www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > TUS (TIPTA UZMANLIK SINAVI) , Yan Dal Uzmanlık Sınavı (YDUS) ve USMLE PLATFORMU > TUS Dersaneleri > Tusdata

4723 (1 Kayıtlı Ve 4722 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 02-25-2012, 17:07   #381
ferdi
Aktif Üye
 
Üyelik tarihi: 23.03.11
Mesajlar: 210
Tecrübe Puanı: 0
ferdi is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
tususev´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster



.... talimatı üzerine hazırlanan belgelerde

.........üniversite yöneticileri, öğretim görevlileri, öğrenciler ve çalışanların tek tek fişlendiği tespit edildi.

.... fişleme tutanaklarının ...tarafından ......... ulaştırıldığı, oradan da ....... gönderildiği belirlendi. Tutanaklarda öğretim görevlileri ve öğrencilerinin 'tandansları' adı altında, 'Nurcu, Nakşibendi, Milli Görüşçü, Süleymancı, aşırı sağ görüşlü, aşırı sol görüşlü, bölücü' şeklinde damgalandığı tespit edildi.

...........da yardım alınmış
Fişleme tutanaklarının tek merkezden, belli bir standartta hazırlandığı, oluşturulmasında kullanılan yazı karakterinin (arial) ve puntosunun (10 punto) bile önceden belirlendiği tespit edildi.
...... fişleme olayında ....... yönetimlerinin ...... bölgesinde yaptıkları fişlemelerde doğrudan destek aldıklarının da belirlendiği ifade edildi.

aynı şeyi söylüyoruz.. tek merkezden standart bilgi toplama formları

.... yerine tusdata tusdata şube sorumlusu genç klinisyenler deyin aynı olay

ferdi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

     

Alt 02-25-2012, 18:31   #382
enginzov
Normal Üye
 
Üyelik tarihi: 06.10.11
Mesajlar: 73
Tecrübe Puanı: 0
enginzov is an unknown quantity at this point
Standart

Alıntı:
enginzov´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ATASÖZÜ: gizli yapılan işin aşikar doğumu olur
atalar hep doğru söylemiştir.
enginzov isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-25-2012, 21:43   #383
musdr
Normal Üye
 
Üyelik tarihi: 20.11.11
Mesajlar: 65
Tecrübe Puanı: 0
musdr is an unknown quantity at this point
Standart

Alıntı:
enginzov´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
atalar hep doğru söylemiştir.
bir yığın saçma atasözü olduğunu hatırlatırım
musdr isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-26-2012, 08:34   #384
derldr
Normal Üye
 
Üyelik tarihi: 05.10.11
Mesajlar: 63
Tecrübe Puanı: 0
derldr is an unknown quantity at this point
Standart

Alıntı:
aerol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ankara Barosu Avukatlarından Avukat Burhan ÖZKAYA'dan gelen
İHTARNAMEDİR


İhtar Eden : Tusdata AŞ Genel Müdürü Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
Vekili : Av. Burhan ÖZKAYA, adres başlıkta
Adres: Necatibey Caddesi No: 33/12 Kızılay ANKARA Tel 0 312 2311787 Fax 2311723

Muhatap : -http://www.stetuskop.com/- internet sitesi yetkilisi

Açıklamalar :

Sayın Muhatap,
-http://www.stetuskop.com/- adlı internet sitesinde Bilgileri ÖSYM Görevlileri Verdi Başlığı ve http://www.stetuskop.com/bilgileri_oesym_goerevlileri_verdi-t4273/index.html?t=4273 linki ile müvekkilim Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK bakımından kişilik haklarını ihlal eden bir takım ifadelere yer verilmiştir. Şöyle ki aşağıda yer verdiğimiz yorumlarda;


“Mahkeme: Bilgileri ÖSYM görevlileri verdi
drasc: Bilgileri Sami Hoca 10 yıldır gidip geldiği ÖSYM deki tanıdıklarından aldı” şeklindeki organize yorumlarla, daha önce ÖSYM bünyesinde yaşanan kopya iddialarıyla müvekkilimi ilişkilendirmek istemektedirler. Söz konusu yorumların ortak hedefi sanki müvekkile ÖSYM yetkilileri tarafından soruların verildiği, böylece kopyacılık yapıldığıdır. Ancak yorumlarda ifade edilenin aksine, müvekkille ilgili ne bir mahkeme kararı ne de tek bir emare vardır
Müvekkil uzun yıllardır Tıpta Uzmanlık Sınavı’na Hazırlık sektöründe hizmet vermekte olup bugüne kadar hiçbir hukuksuz ve haksız eylemde bulunmamıştır.
Yıllar içerisinde kendisinin ve yönetim kurulu başkanı olduğu TUSDATA’nın sektörde yoğun gayret ve çalışmaları neticesinde sürekli olarak ileriye doğru mesafe kat etmelerini hazmedemeyen bir takım kişi ve kurumlar müvekkilin başarılarını gölgelemek için yukarıda yer verdiğimiz haksız isnatlarda bulunmaktadırlar. Bunlar ise kabulü mümkün olmayan iftiralardır.
Söz konusu ifadeler Türk Ceza Kanunu bakımından suç olup aynı zamanda müvekkillerin kişilik haklarına da zarar vermektedir.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesi gereğince söz konusu içeriğin yayından kaldırılmasını, aksi halde diğer yasal yollara başvuracağımızı, ayrıca söz konusu hakaret içeren ifadeler nedeniyle de tüm ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılıklarında şikayet hakkımızı kullanacağımızı ihtaren bildirir, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
İhtar Eden Vekili Av. Burhan ÖZKAYA








YÖK bir zihinyettir YÖK zihniyeti toptan kaldırılmadıkça bu yapı düzelmeyecektir.

Konu derldr tarafından (01-23-2013 Saat 22:52 ) değiştirilmiştir.
derldr isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-26-2012, 22:17   #385
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
derldr´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
YÖK bir zihinyettir YÖK zihniyeti toptan kaldırılmadıkça bu yapı düzelmeyecektir.
YÖK ü istediği gibi kullanamayan YÖK karşıtı oluyor..
Kullanan ise YÖK karşıtlığını hemen unutuyor
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-27-2012, 08:15   #386
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

109 emir

Başbakanlık tarafından 'İnternet Andıcı'nı soruşturan savcılara gönderilen gizli belgeler, 28 Şubat'taki 'postmodern darbe'yi yaşatmak için yapılan inanılmaz planı deşifre etti. 28 Nisan 2000 tarihli MGK'dan çıkan 109 maddelik gizli kararda, ilköğretim öğrencilerinin hangi dershanelere gittiğinin Milli Eğitim müdürlükleri eliyle tespit edilmesinden dinin muamelatla ilgili kurallarının değiştirilmesine kadar akıl almaz tedbirler sıralanıyor.





'Bin yıl sürecek' denilen 28 Şubat darbesine ilişkin planların, Milli Güvenlik Kurulu'ndan geçirilen gizli kararlarla güncellendiği ortaya çıktı. Anasol-M hükümetinin iktidarda bulunduğu 28 Nisan 2000 tarihli MGK toplantısında, 'İrticai faaliyetlere karşı yürütülecek mücadele stratejisi' başlığıyla 11 sayfalık tedbirler listesi hazırlanmış. 'Gizli' ibareli yazıda, tüm kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen emir ve tavsiyeler sıralanıyor. 109 maddelik listede, öğrencilerin hangi dershaneye gittiğinin tespit edilmesi, TSK'da olduğu gibi devlet kurumlarında irtica ile mücadele birimlerinin kurulması, özel finans kuruluşlarının önünün kesilmesi gibi hayatın her alanını ilgilendiren emirler var. 'Gerçek Müslüman'ın nasıl olması gerektiğinin de tanımlandığı listede, dinî kurallara bile müdahale isteniyor: "Toplumun aydınlatılmasında özellikle İslam dininin muamelata ilişkin kurallarının yaşanılan şartlara göre yeniden yorumlanabileceği ve çağdaş anlayışa göre yeniden düzenlenebileceğinin üzerinde durulması..."

Batı Çalışma Grubu'nun yerini alan Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu aracılığıyla bütün kurumlara gönderilen tedbirler listesinde 22 madde ile en çok Milli Eğitim Bakanlığı'na görev verilmiş. Adalet Bakanlığı'nın 5, İçişleri Bakanlığı'nın 8, Dışişleri Bakanlığı'nın 9, Maliye Bakanlığı'nın 9, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün 7, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 6, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 19, Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu'nun ise 17 ayrı görevi bulunuyor.
Diyanet'e 'dinde reform' görevi
Basın ve diğer kuruluşlarla birlikte 109 emrin yer aldığı gizli kararda, Diyanet İşleri Başkanlığı üzerine de yoğunlaşılmış. Strateji belirlenirken önce "gerçek Müslüman" tanımı yapılıyor: "Gerçek Müslümanlar, İslam dinini, siyasi, hukuki ve ekonomik değişmez bir düzen olarak değil, esasta bir inanç ve ahlak sistemi olarak algılamakta ve bu dinin siyasi, ekonomik ve hukuki kurallarının yaşanılan şartlara göre yeniden düzenlenebileceği inancındadırlar." Bu tanımdan sonra Diyanet'ten "Özellikle İslam dininin muamelata ilişkin kurallarının yaşanılan şartlara göre yeniden yorumlanabileceği ve çağdaş anlayışa göre yeniden düzenlenebileceği üzerinde durulması." isteniyor. Hutbeler hazırlanırken, darbe döneminin amirali Güven Erkaya tarafından kurulan Batı Çalışma Grubu'nun (BÇG) yerini alan Başbakanlık Takip Kurulu ile koordine içinde olunması talep ediliyor. Verilen görevler arasında en ilginç olanı ise TSK'nın itibarının korunması. Bu görev bizzat Diyanet reisine yükleniyor: "İrticai kesim tarafından TSK'ya karşı yürütülen faaliyetlerin etkisiz hale getirilmesinde en etkili olarak görev yapacak olan Diyanet İşleri Başkanlığı'dır. Bu görevin bizzat Diyanet İşleri başkanı tarafından zamanında kamuoyunun yapılacak açıklamalar ile ve merkezde hazırlanan cuma hutbeleri vasıtasıyla yapılması, bu konuya ilişkin cuma hutbelerinde kullanılacak temaların seçiminin ve uygulamasının Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu ile koordineli olarak Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülmesi."
İçişleri ve Adalet Bakanlığı'nın 13 maddelik görev listesi var. Adalet Bakanlığı'ndan 'Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu yerine Ceza Kanunu hükümlerinin uygulanması yönünde mevzuat düzenlemesinin yapılması' isteniyor. İrticai yayınları engellemek için mülki amirlere de özel görev yükleyen planda, 'basın savcılıklarının' artırılması isteniyor. Aleyhte çıkan haberlerle ilgili hızlı bir araştırma yapıp sonuçlandıracak özel bir organizasyon kurulması da planlar arasında yer alıyor. Dışişleri, Maliye, Yüksek Denetleme Kurulu ile ilgili bakanlık, Sermaye Piyasası Kurulu gibi yaptırım gücü olan bütün birimleri harekete geçiren planda Gümrük Müsteşarlığı da unutulmamış: "Yurtdışından gelen irticai yayınlar konusunda yurda giriş kapılarında kontrol yapılması, gümrük memurlarının bu yayınlar konusunda bilgilendirilmesi."
'Hangi öğrenci, hangi dershaneye gidiyor?' Milli Eğitim Bakanlığı'nın kabarık görev listesinde "Öğretmenlerin yeniden hizmet içi eğitime tabi tutulması ve hem genel hem de dinî eğitim politikası konusunda yetiştirilmesi"nin önemine işaret ediliyor. Felsefe dersinde neler anlatılması gerektiği şöyle dile getiriliyor: "Lise son sınıflarda zorunlu ders olan felsefe derslerinde insanların dine olan ihtiyaçlarının, dinin toplum üzerindeki etkisi ve parametrelerinin incelenmesi." Çocukların daha ilkokul çağından itibaren fişlenmesi "İlköğretimden itibaren öğrencilerin hangi dershanelere devam ettiğinin okulları tarafından Milli Eğitim müdürlüklerine bildirilmesi." maddesiyle hayata geçiriliyor. 'Ordu göreve' pankartı ile yürüyen rektörlerin nasıl göreve geldiğini anlamak için ilgili planda YÖK'e verilen emirlere bakmakta fayda var: "Her türlü olumsuz şartlara rağmen Atatürkçü düşünce mücadele düşüncesinden vazgeçmeyecek ve irticaya taviz vermeyecek akademik personel arasından seçilecek."
Talimatlar çerçevesinde Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu'nda Genelkurmay, MİT ve Emniyet'ten birer uzmanın bulunduğu 'Bilgi araştırma, toplama ve değerlendirme komisyonu' oluşturuluyor. Burada her hafta periyodik olarak istihbarat kuruluşlarından gelen açık gizli bütün bilgiler bilgisayara yükleniyor. Yani devlet eliyle insanların özel bilgileri mahkeme kararı olmadan elden ele dolaşabiliyor. TSK'da olduğu gibi diğer kurumlara da sızmalara karşı tedbir alması öneriliyor. Bunun için "kendi kendilerini koruyabilir hale gelmeleri amacıyla teşkilatlarında birimler kurulmalı" deniyor.

Gizli kararda, medya da unutulmamış. 'Laik kesimi temsil eden medya organlarının yayınlarının teşvik edilmesi' hüküm altına alınırken, basını kontrol ve takip için özel bir organizasyon kurulması ve ilave basın savcılığı açılması talep ediliyor. 'İrticayla mücadele' için devlet kurumlarına verilen görevler


ADALET BAKANLIĞI: İrticai eylemler hakkında Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu yerine, Türk Ceza Kanunu uygulanacak şekilde düzenleme yapılması. Basını takip için özel bir organizasyon kurulacak, ilave basın savcılığı açılması. İrticai faaliyetlerin uluslararası anlaşmalarda da suç olarak yer almasının sağlanması için çalışılması.
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI: Öğretmenlerin yeniden hizmet içi eğitime tabi tutularak dinî eğitim politikası konusunda yetiştirilmesi. Sosyoloji, mantık, psikoloji gibi felsefe grubu derslerinin zorunlu dersler içerisine alınması ve bu derslerde din konusunun işlenmesi. İmam-hatip liselerine kız öğrenci alınmaması ve bu liselerin sadece din adamı yetiştiren meslek liselerine dönüştürülmesi. Özel okulların yöneticilerinin MEB'ce görevlendirilmesi. Öğrencilerin hangi dershanelere gittiğinin okullar tarafından fişlenerek müdürlüklere bildirilmesi. Meslek liselerinden normal liselere yatay geçişte üniversite sınavlarına girebilmeleri için iki sınıfı normal lisede okuma şartının getirilmesi.
MALİYE BAKANLIĞI: İrticai faaliyetlere destek veren kuruluşlar üzerinde mali faaliyetlerin daha iyi izlenmesi için denetimlerin tek merkezden yönetilmesi. Yine bu şirketler üzerindeki kontrolün derinleştirilmesi. Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı'nın irticayı destekleyen ekonomik faaliyetleri de izleme yönünde görevlendirilmesi ve bu amaçla güçlendirilmesi.
GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞI: Yurtdışından gelen irticai yayınlar konusunda yurda giriş kapılarında kontrol yapılması, gümrük memurlarının bu yayınlar hakkında bilgilendirilmesi.
YÜKSEKÖĞRETİM KURULU (YÖK): Üniversite rektörlerinin irticaya taviz vermeyecek akademik personel arasından seçilmesi. Doçent ve yardımcı doçent atamalarının YÖK tarafından yapılarak, irticai yönetimlerin hakimiyetine son verilmesi. Üniversite gençliğini hedef alan ve birebir diyalog yönteminin uygulanacağı geniş kapsamlı psikolojik harekât planı yapılması. Üniversitelerde türban kullanılmaması yönünde irade gösterilmesi.
DİYANET İŞLERİ BAKANLIĞI: Toplumun laiklik konusunda aydınlatılması. Toplumun aydınlatılmasında özellikle İslam dininin muamelata ilişkin kurallarının yaşanılan şartlara göre yeniden yorumlanabileceği ve çağdaş anlayışa göre yeniden düzenlenebileceğinin üzerinde durulması. İrticai faaliyetlerde bulunanların dini kendilerine göre yorumladıklarının topluma açıkça anlatılması. Görevlilerin sadece merkezden dağıtılan hutbe metinlerini okuması. Merkezî vaaz sisteminin uygulanması. TSK aleyhine yapılan faaliyetlerin etkisizleştirilmesi için Diyanet İşleri başkanı tarafından kamuoyuna açıklama yapılması, cuma hutbelerinin buna göre düzenlenmesi. Başkanlığın irtica ile mücadele edecek yeni bir konsept içerisinde yapılanması.
BAŞKANLIK UYGULAMAYI TAKİP VE KOORDİNASYON KURULU: Özel okullara ilişkin 'özel bilgi merkezi' kurulması. Laiklik aleyhtarı eğitim yapanları verilecek cezaların artırılması. Toplum yaşamında sözde İslam inancına göre giyim ve yaşam tarzı uygulayanlarla etkin mücadele için kanun tasarısının acilen yasalaşması. İrticai yayın yaptığı tespit edilen gazete ve dergilere karşı, resmî ilan verilmesinin önlenmesi. Genelkurmay, MİT ve Emniyet'ten katılımla bir komisyon oluşturularak bu komisyonda irticai faaliyetlerle ilgili gizli ve açık bilgi toplanması, bunların periyodik olarak güncellenmesi.
ali akkuş zaman







tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-27-2012, 12:38   #387
softpowder
Sadece Üye
 
Üyelik tarihi: 23.10.11
Mesajlar: 16
Tecrübe Puanı: 0
softpowder is an unknown quantity at this point
Standart

Alıntı:
tususev´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Çiller’e ‘onbaşı’ kampanyası

Dönemin Güney Deniz Saha Komutanı Bülent Alpkaya imzalı “kampanya” konulu bir diğer yazıda da Tansu Çiller aleyhine kampanya başlatıldığı duyuruluyor. 1997 Eylül ayında gönderilen “gizli” yazıya “kampanya katılım formu” eklenerek, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller aleyhine kampanya başlatılması isteniyor

http://www.haber7.com/haber/20120224...e-fislemis.php
b ukampnayayı hatırlıyorum tüm onbaşıları ve askerliğini onbaşı olarak yapmış kişileri çillere dava açmaya yönlendiriyorlarıd.
softpowder isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-28-2012, 08:27   #388
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

devlet kurumlarındaki 2 bin 639 kişinin isim ve görev yerleri sıralanarak fişlendiği ortaya çıktı...

Türk siyasi tarihine ‘postmodern darbe’ olarak geçen 28 Şubat’ın 15. yılında BUGÜN, binlerce insanın ‘gizli’ yazılarla nasıl fişlendiğini gösteren belgelere ulaştı. Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı’nca hazırlanan ve ‘Genelkurmay Başkanı emriyle’ notu düşülerek tüm askeri kurumlara gönderilen raporlar, Başbakanlık’a bağlı olan bakanlıklar, bağlı kuruluşlar ve yüksek yargıdaki görevliler hakkında ’irticacı’ avına çıkıldığını gözler önüne seriyor. “İrticacı gruplarla ilişkileri bulunduğu yönünde haklarında bilgi intikal eden şahıslardan bu konumlarını muhafaza eden” denilerek toplam 2 bin 639 kişi isim ve görev yerleri sıralanarak fişlenmiş. ‘İrticai Kadrolaşma’ başlıklı yazışmaların altında imzası olan dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir, “İstihbarat teşkilleri gibi çeşitli kanallardan elde edilen bilgiler, gecikmeksizin Batı Çalışma Gurubu’na aktarılacaktır” diyor. Yapılan istihbarat faaliyetleri sonucunda Milli Savunma, Turizm ve Dışişleri bakanlığında irticacı olmadığı not ediliyor.

BÇG’YE BİLGİ VERİN

Gizli ibareli belge, 29 Nisan 1997 tarih ve ‘7130 harekat emri’ sayısını taşıyor. Çevik Bir’in ıslak imzasının yer aldığı fişleme yazısında “Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı’nca, ilgili bakanlıklar, kamu kurumve kuruluşları ile istihbarat teşkilleri gibi çeşitli kanallardan elde edilen bilgilerin gecikmeksizin Batı Çalışma Grubu’na aktarımı sağlanacaktır” deniliyor. Bu belge devletin istihbarat kaynakları ve kurumlarının kamuda görev yapan binlerce insanı fişlemek için nasıl seferber edildiğini göz önüne seriyor. Emirde, istihbarat faaliyetleri sonucunda hazırlanan raporlar ve görüşün ‘miada bağlı kalınmaksızın’ Genelkurmay’a gönderilmesi isteniyor.

BAŞKAN EMRİYLE TÜM BİRİMLERE


Belgenin altında büyük harflerle yazılan ‘Genelkurmay Başkanı emriyle’ ifadesi, fişlemelerin dönemin Genelkurmay Başkanı İsmailHakkı Karadayı’nın bilgisi ve emri ile gerçekleştiğini gösteriyor. Talimatlar Genelkurmay Başkanı’nın emri ile 2. Başkan olan Çevik Bir tarafından ilgili birimlere gönderiliyor. Dağıtım yapılacak birimler arasında Harp Akademileri Komutanlığı, Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği sıralanıyor.

Belgede, “Başbakanlık bakanlıklar ve bağlı kuruluşlar ile yüksek yargı organlarında görevli olup, irticai kesimde yer alan gruplarla ilişkileri bulunduğu yönde haklarında bilgi intikal eden şahıslardan bu konumlarınımuhafaza eden 2 bin 639 kişi belirlenmiştir” notu bulunuyor. Belgenin altında fişlenen isimlerin bakanlıklara göre dağılımı yer alıyor.

‘İrticai Çevrelerle İlişkili Kamu Görevlilerinin Kurumlara Göre Dağılımı’ başlıklı belgede her bakanın adı ve sorumluluğunda bulunan kurumlar sıralanıyor.

Milli Savunma, Dışişleri ve Turizm Bakanlığı ile listede yer almayan bakanlıklar ve bağlı kuruluşlarında ‘personel hakkında bilgiye rastlanılmamıştır’ not düşülüyor. Bilgilerin ele geçirilme yöntemi olarak dile getirilen ‘kaynaklarımızdan yansıdığı ölçüde’ ifadesi dikkat çekiyor.

SÖZDE İRTİCA ÇİZELGESİ:

Devlet kurumlarındaki çalışmaların neticesinde şu liste hazırlanmış:


Başbakanlık-Devlet Arşivleri Genel
Müdürlüğü, RTÜK.....................................10
Devlet Bakanlığı/Başbakan
Yardımcılığı- Devlet Planlama Teşkilatı,
Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma
Kurumu.......................................10
Devlet Bakanlığı/Başbakan Yardımcılığı-
Diyanet İşleri Başkanlığı..........................288
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı/
Başbakan Yardımcılığı-Bakanlık
personeli, Devlet Su İşleri Genel
Müdürlüğü, TEDAŞ, TEAŞ, BOTAŞ.......81
Devlet Bakanlığı-Hazine Müsteşarlığı,
Merkez Bankası, Ziraat Bankası............... 10
Devlet Bakanlığı-Devlet
İstatistik Enstitüsü............................6
Devlet Bakanlığı-Devlet
Personel Başkanlığı.....................................6
Devlet Bakanlığı-Emlak Bankası.......... 3
Devlet Bakanlığı- Vakıflar
Genel Müdürlüğü, TRT..............................18
Devlet Bakanlığı-Köy Hizmetleri Genel
Müdürlüğü...................................13
Devlet Bakanlığı-Çay-Kur Genel
Müdürlüğü...................................................4
Adalet Bakanlığı............................ 64
Devlet Bakanlığı-Sosyal Hizmetler Çocuk
Esirgeme Kurumu.................................... 22
İçişleri Bakanlığı- Valiler, vali
yardımcıları, kaymakamlar, emniyet
personeli....................................175
Maliye Bakanlığı.........................................11
Milli Eğitim Bakanlığı.................... 990
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı....................23
Sağlık Bakanlığı.......................... 250
Ulaştırma Bakanlığı...................................61
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı............. 57
Çalışma Bakanlığı......................................69
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı................ 2
Kültür Bakanlığı.........................................12
Orman Bakanlığı........................... 18
Çevre Bakanlığı........................................... 6
Yüksek yargı organları-Danıştay,
Sayıştay, Yargıtay...........................11
Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK)................418

RTÜK üyelerini de izlemişler

TBMM tarafından seçilen dönemin Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyelerinin de fişlendiği ortaya çıktı. 4 RTÜK üyesine, ‘Milli Görüş’ ve ‘Süleymancı’ yakıştırması yapıldığı belirlendi. Fişleme belgesinde, o dönem RTÜK üyesi olarak görev yapan Fatih Karaca'nın karşısında ‘Milli Görüş’ notunun düşüldüğü görüldü. Diğer RTÜK üyeleri Mehmet Doğan, Emin Başer ve Hikmet İnce hakkında da fiş tutulmuş.

KOLAY FİŞLEME İÇİN KILAVUZ YAPMIŞLAR


Akıllara durgunluk veren yaftalamalar dikkat çekiyor. ‘Personel Durum Takip Çizelgesi’ başlıklı belge 1996 tarihini taşıyor. Çizelgede dört sütun halinde bilgi soruları ve değerlendirme kısmı yer alıyor. Fişlemeyi gerçekleştiren personele kolaylık olması ve net bilgilere erişebilmek amacıyla çizelge dahi hazırlanmış.

Çizelgede, ‘giyim kuşam tarzı’, ‘sosyal faaliyetler’, ‘propaganda faaliyetleri’ ve ‘müspet veya menfi gelişmeler ve kanaat’ değerlendirme bölümü bulunuyor. Giyim Kuşam Tarzı bölümünde, “Çarşaf, türban, tarikatları simgeleyen giyim, başörtü, çağdaş giyim” seçenekleri var. Sosyal Faaliyetler kısmında “Karşı cinsle tokalaşma, birlikte yapılan aile toplantılarına katılıp katılmadığı, bayramlaşmalara katılıp katılmadığı, çay-kermes vb. sosyal faaliyetlere katılıp katılmadığı, aile ziyaretleri ve misafirlerde haremlik selamlık uygulaması olup olmadığı, evinde süs eşyası biblo, resim olup olmadığı” soruları yer alıyor.

Propaganda faaliyetleri başlığı altında da, “Atatürk ve Atatürkçülük Aleyhinde, Laiklik Aleyhinde” şeklinde 2 bölüm yer alıyor. 2. bölümün alt başlıklarında ise, “Subay ve astsubaylara, erbaş ve erlere, ailelere ve sivil kesime yönelik propaganda faaliyetleri” kısımları sıralanıyor.

Müspet veya menfi gelişmeler ve kanaat bölümünde de fişleme çizelgesini dolduran personelin fikir ve gözlemlerini aktarması isteniyor.

Haber: Gökhan ÖZDAĞ/ BUGÜN GAZETESİ
http://gundem.bugun.com.tr/sok-belge...63-haberi.aspx
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-28-2012, 08:30   #389
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

Balyoz sanıklarını yakan ifade

Balyoz davasına tanık olarak dinlenen sivil memur Sevilay Erkani Bulut'un ifadesi damga vurdu.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde tanık sıfatıyla dinlenen Sevilay Erkani Bulut, 2002 ile 2003 yıllarında 1. Ordu Komutanlığı Harekat Daire Başkanlığı Plan Harekat Şube Müdürlüğü'nde veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yaptığını söyledi. Bulut, Hakim Peksak'ın soruları üzerine, "Plan odasında benden başka bir sivil memur arkadaş daha vardı. İki adet bilgisiyar vardı. Kullandığım bilgisayarda CD yazıcı vardı. Şifremizi biz belirlemiyorduk. Bize verilen şifrelerle çalışıyorduk." şeklinde konuştu. Önce bilgisayar şifresini hatırlamadığını belirten Bulut, daha sonra "İsim soyadı ve doğum tarihi yani serkanibulut1979 ile başlayan bir şifreydi." diye konuştu.

Başkan Peksak'ın, "Plan hazırlanma safhası nasıldır?" şeklindeki sorusuna ise tanık Bulut, "Ben sürekli yazı yazardım. Bununla görevliydim. Normal çalışma temposunda çalışıyordum. Görevli olmayan Harekat Plan Odası'na giremezdi. Odaya girme yetkisi olan kişiler giriş kartını okuturdu. Komutanımızın verdiği emri yerine getirerek, görevimiz neyse onu icra ederdik " dedi. "Kart Okuma arşivi var mıydı?" şeklindeki soruya Tanık Bulut, "Bilgim yok" dedi. Tanık Bulut, kullanılan bilgisayarların herhangi bir ağa bağlantılı olmadığını ifade etti.

Bu arada, sanık avukatlarından Avukat
Celal Ülgen, soracağı bazı sorular nedeniyle tanık Bulut'a dava konusu suçlamalarla ilgili delil kapsamında dosyada yer alan bazı CD'lerin fotoğraflarının gösterilmesini talep etti. Dava dosyasında bulunan 19 CD tet tek gösterilerek tanık Bulut'tan bu CD'leri tanıyıp tanımadığı ve hazırlayıp hazırlamadığı soruldu. Bulut, bu CD'lerin, arşiv için hazırladıkları CD'lere benzediğini, ancak hepsini tam olarak hatırlayamayacağını söyledi. Bulut, daha sonra da kendisine gösterilen CD'lerin, arşive kaldırdıkları CD'lerden olduğunu söyledi. Sanıkların kabul etmediği 11 nolu CD'nin de arşive kaldırdıkları CD'lere benzediğini belirten Bulut, 16 ve 17 nolu CD'yi ise hatırlamadığını söyledi. Başkan Peksak, gösterdikleri CD'lerden tanık Bulut'a kendisinin hazırladığı CD olup olmadığını sordu. Tanık Bulut ise bu CD'lerden 15 numaralı CD'yi kendisinin oluşturduğunu, konuyu hatırladığını ve CD üzerindeki yazının kendisine ait olduğunu belirtti.
http://gundem.bugun.com.tr/balyoz-sa...09-haberi.aspx
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-28-2012, 08:31   #390
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

GENELKURMAY’DAN İLKER BAŞBUĞ’U ZORA SOKACAK CEVAP
Mahkeme, Genelkurmay’a “Sitelerle ilgili MGK ve Başbakanlığa rapor sunuldu mu” diye sordu. Genelkurmay ise ‘herhangi bir rapor hazırlanmadığını ve sunulmadığını’ bildirdi.
GENELKURMAY Başkanlığı, Kara Propaganda amacıyla kurulan internet sitelerinin faaliyetleriyle ilgili Başbakanlık ve MGK’ya hiçbir şekilde rapor sunulmadığını bildirdi. Başbakanlık ve Milli Savunma Bakanlığı da sitelerle ilgili hiçbir direktif verilmediğini kaydetti. Aralarında eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un da yer aldığı Andıç davası sanıkları, faliyetlerinin MGK ve Başbakanlık direktiflerine dayanan yasal uygulamalar olduğunu savunuyordu. Andıç soruşturması ilk başladığında dönemin Genelkurmay Adli Müşaviri şimdinin Andıç davası tutuklu sanığı Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, sitelerin Başbakanlık emriyle kurulduğunu iddia etmiş, Başbakanlık yalanlayınca da Ecevit döneminde sözlü direktif verildiği iddia edilmişti.
Ergenekon soruşturması kapsamında açılan İnternet Andıcı davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Genelkurmay Başkanlığı tarafından işletildiği ve takip edildiği bildirilen sitelerle ilgili olarak 2006’dan sonra 4’er aylık periyotlarda MGK veya Başbakanlığa sunulmak üzere bir rapor hazırlanıp hazırlanmadığını sormuştu. Genelkurmay mahkemeye gönderdiği yazıda “Genelkurmay Harekat ve İstihbarat Başkanlıkları ile Genel Sekreterliği kayıtlarına göre, doğrudan MGK veya Başbakanlığa sunulmak üzere hazırlanan ve gönderilen bir rapor bulunmamaktadır” ifadelerine yer verildi. Başbakanlık ve MGK direktifiyle kurulan sitelerle ilgili bu kurumlara rapor verilmemesinin devlet işleyişine aykırı olduğu, rapor sunulmamamış olmamasının da bir direktifin olmadığının göstergesi olduğu belirtildi.
Yine mahkemenin Başbakanlık ve Milli Savunma Bakanlığı’na sitelerin kurulması, işletilmesi ve bu sitelerdeki yayınların yer alması yönünde herhangi bir somut direktif bulunup bulunmadığı sorusuna her iki kurumdan gelen yanıtlar da dava dosyasına girdi. Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü cevabında “Belirtilen internet sitelerinin kurulması, işletilmesi ve bu sitelerde iddianameye konu yayınların yer alması yönünde hiçbir direktif verilmemiştir” denilirken, Savunma Bakanlığı’nın yanıtında da “İnternet sitelerinin kurulması, işletilmesi ve bu sitelerde iddianameye konu yayınların yer alması yönünde MSB’lığınca verilmiş herhangi bir direktif bulunmamaktadır. MSB’lığının bu yönde bir görev ve faaliyeti de söz konusu değildir” ifadelerine yer verildiği görüldü.
HELİN ŞAHİN İSTANBUL
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Uludağ ün. Tıp fak. Uzmanlık öğrencileri temsil kurulu aerol Asistan Dr. / Araştırma Grv. 0 02-26-2011 10:21
Tıp öğrencileri, kadavra görmeden mezun oluyor! houseMD TIP Öğrencileri 2 02-01-2011 15:36
4.sınıf tıp öğrencileri steTUSkop TIP ÖĞRENCİLERİ 0 09-24-2009 14:19
Tıp öğrencileri kongrede buluştu steTUSkop TIP ÖĞRENCİLERİ 4 08-22-2009 01:40
Tıp fakültesi öğrencileri de bu konuda bilgisiz! steTUSkop TIP ÖĞRENCİLERİ 3 05-30-2009 19:58


Şu Anki Saat: 01:10


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com