www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > TUS (TIPTA UZMANLIK SINAVI) , Yan Dal Uzmanlık Sınavı (YDUS) ve USMLE PLATFORMU > TUS Dersaneleri > Tusdata

2283 (0 Kayıtlı Ve 2283 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04-18-2012, 06:50   #431
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

Güven Erkaya'nın 28 Şubat itirafları: Postmodern darbenin itirafları
28 Şubat'ın öne çıkan isimlerinden dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya, postmodern darbe sürecinin perde arkasını diplomat arkadaşı Taner Baytok'a anlattı. Erkaya'nın itirafları "Her şeyi MGK'nın ve hükümetin talimatıyla yaptık" savunmasını çürütüyor.
Dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya, 28 Şubat postmodern darbesinin en önemli isimleri arasında yer aldı. 2000 yılında hayatını kaybeden Erkaya, 28 Şubat'ın perde arkasını ölmeden önce diplomat arkadaşı Taner Baytok'a anlattı. Erkaya'nın söyledikleri bugün sanık sandalyesinde savunma yapanları zor durumda bırakacak nitelikte. Tutuklanarak Sincan Cezaevi'ne gönderilen Çevik Bir, Batı Çalışma Grubu'nu MGK kararıyla kurduklarını iddia ederken Erkaya bunu yalanlıyor. 'Başbakan'ın ve MGK'nın BÇG'den bilgisinin olmadığını' söylüyor. Hatta bu yapılanmanın 2000'de bile faal olduğunu belirtiyor. Genelkurmay başkanının odasında "İhtilal için ortam hazırlanana kadar beklensin isteniyorsa, o zaman, nasıl tayin edilecek?" diye soran Erkaya, MGK'da sonuç alınamazsa 'müdahale son çare olacak'tı itirafında bulunuyor. Sincan'da tankları yürüten komutanların isimlerini ise kendisiyle birlikte 'Kara Kuvvetleri Komutanı Hikmet Köksal ve Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir paşalar' olarak sıralıyor.
2001'de Doğan Yayınları'ndan çıkan "Bir Asker, Bir Diplomat" kitabına konu olan konuşmalar, Erkaya'nın evinde yapılmış. Röportajın kayıtlarını emekli Deniz Kurmay Albay Ziya Bülent almış. Soruları ise Taner Baytok sormuş. Kitabında, Kudüs günüyle ilgili gösteriden sonra Erkaya'yı Almanya'dan arayıp, "Ne bekliyorsunuz?" dediğini not eden Baytok'un önsöze yazdıkları da dikkat çekici: "Söyleşinin 18 kaset tutan orijinal metinlerini, arşivlerde saklanması için askerî makamlara teslim edeceğim."
Güven Erkaya'nın açıklamalarında, TSK'nın darbe yapma konusunda kararlı olduğu görülüyor. Her türlü hazırlık yapılmış ve şartların olgunlaştırılması için MGK'nın kullanılması kararlaştırılmış. Planın ayrıntıları şöyle:
-HÜKÜMETİ YIKMA PLANI
Genelkurmay başkanlığının odasında. Ben şunu savundum. İhtilal için ortam hazırlanana kadar beklensin isteniyorsa, o zaman, nasıl tayin edilecek? Yani durumun ihtilali gerektirecek safhaya geldiğine, neye göre karar vereceksin? Buna erken teşebbüs edilirse, iç ve dış kamuoyundan tepki gelebilir. Geç kalırsak, bu sefer de ihtilal yapılamayacak bir duruma düşmüş olunabilir. Biz yasal ortamda kalalım, kamuoyunun önüne 'bizim yasal yerimiz MGK'dır', diye çıkalım. Olumsuzlukların üstesinden oradaki tutum ve hareket tarzımızla gelelim. MGK, bizim düşüncelerimizi açıkça söyleyebileceğimiz, duyduğumuz endişeyi belirtebileceğimiz anayasal bir kurumdur. Ancak yaptırım gücü yoktur. MGK'da gayretlerimize rağmen bir sonuç alınmaz ve işler daha kötüye giderse, irticanın sokak ihtilaliyle gelmesi olasılığına karşı ne yapacağız? O zaman hazırlıklı olunmalı, bir plan yapılmalı ve çalışmalar bunun üzerine bina edilerek yoğunlaştırılmalı. Bu önerim kabul gördü... Bununla bir yere varılamazsa ve sokaktan gelen irtica bir halk hareketine dönüşme eğilimine girerse, müdahale son çare olacak.
-MGK BİLDİRİSİ ÖNCEDEN HAZIR
Deniz Kuvvetleri komutanı olarak katıldığım ilk MGK, Ağustos 1996 tarihliydi. PKK ile ilgili konu görüşülürken, ülkemizde son zamanlarda dinin siyasete alet olduğunu misalleriyle anlattım. Toplantıdan sonra kurulun asker üyeleri ile Genelkurmay'a geldik. Orada ben, 'MİT başbakana, İçişleri Çiller'e bağlı. Bunların ikisi de irtica konusunda gerçekleri ortaya koymayabilir. Onun için biz de Genelkurmay olarak bir çalışma yapalım.' dedim. Genelkurmay da brifing hazırladı. İrticanın birinci öncelikli tehdit olduğunu ortaya koyan bu brifing, daha sonra MGK kararının da temelini teşkil etti. Esasen, metin daha önce gösterildiğinde Cumhurbaşkanı, "Değerlendirmenin ve varılan sonuçların hepsinin altına imza atarım." demişti. Sonra yazılış şekli biraz değiştirilerek MGK'da kabul edilen metnin esası budur."
-TANKLARI YÜRÜTEN ÜÇ KOMUTAN
Erkaya, 4 Şubat 1997 tarihinde Sincan'da tankların yürütülmesiyle ilgili ilginç bilgiler veriyor: "MGK toplantısından sonra, Genelkurmay'da Kara Kuvvetleri Komutanı Hikmet Köksal ve Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir paşalarla bir araya geldik. Bu gidişe dur diyebilmek için ne yapacağımızı konuştuk. Hikmet Paşa, "Hükümetin bir şey yapacağı yok, bizim buna mutlaka bir şey yapmamız lazım, halk bunu bizden beklemektedir, ben Genelkurmay başkanının da emrini alıp planlanmış bir program tahtında tatbikata katılacak tank birliklerini Sincan'dan geçirterek, eğitim alanına oradan gönderirim." dedi. Ve ertesi gün sabah tanklar yürüdü. Sincan'dan geçtiler. Tankların geçişi, beklenen etkiyi fazlasıyla gösterdi. Hükümet hemen önlemler alma görüntüsüne girdi.
-BÇG NASIL KURULDU?
28 Şubat soruşturması kapsamında tutuklanan Çevik Bir, BÇG'yi MGK ve hükümetin talimatları doğrultusunda kurduklarını öne sürüyor. Erkaya'nın anlattıkları Bir'i yalanlıyor: "Sokaktan gelebilecek bir ayaklanma ihtimaline karşı hazırlıklı olmak için plan yapmayı, bu amaçla bazı bilgileri toplamayı önermiştim. Batı Çalışma Grubu böylece doğdu... Batı Çalışma Grubu, Genelkurmay başkanının talimatıyla Genelkurmay'da kuruldu. Gruba Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri ile Jandarma Komutanlığı'ndan üyeler katıldı. Gruptaki Deniz Kuvvetleri temsilcimiz, bu grubun faaliyetleri ve neler yapılacağı hakkında bana muntazaman bilgi verirdi.
Batı Çalışma Grubu'nun kurulmasında MGK'ya ve Başbakan'a haber verildi mi? Hayır, gerekmezdi de. Askeri teşkilatın, kendi görevine dahil bir konuda, kendi içinde aydınlanması, değerlerini memleketimizin çıkarları doğrultusunda daha sağlıklı yapması için ihtiyaç duyduğu bir grup kurması kendi yetkisindedir... Mesut Yılmaz başbakan olunca bir sivil çalışma grubu kurdurdu. Ancak bu grubun kaynaklarının yeterli olmadığı çabucak anlaşıldı. Aslında bu sivil grubun kuruluşu politik bir uygulamaydı. Batı Çalışma Grubu faaliyetlerini hâlâ sürdürüyor. (Röportaj 2000 yılında yapılıyor)"
-YUNAN ORDUSUNA BENZEMEYİZ
Erkaya'nın şu sözleri o dönemde bir komutanın sivil iktidara karşı tavrını anlamak için yetiyor: "Ahmet Çörekçi (Hava Kuvvetleri Komutanı) telefon etti. Turhan Tayan (DYP'li Savunma Bakanı) yemeğe gidelim demiş. Yemekten ayrılırken Tansu Çiller'in beş komutanı emekli etme projesinden söz ettim. "Kendisine benden selam söyleyin, bizimki Yunan Silahlı Kuvvetleri'ne benzemez, haberi olsun, dedim. Mesaj, muhatabına ulaştı...
-FETHULLAH GÜLEN DE HEDEFTİ
Postmodern darbe, siyasal iktidarı yıkmakla yetinmiyor. Gülen'i de tehdit olarak görüyor: "Erbakan ve Refahçılar grubu, devleti uzun vadede ele geçirmek istiyorlar. Bunlar 2005-2010 arasında hedeflerine ulaşabileceklerini ümit ediyorlar. Fethullah Gülen de aynı yolun yolcularından. Türkiye'de rejimi, seçilerek değiştirebileceklerini sanıyorlar.



zaman

Aslan Değirmenci'nin haberi
Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı İKK Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan “17 Ağustos 1999 Marmara Bölgesi depreminden sonra 15’nci Kolordu Komutanlığı bölgesinde meydana gelen yıkıcı, bölücü ve irticai faaliyetler” raporuna Milat Gazetesi ulaştı.
Yapılan yardım ve faaliyetler dönemin İsth. ve İKK. Ş. Md.’lüğü tarafından ‘irticai, yıkıcı ve bölücü’ faaliyet olarak kayıt altına alınmış.
Deşifre olan rapor ile din görevlerinin camilerde deprem konusunda verdikleri vaazlar, siyasi parti, vakıf, dernek, şirket, cemaat, kanaat önderi, insan hakları örgütleri, sendika ve hayır kurumları tarafından yapılan yardımların kayıt altına alındığı ortaya çıktı. Raporda, kurulan çadır kentlerde Risale-i Nur’ların okunması bile yasa dışı faaliyet olarak değerlendirilmiş.
Manevi destek rahatsız etmiş
Yardımseverlerin depremde maddi ve manevi zarar gören halka Said Nursî Hazretlerinin büyük âfetlere ne gözle bakmamız gerektiğine dair Kur’ân ve hadiste geçen irşadları hatırlatılması bile ‘bölücü ve irticai’ faaliyet olarak hazırlanan raporla kayıt altına alınmış.
Fazilet Partili Belediyelerin iş başında olduğu bölgelerde dağıttığı yardımlar, Sakarya Dayanışma Platformu’nun İslami kuruluşlar tarafından bölgeye gönderilen yardımları depolama dağıtım ve toplanmasını organize ederek faaliyetlerini Milli Gazete ve Yeni Şafak gazeteleri aracılıyla duyurması dahi raporda ‘irticai’ faaliyet olarak fişlenmiş. Raporda ayrıca; İHH ekiplerinin sağlık yardımı, MGV, Muradiye Kültür ve Aziz Mahmut Hüdayi Vakfının aşevi tesisi, Hak-Yol Vakfının yardım organizasyonları ile ASKON’un Çadırkent tesisi de ‘irticai’ unsur olarak değerlendirilmiş.
Bunlar da bölücü yardımlar!
Öte yandan HADEP, Emeğin Partisi, ÖDP, Emek Platformu, KESK ve İHD temsilcilerinin bölgeye yaptıkları ziyaret, sağlık yardımları ile kurdukları çadır kentler ‘yıkıcı ve bölücü’ faaliyet şeklinde raporda yerini almış.
Ayrıca raporda yer alan listede şu skandal bilgilere yer verilmiş:
Örgütün Adı Eğilimi Faaliyetin Türü
İHH İRTİCAİ Sağlık yardımı
Müslüman Gençlik İRTİCAİ Sağlık yardımı
SAKARYA D. Platformu İRTİCAİ Yardım organizasyonu
Muradiye Kültür Vakfı İRTİCAİ Aşevi tesisi
Aziz Mahmut Hüdayi Vak. İRTİCAİ Aşevi tesisi
HAK-YOL Vakfı İRTİCAİ Yardım organizasyonu
İslamic Relief İRTİCAİ Yardım organizasyonu
MGV İRTİCAİ Aşevi tesisi
Meltem Grup İRTİCAİ Sağlık yardımı
Peker Şirketler Grubu İRTİCAİ Aşevi tesisi
ADAPAZARI Belediyesi İRTİCAİ Aşevi tesisi
ASKON İRTİCAİ Çadırkent tesisi
Dubai İnsani Yardım Vak. İRTİCAİ Çadırkent tesisi
TÜSİD-İYSAD İRTİCAİ Çadırkent tesisi
RİBAT Grubu (KONYA) İRTİCAİ Aşevi tesisi
Halil-ur Rahman Vakfı İRTİCAİ Aşevi tesisi
EMEP (Emeğin Partisi) YIKICI Çadırkent tesisi
HADEP BÖLÜCÜ Çadırkent tesisi
İHD YIKICI Sağlık yardımı
KESK-ÖDP YIKICI Sağlık yardımı

MİLAT GAZETESİ

Selmanpakoğlu’na “fişleme” iddiası
0 Yorum

Hacıbektaş Belediye Başkanı olan Ali Rıza Selmanpakoğlu’na hem Büyük Birlik Partisi (BBP)'nin kurucularından Remzi Çayır hem de Burdur eski Okul Müdürü Hasan Akay'dan “fişleme” iddiası geldi. Çayır, Selmanpakoğlu’nun GATA'da generalken birçok kişi hakkında irticai faaliyette bulunduğu gerekçesi ile çeşitli fişlemelerde bulunduğunu iddia etti. Burdur eski Okul Müdürü Hasan Akay ise, Selmanpakoğlu’nun isteğiyle müdürlükten Bucak İlçesine ilkokul öğretmeni olarak sürüldüğünü ileri sürüyor.
Zaman Gazetesi’ndeki haberde Burdur eski Okul Müdürü Hasan Akay tarafından, Cihan Haber Ajansı tarafından yapılan haberde ise Büyük Birlik Partisi (BBP)'nin kurucularından Remzi Çayır tarafından Selmanpakoğlu, irtica gerekçesi ile kişileri fişleme ile suçlanıyor.
Postmodern darbe olarak adlandırılan 28 Şubat kararlarının üzerinden 15 yıl geçti. Büyük Birlik Partisi (BBP)'nin kurucularından Remzi Çayır, 28 Şubat'ın yıldönümünde, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun yaşadıklarını Cihan Haber Ajansı (Cihan)'na anlattı
'ALİ RIZA SELMANPAKOĞLU 28 ŞUBAT'IN FİŞLEMELERİNİ YAPTI'
Muhsin Yazıcıoğlu'nun söylediği 'Türkiye İran olmayacak ama Suriye olmasına da izin vermeyiz' şeklindeki sözlerin perde arkasını anlatan Çayır, BÇG'nin fişlemelerini de anlattı. Çayır, "BÇG fişlemelere başladığında bazı subayların kafasında gerçekten Suriye tarzı bir düşünce yerleşiyor. Şu an Hacıbektaş Belediye Başkanı olan Ali Rıza Selmanpakoğlu o dönem GATA'da generaldi. Selmanpakoğlu birçok kişi hakkında irticai faaliyette bulunduğu gerekçesi ile çeşitli fişlemelerde bulundu. O zaman rahmetli Yazıcıoğlu 'Türkiye İran olmayacak ama Suriye de olmasına izin vermeyiz' demişti. Aslında Muhsin Yazıcıoğlu bu cümlesiyle ordu içindeki bu yapılanmaya işaret ediyordu." dedi. http://www.nevsehirkenthaber.net/ind...nel&Itemid=535
Selmanpakoğlu yargıda hesap verecek mi?
Onun dramı 18 Mart 1997'de düzenledikleri Çanakkale şehitlerini anma programıyla başlıyor. Programa katılan Burdur 58. Topçu Er Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Rıza Selmanpakoğlu, yapılan konuşmaları beğenmez. Dini konulardan bahsedildiği gerekçesiyle Milli Eğitim Müdürü Arif Yücedağ ile Okul Müdürü Hasan Akay'ı sözlü bir şekilde uyarır. Ancak bununla yetinmez. Valilikte bir komisyon kurulur. Konuşmaların tamamı incelenir ve hiçbir suç unsuru bulunamaz. Burdan birşey çıkmayınca bu kez Milli Güvenlik hocası vasıtasıyla başörtülü kız öğrencilerin başları açması mesajını gönderir. Okul müdür Akay, buna itiraz eder. Milli Güvenlik hocası olan biteni rapor eder. Bu raporun ardından 'Hizmete özel' damgasıyla Selmanpakoğlu'ndan şu yazı gelir: "Burdur İmam Hatip Lisesi'nde Milli Güvenlik Dersi de dahil olmak üzere bütün derslere kız öğrenciler başlarını kapatarak öğrenim görmektedir. İmam Hatip Lisesi Müdürlüğünce çağdaş görünüme esas olan ilgi (a,b)'ye uygun kıyafet birliği sağlanıncaya kadar Burdur imam İHL'ye Milli Güvenlik Dersi öğretmeni görevlendirilmeyecektir. Ancak yönetmelikte belirtilen kıyafetle ders yapma ortamı sağlandığında tekrar Milli Güvenlik Dersi öğretmeni görevlendirilmesi yapılacaktır. Rica ederim."
Bu yazıdan sonra İmam Hatip Lisesi'nde öğrenci ve öğretmenlerin başörtüsü bahane edilerek milli güvenlik dersleri için öğretmen verilmez. Daha sonra Milli Eğitim Şube Müdürü Hamdi Kartal ve İlköğretim Müfettişler Kurulu Başkanı Mehmet Dadak kantin denetimi adı altında okulu teftişe gelir ve şöyle tutanak tutar: "Burdur Milli Eğitim Müdürünün sözlü emri üzerine 26.12.1998 Cuma günü okul kantinlerinin satış fiyatları ve miadı dolmuş gıda maddelerini kontrol etmek üzere Merkez İmam Hatip Lisesi'ne gelindi. Kantinde Gerekli denetim yapıldı. Bu sırada öğrenciler bayrak töreni için sıra olmuşlardı. İstiklal Marşı ve bayrak törenine katıldık. Bazı kız öğrencilerin ve 4-5 kadar öğretmenin başörtülü olarak katıldıkları görüldü. Bunun üzerine iş bu tutanak tanzim edildi."
Akay, bundan sonra önce 23 Ocak 1998 tarihinde idarecilik görevini tam olarak yerine getiremediği gerekçesiyle tenzil-i mevki ile Bucak İlçesine ilkokul öğretmeni olarak sürülür. Soruşturmadan iki ay önce milli eğitim başarılarından dolayı maaşla ödüllendirme alan Akay, Milli Eğitim Müdürü Arif Yücedağ'ın imzasıyla 17 Şubat 1998 tarihinde ise 'kılık kıyafet ile ilgili yönetmeliğe genelge ve hükümet emirlerine aykırı' olarak bazı kız öğrenciler ile bazı bayan öğretmenlerin başörtülü olarak derslere ve bayrak törenlerine katılmalarına göz yumduğu gerekçesiyle bir günlük maaş kesme cezası kesilir.
Hasan Akay, 15 yıl sonra açılan soruşturmayı değerlendirirken şahsi hiçbir beklentisinin olmadığını söylüyor. O dönemde Burdur'da fişlenmeyen inançlı kimsenin kalmadığını anlatan Akay, "Yapanın yanına kar kalmaması, hesabını mutlaka vermesi gerekir. O günlerin Burdur, Isparta ve Antalya'nın azametli paşası Ali Rıza Selmanpakolu'nun yargıda hesap vermesi en büyük isteklerimden birisi. İHL müdürlüğünden alındıktan sonra bana sahip çıkan olmadı. Her açıdan en verimli zamanımda devlete küstüm ve emekli oldum. Çalışmak istiyordum, ama olmadı." diyor. Görevden alındıktan sonra Bucak Meslek Yüksekokulu'na sekreter olarak çağrıldığını, evraklarını Milli Eğitim Müdürlüğü'ne teslim ettiği halde atamasının yapılmadığını da söyleyen Akay, "Daha sonra bir arkadaşım vesilesiyle öğrendim ki üniversiteye tugay komutanı telefon etmiş, 'alınmasın' diye. Dönemin Burdur Valisi Süleyman Oğuz'la bir sohbetimizde bana 'Senin için İçişleri Bakanı 'Bu adamı hala neden görevden almıyorsunuz' diye bana telefon etti. Ben sana yansıtmadım.'dedi." ifadelerini kullanıyor.
Hasan Akay'ın açtığı davanın avukatı Muhammed Emin Özkan ise Selmanpakoğlu'nun İmam Hatip Lisesi Müdürlüğü'ne gönderdiği 26 Ekim 1997 tarihli yazının muhtıra gibi olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Yazıyı 'gereği için' İmam Hatip Müdürlüğü'ne, bilgi için ise Valiliğe ve Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yazıyor. Tuğgeneral Ali Rıza Selmanpakoğlu kendini o dönemde Vali ve Milli Eğitim Müdürü'nün üstünde görmüş, kaynağını anayasa ve yasalardan almadığı yetkileri kullanmaktan çekinmemiş. Asıl işi askerlere komutanlık iken, görevinin gereklerine aykırı hareketle kişilere ve kurumlara psikolojik baskı içeren yazılar yazmış, talimatlar vermiş. Keza sivil kişi ve kamu görevlileri hakkında bilgi topladığı, şahıslarla ilgili bilgisayarında arşiv oluşturduğu, yerine göre fişlediği, vali dahil tüm bürokratların komutan ne derse uyguladıkları Burdur halkınca biliniyordu. Tüm bunlar rutin işler değil. BÇG'nin hukuk dışı yapıda görevli komutanın başörtülü öğrenci ve öğretmenlere duyduğu kin ve nefretin dışavurumudur. Kin ve nefrete dayalı bu gibi eylemler insanlığa karşı işlenen suçlar kategorisindedir ve takibi gerekmektedir."

Konu tususev tarafından (05-25-2012 Saat 23:50 ) değiştirilmiştir.
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

     

Alt 04-19-2012, 06:46   #432
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

Fişleme çirkindir!

Başbakan Tayyip Erdoğan 15 Mart 2003'te 59. Hükümet'i kurduktan sonra, muhtemelen ertesi gün yapılan çalışmalardan biri de Başbakanlık genelgeleri ile kurulan onlarca kurulun gözden geçirilmesi üzerineydi. Şöyle bir arşivimi karıştırdım. Başbakanlık Takip Kurulu'nun (BTK) o tarihte özel olarak ele alındığını hatırladım. Kendi memurunu tehdit olarak gören devlete itiraz edilmişti. Lakin "ilk günden çatışma" görüntüsü vermemek adına BTK'nın lağvedilmesi ancak 7 yıl sonra gerçekleşti. Zira 2002'nin son Yüksek Askeri Şûrası'nda siyasi kanat, "irticai faaliyetler" gerekçesi ile TSK'dan ihraç edilen personelle ilgili karara "şerh" düşmüştü. Genelkurmay bu tutumu, "irticayı cesaretlendirme" girişimi olarak ilan etmişti. Buna rağmen 2003'ün şartlarında bile BTK'nın çalışma biçimi hayli sınırlandırıldı. Başbakanlık Müsteşarı'nın başkanlığında ayda bir kez toplanan o kurulda Adalet, İçişleri, Dışişleri Bakanlıkları Müsteşarları ile MİT Müsteşarı daimi üyeydi. Kurul, "irticayla mücadele" gerekçesi ile yapılan fişlemeleri büyük ölçüde frenledi. Kişilerle değil "organize gruplarla" ilgilenmeye başladı. Devletin resmi istihbarat birimlerinden gelmeyen her türlü ihbar ve duyumu tasnif dışı bıraktı.
Tabii, BTK'nın kaldırılması için Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin de yeni bir anlayışla yazılması gerekiyordu. Nitekim kırmızı kitabın mantığı değiştirilip geleneksel "irtica tehdidi" kitaptan çıkarılınca BTK'nın fonksiyonu da kalmadı.
Dün, Başbakanlık'ta yaptığım bir dizi görüşmeden sonra, 28 Şubat soruşturması kapsamında BTK'nın faaliyetleriyle ilgili detaylı bilgi ve belge paylaşıldığını öğrendim. BTK fişlemelerinin en somut sonucu, AK Parti iktidarının ilk günlerindeki atamalarda hissedildi. 28 Şubat ortamında "adam harcama" anlayışıyla bir kenarda tutulan çok sayıda "karalama notu" yıllarca etkisini sürdürdü. Aralarında benim yakinen tanıdığım çok sayıda bürokratın kararnamesi 2007'ye kadar Çankaya'dan döndü. Bu yüzden, önemli kurumlar uzun süre vekaleten yönetildi. Halen devlette etkili pozisyonlarda bulunan öyle bürokratlar tanıyorum ki yıllar sonra kendileri hakkındaki "fişleri" görme imkânı buldular. Çoğu çekememezlik güdüsüyle sağa sola iletilmiş, abartılı yorum ve değerlendirmelerin devletteki kaderlerini nasıl etkilediğini fark ettiler.
Başbakanlık'ta dün dinlediklerim bu tür fişlerin, kamu kurumlarına gönderilen dosyaların ve o raporlara dayalı işlemlerin artık kayıtlarının tutulmadığı yönünde.


***
Burada şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. "Fişlemenin her türlüsü çirkindir!" Kuşkusuz hassas yönetsel görevlere atanacaklar için özel araştırmalar yapılabilir. Ama bunun ötesinde filancanın kanaati, falancanın kulağına gelen laflarla kişiler hakkında hüküm verilemez. O zaman devlet, "tarife dışı engel" çıkarmış, eski alışkanlığını hortlatmış olur. Bir tarihte 17-18 yaşındaki gençlerin hangi dershaneye gittiklerine dahi bakılarak belirli okullara girmeleri önlenmişti. OKAN MÜDERRİSOĞLU SABAH
BÇG'nin fişleme listesinde Bülent Ecevit'te var

28 Şubat soruşturmasının sürdüğü şu günlerde BÇG'nin darbe dönemi ve sonrasında yaptığı fişlemeler ve takip listeleri görenleri hayrete düşürdü.

25 Nisan 2012 Çarşamba 09:54


Refah-Yol Hükümeti sonrası MGK kararlarını uygulamak için kurulan ANASOL-D Hükümeti'nde Başbakan Yardımcılığı görevini yürüten DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit 'in bile takip edildiği belgelendi.

Milli Gazete'nin haberine göre; Türkiye'nin en karanlık dönemlerinden biri olan 28 Şubat dönemi ve sonrasında ortaya çıkan belgelere göre sözde irtica tehdidine karşı TSK bünyesinde kurulan Batı Çalışma Grubu 'nun o dönemde yaptığı takipler ve fişlemeler görenleri hayrete düşürdü. Bir BÇG belgesine göre o dönemde dönemin Başbakan Yardımcısı olan Demokratik Sol Parti Genel Başkanı Bülent Ecevit'in bile takip edilenler listesinde olduğu gözlendi.

ECEVİT DE TAKİP EDİLEN LİSTEDE

Refah-Yol Hükümeti sonrası Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından hükümet kurmakla görevlendirilen Mesut Yılmaz o dönemde DSP ile birlikte hareket ederek ANASOL-D Hükümetini kurmuştu. Bu hükümette Başbakan Yardımcılığı görevini yürüten solcu Bülent Ecevit'in bile Batı Çalışma Grubu tarafından izlendiği ortaya çıktı. Milli Gazete'nin ulaştığı BÇG belgesine göre 23-25 Kasım 1998 günü Ankara'da düzenlenen 2'inci Din Şurası'na katılanlar, isimleri ve görevleriyle birlikte tek tek belgeye yazılmış. O dönemde Başbakan Yardımcısı olan Bülent Ecevit belgenin 1 numarasında yer alırken 2'inci Din Şurası'na katılan 119 kişi tek tek izlenerek belgeye eklenmiş. Ecevit'in yanı sıra hükümet kanadından DSP'li Devlet Bakanı Hüsümettin Özkan ise listede ikinci sırada yer alıyor.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI DA LİSTEDE YER ALIYOR

BÇG'nin belgesine göre o dönemde Diyanet İşleri Başkanı olan Mehmet Nuri Yılmaz da takip edilen listede yer alması ise görenleri şaşkına çeviriyor. Belgede ayrıca Eski Diyanet İşleri Başkanı olan Lütfü Doğan Hoca ve Tayyar Altıkulaç, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Said Yazıcıoğlu, Din İşleri Yüksek Kurulu Eski Üyesi Kemal Güran, Mehmet Kaymakçı da listede yer alanlar arasında. Din İşleri Yüksek Kurulu Eski Üyesi Yaşar İşcan'ın ise bilgilerinin yanı sıra ikamet ettiği evin bilgileri de belgede yer alıyor. Belgede Diyanet İşleri'nden onlarca isim yer alırken, ayrıca Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden Din Şurasına katılanlar da tek tek listeye eklenmiş.

Vatikan ve katoliklerin temsilcileri de var

Ankara'da düzenlenen 2'inci Din Şurası'na Türkiye'den katılanlar BÇG elemanları tarafından tek tek listeye eklenirken, programın yabancı konukları da unutulmamış.
O dönemde Vatikan'ın Ankara Büyükelçisi olan Monseigneur Pier Luigi Celata ve Katoliklerin Ankara Temsilcisi olan Xavanier Jacob, Fener Rum Patriği Bartalemous, Süryani Patriği adına katılan Samuel Akdemir, Ermeni Patriği yerine İshak Bıçakçı da listeye eklenen yabancı konuklar arasında yer alıyor.

Haber Kaynağı: SAMANYOLU HABER

Dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya'nın talimatıyla tüm askeri birliklerden sendika, dernek, fakülte ve basın kuruluşları yöneticilerinin siyasi görüşleri hakkında bilgi istenmiş,

28 Şubat'ın Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya, askeri birliklerden, valiler ve belediye başkanlarının yanı sıra, sendika, dernek, fakülte ve basın kuruluşları yöneticilerinin siyasi görüşleri hakkında da bilgi istemiş.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dün gerçekleştirdiği grup toplantısında 28 Şubat'ta şiir okuduğu için hapse atıldığını fişlendiğini söyledi. Batı Çalışma Grubu'nun vali, büyükşehir belediye başkanları ve belediye başkanlarını hedef alan fişleme belgeleri de ortaya çıktı.
BÇG'NİN İHTİYACI
BÇG'nin başı olduğu belirtilen dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya'nın emri ile kaleme alınan fişleme belgesinde vali ve belediye başkanlarının siyasi görüşleri ve yönlerinin belirlenerek Batı Çalışma Grubu karargahına iletilmesi isteniyor 5 Mayıs 1997 günlü belgede. Hedef alınan yalnız valiler, büyükşehir belediye başkanları ve belediye başkanları değil. "Batı Çalışma Grubu Bilgi İhtiyaçları" başlığı altında il ve ilçelerdeki kurum ve kuruluşların yöneticileri hakkında da bilgi isteniyor. İşte yöneticileri ve muhteviyatları hakkında bilgi istenen kurum ve kuruluşlar:
* Tüm dernek, vakıf, meslek kuruluşları, işçi ve işveren sendikaları ve konfederasyonların yöneticileri
* Fakülte, Enstitü ve Yüksekokul yöneticileri
* İl Genel Meclis ve belediye meclisi üyeleri
* Siyasi parti il ve ilçe teşkilat yönetim kadroları
* Yerel TV, radyo, televizyon, gazete, dergi ve diğer basın-yayın kuruluşları yöneticileri
ERKAYA'NIN EMRİYLE
Toplanan bilgilerin gizlilik esasına riayet edilerek BÇG'yi bünyesinde barındıran Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na gönderilmesi talep ediliyor. Koramiral Aydan Erol imzalı belgede "Deniz Kuvvetleri Komutanı emriyle" ibaresinin bulunması dikkat çekiyor. Bilindiği gibi Dönemin deniz kuvvetleri komutanı Güven Erkaya'ydı. Belgenin tüm kuvvet komutanlıklarının yanı sıra Deniz Kuvvetlerine bağlı bütün birliklere de gönderilmesi dikkat çekiyor.
Sabah


BÇG'nin matbu fişleme formu
Batı Çalışma Grubu, dernek, vakıf, meslek kuruluşları, kamu yöneticileri ve yüksek öğrenim kurumları için ayrı ayrı fişleme formu hazırlamış. Formların "Tandansı" bölümüne ise "Aşırı sağ, sol, Nurcu, Nakşibendi" gibi ayrıntıların yazılması istenmiş
28Şubat döneminde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde kurulan Batı Çalışma Grubu, kamuda çalışan ya da sivil binlerce kişiyi fişlemişti. Sabah BÇG'nin insanları fişlerken kullandığı matbu formlara ulaştı. Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerek Gölcük İstihbarat Şube'deki aramalarda gerekse de Hanefi Avcı hakkında yapılan Devrimci Karargah soruşturması sırasında ele geçirilen fişleme formları, 28 Şubat soruşturmasında delil oldu.

ESER ŞAHAN İMZALI
"Bilgi Formları" isimli fişleme formları dernek, vakıf ve meslek kuruluşları için ayrı kamuda görevli üst düzey yöneticiler ile yüksek öğrenim kurumları için ise ayrı hazırlanmış. Kamuda görevli üst düzey yöneticiler için hazırlanan formda "Tandansı" ibareli bir sütun açılması dikkat çekiyor. Bu bölüme "Aşırı sağ, Aşırı sol, Nurcu, Nakşibende" gibi ayrıntıların yazılması isteniyor. Formların altında ise Deniz Kuvvetleri komutanlığı İstihbarat Daire Başkanı Deniz Kurmay Albay Eser Şahan'ın imzası var. Dernekler, vakıflar, meslek kuruluşları, işçi ve işveren federasyonları, basın-yayın kuruluşları yöneticileri ile ilgili hazırlanan formatta "tandansı" sütununun yanı sıra "Kuruluşta etkin olan şahıslar" diye ayrıca bir sütun daha bulunuyor. Belgede vali, kaymakam, büyükşehir belediye başkanı, belediye başkanlarının biyografilerinin de gönderilmesi fakat bunların serbest metin halinde ulaştırılması isteniyor. BÇG ayrıca askeri birliklerden il ve ilçelerdeki olaylara ilişkin raporlar da düzenlemesini istemiş. Bu raporlar "BÇG Olay Bildirim Raporu" isimli matbu formlar üzerinden merkeze ulaştırılmış. Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu formlar ile birlikte çok sayıda örnek olaya ilişkin formları da 28 Şubat soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na ulaştırdı. Bu belgeler 28 Şubat soruşturmasının delilleri arasında yer alıyor.

Konu tususev tarafından (04-28-2012 Saat 21:55 ) değiştirilmiştir.
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-19-2012, 20:14   #433
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

28 Şubat soruşturmasında ikinci dalga

28 Şubat soruşturması kapsamında ikinci bir operasyon başlatıldı. İşte ajanslara düşen tüm haberler:

Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir, Bodrum, Adana ve Afyonkarahisar'da 12 ayrı adreste arama yapıldığı ve 4'ü muvazzaf toplam 12 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği bildirildi.*

*İŞTE İLK GÖRÜNTÜLER

GÖZALTI KARARI VERİLEN 12 İSİM

Özel Yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği tarafından yürütülen 28 Şubat soruşturması kapsamında dönemin Genelkurmay Genel Sekreteri emekli Tümgeneral Erol Özkasnak'ın da aralarında bulunduğu toplam 12 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin soruşturması kapsamında Ankara'da muvazzaf albaylar Mustafa Hakan B., Ahmet D., Bahaddin Ç. hakkında gözaltı kararı bulunuyor.

Afyonkarahisar'da Hava Meydan Komutanı Kurmay Albay Seyfullah S.;

Eskişehir'de emekli Albay Veli S.,

Muğla Bodrum'da dönemin Genelkurmay Genel Sekreteri emekli Tümgeneral Erol Özkasnak;

Adana'da Albay Mustafa İhsan T.;

İzmir Karşıyaka'da 2011 yılında emekli olan Osman B. hakkında gözaltı kararı verildi.

İstanbul'da "Emekli Kıdemli Albay Yaşar Bülent A., emekli Kıdemli Albay İbrahim Reşit Ç., emekli Yarbay Güneş K, emekli Yarbay Bülent Y."

ÖZKASNAK GÖZALTINA ALINDI

Dönemin Genelkurmay Genel Sekreteri emekli Tümgeneral Erol Özkasnak, Muğla Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekiplerince Bodrum'daki evinde gözaltına alındı.

Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin, dönemin Genelkurmay Genel Sekreteri emekli Tümgeneral Erol Özkasnak'ın Bodrum ilçesindeki evinde arama yapılması yönündeki talimatın ulaşmasının ardından, Özkasnak'ın Bodrum Yalıkavak beldesindeki evine gelen Muğla Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yaklaşık 3,5 saat süren arama işlemini tamamladı.

Aramanın tamamlanmasının ardından, Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin kararı doğrultusunda gözaltına alınan Özkasnak, evinden çıkartılarak polis aracına bindirildi. Özkasnak, araca bindirilirken basın mensuplarına el salladı.

ALBAY TAVAZAR GÖZALTINA ALINDI

Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında Adana'da askeri lojmandaki evinde arama yapılan Albay Mustafa İhsan Tavazar'ın, gözaltına alındığı bildirildi.

Alınan bilgiye göre, soruşturma kapsamında Tavazar'ın, merkez ilçe Yüreğir Kışla Mahallesi Mithat Özsan Bulvarı'ndaki 6. Tümen Komutanlığı lojmanlarında bulunan evinde, güvenlik güçlerince sabah saatlerinde başlatılan arama tamamlandı.

Aramada, delil niteliği taşıyan bazı belgelere el konularak adliyeye götürüldü. Tavazar gözaltına alındı.

EMEKLİ ALBAY VELİ SEYİT GÖZALTINDA

Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında Eskişehir'deki evinde arama yapılan emekli Albay Veli Seyit, gözaltına alındı.

Seyit'in, Akarbaşı Mahallesi Çiçekli Sokak'taki evine gelen polisler, Cumhuriyet savcısı nezaretinde arama yaptı.

Yaklaşık 4 saat süren arama sonunda gözaltına alınan Seyit, doktor kontrolünden geçirilmek üzere Eskişehir Devlet Hastanesi'ne getirildi.

Doktor kontrolünden geçirilen emekli Albay Seyit'in, Ankara'ya götürüleceği bildirildi.

ANKARA'DA 3 ALBAYIN EVİNDE ARAMA YAPILIYOR

Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında Ankara'da 3 albayın evinde arama yapılıyor.

Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri sabah saatlerinde Albay Bahattin Çelik'in Gölbaşı TOKİ konutlarındaki evine geldi.

Evdeki aramanın başladığı saatlerde askeri inzibat görevlileri de eve geldi. Bir süre evde bekleyen askeri inzibat görevlileri daha sonra ayrıldı.

Albay Ahmet Dağcı'nın Batıkent'in Kardelen Mahallesi'ndeki evinde de sabah saatlerinde arama başlatıldı. Aramalara, Merkez Komutanlığı'ndan gelen askeri görevliler de eşlik ediyor.

Piyade Albay Mustafa Hakan Bural'ın Birlik Mahallesi Ziyaürrahman Caddesi'ndeki askeri lojmanlardaki evinde arama yapılıyor.

ALBAY DAĞCI GÖZALTINA ALINDI

Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında evi aranan Albay Ahmet Dağcı, gözaltına alındı.

Albay Dağcı'nın Batıkent Kardelen Mahallesi'ndeki evinde sabah saatlerinde başlayan arama sona erdi.

Aramanın ardından Albay Dağcı, gözaltına alınarak, askeri personel eşliğinde Merkez Komutanlığı'na götürüldü.

İZMİR'DE ALBAY OSMAN BÜLBÜL GÖZALTINA ALINDI

Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında İzmir'de emekli Hava Albay Osman Bülbül gözaltına alındı.

İzmir Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, emekli Albay Osman Bülbül'ü Karşıyaka ilçesi Donanmacı Mahallesi'ndeki evinde gözaltına aldı.

Evde yapılan aramada, Bülbül'ün dizüstü bilgisayarına ve bazı evraka el konulduğu bildirildi.

Gözaltına alınan Bülbül'ün İzmir Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemlerin ardından Ankara'ya gönderileceği kaydedildi.

ADANA'DA ALBAY TALAZER'İN EVİNDE ARAMA YAPILIYOR

Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında Adana'da askeri lojmanda Albay Mustafa İhsan Talazer'in evinde arama yapılıyor.

Soruşturma kapsamında Talazer'in, merkez ilçe Yüreğir'deki askeri lojmanda bulunan evinde arama yapıldığı ifade edildi.

ALBAY SEYFULLAH SÖNMEZ'İN EVİNDE ARAMA

Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında Afyonkarahisar Hava Meydan Komutanı Kurmay Albay Seyfullah Sönmez'in lojmanında arama yapılıyor.

Afyonkarahisar Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin talimatı doğrultusunda, Cumhuriyet savcısının nezaretinde Kurmay Albay Sönmez'in lojmanında arama çalışması başlattı.

BAŞSAVCILIKTAN İLK AÇIKLAMA

Özel Yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, 28 Şubat soruşturması kapsamında 12 kişi hakkında gözaltı kararı bulunduğunu bildirdi. Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir, Bodrum, Adana ve Afyonkarahisar'da 12 ayrı adreste arama yapılıyor.

Soruşturmaya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, CMK 250. madde ile yetkili ve görevli Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin 2011/206 soruşturma sayılı dosyası kapsamında kamuoyunda 28 Şubat süreci olarak bilinen ve 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek' suçundan 18 Nisan 2012 tarihinde Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nden alınan arama kararı doğrultusunda, 19 Nisan 2012 günü saat 8.00 itibarıyla Ankara'da 3, İstanbul'da 4, İzmir'de 1, Eskişehir'de 1, Muğla'da (Bodrum) 1, Adana'da 1, Afyonkarahisar'da 1 olmak üzere toplam 12 ayrı adreste arama yapıldığı ifade edildi.

Dördü muvazzaf, 8'i emekli toplam 12 şüpheli ile ilgili soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısı tarafından gözaltı kararı verildiğinin belirtildiği açıklamada, "Askeri mahallerdeki aramalar, cumhuriyet savcısı denetiminde, Merkez Komutanlığı görevlileri tarafından gerçekleştirilmektedir. Arama ve gözaltı işlemleri halen devam etmektedir." denildi.

PİYADE ALBAY HAKAN B.'NİN EVİNDE ARAMA

28 Şubat soruşturması kapsamında Özel Yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin talimatıyla başlatılan ikinci operasyonda Çankaya'da bulunan Piyade Albay Mustafa Hakan B.'nin evinde Savcı Kemal Çetin'in nezaretinde arama yapılıyor. Arama çalışmaları halen devam ediyor.

FENERBAHÇE ORDUEVİ'DE DE ARAMA VAR

İstanbul’da terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan aramalarda Fenerbahçe Orduevi ile bazı adreslerdeki polis araması sürüyor. İstanbul’da 5 emekli albay hakkında gözaltı kararı bulunduğu öğrenildi. 4 noktada aramaların devam ettiği belirtildi. Ankara’da muvazzaf 2 subaya ait evde arama yapılıyor. Aramanın polisin yanı sıra Merkez Komutanlığı askerleri tarafından yapıldığı bildirildi.



EROL ÖZKASNAK'IN BODRUM'DAKİ EVİNDE ARAMA

Emekli Tümgeneral Erol Özkasnak’ın Muğla’nın Bodrum İlçesi’ndeki evinde arama başlatıldı. Özkasnak’ın Yalıkavak Beldesi'nde jandarma kontrolü altındaki villasında bu sabah 08.00’de arama başlatıldı.

Özkasnak’ın evinde olduğu ve gelen sivil polislere kapıyı açarak içeri davet ettiği belirtildi. Villanın önüde bekleyen jandarmaların da sivil polislerin gelmesinin ardından, 100 metre uzaklıkta bulunan Gümüşkaya Karakolu’na doğru çekildikleri gözlendi. Gazetecilerin Özkasnak’ın evine yaklaşmasına izin verilmiyor.

Bu arada İzmir’de de bir emekli albayın evine polisin gözaltı için gittiği, ancak evde bulamadığı öğrenildi.

GEÇEN HAFTA 18 KİŞİ TUTUKLANMIŞTI

Geçen hafta yapılan ilk operasyonda 31 kişi gözaltına alınmış, 18 kişi tutuklanmıştı. Tutuklananlar arasında dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Emekli Orgeneral Çevik Bir de bulunuyor.

İLK DALGADA TUTUKLANANLAR:

Emekli Orgeneral Çevik Bir, emekli tuğgeneraller Abdullah Kılıçarslan, İdris Koralp, Ünal Akbulut; emekli kıdemli albaylar Serdar Çelebi ve Yüksel Sönmez; emekli kurmay albaylar Oğuz Kalelioğlu, Hüsnü Dağ, Sezai Kürşat Ökte; emekli albaylar Ruşen Bozkurt, Ziya Batur, Yahya Cem Özaslan , Alican Abdurrahman , Yavuz Gürcüoğlu, İsrafil Aydın; emekli Binbaşı Salih Eryiğit; emekli yüzbaşılar Mustafa Babacan, Orhan Nalcıoğlu."

(AJANSLAR) bugün
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-20-2012, 07:19   #434
9eylül
Normal Üye
 
Üyelik tarihi: 31.10.11
Mesajlar: 52
Tecrübe Puanı: 0
9eylül is an unknown quantity at this point
Standart

Alıntı:
aerol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kişiler hakkında ORGANİZE ŞEKİLDE bilgi toplamak suç mudur?
Kişilerle ilgili bilgiler ancak mevzuat tarafından izin verilen hallerde kayıt altına alınabilir. Hukuka aykırı olarak kişisel verilerin kaydedilmesi halinde faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilecektir (md. 135/1).
Yine kanunlarda özellikle suçlulukla mücadele bağlamında, suç ve suçluların ortaya çıkarılmasını sağlamak amacıyla izin verilen hallerde, kişinin ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgilerin kayıt altına alınmasına izin verilebilir. Bu hallerin dışında kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgilerin kişisel veri olarak kaydedilmesi suç oluşturmaktadır (md. 135/2).


FİŞLEME DOSYASI data daki dostumuz uzun süredir sessizdi... Oysa dosya hazırlığı içindeymiş. Teşekkür ediyoruz. YASALARA GÖRE ŞUBE SORUMLULULARI AKTİF OLARAK FİŞLEMEDE ROL ALIRKEN;; GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNİN BİR KISMI AKTİF İŞBİRLİĞİ İÇİNDE FİŞLEMEDE ROL OYNUYOR

HANGİ BİLGİLERİNİZİ FİŞLİYORLAR

tc kimlik no , mail, telefon, ev adresi... nin yanına üyesi olduğunuz kulüp ve dernekler, din, mezhebiniz, siaysi görüşünüz, sosyal gurubunuz, gittiğiniz kurslar, mazaretleriniz, sınıfta sevilme durumunız, kimle kavgalı ve küssünüz, gelir durumunuz, babanızın iş durumu, gelir durumu, babanızın mesleği, sağlık durumunuz, akrabalarınızın sağlık durumu, sevgiliniz, eski sevgiliniz, yabancı, yerli, güleryüzlülük durumunuz, sempatiklik durumunuz, tatlı dil durumunuz, antipati durumunuz, sosyal görüşünüz, kaldığınız yurt fişleniyor

AĞIR CEZADA İKİ ÖRNEK FİŞLEME ÖRGÜT VE YASADIŞI FİŞLEME NASIL OLUYORLA İLGİLİ ÖRNEK HABER


Bir başka fişleme nasıl oluyor örnek haberi





RAPORLAMAYI KİM İSTİYOR? Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK Tusdata TUS Dersanesi AŞ Genel Müdürü



FİŞLEMEYİ KİMLER YAPIYOR? GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNİN BİR KISMI , tus dersanesi şube sorumluları ve Bazı hocalar



KİM FİŞLİYOR? NERELERİ FİŞLİYOR?



TUSDATA AŞ


Tusdata izmir şubesi sorumlusu DİLEK Eviren ablamız tüm Ege bölgesinde çok aktif... eylemleri ege bölgesinde yoğunlaşıyor Ege dokuz eylül, celal bayar, adnan menderes



tusdata haseki şubesinden neşe ablamız






















http://www.youtube.com/user/yaahooof.../0/EUh-gwuIysY




http://www.youtube.com/user/yaahooof.../3/XRqULEHsJQ8






















http










1




gkk ruh hali analizleri






DİLEK EVİREN



GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ UYGULAMA PROSEDÜRLERİ (Şube Sorumlularına Özeldir)


A- GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ PROJESİNİN AMACI;
1- Fakültelerdeki etkin, sosyal açıdan aktif, başarılı ve lider pozisyonundaki kişilere sosyal sorumluluk projelerimiz gereği tıp ve TUS eğitimi açısından katkıda bulunmak, onları kendi çevremizde tutmak, gerek kitaplarımızın tanıtımı, gerekse dershanemizin tanıtımında bunların doğal katkılarını almak
2- Sosyal sorumluluk gereği başarılı ve etkin öğrencileri desteklemek

B- GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNİ NASIL SEÇECEĞİZ ?
3- Mevcut fakülte sınıf temsilcilerini toplayın, yoksa iyice ve dikkatlice araştırıp en aktif olan birini sınıf temsilcisi yapın. Toplantıda onlara “GENÇ KLİNİSYENLERKULÜBÜ PROJESİ VE PROSEDÜRLERİ okutturulacaktır.. Burada belirtilen özelliklerde kişileri tesbit etmelerini ve özelliklerine göre size detaylı bilgi vermelerini isteyin. Bazen bu kişiler kendilerine yakın kişilerin bu imkanlardan yararlanmasını istedikleri için doğru isimler önermeyebiliyorler, dikkatli olun. PROSEDÜR VEYA SÖZLEŞMEYİ KESİNLİKLE KİMSEYE VERMEYİNİZ.
4- Burada tespitleri yaparken ve üyeleri belirlerken temel kriterimiz Fakülte dereceleridir. Fakültenin sınıf başına öğrenci sayısına göre üye seçilmelidir:
· Sınıf mevcudu 60 kişiye kadar olan fakültelerde ilk 3 kişi
· Sınıf mevcudu 61 - 100 arası olan fakültelerde ilk 5 kişi
· Sınıf mevcudu 101 – 125 arası olan fakültelerde ilk 7 kişi
· Sınıf mevcudu 125 ve üzeri ilk 10 kişi seçilmelidir.
Size Genç Klinisyenler Kulübü sorulduğunda da söylemeniz gereken şey, bu kulübün seçilmiş bazı derecelerden oluştuğu ve tüm Türkiye’de aynı çalışmanın yapıldığıdır, o kadar.
5- Bunun dışında adını Genç Klinisyenler Kulübü Üyesi olarak nitelendirmeyeceğimiz. Ama bir anlamda “ÖZEL TEMSİLCİ” sayılabilecek aşağıdaki kişileri mutlaka aramızda tutmalıyız, bunlara verilecek hediyeler Genç Klinisyenler Kulübü Üyeleri ile aynı olmalıdır :
a. Amfi başkanı, gecen yılın amfi başkanı yıllık komitesi içerisinde yer alanlar,
b. Sınıftaki çeşitli kulüp ve dernek (bilim, dans, kültür,…vs) başkanları veya etkin temsilcileri
c. Sınıftaki TURKMSIC temsilcisi
d. Sınıfta kitap satın alımlarına öncülük eden kişiler,
e. Notları düzenli şekilde fotokopi çekilen fotokopi çekilmek üzere not tutan veya not fotokopilerini organize eden kişiler,
f. Her bir sosyal gruptan etkin ve diğerlerinin örnek alabileceği kişi
g. Birlikte hareket eden küçük gruplar içinden lider vasfı olan veya tercihine güvenilebilecek kişi,
http://video.mynet.com/drink2012/Tip-Fakultesi-ogrenci-temsilcileri-1/643530/
http://video.mynet.com/drink2012/Tip-Fakultesi-ogrenci-temsilcisi-2/643529/

6- Bu seçilen kişileri ayrıca aşağıdaki durumlara uygun olmasına da dikkat edilmelidir:
ü Kız ve erkek dengeli bir dağılım olmasına,
ü Her türlü yaşam tarzından dengeli bir dağılım olmasına
Hocaefendi Cemaati-Sol Kesim içinde sözü geçen fişlemeleri
Genç Klinisyenlere katılmadı sebebi: KOMİNİST
ü Alt sınıflarda seçerken numaralarına dikkat etmek suretiyle ileride staj guruplarına ayrıldıklarında farklı staj gruplarında yer almasına imkan sağlayacak bir dağılımda olmasına dikkat edilecek.

http://video.mynet.com/kingston23/tusdata-rezaleti-10-ogrenci-grubunun-liderini-aldi/1019726/
7- İsimler tesbit edilirken ne acele edin, ne de yavaştan alın. Sonucun en faydalı olması önemlidir. Olması gerektiğine inandığınız kişileri mutlaka ikna edin. Onun faydasına olan yönleri iyi açıklayın. “hocam, bu kulübe yoldan geçeni almıyoruz ki… sizin gibiler bu kulüpte olmazsa zaten kulüp amacına ulaşmaz, Tüm türkiyedeki iyiler burada olacak, biz tüm bu aktiviteleri sizin için düzenliyoruz, hem zaten bir müddet sonra bakarsınız istemezseniz zaten ayrılabilirsiniz.” deyin.
8- İsimler tesbit edilirken çok yönlü inceleyin, pek çok veriyi değerlendirin ve doru seçim yaptığınıza emin olun. sınıf temsilcilerine güveniyorsanız yeterince açık olun. Çünkü böyle bir şeyin duyulması ve kantinlerde fısıltısının dolaşması bile bizi olumsuz etkileyebilir ve “TUSDATA ayrımcılık yapıyor, bizim paramızla başkalarına imkan sağlıyor” dedikodusuna yol açar. Bu gerçekten çok elit bir çalışma bizim için.
9- Tesbit edilen bu üyelerle hemence sınıf sınıf toplantılar düzenleyip aşağıda belirtilen kitaplardan öncelikle birini hediye edin, diğerlerini gösterin, gerçekten ihtiyaç sahiplerinin kendisiyle özel olarak irtibat kurmalarını –ve bunun gizli kalacağını- söyleyin.
Genç Klinisyenlere Verilen Gizli ve Çok Gizli Görevler
10- Aynı toplantıda herkesin “GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ PROJESİ VE PROSEDÜRLERİ”ni okuyup altına el yazıları ile adlarını yazıp imzalamasını sağlayın. Bunun “kendi faydaları için ve tamamen gönüllü bir şey” olduğunu söyleyin. “Biz özel bir kurumuz, siz de özel insanlarsınız, sizi desteklemek, motive etmek ve katkıda bulunmak istiyoruz” deyin.
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya
11- Seçtiğiniz üyelerin üyelik formlarını doldurmalarını sağlayıp liste halinde merkeze gönderin..
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya

C- GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNE NE VERECEĞİZ ?

12- Kulüp üyelerine ücretsiz verilecek kaynaklar diğer prosedürlerde yazmaktadır. Orada yazılanları söyleyebilirsiniz.

http://video.mynet.com/vulturel/TUSD...AN-11/1019696/
13- Kulüp üyeleri ileride dersaneye gelirlerse onlara özel imkanlar sunacağımızı söyleyin ancak bu imkanların şimdi belli olmadığını zaman içerisinde belirlenip duyurulacağını ve “onlara TUS’u kazandırmak için her şeyi cömertçe yapacağımızı” söyleyin.

http://www.dailymotion.com/video/xkdgf1_tus-dersaneleri_tech
http://video.mynet.com/vulturel/TUSD...AN-11/1019696/
D- GENÇ KİLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNDEN NE BEKLEYECEĞİZ ?
http://video.mynet.com/vulturel/TUSD...AN-11/1019696/

14- Genç Klinisyenler kulübü üyeleri sınıf temsilcilerimizden farklı olarak kimse tarafından bilinmeyecekler ve kendileri de kimseye ben Tusdata’nın kulübü üyesiyim demeyeceklerdir. Bunu deklare etmenin onlar için “beklemedikleri ve rahatsız edici anlamsız tepkilere yol açabileceğini” vurgulayabilirsiniz. “Kimseyi ürkütmenin anlamı yok” diyebilirsiniz.
http://www.dailymotion.com/video/xkw...yararlary_tech
15- Bu üyelerden ön planda neler isteyecegimiz de onlar için hazırlanan prosedürlerde yazmaktadır. Daha açık bir dille “bizden ne istiyorsunuz? Diye sorarlarsa “Burada ne yazıyorsa sizden onu yapmanızı isteyeceğiz, kitap okumanızı isteyeceğiz, TUS konusunda bilinçli olmanızı isteyeceğiz, internette mail gruplarını takip etmenizi ve paylaşımlardan yaralanmanızı isteyeceğiz, sizin için seçtiğimiz derse girmenizi isteyeceğiz ve burada birbirimizi gönüllü denetleyip seviyemizi daha yukarıya taşımaya çalışacağız. Her büyük kurum sosyal bazı sorumluluklar taşır ve her şeyi devletten beklememek gerekir, bizim gibi kurumların da ülkenin seviyesini yükseltmek için yapabilecekleri şeyler var.” diyebilirsiniz. “Sizin kazancınız ne olacak?” diye sorarlarsa “hem dost kazanacağız, hem de vicdanen iyilere katkıda bulunmuş olmanın keyfini yaşayacağız. Para nasıl olsa kazanılır, nasipse zaten geliyor.” Gibi cümleleri muhatabınızın durumuna göre söyleyebilirsiniz. Lütfen bu konuda yeterince samimi olunuz.

http://video.mynet.com/vulturel/TUSD...AN-11/1019696/
16- Genç Klinisyenler Kulübü üyeleri Tusdatanın kitaplarını tavsiye edecekler, önerecekler ve kendileri de kullanacaklardır. Her biri ile özel diyaloglar kurmak için çaba sarfedin, yakından tanışın, gelip gittiklerinde özel ilgi gösterin, dostça çay kahve söyleyin, arkadaşlarını getirirlerse arkadaşlarının yanında onore edin, başarısını ya da sosyal aktivitelerini dostça övün. İyi bir ilişki kurduktan sonra zaten uygun lisan ile her şeyi dostça söyleyebilirsiniz. Zaman içinde bu kişileri kitap almak için veya mesleki diğer konular için kendi istekleri ile TUSDATA’ya doğal yolla gelip gittikleri, ilgili ve sürekli kişiler oldukları için sizin de özel ilgi gösterdiğiniz için bu yolla doğal bir arkadaşlığın gelişmesi sağlanmalıdır.
17- Genç Klinisyenler Kulübü üyeleri dersaneye gitmek isteyenleri Tusdataya yönlendirecekler. Elbette zaman içinde ve doğal yolla…

http://video.mynet.com/vulturel/TUSD...AN-11/1019696/

http://www.dailymotion.com/video/xkenj5_tus-a-hazyrlyk-seti_tech#rel-page-13
18- Genç Klinisyenler Kulübü üyelerinden –gerektiğinde- fakültede Tusdata aleyhine bilinçli olarak oluşturulmak istenen olumsuz kamuoyu’na karşı doğru bildiklerini söylemesi istenerek katkı beklenebilir.
http://www.dailymotion.com/video/xkw...yararlary_tech
E- GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ TOPLANTILARI
19- Toplantılar öğrencilerin durumları da gözetilerek yapılacak, sınav zamanlarına, yoğun zamanlara denk gelmeyecek şekilde ama en geç ayda bir kez olacaktır.
20- İlk toplantılarda aşağıdaki sorulara cevap aranarak katılımları sağlanabilir:
a. Tıbbi kitap (verdiğimiz kitapları ve diğer ders kitaplarını) okuyorlar mı?
b. Mail grup aktivitelerine katılıyorlar mı?
c. Çağırdığımız derslere geliyorlar mı?
d. Dinledikleri ya da okudukları dersin TUS sorularına bakıyorlar mı?
e. Sınıflarında kitap alma eğilimleri nasıl ve nerden alıyorlar? Kitap alımlarına kim öncülük ediyor?
f. Kantinde, sınıflarda, gruplarda ve stajlarda TUS ve kurumlar ile ilgili, özel olarak bizimle ilgili neler konuşuluyor?
Vır Vır Vır En Geveze GKK Fişlemecisi...
21- Daha sonra her hafta bir sınıfın üyeleri ile cumartesi öğleden sonra bir araya gelinirse dengeli bir zamanlama yapılmış olur. Dönemine göre daha sık bir araya gelmek gerektiğinde daha erken çağrılar da yapılabilir.
22- Klüp üyelerini sınıf sınıf ayrı şekilde davet etmek gerekir.
23- Aktivite olarak; onları hocalarla görüştürmek, gerektiğinde o haftaki hocanın kitabını kendisinin imzalayıp hediye etmesini sağlamak, onları Asistan danışmanlar ile ya da varsa ilinizdeki derece yapmış eski kursiyerlerimizle görüştürmek, varsa fakültede çok sevilen kendi hocaları ile bizim mekanlarımızda buluşturup TUS konulu konuşmalar yapılmasını sağlamak… seçeneklerden bazıları olarak değerlendirilebilir.
Hocaların genç klinisyenler prosedürlerine bakışı:
24- Yapılacak toplantıların tümü öğrencilerin ders ve sınav tarihleri gözetilerek ve gerek şubat tatillerinde gerekse yaz tatillerinde olmayacak şekilde düzenlenecektir.
Bu prosedür 3 sayfa ve 24 maddeden oluşmuştur. 21 Mart 2009



KANITLAR Dr. Sami Selçuk Biricik

http://video.mynet.com/drink2012/Tip-Fakultesi-Fakulte-temsilcisi-nasil-seciliyor/643535/
http://video.mynet.com/vulturel/tusdata-rezaleti-15-sube-sorumlusu-genc-klinisyenl/1019708/
http://video.mynet.com/kingston23/tusdata-rezaleti-10-ogrenci-grubunun-liderini-aldi/1019726/
http://video.mynet.com/drink2012/Tip-Fakultesi-ogrenci-temsilcileri-1/643530/
http://video.mynet.com/drink2012/Tip-Fakultesi-ogrenci-temsilcisi-2/643529/


GENÇ KLİNİSYENLERİN BELGELERİ OKUYUP ANLAYIP ELYAZILARI İLE İMZALAMA SAHNESİ






















3. topalntıda özge nin kitap kurdu ve hırslı olduğu anlaşıldı.
çağrı domuz gribi idi. şimdi yatay geçişle gelmiş


bir vilayet ilk toplantı ile ikinci toplantı arasındaki fark








GENÇ KLİNİSYENLERİN EK GÖREVLERİ GENÇ KLİNİSYENLERE GİZLİ GÖREV::::::::




edirne kimdir ne uzmanı video mail adresi





Tüm BUNLARIN KARŞILIĞI















GENÇ KLİNİSYENLERİN ÇOK GİZLİ GÖREVİ
SİZCE TUSEMİ MİLLİ EĞİTİME KİM ŞİKAYET ETTİ?

















http://www.youtube.com/user/yaahooof.../3/XRqULEHsJQ8

(bilim, dans, kültür,…vs) başkanları veya etkin temsilcileri

biim ve dans yanyana
9eylül isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-22-2012, 10:12   #435
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

Albay Kazım Çillioğlu’nun oğlu Gökhan Çillioğlu’nun telefonlarını yasadışı dinleyen Düzce Jandarma, 2011 ve 2012 yıllarında şehrin tüm yönetici kadroları, iş adamları ve öğretmenlerini tek tek fişlemiş.
TUNCELİ Alay Komutanı iken şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Albay Kazım Çillioğlu dosyasını 17 yıl sonra yeniden açtıran ve olayın cinayet olduğunu ortaya çıkaran oğlu Gökhan Çillioğlu’nun yasadışı yollardan dinlendiği iddiası üzerine başlatılan soruşturmada şok gelişmeler yaşandı. Çillioğlu’nu yasadışı olarak dinlediği belirlenen Düzce Jandarma Komutanlığı’ndaki aramalarda 2012 tarihli fişleme belgeleri bulundu.
Bürokrat, polis, belediye başkanı
TİB kayıtlarında Gökhan Çillioğlu’na ait numaraları dinlediği belirlenen Düzce Jandarma’daki aramalarda yasadışı dinleme kayıtlarının yanı sıra 2011 ve 2012 tarihli fişleme dosyaları bulundu. Jandarma, şehirdeki tüm bürokratları, polis şeflerini, belediye başkanları, öğretmen ve iş adamlarını fişlemiş. Yasadışı dinleme kayıtlarıyla birlikte el konulan belgeler soruşturmanın yürütüldüğü Malatya Terörle Mücadele Müdürlüğü’ne gönderildi.
Sahte tutanakla dinleme kararı
Gökhan Çillioğlu’nun yasadışı olarak nasıl dinlendiğine ilişkin ayrıntılar da ortaya çıktı. Çillioğlu’na ait telefon numaraları, T.Ç. isimli farklı bir kişininmiş gibi gösterilerek 35 şüphelinin yer aldığı narkotik operasyonuna dahil edildi. T.Ç. ile ilgili mahkemeden dinleme kararı almak için de jandarma yetkililerinin sahte tutanak düzenlendiği belirlendi. Sahte tutanakta, T.Ç’nin üzerinde uyuşturucu yakalandığı için gözaltına alındığı ve verdiği ifadede uyuşturucu kullandığını itiraf ettiği bilgisine yer veriliyor.
Dosya açıldı dinleme başladı
Gökhan Çillioğlu’na ait telefonların dinlenmesine ise, Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından dosyanın yeniden açılmasından sadece 5 gün sonra başlandığı belirlendi. Soruşturma kapsamında tutuklanan Düzce İl Jandarma Komutanı Albay Turhan Yazıcı ile birlikte 8 askerin irtibatları hakkında yeni çalışma başlatıldı.
Bağlantıları gizlemek mi istediler
Yeni bilgi ve belgeler Kazım Çillioğlu’nun ölümünden Yeşil kod isimli Mahmut Yıldırım’ın sorumlu olduğunu gösteriyordu. Soruşturma ekibi, Yeşil ve onun arkasındakilerin korunması amacıyla yasadışı bu dinlemelerin yapıldığını değerlendiriyor.
ZAFER KÜTÜK ANKARA star
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-22-2012, 10:15   #436
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

Fişleme hala sürüyor

Darbe yargılamaları ders olmadı Fişleme hâlâ sürüyor...






Şüpheli şekilde hayatını kaybeden Albay Çillioğlu'nun oğlu Gökhan Çillioğlu'nu yasa dışı dinleyen ekibe yönelik aramalarda önemli bilgilere ulaşıldı.

Düzce İl Jandarma Komutanlığı'nda yapılan aramalarda, polis, bürokrat ve işadamlarını da kapsayan 2011-2012 tarihli yeni fişleme belgelerinin bulunduğu belirtiliyor.

Tunceli İl Jandarma Komutanlığı görevini yürütürken şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Albay Kazım Çillioğlu ile ilgili dava ilginç bir boyut kazandı. Çillioğlu'nun oğlu Gökhan Çillioğlu'nun telefonlarının yasa dışı dinlenmesine ilişkin gözaltına alınan 1'i emekli, 7'si muvazzaf 8 kişi geçtiğimiz günlerde tutuklanmıştı.

Aralarında Düzce İl Jandarma Komutanı Turhan Y.'nin de bulunduğu şüphelilerin ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda önemli bilgi ve belgelere ulaşıldı. Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'nın, Düzce İl Jandarma Komutanlığı'nda yaptırdığı aramada Gökhan Çillioğlu'na yönelik dinleme kayıtları ele geçirildi.

Bunun yanı sıra Düzce'de polis, bürokrat ve işadamlarını da kapsayan 2011 ve 2012 tarihli yeni fişleme belgelerinin de bulunduğu belirtiliyor. Tutuklanan isimlerden Tuğrul Z. ile ilgili de önemli bilgiler ortaya çıktı.

Düzce İl Jandarma Komutanlığı'nda teknik büro amiri olarak görev yapan Tuğrul Z.'nin 2008-2010 tarihleri arasında Erzincan 3. Ordu Komutanlığı'nda istihbarat astsubayı olduğu bilgisine ulaşıldı. Tuğrul Z.'nin Erzincan'da görev yaptığı süre zarfında dönemin Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner'in de yargılandığı Ergenekon davası ekibiyle irtibatlı olduğu öne sürülüyor.

Turhan Y. ile birlikte tutuklanarak cezaevine gönderilen istihbarat astsubaylardan Tuğrul Z. ile ilgili de önemli bilgiler ortaya çıktı. Halen Düzce İl Jandarma Alay Komutanlığı'nda Teknik Büro amiri olarak görev yapan Tuğrul Z.'nin Düzce'ye tayin olmadan önce 2008-2010 tarihleri arasında da Erzincan merkezdeki 3. Ordu Komutanlığı'na bağlı İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde istihbarat astsubayı olduğu bilgisine ulaşıldı.

Şüphelinin ayrıca Erzincan'da görev yaptığı süre zarfında halen CHP'de milletvekilliği yapan dönemin Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner'in de yargılandığı Ergenekon davası ekibiyle irtibatlı olduğu öne sürülüyor. İstihbaratçı astsubayın, İrtica İle Mücadele Eylem Planı'nın Erzincan'da uygulandığı iddiasıyla başlatılan soruşturmada, düzmece senaryolarla İsmailağa cemaatine yönelik operasyonlardaki jandarma ayağı olduğu iddia ediliyor.

Şüpheliyle ilgili bilgiler, Erzincan iddianamesinde ifade veren gizli tanık 1'in bilgilerinde de yer alıyor. Gizli tanığın iddianameye giren ifadelerinde şu çarpıcı iddialar yer almıştı: "Ben jandarma istihbaratta görevliyim. Erzincan ilinde edindiğim bilgi ve izlenim neticesinde öğrendiğim kadarıyla Erzincan Başsavcısı'nın (İlhan Cihaner) sürekli talimatı olmuş.

Erzincan Başsavcısı'nın talimatlarını istihbarat şube müdürü Nedim Binbaşı'ya verdiğini ve onun üzerinden işlemlerini takip ettiğini biliyorum. Erzincan'da ASAF'ta geçtiğimiz yıl görevli olan ve daha sonra bu görevden alınarak Erzincan'a bağlı Çağlayan Karakolu'nda görevlendirilen Serkan uzman çavuş her iki cemaate yönelik teknik dinlemelere ve operasyonlara bizzat katılmıştır.

Serkan Uzman'ın Erzincan'daki illegal olarak yapılan emirler ve toplantılar ile ilgili ayrıntılı bilgisi vardır. Ayrıca, 2008-2009 yılında ASAF'ta Tuğrul Astsubay ve bir uzman çavuş (şu anda Düzce'de görev yapmakta, ismi Volkan olabilir) yine Serkan Uzman gibi olaylara ayrıntısı ile vâkıftırlar. Tuğrul Başçavuş görevden ayrılmadan önceki son gün bana "Cemaatlere yönelik çalışmayı biz başlattık. Ancak sonra bizden çıktı. Bizzat Başsavcı (Cihaner) talimat veriyordu, biz de yapıyorduk."

Erzincan bağlantısı

Düzce İl Jandarma Komutanı Turhan Y., Gökhan Çillioğlu'nu yasa dışı dinlenmesi kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Onunla birlikte tutuklanan isimler arasında yer alan Tuğrul Z. ile ilgili ulaşılan bilgiler ise dikkat çekici. Daha önce Erzincan'da istihbarat subayı olarak görev yapan Tuğrul Z.'nin cemaatlere yönelik düzmece senaryolarda yer aldığı belirtiliyor.

ZAMAN
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-22-2012, 10:41   #437
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

Kılıçdaroğlu: Fişleme davası halen sürüyor

CHP lideri Kılıçdaroğlu, 28 Şubat sürecinde fişlenmesi ile ilgili davanın sürdüğünü belirtirken, “benim muhatabım Başbakanlık. Aleyhte dava açtık, Danıştay’da görülüyor” diye konuştu


ANKARA AA

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 27 Nisan e-muhtırası karşısında Ak Parti’nin sergilediği tavrın doğru olduğunu, ancak hesap sorulmadığını belirtirken, “Ama ona da hesap sorulması lazımdı. Ona niye hesap sorulmuyor” dedi. Kılıçdaroğlu, 28 Şubat sürecinde hakkında fişleme yapıldığını ve bu konuyla ilgili davanın sürdüğünü de söyledi.
Habertürk’te önceki akşam soruları yanıtlayan CHP lideri Kılıçdaroğlu, 28 Şubat’ta kendisinin de fişlendiğini, dile getirdi. “Bu fişlenmeyi de ben AKP’lilerden duydum, beni eleştirirken onların medyaları ilk kez yazdı. Ondan sonra Sayın Başbakan olmak üzere bunu kullandılar” diyen Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:



“Ben dava açtım, bu davaya Başbakanlık bir rapor gönderdi, benimle ilgili bir ihbar raporu. Ben ilk kez orada gördüm o raporu. Onun üzerine avukata söyledim davaya girmesin, o dava düşsün çünkü benim muhatabım artık Başbakanlık. Başbakanlık aleyhine dava açtık. Danıştay’da dava görülüyor. Nasıl bir karar çıkar, onu bilmiyorum.” Nasıl fişlendiğinin sorulması üzerine de Kılıçdaroğlu, ”Fişleme, yani işte Kılıçdaroğlu’nun soyadı Karabulut’tu, soyadından başlayarak pek çok yalan yanlış bilgi var. Neler yok ki? Şahsen ben okuyunca yüzüm kızardı, olmayacak şeyler var, hayali şeyler yazılmış oraya” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu’nun manevi tazminat istemiyle açtığı davanın halen idari yargıda devam ettiği öğrenildi.

İşte fişteki suçlamalar
Bir süre önce Bugün gazetesi yazarı Adem Yavuz Arslan, 28 Şubat döneminde Batı Çalışma Grubu’nun (BÇG), dönemin SSK Genel Müdürü Kılıçdaroğlu hakkında fişleme yaptığını yazmıştı. Arslan’ın yazısına göre, “Kürtçü - bölücü” diye fişlenen Kılıçdaroğlu’nun dosyasında, nüfus verilerinden eğitim amaçlı gönderildiği Paris’teki faaliyetlerine kadar çarpıcı bilgilere yer veriliyor. MİT raporuna atfen düşülen notta, Kılıçdaroğlu’nun burslu olarak gönderildiği dönemde Paris Kürt Enstitüsü’nün müdavimlerinden olduğu, gerçek soyadı ‘Karabulut’u 1966’da değiştirdiği, Dersim isyanına katılan Kureyşan aşiretine mensup olduğu belirtiliyor.

‘Mezhepçilik yaptı raporu’
Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürlüğü döneminde 10 bine yakın kişinin işe alındığı, bu şahısların tamamına yakınının “Alevi - Kürt” olduğu, batı illerinde ve özellikle büyükşehirlerde yüzde 50’ye varan personel açığı varken Tunceli, Sivas, Elazığ ve Amasya gibi bölgelerde yüzde 80’den fazla personel istihdam edilerek “bölgecilik - mezhepçilik” yapıldığı, Kılıçdaroğlu’nun özellikle Danıştay 5. Dairesi ve bölge idare mahkemesi ile yakın ilişki içinde bulunduğu iddia ediliyor. “Daire üyelerinden bazılarıyla Kılıçdaroğlu’nun aynı apartmanda oturdukları ve briç oynadıkları” bilgisinin de yer aldığı gizli fişleme yazılarında, örgüte yakınlığıyla bilinen doktorlar ve idarecileri Doğu ve Güneydoğu’ya atayarak kadrolaşma hareketi yaptığı öne sürülürken, sonuç bölümünde “Kemal Kılıçdaroğlu’nun faaliyetleri için tedbir alınmalıdır” ifadesi bulunuyor.
milliyet

'BİR DOST'UN FİŞLEME MEKTUPLARI MGK'DA




Derinhaber - 10 Mayıs 2012 13:42
28 Şubat sonrası yürütülen cadı avında, imzasız ihbar mektuplarıyla binlerce kişi takip altına alınmış.

28 Şubat sonrası yürütülen cadı avında, imzasız ihbar mektuplarının bile dikkate alındığı ortaya çıktı. İtfaiyecilerden bürokratlara, öğretim görevlilerine kadar binlerce kişi bu yolla takip altına alınmış.
Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu'nun (UTTK) 28 Şubat sürecinde çok sayıda imzasız ihbar mektuplarını dikkate alarak mütedeyyin insanlar hakkında soruşturma başlattığı ortaya çıktı.
16 Mayıs-11 Haziran 1998 tarihleri arasında UTKK tarafından hazırlanan kontrol çizelgesine ulaşıldı. Binlerce insanın fişlendiği görünen kontrol çizelgesinde, imzasız ihbar mektuplarının bile dikkate alındığı görülüyor. Ankara’dan gönderilen isimsiz bir mektupta ise itfaiyecilerin bile ‘irticacı’ diye ihbar edildiği, UTKK’nın da 8 kişi hakkında soruşturma başlatarak, peşlerine polis taktığı ortaya çıktı.
İşte gerçek cadı avı
İsimsiz ve ihbar mektubunda, İtfaiye Daire Başkanlığı’nda görevli F.K., S.Ç., Y.S., M.E., A.B., N.K., O.K. ve Y.I.’kın irticai faaliyetlerde bulunduğu, tarikat mensupları ile zikir toplantılarına katıldıkları iddia edildiği görülüyor. Söz konusu mektubu ihbar olarak kabul eden UTKK’nın ise harekete geçerek derhal inceleme başlattığı anlaşılıyor. İhbar sonrası yapılan işlem Kontrol çizelgesine şu şekilde aktarılıyor: “Bakanlık makamının (İçişleri Bakanlığı) 03.06.1998/22780 s.yazısı ile konu incelenmek ve gerekiyorsa soruşturulmak üzere Teftiş Kurulu Başkanlığına havale edilmiş, konuyu soruşturan Müfettiş rapor düzenleyerek ilgili kişilerin izlenmesi gerektiğini belirtmiş, rapor gereği 11.10.1998 tarih ve 23918 s. Yazı ile Ankara Valiliğine gönderilmiştir. F.K. ve diğer görevliler hakkında izlemenin Emniyet Müdürlüğünce yapıldığı Ankara Valiliğinin 17.11.199 gün ve 2036 sayılı yazısı ile bildirilmiştir. Konu hakkında bilgi alındığında Valilik tarafından gerekli cevap verilecektir.”
MGK’ya bile bilgi vermişler
Trabzon’dan gönderilen isimsiz bir mektupta; Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim görevlileri ve Temel Bölümler Başkanı’nın irticai faaliyetlerde bulunduğu, tarikat kurdukları iddia ediliyor. İsimsiz, imzasız mektubu UTKK’nın ise işleme koyduğu görülüyor. Kontrol çizelgesinde bulunan ‘Önerilen harekât tarzı/ Yapılan işlem’ kısmına mektup hakkında yapılan ihbar sonucunda incelemenin ardından, “Konunun tetkiki ve gereği… Gereken soruldu. Alınan cevap MGK’ya bildirildi” notu düşüldüğü görülüyor.
Bahane hep aynı
İsim ve imza yerine İstanbul İ.E.T.T. çalışanları denilerek gönderilen bir başka mektupta; Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Personel Daire Başkanı, İşletme Müdür Yardımcıları ve Hareket şeflerinin irticai faaliyetlerde bulundukları, irticacı dernek ve vakıflarla ilişki içinde olduklarının öne sürüldüğü görülüyor. Söz konusu mektubunda benzer şekilde ihbar kabul edildiği ve işlem yapıldığı kontrol çizelgesine düşülen not ile anlaşılıyor.
Anında işlem
İsimsiz mektup sonrası yapılan işlem çizelgeye şu şekilde aktarılmış: “İzl. Grb. 01.03./ Ç 86 sayı ile iletilmiştir. Mah. İd.Gnl.Md.lüğünün 15.10.1998 gün ve 23933 sayılı yazısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi İETT Genel Müdürü R.Y. hakkında düzenlenen 14.07.1998 gün ve 32 / 19 sayılı inceleme ve soruşturma raporunun gereği için Beyoğlu C. Başsavcılığına tevdi edildiği bildirilmiştir. İçişleri Balkanlığı’nın 15.11.1999 tarih ve 219 sayılı yazısı ile cevabın çabuklaştırılması istenmiştir. Mah. İd.Gnl.Md.lüğünün 18. 11.1999 gün ve 23984 sayılı yazısında; bugün itibariyle incelemelerin son durumu konusunda Mah. İd.Gnl.Md.lüğüne herhangi bir bilgi verilmediği ve İstanbul Valiliğinin 17.11.1999 gün ve 23977 sayılı yazı ile tekit edildiği bildirilmiştir.”
Milat

28 Şubat sürecinde Türkiye genelinde başlatılan cadı avı özellikle mütedeyyin insanları hedef alıyordu. Bu çerçevede Edirne'de yapılan fişlemeler, Nazi Almanya'sını andırıyor.

Yurtları ablukaya alan müfettişler, öğrenci ve yönetici kadrolarını fişlerken, yurtları renkli kalemlerle kategorilere ayırıyor. 9 Mart 1999 tarihli belgeye göre 'İyi-sorun olmayan' yurtlar sarı, 'Enver Ören Grubu' olarak belirtilen yurtlar kırmızı, 'Süleymancı' olarak belirtilenler yeşil, 'Nurcu' şeklinde belirtilen yurtlar ise turuncu olarak işaretleniyor. Kapatılan yurtların üzeri ise siyah kurşun kalemle işaretleniyor.

'Derneklere ait yurtlar', 'Vakıflara ait yurtlar' ve 'Gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait yurtlar' şeklinde listelenen yurtların denetimi için başkomiser, polis memuru ve milli eğitim müdürlüğünden 14 kişilik özel komisyon oluşturuluyor. Edirne'deki utanç uygulamalarında Vali Mehmet C. Vali Yardımcısı Hikmet Ç., ve Milli Eğitim Müdürü Reşat K.'nin imzaları da bulunuyor.

Bir başka ibretlik fişleme İçişleri Bakanlığı'nda yapılıyor. Bakanlık, fişlemeler için özel faks numarası bile ayırmış. İllerdeki kamu kuruluşları Bakanlığın İzleme Grubu'nun hazırladığı özel formları doldurup bu faks numarasına gönderiyordu. İçişleri Bakanlığı Müsteşarlığı İzleme Grubu Başkanlığı tarafından il ve ilçelerde yapılacak denetimler hakkındaki usul ve esaslar il milli eğitim müdürlüğüne iletiliyor. Milli eğitim müdürlüğü de, vali yardımcılarına, il jandarma komutanlığına, il emniyet müdürlüğüne, kaymakamlara, il müftülüğüne dağıtıyor. Dönemin Edirne Valisi Mehmet C. imzalı belgede iletilen şikâyet ve ihbarlardan inceleme-soruşturma onayı alınan durumların ayın 5'ine kadar İzleme Grubu'na intikal ettirilmesi isteniyor. Dernek, vakıf, özel okul, yurt ve dershanelerin denetlenmesi sırasında denetleme formlarının uygulanması talimatı yer alıyor. Valiliğe iletilen şikâyet ve ihbarların acil durumlarda İzleme Grubu'nun hizmetine tahsisli faks numarasına bildirilmesinin altı çiziliyor. Cuntaya destek veren medya organlarının 'Türban provokasyonu', 'Türban faciası' başlıklı haberleri, yapılan baskı ve denetimlere gerekçe oluşturuyor.

Başörtülü öğretmen ve öğrencileri hedef gösteren haberler sebebiyle dönemin Milli Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay, valiliklere bir yazı gönderiyor. Uluğbay, söz konusu genelgelerde valiliğe, kılık kıyafet yönetmeliği ile ilgili denetimlerin daha sıkı tutulması ve haklarında gerekli cezai işlemlerin uygulanması talimatını veriyor. Bu genelgelerin ulaştığı valiliklerden birisi de Bursa Valiliği. Dönemin Bursa Valisi M. Orhan Taşanlar, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne gönderdiği yazıda "İlgili yönetmeliğe rağmen bazı okullarda görevli öğretmenlerin ve öğrencilerin ısrarla yönetmelik hükümlerine aykırı olarak başları örtülü bir şekilde derslere girdikleri ve okul yöneticilerinin de bu duruma göz yumdukları Valiliğe gelen bilgilerden anlaşılmıştır." uyarısında bulunuyor. Yönetmelik gereklerini yerine getirmeyen yöneticilerin derhal görevden uzaklaştırılması ve haklarında yasal işlem yapılmasını istiyor.

Kaynak: AYŞE TOSUN, ZEYNEP HAŞLAK / ZAMAN

Konu tususev tarafından (05-11-2012 Saat 11:16 ) değiştirilmiştir.
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-22-2012, 10:42   #438
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

Binlerce öğretmenin fişleme belgeleri





FAZLI ŞAHAN ANKARA
28 Şubat post-modern darbe döneminde yapılan fişlemeler akıllarla durgunluk verdi. O dönem askerin nasıl ayrıntılı olarak fişleme yaptığı bugün bir bir ortaya çıkmaya başladı. 28 Şubat'ın jurnal belgelerine göre öğretmenler 'Nurcu', 'Süleymancı', 'Milli Görüşçü', 'Nakşibendî', 'Genel İslamcı', 'Hizbullah Menzil', 'Müslüman Gençlik' ve 'Kadiri' şeklinde tek tek fişlenmiş. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı öğretmenlerin hangi görüşe yakın olduklarının belirtildiği 'gizli' ibareli fişleme belgelerinin Türkiye genelinde onbinlerce personel için uygulandığı öğrenildi. Listedeki öğretmenler 28 Şubat sürecinde ya sürgün yedi ya da müfettişlerce yakın takibe alındı. Ortaya çıkan fiş belgeleri, cuntacı generallerin ülkede estirdiği vesayeti bir kez daha gözler önüne serdi yenisafak
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-24-2012, 18:39   #439
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

İÜ eski Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’nun MGK’ya ihbar mektubu gönderdiği ortaya çıktı. Yazıda bazı isimlerin fişlendiği ve görevden alınması istendiği görülüyor
Aslan Değirmenci'nin haberi
28 Şubat sürecine dair soruşturma kapsamında yeni dalgalar beklenirken ‘Başörtüsü yasağının’ mimarlarından İstanbul Üniversitesi eski Rektörü ve Ergenekon davası tutuksuz sanığı Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’nun 28 Şubat döneminde MGK ile yaptığı yazışmaya ‘Milat Gazetesi’ ulaştı.
İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu tarafından MGK’ya gönderilen yazı, “İstanbul Üniversitesi rektörü olarak temsil ettiğim kurumun birçok davalarının görünmekte olduğu İstanbul İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri hakkında edindiğim bilgileri size sunmak istiyorum” şeklinde başlıyor.
Önce bir yağ çekiyor
Yazısına, “Ülkemiz Cumhuriyet rejimine Atatürk İlke ve inkılâplarına karşı haince saldırılarda bulunan kişilerle kıyasıya bir mücadele içindedir” şeklinde devam eden Alemdaroğlu, “Bu mücadelede şanlı ordumuz ve hükümetlere irtica konusunda geniş bilgi ve belgeler sunan Milli Güvenlik Kurulu en önde yerini almıştır. Ancak görüyoruz ki 28 Şubat sürecinden bu yana alınan tüm önlemlere rağmen ülkemizin birçok kurumunda halen irticai faaliyetler devam etmekte. Ve Ülkemizi geriye götürmek isteyen bu fikir ve düşünce de olan insanların görev yapmakta olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle bu gibi kişilerin yargı camiasında yer bulmaları son derece üzücü ve düşündürücüdür” diyor.
İsim isim fişliyor
Asli görevi bilim üretmek olan Alemdaroğlu sanal kaygılarını dillendirdikten sonra MGK’ya gönderdiği yazıda başlıyor fişleme yapmaya: “İstanbul İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri nezdinde görev yapan bazı hâkimlerin bazı cemaatler ve tarikatlar ile bağlantılı olduğu ve bu sebepler tarafsız ve laik düşünce doğrultusunda karar vermediklerini müşaede ettim. Bu kişilerin toplu halde cemaat ve tarikatların toplantılarına gittikleri, eşlerinin çağdaş kıyafetle dolaşmadıkları, türban taktıkları, Fethullah Gülen’in kamuoyunda yayınlanan kasetlerinde müritlerine verdiği emirler doğrultusunda 28 Şubat sürecinden sonra eşlerinin başlarını açtıkları ve sinsice cumhuriyet aleyhine faaliyetlerine devam ettikleri izlenmektedir. Bu kişilerin hakim E.A., M.A., M.C., İ.U., N.A., E.D., oldukları tarafımdan tespit edilmiştir. Tahmine ederim ki tespit edemediğimiz birçok irticai faaliyetlerde bulunan yargı mensubu bulunmaktadır. Bu hususlar mahkeme nezninde araştırıldığında birçok irticai çalışmaların ortaya çıkacağı kuşkusuzdur.”
Bu yetkiyi kim verdi?
Başörtüsünü adalete aykırı bulan Alemdaroğlu, MGK’ya gönderdiği yazısında sadece hâkimleri değil Adalet Bakanlığı müfettişlerini de şu şekilde fişliyor: “Yargı camiasında irticai faaliyetlerle bağlantısı olduğunu tespit ettiğimiz hâkimlerin dışında bunların denetiminden sorumlu adalet bakanlığı teftiş kurulu başkanlığı nezninde çalışan bazı adalet müfettişlerinin de cemaat ve tarikatlarla bağlantılı olduğu ve irticai faaliyetlerde bulunan hâkimleri korudukları tarafımızca tespit edilmiştir. Bu kişiler müfettiş M.K. ve G.C.’dır. Bu kişilerde hem cemaat ve tarikat düşünceleri ile hareket etmekte ve işbirliği içersinde yargı camiasında konumlanmaktadırlar.”
Mütedeyyin hâkim ve Adalet Bakanlığı müfettişlerini fişlemekle yetinmeyen Alemdaroğlu yazısının sonunda söz konusu isimlerin görevden alınmasını da istiyor. Alemdaroğlu, “İşte bu nedenlerle bu kişilerin yürüttüğü faaliyetlerin araştırılarak yargı camiasından temizlenmelerini istiyor ve bekliyoruz. Bu konu da size de kurum olarak büyük görevler düşmektedir. Bu konuların Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’na, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’ne, Personel Genel Müdürlüğü’ne, Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulu’na iletilerek onlarla koordineli bir şekilde araştırılması gerektiğini düşünmekteyim.
Bu konuyu bilgilerinize sunar gereğinin yapılmasını arz ederim.”
MİLAT

--

FİŞLEMEYİ ASTLARIM YAPMIŞ OLABİLİR
Savcı Mustafa Bilgili Çevik Bir’e 28 Şubat fişlemelerinden “MGB DERSI.doc” isimli belgeyi gösterip, fişleme emrinin kimin verdiğini sordu. “Belgenin irticai faaliyetleri tespit edilen okul, yurt ve dersanelerin analizi başlığını taşıdığı, 23 sayfadan oluştuğu, belge içeriğinde birçok kurum, kuruluş ve kişilerle ilgili kişisel bilgilerin toplandığı, fişlemelerin yapıldığı ve haklarında raporların oluşturulduğu görülmektedir. Bu faaliyetler hangi yasal yetkiye dayanarak ve kimlerin talimatı ile hazırlanmıştır? Bu tür takip ve raporlamalar, BÇG’nin istihbarat ağı ve bilgi bankası kapsamında mı hazırlanmıştır?” sorusu üzerine Çevik Bir, emrinde çalışan subayları suçladı. Bir soruya “Söz konusu belgeden haberim yoktur, bana sunulmadı. Personel çalışmaları olabilir” cevabı verdi.

Konu tususev tarafından (04-25-2012 Saat 07:33 ) değiştirilmiştir.
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-26-2012, 08:49   #440
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

28 Şubat'ın istihbarat ve fişleme birimine gözaltı
BAYRAM KAYA, İZZETTİN ÇİÇEK ANKARA - 26.04.2012


28 Şubat darbe soruşturmasında üçüncü dalga, cuntanın istihbarat birimine yapıldı. 6 milyon insanın fişlendiği süreçte, BÇG'de görevli 6'sı muvazzaf 13 asker daha dün gözaltına alındı. Gazetecilerin andıçlandığı belgede imzası bulunan dönemin İstihbarata Karşı Koyma Daire Başkanı emekli Org. Fevzi Türkeri ile halen Seferberlik Tetkik Kurulu başkanlığını sürdüren Tuğgeneral Lokman Ekinci de Emniyet'te.

Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği tarafından yürütülen 28 Şubat soruşturmasında 6'sı muvazzaf 13 asker daha gözaltına alındı. Eski Jandarma Genel Komutanı Fevzi Türkeri başta olmak üzere, halen Seferberlik Tetkik Kurulu başkanlığını sürdüren Tuğgeneral Lokman Ekinci, Kara Kuvvetleri Lojistik Hizmet Dairesi Başkanı Tuğgeneral İ.Hakkı Önder de bu isimler arasında yer alıyor. Dönemin Personel Daire başkanı olan Oyak Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Türker de Emniyet'te. 28 Şubat sürecinde tümgeneral rütbesiyle Genelkurmay İstihbarata Karşı Koyma Dairesi başkanı olan Türkeri, Genelkurmay'da yargı, medya ve iş dünyasına verilen ünlü 'irtica ve medya brifingleri'ni düzenleyen isim olarak biliniyor.
Fevzi Türkeri'ye, savcılık sorgusunda Batı Çalışma Grubu Rapor Sistemi'nin anlatıldığı belgeyi kimin emriyle kaleme aldığı ve dönemin Genelkurmay Başkanı'na 'arz' edilip edilmediğinin sorulması bekleniyor. Psikolojik harekât uygulanması için hazırlanan "SENARYO GOREV.doc" isimli dokümanın da sorguda gündeme geleceği belirtiliyor. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin gözaltı kararı verdiği şüphelilerin Ankara, İzmir, İstanbul ve Kars'taki ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda bazı belgelere el konuldu.
28 Şubat soruşturmasını yürüten özel yetkili savcılar Mustafa Bilgili ve Kemal Çetin, 3. dalga için dün düğmeye bastı. Birinci ve ikinci dalgada gözaltına alınan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda yeni şüpheli listesi oluşturan özel yetkili savcılar, listenin ilk sırasına ise 28 Şubat sürecinin etkin isimlerinden eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Fevzi Türkeri'yi koyarken, ikinci sırada ise emekli Korgeneral Yıldırım Türker yer aldı. Bu doğrultuda savcılar, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nden 13 şüphelinin gözaltına alınması ve ikamet adreslerinde arama yapılması kararı çıkarttı. Karar, bir önceki akşam Ankara, İzmir, İstanbul ve Kars Emniyet müdürlüklerine bağlı Terörle Mücadele Şube müdürlüklerine bildirildi. 5'i albay biri uzman çavuş için ise bulundukları merkez komutanlıklarına bilgi verildi. Kararın TEM şubelerine ulaşmasının ardından dün sabah saat 08.00 itibarıyla 4 farklı ilde eşzamanlı baskınlar yapıldı. Ankara Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri de gözaltı kararı doğrultusunda, emekli generaller Fevzi Türkeri ile Yıldırım Türker'in ikametgâhlarında arama yaptı. Paşaların evlerinde yapılan aramalarda bazı bilgi, belge ve CD'lerden oluşan dokümanlara el konuldu. Aramaların ardından Türkeri, gözaltına alındı. Ankara Emniyeti'ne ait sivil bir araca bindirilen emekli orgeneral, önce Ankara Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirildi. Daha sonra ise TEM Şubesi'ne getirildi.
Askerî mahallerdeki aramalar, cumhuriyet savcısı denetiminde yapıldı. Merkez Komutanlığı görevlileri tarafından gerçekleştirilen aramaların ardından 5'i albay, biri uzman çavuş olmak üzere 6 kişi gözaltına alındı. 3'ü Ankara'da, 2'si İzmir'de, birisi de Kars'ta gözaltına alınan muvazzaf askerlerin akşama kadar askerî araçlarla Ankara Merkez Komutanlığı'na teslim edileceği belirtildi. Askerlerin ifadelerinin ardından da bugün Ankara Adliyesi'ne getirileceği kaydedildi. Öte yandan operasyonun başlamasının ardından Merkez Komutanlığı'nda görevli biri albay ve biri binbaşı rütbesinde iki asker, Ankara Adliyesi'ne gelerek savcılık yetkilileriyle bilgi alışverişinde bulundu.
28 Şubat soruşturmasının kapsamında yapılan ilk dalgada aralarında eski Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir'in de bulunduğu 31 kişi hakkında gözaltı kararı alınmıştı. Bunlardan Çevik Bir dahil 18'i tutuklanarak Sincan Cezaevi'ne gönderildi. İkinci operasyonda ise eski Genelkurmay Genel Sekreteri emekli Tümgeneral Erol Özkasnak ile birlikte toplam 11 kişi gözaltına alındı. Mahkemeye çıkarılan zanlılardan Özkasnak başta olmak üzere 8'i tutuklandı.
Andıçta Türkeri'nin de imzası var
Çevik Bir'le anılan 'andıç bel-geleri'nde imzası olan isimlerden biri de Fevzi Türkeri. Söz konusu belgelerle PKK'lı Şem-din Sakık'ın ifadelerine eklemeler yapılmış ve gazeteciler başta olmak üzere bazı isimlerin örgütle bağlantılı oldukları yönünde kamuoyuna uydurma belgeler servis edilmişti. 28 Şubat sürecinde yargıla-nan Hasan Celal Güzel'in dava dosyasına giren belgenin sahibi de Fevzi Türkeri idi.
Tuğgeneral Ekinci, Aktütün baskınında tugay komutanıydı 28 Şubat darbe soruşturmasının üçüncü dalgasında gözaltına alınan iki muvazzaf generalin arasında, Aktütün baskını ve kamuoyunun kozmik büro olarak bildiği Bülent Arınç'a suikast soruşturmasında Ankara savcı ve hakimlerinin arama yaptığı Seferberlik Tetkik Dairesi'nin başkanı Tuğgeneral Lokman Ekinci de yer aldı. Lokman Ekinci, 2010 şûrası öncesinde tuğgeneral rütbesine yükseldi. Paşa olmasının ardından da Hakkâri Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı'na atandı. Burada Hakkâri 3'üncü Taktik Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Gürbüz Kaya ile bir süre çalıştı. 2008'de Aktütün Jandarma Sınır Bölüğü'ne yapılan ve 15 askerin şehit olduğu olayda Ekinci, tugay komutanı olarak görev yapıyordu. Yine Hakkâri'nin Kavaklı bölgesinde Hakkâri Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı'na bağlı komando bölüğü mayına basmış ve 5 asker şehit olmuştu.
3. DALGADA GÖZALTI LİSTESİ

Emekli Orgeneral Fevzi Türkeri (Ankara)
Emekli Korgeneral Yıldırım Türker (Ankara)
Emekli Albay Cemal Hakan Pelit (İzmir)
Emekli Albay Mehmet Aygüner (İstanbul)
Emekli Albay Osman Atilla Kurtay (İstanbul)
Emekli Yüzbaşı Refik Tanju Sirmen (İstanbul)
Emekli Başçavuş Şeref Kavalalı (Ankara)
Muvazzaf Tuğg. Lokman Ekinci (Ankara)
Muvazzaf Tuğg. İsmail Hakkı Önder (Ankara)
Muvazzaf Albay Mustafa Köseoğlu (İzmir)
Muvazzaf Albay Mehmet Haşimoğlu (İzmir)
Muvazzaf Albay Yahya Kemal Yakışan (Ankara) Muvazzaf Astsubay Çavuş Adem Demir (Kars) zaman



İşte 28 Şubat fişleri ve suçlar: Önce asker (1)
28 Şubat soruşturması da, tartışmaları da derinleşiyor. Dün Emekli Org. Fevzi Türkeri'nin içinde bulunduğu bir grup daha gözaltına alındı.

Bu arada özellikle Özkasnak'ın tutuklanmasından sonra, basın ve 28 Şubat tartışması tekrar alevlendi. Bu tartışma özellikle askerle doğrudan temas içinde olan, bilerek işbirliği yapan kişileri işaret ediyor.
Ancak bunun yanında tüm farklı işbirlikçileri kuşatan etik, politik bir sorgu sual halinin de ülke siyasi psikolojisine egemen olduğu söylenebilir.
Bunların hepsi yapılmalı...
Ancak sorumluluk denince akla önce askerin gelmemesi mümkün müdür?
28 Şubat günlerinde askerle ilişkili şu üç özelliğin altını sık çizerdim.
1.28 Şubat'ta ordu kamuoyunu "andıç"lar çerçevesinde "psikolojik harekatlar"la yönlendirmiş, oluşturduğu bu zeminden hareketle gelen destekle siyasetçiye ve siyasî alana müdahale etmişti. Ordu birliklerini, YÖK'ü, mülki idareyi, üniversiteleri ve basını bu yönde yönlendirmiş ve kullanmıştı.
2.İçişleri Bakanlığı'nı atlayarak valilikler, belediyeler, hatta muhtarlıklar vasıtayla ve EMASYA üzerinden takip ve fişleme faaliyetleri yapmıştı.
3.Vatani görevini yapan erler dahil tüm ordu personelini ve birliklerini, hatta ailelerini tüm ülkede fişleme çalışmaları yapmak üzere kullanmış ve onları zorlamıştı.
Ve 28 Şubat bu faaliyetleri, MGK gibi anayasal kurumlar, 28 Şubat kararları gibi cebir eseri manzumeler, EMASYA gibi yasaları ters yüz eden protokoller, habercilik faaliyeti gibi perdelerin arkasına gizleyerek, onlara "doğal" ve "yasal" görüntü vermeye çalışmıştı.
Askere ilişkin her üç unsurun da açık bir suç alanı, pek çok açıdan suç oluşturduğuna şüphe yoktur.
Örnekleyelim...
İşte, (her duyumun altındaki kaynağın gösterdiği gibi) ülke sathındaki tüm askeri birliklerce girişilen, binlerce sayfa tutan sürek avından bir kaç örnek:
"Sekiz yıllık kesintisiz eğitim yasasını protesto etmek için 21 aralık 1997 günü Konya Hacı Veyiszade Camii'nde yaklaşık 1000 kişinin toplu dua yaptığı, cami çıkışında duaya katılanlara 8 şeklinde yapılmış simit ve süt dağıtıldığı..."
(21/12/97/perokveegtmrkkom)
"Batman Anadolu lisesi okul müdürü .... nün, sağ görüşlü ve irticai faaliyetlere yakın olduğu..."
(05/12/97/yedikorkom / ikk- isöz)
"Kocaeli Gebze Nizam'ı Alem Ocakları şube başkanı .... nın "Müslümanların terörist gibi muamele gördüklerini ve antidemokratik uygulamalarla Müslümanların sabırlarının taşırıldığını' belirterek, halkı yönlendirdiği..."
(01/12/97/onbeşkorkom / ikk-isöz)
İşte ünlü BÇG fişlerinden, tüm valilerin yer aldığı gruptan bir kaç örnek:
Dönemin Nevşehir valisi hakkında:
"Bekir Aksoy ekibindendir. 55'inci hükümetin türban ile ilgili alınması gereken önlemler için Ankara'da valiler toplantısında, 'Nevşehir'de ben bu yasakları uygulatmam' demiştir. Nakşibendilerle irtibatı vardır."
Dönemin Gaziantep valisi hakkında:
"Mardinli olup Arap kökenlidir. Vali olabilmek için her siyasi kesimle ilişki içinde olmuştur. Vali kalabilmek için REFAHYOL döneminde Fehim Adak dahil tüm eski RP kanadı ile teması olmuştur. Personel Genel Müdürlüğü döneminde Atatürkçüleri bakanlık içerisinde etkisiz hale getirmeye çalışan ekibin başındadır."
Dönemin Gümüşhane valisi hakkında:
"Nakşibendi tarikatındandır. İlişkileri Sayıştay Başkanı Vecdi Gönül, Başbakanlık eski Müsteşarı Atilla Koç, diğer eski RP yanlılarıyladır. Eşi ve büyük kızı türbanlıdır. 8 yıllık eğitime karşıdır. MGK kararlarını uygulamada isteksizdir.
Ve son örnek...
8. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'nın, 2. Kolordu'dan gelen İKK.KB (63) sayılı bir emri dağıtıma soktuğu, Kurmay Başkanı K. Albay Mahmut Sancar imzalı, 19 Şubat 1997 tarihli yazısı:
"Türkiye Cumhuriyetini ve Silâhlı Kuvvetler'i iç ve dış tehditlere karşı koruma ve kollama, her Türk vatandaşının olduğu kadar T.S.K. personeli ve onların eş ve çocuklarının en büyük millî görevidir. Bu bakımdan Kara Kuvvetleri'nin tüm personeli ve aileleri birer haber toplama vasıtasıdır. Tüm Kara Kuvvetleri personeli ve ailelerinin elde edeceği her türlü belge, bilgi ve haberi bu konunun üst komutanlık tarafından bilinip bilinmediği yorumunu yapmadan silsileler yoluyla üst komutanlığa ulaştırması ve personelin bu hususta bilgilendirilmesi ilgi ile emredilmiştir."
Zorlama, kullanma, fişleme, fişletme, tasfiye etme, tahkir etme, hak gaspı, özgürlük ve dokunulmazlıkların ihlali...Evet, işte bunun için önce asker

ALİ BAYRAMOĞLU yenisafak

Konu tususev tarafından (04-26-2012 Saat 19:53 ) değiştirilmiştir.
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Uludağ ün. Tıp fak. Uzmanlık öğrencileri temsil kurulu aerol Asistan Dr. / Araştırma Grv. 0 02-26-2011 10:21
Tıp öğrencileri, kadavra görmeden mezun oluyor! houseMD TIP Öğrencileri 2 02-01-2011 15:36
4.sınıf tıp öğrencileri steTUSkop TIP ÖĞRENCİLERİ 0 09-24-2009 14:19
Tıp öğrencileri kongrede buluştu steTUSkop TIP ÖĞRENCİLERİ 4 08-22-2009 01:40
Tıp fakültesi öğrencileri de bu konuda bilgisiz! steTUSkop TIP ÖĞRENCİLERİ 3 05-30-2009 19:58


Şu Anki Saat: 00:01


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com