www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > MESLEKİ KATEGORİ > İdari Kurumlar / TIP Eğitim Kurumları > ÖSYM

2790 (0 Kayıtlı Ve 2790 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04-26-2019, 18:41   #491
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Hemen arkasından inceleme başlatıldı ve soruların çalındığı anlaşıldı. ÖSYM Başkanı Ali Demir, savcının bu konudaki sorusuna, şu yanıtı verdi: “Bildiğim kadarıyla o tarihte bu sınavla ilgili adli soruşturma açılmadı.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla

     

Alt 04-27-2019, 09:30   #492
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz

Alıntı:
tususev´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Çalınmış yıllar! - Yavuz Selim DEMİRAĞ
ÇALINMIŞ YILLAR! Yavuz Selim DEMİRAĞ

Elimizde düzgün çıkarılmış bilanço olmadığı için muhasebesini yapmadan kolayca harcıyoruz yılları. Umut ve güzellikler temennilerimize rağmen gelen her yıl geçen seneler gün be gün aratıyor. Gün itibarı ile geride bıraktığımız 2015'i yaşarken 2014'ü ve öncesini aradığımız gibi korkarım 2016'da da 2015'in acı dolu günlerini arayacağız. Hem de bir kaçını değil 10-15 yıl öncesine özlem duyacağımız aşikâr. Kim bilir tarihin karanlık labirentleri arasında "Yitik Yıllar" olarak arayacağımız her biri 365 gün 6 saat sürmüş 5 bin küsur gün için "hükümsüzdür" kaydının düşülmesini talep edeceğiz. Diğer taraftan "Çalınmış Yıllar" yüzünden umutlarını, istikballerini yitiren yüz binlerce gencin "ahı" yankılanacak arş-ı alaya...

Her haliyle "organize çete" olduğu kanıtlandığı halde Askeri Okullar Sınavları, KPSS, Kurmay Akademisi Sınavları, ÖYS, ALS buz dağının görünen kısmı. Bu ülkede son 13-14 yıl yapılan tüm sınavların yok hükmünde sayılarak, soruları çalanlar, dağıtanlar, hak etmediği halde bu sınavlarda en fazla puan alarak işe girenler, terfi edenler birer birer tespit edilip, kamuoyuna ilan edilmediği sürece kaybolan yılların geri getirilemeyeceği gibi vicdanlar kanamaya devam edecektir.

"Soruşturuluyormuş" gibi yapıldığına en başından beri inanmadığımı defalarca yazdım. Alın size son bomba! Kısa adı TUS olan Tıpta Uzmanlık Sınavları... Çalınan sınav sorularının peşinde olduğunu iddia eden AKP hükümeti aslında nelerin olup bittiğini bal gibi biliyor. Zira hırsızlık çetesine yıllarca göz yumdular. Ne de olsa oğulları, kızları, gelinleri, damatları, torunları o sorular yüzü suyu hürmetine iyi puan alıp sözde "torpilsiz" sözde "hak ederek" okullara, işlere, makamlara yerleştiler. Tıp camiası farklıdır. TUS'u mercek altına alanlar neredeyse 50 yıldır hangi fakültenin öğrencilerinin hangi derecelere girdiğini iyi bilir. O halde başta 2014 TUS'unu inceleyin. Son yıllardaki TUS'u mercek altına alın. Hangi üniversitelerin birden bire öne çıktığını belki anlarsınız. Bu yazdıklarımın adına "suç duyurusu" mu denir yoksa "durum tespiti" mi bilmem. Bu ülkede Zekeriya Öz ve benzeri çakmalar yerine gerçekten, Mustafa Kemal'in "Cumhuriyet Savcıları" var. Titiz bir çalışma ile bütün bu sınav hırsızlıklarının faillerini tek tek tespit ederek, yargı önüne çıkarabilecek yürekli savcılar, kaybolan yılları geri getiremeseler bile vicdanları rahatlatabilirler. 2016 yılından öncelikli beklentim bu.
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/mo...ar-36762yy.htm

T B M M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/...TutanakId=1744

YAVUZ SELİM DEMİRAĞ – Bakın, benim bu kitapta yazdığım bir fizik
profesörü; kaldı ki Amerika’da füze yakıtlarıyla ilgili bir tezi olan bir profesör
bana şunu söyledi. Bir ortamda dediler ki: “Zaman gazetesine Etyen
Mahçupyan gibi bir Ermeni Hristiyan niye yazıyor?” “Hop, o çoktan hidayete
erdi, otuz yıldır, yirmi yıldır hidayete erdi ama efendimiz ona ‘Sen uluslararası
platformda böyle kal.’ dediği için yapmıyor.” Bunu söyleyen bir profesör yani
iradesini teslim etmiş, tabiri caizse hipnoz seansına u ğramış. David
Copperfield diye bir adam var illüzyonist, aynı anda 600 kişiyi falan hipnoz
ediyor ya. Ben bu işin bilimsel olarak da peşine düşmek istiyorum. Onlar
televizyonlarıyla, iki üç tane kanalları vardı ya, yok bilmem ne yapıyorlar.
Nasıl hipnoz ediliyor? Yani profesör olmuş adam ama sonra neyi anladık:
Bunların profesörlük tezleri, doktora tezleri falan hep çalıntı çıktı, çalıntı çıktı.
Ama yine ben son on beş yılda YÖK’te ve bu akademisyenlik sınavlarının da
mercek altına alınmasını istiyorum zira bakın, TUS sınavı dediğimiz tıpta
uzmanlık sınavları vardı -burada doktor olan var; Sayın Şeker- en zor
sınavdır ve Türkiye’mizin, cumhuriyetimizin tarihinde bu sınavları birincilikle
kazanan, dereceye giren üniversiteler bellidir; Çapa’dır Cerrahpaşa’dır
Hacettepe’dir. Son yıllarına bir bakın, FET֒nün üniversitelerinden, işte o
malum üniversitelerden mezun olanlar var. Aslında o kadar geniş ki, bunları
yakalayabilmek için çok uğraşmamız lazım, çok uğraşmamız lazım.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

Alıntı:
musdr´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM Başkanı Ali Demir’in Çifte Standartları

Son dönemde, üzülerek belirteyim ki, Ösym başkanı prof dr ali demir in benzer olaylara tarafsız objektif yaklaşmıyor, ideolojik çerçeveden bakaraktan basın açıklamaları yapıyor gibi.
Misal,
*Fatih Altaylı’nın Habertürk gazetesindeki bir başyazısına, Takvim, Vatan, Cumhuriyet Gazetelerinde çıkan gerçek olduğu şüpheli haberlere ÖSYM anında basın açıklaması ile yanıt verdi. ösym açıklaması aşağıda
* KPDS ile alakalı bir internet sitesindeki habere anında hem de resmi açıklama dili dışına çıkarak mahalle ağzıyla ÖSYM basın açıklaması yaparak yanıt verdi. ösym açıklaması aşağıda
*TUS sınavına gelince sus-pus oluyor bir yığın iddia var doğru mu manüplasyon mu

ÖSYM nin büyük hainliği..
ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler
FLAŞ. Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru
Yöneticinin imanı.. ÖSYM, Hak Arama, Organize guruplar
Drasc ÖSYM başkanına meydan okuyor
Tüm Hekimler Adına ÖSYM Başkanına
Bir ÖSYM provakatör prototipi olarak kemalkemal...
Dr Tus sitesindeki nöbetçi silgi provakatörü ve tesadüfler zinciri
Pis kokular gelen tuvalet dosyası ve tesadüfler zinciri
Dr TUS ta nöbetçi kaloriferci ve tesadüfler zinciri-3
Dr Tus sitesindeki Erikli su provakatörü ve tesadüfler zinciri-2
ÖSYM Başkanına sesleniyorum, plansız hareket ediyorsun

Yancaksın Ali Demir- Mustafa'nın Canbaza bak oyunu
Konuyla ilgili vatandaşın iyiniyetini anlamayan gerikafalılar
Olmazboletus örneği
Ateşli meslektaş
Silgin Silmiyor İşte ÖSYM!!!
Atma Recep...

TUS provakatörü şimdi ne iş yapıyor? Magazin



Bu konuda bilgi kirliliğini önlemek için araştırma yapıp doğruyu kamuoyuna sunmanız gerekmezmi..

Arkadaşlarımızın mağduriyeti konusunda bir açıklama yapınız. bunca emeklerine yazık değil mi?

Misal, bu arkadaşların sınav kağıdıyla neden oynadınız. 25 neti eksik geldi. yazık değil mi.






hain ösym kağıda müdahale etmiş



saadetdr ye 4 tane yanlış eklemiş hain ösym



hain ösym tucker in boşlarını doldurmuş



hain ösym bazılarına 20 net düşük bazılarına 15 net fazla vermiş



kemalkemalin 10 net ieksik geldi bir arkadaşının 15 neti eksik



































Neden buz gibi salonlarda sınava soktunuz hani her aday eşit şartlarda yarışacaktı













Sizden bu konuda açıklama bekliyoruz neden bu kişilerin sınav kağıdına müdahale ettiniz. ÖSYM ye yakışıyor mu?

ÖSYM, adayın dil puanının silinmiş olduğu iddiasını belgelerle yalanladı



BASIN AÇIKLAMASI
(29 Kasım 2011)
İnternet’te bazı forum sayfalarında ve belli bir kesim tarafından kamu kuruluşlarına ve yetkililerine gönderilen elektronik iletilerde 2011-KPDS Sonbahar Dönemi İngilizce Sınavı sorularının bazılarının yanlış olduğu ve soruların iptal edilmesi gerektiği iddia edilmektedir. Belli bir grup tarafından özellikle yapılan bu yönlendirmeler üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur:
Söz konusu sınavda 37., 52., 64., 68., ve 71. soruların hatalı olduğu, soruların iptal edilmesi ya da doğru cevap seçeneğinin değiştirilmesi gerektiği savı basına ve kamuoyuna pompalanmaya çalışılmaktadır. Ancak soruların hatalı olduğuna dair iddia ortaya koyanlar, kamu kuruluşlarına mail atanlar sınava girmiş adaylar bile değildir.
Diğer sorular yanında 37., 52., 64., 68., ve 71. sorular tekrar alanda uzman bilimsel bir heyet tarafından incelenmiş, sorularda herhangi bir hata bulunamamıştır. Adayların bu türden asılsız iddialara itibar etmemesini önemle rica ederiz.
Kamuoyuna ve basına saygıyla duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI



BASIN AÇIKLAMASI
(28 Kasım 2011)

23 Ağustos 2011 tarihli Vatan Gazetesi’nde, bir adayın 473 olan dil puanı ile tercihlerini yaptığı, ancak hiçbir tercihine yerleşemediği, ilgili adayın dil puanının ÖSYM tarfından silindiği iddia edilmekteydi.
O tarihte yaptığımız basın açıklamasında söz konusu adayın YABANCI DİL SINAVINA GİRME TALEBİNDE BİLE BULUNMADIĞI dolayısıyla gimediği bir sınavın puanının olmasının da mümkün olamayacağı belirtilmişti.
Yaptığımız basın açıklamasında adaya ilişkin sınav başvuru ve sonuç bilgileri belgeleriyle birlikte sunulmuş adayın basınla paylaştığı belgenin orijinal olmadığı ifade edilmişti.
ÖSYM tarafından ceşitli tarihlerde yapılan basın açıklamalarında bundan sonra yapılan yalan haberler karşısında ÖSYM Başkanlığının hakkını hukuki zeminde arayacağı belirtilmiştir. Aşağıdaki linkte Vatan Gazetesinin söz konusu haberle ilgili 27 Kasım 2011 günü yayınladığı tekzip metnini okuyabilirsiniz.
Tekzip ettiğimiz haber o tarihlerde çeşitli gazete ve internet sitelerine de konu olduğu ve alıntılandığı için bu açıklama basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(16 Kasım 2011)

10.08.2011 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde, “Sınav Biter Skandal Bitmez” başlığı ile direkt kurumumuzu suçlayan bir habere yer verilmiş, haberde LYS’ye giren 4 adayın Tercih Formlarında değişiklik yapıldığı ve adayların bu nedenle ÖSYM hakkında suç duyurusunda bulunduğu iddia edilmişti.
ÖSYM tarafından o gün yayımlanan BASIN AÇIKLAMASI’nda bundan sonra yapılan yalan haberler karşısında kayıtsız kalınmayacağı, ÖSYM Başkanlığının hakkını hukuki zeminde arayacağı belirtilmişti.
Aşağıdaki linkte Hürriyet gazetesinin söz konusu haberle ilgili bugün yayınladığı tekzip metni basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(10 Kasım 2011)

Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı bugünkü köşe yazısında kurumumuzu hedef alan bir yazıya yer vermiştir. İlgili yazıda Altaylı, ÖSYM’yi bir üniversitenin olmayan bir bölümüne öğrenci almakla suçlamış, pek çok öğrencinin aslında ‘olmayan’ bir bölümü kazandığını savunmuştur.
Ancak Fatih Altaylı’nın yazısına konu ettiği haberle ilgili olarak 19.10.2011 tarihinde web sayfamızda bir basın açıklamasına yer verilmiş, o tarihte Cumhuriyet Gazetesi’ndeyer alan ve çeşitli internet sitelerinin de alıntı yaptığı haberin gerçeği yansıtmadığı izah edilmiştir.
Haberde, ÖSYM’nin Ek Yerleştirme Kılavuzu'na Ankara Üniversitesi'ndeki "Tıbbi Görüntüleme Sistemleri Teknolojileri" bölümünün adını "Tıbbi Görüntüleme Teknikleri" olarak yanlış yazdığı söylenmekte, hatanın, radyoloji teknisyeni olmayı hayal eden öğrencileri mağdur ettiği iddia edilmekteydi.
Ancak Kurumumuz kılavuzu hazırlarken Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) daha önce tarafımıza bildirdiği ‘Meslek Yüksek Okulu Yeni Program Adları’na göre hareket etmiştir. Söz konusu belgede Tıbbi Hizmetler ve Teknikler alanında ilgili bölüm Tıbbi Görüntüleme Teknikleri olarak yer almaktadır. Ayrıca, 26 Eylül 2011 tarihinde web sayfamızdan yayınladığımız 2011-ÖSYS Ek Yerleştirme: Başvurularmetninde şu ifadeler yer almıştır:
‘Kılavuz ön bilgi amacıyla yayımlanacaktır. Tercih işlemlerinin başlayacağı 3 Ekim 2011 tarihine kadar zorunlu hallerde Kılavuzda değişiklik yapılabilecektir’ Üniversitelerin, adayların ve kamuoyunun bilgisine 29 Eylül’de açılan kılavuzla ilgili 3 Ekim 2011’e kadar ilgili üniversiteden bölüm adının hatalı olduğuna dair herhangi bir geri dönüş olmamıştır. Dolayısıyla ÖSYM’nin konuyla ilgili herhangi bir hatası söz konusu değildir. Bununla birlikte her hatayı ÖSYM’ye mal etme girişimini ve anlayışını da şiddetle kınıyoruz.
Basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(27 Ekim 2011)
Cumhuriyet Gazetesi’nde ‘Ortaokuldan terkti, ÖSYM Üniversiteli yaptı’ başlığı ile yer alan haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır;
Haberde ÖSYM’nin, ortaokuldan sonra okumayan Erdem Adıgözel adlı bir vatandaşa tebligat gönderdiği, tebligatla adayı 17-27 Ekim tarihleri arasında Anadolu Üniversitesi’ne kayıt yaptırmaya çağırdığı iddia edilmekte, hatta ÖSYM’nin adı geçen şahsı ‘Öncelikle sizi kutlar, başarınızın devamını dileriz’ şeklinde bir metinle tebrik ettiği söylenmektedir.
Ancak bu haber yalan ve iftiradan öte hiçbir anlam taşımamaktadır. ÖSYM’nin ortaokuldan terk bir adaya üniversite kayıtları için gönderdiği herhangi bir evrak kesinlikle söz konusu değildir. Bunun da ötesinde aday 2011 YGS’ye girmiştir ve Zonguldak İmam Hatip Lisesi mezunudur. Aday Diploma Tarihi 02.07.2011, Diploma Numarası ise 2830’dur.
Haberle ilgili hukuki süreç tarafımızdan başlatılmış olup, iddia sahiplerini iddialarını ispatlamaya davet ediyoruz.
Kamuoyunun ve basının bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(19 Ekim 2011)


Cumhuriyet Gazetesi’nde ‘Skandalın Adı ÖSYM’ başlığı ile yer alan ve çeşitli internet sitelerinin de alıntı yaptığı haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır;

Haberde, ÖSYM’nin Ek Yerleştirme Kılavuzu'na Ankara Üniversitesi'ndeki "Tıbbi Görüntüleme Sistemleri Teknolojileri" bölümünün adını "Tıbbi Görüntüleme Teknikleri" olarak yanlış yazdığı söylenmekte, hatanın, radyoloji teknisyeni olmayı hayal eden öğrencileri mağdur ettiği iddia edilmektedir.

Ancak Kurumumuz Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) daha önce tarafımıza bildirdiği ‘Meslek Yüksek Okulu Yeni Program Adları’na göre hareket etmiştir. Söz konusu belgede Tıbbi Hizmetler ve Teknikler alanında ilgili bölüm Tıbbi Görüntüleme Teknikleri olarak yer almaktadır.

Ayrıca, 26 Eylül 2011 tarihinde internet sayfamızdan yayınladığımız 2011-ÖSYS Ek Yerleştirme: Başvurular metninde şu ifadeler yer almıştır:‘Kılavuz ön bilgi amacıyla yayımlanacaktır. Tercih işlemlerinin başlayacağı 3 Ekim 2011 tarihine kadar zorunlu hallerde Kılavuzda değişiklik yapılabilecektir’.Üniversitelerin, adayların ve kamuoyunun bilgisine açılan kılavuzla ilgili o tarihten 3 Ekim 2011’e kadar haberde adı geçen üniversiteden bölüm adının hatalı olduğuna dair ne bir bilgi gelmiş ne de daha sonra tarafımızdan konuyla ilgili randevu talebinde bulunulmuştur.

Dolayısıyla ÖSYM’nin konuyla ilgili herhangi bir hatası söz konusu değildir.

Bununla birlikte her hatayı ÖSYM’ye mal etme girişimini de şiddetle kınıyoruz.

Basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI



(18 Ekim 2011)


Takvim Gazetesi’nin ‘İcralık Sınav’ başlığı ile kamuoyuna duyurduğu haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır:

Haberde, ‘Adalet Bakanlığı’nın açıkta bulunan 300 İcra Müdürü ile Müdür Yardımcılığı için 1 Ekim'de yurt genelinde bir sınav yaptığı, ÖSYM tarafından düzenlenen sınavda sonuçların açıklanmasıyla birlikte sınava giren yüzlerce adayın hayallerinin suya düştüğü, sınava katılan 2 bin 671 aday arasından bin 814'ünün sonuçlara itiraz ettiği’ ifade edilmektedir.

Ancak söz konusu sınava bugüne kadar itiraz eden aday sayısı haberde belirtildiği gibi 1814 değil sadece ve sadece 4’tür. Başkanlığımızdan teyit alınmaksızın, kulaktan dolma bilgilere dayanarak yapılan bu haber sınava giren adayları gereksiz yere huzursuz kılmış, kurumumuzu haksız yere yıpratmıştır.

Haberle ilgili yasal hakkımızı saklı tuttuğumuzu belirtir, yukarıdaki bilgiyi sınava giren adayların ve basın yayın kuruluşlarının bilgisine sunarız.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(29 Eylül 2011)


Bazı internet sitelerinde ve basında 'ÖSYM'nin hatası bir yılına mal oldu' başlığıyla çeşitli haberler yapıldığı görülmüştür. Haberlerde, bir adayın sonuç belgesinde yanlış kayıt tarihi yazıldığı için kazandığı halde Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim Fakültesi'ne kayıt yaptıramadığı iddia edilmektedir.

Ancak, kayıt tarihlerini ÖSYM kendisi belirlememekte, üniversitelerin doğrudan ÖSYM'nin sistemine girdiği tarihler sonuç belgesine basılmaktadır. Dolayısıyla haberlerde iddia edildiği gibi kurumumuzun bir hatası söz konusu değildir.
Ayrıca, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültelerine yerleşen ve kayıt yaptıramayan adayların kayıtlarını 17-27 Ekim 2011 tarihleri arasında yapma kararı almıştır. İlgili öğrencilere konuyla ilgili açıklamayı Açık Öğretim Fakültesi yapacaktır.

Kamuoyu ve basına duyurulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(13.09.2011)


Basında İhlas Haber Ajansı kaynaklı olarak yer alan ‘Sınav Mağduru: ÖSYM, kural hatası yaptı’ başlıklı haberde, Gaziantep MYO Elektronik Teknolojisi (İÖ) bölümünden mezun olarak 2011-DGS’ye başvuran bir adayın Ön Lisans Başarı Puanı (ÖBP) hesabında hata yapıldığı, bu nedenle adayın istediği bölüme yerleşemediği iddia edilmektedir.
Söz konusu adayın mezun olduğu, Gaziantep MYO Elektronik Teknolojisi (İÖ) bölümünden 2011 yılında 5 öğrenci mezun olmuştur. 2011-DGS’ye başvuran bu 5 öğrencinin akademik ortalamalarının standart sapmaları beklenen değerin altında kalmıştır. Bu nedenle, Önlisans Başarı Puanı Hesaplama Kuralı gereği, bu adaylara ÖBP olarak 50 puan verilmiştir.
Bu kural, tüm DGS’lerde, Türkiye’deki tüm programlar için uygulanmaktadır.
Bir kez daha hatırlatmakta fayda vardır ki, ÖSYM’nin Türkiye’deki tüm adaylara uyguladığı Önlisans Başarı Puanı Hesaplama Kuralları gereği, son sınıf öğrencilerinin ÖBP’lerinin belirlenmesinde, mezun oldukları okuldaki diğer son sınıf öğrencilerin notları belirleyicidir.
Yapılan inceleme sonucunda, ÖSYM’nin bu konuda herhangi bir hatasının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI



T.C


ÖLÇME SEÇME ve YERLEŞTİRME MERKEZİ



BASIN AÇIKLAMASI


(09.09.2011)

Hürriyet Gazetesi’nin internet sitesinde ‘ÖSYM’den bir skandal daha’ başlığı ile yer alan haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır:
Haberde, Erzurum’daki bir liseden bu yıl mezun olan ve YGS’ye giren 19 yaşındaki bir adayın istediği okula kayıt yaptıramadığı iddia edilmekte, hatta ÖSYM’nin, adayın mezun olduğu lisenin gönderdiği orta öğretim başarı puanını eklemeyi unuttuğu için bu durumun yaşandığı söylenmektedir.
Başkanlığımız tarafından konuyla ilgili yapılan incelemede şu hususlar tespit edilmiştir;
1- Söz konusu aday, 2011-ÖSYS’ye başvurusunda öğrenim durumunu ‘Bir Ortaöğretim Kurumunun Son Sınıfında Beklemeliyim- Okul Kodu 251086 – Erzurum 3 Temmuz Lisesi’ olarak belirtmiştir.

2- Erzurum 3 Temmuz Lisesi adayın kendi öğrencisi olmadığını kodlayarak diploma notunu girmemiştir. Bu durumda olanlara en düşük Orta Öğretim Başarı Puanı verilmektedir.
Son sınıfta okumakta olan adayların diploma notları/puanları öğrenim gördükleri okullar tarafından verilmektedir. Adayların ve mezun oldukları okulların verdikleri bilgilerin sorumluluğu kendilerine ait olup ÖSYM’nin bu konuda herhangi bir hatası söz konusu değildir.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI


Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kirli ilişkiler dörtgeni: ÖSYM, YÖK, Tusdata, sami selçukbiricik

daha iyi olmaz mıydı?
Alıntı:
yalıngerçekler´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster










sıraya dizin
2007 yılı 29 ocak ösym den istihbarat alıyoruz
2008 yılı 13 ağustos ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 10 eylül ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 28 Eylül ösym den maddi gücümüz nedeniyle iletişime geçip istihbarat alıyoruz


Ocak Medya

ÖSYM eski başkanı Prof. Ali Demir’e kıymak…

*****Mehmet Tekelioğlu

1 saat ago

Bundan bir buçuk yıl önce burada çıkan bir*****yazıda*****“Türkiye’de hiçbir başarı cezasız kalmaz”*****diye bir cümle vardı. O yazıdaki ilgili paragraf şöyleydi:

“Son günlerde internette dolaşan bir video var. “Türkiye’de hiçbir başarı cezasız kalmaz” diye bitiyor. Akademik âlemde bunun iki örneği var şu sıralar gözümüze çarpan. TÜBİTAK eski Başkanı Prof. Yücel*****Altunbaşak*****ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Galip Akhan.”

Prof. Yücel Altunbaşak ve Prof. Galip Akhan’ın mağduriyetleri devam ediyor. Yücel Hoca’nın davası dosyada cezayı gerektirecek hiçbir unsur bulunamadığı için olsa gerek hala sonuçlanmadı ve yurtdışı yasağı kaldırılmadı. Dava sürekli erteleniyor.

Galip Hoca içinse 20 ay sonra yeniden bir dava süreci başlatılıyor. 20 ay önce yalancı şahitlerin ifadeleriyle dolu dosya, adli kontrole bile gerek duyulmadan bırakılmasını sağlamıştı Galip Beyin. Şimdi neredeyse aynı dosya ile mahkemeye çağrılıyor. İddianamenin hangi hukuk anlayışıyla kabul edildiğini anlamak zor.

Elbet bu günler geçecek ve tarih âdil davrananlarla davranmayanları unutmayacak.

Yukarda bahsettiğim yazıdan bu tarafa üniversitelerdeki mağduriyetlerle ilgili çok sayıda bilgilendirme mektup ve mesajı aldım. Bunların listesini tutuyorum. Gün gelir kimlerin ne tür haksızlıklara uğradığını yazmak kısmet olur belki.

Yargı sistemimiz çökmüş bizim. Şimdi görevden ayrıldıktan dört yıl sonra ÖSYM eski başkanı Prof. Ali Demir’in başarılarını cezalandırmaya karar vermiş ulu yargımız.

Ali Demir, Temmuz 2010’daki sistematik kopya olayından sonra geçti ÖSYM’nin başına. Benim de mezun olduğum İstanbul Teknik Üniversitesinde hocaydı. İyi bir pozisyonu vardı üniversitede ve bir iş aramıyordu. Görevden kaçmak olmazdı. ÖSYM’de işin ehli güzel bir ekip oluşturdu. Bildiğim kadarıyla Prof. Ensar Gül, Prof. Ercan Öztemel ve Prof. Ömer Pekşen geceyi gündüze katarak bir ekip ruhu ile ellerinden gelenin azamisini ortaya koydular. O sıralar YÖK üyesi olan Prof. Durmuş Günay’ın katkılarını da anmamız gerekir.

Sınav Güvenliği

Ekibin ilk işi sınav güvenliğini sağlamaktı. Yılların ihmali ile gelinen nokta ürkütücüydü. Kopya çekmeye gerek kalmadan sahte cevap anahtarları ile dahi büyük ticaretler yapılabilir hale gelmişti. 36 yıl sınav yapan bir kurumda soru bankası diye bir şey yoktu. Uzmanlar bir sınavın sorularını yazıp dışarıda dolaşıyorlar, hatta dershanelerde çalışıyorlardı.

Sınav koordinatörleri istedikleri adayı, istedikleri sınıflarda ve istedikleri görevliler huzurunda sınava alabiliyorlardı. ÖSYM çalışanlarının çocuklarının Türkiye’nin en iyi üniversitelerini kazanması dikkatleri çeker boyutlara ulaşmıştı.

Eski yönetimin bir başarısı (!) vardı yine de. Başörtülü çocukları sınavlara almamayı başarmışlardı. Ayırımcılık zirveye çıkmış, insan hakları diye bir kavram lügatlerden silinmişti.

Göreve gelir gelmez*****“sınav güvenlik tedbirlerini”*****yayınladı Ali Demir. Yazılı hiçbir mevzuatı olmayan kurumun kanunu çıksın diye çabaladı ve başardı. Çok olağan ve basit yöntemler ile güvenlik uygulamasını başlatmak dahi menfaat şebekelerini rahatsız etti. Türkiye tarihinde eşine rastlanmayan bir karalama kampanyası başlattılar. Medyayı kullandılar. İçeride çalışan işbirlikçilerinden destek aldılar.

Dershanecilerin, menfaat odaklarının, sınav çetelerinin, paralel devlet yapılanması gibi devlete sızmak isteyenlerin karşısında dimdik durdu arkadaşlarıyla beraber…

“Sınav Uygulamalarına İlişkin Güvenlik Tedbirleri”*****ile sadece adaylar değil görevliler de disiplin altına alındı. Cep telefonu ile binalara girmek mümkün değildi artık. Giren çıkan kimdir, bilmek gerekiyordu.

Hem cevap anahtarı ticareti yapılmasının önüne geçmek hem*****“toplu kopya”*****işini kökten çözmek gerekiyordu. Bunun için*****“her adaya farklı soru kitapçığı”uygulamasını başlattı Ali Hoca. Sadece tek başına bu tedbir bile sistematik bir kopyayı önlemek ve herkesin hakkını korumak için başlı başına bir yeniliktir ve yine sadece bu tedbir Ali Beyin FETÖ ile ilişkisi olmadığına dair en büyük delildir. Sınava giren her adayın kitapçığında sorular aynı, soru ve cevap seçenekleri farklı dizilimdeydi.

ÖSYM’de öyle bir düzen kurulmuştu ki akıllara zarar. Soru yazarlarının bir kısmı dershanelerde çalışıyordu. Bu düzene çomak soktu Hoca. Aynı anda da FETÖ dershanelerinden homurtular yükselmeye başladı. Malum yayın organları Hocayı topa tutmaya başladı. Aldırmadı, bildiğim kadarıyla günün hükümeti ve cumhurbaşkanı arkasında durdu Hocanın. Bu önemli bir husustu.

Soru havuzu oluşturulması ve şifrelenmiş sorulara kimsenin ulaşamaması sınav güvenliği açısından alınmış önemli tedbirler cümlesindendir. Soruları taşıyan araçlar için uydu etkileşimli takip sistemi, elektromekanik kilit sitemi, sınav görevlilerinin salonlarını ancak sınav günü öğrenebildikleri bir düzen de alınan tedbirler arasındaydı.

Gayretler sonuç vermeye başlamıştı. Elbette belli bir zamana ihtiyaç duyulmuştu bunun için.*****“Herkesin emeğinin*****emanet”*****olarak korunduğunu topluma göstermek ve buna inandırmak gerekiyordu. Bu başarıldı. Nitekim engelli memur alımı sınavları, EKPSS, başarıyla gerçekleştirilmiş, 65.000 engelliden tek bir şikâyet dahi gelmemişti. Her türden örgütün, şebekenin, çetenin neredeyse her istediğini kolayca alabildiği bir garip yapı, 10.000 sayfadan daha fazla mevzuatı olan, kanun, yönetmelik, Bakanlar Kurulu Kararı, süreç tanımı ve talimatlarla kayıtlı olarak yönetilir, idari ve mali özerkliğe sahip bir kurum haline getirildi.

Sistematik kopya önlenmiş fakat içerdeki birkaç FETÖ mensubunun ihanetiyle 2012 KPSS sınavında bazı sorular küçük bir grubun eline geçmişti. Bunu da soru kutularının altına yapıştırılan bir taşınabilir bellekle yapmışlardı. O küçük grubun sınavları iptal edildi.

Bir de 2012 yılında yapılan Adli Yargı-Hâkimlik sınavı var. Sonuçlarına bakarak sınavın âdil olmadığı hükmüne varan ÖSYM Yönetim Kurulu, sınavı iptal etti. Ama zamanın yargısı ÖSYM’nin iptalini iptal ederek sınavı geçerli saydı. Daha ne yapsaydı Ali Demir?

Yargının tutumu… Kurulan tuzak…

İfade tutanağında savcının sorularına bakılırsa konuya peşin hükümle bir yaklaşım sezmemek mümkün değil. Maalesef bu tutum benzer davalarda da görülüyor. Ben burada bir tuzak ihtimalini gözardı edemiyorum. Bu doğrultuda iki yazım var. Tuzak hem bu ülkeye hem Ak Parti’ye kuruluyor. *****Bu yazılardan birincisi*****“Dikkat… Bir tuzak var…”*****adıyla Eylül 2017’de, diğeri*****“Evet, tuzak var…”*****adıyla Kasım 2017’de çıktı.

Ali Demir’in, Galip Akhan’ın ve Yücel Altunbaşak’ın dosyalarında silahlı terör örgütüne üyeliği gösteren hiçbir makul delil yok. O zaman bu davalardan murat daha başka bir şey mi diye geliyor insanın aklına…

Bütün yargı mensuplarına Üstad Necip Fazıl’ın*****Reis Bey*****kitabını hediye etmeli. Üstad’ın merhamet kavramını, kuru lügat anlamının ötesinde nasıl bir derinliğe kavuşturduğunu görmeli hepsi.

Zaten bir hukuk garabetiyle karşı karşıyayız. FET֒nün silahlı terör örgütü olduğuna dair bir hukuki belge, bir mahkeme kararı ancak 2016 Temmuzundan sonra söz konusu oldu. Yukarda bahsettiğim*****“Dikkat… Bir tuzak var…”*****başlıklı yazıda bu hususun detayları var. Ali Demir’in silahlı terör örgütüne üyeliği zaten söz konusu değil ama işin bir de böyle garip bir tarafı var. Üstelik bir insanın geçmişteki müktesebatı, onun durumu hakkında yeterli bilgiyi verir. Bu ortadayken Ali Demir’e FET֒cülük bulaştırmaya kalkmak akıl kârı olmasa gerek.

Ali Demir’in şahsında ülkenin itibarı da yerle bir ediliyor. Olur olmaz aklı evveller onu teşhir ederek gazetecilik yaptıklarını sanıyorlar ama en basit insan haklarından bile haberdar değilmişçesine bir tutum sergiliyorlar. Hani bir mahkeme kararı olmadan kimseyi itham etmek yoktu?.. Ben Ali Demir’in yerinde olsam bunları dava ederim. 60 sınavda soru hırsızlıkları nasıl gerçekleşti diyerek aslı astarı olmayan bir iddiayı ortaya atmak ve kara çalmaya kalkışmak ne insanidir ne de ahlaki… Göreve gelmeden önceki soru hırsızlıklarını Ali Demir’den sormaya kalkmaksa? Buna sizler karar verin.

Ali Demir’in yaptığı iş öyle basitçe geçiştirilecek bir konu değil. Tabii ki bu kadar önemli ve kritik bir kurumda değişim ve düzelme bir günde olmuyor. Aşama aşama, temizlik, düzenleme, iyileştirme, kayıt altına alma gerçekleştirildikten sonra ideal bir düzenlemeden söz edilebiliyor. Tüm bu gayretlerin semeresi olarak, 2 milyona yakın adayın girdiği 2015-YGS sonuçları sadece üç günde açıklanmıştı. Bu sadece maddi bir başarı gibi görülebilir. Ancak unutmayalım ki, bu başarı,*****“hak ve adaleti sağlamak üzere tesis*****edilen*****sınav güvenliği”*****uygulamalarının ortaya çıkardığı bir sonuçtu..Sorumsuzluğun zirvesini temsil eden sosyal medyada veya dedikodu çevrelerinde duyduğunuz veya duyacağınız her türden aksi bilgi, yalan ve iftiradan ibarettir. Son dört yıldır acaba aleyhte ne bulabiliriz türü gayretlerle tüm inceleme, soruşturma, arama, taramalara rağmen en küçük bir eksiklik dahi bulunamamış olması bunun kesin kanıtı değil mi?

Bu toplum, aydınlarıyla, sivil toplumuyla, iktidar ya da muhalefet mensubu siyasileriyle ve elbette yargısıyla dürüst, sadece hizmet aşkıyla çalışan insanlara sahip çıkmadığı müddetçe işimiz gerçekten zor demektir. Üçünü de yakından tanıdığım Prof. Ali Demir, Prof. Galip Akhan ve Prof. Yücel Altunbaşak, hiç ilgileri ve yakınlıkları olmadığı halde, FET֒cülük ithamına maruz kalmış ve yalnız bırakılmışlardır.

Bu konularda söyleyeceklerim var daha. Peşini bırakmayacağım…

Doğrudan iletişim için:*****mtekeli35@gmail.com

Kategoriler:*****Ocak Yazarları

Etiketler:*****ÖSYM,*****Prof . Galip Akhan,*****Prof. Ali Demir,*****Prof. Yücel Altunbaşak

Yorum bırak

Ocak Medya

WordPress katkılarıyla

Yukarı dön
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 05-02-2019, 19:20   #493
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

2010 KPSS sınavı davasında 64 sanığa ceza
2010 KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin beşinci davada 64 sanık, 6 yıl 3 ay ile 15 yıl 7 ay 15 gün arasında değişen sürelerde hapse çarptırıldı
Kopyala 02 Mayıs 2019 18:16
Yazdır
2010 KPSS sınavı davasında 64 sanığa ceza

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyelerince 10 Temmuz 2010'daki KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin açılan beşinci davada 64 sanık 6 yıl 3 ay ile 15 yıl 7 ay 15 gün arasında değişen sürelerde hapis cezasına çarptırıldı.

Sanıklardan FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in yeğeni Muhammet Sait Gülen ile firari Adil Öksüz'ün akrabası Sahure Öksüz 6 yıl 3'er ay, gazeteci Mehmet Baransu'nun kardeşi Yalçın Baransu ise 8 yıl 9 ay hapis cezasına mahkum edildi.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşma karara bağlandı.

Buna göre, sanıklardan Emre Kazan ve Önder Kavakoğlu, "silahlı terör örgütü yöneticisi" olmak suçundan 12 yıl 6'şar ay, "kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık" suçundan 3 yıl 1 ay 15'er gün olmak üzere toplam 15 yıl 7 ay 15'er gün hapis cezasına çarptırılırken, sanıklardan Kazan hakkında yakalama kararı çıkarılması kararlaştırıldı.

Sanıklar Özcan Solmaz, Fatih Hayal ve gazeteci Mehmet Baransu'nun ağabeyi Yalçın Baransu "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan 8 yıl 9'ar ay hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme sanıklardan 27'sini "silahlı terör örgütü üyesi" olmak suçundan 6 yıl 3'er ay, "kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık" suçundan 3 yıl 1 ay 15'er gün olmak üzere toplam 9 yıl 4 ay 15'er gün hapis cezasına mahkum etti.

Dolandırıcılık suçundan mahkum olan sanıklar, kamuda çalıştıkları süre boyunca aldıkları maaşın iki katı kadar para cezasına da çarptırıldı.

- FETÖ elebaşı ile Adil Öksüz'ün akrabaları da mahkum oldu

Sanıklardan FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in yeğeni Muhammet Sait Gülen ile örgütün darbe girişiminde rol aldığı belirlenen firari sivil imamı Adil Öksüz'ün akrabası Sahure Öksüz'ün de arasında bulunduğu 32 sanık ise "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 6 yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırıldı.


Yargılandığı başka bir davada "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan mahkum olan bir sanık hakkında bu suçtan açılan kamu davasının reddi, "kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından ise beraatı kararlaştırıldı.

Mahkeme, firari 22 sanık hakkındaki kamu davasının ise ayrılmasına karar verdi.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 05-20-2019, 10:02   #494
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Dışişleri'nde FETÖ'nün sınav yolsuzluğu: 249 gözaltı

Dışişleri'nde FETÖ'nün sınav yolsuzluğuyla ilgili 249 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

20 Mayıs 2019 09:26

Dışişleri Bakanlığı'nda FETÖ'nün sınav yolsuzluğuna ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 249 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Düzenlenen operasyonlarda 78 kişi yakalanarak gözaltına alındı.

Operasyonla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca; Dışişleri Bakanlığına personel temini amacı ile gerçekleştirilen sınavlarda FETÖ üyelerince, FETÖ üyesi adaylar lehine usulsuzluk yapıldığı isnatlarına ilişkin sınavlar ve komisyon üyeleri için yürütülen 5 farklı soruşturma kapsamında, 2010 - 2011 - 2012 - 2013 yılları Aday Meslek Memurluğu sınavlarına istinaden ataması yapılan 275 şahıs bulunduğu, bu şahıslardan 249'u hakkında yabancı dil sınavlarına ilişkin olarak düzenlenen bilirkişi raporları,ankesörlü telefonlar ile örgüt üyeleri ile iletişimlerine ilişkin bilirkişi raporları, örgüt tepe yönetimi ile irtibatları, bylock kullanıcısı olmaları, ÖSYM tarafından gerçekleştirilen KPSS KPDS gibi sınavlara ilişkin olarak düzenlenen olağan dışılık raporlarında isimlerinin bulunması gibi delillere istinaden terör örgütü üyeliği nitelikli dolandırıcılık ve terör amaçlı sahtecilik suçlarının işlendiğine ilişkin yeterli şüphe yoğunluğu oluştuğu tespit edilerek, 20/05/2019 tarihinde Ankara ve diğer 42 ilde şüphelilerin eş zamanlı olarak gözaltına alınmalarına yönelik operasyon başlatılmış olup 78 şüpheli yakalanmış diğer şüphelilerin yakalanması için Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdürlüğünce çalışmalar devam etmektedir."

Memurlar.Net
Tus a sıra gelmedi
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hacettepe Tıp Fakültesi Son 4 Yıldaki Taban Puanı ve Sıralamaları drblood TIP Tercih Edecek Adaylar 1 07-15-2017 10:13
Emniyet Müdürlüğü'ne 'kızıl' saldırı tususev Bilgisayar / İnternet 0 02-28-2012 08:13
ÖSYM, sınavlarda uygulanacak güvenlik tedbirlerini güncelled tususev TUS Güncel 1 11-21-2011 20:09
Bursa emniyet müdürünün makam aracı ayıya çarptı aerol Eğlence / Geyik 0 06-07-2011 20:59
Emniyet Kemeri:) drjuice Eğlence / Geyik 3 01-09-2010 14:07


Şu Anki Saat: 16:12


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com