı bilmiyorum? Bunlarla bir araya gelmedim. MASAK Raporunda, 24 bin lira para gönderdiğim belirtiliyor. Bu çalıştığım muhasebecidir. Bu da maaş fazlalığıdır, yanlışlıkla olmuştur ve geri gönderdim" diye konuştu.

2011 KPSS'de 89 puan aldığını istemesi durumunda bir kamu kuruluşuna atanabileceğini belirten Avan, "Soruları önceden almış olsaydım, eşime de verir, birlikte atanırdık. Hiçbir şahısla irtibatım yoktur. Sınava tek başıma girdim ve çalıştım. Her hangi bir kursa gitmedim. Bir kursa da gitme ihtiyacım yoktur" ifadesini kullandı.

Sanıklardan Hayrettin Tepe, fizik bölümü mezunu olduğunu bildirdi. İddianamede, çalıştığı bazı yerlerin, başka soruşturmalarda şüpheli olduğunun aktarıldığını ifade eden Tepe, "Fizik mezunu olarak atanmakta zorluk çekiyordum. Buraların her biri ben çalışırken popüler eğitim kurumlarındandı" dedi.

Matematik bilirkişisinin kendisi hakkında verdiği raporun çelişkili olduğunu savunan Tepe, kitapçıktaki bazı soruları nasıl çözdüğünü anlattı.

Tekrar edilen sınava iş yoğunluğundan katılamadığını ileri süren Tepe, MASAK Raporunda iki kişiye para transferi yaptığı bilgisine ilişkin, "Bunlar, sınavla uzaktan yakından alakası olmayan kişiler. Birisi sigorta poliçesiyle ilgiliydi. Diğeri çok yakın arkadaşımdı" diye konuştu.

Tepe, ailesinin mağdur olduğunu anlatarak, tahliye talebinde bulundu.

Sanık Kemal Çelebi, matematik mezunu olduğunu ve hiçbir iddiayı kabul etmediğini bildirerek, şunları söyledi:*****

"Başarılarım, düzenli ve sıkı çalışmanın sonucudur. Delilsiz iddialarla suçlanıyorum. KPSS'ye 2008'de kendimi denemek için girdim. 2009-2010 arasında, yoğun çalıştığım dönemde, binlerce soru çözdüm. Kesinlikle kimseden soru almadım. Onları ilk kez sınavda gördüm. Hiçbir örgüte üye değilim. 10 aydır tutukluyum. Her şeye rağmen yargıya güveniyorum."

Sanık Salih Kaya da sınav sorularını daha önce ne birinden aldığını ne birine verdiğini söyledi. Hacettepe Üniversitesi Matematik Öğretmenliği bölümü mezunu olduğunu aktaran Kaya, "Gittiğim Şırnak'ta bir yıl boyunca kendimi ALES ve KPSS hazırlığına verdim. ALES'ten 94, KPSS'den 93 alarak, başarılı oldum. ALES'te Türkiye'de ilk bine girdim. İki ay sonra KPSS'nin iptal edildiğini öğrendim. Sınava 15 gün kala, tekrarlanacak sınava Ankara'da gireceğimi öğrendim. Psikolojik destek aldım."

Bilirkişinin, soru kitapçığındaki karalamalara bakarak, bazı yanıtlara ilişkin, "hem doğru, hem yanlış, hem de boş" şıkka giden yol izlediği yönünde rapor verdiğini iddia eden Kaya, "Bilirkişi hem doğru, hem yanlış, hem de boş diyor... Ben nasıl 11 ay tutuklu kaldıysam, bilirkişinin de aynı işlemlere tabi tutulmasını istiyorum. Bilirkişi çok haksızlık etmiş, savcı da bunları görmemiş. Hiçbir suç işlemedim. Vatanını ve milletini seven, bunun için çalışan biriyim. Suçlamaları kabul etmiyorum" şeklinde konuştu.

Sağlık problemleri olduğunu anlatan Kaya, bu sırada ağladı.

Sanık İbrahim Filiz de suçlamaları kabul etmediğini söyledi ve şunları kaydetti:*****

"Bu soruşturmada şüpheli duruma düşmemin ilk ve en önemli sebebi, KPSS eğitim bilimleri sınavında 100'ün üzerinde net yapmamdır. 2009'da eğitim bilimlerinde 91 net yaptım. Savcı, bir yıl önce 91 net yaptığımdan, bir sonraki sene 100'ün üzerinde net yapabileceğimi değerlendirmeliydi. Matematik bölümü mezunuyum. Yüksek lisans yapıyorum. 11 yıl matematik öğretmenliği yaptım. Çalıştırdığım öğrenciler madalya aldı. TÜBİTAK ve bakanlıktan aldığım teşekkürler var. 30 sorunun 29'unu karalamayla çözmüşüm. Savcının bir soruda beni şüpheli yapması dolayısıyla 11 aydır tutukluyum."

İptal edilen ve tekrarlanan sınavdaki koşulların aynı olmadığını, başarı değerlendirilirken buna dikkat edilmesi gerektiğini anlatan Filiz, birinci sınava Ankara'da, ikinci sınava İstanbul'da girdiğini, ikinci sınava girişinde adli soruşturmanın başladığını, suç işlemediğini ispat etmek üzere sınava girdiğini ifade etti. Ankara'dan İstanbul'a gece yolculuğu yaptıktan sonra sabah sınava girdiğini söyleyen Filiz, kahvaltı yapamadığından sınavda şeker krizine tutulduğunu ve salondan çıktığını aktardı.

Aynı kurumda çalıştığı iki öğretmen arkadaşına EFT ile 590 lira gönderdiğini bildiren Filiz, "Bunlar himmet parası değil." dedi.

"Bine yakın öğrenci yetiştirdim. Öğrencilerin hiçbirisi bırakın terör örgütünü, hiçbir adli olaya bulaşmamıştır." ifadelerini kullanan Filiz, görev yaptığı 2011 öncesinde çalıştığı okulların terör örgütüne bağlı olduğuna ilişkin hiçbir haber çıkmadığını, kendisinin de buna tanıklık etmediğini kaydetti.

"Doğru yanlış demeden salladım"

Tutuklu sanık Mevlüt Akgün, Fırat Üniversitesi Elektrik Öğretmenliği mezunu olduğunu, branşından öğretmen alımının az olduğunu, ataması yapılıncaya kadar çeşitli işlerde çalıştığını belirtti.

Kendini sınamak için zaman zaman KPSS'ye girdiğini belirten Akgün, şöyle devam etti:*****

"2010'da sınava girdim, kendimi tatmin amaçlı, zaten alım yok.

Eşim de girdi bu sınava, birlikte çalıştık. Bol soru çözdük, test teknikleri çalıştık. Evimizi bir kütüphaneye çevirdik. Birlikte yüksek aldık. Ancak 2 ay sonra sınav iptal oldu. İlk sınavda yüksek aldım. Bu arada çocuğumuzu kaybettik. Ciddi mağduriyet yaşadık, moralimiz bozuldu. İkinci sınava girmeme kararı aldık. Sınav yeri olarak da İstanbul çıktı, gittik. Hanım bu sırada hamile kaldı, nöbeti unuttu. Sınavdan erken çıktım, doğru yanlış demeden salladım. Bundan dolayı da düşük aldım. Sınavla ilgili soru almadım, vermedim. Hiç bir örgüte de de üye değilim. HTS kayıtlarında da sadece eşim var, bahsi geçen kişilerle yok."

Tutuklu sanıklardan Muhammed Fuat Sural, soruşturma kapsamında arandığını öğrendiğinde Erzurum'da bulunduğunu, teslim olduktan sonra tutuklandığını kaydetti.

Hakkındaki iddiaların gerçek olmadığını savunan Sural, "Bilirkişi kendi içinde çelişkiler göstermekte. 2009 ve 2010 KPSS puanımı kıyaslanmış ve dış etkenlere bağlanmıştır. ALES puanlarım gözardı edilmiştir. 2010'daki başarım doğal ve beklenen bir başarıdır. İptal edilen sınava giremedim, özel bir dershanede çalışıyordum. Hafta sonu ders programı yoğundu. Fizik bölümü mezunu olduğum için de atanmak zordu. Çalıştığım dershaneden işten çıkmayı göze alarak sınava giremedim. Moralim de bozuktu, yüksek puan alma umudum yoktu" ifadesini kullandı.

Sural, üniversiteden arkadaşları ile HTS kayıtlarının olmasının da normal olduğunu söyledi.

Sanık Emrullah Afşin Ulus da ifadesinde, ilahiyat mezunu olduğunu, başvuruda bulunduğu bir okulun kabul etmesi üzerine ücretli öğretmenliğe başladığın anlattı.

Derslerden arta kalan zamanda KPSS'ye hazırlandığını ve başarılı olduğunu kaydeden Ulus, "Ancak sınav iptal edildi. Tekrar ders çalıştım. Sınav yerim İstanbul çıktı. Sınava giderken yolda sıkıntı çektim, yediğim yemekten rahatsız oldum, uykusuz kaldım. Sınav yerini zor buldum. Sınav sonucunda oynama oldu. Puanımla öğretmenliğe atandım. Bu doğal bir durumdur. Kendi başarımla yaptım" diye konuştu.

HTS kayıtlarının ilgisiz telefon görüşmelerinden kaynaklandığını ileri süren Ulus, "Telefonumda cevapsız çağrılar vardı. Geri döndüğümde yanlış kişi olarak arandığımı öğrendim. Kimse ile ilişkim yok dedi. Şuculukla buculukla işim yok. Suçsuzum, tahliyemi istiyorum" dedi.

Sanık Resul Eralp, matematik öğretmenliği mezunu olduğunu, öğretmenliğe de 2011 KPSS puanıyla atandığını ifade etti.

Bilirkişinin, cevapladığı 3 soruyu değerlendirerek ortaya koyduğu kanaati kabul etmediğini söyleyen Eralp, sınavda 100'den fazla net yaptığı için şüpheli kabul edildiğini, oysa daha önce de 100'den fazla net yaptığını anlattı.

Eralp, tekrarlanan sınavda 87 doğru yapmasına değinirken, bu sınava çalışamadığını, motive olamadığını ve sınav yerinin değiştiğini kaydetti.

"Girdiğim sınavlar bütün olarak değerlendirildiğinde KPSS'lerdeki başarım ortadadır" diyen Eralp, hiçbir örgüte üye olmadığını söyledi ve tahliyesini istedi.

Duruşmaya, yarın saat 10.00'a kadar ara verildi.

22 Mart 2016 Salı 19:54
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-24-2016, 17:43   #365
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin 54'ü tutuklu 230 kişi hakkında "Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kurucusu, yöneticisi ve üyesi olmak, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından açılan davada tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada savunmasını yapan sanık Yalçın Yalçın, iddianamedeki suçlamaları kabul etmediğini, suçsuz olduğunu ileri sürdü.

HTS irtibatındaki 7 kişinin eşi, üniversite ile iş yerinden arkadaşları olduğunu savunan Yalçın, terör örgütü üyeliği suçlamasını reddetti.

"Para transferleri borç alışverişinden kaynaklanıyor"

Sanık Hüseyin Kaleci de iddiaları kabul etmediğini belirterek, "Sınavlar arasında fazla puan farkı yok. Düşük olanlar da yorgunluk, uykusuzluk gibi şeylerden kaynaklanıyor olabilir. Para transferleri de borç alışverişinden kaynaklanıyor." diye konuştu.

"İlk sınavda atanınca rehavete girdim puanım düştü"

Sanık Gökhan Menteş, 2010 KPSS'den 93, 2011'de ise 83 puan aldığını anlatarak, "İlk sınav sonucuna göre memur olarak atandığım için bir rehavet oldu. O yüzden puanım düştü." dedi.

"Düşüş nedeni askerde yaşadığım psikolojik sıkıntı"

Sanık İbrahim Zık ise puanındaki düşüşü askerde yaşadığım psikolojik sıkıntıya bağlayarak, "Bu paralar iddia edildiği gibi himmet değildir. Arkadaşlar arası borç alıp vermedir." şeklinde konuştu.

"Deplasmanda sınava girdim puanım düştü"

Sanık Naci Yaman da diğer sanıklar gibi suçlamaları kabul etmediğini bildirdi. Yaman, "Iğdır'dan gelerek Ankara'da sınava girdim. Bu futbol gibi, deplasmanda oynarsanız farkı vardır, diğer yönde farklı. Sınavda da ortaya çıkan faktörler etkiliyor. Önce eşimi sınav yerine bıraktım, sonra kendim geçtim. Geç kaldım, bunlar bir etkendir." dedi.

"Evim gecekonduydu çalışmak için ortam yoktu"

Sanık Yakup Şahan ise savunmasında şunlar kaydetti:

"Gaziantep'teki evimiz gecekondu idi, ders çalışmak için yeterli ortam yoktu. Üstelik sınav yerini İstanbul olarak çıktı. Yaklaşık 16 saat yolculuk yaptım. Yoğun yorgunluk, stres ve hastalık yaşadım. Uykusuz olarak sınava girdim, artık 'bir an önce bitsin ne olursa olsun' durumundaydım. Bu sınavda başarılı oldum. Çengelköy Lisesine atandım. 7 puanlık bir düşüş var. 2010'daki başarım düzenli çalışmanın ürüdür."

Sanıkların savunmalarının ardından duruşmaya ara verildi.

Durmuş Koçak
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-24-2016, 18:57   #366
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart ankara

2010-KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin 54'ü tutuklu 230 kişi hakkında "Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kurucusu, yöneticisi ve üyesi olmak, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından açılan davada, tutuklu sanıkların savunmalarının alınması tamamlandı.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada savunmasını yapan sanık Levent Çelebi, suçlamaları kabul etmeyerek, iddianameye katılmadığını söyledi.

Çelebi, "Soruları önceden gördüğüm iddia ediliyor, böyle bir şey yok. Matematik bilirkişi raporu, bilimsel gerçeklikten uzak. Sorular çok çok basitti. Bazıları liseye geçiş sınavında sorulmuş. Matematik öğretmeniyim, 4 yıl dershanelerde matematik öğretmenliği yaptım. ÖSYM'nin tüm soru çeşidini biliyorum. Yüzlerce sorunun türevini öğrencilerime çözdüm" diye konuştu


Mahkeme heyetine, matematik sorularını nasıl çözdüğünü anlatan Çelebi, "Bir hakeme ofsaytın ne olduğunu bilmiyor' demek, bir matematikçiye 'matematiği bilmiyor' demektir. Bu sınavlarda doğru sayısı değil, sıralamaya göre olan başarılıdır. Sınavda soruların yüzde 80'ini doğru yapmışım. Bir robot değilim, duyguları olan biriyim. En sevdiklerimin yanında olamayarak sınava çalıştım. Başarılı oldum. Kimseye soru vermedim, kimseden soru almadım" ifadelerini kullandı.

- "Sınavdan önce astım tedavisi gördüm"

Sanık Hüseyin Güngör de 1997'de Karedeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Matematik Öğretmenliği Bölümü'nden mezun olduğunu, 2007'ye kadar iki farklı eğitim kurumunda görev aldığını söyledi.

Güngör, şunları kaydetti:

"2009'daki KPSS'de 102 eğitim bilimleri, genel yetenekten 56, genel kültürden 34 doğru ile 84 puan alarak 2010'daki sınavdan önce atandım. 2010'daki KPSS'de istediğim başarıyı alamadım. Siirt'te sözleşmeli öğretmen olarak devam ettim. Sonra kararnameyle kadroya geçtim. 2010 eğitim bilimlerinde 115 doğru yaptım ancak iptal edildi. Alerjik astım rahatsızlığım ortaya çıktı. Yenilenecek sınavdan 4 gün önce astım tedavisi gördüm. Sınavdan bir gün önce Ankara'ya yolculukla geldim. Nefes darlığı, göz yaşarması, halsizlikle sınava girdim. Hastalık haliyle bu sınavda başarı gerçekleştiremedim.

Hafif bir baygınlık ve dalgınlıklar yaşadım. Bu hastalığın sonucunda tekrar Siirt'e dönmek zorunda kaldım. Bir gün sonra hastalığım daha da arttı, tedavi oldum."

Sanık Harun Kocaman da matematik ile bilgisayar mühendisliği bölümü mezunu olduğunu, polis memurluğu yaptığını anlattı.

Hakkındaki suçlamaları reddeden Kocaman, Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneğindeki bilgisayarların imajlarını kendisinin aldığını dile getirdi.

Kocaman, şöyle konuştu:

"Savcılığın arama kaydıyla ilgili emri şubeye ulaştıktan sonra beni, arama ve imaj kayıtlarını almak için gönderdiler. İmaj almada kullanılan cihazlarla söz konusu dernekteki hard diski kopyaladım. Kopyaları arkadaşlarıma teslim ederek oradan ayrıldım. Benim oradan çıktıktan sora bir erişimim, müdahalem kalmadı. Daha sonra amirim arayarak bahsi geçen dernekten alınan imajların birinin bozuk olduğunu söyledi. KOM Daire Başkanlığına gittik. Hard disk gözükmüyordu, bilgisayara takınca uyarı veriyordu. Böyle olunca bir defa daha giderek imaj aldık. Bir delil karartma söz konusu değil
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-25-2016, 20:51   #367
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

KPSS davasında 23 tahliye

KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin 54'ü tutuklu 230 kişi hakkında "FETÖ kurucusu, yöneticisi ve üyesi olmak, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından açılan davada tutuklu sanıklardan 23'ünün tahliyelerine karar verildi.

25 Mart 2016 19:27

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, müzakerenin ardından ara kararları açıkladı.

Buna göre tutuklu sanıklardan Oktay Ceviz, Şemsettin Kaya, Ömer Mıstıkoğlu, Fatih Yıldız, Metin Uzunoğlu, Yaşar Karademir, Mustafa Avan, Kemal Çelebi, Salih Kaya, Resul Eralp, Ramazan Alkan, Ahmet Batuk, Hasan Demir (Ahmet oğlu), Hüseyin Kaleyci, Naci Yaman, İbrahim Zık, İlker Yalçın, Hüseyin Güngör, Mustafa Sarıtaş, Fatih Özbahçeci, Mustafa Kılınç, Muhammet Fuat Sural ve Yakup Şahan'ın adli kontrol şartıyla tahliyelerine karar verdi.

Mahkeme heyeti, şikayetçi kurumlar ÖSYM ve Maliye Bakanlığının müdahillik taleplerini gelecek celse değerlendirecek.



Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı hakkında müthiş bir iddia ortaya atıldı.

Samsun Haber - 2017-01-23 10:10:33

Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Haber - Daha önce Paralel yapı mensubu olduğunu deşifre ettiğimiz ve halen tutuklu bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı’nın Tıp Fakültesi’nde okuyan cemaat mensubu öğrencilere sınav sorularını vererek ders çalışmadan sınıf geçmelerini sağladığı iddia ediliyor.

İddiaya göre, Faruk Bağırıcı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi dekanı Prof. Dr. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yaptığı 2008 yılından 2014 yılına kadar yaklaşık 1200 civarında tıp fakültesi öğrencisini sınav sorularını vererek mezun etti.

17/25 Aralık sürecinden sonra da aktif olarak Paralel Yapı için çalışan Tıp Fakültesi çalışanlarını Ufuk- Sağlık Sen’e üye yapmak için üniversitenin resmi internet sitesini ve resmi e-posta adresinden mesajlar gönderen Faruk Bağırıcı, Mart 2014’te yapılan genel seçimlerde bütün Personeli Dekanlığın gücünü kullanarak AK Parti’ye oy vermemeleri için tehdit eden bir isim olarak öne çıkmıştı.

SAĞLIĞIMIZ KİMLERE EMANET

Bilindiği gibi Faruk Bağırıcı, 2008 yılından itibaren Ondokuz Mayıs Tıp Fakültesi Dekanı A. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yapmıştı.

Ocak 2010 yılında bir süre Turgut Özal Üniversitesi’nde görev yapan Bağırıcı, Mart 2011 yılında tekrar OMÜ’ye döndükten sonra Tıp Fakültesi Dekanı Haydar Şahinoğlu tarafından yeniden dekan yardımcısı olarak görevlendirilmişti.

Faruk Bağırıcı’nın sınav soruları vererek dersleri geçmelerini sağladığı öğrenciler şimdi Türkiye’nin muhtelif yerlerinde doktor olarak görev yapıyor ve vatandaşların sağlıkları bunlara emanet ediliyor.

Hiçbir dersten kalmadan tıp fakültesini tam zamanında bitirerek diploma alan Cemaat mensubu öğrencilerin hiç ders çalışmamalarına rağmen derslerini ve sınıflarını geçerek mezun olmaları, derslerini sıkı takip edip sabahtan akşama hatta gece yarılarına kadar ders çalışmalarına rağmen başarılı olamayan öğrencilerin dikkatlerini çekmişti.

Aynı durumun OMÜ’nün başka üniversitelerin başka başka bölümlerinde de tekerrür etmiş olmasından tereddüt ediliyor

Konu Kayıtsız Üye tarafından (02-02-2017 Saat 21:34 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-26-2016, 07:30   #368
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

2010 yılında gerçekleştirilen Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda (KPSS) usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla 230 kişi hakkında açılan davanın 5. duruşması sona erdi. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu 54 sanıktan 23’ünün tahliyesine karar verdi.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın beşinci duruşmasına tutuklu 54 sanık, sanık avukatları ile ÖSYM ve Maliye Bakanlığı avukatları katıldı. 5 gün boyunca devam eden duruşmalarda tutuklu 54 sanığın savunması ve sanık avukatlarının beyanları alındı. Sanıklar ve sanık avukatları tahliyelerini bulundu. Sanık ve avukatlar, soru kitapçıkları ile ilgili bilirkişi raporunu kabul etmedi ve yeni bir bilirkişi raporu talebinde bulundu.

Beyanların ardından Cumhuriyet Savcısı Umut Sadak, sanıkların tutukluluk halinin devamı yönünde mütalaa verdi. Verilen aranın ardından Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi 54 tutuklu sanıktan Oktay Ceviz, Şemsettin Kaya, Ömer Mıstıkoğlu, Fatih Yıldız, Metin Uzunoğlu, Yaşar Karademir, Mustafa Avan, Kemal Çelebi, Salih Kaya, Resul Eralp, Ramazan Alkan, Ahmet Batuk, Hasan Demir (Ahmetoğlu), Hüseyin Kaleyci, Naci Yaman, İbrahim Zık, İlker Yalçın, Hüseyin Güngör, Mustafa Sarıtaş, Fatih Özbahçeci, Mustafa Kılınç, Muhammet Fuat Sural ve Yakup Şaban’ın tahliyesine karar verdi.

31 sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, ÖSYM ve Maliye Bakanlığı’nın müşteki olarak katılma talebini ise gelecek duruşma değerlendirecek
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-26-2016, 07:39   #369
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

*****

'KPSS hırsızlarına hakkımızı helal etmiyoruz'

Hürriyet ve Adalet Platformu adına açıklamada bulunan Balcı, önceden soruların cevaplarını başkalarına vererek kul hakkına girenlere haklarını helal etmediklerini söyledi.

25.03.2016********************türkiye***************

ANKARA*****

Hürriyet ve Adalet Platformu üyesi grup, KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin 54'ü tutuklu 230 sanık hakkında "FETÖ kurucusu, yöneticisi ve üyesi olmak, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından açılan davanın takipçisi olacaklarını belirtti.

Davanın görüldüğü Ankara Adliyesi önünde bir araya gelen grup adına basın açıklaması yapan Emre Balcı, "KPSS, yıllarca, bu memleketin çocuklarının peşinden koştukları mesleki hedeflerine ulaşmak için gecesini gündüzüne katıp çalışarak hazırlandığı, birikiminin, emeğinin, çürüttüğü dirseğinin, alın terinin, zihin yorgunluğunun, uykusuzluğunun hakkını almayı umarak katıldığı sınavın adı olmuştur" dedi.

"Hakkımızı helal etmiyoruz"

Balcı, "Devletimizin adil olmak adına yaptığı bu sınavda haksızca önceden gördüğü soruları, elleri titremeden, kul hakkını hiçe sayarak cevaplayıp makamlar elde edenlere hakkımızı helal etmiyoruz. Devletimize sadakat yükümlülüğünü hiçe sayarak, hukuksuzca kaptıkları makamlarda 'abilerine' sadakat göstererek, devleti gerektiğinde tanımayan militanlara hakkımızı helal etmiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.*****

Balcı, şunları kaydetti:

"Bu noktada cesur ve kararlı bir şekilde davranarak aldığı alçakça tehditlere, aşağılık iftiralara ve şantajlara boyun eğmeden, 'abilerden ve Fuat Avnilerden' sakınmadan iddianamesini tamamlayan cumhuriyet savcısına ve bu dev çarka çomak sokmada emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.

Bu ülkenin genç evlatları olarak, üniversiteli gençlik olarak bizleri ve milyonları ilgilendiren bu davanın takipçisi, hukuksuzluğa karşı mücadelecisi ve mazlumların hak nefesi olacağımızı bildiriyoruz."

Muhabir:*****Zafer Fatih Beyaz
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-26-2016, 10:53   #370
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

2010 KPSS'de 1927 aday yanlışta birleşmiş

2010 yılında yapılan KPSS'de kopya çekildiği iddiasıyla başlayan davada yeni bir skandal daha ortaya çıktı. Savcı Sadak, adaylardan bin 927'sinin koyu şıkkı işaretleyerek yanlışta birleştiklerini açıkladı

26 Mart 2016 08:15

TÜRKER KARAPINAR Ankara

KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin 54'ü tutuklu 230 kişi hakkında, açılan davaya Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Görüşünü açıklayan Cumhuriyet savcısı Umut Sadak, "sanıklar ellerine silah almadıklarını savunsalar da, bir örgütün terör örgütü sayılabilmesi için üyelerinin ellerine silah alması gerekmediğini" belirterek, "Fetullah Gülen Terör Örgütünün güçlendikce yöntemlerini değiştirdiği, ÖSYM ve sınav sorularının basım işini yapan şirketi ele geçirdiği, soruların çalınarak örgüt üyelerine dağıtıldığı anlaşılmaktadır" diyen Sadak, sanıkların zor sayılan birçok matematik sorusunu kalem oynatmadan cevapladığını, basit sorularda ise işlem yaptıklarını söyledi.

'3 ay içinde 50 net düştü'

Sanıklardan Baki Saçı'nın bilgisayarında bulunan soruların doğru şıklarının koyulaştırıldığını belirten Sadak, Genel Yetenek'te 39 ve 53, Genel Kültür'de 9 ve 11 numaralı soruların koyulaştırılan şıkları doğru olmamasına rağmen 100 ve üzeri doğru yapan 3 bin 227 adaydan bin 927'sinin, 53. soruda da 370'inin koyu şıkkı işaretleyerek yanlışta birleştiklerini açıkladı. Sadak, "İlk sınavda 120 net yapan 3 kişi ise tekrarlanan sınavda 50 netin altına düşmüştür. 120 net yapan bir kişinin 3 ay 20 gün sonra tekrarlanan sınavda 50 netin altına düşmesi, soruların çalındığının en büyük delilidir. Örgütün amacı; küçük çocukları ilerde kendi saflarına çekmektir" dedi. Soruların, Saçı'nın bilgisayarında bulunduğunun "kurgu" olduğunu öne süren sanıkların avukatı Hayrettin Açıkgöz, "Soruların indirildiği söylenen bilgisayar bulunamamıştır" diye konuştu.

23 kişiye tahliye kararı

Öte yandan adliye önünde toplanan Hürriyet ve Adalet Platformu üyesi grup adına açıklama yapan Emre Balcı, "Ne yazık ki zamanla milli hücrelerimize bir kanser hücresi gibi sızıp çoğalarak, birtakım makamları ele geçiren karanlık bir örgütün marifetiyle adeta kanunsuzca kendi militanlarına peşkeş çekilerek 'Kamuya Paralel Seçme Sınavı' haline getirilmiştir. Mahkeme heyeti, karar verirken unutmamalıdır ki yapılan bu haksızlıklar karşısında milyonlarca gencin ahı, kararan geleceği, Demokles'in kılıcı gibi tepelerinde durmaktadır" dedi.

Mahkeme heyeti açıkladığı ara kararda tutuklu sanıklardan 23'ünün adli kontrol şartıyla tahliyelerine karar verdi. Duruşmaya 26-27 Mayıs 2016 tarihlerinde devam edilecek
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ÖSYM'den sınavlara yeni güvenlik tedbirleri aerol ÖSYM 2 01-20-2019 08:12
ÖSYM'den 'güvenlik' ilanı aerol ÖSYM 0 10-21-2010 12:52
ÖSYM'den sınavlara yeni güvenlik tedbirleri medihaber TIP Tercih Edecek Adaylar 0 10-05-2010 19:09
ÖSYM'den ÜDS'ye gireceklere uyarı aerol Genel Mesleki Konular 0 10-03-2010 13:30
Tumer'den ÖSYM ve tusdataya!! steTUSkop Tusdata 4 05-07-2010 16:34


Şu Anki Saat: 21:25


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com