www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > PARAMEDİKAL DÜNYA > Sosyal Hayatımız > Siyaset / Politika

5072 (0 Kayıtlı Ve 5072 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 01-09-2019, 20:09   #1791
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
drflash´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster






bu belgelere göre genç klinisyenler örgütü mensupları Tıp Fakültesi Öğrencilerini/arkadaşlarının özel bilgilerini TUSDATA AŞ Kurucusu Sami SElçukbiricikin sekreteri Aygül ün talimatı ile fşlemektedir ve bilgiler tüm şubelerden Dersaneler Müdürü Nilüfer ÇELİK e aktarılmaktadır



deki şekilde fişleme yapılmakta

Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya
Genç klinisyenler Kulübü Uygulama Prosedürleri
Genç Klinisyenlere Verilen Gizli ve Çok Gizli Görevler
Hocaefendi Cemaati-Sol Kesim içinde sözü geçen fişlemeleri
Genç Klinisyenlere katılmadı sebebi: KOMİNİST
Vır Vır Vır En Geveze GKK Fişlemecisi...
Samimi güler yüzlü sempatik fişleme
Genç Klinisyenlerin dedikodu yayabilecek insanlar olması çok önemli
Aşırı Heyecanlı Genç Klinisyen
Hocaların genç klinisyenler prosedürlerine bakışı:



  1. TUSDATA GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ UYGULAMA PROSEDÜRLERİ (Şube Sorumlularına Özeldir) A- GENÇ ...
    • YENİ




  2. TUSDATA GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ UYGULAMA PROSEDÜRLERİ (Şube Sorumlularına Özeldir) A- GENÇ ...
    • YENİ




  3. tusdata izmir şube sorumlusu dilek eviren GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ POREJİSİNİN AMACI; 1- Fakültelerdeki etkin, sosyal açıdan aktif, başarılı ve lider ...
    • YENİ




  4. TUSDATA GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ UYGULAMA PROSEDÜRLERİ (Şube Sorumlularına Özeldir) 6- Bu seçilen kişileri ...
    • YENİ






  5. kimine göre tusdata, TUSDATA, Tusdata Gerçeği, Tusdata Gerçekleri, tusdata gerçeği varan, tusdata video, tusdata rezaleti, ...





  6. TUSDATA GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ UYGULAMA PROSEDÜRLERİ (Şube Sorumlularına Özeldir) 6- Bu seçilen kişileri ...
    • YENİ




  7. tusdata izmir şube sorumlusu dilek eviren C- GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNE NE VERECEĞİZ ? 12- Kulüp üyelerine ücretsiz verilecek kaynaklar diğer ...



  8. C- GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNE NE VERECEĞİZ ? 12- Kulüp üyelerine ücretsiz verilecek kaynaklar diğer ...
    • YENİ




  9. C- GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNE NE VERECEĞİZ ? 12- Kulüp üyelerine ücretsiz verilecek kaynaklar diğer ...
    • YENİ






  10. C- TUSDATA GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNE NE VERECEĞİZ ? 12- Kulüp üyelerine ücretsiz verilecek kaynaklar ...



  11. C- TUSDATA GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNE NE VERECEĞİZ ? 12- Kulüp üyelerine ücretsiz verilecek kaynaklar ...



  12. kimine göre tusdata, TUSDATA, Tusdata Gerçeği, Tusdata Gerçekleri, tusdata gerçeği varan, tusdata video, tusdata rezaleti, ...





  13. drgencklinisyen

    0



  14. Kimine göre tusdata, TUSDATA, Tusdata Gerçeği, Tusdata Gerçekleri, tusdata gerçeği varan, tusdata video, tusdata rezaleti, ...
    • YENİ






  15. TUSDATA GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ UYGULAMA PROSEDÜRLERİ (Şube Sorumlularına Özeldir) A- GENÇ ...
    • YENİ




  16. GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ UYGULAMA PROSEDÜRLERİ (Şube Sorumlularına Özeldir) A- GENÇ KLİNİSYENLER ...
    • YENİ




  17. TUSDATA GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ UYGULAMA PROSEDÜRLERİ (Şube Sorumlularına Özeldir) A- GENÇ ...
    • YENİ

Tek kelimeyle ayip
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla

     

Alt 01-09-2019, 20:10   #1792
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Toggle navigation

Ana Sayfa*****/*****Cem Küçük

Hepiniz FET֒yü desteklediniz, hukuki sonuçlarına katlanacaksınız

09.01.2019

Cem Küçük

Tüm Yazıları

17-25 Aralık darbe teşebbüsüyle beraber Fetullahçı teröristler Türkiye’mize saldırdığında Başkanımız Erdoğan önderliğinde bizler direndik ve kazandık. FET֒yü bir avuç cesur insan olarak biz bitirdik. Bizler*****Gülenist*****darbecileri yok ettik.

Bizler kelle koltukta savaşırken peki ya Sol-Kemalist darbeci zihniyetin yazarları ne yapıyordu? Hepsi birden FET֒nün Tayyip Erdoğan’ın kellesini alması için mücadele ettiler. Cumhurbaşkanımızın FETÖ tarafından yok edilmesini istediler.*****Kemalist darbeciler*****ortak düşman gördükleri Başkan Erdoğan’ı bitirmek amacıyla FET֒ye yardım ve yataklık ettiler. Zaten 15 Temmuz ihaneti de FETÖ önderliğinde bir koalisyondu.*****2019 yılı içinde tüm bu hainlerin hepsi birden hukuken ağır bedel ödeyecekler.***** FETÖ üyesi olmamakla beraber FET֒ye bilerek ve isteyerek yardım ve yataklık ettiler.

İşte CHP’li*****Eren Erdem*****ve bu sene içinde soruşturması çok daha derinleşecek olan*****Karşı*****gazetesi davası budur. 19 sene hapisle yargılanan*****Eren Erdem*****ile ilgili sayın savcılarımızın istediği yeniden tutuklama kararı da sonuna kadar doğrudur. Erdem biliyorsunuz daha önce de yurt dışına kaçarken yakalanmıştı. Yine malum*****Odatv*****takımı*****İstanbul Cumhuriyet Başsavcımız İrfan Fidan*****ve ekibi aleyhine kara propaganda faaliyeti yürütüyorlar. Sırf*****Eren Erdem*****olayından ötürü bunu yapıyorlar. Ayrıca darbeye yardım ve yataklık katalog suç kapsamındadır. Tutuklu yargılanmayı gerektirir. 17-25 Aralık darbesine açıkça yardım etmiş*****Emin Çölaşan’ın tutuklu olmamasının sebebi 1942 doğumlu olup yaş haddinden kurtarmasıdır. Mesela*****Çölaşan 1962-72 doğumlu*****olsa, muhtemelen*****Eren Erdem*****gibi tutuklu olacaktı.

Karşı*****gazetesinin FETÖ yayın organı olduğu hukuken sayın savcılarımız ve hâkimlerimiz tarafından ortaya kondu. 17-25 Aralık darbe teşebbüsünü desteklemek için kurulmuş olan bu FETÖ gazetesinin tüm elemanları da tıpkı*****Eren Erdem*****gibi yargılanacak. Millî*****İstihbarat Teşkilatımızın gizli belgelerini yayınlamak vatana ihanettir.*****Karşı*****yazarları bu kapsamda da yargılanacaklar. FET֒nün*****Karşı*****gazetesi bağlamında yeni iddianameler yolda. Ayrıca savcılarımız 17-25 Aralık için kurulmuş olan*****Artı 1 TV’nin FETÖ yayın organı olduğu konusunu da*****soruşturuyor.*****Artı 1 TV’nin anchormani olan*****Uğur Dündar*****niye telaşlanıyor ve cesur gazeteci*****Fuat Uğur’a saldırıyor onu iyi düşünmek lazım.

Uğur Dündar*****istiyor ki, bizim tarafın bütün yazarları kendine yaltaklandığı bilinen sözde muhafazakâr korkak yazarlar gibi olsun.*****“Uğur Bey ne güzel yazmış”*****diyen etkisiz kalemler olsun ama*****Fuat Uğur*****gibi yürekli kalemler çıkmasın. Kim kiminle iş birliği yapıyor*****HTS, SMS, WhatsApp, Facetime*****görüşmelerinde neler dönüyor, hepsi biliniyor. Her şeyin bir zamanı var.

Bu arada bilinmeli ki,*****“Biz zamanında FET֒cü savcıların Ergenekon davasına karşı çıktık. Biz FET֒cü değiliz”*****argümanı hukuken çöptür. İşte Ergenekon dönemi en sert Fetullah düşmanı avukatı*****Vural Ergül’ün 15 Temmuz askerî***** darbesini nasıl desteklediği açık. Çünkü*****Kemalist Ergül*****ile FET֒nün hedefi ortak. FETÖ yayın organı*****Karşı*****gazetesi yazarı*****Barış Terkoğlu*****ve*****Barış Pehlivan*****FETÖ tarafından örgütsel hesaplaşma kapsamında tutuklandılar ama sonra gidip FETÖ maaşıyla FETÖ yazarı oldular. İki Barış’ın*****Karşı*****gazetesinde neler yazdıkları arşivlerde duruyor.*****Soner Yalçın*****da FET֒cü*****Karşı*****gazetesini*****destekledi. Çünkü*****Odatv*****ile FETÖ örgütünün hedefi ortaktı:*****Başkan Tayyip Erdoğan’ı yok etmek!*****Nitekim*****Terkoğlu*****ve*****Pehlivan’ın lideri*****Soner Yalçın*****24 Aralık 2013’te aynen şu satırlarla 17-25 Aralık FETÖ darbe teşebbüsünü desteklemiş ve Başkan Erdoğan’a hakaretler etmişti:

“Cam evde oturup başkasına taş atmayacaktınız. Sonuçta, ‘elin oğlu’ paçanızı böyle aşağıya alır. ABD, İsrail size, ‘İran’a ambargo var, ticaret yapmayın’ diyecek ve ‘cam evde oturan’ siz kurnazlıkla dolambaçlı yollara girip cebinizi dolduracaksınız. En tepedeki ‘seyrek bıyıklı asabi adam’ dâhil, bunlar kavramlarla düşünmeyi bilmiyor.”

Emin Çölaşan*****ve*****Eren Erdem*****ne yapmışsa*****Soner Yalçın*****da burada aynısını yapıyor. 17/25 Aralık darbe teşebbüsünü destekliyor. O süreçte Soner Yalçın’ın yazıları her şeyin ispatı. Peki Soner Yalçın FET֒cü mü? Hayır değil ama Başkan Erdoğan’ın yok edilmesini istediği için tıpkı*****Vural Ergül*****ve*****Eren Erdem*****gibi FET֒ye üye olmamakla beraber bilerek ve isteyerek FET֒ye yardım ve yataklık yapıyor. Örgütler farklı ama düşman ortak:*****Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan!*****Nitekim bakın*****Vural Ergül’ün o darbeci tweetlerini Odatv ve benzerleri tek kelime ile bile eleştirmedi. Tam aksine Vural Ergül’e sahip çıktılar. Sahip çıktıkları Kemalist Vural Ergül’ün*****Fuat Uğur*****tarafından deşifre edilen tweetleri şöyle:

“Eyyyyyyyy! Yurtta Sulh Konseyi! Nerede kaldın?

Genelkurmay’dan resmî açıklama: TSK ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur! Hayırlı olsun, teşekkürler Genelkurmay… Genelkurmay açıkladı:

TSK, ülke yönetimine el koymuştur… Teşekkürler… Hayırlı uğurlu olsun…

Yurtta Sulh Konseyi işbaşında! ))) Bin yaşa! Yurtta Sulh Konseyi

TRT’de bildiri okunuyor Sıkıyönetim ilan oldu!”

*****Daha önce de söyledim ve yazdım, eğer 15 Temmuz gecesi askerî*****üniformasıyla*****İlker Başbuğ*****TRT ekranlarına çıksaydı ve bu rezil bildiriyi aynen okusaydı tüm bu Kemalistler darbeye destek verirdi.*****Odatv*****ve Cumhuriyet gibi gazeteler en başta alkışlardı.*****Vural Ergül*****ile aynı coşkuyu paylaşırlardı. 15 Temmuz’u desteklememe sebepleri bu darbenin FETÖ darbesi olmasıydı. Zaten*****Uğur Dündar*****bunu itiraf ediyor.*****F tipi darbe olduğu için karşı çıkıyor*****ama 27 Mayıs tipi sol-Kemalist darbe olsa canhıraş desteklerdi. Olay bundan ibarettir.

********************

*****

  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 01-09-2019, 20:15   #1793
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

SON DAKİKA HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

Hint Bilim Kongresinde protestolar gündeme oturdu: ‘Bilim dışı’

Dört yılda ikinci kez toplanan Hint Bilim Kongresi bilim dışı eleştirisi ile protestolara sahne oldu. Hint bilim insanları, eski Hindular'ın kök hücre biliminin temelini attığı düşüncelerinin paylaşıldığı konferansta iki konuşmacıyı eleştirdi

*****09 Ocak 2019 - Nature*****

Sosyal Ağlarda Paylaş

Paylaş

0

Paylaş

Paylaş

Paylaş

Paylaş

*****Yorum Oku/Yaz

Nature'de yer alan habere göre; araştırmacı bilim insanları, 6 Ocak'ta Bangalore, Kochi, Kolkata ve Thiruvananthapuram'da protesto gösterileri düzenledi ve Hint Bilim Kongresi'nde bilimsel olmayan kişisel inançları destekleyen sunumlara son verilmesi çağrısında bulundu.

Kolkata'daki kar amacı gütmeyen Atılım Bilim Derneği genel sekreteri fizikçi Soumitro Banerjee, “Kişisel inançlara dayanan ve bilim tarafından doğrulanmayan hiçbir teorinin bilimsel bir kongrede yeri olmamalıdır” dedi.

Kongre komitesi: Bilimsel içerik için moderatör sağlayacağız

Kongreyi düzenleyen komite, protestoculara yanıt olarak, gelecek yıldan itibaren konuşmacıların, konuşmalarının özetlerini sunmalarını isteyeceklerini belirtti. Kolkata'daki Hint Bilim Kongre Birliği Genel Sekreteri Biyokimyacı Premendu Mathur, “İçeriğin bilimsel olmasını sağlayacak tüm oturumlar için moderatörler sağlayacağız” dedi.

Kongre, ülkenin en büyük yıllık bilim insanı toplantısı.*****Bu yıl 3-7 Ocak tarihleri ​​arasında Hindistan'ın kuzeyindeki Jalandhar'da gerçekleşti.*****Dört yılda ikinci kez düzenlenen konferansın, bilim dışı fikirleri destekleyen insanlara platform oluşturduğu*****iddia ediliyor:*****2015 yılında, bir sempozyum sözcüsü, eski Kızılderililerin uçak yapan ilk kişi olduğunu iddia etti.

4 Ocak'ta düzenlenen kongrede, Visakhapatnam'daki Andhra Üniversitesi Rektör Yardımcısı kimyager Gollapalli Nageswara Rao,***** döllenme ve kök hücre*****bilgisinin*****Hindistan'da bulunduğunu*****kanıtlayan eski bir Hint şiiri olan Mahabharata'yı kongrede paylaştı. Ancak kimyager Rao konu ile ilgili Nature’ın sorularını yanıtlamadı.

Başka bir konuşmacı Albert Einstein'ın görelilik kuramlarına ve Isaac Newton'un yerçekimi kuramlarına itiraz etti
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 01-09-2019, 21:25   #1794
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

SON DAKİKAGÜNDEMYAZARLARDÜNYASİYASETEKONOMİEĞİTİMSPORKÜLTÜR SANATTEKNOLOJİYAŞAMYEREL

ANASAFYAYAZARLAR

YAZARLAR

Akıllı komünist ol da zulmü gör, Doğu Perinçek!

Bir Uygur atasözünde “Yalancı olursan, unutkan olma” der… Doğu Perinçek’in geçtiğimiz günlerde Doğu Türkistan’da zulüm yapan Çin’i savunmak ve olayları…

Bir Uygur atasözünde*****“Yalancı olursan, unutkan olma”*****der… Doğu Perinçek’in geçtiğimiz günlerde Doğu Türkistan’da zulüm yapan Çin’i savunmak ve olayları perdelemek için yazdığı*****“Akılsız milliyetçilik mi olur?”*****başlıklı yazısını okuyunca aklıma bu atasözü geldi. Geçmişte*****“Türk milliyetçiliğine karşıyız. Mecbur değilim Atatürk milliyetçisi olmaya… Partimiz milliyetçiliği bir ideoloji olarak benimsemiyor ve Türkiye’nin ihtiyaçlarına da uygun görmüyor.”*****diyen Doğu Perinçek’in bugün milliyetçilik üzerinden ahkâm kesmesi, aklımızla dalga geçmek gibi oluyor.

Dün, Türk milliyetçiliğine düşman olan,*****“Türk kimliği bir uydurma ve kurgu, taş çatlasa 100 yıllık bir geçmişi var”*****diyen Doğu Perinçek’in bugün milliyetçilik üzerinden ona-buna akıl vermesi hem acıklı, hem güldürücü olmaktadır.

Doğu Perinçek’in son günlerde en çok yoğunlaştığı gündem Doğu Türkistan konusu olmuştur.*****“Akılsız milliyetçilik mi olur?”*****başlıklı yazısında da*****“Akılsız Milliyetçilik, emperyalist devletlerin âleti oluyor. ABD emperyalizmine âlet olan sözde Milliyetçiliğin son örneği, Çin’i hedef alan ‘Doğu Türkistan’da zulüm’ kampanyasıdır.”*****cümleleriyle Doğu Türkistan’a samimiyetle sahip çıkan herkesi ABD-CIA merkezli olarak yaftalamaktadır. Ama aynı Doğu Perinçek ABD ve Çin arasında bir konuda antlaşma yapıldığında ise gazete ve televizyonlarında bunu büyük mutlulukla yayına vermektedir. Doğu Perinçek’in meselesi ABD emperyalizmine karşı durmak değildir elbette. Onun tek meselesi Çin’in her türlü menfaatini savunmak ve desteklemektedir. Doğu Perinçek*****“Çin, Doğu Türkistan’da zulüm ve işkenceler yapıyor ama Amerika da bu durumu CIA aracılığıyla istismar ediyor”*****demiş olsa, bunun üzerinden doğru bir yaklaşım bulmak mümkün olabilir. Ama dünyanın en büyük zulmünü yok saymak, görmemek, duymamak akıl işi midir?

İnsanlığa, vicdana sığar mı?“Akılsız milliyetçilik mi olur?”*****diyen Doğu Perinçek bize*****“akıllı komünist?”*****örneği verebilir mi? Dünyanın büyük şeytanı ABD’nin huyu böyledir. Ülkeler arasındaki CIA aracılığıyla mikser görevini yapmak zaten ABD’nin emperyalizm misyonudur. İran da bir taraftan Güney Azerbaycan Türklerini tahrik ederken, terör örgütü pkk’nın İran kolu pjak’ı besleyen-yönlendiren ABD’dir. Irak’ta, Suriye’de, Türkiye’de terör örgütü pkk’nın her türlü kolunu destekleyen, dünyanın gözü önünde terör örgütü pkk’yı silahlandıran ABD’dir. Böyle bir ABD’nin Çin içindeki nüfus açısından en güçlü unsur olan Doğu Türkistan’ın durumunu istismar etmesi kendi emperyalizm penceresi açısından mantıklıdır. ABD’nin emperyalizm sistemi zaten böyle çalışıyor. ABD aynı anda hem sol terör örgütlerini, hem sözde İslam adına eylem yapan terör örgütlerini destekleyebilecek ve yönlendirebilecek kabiliyettedir.

Ama*****“ABD Doğu Türkistan’ı istismar ediyor”*****diye zulmü, işkenceyi, kurulan ölüm kamplarını görmezden mi geleceğiz? Doğu Perinçek’in yapmaya çalıştığı perdeleme aynen böyledir. Çin, Doğu Türkistan üzerinde zulümler, işkenceler yapsın, asimilasyonu sonuna kadar uygulasın bunları görmezden gel. ABD diyerek, CIA diyerek zulümlerin, ölüm kamplarının üzerini ört… Doğu Perinçek’in Türkiye’deki misyonu budur. Doğu Perinçek bir doğru adına, diğer doğruları terk etmediği zaman üzerinde yorumlanacak bazı değerlendirmeler yapabilmektedir
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 01-09-2019, 23:13   #1795
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

İngiliz’e Kök Söktüren Unutulmuş Kahramanın Adı Şeyh Uceymi Sadun

2019-01-03 11:03:36

Bülent ERTEKİN

Birinci Dünya Savaşı'nda Irak'ın önde gelen Arap aşiretlerinden birisinin lideri olan*****Şeyh Uceymi Sadun, İngilizlere kök söktürmüştü. Kendisine Türklere ihanet karşılığında yapılan Irak Krallığı teklifini elinin tersiyle iten bu kahraman insan, Türk ordusuyla beraber Anadolu'ya gelmiş, Kurtuluş Savaşı'na bile katılmıştı.

Osmanlı Devleti, 1. Dünya Savaşı'na taraf olduğunda, İngilizlerin ele geçirmek için gözlerini diktikleri ilk yerlerden birisi petrol zenginliği nedeniyle Irak'tı. İngilizler 22 Kasım 1914'te Basra'yı işgal etti. Albay Suphi Bey komutasındaki bir Türk birliği, 45 Subay ve 986 er ile İngilizlere esir düştü. Bu haber İstanbul'da büyük yankı buldu. Basra'da işlerin iyi gitmediği, Bağdat'ın da tehlikeye girdiği artık su götürmüyordu.

Enver Paşa, Bingazi'de beraber savaştığı Kurmay Binbaşı Süleyman Askeri'yi göreve çağırdı. Süleyman Askeri, bir miktar seçme askerle birlikte Irak'a gönderildi. Askeri'nin görevi, oradaki yerli halkı örgütlemek, onlardan oluşturacağı kuvvetle İngilizleri Basra'dan çıkartmaktı. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın da atası sayılan Osmanlı Devleti'nin gizli istihbarat teşkilatı Teşkilat-ı Mahsusa'nın da ilk başkanı olan Süleyman Askeri, sadece gönüllü subaylar ve seçkin fedailerden oluşan Osmancık Taburu adlı bir birlik oluşturmuştu. Bu taburdaki her bir asker idealist, cesur ve usta birer savaşçıydı. Irak'ın Müntefik çölleri denilen bölümünde yaşayan Uceymi Sadun Paşa da savaşın başından beri Türkler'in yanında yer alıyordu. Uceymi Sadun Paşa'nın babası Sadun Paşa, II. Abdülhamid döneminde hürriyet taraftarı olduğu için tutuklanmış ve Halep Hapishanesi'ne konulmuş, burada da şüpheli bir şekilde zehirlenerek öldürülmüştü. Servetleri, asaletleriyle tüm Irak'ta adını duyuran bir ailenin oğlu olan Uceymi Sadun Paşa'ya savaşın başlarında Padişah Mehmed Reşad tarafından "Irak Şeyh-ül Meşayihi" yani "Irak Şeyhler Şeyhi" unvanı verilmişti.

Süleyman Askeri, Irak'a gelir gelmez ilk olarak Basra'nın 125 kilometre Kuzeydoğusu'nda ve Karun Nehri'nin doğusunda bulunan İran'ın Ehvaz Kasabası'nı işgal edip düşmanın faydalanmasını önlemek için Abadan'a giden petrol borularını tahrip ettirdi. Süleyman Askeri ve birliği, 20 Ocak 1915'te Dicle boyunda keşif harekatı yapan İngilizler'le karşılaştılar. Zübeyir Muharebesi olarak adlandırılan muharebede Süleyman Askeri Bey, düşman kurşunuyla bacağından yaralandı. Haber, İstanbul'a ulaştığında, Başkumandan Vekili Enver Paşa, her ihtimale karşı sonradan Karabekir soyadını alacak Birinci Kuvvei Seferiye Komutanı Yarbay Kazım Bey'e bu görev için hazırlıklara başlamasını emretti. Çeteci ruhlu, savaşmak için yaratılmış olan bir asker olan Süleyman Askeri, bu sırada çok kritik bir hata yaptı. Aceleci bir yapıya sahip olan Askeri, İngilizlerin keşif için yaptıkları taarruzu gerçek bir taarruz zannetti. İngilizler'in zayıf ve endişe içinde olduklarını düşünüyor ve Basra'nın geri alınacağına artık daha fazla inanır olmuştu.

Askeri sedyedeydi, ancak yaklaşık 9 bin kişilik bir gücün başında Basra'ya doğru ilerlemeye başladı ve 12 Nisan 1915 tarihinde Şuaybe civarındaki Bercisiyye Ormanı etrafında üç gün süren bir çatışma yaşandı. Ancak bu savaşta aşiretlerin çok istekli savaşmaması gibi etkenlere bir de tel engeli eklendi. İlk taarruzda başarılı olamayan Süleyman Askeri, ikinci gün birliklerine İngilizler'in tahkim edilmiş mevzi ve ordugâhına saldırılmasını ve her ne pahasına olursa olsun Şuaybe mevkiinin ele geçirilmesini istedi. Savaşın kritik bir noktasında, İngiliz süvarilerinin ani bir baskın tehlikesi baş gösterdi. Süleyman Askeri'nin Zübeyir'in işgaline ve Basra-Şuaybe yolunu kesmek için görevlendirdiği aşiretler, gönüllü süvari teşkilatından yardım istedi. Uceymi Sadun Paşa, tam zamanında Hızır gibi yetişti ve beraberindeki süvarilerle hücum emrini verdi. Birkaç yüz atlının başında her zamanki gibi sade kıyafetleri içinde bir çöl şövalyesini andıran Uceymi, düşman ateşi altında sağ taraftan sol tarafa koşup gelmişti. Benzeri az görülen bu cüretli hücum, Türk birliğinin sağ kısımdaki karargahı mutlak bir ölümden kurtarmıştı. Düşman süvarileri Uceymi Sadun Paşa'nın bu hücumu karşısında şaşkın bir vaziyette geri çekilmişti.

Süleyman Askeri ise Basra'nın alınması için ikinci kez emir verdi. Türk birliklerinin, üstün düşman kuvvetlerine karşı başarı kazanmasına ramak kalmışken, beklenmeyen bir gelişme oldu. Birinci Alay'ın 1. Taburu, gece İngiliz mevzilerine epeyce sokuldu. İngilizlere ateş konusunda büyük avantaj sağlayan ışıldak ve makineli tüfeği etkisiz hale getirildi. İngilizler'in asıl mevziine varan Türk birliklerinin karşısına birden dikenli teller çıktı. Türk güçleri, bir şeyi unutmuşlardı. Ellerinde tel makası yoktu. Askerler dikenli telleri kazma ve kürekle aşmaya çalıştılar ancak başarılı olunamadı. Defalarca yapılan hücumlar, hep tel örgüye takıldı. Bu Bağdat'ın kaybına neden olacak mağlubiyetlerin başıydı. Yaşanan muhabere sonucunda Türk tarafı mevcudunun yarısı olan 4 bin 500 kayıp vermişti. Onurlu bir asker olan Yarbay Süleyman Askeri, yaşanan bozgunun suçlusu olarak kendisini gördü ve 14 Nisan'da tabancasıyla başına ateş ederek yaşamına son verdi. Askeri'nin cesedi yardımcısı olan Binbaşı Ali tarafından birliğe duyurulmadan Nahile'ye getirildi. Irak Genel Komutanı olan Askeri'nin cenazesi, bir çadır içinde yıkandı ve aynı çadırda büyük bir saygı ve üzüntü içinde gömüldü.

1. Dünya Savaşı'nın sonuna doğru Musul'u terk edecek olan 6. Ordu Komutanı Ali İhsan Sabis, anılarında Süleyman Askeri'nin intiharını şöyle değerlendiriyordu: "Süleyman Askeri Bey, bu hesapsız cesaretini, hayatına kendi eliyle son vermek suretiyle ödemiş ve mesuliyetini bizzat tayin etmiştir. Bu hâzin netice, şerefli bir askerin takdir edilecek kahramanlık faciasıdır. Fakat durumu iyi muhakeme ederek, isabetli tedbirler ile kumandanlık vazifesini layıkıyla yapsaydı, vatana daha faydalı olurdu. Kendi hatası yüzünden görevindeki başarısızlığından dolayı başkalarının hitâplarına katlanmayı şerefine yakıştıramayan namuslu ve şerefli komutan, ölmeyi yaşamaya tercih etmiştir. Bu bir sinir buhranı mıdır? Hayır şeref ve kahramanlık numunesidir."

Uceymi Sadun Paşa, bu bozgun günlerinde, geri çekilmeye başlayan Türk askerleri için koruyucu bir melek gibiydi. Askerlerimize taarruz eden ve soygunculuk yapan bedevileri adamları sayesinde bulduruyor, ibret-i âlem olsun diye herkesin gözü önünde öldürtüyordu. Bunun yanında İngilizlerin ileri karakollarına adamlarıyla beraber baskınlar düzenliyor, Irak'ın her yerinde ses getiriyordu. Kutülammare'ye çekilen İngilizler, Türk kuvvetleri tarafından 4.5 aylık bir kuşatma sonucunda 29 Nisan 1916'da Enver Paşa'nın amcası olan Halil Paşa komutasındaki Türk kuvvetlerine teslim olmak zorunda kaldı. Türkler, 350'si subay olmak üzere 10 bin askeri şehit verirken, 13 general, 481 subay ve 13 bin 300 İngiliz asker teslim oluyordu. Kut'u kurtarmaya gelen 30 bine yakın İngiliz askeri de öldürülmüştü.

Türkler için 1'inci Dünya Savaşı'nda Çanakkale'den sonraki en büyük zafer Irak'ta kazanılmıştı. Ancak ilerleyen zamanda takviye olan İngiliz birlikleri Basra'yı aldıktan yaklaşık 2.5 yıl sonra 11 Mart 1917'de Bağdat'a girdiler.

Türk ordusu çekilirken Uceymi ve süvarileri Türkler'in yanından bir an için bile ayrılmıyor, Mehmetçik dara düştüğünde 'Hızır' gibi yetişiyorlardı.

Mekke Şerifi Hüseyin İngilizler'le beraber hareket etmeye başlamasından sonra, Şeyh Uceymi'yi kendi tarafına çekmenin yollarını aramıştı. Ünlü İngiliz Ajan T.E Lawrence da bunun en doğru hareket olacağını belirtip, bir an önce Uceymi'yi saflarına katmanın hesaplarını yapıyordu. Lawrence, Uceymi Sadun Paşa'nın hangi şartlar altında Türkleri terk edeceğini merak ediyordu. Bundan dolayı, Türkler'e ihanet etmesi karşılığında Uceymi'ye savaştan sonra kurulacak Irak Krallığı'nı önerdi. Lawrence, bu iş için Şerif Hüseyin'in oğlu Abdullah'ı görevlendirdi. Emir Abdullah, kendisine verilen bu görevi, "Uceymi Sadun Paşa'nın böyle bir teklifi kabul etmeyeceğini biliyorum. Abes olur" diye reddetmek istedi. Ancak, Lawrence ve babasının ısrarıyla temasa geçti.

Ancak Uceymi Sadun Paşa, Abdullah'ın gönderdiği elçiye şöyle cevap verdi: "O hain elime geçmesin. Bir insan sadakati bilmeyebilir. Fakat kendi ihanetini başkasında düşünmesi için bir sebep lazımdır. Ona bir gün böyle bir teklifi bana yapabilme cesaretini nereden bulduğunu soracağım."

Irak Şeyh-ül Meşâhiyi (Şeyhlerin şeyhi) Uceymi Sadun Paşa'nın vefası, Osmanlı devlet erkânı tarafından hayranlıkla izleniyordu. Padişah 5. Mehmet Reşad, kendisine Osmanlı nişanı verdi. Mustafa Kemal ise Diyarbakır'da 2'inci Ordu, Halep'te 4'üncü Ordu'nun komutanlığını yaparken, 1. Dünya Savaşı boyunca onun yaptıklarını yakından takip etmiş, kendisine olan hayranlığı artmıştı. Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak için 3'üncü Ordu Müfettişi olarak Samsun'a çıkmasından yaklaşık bir ay sonra 15 Haziran 1919'da Şeyh Uceymi'ye şifreli bir mektup yazdı. Mustafa Kemal Paşa'nın mektubu şöyleydi: "Bütün dünya İslam'ın iki gözbebeği olan Türk ve Arap milletlerinin ayrılması iki tarafta da zafiyetlere sebep oldu. Ümmeti Muhammed için şanlı bir halde buna karşı el ele vererek Ümmeti Muhammed'in hürriyet ve istiklali uğrunda Allah yolunda savaşmak bizler için farzdır. Kâfirlere karşı yapmış olduğunuz cihatta kültürümüzü korumak ve ırkçılığa karşı verilen mücadelede sizin her zaman destekçiniz olup yanınızdayım. Bu konunun 13'üncü Ordu Komutanlığı ile görüşmenizi ve görüşünüz için yüce şahsınıza sunup gereğinin yapılmasını arz eder, saygılarımı sunarım."

Iraklı bu çöl çocuğu, 1. Dünya Savaşı'nda Türk ordusuna Basra kapılarından Urfa'ya kadar kahraman bir koruyucu olarak eşlik etti. Irak'ta kendisine ait 150 bin dönüm toprağını da terk etti. Şeyh Uceymi, 30 Ekim 1918'de imzalanan ve Osmanlı Devleti'nin yenilgiyi kabul ettiği Mondros Mütarekesi'nin imzasından sonra İngilizlerle çete savaşı yapmaya devam etti. 5 Haziran 1920'de Mardin'e gelen Şeyh Uceymi, Ankara hükümetine başvurarak, Kurtuluş Savaşı'nda adamlarıyla birlikte Fransızlara karşı mücadele etti. Urfa'nın özgürlüğüne kavuşmasında aktif rol oynadı. İngilizler, bir süre sonra, Irak'ta kendilerine ağır darbeler indiren Şeyh Uceymi'yi TBMM hükümetinden istedi. Ancak Mustafa Kemal Paşa, teklifi hiç düşünmeden reddetti. Atatürk, bu koca Türk dostunu, Cumhuriyet kurulduktan sonra unutmadı. 1927'de önce Mardin'e ardından Gaziantep'e yerleşen Uceymi için TBMM'den kendisi ve çevresindeki adamları için Urfa'da 14 köyün bağışlanmasını istedi. Teklif kabul edildi. Ancak, çevresindeki adamlarının büyük kısmının Irak'a dönmesi nedeniyle sadece bir köyün yeterli olacağını söyleyen Uceymi Sadun Paşa, 9 bin dönümlük arazi üzerine kurulu Germü köyüne yerleşti. Dört yakın adamı ondan hiç ayrılmadı. Urfa'nın Arap ailelerinden birisinin kızıyla evlenen Uceymi'nin kızı Mübine'den sonra oğulları İsa ve Abbas dünyaya geldi. Kendi çocukları çiftçilikle uğraşırken, kendisiyle kalan en yakın adamlarından Şüleyde Özdemir'in çocuklarının hepsini okuttu. 1960'da Ankara'da 73 yaşında hayata gözlerini yuman Şeyh Uceymi'nin kızı Mübine Sadun bugün Ankara'da, erkek kardeşleri İsa ve Abbas ise Urfa'da babalarının bıraktığı topraklarda yaşıyor.

Uceymi Sadun Paşa'nın yaptıklarının tanıklarından biri de İsviçre'den kalkıp çöllere koşan Hamza Osman Erkan'dı. Hamza Osman Erkan, yıllar sonra Uceymi Paşa'yı Ankara'da gördüğü günü ise şöyle anlatır: "Üstünde setre pantolon, başında fötr şapka, ufalmış sakalıyla onu güçlükle tanıdım. Yanında çok vefakar ve faziletli insan rahmetli General Kenan vardı. Gençliğinin bütün zindeliği, bütün atılganlığı ve bütün varlığı içinde bıraktığım Müntefik'in genç emir ve kahramanını, gözlerinin feri biraz kaçmış, saçları dökülmüş gördüğüm zaman duyduğum acı şiddetli oldu. Gözlerim yaşlı Uceymi Paşa'nın benim için uzanmış olan kollarına atıldım. Aynı acıyı o da duymuş olacak ki hasret ve melal dolu bir bakışla hatırımı sorup beni kucakladıktan sonra birdenbire adresimi istedi, döndü ve yoluna devam etti. Onda yıkılan, kırılan bir hal vardı. Arkasından uzun uzun, hürmet ve minnet dolu nemli gözlerimle bir süre baktım. Ölüm ve ateş içinde vuruşan yiğitler arasında geçirdiğim günleri, onun şerefli mazisi , fedakârlıkları ve hizmetleri bir an içinde hayalimden geçti ve dudaklarımdan gayri ihtiyari şu cümleler döküldü: Unuttuğumuz kahraman."

Bülent Ertekin

*****

*****

Site
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 01-10-2019, 18:02   #1796
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

SON DAKİKA HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

Eski cumhurbaşkanının doktoruna 15 yıla kadar hapis istendi

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliği suçlamasıyla yargılanan doktoru Sedat Caner'in, 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi

*****10 Ocak 2019 - AA

Sosyal Ağlarda Paylaş

Paylaş

0

Paylaş

Paylaş

Paylaş

Paylaş

*****Yorum Oku/Yaz

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliği suçlamasıyla yargılanan doktoru Sedat Caner'in, 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada tutuklu sanık Caner ile avukatı hazır bulundu.

Duruşmada Cumhuriyet savcısı, araştırılacak başkaca bir husus bulunmadığını dile getirerek esasa ilişkin mütalaası açıklayacağını belirtti.

İddia makamı sanık Caner'in, lise yıllarından itibaren FETÖ yapılanmasında yer aldığının, üniversite döneminde örgüt toplantılarına katıldığının, örgütün kriptolu haberleşme programı ByLock'u kullandığının ve FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in talimatıyla 2014'te kapatılan Bank Asya'ya para yatırdığının tespit edildiğini dile getirdi.

Caner'in, "FETÖ'nün tepe yöneticileri ile yaygın ve yoğun iletişim kaydı"nın bulunduğunu beyan eden savcı, mevcut deliller kapsamında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlamasıyla 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.

Savunması sorulan Caner, esasa ilişkin savunmasını hazırlaması için kendisine süre verilmesini ve bu aşamada tahliye edilerek yargılamasına tutuksuz olarak devam edilmesi talebinde bulundu.

Müzakerenin ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, savunma için süre verilmesi talebinin kabulüne, sanık Caner'in tahliye talebinin ise reddedilerek tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Davanın görülmesine 5 Şubat 2019'da devam edilecek
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 01-10-2019, 18:44   #1797
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Bir “İYİLİK” Hareketi

(07*****Ekim 2011)

Bir ilkokul öğretmeninin çocuğu olarak doğmuşum. Annem ev hanımı…

Üç kardeş olduğumuz için ve hepimiz okuduğumuz için babam*****hep ek iş*****yapmak zorunda kalmış: ziraatle uğraşmış, tavukçuluk yapmış, olmamış… Arıcılık kurslarına gitmiş, arıcı olmuş.Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde hep arıcılık yapmış,*****tam 55 yaşına kadar… Yani ben Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek… Sonrasında artık benim de boş yaz tatilim olamayacağı için emekli olmuş, hem öğretmenlikten, hem de arıcılıktan…

Ben de 5 yaşımdan beri hep babamın yanında oldum. Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek tüm yaz tatillerimi çadırda babamla birlikte arıcılık yaparak geçirdim, kendi yemeğimizi de kendimiz yaptık, kendi çamaşırımızı da kendimiz yıkadık.

Yokluğun ve borcun*****sıkıntısını da, alın teriyle çalışıp kazanmanınkeyfini de*****yaşayarak öğrendim.

Bu ülkenin bir varlığıyım, en sade tabiriyle*****sizin içinizden biriyim.

Kader; önüme bir fırsat açtı ve TUSDATA kuruldu. Yıllar boyu*****arı gibi çalışıp*****ülkenin dört bir yanına yayılmış bir kurum haline geldi. Bu kurumdaki herkes işini*****en iyi şekilde yapmak için*****sürekli çalıştı. İşimiz TUS kazandırmaktı ve*****on binlerce doktor*****bizimle TUS kazandı, memnun oldu ki hep meslektaşlarına önerdi.

Kurumsal yapımız olgunlaşıp, sağlam zemine ulaşınca da kendi ülkemizin evlatlarına*****“sosyal sorumluluk”*****gereği bir proje olgunlaştırdık:

Tıp fakültelerinin 2., 3., 4. ve 5. sınıflarının iyi çalışan*****derecelerini, sosyal ve bilimsel faaliyet gösteren*****kulüplerin liderlerini, sınıfların gerçekte hizmetkârı olan*****amfi başkanlarını… vs. içeren YAYGIN bir proje oluşturduk. İstedik ki; bu gençlerimizin pek çok kitap ihtiyacını karşılayalım, şubelere derslere giden hocalarımızla bu gençleri düzenli şekilde buluşturalım ve*****daha iyi bir hekimlik*****ile daha*****iyi bir sınav hazırlığı*****konusunda*****yüreklendirip rehberlik yapalım.Sınıflarına uygun şekilde derslerimize ücretsiz alalım… vs., vs.

Adını da “GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBܔ koyduk ki heyecan versin, motive etsin…

Tüm ülkeyi hesap ettiğimizde her dönem için 600’er kişidentoplamda yaklaşık 2400 kişiye her yıl*****bu hizmeti vermek bize yıllardır gurur verdi. Toplumun*****her renginden*****insan oldu bu kulübümüzde. Onlar bizi ve yapmak istediklerimizi anladılar. Ve; kim ne derse desin, bu tam bir*****İYİLİK HAREKETİ*****oldu. Bu yolda yürürken, seçimlerimizde ya da uygulamalarımızda çok küçük aksaklıklar olsa bile hemen düzeltip*****iyi niyetle*****yolumuza devam ettik.

Uzun yıllardır sektörünün*****lider kurumu olabilmenin ve*****“güvenilir”kalabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Sürekli size saldırılır, kara propagandalar yapılır. Çünkü aynı sektörde ama*****sizin kadar başarılı olamayan birilerinin*****maddi menfaati için yıpratılmanız gerekir, en azından onlar tek yolun bu olduğunu düşünürler.

Hocalarımıza, notlarımıza, eğitim kalitemize, hiç aksamadan işleyen sistemimize, başarılarımıza… yani*****işimize diyecek bir şey bulamayanlar*****karalamak için bireysel iftiralara başvurmaktan, sahte evraklar servis etmekten çekinmezler. Çünkü, er meydanında acizdirler.

Son günlerde benzer bir saldırı dalgası ile karşı karşıyayız:

Sektörde rakibimiz olan bir kurum ve bağlantılı siteleri yalan yanlış sözde belgelerle GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ uygulamamızın güya ne kadar “kirli”, “fişlemeye dönük” ve “kötü” bir uygulama olduğunu yazıp kamuoyuna kurumumuza karşı*****tahrik çabası*****içerisinde hareket ediyor.

Biz, bu çabalara gülüp geçiyor ve*****meyveli ağacın*****taşlanacağını hep hatırımızda tutuyoruz.

Marifet;*****daha iyisini yapmaktır, karalamak değil…
Marifet;*****er meydanında rekabet etmektir, bel altı vurmak değil…
Marifet;*****kendinden bahsedebilmektir, rakipten değil…

Her hekim arkadaşım bu karalamaların*****aslında ne anlama geldiğinibilecek kadar akıllıdır, buna hiç şüphe duymuyoruz.

Bütün bu saldırılar ve karalama kampanyaları karşısında*****ne mi yapacağız?

Elbette hukuki haklarımızı ararız ama onun dışında*****muhatap bile almayacağız.*****Çünkü, vaktimizi, yaptığımız işi daha da iyileştirmek için harcamanın erdem olduğunun farkındayız.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK



Alıntı:
aerol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
07 Ocak 2011


ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?
Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?
Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?
“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?
Ayrıcaaa…
Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.
Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar. O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve
Yönetim Kurulu Başkanı
Alıntı:
musdr´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Üç yıl önce ösym basın açıklamalarındaki farklılığı görüp ÖSYM Başkanı Ali Demir’in Çifte Standartları başlığını açmıştım ve çifte standartının değişmemesi ve açık uçlu sorular ile bizleri strese sokması üzerine bu başlığı açıyorum.. açık uçlu sorular sizi de strese sokuyormu sokmuyormu GÖRELİM!!!!


UYARI
SINAV SÜRESİ 30 DAKİKADIR. LÜTFEN YANINIZDA KALEM, ŞEKER VE SELPAK MENDİL DIŞINDA MATERYAL BULUNDURMAYINIZ. TUVALETE GİTMEK YASAKTIR


Sınava girecek adaylar:
dönemin ÖSYM Başkanı Sayın Prof.Dr. Ali Demir
dönemin ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Pekşen
dönemin ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ercan Öztemel
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ensar Gül
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Ömer Demir
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi Hüseyin Çalık
dönemin ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Petek Aşkar
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi Prof. Dr.Cengiz Erol
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof.Dr.Reşat Kasap
" emanetiniz emanetimizdir" ali demir
konumunuzla ilgili aşağıda gördüğünüz açık uçlu soruları 30 dakika içinde klasik metodla cevaplayıp cevap kağıdını buraya bırakınız.

Eylül-2014’de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

SORU 1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)’a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikâyet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve “Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar” başlıklı Basın açıklamasında yer alan “Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir.” ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında “başkasının yerine sınava girdiği” tespit edilen dershane sahibi kimdir?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


SORU 8. Anılan dersane yöneticilerini makamınızda, ÖSYM'de, randevulu randevusuz kabul ettiniz mi? Anılan dersane yöneticilerinin evine ve şirketine gittiniz mi, başka bir mekanda birlikte oldunuz mu? Olduysanız neden?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


SORU 9. Anılan dersane yöneticileri ve forumları ÖSYM ve YÖK nezninde Yürütme kurulu üyeleri ve başkanvekilleri dahil bir çok kişi ile görüşüp baskı yaptığını ifade etmektedir. Size böyle bir baskı yapıldı mı?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 10. Anılan dersane yöneticileri ve forumları ÖSYM ve YÖK'ün anılan dersaneyi muhatap aldığını bunun nedeninin maddi güçleri olduğunu ifade etmektedir. Siz hiç anılan dersaneyi muhatap aldınız mı?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 11. Anılan dersane ile maddi-manevi bir ilişkiniz oldu mu?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


Başarılar dileriz
Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster























































Konya ovası gibi bereketli topraklar



konu Hürriyet gazetesine intikal ediyor





sonuç : 5 gün sonra





























[




görevimizi yapamadık affet bizi






Nokta atış


Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz


[QUOTE=aerol;35316]
Avukat Burhan ÖZKAYA'dan gelen
İHTARNAMEDİR


İhtar Eden : Sami SELÇUKBİRİCİK
Vekili : Av. Burhan ÖZKAYA, adres başlıkta
Adres: Necatibey Caddesi No: 33/12 Kızılay ANKARA

Muhatap : -http://www.stetuskop.com/- internet sitesi yetkilisi

Açıklamalar :

Sayın Muhatap,
-http://www.stetuskop.com/- adlı internet sitesinde Bilgileri ÖSYM Görevlileri Verdi Başlığı ve http://www.stetuskop.com/bilgileri_oesym_goerevlileri_verdi-t4273/index.html?t=4273 linki ile müvekkilim Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK bakımından kişilik haklarını ihlal eden bir takım ifadelere yer verilmiştir. Şöyle ki aşağıda yer verdiğimiz yorumlarda;


“Mahkeme: Bilgileri ÖSYM görevlileri verdi
drasc: Bilgileri Sami Hoca 10 yıldır gidip geldiği ÖSYM deki tanıdıklarından aldı” şeklindeki organize yorumlarla, daha önce ÖSYM bünyesinde yaşanan kopya iddialarıyla müvekkilimi ilişkilendirmek istemektedirler. Söz konusu yorumların ortak hedefi sanki müvekkile ÖSYM yetkilileri tarafından soruların verildiği, böylece kopyacılık yapıldığıdır. Ancak yorumlarda ifade edilenin aksine, müvekkille ilgili ne bir mahkeme kararı ne de tek bir emare vardır
Müvekkil uzun yıllardır Tıpta Uzmanlık Sınavı’na Hazırlık sektöründe hizmet vermekte olup bugüne kadar hiçbir hukuksuz ve haksız eylemde bulunmamıştır.
Yıllar içerisinde kendisinin ve yönetim kurulu başkanı olduğu TUSDATA’nın sektörde yoğun gayret ve çalışmaları neticesinde sürekli olarak ileriye doğru mesafe kat etmelerini hazmedemeyen bir takım kişi ve kurumlar müvekkilin başarılarını gölgelemek için yukarıda yer verdiğimiz haksız isnatlarda bulunmaktadırlar. Bunlar ise kabulü mümkün olmayan iftiralardır.
Söz konusu ifadeler Türk Ceza Kanunu bakımından suç olup aynı zamanda müvekkillerin kişilik haklarına da zarar vermektedir.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesi gereğince söz konusu içeriğin yayından kaldırılmasını, aksi halde diğer yasal yollara başvuracağımızı, ayrıca söz konusu hakaret içeren ifadeler nedeniyle de tüm ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılıklarında şikayet hakkımızı kullanacağımızı ihtaren bildirir, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
İhtar Eden Vekili [B][


Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster


GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ UYGULAMA PROSEDÜRLERİ (Şube Sorumlularına Özeldir)


A- GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ PROJESİNİN AMACI;
1- Fakültelerdeki etkin, sosyal açıdan aktif, başarılı ve lider pozisyonundaki kişilere sosyal sorumluluk projelerimiz gereği tıp ve TUS eğitimi açısından katkıda bulunmak, onları kendi çevremizde tutmak, gerek kitaplarımızın tanıtımı, gerekse dershanemizin tanıtımında bunların doğal katkılarını almak
2- Sosyal sorumluluk gereği başarılı ve etkin öğrencileri desteklemek

B- GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNİ NASIL SEÇECEĞİZ ?
3- Mevcut fakülte sınıf temsilcilerini toplayın, yoksa iyice ve dikkatlice araştırıp en aktif olan birini sınıf temsilcisi yapın. Toplantıda onlara “GENÇ KLİNİSYENLERKULÜBÜ PROJESİ VE PROSEDÜRLERİ okutturulacaktır.. Burada belirtilen özelliklerde kişileri tesbit etmelerini ve özelliklerine göre size detaylı bilgi vermelerini isteyin. Bazen bu kişiler kendilerine yakın kişilerin bu imkanlardan yararlanmasını istedikleri için doğru isimler önermeyebiliyorler, dikkatli olun. PROSEDÜR VEYA SÖZLEŞMEYİ KESİNLİKLE KİMSEYE VERMEYİNİZ.
4- Burada tespitleri yaparken ve üyeleri belirlerken temel kriterimiz Fakülte dereceleridir. Fakültenin sınıf başına öğrenci sayısına göre üye seçilmelidir:
· Sınıf mevcudu 60 kişiye kadar olan fakültelerde ilk 3 kişi
· Sınıf mevcudu 61 - 100 arası olan fakültelerde ilk 5 kişi
· Sınıf mevcudu 101 – 125 arası olan fakültelerde ilk 7 kişi
· Sınıf mevcudu 125 ve üzeri ilk 10 kişi seçilmelidir.
Size Genç Klinisyenler Kulübü sorulduğunda da söylemeniz gereken şey, bu kulübün seçilmiş bazı derecelerden oluştuğu ve tüm Türkiye’de aynı çalışmanın yapıldığıdır, o kadar.
5- Bunun dışında adını Genç Klinisyenler Kulübü Üyesi olarak nitelendirmeyeceğimiz. Ama bir anlamda “ÖZEL TEMSİLCİ” sayılabilecek aşağıdaki kişileri mutlaka aramızda tutmalıyız, bunlara verilecek hediyeler Genç Klinisyenler Kulübü Üyeleri ile aynı olmalıdır :
a. Amfi başkanı, gecen yılın amfi başkanı yıllık komitesi içerisinde yer alanlar,
b. Sınıftaki çeşitli kulüp ve dernek (bilim, dans, kültür,…vs) başkanları veya etkin temsilcileri
c. Sınıftaki TURKMSIC temsilcisi
d. Sınıfta kitap satın alımlarına öncülük eden kişiler,
e. Notları düzenli şekilde fotokopi çekilen fotokopi çekilmek üzere not tutan veya not fotokopilerini organize eden kişiler,
f. Her bir sosyal gruptan etkin ve diğerlerinin örnek alabileceği kişi
g. Birlikte hareket eden küçük gruplar içinden lider vasfı olan veya tercihine güvenilebilecek kişi,

6- Bu seçilen kişileri ayrıca aşağıdaki durumlara uygun olmasına da dikkat edilmelidir:
ü Kız ve erkek dengeli bir dağılım olmasına,
ü Her türlü yaşam tarzından dengeli bir dağılım olmasına
Hocaefendi Cemaati-Sol Kesim içinde sözü geçen fişlemeleri
Genç Klinisyenlere katılmadı sebebi: KOMİNİST
ü Alt sınıflarda seçerken numaralarına dikkat etmek suretiyle ileride staj guruplarına ayrıldıklarında farklı staj gruplarında yer almasına imkan sağlayacak bir dağılımda olmasına dikkat edilecek.


7- İsimler tesbit edilirken ne acele edin, ne de yavaştan alın. Sonucun en faydalı olması önemlidir. Olması gerektiğine inandığınız kişileri mutlaka ikna edin. Onun faydasına olan yönleri iyi açıklayın. “hocam, bu kulübe yoldan geçeni almıyoruz ki… sizin gibiler bu kulüpte olmazsa zaten kulüp amacına ulaşmaz, Tüm türkiyedeki iyiler burada olacak, biz tüm bu aktiviteleri sizin için düzenliyoruz, hem zaten bir müddet sonra bakarsınız istemezseniz zaten ayrılabilirsiniz.” deyin.
8- İsimler tesbit edilirken çok yönlü inceleyin, pek çok veriyi değerlendirin ve doru seçim yaptığınıza emin olun. sınıf temsilcilerine güveniyorsanız yeterince açık olun. Çünkü böyle bir şeyin duyulması ve kantinlerde fısıltısının dolaşması bile bizi olumsuz etkileyebilir ve “TUSDATA ayrımcılık yapıyor, bizim paramızla başkalarına imkan sağlıyor” dedikodusuna yol açar. Bu gerçekten çok elit bir çalışma bizim için.
9- Tesbit edilen bu üyelerle hemence sınıf sınıf toplantılar düzenleyip aşağıda belirtilen kitaplardan öncelikle birini hediye edin, diğerlerini gösterin, gerçekten ihtiyaç sahiplerinin kendisiyle özel olarak irtibat kurmalarını –ve bunun gizli kalacağını- söyleyin.
Genç Klinisyenlere Verilen Gizli ve Çok Gizli Görevler
10- Aynı toplantıda herkesin “GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ PROJESİ VE PROSEDÜRLERİ”ni okuyup altına el yazıları ile adlarını yazıp imzalamasını sağlayın. Bunun “kendi faydaları için ve tamamen gönüllü bir şey” olduğunu söyleyin. “Biz özel bir kurumuz, siz de özel insanlarsınız, sizi desteklemek, motive etmek ve katkıda bulunmak istiyoruz” deyin.
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya
11- Seçtiğiniz üyelerin üyelik formlarını doldurmalarını sağlayıp liste halinde merkeze gönderin..
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya

C- GENÇ KLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNE NE VERECEĞİZ ? [/URL]

12- Kulüp üyelerine ücretsiz verilecek kaynaklar diğer prosedürlerde yazmaktadır. Orada yazılanları söyleyebilirsiniz.
13- Kulüp üyeleri ileride dersaneye gelirlerse onlara özel imkanlar sunacağımızı söyleyin ancak bu imkanların şimdi belli olmadığını zaman içerisinde belirlenip duyurulacağını ve “onlara TUS’u kazandırmak için her şeyi cömertçe yapacağımızı” söyleyin.


D- GENÇ KİLİNİSYENLER KULÜBÜ ÜYELERİNDEN NE BEKLEYECEĞİZ ?

14- Genç Klinisyenler kulübü üyeleri sınıf temsilcilerimizden farklı olarak kimse tarafından bilinmeyecekler ve kendileri de kimseye ben Tusdata’nın kulübü üyesiyim demeyeceklerdir. Bunu deklare etmenin onlar için “beklemedikleri ve rahatsız edici anlamsız tepkilere yol açabileceğini” vurgulayabilirsiniz. “Kimseyi ürkütmenin anlamı yok” diyebilirsiniz.
[/COLOR][/SIZE][/FONT]
15- Bu üyelerden ön planda neler isteyecegimiz de onlar için hazırlanan prosedürlerde yazmaktadır. Daha açık bir dille “bizden ne istiyorsunuz? Diye sorarlarsa “Burada ne yazıyorsa sizden onu yapmanızı isteyeceğiz, kitap okumanızı isteyeceğiz, TUS konusunda bilinçli olmanızı isteyeceğiz, internette mail gruplarını takip etmenizi ve paylaşımlardan yaralanmanızı isteyeceğiz, sizin için seçtiğimiz derse girmenizi isteyeceğiz ve burada birbirimizi gönüllü denetleyip seviyemizi daha yukarıya taşımaya çalışacağız. Her büyük kurum sosyal bazı sorumluluklar taşır ve her şeyi devletten beklememek gerekir, bizim gibi kurumların da ülkenin seviyesini yükseltmek için yapabilecekleri şeyler var.” diyebilirsiniz. “Sizin kazancınız ne olacak?” diye sorarlarsa “hem dost kazanacağız, hem de vicdanen iyilere katkıda bulunmuş olmanın keyfini yaşayacağız. Para nasıl olsa kazanılır, nasipse zaten geliyor.” Gibi cümleleri muhatabınızın durumuna göre söyleyebilirsiniz. Lütfen bu konuda yeterince samimi olunuz.
16- Genç Klinisyenler Kulübü üyeleri Tusdatanın kitaplarını tavsiye edecekler, önerecekler ve kendileri de kullanacaklardır. Her biri ile özel diyaloglar kurmak için çaba sarfedin, yakından tanışın, gelip gittiklerinde özel ilgi gösterin, dostça çay kahve söyleyin, arkadaşlarını getirirlerse arkadaşlarının yanında onore edin, başarısını ya da sosyal aktivitelerini dostça övün. İyi bir ilişki kurduktan sonra zaten uygun lisan ile her şeyi dostça söyleyebilirsiniz. Zaman içinde bu kişileri kitap almak için veya mesleki diğer konular için kendi istekleri ile TUSDATA’ya doğal yolla gelip gittikleri, ilgili ve sürekli kişiler oldukları için sizin de özel ilgi gösterdiğiniz için bu yolla doğal bir arkadaşlığın gelişmesi sağlanmalıdır.
17- Genç Klinisyenler Kulübü üyeleri dersaneye gitmek isteyenleri Tusdataya yönlendirecekler. Elbette zaman içinde ve doğal yolla…

18- Genç Klinisyenler Kulübü üyelerinden –gerektiğinde- fakültede Tusdata aleyhine bilinçli olarak oluşturulmak istenen olumsuz kamuoyu’na karşı doğru bildiklerini söylemesi istenerek katkı beklenebilir.
[/COLOR][/SIZE][/FONT]
E- GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ TOPLANTILARI
19- Toplantılar öğrencilerin durumları da gözetilerek yapılacak, sınav zamanlarına, yoğun zamanlara denk gelmeyecek şekilde ama en geç ayda bir kez olacaktır.
20- İlk toplantılarda aşağıdaki sorulara cevap aranarak katılımları sağlanabilir:
a. Tıbbi kitap (verdiğimiz kitapları ve diğer ders kitaplarını) okuyorlar mı?
b. Mail grup aktivitelerine katılıyorlar mı?
c. Çağırdığımız derslere geliyorlar mı?
d. Dinledikleri ya da okudukları dersin TUS sorularına bakıyorlar mı?
e. Sınıflarında kitap alma eğilimleri nasıl ve nerden alıyorlar? Kitap alımlarına kim öncülük ediyor?
f. Kantinde, sınıflarda, gruplarda ve stajlarda TUS ve kurumlar ile ilgili, özel olarak bizimle ilgili neler konuşuluyor?
Vır Vır Vır En Geveze GKK Fişlemecisi...
21- Daha sonra her hafta bir sınıfın üyeleri ile cumartesi öğleden sonra bir araya gelinirse dengeli bir zamanlama yapılmış olur. Dönemine göre daha sık bir araya gelmek gerektiğinde daha erken çağrılar da yapılabilir.
22- Klüp üyelerini sınıf sınıf ayrı şekilde davet etmek gerekir.
23- Aktivite olarak; onları hocalarla görüştürmek, gerektiğinde o haftaki hocanın kitabını kendisinin imzalayıp hediye etmesini sağlamak, onları Asistan danışmanlar ile ya da varsa ilinizdeki derece yapmış eski kursiyerlerimizle görüştürmek, varsa fakültede çok sevilen kendi hocaları ile bizim mekanlarımızda buluşturup TUS konulu konuşmalar yapılmasını sağlamak… seçeneklerden bazıları olarak değerlendirilebilir.
Hocaların genç klinisyenler prosedürlerine bakışı:
24- Yapılacak toplantıların tümü öğrencilerin ders ve sınav tarihleri gözetilerek ve gerek şubat tatillerinde gerekse yaz tatillerinde olmayacak şekilde düzenlenecektir.
Bu prosedür 3 sayfa ve 24 maddeden oluşmuştur.

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Uz.Dr.Sami SELçuk biricik bunun bir fişleme değil iyilik hareket olduğunu savunuyor. utanmadan arlanmadan.

madem iyilik hareketi bir test yapalım:
Uz.Dr.Sami SELçuk biricik müslüman adam kendisine yapılmasını istemediği şeyi başkasına da yapmaz

kendi eşinin isminin karşısına bu notların yazılması durumunda ne düşünür??





















hala iyilik hareketi diyorsa yüzüne tükürmek lazım

Tusdata ticareti faaliyeti aşıp kişisel verileri yasadışı toplamış ve kaydetmiştir. Savcılık ta gecikmeli de olsa tespit etmiş ve iyi etmiş

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
TUSDATA sahibi Uz.Dr. Sami Selçukbiricik hakkında hapis talebi

Genç Klinisyenler Kulübü adı altında Tıp Fakültesi öğrencilerinin kişisel verileri yasa dışı şekilde toplayan TUSDATA Tus dersaneleri yöneticisi Uz.Dr. Sami Selçukbiricik hakkında hapis talebi ile iddianame düzenlendi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ve İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü ve 14 Müştekinin olduğu savcılık iddianamesine göre TUSDATA TUS dersanelerinin başta İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi başta olmak üzere Tıp fakültelerindeki öğrencilerin bilgilerini yasadışı şekilde topladığı ve kaydettiği tespit edildi. Dersanenin Genç Klinisyenler Kulübü adı altında çok sayıda öğrencinin TC kimlik no, mail, telefon, ev adresi’nin yanına yasalara aykırı olarak Kominist, Sosyal Demokrat, Atatürkçü Düşünce Derneği, Hocaefendi Cemaati, Sosyal Demokrat, Alevi, Ülkücü, Muhafazakar, açık, kapalı diye mezhep, siyasi görüş, sosyal gurupları ile öğrencilerin üyesi olduğu kulüp ve dernekler, gittiği kurslar, sınıfta sevilme durumu, kavgalı ve küs olduğu kişiler, babasının işi, gelir durumu ve mesleği, sağlık durumu, sevgilisi, eski sevgilisi, kaldığı yurdu, kız öğrencilerin sempatiklik, girişkenlik derecesi, tatlı dillilik, güleryüz ve işlerine yarama durumu vb unsurların yasalara aykırı şekilde kayıt altına aldığı Savcılıkça tespit edilerek TUSDATA Tus dersaneleri yöneticisi Uz.Dr. Sami Selçukbiricik hakkında TCK 135/1-2 ve TCK 43/1-2 maddesi uyarınca hapisle cezalandırılması ve TCK 53/1 maddesi uyarınca güvenlik tedbirleri alınması talebi ile iddianame düzenlendi.
Daha önce de ÖSYM tarafından sert bir basın açıklaması ile aynı dersane ve sahipleriyle ilgili “başkasının yerine sınava girdiği tespit edildiği” açıklanmıştı.
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 135

Kişisel verilerin kaydedilmesi

(1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye (Değişik ibare: 6526 - 21.2.2014 / m.3) “bir yıldan” üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır

ZİNCİRLEME SUÇ - TCK 43. Md.
Madde 43 - (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/06/2005-5377 S.K./6.mad) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.

(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.*****
BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA - TCK 53. Md. GÜVENLİK TEDBİRLERİ*****

BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA*****
Madde 53 - (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; *1*

a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tâbi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,

b) Seçme ve seçilme ehliyetinden,

c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,

d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasî parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,*****

e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tâbi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, yoksun bırakılır.
Yapılan suçtur bunda tartışma olabilir mi
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 01-10-2019, 21:41   #1798
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

×

SABAHsabah.com.trÜcretsiz - tr.sabah



geri

HAŞMET BABAOĞLUYeni çocuklar, şaşkın ebeveynler ve okul...

paylaştweetlepaylaşpaylaşAA

Asıl konuşmamız gereken*****konuları*****daha nekadar erteleyebiliriz?
Çocuklarımız mesela...
Yetişkin geleceklerine karşı kayıtsızlaşan ve gelecek geldiğinde endişeyle ortalardan sıvışmaya çalışan çocuklarımız...
Geçen gün bir baba "Oğlum*****artık tek pantolonla bütün*****bir yılı geçiriyor, üstüne*****başına bakmıyor, dişlerini*****fırçalamaya bile gerek görmüyor"*****diye anlatıyordu; "onu*****ilgilendiren tek şey akıllıtelefonu, onunla mutlu!"*****Bir anne "Küçük kızımInstagram için süslenip püslenip*****video çekiyor ama dışarı çıkarken*****çoraplarını giymeye bile üşeniyor"*****diye yakınıyordu.
Demek ki, gitgide şaşkınlaşan ebeveynlerimiz de*****medyada*****dile getirmediğimiz esasgündemin*****tam göbeğinde yer alıyorlar.
Fakat en önemlisi...
Asıl "oyun sahası"nın dışında kalan, yani "taca çıkan" okul!

***Okul meselesini sadece milli eğitim müfredatından ibaret sanıyoruz.
İşin o yanı elbette önemli.
Ancak problem artık çok daha ötelere uzanmaya başladı.
Eskiden okullu olmak demek,*****kendini geleceğe/yetişkinliğe*****hazırlamak*****demekti.
Şimdi çocuklar bu gerçeğe duygusal açıdan sırtlarını dönüyorlar.
Tüketim dışında kalan*****her şeye karşı kayıtsızlar!
İşi ciddiye alan çocuklarda ise hayaller ve hedefler ile okulda öğretilenler uyuşmuyor Neden?
Okul ne yapıyor*****çocuklarımıza?
Bunun en güzel anlatımını John Taylor Gatto'nun kitabındaki (Eğitim: Bir Kitle İmha Sanatı) bir hikayede buldum.
Pirelerin eski devirlerde*****kralları eğlendirmek için*****eğitilmeleriyle*****ilgili bir hikaye...
Hikayeyi anlatan da çeşitli yarışmalarda ödüller almış, pek başarılı bir Tayvanlı göçmen çocuk.***"Pireleri derin bir kabın içine koyarsanız zıplayıp çıkarlar.
Ama kabın kapağını bir süre kapatırsanız, kaçmaya çalışırken kapağa çarptıkları için çok yükseğe zıplamamayı öğrenirler.
Yavaş yavaş bu işin peşinde koşmaktan vazgeçerler.
Sonra kapağı kaldırırsanız,*****pirelerin güvenlik endişesi*****yüzünden zıplamadıklarını,uçmadıklarını*****görürsünüz.
Hayat da böyle...
Çoğumuz kendimizi korkularımız ya da şartlanmalarımızla düşük beklentilerin içine hapsediyoruz."
Hikaye bu...
J. T. Gatto şöyle diyor:
"Hikayeyi duyunca, öğretmenlik*****hayatım gözümün*****önünde canlandı.*****Yıllar boyuçocukların kafalarını toslayacakları*****deney kabının üzerindeki*****kapak işlevini görmüştüm
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 01-11-2019, 09:22   #1799
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Konya firmalarını FETÖcü Referans YMM nasıl esaret altına aldı?FETÖ Davası'nın sanıkları Referans YMM A.Ş.'nin ortakları Ali Eğemen ve Mehmet Yaman Konya firmalarını nasıl esir aldı? Ahmet Şükrü Kılıç, ifade tutanaklarından esaretin hikayesini yazdı.A+A-cafekulis/Ahmet Şükrü KılıçReferans A.Ş.’nin Konya referansı FETÖFETÖ Davası’nın sanıklarından olan Ali Eğemen ve Mehmet Yaman’ın ortaklığında kurulan Referans Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş., *****Konya’da kurulduğu günden buyana bakanlıktaki inceleme elemanları korumasında büyük portföy oluşturdu.Dönemin Gelir İdaresi Başkanı YMM Osman Arıoğlu Referans A.Ş.’nin açılışına katıldı, Referans A.Ş.’nin gizli ortağı olduğu algısı oluşturuldu. Osman Arıoğlu’nun referansıyla Konya’nın en büyük firmalarından 80’nin üzerinde firmayla sözleşmeler yapıldı. Bu firmaların nasıl Referans’a geçiş yaptığını firma sahiplerinden dinleyecektir sanırım savcılık. Bir şirketin hangi yeminli mali müşavirlikle çalışacağına şirket sahipleri karar verir, şirketlerin kararları kendi iradeleriyle mi yoksa Referan’a referans olan FET֒yle mi gerçekleştirildi sebeplerini sorgulayacağız.Meselemiz Konyalı firmaların Referans’la çalışması değil, neden çalıştığı ya da neden çalışmak zorunda kaldığıyla ilgilidir; işin aslını anlattığımızda okuyucularımız nedenler üzerinden parasal çıkar sağlama anlamını kendileri yükleyecektir.Referansla çalışan firmalar Maliye Bakanlığı kurumları tarafından incelenmez“Bizim firmalarımızla sözleşme yapan şirketler Vergi Dairesi Başkanlığı ve Maliye Bakanlığı kurumları tarafından incelenmez” güvencesi ve bu güvencenin kısa sürede örneklendirilmesi Referans YMM A.Ş.’nin bir anda önünü açtı. Onunla da kalmadılar, “Biz gerekirse tebliğ çıkartırız gerekirse kanun değiştiririz” tehditlerine Vergi Dairesi Başkanları tarafından da göz kırpıldı.Sizin işinizi ancak Referans çözer2005-2016 yılları arasında merkezi denetim elemanlarınca incelemeye alınan firma yetkililerini, maliye denetçileri cep telefonundan arayarak, “Sizin işinizi Meram Yeniyolda’ki Referans YMM A.Ş. çözebilir ancak” demeyi ihmal etmiyordu. 2005-2016 Yılları arasında Konya’da Vergi Dairesi Başkanlığı yapan kişilerin dinlenmesi gerekiyor; olanı biteni anlatıp rahat bir nefes mi alırlar yoksa kendilerini uzun bir dinlenmeye mi aldırırlar kendileri karar verecek!İnceleme Müşavirliği kayıtdışını meşrulaştırdıYeni bir sektör daha doğdu; bunun adına da “İnceleme Müşavirliği” denildi. Kayıtdışı alınan yüklü/büyük paralar ve vergi daireleri görevlilerince yapılan denetim sonucu tespit edilen usulsüzlükler bakanlıktan gelen ekiplerce uzlaşmaya gidilen bir alan açtı.Devlete vereceğine cezanın yarı miktarını Himmet olarak verMevzuata göre uygulanması gereken ceza miktarları düşülerek, aradaki farkın büyük bir kısmı uzlaşmaya gidilmesi yöntemiyle “Himmet” olarak FET֒ye aktarıldı. Bu yöntemle iş dünyasının yüklü paraları kayıtdışı olarak farklı hesaplara aktarıldı.Referans A.Ş.’nin sahipleri Ali Eğemen ve Mehmet Yaman müşterilerinin cezalarını iptal ettiriyor, hatta cezanın vergi asıllarından dahi indirim yaptırabiliyorlardı. Cezası iptal ettirilen şahıslara, “Devlete vereceğine, himmete bir miktar para aktar” yöntemiyle müşterileri kayıtdışına alıştırdıkları gibi kendilerine de mahkum ediyorlardı.Ankara YMM Odasına kayıtlı 2000 civarı YMM’den en fazla ciro yapan firma Referans A.Ş.’dir.Enka Süt nasıl kurtarıldıKonya’da faaliyet gösteren Enka Süt firması polis ve maliye görevlileri tarafından 213 V.U.K’na muhalefet suçundan yapılan bir ihbar üzerine sabah vakti basıldı. İhbarı kim yaptı, aynı anda polis ve maliye görevlilerinin baskınını kim kurguladı emniyet kayıtlarında mutlaka vardır. Bu ihbar gerçekten bir vatandaşın duyarlığı neticesinde mi yapıldı yoksa baskın sonrası elde edilecek gelir önceden hesap edildiği için mi gerçekleştirildi, eski defterlerin de açılması gerekiyor!Bu ihbar üzerine yapılan inceleme sonunda Enka Süt’e büyük miktarda vergi ve vergi cezası yazıldı. Ali Eğemen ve Mehmet Yaman’ın sahibi olduğu Referans A.Ş. uzlaşma müşavirliğini üstlendi. Enka Süt firmasına kesilen vergi ve vergi cezası bir anda indirildi. Yaklaşık 400 bin dolar karşılığında indirim yapıldığı iddia ediliyor, Referans’ın aldığı 400 bin dolar karşılığında da Meram Yeniyol’da tenis kortlu, dinlenme odalı ve dönemin İl Emniyet Müdürü FETÖ Davası’nın firari sanığı Salih Tuzcu başta olmak üzere bir çok bürokratın sürekli uğrak yeri olan mini plaza yapıldı. Uzlaşma müşavirliği karşılığında alınan paraya fatura da kesilmedi. Enka Süt'e bir komplo*****mu kuruldu sorusu,*****yeniden yargı sürecini başlatılmalıdır!*****Büyük firmalar Referans’a aktarıldıTürkiye’de yazılı sınavı kazanarak ilk YMM olan Mustafa Soydemir tarafından 30 yıldır işleri takip edilen*****firmalar Referans A.Ş’ye geçiş yaptı. Ali Eğemen ve Mehmet Yaman’ın büyük firma sahiplerine, “Vergi Dairesi Başkanı Harun Kaynak bizim adamımızdır, onu bir getirdik, bizimle çalışırsanız vergi ve vergi cezasına muhatap olmazsınız” telkinlerinde bulundukları, telkini bir tehdide dönüştürdükleri de iddia ediyor. YMM Mustafa Soydemir’in anlatacakları olduğunu düşünüyoruz, 30 yıllık müşterilerinin nasıl elinden alındığını anlatmalıdır!YMM Mehmet Gökçe ve*****YMM Mustafa Kemal Hevesli’yle birlikte çalışan büyük firmalar da*****aynı yöntemle Referans'a transfer edildi. Onların da konuşma zamanları gelmiştir. Müşterilerinin nasıl kendi firmalarından koprarıldığını anlatacaklardır.Referans A.Ş.’nin eli kolu Türkiye’nin bir çok iline yetişiyordu. Antalya’da Nur Pastaneleri zincirinin uzlaşmalarında da rol aldılar. Maliye Bakanlığı’ndaki bağlantılı oldukları bürokratlar vergi ve vergi cezasını iptal etti. Oradan ne kadar kendilerine para aktarıldı ne kadar himmet alındı bilinmiyor.Adanalı Ali Eğemen Konyaspor yönetimine nasıl girdiKonyaspor Başkanı Ahmet Şan’ın KOM’a verdiği ifadede, dönemin İl Emniyet Müdürü Salih Tuzcu’yu***** ziyaret ettiğini, Konyaspor yönetimine isim istediğini, onun da FETÖ Davası’nın firari sanığı avukat Memduh Oğuz’u listeye yazdırdığını haber yapmıştık. FETÖ Davası firari sanığı Salih Tuzcu sadece Memduh Oğuz’u yönetime aldırmamış, Referans A.Ş. ortaklarında Ali Eğemen’in Konyaspor Yönetim Kurulu Üyeliği referansı da Tuzcu’ymuş.Konyaspor yönetiminde görev aldırılan Memduh Oğuz Konyalı firma sahiplerinin hukuk işlerini, Ali Eğemen de Maliye Bakanlığı’ndaki işlerini takip etmiş. Bir vukuatları olduğunda koruyucuları Emniyet Müdürü Salih Tuzcu, yargıda işleri olduğunda da paralel savcı ve hakimlerin korumasında devlet içinde paralel mafya kurulmuş.Referans A.Ş.’nin müşterisi olan firma sahiplerinin nerdeyse hepsi Mevlana Üniversitesi’nin mütevelli heyetinde bulunuyor. Konya’daki FETÖ operasyonunda mallarına el konulan firma sahiplerinin ya da gözaltına alınan işadamlarının sadece dini hassasiyetlerinden paralelci olmadıkları, kendilerini kurtarmak için hayatlarını FET֒ye nasıl teslim ettikleri de anlaşılıyor.17-25 Aralık sonrası kendi elamanlarına tedbir amaçlı*****müşteriler aktarıldı17-25 Aralık Millet iradesine darbe girişiminden sonra tedbir amaçlı kendi personellerine YMM büroları açtırıldı. Referans A.Ş.’ye bağlı çalışan firmaların bir çoğu elemanlarına aktarıldı. Defterler incelendiğinde daha önce Referans A.Ş.’nin müşterileri olduğu görülecektir.FETÖ Konya Muhasebe ve Finans Elemanları Derneği’ni (KOMFED) kurduFethullah Gülen’in her meslek dalında dernek kurulacak talimatıyla, Muhasebeciler Odası’na alternatif olarak Muhasebeciler ve Bankacılar Finans Elemanları Derneği (KOMFED) kuruldu. Ali Eğemen ve Mehmet Yaman dernek bünyesinde seminerler verdi ve toplantılar düzenledi.FET֒nün kurdurmuş olduğu Zuhal Mali Müşavirlik ve KOMFED’e kayıtlı muhasebeciler, Konya’da Ali Eğemen ve Mehmet Yaman’ın kontrolünde iş yaptı. Zuhal A.Ş.’deki muhasebeciler her 2 ya da 4 yılda bir diğer illere tayin edildi. YMM’deki müşteriler de bu muhasebecilerden hizmet aldı, o illerde de hizmet aldırılmaya zorlandı. Hizmet alan firmaları inceleyen vergi müfettişleri taciz edildi, tehdit edildi, bazıları hakkında da Bakanlıkta soruşturmalar açıldı. Etiketler : kos Referans, Ali Eğemen, ymn Mehmet Yaman, ismail Konya firmaları, paralel cemaat himmet FETÖ Kaynak: Konya firmalarını FETÖcü Referans YMM nasıl esaret altına aldı?

http://www.hakikatperver.com/konya-f...ldi-15924h.htm


| Tüm yazıları
Hayati KAYNAR ( Gel de yazma )
Asıl Bomba Samsun'da!!!!..

Malumunuz;

A.E. ve M.Y. ortaklığındaki REFERANS YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK'in Konya'da Paralel Yapıya nasıl para aktardığı,

Konya'yı parasal anlamda nasıl ele geçirdiği bir süre önce ortaya çıkmıştı...



Akıllara durgunluk veren taktiklerle firmaları ele geçiren Referans Yeminli Mali Müşavirlik;

Kurulduğu günden buyana Konya'da büyük portföyler oluşturmuş,

"Bizim firmamızla sözleşme yapanlar VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI ve MALİYE BAKANLIĞI tarafından incelenmez" sloganıyla milyonluk işlere imza atmışlardı...



REFERANS YEMİNLİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. yetkilileri,

"Biz gerekirse tebliğ çıkarttırırız, gerekirse kanun değiştiririz" söylemleriyle, her dönem vergi dairesi başkanları ile iş dünyasını tehdit etmiş...



2005-2016 yılları arasında merkezi denetim elemanlarınca incelemeye alınan firma yetkilileri,

Daha maliye görevlileri çalıştıkları kurumdan çıkarken cep telefonundan aranırlar ve "SİZİN İŞİNİZ MERAM YENİ YOL'DA REFERANS YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.'DE ÇÖZÜLÜR" derlermiş...



E tabi;

'DUR' diyen de yokmuş!..



Olmayınca da;

O dönem yeni bir sektör daha doğmuş!..



Bunun adını da 'İNCELEME MÜŞAVİRLİĞİ' koymuşlar...



Kayıt dışı alınan yüklü paralar ve vergi daireleri görevlilerince yapılan denetimler sonucu tespit edilen usulsüzlükler,

Bakanlıktan gelen ekiplerce UZLAŞMAYA gidilirmiş....



Normalde mevzuata göre yapılması gereken,

100 liralık ceza en fazla 80'e inmesi gerekirken,



REFERANS,

İl dışından gelen grup elemanlarını devre dışı bıraktırıp bu işi kendi yöntemiyle çözermiş...



O yüzden;

Miktar da, yüzde beşlere kadar inermiş!..



Aradaki fark da;

Kayıt dışı olarak farklı hesaplara aktarılıyormuş....



Yani;

Uzlaşma'da müşteri karlı çıkarken,

FETÖ'ye de bu sayede çil çil paralar gidiyormuş...



Hatta;

Öyle bir an gelmiş ki;

Konya'da 30 yıllık Yeminli Mali Müşavirler dükkanlarına kepenk vurmak zorunda kalmışlar...



Çünkü;

REFERANS,

'Vergi Dairesi Başkanlığı'na kendi adamımızı getirdik, bizimle çalışırsanız vergi ve vergi cezasına muhatap olmazsınız' şeklinde vaatte bulununca müşteri patlaması yaşamış!!!...



İşler her geçen gün tıkırında gidince de;

REFERANS,

Bu sefer de;

Muhasebeciler Odasına alternatif olarak;

KONFED'i,

Konya Muhasebe ve Finans Elemanları Derneğini kurmuş!..



Bu sayede;

KONFED'e bağlı seçilmiş diğer mali müşavirlik firmaları da BİAT ederek, hizmet vermeye başlamış...



Böylece,

FETÖ'ya akan para musluğu da, OLUK haline gelmeye başlamış!...



Evet!..



Sevgili okuyucular!..



Konya'da Parasal yapı böylece ağırlıklı olarak REFERANS'ın eline geçmiş...



Ancak;

Hakkını yemeyelim;

Adamlar mükemmel bir korku imparatorluğu ile resmen devletle işbirliği içerisine girip, ortalığı toz duman etmişler...



Düşünebiliyor musunuz;

REFERANS'a bağlı firmaları inceleyen Vergi Müfettişleri Vergi Denetim Kurulunda, herkesin içerisinde yükselen sesle azarlanarak taciz edilirmiş...



'Bizim firmamıza hangi cüretle inceleme yaparak ceza yazarsınız, sorumluluk yazarsınız' diye de inceleme yapan müfettişler hakkında Maliye Bakanlığı'nda soruşturma açtırırlarmış!...



Peki;

Bunları neden yazdım!!!!!..



Öyle ya;

Konya'nın derdi bizimi aldı!..



Tabi ki,

HAYIR!!!!!..



Bize ne Konya'dan!!!..



Fakat;

Öyle değil!..



Samsun gerçeğini bilmeniz açısından,

Bizi bayağı bayağı ilgilendiriyor...



O yüzden;

Önce Konya'dan konuyu ele aldım ki,

Yarın,

Sizlerle paylaşacaklarıma iyi odaklanın!..



Niye mi?..



ASIL BOMBA SAMSUN'DA DA ONUN İÇİN!!!!...



Bakalım;

SAMSUN'DA FETÖ'CU MALİ MÜŞAVİRLER NE HALT YEMİŞLER!!!!...



Koca koca devlet adamları neler yapmış?...



Malı götürürken;

Milyarlık arabalara binerken,

Neler söylemişler?...



HEPSİ YARIN!!!!..





GercekBizde.com


Hayati KAYNAR ( Gel de Yazma )
Yeni Fetö'cu Firmalar Çıkabilir!!!!..
Hayati KAYNAR ( Gel de Yazma )
06 Eylül 2016 Salı Yazıyı Küçült Yazıyı Büyült
"Bizim firmamızla sözleşme yapanlar VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI ve MALİYE BAKANLIĞI tarafından incelenmez..."

Bu sloganın;

Konya'da bulunan REFERANS YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİĞE ait olduğunu,

Firmanın;

FETÖ bağlantılı iddiasını da dün sizlerle paylaşmıştım!..

Devlet eliyle 'DEVLETİN' nasıl soyulduğunu,

Haksız kazançların elde edilerek kayıt dışı hesaplara nasıl aktarmalar yapıldığını da belirtmiştim...

Ve...

Demiştim ki,

Bize ne Konya'dan!!!!...

Evet!..

Bize ne Konya'dan!!!..

Bize ne de!!!..

Ancak;

İş bu kadar basit değil!...

Neticede;

Konya ile bizi birbirine bağlayan bir unsur, bir kurum var!!!!!...

REFERANS YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.!!!!..

Bu firmasının Samsun ayağına baktığımızda karşımıza eski defterdar Şuayip Sevgi çıkıyor!...

Hemen her Samsunlu firmanın tanıdığı,

bildiği isim!!!!...

Şuayip Sevgi;

Tam 18 yıllık memuriyet hayatını bu firmadan yani REFERANS'dan gelen teklif üzerine 2013 yılının Temmuz ayı sonunda 'İstifa' ederek, sonlandırır!..

Yanına da;

Samsun Defterdarlığı'nın eski etkili ve yetkililerinden,

SABİT ŞAHİN ile inceleme ve denetlemelerin başındaki ismi HALİL PAK'ı alır!..

06 Kasım 2013 tarihinde 166553 sicil numarası ile REFERANS YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.'nin SAMSUN Şubesini kurar!..

Samsun'da hatırı sayılı kadrosuyla birlikte arkalarına da Konya'nın REFERAS'ını alarak ticari hayata başlar!..

Ehh!!!!..

Bunu duyan Samsunlu firmaların müşavirlik işleri de artık,

Güvenilir ellerde,

Yani;

Defterdar Şuayip SEVGİ ve arkadaşlarındadır!!!!...

Neticede;

Biri eski defterdar,

Diğerleri de denetlemenin ve incelemenin başındaki iki yetkili ve etkili isimdir...

Kısaca;

MUHTEŞEM BİR SAC AYAĞI oluşmuştur!..

Belki;

Konya'daki kadar gündem teşkil etmesine etmezler ama aldıkları taahhütler Samsun'da bir çok yeminli müşavirin dengesini bozar!..

Çünkü;

Her geçen gün Konya'nın rüzgarı Sevgi ve arkadaşlarını bir üst merdivene taşır!..

Ne diyordu, Konya;

"Bizim firmamızla sözleşme yapanlar VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI ve MALİYE BAKANLIĞI tarafından incelenmez..."

Konya'nın incelenmediği yerde,

Samsun'dan farklı beklenti içerisinde olmak tabiki zordu...

O yüzden de;

Şuayip Sevgi ve arkadaşlarının işleri hep tıkırında gidiyordu...

Yani;

Musluk şarıl şarıl akıyordu!!!..

Ne var ki;

'Darbe'nin etkisiyle REFERANS YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİĞİN ipleri pazara çıkınca her şey bir anda değişi verdi!!!..

Sevgi;

25 Ağustos 2016 tarihinde VEFA YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİĞİ KURAR ve 1 Eylül 2016 tarihinde Konya'nın REFERANS'ı ile muslukları kapatır!...

Fakat;

Samsun'daki bazı müşavirlik firmaları susmaz!!!..

Devletin, bir anlamda da kendi haklarını ararlar!..

Ararken de;

Şuayip Sevgi'nin devletin makamını temsil ederken,

Perşembe akşamları toplantısını sorarlar!...

Cemaatle ilişkilerinin boyutunu!..

Ne verip, vermediğini?...

Daha da ötesinde;

Eski REFERANS'ın Samsun Şubesi'nin yaptığı mali işlemlerin hepsinin yeniden ele alınmasını isterler...

Özellikle de;

Uzlaşmaların, denetimlerin!..

Efendim, işin özü;

Şuayip Sevgi ve arkadaşlarının bu zamana kadar çalıştıkları FİRMALARIN tek tek ele alınması,

FETÖ bağlantısının nerelere ulaştığı!..

Konya misali para aktarılıp, aktarılmadığı!..

Hatta;

Biat için Pelsilvan'ya gidip gitmediği de soruluyor!..

Haliyle;

Bu suçlamalar, iddialar Sayın Şuayip Sevgi'ye de konuşma hakkı,

Savunma hakkı tanıyor!..

Dün yaptığımız görüşmede;

Sevgi,

'Ben o firmanın sadece temsilciliğini yaptım...

Ankara'da Siyasal da okurken İsmail Koş adlı arkadaşım vardı...

Onun teklifi ile bu işe girdim...

Ayda 14 bin lira maaş alıyordum...

Bir de hala firmaya ait olan ve benim kullandığım Q7 jip var...

Zaten firmanın FETÖ bağlantısı da bir ortağının mütevelli heyetinde olmasından kaynaklanıyor...

Firma söylendiği gibi değil, temiz!!!!..

Söylenenlerin tamamı yalandır...

Ben bu zamana kadar hiç bir mali müşavirin de işini almadım...

FETÖ ile uzaktan yakından bir ilişkim yok...

Devletime de bağlı oldum' dedi...

Artık;

İnanmak, inanmamak size kalmış!..

Ama!!!!!...

Ben yine de;

Firmaların tekrar incelenmeye alınmasından yanayım!..

Kim bilir;

Başka başka FETÖ bağlantıları çıkabilir!!!. Ymm

http://www.gazetegercek.com.tr/kose-...alar-cikabilir
Aynı firma mı? İsim benzerliğinden mi?

referansymm.com.tr


Referans | Yeminli Mali Müşavirlik & Bağımsız Denetim ve Danışmanlık
No description found
http://referansymm.com.tr/
779 ratings.1298 user reviews.

Web page information
Title
Referans | Yeminli Mali Müşavirlik & Bağımsız Denetim ve Danışmanlık
< meta > Keywords
Referans Bağımsız Denetim, Referans Yeminli Mali Müşavirlik, Referans Denetim Yeminli Mali Müşavirlik, Mehmet Yaman, Ali Egemen, İsmail Koş, Metin Ünal, Süleyman Kalkan, Ali Osman Eflatun, Özgür İneci, Referans Ankara, Referans Konya, Referans Adana, Referans İstanbul, Yeminli Mali Müşavirlik, Bağımsız Denetim, Vergi Uyuşmazlıkları, Yönetim Danışmanlığı, Kurumsal Finansman, Halka Arz, Muhasebe Sistem ve Teknik Destek, Eğitim ve Seminerler, IAS, IFRS, TMS, TFRS eğitimleri, Sektörel Bilgiler, Resmi Gazete, Mali Takvim, SPK Haftalık Bülten, SPK Duyuruları, İMKB Duyuruları, Muhasebe Standartları, Uluslararası Finansal Raporlama, IAS, TMS Kıdem Tazminatı Hesaplaması, İç Verim Hesaplaması, IAS, TMS Vade Farkı Hesaplaması, IAS, TMS İnşaat Muhasebesi Hesaplaması, Duran Varlık Amortisman Hesaplaması
Keywords hit in search results
· ö ü adana adana@referansymm address adresi alanı anasö antwerp aracilik ayrinti bağımsız bankasi bilder bilindiği cached denetim education email emintopal@referansymm eposta etopal@batiotomotiv faaliyet filotek firmaları gazel hakkımızda hizmetleri hizmetlerimiz ilkay independent işler kadromuz kanunu karateke kiliç kurumsal liman links location mü maddesindeki management merkez mobil netim nihal nihalgazel@referansymm odası ofislerimiz oilkaykarateke@referansymm oranlari ozgurisik@referansymm pageyou person profession professional publicly referans referanslarimiz referansymm şavirlik servis sigorta şirketç sirkuler teknolojileri ticaret topal translate undo30 vergi yö yeminli zgü zleşmesinin
Search Engine Recommended Keywords
TR Lawing Realty, TR Goals, Star TV TR, TR Motors, Milliyet Com Tr, Zaman Com Tr, T.R. Sullivan, T.R. Fehrenbach,
Captured Content
Bağımsız Denetim ve Danışmanlık. Yeminli Mali Müşavirlik ve Vergi. Teşvik ve Destek Projeleri. Gümrük ve Dış Ticaret İşlemleri. Transit Ticaret Mevzuat ve Uygulamaları. Teşvik ve Destek Danışmanlığı. Şirket Kurulış, Birleşme, Bölünme ve Devir İşlemleri. Muhasebe Sistemi ve Teknik Destek. SPK - İMKB - KGK Duyuruları. SPK Duyuru ve Bültenleri. 2014 Yılında Uygulanacak Asgari Ölçüde Arsa ve Arazi Metrekare Birim D. (23.5.2014) - 2014 - 024. Onaylanmış Kişi Statüsüne İlişkin Gümrük Genel Tebliğinde Yapılan Deği. (21.5.2014) - 2014 - 023. Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelikte Yapılan Değişik. (13.5.2014) - 2014 - 022. Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararda Yapılan Değişiklikler (9.5.2014) - 2014 - 021. Yatırım Teşvik Belgesindeki Makine ve Teçhizatın Sat ve Geri Kirala Yo. (8.5.2014) - 2014 - 020. Tüm Liste İçin Tıklayın. Resmi Gazete İçin Tıklayın. 2011 - Tüm Hakları Referans Yeminli Mali Müşavirlik A.
Captured Keywords
referans, english türkçe, iletişim, ana sayfa, kurumsal, hakkımızda, değerlerimiz, hedeflerimiz, ymm kadromuz, smmm kadromuz, ofislerimiz, hizmetlerimiz, tam tasdik, kdv iadesi, transfer fiyatlandırması, bağımsız denetim, danışmanlık, uluslararası vergi, vergi danışmanlığı, vergi uyuşmazlıkları, yönetim danışmanlığı, kurumsal finansman, eğitim, sektörler, sirküler, yayinlar, vergi mevzuatı, tms,tfrs, diğer, pratik bilgiler, mali takvim, mali bilgiler, çalışma hayatı, oranlar, cezalar, tarifeler, kodlar, hesaplamalar, muhasebe standartları, döviz kurları, endeksler, kariyer, resmi gazete, ye aittir





Abdurrahman Dilipak
Tüm Yazıları »
ESKİ DOSYALAR YENİDEN
30 Ekim 2016 Pazar 06:51
En son İsmailağa Mektebinden Bayram Ali Öztürk’ün şehadetinin üstünden 10 yıl geçti. Dava dosyası şimdi yeniden açılıyor.. Aslında geriye dönük olarak 25 yılın önemli davalarının re’sen, diğer davaların şikayete dayalı olarak yeniden açılması gerek..

Belki, Sİvas davası da, Başbağlar davası da yeniden görülmeli.. Uğur Mumcu davası da, Hablemitoğlu davası da, Hırant Dink davası da sil baştan yeniden ele alınmalı.. Sonuçta buna karar verecek olanlar bunların aileleri. 1990’lara gitmek gerek, hatta Jandarma Genel Komutanının ölümü yeniden sorgulanmalı, Muhsin Yazıcıoğlu davası da aynı şekilde.

Tutuklanan hakim ve savcıların baktıkları davalar yeniden gözden geçirilmeli..

Bir davada hakim hukuksuz karar verdiği için mahkum olan adam içeride, hakim görevden alınmış. Böyle durumlar var.. Daha önce suçun faili serbest kalmış, suçluya yardım ve yataklıktan kardeşi yatan arkadaşlar vardı.

Geçen gün Adil Altay Güney geldi, şimdi tutuklu bir prof. Bilirkişi’nin verdiği mütalaa ile hakim aleyhine karar vermiş. Mütalaanın dayanağı olan Yargıtay kararı sahte. Ve bu sahte Yargıtay kararına dayanılarak verilen mahkeme kararı Yargıtay’da. “Adil Altay Güney, Güney Konut” diye birini internetten taratın daha neler var. Ya da “www.güneykonut.com”a bakarsanız. Güney aynı zamanda FİTEM Finansal Tetikçilikle Mücadele Platformu sözcüsü. O kadar çok olay var ki. Korkudan herkes susmuş. Bu şekilde bir sürü zengine, iş adamına, garibana çullanmışlar, ensesine bastırıp mallarına el koymuşlar. Burhan Ocakoğlu örneğinde olduğu gibi babasının banka kasasındaki, banka hesabındaki parasını zimmetlerine geçirmişler.. Sahte imzalı ödeme emirleri, çekleri tanzim etmişler. Banka kredisi için aldıkları senetler ve çeklerin üzerindeki rakamlarla oynamışlar.. Ufak bankalar, anlı şanlı bankalar da bu kirli oyunun içindeler.. BDDK’ya yapılan başvurular hep sonuçsuz kalmış..

Bu finans piyasasındaki bütün özerk yapıların tepeden tırnağa gözden geçirilmesi gerek.. Paranın izini sürerseniz aradığınız kişilere yapılara ulaşırsınız..

Bu adamlar maliyenin sitesine girip memuriyetten atılanların hesabına maaşlarını yatırabiliyorlar hâlâ. Bir iddia vardı, Paralelci şirketlerin vergi borçlarını sıfırlamışlar bilgisayar sistemine girip.. Kendilerine himmet ödemek istemeyen işadamlarına maliye müfettişi, SGK müfettişleri göndermişler.. Yani milleti haraca bağlamışlar..

Bir yandan eskileri tasfiye ederken yeni oluşumlar, yeni yapılanmalara fırsat vermemek gerek.. Bir sürü aç kurt kapıda bekliyor.. Bunları görelim.

Ya hu, devlet deterjan üretiyor, ama devlet kendi kurumlarında bunu kullanamıyor. Bir el buna engel oluyor sanki.. Eti-Bor deterjanından söz ediyorum. Daha ucuz, insan sağlığına ve çevreye zararsız bir deterjan ama bu piyasa hâlâ yabancıların elinde.

İlaç ve gıda sektöründe de bunlar hakim.. Bazı hayati ilaçlar bulunamıyor, hayali ilcalarla dolu piyasa. Geleneksel tıp alanında ise piyasa yabancılara teslim. Bir yandan piyasadaki dolandırıcılar, öte yandan bu alandaki bürokratları teslim alan, yabancıların içerideki işbirlikçisi bir el, bir kaç yerli namuslu üreticiyi boğmak için elinden geleni arkasına koymuyor..

Finans, medya, gıda ve ilaç-kozmetik, deterjan, petrol, kimya sektörüne bakın bakalım, oralarda kimler var.. Sadece bilişimde yoklar. Reklam sektörü kimin elinde. Reytingleri kim kontrol ediyor? Daha sıra oralara gelmedi..

Eski dosyalara da bakacağız, henüz açılmayan dosyalara da.. Her anlamda tepeden tırnağa arınacağız.. Kamburlarımızda, urlardan, kistlerden, safralardan, ağırlıklarımızdan kurtulmamız gerek.. Çıkartılan personelin yerine yenileri geliyor ya da oraya göz diken bir başka “Paralelcik” gelmeye çalışıyor.. Bir de Paralelcilerden boşalan yeri kapmaya çalışan birileri var..

Galip Öztürk aleyhindeki Paralel hakimlerin verdikleri karar da bozuldu. Bu karar benzer davalar için de emsal teşkil edecek. Aslında haksızlığa uğrayan dava sahipleri bu işin peşini bırakmamalı, hem karar düzeltme talep etmeli, hem de geçen zaman içinde uğradıkları hak kaybı ve manevi zararların tazmini için dava açmalılar. Yapanın yanına kâr kalmamalı..

Bu adamlar FET֒cülerin taleplerini yerine getirmeyen işadamlarının iş yerlerine polis, maliyeci, bankacı, sigortacı, belediye diye baskın yapmışlar, mahkemelerde süründürüp, mallarına mülklerine el koymuşlar. O adamların bu işin nasıl böyle fütursuzca yaptıkları şimdi daha iyi anlaşılıyor.. Adamlar kendilerini la yüs’el görüyor. Kendilerinden çok eminler.. Hem maddi, hem manevi korumaları var.. Kimseyi önemsemiyorlar. Bunlar o güne kadar vurmuşlar ve almışlar, kimsenin de sesi çıkmamış.. İstihbarat ellerinde, siyaset, bürokrasi, yargı ellerinde.. Kendilerinden kim hesap sorabilir ki!

Koskoca devlet başedemiyorsa, ordu ve polis başedemiyorsa kim böyle bir güce itiraz edebilir ki! Geriye tek yol kalıyor, itaat etmek, boyun eğmek.. Adam zaten “kâinat imamı”. Haşa Allah’la doğrudan görüşüyor..

Bu kahredici gücün şefkat kanatları altına girersen bir de ihya etme özelliği var. “Havuç mu yemek istersin, sopa mı”. Bu zalimler böyledir. Üstlerine karşı yaltaklanırlar, altlarındakini ezerler. İsrail, ABD, İngiltere karşısında, Vatikan’da süt dökmüş kedi gibiler, ama astlarına karşı acımasızlar.. Kaba, küstah, tehditkâr, asık suratlı.

Hem geçmişin hataları düzeltilmeli, hem de bu hainlerden hesap sorulmalı.. Yapanın yanına kâr kalmamalı. Halk hesap sormayı öğrenmeli. Daha hesap sorulacak başkaları da siyasiler, bürokratlar, yiyici belediyeciler.. Hani derler ya “Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste”. Halk artık uysal koyun olmadığını göstermeli. Emperyalistlere HAYIR diyebilen bir devlet, ve devletin içindeki yiyici siyasilere ve bürokratlara HAYIR diyebilen bir halk.. Darbecilere verilen dersi, içimizdeki hainlere de vermeliyiz. Selam ve dua ile..





İstihbarat Servisi
Kumpaslarla hayatı kararan işadamı Nusret Argun'un mal varlığına konan tedbir kararı, paralel yapının polisi ve yargıyı nasıl 'bir mafya tetikçisi gibi' kullandığını tescilledi. Argun'un 500'e yakın menkul ve gayrimenkulüne tedbir koyan mahkeme, içlerinden yalnız bir konutu hariç tuttu; o ise bir cemaat üyesinin çıktı
İSTİHBARAT SERVİSİ
27 MART 2014, 00:00
YENİ ŞAFAK

Paralel yapının uydurma delillerle tutuklayıp 180 yıl hapse mahkum ettiği Okyanus Şirketler Grubu'nun sahibi Nusret Argun Anayasa Mahkemesi kararıyla tahliye olduktan sonra paralel yapının nasıl bir kumpas kurduğunu deşifre etti. Argun'un tüm malvarlığına Anayasa'ya aykırı olmasına rağmen konulan genel tedbir kararı, paralel yapının polis ve yargıyı tetikçi olarak kullandığını tescilledi. Tedbire gerekçe olarak ise dosyada bile olmayan hayali bir yazışma gösterildi. Bu yazışmaya göre Argun, 2004 yılından önce hiçbir mal varlığı bulunmazken 2004-2008 arasında birbenbire onlarca gayrimenkul sahibi olmuştu.
Argun, 2004 yılından önce sahibi olduğu 256 adet gayrimenkule ilişkin tapu kayıtlarını mahkemeye sunmasına rağmen 5 bin kişinin çalıştığı 18 şirket ve 500'e yakın menkul ve gayrimenkulüne konulan tedbir tam 6 yıl kaldırılmadı. Tedbir kararındaki bir ayrıntı ise cemaatin pervasızlığına pes dedirtti: Argun'un müteahhitliğini yaptığı ve parasını alıp henüz tapusunu teslim etmediği sadece bir daireye tedbir konulmadı. O daire, cemaate bağlı bir üniversitenin mütevelli heyeti üyesinin şirketine ait çıktı. Bu rezalet, sözkonusu kişi cezaevindeki Argun'dan tapuyu isteyince ortaya çıktı. Argun, tedbir rezaletini şöyle anlattı:

TAM 8 AY BEKLETTİLER

'Mahkemeye defalarca yazı yazıp tedbire gerekçe gösterdikleri yazışmayı istedik. Cevap veremediler. Çünkü benim 2004 öncesi gayrimenkullerimin çok az olduğunu gösteren bir yazışma yoktu ellerinde. Zaten olamaz da. Çünkü 256 adet gayrimenkulümün 2004 öncesine ait olduğunu ispat ettim. Tüm bu girişimlerime rağmen 2. Mahmud döneminde kaldırılan ve bugün Anayasa'da kesin olarak yasaklanan 'genel müsadere' kararını uyguladılar. Mallar üzerinde tedbirin kaldırıldığını gösteren yazı da karar açıklandıktan 8 ay sonra yazıldı. Çocuğumun kredi kartlarına varıncaya dek, menkul, gayrimenkul, şirket hissesi... 500'e yakın menkul ve gayrimenkulün hemen hepsine tedbir koydular. Yalnız ikisi hariç...'

İŞTE O SKANDAL

'Müteahhitliğini yaptığım Yeniyol Konakları'ndan daire satın alan Mevlana Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Ali Egemen'in ortağı olduğu Referans Denetim şirketine ait, henüz tapusu teslim edilmeyen daireye tedbir konulmadı. Aslında paralel yapıya mensup olduğunu bildiğimiz bu kişi, o dönemde satın aldığı dairenin tapusunu almamıştı. Sadece o daireye tedbir konulmamış... Durumu, bu kişi tapusunu almak üzere şirkete müracaat edince anladık ve şaşırdık. Israrla tüm malvarlığımıza tedbir konulduğunu ifade ettik ama o kişi haklıymış. Bize delillerin bile gösterilmediği, gizlilik kararı olan dosyadan kimlerin haberdar edildiği de bu şekilde ortaya çıktı. Paralel yapı, kendi mensubunu açık bir şekilde korudu. El konulmayan diğer mal varlığım ise Energaz AŞ'deki yüzde 29'luk hissemdi. Servetime tedbir konduğu için bu şirketin sermaye artırımına olumlu cevap veremedim ve hisseyi satmak zorunda kaldım.'

Şebekeden SMS'li tuzak

Argun, ailesine de çeşitli şekillerde kumpas kurulmaya çalışıldığını söyledi. Adana Özel Yetkili Nöbetçi Mahkemesi tarafından 2008 Eylül ayında tutuklandığını hatırlatan Argun, eşi Fikriye Argun, Personel Müdürü Abdullah Koyuncu'nun eşi Sevinç Koyuncu, İhale İşleri Müdürü Yıldıray Kocamaz'ın eşi Nursel Kocamaz'ın telefonlarına para talep eden mesajlar geldiğini anlattı. 'Ben başsavcıyım, hakimim, eşinizin avukatıyım' minvalinde gelen mesajlarda tahliye, iddianameyi çabuk yazdırma karşılığı para talebinde bulunulduğunu anlatan Argun, 'Şimdi anlıyorum ki bu mesajlar bizlerin tutuklanmasıyla zor durumda kalan eşlerimizin adliye mensuplarına para teklif ettikleri gibi bir mizansen oluşturulması için paralel yapı tarafından hazırlanmış. Suç duyurusunda bulunduk, ancak numaraların kime ait olduğu tespit edilmedi ve olayın üzeri kapatıldı' şeklinde konuştu.

Polisler belgeleri unuttu

İhale dosyasında bazı belgelerin eksik olması nedeniyle, ihaleye fesat karıştırıldığı iddialarının ortaya atıldığına vurgu yapan Nusret Argun şunları söyledi: 'Sağlık Bakanlığı müfettişlerince düzenlenen raporda belgelerin dosyada mevcut olduğu belirtildi. Emniyet yetkililerinin hastaneden bazı dosyaları almayı unuttukları için böyle bir durumun ortaya çıktığı tespit edildi. Eksik olduğu belirtilen belgeler rapor şeklinde mahkemeye sunuldu fakat mahkeme dikkate almadı.'

Kopya sayfada isimler farklı

Nusret Argun'un yargılandığı davadaki hukuk garabetlerinden biri, iddianamede 739 numaralı sayfadan iki adet bulunması ve her sayfada aynı suçlamalarla farklı isimler için ceza talep edilmesiydi. Argun, kelimesi kelimesine aynı olan iki adet 739. sayfanın iki versiyonundan birinde Konya Meram Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin Başhekimi Dursun Odabaşı suçlanırken diğerinde ise aynı suçları Başhekim Yardımcısı Mustafa Parlayıcı'nın işlediğinin iddia edildiğini kaydetti. Argun, 'Bu durum kumpasın bile ne kadar özensiz hazırlandığını gözler önüne seriyor' dedi.

Üst mahkeme: Amacınız farklı!

TMK 10. Maddesiyle görevli Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan işadamı Nusret Argun, tahliye için bir üst mahkeme olan 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurdu. İddialara göre mahkeme başkanı tahliye yönünde görüş bildirmesine rağmen tahliye talebi reddedildi. Mahkeme Başkanı ise red kararına şu şerhi düştü: Sanık Nusret Argun'un tutuklulukta geçirdiği süreye ve Anayasa Mahkemesi'nin değişik tarihlerdeki kararları ve bu kararlar yönünden verilen yerel mahkeme kararlarına göre makul tutuklama süresi aşılmıştır. Sanık Nusret Argun hakkında uygulanan ceza maddelerinin içerikleri ile rüşvet suçundan üye hakimlerden bir tanesinin karşı oy kullanması gibi nedenler dikkate alındığında sanık Nusret Argun'un tutukluluğunun devamı kararı, tutuklanmadan beklenen am acın dışına çıkıldığını göstermektedir. Ayrıca sanık hakkında ceza miktarı gerekçe gösterilmesine göre sanığın kaçmasını engelleyecek adli kontrol hükümlerinin uygulanabileceği de göz önünde tutulmalıdır.'

Ñnnnnnnnnnnn

Toggle navigation

Ana Sayfa*****/*****Cem Küçük

Bu yazıyı okuyunca "Allah'ım akıl sağlığımı koru" diyeceksiniz!

11.01.2019

Cem Küçük

Tüm Yazıları

Bu yazıya başlarken cümleleri yazıp yazıp sildim. Nasıl başlayacağımı bir türlü bilemedim. Çünkü konunun o kadar çok ayağı var ki, *****neresinden tutayım bilemedim. Okuyunca siz de hak vereceksiniz.

FETÖ'yle mücadelenin ne kadar önemli olduğu herkesin malumu. Başkan Erdoğan salı günü grup toplantısında FETÖ için*****"Sonunuz geldi"*****dedi. Doğru ancak bazı tahliyeler ve beraatları akılla izah etmek imkânsız. *****Özellikle FETÖ'nün iş dünyası yapılanmasındaki mahkeme sonuçları herkesi bezdirdi.*****İzmir'de Ahmet Küçükbay, Denizli'de Aynes, Bank Asya ortağı Tacettin Negiş, Adana'da Karteks*****vb. skandal kararlar çıktı. Ne var ki en skandal karar Konya'dan geldi.

Konya'da herhangi birine en birinci FETÖ'cü kim deseniz akla "Ali Eğemen" geliyor. Konya iş dünyasını 2005-2016 arası FETÖ adına haraca kesen bu şahıs 2016 Ağustosu'nda tutuklanıyor.**********05.08.2016 tarihinde şüpheli olarak alınan ifadesinin ilgili kısmında,*****“….mütevelliye seçilecek olan isimlerin yapının ideolojisini daha yakından benimsemiş, söz dinleyen, yorumlamayan ve itaat eden insanlardan seçildiğini ve bu seçilen kişilerin ekonomik anlamda daha büyük sorumluluk aldıklarını duyuyorum. Mütevelli oluşturulmasının amacı bence yurt, okul vs. gibi kurumların yapılmasının temin edilmesi kısmen finansı ve takibi içindir. …..” şeklinde beyan veriyor.

FETÖ mağduru iş adamı Nusret Argun'un ifadelerinden ve bu ifadelerden yola çıkılarak başka bilgi sahiplerinin de ifadelerine başvuruluyor. Nusret Argun*****himmet*****vermediği için FETÖ'nün kumpasları ve yalanlarıyla, yani Ali Eğemen öncülüğünde FETÖ'cü polis ve savcılarla hayatı karartılmak isteniyor.***** Birçok malına mülküne el konuluyor. 66 ay gibi bir süre içeride haksız yere yatan Nusret Argun Konya'daki en büyük mağdurlardan.

Ali Eğemen ve şirketi Referans YMM A.Ş. tabiri caizse iş adamlarını korkutuyor ve tehdit ediyor.*****Bu şirket Konya'da kurulduğu günden beri Maliye Bakanlığı'nda inceleme elemanları alanında büyük bir şebeke kuruyorlar.*****"Bizim şirketle çalışanlar Vergi Dairesi ve Maliye Bakanlığı sizi denetlemezler"*****algısını herkesin kafasına yerleştiriyorlar.***** Konya Vergi Dairesi'nde bile,*****"Sizin işiniz Meram Yeni Yol'da Referans YMM A.Ş.'de çözülür"*****diyorlar.

Bu ara nottan sonra, Argun'un ifadeleriyle MASAK, Ali Eğemen ve şirketi Referans YMM A.Ş.'yi incelemeye alıyor. 93 sayfalık bir rapor yazıyor.*****TCK'nın 282. maddesi, "Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerleri aklama"yla ilgilidir. Aklama suçu öncül suçu işleyen kişi tarafından işlenebileceği gibi bir başkası tarafından da işlenebilir. Aklama suçunun öncül suçun faili ile diğer kişilerce birlikte incelenmesi de mümkün.*****İşte MASAK, Ali Eğemen'in 2007-14 arası bütün hesaplarını inceliyor.

Ekte Ali Eğemen üzerine kayıtlı sayısız gayrimenkulün çizelgesini bulacaksınız. Yedi yılda Ali Eğemen'in gayrimenkul alım satımından elde ettiği*****Değer Artış Kazançları*****yüzlerce, hatta binlerce.*****Gayrimenkullerinin satın alma harç matrahı ne kadar biliyor musunuz?*****Sıkı durun, tam tamına*****9.056.600 TL.*****Yazıyla dokuz milyon elli altı bin altı yüz lira.

MASAK raporun final kısmında aynen şöyle yazıyor:*****"2008-2014 arası Ali Eğemen TCK'nın 282. maddesinde tanımlanan aklama suçunu işlediği, kaynağında izah edilemeyecek kadar fazla artış olduğu ve aklanan toplam suç geliri ve bunun müsaderesi ile ilgili değerlendirmeyi Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın takdirine bırakıldığı..."*****Aynı raporda,*****"6415 Sayılı terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanunun 4. maddesinin 1. fıkrası kapsamında 2008 yılında Gevher Sultan Eğitim Kültür ve Araştırma Vakfı'na bağış yapmak suretiyle fon sağladığı..."

Peki, bu rapora, onlarca kişinin tanıklığına, Ali Eğemen'in kendi itiraflarına rağmen Konya'daki yargıçlar ne yapıyor? Gene sıkı durun.*****2016 Ağustosu'nda tutuklanan Ali Eğemen itirafçı olduğu gerekçesiyle adli kontrol şartıyla 5 Mayıs 2017'de tahliye ediliyor.*****Bu arada tüm şirket ve mal varlığına kayyum atanıyor ve*****TMSF'ye devrediliyor. Ancak iş bununla da sınırlı kalmıyor.

FETÖ adına büyük sanayi kuruluşlarından*****himmet*****toplayan, topladığı paralarla FETÖ adına binlerce gayrimenkuller alan ve yüksek gelirler elde eden*****Referans YMM A.Ş.'nin sahibi yeminli Mali Müşavir Ali Eğemen Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 9 Ağustos 2018'de beraat ettirildi ve FETÖ adına aldığı bütün mülkleri ve parası iade edildi.*****Ayrıca*****Yeminli Mali Müşavirlik*****ruhsatı iptal edilmiyor ve mesleğini icra etmeye devam ediyor. Ali Eğemen elini kolunu sallaya sallaya, paşalar gibi Konya sokaklarında gezmeye devam ediyor.

Konya'da bu kararı alan yargıçlara iki şey soracağım. 15 Temmuz'da şehit olan 251 insanımız aklınıza geliyor mu? Gece yatarken vicdanınız rahat mı? Başka sorum yok. FETÖ'cüleri aklayan, kollayan, para karşılığı tahliye edilmesinde katkısı olanları da Allah'a havale ediyorum.

*****

********************
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 01-12-2019, 08:36   #1800
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

paylaş

FETÖ için milyonlar topladı beraat ettiKonya’da FET֒ye ait Mevlana Üniversitesi kurucu üyesi olan yeminli mali müşavir Ali Eğemen, 17 yılla yargılandığı örgüt yöneticiliği davasından beraat etti

HALİT TURAN

HaberlerGündem

Cumartesi 12.01.2019

Konya'da, 10 yıl önce FETÖ'cü emniyet müdürü Anadolu Atayün'ün kumpasıyla düzenlenen "Final" operasyonunda, 232 kişiyle birlikte tutuklanan iş adamı Nusret Argun, 17-25 Aralık'ın ardından cezaevinde FETÖ'den şikâyetçi oldu. Argun, mal varlığına el konulurken sadece FETÖ'nün Konya'daki en önemli isimlerinden Referans Yeminli Mali Müşavirlik firması ortakları Ali Eğemen ve Mustafa Yaman'ın kendisinden sözleşmeyle satın aldığı iki daireye el konulmadığını bildirdi.
Polis Mevlana Üniversitesi'nin kurucu üyesi ve örgütün mütevelli heyetinde olduğu belirlenen Eğemen'de, himmet için kendisine zimmetlenen iş adamlarının listesini ele geçirdi. 15'den fazla iş adamı da himmet verdiğini söyleyince, 23 Mayıs 2015'te örgüt yöneticiliğinden tutuklanan Eğemen'in mal varlığına el konuldu. Türkiye Serbest Muhasebeci ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği yönetim kurulu üyesi A.İ., "Referans Yeminli Mali Müşavirlik Şirketiyle sözleşme yapanları Maliye Bakanlığı incelemiyordu. Tehdit ederek 80'den fazla şirketle anlaşma yaptılar. İş dünyasının parası FETÖ'ye aktarılırdı" dedi.
"Terör örgütü yöneticiliği ve görevi kötüye kullanmaktan" 17 yıl hapsi istenen Eğemen etkin pişmanlıktan faydalanarak itirafçı olmak istedi. Ancak Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi Eğemen'i, 9 Kasım 2016'da itirafçı olmadan tahliye etti. Mahkeme MASAK'ın Eğemen ile ilgili "Şirketinde 6 milyon kaynağı belirsiz para artışı, 2 milyon 200 bin lira kaynağı belli olmayan gideri var.Örgüte ait vakfa bağış yaptı ve para akladı. Faaliyetlerine 17-25 Aralık 2013 sonrası yani 2014'te de devam etti" şeklindeki raporunu görmezden geldi. Mahkeme 17-25 Aralık sürecinden sonra, Eğemen'in örgütle ilişkilendirilebilecek eylemlerinin tespit edilemediği, inandırıcı delil elde edilemediğini kaydetti
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
arsivlemesem olmazdi, arşiv, arşivlemesem olmazdı, blog, blogspot, sitesi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı



Şu Anki Saat: 14:25


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com