www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > TUS (TIPTA UZMANLIK SINAVI) , Yan Dal Uzmanlık Sınavı (YDUS) ve USMLE PLATFORMU > TUS Dersaneleri > Tusdata

2969 (0 Kayıtlı Ve 2969 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 01-07-2015, 19:13   #211
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
07 Ocak 2015, Çarşamba
Normal siteAna SayfaHaberlerManşetlerÇok Okunan

İşte 2010 KPSS sorularını sızdıran kişi

TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Abdullah Çavuşoğlu, KPSS sorularını sızdıran kişiyi açıkladı. Çavuşoğlu, bu kişinin Mustafa Asil olduğunu ve Yeni Zelenda'ya kaçtığını söyledi.

7 Ocak 2015 Çarşamba 12:24

TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Abdullah Çavuşoğlu, ÖSYM'de paralelcilerin tek bir elemanı olduğunu, editörlük amacıyla da bütün sorularını gördüğünü açıkladı. Bu kişinin de Mustafa Asil olduğunu belirtti. Ayrıca Mustafa Asil'in Yeni Zelenda'ya kaçtığını vurguladı.

Çavuşoğlu'nun Twitter'dan yaptığı açıklama:

Abdullah Çavuşoğlu

Bazı arkadaşlar bunları neden önceden yazmadın diyor. zamanında ÖSYM-KPSS skandalını soruşturan Savcı Şadan Sakınan'a olan biteni bizzat..

Abdullah Çavuşoğlu

Yanına giderek anlattım. Hatta tehlikeyi göze alarak KPDS için 10 bin TL ye sınav geçiren bir çeteye YEM olarak müşteri yollayıp ses..

Abdullah Çavuşoğlu

Kaydı aldırıp tüm detayları yöntem-kişiler-banka hsp vs öğrendim ve kayıtları savcı SAKINAN a verdim. Sonuç: HİÇ BİR ŞEY OLMADI!

Abdullah Çavuşoğlu

YAPININ ÖSYM de 1 tek elemanı vardı. O da tüm sınavların sorularını editörlük amacıyla GÖREN/OKUYAN kişi idi. Adı Mustafa ASİL idi..

Abdullah Çavuşoğlu

MUSTAFA ASİL KPSS skandalı ortaya çıkar çıkmaz soluğu Kanada da aldı Yüksek Lisans yapacağım diye. Ardından da Yeni Zelendaya kaçtı.

Abdullah Çavuşoğlu

Orada PARALEL in sınav başarılarının sırrını sanırım anladınız!

(Yok)

Siyaset Ana Sayfa17 Aralık Depremi14 Aralık

Kılıçdaroğlu Bakan'a sordu: Mustafa Asil kim?CHP Lideri, Meclis grup toplantısında KPSS'deki kopya skandalına değinerek bir isim verdi

Yorum Yaz0

22 Mart 2011 - 16:20

Yazı Boyutu:

Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Grup Toplantısında yaptığı konuşmada*****KPSS’de "soruların çalınması" konusunda yaşanan süreci anımsattı. Soruşturmanın devam ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, Mustafa Asil adlı kişinin nedensoruşturma*****kapsamında olmadığını sordu.

Asil’in soruların tümünü gören tek kişi olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, bu kişinin soruşturma açıldığı sırada 1 yıl süreyle doktora için*****Kanada’ya gönderildiğini ifade etti.

Kılıçdaroğlu, "Bir yılda doktora nasıl olur bilmiyorum ama gönderilmiş. Bir yılını tamamlamadan da geri geldi. Bu kişi soruşturmanın kapsamı dışında. Niçin?*****YÖK’ten sorumlu olan bakandan yanıt bekliyoruz. Bu kişi kimdir, neden soruşturmanın kapsamı dışında tutulmuştur?" diye sordu
  Alıntı ile Cevapla

     

Alt 01-07-2015, 19:19   #212
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
07 Ocak 2015, Çarşamba
Normal siteAna SayfaHaberlerManşetlerÇok Okunan

İşte 2010 KPSS sorularını sızdıran kişi

TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Abdullah Çavuşoğlu, KPSS sorularını sızdıran kişiyi açıkladı. Çavuşoğlu, bu kişinin Mustafa Asil olduğunu ve Yeni Zelenda'ya kaçtığını söyledi.

7 Ocak 2015 Çarşamba 12:24

TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Abdullah Çavuşoğlu, ÖSYM'de paralelcilerin tek bir elemanı olduğunu, editörlük amacıyla da bütün sorularını gördüğünü açıkladı. Bu kişinin de Mustafa Asil olduğunu belirtti. Ayrıca Mustafa Asil'in Yeni Zelenda'ya kaçtığını vurguladı.

Çavuşoğlu'nun Twitter'dan yaptığı açıklama:

Abdullah Çavuşoğlu

Bazı arkadaşlar bunları neden önceden yazmadın diyor. zamanında ÖSYM-KPSS skandalını soruşturan Savcı Şadan Sakınan'a olan biteni bizzat..

Abdullah Çavuşoğlu

Yanına giderek anlattım. Hatta tehlikeyi göze alarak KPDS için 10 bin TL ye sınav geçiren bir çeteye YEM olarak müşteri yollayıp ses..

Abdullah Çavuşoğlu

Kaydı aldırıp tüm detayları yöntem-kişiler-banka hsp vs öğrendim ve kayıtları savcı SAKINAN a verdim. Sonuç: HİÇ BİR ŞEY OLMADI!

Abdullah Çavuşoğlu

YAPININ ÖSYM de 1 tek elemanı vardı. O da tüm sınavların sorularını editörlük amacıyla GÖREN/OKUYAN kişi idi. Adı Mustafa ASİL idi..

Abdullah Çavuşoğlu

MUSTAFA ASİL KPSS skandalı ortaya çıkar çıkmaz soluğu Kanada da aldı Yüksek Lisans yapacağım diye. Ardından da Yeni Zelendaya kaçtı.

Abdullah Çavuşoğlu

Orada PARALEL in sınav başarılarının sırrını sanırım anladınız!

(Yok)


Aynı kişi mi? Kendini dava adamı diye tanımlanmış


https://mobile.twitter.com/asilmustafa09
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-07-2015, 19:25   #213
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
07 Ocak 2015, Çarşamba
Normal siteAna SayfaHaberlerManşetlerÇok Okunan

İşte 2010 KPSS sorularını sızdıran kişi

TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Abdullah Çavuşoğlu, KPSS sorularını sızdıran kişiyi açıkladı. Çavuşoğlu, bu kişinin Mustafa Asil olduğunu ve Yeni Zelenda'ya kaçtığını söyledi.

7 Ocak 2015 Çarşamba 12:24

TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Abdullah Çavuşoğlu, ÖSYM'de paralelcilerin tek bir elemanı olduğunu, editörlük amacıyla da bütün sorularını gördüğünü açıkladı. Bu kişinin de Mustafa Asil olduğunu belirtti. Ayrıca Mustafa Asil'in Yeni Zelenda'ya kaçtığını vurguladı.

Çavuşoğlu'nun Twitter'dan yaptığı açıklama:

Abdullah Çavuşoğlu

Bazı arkadaşlar bunları neden önceden yazmadın diyor. zamanında ÖSYM-KPSS skandalını soruşturan Savcı Şadan Sakınan'a olan biteni bizzat..

Abdullah Çavuşoğlu

Yanına giderek anlattım. Hatta tehlikeyi göze alarak KPDS için 10 bin TL ye sınav geçiren bir çeteye YEM olarak müşteri yollayıp ses..

Abdullah Çavuşoğlu

Kaydı aldırıp tüm detayları yöntem-kişiler-banka hsp vs öğrendim ve kayıtları savcı SAKINAN a verdim. Sonuç: HİÇ BİR ŞEY OLMADI!

Abdullah Çavuşoğlu

YAPININ ÖSYM de 1 tek elemanı vardı. O da tüm sınavların sorularını editörlük amacıyla GÖREN/OKUYAN kişi idi. Adı Mustafa ASİL idi..

Abdullah Çavuşoğlu

MUSTAFA ASİL KPSS skandalı ortaya çıkar çıkmaz soluğu Kanada da aldı Yüksek Lisans yapacağım diye. Ardından da Yeni Zelendaya kaçtı.

Abdullah Çavuşoğlu

Orada PARALEL in sınav başarılarının sırrını sanırım anladınız!

(Yok)

gerirefresh

Mobil

Kopyayla Paralelci Seçme SınavıGüncel28 Mart 2014, Cuma 02:04

Cemaat, sınavlarda haksız avantaj sağladı. Paralel öğretmen Mevlüt Karabakla, 2012'de yapılan KPSS'de kopya kağıdıyla yakalandı. Gülen'in savcıları ise soruşturmayı sümen altı etti

Paralel yapıyı ABD'den yöneten Gülen'in, cemaat müritlerinin devlet kademesinde görev alabilmesi içinKamu Personel Seçme Sınavı'nda (KPSS)*****yaptığı yolsuzluklar ortaya çıkmaya başladı. Devlet içine sızan cemaat, fırsat eşitliği ilkesini yok sayarak, kendi üyelerine sınavda avantaj sağladı. 2012'de*****931 bin 307 aday, devlet memuru olabilmek için*****KPSS Lisans'a başvurdu. Sınava giren adaylardan bir tanesi de Gülen cemaatine ait*****"Atlantik Eğitim"*****adlı dershanede matematik öğretmeni olarak çalışanMevlüt Karabakla*****idi. Karabakla,*****7 Temmuz 2012'daAnkara Balgat Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'nde sınava girdi. Cemaat üyesi, üzerinde*****sınav cevap anahtarı bulunan*****küçük kopya kağıtlarıyla yakalandı. Kağıtlarında "Malabadi'yi gör, Artuklular'ı işaretle" gibi anımsatıcı notlar vardı. Görevliler, kopyalara el koyarak durumu*****tutanakla*****tespit etti. Gözaltına alınan Karabakla hakkında yürütülen soruşturmadan ise hiçbir sonuç çıkmadı. Cemaatin,*****sınavlardan 2 hafta önce*****evlerde kalan üyelere*****soruların cevaplarını ezberlettiği*****ve cemaat mensuplarının bu sayede iyi puan alarak devletin çeşitli kademelerinde görev aldığı belirtildi.*****



ÖSYM'DEN SERVİS

Gülen*****örgütününÖSYM'ye kadar sızdığı ortaya çıktı.CHP, Mart 2010'da ÖSYM'de görevli cemaat üyesiMustafa Asil'in, 2010'da yapılan KPSS'deki kopya eyleminde yer aldığını belirtti. Sorulara erişim yetkisi olan Asil'in, sınav sorularını*****cemaate bağlı okullara servis ettiğiöne sürüldü. Asil, Yeni Zelanda'ya kaçtı. Gözler ise2010'daki KPSS Eğitim Birimleri*****sınavındaki kopya skandalına çevrildi. Sınavda 120 sorudan 100 net çıkaran*****2 bin 227 adayın evli olduğu*****belirlendi.*****Paralel savcı Ş.S. ise adaylar arasındaki ilişkiyi araştırmaktan kaçındı.*****




*****
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-07-2015, 21:45   #214
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler

drasc


drasc



samsa



drsvc


Nasıl Yani



nasıl küçük görüşmeler???????


dr.objektif



hakimle görüşme


hacettepecerrah



drrıza

bezgin şirin


mecburum



mecburum



mecburum



ÖSYM yi

sadece + bakanlığı?



+ uzmanlık kurulu ??



+ meclis
















hiç




ösym tus formatının aynısı deneme sınavı















savcılık ?



Abdullah Çavuşoğlu hocadan bu konu da da açıklama bekliyoruz

Konu Kayıtsız Üye tarafından (01-18-2015 Saat 16:05 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-07-2015, 22:50   #215
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
07 Ocak 2015, Çarşamba
Normal siteAna SayfaHaberlerManşetlerÇok Okunan

İşte 2010 KPSS sorularını sızdıran kişi

TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Abdullah Çavuşoğlu, KPSS sorularını sızdıran kişiyi açıkladı. Çavuşoğlu, bu kişinin Mustafa Asil olduğunu ve Yeni Zelenda'ya kaçtığını söyledi.

7 Ocak 2015 Çarşamba 12:24

TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Abdullah Çavuşoğlu, ÖSYM'de paralelcilerin tek bir elemanı olduğunu, editörlük amacıyla da bütün sorularını gördüğünü açıkladı. Bu kişinin de Mustafa Asil olduğunu belirtti. Ayrıca Mustafa Asil'in Yeni Zelenda'ya kaçtığını vurguladı.

Çavuşoğlu'nun Twitter'dan yaptığı açıklama:

Abdullah Çavuşoğlu

Bazı arkadaşlar bunları neden önceden yazmadın diyor. zamanında ÖSYM-KPSS skandalını soruşturan Savcı Şadan Sakınan'a olan biteni bizzat..

Abdullah Çavuşoğlu

Yanına giderek anlattım. Hatta tehlikeyi göze alarak KPDS için 10 bin TL ye sınav geçiren bir çeteye YEM olarak müşteri yollayıp ses..

Abdullah Çavuşoğlu

Kaydı aldırıp tüm detayları yöntem-kişiler-banka hsp vs öğrendim ve kayıtları savcı SAKINAN a verdim. Sonuç: HİÇ BİR ŞEY OLMADI!

Abdullah Çavuşoğlu

YAPININ ÖSYM de 1 tek elemanı vardı. O da tüm sınavların sorularını editörlük amacıyla GÖREN/OKUYAN kişi idi. Adı Mustafa ASİL idi..

Abdullah Çavuşoğlu

MUSTAFA ASİL KPSS skandalı ortaya çıkar çıkmaz soluğu Kanada da aldı Yüksek Lisans yapacağım diye. Ardından da Yeni Zelendaya kaçtı.

Abdullah Çavuşoğlu

Orada PARALEL in sınav başarılarının sırrını sanırım anladınız!

(Yok)
ÖSYM nin yapması gereken açıklama tubitak tarafından yapılıyor garip

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
HSYK 3. Dairesi, eski Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Şadan Sakınan hakkında da "mal beyanında tespit edilemeyen artış" nedeniyle yapılan şikayetleri görüştü. Savcı Sakınan hakkında da önce inceleme, sonra soruşturma izni veren Daire, Sakınan hakkındaki soruşturmayı yürütmek üzere de müfettiş görevlendirdi. Şadan Sakınan, 3 yılda bitmeyen KPSS soruşturması ile gündeme gelmişti. Sakınan, hem KPSS soruşturması hem de 2012 yılındaki adli hakimlik sınavındaki kopya iddialarıyla ilgili olarak takipsizlik kararı vermiş ve en büyük delil olan soru kitapçıklarının imhasına onay vermişti

Hayırlı bir gelişme


Örnek eftal orhan tusdata yönetim kurulu üyesi





Eftal Orhan öğrenciler adına sordu, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan cevapladı.

ÖSS’nin arka planı

Sorular nasıl hazırlanıyor?
Soruları kimler hazırlıyor hazırlanıyor?
Sorular nasıl bir yerde hazırlanıyor?
Soruları hazırlayan kişiler nasıl tespit ediliyor?
Soruların güvenliği nasıl sağlanıyor?
Soruların zorlukları nasıl ayarlanıyor?
Sorular hangi aşamalardan geçiyor?
Soruları kimler inceliyor?
ÖSYM deneme sınavı yapar mı?
ÖSYM sınav teknikleri konusunda ne düşünüyor?
ÖSYM sınav psikolojisi hakkında neler düşünüyor?
ÖSS Milli Eğitim Müfredatına ne kadar uyuyor?

Ve yeni sistemle ilgili merak ettiğiniz her şey

Yeni sistem, neler getiriyor?
Yeni sistemin artıları neler?
Hangi alanlar, hangi testleri çözecek?
Süre baskısı kalkıyor mu?
Ek konu olacak mı?
ÖSS nereye doğru gidiyor?
İkinci aşamada kaç test yapılacak?
İkinci aşama testleri hangi günler yapılacak?


Öncelikle şunu öğrenmek istiyorum. Türkiye’de herhalde hayatını etkilemediğiniz kimse yoktur. İnsanlar sizin gönderdiğiniz bir belgeden ya bizzat sınava giren olarak ya da giren kişinin yakını olarak bir şekilde etkileniyor.
Çoğu kimsenin rüyalarını, hayallerini; gönderdiğiniz “Kazandınız” yazılı sonuç belgesi ya da sitenizden yayınladığınız “Kazandınız” açıklaması süsülüyor. İnsanların hayatlarında dönüm noktaları oluşturan bir kurumun başında bulunmak nasıl bir duygu?


1974’den beri, yani kurumun kuruluşundan beri kurumun içindeyim. En baştan itibaren sorumluluk ve ciddiyet duygusu hissederim. Başkan olduktan sonra da bu duygular değişmedi.
Ama tabii bizde ayrıca ciddi bir stres, sürekli bir tedirginlik var. Bir sorun olacak mı diye.

Şu an kaç sınav yapıyorsunuz?

30 ile 40 arasında.

ÖSYM’nin biraz tarihçesinden bahseder misiniz?

ÖSYM 1974’de kuruluyor.1960’lı yıllarda sınav başlıyor. Arz talep dengesi bu sınavları doğuruyor. Talep fazla olunca seçme zorunluluğu ortaya çıkıyor.
İlk başlarda lise bitirme puanları ölçü alınıyor. Bu da yetmiyor daha sonra üniversiteler kendileri böyle bir sınav yapıyor.
1975’den öncesi üniversiteler bu görevi yapıyordu. 1974’te en son Hacettepe üniversitesi bu sınavı yaptı. Daha sonraki yıllarda da ülke genelinde bu sınav ÖSYM ile kurumsallaştı.

ÖSYM’nin yaptığı ilk üniversite giriş sıvana kaç kişi girdi ve kontenjan ne kadardı?

1974’de 225 bin aday. Kontenjanlar 30 binlerdeydi…

Gelelim herkesin merak ettiği ÖSS’nin arka planına…
Bir yılık ÖSS serüveni nasıl yaşanıyor? Bu yıl ki süreç ne zaman başlar?

Eylül’de tam olarak yoğun bir şekilde başlar.

Soruları kimler hazırlıyor?

Biz de soruları hazırlayan iki grup uzman vardır. Bir grup, soruları hazırlar. Bunlar bizim kadrolu elemanlarımızdır.

Bunlar öğretmen midir?

Bunların içinde öğretmenlik yapanlar da var. Hiç öğretmenlik yapmamış, kendi alanlarında uzman olanla da var. Örneğin matematikçiler var. Matematik yüksel lisansını bitirmiş ve 10 yıldır bizde soru hazırlıyor.
Veya 30 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra emekli olmuş öğretmenler var.
Bu iki grup bizim tam zamanlı elemanlarımızdır. Bunların başka bir görevi yoktur. Bütün zamanlarını soru hazırlamakla geçirirler.

Soruları hazırlayan kişiler kimler tarafından, nasıl tespit ediliyor ve ne gibi kriterler söz konusu?*****

Bizde güven esastır. Şimdi, biraz sıkıntılarımız var. Bu uzmanların da KPSS ile almamız isteniyor. O zaman güven sorunu olabilir. Biz özellikle tavsiyeyi çok önemsiyoruz. Çok güvendiğimiz birisinin önermesi lazım. Bu kişiler hem kendi alanında uzman olmalı, bu konuya yatkılığı olmalı; kişilik olarak da güvenilir olmalı.
Allah’a şükür, güven konusunda bizim gruptan bu konuda bir sorun çıkmadı şimdiye kadar.

Ne zaman sorular hazırlanmaya başlıyor?


Eylül ayında, soruları hazırlamaya başlarlar. Uzmanlar, soruları hazırlar biriktirir.
Bizim, ÖSS de 30 yıllık bir soru arşivimiz var. Ama özellikle, ÖSS’de eski soru kullanmıyoruz. İhtiyaçtan fazla hazırlanıyor ve onların arasından seçiyoruz. Daha sonra onların üzerinde ifadesinde, rakamlarında gerekli değişiklikler yapılıyor. Sorular ilk hazırlandığı ham haliyle de sorulmuyor.

Uzmanlar soruları hazırladıktan sonra onları kontrol eden bir sistem var mı?

Var, ikinci grubumuz da bunlar. Bunlar üniversite hocaları. Tabi bunlar, yakınlık nedeniyle, Anakara’daki üniversitelerden hocalarımız oluyor. Böyle diğer sınavlar da dâhil, toplamda 100 ün üzerinde hocamız var.


Peki, ayrıca dil açısından değerlendiren birileri var mı?

Tabii bütün soruları Türkçeciler de okuyor. Onlar tarafından bir edisyondan geçiyor.
Bilimsel açıdan, anlaşılırlık açısından ve ölçme değerlendirme açısından sorular inceleniyor. Ve seçile seçile sınav seti ortaya çıkıyor.

Soruları hazırlayan kişilerin soruları sızdırma riskini nasıl önlüyorsunuz?

Birinci önlemimiz; bu soruların hazırlandığı katımız, (bu odanın bir üst katı) sadece soru hazırlayan uzmanların girdiği bir kattır. Diğer birimde çalışanlar o kata ziyarete bile gidemez.
İkinci önlemimiz; o ortam dışında soru hazırlanmaz. Soru kesinlikle dışarı çıkmaz. Mesela; “Ben, bugün başladım, evde devam edeyim” olmaz. Ya da “Evde hazırladım, evde hazırladıklarımı buraya getireyim”, ya da üniversitede, bir hoca kendi ofisinde soru hazırlayıp buraya getirsin; bunları kesinlikle yapmıyoruz.
Bunların yanında; kişilere güvenmemizin dışında bir önlemimiz yok.

Bir de soru başına ne kadar ücret ödüyorsunuz, öğrenebilir miyiz?

Sadece maaş karşılığı yapıyoruz. Kadrolu elemanlarımızdır onlar. Soru hazırlatıp belli bir ücret ödemiyoruz.
Maaşları da son derece düşüktür; onu da söyleyeyim.

Buradan iletelim diyorsunuz yani.
Soruların basımı, dağıtımı ve geri gelişi aşamasında güvenliğini nasıl sağlıyorsunuz?

Sorular seçildikten sonra son bir kez daha gözden geçirilir. Çok güvendiğimiz birkaç kişiye okuturuz. Mesela; o aşamada ben de okurum. O noktadan sonra matbaaya götürülür.

Sizin kendi matbaanız mı?

Hayır, özel bir matbaa.
Matbaaya gönderilir ve kapalı dönem başlar. Büyük sınavlar da tam kapalı dönem olur. Sorular hazırlanırken bizim bu binada kapalı dönem yoktur ama basımı süresinde vardır. Bu süre 15-20 gündür. Bu sürede matbaada çalışanlar, kesinlikle dışarı ile irtibatlarını keserler. Orada yatarlar, çöpleri dışarı çıkmaz. Çevre jandarma denetimindedir. Çevresinde elektronik karartma yapılır. Cep telefonları çalışmaz.
O sürede basılır, mühürlenir. Baskıdan sonra polis eskortu eşliğinde sınav merkezlerine nakledilir.
Polisin dışında, gönderdiğimiz kamyonlara üniversite öğretim elemanlarından bir görevli veririz. Soruların saklandığı yerde, kapısında nöbet tutan yine iki görevli vardır.

Şimdiye kadar herhalde bir defa ÖSS’nin iptal edilme durumu oldu?

Evet, bir defa İstanbul’da sınav evrakının saklandığı spor salonunun bir ara kapısı varmış, o arka kapıdan birisi giriyor ve soru kitapçığını alıyor. O tespit edildiği için o yıl sınav tekrar yapılmıştı. Bu güvenlik konusu bizim uzmanlığımız da değil ve canımızı çok sıkan bir konu.

Sizce çoktan seçmeli sınavın öğrenci üzerinde ne gibi olumsuz etkileri olabilir?

Öğrenciyi, tek yönlü düşünmeye alışıyor. Hep hazır şıklardan birini seçiyor. Günlük hayatta hiçbir zaman sorunla birlikte cevapları gelmez. Sorun gelir ve önce analiz edilir; Gerçek sorun nedir? Onun parametreleri belirlenir. Gerçek sorunun çözümleri ne olabilir? Ve o çözümlerin içinden en iyisi bulunmaya çalışılır.
Böyle olması gerekirken, cevaplar hazır gelirse sentez yapamazsınız. Sentez çözüm üretmektir. Onlar gelişmediği için eğitim eksik kalıyor.
Belki bu kadar etkilenmeyebilir, ama bu sınava gereğinden fazla anlam yükleniyor. Mesela; biz çoktan seçmeli sınav yapıyoruz diye orta öğretim sınavları da çoktan seçmeli yapmaya başladılar. Biz önümüzdeki yıllarda yeni sistemde sınavı, sadece çoktan seçmeli olmaktan çıkartmayı düşünüyoruz.


Ben de dahil birçok kimsenin ÖSS için en büyük eleştirisi; ÖSS sorularının müfredatla uyumlu olmadığı. Siz ne düşünüyorsunuz. Bunun ölçüsü ne?

Ben buna katılmıyorum. Sürekli olarak Milli Eğitimden ders programlarını ve müfredatını alıyoruz. Bizim uzmanlarımız ilk önce onları inceliyorlar.

Mesela, okulda çok başarılı öğrencilerimiz, ÖSS’de aynı başarıyı gösteremiyor.

Okuldaki başarının nasıl ölçüldüğüne bağlı. O okulda, başarılı olabilir ama o okuldaki arkadaşlarına göre başarılıdır. O okul, genelde başarısız bir okulsa, o zaman bu sınavda diğer oklarla karşılaştırıldığında demek ki başarısız çıkıyor.

Buda dershane destek sistemini çok fazla körüklüyor. Mutlaka bir destek alma zorunluluğu doğuyor. Bir öğrenci ülkemizde, ÖSS’de iyi bir başarı istiyorsa 4 yıl boyunca iki tane okulda okumak zorunda kalıyor. Birincisi kendi okulu ikincisi dershane. Realite açısından bu bir gösterge değil mi?

Ben buna katılmıyorum. Bu konuda araştırmalar da yaptık.
Araştırmalar şunu gösteriyor.
Bu sınavda başarılı olmak için dershaneye de gitmek lazım.
Ama 4 yıl üst üste gitmek değil.
ÖSS birincileri çoğunlukla böyle yapıyorlar.

Biz şunu gördük; araştırmada dershaneye gitmeyenlerin başarısı gidenlere göre daha düşük ama belli bir süreden sonra dershane ek bir katkı getirmiyor.

Öyleyse şöyle söyleyelim. Öğrenciler ÖSS’de belli bir başarı için en az iki yıl dershaneye gitmek zorunda.

Bir yılda gitse olur, ama dershane eğitimi tamamlıyor. Dershanede eğitim yapıyor. Dershaneye gitmeyen bir aday, haftada 40 saat eğitim yapıyorsa giden 60 saat eğitim yapıyor.

Ben bunu dershane karşıtı bir söylemle sormamıştım. Sadece, şu açıdan bakıyorum:
Bizim çocuklarımız, hayatlarının en önemli çağında iki yıl dershaneye gittiğinde tamamen sosyal hayattan kopuyor. Ben bizzat onların içerisindeyim. Çalışma programları veriyorum. Çocuklarımız bu süreç içerisinde hem dershaneyi hem okulu birlikte götürmek zorunda oldukları için sosyal hayattan kopuk, sosyal ilişkileri bozuk bireyler haline geliyorlar.
Üniversiteye başladığında iki yıl boyunca sosyal hayattan kopmuş bir kişi olarak başlamış oluyor. Bu, kişilerin geleceği ile ilgi, iletişim becerileri ile ilgili ve hayata uyumla ilgili ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden oluyor.
Oysa onların yaşıtları başka ülkelerde, hobileriyle uğraşıyor, spor yapıyor, müzik aleti çalmayı öğreniyor, kitap okuyor, kendini geliştiriyor. Bizim çocuklarımız iki okul birlikte okuyor. Buraya vurgu yapmak istiyorum. Bunun üzerinde hiç durulmuyor.

Doğru, doğru, doğru….
Ben de önce şuna değinmek istiyordum. Dershane iki şeyi sağlıyor. Bir; okuldaki eğitimi tamamlıyor.
İki; sınav için öğrencilere tecrübe kazandırıyor, yol gösteriyor.

Ben, burada öğrenciler adına bulunuyorum. Onlara uzun yıllardan beri sınav sürecini birlikte yaşıyoruz. Birlikte üzülüp, birlikte seviniyoruz. Onların psikolojilerini çok yakından biliyorum. Çocuklarımız tamamen hayattan koparak bir başarı elde etmek zorunda kalıyorlar. Bu çok acı bir durum.

Ona, ayrıca değineceğim. Bizim yaptığımız araştırmada ayrıca şunu gördük.
Belli bir süreden sonra başarı artmıyor. Yani 4 yıl üst üste dershaneye gidenler, iki yıl gidenlere göre daha başarılı olmuyor. Ama hiç gitmeyenler, daha az başarılı.

İşin adayı aşırı asosyalleştirmesine gelince; o biraz arz talep dengesinden kaynaklanıyor. Türkiye’de her bölüm, ekonomik durum nedeniyle insanlara mutlu bir hayat sunamıyor. Örneğin kişi herhangi bir konudan hoşlanıyor. O konuda eğitim yaptığında iş bulamıyor ve uygun bir gelir elde edemiyor. Onu elde edebilmesi için belirli alanlara yönelmesi gerekiyor. Sadece sınırlı alanlar, işsizlik sorunu olmayan ve iyi gelir elde etmenizi sağlıyor. Herkes oraya gitmek istiyor. Bu nedenle yarış kızışıyor. Yarış kızıştığı için, bu alanlara girmek için çalışma temposunu üst düzeye çıkartmak gerekiyor. Bu da çocukları asosyalleştiriyor.
Türkiye’nin ekonomik durumu daha iyi olsa, bu sorunlar çözümlenebilir. Herkes, belli programlara gitmek zorunda kalmaz. İş bulma sorunu olmasa başka alanlara da insanlar yönelir.

Hep ‘şartlar bunu gerektiriyor’ diyoruz, ama bizim, çocuklarımızı psikolojik yönden çok fazla ezdiğimizi düşünüyorum. Onları rahatlatan, onlara yol gösteren, yardımcı olan bir sistemimiz yok. Gelelim sıfır çekenlere.
Geçtiğimiz sınavda 30 bin öğrenci sıfır çekti. Bunu neye bağlıyorsunuz.

İşin doğrusu biz ona sıfır çekme demiyoruz. O basının ifadesi. Biz puanı hesaplanmayan adaylar diyoruz. 4 testli bir sınavda istiyoruz ki adaylar bu testlerin tümüne cevap versinler ve belli bir başarıyı elde etsinler. Bazı adaylar, sadece bir teste cevap veriyor. Böyle adayların biz üniversiteye girmesini istemiyoruz.
Mesela bir aday matematiğin 30 sorusundan 30’una cevap verse diğerlerini boş bıraksa, biz onun puanını hesaplamıyoruz. Yani, aday sıfır çekmiyor.
Bunlar 4 testin ikisinde 0,5 puan alamamış bir kitle. Bu kitlenin ben biraz bilinmeyen bir kitle olduğunu düşünüyorum. Zaten Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK bu konuda ortaklaşa bir çalışma başlattı.

Geçtiğimiz sınav; ÖSS için zorluk derecesi yüksek bir sınavdı. Sınavın zorluk ya da kolaylığını neye göre belirleniyor. Yani bu sınavı zor yapalım, bu kolay olsun diye bir karar mı alınıyor?

Hayır, öyle değil. Ama önceki yıllara göre küçük ayarlamalar yapıyoruz. Örneğin, önceki yıllarda bir test çok zor olmuşsa, biraz kolaylaştıralım diyoruz. Çok kolay olmuşsa, biraz zorlaştıralım diyoruz. Çünkü bu bir seviye sınavı değil; bir sıralama sınavı. Sıralama sınavında hiçbir zaman ortalama başarı % 80-90 olmamalı. Aksi takdirde adayları sıralayamazsınız. Hem üst grubu birbirinden ayıracaksınız hem alt grubu. Onun için zor sorular da kolay sorular da olacak. Tabi bütün derslerde aynı kolaylıkla hazırlanamıyor..

Zor soruların psikolojik yönetimi de zor oluyor. Bu sorular adeta kişinin moralini bozmak için hazırlanmış. Dolayısıyla, böyle bir sınavda kişi, psikolojik olarak çöktüğü için bilgisini de tam olarak sınava yansıtamıyor.

Ama bir aday sınava gelirken de daha önce böyle sorular görmüştür. Soruların ne kadarını çözeceğini; ne kadarını çözemeyeceğini bilir.


Ama son sınav soruları, çok fazla görülen soru tarzı değildi. Sınav dereceleri de böyle değerlendirdiler. Önceki sınavlara göre, çok farklı soru tarzı olduğu şeklinde değerlendirildi.

Sanmıyorum. Ben o izlenimi edinmedim. Ben de soruları okuduğumda öyle farklılıklar görmedim.

Ama bu görüş ÖSS dereceler tarafından da belirtildi.

Bir de belki şundan oluyor. Soru hazırlayan arkadaşlarımızın sorunun zorluk derecesini iyi ölçme güçlüğü oluyor. Bizim şansızlığımız şu: bu tip sınavlarda bir ön test uygulanması lazım.

Tam da ben o noktaya gelecektim.

Biz bunu yapamıyoruz maalesef, gizlilik dolayısıyla. Ön test yapamadığımız için soruların zorluk derecesini ayarlayamıyoruz.

Gerçekten çok iyi hazırlanmış ama soruların çok zor olmasından dolayı, psikolojisi bozulduğu için beyin gücünü tam olarak kullanamayan, konsantrasyonu bozulan çok sayıda öğrenci tanıyorum. Zaten birkaç soru kişini psikolojisini bozmaya yetiyor. Ben şunu merak ediyorum siz kurum olarak “Ben sorumu sorarım, elememi yaparım” mı diyorsunuz yoksa öğrenci açısından da değerlendiriyor musunuz?

Biz, öğrenciye hizmet ediyoruz. Başka türlü düşünmemiz mümkün değil. “Biz sorumuzu sorarız yapan yapar.” gibi bir anlayış içinde olmamız düşünülemez. Ama dediğim gibi, biz soruları hazırlarken belli bir zorluk düzeyinde olsun, mesela ben; “Sorular geçen senekinden biraz daha kolay olsun” diyorum. Ve emin olun bazı zor soruları benim değişdirttiğim de oluyor.

Öğrenciler adına teşekkür ediyoruz!

Bizim öğrencilerimiz nedense hep hazır kalıp sorulardan gelsin istiyorlar. Bizim hocalarımız da hep yeni ve özgün sorular hazırlamaya çalışıyorlar. Çünkü çok değişik yetenekleri ölçüyorsunuz. Öğrendiği bir kalıbı tekrarlamak iyi bir yetenektir ama bu yetenek sınırlı bir yetenektir. Değişik ortamlarda ilk defa karşılaştığı sorunlara çözüm bulma daha ileri bir yetenektir. Onun için biz özgün sorular sormaya çalışıyoruz.

Geçtiğimiz sınav için zor bir sınav olacak demiştiniz. Bu öğrencilerin psikolojileri üzerinde çok olumsuz etki yaptı. Böyle bir ifade de bulunduğunuz mu?


Ben öyle söylememişimdir.

Basından öyle okuduk.

“Geçen yılkinden daha zor olmayacak” demek istedim. Biz, bir önceki yıldan daha kolay olmasını sağlamaya çalıştık ama tabi kitle de değişiyor. Daha önceki yılın kitlesinin içinde eski mezun daha çoktu. Geçen senekinde son sınıf öğrencileri daha çoktu. Bu etkili oluyor.

Kendi çocuğunuz olsa, en az iki yıllık bir çalışmanın karşılığını 3 saatlik bir sınavda alma stresi karşısında bir baba olarak neler hissederdiniz? Bir empati yapar mısınız?

Ben bunu iki kere yaşadım. Diğer babaların yaşadığını yaşadım. Gerçi çocuklarımın başarıları yüksekti, birinci yılda girdiler ama birinci tercihlerine giremediler. Üzüldüler.
Ben de o stresi yaşadım. Ben de iki çocuğumu iki yıl Anadolu Lisesi sınavlarına, iki yıl da üniversite sınavlarına olmak üzere dershaneye taşıdım. Onlarla adım adım 8 yıl yaşadım. Bunun olumsuz yönlerini, çocuklar üzerindeki etkilerini gördüm. Ama biraz da olumlu yönlerine bakmak lazım. Eğitimciler, bu sınavlar olmasa yetişen gençlerimiz bilgi düzeyi açısından, daha yetersiz olacaklarını söylüyor.
Hatta, “Öğrenciler bir şeyler öğreniyorsa bu sınavlar sayesinde öğreniyor.” diyenler de var. Ben tabii o kadar ileri gitmek istemiyorum

ÖSYM olarak, bunca yıldır sınav yapıyorsunuz. Neden adaylara yönelik sınav teknikleri, sınavda psikolojik yönetim gibi bir destek çalışması yapmıyorsunuz? En azından kendi sitenizde. Bunu hiç düşündünüz mü?

Bir kere bu konuda uzman değiliz.

Mesela soruları hazırlayan uzmanlar bu soruların çözüm mantığı şöyle olabilir diye bir bilgilendirmede bulunabilir.

O biraz ileri gitmek olur. O zaman bizim o söylediklerimiz eleştirilir. Ya da o yetersiz kalırsa adayların hazırlıksız kalmalarının gerekçesi, bizim verdiğimiz bilginin yetersizliği olarak görülür.


Ya da uzman birilerini burada bulundurabilirsiniz.

Ben bu konuda reçete olduğunu da düşünmüyorum. Sitede, 5 sayfa soru nasıl çözülür gibi bilgiler vermek; dershaneler iki yıl eğitim yapıp bunu vermeye çalışıyorlar. Onların iki yılda yaptıklarını biz nasıl 5-10 sayfayla verebiliriz.

Bunun ipuçlarını verebilirsiniz. Çünkü gençlerimiz bu konuda yönlendirilmeye çok ihtiyaçları var.

Bunu yapacaksa Eğitim Fakülteleri yapsın. Bizim alanımız değil ve bizim görevimiz de değil.

O zaman sizin alanınız olan bir konu ile ilgili sorayım: ÖSYM olarak, mesela en azından online deneme yapamaz mısınız? ? Öğrenciler orada kendi performanslarını görürler. Mesela bu yıl olsaydı; öğrenciler ne tarzda sorular çıkacak bilirlerdi. Kendilerini ona göre hazırlarlardı.

Biz o konulara girmeyi hiç düşünmedik. Ben girmemizin doğru olamadığını düşünüyorum. Orada soracağınız sorular, öğrenciyi yönlendiriyor. Öğrenciler, ondan sonra o sorulara benzer sorular bekliyor. ÖSYM şu soruları sordu hemen o tür sorular üzerine çalışır. Ondan farklı sorular sorduğunuzda öğrenciyi yanlış yönlendirmiş olursunuz.


Bunu en sağlıklı yapacak kurum, sizsiniz ve bu öğrenciye çok büyük katkı sağlar.

Sizin söylediğiniz eski soruların öğrenciye sorulması ise bunu herkes yapıyor zaten.

Mesela bu yıl ki sınava benzer bir denemeyi, sınava 6 ay kala yapsanız bu öğrencilere büyük bir katkı olur.

Nerede yapacağız?

Online yapabilirsiniz. O tarzda sistemler var. Öğrenciye sınavdaki gibi süre veriliyor.

Bunu, internet üzerinden yapmak çok zor. Az sayıda kişiye yaparsınız da aynı anda bir milyon kişiye hizmet verecek bir site olamaz. Aynı anda 10 bin kişi geldiğinde siteler tıkanır.
Ancak kişiye soruları sunarsınız o zaman olabilir. Ama bunları bizim yapmamızın olumlu yönlerinin yanında olumsuz yönlerinin de olacağını düşünüyorum. Eski soruları zaten siteden eski soruları bulabilir.

Ama bu sene yeni tür sorular sordunuz. Bu tür sorular çıkacak diye bir ön sınav yapmış olursunuz.

Bizim bu sene soracağımız sorulara benzer sorularımı soralım. Ama o zaman, o soruların özgünlüğü kalmaz. Öğrenci, eğer bir konuyu iyi öğrendiyse, düşünme sistemini iyi gelişirdiyse, değişik sorular geldiğinde o öğrenci çözüm üretir.
Zaten çok farkı soru sormuyoruz ama aynı kalıbın içinde de kalmıyoruz. Sadece rakamları değiştirerek soru sormuyoruz.

Sonra ÖSYM’yi de çok büyültmeyin. ÖSYM, 300 personeli olan bir kurum. Burada akademisyenler yok. Üniversitelerden akademisyenler getirip onlardan katkı almaya çalışıyoruz.
Bu tür destekler verilirse bunu bizim vermemizin doğru olmadığını düşünüyorum. Ama sınavda psikolojik açıdan ya da bilimsel açıdan nelere dikkat etmek gerekiyor? Bunu eğitimciler yapsınlar. Onların kendi görüşü olarak olabilir. Biz oların görüşünü ÖSYM olarak sunarsak bu resmi bir yönlendirme olur. Onun dışında bir durum olduğunda biz eleştiriliriz. Öğrencileri olumsuz etkilediğimiz dile getirilir.

Böylelikle de öğrencilere katkı sağlama; onlara yardımcı olama, yönlendirme yolunu da kapatmış oluyoruz. Öğrenciler bu konuda ciddi bir kurumun; Milli eğitim Bakanlığı olabilir, ÖSYM olabilir desteğine ihtiyacı var.

Ama biz okuluna devam eden, orada verilen bilgileri iyi öğrenen öğrencilerin bu sınavda başarılı olabileceğini iddia ediyoruz.

Ama bu çok da realiteyle uygun bir değil.

Biraz da test alışkanlığı varsa başarılı olmalılar. Ayrıca öğrenciye soruyu çözerken, şöyle düşüneceksin gibi böyle bir kalıp da yok. Bizim böyle bir işe girmemizin olumlu katkılarından olumsuz katkılarının daha çok olacağını düşünüyorum.

Ben de öğrenciler açısından bunu çok faydalı olacağını düşünüyorum. Hiçbir okulda çocukların psikolojilerini nasıl yönetecekleri, duygusal zekâlarını nasıl kullanacakları öğretilmiyor. Bunu yıllardır sınav yapan kurum olan “ÖSYM yapabilir mi?” diye sormuştum. Siz bu bizim sorumluluğumuz alanında değil diyorsunuz.
Peki, gelelim yeni sisteme. Yeni sistemin eskisine göre ne gibi artıları var?

Aslında ben yani sistemin çok fazla yenilik içerdiğini düşünmüyorum. Mevcut sistemin birkaç eksikliğini gidermeye çalıyoruz.
Birincisi: Mevcut sistemde çok değişik öğrenci gruplarını sınava alıyoruz ve onların eşit sürede, değişik testleri çözmesini istiyoruz. En azından şöyle gruplandırabiliriz.
Sadece ilk dört testi cevaplayan bir grup var. 120 soru cevaplıyorlar ve biz onlara 195 dakika veriyoruz.
Bir de, 180 soru cevaplayan grup var ki bunlar da kendi içinde üçe ayrılır. Fenciler, Sosyal Bilimciler, Türkçe-Matematikçiler. Çünkü onların hangi iki testi cevapladığı değişiyor. Testlerin de zorluk dereceleri aynı değil.
Bir de 210 soru cevaplayan grup var. Biz, bütün bu grupları aynı sınava alıyorduk ve öğrenci taktik gütmek zorunda kalıyordu.
Süreyi nasıl planlayacak, hangi teste ne kadar zaman verecek gibi..
Bu ölçme değerlendirme açısından mahsurlu bir durum. Yeni sistem, bunu gidermeye çalışıyor.
Yeni sistemde, öğrencileri alacağız; bugün Fizik, Kimya, Biyoloji sınavı var. Bu sınava girenlerin hepsi Fizik, Kimya, Biyoloji cevaplayacak. Alternatifi yok. Kimisi Fizik cevaplayacak, kimisi Tarih cevaplayacak değil.

İkinci olarak: Mevcut sistemde, ölçme açısından soru sayılarımız yetersiz kalıyor. Değişik branşlardan gelen 4 yıllık eğitimi ölçmede yetersiz kalıyor. Örneğin Psikoloji’den 4-5 soru sorabiliyorduk. Bu kadar soru yetmiyor. Fizik’ten 10 soru soruyoruz. 4 yıllık eğitimi ölçmek için 10 soru yeterli olmayabiliyor.
Yeni sistemde daha çok soru sorarak ve herkese eşit sürede soruları yanıtlatarak, taktiği ortadan kaldırarak, ölçme değerlendirme açısından daha sağlıklı bire sistem getirmeye çalıştık.

Bir başka yenilik de açık uçlu sorular dışında soru tarzlarına bir altyapı hazırlamaya çalışıyoruz.
Bunun da ölçüsünü şöyle oluşturduk; açık uçlu sorular dışında soru sormak için aday sayısını sınırlamak gerekiyor. Biz bunun üst sınırını; 500 bin olarak koyduk.

Zaman açısından bir avantaj var mı?

Mevcut sistemde soru başına düşen süre 1 dakikayı biraz aşıyor. Biz mevcut sistemde büyük kitlenin 180 soruyu cevapladığını varsayıyoruz. 180 soru
195 dakika ediyor. Soru başına ortalama 1,1 dakika ediyor. Ama 120 soru çözenler için soru başına 1,5 dakikayı bile aşıyor.
Yeni sistemde birinci, aşamada soru başına 1 dakika, ikinci aşamada 1,5 dakika vereceğiz.
İkinci aşama sorularını birinciye göre zorluk derecelerinin biraz daha fazla olabileceği, metinlerin biraz daha uzun olabileceğini varsayarak öğrenciye biraz daha fazla zaman sağlamış olacağız.

Böylelikle öğrencinin üzerinden zaman baskısı da azalmış olacak. Çünkü geçen sınavda yetiştiremeyen kişi sayısı çoktu.

Evet. Geçen sınavda, şu eleştiriyi aldık, bu sınavda dikkate alacağız. Özellikle Türkçe sorularının uzun olduğu ve beklenenden fazla zaman aldığı eleştirileri aldık. Bunu dikkate alacağız.

Ek konu söz konusu mu?

Olmayacak. Milli Eğitim Bakanlığı, müfredatta değişiklik yapmazsa olamaz. Bizim rehberimiz, Mili Eğitim Bakanlığı’nın hazırladığı programlardır.

LYS’yi kaç oturumda yapmayı planlıyorsunuz?

Yabancı dille beraber 5 oturum olacak. Yani Matematik sınavı, Fen sınavı Sosyal Bilgiler sınavı, Edebiyat sınavı ve yabancı dil sınavı olmak üzere 5 ayrı sınav. Aday bulardan hangilerine gireceğini tespit edecek.
Bunlar ayrı ayrı günlerde yapılacak. Daha günleri tespit etmedik. Bir veya iki hafta sonu seçeneklerini inceliyoruz.
Ama biri cumartesi ise biri pazar ya da bir sonraki cumartesi ve pazar olabilecek.
Çok az ihtimal ama biri sabah biri öğleden sonra olabilir.

İkinci aşama için normalde öğrenciler kaç sınava girecek?

Öğrencilerin büyük çoğunluğu bu sınavın ikisine girecek.

Üçüne girme ihtimalide var?

Üçüne giren bir kaç bin öğrenci olabilir. Dördüne giren meraklı birkaç yüz öğrenci olabilir. Ama bunları, ben istisna olarak düşünüyorum. İsteyen aday hepsine bile girebilir zamanlamayı ona göre ayarlayacağız.

Birkaç örnek üzerinden giderek açalım: Örneğin Tıp fakültesini tercih edecek kişi, hangi puan türünde olacak ve hangi derslerin sorularını yapacak?

Daha önceki sitemdeki gibi aynı derslerden yine soru yapacak.
Matematik Geometri sınavı bir gün, başka bir günde Fizik Kimya Biyoloji olmak üzere Fen sınavına girecek.

Türkçe çözmesine gerek kalmayacak

Evet, Türkçe Tarih ve diğer derslere gerek kalmayacak. Çünkü birinci aşamada çözmüş oldu.

Mühendislik?

Aynı sınavlara girecek. Yalnız, Matematik ve Fen sınavına giren aday için dört tane puan hesaplayacağız.
Bu dört puandan biri Matematik veya Astronomi gibi lisans programına girerken
Biri, Biyoloji Fizik Kimya gibi Fen ağırlıklı programlara girerken kullanılacak.
Bir tanesi, mühendislikler için.
Bir diğeri de, sağlık bilimleri için puanlar hesaplanacak ama bunların hepsi aynı sınava girecek.

Sadece derslerin ağarlıkları mı değişecek?

Evet, birisinde Biyolojiyi biraz öne çıkaracağız. Diğerinde, Matematiği öne çıkaracağız.
Ama bütün bu alanları tercih edecekler, aynı sınavlara girecek ve hazırlıkları da aynı olacak. Yani tıp fakültesine gideceklerle mühendisliğe gideceklerin hazırlıkları farklı olamayacak.

Daha önceki sınavda bunlar aynı değere sahipti, sadece sayısal iki olarak. Şimdi tıpı tercih edenler için Biyoloji ve Kimyanın ağırlığı daha fazla olacak.

Evet, ama onlar küçük ayarlar. Bu ayarların adayların hazırlanmasını etkilemesini beklemiyoruz. Yine hepsini çalınmalılar.

Bir de TM’den örnek: Hukuk için?

Hukuk için de Edebiyat, Coğrafya sınavına ve Matematik Geometri sınavlarına girecek.

Bir örnek de TS için Türk Dili ve edebiyatı?

Edebiyat ve Sosyal Bilimler. Yani yine eskisi gibi olacak.
Mevcut sistemde öğrenci hesap yapıyordu. Bunu etkisi özellikle Fen’de görülüyordu. Şunun ağırlığı az oradan iki soru yapacağıma şu dersten bir soru yaparım diyordu. Zaten süre de fazla yetmiyor. Ben o zaman sadece şu dersleri çalışayım diye bazı dersleri bırakıyordu. Yani sitede Biyolojiye cevap vermiyorsa onun süresinde oturur. Her birine ayrı ayrı süre verdiğimiz için bunu yapmayacak. Biz istiyoruz k öğrenci çok yönlü olsun.

Son olarak şu an karşınızda kendi çocuğunuz olsa ve önümüzdeki yıl sınava girecek olsa, ona neler önerirdiniz?

Okunla düzenli gitmesini, okulu ön planda tutmasını öneririm. Çok aşırı boyutta olmasa da dershaneye giderek bilgilerini takviye etmesini. Ve düzenli çalışmasını ve düzenli yaşamasını. Bunu yaparkan de sevdiği şeyleri çok ihmal etmemesini; arada sinemaya da gitmesini, arada çıkıp top da oynamasını, arkadaş gruplarıyla eğlenmesini de öneririm. Her şeyi dengeli yapmasını öneririm.


Bunca yoğunluğunuz içerisinde tüm ÖSS adaylarına zaman ayırdığınız için çok teşekkürler.

http://motivasyoncu.blogspot.com.tr/...n-ile.html?m=1

Konu Kayıtsız Üye tarafından (01-23-2015 Saat 23:42 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-08-2015, 18:04   #216
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler

drasc


drasc



samsa



drsvc


Nasıl Yani



nasıl küçük görüşmeler???????


dr.objektif



hakimle görüşme


hacettepecerrah



drrıza

bezgin şirin


mecburum



mecburum



mecburum



ÖSYM yi

sadece + bakanlığı?



+ uzmanlık kurulu ??



+ meclis
















hiç




ösym tus formatının aynısı deneme sınavı










MEMURLAR.NETFOTO GALERİKPSSBECAYİŞİLANANKETSÖZLÜKVİDEOSORU/CEVAPÜYE

ÖSYM sorularında Paralel dağıtım teknikleri

TÜBİTAK Başkan Yardımcısı, YÖK Üyesi Abdullah Çavuşoğlu çalınan KPSS sorularıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

08 Ocak 2015 11:12

Sosyal medya hesabından açıklama yapan TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Çavuşoğlu, çalınan ÖSYM sorularının nasıl dağıtıldığını açıkladı.

İşte Çavuşoğlu'nun o twitleri;

1. ÖSYM sorularında PARALEL dağıtım teknikleri: ÖSYM soruları klasik olarak kilitli kamyonlarla Kilitli Kutularla dağıtır sınav günü açılır.

2. PARALEL yöntemlerle elde edilen sorular biraz farklı dağılır Dersanelerde ABİMİZ felanca şu 7 soruyu rüyasında gördü diyerek..

3. Veya biz bu konularda uzmanız şu soruların çıkması kuvvetle muhtemeldir diyerek dağıtım sağlanır. Bu sayede dersanelerin rakiplerini geçer

4. Asıl dağıtım işinde Kullanılan malzemeler FLASH bellek yabancı İnternet mail hesapları (google, yahoo gibi), basılı materyaller..

5. Kullanılmayacaklar listesinde ise Telefonlar, yerli mail hesapları gibi içeriden (ULUSAL) takip edilebilecek unsurlardır.

6. PARALEL soru dağıtım TEKNİKLERİ devam: Sorular ve cevapları birlikte gönderilir klasik olarak doğru cevap komple BOLD yapılır.

7. Sorular ve cevaplarıı genelde RAKİP dersanelerin DENEME sınavları adı altında etiketlenerek hem KAMUFLAJ hem de gerkirse lekeleme sağlar

8. Cevaplarda bazen kafa karışıklığı yaratmasın ve kolay ezberlensin diye sadece doğru cevap şıkkı bırakılır. Ezber kolaylaşır.

9. Bazı durumlarda ise seçicilik artsın diye yanlış cevaplar ??????? şeklinde işaretlenir ve sadece doğru cevaplar bırakılır.

10. Tüm soruların cevaplanması farkedilme riskinden dolayı sorulara atlamalı veya blok atlamalı cevap verilir. HIRSIZ kalabalışa karışır..

11. Soru bazen tarifle cevaplanır örn: kestane şekeri sorusuna BURSA cevabı verilecek gibi. Karadeniz haritası verilecek oradan RİZEyi seç gbi

12. Bazı sorularda ise cevap: ŞU Tanımını ÖĞREN! şeklinde endirek yolla adaya verilir. Bazen farklı görsel resim konulur ama cevap doğru verlir

13. PARALEL ler yolsuzluk vs derken pek çok insanın geleceğini hayallerini çaldı hırsızlara onların deyimiyle cevap vereyim ÇAL-DI-NIZ !!!

14. OLİMPİYATLARA hazırlananlar ise bazan ALTIN GÜMÜŞ BRONZ madalya kazanırlar. FAKAt bu olimpiyatlarda ONLARCA ALTIN ONLARCA GÜMÜŞ ve

15. ONLARCA BRONZ madalya dağıtılır. Detayına girmeyeyim TEMEL bilimlerde bunca madalya kazanan çocuklardan DÜNYA çapında 1 tek bilim adamı

16. Çıkmaz çünki hedef OLİMPİYATLARLA sınırlıdır. O da en büyük reklam aracıdır. Peki bu okulların başarısı nedir varmıdır sorusuna cevap.

17. Verelim MEB yazdığımız gibi okulların ilk 1000 sıralaması yapar TEOG öncesi SBS liseye girişi YGS de liseden çıkışı temsil eder.

19. Yani bir okul mesela SBS de 25. ise YGS de 25. sıraya oturuyorsa öğrencisinin düzeyini muhafaza etmiştir. Giriş 14. çıkış 29. ise ..

20. Başarısız giriş 17. çıkış 9. ise başarılı demektir. Rakamlar rastgeledir. 2012 yılı için yaptığım bir çalışmada PARALEL fen liselerinden

21. Rastgele ilk 50 arasından 21 adedini aldım ve 277 öğrenci aldıklarını gördüm. Bu okulların SBS giriş ve YGS çıkış düzeylerine baktığımda

22. Sadece 1 tanesinin öğrencilerin düzeyini muhafaza ettiğini diğer 20 okulun düzeyi düşürdüğünü tespit ettim. Sonuçlara kendim dahi..

23. İnanamadım. Buna karşılık devletin ANKARAdaki Atatürk Anadolu lisesinin 320 öğrenci kabul ettiğini ve SBS de 55. YGS de 29. sıraya..

24. Yerleştiğini gördüm. Yani devletin 1 tek ANADOLU lisesi PARALELin 21 tane FEN lisesinden daha başarılı idi. Ama Medya kullanımı böyle..

25. Sonuçları pazarlatıyor işte. Yöntemimi eleştirenler olabilir çünki o yıl giren çocuklar 3-4 yıl sonra mezun oluyorlardı.

26. Fakat yöntem aynı düzeyde öğrenci kabulündendolayı az bir hata ile doğru sonuç veren bir yöntemdi. BİLGİLENDİREYİM İSTEDİM!

27. İstatistik iyi bir bilimdir. Bizde az yetişse de! Yazdıklarıma inanmayanlar MEB in her yıl yayınladığı istatistiklere bakabilir.

29. Ben istatistiklerin yalancısıyım. TEOG sonrası sistem değiştiğinden veriler değişmiştir ama onlara da ayrıca bakılabilir.

Bu haber*****24,636*****defa okundu.

Memurlar.Net
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-08-2015, 19:09   #217
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler

drasc


drasc



samsa



drsvc


Nasıl Yani



nasıl küçük görüşmeler???????


dr.objektif



hakimle görüşme


hacettepecerrah



drrıza

bezgin şirin


mecburum



mecburum



mecburum



ÖSYM yi

sadece + bakanlığı?



+ uzmanlık kurulu ??



+ meclis
















hiç




ösym tus formatının aynısı deneme sınavı










08 Ocak 2015, Perşembe
Normal siteAna SayfaHaberlerManşetlerÇok Okunan

Binlerce paralel hırsız memurluktan atılabilir

Binlerce gencin umutlarının söndüğü 2010 yılındaki KPSS sorularının çalınmasıyla ilgili bir skandal daha ortaya çıktı.

8 Ocak 2015 Perşembe 11:04

Şaibeli 2010 KPSS soruşturmasında skandallar bitmek bilmiyor. 3.5 yıl uyutulan soruşturma dosyasında savcı değişikliğinin ardından paralel yapının oyunu tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında soruların kendisine gönderildiği tespit edilen Baki Saçı’nın bilgisayarında Eğitim Bilimleri sorularının yanı sıra Genel Yetenek ve Genel Kültür soruları da bulundu.

MAİL HAMLE DERNEĞİ’NDEN

Yeni Şafak’ın haberine göre, 10-11 Temmuz 2010 tarihinde yapılan KPSS’de soruların çalındığı iddialarının basına yansıması üzerine Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığı, 31 Ağustos 2010 tarihinde soruşturma başlattı. Savcılık, mahkeme kararıyla şüpheli adaylardan bir kısmını dinlemeye aldı. Dinlemeye takılan Baki Saçı’ya soruların Ankara Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği’nde çalışan Bekir Koşucu tarafından e-mail aracılığıyla gönderildiği tespit edildi.

JANDARMA TESPİT ETTİ

Bunun üzerine Yalvaç’ın bir kasabasında oturan şüpheli Baki Saçı ile arkadaşı Süleyman Mustafa İnanıcı’nın evinde arama yapıldı ve bilgisayar, flash bellek, hafıza kartı ve CD’lere el konuldu. Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığı, şüphelilerden elde edilen bilgisayar ve malzemeleri incelenmek üzere Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı’na gönderdi. Yapılan incelemenin ardından hazırlanan rapora göre, Baki Saçı’ya ait bilgisayarın hard diskinin silinen alanlarında 3 adet klasör tespit edildi.

SAVCIYI TASFİYE ETTİLER

Yalvaç Cumhuriyet Başsavcısı Ayhan Gökalp, aldığı ifadeler ve yaptığı incelemeler sonucu KPSS sorularının cemaate yakın kişilere servis edildiğini ortaya çıkardı. Gelişmeler üzerine harekete geçen paralel yapı, Başsavcı Gökalp’ı tasfiye etti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ÖSYM’nin Ankara’da olması ve daha geniş çaplı soruşturma başlatma bahanesiyle ısrarla dosyayı istedi. Dosya, yetkisizlik kararı ile 22 Haziran 2011 tarihinde Ankara’ya gönderildi. Bu tarihten sonra soruşturma Ankara Başsavcıvekili Şadan Sakınan’a verildi.

EMNİYETTE SORULAR NEDENSE BULUNAMADI

Jandarma Kriminal Daire Başkanlığınca yapılan incelemede soruların Baki Saçı’ya ait bilgisayarda olduğu tespit edilmesine rağmen Başsavcıvekili Sakınan, bilgisayarı incelenmek üzere Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı’na gönderdi. Burada yapılan incelemede ise 20 sayfadan oluşan ‘eğitim bilimleri testi’ başlığı adı altında 120 sorunun bulunduğu ‘PDF’ uzantılı dosyanın olmadığı belirtildi.

DİĞER SINAVLARIN SORULARI DA BULUNDU

YÖK Denetleme Kurulu ve Jandarma tarafından hazırlanan iki raporda soruların sızdırıldığı tespit edilmesine rağmen Şadan Sakınan, 3 buçuk yıl hedef şaşırtarak dosyayı sümenaltı etmeye çalıştı. Sakınan’ın ardından Memur Suçları Bürosu’nda görevli savcı Yücel Erkman’ın dosyayı devralması ile gerçekler de gün yüzüne çıkmaya başladı. Jandarma tarafından bulunan ancak emniyetin bulamadığı soruların içerisinde yer aldığı bilgisayar TÜBİTAK’a gönderildi. TÜBİTAK bilirkişilerinin Baki Saçı’ya ait bilgisayarda yaptığı incelemede Jandarmanın bulduğu Eğitim Bilimleri sorularının bilgisayarda oluşturulan bir dosya içerisinde olduğu tespit edildi. Ancak yapılan incelemede çok önemli başka bilgilere de ulaşıldı. Bilirkişiler, 2010’da iptal edilmeyen Genel Yetenek ve Genel Kültür sınavına ait soruların da Baki Saçı’nın bilgisayarında bulunduğunu ortaya çıkardı. 2010 yılında KPSS sorularının çalındığının kamuoyuna yansıması sonrasında ÖSYM, Eğitim Bilimleri sınavını tekrarlamış ancak Genel Yetenek ve Genel Kültürü iptal etmemişti.

Sınavdan 5 gün önce oluşturulmuşBekir Saçı’nın bilgisayarında tespit edilen birinci klasörün içerisinde iki dosya bulunduğu bu dosyaların ilkinde 20 sayfadan oluşan ‘eğitim bilimleri testi’ başlığında 120 soru bulunduğu ‘PDF’ uzantılı dosya belirlendi. Birinci klasördeki ikinci dosyada ise “62, 71, 82 ve 117” yazılı metin dosyası bulundu. İkinci klasörde de 4 adet HTML dosyası, bir adet metin dosyası ve iki adet doküman dosyasının olduğu tespit edildi. Son klasörde ise 17 adet HTML dosyasının bulunduğu belirlendi. KPSS sorularının içerisinde yer aldığı belirlenen dosyanın sınavdan 5 gün önce yani 5 Temmuz 2010 tarihinde saat 14.22’de oluşturulduğu tespit edildi.

Cemaatin evinde kaldım

Bilgisayarında 2010 KPSS’sine ait sorular bulunan Baki Saçı ifadesinde, “KPSS sorularının Berat’a nasıl ulaştığını bilmiyorum. Cemaat bağlantılı olarak gönderilmiş olabilir, cemaatten birileri tarafından Berat’a verilmiş olabilir. Üniversite döneminde Gülen cemaatinin evlerinde kaldı. Berat da cemaatle bağlantısı var. Ancak ben üniversite bittikten sonra cemaatle bağlantım kesildi” demişti.

Ful çekenlerin çoğu karı-koca

Eğitim Bilimleri’nde 120 sorunun hepsine doğru cevap veren 350 adayın akrabalık ilişkilerine bakıldı ve 70 adayın karı-koca, 23 adayın da akraba olduğu ortaya çıktı. Eğitim Bilimleri’nde 100 ve üzerinde doğru soru cevaplayan 3 bin 227 adayın 579’unun birinci derece akraba oldukları, bunların da 446’sının karı-koca olduğu belirlendi. Genel Yetenek alanında 60 sorunun tamamını doğru yapan bin 29 adayın 101’inin karı-koca, 139’unun ise akraba olduğu sonucuna varıldı. Genel Yetenek alanında 55 ve üzeri soruya doğru cevap veren 27 bin 284 adayın 328’inin karı-koca, 470’inin akraba olduğu tespit edildi. YÖK raporuna göre, akrabaların dışında komşuların da ilginç bir şekilde aynı yüksek başarıyı gösterdikleri tespit edildi. Buna göre; Eğitim Bilimlerinde 100 ve üzeri soruya doğru cevap veren 3 bin 227 adaydan 980’ninin aynı adreste, aynı apartman, aynı sitede ya da sokakta ikamet ettiği belirlendi. Genel Yetenek alanında ise 55 ve üzeri soruya doğru cevap veren 27 bin 284 adayın 3 bin 221’inin aynı dış kapı numarasına sahip adreslerde ikamet ettiği bilgisine ulaşıldı.

Dershaneler tavan yaptıYÖK raporunda ayrıca bazı dersanelerinin 2010 KPSS sonuçlarına da yer verildi. Raporda, Ankara, İzmir ve Van’daki toplam 3 dershanedeki öğrencilerin Eğitim Bilimleri alanında 100 ve üzeri puan alanların sayısının dikkat çekici olduğu vurgulandı. Raporda ayrıca, 2010 KPSS sorularının sınav öncesinde sayıları binlerle ifade edilebilecek adaya bir şekilde ulaştırıldığı, bu anlamda bir usulsüzlük gerçekleştiği kanaatine varıldığı belirtilmişti. Baki Saçı ve soruları gönderdiği öne sürülen Berat Koşucu’nun ortak arkadaşı olan Süleyman Mustafa İnanıcı, Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği ifadede, “Baki Saçı’nın kendisine “Sorular bana cemaatten e-mail yoluyla geldi. Bunları senin bilgisayarda açıp bakmıştım. Flash belleğime kopyalayıp daha sonra da silmiştim. Ancak hard diskte kayıtlı olup, burada bulabilirler. Senin başın yanar” demişti.

YÖK dikkate alınmadıYÖK Denetleme Kurulu, 10-11 Temmuz’da gerçekleştirilen KPSS’de soruların çalınmasıyla ilgili o dönem incelemelerde bulunmuş ve rapor hazırlamıştı. 7 kişilik bilirkişi heyetinin önemli tespitlerde bulunduğu raporun, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği ancak soruşturmanın savcısı Şadan Sakınan’ın raporda yer alan şüpheli adayların çok az bir kısmının ifadesine başvurduğu ve bu ifadeler doğrultusunda hiçbir işlem yapmadığı tespit edilmişti. Bilirkişi heyeti, KPSS Eğitim Bilimleri’nde tüm soruları doğru cevaplayanlar dahil en başarılı 3 bin 227 aday ile Genel Yetenek testinde tüm sorulara doğru yanıt veren bin 29 adayın geçmiş sınavlardaki başarı durumları da dikkate alarak incelemeye tabi tuttu. Soruşturmanın önünü tıkayan Savcı Sakınan’ın dikkate almadığı YÖK raporunda şu ifadelere yerverilmişti: 2009 yılında Genel Yetenek alanında 60 sorunun hepsini bilen aday sayısı sadece “6” iken, Genel Kültür ve Eğitim Bilimleri alanında soruların hepsini doğru yanıtlayan aday bulunmamaktadır. 2010 yılında ise Eğitim Bilimleri alanında 120 sorunun tamamını doğru cevaplayan aday sayısı “350”, Genel Yetenek alanında 60 sorunun tamamını doğru yanıtlayan aday sayısı “1029”, Genel Kültür alanında ise bu sayı “5”tir.

Binlerce kişinin memurluğu yanabilir2010 yılında Eğitim Bilimleri alanında 100 ve üzeri soruya doğru cevap veren aday sayısı 3 bin 227 olduğu tespit edilmişti. Eğitim Bilimleri sınavı iptal edildikten sonra ‘büyük başarıya’ imza atan adayların birçoğu ikinci sınava girmedi. Öğretmen olmak için sınava giren adayların büyük çoğunluğu Genel Yetenek ve Genel Kültür alanından aldıkları puanla kamuda düz memur olmayı tercih etti. Dolayısıyla soruların çalındığı gerekçesiyle iptal edilen Eğitim Bilimleri sınavının binlerce dahileri kamuda düz memur olarak görev yapıyor. Genel Yetenek ve Genel Kültür sorularının da çalındığı ve dağıtıldığının ortaya çıkmasının ardından o yıl memur olarak atanan binlerce ismin görevinin sona erebileceği belirtiliyor. Bu isimlerin başında gazeteci Mehmet Baransu’nun yengesi A.B. ile 17 Aralık darbe girişimin ardından tutuklanan eski İstanbul Mali Şube’de görevli Başkomiser İsmail Arpacı’nın eşi A. Arpacı da bulunuyor. Ayrıca bu yolla kamuda düz memur olarak göreve başlayan birçok kişinin paralel yapının dershanelerinde ve kolejlerinde öğretmen olduğu tespit edilmişti.

(Yok)

YORUM YAZ

Yorumlar

Hasan8 Ocak 2015 Perşembe 17:53

Devletimizin vatansever savcılarına ilanen suç duyurusudur;

2010 Kpss genel kültür genel yetenek ve eğitim bilimleri sorularını devletin birimlerine sızmış olan paralel ajanlar aracılığıyla ele geçiren paralel terör örgütü mensupları bu soruları örgüt üyelerine dağıtmak suretiyle kamu hizmetini yürütmek üzere atanacak kişilerin hırsızlık içerisinden gelen, devlet kültürü ve ahlakına yakışmayan kişiliksiz,ahlaksız, hırsız zihniyetli tiynetli insanlardan oluşmasını sağladıkları ispatlarıyla sabittir. Hal böyleyken bu kişilerin devlet memurluklarının sonlandırılıp bütün ödenen maaşların iadesinin sağlanarak sosyal güvenlik sistemini uğrattıkları zarar kendilerinden tanzim edilerek devletimiz bu hırsızlardan arındırılıp temizlenerek şerefli insanların devlet memuru olup kamu hizmeti vermesi sağlanmalıdır. Savcılarımıza duyurulur.

emre8 Ocak 2015 Perşembe 17:45

eğer o sınavdaki alçak kopyacılara gerekli ceza verilmez ise bi daha ak partiye oy vermiyeceğim yaa o sınavda sorular resmen servis edildi bizi aptl yerine koymayın kardeşim niye kıvırıyorlar yaaaa

Cabbar8 Ocak 2015 Perşembe 17:41

Kime inanacagimizi şaşırdık iki yol var ya oyle ya boyle yaw arkadaş bi yıldır haberlerden usandim parelel parelel, yaw bu iste bu iste bi is o kadar paralar var delil var yemişler bilal bakan, bence örtmeye çalışıyorlar simdi kps surduler, ha Doğu'da parelel kuruldu

Burak8 Ocak 2015 Perşembe 17:18

Necm utanmazı sende biliyorsun o soruların çalındığını.Hocanızdan fetva olduğu davanız için bu tur şeylerin günah olmadığını sizin cenahda herkez bilir. 3maymunu oynama Abi'lerin gibi.Yeterki sizinkiler belirli yerlerde olsun polislik sınavında da komserlik sınavındada hakimlik sınavı KPSS vs davanızın devamı için bu şart...Mehmet Baransu yakınları örnek.Yediniz bu kul haklarının inş bu dünyada olmazsa ahirette hesabı sorulur

necm8 Ocak 2015 Perşembe 16:52

Sizi kandirmak ne kadar kolayy. Bence tum aydinlanmamis her kotulugu cemaate yukleyin ki yapiliyor nasilsa herseye inanan bir kitle var. Hazir yapmisken yolsuzluklarida yapti deyin olsun bitsin. Ha merak etmeyin inanan yuzde 50 var zaten. Bu arada xx ucuncu bi universite daha okida bi ise yara bu vatan icin. Ama nolur buda acikogretim olmasin. 70 puani gecmeyenler haksizlik oldu bize diyorya gulmekten kendimi alamiyorum

ali8 Ocak 2015 Perşembe 16:44

hiç mi allah'tan korkmadınız haşhaşiler bu kadar mazlumun hakkını yiyorsunuz nasıl helal leşecek siniz hepinizin hesabı ahirete kaldı yerinizde olmak istemezdim eğer sizde vicdan varsa hemen istifa edin memurluktan .tovbe edin

yasemin8 Ocak 2015 Perşembe 16:35

bence devlet 2008 2010 2012 hepsini araştırsın birtanesi benim gözümün önünde oldu şırnakta kpssye girerken sınavın bitmesine 15 dakika kala içeri biri geldi ve c kitapçığının cevaplarını tahataya yazdı ve gitti anlaşılan iyi torpilli birileri vardı malum terör bölgesinin olduğu bir yer olduğu için sesimi çıkaramadım belkide kopya verilmeseydi bende atana bilirdim 2010 yılında da çok çalışmama rağmen çok iyi hazırlandım sınavın bitmesine 40 dakika kala elektrik kesildi ve o ara götüren götürdü bizlere de mum getirildi sınav 15 dakika uzatıldı tabii o stres ve heyecanla hızlı yapacağım diye gitti anlaşılan adalet terazileri gitmiş o insanların.zaten torpille işe giren insanların kazandığı kazanç helal değil o yüzden de ömür boyu haram ve hak yiyerek hakkın karşısına hangi yüzle çıkacaklar ....

mesut dalkıran8 Ocak 2015 Perşembe 16:25

bu cemaatçileri 5 vakit namaz kurtarmaz da oldu. allah allah diye kul hakkı yemeye koşuyorlar. bazı orta zekalılar da haala cemaat peşinden koşuyor...

12

Her hakkı saklıdır. 2005 - 2015 © haber10.com
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-08-2015, 20:50   #218
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
drerk´isimli üyeden Alıntı
bu baskıda samsanı ndediği güçlü yanlar ne derece etkili oldu?













hazır muhatap kabul edilmişken:





nasıl görüşme



nasıl yani???????????????????



mecburum















maddi güçle öylemi?




yargıya müdahale?



organize işler ?











drerk´isimli üyeden Alıntı





savcılık ?


Oturum Aç

Ana SayfaYazarlar

TÜRKİYE

Kopya iddiasına ÖSYM'ye rağmen takipsizlik kararı

MESUT HASAN BENLİ

14/03/2013

ANKARA - Avukatlıktan hakim ve savcı adaylığına geçiş sınavındaki kopya iddialarıyla ilgili olarak sürdürülen soruşturma tamamladı. Savcılık ÖSYM’nin yaptığı tespitleri göz ardı ederek, şüpheliler hakkında takipsizlik kararı verdi. Kararda, “ÖSYM Teşkilat Kanunu’na aykırılık teşkil edecek şekilde soru ve cevapları ele geçirdiklerine dair hiçbir bulgu ya da delile ulaşılmamıştır” denildi.*****
Ankara’da, 6 Mayıs 2012 tarihinde 1500 kişinin katıldığı ‘Avukatlar İçin Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığı Yarışma Sınavı’ yapıldı. Ancak sınav, soruların sızdırıldığı iddiasıyla ÖSYM tarafından edildi. CHP Konya Milletvekili Atilla Kart’ın yaptığı suç duyurusu üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kopya iddialarıyla ilgili olarak soruşturma başlamıştı. Savcılık, soruşturmayı tamamlayarak, takipsizlik kararı verdi. Takipsizlik kararında ilginç değerlendirmelerde bulundu.*****

ÖSYM tespit etti

Takipsizlik kararında ÖSYM’nin kopya iddialarıyla ilgili olarak hazırladığı inceleme raporunun ayrıntılarına yer verildi. ÖSYM’nin, sınavda yüksek puan alan adayların soru kitapçıkları üzerinde yaptığı incelemede, bazı adayların soru kitapçıklarında herhangi bir karalama yapmadığını, buna karşın matematik sorularını yüzde 100 doğru yanıtladıklarını; aynı ilde sınava giren adayların doğru ve yanlış sayılarının eşit olduğu ve aynı doğrular ile yanlışları yaptıklarını tespit ettiğine dikkat çekildi. Takipsizlik kararında ÖSYM’nin şu tespitlerine de yer verildi:*****
“13 Ekim 2012 sınavında 90 ve üzeri puan alan aday oranı yüzde 0,77 iken, zorluk derecesinin yüksekliğine rağmen 6 Mayıs 2012 sınavında bu ara yüzde 5,53’tür. İl il yapılan değerlendirmelerde aynı ilden sınava giren adayların cevap kağıtlarında doğru ve yanlış sayılarının eşitliğinin yanında aynı doğrulara ve aynı yanlışlara yönelmeleri gözlenmiştir. 13 Ekim 2012 tarihinde yapılan sınav sonuçları değerlendirildiğinde şüpheliler (6 Mayıs’taki sınava göre) daha düşük puan almıştır.”*****

Gerekçe: Yeni konular çıktı


Takipsizlik kararında, kopya nedeniyle iptal edilen sınavdan sonra yapılan sınavda şüpheli adayların daha düşük puan almalarına ilişkin de şu yorum yapıldı:*****
“1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ‘henüz’ yürürlüğe girmiş olması, bu durumun şüpheliler yönünden daha düşük bir puan alınması sonucunu doğurması olağan karşılanmalıdır. Her iki sınav sonucu arasında da fahiş bir fark bulunmamaktadır”*****

‘Çalışamadık’ savunması inandırıcı bulundu Takipsizlik kararında, adayların son sınava özel ve ailevi nedenlerle iyi hazırlanmadıkları yönündeki açıklamalarının da dikkate alındığı belirtilerek, şöyle denildi:*****
“Şüphelilerin sınava hazırlanma sürecinde özel ve ailevi bazı nedenlerden dolayı bazı sınavlara hazırlanmalarının tam ve eksiksiz olamadığı yönündeki beyan içerikleri nazara alındığında şüphelilerin sınav öncesi 6114 sayılı ÖSYM Teşkilat Kanunu’na aykırılık teşkil edecek şekilde soru ve cevapları ele geçirdiklerine dair hiçbir bulgu ya da delile ulaşılamadığı, dolayısıyla ÖSYM tarafından inceleme raporu içeriğinde yapılan değerlendirmelerde dayanılan bir takım varsayımların ispatının mümkün olmaması karşısında şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.”*****
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Üniversite sınavındaki kopya iddialarıyla ilgili olarak sürdürdüğü soruşturmada takipsizlik kararı vermişti.

Diğer TÜRKİYE Haberleri

AKP'li eski vekilin 2 yıl 8 ay hapsi istendi

Sultanahmet saldırısında IŞİD ve El Kaide bağlantısı araştırılıyor

Fransa Başkonsolosluğu önünde 'şüpheli çanta' alarmı

Doğalgaz tüketimi salı günü rekor kırdı

Zihinsel engelli çocuğa tecavüz eden çifte 9'ar yıl hapis

Sabri Uzun: OdaTV davasında tutuklanmayacağımı üç ay önce öğrendim

Ordu'da soba zehirlenmesi: 2 ölü

Gazeteci Metin Göktepe mezarı başında anıldı

Güneydoğu kara teslim oldu

Fadıl Akgündüz'den yeni proje!

Geri Dön*****

Başa Dön

Yorum yaz

Gönder

Yorumlar

yorum yok

Web Görünümüne Geç

© Copyright 2015 RadikalBize Ulaşın

KanallarTürkiyePolitikaYazarlarSporHayatDünyaEkonomiAstrolojiKültür SanatÇevreTV RehberiRadikal 2SinemaRadikal EkranYeni SözTeknolojiSağlıkYeni AkılOtomotivRadikalistYemek TarifleriBlogKitapWeb TVFotogaleriÇok OkunanlarÇok Yorumlananlar
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-09-2015, 19:00   #219
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

18 Rebiü'l-Evvel 1436

Ersoy DedeErsoy Dede

Sınav soruları nasıl servis edildi?09 Ocak 2015 Cuma 08:14

Fırtınalı günlerden geçtiğimiz için bazı önemli meseleler, dikkatlerden kaçabiliyor. Dolayısıyla, gündem her ne olursa olsun, kalın kalemle altının çizilmesi gerektiğini düşündüğümüz konuları, tarihe not düşmek adına yazmamız lazım..*****Paralel yapıyla hukuk yollu mücadele kapsamında, soruşturma tamamlanana kadar 4 savcının görevden el çektirildiğini çok konuştuk. Ancak geçen hafta başka birtakım gelişmeler de oldu.. Konya Başsavcıvekili Şadan Sakınan hakkında da soruşturma izni verildi..*****Peki ama kim bu Şadan Sakınan ve neyle suçlanıyor?..*****

•

Sakınan, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili olarak görev yaptığı dönemde, açıklanamayacak şekilde mal varlığında artış olduğu için soruşturulmasına gerek görülmüş..*****Bu artışla ilgili olarak ise savcının; imar ve iskân planlarında değişiklik yapılacağını önceden öğrendiği bazı arazileri, değerinden ucuza alıp, daha sonra pahalıya satarak haksız gelir elde ettiği iddia ediliyor.. Ayrıca yine Savcı Sakınan’ın, adliyenin kafeterya, restorasyon ve mal alım işlerinde de birtakım ihale usulsüzlüğü yapıp yapmadığı soruşturulacak..*****Ama beni daha çok ilgilendiren başka bir yönü var Sayın Savcı’nın.. Eğer Şadan Sakınan hakkında soruşturma derinleştirilse, paralel yapının 2010 KPSS başta olmak üzere, merkezi sınavlarda nasıl bir tezgah kurduğunu öğrenmiş olacağız..*****Hani her adliyeye çağırıldıklarında ‘Haram Yemedik’ diyorlar ya, kaç bin kişinin hakkına nasıl girildiğini, hangi gariban Anadolu çocuklarının, cemaat mensubu olmadığı için memuriyete alınamadığı, aslında kazanabileceği sınavlarda kaç bin çocuğun kontenjan nedeniyle sınav kaybetiği, hak kaybettiğini göreceğiz bu soruşturma tamamlandığında.. Sayın Sakınan, KPSS’de kopya soruşturmasını yürüten de savcıydı.. Şimdi soracağız; Sevgili Savcı Sakınan, görev üzerinizde olduğu dönem, bu skandalın üstünü örttünüz mü, örtmediniz mi?.. Lütfen açıklayın, açıklayın ki bilelim..*****

•

Bakın yıllarca ÖSYM’de yürütme kurulu üyesi olarak görev yapan*****Prof.Dr.Abdullah Çavuşoğlu,*****merkezi sınavlarda nasıl bir skandala imza atıldığını adeta haykırarak anlatıyor.. Halen TÜBİTAK Başkan Yardımcısı olan Çavuşoğlu’na göre kopya vakalarını savcılar, ‘bireysel’ diyerek kapattı ve sadece münferit bazı kişilerin sınavları iptal edildi..Ancak o vakitler sistemin iç işleyişini de en iyi bilen bir isim olarak Çavuşoğlu’na göre, ülkenin çeşitli yerlerinde münferit görünen pek çok kopya hadisesi, Paralel örgütün bir organizasyonu.. Ve örgüt üyesi savcılar, kendilerine yapılan tüm müracaatları kapatarak söz konusu organizasyonun faş edilmesini önlediler..*****Başta Sakınan olmak üzere savcılara seslenirken Çavuşoğlu diyor ki;*****“... 2010 KPSS ile devlet kurumlarına yerleşen çok insan var. Biz ÖSYM’de aynı salonda belli oranın üzerinde cevapları örtüşenleri kopyacı sayıyoruz. ama savcı, karı-koca farklı yerde sınava giren, akraba, hatta aynı aileden 4 kişinin dahi aynı sorulara aynı cevapları vermesini, suç saymadı...”Şimdi asıl meseleye geliyoruz.. Paralel yapıyla topyekün mücadele edildiği bugünlerde bunları söylemek kolay.. İş, vaktiyle bu işin üzerine neden gidilmediği.. Yine Profesör Çavuşoğlu’nın söylediklerini nakledelim o halde buraya;*****“... Bazı arkadaşlar bunları neden önceden yazmadın diyor. Zamanında ÖSYM-KPSS skandalını soruşturan Savcı Şadan Sakınan’a olan biteni bizzat yanına giderek anlattım. Hatta tehlikeyi göze alarak KPDS için 10 bin TL’ye sınav geçiren bir çeteye yem olarak müşteri yollayıp ses kaydı aldırıp tüm detayları (yöntem-kişiler-banka hesabı vs..) öğrendim ve kayıtları savcı Şadan Sakınan’a verdim. Sonuçta hiçbir şey olmadı...”

•

Herkesin cevabını merak ettiği soruya geldi sıra.. İyi ama sınav soruları nasıl cemaat dershanelerine gitti?.. Kim aldı ve servisi nasıl yaptı?.. Bunu da Sayın Çavuşoğlu’ndan öğreniyoruz.. Bakın Paralel örgütün, sınav sorusu çalma mekanizması nasıl işliyormuş?..

“.... ÖSYM yılda yaklaşık 40 sınav yapar. Bu sınav sorularının hepsi toplu olarak Türkçe bağlamında edit edilirdi. Yani noktalama işaretleri vs. gibi düzeltmeler yapılırdı.. Yapının ÖSYM’de bu işle görevli bir elemanı vardı.. O da tüm sınavların sorularını editörlük amacıyla gören ve okuyan Mustafa Asil.. Asil, KPSS skandalı ortaya çıkar çıkmaz soluğu Kanada’da aldı Yüksek Lisans yapacağım diye. Ardından da Yeni Zelenda’ya kaçtı. Hâlâ da orada...”*****‘Haram Yemedik’ diyenler, haramdan ne anlıyorlar bilmiyorum.. Kalın sağlıcakla..
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-09-2015, 19:59   #220
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Fatih Üniversitesi: Sabah’ın, ‘TÜBİTAK’tan KPSS’ye operasyon sinyali’ haberi yalanZAMAN.COM.TR - İstanbul9 Ocak 2015, Cuma

Fatih Üniversitesi, iktidara yakın Sabah Gazetesi’nin, ‘TÜBİTAK’tan KPSS’ye operasyon sinyali’ başlıklı haberini yalanladı.

Üniversitenin hukuk müşaviri Yüksel Çora, haberde geçen TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Abdullah Çavuşoğlu’nun, “Akademisyenler için yılda 2-3 görev gayet iyidir. Ama Fatih Üniversitesi’nden akademisyenlere yılda 40-50 görev verildi. Hem akademisyenlere destek hem TÜBİTAK destekleri nereye kanalize edilecekse onu sağlamak. Herkes memnun.” gibi hedef gösteren ifadelerin asılsız olduğunu bildirdi. Haberdeki iddiaların bilgi ve belgeye dayanmadığını aktardı. Çora, “Bahse konu haber içerisinde sözde paralel yapı ile bağlantı kurulmak suretiyle TÜBİTAK tarafından üniversitede çalışan akademisyenlere verilen görev sayısının çokluğundan yola çıkılarak asılsız ve gerçek dışı iddialara yer verilmiştir. İddialar ne bilgi ve belgeye, ne de başkaca hukukî bir delile dayanmaktadır.” dedi. Çora, yasal haklarını kullanacaklarını dile getirdi.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ÖSYM'den sınavlara yeni güvenlik tedbirleri aerol ÖSYM 2 01-20-2019 08:12
ÖSYM'den 'güvenlik' ilanı aerol ÖSYM 0 10-21-2010 12:52
ÖSYM'den sınavlara yeni güvenlik tedbirleri medihaber TIP Tercih Edecek Adaylar 0 10-05-2010 19:09
ÖSYM'den ÜDS'ye gireceklere uyarı aerol Genel Mesleki Konular 0 10-03-2010 13:30
Tumer'den ÖSYM ve tusdataya!! steTUSkop Tusdata 4 05-07-2010 16:34


Şu Anki Saat: 18:16


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com