www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > TUS (TIPTA UZMANLIK SINAVI) , Yan Dal Uzmanlık Sınavı (YDUS) ve USMLE PLATFORMU > TUS Dersaneleri > Tusdata

2850 (0 Kayıtlı Ve 2850 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 01-02-2015, 13:50   #201
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

ÖSYM'den 11 konuda önemli açıklamalar

02 Ocak 2015 12:16

BASIN AÇIKLAMASI

(2 Ocak 2015)

Yaklaşan 2015-ÖSYS ve Bazı Konularda Bilgilendirme

2015-2016 öğretim yılında yükseköğretim programlarında öğrenim görecek öğrencilerin seçilmesi ve yerleştirilmesi süreci olan 2015-Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (2015-ÖSYS), 5-19 Ocak 2015 tarihleri arasında başvuruların alınması ile başlayacaktır. 2 milyondan fazla öğrencimiz ve aileleri ile birlikte 10 milyona yakın insanımızı ilgilendiren bu süreç doğal olarak büyük dikkat çeken, heyecan uyandıran ve bu nedenle de kamuoyunda hassasiyetle takip edilen kritik bir süreçtir. Adaylarımızın emekleri "emanet" olarak değerlendirip, gizlilik ve güvenlik ilkelerine bağlı şekilde hak ve adalet ölçülerine göre seçme ve yerleştirme yapan ÖSYM'nin bundan taviz vermeyeceğini tekrar vurguluyoruz. Ancak bu süreçte, adayların ve kamuoyunun hassasiyeti üzerinden menfaat temin etmek isteyen, kurum hakkında olumsuz algı oluşturmaya çalışan ve kurumu hedef göstermek suretiyle toplumsal barışı zedelemeye kasteden bazı kesimlerin bu süreçte asılsız, yanıltıcı bilgiler ileri sürmeye başladıkları görülmüştür.

Bu kapsamda bugün (2 Ocak 2015) bir günlük gazetede Ankara kaynaklı olarak yer verilen, üzerinden bir yıldan fazla bir zaman geçmiş ve bir çalışanımızın ölümü ile ilgili haberde 2013 yılında KPSS sorularının dışarıya sızdırıldığı yönündeki haberler kesinlikle doğru değildir. Kapalı Dönem için matbaa içerisinde konuşlandırılmış olan bilişim sistemlerinden bilgi kopyalanması kesinlikle donanım olarak mümkün olmadığı gibi sınava ait bilgilere her alan uzmanı sadece kendi erişim hakkı ile erişebilmektedir. Yani tek bir kişinin sorulara erişmesi de kesinlikle mümkün değildir. 2013 yılında yapılmış KPSS sınavı ile ilgili olarak gerek sınav sonrası bilimsel olarak gerçekleştirilen madde analizleri ve istatistikler gerekse kamu oyunda herhangi bir olumsuz gelişme görülmemiş ve yaşanmamıştır. Çalışanımızın ölümü ile ilgili olan diğer konulardaki iddialar bir yana soruların sızdırıldığı konusunun "iddia ediliyor" diyerek haber yapma anlayışı kurumları yıprattığı gibi sonuçta yalan bir haberi topluma yaymanın sorumluluğunu da yüklemektedir. Haberdeki çalışanın ölümünün söz konusu sinemada gerçekleşmesi dışında verilen tüm detaylar hayal ürünü bir iddia olup konu ile ilgili ÖSYM'ye ulaşmış bilgi ve belge bulunmamaktadır. Yaklaşan YGS sürecinde medya kuruluşlarının bu tür haberleri "iddialara göre" deyip aslını doğrulamadan ilgili bilgi ve belgelere ulaşmadan her türlü haberi yayınlamaları sorumlu medya anlayışı ile bağdaşmamaktadır.

Bu vesile ile 2015-ÖSYS süreci başta olmak üzere tüm ÖSYM faaliyetlerinde sadece ÖSYM'nin İnternet sayfasında yer alan bilgilerin dikkate alınmasını bir kez daha vurgularken bir kaç hususun da kamuoyunu dikkatine sunulmasının faydalı olacağı düşünülmüştür;

1- ÖSYM'de Değişim Süreci:*****Eylül 2010 tarihinden bu yana ÖSYM'de çok köklü bir değişim süreci yaşanmış ve sadece tek bir Yönetmelik maddesi ile yönetilmeye çalışılan ÖSYM'nin tüm faaliyetleri Kanun, Yönetmelik, Bakanlar Kurulu Kararları, Yönerge, Talimat ve Süreçler ile kayıt altına alınmıştır. Soru hazırlamadan, sınav hazırlamaya, sınav evrakı basım ve dağıtımından, sınav uygulamasına, sınav evrakının geri toplanmasından, sınavın değerlendirilmesi ve sonuç açıklamaya, tercih alımından adayların tercihleri doğrultusunda yerleştirilmelerine kadar olan tüm faaliyetler silinemez ve değiştirilemez biçimde kayıt altına alınmakta ve her aşama iş ve işlemler güvenlik bilinci ile gözlem ve yüzde yüz kontrol altında yürütülmektedir. Tüm bunları gerçekleştirirken, ÖSYM Başkanı ve çalışanları ciddi iftira ve ithamlarla karşılaşmakta ise de tüm bu infial uyandırıcı, hakaret içeren itham ve iftiralar hakkında da yasal işlemler başlatılmaktadır. Menfaat çevrelerinin tamamı ile güvenli ÖSYM sınav sistemini bozma gayretlerine, sorumluluk sahibi basın kuruluşları alet olmamalı ve kamuoyunu asılsız iddialar ile toplumsal barışı zedeleyecek girişimlere itibar etmemelidir.

2- ÖSYM'de Yeniden Yapılanma:*****3 Mart 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun, ÖSYM'de yeniden yapılanmaya fırsat vermiş ve personel de dahil tüm ÖSYM teşkilat yapısı uzmanlığa dayalı bir organizasyon ile yeniden düzenlenmiştir. ÖSYM çalışanları % 90 oranında değiştirilmiş ve kurumun misyon ve vizyonunu paylaşan, takım ruhu içinde çalışmalarını yürüten bir ekip oluşturulmuştur. Bu yapılanma süreci devletin tüm teşkilat ve kademeleriyle uyumlu çalışmalar neticesinde tamamlanmıştır. Bu gelişime ek olarak süregelen faaliyetler içinde de süratli taramalar gerçekleştirilmekte ve ÖSYM'nin temel misyonu olan*****"Hak ve Adalet Esasına Göre Sınav"*****yapmayı engelleyecek her türden girişimin de önüne geçilmektedir. ÖSYM, yaptığı her işin saniye saniyesine hesabını verebilen şeffaf bir kurum haline gelmiştir ki bu da haksız kazanç elde etmek isteyenlerin yalan ve iftiralarını artırmalarına yol açmaktadır.

3- İptal Edilen Sınav:*****ÖSYM'nin sınav adaleti ve güvenini koruma gayreti son 4 yıl içerisinde defalarca ortaya konmuştur. Örnek olması bakımından; alınmış olan her türlü sınav güvenlik tedbirine rağmen, 2012 yılı Mayıs ayında yapılmış olan Avukatlar İçin Adli Yargı sınavının sonuçlarının istatistiki analizler ve adayların soru kitapçıkları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda sınavın olağan dışı sonuçlar ürettiği görülmüş ve sınav ÖSYM Yönetim Kurulu kararı ile iptal edilerek yeniden yapılmak istenmiştir. ÖSYM'nin sınavı iptal kararı idari yargı mercilerince iptal edilerek sınav geçerli kılınmıştır. Ancak ÖSYM, bu sınavda olağan dışı puan alanlar hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Bu işlem ile ilgili hukuki süreç devam etmektedir.

4- KPSS'ler:*****Kamu Personeli Seçme Sınavlarının sonuçları ile doğrudan devlet kadrolarına yerleştirme yapıldığından bu sınavlar kamuoyunda hassasiyetle izlenmektedir. Bu kapsamda; konunun hassasiyeti nedeniyle 2010-KPSS'den başlamak üzere bir dizi tartışma süre gelmiştir. Bu sınavlar hakkında en son durum özet olarak aşağıda verilmiştir;

2010-KPSS:*****Bilindiği üzere ortaya çıkan kopya olayı nedeniyle Eğitim Bilimleri sınavı iptal edilmiştir. ÖSYM yönetimi istifa etmiş ve yeni yönetim göreve gelmiş akabinde bu sınav tekrarlanmıştır. İptal edilen sınavdaki iptal nedenleri ve sebebiyet verdiği iddia edilenler hakkında savcılık soruşturması sürmektedir. ÖSYM Yönetimi bu konunun açıklığa kavuşması için de en üst düzeyde destek vermeye devam etmektedir.

2011-KPSS:*****Herhangi olumsuz bir durum tespit edilmemiştir.

2012-KPSS:*****Sınavdan hemen sonra bazı İnternet siteleri sınavda yer alan sorulardan bazılarını adayların zihinlerinde taşıdıkları biçimde yayınlamışlar. Soruların bu şekilde yayınlanması başka basın-yayın organları tarafından sınavdan önce veya sınav sırasında yayımlanmış gibi yanlış ve dayanaksız olarak duyurulmuştur. ÖSYM'de soruları bu şekilde yayınlayanlar hakkında yasal süreç başlatmıştır. Sınav tamamen güvenli bir şekilde gerçekleştirilmiş, ilgili iddiaların asılsız olduğu ve kurumu yıpratma amacı taşıdığı bilgi ve belgeleri ile kamuoyuna sunulmuştur.

2013-KPSS:*****Herhangi olumsuz bir durum tespit edilmemiştir.

2014-KPSS:*****Herhangi olumsuz bir durum tespit edilmemiştir.

5- Sınav Sonucu İptal Edilen Adaylar:Kuruma yapılanihbarlar, kamera kayıtlarının ve sınav evrakının incelenmesi sonucunda, sahte sınav sonuç belgesi düzenlenerek hak etmediği biçimde sınav sonucu oluşturmuş adaylar tespit edilmiş ve bu adayların sınavları ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmiş, haklarında 6114 sayılı Kanunun ceza hükümleri doğrultusunda suç duyurusunda bulunulmuştur. ÖSYM sınav ve sonuç açıklama sistemleri bu tür girişimlerin önüne geçecek şekilde ve niteliktedir. Sonuç doğrulama sisteminden adayların elektronik hareketlerinin izlenmesine kadar çok boyutlu denetim gerçekleştirilmektedir.

6- Savcılık Talepleri:*****Gerek 2010-KPSS, gerek 2012-Adli Yargı sınavları Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturulmaktadır. Bu kapsamda Savcılık makamının ÖSYM'den talep ettiği her türlü bilgi ve belge ivedilikle savcılığa intikal ettirilmektedir.

7- Sınav Güvenliği:*****Eylül 2010'dan bu yana ÖSYM'nin birinci önceliği "Sınav Güvenliği" olmuş ve bu kapsamda her adaya farklı soru kitapçığı uygulaması başta olmak üzere soru havuzu oluşturma, sınav salonlarında kamera ile kayıt, sınav evrakının elektro-mekanik kilit ile korunması, tüm ÖSYM bilgi sistemlerinin güvenli modernizasyonu gibi pek çok iyileştirme yapılmıştır. Tüm bunlardan sonra ortaya çıkacak her türlü olağan dışı durum ve sonuç titizlikle takip edilmektedir. Sınav güvenliğini tehlikeye sokacak her ne olursa olsun tereddütsüz önüne geçilmektedir.

8- Usulsüz Yerleşenler:*****6114 sayılı yasa kapsamında yapılan düzenleme ile artık ÖSYM sınavlarında haksız kazanç elde edenler daha sonra ortaya çıkması halinde tüm haklarını geri iade etmektedirler. Bu kapsamda, 2012 yılı Mayıs ayında gerçekleştirilen 2012-Avukatlar İçin Adli Yargı sınavında olduğu gibi hukuki süreçler tamamlandığında usulsüz biçimde devlet kadrolarına yerleşen kişiler tespit edilir ise elde ettikleri tüm haklarının iptali sürecinin başlatılması kaçınılmazdır..

9- Diğer asılsız iddialar:*****ÖSYM yönetiminin sınav sistemlerinin güvenliğini artırma ve haksız kazanımların önüne set çekmesi menfaat çevrelerinin her fırsatta asılsız iddialar peşinde koşma ve kamuoyunu yanıltma gayretlerini artırmaktadır. Özellikle ÖSYS sürecinde ve seçimler öncesinde yakın geçmişte olduğu gibi bu tür iddiaların dozunun artması beklenmektedir. ÖSYM Yönetimi hiç bir zaman bu tür asılsız iddialardan yılmamış ve yılmayacaktır. Eğer sistemler üzerinde herhangi bir sorun var ise herkesten önce bilmek ve düzeltmek için her türlü imkan seferber edilmektedir. Bu tür durumlar hemen toplum ile paylaşılmakta ve yanlış yorumlamaların önüne geçilmektedir. Kimseye haksız bir kazanım sağlanmadığı gibi hiç kimseden de bir bilgi ve belge gizlenmemektedir. Bu tür durumlarda kamuoyunun ÖSYM sitesindeki bilgi ve belgeleri incelemesi tavsiye edilmekte ve kötü niyetli çevrelere prim verilmemesinin toplumsal barış açısından önemli olduğunun altı çizilmektedir. Geçmişte bu tür durumlarda bu odaklara teslim olunmasının bedelinin ne kadar büyük olduğu 2010 yılı sonrasında açıkça tüm toplum tarafından görülmüştür. ÖSYM Yönetimi göreve geldiği günden beri bu odaklara karşı net bir duruş sergilemiş olup bu tutuma devam edecektir. Herkesin sadece kendi bilgisinin karşılığını alabileceği bir sınav sisteminin yürütülmesinin önüne geçilmesine fırsat verilmeyecektir.

10- Yeni Çalışma Alanları:*****Sınav güvenliği için tüm önlemleri almış olan ÖSYM, bu güvenlik hassasiyetinden asla vazgeçmeyecektir. Sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesinin ve sınav konforunun iyileştirilmesi üzerinde yoğun çalışmalar yapmaktadır. Bu kapsamda e-Sınav uygulamaları ve açık uçlu sorularla sınav demek olan yazılı sınav uygulamaları da başlatılmıştır. ÖSYM sınav adaleti ve güvenliğinden taviz vermeksizin önümüzdeki yıllarda adaylara sınav konforu sağlama ve ölçme kalitesini artırma girişimlerini sürdürecektir. Ülkemiz ve vatandaşlarımız için en uygun sınav koşulları ve ölçme yöntemlerinin uygulanmasına devam edilecektir. Bu kapsamda özellikle Uluslararası yeterliliği bilinen kurum ve kuruluşlar ile ilişkiler de kesintisiz olarak sürdürülmektedir.

11- Anayasa Mahkemesi Kararı:*****Anayasa Mahkemesinin 4 Nisan 2014 tarihli ve 2013/114E. 2014/22 K. Sayılı "12.7.2013 günlü, 6495 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un; 33. maddesiyle, 4982 sayılı Kanun'un 2. maddesine eklenen "Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından uygulanan sınavlara ait soru ve cevaplar bu Kanun kapsamı dışındadır" şeklindeki fıkranın Anayasa'ya aykırı olduğu ve iptali, kararın Resmi Gazete'de yayımlanacağı güne kadar yürürlüğünün durdurulması" kararına istinaden;

6114 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ikinci fıkrasının tanımış olduğu "sorular ve cevapların, yapılan sınav sona erdikten sonra Yönetim Kurulu kararına istinaden açıklanabileceği" yetkisi kapsamında olmak üzere; sınavlarda sorulan soruların ve cevapların İnternet sitemizden yayımlanmaması uygulamasına devam edilecektir. Ancak Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda; 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde, sınava girmiş olan adayların başvuru yapmaları halinde kendilerine ait soru kitapçığı, cevap kağıdı ve cevap anahtarı ile birlikte incelemesine sunulacaktır. Sınava hazırlanan adayların bilgi edinmeleri ve sınava girmeleri halinde kendi sınavlarını cevap kağıtları ile birlikte fiili olarak değerlendirebilmeleri için sınav sonuçları açıklandığında sınav sorularının % 10'u sayısınca soruların resmi İnternet sitesinde yayınlanmasına devam edilecek olup 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında bedelli veya bedelsiz olarak süreli veya süresiz hiçbir basın yayın kuruluş veya organına telif hakkı devri yapılmayacak ve başka bir yolla da yayımlanmasına izin verilmeyecektir.

Türkiye'nin geçmekte olduğu bu kritik süreçte sorumsuzca kurgulanan her türlü senaryolara dayalı uydurma haber ve iddialara başta sorumlu medya mensupları olmak üzere itibar edilmemesi gerektiğini bir kez daha kamuoyuna duyururuz.

ÖSYM BAŞKANLIĞI


KYK Yurt Yönetim Memurluğu sınav sonuçları

MEB, 3 bin öğretmen kadrosu ihdas etti

Mezun olmayanlar Adalet Bakanlığı alımlarına başvurulabilir mi?

Tapu, yükselme ve unvan değişikliği sınavı açtı

ÖSYM'den son gün uyarısı

2015 e-YDS sınav takvimi
  Alıntı ile Cevapla

     

Alt 01-02-2015, 15:02   #202
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM'den 11 konuda önemli açıklamalar

02 Ocak 2015 12:16

BASIN AÇIKLAMASI

(2 Ocak 2015)

Yaklaşan 2015-ÖSYS ve Bazı Konularda Bilgilendirme

2015-2016 öğretim yılında yükseköğretim programlarında öğrenim görecek öğrencilerin seçilmesi ve yerleştirilmesi süreci olan 2015-Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (2015-ÖSYS), 5-19 Ocak 2015 tarihleri arasında başvuruların alınması ile başlayacaktır. 2 milyondan fazla öğrencimiz ve aileleri ile birlikte 10 milyona yakın insanımızı ilgilendiren bu süreç doğal olarak büyük dikkat çeken, heyecan uyandıran ve bu nedenle de kamuoyunda hassasiyetle takip edilen kritik bir süreçtir. Adaylarımızın emekleri "emanet" olarak değerlendirip, gizlilik ve güvenlik ilkelerine bağlı şekilde hak ve adalet ölçülerine göre seçme ve yerleştirme yapan ÖSYM'nin bundan taviz vermeyeceğini tekrar vurguluyoruz. Ancak bu süreçte, adayların ve kamuoyunun hassasiyeti üzerinden menfaat temin etmek isteyen, kurum hakkında olumsuz algı oluşturmaya çalışan ve kurumu hedef göstermek suretiyle toplumsal barışı zedelemeye kasteden bazı kesimlerin bu süreçte asılsız, yanıltıcı bilgiler ileri sürmeye başladıkları görülmüştür.

Bu kapsamda bugün (2 Ocak 2015) bir günlük gazetede Ankara kaynaklı olarak yer verilen, üzerinden bir yıldan fazla bir zaman geçmiş ve bir çalışanımızın ölümü ile ilgili haberde 2013 yılında KPSS sorularının dışarıya sızdırıldığı yönündeki haberler kesinlikle doğru değildir. Kapalı Dönem için matbaa içerisinde konuşlandırılmış olan bilişim sistemlerinden bilgi kopyalanması kesinlikle donanım olarak mümkün olmadığı gibi sınava ait bilgilere her alan uzmanı sadece kendi erişim hakkı ile erişebilmektedir. Yani tek bir kişinin sorulara erişmesi de kesinlikle mümkün değildir. 2013 yılında yapılmış KPSS sınavı ile ilgili olarak gerek sınav sonrası bilimsel olarak gerçekleştirilen madde analizleri ve istatistikler gerekse kamu oyunda herhangi bir olumsuz gelişme görülmemiş ve yaşanmamıştır. Çalışanımızın ölümü ile ilgili olan diğer konulardaki iddialar bir yana soruların sızdırıldığı konusunun "iddia ediliyor" diyerek haber yapma anlayışı kurumları yıprattığı gibi sonuçta yalan bir haberi topluma yaymanın sorumluluğunu da yüklemektedir. Haberdeki çalışanın ölümünün söz konusu sinemada gerçekleşmesi dışında verilen tüm detaylar hayal ürünü bir iddia olup konu ile ilgili ÖSYM'ye ulaşmış bilgi ve belge bulunmamaktadır. Yaklaşan YGS sürecinde medya kuruluşlarının bu tür haberleri "iddialara göre" deyip aslını doğrulamadan ilgili bilgi ve belgelere ulaşmadan her türlü haberi yayınlamaları sorumlu medya anlayışı ile bağdaşmamaktadır.

Bu vesile ile 2015-ÖSYS süreci başta olmak üzere tüm ÖSYM faaliyetlerinde sadece ÖSYM'nin İnternet sayfasında yer alan bilgilerin dikkate alınmasını bir kez daha vurgularken bir kaç hususun da kamuoyunu dikkatine sunulmasının faydalı olacağı düşünülmüştür;

1- ÖSYM'de Değişim Süreci:*****Eylül 2010 tarihinden bu yana ÖSYM'de çok köklü bir değişim süreci yaşanmış ve sadece tek bir Yönetmelik maddesi ile yönetilmeye çalışılan ÖSYM'nin tüm faaliyetleri Kanun, Yönetmelik, Bakanlar Kurulu Kararları, Yönerge, Talimat ve Süreçler ile kayıt altına alınmıştır. Soru hazırlamadan, sınav hazırlamaya, sınav evrakı basım ve dağıtımından, sınav uygulamasına, sınav evrakının geri toplanmasından, sınavın değerlendirilmesi ve sonuç açıklamaya, tercih alımından adayların tercihleri doğrultusunda yerleştirilmelerine kadar olan tüm faaliyetler silinemez ve değiştirilemez biçimde kayıt altına alınmakta ve her aşama iş ve işlemler güvenlik bilinci ile gözlem ve yüzde yüz kontrol altında yürütülmektedir. Tüm bunları gerçekleştirirken, ÖSYM Başkanı ve çalışanları ciddi iftira ve ithamlarla karşılaşmakta ise de tüm bu infial uyandırıcı, hakaret içeren itham ve iftiralar hakkında da yasal işlemler başlatılmaktadır. Menfaat çevrelerinin tamamı ile güvenli ÖSYM sınav sistemini bozma gayretlerine, sorumluluk sahibi basın kuruluşları alet olmamalı ve kamuoyunu asılsız iddialar ile toplumsal barışı zedeleyecek girişimlere itibar etmemelidir.

2- ÖSYM'de Yeniden Yapılanma:*****3 Mart 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun, ÖSYM'de yeniden yapılanmaya fırsat vermiş ve personel de dahil tüm ÖSYM teşkilat yapısı uzmanlığa dayalı bir organizasyon ile yeniden düzenlenmiştir. ÖSYM çalışanları % 90 oranında değiştirilmiş ve kurumun misyon ve vizyonunu paylaşan, takım ruhu içinde çalışmalarını yürüten bir ekip oluşturulmuştur. Bu yapılanma süreci devletin tüm teşkilat ve kademeleriyle uyumlu çalışmalar neticesinde tamamlanmıştır. Bu gelişime ek olarak süregelen faaliyetler içinde de süratli taramalar gerçekleştirilmekte ve ÖSYM'nin temel misyonu olan*****"Hak ve Adalet Esasına Göre Sınav"*****yapmayı engelleyecek her türden girişimin de önüne geçilmektedir. ÖSYM, yaptığı her işin saniye saniyesine hesabını verebilen şeffaf bir kurum haline gelmiştir ki bu da haksız kazanç elde etmek isteyenlerin yalan ve iftiralarını artırmalarına yol açmaktadır.

3- İptal Edilen Sınav:*****ÖSYM'nin sınav adaleti ve güvenini koruma gayreti son 4 yıl içerisinde defalarca ortaya konmuştur. Örnek olması bakımından; alınmış olan her türlü sınav güvenlik tedbirine rağmen, 2012 yılı Mayıs ayında yapılmış olan Avukatlar İçin Adli Yargı sınavının sonuçlarının istatistiki analizler ve adayların soru kitapçıkları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda sınavın olağan dışı sonuçlar ürettiği görülmüş ve sınav ÖSYM Yönetim Kurulu kararı ile iptal edilerek yeniden yapılmak istenmiştir. ÖSYM'nin sınavı iptal kararı idari yargı mercilerince iptal edilerek sınav geçerli kılınmıştır. Ancak ÖSYM, bu sınavda olağan dışı puan alanlar hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Bu işlem ile ilgili hukuki süreç devam etmektedir.

4- KPSS'ler:*****Kamu Personeli Seçme Sınavlarının sonuçları ile doğrudan devlet kadrolarına yerleştirme yapıldığından bu sınavlar kamuoyunda hassasiyetle izlenmektedir. Bu kapsamda; konunun hassasiyeti nedeniyle 2010-KPSS'den başlamak üzere bir dizi tartışma süre gelmiştir. Bu sınavlar hakkında en son durum özet olarak aşağıda verilmiştir;

2010-KPSS:*****Bilindiği üzere ortaya çıkan kopya olayı nedeniyle Eğitim Bilimleri sınavı iptal edilmiştir. ÖSYM yönetimi istifa etmiş ve yeni yönetim göreve gelmiş akabinde bu sınav tekrarlanmıştır. İptal edilen sınavdaki iptal nedenleri ve sebebiyet verdiği iddia edilenler hakkında savcılık soruşturması sürmektedir. ÖSYM Yönetimi bu konunun açıklığa kavuşması için de en üst düzeyde destek vermeye devam etmektedir.

2011-KPSS:*****Herhangi olumsuz bir durum tespit edilmemiştir.

2012-KPSS:*****Sınavdan hemen sonra bazı İnternet siteleri sınavda yer alan sorulardan bazılarını adayların zihinlerinde taşıdıkları biçimde yayınlamışlar. Soruların bu şekilde yayınlanması başka basın-yayın organları tarafından sınavdan önce veya sınav sırasında yayımlanmış gibi yanlış ve dayanaksız olarak duyurulmuştur. ÖSYM'de soruları bu şekilde yayınlayanlar hakkında yasal süreç başlatmıştır. Sınav tamamen güvenli bir şekilde gerçekleştirilmiş, ilgili iddiaların asılsız olduğu ve kurumu yıpratma amacı taşıdığı bilgi ve belgeleri ile kamuoyuna sunulmuştur.

2013-KPSS:*****Herhangi olumsuz bir durum tespit edilmemiştir.

2014-KPSS:*****Herhangi olumsuz bir durum tespit edilmemiştir.

5- Sınav Sonucu İptal Edilen Adaylar:Kuruma yapılanihbarlar, kamera kayıtlarının ve sınav evrakının incelenmesi sonucunda, sahte sınav sonuç belgesi düzenlenerek hak etmediği biçimde sınav sonucu oluşturmuş adaylar tespit edilmiş ve bu adayların sınavları ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmiş, haklarında 6114 sayılı Kanunun ceza hükümleri doğrultusunda suç duyurusunda bulunulmuştur. ÖSYM sınav ve sonuç açıklama sistemleri bu tür girişimlerin önüne geçecek şekilde ve niteliktedir. Sonuç doğrulama sisteminden adayların elektronik hareketlerinin izlenmesine kadar çok boyutlu denetim gerçekleştirilmektedir.

6- Savcılık Talepleri:*****Gerek 2010-KPSS, gerek 2012-Adli Yargı sınavları Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturulmaktadır. Bu kapsamda Savcılık makamının ÖSYM'den talep ettiği her türlü bilgi ve belge ivedilikle savcılığa intikal ettirilmektedir.

7- Sınav Güvenliği:*****Eylül 2010'dan bu yana ÖSYM'nin birinci önceliği "Sınav Güvenliği" olmuş ve bu kapsamda her adaya farklı soru kitapçığı uygulaması başta olmak üzere soru havuzu oluşturma, sınav salonlarında kamera ile kayıt, sınav evrakının elektro-mekanik kilit ile korunması, tüm ÖSYM bilgi sistemlerinin güvenli modernizasyonu gibi pek çok iyileştirme yapılmıştır. Tüm bunlardan sonra ortaya çıkacak her türlü olağan dışı durum ve sonuç titizlikle takip edilmektedir. Sınav güvenliğini tehlikeye sokacak her ne olursa olsun tereddütsüz önüne geçilmektedir.

8- Usulsüz Yerleşenler:*****6114 sayılı yasa kapsamında yapılan düzenleme ile artık ÖSYM sınavlarında haksız kazanç elde edenler daha sonra ortaya çıkması halinde tüm haklarını geri iade etmektedirler. Bu kapsamda, 2012 yılı Mayıs ayında gerçekleştirilen 2012-Avukatlar İçin Adli Yargı sınavında olduğu gibi hukuki süreçler tamamlandığında usulsüz biçimde devlet kadrolarına yerleşen kişiler tespit edilir ise elde ettikleri tüm haklarının iptali sürecinin başlatılması kaçınılmazdır..

9- Diğer asılsız iddialar:*****ÖSYM yönetiminin sınav sistemlerinin güvenliğini artırma ve haksız kazanımların önüne set çekmesi menfaat çevrelerinin her fırsatta asılsız iddialar peşinde koşma ve kamuoyunu yanıltma gayretlerini artırmaktadır. Özellikle ÖSYS sürecinde ve seçimler öncesinde yakın geçmişte olduğu gibi bu tür iddiaların dozunun artması beklenmektedir. ÖSYM Yönetimi hiç bir zaman bu tür asılsız iddialardan yılmamış ve yılmayacaktır. Eğer sistemler üzerinde herhangi bir sorun var ise herkesten önce bilmek ve düzeltmek için her türlü imkan seferber edilmektedir. Bu tür durumlar hemen toplum ile paylaşılmakta ve yanlış yorumlamaların önüne geçilmektedir. Kimseye haksız bir kazanım sağlanmadığı gibi hiç kimseden de bir bilgi ve belge gizlenmemektedir. Bu tür durumlarda kamuoyunun ÖSYM sitesindeki bilgi ve belgeleri incelemesi tavsiye edilmekte ve kötü niyetli çevrelere prim verilmemesinin toplumsal barış açısından önemli olduğunun altı çizilmektedir. Geçmişte bu tür durumlarda bu odaklara teslim olunmasının bedelinin ne kadar büyük olduğu 2010 yılı sonrasında açıkça tüm toplum tarafından görülmüştür. ÖSYM Yönetimi göreve geldiği günden beri bu odaklara karşı net bir duruş sergilemiş olup bu tutuma devam edecektir. Herkesin sadece kendi bilgisinin karşılığını alabileceği bir sınav sisteminin yürütülmesinin önüne geçilmesine fırsat verilmeyecektir.

10- Yeni Çalışma Alanları:*****Sınav güvenliği için tüm önlemleri almış olan ÖSYM, bu güvenlik hassasiyetinden asla vazgeçmeyecektir. Sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesinin ve sınav konforunun iyileştirilmesi üzerinde yoğun çalışmalar yapmaktadır. Bu kapsamda e-Sınav uygulamaları ve açık uçlu sorularla sınav demek olan yazılı sınav uygulamaları da başlatılmıştır. ÖSYM sınav adaleti ve güvenliğinden taviz vermeksizin önümüzdeki yıllarda adaylara sınav konforu sağlama ve ölçme kalitesini artırma girişimlerini sürdürecektir. Ülkemiz ve vatandaşlarımız için en uygun sınav koşulları ve ölçme yöntemlerinin uygulanmasına devam edilecektir. Bu kapsamda özellikle Uluslararası yeterliliği bilinen kurum ve kuruluşlar ile ilişkiler de kesintisiz olarak sürdürülmektedir.

11- Anayasa Mahkemesi Kararı:*****Anayasa Mahkemesinin 4 Nisan 2014 tarihli ve 2013/114E. 2014/22 K. Sayılı "12.7.2013 günlü, 6495 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un; 33. maddesiyle, 4982 sayılı Kanun'un 2. maddesine eklenen "Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından uygulanan sınavlara ait soru ve cevaplar bu Kanun kapsamı dışındadır" şeklindeki fıkranın Anayasa'ya aykırı olduğu ve iptali, kararın Resmi Gazete'de yayımlanacağı güne kadar yürürlüğünün durdurulması" kararına istinaden;

6114 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ikinci fıkrasının tanımış olduğu "sorular ve cevapların, yapılan sınav sona erdikten sonra Yönetim Kurulu kararına istinaden açıklanabileceği" yetkisi kapsamında olmak üzere; sınavlarda sorulan soruların ve cevapların İnternet sitemizden yayımlanmaması uygulamasına devam edilecektir. Ancak Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda; 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde, sınava girmiş olan adayların başvuru yapmaları halinde kendilerine ait soru kitapçığı, cevap kağıdı ve cevap anahtarı ile birlikte incelemesine sunulacaktır. Sınava hazırlanan adayların bilgi edinmeleri ve sınava girmeleri halinde kendi sınavlarını cevap kağıtları ile birlikte fiili olarak değerlendirebilmeleri için sınav sonuçları açıklandığında sınav sorularının % 10'u sayısınca soruların resmi İnternet sitesinde yayınlanmasına devam edilecek olup 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında bedelli veya bedelsiz olarak süreli veya süresiz hiçbir basın yayın kuruluş veya organına telif hakkı devri yapılmayacak ve başka bir yolla da yayımlanmasına izin verilmeyecektir.

Türkiye'nin geçmekte olduğu bu kritik süreçte sorumsuzca kurgulanan her türlü senaryolara dayalı uydurma haber ve iddialara başta sorumlu medya mensupları olmak üzere itibar edilmemesi gerektiğini bir kez daha kamuoyuna duyururuz.

ÖSYM BAŞKANLIĞI


KYK Yurt Yönetim Memurluğu sınav sonuçları

MEB, 3 bin öğretmen kadrosu ihdas etti

Mezun olmayanlar Adalet Bakanlığı alımlarına başvurulabilir mi?

Tapu, yükselme ve unvan değişikliği sınavı açtı

ÖSYM'den son gün uyarısı

2015 e-YDS sınav takvimi
ÖSYM yine tiriviri tırı viri aciklama

çifte standarta en iyi örnek bu açıklamadır. Hangi gazete???

Ali demir bazı gazete ve bazı yolsuzluk yapan kişileri genelleme örtüyor bazılarını açıklıyor
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-02-2015, 22:42   #203
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM'den 11 konuda önemli açıklamalar

02 Ocak 2015 12:16

BASIN AÇIKLAMASI

(2 Ocak 2015)

Yaklaşan 2015-ÖSYS ve Bazı Konularda Bilgilendirme

2015-2016 öğretim yılında yükseköğretim programlarında öğrenim görecek öğrencilerin seçilmesi ve yerleştirilmesi süreci olan 2015-Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (2015-ÖSYS), 5-19 Ocak 2015 tarihleri arasında başvuruların alınması ile başlayacaktır. 2 milyondan fazla öğrencimiz ve aileleri ile birlikte 10 milyona yakın insanımızı ilgilendiren bu süreç doğal olarak büyük dikkat çeken, heyecan uyandıran ve bu nedenle de kamuoyunda hassasiyetle takip edilen kritik bir süreçtir. Adaylarımızın emekleri "emanet" olarak değerlendirip, gizlilik ve güvenlik ilkelerine bağlı şekilde hak ve adalet ölçülerine göre seçme ve yerleştirme yapan ÖSYM'nin bundan taviz vermeyeceğini tekrar vurguluyoruz. Ancak bu süreçte, adayların ve kamuoyunun hassasiyeti üzerinden menfaat temin etmek isteyen, kurum hakkında olumsuz algı oluşturmaya çalışan ve kurumu hedef göstermek suretiyle toplumsal barışı zedelemeye kasteden bazı kesimlerin bu süreçte asılsız, yanıltıcı bilgiler ileri sürmeye başladıkları görülmüştür.

Bu kapsamda bugün (2 Ocak 2015) bir günlük gazetede Ankara kaynaklı olarak yer verilen, üzerinden bir yıldan fazla bir zaman geçmiş ve bir çalışanımızın ölümü ile ilgili haberde 2013 yılında KPSS sorularının dışarıya sızdırıldığı yönündeki haberler kesinlikle doğru değildir. Kapalı Dönem için matbaa içerisinde konuşlandırılmış olan bilişim sistemlerinden bilgi kopyalanması kesinlikle donanım olarak mümkün olmadığı gibi sınava ait bilgilere her alan uzmanı sadece kendi erişim hakkı ile erişebilmektedir. Yani tek bir kişinin sorulara erişmesi de kesinlikle mümkün değildir. 2013 yılında yapılmış KPSS sınavı ile ilgili olarak gerek sınav sonrası bilimsel olarak gerçekleştirilen madde analizleri ve istatistikler gerekse kamu oyunda herhangi bir olumsuz gelişme görülmemiş ve yaşanmamıştır. Çalışanımızın ölümü ile ilgili olan diğer konulardaki iddialar bir yana soruların sızdırıldığı konusunun "iddia ediliyor" diyerek haber yapma anlayışı kurumları yıprattığı gibi sonuçta yalan bir haberi topluma yaymanın sorumluluğunu da yüklemektedir. Haberdeki çalışanın ölümünün söz konusu sinemada gerçekleşmesi dışında verilen tüm detaylar hayal ürünü bir iddia olup konu ile ilgili ÖSYM'ye ulaşmış bilgi ve belge bulunmamaktadır. Yaklaşan YGS sürecinde medya kuruluşlarının bu tür haberleri "iddialara göre" deyip aslını doğrulamadan ilgili bilgi ve belgelere ulaşmadan her türlü haberi yayınlamaları sorumlu medya anlayışı ile bağdaşmamaktadır.

Bu vesile ile 2015-ÖSYS süreci başta olmak üzere tüm ÖSYM faaliyetlerinde sadece ÖSYM'nin İnternet sayfasında yer alan bilgilerin dikkate alınmasını bir kez daha vurgularken bir kaç hususun da kamuoyunu dikkatine sunulmasının faydalı olacağı düşünülmüştür;

1- ÖSYM'de Değişim Süreci:*****Eylül 2010 tarihinden bu yana ÖSYM'de çok köklü bir değişim süreci yaşanmış ve sadece tek bir Yönetmelik maddesi ile yönetilmeye çalışılan ÖSYM'nin tüm faaliyetleri Kanun, Yönetmelik, Bakanlar Kurulu Kararları, Yönerge, Talimat ve Süreçler ile kayıt altına alınmıştır. Soru hazırlamadan, sınav hazırlamaya, sınav evrakı basım ve dağıtımından, sınav uygulamasına, sınav evrakının geri toplanmasından, sınavın değerlendirilmesi ve sonuç açıklamaya, tercih alımından adayların tercihleri doğrultusunda yerleştirilmelerine kadar olan tüm faaliyetler silinemez ve değiştirilemez biçimde kayıt altına alınmakta ve her aşama iş ve işlemler güvenlik bilinci ile gözlem ve yüzde yüz kontrol altında yürütülmektedir. Tüm bunları gerçekleştirirken, ÖSYM Başkanı ve çalışanları ciddi iftira ve ithamlarla karşılaşmakta ise de tüm bu infial uyandırıcı, hakaret içeren itham ve iftiralar hakkında da yasal işlemler başlatılmaktadır. Menfaat çevrelerinin tamamı ile güvenli ÖSYM sınav sistemini bozma gayretlerine, sorumluluk sahibi basın kuruluşları alet olmamalı ve kamuoyunu asılsız iddialar ile toplumsal barışı zedeleyecek girişimlere itibar etmemelidir.

2- ÖSYM'de Yeniden Yapılanma:*****3 Mart 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun, ÖSYM'de yeniden yapılanmaya fırsat vermiş ve personel de dahil tüm ÖSYM teşkilat yapısı uzmanlığa dayalı bir organizasyon ile yeniden düzenlenmiştir. ÖSYM çalışanları % 90 oranında değiştirilmiş ve kurumun misyon ve vizyonunu paylaşan, takım ruhu içinde çalışmalarını yürüten bir ekip oluşturulmuştur. Bu yapılanma süreci devletin tüm teşkilat ve kademeleriyle uyumlu çalışmalar neticesinde tamamlanmıştır. Bu gelişime ek olarak süregelen faaliyetler içinde de süratli taramalar gerçekleştirilmekte ve ÖSYM'nin temel misyonu olan*****"Hak ve Adalet Esasına Göre Sınav"*****yapmayı engelleyecek her türden girişimin de önüne geçilmektedir. ÖSYM, yaptığı her işin saniye saniyesine hesabını verebilen şeffaf bir kurum haline gelmiştir ki bu da haksız kazanç elde etmek isteyenlerin yalan ve iftiralarını artırmalarına yol açmaktadır.

3- İptal Edilen Sınav:*****ÖSYM'nin sınav adaleti ve güvenini koruma gayreti son 4 yıl içerisinde defalarca ortaya konmuştur. Örnek olması bakımından; alınmış olan her türlü sınav güvenlik tedbirine rağmen, 2012 yılı Mayıs ayında yapılmış olan Avukatlar İçin Adli Yargı sınavının sonuçlarının istatistiki analizler ve adayların soru kitapçıkları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda sınavın olağan dışı sonuçlar ürettiği görülmüş ve sınav ÖSYM Yönetim Kurulu kararı ile iptal edilerek yeniden yapılmak istenmiştir. ÖSYM'nin sınavı iptal kararı idari yargı mercilerince iptal edilerek sınav geçerli kılınmıştır. Ancak ÖSYM, bu sınavda olağan dışı puan alanlar hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Bu işlem ile ilgili hukuki süreç devam etmektedir.

4- KPSS'ler:*****Kamu Personeli Seçme Sınavlarının sonuçları ile doğrudan devlet kadrolarına yerleştirme yapıldığından bu sınavlar kamuoyunda hassasiyetle izlenmektedir. Bu kapsamda; konunun hassasiyeti nedeniyle 2010-KPSS'den başlamak üzere bir dizi tartışma süre gelmiştir. Bu sınavlar hakkında en son durum özet olarak aşağıda verilmiştir;

2010-KPSS:*****Bilindiği üzere ortaya çıkan kopya olayı nedeniyle Eğitim Bilimleri sınavı iptal edilmiştir. ÖSYM yönetimi istifa etmiş ve yeni yönetim göreve gelmiş akabinde bu sınav tekrarlanmıştır. İptal edilen sınavdaki iptal nedenleri ve sebebiyet verdiği iddia edilenler hakkında savcılık soruşturması sürmektedir. ÖSYM Yönetimi bu konunun açıklığa kavuşması için de en üst düzeyde destek vermeye devam etmektedir.

2011-KPSS:*****Herhangi olumsuz bir durum tespit edilmemiştir.

2012-KPSS:*****Sınavdan hemen sonra bazı İnternet siteleri sınavda yer alan sorulardan bazılarını adayların zihinlerinde taşıdıkları biçimde yayınlamışlar. Soruların bu şekilde yayınlanması başka basın-yayın organları tarafından sınavdan önce veya sınav sırasında yayımlanmış gibi yanlış ve dayanaksız olarak duyurulmuştur. ÖSYM'de soruları bu şekilde yayınlayanlar hakkında yasal süreç başlatmıştır. Sınav tamamen güvenli bir şekilde gerçekleştirilmiş, ilgili iddiaların asılsız olduğu ve kurumu yıpratma amacı taşıdığı bilgi ve belgeleri ile kamuoyuna sunulmuştur.

2013-KPSS:*****Herhangi olumsuz bir durum tespit edilmemiştir.

2014-KPSS:*****Herhangi olumsuz bir durum tespit edilmemiştir.

5- Sınav Sonucu İptal Edilen Adaylar:Kuruma yapılanihbarlar, kamera kayıtlarının ve sınav evrakının incelenmesi sonucunda, sahte sınav sonuç belgesi düzenlenerek hak etmediği biçimde sınav sonucu oluşturmuş adaylar tespit edilmiş ve bu adayların sınavları ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmiş, haklarında 6114 sayılı Kanunun ceza hükümleri doğrultusunda suç duyurusunda bulunulmuştur. ÖSYM sınav ve sonuç açıklama sistemleri bu tür girişimlerin önüne geçecek şekilde ve niteliktedir. Sonuç doğrulama sisteminden adayların elektronik hareketlerinin izlenmesine kadar çok boyutlu denetim gerçekleştirilmektedir.

6- Savcılık Talepleri:*****Gerek 2010-KPSS, gerek 2012-Adli Yargı sınavları Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturulmaktadır. Bu kapsamda Savcılık makamının ÖSYM'den talep ettiği her türlü bilgi ve belge ivedilikle savcılığa intikal ettirilmektedir.

7- Sınav Güvenliği:*****Eylül 2010'dan bu yana ÖSYM'nin birinci önceliği "Sınav Güvenliği" olmuş ve bu kapsamda her adaya farklı soru kitapçığı uygulaması başta olmak üzere soru havuzu oluşturma, sınav salonlarında kamera ile kayıt, sınav evrakının elektro-mekanik kilit ile korunması, tüm ÖSYM bilgi sistemlerinin güvenli modernizasyonu gibi pek çok iyileştirme yapılmıştır. Tüm bunlardan sonra ortaya çıkacak her türlü olağan dışı durum ve sonuç titizlikle takip edilmektedir. Sınav güvenliğini tehlikeye sokacak her ne olursa olsun tereddütsüz önüne geçilmektedir.

8- Usulsüz Yerleşenler:*****6114 sayılı yasa kapsamında yapılan düzenleme ile artık ÖSYM sınavlarında haksız kazanç elde edenler daha sonra ortaya çıkması halinde tüm haklarını geri iade etmektedirler. Bu kapsamda, 2012 yılı Mayıs ayında gerçekleştirilen 2012-Avukatlar İçin Adli Yargı sınavında olduğu gibi hukuki süreçler tamamlandığında usulsüz biçimde devlet kadrolarına yerleşen kişiler tespit edilir ise elde ettikleri tüm haklarının iptali sürecinin başlatılması kaçınılmazdır..

9- Diğer asılsız iddialar:*****ÖSYM yönetiminin sınav sistemlerinin güvenliğini artırma ve haksız kazanımların önüne set çekmesi menfaat çevrelerinin her fırsatta asılsız iddialar peşinde koşma ve kamuoyunu yanıltma gayretlerini artırmaktadır. Özellikle ÖSYS sürecinde ve seçimler öncesinde yakın geçmişte olduğu gibi bu tür iddiaların dozunun artması beklenmektedir. ÖSYM Yönetimi hiç bir zaman bu tür asılsız iddialardan yılmamış ve yılmayacaktır. Eğer sistemler üzerinde herhangi bir sorun var ise herkesten önce bilmek ve düzeltmek için her türlü imkan seferber edilmektedir. Bu tür durumlar hemen toplum ile paylaşılmakta ve yanlış yorumlamaların önüne geçilmektedir. Kimseye haksız bir kazanım sağlanmadığı gibi hiç kimseden de bir bilgi ve belge gizlenmemektedir. Bu tür durumlarda kamuoyunun ÖSYM sitesindeki bilgi ve belgeleri incelemesi tavsiye edilmekte ve kötü niyetli çevrelere prim verilmemesinin toplumsal barış açısından önemli olduğunun altı çizilmektedir. Geçmişte bu tür durumlarda bu odaklara teslim olunmasının bedelinin ne kadar büyük olduğu 2010 yılı sonrasında açıkça tüm toplum tarafından görülmüştür. ÖSYM Yönetimi göreve geldiği günden beri bu odaklara karşı net bir duruş sergilemiş olup bu tutuma devam edecektir. Herkesin sadece kendi bilgisinin karşılığını alabileceği bir sınav sisteminin yürütülmesinin önüne geçilmesine fırsat verilmeyecektir.

10- Yeni Çalışma Alanları:*****Sınav güvenliği için tüm önlemleri almış olan ÖSYM, bu güvenlik hassasiyetinden asla vazgeçmeyecektir. Sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesinin ve sınav konforunun iyileştirilmesi üzerinde yoğun çalışmalar yapmaktadır. Bu kapsamda e-Sınav uygulamaları ve açık uçlu sorularla sınav demek olan yazılı sınav uygulamaları da başlatılmıştır. ÖSYM sınav adaleti ve güvenliğinden taviz vermeksizin önümüzdeki yıllarda adaylara sınav konforu sağlama ve ölçme kalitesini artırma girişimlerini sürdürecektir. Ülkemiz ve vatandaşlarımız için en uygun sınav koşulları ve ölçme yöntemlerinin uygulanmasına devam edilecektir. Bu kapsamda özellikle Uluslararası yeterliliği bilinen kurum ve kuruluşlar ile ilişkiler de kesintisiz olarak sürdürülmektedir.

11- Anayasa Mahkemesi Kararı:*****Anayasa Mahkemesinin 4 Nisan 2014 tarihli ve 2013/114E. 2014/22 K. Sayılı "12.7.2013 günlü, 6495 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un; 33. maddesiyle, 4982 sayılı Kanun'un 2. maddesine eklenen "Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından uygulanan sınavlara ait soru ve cevaplar bu Kanun kapsamı dışındadır" şeklindeki fıkranın Anayasa'ya aykırı olduğu ve iptali, kararın Resmi Gazete'de yayımlanacağı güne kadar yürürlüğünün durdurulması" kararına istinaden;

6114 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ikinci fıkrasının tanımış olduğu "sorular ve cevapların, yapılan sınav sona erdikten sonra Yönetim Kurulu kararına istinaden açıklanabileceği" yetkisi kapsamında olmak üzere; sınavlarda sorulan soruların ve cevapların İnternet sitemizden yayımlanmaması uygulamasına devam edilecektir. Ancak Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda; 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde, sınava girmiş olan adayların başvuru yapmaları halinde kendilerine ait soru kitapçığı, cevap kağıdı ve cevap anahtarı ile birlikte incelemesine sunulacaktır. Sınava hazırlanan adayların bilgi edinmeleri ve sınava girmeleri halinde kendi sınavlarını cevap kağıtları ile birlikte fiili olarak değerlendirebilmeleri için sınav sonuçları açıklandığında sınav sorularının % 10'u sayısınca soruların resmi İnternet sitesinde yayınlanmasına devam edilecek olup 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında bedelli veya bedelsiz olarak süreli veya süresiz hiçbir basın yayın kuruluş veya organına telif hakkı devri yapılmayacak ve başka bir yolla da yayımlanmasına izin verilmeyecektir.

Türkiye'nin geçmekte olduğu bu kritik süreçte sorumsuzca kurgulanan her türlü senaryolara dayalı uydurma haber ve iddialara başta sorumlu medya mensupları olmak üzere itibar edilmemesi gerektiğini bir kez daha kamuoyuna duyururuz.

ÖSYM BAŞKANLIĞI


KYK Yurt Yönetim Memurluğu sınav sonuçları

MEB, 3 bin öğretmen kadrosu ihdas etti

Mezun olmayanlar Adalet Bakanlığı alımlarına başvurulabilir mi?

Tapu, yükselme ve unvan değişikliği sınavı açtı

ÖSYM'den son gün uyarısı

2015 e-YDS sınav takvimi

BAŞYAZAR-Tevfik DİKER

SINAV SKANDALINDAKİ PARALEL İZLER

Tarih:*****17-03-2014 00:15:00Güncelleme:*****17-03-2014 00:15:00*****


1984’ten bu yana başta üniversite sınavları ve askeri okullar olmak üzere birçok merkezi sınavın soru kitapçıklarının çalındığı çok ciddi biçimde dile getirilmekte, bu minvaldeki iddialar her geçen gün artmaktadır.

Bu tür olaylara tanıklık etmiş olan muhtelif kişiler yazılı ve görsel medyaya konuşmakta ve paralel yapıdan şikâyet etmektedirler.

*****2010 yılındaki KPSS sınav yolsuzluğu uzun süre gündemde kalmıştı.

ÖSYM bilgisayarlarından sınav bilgilerinin çalındığı saptanmıştı.

Bu konuda savcılıkça açılan soruşturma bıktırıcı bir süreç izlemiştir.

Konu neticeye bağlanmamıştır, askıda tutulmuştur.

Soruşturmanın bir türlü sonuçlanmamasının nedeni olarak “Cemaat’in Yargı’daki malum etkisinden veya baskısından” söz edilmektedir.

********* ****

TSK’ya sızmayı ve TSK’da kadrolaşmayı 30 yıldır gizli ve planlı bir biçimde sürdürmekte olan paralel yapılanma KPSS sınavı ile de ardında ilginç bir iz bırakmıştır.

Cemaat içinden bir ismin bana ulaştırdığı bilgilere göre...

“Genellikle öğretmen eşlerle” evlenmesi teşvik edilen Cemaat mensubu subaylar eşlerini kopya yoluyla devlet kurumlarına yerleştirme sevdası yüzünden arkalarında silinmez bir iz bırakmışlardır.”

Gösterdikleri adreslerde ‘askeri lojmanlar’ bulunan kopyacı subay eşlerinin sayısının 250 olduğu öne sürülmektedir.

Büyük bir gizlilikle TSK’ya nüfuz eden Cemaat’in özellikle İstanbul’da 4. Levent Harp Akademileri Komutanlığı, Ankara’da Kara Harp Okulu ile İzmit Gölcük’te ve Diyarbakır’da yoğunlaştığı yolundaki iddialar tarafıma ulaşmıştır.

**** ****

KPSS skandalının YÖK’le ilgili kısmında TÜBİTAK uzmanlarının da vazifelendirildiği, bilirkişi olarak TÜBİTAK’tan uzman çağrıldığı ifade edilmektedir.

Son üç yılda TÜBİTAK’a sınavsız olarak alınan sözleşmeli personelin tamamına yakınının Cemaat mensubu olduğu iddia edilmektedir.

**** ****

2010 yılında patlayan KPSS skandalının sahne arkası muhakkak aydınlatılmalıdır.

Sorumlular yargıda hesap vermelidirler.

Cemaat içinden önemli bir ismin benimle paylaştığı şok bilgileri ve iddiaları, Anayasa’dan kaynaklanan hakkımı kamu adına duyarlı bir vatandaş ve araştırmacı yazar olarak kullanmak suretiyle yazımın son kısmında dile getirmek istiyorum.

KPSS skandalıyla ilgili gerçeğin çok daha vahim sonuçları bulunduğu öne sürülmektedir.

ÖSYM’den çalınan sorularla ilgili soruşturma esnasında skandalla birebir ilgisi tespit edilen Ş.C adlı bir şüpheliden bahsedilmekte..

O dönemde, bahis konusu şüpheli şahsın ilgili savcıya itiraflarda bulunmasının kendisiyle birebir bağlantılı bazı kişilerce istenmediği öne sürülmektedir.

*****

Ş.C.’nin başına gelen dramatik olaya dikkat çekilmekte, şüphelinin intihar mı ettiği yoksa bir cinayete kurban mı gittiği sorusu ciddi bir biçimde sorulmaktadır.

Tarafıma ulaşan bilgilere göre şüphelinin 2013’te hayatını kaybetmesine yol açan olaya intihar süsü verildiği iddia edilmektedir.

*****

Ş.C. adlı şahsın önce YÖK’te sonra ÖSYM’de görev yapmış olan bir bilgisayar mühendisi olduğu ve soruşturmanın genişlemesi üzerine “Konuşmak zorunda kalabilirim” dediği öne sürülmektedir.

Şüpheli şahsın 2010 KPSS sorularının hazırlandığı bilgisayarda görevli olduğu, soruları çok ilginç bir yöntemle dışarıya sızdırdığı iddia edilmektedir
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-03-2015, 09:10   #204
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler

drasc


drasc



samsa



drsvc


Nasıl Yani



nasıl küçük görüşmeler???????


dr.objektif



hakimle görüşme


hacettepecerrah



drrıza

bezgin şirin


mecburum



mecburum



mecburum



ÖSYM yi

sadece + bakanlığı?



+ uzmanlık kurulu ??



+ meclis
















hiç




ösym tus formatının aynısı deneme sınavı










bu iddiaları da ÖSYM arastirmadi

015, Cuma 14:31

KPSS'de soru sızdırılmasıyla ilgili olarak ifadeye çağrılan Ş.D. isimli ÖSYM çalışanın sır intiharının arkasında paralel örgütün olduğu iddia edildi.

16 Temmuz 2013'te Ankara Büyülü Fener Sineması'nın 5. katından atlayarak intihar ettiği öne sürülen ÖSYM çalışanı Ş.D.'nin, paralel cinayete uğradığı iddia edildi.

ÖSYM'de eski yıllarda yapılan "soru sızdırma"ların faili durumundaki "paralel ekip"in baskı kurduğu Ş.D.'nin, 2013 KPSS sınav soruları ile ilgili olarak ifadeye çağırılmasının ardından şüpheli bir şekilde öldüğü öne sürüldü. Ş.D.'nin yakın çevresinin ve arkadaşlarının açıklamalarına göre; bu bir intihar ya da olağan ölüm değil, cinayet. Ş.D.'nin ölümüyle ilgili 2013/93220 dosya numaralı soruşturmanın, "yüksekten düşme sonucu ölüm" raporuyla takipsizlik kararı verilerek, hiçbir araştırma yapılmadan şüpheli şekilde kapatıldığı öğrenildi.

KOZMİK ODADA 20 GÜN
Ş.D., ÖSYM tarafından yapılan bütün sınavlara ait soruların hazırlandığı ve kitapçık basımlarının yapıldığı matbaada, 2013 yılı KPSS sınavı için görevlendirildi. Ş.D, ölümünden 2 gün öncesine kadar 20 gün süreyle "kozmik oda"da kaldı. Kozmik Oda, sınav sorularının hazırlandığı ve dijital ortama aktarıldığı, en az Merkez Bankası kadar yüksek güvenlikli bir birim.

SORULAR NASIL SIZDIRILDI
2010 KPSS ve özellikle 2012 hakimlik imtihanındaki soruların çalındığı iddialarının yoğun şekilde gündeme gelmesi üzerine, çok sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı 2013 KPSS imtihanında, "paralel ekip" akıllara durgunluk verecek bir metod geliştirdi.

Basım işinin yapıldığı binaya, hiçbir teknolojik aletle girilmesinin mümkün olmadığı, cep telefonlarının alınmadığı ve çok yüksek güvenlik önlemlerinin düşünüldüğünü haber alan "paralel ekip" 2013 KPSS'sinden yine de vazgeçmedi ve yurtdışından da aldığı destekle hazırladığı planı uygulamaya koydu.

Plana göre, imtihan sorularının basım işinde görevli olan bir kişi, Türkiye'de özellikleri pek bilinmeyen bir "çip"e soruları kaydetti ve özel bir donanımla, basım işlerinin yapıldığı matbaadaki tuvaletten kanalizasyona atıp, sifonu çekti. Özel olarak hazırlanan çip, binanın pis su borularından bina dışına çıkarak, "paralel ekip" tarafından kanalizasyonda oluşturulan farklı setlerden birisine takılması sağlandı ve sinyal verdi. Gelen sinyale göre "çip"in hangi sette takıldığını öğrenen paralel ekip, soruların bulunduğu "çip"e ulaştı ve gerekli yerlere gönderdi. Yüksek güvenlik önlemleri sebebi ile, sorulara umduğundan daha geç ulaşan "paralel ekip", soruları planladığı oranda her yere dağıtamadı.

SAVCI Ş.D.'Yİ İFADEYE ÇAĞIRDI
İddialara göre; bir ihbar sonrası olay savcılığa intikal etti. Olayı soruşturan savcı, baskı işlerinin bittiği gün, Ş.D.'yi ifadeye çağırdığı ve "Senin bu olayı tek başına yapman mümkün değil. Arkanda kimler olduğunu anlatırsan tanık korumadan yararlanmanı sağlarım" dediği, Ş.D.'nin ise savcıdan 1 günlük süre istediği öne sürüldü.

ABİLERDEN SIKI TEHDİT
İddialara göre; savcıdan 1 günlük süre isteyen, kendisi de bir yıl öncesinde şaibeli 2012 KPSS'si ile ÖSYM'ye giren Ş.D., aynı günün akşamında konuyu irtibatlı olduğu abileriyle paylaştı. Soru hırsızlığı olayının yargıya yansıyacağını anlayan "paralel ekip"in Ş.D.'ye "Bu konuda kesinlikle konuşamazsın. Bu bizim sonumuz olur. Canın pahasına da olsa bu sırrı saklayacaksın" dedikleri ve üstü kapalı biçimde Ş.D.'yi tehdit ettikleri öne sürüldü.



TEHDİTTEN 1 GÜN SONRA ÖLDÜ
Geceyi ailesinin evinde geçiren Ş.D.'nin sabah erken saatlerde ailesine haber vermeden evden ayrıldığı öğrenildi. Öğlen saatlerinde Kızılay'daki Büyülü Fener Sineması'na gelen Ş.D., bir süre sonra 5. katta bulunan terasın demir parmaklıklarından zemine düşerek hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma sürecinde Ş.D.'nin ölüm nedeniyle ilgili ailesine ilk önce "Kaza", daha sonra ise "İntihar" denildiği öğrenildi. Ş.D.'nin bir yakını, "Otopside intihar bulgusuna rastlamamışlar. Zaten intihara eğilimli birisi değildi" şeklinde konuştu.

ÖLÜMÜNDE CİDDİ ŞÜPHELER VAR
Olaya şahit olanların iddialarına göre; Ş.D.'nin demir parmaklıklardan düşmesinin ardından yapılan incelemede, terastaki demir parmaklıklarda kan izlerine rastlandı. Bu durum; Ş.D.'nin düşmeden önce yaralandığı, düşmeden hemen önce de yarasından akan kanın parmaklıklara bulaştığı şüphesini doğuruyor. Şüpheli ölümle ilgili olay sonrasında gerçekleşen soruşturmada ise; Ş.D.'nin telefon görüşmelerine ilişkin HTS kayıtlarının dahi araştırılmadığı ve dosyanın alelacele kapatıldığı iddia edildi. Ş.D.'nin otopsi raporunda "Kusur izafesi bulunamadı. Kanda alkol tespit edilemedi" ifadelerine yer verildi.

KAMERA KAYITLARI NASIL YOK EDİLDİ
Ölüm olayının gerçekleştiği Büyülü Fener Sineması'nın giriş kapısında güvenlik kameraları bulunmasına rağmen, Ş.D.'nin binaya girişine ait görüntülerin yok edildiği iddia edildi. Çevredeki başka işyerlerinin kamera kayıtları da incelenmediği için, Ş.D.'nin binaya hangi saatte ve kimlerle giriş yaptığı tespit edilmeden, dosya kapatıldı. Ş.D.'ye ait savcılık dosyasında bulunan tek kamera görüntüsünün ise; Ş.D. yere düşerken kaydedilen görüntüsü olduğu öğrenildi.

Kaynak: Yeni Akit
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-04-2015, 16:43   #205
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler

drasc


drasc



samsa



drsvc


Nasıl Yani



nasıl küçük görüşmeler???????


dr.objektif



hakimle görüşme


hacettepecerrah



drrıza

bezgin şirin


mecburum



mecburum



mecburum



ÖSYM yi

sadece + bakanlığı?



+ uzmanlık kurulu ??



+ meclis
















hiç




ösym tus formatının aynısı deneme sınavı










merdi kipti secaat arzederken sirkatin söyler
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-07-2015, 08:55   #206
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

MEMURLAR.NETFOTO GALERİKPSSBECAYİŞİLANANKETSÖZLÜKVİDEOSORU/CEVAPÜYE

KPSS sorularını çalanlar gözaltına alınacak

Twitter fenomeni Kuşçubaşı Eşref KPSS ve polis sınavı sorularını çalan şebeke üyelerinin 15 gün içinde gözaltına alınacağını duyurdu.

07 Ocak 2015 00:29

Twitter fenomeni Kuşçubaşı Eşref, KPSS ve polis sınavı sorularını çalan şebeke üyelerinin 15 gün içinde gözaltına alınacağını duyurdu.

HSYK seçimleri sırasında attığı twet'ler ile ilgi toplayan twitter fenomeni Kuşçubaşı Eşref, KPSS ve polis sınavı sorularının çalınmasıyla ilgili bazı kişilerin 15 gün içinde göz altına alınacağını duyurdu.

İŞTE KUŞÇUBAŞI EŞREF'İN O TWİT'LERİ...

Bu haber*****4,168*****defa okundu.

Memurlar.Net - Özel
http://www.memurlar.net/haber/496349/
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-07-2015, 14:01   #207
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

07 Ocak 2015, Çarşamba
Normal siteAna SayfaHaberlerManşetlerÇok Okunan

İşte 2010 KPSS sorularını sızdıran kişi

TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Abdullah Çavuşoğlu, KPSS sorularını sızdıran kişiyi açıkladı. Çavuşoğlu, bu kişinin Mustafa Asil olduğunu ve Yeni Zelenda'ya kaçtığını söyledi.

7 Ocak 2015 Çarşamba 12:24

TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Abdullah Çavuşoğlu, ÖSYM'de paralelcilerin tek bir elemanı olduğunu, editörlük amacıyla da bütün sorularını gördüğünü açıkladı. Bu kişinin de Mustafa Asil olduğunu belirtti. Ayrıca Mustafa Asil'in Yeni Zelenda'ya kaçtığını vurguladı.

Çavuşoğlu'nun Twitter'dan yaptığı açıklama:

Abdullah Çavuşoğlu

Bazı arkadaşlar bunları neden önceden yazmadın diyor. zamanında ÖSYM-KPSS skandalını soruşturan Savcı Şadan Sakınan'a olan biteni bizzat..

Abdullah Çavuşoğlu

Yanına giderek anlattım. Hatta tehlikeyi göze alarak KPDS için 10 bin TL ye sınav geçiren bir çeteye YEM olarak müşteri yollayıp ses..

Abdullah Çavuşoğlu

Kaydı aldırıp tüm detayları yöntem-kişiler-banka hsp vs öğrendim ve kayıtları savcı SAKINAN a verdim. Sonuç: HİÇ BİR ŞEY OLMADI!

Abdullah Çavuşoğlu

YAPININ ÖSYM de 1 tek elemanı vardı. O da tüm sınavların sorularını editörlük amacıyla GÖREN/OKUYAN kişi idi. Adı Mustafa ASİL idi..

Abdullah Çavuşoğlu

MUSTAFA ASİL KPSS skandalı ortaya çıkar çıkmaz soluğu Kanada da aldı Yüksek Lisans yapacağım diye. Ardından da Yeni Zelendaya kaçtı.

Abdullah Çavuşoğlu

Orada PARALEL in sınav başarılarının sırrını sanırım anladınız!

(Yok)
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-07-2015, 15:16   #208
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

KPSS’deki kopyanın şifresi Asil’de mi?Kılıçdaroğlu, Bakan Çubukçu’ya, sorular çalındığı için iptal edilen KPSS sorularının tamamını gören tek kişi olan ÖSYM uzmanı Mustafa Asil hakkında neden soruşturma açılmadığını sordu

0Sitene Ekle

BAHAR ATAKAN Ankara

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma, gözleri yeniden KPSS’deki kopya skandalına çevirdi. Soruların çalındığı iddiasıyla iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Testi’ndeki soruların tamamını gören tek kişi olan Mustafa Asil hakkında neden soruşturma açılmadığını soran Kılıçdaroğlu, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’dan yanıt beklediğini vurguladı.*****
Savcılığın, KPSS soruşturması kapsamında arama yaptığı ÖSYM’nin Test Araştırma Birimi’nde uzman olarak çalışan Asil’in, doktora için Kanada’ya gönderildiğini söyleyen CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter ise konuyla ilgili Çubukçu’ya iki kez soru önergesi yönelttiğini ancak, yanıt alamadığını belirtti. Serter, “Asil neden yurtdışına kaçırıldı?” diye sordu.

‘Neden soruşturma dışında?’
Kılıçdaroğlu, “KPSS’de sorular çalındı. Bu soruların tamamanı gören tek kişi var: Mustafa Asil. Soruşturma açılırken Kanada’ya gönderildi. Bir yıl süreyle doktora yapsın diye. Bir yılda doktora nasıl olacaksa? Bir yılı tamamlamadan geri geldi. Halen soruşturma kapsamı dışında, niçin? YÖK’ten sorumlu olan bakandan yanıt bekliyoruz. Bu kişi kimdir, neden soruşturmanın kapsamı dışında tutuldu?” dedi.

Serter araştırdı
Serter, Milliyet’e yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “ÖSYM Başkanı’na, ‘315 kişiyi neden YÖK’e devrettiniz’ diye ısrarla sordum. Yanıt olarak, ‘Bu insanlar şaibeli ve yetersiz’ denildi. Ancak, yeni eleman alımı yapılamadığı için bu insanlar 5 ay daha ÖSYM’de çalışmaya devam edecek. Bu kişilerin tümü hakkında soruşturma açıldığı, suçları kanıtlanamadığı halde, bir kişi için hiç soruşturma açılmadı. Bu kişi Mustafa Asil. Kanada’ya gönderiliyor, ancak 6 ay sonra geri gelip tekrar görevine başlıyor. Hakkında halen soruşturma açılmadı. Bu kişi soruların tamamını gören tek kişi ve dışarı kaçırılıp, soruşturmadan uzak tutuluyor. Çubukçu’dan yanıt alamadım.”

YÖK inceleme istedi*****
Edinilen bilgiye göre YÖK, iddialar üzerine ÖSYM’nin inceleme başlatmasını istedi. ÖSYM’den gelecek bilgilerin YÖK tarafından MEB’e iletileceği kaydedildi. İddiaya göre Asil, ÖSYM’nin soru biriminde görev yaptığı için edindiği özel bir şifre ile önceden gördü. Asil’in iptal edilen KPSS öncesinde izin istediği iddia edildi. Alınan bilgiye göre, halen Test Araştırma Birimi’nde uzman olarak görev yapan Mustafa Asil, Kanada’ya TÜBİTAK’tan aldığı eğitim bursu ile gitti. Asil, burs yarım dönemi kapsadığı için eğitimini tamamlayarak yakın zamanda Türkiye’ye geri döndü.

*****

İKİ SORU ÖNERGESİ VERİLDİ, YANIT YOK*****
Serter, Çubukçu’nun cevaplaması için Meclis’e verdiği iki soru önergesinde şu ifadelere yer verdi:
1. ÖNERGE: Asil hakkında neden soruşturma açılmamıştır? Kendisinin şaibeli görülmeme sebepleri nelerdir?
2. ÖNERGE: 1. Asil’in, soruşturma kapsamı dışında bırakılarak Kaanada’ya gönderildiği doğru mudur?
2. ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Grup Temizlik firmasında temizlik görevlisi olarak çalışan ve YÖK Başkanı Özcan’ın şoförünün eşi olan kişinin, Bilgi İşlem Birimi’nde sekreter olarak çalıştırıldığı doğru mudur?
3. Bilgi İşlem Birimi’nde çalıştırılan Ahmet Topçu’nun ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Meteksan Firması’nda geçici işçi olduğu doğru mudur?
4. Test Araştırma Birimi’nde çalıştırılan Melek Erdoğan’ın ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Meteksan Firması’nda geçici işçi olduğu doğru mudur?
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-07-2015, 19:07   #209
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
KPSS’deki kopyanın şifresi Asil’de mi?Kılıçdaroğlu, Bakan Çubukçu’ya, sorular çalındığı için iptal edilen KPSS sorularının tamamını gören tek kişi olan ÖSYM uzmanı Mustafa Asil hakkında neden soruşturma açılmadığını sordu

0Sitene Ekle

BAHAR ATAKAN Ankara

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma, gözleri yeniden KPSS’deki kopya skandalına çevirdi. Soruların çalındığı iddiasıyla iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Testi’ndeki soruların tamamını gören tek kişi olan Mustafa Asil hakkında neden soruşturma açılmadığını soran Kılıçdaroğlu, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’dan yanıt beklediğini vurguladı.*****
Savcılığın, KPSS soruşturması kapsamında arama yaptığı ÖSYM’nin Test Araştırma Birimi’nde uzman olarak çalışan Asil’in, doktora için Kanada’ya gönderildiğini söyleyen CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter ise konuyla ilgili Çubukçu’ya iki kez soru önergesi yönelttiğini ancak, yanıt alamadığını belirtti. Serter, “Asil neden yurtdışına kaçırıldı?” diye sordu.

‘Neden soruşturma dışında?’
Kılıçdaroğlu, “KPSS’de sorular çalındı. Bu soruların tamamanı gören tek kişi var: Mustafa Asil. Soruşturma açılırken Kanada’ya gönderildi. Bir yıl süreyle doktora yapsın diye. Bir yılda doktora nasıl olacaksa? Bir yılı tamamlamadan geri geldi. Halen soruşturma kapsamı dışında, niçin? YÖK’ten sorumlu olan bakandan yanıt bekliyoruz. Bu kişi kimdir, neden soruşturmanın kapsamı dışında tutuldu?” dedi.

Serter araştırdı
Serter, Milliyet’e yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “ÖSYM Başkanı’na, ‘315 kişiyi neden YÖK’e devrettiniz’ diye ısrarla sordum. Yanıt olarak, ‘Bu insanlar şaibeli ve yetersiz’ denildi. Ancak, yeni eleman alımı yapılamadığı için bu insanlar 5 ay daha ÖSYM’de çalışmaya devam edecek. Bu kişilerin tümü hakkında soruşturma açıldığı, suçları kanıtlanamadığı halde, bir kişi için hiç soruşturma açılmadı. Bu kişi Mustafa Asil. Kanada’ya gönderiliyor, ancak 6 ay sonra geri gelip tekrar görevine başlıyor. Hakkında halen soruşturma açılmadı. Bu kişi soruların tamamını gören tek kişi ve dışarı kaçırılıp, soruşturmadan uzak tutuluyor. Çubukçu’dan yanıt alamadım.”

YÖK inceleme istedi*****
Edinilen bilgiye göre YÖK, iddialar üzerine ÖSYM’nin inceleme başlatmasını istedi. ÖSYM’den gelecek bilgilerin YÖK tarafından MEB’e iletileceği kaydedildi. İddiaya göre Asil, ÖSYM’nin soru biriminde görev yaptığı için edindiği özel bir şifre ile önceden gördü. Asil’in iptal edilen KPSS öncesinde izin istediği iddia edildi. Alınan bilgiye göre, halen Test Araştırma Birimi’nde uzman olarak görev yapan Mustafa Asil, Kanada’ya TÜBİTAK’tan aldığı eğitim bursu ile gitti. Asil, burs yarım dönemi kapsadığı için eğitimini tamamlayarak yakın zamanda Türkiye’ye geri döndü.

*****

İKİ SORU ÖNERGESİ VERİLDİ, YANIT YOK*****
Serter, Çubukçu’nun cevaplaması için Meclis’e verdiği iki soru önergesinde şu ifadelere yer verdi:
1. ÖNERGE: Asil hakkında neden soruşturma açılmamıştır? Kendisinin şaibeli görülmeme sebepleri nelerdir?
2. ÖNERGE: 1. Asil’in, soruşturma kapsamı dışında bırakılarak Kaanada’ya gönderildiği doğru mudur?
2. ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Grup Temizlik firmasında temizlik görevlisi olarak çalışan ve YÖK Başkanı Özcan’ın şoförünün eşi olan kişinin, Bilgi İşlem Birimi’nde sekreter olarak çalıştırıldığı doğru mudur?
3. Bilgi İşlem Birimi’nde çalıştırılan Ahmet Topçu’nun ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Meteksan Firması’nda geçici işçi olduğu doğru mudur?
4. Test Araştırma Birimi’nde çalıştırılan Melek Erdoğan’ın ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Meteksan Firması’nda geçici işçi olduğu doğru mudur?

ÖSYM araştırma yerine yine örtbas etmiş


BASIN DUYURUSU

(23 Mart 2011)

ÖSYM Çalışanları Hakkında Basında Yer Alan Haberler

Son zamanlarda bazı basın-yayın organlarında, ÖSYM’de çalışan personel ile ilgili*****bazı*****haberler yer almaktadır. Bu kapsamda aşağıdaki açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur.

Çalışanlarımızdan Dr. Mustafa Asil, 1416 sayılı Kanun kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ÖSYM’nin uzman personel ihtiyacının karşılanması amacıyla resmi-burslu statüde 2002 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne*****yüksek lisans eğitimi*****için gönderilmiştir. Yüksek lisans eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra yurda dönmüş ve mecburi hizmetinin karşılığı olarak 15.02.2005 tarihinde Merkezimizde testlerin hazırlandığı birimde Araştırmacı kadrosunda görevine başlamıştır.

Dr. Asil, Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme alanında 2010 yılı Ocak ayında Hacettepe Üniversitesi’nde doktora eğitimini tamamlamış ve devamında TÜBİTAK’a doktora sonrası çalışmalar yapmak üzere burs başvurusunda bulunmuştur. TÜBİTAK’tan kazandığı 2219 kodlu “Yurtdışı Doktora Sonrası Araştırma Bursu” kapsamında Merkezimizin izniyle Kanada’ya giderek 4 ay süre ile akademik çalışmalar ve projeler yürütmüştür. Uzmanlık alanındaki ihtiyaç nedeniyle Merkezimiz tarafından burs süresi tamamlanmadan geri çağırılmıştır.

Tüm ilgililer gibi Dr. Asil’in de, yürütülen soruşturma kapsamında YÖK Denetleme Kurulu ve Ankara Cumhuriyet Savcılığı tarafından ifadesi alınmıştır.

İptal edilen 2010-KPSS Eğitim Bilimleri Sınavında soruların tamamının sadece ilgili tarafından görüldüğüne ilişkin bir tespit söz konusu değildir. Basında yer aldığı şekliyle sadece ilgilinin tek başına soruların tamamına erişebilmesi için kendisine özel bir şifre verilmesi söz konusu olmamıştır.

Merkezimiz ve çalışanları ile ilgili doğruluğu teyid edilmemiş bu türden haberler, hem merkezimizin toplumsal imajına zarar vermekte hem de kişisel hakları ihlal edici nitelik arz etmektedir. Merkezimize yıllardır başarı ile hizmet etmiş, alanında bilgi, birikim, deneyim sahibi personelimizin de suçluluğu ispat edilmeden toplum nezdinde zan altında bırakılması kendisi kadar kurumumuzu da rencide etmektedir. Tüm çalışanlarıyla ÖSYM, yeniden yapılanma sürecinde kamuoyunda güven sağlamaya yönelik olağanüstü gayret göstermekte, bu konuda değerli basınımızın desteğini yanıda görmek istemektedir. Her türlü haberi yayınlama konusunda özenli davranan basınımızın bu konuda da aynı özeni göstermesi beklenilmektedir.

Kamuoyuna ve basına duyurulur.

**************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************************ÖSYM BAŞKANLIĞI
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-07-2015, 19:11   #210
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM araştırma yerine yine örtbas etmiş


BASIN DUYURUSU

(23 Mart 2011)

ÖSYM Çalışanları Hakkında Basında Yer Alan Haberler

Son zamanlarda bazı basın-yayın organlarında, ÖSYM’de çalışan personel ile ilgili*****bazı*****haberler yer almaktadır. Bu kapsamda aşağıdaki açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur.

Çalışanlarımızdan Dr. Mustafa Asil, 1416 sayılı Kanun kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ÖSYM’nin uzman personel ihtiyacının karşılanması amacıyla resmi-burslu statüde 2002 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne*****yüksek lisans eğitimi*****için gönderilmiştir. Yüksek lisans eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra yurda dönmüş ve mecburi hizmetinin karşılığı olarak 15.02.2005 tarihinde Merkezimizde testlerin hazırlandığı birimde Araştırmacı kadrosunda görevine başlamıştır.

Dr. Asil, Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme alanında 2010 yılı Ocak ayında Hacettepe Üniversitesi’nde doktora eğitimini tamamlamış ve devamında TÜBİTAK’a doktora sonrası çalışmalar yapmak üzere burs başvurusunda bulunmuştur. TÜBİTAK’tan kazandığı 2219 kodlu “Yurtdışı Doktora Sonrası Araştırma Bursu” kapsamında Merkezimizin izniyle Kanada’ya giderek 4 ay süre ile akademik çalışmalar ve projeler yürütmüştür. Uzmanlık alanındaki ihtiyaç nedeniyle Merkezimiz tarafından burs süresi tamamlanmadan geri çağırılmıştır.

Tüm ilgililer gibi Dr. Asil’in de, yürütülen soruşturma kapsamında YÖK Denetleme Kurulu ve Ankara Cumhuriyet Savcılığı tarafından ifadesi alınmıştır.

İptal edilen 2010-KPSS Eğitim Bilimleri Sınavında soruların tamamının sadece ilgili tarafından görüldüğüne ilişkin bir tespit söz konusu değildir. Basında yer aldığı şekliyle sadece ilgilinin tek başına soruların tamamına erişebilmesi için kendisine özel bir şifre verilmesi söz konusu olmamıştır.

Merkezimiz ve çalışanları ile ilgili doğruluğu teyid edilmemiş bu türden haberler, hem merkezimizin toplumsal imajına zarar vermekte hem de kişisel hakları ihlal edici nitelik arz etmektedir. Merkezimize yıllardır başarı ile hizmet etmiş, alanında bilgi, birikim, deneyim sahibi personelimizin de suçluluğu ispat edilmeden toplum nezdinde zan altında bırakılması kendisi kadar kurumumuzu da rencide etmektedir. Tüm çalışanlarıyla ÖSYM, yeniden yapılanma sürecinde kamuoyunda güven sağlamaya yönelik olağanüstü gayret göstermekte, bu konuda değerli basınımızın desteğini yanıda görmek istemektedir. Her türlü haberi yayınlama konusunda özenli davranan basınımızın bu konuda da aynı özeni göstermesi *ÖSYM BAŞKANLIĞI
89 kişinin hakkına girmek…

Yıldıray Oğur

yildiray.ogur@tg.com.tr

279.889 kişinin girdiği bir sınav düşünün. 120 soruda 100 net ve üstü yapmayı başarıp yüzde 1’e giren 3277 aday içerisinde tam tamına 324 evli çift var. Ne dersiniz; *****Ailenin zihin açıcı etkisi? Evliliğin bereketi?


Bir sınav düşünün; o zaman kadar yapılmış bütün sınavlarda sadece birkaç kişi bütün soruları doğru cevaplamayı başarmış.. Bir yıl önceki şampiyon ve bir yıl sonraki sınav birincisinin bile başaramadığını ise o yıl sınava giren 350 kişi aynı anda başarmış olsun. 120 soruda 120 net. Ve bu 120 kişiden en az 20’si yine evli çiftler.


Ankara’dan N.S ve A.S, Malatya’dan R.Y ve Z.Y, İzmir’den H.B ve N.B, Sakarya’dan L.Ç ve S.Ç, Malatya’dan R.N ve B.K adlı çiftler 120’de 120 net mucizesini gerçekleştiren evli çiftlerden sadece birkaçı. *****


Ankara’dan H.A ve S.A çifti ise daha büyük bir mucizeyi gerçekleştirmiş:İkisi birden tek bir soruyu yanlış cevaplayıp 119 nette kalmışlar. Malatyalı Ö. ailesinde E.Ö 117, eşi A.Ö. 111, İzmirli S. Ailesinde damat Bey 113, gelin hanım 116 net yapmış.


Bütün bu mucizeler Temmuz 2010 KPSS Eğitim Bilimleri sınavında gerçekleşmişti. Öğretmen olmak isteyen 279.889 gencin atanmak için ter döktüğü sınav, ÖSYM tarafından “bazı usulsüzlüklerin meydana geldiği kanaatine varıldığından” iptal edilip Ekim ayında tekrarlanmıştı.


Peki o sınavda ne oldu? Bir mucize daha. Sınavdan iki yıl sonra CHP’li milletvekilinin soru önergesi üzerine Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in verdiği cevaplara bakalım.


İptal edilen sınavda 100 net ve üzeri yapmış 3.227 çok başarılı öğrenciden 1.175’i nedense bu yeni sınava girmemiş. *****Girenlerin ise sadece 76'sı dört ay önceki başarısını tekrarlayıp 100 net üzeri çıkarmış. Peki, iptal edilen sınavda 120’de 120 yapan şampiyonlar ne yapmış dört ay sonra. İptal edilen sınavda 120 net yapan 350 şampiyondan 148'i yenilenen sınava hiç girmedi. Girenlerden ise sadece 2’si 100 netin üzerine çıkabildi. Zaten tekrarlanan sınavın birincisi bile dört ay önce 350 kişinin birlikte başardığı 120’de 120 neti tutturamayıp 111 nette kaldı.


Peki ne yapıldı iptal edilen bu mucizevi sınavla ilgili?


Türk Eğitim Sen’in kendilerine adaylardan gelen puan hesaplama itirazlarını dillendirilmesi başlayan tartışmalara büyüdü, önce ciddiye almayıp “Mutsuz insanların feryadı” diyen ÖSYM, sınav *****sonuçlarını gösteren çan eğrisinde 3 bin kişinin yarattığı sıradışı ikinci bir çan eğrisini görünce bir sorun olduğuna hükmetti ve sınavı iptal etti.


Sınavla ilgili hemen idari soruşturma açıldı.*****Önce YÖK soruşturmasında 120 net yapan adayların matematik testlerinin olduğu soru sayfalarının bile kalpleri kadar tertemiz, tek çiziksiz olduğu saptandı.


Sonra Ankara Savcılığı sınavla ilgili adli soruşturma başlattı. Aynı anda Cumhurbaşkanı Gül, Devlet Denetleme Kurulu’na bu konuyu araştırması için talimat verdiğini açıkladı.


ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan skandal üzerine istifa etti. Soruşturmayı üstlenen savcı Şadan Sakınan, ÖSYM’nin tüm kozmik bilgilerini Ankara *****Adliyesi’ne getirdi. Yapması gereken MERNİS kayıtları ve telefon tapelerini kullanarak bu şüpheli 3227 kişi arasındaki ilişkiyi saptamaktı. Ama o tuhaf bir şekilde işe 30 polisle sabaha karşı ÖSYM soru kitapçıklarının basıldığı METEKSAN fabrikasını basarak başladı.


Tam o sıralarda birden bire Emniyet 10 ilde düzenlediği operasyonla KCK bağlantılı Joker çetesini çökerttiğini açıkladı. İddiaya gire çete KPSS de dahil sınavlarda sahte kimliklerle adayların yerine jokerlerini sokuyordu. Bir anda skandalın arkasında KCK bulunuverdi.


Daha da zamanlaması manidarı bu operasyon haberinden sadece birkaç gün önce gazetelere şöyle bir haber düşmüştü: “Başbakan, KPSS skandalını araştırması için MİT’e talimat verdi.”


Ama sonra birden her şey yavaşladı.*****Zamanın YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ı bile Kasım 2010’da isyan ettiren bir rehavetti bu: *****“Bugünlerde son derece moralim bozuk. Nasıl oluyor da geçen seneki polislik sınavında soruları kimin çaldığını bulamıyorlar. KPSS ile ilgili aradan üç ay geçti. Savcı bey çalışıyor, iyi niyetle de çalışıyor ama hala netice yok. Nedir yani bu, nasıl bulamıyoruz? Ben bunu anlamıyorum ve çok üzülüyorum.”


Üzeri kapatılmak üzere olan skandalla ilgili sessizliği 11 ay sonra istifa eden ÖSYM Başkanı bozdu. “Bilişim” adlı dergiye yazdığı makalede açık konuştu: Kanımca bu örgütlü bir hırsızlık olayıdır. Sınavdan önce soruları gören ve sayılarının 2-3 bin dolayında olduğu tahmin edilen adayların da ağzı çok sıkı kişiler olduğu anlaşılmaktadır. Bunu yaparken, belki de ÖSYM içindeki bir-iki kişiden yardım almıştır.”


Eski ÖSYM Başkanı’nın ima ettiğini grup toplantısında CHP lideri Kılıçdaroğlu adını koydu. Kılıçdaroğlu ÖSYM’nin Test Araştırma Birimi’nde uzman olarak çalışan ve sınav sorularını okuyarak Türkçesini düzelten Mustafa Asil adlı çalışanın adını vererek sorular sordu:*****“Bu soruların tamamı gören tek kişi var: Mustafa Asil. Soruşturma açılırken Kanada’ya gönderildi. Bir yıl süreyle doktora yapsın diye. Bir yılda doktora nasıl olacaksa? Bir yılı tamamlamadan geri geldi. Halen soruşturma kapsamı dışında, niçin? YÖK’ten sorumlu olan bakandan yanıt bekliyoruz. Bu kişi kimdir, neden soruşturmanın kapsamı dışında tutuldu?”


ÖSYM, çalışanını savunan bir açıklama yaptı. Kanada’ya TÜBİTAK bursuyla post doktora için gönderildiğini, dört ay sonra bursu bitmeden uzmanlığına ihtiyaç duyularak geri çağrıldığını, Asil’in idari ve adli makamalara ifade verdiğini açıkladı.


Tuhaf olanı ÖSYM’nin çalışanı Mustafa Asil’i Kanada’nın ardından bu kez burslu olarak Yeni Zelanda’ya göndermiş olması. (Yazıyı yazmadan önce soru sormak için mail attığım Asil, Auckland Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde sınavlar ve ölçme yöntemleri üzerine araştırma asistanı olarak post-doktora çalışmalarını sürdürüyor. İddialarla ilgili bir cevap verirse burada kendisine yer vereceğim )


Soruşturmayla ilgili çıkan son haberlerden biri Mayıs 2013 tarihli. 2004-2010 arasında ÖSYM sınavlarını bir bilirkişiye inceleten *****savcı, 157 milyon liralık yolsuzluk tespit etmiş ve aralarında eski başkan Yarımağan’ın da olduğu 70 ÖSYM çalışmasının ifadesinin alınmasın talimatını vermişti.


*****Zaman gazetesinin haberinde “Bilirkişi heyetinin raporunun ardından savcı, aralarında dönemin ÖSYM Başkanı Yarımağan'ın da bulunduğu yönetim kurulu üyelerinin tapu kayıtlarının incelenmesini istedi” gibi cümleler dikkat çekiciydi.


Peki, 2010 KPSS’indeki skandal? 2010 KPSS *****soruşturması 2013 Eylül ayında 2012’deki KPSS ile ilgili yürütülen başka bir dosyayla birleştirildi. 3 yıl boyunca dosyayı süründüren Savcı Şadan Sakınan dosyayı devredip, Ankara Cumhuriyet Başsavcı Yardımcısı oldu. *****


Ya Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu’nun raporu.? Rapor, 2010 Şubat’ında savcılığa ve YÖK’e verildi ama açıklanmadı. Açıklanan kısmında matbaa, yolsuzluk gibi suçlamalar vardı ama KPSS 2010 Eğitim Bilimleri Sınavı’nda ne olduğuyla ilgili hiçbir şey yoktı


Başbakan’ın MİT’e verdiği talimatın sonucunu ise hiç bilmiyoruz.


Peki, tespit edilmesi o kadar da zor olmayan eski ÖSYM Başkanı’nın tabiriyle “örgütülü hırsızlık olayı” *****ile ilgili soruşturma şu an nerede, üç buçuk yılda neden bir sonuç alınamadı?


Birkaç soruyla cevap vermeye çalışalım:


Şüpheli 3227 aday arasında 250’den fazla kişinin adres olarak cemaate bağlı okullar ve dershaneleri göstermesi nasıl açıklanıyor? Bunlar arasında 25 de çiftin olmasının bir izahı var mı?


120’de 120 yapan çiftlerden gazetelere yansıdığı kadarıyla en az dördünün cemaate bağlı okul ve dershanelerde çalışıyor olması tesadüf mü?


100’ün üzerinde net yapan 3227 şüpheli adaydan, 250’sinin adres olarak askeri lojmanları göstermiş, (Harp Akademileri, Karar Harp Okulu, İzmit, Gölcük ve Diyarbakır ağırlıklı) öğretmen adayı subay eşleri olması da tesadüf müdür?


Ve; 3.5 yılda, 3.5 günde bir sonuca varılabilecek soruşturmayı bir adım ilerletmemeyi başaran güçle, 279.889 kişinin hakkına girmeye çalışan çete arasında bir ilişki var mıdır?


Son soru: O, 279.889 kişiye bu sorular sorulsa, herkesin full çekme ihtimali sizi korkutmuyor mu?**********

3.2.2014
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ÖSYM'den sınavlara yeni güvenlik tedbirleri aerol ÖSYM 2 01-20-2019 08:12
ÖSYM'den 'güvenlik' ilanı aerol ÖSYM 0 10-21-2010 12:52
ÖSYM'den sınavlara yeni güvenlik tedbirleri medihaber TIP Tercih Edecek Adaylar 0 10-05-2010 19:09
ÖSYM'den ÜDS'ye gireceklere uyarı aerol Genel Mesleki Konular 0 10-03-2010 13:30
Tumer'den ÖSYM ve tusdataya!! steTUSkop Tusdata 4 05-07-2010 16:34


Şu Anki Saat: 07:06


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com