www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > TUS (TIPTA UZMANLIK SINAVI) , Yan Dal Uzmanlık Sınavı (YDUS) ve USMLE PLATFORMU > TUS Dersaneleri > Tusdata

2861 (0 Kayıtlı Ve 2861 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 06-20-2015, 10:12   #321
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Türkiye Bilimsel*****ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Fetullah Gülen’in liderliğini yaptığı paralel devlet yapılanmasının Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nden (ÖSYM) soru çaldığını belgeledi. TÜBİTAK raporunda; ÖSYM’de görev yapan 3 kişinin hard diskinin incelendiği ve söz konusu kişilerin yasak olmasına rağmen flash kullanarak sınav sorularına ulaştığı bildirildi.*****

ÖSYM’NİN GÖREVLİLERİNİN HARD DİSKİNDEN SORULAR ÇIKTI!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine Mustafa Asil, Ahmet Burak Özdemir ve Erkam Dündar’ın ÖSYM’de kullandığı bilgisayarların hard diskleri TÜBİTAK’a gönderildi.

TÜBİTAK söz konusu kişilerin hard disklerini inceledi ve 76 sayfalık raporunda;***** ÖSYM Test Araştırma Merkezi görevlisi Mustafa Asil’in; 40 gün,***** ÖSYM test geliştirme uzmanı*****Ahmet Burak Özdemir’in 71 gün, ÖSYM test geliştirme uzmanı***** Erkam Dündar’ın ise 90 günöncesinde YGS ve ALS sınav sorularına ulaştığının tespit edildiği bildirildi.

2010 KPSS SORULARI SINAVDAN 40 GÜN ÖNCE ASİL’DE!

Mustafa Asil’in; ÖSYM’de kullandığı Samsung marka S246J9CZ609418seri nolu 1 TB harddisk ile Samsung marka S2C8JDWZ700471 seri nolu 1 TB disk incelendi. Mustafa Asil’in hard diskinde “20408BD5.docx” dosyanın şifreli olduğunu, söz konusu dosyanın şifresinin “mefe” olduğu PRTK uygulaması ile tespit edildi. Söz konusu dosyanın “kpss_2010_ist.docx“ isimli dosyayla aynı olduğu, 11 Temmuz 2010 tarihinde gerçekleşen 2010 yılı KPSS sınavı Lisans Alan Bilgisi Testi İstatik Bölümü testinin soruları olduğu belirlendi.***** Söz konusu dosyanın disk üzerinde 2 Haziran 2010 günü saat 13:03’de 2010 KPSS sınavından 40 (kırk) gün önce oluşturulduğu tespit edildi. Belirtilen dosyada yer alan 40 adet sorunun ilgili testte yer alan soruların aynısı olduğu yapılan karşılaştırmalarda belirlendi. TÜBİTAK raporunda; Mustafa Asil’in, yasak olmasına rağmen ÖSYM’deki bilgisayara 5 defa USB belleği kullandığı, girilmesi yasak olmasına rağmen internete girdiği tespit edildi.

SORULAR SINAVDAN 70 GÜN ÖNCE ÖZDEMİR’DE!

TÜBİTAK; ÖSYM test geliştirme uzmanı*****Ahmet Burak Özdemir’in, ÖSYM’de kullandığı bilgisayarın Samsung marka S2C8JDWZ700472 seri nolu 1 TB diskini inceledi.***** Ahmet Burak Özdemir’in hard diskinde yapılan incelemede; “~WRS{D4842278-0E2F-4F57-8FE9-DCCE94F3AA14}.tmp” dosyasında 10 Temmuz 2010 tarihinde yapılan “KPSS 2010 Lisans” Sınavının “Genel Yetenek Testi- Genel Kültür Testi” kısmında bulunan ilk 20 soru tespit edildi. Bu dosyanın incelenen disk üzerinde 10 Mayıs 2010 tarihinde oluşturulduğu belirlendi.

5 SINAV SORULARI SINAVDAN ÖNCE DÜNDAR’DA!

ÖSYM test geliştirme uzmanı Erkam Dündar’ın, ÖSYM’de kullandığı bilgisayarın Samsung marka S2C8JDWZ700476 seri nolu 1 TB hard diski incelendi.***** TÜBİTAK raporunda;***** “(Erkam Dündar’ın hard diskinde bulunan) “YCS-YILLAR-TESTLER.xls” dosyasında 1994 ve 2010 yılları arasında ÖSYM tarafından yapılan YÇS sınavlarında sorulan soruların yeni yazılıp yazılmadığı ve daha eskiden yapılmış sınavlardaki soruların kullanılıp kullanılmadığı bilgileri bulunmaktadır. Dosyanın disk üzerinde oluşturulma tarihi 07 Ekim 2008 olup; oluşturulma tarihi, “YÇS 2009” ve “YÇS 2010” sınav tarihinden öncedir. Disk üzerinde***** “1C095D72.docx” dosyasında ise, “2010 YGS Fen Bilimleri Testi”’nin ilk 14 sorusu olduğu tespit edilmiştir. Bu dosyanın disk üzerinde oluşturulma tarihi 11 Ocak 2010 olup, 11 Nisan 2010 tarihinde yapılan “YGS 2010” sınav tarihinden öncedir” denildi.

DÜNDAR, 2010 ALS, 2009 VE 2010 YÇS SORULARINA ULAŞMIŞ!

TÜBİTAK raporunda; Erkam Dündar’ın incelenen hard diskinde bulunan “3C2C3A51.doc” dosyasında “2010 ALS” sınavının 78 ve 84 arası soruların olduğunun tespit edildiği belirterek, “Dosyanın disk üzerinde oluşturulma tarihi 8 Ocak 2010 olup, 2 Mayıs 2010 tarihinde yapılan “ALS 2010” sınav tarihinden öncedir” denildi.

Raporda; Erkam Dündar’ın hard diskinde bulunan “BC631D4.doc” dosyasında “TCS YURTDIŞI 2010” sınavının 36 ve 47 arası soruların olduğu tespit edildiğine dikkat çekilerek, “Dosyanın disk üzerinde oluşturulma tarihi 07 Ocak 2010 olup, 25 Nisan 2010 tarihinde yapılan “TCS YURTDIŞI 2010” sınav tarihinden öncedir” ifadeleri kullanıldı.*****

TERCİH LİSTELERİNİ DE ELE GEÇİRMİŞ!

Erkam Dündar’ın hard diskinde bulunan “öss-tercih.xls”dosyasında “Samet, Fulya, Gamze, İsmail ve Eylül” isimli kişilere ait “ÖSS 2008” sınavı sonrasında yapılan tercih listeleri olduğu düşünülen listeler bulunduğu bildirildi.*****

Raporda; “İncelenen diskte “C\Users\edundar\Desktop\erkam\YOS-TCS\TCS-2007\tcs_2007_kazakistan” dizini altında tespit edilen “TCS 2007_KAZAKISTAN(hepsi).xls”, “TCS2007almativeri.xls”, “TCS2007astanaveri.xls” ve “TCS2007şımkentveri.xls” dosyalarının içinde 2007 yılında ÖSYM tarafından yapılan “TCS 2007” sınava ait kazakistanın Almata, Astana ve Şımkent şehirlerinde sınava giren kişilerin kişisel bilgileri, sıralamaları ve tercih sırası gibi bilgiler bulunmaktadır. Dosyaların disk üzerinde oluşturulma tarihleri 04/05/2007 olup, 22/04/2007 tarihinde yapılan “TCS 2007” sınav tarihinden sonra, açıklanma tarihi olan 09/05/2007 tarihinden öncedir” denildi.*****

ASİL YURTDIŞINA KAÇTI!

Mustafa Asil, 2010 KPSS soruşturmasının ardından yurtdışına firar etmişti. Paralel devlet yapılanmasının, Mustafa Asil’den aldıkları soruları Fetullah Gülen Grubu’nun içinde bulunan kişilere ulaştırdığı ve sınava giren kişilerin çalınan sorularla devlet kademelerinde istedikleri bölüme yerleştiği ifade ediliyor.
  Alıntı ile Cevapla

     

Alt 06-27-2015, 10:15   #322
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

"KPSS soruları dershanede dağıtıldı"

Ankara Başsavcılığı'nın 2010 yılı KPSS sınavındaki usulsüzlüklerle ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında yeni bilgiler ortaya çıktı.
''KPSS soruları dershanede dağıtıldı''

27 Haziran 2015 Cumartesi, 09:47
Yazı boyutu :
Bu haberi yazdır :

Ankara Başsavcılığının, 2010 yılı KPSS sınavındaki usulsüzlüklere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve "imam abiler" olduğu öne sürülen 3 kişiden 2′si tutuklanma biri ise adli kontrol istemiyle mahkemeye sevk edildi. Savcının tutuklamaya sevk yazısında ise, sınav sorularının önceden dağıtılmasına ilişkin bir tanık ifadesine yer verildi. Polis memuru olduğu öğrenilen tanığın ifadesinde, "2010 yılında bir cemaat dershanesinde müdür olan gözaltındaki şüpheli N.E'nin, sınav sorularını R.G ve eşine dağıttığını, kendisini de olayın üstüne giderse meslekten attırmakla tehdit ettiğini" anlattığı belirtildi. Şüpheliler sevk edildikleri mahkemece adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

SERBEST KALDILAR

Ankara Cumhuriyet Savcısı Yücel Erkman tarafından yürütülen soruşturmada bu sabah 5. kez operasyon düğmesine basıldı. Savcılığın talimatı üzerine polis 4 kişiyi gözaltına aldı. Bu kişilerden biri emniyet ifadesinin ardından serbest bırakılırken, savcılık sorgusu tamamlanan 3 kişiden 2′si tutuklanma biri ise adli kontrol istemiyle mahkemeye sevk edildi. Şüpheliler sevk edildikleri mahkemece adli kontrol kararıyla serbest bırakılırken, savcılığın mahkemeye sevk yazısında ise yeni bilgiler gün yüzüne çıktı.

DAYISININ KIZININ EŞİNİN KARDEŞİ...

Sevk yazısında şöyle denildi:
"Yüksek başarı elde eden şüphelilerin aynı dershane, okul ve şirket çalışanları oldukları, aynı zamanda şüphelilerin baldızının, eniştesinin, karısının, dayısının, dayısının kızının, dayısının eşinin, dayısının kızının eşinin kardeşinin, bacanağının, bacanağının kardeşinin, kuzeninin, iş yeri arkadaşlarının ve iletişim adresleri aynı olanların da yüksek başarı gösterdikleri ve sınav döneminde de bu kişiler arasında birbirleriyle irtibatlı telefon görüşmelerinin bulunduğu, analiz raporuna göre de bu kişilerin telefon görüşmelerinin zincirleme bir şekilde sınav sorularının sınavdan önce dağıtıldığı Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği genel sekreteri ve soruşturmada örgüt lideri olan Mehmet Hanefi Sözen'e kadar ulaştığı...

TEKRARLANAN SINAVA 1175 KİŞİ GİRMEDİ

Tekrarlanan sınava ikinci kez giren 2052 adaydan 35′i puanını artırırken, 18′i aynı puanı almış ve 1999 kişi puanını düşürmüştür. Aynı amaca yönelik tekrar edilen ve daha kolay olan bir sınavda adayların yüzde 97.4′ünün puanlarını düşürmesi olağan bir durum değildir. Ayrıca öğretmen olmak için KPSS 2010 yılında uygulanan Eğitim Bilimleri testini alıp iptal edildiğinde ikinci uygulamasına girmeyen 1175 aday bulunmaktadır.

BİRBİRLERİYLE İRTİBATLARI VAR

Bu bağlamda, şüpheliler N.E ve R.G'nin aynı dershanede çalışan mesai arkadaşları olduğu, serbest bırakılan ve sınavda eğitim bilimleri alanında 120′de 120 doğru yapan S.G'nin R.G'nin eşi olduğu, şüpheli R.G'nin, şüpheli N.E ile irtibatlı olduğu, ayrıca R.G'nin dosyanın şüphelisi sınava giren 8 şüpheli şahısla da doğrudan telefon irtibatının bulunduğu, R.G'nin dosyanın şüphelisi sınava giren 57 şüpheliyle aynı dönemlerde eğitim şirketlerinde çalıştığı, N.E'nin dosyanın şüphelisi sınava giren 8 kişiyle doğrudan telefon irtibatlı olduğu, N.E'nin soruşturmada örgüt lideri olan Mehmet Hanefi Sözen ile irtibatlı olan şüpheli C.K ile irtibatlı olduğu ve 62 şüpheliyle aynı dönemlerde eğitim şirketlerinde çalıştığı,

"HAKKINLA MI POLİS OLDUN?"

Tanığın, 8 Mayıs tarihli BİMER e-mail başvurusunda "... dershanesi şimdi ... dershanesi ... şubesinde 2010 yılında müdürlük yapan N.E isimli şahsa emekli eğitimci Y.R isimli şahıs tarafından verilen sınav soruları sayesinde, N.E, R.G ve F.A isimli bu dershanede görevli öğretmenler, girmiş oldukları 2010 KPSS sınavında 95-100 puan alarak değişik devlet kurumlarına yerleşmişlerdir" dediği, 28 Mayıs tarihli tanık beyanında, "... N.E'nin yanına gittiğini ve 'hocam ben yıllardır KPSS'ye girerim ancak bir türlü atanamadım. Siz ve R.G'nin eşi S.G nasıl oluyor da 95 üzeri puan alıyorsunuz' dediğini, kendisinin de 'seni biz polis yaptık, sen hakkınla mı polis olduğunu düşünüyorsun' dediğini, bunun üzerine kendisine hitaben 'abi siz soruları bir yerden mi aldınız' dediğini, kendisinin de hiç bir şey söylemediğini, bunun üzerine sinirlenip çıktığını, hakkıyla polis olduğunu

"BU ZAMANA KADAR HEP SOL KESİM ATANDI"

Sonraki günlerde medyadaki haberlerden dolayı Eğitim Bilimleri kısmının iptal edildiğini, dershanelerinin tekrar KPSS dersleri vermeye başladığını, S.G'nin derste 'arkadaşlar sorular ne kadar kolaydı ben hiç çalışmadan 97 aldım, bana tercih konusunda fikir verebilir misiniz?' dediğini, ayrıca o tarihte R.G'ye hitaben 'Abi iki tane özürlü çocuğun var, haksız yere atanıyorsan bu çocuklara haram lokma yedirme' dediğini, R.G'nin kıpkırmızı olduğunu ve kendisine 'Bugüne kadar hep sol kesim atandı, inançsız insanlar kurumlara yerleşti, bizim de oralarda olmaya hakkımız yok mu?' dediğini, R.G'nin 2010 KPSS'den sonra kendisine dershanede 'Abi sorular Y.R'den N.E'ye geldi, N.E de bana verdi, ben de eşime ve bölgedeki diğer cemaat mensuplarına dağıttım' dediğini, N.E'nin atanmasına abilerin izin vermediğini, N.E'nin tercih yapmadığını zira o tarihte N.E'nin kendisine 'Bana abiler tercihler yaptırmadı, senin hizmetine ihtiyacımız var' dediğini, N.E'nin ayrıca o tarihte kendisine 'Sen bu işin üzerine gidersen seni attırırım, biz emniyette çok güçlüyüz' dediğini belirtmiştir"(Asuman Aranca/Sözcü)
  Alıntı ile Cevapla
Alt 07-05-2015, 10:25   #323
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

KPSS savcısına tehdide 48.5 yıl hapis istendi
2010 KPSS'de kopya çekildiği iddiasıyla başlatılan soruşturmanın savcısı Yücel Erkman'ı telefonla tehdit ettiği iddia edilen öğretmen Nuri Öztürk hakkındaki soruşturma tamamlandı


05 Temmuz 2015 09:30
Yazdır
KPSS savcısına tehdide 48.5 yıl hapis istendi

TÜRKER KARAPINAR Ankara

İddianamede Öztürk'ün Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının üyesi olduğu "örgütün legal uzantısı olan Aktif Eğitimciler Sendikası" üyesi olduğu iddia edildi.

Kız kardeşi de şüpheli

Öztürk'ün kız kardeşi K.Ö.'nün 2010'daki KPSS'de 110 ve üzeri net yapan 3 bin 227 şüpheli arasında olduğu belirtilen iddianamede, şüphelinin 23 Mart 2015'te yapılmasına karar verilen operasyonu engellemek, örgüt üyelerinin gözaltına alınmasını ve örgütün yasadışı faaliyetlerinin deşifre edilmesini engellemek için Ü.K.'dan aldığı sahte 14 hattan birisiyle savcı Erkman'ı arayarak tehdit ettiği öne sürüldü. Örgüt kontrolünde olan fuatavni hesabında da 23 Mart 2015'te aynı mahiyette yazılar yazıldığı belirtilen iddianamede, "Örgüt üyelerinin Erkman'ın görev yapmasını engellemek amacıyla organize bir şekilde hareket ettiği belirlenmiştir" denildi. Öztürk için "örgüte üye olmak, görevi yaptırmamak için direnme, verileri hukuka aykırı olarak verme, şantaj" suçlarını işlediği iddiasıyla 23.5 yıldan 48.5 yıla kadar hapis istendi.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 08-05-2015, 05:42   #324
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Evet sorular verildi. Ben şahidim. İngilizce sorular veriliyor


http://www.timeturk.com/huseyin-gule...si/haber-38793
  Alıntı ile Cevapla
Alt 08-05-2015, 06:03   #325
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Eski ÖSYM Başkanı Ali Demir, göreve geldiği günden devrettiği güne kadar tüm önceliğinin sınav güvenliği, hak ve adaletinin tesis etmek olduğuna ve başta paralel yapı olmak üzere tüm çıkar çevrelerinin ve devlete sızmak isteyenlerin gayretlerine rağmen bundan asla vazgeçmediklerine işaret etti.

GİZLİLİK KARARINA RAĞMEN İFADELER BASINA YANSIYOR

Göreve geldiği günden görevi teslim ettiği güne kadar, sınavlarda hak ve adaleti tesis etme dışında hiç bir gayreti ve faaliyeti bulunmadığını söyleyen Demir, "Tüm yaptığımız işlerin hesabını vermeye hazırız. Yaptığımız hiç bir yanlış yoktur. Bu güne kadar çekinmiş bugüne kadar susmuşsak bu devlet ahlakımızdandır, bu yasa ve yönetmeliklere saygılı olmamızdandır. Yürütülen soruşturma da gizlilik kararı olduğu için bugüne kadar biz herhangi bir açıklamada bulunmadık ama görüyorum ki gizlilik kararına rağmen bizim savcılığa verdiğimiz ifadeler satırı satırına basına yansıyor" diye konuştu.

"2010'DAKİ SINAVDAN 2,5 AY SONRA GÖREVE ATANDIM"

2010 yılında gerçekleştirilen KPSS'den yaklaşık 2,5 ay sonra ÖSYM Başkanlığına önce vekaleten atandığını anımsatan Ali Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Göreve geldiğimizde KPSS sınavı olmuş ve bitmişti. Soruşturmalar yetkili merciler ile devam etmekte idi. Biz, bu soruşturma sürecinde talep edilen her türlü bilgi ve belgeyi geciktirmeden ilgili makamlara ilettik. Göreve geldiğimizde bize soruşturma ile ilgili ne herhangi bir evrak, ne de korunması gereken herhangi bir belge teslim edilmedi. Biz atanmadan önce zaten YÖK Denetleme Kurulu, Devlet Denetleme Kurulu ve Cumhuriyet Savcılığı inceleme ve soruşturma yapmaya başlamış, ilgili raporlar hazırlamış ve yetkili mercilere teslim etmişti. Yani açık olarak söylüyorum, KPSS sınavı ile ilgili, bize ne YÖK Denetleme Kurulu ne Devlet Denetleme Kurulu ne de Cumhuriyet Savcılığı tarafından bize hiçbir evrak teslim edilmedi. Dolayısıyla bizim herhangi bir delili yok etme diye bir fiilimiz asla söz konusu olamaz. Delil diye isnad edilen evrakı koruma görevini yerine getirmeyenlerin hesabı bizden sorulmaktadır. Bu hukuki anlayışı anlamak mümkün değildir.

EVRAK İMHASI BENİM KARARIM DEĞİL, RUTİN UYGULAMA

ÖSYM'nin yaptığı sınavlara ilişkin 6114 sayılı kanundan önce soru kitapçıklarını saklama süresi 30 gündü. Bu nedenle 30 gün sonunda, sonraki sınavların evraklarını saklamak üzere yer açmak için depolardaki eski evraklar imha edilmekte idi. Sınav evrakının imha edilmesi kararı benim kararım olmayıp 36 yıldır ÖSYM'de uygulanan rutin bir uygulama idi. Bu kapsamda, biz soruşturmada gerekebilir düşüncesi ile Cumhuriyet Savcılığına bir yazı yazarak o yıl gerçekleştirilen tüm sınav evraklarına ilişkin, yani sadece KPSS sınavına ilişkin değil tüm sınavlara ilişkin sınav evrakını yasal süresinden daha fazla bir süre bir yıl boyunca özel depo kiralayıp muhafaza ettik. Yapılan yazışmaların bütün bilgileri dosyada mevcuttur.

EVRAK SAKLAMA SÜRESİ 30 GÜN, BİZ 1 YIL SAKLADIK

Daha sonra 6114 sayılı yasa ile sınav evrakını saklama süresi 30 günden 1 yıla çıkartıldı ve 2011 yılında yapılan sınavların evrakının yasa gereği 1 yıl saklanması zorunluluğu getirildi. O nedenle depolardaki evrakın üzerine birde 2011 yılına ait sınav evrakını muhafaza etme zorunluluğu gelince kurumda büyük oranda yer gereksinimi doğurdu. Biz devletin soruşturmayı yapan savcısına "'Depolarımızda yer yok, bu evrakları ne yapalım" demişiz, Savcı, önce "saklayın" diye yanıtlamıştır. Bunun üzerine biz özel bir depo kiraladık. Bunları sakladık. Dikkatinizi çekerim evrak saklama süresi 30 gün olduğu halde biz yer kiralayıp bir yıl boyunca evrakları sakladık. Hem de soruşturmada gerekir diye sadece KPSS sınavı değil 2010 yılında yapılan tüm sınavların evrakını koruduk. Aradan bir yıl geçtikten sonra, yeni gelen evrakın yer ihtiyacı doğurması ve yasal olarak saklanması zorunluluğu nedeni ile yer açmak için tekrar bir yazı yazarak, Savcı Sakınan'a "depolar doldu evraka ihtiyaç var mı? Soruşturmaya zarar gelecek mi? Ne yapalım saklamaya devam edelim mi?" diye tekrar sorduk.

Savcı, bize 'yürütülen soruşturma kapsamında sınav evrakının imha edilmesinde herhangi bir sakınca yoktur' yazısı gönderdi. Bu yazıda soruşturma dosyasında mevcuttur. Biz yazdığımız yazıda ÖSYM'nin yaptığı sınavlara ilişkin tüm soru kitapçıklarını sorduk. Bunun içerisinde söz konusu olan bu 3 bin 227 adayın soru kitapçığı var mı yok mu bunu o zamanda bilmiyordum bugün hala bilmiyorum. Bilemem de. Bunu ancak savcılık bilir. Bana bu konuda ne bir bilgi verildi ne de bir belge teslim edildi. Zaten olay 2.5 ay önce olmuştu. 10 milyon kitapçık arasında onları tutmak soruşturma mantığı açısından da doğru olmazdı. Çünkü, delil niteliğindeki evrakın ya ayrıştırılması ya da ilgili bilginin bana iletilmesi gerekir idi. Biz o sıralar sürekli savcılığın taleplerine cevap veriyorduk. Savcılık o evraklar ile ilgili bir bilgi ve belge de istememiştir. Dolayısı ile benim delili imha ettiğim düşüncesi kesinlikle doğru değildir.

BİZ SINAVA KONSANTRE OLMUŞTUK, DELİL YOK ETME SUÇLAMASINI KABUL EDEMEM

Biz sınav işini doğru yapmaya konsatre olmuş ve rutin işlemleri gerçekleştiriyorduk. Böyle bir faaliyetten sonra bize dönüp de 'belgelerin yok edilmesi, imha edilmesi, değiştirilmesi' gibi bir suçlama, yapılmasını asla kabul edemeyiz. Bu akla ziyan bir durumdur. Biz, bize teslim edilen bütün evrakı en hassas bir şekilde muhafaza ederdik.

Dahası, görevde olduğum süre içerisinde bize teslim edilmediği halde depolarda bulunan ve soruşturma ile ilgisi olduğunu düşündüğümüz Genel Kültür ve Genel Yetenek soru kitapçıklarının bugünkü savcı Sayın Erkman'a teslim etme talimatını bizzat ben verdim. Soruşturma kapsamında ifade verdikten sonra, ÖSYM depolarında bulunan ve soruşturmada delili teşkil eden KPSS sınavında 100 puan ve üzerinde doğru yapmış adaylara ait 500 soru kitapçığı da savcılığa teslim edilmiştir. Bütün bunlardan sonra, bizim delileri yok etme ve delilleri değiştirme diye bir suçla itham edilmemizi asla kabul etmediğimiz gibi hukuken de doğru bulmuyoruz.

Olağanüstü bir durumda başkanlığa atandığını söyleyen Demir, göreve başladığında tek önceliğinin sınavlarda adaleti sağlamak olduğunu bir kez daha vurguladı. Demir, "Sınav evraklarının nerede olduğuna ilişkin bir soru sormadım. Çünkü, bir soruşturma varsa bununla ilgili kritik evraklara savcılığın el koyduğunu ya depolarına götürdüğünü ya da birisine teslim ettiğini düşündüm. Yani üzerinden 2,5 ay geçmiş bir olaydan bahsediyoruz. Bu sürede savcılığın bu evrakları, delilleri teslim almamış olabileceği aklımıza gelmiyor tabii ki. Ben görevim sırasında birinci önceliğimi menfaat şebekeleri ve devlete sızmak isteyenlerin ellerinde oyuncak haline getirilmiş olan ÖSYM'yi düzeltmek ve gelecek sınavlarda adaleti korumaya odakladım. Soruşturmayı savcılık yürütüyor bizden bilgi belge istediğinde de veriyorduk. Kurumu yeniden yapılandırmak, sınavlarda haksızlık yapılmasına müsaade etmemek üzere çok sağlıklı bir yapı kurduk. Sürekli buna çalıştık. Gece gündüz çalışarak bunu da başardık. Özellikle sınav güvenliği konusunda çok önemli adımlar attık.

Görevi teslim ettiğimde Türkiye'nin gururu bir ÖSYM devretmenin mutluluğunu yaşadım. Görevi teslim ederken de kurumu nereden alıp nereye getirdiğimiz ve önümüzdeki dönemlerde nereye götürülmesi gerektiğini, adil ve güvenli, gerçek ölçme gerçekleştiren bir kurum oluşturma sürecinin nasıl devam etmesi gerektiğini, deneyim ve tecrübelerimizi bir kitapçık haline getirerek bir sonraki görevi teslim alan arkadaşıma ilettim. Bu uygulama dahi kamu yönetiminde örnek gösterilecek bir davranıştır.

Sınava ilişkin iddialar ortaya atıldıktan sonra YÖK Denetleme Kurulunun ÖSYM'de inceleme yaptığını ve rapor hazırladığını anımsatan Demir, "Nisan ayının başında Savcılığa ifade verdikten sonra, arkadaşlarımızdan ısrarla ÖSYM'de arama yapmalarını bir kez daha talep ettim. Bu talep üzerine yapılan aramada YÖK Denetleme Kurulu tarafından kullanılan çalışma odasında, incelenmiş veterk edilmiş 500 soru kitapçığını bulundu ve bunlar savcılığa teslim edildi. Bu ÖSYM'nin bir odasında bulundu. Görevde olduğum süre boyunca bu kitapçıklardan benim haberim yoktu. Bir dolapta bulundu ve teslim edildi bunlarda savcılık tarafından incelenmiştir. Karşılaştığımız bu olaylar tam bir şahsiyet katline dönüşmüştür. Biz 4,5 yıl çok hassas çalıştık. Bunca gayretin sonucu suçlu muamelesi olmamalıdır." şeklinde konuştu.

Konu Kayıtsız Üye tarafından (12-15-2015 Saat 11:17 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 09-12-2015, 09:24   #326
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

2010 KPSS'de Demir ve Yarımağan şüpheli

KPSS'de 2010 yılında kopya çekildiği iddiaları üzerine başlatılan soruşturma tamamlandı. Savcı Yücel Erkman, aralarında eski ÖSYM Başkanları Ali Demir ve Ünal Yarımağan'ın da bulunduğu 230 şüpheli hakkında dava açtı. Erkman, bin 235 sayfalık iddianameyi incelenmek üzere Başsavcıvekili Necip Cem İşçimen'e gönderdi. İddianamede, 3 bin 227 şüpheli bulunduğu ve bunlardan 896'sının karı koca olduğu anlatıldı.

12 Eylül 2015 07:45

Mesut Hasan BENLİ

2010 yılındaki KPSS'deki kopya iddiaları üzerine başlatılan soruşturma 5 yılın ardından tamamlandı. Soruşturmayı sürdüren Savcı Yücel Erkman, aralarında ÖSYM eski Başkanları Ali DEMİR ve Ünal Yarımağan'ın da bulunduğu 230 şüpheli hakkında, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik" suçlarında iddianame hazırladı. Hakkında dava açılan şüphelilerden 14'nün ÖSYM çalışanı olduğu belirtildi.

55 KİŞİ TUTUKLU

Soruşturma kapsamında şu anda cezaevinde 55 tutuklu bulunurken, 117 kişi hakkında adil kontrol kararı olduğu öğrenildi. İddianamede, şu değerlendirmeler yapıldığı öğrenildi:

HAKSIZ KAZANÇ VURGUSU

"Sınav sorularını sınavdan önce elde eden adaylar, kamuya ait malı kamuyu aldatarak, haksız bir şekilde elde etmişler, kullanmışlar ve haksız başarı elde etmişlerdir. Bu şekilde kamu kurumu zararına nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemeye başlayan adaylardan bir kısmı bu sınavda elde ettiği haksız başarıya dayanarak, kamu görevine atanmış ve son menfaat olan son maaşına kadar da eylemine devam etmiştir. Dolayısıyla bu sınava dayanarak kamu görevine atanan şüphelilerin eylemi zincirleme dolandırıcılık suçu şeklindedir. Kopya ise sınav anı ve sınav esnasındaki faaliyetleridir. Buradaki durum ile tamamen farklıdır.

AKRABALAR BAŞARI SAĞLADI

"Yüksek başarı elde eden şüphelilerin aynı dershane, okul ve şirket çalışanı oldukları, aynı zamanda şüphelilerin baldızının, kuzeninin, eşlerinin, iş yeri arkadaşlarının ve iletişim adresleri aynı olanların da yüksek başarı elde ettikleri görülmüştür."

1148 KİŞİ AKRABA

İddianamede, şüphelilerin yüzde 61'nin örgüt lideri firari şüpheli Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği, Mehmet Hanifi Sözen ile irtibatı bulunduğu öne sürüldü. İddianamede, dosya kapsamında şüpheli sayısının 3 bin 227 kişi olduğunun altı çizildi. Bu kişilerin bin 148'nin akraba, 896'sının karı koca olduğu, 2bin 690'nın aynı kurumda çalıştığı tespit edildiği bilgisi yer aldı.


Hürriyet

Cumhuriyet Savcısı Yücel Erkman'ın hazırlayarak, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine geçen hafta gönderdiği iddianamede, beyanı özetlenen tanıklardan birisi de öğretmenlik yapan F.N.G oldu.

F.N.G'nin, soruşturma sürecinde ÖSYM'ye internet üzerinden ihbarda bulunduğu bildirilen iddianamede, bunun üzerine savcılığın talimat yazdığı Aydın Emniyet Müdürlüğünün 20 Nisan 2015'te ifadesini aldığı belirtildi.

F.N.G'nin özetlenen beyanında, lise arkadaşı olan, iddianamede şüpheliler arasında yer almayan Arzu D. ile 2010 baharında Eryaman'da karşılaştığını ve sohbet sırasında KPSS'ye hazırlandığını söylediğini aktardı.

Arzu D'nin teklifiyle sınava birlikte çalıştıklarını anlatan F.N.G, "Bir ay Arzu D'nin evinde, günde 2-3 saat çalıştıklarını, diğer süreleri Eryaman'da öğretmen grubunun ablası olduğu için sohbetlerde geçirdiğini" ifade etti.

-"Amaca giden her yol mubahtır"

Arzu D'nin, "Hocaefendi 'Bizim milli eğitime girmemiz lazım, milli eğitimin suyu çıkmış. Amaca giden her yol mubahtır. Girin de nasıl girerseniz girin' dedi" ifadelerini kullandığını anlatan F.N.G, özetle şu beyanı verdi:

"Sınava hazırlanırken Arzu D'nin altyapısının olmadığını gördüm. Bu süre içerisinde Sincan'daki Maltepe Dershanesinde 4-5 kez deneme sınavına girdik. İkisinde 54 ve 57 aldığını kesin biliyorum. Diğer iki sınavda da 60-63 arası puan aldı. Ben 70-75 arası puan aldım. Sınava 10 gün kala Ankara Kolej civarında bir dershanenin deneme sınavına gireceğini söyledi. Sınavdan birkaç gün önce kendisiyle telefonla görüştüm. Birbirimize başarı dileyerek, telefonu kapattık. 2010 KPSS'den sonra telefonla görüştük. Sınavın zor olduğunu, çok yüksek not alamayacağımı, maksimum 70 civarında bir puan geleceğini düşündüğümü söyledim. O, 'Ben hiç zorlanmadım. 120 soruda 120 soruyu doğru yapmış olabilirim' dedi."

Sonuçlar açıklandıktan sonra konuştuğu Arzu D'nin 97 aldığını söylediğini bildiren F.N.G, "Bu cevabı duyunca şok oldum. Nasıl yaptığını sordum. 'Allah zihnimi açtı, hepsini tıkır tıkır yaptım' dedi. Bunun üzerine 'Kopya mı çektin diye?' sorduğumda, bir şey söylemeden telefonu yüzüme kapattı" dedi.

Sınavda kopya çekildiği konusu gündeme gelince, bir internet sitesine bu olayı isim vermeden yazdığını, yarım saat sonra Arzu D'nin kendisini aradığını ve "Eşim bana seninle ilgili bir şey yazılsın, bak ben o yazanı süründürürüm" dediğini savunan F.N.G, görüşmeye son verdiklerini ve sonraki dönemde ona ulaşamadığını bildirdi.

F.N.G, 2009 sınav sonucuna göre Van'da sözleşmeli olarak göreve başladığını, Arzu D'nin ise KPSS'de genel kültür-genel yetenek bölümü iptal edilmediği için 89 puanla atandığını belirtti.

Tanık F.N.G, "Arzu D'nin sınav sorularını nasıl ele geçirdiğini bilmediğini ama sınav sorularını bir şekilde elde ettiğini, cemaat ile bağlantısı olduğu için cemaatten almış olabileceğini düşündüğünü" beyan etti.

-"Hiç çalışmadan 97 puan aldım"

İddianamede, internetten ihbarda bulunan polis memuru S.B'nin de 21 Mayıs 2015'te ifadesinin alındığı belirtildi.

Buna göre S.B, 2003'te Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünden mezun olduğunu, 2008'e kadar çeşitli dershanelerde öğretmenlik yaptığını, 2009'da polis memuru olduğunu anlattı.

S.B, 2010'da Fetullah Gülen grubuna ait, o zamanki adı Maltepe Dershanesi şimdiki adı FEM Dershanesi olan dershanenin KPSS kursuna resmi kayıt yaptırmadan 500 lira karşılığı gittiğini ifade etti. Soruşturmaya konu 2010 KPSS'ye girdiğini ancak düşük puan aldığından atanamadığını bildiren S.B, şüphelilerden "terör örgütü kurmak ve yönetmek" ile suçlananlardan Nebil Ekiz'in Maltepe Dershanesi KPSS bölümünün müdürü, Ramazan Gözel'in müdür yardımcısı olduğunu ve edebiyat derslerine girdiğini, "terör örgütüne üyelik" ile suçlanan eşi Sara Gözel'in ise matematik dersleri verdiğini aktardı.

S.B, şu beyanı verdi:

"KPSS sonuçları açıklandığında, TC kimlik numaralarını bildiğim (sanıklar) Nebil Ekiz, Ramazan Gözel ve Sara Gözel'in sonuçlarına baktım. Üçünün de 95 ve üzeri puan aldıklarını gördüm. Sınav dökümlerini çıkarttım ancak sinirlenip yırttım. Nebil Ekiz'in yanına giderek, 'Hocam ben yıllardır KPSS'ye girerim ancak bir türlü atanamadım. Siz ve Ramazan Gözel'in eşi Sara Gözel nasıl oluyor da 95 üzeri puan alıyorsunuz' dedim. Bana, 'Seni biz polis yaptık. Hakkınla mı polis olduğunu düşünüyorsun?' dedi. 'Abi siz soruları bir yerden mi aldınız?' dedim. Hiçbir şey söylemedi. Sinirlenip çıktım. Ben, hakkımla polis oldum."

Usulsüzlük haberleri üzerine KPSS Eğitim Bilimleri testinin iptal edildiğini, dershanelerinin tekrar KPSS dersleri vermeye başladığını ifade eden S.B, Sara Gözel'in derste "Arkadaşlar sorular ne kadar kolaydı. Ben hiç çalışmadan 97 puan aldım. Bana tercih konusunda fikir verebilir misiniz?" dediğini söyledi.

O dönemde, "Ağabey iki tane özürlü çocuğun var. Haksız yere atanıyorsun. Bu çocuklara haram lokma yedirme" dediği Ramazan Gözel'in "kıpkırmızı olduğunu" ve kendisine "Bugüne kadar hep sol kesim atandı. İnançsız insanlar kurumlara yerleşti. Bizim de oralarda olmaya hakkımız yok mu?" dediğini iddia eden S.B, Gözel çifti ile Ekiz'in, iptal üzerine yenilenen Eğitim Bilimleri sınavına girmediklerini anlattı.

- "Cemaat mensuplarına dağıttım"

S.B, Ramazan Gözel'in 2010 KPSS'den sonra kendisine dershanede, "Sorular (sanık) Yusuf Rodoplu'dan Nebil Ekiz'e geldi. Ekiz de bana verdi. Ben de eşime ve bölgedeki diğer cemaat mensuplarına dağıttım" dediğini öne sürdü.

Ekiz'in, "Bana ağabeyler tercih yaptırmadı. 'Senin hizmetine ihtiyacımız var' dediler" ve "Sen bu işin üzerine gidersen seni attırırım. Emniyette çok güçlüyüz" dediğini iddia eden S.B, korktuğu için olayın üzerine gidemediğini, zira o dönemde Gülen cemaati mensuplarının emniyet ve birçok kurumda çok güçlü olduklarını, istese bir hafta içinde tayininin çıkartılabileceğini söyledi.

Soruları tüm ülkeye dağıtanın Yusuf Rodoplu olduğunu savunan S.B, "Kayseri'deki Özel Kılıçarslan Lisesi'ndeki öğretmenlerin tamamına yakınının da Rodoplu'nun verdiği sorularla atandıklarını" iddia etti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10 Temmuz 2010'da yapılan KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin 230 şüpheli hakkında hazırladığı iddianamede beyanlarına yer verilen tanık M.E, ÖSYM'nin tüm sınav sorularının, kurumdaki Fetullah Gülen mensuplarınca sınavdan önce "eğitim imamı" Yusuf Rodoplu'ya ulaştırılıp, onun vasıtasıyla 81 ildeki cemaatin dershanelerine dağıtıldığını savunarak, "Bu nedenle genelde il birincileri, Türkiye birincileri veya derece yapanlar Fetullah Gülen'e bağlı dershanelerden, dolayısıyla okullarından çıkmaktadır" dedi.

Cumhuriyet Savcısı Yücel Erkman'ın Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine geçen hafta gönderdiği iddianamede beyanına yer verilen tanıklardan M.E, üniversiteye hazırlanırken Fetullah Gülen ile irtibatlı Yozgat Maltepe Dershanesine devam ettiğini, üniversite yıllarında Gülen bağlantılı ev ve yurtlarda kaldığını, Bursa'da "öğrenci imamlığı ve abiliği" yaptığını anlattı.

Ankara'ya 2004'te geldikten sonra bazı kişilerin verdiği listeler doğrultusunda "çantacılık" yaptığını, yani Fetullah Gülen adına Çankaya, Ostim, Ulus bölgelerindeki esnaf, memur ve vakıflardan para topladığını bildiren M.E, yıllık ortalama 1 milyon dolar para topladığını ve bunu da elden teslim ettiğini belirtti.

Cemaat içindeki bazı kişilerle tartıştıktan sonra izne ayrıldığını, döndüğünde "çantacılık"tan "kayıt memurluğu"na düşürüldüğünü ifade eden M.E, şunları kaydetti:

"Mamak Caddesi'nde faaliyet gösteren Maltepe Dershanesinde 2008, 2009 ve 2010'da kayıt memuru olarak çalıştım. Bu dershanedeyken Mamak'ta üniversite sınavına giren tüm öğrencilerin adres, cep numarası, veli bilgileri ve kütüklerini gösteren listeler bize gelirdi. Bu listeler ÖSYM'de çalışan, kim olduğunu bilmediğimiz cemaat mensubu üyelerden Yusuf Rodoplu'ya gelir, bu kişi Fetullah Gülen'e bağlı İç Anadolu dershaneler imamı Paşabey Kaya'ya bu bilgileri verir, bu kişi de dershane müdürlerine bilgileri gönderir. Türkiye genelinde yapılan birçok sınav soruları da öğrenci bilgileri gibi bu silsileyi takip ederek belli başlı dershanelere gelir.

Fetullah Gülen örgütünün temel yapısında tüm sınavları takip eden imam ve bölge imamları var. Genelkurmay arşivinde çalışmak üzere tarih mezunları alınacağının cemaat tarafından takip edildiğine tanık oldum. 2007 ya da 2008'de bu sınava bunların telkiniyle katıldım ancak kazanamadım. Kazanan başka bir cemaat üyesi oldu."

- "Cemaatte kendini gizleme çok önemlidir"

M.E, 2005'te "kendilerinden sorumlu imamın" söylemesi üzerine polislik mülakatına girdiğini belirtti. "İmam"ın, cemaat üyelerinin listesini Ankara emniyetinde görevli cemaat üyelerine verdiklerini söylediğini anlatan M.E, şu ifadeleri kullandı:

"Mülakata girişte polis memuru ismimi sordu. Sonra elinde bulunan mülakat kartlarından kolay olan birini bana seçtirdi. Soru çok kolaydı. Soruyu cevapladım. Diğer adaylara komisyon başka yerden kart çektirdi. Aralarındaki konuşmalardan mülakattaki soruların zor olduğunu öğrendim. Burada bizim cemaat üyelerinin farklı muameleye tabi olduklarına şahit oldum. Ayrıca komisyon karşısında bizim bedeni yapımıza baktıklarında yüzümde bulunan ufak bir izi komisyondan bir üye fark etti. Ancak diğer iki üye konuyu tamamıyla geçiştirdi. Mülakatı bu şekilde geçtim. Beden eğitimi sınavında da bazı kulvarları geçemediğim halde bana komisyonda tolerans sağladılar ve ben polisliği bu şekilde kazandım. Polis okulunu, intibak eğitiminden sonra kendi isteğimle bıraktım.

Polis kolejleri ve askeri liselere girecek öğrenciler cemaat evlerinde kalmaktaydı. Dershaneye kayıtları yapılmazdı çünkü cemaat bağının ortaya çıkması engellenmiş olurdu. Bu öğrencilere sınavdan önce sorular test adı altında verilir ve ezberletilirdi. Polis ve askeri liselere özellikle seçtikleri gariban çocukları sokarlardı. Polis ve askeri liselere cemaatçe çok önem verilir. Gözü bozuk bir öğrencinin gözünün çizdirildiğini biliyorum. Çünkü hastane parasını ben vermiştim. Kilolu bir çocuğun zayıflatılarak astsubay olmasının sağlandığını da biliyorum. Ailelere ve çocuklara, 'Konuşmalarınızda Atatürk'ü kullanın. Atatürk'ten övgüyle bahsedin. Atatürk'ü sever görünün' diye tembihleniyordu. Cemaatte kendini gizleme, kamufle etme çok önemlidir. Solcu gibi görünmek, çene sakalı bırakmak, kot pantolon giymek, sigara içmek serbest bırakılır ve hatta özellikle istenirdi. Bulunan kuruma, yere göre giyinmek gerekirdi. Camiye, cumaya gitmek yasaktı. Özellikle askeri okul, polis akademisinde öğrenci olanların cemaate ait kırtasiye mağazasına dahi gitmeleri yasaktı."

M.E, Gülen cemaatinin, devletin belirli stratejik organlarına girebilmek için ÖSYM ve diğer tüm kurumların sınav sorularını önceden, yine sınavı yapan kurumlara yerleştirdikleri cemaat üyeleri vasıtasıyla ele geçirip, bunları üyelere ezberlettirerek sınavı kazandırdığını, bu şekilde cemaat üyelerinin devletin organlarına yerleştiklerini anlattı.

Bütün kurumların mülakat ve beden eğitimi gibi sınav komisyonlarında da cemaatin üyelerinin olduğa işaret eden M.E, "Bizlerden sorumlu imamlar bir kurumda sınav açılacağı zaman içimizden şartları tutan ve cemaat mertebesinde kendilerine tamamıyla biat edecek cemaat üyelerini sınavdan haberdar ederek, kendilerine ait yurtlarda sınava hazırlar. Muhakkak suretle sınav yapılmadan önce birkaç tane, sınav konularıyla ilgili deneme adı altında tüm sorular çözdürülür. Sınavda da bu sorular bire bir çıkar. Özellikle polis okullarıyla ilgili açıktan cemaat üyelerinin akrabalarının da dahil olduğu isimleri imamların topladığına birçok kez şahit oldum. Benim de bulunduğum ortamlarda, cemaate bağlı dershanelerdeki müdürler toplantısında, 'Çevrenizde polis memuru olabilecek cemaatçi veya cemaate sempati duyan varsa isimlerini bildirin, polis yapalım' diyorlardı" şeklindeki görüşlerini paylaştı.

Cemaatin, üniversite akademik sınavlarında kullanılmak üzere bir "tez havuzu" bulunduğunu savunan M.E, Türkiye veya yurt dışındaki bir üniversitede akademik faaliyet yürüten bir kişinin, tez lazım olduğunda, "havuz"dan aldığı tezi kullanabildiğini öne sürdü.

- "ÖSYM soruları cemaat dershanelerine dağıtılıyordu"

ÖSYM'deki yapılanmaya ilişkin M.E. şu beyanda bulundu:

"Daha önce kuruma yerleştirdikleri cemaat üyelerince ÖSYM'nin yaptığı tüm sınav sorularının sınav yapılmadan önce ÖSYM'den çıkarıldığını ve bir şekilde eğitim imamı Yusuf Rodoplu'ya ulaştırılıp onun vasıtasıyla 81 ildeki cemaatin dershanelerine dağıtıldığını biliyorum. Cemaat dershanelerine haliyle okul öğrencileri kayıtlı veya kayıtsız gidebilmekteydi. Sınava 20 gün kala dershanelerde dersleri bitiriyorduk ve öğrencilere denemeler yaptırıyorduk. Normalde denemeler lisanslı, üzerinde dershanelerin logosu bulunan kitapçıklardan oluşur. Ancak sınava 20 gün kala, bu süre zarfında cemaat imamları çanta içerisinde herhangi bir logo bulunmayan, adi kağıttan oluşan fotokopi soruları getirmekte, biz de dershanede öğrencilere bunları çözdürmekteydik. İşte bu adi kağıttan oluşan imamların çanta içerisinde getirdiği sorular, sınavlarda çıkan sorulardır. Sınavdan önce elde edilen sınav soruları aynı zamanda cemaat evlerine de dağıtılmaktadır. Öğrenciler bu soruları ezberlemekte ve sınavda da aynı sorular çıktığı için başarılı olmaktadırlar. Sınavlardan önce sorular bu şekilde elde edilip, öğrencilere verilmiş olmaktadır."

M.E, 2007-2008'den itibaren lise ve üniversitelere giriş için yapılan tüm sınavlardaki soruların Gülen cemaatine bağlı Maltepe, Anafen, FEM dershanelerinde "deneme sınavı" adıyla öğrencilere çözdürüldüğüne dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi:

"Bu nedenle genelde il birincileri, Türkiye birincileri veya derece yapanlar Fetullah Gülen'e bağlı dershanelerden, dolayısıyla okullarından çıkmaktadır. Her sene farklı ilden sınav birincilerinin çıkması sağlanmaktadır. Çünkü bir il, örneğin Ankara hep birinci çıkarırsa bu sefer İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde cemaat dershanelerine talep düşmektedir. Türkiye genelinde cemaat dershanelerine talebi her yıl sıcak tutmak için yıl birincileri farklı illerden kazanacak şekilde sorular ayarlanmaktadır. Bu şekilde de çok yüksek miktarda gelir elde edilmektedir. Örneğin görev yaptığım Maltepe ve Anafen dershanelerinde o kadar fazla taleple karşılaşıyorduk ki sınıflar yetmiyor, öğrencileri mescide dahi alıyor, her tarafı sınıf yapıyorduk. Veliler dershanenin istediği parayı bu nedenle yüksek de olsa ödemekteydiler. Yusuf Rodoplu (eğitim imamı), Cemil Koca (Ankara ve İç Anadolu bölgesi imamı) ve Paşabey Kaya (İç Anadolu dershaneler imamı) sınav sorularının sınavdan önce dershanelere dağıtımını sağlamaktaydılar."

Konu Kayıtsız Üye tarafından (12-15-2015 Saat 13:09 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 09-12-2015, 12:08   #327
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
haberci´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen bu tus dersanesi sahibi asla cezasız kalmamalı!

BÜTÜN DETAYLARI AŞAĞIDAKİ LİNK TEN GÖREBİLİRSİNİZ.


http://osym.gov.tr/belge/1-22004/gaz...lsiz-iddialar-
16092014.html

https://www.facebook.com/doktoradaylari?fref=ts

Alıntı:
hipokratus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak verilen önerge

03.02.2015

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,

Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

Prof.Dr. Alim IŞIK
MHP Kütahya Milletvekili

Eylül-2014’de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)’a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikâyet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve “Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar” başlıklı Basın açıklamasında yer alan “Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir.” ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında “başkasının yerine sınava girdiği” tespit edilen dershane sahibi kimdir?
5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?


HABER KAYNAĞI
Prod.Dr. Ömer Dinçer Joker arasa bulurdu. ..

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, konuyla ilgili gazetecilerin sorusu üzerine “Bunun hesabını hep beraber sormalıyız. Bu tip çürük elmalar varsa şayet, bu ve benzeri operasyonlar, hem hükümetimizin hem de eğitim sisteminin konuya tavrını ortaya koyar'' diye konuştu.....

Programımıza şeref veren değerli misafirler ise öğretmenlerimiz için büyük sürpriz oldu. Eski Bakan Ömer DİNÇER, Milletvekili Mustafa ŞENTOP, İstanbul Valisi Vasip ŞAHİN, Asfa Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı uz.Dr Sami SELÇUKBİRİCİK ve Asfa Eğitim Kurulu Genel Müdürü Belma UYSAL Hanımefendi, gecenin anlam ve önemini belirten konuşmalar yaptılar. Konuşmalardan sonra Asfa’nın kurduğu Asfa Temiz Kalpler Korosu sahnede yerini aldı. Gece öğretmenlerimiz için çeşitli hediyelerin bulunduğu bir çekilişle devam etti. Programa katılan Karadeniz Gösteri Ekibi ve birkaç öğretmenimiz tarafından hazırlanan tiyatro gösterisiyle öğretmenlerimiz neşelerine neşe kattılar. Öğretmenler Günü Yemeği programımız, yıllarca kurumumuza emek vermiş ayrıca çeşitli yarışmalarda ödül kazanmış öğretmenlerimize plaketlerinin verilmesiyle son buldu.

*****

Bu güzel gecenin sonunda öğretmenlerimizin yüzündeki tebessümler programın ne kadar güzel geçtiğinin en önemli kanıtıydı. Asfa Eğitim Kurumları olarak tüm değerli öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü tebrik eder, hayırlı nesiller yetiştirme çabasında olan her öğretmenimize teşekkürü bir borç biliriz.

http://www.asfa.com/32972/asfadan-og...nlamli-program

ÖSYM BASIN AÇIKLAMASI

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili*****asılsız iddialarla*****Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin*****olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.*****

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde*****“Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna duyurulur.

ÖSYM BAŞKANLIĞI

Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı*****

Savcılığa suç duyurusunda nasıl bulunulur?

CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
ŞEHİR İSMİ (bulunduğunuz ilin başsavcılığı)


MÜŞTEKİ.....: Şikayet edenin ismi ve adresi

SANIK.........: TUSDATA AŞ yönetim kurulu başkanı Uz.Dr. Sami Selçukbiricik'in sponsorluğunda yayın yapan Dr TUS. com sitesi Kurucu Admini Uz. Dr. Rıza ERÖKSÜZ, drerdinç, mecburum, drasc, kukasen, drsvc, drriza, dremotif, ahmeteren, fibrin, kemalkemal, başocak, isosumer, femm, fibrin, tini, jiks24, kahvebahane, attuda, drsofistike55, ambivalan, ahir, dr_samsa isimli bir kısmı tusdatanın maaşlı elemanı Moderatör ve kullanıcıları
Adres: Dr. Rıza ERÖKSÜZ İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı 34390 Çapa - İstanbul

SUÇ: a-BASIN DUYURUSU 27 Ekim 2011 tarihli aşağıdaki başkanlık Basın Açıklamanızda belirtildiği gibi ÖSYM ile ilgili çok sayıda kötü niyetli yıpratıcı ve haber çıkmaktadır.
b- BASIN DUYURUSU (7 Ocak 2011) .. Kamuoyunda Tartışılan Hatalı Soru İddiaları Hakkında Açıklama.. Öte yandan, bir kısım adaylar tarafından, ÖSYM’ye verilen dilekçeler, açılan dava, gazete ilanı, gösteri ya da basın bildirileri ile kamuoyunun dikkatine taşınmış olan...., ...oluşan sağlıklı sonuçlara rağmen, tüm bu olumlu uygulamaların çıkarlarına zarar verdiği açık olan bazı menfaat grupları, hayatlarının çok kritik bir dönemini yaşayan genç doktorlarımızı gereksiz ve haksız yere heyecana sürüklemekte ve onları ÖSYM karşıtı faaliyetlere sevk etmektedirler.ÖSYM BAŞKANLIĞI


Özellikle TUS sınavı ile ilgili YALAN ve YANILTICI haberlerin tamamı aynı yerde çıkmakta ve YILLARDIR her TUS döneminde
TAMAMINA yakını doktor olmayan veSINAVA GİRMEYEN kişiler tarafından

mağduruz şeklinde ORGANİZE kampanya düzenlenmektedir.

Organize Kampanya Başlıkları:
TÜM BU KAMPANYALAR: SINAVA GİRMEYEN MENFAAT ŞEBEKESİ TARAFINDAN YAPILMIŞTIR



1- Tüm bu kampanyalar ÖSYM nin Emniyet Genel Müdürlüğüne ve Ankara Cumhuriyet Savcılığına Tusdatanın kural dışı bilgi temin ettiği ve yaydığına dair yazısı ve sonrasında ÖSYM'nin Tusdataya açtığı dava sonucu Uz.Dr. Sami Selçukbiricikin 5 yıl denetimli serbestlik kararı olduğu dönemde yapılmıştır.
Bu dönemde şirket yönetim kurulu üyesi Efdal Orhan ÖSYM Başkanının makamında soruların güvenliği nasıl sağlanıyor? Soruları kimler hazırlıyor, soru başına kaç lira alıyorlar konulu röportaj yapmıştır.
Sorulan sorular: ÖSS’nin arka planı

Sorular nasıl hazırlanıyor?
Soruları kimler hazırlıyor hazırlanıyor?
Sorular nasıl bir yerde hazırlanıyor?
Soruları hazırlayan kişiler nasıl tespit ediliyor?
Soruların güvenliği nasıl sağlanıyor?
Soruların zorlukları nasıl ayarlanıyor?
Sorular hangi aşamalardan geçiyor?
Soruları kimler inceliyor?
Soruları hazırlayan kişilerin soruları sızdırma riskini nasıl önlüyorsunuz?
Soru başına ne kadar ücret ödüyorsunuz

2- ÖSYM yi ellerinde oynattıklarına (uz.dr. sami selçukbiricik) dair algı yönetimi kampanyası
3- Mali güç karşılığı ÖSYM içerisinden bilgi aldıkları (uz.dr. sami selçukbiricik) itirafı
3- ÖSYM içinde bilgi aldıkları ve yönlendirici oldukları itirafı
4- ÖSYM gidip gele gele oluşan tanıdıklardan bilgi alındığı itirafı
5- ÖSYM'nin Sami Selçukbiricik dışında kimseyi muhatap almadığı itirafı
6- ÖSYM yetkililerine ve YÖK başkanvekiline en üst düzeyde baskı yapıldığı itirafı
7- ÖSYM içinden sürekli istihbarat aldıkları itirafı
8- ÖSYM ile görüşüldüğü yeni sınav formatı hakkında bilgi alındığı ve buna uygun deneme sınavı yapılacağı itirafı
9- ÖSYM ye açılan davalarda hakime tavassutta bulunulduğu itirafı
10- Soruların Tusdata yayınlarından çıkmazsa hatalı soru adı altında ÖSYM'ye baskı ve “ÖSYM bu işi eline yüzüne bulaştırdı” organize kampanyası yapılacağı itirafı

11- Aynı kişiler tarafından dr tus sitesinde ve ulusal basında sınavda 20-30 hatta 35 net eksiğim geldi mağdurum kampanyası ( 24 net eksik, 10 net eksik, 8 net eksik, 9 net eksik,
12- Dr tus ve hurriyet gazetesinde cevap kağıdıma müdahale edilmiş kampanya örneği
12- ÖSYM cevap kağıdımla oynamış, doğruları silmiş ve yanlış eklemiş, Şerefsiz ÖSYM organize kampanyası
3- Soru hazırlama ekibinin değişmesinden duyulan rahatsızlık ve güvenlik tedbirleri artırıldıktan onra soruların kendi yayınlarından çıkması için yapılan kampanya
6- Klasik kopya metodlarından olan tuvalete gidişin yasaklanmasına karşı ÖSYM'yi organize yıpratma kampanyası
7- TUS Sınavında “kaloriferler yanmıyordu, salon buz gibiydi, donduk” türü organize yıpratma kampanyası
8- Dr Tus yöneticileri tarafından ÖSYM’nin sınavda dağıttığı “silgi silmiyordu” organize kampanyası
9-
10- Her TUS döneminde ÖSYM yi karalama için ulusal gazetelere TUSDATA sponsorluğu ile sınava girmeyen kişilerin adının yer aldığı ilan verme organize kampanyası

11- “Tüm Hekimler Adına ÖSYM Başkanına” yazılan mesajlar
12- ÖSYM binası önünde yapılan organize eylem kampanyası

13- Başbakanlığa maillerle mağduruz organize yıpratma kampanyası

14- Cumhurbaşkanlığına yönelik mailler ve randevular ile mağduruz organize kampanyası
15- Tüm gazetecilere mağduruz diye “MAİL BOMBARDIMANI” organize kampanyası

16- Tüm gazete haberlerinin altına “mağduruz feryadı” organize kampanyası

17- Tüm televizyon kanallarına mağduruz diye organize kampanya
18- Ana muhalefet liderine kampanya
18- YÖK başkanına yönelik organize kampanya

19- Tüm milletvekilleri ve siyasetçilere yönelik mağduruz organize kampanyası

20- Tüm ÖSYM çalışanlarına “çok ağır küfür ve hakaret” organize kampanyası

21- Hain ÖSYM'nin adaletsizliğine karşı kurtarıcı olarak davet edilen kahraman Uz.Dr. Sami Selçukbiricik senaryosu

22- TUS sınavı bitmeden, sınav devam ederken soruları internetten yayınlama

TÜM BUNLAR YAKLAŞIK AYNI KİŞİLER TARAFINDAN YAPILMAKTADIR VE TAMAMINA YAKINININ SINAVLA İLGİLERİ YOKTUR: TEK GÖREVLERİ SINAVLA İLGİLİ ŞAİBE OLUŞTURMAKTIR.

21 - Tıp Fakültesi Öğrencilerini fişleme
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya
Genç klinisyenler Kulübü Uygulama Prosedürleri
Genç Klinisyenlere Verilen Gizli ve Çok Gizli Görevler
Hocaefendi Cemaati-Sol Kesim içinde sözü geçen fişlemeleri
Genç Klinisyenlere katılmadı sebebi: KOMİNİST
Vır Vır Vır En Geveze GKK Fişlemecisi...
Samimi güler yüzlü sempatik fişleme


İZAHI..........: Dr tus com sitesinde yayınlanan yorum ve itiraflar başlıklar

DAVA yağmuruna tutmalı... Bunu da basına yansıtmalı
YÖK BAŞKANI BİRAZDAN CNNTURK de...Mail saldırısı başlatalım!
SORULARA İTİRAZ İÇİN mailler KILIÇDAROĞLUNA
ÖSYM Başkanı Pek Umursamıyor. Aman Dikkat!!!
ÖSYM'ye Kaç Kişi İtiraz Dilekçesi Verdi? (Anket)
İŞTE ÖSYM ye dava... Hayırlı olsun...
Ey vajenlerinde streptokok olmayan oğlu olmayan hocalar
ACİL!!!! EYLEM YAPMALIYIZ, ÖSYM yi PROTESTO ETMELİYİZ.
Abbas Güçlü'de TUS Hatalı Soru Haberini Oyla,GÜNDEMİ BELİRLE
ÖSYM' YE DAVA AÇMA ÇALIŞMALARI...
ŞU BİMERİ BİR KEZ DE BİZ KULLANALIM
Son Dakika ÖSYM Gelişmesi.. YÖK başkanı devreye girdi....!!!

PROTESTO ETMEK İSTEYENLER - Ankete katılın lütfen
BU ADAMLAR DALGA MI GEÇİYOR???
ÖSYM'YE SORU İPTALİ İÇİN BAŞVURMAKTAN LÜTFEN KORKMAYIN..


TALEP : Yukarıda arz edilen nedenlerle sanıkların bağlantılarının tespiti ve duyum aldıkları ÖSYM çalışanları hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak kamu davası açılmasına karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederim . Tarih


Müşteki
Ad Soyad

ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler
Dr TUS hakkında Savcılığa Suç Duyurusu
FLAŞ. Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru
ÖSYM nin büyük hainliği..
Rıza Eröksüz, ÖSYM kimlere emanet?

Bu abimiz sınava girmi ki?
Sami Bey sadece ÖSYM yi mi elinde oynatıyor?
Sami Bey ÖSYM'yi elinde oynatıyor (du)
Tüm Hekimler Adına ÖSYM Başkanına

Tusdatayı aradım Sami Bey ÖSYM de dediler...
Pis kokular gelen tuvalet dosyası ve tesadüfler zinciri
ÖSYM Başkanına sesleniyorum, plansız hareket ediyorsun

Yöneticinin imanı.. ÖSYM, Hak Arama, Organize guruplar
Drasc ÖSYM başkanına meydan okuyor
Ben drasc
Sami Bey ÖSYM'yi elinde oynatıyor (du)
Bir ÖSYM provakatör prototipi olarak kemalkemal

Yeter artık ösym yeterrrrrrrrr adam ol!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
TUSDATA sponsoru aracılığıyla ÖSYM'yi yıpratma nedeni?

TUSDATA'nın sponsoru olduğu Dr tus'taki şizofren
Kaşarlanmış Dr TUS.com provakatörü: Başocak
Dr Tus sitesindeki nöbetçi silgi provakatörü ve tesadüfler zinciri
Dr TUS ta nöbetçi kaloriferci ve tesadüfler zinciri-3
Dr Tus sitesindeki Erikli su provakatörü ve tesadüfler zinciri-2
Sami HOCadan Site Çalışanlarına ve Ösymye Fırça

Konu Kayıtsız Üye tarafından (12-03-2015 Saat 09:01 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 09-12-2015, 14:50   #328
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM'nin kamuoyuna özür veya kanıt sunma borcu var

ÖSYM BAŞKANLIĞI kanıta dayanmayan soruları gibi kanıta dayanmayan muğlak açık olmayan, her anlama gelebilen ağır suçlamalarla herkesi töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmış ve doğru düzgün bir açıklama yapmayı bile becerememiştir. ÖSYM ağır ithamlarını ya belgelendirmeli yada hak arayan masum kişileri hedef gösterdiği için özür dilemelidir
ÖSYM'nin kamuoyuna özür veya kanıt sunma borcu var



BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? ) dershanenin (DERSANE) busaldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS?)dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr.SamiSelçukbiricik?, Uz.Dr.Ahmet Çitoğlu?, Mustafa Çitoğlu?,Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Alıntı:
dahiliyenezareti´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sami Selçukbiricik'ten ÖSYM'ye "ATEŞLE OYNAMAK"
(5 Ekim 2012)

ÖSYM yine ateşle oynuyor.

Onlar; bu ülkede, adaletli ve güvenli sınav yapmak için varlar ve bunun
için para alıyorlar devletten ve dolayısıyla milletten...

Bulundukları mekan ve makamlar; babalarının çiftliği ya da mirası
olmadığına göre sorumluluklar bilinciyle adil davranmak ZORUNDALAR.

İşleri sınav yapmaksa; önce adam gibi soru hazırlayacak, sonra güvenli bir
şekilde sınav yapacak, sonra hatalı sorular varsa bunları iptal edecek ve
yerleştirmeleri yapacaklardır.

Eylül 2012 TUS için adam gibi soru hazırlayamadılar, bu açık... Branş
profesörlerinin dahi bilemediği soruları sormak marifet mi? Diyelim ki
sordular: Hatalı soruları neden inceleyip iptal etmiyorlar? Binlerce
insanın itirazlarına, neden tek bir satır dahi açıklama yapmaktan
kaçınıyorlar?

Bunun tek sebebi olacaktır: İTİBAR KAYBI KORKUSU...

Adalet kaybolduğunda; işte asıl o zaman, İTİBAR gerçekten KAYBOLMUŞTUR.

Şimdi herkese, adaletin tesisi için görevler düşmektedir:

1. Sınava giren herkes; ÖSYM'yi mail, faks, tweet... vs. yağmuruna tutmalı,
doyurucu bir açıklama yapmaları istenmelidir.
2. Türk Tabipleri Birliği harekete geçirilmelidir.
3. Siyaset ve bürokrasi de kulisler yapılmalı, olayın farkındalığı siyaset
boyutunda da sağlanmalıdır.
4. Basın harekete geçirilmelidir.
5. Gerekirse gazete ilanları ile olay tüm kamuoyunun dikkatine sunulmalıdır.
6. Herkesin; siyasette ve basında olan yakınları ve tanıdıkları iyi birer
tetikleyici rol oynayabilir, bu tanışıklıklar harekete geçirilmelidir.
7. ÖSYM Başkanı; direk Cumhurbaşkanı'na bağlı olduğu için olayı
Cumhurbaşkanı'na mutlaka iletmek gerekir.
8. Kısa sürede sonuç alınamazsa, acilen yargı yoluna gidilmelidir.


Son Sözümüz ÖSYM yetkililerine:

Ey ÖSYM yetkilileri,

Allahtan korkun. Bir gün, sakladıklarınızın açığa çıkacağını bilmiyor
musunuz? Burası babanızın çiftliği değil ki, komplekslerinizle ve
despotlukla hareket edemezsiniz. Bugüne kadar yaptıklarınızdan hesap
vermemiş olmanız, bundan sonra hesabı toptan vermeyeceğiniz anlamına gelmez.

Aynı despotizmi Aralık 2010 TUS'unda yapmadınız mı? Binlerce kişinin
hakkına - BİLEREK ve İSTEYEREK - girmediniz mi? 1,5 yıl sonra gelen yargı
cevabı hala sizi uyandırmadı mı?

Yarın, yargı bu soruları iptal edip de hatalarınız bir kez daha açığa
çıktığında sokağa nasıl çıkacak, çocuklarınızın yüzüne nasıl bakacaksınız?

Bu ülkenin adil bir ÖSYM'ye daima ihtiyacı var. Lütfen, Allahtan korkun ve
adil olun ki itibarınızın iadesine bir yol açılsın

ATEŞLE OYNAMAK (5 Ekim 2012)ÖSYM yine ateşle oynuyor. Onlar; bu ülkede, adaletli ve güvenli sınav yapmak için varlar ve bunun için para alıyorlar devletten ve dolayısıyla milletten… Bulundukları mekan ve makamlar; babalarının çiftliği ya da mirası olmadığına göre sorumluluklar bilinciyle adil davranmak ZORUNDALAR. İşleri sınav yapmaksa; önce adam gibi devamı

http://www.facebook.com/************...92254577460688
Alıntı:
dahiliyenezareti´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sami Selçukbiricik'ten ÖSYM'ye "ATEŞLE OYNAMAK"
(5 Ekim 2012)

ÖSYM yine ateşle oynuyor.

Onlar; bu ülkede, adaletli ve güvenli sınav yapmak için varlar ve bunun için para alıyorlar devletten ve dolayısıyla milletten...

Bulundukları mekan ve makamlar; babalarının çiftliği ya da mirası olmadığına göre sorumluluklar bilinciyle adil davranmak ZORUNDALAR.

İşleri sınav yapmaksa; önce adam gibi soru hazırlayacak, sonra güvenli bir şekilde sınav yapacak, sonra hatalı sorular varsa bunları iptal edecek ve yerleştirmeleri yapacaklardır.

Eylül 2012 TUS için adam gibi soru hazırlayamadılar, bu açık... Branş profesörlerinin dahi bilemediği soruları sormak marifet mi? Diyelim ki sordular: Hatalı soruları neden inceleyip iptal etmiyorlar? Binlerce insanın itirazlarına, neden tek bir satır dahi açıklama yapmaktan kaçınıyorlar?

Bunun tek sebebi olacaktır: İTİBAR KAYBI KORKUSU...

Adalet kaybolduğunda; işte asıl o zaman, İTİBAR gerçekten KAYBOLMUŞTUR.

Şimdi herkese, adaletin tesisi için görevler düşmektedir:

1. Sınava giren herkes; ÖSYM'yi mail, faks, tweet... vs. yağmuruna tutmalı, doyurucu bir açıklama yapmaları istenmelidir.
2. Türk Tabipleri Birliği harekete geçirilmelidir.
3. Siyaset ve bürokrasi de kulisler yapılmalı, olayın farkındalığı siyaset boyutunda da sağlanmalıdır.
4. Basın harekete geçirilmelidir.
5. Gerekirse gazete ilanları ile olay tüm kamuoyunun dikkatine sunulmalıdır.
6. Herkesin; siyasette ve basında olan yakınları ve tanıdıkları iyi birer tetikleyici rol oynayabilir, bu tanışıklıklar harekete geçirilmelidir.
7. ÖSYM Başkanı; direk Cumhurbaşkanı'na bağlı olduğu için olayı Cumhurbaşkanı'na mutlaka iletmek gerekir.
8. Kısa sürede sonuç alınamazsa, acilen yargı yoluna gidilmelidir.


Son Sözümüz ÖSYM yetkililerine:

Ey ÖSYM yetkilileri,

Allahtan korkun. Bir gün, sakladıklarınızın açığa çıkacağını bilmiyor musunuz? Burası babanızın çiftliği değil ki, komplekslerinizle ve
despotlukla hareket edemezsiniz. Bugüne kadar yaptıklarınızdan hesap vermemiş olmanız, bundan sonra hesabı toptan vermeyeceğiniz anlamına gelmez.

Aynı despotizmi Aralık 2010 TUS'unda yapmadınız mı? Binlerce kişinin hakkına - BİLEREK ve İSTEYEREK - girmediniz mi? 1,5 yıl sonra gelen yargı cevabı hala sizi uyandırmadı mı?

Yarın, yargı bu soruları iptal edip de hatalarınız bir kez daha açığa çıktığında sokağa nasıl çıkacak, çocuklarınızın yüzüne nasıl bakacaksınız?

Bu ülkenin adil bir ÖSYM'ye daima ihtiyacı var. Lütfen, Allahtan korkun ve adil olun ki itibarınızın iadesine bir yol açılsın

ATEŞLE OYNAMAK (5 Ekim 2012)ÖSYM yine ateşle oynuyor. Onlar; bu ülkede, adaletli ve güvenli sınav yapmak için varlar ve bunun için para alıyorlar devletten ve dolayısıyla milletten… Bulundukları mekan ve makamlar; babalarının çiftliği ya da mirası olmadığına göre sorumluluklar bilinciyle adil davranmak ZORUNDALAR. İşleri sınav yapmaksa; önce adam gibi devamı

http://www.facebook.com/************...92254577460688







TARİHLERE DİKKAT DR. RIZA ERÖKSÜZ



2009- 2010-2011-2012

"""aşağıdaki iki yazıyı yazan aynı kişidir.
ve tüm organizasyonların menfaat şebekesinin başıdır.
Bir cerrahi asistanının girmediği sınavla ilgili menfaat kaybı olmayacağına göre aynı nick i kullanan ikinci bir kişi vardır.
Tüm bağlantılar, duyumlar, bilgi sızdırılmaları, telefon trafiği, sınava girmeyen kişilerin, ortaokul ilkokul mezunlarının 25 netim eksik diye ortaya çıkması her yerde yaygaralar organize tabloyu ortaya çıkaracaktır.
İki yıla yakın arayla yazılan bu yazılar aynı kişi tarafından yazılmıştır. Konu, vs kısmı, konsept, hedef, ... lar, her meslekten sonra olanlar kelimesi bile aynıdır.
Sizce bu bir asistan yazısı mı dersane sahibi yazısı mı?









"""
neler neler

Konu Kayıtsız Üye tarafından (11-08-2016 Saat 10:02 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 09-15-2015, 08:35   #329
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

KPSS'de kopyanın görüntüsü dosyada
KPSS'de kopya iddiaları üzerine hazırlanan iddianamede sızan sorulara ait görüntüler yer aldı. Buna göre doğru şıkların koyu renkle işaretlenerek adaylara dağıtıldığı öne sürüldü.



Kopyala 15 Eylül 2015 08:07
Yazdır
KPSS'de kopyanın görüntüsü dosyada

Mesut Hasan BENLİ

2010 yılındaki KPSS'de kopya çekildiği iddiasıyla başlatılan soruşturmada Savcı Yücel Erkman, 5 yıl aradan sonra aralarında eski ÖSYM başkanları Ali DEMİR ve Ünal Yarımağan'ın da bulunduğu 230 şüpheli hakkında iddianame hazırlamıştı. 1235 sayfalık iddianamede, KPSS sınavında bir doğru cevapla dahi binlerce adayın önüne geçerek kamu görevine atanabilmenin yolunun açıldığı anlatıldı.

İddianamede, 2010'daki KPSS'de soruların sınavdan önce elde edilerek dağıtıldığı, jandarma kriminal, emniyet, bilişim uzmanları, TÜBİTAK raporları ve şüphelilerin ikrarı ile kesin ve net olduğu da vurgulanarak, şu değerlendirme yapıldı:

SORULAR SINAVDAKİYLE AYNI

"Yüksek Öğretim Denetleme Kurulu'nun hem Eğitim Bilimleri hem de Genel Yetenek alanı sorularının binlerce adaya ulaştığına ilişkin raporuna rağmen sadece Eğitim Bilimleri alanı sınavı iptal edilerek 31 Aralık tarihinde tekrarlanmıştır ve bu nedenle birçok adayın genel kültür ve genel yetenek puanına göre devlet memurluğu kadrolarına atandığı görülmüştür. Yine iptal edildiği için tekrarlanan eğitim bilimleri puanı ile iptal edilmeyen genel kültür ve genel yetenek puanlarına dayanarak öğretmen kadrosuna atanan adaylar da söz konusudur."

İddianamede yurtdışına kaçtığı anlaşılan şüphelilerden Baki Saçı'ya ait bilgisayarın harddiskine soruların sınavdan önce kaydedildiği, dosyalarının bu bilgisayarda oluşturulduğu tarih ve saatlere de yer verilerek öne sürüldü. İddianamede ayrıca "Genel Yetenek Türkçe sorularından 30 soru bulunduğu, bunlardan 27 tanesinin metin ve şıklar olarak tam olduğu ve bir şıkkın koyulaştırıldığı tespit edilmiştir.


KAMUFLAJ İÇİN 'LYS DENEME' YAZILMIŞ

Genel Yetenek Matematik sorularından 25 soru bulunduğu, şıklarının koyulaştırıldığı ancak 1 sorunun koyulaştırılmış şıkkının aslında doğru cevap olmadığı, sayfaların üst orta kısmına bir dershane adı, sol altlarına ise 'LYS Deneme 7' ibaresinin yerleştirildiği anlaşılmıştır. Sayfa üst orta ve sol altlarına yerleştirilen ibarelerin kamuflaj kaygısıyla yapılmış bir işlem olduğu değerlendirilmiştir" denildi.

TEKRAR SINAVDA YÜZDE 97.4'Ü DÖKÜLDÜ

Sınavda yüksek başarı sağlayan 3 bin 227 aday, iddialar üzerine tekrarlanan sınavda aynı başarıyı sağlayamadı. İddianamede, "Daha kolay bir sınavda adayların yüzde 97.4'ünün netlerinin düşmesi olağanüstü bir durumdur" denildi.

HERKES AYNI YANLIŞI YAPTI

İddianamede, matematikçilerin kitapçıklar üzerinde yaptığı incelemelere de yer verildi ve şöyle denildi:

"Sadece bir matematik sorusunda koyulaştırılmış cevabın aslında yanlış olduğu, bazı adayların bu şıkka yönelip işaretledikleri, yanlışta birleştikleri tespit edilmiştir. Adayların kitapçıklar üzerinde kolay sorularda işlem yaptıkları ancak, zor olarak nitelendirilen sorularda hiçbir işlem yapmadan doğru cevabı işaretledikleri ve bunun mümkün olamayacağı anlaşılmıştır.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 09-28-2015, 08:35   #330
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Helin Şahin

Paralel Devlet Yapılanması iddiasına dair soruşturmalar kapsamında KPSS ve Askeri Liselere Giriş sınavlarındaki usulsüzlükler mercek altında. Ankara ve Kayseri'de yürütülen Askeri Liselere giriş sınavlarında usulsüzlük yapıldığına dair soruşturma kapsamında savcılar, ÖSYM'den soru kitapçıkları ve cevapları istendi. Ancak kitapçıkların imha edildiği ortaya çıkınca 2013 ve öncesinde görevli ÖSYM yetkilileri hakkında "Terör örgütüne yardım-yataklık" ve "Görevi kötüye kullanmak" gerekçesiyle soruşturma başlatıldı.

KAYITLAR YOK!

17 Aralık 2013 darbe teşebbüsü sonrası KPSS sorularına dair işlemlerin yapıldığı bilgisayarlarda geriye döndürülemez şekilde silme işlemi yapıldığı belirlenmişti. Ankara ve Kayseri merkezli yürütülen Askeri Liselere giriş sınavlarında usulsüzlük yapıldığı ve soruların FETÖ yapılanması tarafından sızdırıldığına dair soruşturma kapsamında 4 ay önce operasyon yapılmıştı. Operasyon kapsamında 2011-2012-2013 yılları arasında askeri lise sınavlarına girecek öğrencilere soruların örgüt mensubu "abiler" tarafından ezberlettirildiği saptanmıştı.

İFADE VERMİŞLERDİ

ÖSYM eski Başkanı Ali Demir, 2010'daki KPSS'de usulsüzlük iddialarına ilişkin soruşturması kapsamında "sınav kitapçıklarının imhası yönündeki talimatını, kanuna aykırı olmasına karşın uygulayarak, delilleri yok ettiği ve böylece görevini kötüye kullandığı" iddialarıyla ilgili ifade vermişti.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ÖSYM'den sınavlara yeni güvenlik tedbirleri aerol ÖSYM 2 01-20-2019 08:12
ÖSYM'den 'güvenlik' ilanı aerol ÖSYM 0 10-21-2010 12:52
ÖSYM'den sınavlara yeni güvenlik tedbirleri medihaber TIP Tercih Edecek Adaylar 0 10-05-2010 19:09
ÖSYM'den ÜDS'ye gireceklere uyarı aerol Genel Mesleki Konular 0 10-03-2010 13:30
Tumer'den ÖSYM ve tusdataya!! steTUSkop Tusdata 4 05-07-2010 16:34


Şu Anki Saat: 21:30


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com