www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > PARAMEDİKAL DÜNYA > Sosyal Hayatımız > Konuk Yazar

7249 (2 Kayıtlı Ve 7247 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 02-08-2011, 20:30   #1
aerol
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 06.05.10
Mesajlar: 2.650
Tecrübe Puanı: 626
aerol is just really niceaerol is just really niceaerol is just really niceaerol is just really nice
Standart Akademik kariyer rant kapısı mı? Mehveş Evin Milliyet

Yeni yasayla birlikte doktorların pek çoğu mağdur olmaktan şikayetçi. Küçük bir azınlık ise sektörde ‘yan gelip yatan’ ve gerçekten paragöz olan doktorlardan yaka silkiyor. Hangisi haklı?

Pazar günü CADDE için yazdığım ‘Doktorlar paragöz mü?’ başlıklı yazıya gelen çok sayıda mailin arasında sadece teşekkür değil, “Sıkıysa bunu da yaz” minvalinde mesajlar da vardı. Üsluptaki öfkeyi, memleketi genel anlamda esir alan kabalığa bağlıyorum...
Tam gün yasası, doktorlar için pek çok sıkıntıyı beraberinde getiriyor. Ancak Türkiye’de varolan sistem belli ki idealden çok uzak. Pek çok genç doktor, çarpıklıklardan rahatsız. Madalyonun bir de öteki yüzü var.
Nedir bunlar? Öfkeli okur H.T., kendi mesleğindeki çarpıklıkları şöyle sıralıyor:

* Yıllardır bu ülkede sıradan vatandaş, para vermediği sürece hocalar değil de asistanlar tarafından muayene ve tedavi olmaya mecbur edildi. Parası olmayan, asistanlar için deneme tahtasına döndü.

Bıçak parası çok yaygın
* Görevi zaten hasta bakmak olan öğretim üyeleri özel muayene ücreti almadıkça hastanın suratına bile bakmadı. Özel olarak hasta bakarken de devletin odasını, aletlerini, sekreterini, hemşiresini kullandı.
* Tıp fakültelerinde özel muayene ücreti altında öğretim üyeleri 40 bin TL’ye kadar aylık maaş alabildi.
* Muayenehanesine gitmediği sürece vatandaş kötü muamele gördü.
* Saat 16.00’ya kadar devlet hastanelerinde olması gereken doktorların çoğu, saat 12.00’den sonra muayenehanelerine gitti.
* Bıçak parası denen rüşvet hiç de öyle “Birkaç meslektaşın yaptığı görevi kötüye kullanma” değil, gayet yaygın...

İmtiyazlı yaşadılar
Sadece H.T. değil... Varolan düzenin çarpık olduğunu belirten başka doktorlar da var. Bir başka okurum M.E., “İmtiyazlı yaşayan, doğru-dürüst vergi vermeyen yalancı bir orta sınıfın sonu geldi” derken, AKP’ye de kızdığını belirtmeden edemiyor.

Uzman doktor A.Ç. ise şöyle sıralıyor sıkıntıları:
“Sağlık sisteminde esas yükü periferdeki sağlık ocakları, devlet hastaneleri çeker. Buradaki sorunlar hiçbir zaman hocaların sorunları olmadı!.. 35-40 yaşında hoca olmuş bir meslektaşımızın oturmasını, devlet hastanesinde 60 yaşındaki bir meslektaşımızın ise günde 60 hasta bakmasını anlamıyorum.
Aslında bizler, bir somun ekmeğin dilimleriyiz. Hepimizin tadı aynı. Tıbbımız neyse ekonomimiz de o, tıbbımız neyse basınımız da o... Tıbbımız ne kadar iyiyse adalet, eğitim sistemimiz de o kadar iyi!”
Bu son sözler üzerinde hepimiz durup düşünmeliyiz bence. Yargısından tıbbına, basınından iş dünyasına, ciddi bir reforma ihtiyaç var. Ama öncelikle sorunları dürüstlükle ve hakaret etmeden tartışabilmek, yeni çözüm önerileri sunabilmek gerekiyor.


AKADEMiK KARiYER RANT KAPISI MI?
Sabahın yedisinde, mesaiye gitmeden önce bir doktorun yazdıkları şöyle:

1- Tıp fakültesi sayısı Türkiye’de çok fazla, elle tutulur tıp fakültesi sayısı 10’u geçmez.
2- İyi tıp fakültelerinde bile eğitim, Avrupa ve dünya standartlarından uzak.
3- Akademik kariyer yapacakları seçecek sınav sistemi yok. Tanıdık, eş, dost ve politikacı çocukları seçiliyor.10 hocadan 8’i vasıfsız. Sistem, iyi olan yüzde 20’lik hoca grubuyla ayakta duruyor.
4- Üniversitelerimiz ne yazık ki bilim üretmiyor. Yapılan şey, doktor yetiştirmek ve hasta bakmakla sınırlı. Hocaların bilim ürettikleri iddialarına kanmayın. Yurt dışında satılan, yabancı dile çevrilmiş tek bir Türk kitabı yok! Tıbbımız, Amerikan tıbbının taklidi aşamasında.
5- Hocalarımızın çoğu ve özellikle muayenehane sahipleri, öğrenci ve asistan eğitimiyle çok ilgilenmezler. Kafaları daima muayenehanelerinde olmuştur. Bu ayağın kapatılması eğitime yönelimi artıracak. Muayenehanesi olmaması gereken kesim, hocalar olmalı.
6- Üniversite hastanelerinde paralı muayenenin kaldırılması, her hastanın o hocaya muayene olabilmesinin önünü açar. Hocaların çoğunun odalarında yan gelip yatmasının önüne geçer.
7- Türkiye’de akademik kariyer, mali rant için elde edilmek isteniyor. Bu amaç için devlet kullanılıyor. Hocaların meslek hayatları boyunca yayın yapmaları zorunlu hale getirilmeli. Böyle bir sistemde sadece en meraklılar, en üretkenler hoca olur.
8- Acilen doktor ve uzman doktor eğitimi kalitesinin artırılması gerekiyor.

Milliyet
aerol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

     

Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
TUS dersanelerinin akademik yönü?? patchadams Dersaneler Hakkında Genel 7 06-07-2010 21:46


Şu Anki Saat: 21:55


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com