www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > TUS (TIPTA UZMANLIK SINAVI) , Yan Dal Uzmanlık Sınavı (YDUS) ve USMLE PLATFORMU > TUS Dersaneleri > Tusdata

2968 (2 Kayıtlı Ve 2966 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-25-2015, 10:06   #261
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Emniyette skandal KPSS soruları
Emniyette skandal KPSS soruları
İZZETTİN ÇİÇEK - ANKARA
25 Mart 2015, Çarşamba
KPSS kumpasına ilişkin emniyetteki ifade işlemlerinde yeni skandal sorular ortaya çıktı.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Gözaltına alınan öğretmenlere “Herhangi bir bankada hesabınız var mı, varsa hangi bankada ve ne tür?” sorusu yöneltilerek aynı bankada hesabı olanlar, aynı örgüt çuvalının içine atılmaya çalışıldı. Suç delili olarak gösterilen HTS (telefon irtibatları) kayıtları üzerinden suçlu ilan edilen 8 aylık hamile öğretmen M.G.’ye sorulan soru ise savcı ve polisin, dosyayı bilmediğini gözler önüne serdi. Polis, 8 saat boyunca sorguladığı hamile öğretmene aynı baz istasyonundan sinyal veren telefonları gösterip, “Bu kişilerle irtibatınız nedir?” sorusunu yöneltti. Skandal, M.G.’nin cevabında ortaya çıktı. Söz konusu telefonlar, kadın öğretmenin eşi N.G. ile mahalleden komşusu D.Y.’ye ait çıktı. Benzer sorunun, tüm şüphelilere sorulduğu öğrenildi.

2010’da iptal edilen KPSS’de kopya çekildiği iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan algı operasyonunda gözaltı kararı çıkartılan isimlerin, saygın eğitim kurumlarından olması dikkat çekti. Bu, Hizmet Hareketi’ne yakın kurumların üniversiteye giriş sınavındaki başarısını gölgeleme olarak yorumlandı. Matematik testinin tamamını doğru cevaplayan matematik öğretmenine bunu nasıl yaptığı soruldu. Ayrıca, “Sınavlara hangi dershanede hazırlandınız? Sınavın iptal edilmesine neden itiraz etmediniz?” şeklindeki soru delil olmadığını ortaya koydu.

2005 yılından bu yana yapılan KPSS sınavlarında en yüksek puan alanların verildikten sonra 2010’da ‘neden bu kadar çok yüksek alan var, değerlendiriniz?’ gibi yorum isteyen ve hukukta yeri olmayan sorular soruldu. KPSS’yle kamu kurumlarına yerleşen öğretmenlere, “Kamuya sızdığınız iddia edilmektedir.” şeklinde suçlayıcı ifadeler yer verildi ancak kopyaya somut delil gösterilemedi. 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasından sonra diğer algı operasyonlarında olduğu gibi KPSS kumpasında da, dosyadaki isimlere, Fethullah Gülen Hocaefendi’yle ilgili hiçbir somut delile dayanmayan suçlamalar yöneltildi ve bazı sorular soruldu.
http://www.zaman.com.tr/gundem_emniy...i_2285287.html

Anasayfa» Fahrettin Yokuş

Hükümetin KPSS ayıbı!

Fahrettin YokuşE-Posta :fyokus@turkburosen.org.tr

2010 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı’na şaibe karıştığını ortaya çıkaran Türkiye Kamu-Sen olmuştur. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk Bey, bu konuyu 2010 yılı Ağustos ayında kamuoyu ile paylaşmış, akabinde de belgeleriyle birlikte savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Ayrıca onlarca TV programına katılarak ve basın açıklamaları yaparak bu hırsızlığın üzerine gitmişti. Başta TBMM Dilekçe Komisyonu olmak üzere, Devlet Denetleme Kurulu’na kadar başvurmadık merci bırakmamıştı.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk 31 Ağustos 2010 günü Ankara Adliyesi önünde şu açıklamayı yapmıştır:

“Gençlerimizin geleceği bir takım gruplar veya kişiler tarafından ellerinden alınmak istenmektedir. Buna müsaade etmemeliyiz. Bu iş burada kalmamalı. Bu pis tezgahın içinde kimler varsa, soruları kimler sızdırdıysa gereken yapılmalı ve mal varlıkları araştırılmalıdır. Eğer bu olayı ‘sadece kopya olmuştur’ deyip geçiştirirsek, benzeri tezgahlara önümüzdeki yıllarda yine rastlayabiliriz.”

Bu husustaki bir başka açıklamasında ise; “Bir takım grupların kendi mensuplarına avantaj sağlamak için bu soruları ele geçirdiğini ve sızdırdığını, ancak Hükümetin olayın üzerine gitmediğini” ifade ederek; “Namussuzluk ve hırsızlık yapanların, yaptıkları yanlarına kar kalıyorsa, Anayasa’yı kökten değiştirseniz bile hiçbir işe yaramaz. Ahlaksızlığı yapan ahlaksızdır, namussuzluğu yapan namussuzdur…. ”

Ne yazık ki, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’un çabaları sonuç vermedi. Hükümet ve yargı bu işin üzerini kapattı. Aradan tam 5 yıl geçti. Bilindiği gibi 17 – 25 Aralık Yolsuzluk Operasyonu ile yüz yüze kalan Hükümet yetkilileri, bu işin Devlette “Paralel adını verdiği bir yapının tezgahı olduğunu, kendilerinin masum olduklarını, yolsuzluklara bulaşmadıklarını”,**********ayrıca “paralel yapıyı ortadan kaldırıncaya kadar her türlü mücadeleyi vereceklerini” ifade etmiştir.

Son 1 yıldır paralel yapıyı ortadan kaldırmak adına bir çok yasal düzenleme yapılmış, kanun dışı uygulamalarla “paralel” denilerek kamuda büyük bir zulüm yapılmıştır. Tabir-i caizse “kurunun yanında yaşta yakılmıştır.” Elbette ki, Devlette yasa dışı işlere bulaşmış kim olursa olsun, bedelini ödemeli ve cezasını çekmelidir.

Bu anlayışla “paralelci” avına çıkan Hükümet, tabir-i caizse eski defterleri karıştırmaya başladı. Tam seçim arifesinde bu işin üzerine gitti. Maksat, “biz masumuz, 13 yıllık iktidarımızın yaklaşık 12 yılında birlikte olduğumuz, ülkeyi birlikte yönettiğimiz Muhterem Hocamızın! Cemaati bize kazık attı. İktidarımız süresince yapılan tüm kirli işleri onlar tezgahladı. Bizim suçumuz yok. KPSS’de de bunlar suçlu. Tezgahı bunlar kurdu….”

Hiç utanmadan ve hiç sıkılmadan siyasi iktidar bunları söylüyor. “Aldatıldık” diyor. “Ne istediler de vermedik” diyor. “Nankörler” diyor. “Orduya da, Yargıya da, Polise de kumpası bunlar kurdu. Biz masumuz” diyor.

Hayır, hayır, bin kere hayır..!

Suçlu sizsiniz. Sorumlu sizsiniz. Boğazınıza kadar çamurun içindesiniz. Sorumluluktan kaçamazsınız. Milleti daha fazla aldatamazsınız. Birlikte en büyük zulmü yaptığınız Askerlerimizin, Yargı Mensuplarımızın, Emniyet Mensuplarımızın, ayrıma tabi tuttuğunuz memurlarımızın, velhasılı kelam ötekileştirerek zulüm yaptığınız ve haklarını gasp ettiğiniz tüm vatandaşlarımızın vebali sizlerin omuzlarındadır. Paralel diye ilan ettiğiniz yapının yaptığı tüm hukuksuzluklardan ve işlediği günahlardan siz sorumlusunuz. İkiniz de kirlisiniz, ikiniz de günahkarsınız… Allah sizi bildiği gibi yapsın…!

İktidarı boyunca binlerce yandaşını sınavsız memur yapan Hükümet, başta KPSS olmak üzere Emniyet’te ve Yargı’da yapılan sınav yolsuzluklarının bütün vebalini paralele yıkarak, kendisini kurtaramaz. Yaptıkları usulsüzlüklerle on binlerce vatandaşımızın memur olma hakkını ellerinden alarak, yandaşlarına peşkeş çekenler vebalden asla kurtulamazlar.

Şimdi şu sorunun cevabını vicdan sahiplerinden istiyorum:

Eğer 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonu olmasaydı, cemaatle siyasi iktidar kavgaya tutuşmasaydı, bu soruşturma açılacak mıydı? Elbette açılmayacaktı.**********Yani “yapanın yaptığı yanına kar kalacaktı.” Nasıl 5 yıl boyu hırsızlığın üstü örtüldüyse, yine örtülü kalacaktı. Her vicdan sahibi bu kirli ilişkiyi lanetlemelidir. İktidar sahipleri, İktidarları boyunca yaptıkları tüm kanunsuzlukları paralele yıkarak, “paraleli günah keçisi ilan ederek” aklanamazlar. İki yapı da suç ortağıdır. Bunun hesabını Milletimize vermelidirler.



27 Mart 2015 Cuma

Algı operasyonu Cemaat medyasının işi

Cemaatin yayın organları, KPSS hırsızlığında da şüphelileri savunurken kendilerini suçlu duruma düşürdü. Bütün ithamları cevaplandırma telâşına düşen Cemaat medyası, böylelikle, daha önceki vak’alarda olduğu gibi KPSS hırsızlığında da “Bunu yapan biziz” mesajını açıkça vermiş oldu.

Bu arada, Cemaat gazetesi, konuyla ilgili haberi okuyucuda Cumhuriyet Savcısına karşı kin ve nefret duyguları uyandıracak şekilde sunarken, Savcının daire şeklindeki net bir fotoğrafını da büyük resmin üzerine yerleştirmek suretiyle kendisini hedef olarak gösterdi.

Sınav iptal edilince suç ortadan kalktı mı?

Cemaatin yayın organları, KPSS hırsızlığı sanıklarını temize çıkarmak için, 2010’daki sınavın iptal edilmiş olduğu iddiasının arkasına sığındı. Halbuki iptal edilen sadece eğitim bilimleri sınavı idi; diğerleri ise iptal edilmemişti.*****Ayrıca, sınavın iptal edilmesi suçu ortadan kaldırmıyor, bilâkis bir suçun işlenmiş olduğunu açıkça tescil ediyordu.*****Fakat kendi cemaatine “Ne verirsek yiyorlar” gözüyle bakan Cemaat gazetesi, “suç tescili”ni, beceriksizcesine bir “algı” operasyonuyla, “aklanmak” şeklinde sundu.

Algı operasyonu yapayım derken*****suçlarını itiraf ediyorlar

Cemaat medyası, öteden beri, maruz kaldıkları suçlamaları, “algı operasyonu” şeklindeki karşı suçlama ile savuşturmaya çalışıyor. Fakat bunu yaparken, Cemaatin bugüne kadara karıştığı bütün suçları alenen savunmak suretiyle kendi kendisini ele veriyor.

Gülen birinci suçlu

Son olarak KPSS hırsızlığı ile ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Savcılığının yaptığı açıklamada ise, son derece vahim suçlamalar var.

Soruşturmada birinci suçlu olarak aranan Fethullah Gülen’in yıllar önce internete düşen ses kayıtlarındaki*****“Adliyede, mülkiyede arkadaşlarımızın mevcudiyeti, gelecek adına teminatımızdır. Müslümanlar erken vuruş diyeceğim çıkışlar yaparlarsa, Cezayir’deki gibi başları ezilir. Sivrilmeden, mevcudiyetinizi hissettirmeden çok ilerlere gitmeli. Fuzuli kahramanlık yerine ele geçirmeyi tercih ederim”şeklindeki sözleri de bu Gülen’i bu dâvâda zora sokacak deliller arasında yer alıyor.

Vahim suçlamalar

Dâvânın sanıklarına isnad edilen suçlar ise bir değil, birçok maddeden oluşuyor. Bunlardan bazıları şöyle:

– suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek, üye olmak,

– resmi belgede sahtecilik,

– kamu kurum ve kuruluşların zararına dolandırıcılık,

– suç delillerini yok etmek,

– görevi kötüye kullanmak,

– yasaklanan bilgileri açıklamak, temin etmek…

***

Konuyla ilgili diğer haberimiz:

http://www.yazarumitsimsek.com/bu-yediginiz-ne/

Konu Kayıtsız Üye tarafından (03-28-2015 Saat 13:24 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla

     

Alt 03-25-2015, 10:07   #262
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Başsavcı Kodalak deşifre etti; KPSS'de gözaltıları fişlemelere göre yaptılar
Başsavcı Kodalak deşifre etti; KPSS'de gözaltıları fişlemelere göre yaptılar
İZZETTİN ÇİÇEK - ANKARA
25 Mart 2015, Çarşamba
KPSS kumpasından fişleme skandalı çıktı. Ankara Başsavcısı Harun Kodalak, bin 435 kişiyi ‘kamuoyunca bilinen bir yapıyla malî, sosyal ve ekonomik bağları var’ diye suçladı. Ancak bu bağın nasıl kurulduğunu, insanların nasıl tespit edildiğini açıklayamadı. Şüphelilerin, suça göre değil fişlemeye göre belirlendiği anlaşıldı.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak’ın KPSS soruşturmasıyla ilgili yaptığı açıklama ‘algıya dönük operasyon’ eleştirilerinin haksız olmadığını ortaya koydu. Hukuki gerekçelerden çok, kesin hüküm ifade eden suçlayıcı ve siyasi bir dil kullanan Kodalak, sınavda 100 ve üzeri net doğru yapan 3 bin 227 kişinin ayıklanarak şüpheli listesi oluşturduğunu deşifre etti. Operasyonun, KPSS usulsüzlüğünü aydınlatmaktan çok, bir kesimi hedef aldığını ise Başsavcı Kodalak’ın “İlk etapta gözaltı kararı verilen 82 şüpheli ile toplamda bin 435 şüphelinin kamuoyunca bilinen belirli bir yapıyla mali, sosyal ve ekonomik bağlarının olduğu tespit edilmiştir.” ifadeleri ele verdi. Bu aynı zamanda, delilden suç ve suçluya gidilmeyip Hizmet Hareketi’ne mensubiyet varsayımı üzerinden somut suçlamalar yapıldığının itirafı oldu. Ayrıca ‘örgüt bağı kurmak’ için insanların fişlendiğinin işaretleri de ortaya çıktı.

Başsavcı Kodalak’ın soruşturmada Cumhuriyet’in büyük bir tehdit altında olduğuna dair belgelere ulaşıldığından bahsetmesi dikkat çekti. Gerçek niyeti ilk ele veren bu ifadeydi. “Belli bir yapıya mensup kişilerin” diye devam eden açıklamasında fişlemenin işaretlerini verdi. Başsavcı, bu kişilerin atamalarda öncelik elde ettiğini öne sürdü. Halbuki söz konusu Eğitim Bilimleri sınavı iptal edildiği için hiç atama yapılmadı, sınavların diğer ayakları olan Genel Kültür ve Genel Yetenek alanlarında ise bir usulsüzlük tespit edilmedi.

Başsavcı, sınavda 100 ve üzeri net doğru yapan 3 bin 227 kişiden 637’sinin birinci derece akraba, 446’sının karı-koca oldukları bilgisine ulaşıldığını, 980 adayın aynı adres, apartman, site veya sokakta ikamet ettiklerinin görüldüğünü aktardı. Ancak hangi usulsüzlüklere ulaşıldığına dair somut bilgiler vermek yerine kopya çekildiğinin/soru çalındığının ispatı olamayacak ifadeler kullandı. “2 bin 260 adayın telefonla irtibatlı oldukları” ifadesini kullanırken buradan hangi suç delillerinin ortaya çıktığını açıklamadı. Şüpheli sayısının neden verdiği bu rakamın altında tutulduğu ise bir diğer çelişkiyi oluşturdu. Hiçbir hukuki değeri taşımayan “2 bin 39 adayın 10 ve üzeri işçi çalıştıran kurum ve şirketlerde kaydının bulunduğu tespit edilmiştir.” ifadesini niçin söylediğini açıklamadı.

Kodalak, Genel Yetenek alanında 2009 yılında 60 sorudan tamamını 6 kişinin doğru cevapladığını, 2010’da ise rakamın bin 28 olduğunu söyleyip soru dağıtıldığını ileri sürdü ancak soru dağıtıldığına ilişkin dosyada herhangi bir delil yer almadı. 30 matematik sorusunu birçok adayın hiç işlem yapmadan cevapladığından bahsetti ancak ÖSYM, kitapçıkları imha ettiği için doğrulanma imkânı kalmayan bir bilgiyi kesin delil gibi sundu. Başsavcı, soyut suçlamalardan öteye gidemedi, soruşturmaya dahil olmayan sınavlarla ilgili suçlamalar yöneltti.
http://www.zaman.com.tr/gundem_bassa...r_2285283.html
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-26-2015, 12:07   #263
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

KPSS sınavlarında usulsüzlük iddiasıyla başlatılan soruşturmalar kamuoyunda yankı uyandırırken, CHP'nin bu konuda sessiz kalması oldukça dikkat çekti.

Oysa CHP yıllardır bu konuları soru önergeleriyle gündeme taşımış, bundan 5 yıl önce de Meclis’te araştırma önergesi vermişti.

CHP’nin KPSS ve ÖSYM’deki gelişmelere ilişkin verdiği araştırma önergesinde CHP adına konuşan Engin Altay, KPSS’nin partizanlığa ve torpile kısmen de olsa son vermek amacıyla getirildiğini, 2009’a kadar bunun sürdüğünü ancak 2009’da polis meslek yüksekokulu sınavında sorulan soruların 85’nin ‘bir cemaate yakın dershanedeki deneme sınavında sorulduğunun ortaya çıktığını açıklamıştı.

Son dönemde bu kurumdaki skandalların ideolojik olduğunu iddia eden Altay, “Son KPSS’de bilinçli bir organizasyonla ÖSYM ve KPSS kirletilmiştir” demişti.

CHP’den tek ses Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi’den o da gazetecilerin sorusu üzerine geldi. Hamzaçebi, “Bu sorular o zaman çalındı. Bu çok ciddi bir iddia. Ben çalınmadı diyebilecek durumda değilim. Ben de çalındı kanaatine sahibim. Ama kim çaldı, nasıl çaldı, kimlere verdi, bunu bilmiyoruz” diye sordu


27 Mart 2015

2010 KPSS Sınavı, tüm üstün yetenekli ve zekâ seviyesi yüksek birkaç yüz kişinin full çekmesiyle sonuçlanan bir sınav olarak tarihe geçti. Çünkü sınavda 350 aday 120 sorunun hepsini bilivermişti! Sınav ölçümü çan eğrisi sistemine göre yapıldığı için bu işte bir acayiplik sezildi. Çünkü sınav paralel ikinci bir çan eğrisi ölçütü getirdi. Bu da yüksek ihtimal bu KPSS’de bir kopya ihtimalinin olduğunu akıllara getiriyordu. Nitekim eğitim bilimleri sınavı iptal edildi ve ilerleyen günlerde soruşturma başlatıldı…

Beş yıl sonra elde edilen tam bilgilere göre; 350 kişi 120 soruda 120 yapmıştı! Bu kişilerin 70'inin karı-koca, 23'ünün akraba, 52 adayın ise aynı adreste veya aynı apartman, site veya sokakta ikamet ediyordu! 423 kişi 120 sorunun 119'unu doğru cevaplamıştı…

120 soruda 100 ve üstü net çıkaran 3 bin 277 adaydan 446’sı evliydi! Bu çiftlerden 20’si nasıl bir hissi kablel vuku içindeydi ki aynı sorularda hata yapmışlardı! Bine yakını da aynı adreste ikamet ediyordu. 637'si birinci derece akraba idi. 2 bin 260 aday telefonla irtibatlı haldeydi. Bu isimler arasında Baransu’nun yengesi ve eski Baş komiser Arpacı’nın eşinin adı da zikrediliyordu…

Eylül 2010 ‘da “Olaylar durulur durulmaz ayrılacağım” diyerek soruşturmanın bitmesini bekleyeceğini açıklayan ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan istifasını verdi…

Sınav 2010 Ekim ayında tekrar edildi. Bir önceki sınavda 100 ve üzeri sayıda net çıkaran 3 bin küsur adaydan üçte biri sınava girmedi. Full çeken 350 adayın da hemen hemen yarısı sınava rağbet göstermedi!

Tekrarlanan sınavda 120 soruda full çeken olmadı, bir önceki sınavda 100 ve üzeri net yapan kişi sayısı da üç bin kişiden 76 ya düşüverdi…

KPSS soruşturma dosyasını Şadan Sakınan devraldı. Sakınan, dosya ile ilgili ne zaman sonuçlanacağı ile ilgili bir türlü kesin tarih veremiyordu. Dosya 3 yıla yakın zaman dilimi içinde Sakınan tarafından adeta süründürüldü…

KPSS kopya davası bir türlü çözülemezken, Ankara Başsavcı Vekili Hüseyin Görüşen 7 Şubat 2012’de İstanbul Savcılığı'nın MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadesine başvurulması için gönderdiği talimat belgesini 20 dakikada jet hızıyla işleme koyacak ve Fidan'ı telefonla sorguya çağıracaktı. Konu gündeme bomba gibi düşecek, ilerleyen zamanlarda Görüşen’den yetkileri alınacaktı. 7 Şubat sonrası bazı gazetelerde ‘Gizli Oslo Soruşturması’ dosyasının varlığı iddia edilecek; Erdoğan, Fidan ve Beşir Atalay’ın şüpheli sıfatı ile yer aldığı dosyadan Görüşen ve Sakınan’ın adları zikredilecekti. Bu haberler sonrasında ise Sakınan KPSS kopya dosyasından alınıp başka bir göreve verilecek ve dosya başka bir savcıya devredilecekti…

2010 yılından günümüze KPSS kopya dosyası birçok savcının elinden geçti. Soruşturmanın ilk yıllarında önemli bilgiler elde edildi. Mesela Baki S.’ye Bekir K. tarafından soruların e-mail ile gönderilmesi ve bu dosyaların Bekir K.’nın hard diskinde bulunması gibi. Dönemin savcısı Gökalp konunun üzerine gittikçe nedense sürgün ile ödüllendirildi! Soruşturma Sakınan’a devroldu! Sonra da başka başka savcılara… Dosyada sonuca ulaşılması için,***** 2015 yılında dosya hakkında soruşturmayı yürüten Savcı Yücel Erkman beklenecekti…

Aradan geçen zamanda, soruların 10 bin dolar karşılığında satıldığı, bazı ÖSYM çalışanlarının hesaplarının zenginleştiği tespit edildi. Sakınan’ın dosyayı UYAP'a kaydetmeyip 2 buçuk yıl hasıraltı ettiği ortaya çıktı. Üstüne üstlük 3 bin 277 adayın soru kitapçıkları 2012 yılında dönemin savcısı Sakınan'ın onayıyla imha edilip küle dönüşmüştü! KPSS’de 100 ve üzeri net yapan 3 bin 227 kişiden 616′sının, bu sınavdan aldığı puanla memur olarak kamuya atandığı belirlendi.***** Göz altıların başlamasının ardından Ankara Cumhuriyet Savcısı Yücel Erkman, "İlk etapta gözaltı kararı verilen 82 şüpheliyle toplamda 1435 şüphelinin doğrudan kamuoyunca bilinen belirli bir yapıyla mali, sosyal ve ekonomik bağlarının olduğu tespit edilmiştir" açıklaması yaptı. Operasyon kapsamındaki bazı isimler ise çoktan yurt dışına sırra kadem bastı…

Bu sırada, soruşturmayı yöneten Erkman’ı telefonda tehdit ettiği iddiasıyla başlatılan soruşturmada, üç kişi yakalandı. Bu kişilerden N.Ö’nün, Erkman’a tehdit telefonu açtığı ve Etimesgut’ta öğretmen olan şüphelinin cemaatle bağlantılı olduğu bilgisi verildi…

KPSS birincilerinden G.T.B, 2009 yılına göre puanını katlamış, KPSS soruşturması sırasında İtalya’ya gitmişti. Babası KPSS davasının son açıklamalarından sonra gazetelere verdiği röportaja göre; kızının 9 yaşından beri Gülen Cemaati'nde yer aldığını belirtirkenen, damadı Köksal Eser'in de Cemaatin abilerinden olduğunu ekliyordu.***** Kızı KPSS Türkiye birincisi olduktan sonra Florya'da bulunan laboratuvarda çalışması için yönlendirme yapılmıştı. Bu laboratuvar Erdoğan ve Davutoğlu’nun yemek analizlerinin de yapıldığı laboratuvardı…

Soruşturmada, sorular sızdırılmadığı gerekçesiyle iptal edilmeyen 2010 KPSS Genel Yetenek ve Genel Kültür sorularının da çalındığı tespit edildi. KPSS sınavı ile bu kişiler Başbakanlık, ÖSYM, Emniyet, Genelkurmay, BDDK, Milli Eğitim Bakanlığı, TRT, Üniversiteler, STK ile valiliklerde işe alındığı ifade edildi.

Sınav hakkında gözaltına alınanlar sapır sapır itirafçı olmaya başladı. Bazı evli çiftler, “Nasıl aynı sorularda aynı hataları yaptınız?” sorusuna dalga geçer gibi “Birlikte çalıştığımız için” cevabını veriyordu! Puanlarını katlayanlar ise nedense iki sene içinde dahi olmasını çok çalışmasına borçlu olduğunu söylüyordu. Ancak bu kadar bağlantının yakın adreste hatta aynı lojmanda oturmasının cevabı yoktu!

Altın Nesillerinin "Bu gece Fetih Suresi'ni okuyacağız" adı altında, ev toplantılarında sınav sorularını dağıttığını duyunca nedense hayret etmedim. Yakın zaman dilimi içinde Bank Asya önünde ellerinde Kur’an ile para için dua eden insanları görmüştüm çünkü. Haram lokma yemedik deyip haramı 600- 800 küsur taltifle hamuduyla cebine indirenleri okuduk haberlerde. Mit tırlarının durdurulması, Dış İşleri konuşmalarının kaydedilip servis edilmesinden sonra artık hiçbir şeye hayret etmiyoruz.

Kamu Personel Seçme sınavını, Kamuya Paralel Sokma Sınavı’na dönüştüren ve faydalanan çakma Altın Nesiller kimlerse önce tevbe istiğfar yapsın. Hatta işe Kelime-i Şehadet getirmekle başlasın.***** Zira dinler arası diyolog sürecinde milletine, vatanına karşı yaptıkları hainlik, elde ettikleri makam ve parayla Müslümanlıktan çıkıp sapıttılar. Gösterdikleri Allah’tan korkmayan performanslarıyla yüzyıllardır bizlere eziyet edenlerin de pabucunu misli misli dama attılar!

Seslimakale.com

elvan alkaya

MEMURLAR.NETFOTO GALERİMAAŞ HESAPLAMAKPSSBECAYİŞİLANANKETSÖZLÜKVİDEOSORU/CEVAPÜYE

2010 KPSS şampiyonları telefon arkadaşı

2010 KPSS'de en yüksek puanları alan bin 970 adayın kendi aralarında, 138'inin ise soruların servis edildiği belirlenen derneğin firari Genel Sekreteri ile telefon trafiği yaptığı tespit edildi. Teknik takip ve paralel bağlantılar ilişkiyi ortaya çıkardı.

28 Mart 2015 07:40

Mustafa Kartoğlu

2010'da iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı'nda 120 sorudan 100 ve üzeri net yapan 3 bin 227 adaydan bin 970'inin kendi aralarında, 138'inin de, soruların servis edildiği belirlenen Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği'nin Genel Sekreteri Mehmet Hanefi Sözen'le telefonla görüştüğü belirlendi.

'Paralel KPSS' skandalında ortaya çıkan gerçekler, soruşturma dosyasına girdi. Buna göre, elinde sınav soruları bulunduğu öğrenilince soruşturmanın başlamasına neden olan Baki S'nin, "Soruları, Ankara'daki Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği'nde çalışan arkadaşım Berat K'dan aldım" demesi üzerine, dernek yönetici ve çalışanları incelemeye alındı.

Paralel telefonlaşmalar!

Teknik takip ve geçmişe yönelik telefon görüşme kayıtları, 'paralel bağlantı'yı gözler önüne serdi. Buna göre;

- Sınavda 120 sorudan 100 ve üzeri net yapan 3 bin 227 adaydan bin 970'inin kendi aralarında telefon irtibatlarının olduğu belirlendi.

- Yine 100 ve üzeri net yapan adaylardan 138'inin Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği Genel Sekreteri Mehmet Hanefi Sözen ile doğrudan veya dolaylı telefon irtibatları tespit edildi. Sözen'le telefon trafiği bulunan 16 adayın tüm soruları doğru cevaplayan 350 kişi arasında olduğu ortaya çıktı.

- Ayrıca, 100 ve üzeri net yapan 2 bin 039 adayın, birbiriyle irtibatlı 167 eğitim kurumundan olduğu, bazı kurumlardan 10'un üzerinde 'iş arkadaşı'nın aynı puanı aldığı belirlendi.

2010'da 'zeka patlaması' olmuş

- Son 6 yılda 120 sorunun tamamını yapan kimse yok. 8120 soruya doğru cevap veren 350 kişiden 140'ı karı-koca, 46'sı akraba, 104'ü ise aynı apartman veya sokakta oturuyor.

10 adımda örtbas skandalı

2010'da 'paralel yargı'nın KPSS skandalını örtbas etmek ve delilleri karartmak için 11 ayrı skandal yöntem denediği ortaya çıktı.

2010 KPSS skandalının, 'dönemin yargısı' tarafından nasıl kapatılmaya çalışıldığına dair elde edilen belgeler, soruları çalma skandalının yanı sıra bir 'yargı skandalı'nı da ortaya çıkardı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen yeni soruşturmada, 'dönemin Ankara Başsavcılığı'nda üç ayrı savcı tarafından bakılan dosyanın neden 5 yılda sonuçlandırılamadığı da ortaya çıktı. Buna göre;

- Kütahya Yalvaç'ta Baki S. adlı öğretmen adayında KPSS sorularının bulunduğu bilgisi üzerine soruşturma başlatıldı. Bu sırada Ankara Başsavcılığı devreye girdi ve re'sen ayrı bir soruşturma açarak, dosyayı Yalvaç Başsavcılığı'ndan istedi.

- Yalvaç Başsavcılığı bir süre dirense de, devreye HSYK sokularak dosya 22 Haziran 2011'de Ankara'ya alındı. Ancak bu tarihten 11Ekim 2013'e kadar hiçbir işlem yapılmadı.

- En önemli delillerden, soru kitapçıkları ve optik cevap formları, dönemin Ankara Başsavcılığı'nın yazılı onayı ile ÖSYM tarafından 'imha edildi.'

- 2010 KPSS ile ilgili Türkiye genelinde 161 ihbar ve şikayet geldi. Ancak bunlarla ilgili herhangi bir işlem yapılmadı.

- Soruların sızdırıldığı belirlenen Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği'ndeki 3 bilgisayarın incelenmesi sırasında, ikisinin hard diskleri sınavdan 3 gün önce değiştirildiği ortaya çıktı.

- Hard diski değiştirilmemiş bilgisayarın imajı ise 'açılmadı' denilerek, 6 Eylül 2010'da yeniden alındı. Ancak 'açılmadı' denilen imaj yok edildi!

- Bu bilgisayarların imajlarını almak için görevlendirilen Başkomiser Öner G'nin, imaj alma işleminin yapıldığı 4 Eylül 2010 tarihinden 1 gün önce dernek sekreteri Hanifi S. ile 3 kez telefonla görüştüğü belirlendi.

- Bilgisayarların imajı alınırken, bilgisayara ENCASE isimli detay arama programının yüklendiği, 04-05 Eylül 2010 tarihlerinde bu program kullanılarak 'KPSS' ve 'Genel Yetenek' kelimelerinin aratıldığı; daha sonra da ERASER isimli profesyonel silme programı kullanılarak tüm verilerin silindiği TÜBİTAK raporu ile belgelendi.

- TÜBİTAK incelemesinde, iki tarihte dernekteki bilgisayarların 'yoğun kullanıldığı' da belirlendi. Bu tarihlerden biri, KPSS'den bir gün önce, diğeri ise Yalvaç Başsavcılığı'nın soruşturma başlattığı tarihten bir gün sonra...

- - 15-16-17 Eylül 2010'da ÖSYM'deki osym.gov.tr uzantılı e-posta adreslerinin yedeklerinin tutulduğu hard diskin imajı alınmıştı. Ancak bu imaj adli emanette ve ilgili emniyet birimlerinde bulunamadı.

KPSS'nin iki sınavının soruları bilgisayarda

İtirafçı olan Baki S.'nin evindeki bilgisayarı inceleyen Jandarma, KOM Daire Başkanlığı ve TÜBİTAK, sınavdan 4 gün önce oluşturulmuş 'eğitim son.pdf' adlı bir dosya buldu. Dosyada yer alan 117 sorunun ÖSYM tarafından 2010 KPSS için hazırlanan soruların ham hali olduğu ve 120 sorudan sadece 3'ünün eksik olduğu belirlendi. Baki S'nin bilgisayarında ayrıca, yine sınavdan 4 gün önce oluşturulmuş 'SOS.pdf' adlı bir dosya daha bulundu. Bu dosyadan da KPSS 2010 Genel Kültür- Genel Yetenek soruları çıktı.

Paralar ABD'deki Paralel okullara

KPSS soruşturmasının önemli bir ayağı da MASAK tarafından yürütülüyor. Şüphelilerin çalıştığı kurumların yurt dışındaki paralel kurumlarla işbirliği de dosyaya girdi. Buna göre, şüphelilerden bin 435'inin paralel yapı kurumlarında çalıştığı, bu kurumlardan 121'i ile 'Gülen Okulu', 'Gülenist Kuruluş' ve 'Gülen Hareketi Okulu' olarak adlandırılan ve yurt dışında faaliyet gösteren 20 kuruluş arasında şüpheli para transferlerinin olduğu da tespit edildi.

Operasyon öncesi 11 kişi yurt dışına çıktı

2010 KPSS soruşturması hızla devam ederken şüphelilerin, operasyonlardan hemen önce yurt dışına çıktığı ortaya çıktı. Şüphelilerden Turgut Özal Derneği Sekreteri Mehmet Hanefi Sözen 29 Kasım 2014, derneğin 'ofis elemanı' olarak görünen ve soruları servis ettiği belirlenen Berat Koşucu ile dernek çalışanı Hüseyin Şimşek'in 05 Aralık 2014'te yurt dışına çıktığı belirlendi. Yine şüphelilerden İlhan Türkmen, Zeynep Türkmen ve Ali Fuat Yüksel'in 19 Şubat 2015, Fatih Üniversitesi Rektörü Şerif Ali Tekalan ve ÖSYM Bilgi İşlem personeli Mehmet Altunay'ın ise 22 Şubat 2015'te yurt dışına çıkıştığı tespit edildi.

Star Gazetesi

Ana SayfaGaleriVideoYazarlarFORUMKategoriler

BAĞLANTILAR

KünyeİletişimMasaüstü Görünümü

© 2015 - TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

TAKIP EDIN

FacebookTwitterGoogle Plus

© 2015 - TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

KPSSCafe.Com.TR

*****Tweet'le**********Paylaş**********Paylaş*****

KPSS Birincisi Başörtülüydü Mini Eteğe Döndü

2010 KPSS'nin birincisi olan ve o dönem cemaat dersanesinde başörtülü olan Gamze Temel Eser kpss soruşturmasının ardından kaçtığı İtalya'da mini etekli olarak görüntülendi.

*****2010 KPSS'nin birincisi olan ve o dönem cemaat dersanesinde başörtülü olan Gamze Temel Eser kpss soruşturmasının ardından kaçtığı İtalya'da mini etekli olarak görüntülendi.

10-11 Temmuz 2010 tarihinde gerçekleşen Kamu Personeli Seçme Sınavı'nın (KPSS) birincisi olan Gamze Tembel Eser'in; 2010 KPSS soruların çalınmasına yönelik soruşturmanın ardından yurt dışına kaçtığı ortaya çıktı.*****

KPSS ŞAMPİYONU İTALYA'YA KAÇTI!


İstanbul Florya'da bulunan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü'nde gıda mühendisi olarak çalışan Gamze Tembel Eser'in, KPSS soruşturmasının başlamasının ardından İtalya'nın başkenti Roma'ya kaçtığı bildirildi. Akit gazetesinden Kenan Kıran'ın haberine göre Eser'in, 17 Eylül 2014 tarihinde İtalya'ya gittiği ve 6 aydır Roma'da yaşadığı öğrenildi.


ERDOĞAN VE DAVUTOĞLU'NUN YEDİĞİ YEMEKLERİN ANALİZİNİ YAPIYOR!


Eser'in 2011 yılından itibaren çalıştığı İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü stratejik öneme sahip. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, İstanbul'a geldiğinde yediği yemeklerin incelenmesi İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü'nde yapılıyor.

2003 yılında Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünden mezun olan, girdiği 4 KPSS sınavında düşük puanlar alan, FEM Akademi Dershaneleri'ne gittikten her nasıl olduysa önü açılan ve 2010 KPSS'nin Türkiye birincisi olan Gamze Temel Eser'in, Florya laboratuvarını tercih etmesi dikkat çekiyor.

Eser, 2010 KPSS'nin ardından FEM Dershaneleri Taksim Şubesi'nde açıklama yapmış ve "Tarım Bakanlığı'nın Florya Laboratuvarı'nda araştırma yapmak istiyorum" demişti. Gamze Tembel Eser'in, paralel devlet yapılanması tarafından İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü'nde çalışmaya zorlandığı ifade ediliyor.


YÖNLENDİRME YAPILDI


Gazetemize konuşan Gamze Tembel Eser'in babası Şerif Ali Tembel, kızının 9 yaşından beri Fetullah Gülen Cemaati'nde bulunduğunu, damadı Köksal Eser'in de Gülen Cemaati'nin abilerinden olduğunu hatırlatarak, "Kızım KPSS Türkiye birincisi olduktan sonra Florya'da bulunan laboratuvarda çalışması için yönlendirme yapıldı ve 'Florya çalışmak için iyi' dediler. Kızımın Florya'da çalışmasını kimin istediğini bilmiyorum. Florya Laboratuvarı üst yermiş" ifadelerini kullandı.


Baba Tembel, kızının yabancı dil öğrenmek için altı ay önce İtalya'ya gittiğini, yurtdışına çıkmak için ücretsiz izin kullandığını anlattı.


ESKİ HALİNDEN ESER YOK ŞİMDİ


Günlük hayatında başörtülü yaşayan,üniversitede okurken başını açan Gamze Tembel Eser, KPSS soruşturmasının ardından İtalya'ya firar etti ve mini etekli fotoğraflarını sosyal paylaşım sitesi Facebook'taki şahsi hesabından paylaştı. Eser, deşifre olunca Facebook hesabını sadece kendi arkadaşlarına açtı.


FLORYA LABORATUVARINI NİÇİN İSTEDİ?


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ının; 7 yıl çalıştığı özel sektörden ayrılan Gamze Tembel Eser'in, 2010 KPSS sınavının ardından kadro açılırsa Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın Florya laboratuvarında çalışmak istediğini ısrarla açıklaması, Florya laboratuvarında kadro açılmadığı takdirde tercih yapmayacağı şeklindeki sözlerini incelemeye alacağı öğrenildi. Soruşturma kapsamında; Gamze Tembel Eser'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, İstanbul'a geldiğinde yediği yemeklerin incelenmesinin yapıldığı İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü'nde neden çalışmak istediği araştırılıyor. Eser'in, paralel devlet yapılanmasının yönetici kadrosuyla bağlantısı araştırılıyor.
2010 KPSS soruşturmasına ilişkin 19 ile yapılan operasyonlarda bir skandal iddia daha ortaya atıldı. Yapılan inceleme sonucu sınav sorularını önceden alan 2 bin 500 kişinin daha önce aynı şirkette çalıştığı belirtildi.




editor@internethaber.com Atakan Yorulmaz Haberleri




Eklenme Tarihi: 28-03-2015 09:18:00 | Güncelleme: 28-03-2015 11:59:56




"" style="border: 0px; outline: 0px; font-size: 15px; vertical-align: bottom; background-color: transparent; margin: 0px; padding: 0px; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial;">Emniyet birimlerinin yaptığı incelemede soruları önceden alarak sınavı kazanan 2 bin 500 kişinin daha önce aynı şirketlerde çalıştığı tespit edildi.




Akşam'ın haberine göre, 2010 KPSS skandalına ilişkin 19 ilde belirlenen adreslere yapılan eşzamanlı operasyonlarda hakkında yakalama kararı çıkarılan 82 kişiden 75'i gözaltına alınmıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 2010 yılındaki KPSS'de 100 üzeri net doğru yapan 3 bin 227 kişi tespit edilmişti. Nöbetçi hakimliğe sevk edilen 62 şüpheliden 32'si tutuklandı, 30'u adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen şüphelilerden 32'si "Suç örgütü kurmak, yönetmek, üyesi olmak", "resmi belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "görevi kötüye kullanma", "yasaklanan bilgileri açıklama ve temin etme" ile "suç delillerinin yok etme" suçlarından tutuklandılar.




2500 OKUL VE HOLDİNG ÇALIŞANI




Çuval çuval belgeleri inceleyen polis çok önemli detaylara ulaştı. Emniyet birimlerinin yaptığı araştırmalarda soruları önceden alarak sınavı kazanan 2 bin 500 kişinin daha önce paralel yapıya bağlı okullar ve holdinglerde çalıştığı tespit edildi. Soruları adrese teslim eden paralel çalışanlar sınavda iyi sonuçlar alarak istedikleri devlet dairelerinde işe başlamışlar.




BÜYÜK KUMPAS ADLİYEDE BİTTİ




KPSS kumpasında savcılık sorgularının ardından "tutuklama" talebiyle mahkemeye sevk edilen 62 şüpheliden 32'si hakkında tutuklama kararı verildi. Soruşturma kapsamında "pişmanlık yasası"dan faydalanarak itiraflarda bulunan 4 şüpheli, kumpası ayrıntılarıyla anlattı. Sorular önce Ankara'daki bir derneğe oradan da paralel yapının çeşitli illerdeki sorumlularına ulaştırılarak cemaat üyelerine dağıtıldı.




HİMMET VE YARDIM TOPLAMIŞLAR




Zanlılardan bazılarının, 60 yaş üzerindeki kişilerin kimlik bilgilerini kullanarak 20 adet telefon hattı açtırdığı da tespit edildi. İncelemeye alınan tapelerde şüphelilerden K.B, B.C, S.S. ve B.S'nin "himmet" ve "yardım" adı altında yıllarca para topladığı, bunlar arasında 4 binin üzerinde koyun ve çeyrek altın bulunduğu da belirlendi.




Paralel yapı ile bağlantılı oldukları belirlenen 32 şüpheli hakkındaki tutuklama kararı, suç örgütü kurmak" ,"resmi belgede sahtecilik", "dolandırıcılık", "suç delillerini yok etme", "görevi kötüye kullanma" ve "yasaklanan bilgileri açıklama ve temin etme" suçlarından verildi.

Konu Kayıtsız Üye tarafından (03-28-2015 Saat 13:02 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-26-2015, 12:09   #264
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Kopya tutmadı, tezgah peşindeler; Çökmüş iddialar üzerinden örgüt çıkarma çabası
Kopya tutmadı, tezgah peşindeler; Çökmüş iddialar üzerinden örgüt çıkarma çabası ZAMAN MANŞET
HASAN KARALI -BAYRAM KAYA, İZZETTİN ÇİÇEK
26 Mart 2015, Perşembe
İptal edilen 2010 yılındaki KPSS ile ilgili soruşturma, kopya iddialarını ortaya çıkarmaktan çok bir kesimi zan altında bırakmaya yönelik algı operasyonuna dönüştü.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Siyasî mahiyet kazanan soruşturma, daha önce çürütülmüş iddialara ek olarak iktidar medyasının iftiraları ve polisin tehditleri ile yürütülüyor. Birbiriyle ilgisi olmayan insanları örgüt kapsamına almayı hedefleyen operasyonda birçok hukuksuzluğa imza atıldı. 5 yıl önce kapatılan dosya, mahiyetinden uzaklaştırılarak yeniden açıldı. İlkinde ciddiyetle araştırılan konular rafa kaldırıldı. Soruların sızdırılmasından sorumlu olması gereken ÖSYM yöneticilerinin üzerine gidilmedi. Konuyla hiçbir ilgisi bulunmayan Fethullah Gülen’in adı dosyaya eklendi. Ankara Başsavcısı Harun Kodalak’ın yargılama başlamadan “Bin 435 şüphelinin belirli bir yapıyla bağı tespit edildi.” ifadesi, kötü niyeti ortaya koydu. En önemli delil veya suçlanan kişilerin lehine olabilecek soru kitapçıkları imha edildi. ‘Suçlu’ algısı oluşturmak için gözaltına alınan eğitimcilere kelepçe takılarak, ‘terörist’ muamelesi yapıldı. “Aradığın kişinin, aradığı kişinin aradığı kişi yüksek net yapmış. Bunlarla irtibatınız var mı?” gibi akıl almaz sorular yöneltildi.





KPSS soruşturması, kopya iddialarını ortaya çıkarmaktan çok algı operasyonuna dönüştü. Hukuki değil siyasi bir mahiyet kazanan soruşturmanın, hem VIP torpil skandalını örtme hem de Hizmet Hareketi’ne yakın kurumların üniversiteye giriş sınavındaki başarılarını gölgeleme amaçlı olduğu ortaya çıktı. İşte son skandallarla gündeme gelen KPSS operasyonundaki hukuksuzluklar ve çelişkiler:



5 yıl beklendi: Erdoğan ve Arınç’ın İzleme Komitesi konusundaki farklı beyanlarıyla patlak veren tartışma, VIP torpille işe alımlar ve İstanbul Üniversitesi’ne sınavsız kayıtlar gündemi meşgul ederken düğmeye basıldı. 5 yıl sonra açılan dosya, ‘paralel yapı’ kılıfıyla başarılı eğitimcilere kumpasa dönüştü.

Yolsuzluk örtüldü: Soruların sızdırılmasında sorumluluğu olan ÖSYM’yle ilgili iddaların üzerine gidilmedi. Yolsuzluk iddiaları dosyaya alınmadı. Buna karşın gözaltına alınan eğitimcilere sorgularında KPSS iptal olduğu için ‘devleti 10 milyon TL zarara uğrattınız’ ithamında bulunuldu. Resmi evrakta sahtecilikle ilgili tek belge ortaya konulamadı.

Kitapçıklar imha edildi: İptal edilen sınavın soru kitapçıkları yok edildi, eğitimcilerin lehine belgeler dosyada yer almıyor. Soru kitapçıkları yerine dijital ortamdaki kopyaları delil diye sunuldu. Bunların, orijinal olup olmadığı tartışma konusu. Akrabalık ve eş durumları, farklı sınavlardaki kopyanın ispatı değil.

3227 kişi ayıklandı: Savcılık, incelemeye aldığı 3 bin 227 kişiden bin 435’ini şüpheli seçti, 82 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Listedeki bu ayıklamanın, AKP irtibatından kaynaklandığı ileri sürülüyor.

Delil yok: Gözaltına alınan kişilerin ne ev, ne işyerlerinde arama yapılmadı. ‘Çalındı’ denen sorular dosyadaki kişilerden çıkmadıysa suçlamak mümkün değil. Bilirkişi raporlarında somut delilden çok kanaat ve hisler yer alıyor.

Önce ‘sorular maille geldi’ dendi, sonra flash bellekle geldi’: 2010’da Baki S. soruların maille gönderildiğini iddia etti. Bunun üzerine Hotmail’den mail trafiği istendi ancak hiç mail alışverişi olmadığı ortaya çıktı. Jandarma raporu bunu teyit etti. Daha sonra aynı şahsın akrabalarından birinde 2 flash bellek bulundu. Ancak savcının bir gün sonra hazırlattığı tutanakta 3. bir flash bellek çıktı. Şu anki soruşturma kaynağı belirsiz bu flash bellek üzerinden gerçekleştiriliyor. Hukuk tabiriyle deliller tartışmalı.

İptal edilen sınav birincileri AKP’li karı koca: ÖSYM’nin iptal ettiği 2012 avukatlıktan hakimliğe geçiş sınavının 93 puanla 1 ve 2’ncisi AKP üyesi çıkmıştı. Ahmet Kahrıman, 93,5 puanla birinci, AKP’li eşi Nalan Kahrıman 93,2 puanla ikinci olmuştu. Sınavda 17’nci olan avukat Mehmet Keleş’in de Erzurum’da AKP’nin il yönetiminde yer aldığı belirlendi ancak takipsizlik verildi.

28 Şubat taktiğiyle iftira: Gözaltındakilere Fethullah Gülen Hocaefendi’nin örgüt lideri olduğu yönünde hukuksuz ve delilsiz sorular soruldu. Bu isimler, kamu kurumlarına sızmakla suçlandı. Benzeri iddialar 28 Şubat sürecinde isnat edilmiş ve yargı kararları doğrultusunda beraatle sonuçlanmıştı. “Devlette görev alın” sözünden dolayı Gülen, 28 Şubat döneminde açılan davalardan beraat etti.

Nuh Mete Yüksel ithamları: Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak’ın “Bin 435 şüphelinin kamuoyunca belirli bir yapıyla, mali, sosyal ve ekonomik bağlarının olduğu tespit edilmiştir.” ifadesi, 28 Şubat’taki gibi fişleme yapıldığını ortaya çıkarttı. Ayrıca başsavcının operasyonla ilgili “Cumhuriyetimizin büyük bir tehdit altında olduğu” açıklaması, DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel’in iddianamesinden esintiler taşıdı.

8 aylık hamile kadına ‘itirafçı ol’ baskısı: 8 aylık hamile kadına, “Çocuğunuzu Uçurtmayı Vurmasınlar filmindeki gibi hapishanede büyütmek istemezsiniz. İtiraf edin kurtulun.” tehdidi yapıldı.

Eğitimcilere kelepçe: Gözaltına alınan öğretmenlere kelepçe takıldı. Suçlu algısı adına böyle bir girişimde bulunulduğu belirtiliyor. En azılı suçlulara ve terör suçlularına bile bu muamele yapılmıyor.

HTS kayıtlarından örgüt: Gözaltındaki isimler HTS (telefon irtibatları) kayıtları üzerinden örgüt olmakla suçlandı.

Müvekkil-avukat görüşmesine engel: Gözaltındakiler, ifadeleri alınmasına rağmen savcılığa sevk edilmedi. Gözaltı süresinin uzamasına avukatlar itiraz etti. Ayrıca eğitimcilerin avukatlarıyla görüşmeleri, yer olmadığı gerekçesiyle engellendi.

Banka hesabı soruldu: Gözaltında “Hangi bankada hesabın var?” sorusu sorularak ‘Bank Asya’ cevabı alınmak istendi. Bank Asya’da hesap sahibi olmak ve dershane öğretmeni olmak suç kabul edildi, örgüt irtibatı diye sunuldu.

Tehdit bilmecesi: Operasyona saatler kala Soruşturma Savcısı Yücel Erkman’ın tehdit edildiği iddiası kafaları karıştırdı. Hanefi Avcı’nın avukatı Fidel Okan’ın Twitter’dan duyurduğu olay gizemini koruyor. Üstelik Twitter fenomeni Fuat Avni’nin Savcı Erkman’ın Kozmik Çalışma Grubu adı verilen bir yapı tarafından tehdit edildiği, eşinin şikâyetini deşifre etme tehdidi ile KPSS dosyasına ikna edildiği iddiaları cevapsız kaldı.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-26-2015, 12:23   #265
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

O kadın fİrarda
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu İstanbul’a geldiğinde yediği yemeklerin incelemesini yapan İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü’nde gıda mühendisi olarak çalışan Gamze Tembel Eser’in, KPSS soruşturmasının başlamasının ardından İtalya’ya gittiği, başını açtığı, mini etekli resimler vererek bambaşka bir kıyafetle Roma’da yaşadığı öğrenildi.
Facebook Twitter Linkedin Google
O kadın fİrarda
Eklenme: 26 Mart 2015, 07:59 / Güncelleme: 26 Mart 2015, 07:59 / 3 YorumBu haber 5.970 kez okundu

10-11 Temmuz 2010 tarihinde gerçekleşen Kamu Personeli Seçme Sınavı’nın (KPSS) birincisi olan Gamze Tembel Eser’in; 2010 KPSS soruların çalınmasına yönelik soruşturmanın ardından yurtdışına kaçtığı ortaya çıktı.

KPSS ŞAMPİYONU İTALYA’YA KAÇTI!

İstanbul Florya’da bulunan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü’nde gıda mühendisi olarak çalışan Gamze Tembel Eser’in, KPSS soruşturmasının başlamasının ardından İtalya’nın başkenti Roma’ya kaçtığı bildirildi. Eser’in, 17 Eylül 2014 tarihinde İtalya’ya gittiği ve 6 aydır Roma’da yaşadığı öğrenildi.

ESER’İN ÇALIŞTIĞI LABORATUVAR, ERDOĞAN VE DAVUTOĞLU’NUN YEDİĞİ YEMEKLERİN ANALİZİNİ YAPIYOR!

Eser’in 2011 yılından itibaren çalıştığı İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü stratejik öneme sahip. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, İstanbul’a geldiğinde yediği yemeklerin incelenmesi İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü’nde yapılıyor.

2003 yılında Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünden mezun olan, girdiği 4 KPSS sınavında düşük puanlar alan, FEM Akademi Dershaneleri’ne gittikten her nasıl olduysa önü açılan ve 2010 KPSS’nin Türkiye birincisi olan Gamze Temel Eser’in, Florya laboratuvarını tercih etmesi dikkat çekiyor.

Eser, 2010 KPSS’nin ardından FEM Dershaneleri Taksim Şubesi’nde açıklama yapmış ve “Tarım Bakanlığı’nın Florya Laboratuvarı’nda araştırma yapmak istiyorum” demişti. Gamze Tembel Eser’in, paralel devlet yapılanması tarafından İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü’nde çalışmaya zorlandığı ifade ediliyor.

BABA TEMBEL: FLORYA’DA BULUNAN LABORATUVARDA ÇALIŞMASI İÇİN YÖNLENDİRME YAPILDI

Gazetemize konuşan Gamze Tembel Eser’in babası Şerif Ali Tembel, kızının 9 yaşından beri Fetullah Gülen Cemaati’nde bulunduğunu, damadı Köksal Eser’in de Gülen Cemaati’nin abilerinden olduğunu hatırlatarak, “Kızım KPSS Türkiye birincisi olduktan sonra Florya’da bulunan laboratuvarda çalışması için yönlendirme yapıldı ve ‘Florya çalışmak için iyi’ dediler. Kızımın Florya’da çalışmasını kimin istediğini bilmiyorum. Florya Laboratuvarı üst yermiş” ifadelerini kullandı.

Baba Tembel, kızının yabancı dil öğrenmek için altı ay önce İtalya’ya gittiğini, yurtdışına çıkmak için ücretsiz izin kullandığını anlattı.

ESKİ HALİNDEN ESER YOK ŞİMDİ

Günlük hayatında baflörtülü yaflayan,üniversitede okurken baflını açan Gamze Tembel Eser, KPSS soruflturmasının ardından İtalya’ya firar etti ve mini etekli fotoğraflarını sosyal paylaflım sitesi Facebook’taki şahsi hesabından paylaştı. Eser, deşifre olunca Facebook hesabını sadece kendi arkadaşlarına açtı.

FLORYA LABORATUVARINI NİÇİN İSTEDİ?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ının; 7 yıl çalıştığı özel sektörden ayrılan Gamze Tembel Eser’in, 2010 KPSS sınavının ardından kadro açılırsa Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın Florya laboratuvarında çalışmak istediğini ısrarla açıklaması, Florya laboratuvarında kadro açılmadığı takdirde tercih yapmayacağı şeklindeki sözlerini incelemeye alacağı öğrenildi.

Soruşturma kapsamında; Gamze Tembel Eser’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, İstanbul’a geldiğinde yediği yemeklerin incelenmesinin yapıldığı İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü’nde neden çalışmak istediği araştırılıyor. Eser’in, paralel devlet yapılanmasının yönetici kadrosuyla bağlantısı araştırılıyor.

http://www.yeniakit.com.tr/haber/o-k...rda-58624.html
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-26-2015, 21:04   #266
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

KPSS Birincisi, Tarım Bakanlığı'nda Çalışmak İstiyorİstanbul -kamu Personeli Seçme Sınavı'nda (kpss) 100 Tam Puan Alarak Birinci Olan Fem Akademi Dershaneleri Öğrencisi Gamze Tembel Eser, Birinci Olmasında Dershanesinin ve Öğretmenlerinin Çok Etkili Olduğunu Söyledi. Fem Dershaneleri Taksim Şubesi'nde Açıklama Yapan Eser, G

KPSS birincisi, Tarım Bakanlığı'nda çalışmak istiyor*****

İSTANBUL (CİHAN) -Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda (KPSS) 100 tam puan alarak birinci olan FEM Akademi Dershaneleri öğrencisi Gamze Tembel Eser, birinci olmasında dershanesinin ve öğretmenlerinin çok etkili olduğunu söyledi. FEM Dershaneleri Taksim Şubesi'nde açıklama yapan Eser, Gıda Mühendisi olduğunu ve bundan sonraki hedefinin Tarım Bakanlığı'nda çalışmak olduğunu ifade etti.*****
Kamu kuruluşlarındaki A grubu kadrolar ile öğretmenlik kadroları için lisans düzeyinde yapılan KPSS sınavında 100 tam puan alarak birinci olan FEM Akademi Dershaneleri öğrencisi Gamze Tembel Eser, Tarım Bakanlığı'nda çalışmak istediğini söyledi. FEM Dershaneleri Taksim Şubesi'nde açıklama yapan Eser, 2003 yılında Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünden mezun olduğunu ve 7 yıldır özel sektörde çalıştığını söyledi. Bu sene dördüncü kez KPSS'ye girdiğini belirten Eser, "Bu seneki KPSS'ye hazırlanmak için geçen sene Ağustos ayında FEM Dersanesi'ne kaydoldum. Dersanenin birinci yılı olmasına rağmen ÖSS'deki başarılarından dolayı çok başarılı olacağını düşündüğüm için kayıt yaptırdım. Eylül ayında dersler başladı, ben o zamana kadar zaten çalışıyordum. Ocak ayında işten ayrıldım. Ocak ayından beri dershaneye gidip geliyorum. Hocaların derslerine istediğim sınıfta girebiliyorum. Tekrar derslerine de giriyorum. Evde de yoğun bir şekilde çalıştım. Eşimin, annemin, babamın ve ailemin destekleriyle, moral motivasyonları çok oldu. Zaten çalışmaya başladığım zamandan beri eşim 'senden derece bekliyorum' diyerek yüksek bir şekilde motive etti." dedi.*****
Başarısında hocalarının önemine değinen Eser şöyle konuştu: "Beni rahatlatan bir konu da şu oldu. Daha önce de dershanelere gitmiştim. Burada istediğim zaman gelip hocalarıma soru sorabiliyorum. Bire bir ofis programları var. Takıldığım konularda hocalarımdan randevu alıp gelip çalışıyorum. Özellikle sınavdan bir hafta önce toplu konuları tekrar yaptılar. O bende çok faydalı oldu. Bu şekilde bir çalışmam oldu."*****
Bundan sonraki hedefiyle ilgili soruya ise Eser şöyle cevap verdi: "Ben Gıda Mühendisiyim. Tarım Bakanlığı'nda çalışmak istiyorum. Florya Labaratuvarında araştırma yapmak istiyorum."*****
10-11 Temmuz tarihlerinde yapılan KPSS'ye toplam 1 milyon 370 bin 565 aday katılmıştı.

12 Ağustos 2010 Perşembe 17:12
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-27-2015, 07:37   #267
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

"" style="border: 0px; vertical-align: bottom;">

Yıldıray Oğur

803 bin 875 kişinin hakkına girmek…

27.03.2015 06:30

14 Temmuz 2010 günü sabah saatlerinde Adana’da Ege Bağatur Bulvarı’nda yürüyen beş kişi bulvarın yanındaki DSİ’nin sulama kanalında bir ceset görüp polisi aradılar. Olay yerine gelen polis kanaldan genç bir kadının cesedini çıkardı. 28 yaşındaki genç kadının adı Elif İşler’di. Beş yıl önce Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Coğrafya Bölümü’nden mezun olan genç kadın, 4 yıldır girdiği KPSS sınavlarında başarısız olmuş, öğretmen olarak atanamamıştı. 4 gün önce 5. Kez girdiği KPSS sınavı da hiç parlak geçmeyince bunalıma giren Elif öğretmen intiharı seçmişti.

Elif İşler gibi bu sınava daha önce dört kere girip başarısız olmuş G. T. E. ise 10 Temmuz 2010 günü beşinci kez girdiği *****KPSS sınavında büyük bir başarıya imza attı. 2003 yılında Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünden mezun olan G.T. E., 2008’de 51.2004, 2009’da 60.585 puan aldığı KPSS’ye beşinci girişinde şeytanın bacağını kırmış, KPSS Genel Yetenek ve Genel Kültür testlerinde bir soru hariç bütün soruları bilerek bu sınava giren 803 bin 575 lisans mezununu geride bırakıp Türkiye birincisi olmuştu.

(Dün soruşturmayı başından beri en iyi takip eden muhabir olan Akit’ten Kenan Kıran’ın haberine göre http://m.yeniakit.com.tr/haber/o-kad...rda-58624.html, G.T.E, Türkiye birincisi olduğu sınavla İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü’nde gıda mühendisi olarak çalışırken KPSS soruşturmasının başlamasından kısa bir süre sonra Roma’ya gitti ve altı aydır da Roma’da yaşamakta.)

Türkiye Birincisi olduktan sonra öğrencisi olduğu FEM Akademi’nin Taksim şubesinde Zaman gazetesine konuşan G.T.E, başarısının sırrını şöyle açıklamış: “Özellikle sınavdan bir hafta önce toplu konuları tekrar yaptılar. O bende çok faydalı oldu.”

Muhtemelen Eskişehir FEM Akademi’ye devam eden F. B’nin aynı sınavda gösterdiği büyük başarının sırrı da aynıydı. Anadolu Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun olan F.B. 3 kez girdiği KPSS sınavlarında başarılı olamamış ama ne tesadüf o da 2010’daki sınavda büyük bir başarı göstererek Eğitim Bilimleri’nde 99.903 puanla Türkiye ikincisi olmuştu. Daha da ilginci aynı sınavın Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerinde de aynı başarıyı tekrarlamış, o testlerdeki soruların yine ne tesadüf ki bir-ikisi hariç tamamını doğru cevaplamayı başarmıştı.

Daha da büyük bir tesadüf ise herhalde sınava giren eşi B.D.B’nin de aynı başarıya imza atıp, Eğitim Bilimleri testinde 120 soruda 100 üzerinde net yapan 3227 aday arasına girmesi olmalı…

Ama yine de B. çiftinin bu Türkiye ikinciliği 2010 KPSS sınavı ortalaması için büyük bir başarı sayılmaz. Çünkü 2010 KPSS sınavında 120 soruda 100 net ve üstü yapmayı başarıp yüzde 1’e giren 3277 aday içerisinde tam tamına 324 evli çift var.

Daha da büyük başarı 2009’da, 2011’de aynı sınavın birincisinin *****dahi başaramadığını başarıp 2010 KPSS Eğitim Bilimleri testinde 120 soruda 120 net yapan 350 kişiden en az 42’sinin de evli çiftler olması…

2010 KPSS soruşturmasının izini süren @mucahidkurt’un paylaştığı bilgilere göre, *****2010 KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı’nda *****bu süper başarılı karı kocalar arasında 120’de 120 net yapmayı başaran en az 21 çift yine ne tesadüf ki cemaat kurumlarında öğretmenlik yapmaktaymış.

Cemaat eğitim kurumları o sınavda o kadar başarılı olmuş ki, örneğin Kayseri’deki bu sınava hazırlık için kurulan Serhat Akademi’nin beş öğrencisi, 2010 KPSS Eğitim Bilimleri sınavında 120’de 120 net yapmayı başarmıştı. Hatta dershane bu “başarıyı” “KPSS’nin şifrelerini çözdük” başlıklı bir ilanla duyurmuştu bile… (https://twitter.com/mucahidkurt/stat...23379734614016)

279.889 kişinin girdiği 2010 KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı ortaya çıkan bu tuhaflıklar yüzünden iptal edilip dört ay sonra tekrarlandı.

Ama ne gariptir ki iptal edilen sınavda 100 net ve üzeri yapmış 3.227 çok başarılı öğrenciden 1.175’i bu yeni sınava hiç girmedi bile. *****Girenlerin ise sadece 76'sı dört ay önceki başarısını tekrarlayıp 100 net üzeri çıkarabildi. İptal edilen sınavda 120’de 120 net yapan 350 şampiyondan 148'i de yenilenen sınava girmediler. Girenlerden ise sadece 2’si 100 netin üzerine çıkabildi. Zaten yenilenen sınavın birincisi 120’de 111 nette kaldı.

Tekrarlanan sınava girmeyen şampiyonlardan biri A.A’ydı. Marmara Elektrik Öğretmenliği’nden mezun olan A.A., ardından Almanya’ya gitmiş, sonra Türkiye’ye dönüp girdiği 2010 KPSS Eğitim Bilimleri sınavında 120 soruda 115 net çıkarmayı başarmıştı. Ama bu büyük başarıyı gösterdiği sınav iptal edilince Kasım 2010’da yapılan yeni sınava nedense girmemişti.

Yine @mucahidkurt’un titiz takipçiliği ilginç bir durumu ortaya çıkarmış. A.A., Ocak 2011’de Çankaya Köşkü’nde işe başlamış. Hem de fotoğrafçı olarak. Cumhurbaşkanı Gül’ün Gabon’da çektirdiği meşhur çıplak ayaklı balıkçı fotoğrafını en meşhur, ödüller almış, belgeseli yapılmış fotosu…

Peki, bu insanlar neden tekrarlanan sınava girmediler?

Belki şüphe çekmemek için belki de artık ihtiyaç duymadıkları için. İşin en kritik kısmı da bu. ÖSYM, *****kopya iddiaları yüzünden sadece 279.889 adayın girdiği KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı’nı iptal etti.

Ama, 2010’da sınavdan hemen sonra TÜRK Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’un ortaya çıkardığı ve Yalvaç Savcısı’nın üzerine giderek soruşturduğu Isparta Yalvaçlı ‘çoban’ B.S.’nin bilgisayarını beş yıl sonra yeniden inceleyen TÜBİTAK, sadece KPSS Eğitim Bilimleri sınavını değil, bir özel dershanenin testi kılıfında KPSS Genel Yetenek ve Genel Kültür sınavlarının sorularının tamamına yakınını buldu. Cevapların boldla işaretlendiği, bazı soruların sadece doğru cevap şıkkıyla yer aldığı, bazı soruların ise cevabı içeren konu başlığıyla yer aldığı bu test 2010 KPSS Genel Kültür ve Genel Yetenek sorularının birkaç eksikle aynısıydı.*****

Test bilgisayara, sınavdan dört gün önce yüklenmişti. İstanbul’daki sınav birincisi, Eskişehir’deki sınav ikincisinin bu testlerdeki başarısı da, bir ya da iki soru hariç bütün soruları cevaplamış olmaları da tesadüf değildi yani..

Her ne kadar örnekteki Cumhurbaşkanlığı bu sınavla personel almasa da, *****Eğitim Bilimleri sınavı iptal olunca, büyük başarı göstermelerine rağmen adaylardan bir kısmının yeni sınava girmemesinin sebebi Genel Yetenek ve Genel Kültür testinden aldıkları yüksek puanlarla başka memuriyetlere girmiş olma ihtimalleri. Bu durumda kaç kişinin olduğunu bilmiyoruz.

Ama 2010 KPSS Eğitim Bilimleri testinden sonra, artık sızdığı teknik bir raporla ortaya çıkan 2010 KPSS Genel Kültür ve Genel Yetenek testine katılmış 803 bin 875 üniversite mezunundan en az yüzde 95’inin hakkının yendiğini, geleceklerinin çalındığını, belki bu yüzden geçtiğimiz beş yılı kötü, umutsuz, istemedikleri işlerde geçirdiklerini, bu sınav yüzünden hayatlarının akışının değiştiğini biliyoruz…

Tıpkı Elif öğretmen gibi…
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-27-2015, 08:02   #268
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
KPSS Birincisi, Tarım Bakanlığı'nda Çalışmak İstiyorİstanbul -kamu Personeli Seçme Sınavı'nda (kpss) 100 Tam Puan Alarak Birinci Olan Fem Akademi Dershaneleri Öğrencisi Gamze Tembel Eser, Birinci Olmasında Dershanesinin ve Öğretmenlerinin Çok Etkili Olduğunu Söyledi. Fem Dershaneleri Taksim Şubesi'nde Açıklama Yapan Eser, G

KPSS birincisi, Tarım Bakanlığı'nda çalışmak istiyor*****

İSTANBUL (CİHAN) -Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda (KPSS) 100 tam puan alarak birinci olan FEM Akademi Dershaneleri öğrencisi Gamze Tembel Eser, birinci olmasında dershanesinin ve öğretmenlerinin çok etkili olduğunu söyledi. FEM Dershaneleri Taksim Şubesi'nde açıklama yapan Eser, Gıda Mühendisi olduğunu ve bundan sonraki hedefinin Tarım Bakanlığı'nda çalışmak olduğunu ifade etti.*****
Kamu kuruluşlarındaki A grubu kadrolar ile öğretmenlik kadroları için lisans düzeyinde yapılan KPSS sınavında 100 tam puan alarak birinci olan FEM Akademi Dershaneleri öğrencisi Gamze Tembel Eser, Tarım Bakanlığı'nda çalışmak istediğini söyledi. FEM Dershaneleri Taksim Şubesi'nde açıklama yapan Eser, 2003 yılında Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünden mezun olduğunu ve 7 yıldır özel sektörde çalıştığını söyledi. Bu sene dördüncü kez KPSS'ye girdiğini belirten Eser, "Bu seneki KPSS'ye hazırlanmak için geçen sene Ağustos ayında FEM Dersanesi'ne kaydoldum. Dersanenin birinci yılı olmasına rağmen ÖSS'deki başarılarından dolayı çok başarılı olacağını düşündüğüm için kayıt yaptırdım. Eylül ayında dersler başladı, ben o zamana kadar zaten çalışıyordum. Ocak ayında işten ayrıldım. Ocak ayından beri dershaneye gidip geliyorum. Hocaların derslerine istediğim sınıfta girebiliyorum. Tekrar derslerine de giriyorum. Evde de yoğun bir şekilde çalıştım. Eşimin, annemin, babamın ve ailemin destekleriyle, moral motivasyonları çok oldu. Zaten çalışmaya başladığım zamandan beri eşim 'senden derece bekliyorum' diyerek yüksek bir şekilde motive etti." dedi.*****
Başarısında hocalarının önemine değinen Eser şöyle konuştu: "Beni rahatlatan bir konu da şu oldu. Daha önce de dershanelere gitmiştim. Burada istediğim zaman gelip hocalarıma soru sorabiliyorum. Bire bir ofis programları var. Takıldığım konularda hocalarımdan randevu alıp gelip çalışıyorum. Özellikle sınavdan bir hafta önce toplu konuları tekrar yaptılar. O bende çok faydalı oldu. Bu şekilde bir çalışmam oldu."*****
Bundan sonraki hedefiyle ilgili soruya ise Eser şöyle cevap verdi: "Ben Gıda Mühendisiyim. Tarım Bakanlığı'nda çalışmak istiyorum. Florya Labaratuvarında araştırma yapmak istiyorum."*****
10-11 Temmuz tarihlerinde yapılan KPSS'ye toplam 1 milyon 370 bin 565 aday katılmıştı.

12 Ağustos 2010 Perşembe 17:12


Eski ÖSYM Başkanı Ahmet Ünal Yarımağan kimdir?
03.04.2015 14:06
A24.com.tr » kimdir » Eski ÖSYM Başkanı Ahmet Ünal Yarımağan kimdir?
Eski ÖSYM Başkanı Ahmet Ünal Yarımağan kimdir?
KPSS'de usulsüzlük soruşturması kapsamında Eski ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan tutuklama sistemiyle nöbetçi mahkemeye sevkedildi.

Facebook paylaş
Twitter paylaş
Google+ paylaş

KPSS'de usulsüzlük soruşturması kapsamında Eski ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan tutuklama sistemiyle nöbetçi mahkemeye sevkedildi. Peki Ahmet Ünal Yarımağan kimdir? Eski ÖSYM başkanı Ahmet Ünal Yarımağan kimdir? Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 2010'daki KPSS'de usulsüzlük iddialarına ilişkin soruşturması kapsamında ifadesi alınan eski ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, tutuklama istemiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi.

Ahmet Ünal Yarımağan kimdir?

Ahmet Ünal Yarımağan kimdir? 1942 yılında Kilis’te doğdu. 1962 yılında Galatasaray Lisesi'nden mezun oldu. Hacettepe Üniversitesi’ne 1974 yılında öğretim görevlisi olarak atanan Yarımağan, üniversitede Bilgisayar Mühendisliği bölümünün kurulmasına öncülük etti. 1983 yılında Bilişim Sistemleri Bilim Dalında doçentlik unvanını alan Yarımağan, Bilgisayar Bilimleri Anabilim dalında öğretim üyeliği görevini sürdürdü.

1989 yılında Profesör oldu. 1991 yılında Bilgisayar Mühendisliği bölüm başkanlığı görevine getirildi. Hacettepe üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde öğretim üyeliği ve anabilim dalı başkanlığı görevini sürdürmektedir.

1974 yılında, “Üniversitelerarası Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı”nı yürütme görevi Hacettepe Üniversitesi’ne verildiğinde bu projede Sınav Değerlendirme ve Yerleştirme Alt Sistemi Sorumlusu olarak görev almış, ÖSYM kurulduktan sonra da ek görevli olarak Alt Sistem Sorumlusu Bilgi İşlem Birim Yöneticisi Danışman ve Yürütme Kurulu üyesi olarak çalışmıştır. 1993-1995 yılları arasında YÖK Bilgisayar Milli Komitesi Başkanı, 1999-2002 yılları arasında ise YÖK Enformatik Milli Komitesi üyeliğinde bulunmuştur. Hacettepe Üniversitesi Öğretim üyesi olan Yarımağan, Bilgisayar Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı'dır.

2004 yılından beri Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı olan Prof. Dr. Ünal Yarımağan, 21 Eylül 2010 günü başkanlıktan istifa etmiştir. Yarımağan, son günlerde KPSS ile ilgili iddialar konusundaki gelişmeler üzerine başkanlık görevinden ayrıldığı bildirilmiştir

Konu Kayıtsız Üye tarafından (04-04-2015 Saat 11:17 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-28-2015, 12:39   #269
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
"" style="border: 0px; vertical-align: bottom;">

Yıldıray Oğur

803 bin 875 kişinin hakkına girmek…

27.03.2015

14 Temmuz 2010 günü sabah saatlerinde Adana’da Ege Bağatur Bulvarı’nda yürüyen beş kişi bulvarın yanındaki DSİ’nin sulama kanalında bir ceset görüp polisi aradılar. Olay yerine gelen polis kanaldan genç bir kadının cesedini çıkardı. 28 yaşındaki genç kadının adı Elif İşler’di. Beş yıl önce Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Coğrafya Bölümü’nden mezun olan genç kadın, 4 yıldır girdiği KPSS sınavlarında başarısız olmuş, öğretmen olarak atanamamıştı. 4 gün önce 5. Kez girdiği KPSS sınavı da hiç parlak geçmeyince bunalıma giren Elif öğretmen intiharı seçmişti.

Elif İşler gibi bu sınava daha önce dört kere girip başarısız olmuş G. T. E. ise 10 Temmuz 2010 günü beşinci kez girdiği *****KPSS sınavında büyük bir başarıya imza attı. 2003 yılında Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünden mezun olan G.T. E., 2008’de 51.2004, 2009’da 60.585 puan aldığı KPSS’ye beşinci girişinde şeytanın bacağını kırmış, KPSS Genel Yetenek ve Genel Kültür testlerinde bir soru hariç bütün soruları bilerek bu sınava giren 803 bin 575 lisans mezununu geride bırakıp Türkiye birincisi olmuştu.

(Dün soruşturmayı başından beri en iyi takip eden muhabir olan Akit’ten Kenan Kıran’ın haberine göre http://m.yeniakit.com.tr/haber/o-kad...rda-58624.html, G.T.E, Türkiye birincisi olduğu sınavla İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü’nde gıda mühendisi olarak çalışırken KPSS soruşturmasının başlamasından kısa bir süre sonra Roma’ya gitti ve altı aydır da Roma’da yaşamakta.)

Türkiye Birincisi olduktan sonra öğrencisi olduğu FEM Akademi’nin Taksim şubesinde Zaman gazetesine konuşan G.T.E, başarısının sırrını şöyle açıklamış: “Özellikle sınavdan bir hafta önce toplu konuları tekrar yaptılar. O bende çok faydalı oldu.”

Muhtemelen Eskişehir FEM Akademi’ye devam eden F. B’nin aynı sınavda gösterdiği büyük başarının sırrı da aynıydı. Anadolu Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun olan F.B. 3 kez girdiği KPSS sınavlarında başarılı olamamış ama ne tesadüf o da 2010’daki sınavda büyük bir başarı göstererek Eğitim Bilimleri’nde 99.903 puanla Türkiye ikincisi olmuştu. Daha da ilginci aynı sınavın Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerinde de aynı başarıyı tekrarlamış, o testlerdeki soruların yine ne tesadüf ki bir-ikisi hariç tamamını doğru cevaplamayı başarmıştı.

Daha da büyük bir tesadüf ise herhalde sınava giren eşi B.D.B’nin de aynı başarıya imza atıp, Eğitim Bilimleri testinde 120 soruda 100 üzerinde net yapan 3227 aday arasına girmesi olmalı…

Ama yine de B. çiftinin bu Türkiye ikinciliği 2010 KPSS sınavı ortalaması için büyük bir başarı sayılmaz. Çünkü 2010 KPSS sınavında 120 soruda 100 net ve üstü yapmayı başarıp yüzde 1’e giren 3277 aday içerisinde tam tamına 324 evli çift var.

Daha da büyük başarı 2009’da, 2011’de aynı sınavın birincisinin *****dahi başaramadığını başarıp 2010 KPSS Eğitim Bilimleri testinde 120 soruda 120 net yapan 350 kişiden en az 42’sinin de evli çiftler olması…

2010 KPSS soruşturmasının izini süren @mucahidkurt’un paylaştığı bilgilere göre, *****2010 KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı’nda *****bu süper başarılı karı kocalar arasında 120’de 120 net yapmayı başaran en az 21 çift yine ne tesadüf ki cemaat kurumlarında öğretmenlik yapmaktaymış.

Cemaat eğitim kurumları o sınavda o kadar başarılı olmuş ki, örneğin Kayseri’deki bu sınava hazırlık için kurulan Serhat Akademi’nin beş öğrencisi, 2010 KPSS Eğitim Bilimleri sınavında 120’de 120 net yapmayı başarmıştı. Hatta dershane bu “başarıyı” “KPSS’nin şifrelerini çözdük” başlıklı bir ilanla duyurmuştu bile… (https://twitter.com/mucahidkurt/stat...23379734614016)

279.889 kişinin girdiği 2010 KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı ortaya çıkan bu tuhaflıklar yüzünden iptal edilip dört ay sonra tekrarlandı.

Ama ne gariptir ki iptal edilen sınavda 100 net ve üzeri yapmış 3.227 çok başarılı öğrenciden 1.175’i bu yeni sınava hiç girmedi bile. *****Girenlerin ise sadece 76'sı dört ay önceki başarısını tekrarlayıp 100 net üzeri çıkarabildi. İptal edilen sınavda 120’de 120 net yapan 350 şampiyondan 148'i de yenilenen sınava girmediler. Girenlerden ise sadece 2’si 100 netin üzerine çıkabildi. Zaten yenilenen sınavın birincisi 120’de 111 nette kaldı.

Tekrarlanan sınava girmeyen şampiyonlardan biri A.A’ydı. Marmara Elektrik Öğretmenliği’nden mezun olan A.A., ardından Almanya’ya gitmiş, sonra Türkiye’ye dönüp girdiği 2010 KPSS Eğitim Bilimleri sınavında 120 soruda 115 net çıkarmayı başarmıştı. Ama bu büyük başarıyı gösterdiği sınav iptal edilince Kasım 2010’da yapılan yeni sınava nedense girmemişti.

Yine @mucahidkurt’un titiz takipçiliği ilginç bir durumu ortaya çıkarmış. A.A., Ocak 2011’de Çankaya Köşkü’nde işe başlamış. Hem de fotoğrafçı olarak. Cumhurbaşkanı Gül’ün Gabon’da çektirdiği meşhur çıplak ayaklı balıkçı fotoğrafını en meşhur, ödüller almış, belgeseli yapılmış fotosu…

Peki, bu insanlar neden tekrarlanan sınava girmediler?

Belki şüphe çekmemek için belki de artık ihtiyaç duymadıkları için. İşin en kritik kısmı da bu. ÖSYM, *****kopya iddiaları yüzünden sadece 279.889 adayın girdiği KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı’nı iptal etti.

Ama, 2010’da sınavdan hemen sonra TÜRK Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’un ortaya çıkardığı ve Yalvaç Savcısı’nın üzerine giderek soruşturduğu Isparta Yalvaçlı ‘çoban’ B.S.’nin bilgisayarını beş yıl sonra yeniden inceleyen TÜBİTAK, sadece KPSS Eğitim Bilimleri sınavını değil, bir özel dershanenin testi kılıfında KPSS Genel Yetenek ve Genel Kültür sınavlarının sorularının tamamına yakınını buldu. Cevapların boldla işaretlendiği, bazı soruların sadece doğru cevap şıkkıyla yer aldığı, bazı soruların ise cevabı içeren konu başlığıyla yer aldığı bu test 2010 KPSS Genel Kültür ve Genel Yetenek sorularının birkaç eksikle aynısıydı.*****

Test bilgisayara, sınavdan dört gün önce yüklenmişti. İstanbul’daki sınav birincisi, Eskişehir’deki sınav ikincisinin bu testlerdeki başarısı da, bir ya da iki soru hariç bütün soruları cevaplamış olmaları da tesadüf değildi yani..

Her ne kadar örnekteki Cumhurbaşkanlığı bu sınavla personel almasa da, *****Eğitim Bilimleri sınavı iptal olunca, büyük başarı göstermelerine rağmen adaylardan bir kısmının yeni sınava girmemesinin sebebi Genel Yetenek ve Genel Kültür testinden aldıkları yüksek puanlarla başka memuriyetlere girmiş olma ihtimalleri. Bu durumda kaç kişinin olduğunu bilmiyoruz.

Ama 2010 KPSS Eğitim Bilimleri testinden sonra, artık sızdığı teknik bir raporla ortaya çıkan 2010 KPSS Genel Kültür ve Genel Yetenek testine katılmış 803 bin 875 üniversite mezunundan en az yüzde 95’inin hakkının yendiğini, geleceklerinin çalındığını, belki bu yüzden geçtiğimiz beş yılı kötü, umutsuz, istemedikleri işlerde geçirdiklerini, bu sınav yüzünden hayatlarının akışının değiştiğini biliyoruz…

Tıpkı Elif öğretmen gibi…
8 Cemaziye'l-Ahir 1436

Latif Erdoğan Latif Erdoğan

Haramiler 28 Mart 2015 Cumartesi

“Üç günlük eğitim kampına çağırıldım. Gittim. Girişte, burada olanları ve konuşulanları en yakınlarım dahil hiç kimseyle paylaşmayacağıma dair, talak üzerine yemin etmem istendi. Kabul ettim. İçeriye girdiğimde, benim durumumda daha pek çok adayın olduğunu gördüm. Grup halinde bize, KPSS soruları ve cevapları verildi. Evrakların dışarıya çıkarılması yasaktı. Herkes cevapları iyice bellemek zorundaydı. İmtihanlara girdiğimde, soruların aynen bize verilenler olduğunu gördüm. Yüksek puan tutturarak memurluğa hak kazandım.**********Ve sonuçta atamam yapıldı, devlete ait bir kurumda göreve başladım.*****

Fakat, göreve başladığımdan beri çok şiddetli bir vicdan azabıyla kıvranıyorum.**********Kimyam bozuldu. Sağlığım altüst oldu. Huzurum kalmadı. Eşim, bendeki bu değişikliği gördükçe üzüntüden ne yapacağını bilemez hale geldi. Sorduğu soruları cevapsız bırakmam, hem onu hem de beni her şeyden daha fazla üzüyor. Ancak o da bendeki değişikliğin sınavlardan sonra başladığını farkında. Fakat iyi bir puan almam sebebiyle, üzüntümün asıl kaynağını teşhis edebilmiş değil. Ona açılabilsem belki rahatlayacağım. Ama bu aynı zamanda ondan boşanmış olmayı da göze almış olmam sayılacağından buna asla cesaret edemiyorum.

Mutlu bir yuvam var. Eşim de devlet okullarından birinde öğretmenlik yapıyor. Aslında özel bir kurumda ben de aynı mesleği icra ediyordum. Keşke yapılan teklifi kabul etmeseydim; ya da bu sınava hiç girmeseydim.

Şimdi, kendimden utanıyorum. Ben böyle bir haksızlığı niçin ve nasıl oldu da yaptım. Eşime ve çocuklarıma yedirdiğim ekmeğin haram olacağı endişesi beni her geçen gün eritiyor, tüketiyor. Bazen, Taksim meydanına gidip, avazım çıktığı kadar “ben hırsızım, beni cezalandırın” diye bağırasım geliyor. Ne ki, eşim ve çocuklarıma böylesi kötü bir anı miras bırakmaktan, onları toplum içinde yere bakar hale getirmekten korkuyor, bu korkuyla feveranlarımı bastırmaya çalışıyorum.*****

Hele, eşimle ve yakın çevremdeki insanlarla sohbet ederken, konunun dönüp dolaşıp sınav sorularının çalınması meselesine gelmesi beni içten içe kahrediyor. Sınav sorularını çalanların ne büyük bir haksızlık yaptıkları, bunun düpedüz bir hırsızlık ve başkalarının haklarını gasp olduğu söylendikçe, hele hak sahipleri içinde nice mağdurların olabileceği dillendirildikçe ve bunlarla helalleşmeden ahiret sorgulamasında kurtuluşun imkansızlığı ifadeye döküldükçe, utancımdan sırılsıklam terliyorum; keşke yer yarılsa da yerin dibine geçsem diye dua ediyorum..”

İki sene kadar önceydi. Genç muhatabım, yüzü sapsarı, dudakları titrek, gözyaşları içinde bana bunları anlatırken, ben mağdurlar çağrışımlarının tufanına tutulmuş gibiydim. Kim bilir bu mağdurlar arasında kimler vardı..*****

Kendisine, Diyanet’e müracaat etmesini, böylesi bir yeminle talak/boşanma vaki olup olmayacağını sormasını tavsiye ettim. Ayrıca, her gün vicdan azabıyla yaşamaktansa doğruları yetkili yerlere aktararak sonucuna katlanmasının daha doğru, daha erdemli bir davranış olacağını söyledim. Sonuç ne oldu, genç hangi noktada karar kıldı, bilemiyorum..

2010 yılındaki KPSS sınav sorularının çalınması ile ilgili rafa kaldırılmış dava dosyasının bugünlerde tekrar raftan indirilmesi, meselenin nasıl bir ülke sorununa dönüştüğünün de göstergesi. Yüzlerce insanla gerçekleşen kolektif ve koordineli bir hak gaspından bahsediyoruz. Olanları, geçmiş ve bugünkü hal keyfiyetiyle ve önü alınmazsa geleceğe uzanan durumuyla değerlendirdiğimizde devlet mekanizmasının ne denli bir tehlikeli saldırıya maruz kaldığını, dehşet ve ürpertiyle daha iyi anlamış bulunuyoruz. Böylesi bir hak ihlalini, böylesi sistemli ve organize şekilde gerçekleştirmiş bulunmak her halde tarihte de bir başka örneği gösterilemeyecek olaylardan olsa gerek. Hiçbir topluluğun vicdanı topluca ve bu kadar kararmış olamaz da ondan. Aynı grup tarafından ve aynı usullerle kurumlara yerleşme noktasında yapılan hak ihlallerini de yine bu merkezde düşünmemiz şart.

Devlet, devlet memuru alma sistemini baştan sona değiştirmedikçe ve konuyla alakalı mekanizmayı sağlam ve güvenilir insanlara teslim etmedikçe, söz konusu hırsızlık ve yolsuzlukların önünü almak ihtimali yok gibi görünüyor. Radikal, kökten ve kalıcı tedbirlere ihtiyaç var.

Keşke, örgüt liderleri, haksızlığa karşı hassasiyetini anlatmada, askerde kışla yemeği yemediğini, askeriyeye ait kağıdı kullanmadığını, idareciliğini yaptığı kursta talebeye ait yemeği yemediğini, talebeye ait sabunu kullanmadığını övünç vesilesi yapacağına, bütün o yapmadıklarını yapsaydı da, böylesi harami bir topluluk yetiştirmeseydi..***** *****

Meğer, her başarılı insana hırsız yaftası takmaları, kendi başarılarının hepsini hırsızlıklarına borçlu olmalarından kaynaklanan söz konusu sabıkalı haldenmiş. Bakalım daha ne hallerine, ne melanetlerine şahit olacağız..***** *****
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-29-2015, 18:26   #270
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Ana SayfaGaleriVideoYazarlarKategoriler

BAĞLANTILAR

KünyeİletişimMasaüstü Görünümü

© 2015 - TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

TAKIP EDIN

FacebookTwitterGoogle Plus

© 2015 - TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

Aydınlık Gazetesi

*****Tweet'le**********Paylaş**********Paylaş*****

Sıra 2012 KPSS kopyacılarına geldi<<<<<<< Updated upstream

>>>>>>> Stashed changes

2010 KPSS’nin ardından 2012’de yapılan hakimlik sınavı ve 2012 KPSS de mercek altında. F tipi örgüt mensubu M.K., 2012 KPSS’de kopyayla yakalanmış, soruşturma kapatılmıştı

Sezim*****Özadalı*****/ Ankara*****

2010*****KPSS’de*****yaşanan kopya skandalından sonra sıra 2012’deki kopyacılara geldi. 2012’deki KPSS ve hakimlik-savcılık sınavında daCemaat’in*****soruları çaldığı ve örgüt mensuplarına göndererek usulsüzlük yaptığı saptandı.*****

CİDDİ DELİLLER ORTAYA ÇIKARILDI*****

Türkiye, 2010 KPSS skandalıyla çalkalanırken, 2012’deki*****KPSS’nin*****de mercek altına alındığı öğrenildi. F tipi örgütün mensubu olduğu belirlenen M.K., 2012 KPSS sınavında cevapların yazılı olduğu kopya kağıtlarıyla birlikte suçüstü yakalanmıştı. Soruşturma, o dönemdeCemaat’in*****yargıdaki örgütlenmesi tarafından kapatılmıştı.**********

ÖSYM kaynaklarından edinilen bilgilere göre, F tipi yapının yargı üzerindeki etkinliğinin kaldırılmasıyla ciddi deliller ortaya çıkarıldı ve rafa kaldırılan soruşturmalar bir*****bir*****açılmaya başlandı.**********

Bir diğer skandal da 2012 hakimlik sınavında yaşandı. Hazırlanan rapora göre, 2011’de ortalama 50 puan alan adayların, 2012 sınavının sorularına ulaşınca yaklaşık 90 üzeri puan aldıkları tespit edildi. Bu tespitler ve alınan bilirkişi raporlarının ardından hakimlik yapan kişilerle ilgili Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na başvuru yapıldı. HSYK yetkililerinin skandalın ortaya çıkarılması için izin verdiği bildirildi.*****

ÖSYM, 2012’de kopya skandalına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuş ancak başvuru dikkate alınmamıştı.*****

İKİNCİ DALGA YOLDA*****

Bu arada 2010 KPSS soruşturmasında ikinci dalganın önümüzdeki haftalarda yapılacağı öğrenildi. Yeni dalganın, soruları dağıtan örgüt üyelerine yönelik olacağı bildirildi.**********

Öte yandan kopya skandalının yaşandığı 2010KPSS’nin*****soru kitapçıkları imha edilirken 2010 öncesi evrakların muhafaza edildiği öğrenildi.*****
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ÖSYM'den sınavlara yeni güvenlik tedbirleri aerol ÖSYM 2 01-20-2019 08:12
ÖSYM'den 'güvenlik' ilanı aerol ÖSYM 0 10-21-2010 12:52
ÖSYM'den sınavlara yeni güvenlik tedbirleri medihaber TIP Tercih Edecek Adaylar 0 10-05-2010 19:09
ÖSYM'den ÜDS'ye gireceklere uyarı aerol Genel Mesleki Konular 0 10-03-2010 13:30
Tumer'den ÖSYM ve tusdataya!! steTUSkop Tusdata 4 05-07-2010 16:34


Şu Anki Saat: 08:25


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com