www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > MESLEKİ KATEGORİ > İdari Kurumlar / TIP Eğitim Kurumları > ÖSYM

1612 (1 Kayıtlı Ve 1611 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 12-04-2017, 12:19   #21
toiyeuvietnam
Sadece Üye
 
Üyelik tarihi: 26.09.17
Mesajlar: 2
Tecrübe Puanı: 0
toiyeuvietnam is an unknown quantity at this point
Standart

Alıntı:
elfida´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Resmi Gazete'de yay�mlanan karara g�re, B�lent Ecevit �niversitesi Rekt�r� Prof. Dr. Mahmut �zer, �l�me, Se�me ve Yerle�tirme Merkezi (*****�SYM) Ba�kanl���na atand�. Peki, yeni �SYM Ba�kan� Mahmut �zer kimdir? ��te Mahmut �zer hakk�nda merak edilenler... Resmi Gazete'de yay�mlanan karara g�re,�SYM*****Ba�kanl���na Prof. Dr. Mahmut �zer'in atanmas�n�n 6114 say�l� �l�me, Se�me ve Yerle�tirme Merkezi Ba�kanl���n�n Te�kilat ve G�revleri Hakk�nda Kanun'un 4'�nc� maddesi gere�ince uygun g�r�ld��� belirtildi MAHMUT �ZER K�MD�R? (YEN� �SYM BA�KANI) Mamhut �zer, 1970 y�l�nda Tokat'ta d�nyaya geldi. �lk ve orta e�itimini Tokat'ta tamamlayan �zer, �stanbul*****Teknik �niversitesi (�T�) Elektronik ve Haberle�me M�hendisli�i B�l�m�nden 1992'de mezun oldu. Karadeniz Teknik �niversitesi (KT�) Fen Bilimleri Enstit�s� Elektronik M�hendisli�i Ana Bilim Dal�nda y�ksek lisans ve doktoras�n� tamamlad�. 1992-94 y�llar� aras�nda Devlet Hava Meydanlar� ��letmesi Genel M�d�rl��� Dalaman Havaliman�nda elektonik m�hendisi olarak �al��t�. Daha sonra 1994-2002 y�llar�nda da Gaziosmanpa�a �niversitesi Tokat Meslek Y�ksekokulu Elektrik Program�nda ��retim g�revlisi olarak �al��malarda bulundu. 2002 y�l�n�n Temmuz ay�nda Zonguldak Karaelmas �niversitesi M�hendislik Fak�ltesi Elektrik-Elektronik M�hendisli�i B�l�m�nde yard�mc� do�entlik g�revine ba�lad�. 2005-10 y�llar�nda ayn� �niversitede do�ent olarak g�revini s�rd�rd�. 2010 y�l�n�n Temmuz ay� itibariyle profes�r olarak atanan �zer, 28 Kas�m 2010 tarihinde B�lent Ecevit �niversitesi Rekt�rl���ne atand�. �slam D�nyas� Kalite G�vence Ajanslar� Birli�i (AQAAIW) Ba�kan� ve T�rk Standardlar� Enstit�s� (TSE) Genel Kurul �yesidir. Ekim 2017'de �l�me, Se�me ve Yerle�tirme Merkezi (�SYM) Ba�kanl���na atanan Prof. Dr. Mahmut �zer, evli ve �� �ocuk babas�d�r
Camera hÃ*****nh trình 4k GS63H (Wifi – GPS -4K) lần đầu tiên đã xuất hiện tại thị trường Việt Nam. vÃ***** có thể nói camera hÃ*****nh trình GS63H lÃ***** một sản phẩm tiên phong về cộng nghệ – lÃ***** đỉnh cao cho sá»± trải nghiệm.

CAM KẾT HOÀN TIỀN 100% NẾU QUÝ KHÁCH KHÔNG HÀI LÒNG VỚI BẤT CỨ LÝ DO GÌ

Camera hÃ*****nh trình 4k GS63H

Camera hÃ*****nh trình 4k GS63H (Wifi – GPS -4K)

Camera hÃ*****nh trình AZDOME GS63H được trang bị cấu hình phần cứng cá»±c kỳ mạnh mẽ với chipset Novatek NT96660, cảm biến ảnh OmniVision 4689, góc quay lên tới 150 độ. Nhờ đó những clip video hÃ*****nh trình vô cùng sắc nét vÃ***** mượt mÃ*****.

Được trang bị GPS tÃ*****ch hợp bên trong AZDOME GS63H trở nên vô cùng tối giản vÃ***** gọn nhẹ, khả năng bắt sóng GPS cá»±c nhanh, nhạy vÃ***** ổn định.

Váº*****n tốc hiển thị trá»±c tiếp trên mÃ*****n hình camera hÃ*****nh trình AZDOME GS63H khi xe đang di chuyển cá»±c TO vÃ***** RÕ mang đến trải nghiệm tuyệt vời khi người lái xe có thể quan sát trá»±c tiếp được váº*****n tốc khi đang di chuyển. Camera hÃ*****nh trình AZDOME GS63H hỗ trợ cảnh báo tốc độ bằng giọng nói tiếng Việt. Người dùng có thể cÃ*****i đặt các giới hạn tốc độ cảnh báo: 80/100/120km/h.

Camera hÃ*****nh trình GS63H quay ban ngÃ*****y

Camera hÃ*****nh trình 4k GS63H ghi hình ban ngÃ*****y

Đặc biệt, AZDOME GS63H được trang bị Wifi cá»±c mạnh cho phép kết nối với điện thoại thông minh qua ứng dụng #Lerccenker (hỗ trợ cả thiết bị iOS vÃ***** Android). Nhờ đó người dùng có thể xem vÃ***** tải video hÃ*****nh trình ngay trên điện thoại mÃ***** không cần tháo thẻ nhớ ra khỏi thiết bị camera hÃ*****nh trình. Ở khoảng cách 15m, kết nối Wifi vẫn cho tốc độ cao vÃ***** ổn định, điều mÃ***** các sản phẩm camera hÃ*****nh trình hỗ trợ Wifi trước đó không thể lÃ*****m được.

AZDOME GS63H được trang bị phần mềm (firmware) hoÃ*****n toÃ*****n bằng tiếng Việt giúp người dùng loại bỏ mọi khó khăn trong quá trình sá»***** dụng sản phẩm.

Với tÃ*****nh năng trông xe dá»±a trên cảm biến rung động cá»±c nhạy. AZDOME GS63H sẽ tá»± báº*****t ghi hình khi có xe khác hoặc người chuyển động ngang qua.

Camera hÃ*****nh trình GS63H quay ban đêm

GS63H ghi hình ban đêm cực nét

Thông số giúp camera hÃ*****nh trình GS63H nổi báº*****t

Thông số kỹ thuáº*****t giúp gs63h nổi báº*****t

1. Độ phân giải mÃ*****n hình chuẩn 4K Ultra HD

2. TÃ*****ch hợp tÃ*****nh năng định vị GPS.

3. Góc quay ống kÃ*****nh lên đến 150 độ

4. Tự động kết nối ứng dụng trên điện thoại

5. Trang bị cảm ứng gia tốc G- sensor

6. Chế độ đỗ xe thông minh

7. MÃ*****n hình LCD 2.4 inch

8. Bộ vi xá»***** lý mạnh mẽ

9. Chế độ quay phim ghi đè liên hoÃ*****n

LẮP ĐẶT TẬN NÆ*****I – HƯỚNG DẪN TẬN TÌNH CHI TIẾT

Tỉnh thÃ*****nh khác:

Gá»*****i hÃ*****ng COD -> Chuyển hÃ*****ng -> Nháº*****n hÃ*****ng – Thanh toán -> Hướng dẫn lắp & sá»***** dụng.

GỌI: 0982 866 939 – 0936 162 269

Báº*****N ĐANG LO LẮNG MUA VỀ KHÔNG LẮP ĐƯỢC ?

Đối với khách hÃ*****ng mua hÃ*****ng gá»*****i qua đường bÆ°u điện thì 99% các bạn đang lo lắng khi nháº*****n hÃ*****ng có lắp đặt được không? Dưới đây chúng tôi xin trình bÃ*****y chi tiết các bước đi dây để lắp đặt cho camera hÃ*****nh trình cho xe ô tô.

>> Hướng dẫn lắp đặt camera hÃ*****nh trình cho xe ô tô

chi tiết: http://saovietjsc.vn/san-pham/camera...rinh-4k-gs63h/
toiyeuvietnam isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

     

Alt 12-21-2017, 07:00   #22
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
elfida´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (*****ÖSYM) Başkanlığına atandı. Peki, yeni ÖSYM Başkanı Mahmut Özer kimdir? İşte Mahmut Özer hakkında merak edilenler...

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre,ÖSYM*****Başkanlığına Prof. Dr. Mahmut Özer'in atanmasının 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 4'üncü maddesi gereğince uygun görüldüğü belirtildi

MAHMUT ÖZER KİMDİR? (YENİ ÖSYM BAŞKANI)

Mamhut Özer, 1970 yılında Tokat'ta dünyaya geldi. İlk ve orta eğitimini Tokat'ta tamamlayan Özer, İstanbul*****Teknik Üniversitesi (İTÜ) Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümünden 1992'de mezun oldu. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Bilimleri Enstitüsü Elektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalında yüksek lisans ve doktorasını tamamladı.

1992-94 yılları arasında Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü Dalaman Havalimanında elektonik mühendisi olarak çalıştı. Daha sonra 1994-2002 yıllarında da Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tokat Meslek Yüksekokulu Elektrik Programında öğretim görevlisi olarak çalışmalarda bulundu.

2002 yılının Temmuz ayında Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünde yardımcı doçentlik görevine başladı. 2005-10 yıllarında aynı üniversitede doçent olarak görevini sürdürdü. 2010 yılının Temmuz ayı itibariyle profesör olarak atanan Özer, 28 Kasım 2010 tarihinde Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörlüğüne atandı.

İslam Dünyası Kalite Güvence Ajansları Birliği (AQAAIW) Başkanı ve Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Genel Kurul Üyesidir.

Ekim 2017'de Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığına atanan Prof. Dr. Mahmut Özer, evli ve üç çocuk babasıdır
tam 1 yıl öncede aynı hikayleri anlatıyodu.

martineden in ********************************************* teki yazısı hala geçerli.. neyseki ank ahmet*****

"Videoyu paylaşmışlar izleme fırsatım oldu ama detaylı inceleyemedim gerekli incelemeyi yapıp yalanlarını teker teker hem yazıcam hemde görüntülü video yapıcam . Madem video daha etkili oluyor . Onu da sildirmeye çalışcaklar ama olsun . Videoyu izleyenler varsa bana burdan ya da özel mesajdan yazsınlar gördükleri yalanları kendi hazırladığım video ya koyayım.
Benim ilk etapta bildiklerim : diyorki tusdata şuana kadar hangi soru yanlış dediysek iptal oldu eninde sonunda . ( en son DUS SINAVI 3 soruya itiraz edildi 2 soru iptal edildi. 1 soruyu mahkemeye götürdü data bilirkişi soru doğrudur dedi iptal etmedi.)*****
Birincileri nerden bilebiliriz ? Diyor .
Birinci adayları tusem ve tusdata da biliyor . Hepimiz biliyoruz bunu . Şuan benim bildiğim hacettepeden bir arkadaş çok yüksek bir net yaptı.
Derece için gelmesinler bizim dershaneye diyor. Derece önemsiz diyor ? Sayfasına bakın her tus tus birinci ve dereceleri ile röportaj yapıyor bas bas bağırıyor . Madem önemli değil sen niye onlar üzernden reklam yapıyorsun ??
Kendi kaynaklarımızda yanlış olmasına rağmen pankreatit sorusuna itiraz ettik diyor . Arkadaşlar bilgi değişen bilgi . Ve tüm genel cerrahi ses kayıtlarını dinleyin bıradan göreceksiniz hocalar (l.kodal olsun a.cubukçu olsun ) özellikle değişti idiyopatik en sık diyorlar . O yüzden itiraz ediliyor .*****
Bu mahkeme süreci 50 gündür dava birleşsin diye uğraşmış . İyi de iki davayıda sen açtın TUsDATA !! Birleştirmek için uğraştık diyorsun ? Baştan tek açsaydın ??? Hemde yanlışlığını 10 yıllık bir türkçe kaynak göstererek ispatlamaya çalıştığın soruyu.*****

Farkettiyseniz en kritik sorular es geçilmiş.
Profilaktik dava açmışlar yani bundan sonra her tus bu dava açılacak ve TUSDATA kendi dediği olana kadar davayı uzatacak .
Utanmadan diyorki sende istedğin sorulara dava aç banane kardeşim . Sonra da diyorki herkes toplasın mahkeme başkanına baskı yapsın .*****
Kim doğru yaptığı soruya dava açar allasen . Bu eylül tusu 70 günde-80 günde açıklanırsa bunun 55-60 günü sırf TUSDATA NIN mikrobiyoloji sorusuna ayrı dava tek başına dava açması nedeniyle olmuştur. 55-60 gün 2 ayı hangi 1 soru ile karşılayacaksın acaba ?*****

Not : ayrıntılı incelemem ilk mesajımda güncelenecektir. Mesajlarımda hareket yoktur . Modlara ve admine seslenirim .*****
Sadece şunu belirtmek isterim 2 saatlik videoyu izlerken aklıma başka bir program geldi .*****
-inş hocam . Doğrudur hocam .
-ne kadar da güzel konuştunuz hocam*****
- biz sizi tanıyoruz hocam .
-sizce nasıl olmalı hocam.*****
Sürekli böyle buna benzer konuşmalar ."


"20 Eylül 2015 tarihinde Tıpta Uzmanlık Sınavı yapıldı. Bu sınava giren 10.000 i aşkın doktorlardan biriyim sadece. Hali hazırda 2 senedir mesleğimi layığıyla yerine getirmekteyim. İlk kez cidden hazırlanabilme fırsatı bulduğum sınava bir dershane tarafından yanlış soru olduğu düşüncesiyle dava açılmış. Bu dava sürecinde dershane yetkilileri birkez bile açıklama yapmamıştır. Benim gibi bekleyen doktor meslektaşlarım her gün sınav açıklanacak mı diye beklemek zorunda kalmıştır. Ancak Ösym en sonunda açıklama yapmış, resmi twitter adresinden süreç ile ilgili bilgi vermiştir. Bu bilgilendirme sonrası davayı açan dershane yöneticisi hemen bir video yayınlayıp kendini aklamaya çalışmış ve bizim arkamızda olduğunu söylerek kandırmaya çalışmıştır. Bu noktaya gelinene kadar kendilerinin sponsor olduğu*****www.*************************.com*****sitesinden moderatör ve yöneticiler vasıtasıyla hukuk sürecini bizlerden saklamış ve tüm dikkati, tepkiyi ösym nin üstüne atmayı başarmıştır. Kendi dershane hocaları tarafından facebook üzerinden şimdi açıklanacak bu ay açıklanacak diyerek bütün doktor arkadaşları oyalamış ve dava sürecini gizlemiştir. Halbuki bu kadar çok adayın girdiği ve uzman olmak için çabaladığı sınavda bizleride ilgilendiren bu sürecin paylaşılması gerekirdi.
Davalar öğrenildekten sonra TUSDATA tus dershanelerinin sahibi de olan Sami Selçuk Biricik bir açıklama yapmak zorunda kalmıştır.*****
Açıklama linktedir ;*****
Kendilerinin isimlerine ne derse desinle bu kurum açık bir şekilde dershanecilik yapmaktadır. Bir kurs parası 8000 tl civarında değişmektedir. Hocalar devlet ve üniversite hastanelerinde hali hazırda çalışmakta olan hocalardır.*****
Bu açıklama sonrası mahkeme ile ilgili tekrar bir bekleme süreci başladı ve herhangi bir bilgilendirilme olmadı. Ancak baskılara dayanamayan dershane yönetimi tepkileri azaltmak için dava avukatı av.Burhan Özkaya tarafından açıklama yaptırıldı.*****
Avukatın açıklaması ;*****


DEĞERLİ ARKADAŞLAR*****

Malumunuz olduğu üzere 2015 yılı Eylül ayında yapılan TUS’da bir kısım hatalı sorular olduğu düşüncesi ile sınava giren bazı doktor arkadaşlarımızın bizi vekil tayin etmeleri üzerine hatalı soruların iptali için dava açtık. Yasada bu davaların açılabilmesi 10 gün ile sınırlı olması sebebiyle ilk etapta 6 sorunun iptali için dava açtık.*****

Sonrasında dava açan doktor arkadaşların bir mikrobiyoloji sorusunun da hatalı olduğuna dair textbook referansı getirmeleri sebebi ile 2. Bir dava açmak zorunda kaldık. Hukuken 2. Davanın 1. Dava dosyasına dahil edilmesi mümkün olmadığından davaların birleştirilmesi için ciddi bir çaba sarfettik ve davalar birleştirildi. Bir an önce sınav sonucunu bekleyen doktor arkadaşlarımızın mağduriyetini giderebilmek maksadı ile dosyaları memur eliyle Ankara Bölge İdare Mahkemesinden Ankara 5. İdare Mahkemesine getirdik.*****

Mahkeme de haklı olarak bilirkişi isimlerinin belirlenmesi için Ankara’da bulunan 4 tane üniversiteye 13.11.2015 tarihi itibarıyla yazı yazdı ve yazının tebliğinden itibaren 3 gün içinde cevap verilmesini istedi. Yine zamandan kazanmak için bu yazıları da hızlı posta ile üniversitelere tebliğ ettirdik. Bunlardan cevap verenler de oldu. Cevap verme süresi ise 19.11.2015 tarihi itibarıyla dolacak ve sonrasında Mahkeme bize ve ÖSYM’ye bilirkişilere itirazımız olup olmadığını soracak.*****

Biz Mahkeme ile yaptığımız görüşmede yazışmalar ile zaman kaybedilmemesi için “ÖSYM ile de görüşelim, taraflar olarak itirazımızın olmadığını da beyan edelim ve böylece dosya bir an önce tamamlansın” dedik.*****

ÖSYM de bizim gibi davanın bir an önce sonuçlanması için çaba sarf eder, bir kısım usuli işlemlerle zaman kaybına mahal vermez ise kanaatim o ki dava en geç Aralık ortasına kadar sonuçlanır.*****
Elbette sonuçların açıklanmaması doktor arkadaşlarımızı strese sokmaktadır. Bunun bilincindeyiz. Ancak bugüne kadar çok sayıda TUS’da hatalı soruların iptali için açtığımız davalar neticesinde yüzlerce doktor arkadaşımız daha üst tercihlerine yerleşebildiler ya da tekrardan tercih yapma hakkı elde ettiler. Ancak bu arada yerleştirmeler yapıldığı için aldıkları eğitimler, verdikleri emekler boşa gitti. Daha önce açılan davalar neredeyse 1 yıl civarında sürmüş iken son açtığımız dava yaklaşık 3 ay içerisinde neticelenecek. Bu sebeple biraz daha sabretmek gerekir.*****

Diğer taraftan bizim açtığımız davadan sonra ÖSYM, dava konusu ettiğimiz 3 adet soruyu iptal etti. Dolayısıyla hatalı sorular sebebiyle hakları ihlal olacak olan arkadaşlar esasında ciddi bir kazanım elde ettiler. Halen davası devam eden soruları da ilgili tüm tıp kamuoyu bilmektedir.*****

Gönül ister ki bu davalar en kısa sürede sonuçlansın. Hatta 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 20/B maddesi de bu hususta özel bir düzenleme getirdi ve yargılamanın hızlandırılması amaçlandı.*****

Ancak Ankara’da bir İdare Mahkemesinde yılda 3.000 tanenin üzerinde dava açılmakta. Mahkemeler iş yükü ve usuli işlemler altında ezilmekte. Fiili imkansızlıklar sebebiyle olması gerekenle olanın örtüşmediğini de görmekteyiz, yaşamaktayız. Sürecin hızlandırılması için elimizden gelen tüm çabayı sarfetmekteyiz.*****
Bu vesileyle tüm doktorlarımızın biraz daha sabretmelerini ve bu sınavda alacakları sonuçların da gönüllerince olmasını temenni ediyorum.*****

Av. Burhan ÖZKAYA


Açıklama 18.11.2015(sınav tarihinden 59 gün sonra) tarihinde yapıldı. Açıklama sonucunda öğrendiğimiz şey ise 50 gündür davaların birleştirilmesi için uğraştıkları ancak zaten iki ayrı davayı da kendilerinin açmış olmasıydı. Bu sürecin zaten asıl olarak uzamasının sebebinin kendilerinin olmasıydı. Binlerce doktorun planları ve hayatlarıyla sadece kendi adlarının anılması ve reklamlarının yapılması amacıyla oynamak zaten böyle vicdansız tek amacı para, kar olan bir kuruma yakışırdı zaten. Bunu anlayan birçok doktor arkadaş ,kendi sponsor oldukları ancak özgür bir alan dedikleri , *************************.com sitesinden atıldı. Şimdi anlaşılıyor ki kendi adları sanları daha çok duyulsun diye bu süreci kasıtlı olarak uzatmış durumdalar. Ancak bunu söyleyebilecek sesimizi duyurabilecek bir yer bulamadım. Sorulara açtıkları davalarda en sonunda ortaya çıkan vahim durum ise davayı açtırdıkları şahısın itiraz ettiği sorulardan birini doğru yapmış olduğu ortaya çıktı. Bunun neticesinde o soruya açılan dava iptal edildi. Elimize geçen açıklama :

Tüm 2015 Eylül TUS cularının merak ettiği 103 nolu sorunun akıbetini paylaşıyorum arkadaşlar.Mahkeme bilirkişi raporu olmadan soruyu nasıl iptal eder sorusunun cevabı da burda..Dava dosyasından aynen aktarıyorum:*****
"Ayrıca,dosya içerisinde mevcut davacının optik cevap formu ile cevap anahtarı karşılaştırma tablosunun incelenmesinden,davacının hatalı iddiasıyla iptalini istediği 'Klinik Bilimler Testi' 103. soruyu doğru cevapladığı görüldüğünden,bu sorunun iptali istemi açısından davacının menfaatini etkileyen bir durum olmadığından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun idari işlemler nedeniyle açılacak iptal davalarının ancak menfaatleri ihlal edilenlerce açılabileceğine yönelik 2. maddesi uyarınca davacının dava açma ehliyetinin olmadığı ve bu soruya yönelik olarak yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği sonuca varılmıştır."
Yukarıda paylaştığım video linkinde açık bir şekilde ÖSYM nin zaten 8 soruyu iptal ettiğini ancak bizim istediklerimizi etmediğini diğer iptal ettiği sorularının da aslında doğru olduğunu söylüyorlar. Halbuki sınav sonrası bir çok arkadaşımız o sorulara da itiraz dilekçesi vermişti. ÖSYM bunu görerek gerekli iptalleri yapmış. Ama bu dershane sahibi kendi istedikleri onlar olmadığı için doğru soruları iptal etti diyor. Halbuki iptal olan sorula açık bir şekilde yanlış sorulardı.*****
Buradan çıkan sonuç ise açık bir şekilde göstermektedir ki Sınav birincisini kendilerinden çıkarmak için art niyetli olarak beli sorular seçilmiş ve netler artırılmayı çalışılmaktadır. Bunu cezasını bizim gibi sisteme ses çıkarmayan ve ayak uyduran kurumların, devletin ve hukukun adilliğine inanan doktorlar çekmektedir. Her şeyden öte ailelerimiz nişanlımız, eşimiz ve çocuklarımız bu zor durumda bizim ile beraber sürünmektedirler.
Sizlerden ricam bizimde sesimizi duymanız ve ben ve benim gibi doktorları düşünerek ,ailelerini düşünerek adil olan adaletli olan neyse mümkün olan en hızlı biçimde yapılması için bizim için takipçi olmanızdır.*****

Saygılarımla "

"Asıl mesele o burada konuşalan o değil ama . Burada anlatılan sadece kendi istediği sorular iptal edilsin diye uğraşan ve kasıtlı olarak 2 ayrı dava açan bunun yüzünden bizi bekleten beklerkende hiç bir açıklama yapmayan tusdata.
Suan hiçbir duruşma görülmemiş biliyorsun demi hocam ? Sebep aynı avukat iki dava açmış ayrı ayrı birinde 6 soruya diğerinde 1 soruya . 1 soruluk dava birleşsin diye 50 gündür bekliyoeuz. Bunu anlayın ösym suçlu mu evet ama tusdata da masumu yada kurtarıcıyı oynamasın . Ayıptır. Kör değiliz yazı bununla ilgili"

düşün yakamızdan
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 12-23-2017, 18:10   #23
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
rev´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM'NİN BASIN AÇIKLAMASI
(29 Kasım 2011)
İnternet’te bazı forum sayfalarında ve belli bir kesim tarafından kamu kuruluşlarına ve yetkililerine gönderilen elektronik iletilerde 2011-KPDS Sonbahar Dönemi sorularının bazılarının yanlış olduğu ve soruların iptal edilmesi gerektiği iddia edilmektedir. Belli bir grup tarafından özellikle yapılan bu yönlendirmeler üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur:
Söz konusu sınavda 37., 52., 64., 68., ve 71. soruların hatalı olduğu, soruların iptal edilmesi ya da doğru cevap seçeneğinin değiştirilmesi gerektiği savı basına ve kamuoyuna pompalanmaya çalışılmaktadır. Ancak soruların hatalı olduğuna dair iddia ortaya koyanlar, kamu kuruluşlarına mail atanlar sınava girmiş adaylar bile değildir.
Diğer sorular yanında 37., 52., 64., 68., ve 71. sorular tekrar alanda uzman bilimsel bir heyet tarafından incelenmiş, sorularda herhangi bir hata bulunamamıştır. Adayların bu türden asılsız iddialara itibar etmemesini önemle rica ederiz.
Kamuoyuna ve basına saygıyla duyurulur.
ÖSYM BAŞKANLIĞI
Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
KPSS’deki kopyanın şifresi Asil’de mi?
Kılıçdaroğlu, Bakan Çubukçu’ya, sorular çalındığı için iptal edilen KPSS sorularının tamamını gören tek kişi olan ÖSYM uzmanı Mustafa Asil hakkında neden soruşturma açılmadığını sordu
BAHAR ATAKAN Ankara
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma, gözleri yeniden KPSS’deki kopya skandalına çevirdi. Soruların çalındığı iddiasıyla iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Testi’ndeki soruların tamamını gören tek kişi olan Mustafa Asil hakkında neden soruşturma açılmadığını soran Kılıçdaroğlu, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’dan yanıt beklediğini vurguladı.
Savcılığın, KPSS soruşturması kapsamında arama yaptığı ÖSYM’nin Test Araştırma Birimi’nde uzman olarak çalışan Asil’in, doktora için Kanada’ya gönderildiğini söyleyen CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter ise konuyla ilgili Çubukçu’ya iki kez soru önergesi yönelttiğini ancak, yanıt alamadığını belirtti. Serter, “Asil neden yurtdışına kaçırıldı?” diye sordu.
‘Neden soruşturma dışında?’
Kılıçdaroğlu, “KPSS’de sorular çalındı. Bu soruların tamamanı gören tek kişi var: Mustafa Asil. Soruşturma açılırken Kanada’ya gönderildi. Bir yıl süreyle doktora yapsın diye. Bir yılda doktora nasıl olacaksa? Bir yılı tamamlamadan geri geldi. Halen soruşturma kapsamı dışında, niçin? YÖK’ten sorumlu olan bakandan yanıt bekliyoruz. Bu kişi kimdir, neden soruşturmanın kapsamı dışında tutuldu?” dedi.
Serter araştırdı
Serter, Milliyet’e yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “ÖSYM Başkanı’na, ‘315 kişiyi neden YÖK’e devrettiniz’ diye ısrarla sordum. Yanıt olarak, ‘Bu insanlar şaibeli ve yetersiz’ denildi. Ancak, yeni eleman alımı yapılamadığı için bu insanlar 5 ay daha ÖSYM’de çalışmaya devam edecek. Bu kişilerin tümü hakkında soruşturma açıldığı, suçları kanıtlanamadığı halde, bir kişi için hiç soruşturma açılmadı. Bu kişi Mustafa Asil. Kanada’ya gönderiliyor, ancak 6 ay sonra geri gelip tekrar görevine başlıyor. Hakkında halen soruşturma açılmadı. Bu kişi soruların tamamını gören tek kişi ve dışarı kaçırılıp, soruşturmadan uzak tutuluyor. Çubukçu’dan yanıt alamadım.”
YÖK inceleme istedi
Edinilen bilgiye göre YÖK, iddialar üzerine ÖSYM’nin inceleme başlatmasını istedi. ÖSYM’den gelecek bilgilerin YÖK tarafından MEB’e iletileceği kaydedildi. İddiaya göre Asil, ÖSYM’nin soru biriminde görev yaptığı için edindiği özel bir şifre ile önceden gördü. Asil’in iptal edilen KPSS öncesinde izin istediği iddia edildi. Alınan bilgiye göre, halen Test Araştırma Birimi’nde uzman olarak görev yapan Mustafa Asil, Kanada’ya TÜBİTAK’tan aldığı eğitim bursu ile gitti. Asil, burs yarım dönemi kapsadığı için eğitimini tamamlayarak yakın zamanda Türkiye’ye geri döndü.

İKİ SORU ÖNERGESİ VERİLDİ, YANIT YOK
Serter, Çubukçu’nun cevaplaması için Meclis’e verdiği iki soru önergesinde şu ifadelere yer verdi:
1. ÖNERGE: Asil hakkında neden soruşturma açılmamıştır? Kendisinin şaibeli görülmeme sebepleri nelerdir?
2. ÖNERGE: 1. Asil’in, soruşturma kapsamı dışında bırakılarak Kanada’ya gönderildiği doğru mudur?
2. ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Grup Temizlik firmasında temizlik görevlisi olarak çalışan ve YÖK Başkanı Özcan’ın şoförünün eşi olan kişinin, Bilgi İşlem Birimi’nde sekreter olarak çalıştırıldığı doğru mudur?
3. Bilgi İşlem Birimi’nde çalıştırılan Ahmet Topçu’nun ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Meteksan Firması’nda geçici işçi olduğu doğru mudur?
4. Test Araştırma Birimi’nde çalıştırılan Melek Erdoğan’ın ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Meteksan Firması’nda geçici işçi olduğu doğru mudur?
http://www.memurlar.net/haber/191611/

soruşturulmayan sadece Mustafa Asil mi?

Dr TUS hakkında Savcılığa Suç Duyurusu
ÖSYM nin büyük hainliği..
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya
Dr. Rıza Eröksüz: Provakatörleri açıklıyorum
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kirli ilişkiler dörtgeni: ÖSYM, YÖK, Tusdata, sami selçukbiricik

daha iyi olmaz mıydı?
Alıntı:
yalıngerçekler´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster










sıraya dizin
2007 yılı 29 ocak ösym den istihbarat alıyoruz
2008 yılı 13 ağustos ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 10 eylül ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 28 Eylül ösym den maddi gücümüz nedeniyle iletişime geçip istihbarat alıyoruz
ÖSYM, YDUS sınavına giren yaklaşık 3 bin doktorun sınav sonuçlarını duyurmasına rağmen, dava açıldığı için sınava giren 174 genel cerrahın sonuçlarını 1.5 aydır açıklamıyor.

İLKER AKGÜNGÖR

ÖSYM, yaklaşık 3 bin doktorun katıldığı Tıpta Yan Dal Uzmanlık Sınavı’nda (YDUS) sınava giren tüm doktorların sonuçlarını sitesinde yayınlarken, dava açıldığı gerekçesiyle 174 genel cerrahın sınav sonuçlarını 1.5 aydır açıklamıyor. 14 Aralık 2014’te yapılan YDUS’un sonuçları 8 Ocak 2015’te açıklandı. Yerleştirme sonuçları ise 10 Şubat’ta ÖSYM’nin internet sitesinde yayınlandı. Ancak sınavda hatalı soru sorulduğuna dair bir cerrahın açtığı dava yüzünden sınava giren tüm cerrahlar hala mahkeme sonucunu bekliyor. İnternet forumlarında ise bir çok cerrah tepkisini, “Bu cerrahlar size ne yaptı arkadaş” diyerek gösteriyor.

“Baskı yüzünden davadan vazgeçtim”
Davayı açan Op. Dr. Cemil Binarbaşı ise şöyle konuşuyor: “13 sorunun hatalı olduğunu düşündüğüm için dava açtım. Sonuçlar açıklanmayınca ÖSYM’yi arayan cerrahlara davayı açan kişinin yani benim bu durumdan sorumlu olduğumu söylemişler. Sınava giren cerrah meslektaşlarım o kadar yoğun baskı yaptı ki önceki gün mahkemeye dilekçe vererek davadan vazgeçmek zorunda kaldım. Bu kez de diğer bir grup cerrah ‘umudumuz bu davaydı niye geri çektin’ diye üzerime geliyor. Sanki ÖSYM Başkanı benim ve kararları ben veriyormuşum gibi davranılıyor. Ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranamadım. YGS’ye dava açılırsa 2 milyon kişinin de sınav sonuçlarını açıklamayacaklar mı çok merak ediyorum.”


Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
- Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı'na, halen başkanlık görevini vekaleten yürüten Prof. Dr. Ali Demir atandı.
Demir'in, atanmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Yeni kanuna göre, ÖSYM başkanı 4 yıl görev yapacak.
İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Demir, ÖSYM'deki görevi süresince üniversitede ücretsiz izinli sayılacak.
İTÜ Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olan ve İTÜ Tasarım Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamlayan Demir, doktorasını İngiltere'deki Loughborough Teknoloji Üniversitesi'nde tamamladı. İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü yapan Demir, İngilizce ve Almanca biliyor.

yorumlar yakında






















[




























Konya ovası gibi bereketli topraklar



konu Hürriyet gazetesine intikal ediyor





sonuç : 5 gün sonra





































görevimizi yapamadık affet bizi






Nokta atış






Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
*****

Mesajlar: n/a

Uz.Dr. Sami Selçukbiricik yazıları

http://www.tus.com/29625/osymye-acik-mektup
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP-1
“Adaleti olmayanın asaleti de olmaz”
(10 Eylül 2013)
Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Size; pek çok kursiyeri 7 ve 8 Eylül 2013’te DUS ve TUS’a girmiş olan bir kurum olarak açıktan ve MERTÇE yazıyoruz. Bilin ki; sadece para peşinde koşan bir kurum olsaydık etliye sütlüye bulaşmaz, kazandığımız paranın keyfini yaşamaya bakardık. Bu ülkede korkmadan doğru sözü söyleyen mertlerin hala var olduğunu yeni nesillere -örnek olarak- göstermeyi kendimize vazife biliyoruz.

Son 4 yıldır (göreve geldiğinizden beri) sınavlarınıza giren hekim ve diş hekimleri ile sürekli bir sürtüşme ve didişme psikolojisi içindesiniz:

• Sanki; karizmanız ve itibarınız çok zedelenecekmiş gibi bir ruh hali ile, hekimlerin sorulara itiraz etmelerine bozuluyor,

• Bizim gibi kurumların kursiyerlerine rehberlik etmelerini “ÖSYM’ye karşı kışkırtıcı eylemler” olarak niteliyor,

• Soruları iptal ederken “En ufak bir şüphe olan soruyu bile iptal edelim” diye düşünerek bir tek vatan evladının bile mağdur olmasını engellemek yerine tüm savunma mekanizmalarını kullanarak mümkün olan en az soru iptali ile “Hekimlerin çenesini kapama” yolunu seçiyorsunuz.

Hatta; iptal etmediğiniz ama “kesin olarak yanlış olan” sorular için hekimler yargıya başvurduğunda da bakanlık ve yargı üzerinde inanılmaz baskılar kurmaya çalıştığınız da kulaktan kulağa yayılıyor. Çok üzücüdür ki herkes buna inanıyor.

Tüm bunlara rağmen yargı soruları iptal ettiğinde de küçük bir özrü bile muhataplarınızdan esirgiyorsunuz.

Bütün bu olanlar o kadar ağırınıza gitmiş olacak ki; mevcut meclisi ikna ederek soruları yayınlamamak için kanun çıkarttınız. Emin olun ki, size tam olarak güvenip de yasayı meclisten geçiren yöneticilerimiz, talep ettiğiniz kanun değişikliği ile sınava girenlerin hak arama özgürlüğünün tamamen kısıtlandığını bilselerdi böyle bir kanunu geçirmezlerdi. Bugün bile bilseler tekrar düzelteceklerinden emin olabilirsiniz. Size tanınan krediye güvenip sonuna kadar “güç zehirlemesi“ne girmek, haklı olduğunuz anlamına mı gelir?

Mutlaka bilmeniz gereken bir başka nokta daha var ki; hangi önlemi alırsanız alın eninde sonunda sorular ortaya çıkacaktır. Çünkü doktorların hafızası hafife alınamayacak kadar güçlüdür. Böylece, arkasına sığındığınız “soru bankası oluşturmak” ve “Gizlilik” gerekçelerinin gerçekte bir karşılığının olmadığı çok yakında zaten ortaya çıkacaktır. Sonuçta ortaya tam bir “Devekuşu Sendromu”nun çıkması kaçınılmazdır.

Şimdi soruları yayınlamadığınızı varsayalım:

1. Sınava girenler; anayasal hakları olan “Hak arama özgürlüğünü” nasıl kullanacaklar?

2. Bazı soruların yanlış olduğunu düşünenler, neye dayanarak itiraz edecekler? Soruyu hatırlayamayabileceklerine HATTA doğru cevabın ne olduğunu bilmediklerine göre HANGİ DAYANAĞA GÖRE itiraz edecekler?

3. Siz; soruları açıklamadığınızda ve yanlış-doğru belli olmadan sonuçları ve yerleştirmeleri açıkladığınızda ADALET tecelli etmiş olacak mıdır?

4. Yargıya başvuranlar, Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini sağlayanlar, 10-15 ay sonra bilirkişi raporlarıyla bazı soruları iptal ettirenler çıkarsa insanların yüzüne NASIL bakacaksınız?

5. Size güvenip de arkanızda duran değerli devlet büyüklerimiz, uğraştıkları onca dahili ve harici sorunlara bir de sizin yol açtığınız bu sorunun eklendiğini fark ettiklerinde ne hissedeceksiniz? Size güvenen yöneticilere bu “dost kazığı“nı atma hakkınız var mı?

Daha bir TUS önce 8 (Sekiz) hatalı soruyu RESMEN İPTAL etmediniz mi? Aralık 2010 TUS’unda inatlaşıp iptal etmediğiniz 5 soru yargı yoluyla iptal edilmedi mi? 19 ay sonra herkesin yerleştirilmesi değişmedi mi? O gün yeri değişenlerin sizin hakkınızdaki duygularını hiç düşünmediniz mi? Biz “hatasız soru soruyoruz” diyebilir misiniz?

“Güç” hatta “zor” kullanarak soruları açıklamayıp insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlamak ZULÜM’dür ve ZULÜM aslında, tarih boyunca çaresiz ve küçük insanların başvurduğu bir yol olmuştur.*****

Sorumlu olduğunuz bu insanlara karşı SORULARI AÇIKLAYIN ki,

• Size, “vicdansız” diyenler utansınlar,

• Size, “adaletsizlik umurlarında değil” diyenler hakkınızı teslim etsinler,

• Size, “özür bile dilemeyen yüzsüzler” diyenler sizden özür dilesinler,

• Size, “ülkeyi ve adaleti değil sadece kendi ikballerini düşünüyorlar” diyenler artık ülkeyi ve adaleti öncelediğinizi de konuşsunlar.

• Size güvenen ve bin bir derdi olan yöneticilerimize gereksiz, saçma ve yeni bir dert açmayın.

• Açıklayın ki, yarın adaletsizlik ortaya çıkarsa insanlara beddua hakkı vermeyin. Beddua; kendi elinizle davet edeceğiniz son şey olsun. Mazlumun âhı, aheste aheste çıkarmış derler.

İsterseniz; anladığınızı düşündüğünüz bir başka dilden konuşalım:

Eğer, Cuma namazına gidiyorsanız iyi bilirsiniz; imam, hutbeyi bitirirken Kur’an’dan bir ayet okur: “Muhakkak ki Allah ADALETİ, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder…”

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Hakkı ve Adaleti -acı gelse de- söylediğimize kanaat getirip soruları açıklar, itirazlara imkan tanır ve şüpheli her soruyu hiç tereddüt etmeden iptal eder adil olursunuz.

2. Daha önce defalarca yaptığınız gibi, nefsinize yenik düşüp soluğu en yakın savcılıkta alır bizimle ilgili yeni bir suç duyurusunda bulunursunuz.

Biz; ölümden sonraki ilahi adalete sunulmak üzere yüz akı ile belgelerimizi mütemadiyen hazırlıyoruz. Ya Siz?

#direnMEösym
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


http://www.tus.com/29845/osymye-acik-mektup-2
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP – 2

“Şecaat arz ederken merd-î kıpti, sirkatin söylermiş”

(19 Eylül 2013)

Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Her türlü baskıya, haklı talebe ve yazılı isteklere rağmen Eylül 2013 TUS ve DUS sorularını açıklamadınız.

“Elektronik sınav hazırlığı”, “Soru bankası oluşturma”… gibi gerekçelerin kimseye inandırıcı gelmediğini siz de bilirsiniz. İnsanlara yapılacak en yanlış şeylerden biri “onları aptal yerine koymak”tır.

Dünyanın hiçbir yerinde sınavların açıklanmadığından dem vurmuşsunuz.

Bilmiyorsanız söyleyelim:

1. USMLE gibi sınavlarda hatalı soru ZATEN sorulmaz, sorular çok ciddi kontrollerden geçirilir.

2. O sınavlar “eleme-seçme sınavı” yani yarışmalı sınav değil, kişiye özgü baraj sınavıdır.

Soruların %10’unu açıklamışsınız. İki soruyu da iptal edildiği için açıklamışsınız. Güya şecaat arz etmişsiniz.

Bu nasıl bir şecaat arz etme ki, açıkladığınız 26 sorudan tam 5 tanesi açıkça yanlış ve iptal edilmeli. 26 soruda bile kusurunuzu (sirkatinizi) açığa vurmuşsunuz.

Lütfen, şimdi aşağıdaki iki linke tıklayın; hem açıkladığınız hem de açıklamadığınız sorulardaki bazı hataları görün.

Açıkladığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Açıklamadığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Hangi akıl sahibine sorsanız, bu soruların hatalı olduğunu teyid edecektir.

“Hatalı soru sormak mümkündür, en ufak şüpheli bir soru bile varsa iptal eder, herkesin o soruları doğru yaptığını kabul ederiz.” diyebilmek bu kadar mı zor?

Hatada ısrar etmek erdem değildir. Kişi kara lekeyi alnına kendisi sürermiş. Hatada ısrar edenlerin öncüsü, ısrarından dolayı cennetten kovulan şeytandır.

Lütfen; Allahtan korkun ve

1. Kalbinizi temizleyin, iyi niyetli olun ve soruları derhal açıklayın, insanlara itiraz için ek süre verin.

2. En ufak bir şüphe olan soruları bile iptal edin, can yakmayın, beddua almayın.

3. Bundan sonraki sınavlarda hatasız soru hazırlamak için tüm prosedürlerinizi gözden geçirin ki bizim gibi kurumlara söz söyleme fırsatı vermeyin.

4. Bu ülkenin vergilerinden maaş alıyorsunuz, bu ülkenin insanlarına ve haklarına saygı duyarak ADİL OLUN ki kurtulasınız, evinize haram para götürmeyin.

Eğer, bütün bunlara rağmen hatanızda ısrar ederseniz yaptığınızın adı ZULÜM olacaktır ve zulüm ile kimse âbâd olmamıştır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6079/bir-iyilik-hareketi
Bir “İYİLİK” Hareketi
(07 Ekim 2011)
Bir ilkokul öğretmeninin çocuğu olarak doğmuşum. Annem ev hanımı…

Üç kardeş olduğumuz için ve hepimiz okuduğumuz için babam hep ek iş yapmak zorunda kalmış: ziraatle uğraşmış, tavukçuluk yapmış, olmamış… Arıcılık kurslarına gitmiş, arıcı olmuş.Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde hep arıcılık yapmış, tam 55 yaşına kadar… Yani ben Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek… Sonrasında artık benim de boş yaz tatilim olamayacağı için emekli olmuş, hem öğretmenlikten, hem de arıcılıktan…

Ben de 5 yaşımdan beri hep babamın yanında oldum. Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek tüm yaz tatillerimi çadırda babamla birlikte arıcılık yaparak geçirdim, kendi yemeğimizi de kendimiz yaptık, kendi çamaşırımızı da kendimiz yıkadık.
Yokluğun ve borcun sıkıntısını da, alın teriyle çalışıp kazanmanın keyfini de yaşayarak öğrendim.

Bu ülkenin bir varlığıyım, en sade tabiriyle sizin içinizden biriyim.

Kader; önüme bir fırsat açtı ve TUSDATA kuruldu. Yıllar boyu arı gibi çalışıp ülkenin dört bir yanına yayılmış bir kurum haline geldi. Bu kurumdaki herkes işini en iyi şekilde yapmak için sürekli çalıştı. İşimiz TUS kazandırmaktı ve on binlerce doktor bizimle TUS kazandı, memnun oldu ki hep meslektaşlarına önerdi.

Kurumsal yapımız olgunlaşıp, sağlam zemine ulaşınca da kendi ülkemizin evlatlarına “sosyal sorumluluk” gereği bir proje olgunlaştırdık:

Tıp fakültelerinin 2., 3., 4. ve 5. sınıflarının iyi çalışan derecelerini, sosyal ve bilimsel faaliyet gösteren kulüplerin liderlerini, sınıfların gerçekte hizmetkârı olan amfi başkanlarını… vs. içeren YAYGIN bir proje oluşturduk. İstedik ki; bu gençlerimizin pek çok kitap ihtiyacını karşılayalım, şubelere derslere giden hocalarımızla bu gençleri düzenli şekilde buluşturalım ve daha iyi bir hekimlik ile daha iyi bir sınav hazırlığı konusunda yüreklendirip rehberlik yapalım. Sınıflarına uygun şekilde derslerimize ücretsiz alalım… vs., vs.

Adını da “GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBܔ koyduk ki heyecan versin, motive etsin…

Tüm ülkeyi hesap ettiğimizde her dönem için 600’er kişiden toplamda yaklaşık 2400 kişiye her yıl bu hizmeti vermek bize yıllardır gurur verdi. Toplumun her renginden insan oldu bu kulübümüzde. Onlar bizi ve yapmak istediklerimizi anladılar. Ve; kim ne derse desin, bu tam bir İYİLİK HAREKETİ oldu. Bu yolda yürürken, seçimlerimizde ya da uygulamalarımızda çok küçük aksaklıklar olsa bile hemen düzeltip iyi niyetle yolumuza devam ettik.

Uzun yıllardır sektörünün lider kurumu olabilmenin ve “güvenilir” kalabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Sürekli size saldırılır, kara propagandalar yapılır. Çünkü aynı sektörde ama sizin kadar başarılı olamayan birilerinin maddi menfaati için yıpratılmanız gerekir, en azından onlar tek yolun bu olduğunu düşünürler.

Hocalarımıza, notlarımıza, eğitim kalitemize, hiç aksamadan işleyen sistemimize, başarılarımıza… yani işimize diyecek bir şey bulamayanlar karalamak için bireysel iftiralara başvurmaktan, sahte evraklar servis etmekten çekinmezler. Çünkü, er meydanında acizdirler.

Son günlerde benzer bir saldırı dalgası ile karşı karşıyayız:

Sektörde rakibimiz olan bir kurum ve bağlantılı siteleri yalan yanlış sözde belgelerle GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ uygulamamızın güya ne kadar “kirli”, “fişlemeye dönük” ve “kötü” bir uygulama olduğunu yazıp kamuoyuna kurumumuza karşı tahrik çabası içerisinde hareket ediyor.

Biz, bu çabalara gülüp geçiyor ve meyveli ağacın taşlanacağını hep hatırımızda tutuyoruz.

Marifet; daha iyisini yapmaktır, karalamak değil…
Marifet; er meydanında rekabet etmektir, bel altı vurmak değil…
Marifet; kendinden bahsedebilmektir, rakipten değil…

Her hekim arkadaşım bu karalamaların aslında ne anlama geldiğini bilecek kadar akıllıdır, buna hiç şüphe duymuyoruz.

Bütün bu saldırılar ve karalama kampanyaları karşısında ne mi yapacağız?

Elbette hukuki haklarımızı ararız ama onun dışında muhatap bile almayacağız. Çünkü, vaktimizi, yaptığımız işi daha da iyileştirmek için harcamanın erdem olduğunun farkındayız.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6087/yarindahazor
YARIN DAHA ZOR…
(07 Ocak 2011)

ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?

Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?

Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?

“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?

Ayrıcaaa…

Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.

Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar.
O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6085/tip-uzmanlik...ri-ve-oneriler
TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİNE GİRİŞ SINAVI’NIN
SORUNLARI VE ÖNERİLER

(04 Nisan 2011)

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır.

Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1- Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; 300 sorudan (en azından 240 – 250) oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve Pazar günü sabah ve öğle oturumları olmak üzere İKİ OTURUM olmalıdır.
Böylece saçma bir uygulama olan 4 saate yakın tek oturumda tuvalete çıkamama sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır.
Örnek:*****www.usmle.org*****(3 basamakta, 23 blokta yaklaşık 1000 soru)

2- Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır. Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

3- Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

4- Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.
Ayrıca; sorular hazırlanırken, mutlaka tüm seçenekler için açıklamalar yazılmalı ve doğru seçeneğin neden doğru, yanlış seçeneğin neden yanlış olduğu ortaya konmalıdır. Bu durum; varsa- birden fazla doğru cevaplı seçenek hatasını ortadan kaldıracaktır.
Son olarak,sorular ve açıklamaları mutlaka en az iki ayrı akademisyen tarafından kontrol edilmeli ve belli kriterlere göre onaylanmalıdır.

5- Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin; Aralık 2010 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 5 tanesi Nöro anatomi konusundan, 5 tanesi ise kalp ve dolaşım konusundan sorulmuştur. Kemikler, eklemler, kaslar, solunum sistemi, sindirim sistemi ve ürogenital sistemden hiç soru sorulmamıştır. Hiç soru sorulmayan bu konular tıp fakültesi anatomi müfredatının yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Bu durumda bu sınavda ki soru dağılımı ne kadar dengeli ve adil olabilir?
Soru dağılımları yeniden ve objektif olarak belirlenmeli ve duyurulmalıdır. Ayrıca sınavda da buna uyulduğunu net kriterlerle ortaya koymak gerekmektedir.

6- Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir. Bu detay ve zor soru sorma çılgınlığı, ülkemizin gelecek doktorlarının yanlış yetişmesine neden oluyor. Bu nokta, ciddi bir vebaldir.
Her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplanmalı, sonuçlar soru hazırlayıcılarla paylaşılmalı ve deneyimler sonraki sınavlara yansıtılmalıdır.

7- Branşlar arasında hatta branş içi referans kitaplar arasında bile ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.
Ayrıca, her branştan soru hazırlayanların sadece kendi branşı ile ilgili sorular hazırlaması, primer olarak başka branşların alanına giren sorulardan kaçınmaları da hataları önleyecektir.

8- İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır. Ayrıca son derece komik bir şekilde “sınavda başarılı olanların ortak şekilde yanlış işaretlediği sorular yeniden incelenmiş ve bu sorular iptal edilmiştir” benzeri basın açıklamaları, bilimselliği en üst düzeyde olması gereken ÖSYM’nin güvenilirliğine gölge düşürmektedir.
İnternet yoluyla itiraz edilebilmeli ve sonuçlar açıklanmadan önce itiraz edilen her soru için temel referans kitapları belirtilerek yeterli ve doyurucu açıklama yapılmalıdır. İmaj kaygısıyla defansif davranılmamalı sorular hatalıysa cesurca iptal edilebilmelidir.

9- İngilizce sınavı ile bilim sınavının ard arda olması önemli bir handikaptır, bilim sınavını etkileyecek kadar stres oluşturmaktadır.
TUS İngilizce sınavı kalkmalıdır, ÜDS ya da KPDS’den alınacak geçerli bir not 5 yıl süre ile dil muafiyeti sağlamalıdır.

10- “Kişiye özel üretilmiş soru kitapçığı” sınav eşitliğine aykırıdır.
Çünkü; başta zor sorular ya da çeldiricisi olan sorularla başlayan kitapçığa denk gelen adayların sınavı doğal olarak daha kötü geçecektir. Tüm kitapçıklarda aynı moral durumunu sağlayacak denge kurulabilmesi mümkün müdür?
2, 3 ya da 4 kitapçık türü ile sınavın yürütülmesi yeterlidir. Fantastik önlemlere gerek yoktur.

11- İki sınav arası aralıklar eşit değildir ve hem YASAL, hem de hazırlanabilmek açısından sorunlar doğurmaktadır. Ayrıca, hekimlerin mecburi hizmet sorunu sınav takviminde dikkate alınmalıdır.
Sınavların birbirine 4 ay ya da 5 ay yakın olması bir sınavda yerleştirilip başvurusunu yapan ama yasal prosedürler tamamlanamadığı için henüz başlayamayan hekimlerin bir sonraki sınava başvurmak istemeleri durumunda puanlarında % 2 kesinti yapılmasını gerektirecek olan “Halen bir uzmanlık eğitimine devam etmekteyim.” seçeneğini işaretlese de işaretlemese de yasal sorunlar doğuracağı açıktır.
Sınavların MART ve EYLÜL aylarının İLK HAFTA SONU yapılması hekimler açısından en uygun dönemdir. Çünkü Eylül ayının ikinci yarısına ve ötesine geçen bir sınav takvimi “mecburi hizmet uygulaması” yüzünden yeni mezun hekimleri zor durumda bırakmaktadır.

12- Sonuçların açıklanma tarihi önceden duyurulmalıdır.
Sınav sonuçlarının açıklanması, yerleştirmeler vs. derken 1,5 aydan fazla bir süre belirsizlikte kalınıyor. Günün her saatinde internetteler ve paranoid oluyorlar neredeyse. Topu topu 14.000 civarında kişi… Sınavdan hemen sonraki gün sonuçların ne zaman açıklanacağı duyurulamaz mı? Yabancı dil sınavını yarım günde açıklayan ÖSYM, TUS Bilim Sınavı’nı neden 3 haftada açıklıyor?

13- Kişiye özel sonuç açıklama uygulaması zihinlere “acaba birilerine bir şeyler yapılıyor da o mu saklanıyor?” sorusunu getirmektedir.
Eskiden TC kimlik numarası girilerek herkesin nereyi kazandığı kolayca görülebilirdi. Bu, engellendi. Nasıl bir güvenlik kaygısı ile engellendiğini anlamak ise mümkün değil. Tam aksine zihinlerde soru işaretleri giderek artıyor.
ÖSYM; kendisi zaten toplam 10.000 kadar olan doktorun tümünün sıralamasını, puanlarını ve kazandığı yerleri tek bir tabloda yayınlarsa tüm şüpheler giderilir ve iddia ettikleri şeffaflık sağlanmış olur. Bu tabloda TC kimlik numaralarını yayınlamazsa olası suistimallerin de önüne geçilmiş olur.

14- Ne ÖSYM’de ne de YÖK’te TUS ya da YDUS ile ilgili istihdam edilmiş bir hekim yoktur. Ayrıca ÖSYM yürütme kurulunda da tıp kökenli bir öğretim üyesinin yer almaması anlaşılır gibi değildir.
Aklı başında bir hekim, bütün bu sorunları kolayca aşacaktır.

15- ÖSYM internet sitesinde hekimlerin karşılaşabilecekleri bazı sorunlar ile ilgili bilgiler bulunmamakta bu da zaman zaman uygulama sorunlarına yol açmaktadır.
Hekimler, bazı yasal sorunlar karşısında kulaktan duyma bilgilerle hareket ettikleri için sıkça kaygılı zamanlar geçirmekte, bu durum ise ÖSYM’nin imajını zedelemektedir. Bu sorulardan bazıları aşağıdadır:

• Sınav giriş belgem gelmeden Ankara’ya gelmek zorunda kalırsam belgemi Ankara’da nerelerde ve hangi zaman dilimlerinde çıkartabilirim? Cumartesi günü de belge çıkartabilir miyim?

• Yabancı dil sınavı muafiyeti için tüzükte var olan 3 yıllık muafiyetin pratik uygulaması nasıldır? Örneğin yabancı dilde barajı Nisan 2008 TUS’unda geçen bir hekim 15 Mayıs 2011 ve 25 Eylül 2011 tarihlerindeki bilim sınavında yabancı dilden muaf mıdır?

• Haziran 2011 sonunda tıp fakültesinden mezun olacak bir kişi henüz mezun olmadan ilkbahar 2011 dönemi TUS yabancı dil sınavına girse ( ama daha mezun olmadığı için bilim sınavına girmeden bunu yapsa) ve barajı geçse, bu durum 3 yıllık muafiyete hak kazandırır mı? Nitekim henüz mezun olmadan ÜDS ya da KPDS’ye girip barajı geçenler muaf sayılmıyorlar mı?

• Bir sınavda bir TUS sorusu iptal edildiğinde sınav bir soru eksik mi değerlendiriliyor, yoksa bu soru sınava giren herkes için doğru mu kabul ediliyor?

• İlkbahar dönemine giren ve bir programa yerleşip yerleştiği alana kurallara uygun şekilde başvurusunu yapan hekimlerin atamaları genellikle Ağustos ayı sonu ya da Eylül ayı başlarını buluyor. Yani Sonbahar dönemi TUS müracaatları çoktan bitmiş oluyor. Bu kişiler; sonbahar dönemi sınavına da girmek istedikleri durumda, başvuru formundaki UZMANLIK ÖĞRENCİLİĞİ DURUMU bölümüne nasıl cevap vereceklerdir? “Halen Uzmanlık Eğitimime Devam Ediyorum” cevabı verseler, halen uzmanlık eğitimine devam etmedikleri için yanlış beyan olacaktır. Bu seçeneği işaretlemedikleri durumda da puan kesintisi olmayacak ama belki de bu kişiler sınavdan önce uzmanlık eğitimine başlamış olacak ve diğer adaylara haksızlık durumu ortaya çıkacaktır.

• Halen, ilkbahar dönemi sınavı ile sonbahar dönemi sınavı arasındaki süre 5 ay, diğer iki sınav arasındaki süre ise 7 aydır. Sınavlar arasındaki süreyi eşitlemek (tam 6 ay ara ile yapmak) bir önceki sorudaki handikapı önlemek için sağlıklı bir yol olamaz mı? Sınavları mevcut aralıklarla yapmanın özel bir sebebi var mıdır? İncelenen kadarıyla ÖSYM’nin Mart ayında pek çok boş haftası bulunmaktadır. İlkbahar dönemi Mart ayına alınamaz mı?

• Ek yerleştirmede, bir kişinin bir kadroyu tercih edebilmesi için ilk yerleştirmede o programa yerleşen en düşük puanlı kişinin puanına eşit ya da yüksek puan alması gerekiyor. Bu durum, pek çok kadronun boş kalmasına yol açmaktadır. Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir?

ÖSYM internet sayfasındaki TUS bölümünde “SIK SORULAN SORULAR” bölümü açılarak bu tür ortak sorular cevaplanabilir ve hekimler belirsizlikten kurtarılabilir.ir.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6081/tus-icin-yapilmasi-gerekenler-2
TUS İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – 2

(14 Ocak 2012)

Daha önceki yazımda TUS’un Handikapları ve Çözüm Önerileri’nden önemli bir kısmını bahsetmiştim. ÖSYM’nin yaptığı değişiklikler, önerilerimizin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Ama daha yapılması gerekenler var:

1- Zorunlu hizmetten dolayı çokça istifa eden hekim varlığından dolayı 14 tercih ve 6/8 Üniversite- Bakanlık oranı kaldırılmalıdır. Tercih sırası 20-25 ve hatta daha üzerine çıkmalı, dileyen tamamını üniversite ya da tamamını bakanlık tercihleri yapabilmelidir.

2- Tercih yapabilmek için alt sınır olan 50 barajı ya kaldırılmalı ya da düşürülmelidir.

3- Ek yerleştirme için; açıkta kalan bir kadroyu tercih edebilmek için, o kadronun puanına eşit ya da daha yüksek puan şartı kaldırılmalıdır ki boş kadro kalmasın.

4- TUS Yabancı Dil Sınavı kalktığı için ÜDS, Ocak ya da Şubat ayında yapılmalıdır ki Nisan TUS’u başvurularından önce sonuçlar açıklanmış olsun.

5- Yanlış olan ve itiraz edilen sorulara hala şeffaf davranılmamaktadır. Eylül 2011 sınavındaki 3 yanlış soru da itiraz edildiği halde iptal edilmediği için mahkemeye taşınmıştır. Bu inat,
nereye kadar böyle devam edecektir?

6- Aralık 2010 sınavında yanlış olup iptal edilmeyen 5 soru mahkeme kararı ile iptal edilmiş olup karar kesinleşmiş ve ÖSYM’ye tebliğ edilmiştir. Buna rağmen ÖSYM sessizliğini korumaktadır. Önce; bu iptalleri kamuoyuna duyurmalı, kazanılmış mevcut hakların korunması şartıyla yerleştirmeleri yeniden yaparak bir üst yerleştirmeye ya da yeni bir yerleştirmeye hak kazananlara hakları verilmelidir. Sonra da hekimlerden içtenlikle özür dilenmelidir.

Hiç şüphesiz ki bu özür; sahibine özsaygısını iade eden bir özür olacaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6071/tipta-uzmanl...ri-ve-oneriler
Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın Handikapları ve Öneriler

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır. Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1-Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; en az 500 sorudan oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve 2 ya da 3 oturumda yapılmalıdır.

2-Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.

3-Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin Eylül 2007 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 7 tanesi “Nöroanatomi” konusundan sorulmuştur. Daha önceki sınavlarda bu konudan gelen soru sayısı ortalama 2-3’tür. Tıp fakültesi müfredatında da bu konu anatominin yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır. Bu durumda bu konudan 7 soru sormak ne kadar ölçücüdür? Bir hekimin diğer konuları çalıştığı halde hiç soru çıkmaması da elbette adil olmayacaktır.

4-Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır.Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

5-Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

6-Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
“Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir.

7-Branşlar arasında ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler -son derece hatalı şekilde- sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.

8-İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Ayrıca sınavın birinde 2 soru iptal edildiği halde neden 200 soru üzerinden değerlendirme yapıldığı hala adaylar arasında şaibe konusu olarak konuşulmaktadır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır.
Yapılan her itiraz dikkatlice incelenip hekimleri yeterince aydınlatan resmi açıklamalar yapılmalıdır.

Bugüne kadar; sınavın daha ölçücü ve hatasız bir sınav olması için hiçbir inceleme yapmayan ve çaba göstermeyen, hatalı soruların varlığını hekimlerin kendilerine çektiği sitem dolu fakslarla fark edecek kadar duyarsız bir Türk Tabipleri Birliği’nin varlığı tüm meslektaşlarımız adına üzüntü vericidir.

Tüm bu sorunların çözümü için; kurumumuz, sınavın esas sahibi olan Sağlık Bakanlığı, sınavın uygulayıcısı olan YÖK ve ÖSYM nezdinde gerekli tüm çabaları göstermekte ve sorunları dile getirmektedir. Sizlerin de yukarıdaki metin eşliğinde ÖSYM’ye faks ve E-mail yoluyla başvurmanız sonuç almamızı hızlandıracaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6060/tusun-kutsal-kitabi
TUS’un KUTSAL KİTABI

(Tüm Tus Soruları 18. Baskı’nın Önsözüdür)

TUS’un kutsal kitabı 18. edisyonu ile karşınızda. Bu baskıda bile her bölüm, TUSDATA’nın kaliteli eğitmenleri tarafından en az 2 kez satır satır incelendi, çok değerli bilgiler eklendi, sızlerden gelen eleştiriler incelendi, tartışmalar çözümlendi, içerik daha da zenginleştirildi. Sadece bu baskı için 60’tan fazla editör ve eğitmen görev aldı. Kitabın 17. baskısı Eylül 2007 sınavındaki 153 soruyu net bir şekilde cevaplandırdı.

12 yıl boyunca; konu olarak ne çalışırsa çalışsın, hangi dersaneye giderse gitsin TUS çalışma potasına giren herkesin vazgeçilmez kaynağı olabilmek “TUS’un Kutsal Kitabı” tanımlamasını anlamlandırıyor.

Türk tıp tarihinin en fazla baskı yapan kitabı olma gururunu da bu kitap taşıyor (toplamda 27 baskı… 18’i yenilenmiş edisyon ve 9 adet reprint baskı). İkincilik ise 12 baskı yapan Klinisyen PATOLOJİ SORULARI kitabına ait. Dünyanın en meşhur kitaplarından Nelson Textbook of Pediatrics kitabının da 2 ay önce 18. baskısını çıkardığı düşünüldüğünde bu kitabın haklı gururu daha iyi anlaşılacaktır.

Önemli başarılar, ancak gönülden ve yeterince ciddi çalışıldığında kazanılır. TUSDATA olarak hem dersanecilikte hem de yayıncılıkta gönülden ve yaptığımız işten zevk alarak profesyonel kadromuzla aldığımız sonuçlar bunun en güzel ispatıdır: 27 ayrı şube ve kitabevi, 500’den fazla TUS semineri, 137 kitap, 18 eğitim Cd’si, TUS kampları, vaka kampları, deneme sınavları… Tam 12 yıldır TUS’un her alanında bütün gücümüz ve içtenliğimizle çalışıyoruz.…

Başarıda diğer önemli bir faktör de sürekli yenilenme ve güncel kalabilmedir. Yıllar boyu bununda en güzel örneklerini verme gayretinde olduk. Bu baskıda da 2005, 2006 ve 2007 basım ingilizce textbookları esas alarak bilgileri güncelledik, yeni ipuçları ekledik ve daha iyi olabilmeye çalıştık.

TUSDATA ailesi olarak; Sürekli yenilenme ve gelişmenin doğal sonucu olarak kurumlarımızı ve hizmet ağımızı genişletiyoruz:

Bilimsel toplantı merkezlerimizde de arka arkaya kırılması zor rekorlara imza atıyoruz. Son 9 TUS’ta 9 birinci çıkardık ve herhangi bir kurumun bu başarıyı yakalayabilmesi için en azından 5 yıl geçmesi gerekecek. Tabi bu süre içinde TUSDATA’nın hiçbir varlık göstermediğini varsayarsak ve TUS birincileri, dereceler ve ilk 10’un çoğu sürekli bizden çıkmasının yanında kitlesel ve bireysel başarılara imza atıyoruz. Tüm kursiyerlerimiz ideallerindeki başarıya TUSDATA ile ulaşıyorlar. Artık TUS’u kazanan her iki kişiden biri TUSDATA’lı… Ders notları, Özet Notlar, Deneme Sınavları, Tarama Sınavları, Tıbbi İngilizce desteği, İnternet desteği, Profesyonel Motivasyon desteği ile TUS hazırlığına bambaşka bir tarz getirerek, kursiyer arkadaşlara birer hekim gözüyle bakarak ve tüm ihtiyaçlarını bilip çözüm yolları üreterek bu başarıya ulaşıyoruz.

Yayıncılıkta ise 12 yıllık tecrübemizi artık yurtdışındaki medikal yayıncılık standartlarına kavuşturduk. Bu noktada sınıflamalardan, kitap boyutuna, dikkat kutularından indekslere kadar itinalı bir çalışma sonunda ortaya KLİNİSYEN serisini çıkarttık. Klinisyen konu ve soru kitapları tamamladık, Vaka Soruları Kitaplarını seri halinde hizmetinize sunduk, daha detaylı bilgi isteyenler için PREMIUM serisini, daha az zamanda olanlar için de OPTİMUM serisini hazırladık. Son olarak her konuda her şeyin (TUS sorusu, Konu, vakalar, açıklamalı sorular, değerlendirme testi) arka arkaya eklendiği ve tüm metnin birbiriyle uyumlu olduğu 5 kitap yerine 1 kitap ile hedefe ulaşabileceğiniz PROSPEKTUS 5 YILDIZLI SERİ’ yi hizmetinize sunduk. Bu seri ile teknik açıdan
dünyanın en üst standartlarını, sınava hazırlık ve içerik açısından yapılabileceğin en iyisini yaptığımızı göreceksiniz.

TUS Hazırlık Merkezlerimizde yaptığımız ve tüm meslekdaşlarımız tarafından çok beğenilen deneme sınavlarımızı kitaplaştırdık. Güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni yayın çalışmalarına devam ediyoruz.

Klinisyen Tıp Kitabevleri artık Türkiye’nin 27 ayrı yerinde… Her çeşit kitabı en uygun şartlarda bulabileceğiniz merkezlerimize bekliyoruz sizleri.

TUSDATA olarak güncelliğimizi sürekli kılıp TUS’a çalışan öğrenci ve doktor arkadaşların yanında, hem TUS Hazırlık Merkezleri hem de yayıncılık alanında başarınız için çalışmaya devam edeceğiz.

18 baskı boyunca bu kitaba emeği geçenlerin sayısı çok fazla. Sadece bu baskı için 60’tan fazla eğitmen emek verdi. Öncelikle tüm yazar ve editör kadromuz, eğitmenlerimiz, çalışkan teknik ekibimiz, Klinisyen Tıp Kitabevleri ve tüm doktor meslektaşlarımız, bize her yolla ulaşarak soru ve çelişkilerini ileten meslektaşlarımız, tabi ki sabırlı, anlayışlı ve vefakar ailelerimiz… İsim olarak saymak istesek binleri geçer. Hepsine… ama herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı, bu kitap bu kadar faydalı ve güzel olamazdı.

Sınava TUS’u bilenlerle hazırlanın.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6025/%EF%BB%BF%EF...ar-sonuc-verdi
BASKILAR SONUÇ VERDİ
Değerli meslektaşlarım;

TUS sonuçları (puan ve sıralamaları) açıklandı. 2-3 gün içinde tercih işlemi başlayacak.

Türkiye net ortalamasının 85-90 arası olacağını tahmin etmiştik, 87 çıktı. Doğal olarak ortalama düşünce de puanlar yüksek geldi.

En doğru tercihleri yapabilmeniz için çok yönlü analizlerimizi tamamlayıp her türlü doküman ile zenginleştirilmiş bir TERCİH REHBERİ klasörünü en kısa sürede yayınlayacağız.

Nisan 2009 TUS; kötü bir sınavdı… Sınava giren meslektaşlarımız moral açısından zor günler geçirdiler.

Biz de TUSDATA olarak; sınavın doğru ve adil olması için çok yönlü çaba gösterdik. Gazete ve televizyon kanallarında durumu anlattık, YÖK ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk, hekim arkadaşların organize bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladık… vs.

Pek çok sonucu da aldığımızı düşünüyorum:

1. 5 itirazımızdan 4’ü tam istediğimiz gibi değiştirildi.

2. İlk kez, iptal edilen soruların akıbeti ÖSYM tarafından resmen duyuruldu ve bu sorular herkesin doğru kabul edildi.

3. ÖSYM; komisyonları tekrar toplayarak günlerce soruları tekrar inceledi… Bunun doğal sonucu, bundan sonraki sınavların daha dikkatli hazırlanması olacaktır.

Hak edenin kazanması dileğiyle…

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6022/sinavin-erte...k-ettikleriniz
SINAVIN ERTELENMESİ İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
Değerli meslektaşlarım,

18 – 19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan TUS ertelendi. Daha sonra şok bir duyuru ile Nisan 2011 ile birleştirilip Ocak’ta yapılacağı yazıldı. Hem ÖSYM hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduk ve sınav 11-12 Aralık 2010 tarihine alındı. 2011 sınav takvimi TUS 2 kez olacak şekilde yani hiç değişmeden yapılacaktır.

Pek çok soru işareti açıkta kaldı. Bunların bazılarına cevap ve kanaatlerimizi aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz.

Sınav neden ertelendi?
Aldığımız bilgiler, okuduklarımız ve basit mantıkla düşündüklerimizi yan yana koyarsak; KPSS skandalı nedeniyle ÖSYM’nin bilgisayarlarına savcılık ve polis tarafından el konuldu ve böylece soruların mahremiyeti, gizliliği bozulmuş oldu. Zaten ÖSYM sadece TUS’u değil diğer kalan tüm sınavları da erteledi.

Sınavda sorular sizce nasıl olacaktır? Eski soru çıkmayacaksa nasıl çalışmalı?
Soru gizliliği açısından mevcut bankanın kullanılamayacağını düşünüyoruz. Her yeni soru hazırlayan da en önemli konuları açıp oradan soracaklardır, Uzaydan soru mu getirecekler?
Nelerin nasıl sorulabileceğinin en kolay ve en sağlıklı yolu çıkmış TUS sorularına bakmaktır. Çünkü onları da hocalar hazırlamışlardı. Bunun için TÜM TUS SORULARI’nı çalışmak akıllıcadır, sadece şu farkla: Siz bu konuda sınav sorusu hazırlasaydınız ne sorardınız? Böyle bakın her şeyin aslında net olduğunu hissedeceksiniz.

Sınav için yeni bir başvuru olacak mı? Giriş kartlarımız geldi, ne yapacağız?
ÖSYM; en son durumda yeni başvuru kabul etmeyeceğini eski giriş evraklarının geçerli olduğunu belirtmiştir.

En son 2007 Eylül sınavında yabancı dil barajını geçmiştim. Bu eylülde muafiyetim geçerliydi. Şimdi sınav eylül sonrasına ertelendiğine göre benim muafiyetim ne olacak?
Siz, mağdur eden değil, mağdur edilensiniz. Eylül 2010 için her şey ( sınav kağıdı, sınav yeri, …vs. ) geçerli olacağına göre mutlaka muafiyetiniz de geçerli olmalıdır Aksi, akla da hukuka da aykırıdır.

Uzun dönem kursiyerlerinize verdiğiniz Spot bilgiler ve TUS soruları spotlarını kitaplaştırıp kursiyeriniz olmayanların da hizmetine sunacak mısınız?
Biz bunu zaten yaptık ve iki cilt halinde piyasaya sunduk. Çok kıymetli bir eser oldu. 70’ten fazla eğitmenin 3 yıl boyunca sürekli geliştirerek oluşturdukları ustalık eserimiz oldu. Kitabevlerinden veya*****www.klinisyen.com*****sitemizden inceleyebilirsiniz.

Aralık sınavı için yeni bir TUS KAMPI yapacak mısınız?
Bir sebeple Eylül kampımıza katılamayan meslektaşlarımızı öncelikle düşünerek sadece Ankara’da TUS KAMPI yapacağız. Bununla ilgili detaylar için tıklayınız

Yeni bitmiş olan Eylül TUS KAMPI katılımcıları için pozitif anlamda neler yapacaksınız?
Öncelikle onları kamp sonuna kadar konsantre tutmak için çabaladık. Yeni sınavdan hemen önce 5 gün süreyle kritik branşlarda çok yoğun bir SORU ÇÖZÜMÜ ve SPOT TEKRAR yapacağız. Bunu, onların motivasyonu için hediye olarak yapacağız.
Ayrıca her 3 haftada bir TUS DENEME SINAVI yapacağız. Bu denemelerimize her meslektaşımız katılabilecektir. Üç haftada bir yapmamızın nedeni 3 haftada bir tekrar atma hedefini canlı tutmak içindir. Bu sorunu fırsata dönüştürmek sizin elinizdedir.

Ekimde başlaması gereken yeni dönem kursları ne olacak, sınavın geçmesini bekleyecek misiniz?
Tam zamanında (büyük çoğunluğu 23 Ekim’de) başlatacağız. TUS ertelendi diye biz kış dönem başlangıcımızı ertelemeyeceğiz. Ancak bu TUS’a girecek kış kursiyerlerimizi serbest bırakacağız. TUS öncesi kampa gitmek isterse bedel almadan KAMP + Kalan kış dönemi derslerini sadece bu sınava özel olarak tek dönem fiyatı ile sunacağız. Bu sınavda kazanırlarsa da sadece kamp, not ve dinledikleri dönem dersleri dışındaki tutarı iade edeceğiz. Bununla ilgili detayları ve seçenekleri şubelerimizden öğrenebilirsiniz.
Hayat düz bir çizgi olsaydı asıl o zaman çekilmez olurdu. Tüm bu yaşananlar aslında normal ve olabilecek şeyler…Dayanma gücü yüksek ve mutlu olabilme eşiği düşük olan öne geçecektir.

Başarı dileklerimle.
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6018/simdineolacak
ŞİMDİ NE OLACAK? Ya da NE OLMALI?
(23 Aralık 2010 Perşembe)
ÖSYM ilk kez farklı bir uygulama yaptı:

2010 Aralık TUS puanları açıklanmadan önce bazı soruları iptal ettiğini duyurdu.

Çünkü; basın, siyaset ve kamuoyundan yoğun baskılar geldi.

Ancak, iptal gerekçesi çok sıra dışı ve düşündürücüydü: “Cevap kâğıtlarının optik okuyucuda okunmasından sonra yapılan ve madde analizi olarak ifade edilen ilk işlemde, tüm adayların sorulara verdikleri cevapların dağılımı incelenmektedir. Bu sayede adayların, özellikle de başarılı adayların cevap olarak farklı seçenekleri tercih ettiği sorular özel olarak yeniden ele alınmakta, soru hazırlayan ve bilimsel açıdan soruları denetleyen akademisyenlere iletilerek soruların yeniden değerlendirilmesi sağlanmaktadır. 12 Aralık 2010 tarihinde yapılan TUS Bilim Sınavında da bu süreç işletilmiş ve optik okuma sonucu yapılan madde analizi ve bilimsel denetçi akademisyenlerin yeniden değerlendirmesi sonucunda…”

Duyuruda; itirazlara değinilmemesi, sonuç açıklama esnasında ek iptallerin olabileceği yönünde bir açık kapı bırakıldığını da düşündürüyor.

Peki ne olacak? Hekimler nasıl hareket etmeli?

Öfkeli değil sükûnetle ve akıllı hareket edilmelidir.
1. Puanların açıklanması beklenmelidir.

2. Yeni iptaller söz konusu olmazsa; olayın ÖSYM tarafından “geçiştirilmek istendiği” kesinlik kazanacaktır.

3. Bu durumu böylece kabullenmek, bundan sonraki tüm sınavlarda aynı hataların tekrar tekrar yapılmasına fırsat tanıyacağı için sağlıklı ve adaletli olmayacaktır. Bu sınav bir dönüm noktası olmalı ve bundan sonraki sınavlar; dağılım, doğruluk, zorluk ve ölçücülük açısından gerçek birer sınav haline gelmelidir. Tatmin edici bilimsel açıklamalar yapılmadığı sürece olayın Danıştay’a açılacak bir “Yürütmeyi Durdurma” davasına dönüşeceği maillerle ÖSYM’ye şimdiden iletilmelidir.

4. Sınavın iptali gibi bir söylem, bu sınava emek harcamış ve plan yapmış herkese ihanet olacaktır. Bu sebeple hukuki yola başvuracak olan herkes sadece “yanlış soruların iptali ve herkes için doğru sayılması” üzerinde durmalıdır.

5. ÖSYM, bu sınavı yapmaya devam etmelidir. Bakanlık ya da üniversitelerin eline düşecek olan bir sınav hekimler için hiç şüphe yok ki daha kötü sonuçlar doğuracaktır. Bu istek ve güven ihtiyacı, her hekim tarafından ÖSYM’ye maillerle iletilmelidir.

6. TUSDATA olarak bugüne kadar tüm resmi makamlar ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk. Ne yazık ki, rakiplerimizin destek yerine köstek olarak, hazımsızlık gösterip, kurumumuzu ve şahsımı ÖSYM ve Cumhurbaşkanlığı’na jurnallemeleri etki düzeyimizi düşürmektedir. Kurum olarak; dava açmak gibi bir irademiz olmayacak ancak hukuki yola müracaat etmek isteyenlere yol gösterici rolümüz devam edecektir. Bu rol; sınavın iptali değil sadece kalan 4 sorunun iptali ile adaletin sağlanması ve sınavın ÖSYM tarafından yapılmaya devamı çerçevesinde sorumluluk bilinci içerisinde olacaktır.

7. Umuyoruz ki; ÖSYM hatayı kabullenir ve adalet sağlanır. Ayrıca bundan sonraki sınavlar daha düzgün ve ölçücü olacak şekilde hazırlanırda gerçekten çalışanlar emeklerinin karşılığını alırlar.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6015/kamuoyuna-duyuru
KAMUOYUNA DUYURU

(18 Ocak 2012)

TUSDATA olarak ülkemizin 30 ilinde sürekli ve düzenli hizmet vermekteyiz.

Eğitim ve hizmetin ve her cephesinde çıtayı sürekli yükselttik. Rekabete yeni açılımlar getirdik.

Bu rekabete güç yetiremeyen pek çok kurum bugün artık yok. Neredeyse hepsini, bedelini ödeyerek TUSDATA olarak bünyemize kattık. TUS-SİSTEM, UTS Başkent, ProspekTUS, TUSMED bunlardan bazılarıdır.

Doğal olarak bu kurumları alırken sadece iyi ve sevilen hocalarını da bünyemize katarak sürekli güçlendik.

Son olarak 18 Haziran 2009’da imzaladığımız bir protokolle 12 yıllık bir kurum olan TUMER; herşeyi ile 12 şubesi, tüm telif hakları, demirbaşları, yayınları, kursiyerleri ..vs ile bünyemize kattık.

İhtiyacımız olan ve sevilen tüm hocaları (biri hariç) ile kadromuzu daha da güçlendirdik. İhtiyacımız olmayanlara teklif daha götürmedik.

Çalışabileceğimiz ama çalışmadığımız tek hocanın da TÜMER kursiyerlerini yarı yolda bırakıp derslerini anlatmaktan dahi imtina edecek kadar etik dışı davranması, çalışmamamızın tek sebebidir. Düşünün ki yenidoğanın veya kardiyolojinin yarısını anlatmış yarısını anlatmayı reddeden ve kursiyerleri apaçık mağdur eden bir hoca var. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İsim hakları ile beraber TUMER’in her şeyini TUSDATA almış iken, bir rakip kurumun internet sitesinde şaşkınlıkla izleyeceğiniz reklamlar dönmeye başladı. Zaten batmış olan bir kurumun Genel Müdürü, ya da bizim çalışmayı hiç düşünmediğimiz hocaları ya da TUMER’in zaten boşalttığı şubeleri yeniden kiralayıp onlar üzerinden ve TUMER adını kullanarak reklam yapma çabasını anlayamıyoruz. Rekabetin de bir etiği yok mudur? Çaresizlik ve asgari ahlaktan yoksunluk olarak tanımlayabileceğimiz bu haksız ve hukuksuz girişimler karşısında önce bir müddet beklemeyi seçtik. Sonra kendilerine avukatlarımız ve noter aracılığı ile uyarı gönderdik.

Maddi ve manevi dava açma hakkımız olduğu halde sabırla hatalarından dönmelerini ve hekimlere yakışan bir tavır ortaya koymalarını bekliyoruz.

Kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu haksızlığın devam etmesi durumunda her türlü hukuki yola başvuracağımızı belirtiyor, konuyu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.

“Aslanlar avlanır, çakallar artıklarla beslenir”

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5977/devekusu
DEVEKUŞU ve ÖSYM
Burası Türkiye ve yıl 2011…

İnternet çağındayken başınızı kuma gömebilir misiniz? ÖSYM gömüyor. Hatalı sorular, hatalı değerlendirmeler ve eksik gelen notlar sorununu neredeyse HİÇ BİR ŞEY YAPMADAN atlatma derdinde… Kulaklarını her türlü çığlığa İNADINA kapamış durumdalar. Böyle yaparlarsa prestij kaybına UĞRAMAYACAKLARINI zannediyorlar.

Yanılıyorlar.

Tam da yeniden güven kazanabilecekken, 30 yıl önceki ilkel reflekslerle hareket ediyorlar.

Bir ülkede, yöneticiler adaleti sağlamakla görevlidirler. Kendi prestijleri için adaleti önemsemiyorlarsa ve hak arayanları “kopyacıların üzerine gittiğimiz için böyle davranıyorlar” gibi ucuz yöntemlerle uzaktan suçlama yoluna gidiyorlarsa, o koltuk EHLİNDE DEĞİL demektir.

Bugüne kadar; her sınavda istediğimiz, sınavın sağlıklı ve iyi ölçen bir sınav olmasıydı. Her sınav; soruların açıklandığında akademik heyetlerimizle tüm soruları inceledik, iptali için kesin ve net textbook delilleri olan tüm yanlış soruları ortaya koyduk, hekimlerimize adalet için yol gösterdik. Neden diğer bazı sorulara itiraz etmediğimiz ile ilgili türlü türlü söylentiler yayılmak istense de doğru bildiğimizden şaşmadık.

Yetmedi… ÖSYM’nin en üst düzeyde yürütme kurulu üyelerine YÖK Başkanlığı’na, YÖK Başkanvekilliği’ne gidip durumu delilleriyle anlatıp bu konuda hassasiyet oluşmasını sağladık.

Bugüne kadar yaptığımız her şeyi bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bizim hakkımızda yapılan söylenti ve iftiralara aldırış etmeyeceğiz. Yok acaba TUSDATA soruları satın almış olabilir miymiş?, yok soruları bazı! ÖSYM görevlileri TUSDATA’ya sızdırıyor muymuş, yok ÖSYM’yi elimizde oynatıyor muymuşuz, yok efendim bütün bu çabaları TUS birincisi çıkarmak için mi yapıyormuşuz…vs, vs… Kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş ya, bütün bu çirkin söylentiler; bizim için söyleyenin düzey sorununu ve aşağılık kompleksini göstermekten öte bir anlam ifade etmez. Meyveli ağacı taşlayacaklarını biliyoruz.

Haklı olduğumuz konularda ısrarlı itirazlarımızla, ÖSYM’yi elbette rahatsız edeceğiz. Bizim gibi kurumların varlığı denge için ve yetkili kişilerin daha ciddi çalışması için önemlidir ve gereklidir, her iktidara bir muhalefetin gerekli olduğu gibi. Biz; adayları sınavlara hazırlayan bir kurum olarak, doğru duruş neresi ise o duruşu sergilemeye devam edecek ve daima doğru yerde duracağız.

ÖSYM bu ülke için önemlidir. Acilen 2011 yılına uygun şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Sınavlar için alınan güvenlik tedbirleri gerçekten sınav güvenliğini sağlayacak ve insan tabiatına uygun olacak şekilde devam ettirilmelidir. Bunun yanında sınavın niteliği, ölçücülüğü ve doğruluğu konusunda modern ve etkili yöntemler uygulanmalıdır.

Son olarak; ÖSYM, halka ve itirazlarına saygı duymalıdır. Çığlıklara karşı hassas olmalıdır. Kamuoyu vicdanının rahatı için gerekirse, yeniden değerlendirebilecek kadar adaletli ve cesur bir sınav olmalıdır ki biz halk olarak, ÖSYM’ye güvenmeye devam edelim.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5962/netlerin-dusuklugu-ile-ilgili
NETLERİN DÜŞÜKLÜĞÜ ile İLGİLİ…

(26 Aralık 2010 Pazar)

Aralık 2010 TUS sonuçları açıklandıktan sonra pek çok meslektaşımız netlerinin eksik geldiğini düşünmüş ve fikirlerini çok farklı yollarla paylaşmış ve teyit etmişlerdir. Hakim kanaat, netlerin düşük geldiğidir. Netleri beklediği gibi gelenler olduğu gibi 1 netten 20 nete kadar düşük geldiğini belirtenler de mevcuttur.

Bu durumda sınavın adaleti açısından haksızlık olduğunu düşünen meslektaşlarımızın ÖSYM’ye rutin itiraz prosedürü dahilinde –mümkünse bizzat Ankara’ya gelerek- itiraz etmeleri gerekmektedir. Ankara’ya gelenlerin, bizzat yetkililere durumu anlatmak için çaba sarfetmeleri faydalı olacaktır. Gelemeyenler ise sadece kargo ve posta yoluyla itiraz edebilirler. Mail, faks veya telefon yoluyla itirazlar kabul edilmemektedir.

Ayrıca her meslektaşımızın*****osym@osym.gov.tr*****mail adresine düzenli ve dili nazik ama beklentisini açıkça ifade eden mailler göndermeleri de yetkililerin hassasiyetini artıracaktır.

Bunun için ÖSYM tarafından hazırlanan GENEL AMAÇLI DİLEKÇE kullanılmalıdır. Bu dilekçe ve prosedürler için,*****http://www.tus.com/7757/aralik-2010-...**sayfasındaki “İtiraz Prosedürü ve “Genel Amaçlı Dilekçe Örneği” için TIKLAYINIZ…” bölümündeki prosedürlere uyup dilekçe örneğini doldurduktan sonra ÖSYM’ye iletmeleri gerekmektedir.Bu dilekçenin en sonundaki “İsteğim:” bölümüne aşağıdaki ifadeleri yazmaları faydalı olacaktır.

İsteğim : 12 Aralık 2010 TUS’una giren bir hekimim. Sınavdan hemen sonra açıklanan soruları incelediğimde tahmini netlerimi hesaplamıştım. Puanlar ve netler açıklandığında ise beklediğimin çok altında (……net) eksik geldiğini fark ettim. Hekimlerin internette buluşma noktası olan bazı forum sitelerinde pek çok arkadaşımın da aynı durumdan bahsettiklerini görünce bunun tıpkı İlkbahar Dönemi TUS gibi bir değerlendirme hatasından kaynaklandığını düşündüm. 3 ayrı sebeple bu durumun meydana gelmiş olabileceğini ben ve pek çok meslektaşımız düşünüyoruz:

1- İptal edilen 4 soru (veya bunlardan bazıları) her iki kitapçıkta ya da birinde herkes için doğru olacak şekilde kodlanmamış olabilir. Bu soruların, herkes için doğru kabul edileceği duyurulmuştu.

2-Her iki kitapçık ya da biri için hazırlanan master doğru cevap anahtarı bazı sorular için hatalı olabilir. Önceki itirazlarda hekimlerin cevap kağıtları zaten yanlış olan master cevap anahtarı doğrultusunda değerlendirilerek maddi bir hata olmadığı söylenmiş ama bu hata ÖSYM tarafından nice baskılar sonucu kabullenilmiş ve hata düzeltilmişti. Yani mevcut cevap anahtarının doğruluğu mutlaka yeniden her iki kitapçık için de dikkatle teyit edilmelidir.

3-ÖSYM tarafından verilen kalem ve silgiler, hatalı değerlendirmeye neden olmuş olabilir. Önce işaretleyip sonra sildiğimiz bazı sorular optik okuyucu tarafından çift cevaplı gibi algılanarak yanlış kabul edilmiş olabilir.

Bu 3 olası durumun hassasiyetle gözden geçirilerek, benim ve sınava giren tüm adayların cevap kağıtlarının ve sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.

Bu üç olası durumu tüm yetkililere ulaştırılarak en sağlıklı sonucun alınması için kurum olarak en üst düzeyde çaba sarfedeceğimizin de bilinmesini isteriz. Küçük hedefler ya da iritasyon peşinde olmadığımız iyi niyetli herkesin malumudur. Önemli olan geç de olsa adaletin yerini bulmasıdır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5940/aralik-2010-tus-degerlendirmesi
Aralık 2010 TUS Değerlendirmesi

Erteleme, yeni sorular, güvenlik tedbirleri,kış … derken nihayet Aralık 2010 TUS yapıldı.

Sınav için öne çıkanları teker teker değerlendirelim ki sonraki sınavlara yol gösterici olsun:

1. GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Neredeyse tamamı önemli ve yerindedir. Sadece 4 saat boyunca adayların tuvalet sorunu yüzlerce meslektaşımızı olumsuz etkilemiştir. Bunun tek çözümü vardır. Sınav sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda yapılmalıdır ve bu konuda herkes her yolla ÖSYM’ye fikirlerini yapıcı şekilde iletmelidir.

2. HATALI SORULAR

Belki aceleye geldiğinden, belki de güvenlik kaygıları ön planda olduğundan bu sınavda çok sayıda (en az 7) hatalı ve iptali gereken soru vardı. ÖSYM, mutlaka buna bir çare bulmalıdır. Sorular, hem iki kaynaktan doğrulanmalı, hem de en az bir akademik kontrolden geçmelidir. “Aceleyle hazırlanmış ve hazırlandığı gibi sorulmuş” görüntüsü ÖSYM’ye yakışmamaktadır.

İtiraz dosyamız için TIKLAYINIZ…

3. SORULARIN DAĞILIM SORUNLARI

Sorular, branş içinde dengeli dağılmamıştır. Her konudan soru sorulamamış, sorular belli konulara sıkıştırılarak “adalet” yönü zedelenmiştir.

Örneğin, Anatomide kemik, kas, eklem gibi fakültede anlatılan konuların tam yarısından hiç soru sorulmamış, tüm sorular diğer yarısından sorulmuştur.

Bu sorun da, ÖSYM tarafından bilimsel standartlara kavuşturulmalı ve acilen uygulamaya geçirilmelidir.

4. SORULARIN ZORLUK ve ÖLÇÜCÜLÜĞÜ

Genelde; kolay sorular “çok kolay”, zor sorular ise “çok zor” sorulmuştur ki ikisinin ayırıcılığı da YOKTUR. Eğer ÖSYM, her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplamalarını yaparsa (ki hala yapıp yapmadığını bile bilmiyoruz) ayırıcılığı çok düşük bir sınav olduğu ortaya çıkacaktır.

Bir başka sorun da şudur: Bir pratisyenin asla kullanamayacağı, kullanmayacağı, bir uzmanın bile uzmanlık hayatı boyunca karşılaşmadığı pek çok uç, hatta uç ötesi bilgilere ait soruların sayısında da artış mevcuttur. Bu, ANLAMSIZdır. Özellikle Anatomi, Cerrahi ve Kadın Doğum sorularını hazırlayanlar gözden geçirilmelidir.

Dünyada; ayırıcı ve ölçücü, ayrıca seviyeye uygun soru hazırlamanın evrensel ve bilimsel standartları vardır ve bu standartlar ÖSYM tarafından da mutlaka acilen uygulanmalıdır.

Meslektaşlarımız içinde; yakın çevresinde basın mensubu, bürokrat, akademisyen, milletvekili… gibi ÖSYM’ye kolayca ve etkin şekilde ulaşabilecek durumda olanlar eleştirilerini yapıcı bir şekilde ama ısrarla ÖSYM’ye iletmelidirler ki bundan sonraki sınavlar gerçekten adil, ölçücü ve ayırt edici doğal olarak da hak edenin kazanacağı sınavlar olsun.

Burada doğal olarak sınavın olumsuzluklarını dile getirsek de hak edenin kazanmasını diliyoruz
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

Doktor sana bır çare
http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/d...ir-care_502065

Uzmanlık sınavında hatalı soru iddiası
http://www.zaman.com.tr/gundem_uzman...i_2085327.html
İSTANBUL
3 Mayıs 2013, Cuma
Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda 6 sorunun hatalı olduğu iddia edildi. Adaylar, durumu ÖSYM’ye iletti, ancak hatalı soruları referanslarıyla birlikte sunan diş hekimlerinin talepleri kabul edilmedi. ÖSYM, sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Nisanda yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda (DUS) 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruları referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye iletti ancak talepleri kabul edilmedi. ÖSYM sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi. 50 diş hekimi, dava açmaya hazırlanıyor. Hekimleri 37 merkezle sınavlara hazırlayan TUSDATA tus ve dus dersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” diyerek tepki gösterdi. Biricik, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda da (TUS) ciddi hatalar olduğunu söyledi. ÖSYM yetkilileri ise şikâyet dilekçelerini bilim kurulunun incelediğini ve iki soruyla ilgili düzeltme yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda çıkan 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruların referanslarıyla birlikte Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) başvurdu. ÖSYM ise bu hatalı sorulardan sadece 2’sinin cevabını değiştirdi. Diş hekimliği sınavındaki sorulara itiraz eden ve Türkiye’de bu alanda sınav hazırlığı yapan 37 merkeze sahip olan Tıpta Uzmanlık Sınavı Hazırlık Merkezleri (TUSDATA) Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Söz konusu soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat ÖSYM’ye yapılan bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM kendince bir karar veriyor ve adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” dedi.

Soruların dilekçelerde hatalı olduğunun bariz bir şekilde görüldüğünü anlatan Biricik, “Bunu normal okuyanlar bile açıklamalı yazılarla anlayabilir. Fakat ÖSYM ne yapıyor bilemiyoruz. Sadece DUS sınavında değil, nisan ayında yapılan TUS’ta da ciddi hatalar var. 12 soruya itiraz edildi. ÖSYM 6’sını iptal etti. 2’sinin cevabını değiştirdi. 4 soruya da bir şey yapmadı. Fakat hiçbir adaya cevap yazısı gelmedi.” açıklamasını yaptı. Biricik, hem DUS hem de TUS’a giren adayların dava açacağını aktardı.

Sınava girenlerden biri olan Diş Hekimi Ahmet Caner Irklı ise, “6 soruda hata tespit edildi. Bunu referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye ilettik. ÖSYM sadece bizim bir sorumuzu ve bizim iletmediğimiz başka bir soruyu iptal etti. Daha sonra sınav sonucunu açıkladı. Yarım soru bile sıralamada çok şey değiştiriyor.” diye konuştu. Daha önce üniversitelerin bünyesinde yapılan diş hekimleri için uzmanlık sınavları, 2012’den itibaren merkezî sınav sistemine geçti. İlk sınav 2012’nin Nisan ayında yapıldı. İkinci sınav geçtiğimiz eylül ayında, son sınav ise Nisan 2013’te 1.200 diş hekiminin katılımı ile gerçekleşti. Adaylardan 200’ü asistanlık eğitimi alacak.

Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK'ten ÖSYM Başkanı'na Televizyonda "Açık Oturum" Çağrısı ...




3 Eyl 2012 tarihinde yayınlandı
Aralık 2010 Tus sorularındaki hata 19 ay sonra mahkeme kararı ile neticeye bağlandı, Doktorlar ise mağdur! Samanyolu Haber'in Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile yaptığı Video röportajlı haberi izlemek için tıklayın.
STV'nin Aralık 2010 TUS Skandalı ile ilgili Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile röportajı



Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Bekliyoruz ama ÖSYM de bu ilişkiler normal



Alıntı:
HukukSimit´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi
ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı


osym nin arındığını söylemek zor

üçgen ? dörtgen ? paralel ?
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 12-26-2017, 06:10   #24
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
emare ne demek? Soru net: böyle biri ÖSYM de kimlerle görüşüyor o kişiler hala görevdeler mi?






Sami Bey ÖSYM'yi elinde oynatıyor (du)
ÖSYM Başkanına sesleniyorum, plansız hareket ediyorsun
Dr. Rıza Eröksüz: Provakatörleri açıklıyorum
TUSDATA sponsoru aracılığıyla ÖSYM'yi yıpratma nedeni?
FLAŞ. Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru
ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler
TUS Sınavından Sonra İnternette Sorular Saat Kaçta Yayınlandı?
Sonundaaaaaaaaaaaa.. ÖSYM yi başarılı gösterecekler
Drasc ÖSYM başkanına meydan okuyor
FLAŞ. Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru
ÖSYM başkanı pRFO. dR. Ali Demire teşekkür.
başlığındaki yazılara DİKKATLİ BAKARSANIZ sponsoru olduğunuz YANİ PARASINI SİZİN VERDİĞİNİZ dr TUS SİTESİ KURUCUSU VE MODERATÖRLERİNİN YORUMLARIDIR. hAKARET İÇERMEMEKTEDİR.
SADECE BU ÖRNEKTE OLDUĞU GİBİ







drerk´isimli üyeden Alıntı





savcılık ?

















hazır muhatap kabul edilmişken:





nasıl görüşme



nasıl yani???????????????????



mecburum















maddi güçle öylemi?




yargıya müdahale?



nasıl görüşme
nasıl yani???????????????????



maddi güçle öylemi?






vatandaş olarak gidip insaf ölçülerinde ÖSYM başkanına en üst düzeyde baskı uygulama nasıl olabiliyor cemil kardeş bu ne girift bağlantıdır? bir açıklama daha gönderseniz de öğrensek







Prod.Dr. Ömer Dinçer Joker arasa bulurdu. ..

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, konuyla ilgili gazetecilerin sorusu üzerine “Bunun hesabını hep beraber sormalıyız. Bu tip çürük elmalar varsa şayet, bu ve benzeri operasyonlar, hem hükümetimizin hem de eğitim sisteminin konuya tavrını ortaya koyar'' diye konuştu.....

Programımıza şeref veren değerli misafirler ise öğretmenlerimiz için büyük sürpriz oldu. Eski Bakan Ömer DİNÇER, Milletvekili Mustafa ŞENTOP, İstanbul Valisi Vasip ŞAHİN, Asfa Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı uz.Dr Sami SELÇUKBİRİCİK ve Asfa Eğitim Kurulu Genel Müdürü Belma UYSAL Hanımefendi, gecenin anlam ve önemini belirten konuşmalar yaptılar. Konuşmalardan sonra Asfa’nın kurduğu Asfa Temiz Kalpler Korosu sahnede yerini aldı. Gece öğretmenlerimiz için çeşitli hediyelerin bulunduğu bir çekilişle devam etti. Programa katılan Karadeniz Gösteri Ekibi ve birkaç öğretmenimiz tarafından hazırlanan tiyatro gösterisiyle öğretmenlerimiz neşelerine neşe kattılar. Öğretmenler Günü Yemeği programımız, yıllarca kurumumuza emek vermiş ayrıca çeşitli yarışmalarda ödül kazanmış öğretmenlerimize plaketlerinin verilmesiyle son buldu.

*****

Bu güzel gecenin sonunda öğretmenlerimizin yüzündeki tebessümler programın ne kadar güzel geçtiğinin en önemli kanıtıydı. Asfa Eğitim Kurumları olarak tüm değerli öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü tebrik eder, hayırlı nesiller yetiştirme çabasında olan her öğretmenimize teşekkürü bir borç biliriz.

http://www.asfa.com/32972/asfadan-og...nlamli-program

ÖSYM BASIN AÇIKLAMASI

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili*****asılsız iddialarla*****Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin*****olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.*****

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde*****“Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna duyurulur.

ÖSYM BAŞKANLIĞI

Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı*****

Savcılığa suç duyurusunda nasıl bulunulur?

CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
ŞEHİR İSMİ (bulunduğunuz ilin başsavcılığı)


MÜŞTEKİ.....: Şikayet edenin ismi ve adresi

SANIK.........: TUSDATA AŞ yönetim kurulu başkanı Uz.Dr. Sami Selçukbiricik'in sponsorluğunda yayın yapan Dr TUS. com sitesi Kurucu Admini Uz. Dr. Rıza ERÖKSÜZ, drerdinç, mecburum, drasc, kukasen, drsvc, drriza, dremotif, ahmeteren, fibrin, kemalkemal, başocak, isosumer, femm, fibrin, tini, jiks24, kahvebahane, attuda, drsofistike55, ambivalan, ahir, dr_samsa isimli bir kısmı tusdatanın maaşlı elemanı Moderatör ve kullanıcıları
Adres: Dr. Rıza ERÖKSÜZ İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı 34390 Çapa - İstanbul

SUÇ: a-BASIN DUYURUSU 27 Ekim 2011 tarihli aşağıdaki başkanlık Basın Açıklamanızda belirtildiği gibi ÖSYM ile ilgili çok sayıda kötü niyetli yıpratıcı ve haber çıkmaktadır.
b- BASIN DUYURUSU (7 Ocak 2011) .. Kamuoyunda Tartışılan Hatalı Soru İddiaları Hakkında Açıklama.. Öte yandan, bir kısım adaylar tarafından, ÖSYM’ye verilen dilekçeler, açılan dava, gazete ilanı, gösteri ya da basın bildirileri ile kamuoyunun dikkatine taşınmış olan...., ...oluşan sağlıklı sonuçlara rağmen, tüm bu olumlu uygulamaların çıkarlarına zarar verdiği açık olan bazı menfaat grupları, hayatlarının çok kritik bir dönemini yaşayan genç doktorlarımızı gereksiz ve haksız yere heyecana sürüklemekte ve onları ÖSYM karşıtı faaliyetlere sevk etmektedirler.ÖSYM BAŞKANLIĞI


Özellikle TUS sınavı ile ilgili YALAN ve YANILTICI haberlerin tamamı aynı yerde çıkmakta ve YILLARDIR her TUS döneminde
TAMAMINA yakını doktor olmayan veSINAVA GİRMEYEN kişiler tarafından

mağduruz şeklinde ORGANİZE kampanya düzenlenmektedir.

Organize Kampanya Başlıkları:
TÜM BU KAMPANYALAR: SINAVA GİRMEYEN MENFAAT ŞEBEKESİ TARAFINDAN YAPILMIŞTIR



1- Tüm bu kampanyalar ÖSYM nin Emniyet Genel Müdürlüğüne ve Ankara Cumhuriyet Savcılığına Tusdatanın kural dışı bilgi temin ettiği ve yaydığına dair yazısı ve sonrasında ÖSYM'nin Tusdataya açtığı dava sonucu Uz.Dr. Sami Selçukbiricikin 5 yıl denetimli serbestlik kararı olduğu dönemde yapılmıştır.
Bu dönemde şirket yönetim kurulu üyesi Efdal Orhan ÖSYM Başkanının makamında soruların güvenliği nasıl sağlanıyor? Soruları kimler hazırlıyor, soru başına kaç lira alıyorlar konulu röportaj yapmıştır.
Sorulan sorular: ÖSS’nin arka planı

Sorular nasıl hazırlanıyor?
Soruları kimler hazırlıyor hazırlanıyor?
Sorular nasıl bir yerde hazırlanıyor?
Soruları hazırlayan kişiler nasıl tespit ediliyor?
Soruların güvenliği nasıl sağlanıyor?
Soruların zorlukları nasıl ayarlanıyor?
Sorular hangi aşamalardan geçiyor?
Soruları kimler inceliyor?
Soruları hazırlayan kişilerin soruları sızdırma riskini nasıl önlüyorsunuz?
Soru başına ne kadar ücret ödüyorsunuz

2- ÖSYM yi ellerinde oynattıklarına (uz.dr. sami selçukbiricik) dair algı yönetimi kampanyası
3- Mali güç karşılığı ÖSYM içerisinden bilgi aldıkları (uz.dr. sami selçukbiricik) itirafı
3- ÖSYM içinde bilgi aldıkları ve yönlendirici oldukları itirafı
4- ÖSYM gidip gele gele oluşan tanıdıklardan bilgi alındığı itirafı
5- ÖSYM'nin Sami Selçukbiricik dışında kimseyi muhatap almadığı itirafı
6- ÖSYM yetkililerine ve YÖK başkanvekiline en üst düzeyde baskı yapıldığı itirafı
7- ÖSYM içinden sürekli istihbarat aldıkları itirafı
8- ÖSYM ile görüşüldüğü yeni sınav formatı hakkında bilgi alındığı ve buna uygun deneme sınavı yapılacağı itirafı
9- ÖSYM ye açılan davalarda hakime tavassutta bulunulduğu itirafı
10- Soruların Tusdata yayınlarından çıkmazsa hatalı soru adı altında ÖSYM'ye baskı ve “ÖSYM bu işi eline yüzüne bulaştırdı” organize kampanyası yapılacağı itirafı

11- Aynı kişiler tarafından dr tus sitesinde ve ulusal basında sınavda 20-30 hatta 35 net eksiğim geldi mağdurum kampanyası ( 24 net eksik, 10 net eksik, 8 net eksik, 9 net eksik,
12- Dr tus ve hurriyet gazetesinde cevap kağıdıma müdahale edilmiş kampanya örneği
12- ÖSYM cevap kağıdımla oynamış, doğruları silmiş ve yanlış eklemiş, Şerefsiz ÖSYM organize kampanyası
3- Soru hazırlama ekibinin değişmesinden duyulan rahatsızlık ve güvenlik tedbirleri artırıldıktan onra soruların kendi yayınlarından çıkması için yapılan kampanya
6- Klasik kopya metodlarından olan tuvalete gidişin yasaklanmasına karşı ÖSYM'yi organize yıpratma kampanyası
7- TUS Sınavında “kaloriferler yanmıyordu, salon buz gibiydi, donduk” türü organize yıpratma kampanyası
8- Dr Tus yöneticileri tarafından ÖSYM’nin sınavda dağıttığı “silgi silmiyordu” organize kampanyası
9-
10- Her TUS döneminde ÖSYM yi karalama için ulusal gazetelere TUSDATA sponsorluğu ile sınava girmeyen kişilerin adının yer aldığı ilan verme organize kampanyası

11- “Tüm Hekimler Adına ÖSYM Başkanına” yazılan mesajlar
12- ÖSYM binası önünde yapılan organize eylem kampanyası

13- Başbakanlığa maillerle mağduruz organize yıpratma kampanyası

14- Cumhurbaşkanlığına yönelik mailler ve randevular ile mağduruz organize kampanyası
15- Tüm gazetecilere mağduruz diye “MAİL BOMBARDIMANI” organize kampanyası

16- Tüm gazete haberlerinin altına “mağduruz feryadı” organize kampanyası

17- Tüm televizyon kanallarına mağduruz diye organize kampanya
18- Ana muhalefet liderine kampanya
18- YÖK başkanına yönelik organize kampanya

19- Tüm milletvekilleri ve siyasetçilere yönelik mağduruz organize kampanyası

20- Tüm ÖSYM çalışanlarına “çok ağır küfür ve hakaret” organize kampanyası

21- Hain ÖSYM'nin adaletsizliğine karşı kurtarıcı olarak davet edilen kahraman Uz.Dr. Sami Selçukbiricik senaryosu

22- TUS sınavı bitmeden, sınav devam ederken soruları internetten yayınlama

TÜM BUNLAR YAKLAŞIK AYNI KİŞİLER TARAFINDAN YAPILMAKTADIR VE TAMAMINA YAKINININ SINAVLA İLGİLERİ YOKTUR: TEK GÖREVLERİ SINAVLA İLGİLİ ŞAİBE OLUŞTURMAKTIR.

21 - Tıp Fakültesi Öğrencilerini fişleme
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya
Genç klinisyenler Kulübü Uygulama Prosedürleri
Genç Klinisyenlere Verilen Gizli ve Çok Gizli Görevler
Hocaefendi Cemaati-Sol Kesim içinde sözü geçen fişlemeleri
Genç Klinisyenlere katılmadı sebebi: KOMİNİST
Vır Vır Vır En Geveze GKK Fişlemecisi...
Samimi güler yüzlü sempatik fişleme


İZAHI..........: Dr tus com sitesinde yayınlanan yorum ve itiraflar başlıklar

DAVA yağmuruna tutmalı... Bunu da basına yansıtmalı
YÖK BAŞKANI BİRAZDAN CNNTURK de...Mail saldırısı başlatalım!
SORULARA İTİRAZ İÇİN mailler KILIÇDAROĞLUNA
ÖSYM Başkanı Pek Umursamıyor. Aman Dikkat!!!
ÖSYM'ye Kaç Kişi İtiraz Dilekçesi Verdi? (Anket)
İŞTE ÖSYM ye dava... Hayırlı olsun...
Ey vajenlerinde streptokok olmayan oğlu olmayan hocalar
ACİL!!!! EYLEM YAPMALIYIZ, ÖSYM yi PROTESTO ETMELİYİZ.
Abbas Güçlü'de TUS Hatalı Soru Haberini Oyla,GÜNDEMİ BELİRLE
ÖSYM' YE DAVA AÇMA ÇALIŞMALARI...
ŞU BİMERİ BİR KEZ DE BİZ KULLANALIM
Son Dakika ÖSYM Gelişmesi.. YÖK başkanı devreye girdi....!!!

PROTESTO ETMEK İSTEYENLER - Ankete katılın lütfen
BU ADAMLAR DALGA MI GEÇİYOR???
ÖSYM'YE SORU İPTALİ İÇİN BAŞVURMAKTAN LÜTFEN KORKMAYIN..


TALEP : Yukarıda arz edilen nedenlerle sanıkların bağlantılarının tespiti ve duyum aldıkları ÖSYM çalışanları hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak kamu davası açılmasına karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederim . Tarih


Müşteki
Ad Soyad

ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler
Dr TUS hakkında Savcılığa Suç Duyurusu
FLAŞ. Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru
ÖSYM nin büyük hainliği..
Rıza Eröksüz, ÖSYM kimlere emanet?

Bu abimiz sınava girmi ki?
Sami Bey sadece ÖSYM yi mi elinde oynatıyor?
Sami Bey ÖSYM'yi elinde oynatıyor (du)
Tüm Hekimler Adına ÖSYM Başkanına

Tusdatayı aradım Sami Bey ÖSYM de dediler...
Pis kokular gelen tuvalet dosyası ve tesadüfler zinciri
ÖSYM Başkanına sesleniyorum, plansız hareket ediyorsun

Yöneticinin imanı.. ÖSYM, Hak Arama, Organize guruplar
Drasc ÖSYM başkanına meydan okuyor
Ben drasc
Sami Bey ÖSYM'yi elinde oynatıyor (du)
Bir ÖSYM provakatör prototipi olarak kemalkemal

Yeter artık ösym yeterrrrrrrrr adam ol!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
TUSDATA sponsoru aracılığıyla ÖSYM'yi yıpratma nedeni?

TUSDATA'nın sponsoru olduğu Dr tus'taki şizofren
Kaşarlanmış Dr TUS.com provakatörü: Başocak
Dr Tus sitesindeki nöbetçi silgi provakatörü ve tesadüfler zinciri
Dr TUS ta nöbetçi kaloriferci ve tesadüfler zinciri-3
Dr Tus sitesindeki Erikli su provakatörü ve tesadüfler zinciri-2
Sami HOCadan Site Çalışanlarına ve Ösymye Fırça


Ösym de para karşılığı işlerin halledildigi izlenimi veriyor
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 12-28-2017, 19:03   #25
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Anadolu Ajansı

*****

son dakika

Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği, ABD'nin vize adımına karşılık, ABD vatandaşlarına yönelik vize kısıtlamalarının kaldırıldığını açıkladı.

ÖSYM'den ölçme ve değerlendirme süreçlerini geliştirmede yeni adım

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Özer, "Merkezin ölçme ve değerlendirme süreçlerinin iyileştirilmesi amacıyla ÖSYM'ye bağlı Ölçme ve Değerlendirme Süreçlerinin İyileştirilmesi ve Geliştirilmesi çalışma grubu kurduk." dedi.

*****anasayfa*****>*****eğitim*****21.12.2017********************

ANKARA -*****Selma Kasap

Ölçme,*****Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer,*****merkezin ölçme ve değerlendirme süreçlerinin iyileştirilmesi amacıyla, "Ölçme ve Değerlendirme Süreçlerinin*****İyileştirilmesi ve Geliştirilmesi" çalışma grubu kurduklarını açıkladı.

Prof. Dr. Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ÖSYM olarak, tüm süreçleri masaya yatırdıklarını belirterek, ölçme ve değerlendirme süreçlerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi için dış değerlendirmeye ve bakışa ihtiyaçlarının bulunduğunu ifade etti.

Bu nedenle bu alanla çalışmaları olan, daha önce ÖSYM Yönetim Kurulu'nda görev yapmış ve ölçme ve değerlendirme süreçleri ile deneyimi bulunan öğretim üyelerinin bu bağlamda katkılarını almak üzere, bir çalışma grubu oluşturduklarını anlatan Özer, "ÖSYM'ye bağlı 'Ölçme ve Değerlendirme Süreçlerinin İyileştirilmesi ve Geliştirilmesi' çalışma grubumuz, merkezin ölçme ve değerlendirme süreçlerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, dünyadaki iyi uygulamaların adaptasyonu ile ilgili öneriler geliştirecek." diye konuştu.

ÖSYM, analiz yayınlayacak

Çalışma grubunun üç temel amacı bulunduğunu aktaran Özer, bunlardan birincisinin mevcut süreçlerin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi olduğunu, bu bağlamda çözümler üretileceğini ve uygulamaya konulacağını belirtti.

İkinci olarak da dünyada benzer merkezlerin iyi uygulamalarını ÖSYM'ye adapte etmeyi amaçladıklarını vurgulayan Özer, ÖSYM'de analiz ve raporlar hazırlanması yönünde yol haritası belirleyeceklerini kaydetti.

Özer, "ÖSYM maalesef yaptığı sınavlarla ilgili analizler yayınlamıyor. 2018 yılından itibaren dünyadaki benzer sınav merkezleri gibi analizler yayınlamak istiyoruz. Böylece veriler üzerinden sağlıklı bir şekilde tartışma zemini olacak." dedi.

Çalışma grubunda İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Atılım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yıldırım Üçtuğ, Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Bayram Çetin, Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahattin Gelbal, ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Eryılmaz, Hacettepe Üniversitesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Petek Aşkar, Kırıkkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sıtkı Yıldız yer alıyor.

Anadolu Ajansı
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 12-30-2017, 08:35   #26
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
*****

Mesajlar: n/a

Uz.Dr. Sami Selçukbiricik yazıları

http://www.tus.com/29625/osymye-acik-mektup
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP-1
“Adaleti olmayanın asaleti de olmaz”
(10 Eylül 2013)
Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Size; pek çok kursiyeri 7 ve 8 Eylül 2013’te DUS ve TUS’a girmiş olan bir kurum olarak açıktan ve MERTÇE yazıyoruz. Bilin ki; sadece para peşinde koşan bir kurum olsaydık etliye sütlüye bulaşmaz, kazandığımız paranın keyfini yaşamaya bakardık. Bu ülkede korkmadan doğru sözü söyleyen mertlerin hala var olduğunu yeni nesillere -örnek olarak- göstermeyi kendimize vazife biliyoruz.

Son 4 yıldır (göreve geldiğinizden beri) sınavlarınıza giren hekim ve diş hekimleri ile sürekli bir sürtüşme ve didişme psikolojisi içindesiniz:

• Sanki; karizmanız ve itibarınız çok zedelenecekmiş gibi bir ruh hali ile, hekimlerin sorulara itiraz etmelerine bozuluyor,

• Bizim gibi kurumların kursiyerlerine rehberlik etmelerini “ÖSYM’ye karşı kışkırtıcı eylemler” olarak niteliyor,

• Soruları iptal ederken “En ufak bir şüphe olan soruyu bile iptal edelim” diye düşünerek bir tek vatan evladının bile mağdur olmasını engellemek yerine tüm savunma mekanizmalarını kullanarak mümkün olan en az soru iptali ile “Hekimlerin çenesini kapama” yolunu seçiyorsunuz.

Hatta; iptal etmediğiniz ama “kesin olarak yanlış olan” sorular için hekimler yargıya başvurduğunda da bakanlık ve yargı üzerinde inanılmaz baskılar kurmaya çalıştığınız da kulaktan kulağa yayılıyor. Çok üzücüdür ki herkes buna inanıyor.

Tüm bunlara rağmen yargı soruları iptal ettiğinde de küçük bir özrü bile muhataplarınızdan esirgiyorsunuz.

Bütün bu olanlar o kadar ağırınıza gitmiş olacak ki; mevcut meclisi ikna ederek soruları yayınlamamak için kanun çıkarttınız. Emin olun ki, size tam olarak güvenip de yasayı meclisten geçiren yöneticilerimiz, talep ettiğiniz kanun değişikliği ile sınava girenlerin hak arama özgürlüğünün tamamen kısıtlandığını bilselerdi böyle bir kanunu geçirmezlerdi. Bugün bile bilseler tekrar düzelteceklerinden emin olabilirsiniz. Size tanınan krediye güvenip sonuna kadar “güç zehirlemesi“ne girmek, haklı olduğunuz anlamına mı gelir?

Mutlaka bilmeniz gereken bir başka nokta daha var ki; hangi önlemi alırsanız alın eninde sonunda sorular ortaya çıkacaktır. Çünkü doktorların hafızası hafife alınamayacak kadar güçlüdür. Böylece, arkasına sığındığınız “soru bankası oluşturmak” ve “Gizlilik” gerekçelerinin gerçekte bir karşılığının olmadığı çok yakında zaten ortaya çıkacaktır. Sonuçta ortaya tam bir “Devekuşu Sendromu”nun çıkması kaçınılmazdır.

Şimdi soruları yayınlamadığınızı varsayalım:

1. Sınava girenler; anayasal hakları olan “Hak arama özgürlüğünü” nasıl kullanacaklar?

2. Bazı soruların yanlış olduğunu düşünenler, neye dayanarak itiraz edecekler? Soruyu hatırlayamayabileceklerine HATTA doğru cevabın ne olduğunu bilmediklerine göre HANGİ DAYANAĞA GÖRE itiraz edecekler?

3. Siz; soruları açıklamadığınızda ve yanlış-doğru belli olmadan sonuçları ve yerleştirmeleri açıkladığınızda ADALET tecelli etmiş olacak mıdır?

4. Yargıya başvuranlar, Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini sağlayanlar, 10-15 ay sonra bilirkişi raporlarıyla bazı soruları iptal ettirenler çıkarsa insanların yüzüne NASIL bakacaksınız?

5. Size güvenip de arkanızda duran değerli devlet büyüklerimiz, uğraştıkları onca dahili ve harici sorunlara bir de sizin yol açtığınız bu sorunun eklendiğini fark ettiklerinde ne hissedeceksiniz? Size güvenen yöneticilere bu “dost kazığı“nı atma hakkınız var mı?

Daha bir TUS önce 8 (Sekiz) hatalı soruyu RESMEN İPTAL etmediniz mi? Aralık 2010 TUS’unda inatlaşıp iptal etmediğiniz 5 soru yargı yoluyla iptal edilmedi mi? 19 ay sonra herkesin yerleştirilmesi değişmedi mi? O gün yeri değişenlerin sizin hakkınızdaki duygularını hiç düşünmediniz mi? Biz “hatasız soru soruyoruz” diyebilir misiniz?

“Güç” hatta “zor” kullanarak soruları açıklamayıp insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlamak ZULÜM’dür ve ZULÜM aslında, tarih boyunca çaresiz ve küçük insanların başvurduğu bir yol olmuştur.*****

Sorumlu olduğunuz bu insanlara karşı SORULARI AÇIKLAYIN ki,

• Size, “vicdansız” diyenler utansınlar,

• Size, “adaletsizlik umurlarında değil” diyenler hakkınızı teslim etsinler,

• Size, “özür bile dilemeyen yüzsüzler” diyenler sizden özür dilesinler,

• Size, “ülkeyi ve adaleti değil sadece kendi ikballerini düşünüyorlar” diyenler artık ülkeyi ve adaleti öncelediğinizi de konuşsunlar.

• Size güvenen ve bin bir derdi olan yöneticilerimize gereksiz, saçma ve yeni bir dert açmayın.

• Açıklayın ki, yarın adaletsizlik ortaya çıkarsa insanlara beddua hakkı vermeyin. Beddua; kendi elinizle davet edeceğiniz son şey olsun. Mazlumun âhı, aheste aheste çıkarmış derler.

İsterseniz; anladığınızı düşündüğünüz bir başka dilden konuşalım:

Eğer, Cuma namazına gidiyorsanız iyi bilirsiniz; imam, hutbeyi bitirirken Kur’an’dan bir ayet okur: “Muhakkak ki Allah ADALETİ, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder…”

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Hakkı ve Adaleti -acı gelse de- söylediğimize kanaat getirip soruları açıklar, itirazlara imkan tanır ve şüpheli her soruyu hiç tereddüt etmeden iptal eder adil olursunuz.

2. Daha önce defalarca yaptığınız gibi, nefsinize yenik düşüp soluğu en yakın savcılıkta alır bizimle ilgili yeni bir suç duyurusunda bulunursunuz.

Biz; ölümden sonraki ilahi adalete sunulmak üzere yüz akı ile belgelerimizi mütemadiyen hazırlıyoruz. Ya Siz?

#direnMEösym
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


http://www.tus.com/29845/osymye-acik-mektup-2
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP – 2

“Şecaat arz ederken merd-î kıpti, sirkatin söylermiş”

(19 Eylül 2013)

Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Her türlü baskıya, haklı talebe ve yazılı isteklere rağmen Eylül 2013 TUS ve DUS sorularını açıklamadınız.

“Elektronik sınav hazırlığı”, “Soru bankası oluşturma”… gibi gerekçelerin kimseye inandırıcı gelmediğini siz de bilirsiniz. İnsanlara yapılacak en yanlış şeylerden biri “onları aptal yerine koymak”tır.

Dünyanın hiçbir yerinde sınavların açıklanmadığından dem vurmuşsunuz.

Bilmiyorsanız söyleyelim:

1. USMLE gibi sınavlarda hatalı soru ZATEN sorulmaz, sorular çok ciddi kontrollerden geçirilir.

2. O sınavlar “eleme-seçme sınavı” yani yarışmalı sınav değil, kişiye özgü baraj sınavıdır.

Soruların %10’unu açıklamışsınız. İki soruyu da iptal edildiği için açıklamışsınız. Güya şecaat arz etmişsiniz.

Bu nasıl bir şecaat arz etme ki, açıkladığınız 26 sorudan tam 5 tanesi açıkça yanlış ve iptal edilmeli. 26 soruda bile kusurunuzu (sirkatinizi) açığa vurmuşsunuz.

Lütfen, şimdi aşağıdaki iki linke tıklayın; hem açıkladığınız hem de açıklamadığınız sorulardaki bazı hataları görün.

Açıkladığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Açıklamadığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Hangi akıl sahibine sorsanız, bu soruların hatalı olduğunu teyid edecektir.

“Hatalı soru sormak mümkündür, en ufak şüpheli bir soru bile varsa iptal eder, herkesin o soruları doğru yaptığını kabul ederiz.” diyebilmek bu kadar mı zor?

Hatada ısrar etmek erdem değildir. Kişi kara lekeyi alnına kendisi sürermiş. Hatada ısrar edenlerin öncüsü, ısrarından dolayı cennetten kovulan şeytandır.

Lütfen; Allahtan korkun ve

1. Kalbinizi temizleyin, iyi niyetli olun ve soruları derhal açıklayın, insanlara itiraz için ek süre verin.

2. En ufak bir şüphe olan soruları bile iptal edin, can yakmayın, beddua almayın.

3. Bundan sonraki sınavlarda hatasız soru hazırlamak için tüm prosedürlerinizi gözden geçirin ki bizim gibi kurumlara söz söyleme fırsatı vermeyin.

4. Bu ülkenin vergilerinden maaş alıyorsunuz, bu ülkenin insanlarına ve haklarına saygı duyarak ADİL OLUN ki kurtulasınız, evinize haram para götürmeyin.

Eğer, bütün bunlara rağmen hatanızda ısrar ederseniz yaptığınızın adı ZULÜM olacaktır ve zulüm ile kimse âbâd olmamıştır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6079/bir-iyilik-hareketi
Bir “İYİLİK” Hareketi
(07 Ekim 2011)
Bir ilkokul öğretmeninin çocuğu olarak doğmuşum. Annem ev hanımı…

Üç kardeş olduğumuz için ve hepimiz okuduğumuz için babam hep ek iş yapmak zorunda kalmış: ziraatle uğraşmış, tavukçuluk yapmış, olmamış… Arıcılık kurslarına gitmiş, arıcı olmuş.Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde hep arıcılık yapmış, tam 55 yaşına kadar… Yani ben Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek… Sonrasında artık benim de boş yaz tatilim olamayacağı için emekli olmuş, hem öğretmenlikten, hem de arıcılıktan…

Ben de 5 yaşımdan beri hep babamın yanında oldum. Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek tüm yaz tatillerimi çadırda babamla birlikte arıcılık yaparak geçirdim, kendi yemeğimizi de kendimiz yaptık, kendi çamaşırımızı da kendimiz yıkadık.
Yokluğun ve borcun sıkıntısını da, alın teriyle çalışıp kazanmanın keyfini de yaşayarak öğrendim.

Bu ülkenin bir varlığıyım, en sade tabiriyle sizin içinizden biriyim.

Kader; önüme bir fırsat açtı ve TUSDATA kuruldu. Yıllar boyu arı gibi çalışıp ülkenin dört bir yanına yayılmış bir kurum haline geldi. Bu kurumdaki herkes işini en iyi şekilde yapmak için sürekli çalıştı. İşimiz TUS kazandırmaktı ve on binlerce doktor bizimle TUS kazandı, memnun oldu ki hep meslektaşlarına önerdi.

Kurumsal yapımız olgunlaşıp, sağlam zemine ulaşınca da kendi ülkemizin evlatlarına “sosyal sorumluluk” gereği bir proje olgunlaştırdık:

Tıp fakültelerinin 2., 3., 4. ve 5. sınıflarının iyi çalışan derecelerini, sosyal ve bilimsel faaliyet gösteren kulüplerin liderlerini, sınıfların gerçekte hizmetkârı olan amfi başkanlarını… vs. içeren YAYGIN bir proje oluşturduk. İstedik ki; bu gençlerimizin pek çok kitap ihtiyacını karşılayalım, şubelere derslere giden hocalarımızla bu gençleri düzenli şekilde buluşturalım ve daha iyi bir hekimlik ile daha iyi bir sınav hazırlığı konusunda yüreklendirip rehberlik yapalım. Sınıflarına uygun şekilde derslerimize ücretsiz alalım… vs., vs.

Adını da “GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBܔ koyduk ki heyecan versin, motive etsin…

Tüm ülkeyi hesap ettiğimizde her dönem için 600’er kişiden toplamda yaklaşık 2400 kişiye her yıl bu hizmeti vermek bize yıllardır gurur verdi. Toplumun her renginden insan oldu bu kulübümüzde. Onlar bizi ve yapmak istediklerimizi anladılar. Ve; kim ne derse desin, bu tam bir İYİLİK HAREKETİ oldu. Bu yolda yürürken, seçimlerimizde ya da uygulamalarımızda çok küçük aksaklıklar olsa bile hemen düzeltip iyi niyetle yolumuza devam ettik.

Uzun yıllardır sektörünün lider kurumu olabilmenin ve “güvenilir” kalabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Sürekli size saldırılır, kara propagandalar yapılır. Çünkü aynı sektörde ama sizin kadar başarılı olamayan birilerinin maddi menfaati için yıpratılmanız gerekir, en azından onlar tek yolun bu olduğunu düşünürler.

Hocalarımıza, notlarımıza, eğitim kalitemize, hiç aksamadan işleyen sistemimize, başarılarımıza… yani işimize diyecek bir şey bulamayanlar karalamak için bireysel iftiralara başvurmaktan, sahte evraklar servis etmekten çekinmezler. Çünkü, er meydanında acizdirler.

Son günlerde benzer bir saldırı dalgası ile karşı karşıyayız:

Sektörde rakibimiz olan bir kurum ve bağlantılı siteleri yalan yanlış sözde belgelerle GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ uygulamamızın güya ne kadar “kirli”, “fişlemeye dönük” ve “kötü” bir uygulama olduğunu yazıp kamuoyuna kurumumuza karşı tahrik çabası içerisinde hareket ediyor.

Biz, bu çabalara gülüp geçiyor ve meyveli ağacın taşlanacağını hep hatırımızda tutuyoruz.

Marifet; daha iyisini yapmaktır, karalamak değil…
Marifet; er meydanında rekabet etmektir, bel altı vurmak değil…
Marifet; kendinden bahsedebilmektir, rakipten değil…

Her hekim arkadaşım bu karalamaların aslında ne anlama geldiğini bilecek kadar akıllıdır, buna hiç şüphe duymuyoruz.

Bütün bu saldırılar ve karalama kampanyaları karşısında ne mi yapacağız?

Elbette hukuki haklarımızı ararız ama onun dışında muhatap bile almayacağız. Çünkü, vaktimizi, yaptığımız işi daha da iyileştirmek için harcamanın erdem olduğunun farkındayız.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6087/yarindahazor
YARIN DAHA ZOR…
(07 Ocak 2011)

ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?

Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?

Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?

“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?

Ayrıcaaa…

Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.

Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar.
O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6085/tip-uzmanlik...ri-ve-oneriler
TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİNE GİRİŞ SINAVI’NIN
SORUNLARI VE ÖNERİLER

(04 Nisan 2011)

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır.

Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1- Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; 300 sorudan (en azından 240 – 250) oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve Pazar günü sabah ve öğle oturumları olmak üzere İKİ OTURUM olmalıdır.
Böylece saçma bir uygulama olan 4 saate yakın tek oturumda tuvalete çıkamama sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır.
Örnek:*****www.usmle.org*****(3 basamakta, 23 blokta yaklaşık 1000 soru)

2- Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır. Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

3- Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

4- Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.
Ayrıca; sorular hazırlanırken, mutlaka tüm seçenekler için açıklamalar yazılmalı ve doğru seçeneğin neden doğru, yanlış seçeneğin neden yanlış olduğu ortaya konmalıdır. Bu durum; varsa- birden fazla doğru cevaplı seçenek hatasını ortadan kaldıracaktır.
Son olarak,sorular ve açıklamaları mutlaka en az iki ayrı akademisyen tarafından kontrol edilmeli ve belli kriterlere göre onaylanmalıdır.

5- Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin; Aralık 2010 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 5 tanesi Nöro anatomi konusundan, 5 tanesi ise kalp ve dolaşım konusundan sorulmuştur. Kemikler, eklemler, kaslar, solunum sistemi, sindirim sistemi ve ürogenital sistemden hiç soru sorulmamıştır. Hiç soru sorulmayan bu konular tıp fakültesi anatomi müfredatının yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Bu durumda bu sınavda ki soru dağılımı ne kadar dengeli ve adil olabilir?
Soru dağılımları yeniden ve objektif olarak belirlenmeli ve duyurulmalıdır. Ayrıca sınavda da buna uyulduğunu net kriterlerle ortaya koymak gerekmektedir.

6- Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir. Bu detay ve zor soru sorma çılgınlığı, ülkemizin gelecek doktorlarının yanlış yetişmesine neden oluyor. Bu nokta, ciddi bir vebaldir.
Her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplanmalı, sonuçlar soru hazırlayıcılarla paylaşılmalı ve deneyimler sonraki sınavlara yansıtılmalıdır.

7- Branşlar arasında hatta branş içi referans kitaplar arasında bile ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.
Ayrıca, her branştan soru hazırlayanların sadece kendi branşı ile ilgili sorular hazırlaması, primer olarak başka branşların alanına giren sorulardan kaçınmaları da hataları önleyecektir.

8- İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır. Ayrıca son derece komik bir şekilde “sınavda başarılı olanların ortak şekilde yanlış işaretlediği sorular yeniden incelenmiş ve bu sorular iptal edilmiştir” benzeri basın açıklamaları, bilimselliği en üst düzeyde olması gereken ÖSYM’nin güvenilirliğine gölge düşürmektedir.
İnternet yoluyla itiraz edilebilmeli ve sonuçlar açıklanmadan önce itiraz edilen her soru için temel referans kitapları belirtilerek yeterli ve doyurucu açıklama yapılmalıdır. İmaj kaygısıyla defansif davranılmamalı sorular hatalıysa cesurca iptal edilebilmelidir.

9- İngilizce sınavı ile bilim sınavının ard arda olması önemli bir handikaptır, bilim sınavını etkileyecek kadar stres oluşturmaktadır.
TUS İngilizce sınavı kalkmalıdır, ÜDS ya da KPDS’den alınacak geçerli bir not 5 yıl süre ile dil muafiyeti sağlamalıdır.

10- “Kişiye özel üretilmiş soru kitapçığı” sınav eşitliğine aykırıdır.
Çünkü; başta zor sorular ya da çeldiricisi olan sorularla başlayan kitapçığa denk gelen adayların sınavı doğal olarak daha kötü geçecektir. Tüm kitapçıklarda aynı moral durumunu sağlayacak denge kurulabilmesi mümkün müdür?
2, 3 ya da 4 kitapçık türü ile sınavın yürütülmesi yeterlidir. Fantastik önlemlere gerek yoktur.

11- İki sınav arası aralıklar eşit değildir ve hem YASAL, hem de hazırlanabilmek açısından sorunlar doğurmaktadır. Ayrıca, hekimlerin mecburi hizmet sorunu sınav takviminde dikkate alınmalıdır.
Sınavların birbirine 4 ay ya da 5 ay yakın olması bir sınavda yerleştirilip başvurusunu yapan ama yasal prosedürler tamamlanamadığı için henüz başlayamayan hekimlerin bir sonraki sınava başvurmak istemeleri durumunda puanlarında % 2 kesinti yapılmasını gerektirecek olan “Halen bir uzmanlık eğitimine devam etmekteyim.” seçeneğini işaretlese de işaretlemese de yasal sorunlar doğuracağı açıktır.
Sınavların MART ve EYLÜL aylarının İLK HAFTA SONU yapılması hekimler açısından en uygun dönemdir. Çünkü Eylül ayının ikinci yarısına ve ötesine geçen bir sınav takvimi “mecburi hizmet uygulaması” yüzünden yeni mezun hekimleri zor durumda bırakmaktadır.

12- Sonuçların açıklanma tarihi önceden duyurulmalıdır.
Sınav sonuçlarının açıklanması, yerleştirmeler vs. derken 1,5 aydan fazla bir süre belirsizlikte kalınıyor. Günün her saatinde internetteler ve paranoid oluyorlar neredeyse. Topu topu 14.000 civarında kişi… Sınavdan hemen sonraki gün sonuçların ne zaman açıklanacağı duyurulamaz mı? Yabancı dil sınavını yarım günde açıklayan ÖSYM, TUS Bilim Sınavı’nı neden 3 haftada açıklıyor?

13- Kişiye özel sonuç açıklama uygulaması zihinlere “acaba birilerine bir şeyler yapılıyor da o mu saklanıyor?” sorusunu getirmektedir.
Eskiden TC kimlik numarası girilerek herkesin nereyi kazandığı kolayca görülebilirdi. Bu, engellendi. Nasıl bir güvenlik kaygısı ile engellendiğini anlamak ise mümkün değil. Tam aksine zihinlerde soru işaretleri giderek artıyor.
ÖSYM; kendisi zaten toplam 10.000 kadar olan doktorun tümünün sıralamasını, puanlarını ve kazandığı yerleri tek bir tabloda yayınlarsa tüm şüpheler giderilir ve iddia ettikleri şeffaflık sağlanmış olur. Bu tabloda TC kimlik numaralarını yayınlamazsa olası suistimallerin de önüne geçilmiş olur.

14- Ne ÖSYM’de ne de YÖK’te TUS ya da YDUS ile ilgili istihdam edilmiş bir hekim yoktur. Ayrıca ÖSYM yürütme kurulunda da tıp kökenli bir öğretim üyesinin yer almaması anlaşılır gibi değildir.
Aklı başında bir hekim, bütün bu sorunları kolayca aşacaktır.

15- ÖSYM internet sitesinde hekimlerin karşılaşabilecekleri bazı sorunlar ile ilgili bilgiler bulunmamakta bu da zaman zaman uygulama sorunlarına yol açmaktadır.
Hekimler, bazı yasal sorunlar karşısında kulaktan duyma bilgilerle hareket ettikleri için sıkça kaygılı zamanlar geçirmekte, bu durum ise ÖSYM’nin imajını zedelemektedir. Bu sorulardan bazıları aşağıdadır:

• Sınav giriş belgem gelmeden Ankara’ya gelmek zorunda kalırsam belgemi Ankara’da nerelerde ve hangi zaman dilimlerinde çıkartabilirim? Cumartesi günü de belge çıkartabilir miyim?

• Yabancı dil sınavı muafiyeti için tüzükte var olan 3 yıllık muafiyetin pratik uygulaması nasıldır? Örneğin yabancı dilde barajı Nisan 2008 TUS’unda geçen bir hekim 15 Mayıs 2011 ve 25 Eylül 2011 tarihlerindeki bilim sınavında yabancı dilden muaf mıdır?

• Haziran 2011 sonunda tıp fakültesinden mezun olacak bir kişi henüz mezun olmadan ilkbahar 2011 dönemi TUS yabancı dil sınavına girse ( ama daha mezun olmadığı için bilim sınavına girmeden bunu yapsa) ve barajı geçse, bu durum 3 yıllık muafiyete hak kazandırır mı? Nitekim henüz mezun olmadan ÜDS ya da KPDS’ye girip barajı geçenler muaf sayılmıyorlar mı?

• Bir sınavda bir TUS sorusu iptal edildiğinde sınav bir soru eksik mi değerlendiriliyor, yoksa bu soru sınava giren herkes için doğru mu kabul ediliyor?

• İlkbahar dönemine giren ve bir programa yerleşip yerleştiği alana kurallara uygun şekilde başvurusunu yapan hekimlerin atamaları genellikle Ağustos ayı sonu ya da Eylül ayı başlarını buluyor. Yani Sonbahar dönemi TUS müracaatları çoktan bitmiş oluyor. Bu kişiler; sonbahar dönemi sınavına da girmek istedikleri durumda, başvuru formundaki UZMANLIK ÖĞRENCİLİĞİ DURUMU bölümüne nasıl cevap vereceklerdir? “Halen Uzmanlık Eğitimime Devam Ediyorum” cevabı verseler, halen uzmanlık eğitimine devam etmedikleri için yanlış beyan olacaktır. Bu seçeneği işaretlemedikleri durumda da puan kesintisi olmayacak ama belki de bu kişiler sınavdan önce uzmanlık eğitimine başlamış olacak ve diğer adaylara haksızlık durumu ortaya çıkacaktır.

• Halen, ilkbahar dönemi sınavı ile sonbahar dönemi sınavı arasındaki süre 5 ay, diğer iki sınav arasındaki süre ise 7 aydır. Sınavlar arasındaki süreyi eşitlemek (tam 6 ay ara ile yapmak) bir önceki sorudaki handikapı önlemek için sağlıklı bir yol olamaz mı? Sınavları mevcut aralıklarla yapmanın özel bir sebebi var mıdır? İncelenen kadarıyla ÖSYM’nin Mart ayında pek çok boş haftası bulunmaktadır. İlkbahar dönemi Mart ayına alınamaz mı?

• Ek yerleştirmede, bir kişinin bir kadroyu tercih edebilmesi için ilk yerleştirmede o programa yerleşen en düşük puanlı kişinin puanına eşit ya da yüksek puan alması gerekiyor. Bu durum, pek çok kadronun boş kalmasına yol açmaktadır. Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir?

ÖSYM internet sayfasındaki TUS bölümünde “SIK SORULAN SORULAR” bölümü açılarak bu tür ortak sorular cevaplanabilir ve hekimler belirsizlikten kurtarılabilir.ir.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6081/tus-icin-yapilmasi-gerekenler-2
TUS İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – 2

(14 Ocak 2012)

Daha önceki yazımda TUS’un Handikapları ve Çözüm Önerileri’nden önemli bir kısmını bahsetmiştim. ÖSYM’nin yaptığı değişiklikler, önerilerimizin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Ama daha yapılması gerekenler var:

1- Zorunlu hizmetten dolayı çokça istifa eden hekim varlığından dolayı 14 tercih ve 6/8 Üniversite- Bakanlık oranı kaldırılmalıdır. Tercih sırası 20-25 ve hatta daha üzerine çıkmalı, dileyen tamamını üniversite ya da tamamını bakanlık tercihleri yapabilmelidir.

2- Tercih yapabilmek için alt sınır olan 50 barajı ya kaldırılmalı ya da düşürülmelidir.

3- Ek yerleştirme için; açıkta kalan bir kadroyu tercih edebilmek için, o kadronun puanına eşit ya da daha yüksek puan şartı kaldırılmalıdır ki boş kadro kalmasın.

4- TUS Yabancı Dil Sınavı kalktığı için ÜDS, Ocak ya da Şubat ayında yapılmalıdır ki Nisan TUS’u başvurularından önce sonuçlar açıklanmış olsun.

5- Yanlış olan ve itiraz edilen sorulara hala şeffaf davranılmamaktadır. Eylül 2011 sınavındaki 3 yanlış soru da itiraz edildiği halde iptal edilmediği için mahkemeye taşınmıştır. Bu inat,
nereye kadar böyle devam edecektir?

6- Aralık 2010 sınavında yanlış olup iptal edilmeyen 5 soru mahkeme kararı ile iptal edilmiş olup karar kesinleşmiş ve ÖSYM’ye tebliğ edilmiştir. Buna rağmen ÖSYM sessizliğini korumaktadır. Önce; bu iptalleri kamuoyuna duyurmalı, kazanılmış mevcut hakların korunması şartıyla yerleştirmeleri yeniden yaparak bir üst yerleştirmeye ya da yeni bir yerleştirmeye hak kazananlara hakları verilmelidir. Sonra da hekimlerden içtenlikle özür dilenmelidir.

Hiç şüphesiz ki bu özür; sahibine özsaygısını iade eden bir özür olacaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6071/tipta-uzmanl...ri-ve-oneriler
Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın Handikapları ve Öneriler

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır. Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1-Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; en az 500 sorudan oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve 2 ya da 3 oturumda yapılmalıdır.

2-Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.

3-Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin Eylül 2007 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 7 tanesi “Nöroanatomi” konusundan sorulmuştur. Daha önceki sınavlarda bu konudan gelen soru sayısı ortalama 2-3’tür. Tıp fakültesi müfredatında da bu konu anatominin yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır. Bu durumda bu konudan 7 soru sormak ne kadar ölçücüdür? Bir hekimin diğer konuları çalıştığı halde hiç soru çıkmaması da elbette adil olmayacaktır.

4-Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır.Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

5-Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

6-Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
“Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir.

7-Branşlar arasında ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler -son derece hatalı şekilde- sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.

8-İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Ayrıca sınavın birinde 2 soru iptal edildiği halde neden 200 soru üzerinden değerlendirme yapıldığı hala adaylar arasında şaibe konusu olarak konuşulmaktadır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır.
Yapılan her itiraz dikkatlice incelenip hekimleri yeterince aydınlatan resmi açıklamalar yapılmalıdır.

Bugüne kadar; sınavın daha ölçücü ve hatasız bir sınav olması için hiçbir inceleme yapmayan ve çaba göstermeyen, hatalı soruların varlığını hekimlerin kendilerine çektiği sitem dolu fakslarla fark edecek kadar duyarsız bir Türk Tabipleri Birliği’nin varlığı tüm meslektaşlarımız adına üzüntü vericidir.

Tüm bu sorunların çözümü için; kurumumuz, sınavın esas sahibi olan Sağlık Bakanlığı, sınavın uygulayıcısı olan YÖK ve ÖSYM nezdinde gerekli tüm çabaları göstermekte ve sorunları dile getirmektedir. Sizlerin de yukarıdaki metin eşliğinde ÖSYM’ye faks ve E-mail yoluyla başvurmanız sonuç almamızı hızlandıracaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6060/tusun-kutsal-kitabi
TUS’un KUTSAL KİTABI

(Tüm Tus Soruları 18. Baskı’nın Önsözüdür)

TUS’un kutsal kitabı 18. edisyonu ile karşınızda. Bu baskıda bile her bölüm, TUSDATA’nın kaliteli eğitmenleri tarafından en az 2 kez satır satır incelendi, çok değerli bilgiler eklendi, sızlerden gelen eleştiriler incelendi, tartışmalar çözümlendi, içerik daha da zenginleştirildi. Sadece bu baskı için 60’tan fazla editör ve eğitmen görev aldı. Kitabın 17. baskısı Eylül 2007 sınavındaki 153 soruyu net bir şekilde cevaplandırdı.

12 yıl boyunca; konu olarak ne çalışırsa çalışsın, hangi dersaneye giderse gitsin TUS çalışma potasına giren herkesin vazgeçilmez kaynağı olabilmek “TUS’un Kutsal Kitabı” tanımlamasını anlamlandırıyor.

Türk tıp tarihinin en fazla baskı yapan kitabı olma gururunu da bu kitap taşıyor (toplamda 27 baskı… 18’i yenilenmiş edisyon ve 9 adet reprint baskı). İkincilik ise 12 baskı yapan Klinisyen PATOLOJİ SORULARI kitabına ait. Dünyanın en meşhur kitaplarından Nelson Textbook of Pediatrics kitabının da 2 ay önce 18. baskısını çıkardığı düşünüldüğünde bu kitabın haklı gururu daha iyi anlaşılacaktır.

Önemli başarılar, ancak gönülden ve yeterince ciddi çalışıldığında kazanılır. TUSDATA olarak hem dersanecilikte hem de yayıncılıkta gönülden ve yaptığımız işten zevk alarak profesyonel kadromuzla aldığımız sonuçlar bunun en güzel ispatıdır: 27 ayrı şube ve kitabevi, 500’den fazla TUS semineri, 137 kitap, 18 eğitim Cd’si, TUS kampları, vaka kampları, deneme sınavları… Tam 12 yıldır TUS’un her alanında bütün gücümüz ve içtenliğimizle çalışıyoruz.…

Başarıda diğer önemli bir faktör de sürekli yenilenme ve güncel kalabilmedir. Yıllar boyu bununda en güzel örneklerini verme gayretinde olduk. Bu baskıda da 2005, 2006 ve 2007 basım ingilizce textbookları esas alarak bilgileri güncelledik, yeni ipuçları ekledik ve daha iyi olabilmeye çalıştık.

TUSDATA ailesi olarak; Sürekli yenilenme ve gelişmenin doğal sonucu olarak kurumlarımızı ve hizmet ağımızı genişletiyoruz:

Bilimsel toplantı merkezlerimizde de arka arkaya kırılması zor rekorlara imza atıyoruz. Son 9 TUS’ta 9 birinci çıkardık ve herhangi bir kurumun bu başarıyı yakalayabilmesi için en azından 5 yıl geçmesi gerekecek. Tabi bu süre içinde TUSDATA’nın hiçbir varlık göstermediğini varsayarsak ve TUS birincileri, dereceler ve ilk 10’un çoğu sürekli bizden çıkmasının yanında kitlesel ve bireysel başarılara imza atıyoruz. Tüm kursiyerlerimiz ideallerindeki başarıya TUSDATA ile ulaşıyorlar. Artık TUS’u kazanan her iki kişiden biri TUSDATA’lı… Ders notları, Özet Notlar, Deneme Sınavları, Tarama Sınavları, Tıbbi İngilizce desteği, İnternet desteği, Profesyonel Motivasyon desteği ile TUS hazırlığına bambaşka bir tarz getirerek, kursiyer arkadaşlara birer hekim gözüyle bakarak ve tüm ihtiyaçlarını bilip çözüm yolları üreterek bu başarıya ulaşıyoruz.

Yayıncılıkta ise 12 yıllık tecrübemizi artık yurtdışındaki medikal yayıncılık standartlarına kavuşturduk. Bu noktada sınıflamalardan, kitap boyutuna, dikkat kutularından indekslere kadar itinalı bir çalışma sonunda ortaya KLİNİSYEN serisini çıkarttık. Klinisyen konu ve soru kitapları tamamladık, Vaka Soruları Kitaplarını seri halinde hizmetinize sunduk, daha detaylı bilgi isteyenler için PREMIUM serisini, daha az zamanda olanlar için de OPTİMUM serisini hazırladık. Son olarak her konuda her şeyin (TUS sorusu, Konu, vakalar, açıklamalı sorular, değerlendirme testi) arka arkaya eklendiği ve tüm metnin birbiriyle uyumlu olduğu 5 kitap yerine 1 kitap ile hedefe ulaşabileceğiniz PROSPEKTUS 5 YILDIZLI SERİ’ yi hizmetinize sunduk. Bu seri ile teknik açıdan
dünyanın en üst standartlarını, sınava hazırlık ve içerik açısından yapılabileceğin en iyisini yaptığımızı göreceksiniz.

TUS Hazırlık Merkezlerimizde yaptığımız ve tüm meslekdaşlarımız tarafından çok beğenilen deneme sınavlarımızı kitaplaştırdık. Güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni yayın çalışmalarına devam ediyoruz.

Klinisyen Tıp Kitabevleri artık Türkiye’nin 27 ayrı yerinde… Her çeşit kitabı en uygun şartlarda bulabileceğiniz merkezlerimize bekliyoruz sizleri.

TUSDATA olarak güncelliğimizi sürekli kılıp TUS’a çalışan öğrenci ve doktor arkadaşların yanında, hem TUS Hazırlık Merkezleri hem de yayıncılık alanında başarınız için çalışmaya devam edeceğiz.

18 baskı boyunca bu kitaba emeği geçenlerin sayısı çok fazla. Sadece bu baskı için 60’tan fazla eğitmen emek verdi. Öncelikle tüm yazar ve editör kadromuz, eğitmenlerimiz, çalışkan teknik ekibimiz, Klinisyen Tıp Kitabevleri ve tüm doktor meslektaşlarımız, bize her yolla ulaşarak soru ve çelişkilerini ileten meslektaşlarımız, tabi ki sabırlı, anlayışlı ve vefakar ailelerimiz… İsim olarak saymak istesek binleri geçer. Hepsine… ama herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı, bu kitap bu kadar faydalı ve güzel olamazdı.

Sınava TUS’u bilenlerle hazırlanın.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6025/%EF%BB%BF%EF...ar-sonuc-verdi
BASKILAR SONUÇ VERDİ
Değerli meslektaşlarım;

TUS sonuçları (puan ve sıralamaları) açıklandı. 2-3 gün içinde tercih işlemi başlayacak.

Türkiye net ortalamasının 85-90 arası olacağını tahmin etmiştik, 87 çıktı. Doğal olarak ortalama düşünce de puanlar yüksek geldi.

En doğru tercihleri yapabilmeniz için çok yönlü analizlerimizi tamamlayıp her türlü doküman ile zenginleştirilmiş bir TERCİH REHBERİ klasörünü en kısa sürede yayınlayacağız.

Nisan 2009 TUS; kötü bir sınavdı… Sınava giren meslektaşlarımız moral açısından zor günler geçirdiler.

Biz de TUSDATA olarak; sınavın doğru ve adil olması için çok yönlü çaba gösterdik. Gazete ve televizyon kanallarında durumu anlattık, YÖK ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk, hekim arkadaşların organize bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladık… vs.

Pek çok sonucu da aldığımızı düşünüyorum:

1. 5 itirazımızdan 4’ü tam istediğimiz gibi değiştirildi.

2. İlk kez, iptal edilen soruların akıbeti ÖSYM tarafından resmen duyuruldu ve bu sorular herkesin doğru kabul edildi.

3. ÖSYM; komisyonları tekrar toplayarak günlerce soruları tekrar inceledi… Bunun doğal sonucu, bundan sonraki sınavların daha dikkatli hazırlanması olacaktır.

Hak edenin kazanması dileğiyle…

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6022/sinavin-erte...k-ettikleriniz
SINAVIN ERTELENMESİ İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
Değerli meslektaşlarım,

18 – 19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan TUS ertelendi. Daha sonra şok bir duyuru ile Nisan 2011 ile birleştirilip Ocak’ta yapılacağı yazıldı. Hem ÖSYM hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduk ve sınav 11-12 Aralık 2010 tarihine alındı. 2011 sınav takvimi TUS 2 kez olacak şekilde yani hiç değişmeden yapılacaktır.

Pek çok soru işareti açıkta kaldı. Bunların bazılarına cevap ve kanaatlerimizi aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz.

Sınav neden ertelendi?
Aldığımız bilgiler, okuduklarımız ve basit mantıkla düşündüklerimizi yan yana koyarsak; KPSS skandalı nedeniyle ÖSYM’nin bilgisayarlarına savcılık ve polis tarafından el konuldu ve böylece soruların mahremiyeti, gizliliği bozulmuş oldu. Zaten ÖSYM sadece TUS’u değil diğer kalan tüm sınavları da erteledi.

Sınavda sorular sizce nasıl olacaktır? Eski soru çıkmayacaksa nasıl çalışmalı?
Soru gizliliği açısından mevcut bankanın kullanılamayacağını düşünüyoruz. Her yeni soru hazırlayan da en önemli konuları açıp oradan soracaklardır, Uzaydan soru mu getirecekler?
Nelerin nasıl sorulabileceğinin en kolay ve en sağlıklı yolu çıkmış TUS sorularına bakmaktır. Çünkü onları da hocalar hazırlamışlardı. Bunun için TÜM TUS SORULARI’nı çalışmak akıllıcadır, sadece şu farkla: Siz bu konuda sınav sorusu hazırlasaydınız ne sorardınız? Böyle bakın her şeyin aslında net olduğunu hissedeceksiniz.

Sınav için yeni bir başvuru olacak mı? Giriş kartlarımız geldi, ne yapacağız?
ÖSYM; en son durumda yeni başvuru kabul etmeyeceğini eski giriş evraklarının geçerli olduğunu belirtmiştir.

En son 2007 Eylül sınavında yabancı dil barajını geçmiştim. Bu eylülde muafiyetim geçerliydi. Şimdi sınav eylül sonrasına ertelendiğine göre benim muafiyetim ne olacak?
Siz, mağdur eden değil, mağdur edilensiniz. Eylül 2010 için her şey ( sınav kağıdı, sınav yeri, …vs. ) geçerli olacağına göre mutlaka muafiyetiniz de geçerli olmalıdır Aksi, akla da hukuka da aykırıdır.

Uzun dönem kursiyerlerinize verdiğiniz Spot bilgiler ve TUS soruları spotlarını kitaplaştırıp kursiyeriniz olmayanların da hizmetine sunacak mısınız?
Biz bunu zaten yaptık ve iki cilt halinde piyasaya sunduk. Çok kıymetli bir eser oldu. 70’ten fazla eğitmenin 3 yıl boyunca sürekli geliştirerek oluşturdukları ustalık eserimiz oldu. Kitabevlerinden veya*****www.klinisyen.com*****sitemizden inceleyebilirsiniz.

Aralık sınavı için yeni bir TUS KAMPI yapacak mısınız?
Bir sebeple Eylül kampımıza katılamayan meslektaşlarımızı öncelikle düşünerek sadece Ankara’da TUS KAMPI yapacağız. Bununla ilgili detaylar için tıklayınız

Yeni bitmiş olan Eylül TUS KAMPI katılımcıları için pozitif anlamda neler yapacaksınız?
Öncelikle onları kamp sonuna kadar konsantre tutmak için çabaladık. Yeni sınavdan hemen önce 5 gün süreyle kritik branşlarda çok yoğun bir SORU ÇÖZÜMÜ ve SPOT TEKRAR yapacağız. Bunu, onların motivasyonu için hediye olarak yapacağız.
Ayrıca her 3 haftada bir TUS DENEME SINAVI yapacağız. Bu denemelerimize her meslektaşımız katılabilecektir. Üç haftada bir yapmamızın nedeni 3 haftada bir tekrar atma hedefini canlı tutmak içindir. Bu sorunu fırsata dönüştürmek sizin elinizdedir.

Ekimde başlaması gereken yeni dönem kursları ne olacak, sınavın geçmesini bekleyecek misiniz?
Tam zamanında (büyük çoğunluğu 23 Ekim’de) başlatacağız. TUS ertelendi diye biz kış dönem başlangıcımızı ertelemeyeceğiz. Ancak bu TUS’a girecek kış kursiyerlerimizi serbest bırakacağız. TUS öncesi kampa gitmek isterse bedel almadan KAMP + Kalan kış dönemi derslerini sadece bu sınava özel olarak tek dönem fiyatı ile sunacağız. Bu sınavda kazanırlarsa da sadece kamp, not ve dinledikleri dönem dersleri dışındaki tutarı iade edeceğiz. Bununla ilgili detayları ve seçenekleri şubelerimizden öğrenebilirsiniz.
Hayat düz bir çizgi olsaydı asıl o zaman çekilmez olurdu. Tüm bu yaşananlar aslında normal ve olabilecek şeyler…Dayanma gücü yüksek ve mutlu olabilme eşiği düşük olan öne geçecektir.

Başarı dileklerimle.
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6018/simdineolacak
ŞİMDİ NE OLACAK? Ya da NE OLMALI?
(23 Aralık 2010 Perşembe)
ÖSYM ilk kez farklı bir uygulama yaptı:

2010 Aralık TUS puanları açıklanmadan önce bazı soruları iptal ettiğini duyurdu.

Çünkü; basın, siyaset ve kamuoyundan yoğun baskılar geldi.

Ancak, iptal gerekçesi çok sıra dışı ve düşündürücüydü: “Cevap kâğıtlarının optik okuyucuda okunmasından sonra yapılan ve madde analizi olarak ifade edilen ilk işlemde, tüm adayların sorulara verdikleri cevapların dağılımı incelenmektedir. Bu sayede adayların, özellikle de başarılı adayların cevap olarak farklı seçenekleri tercih ettiği sorular özel olarak yeniden ele alınmakta, soru hazırlayan ve bilimsel açıdan soruları denetleyen akademisyenlere iletilerek soruların yeniden değerlendirilmesi sağlanmaktadır. 12 Aralık 2010 tarihinde yapılan TUS Bilim Sınavında da bu süreç işletilmiş ve optik okuma sonucu yapılan madde analizi ve bilimsel denetçi akademisyenlerin yeniden değerlendirmesi sonucunda…”

Duyuruda; itirazlara değinilmemesi, sonuç açıklama esnasında ek iptallerin olabileceği yönünde bir açık kapı bırakıldığını da düşündürüyor.

Peki ne olacak? Hekimler nasıl hareket etmeli?

Öfkeli değil sükûnetle ve akıllı hareket edilmelidir.
1. Puanların açıklanması beklenmelidir.

2. Yeni iptaller söz konusu olmazsa; olayın ÖSYM tarafından “geçiştirilmek istendiği” kesinlik kazanacaktır.

3. Bu durumu böylece kabullenmek, bundan sonraki tüm sınavlarda aynı hataların tekrar tekrar yapılmasına fırsat tanıyacağı için sağlıklı ve adaletli olmayacaktır. Bu sınav bir dönüm noktası olmalı ve bundan sonraki sınavlar; dağılım, doğruluk, zorluk ve ölçücülük açısından gerçek birer sınav haline gelmelidir. Tatmin edici bilimsel açıklamalar yapılmadığı sürece olayın Danıştay’a açılacak bir “Yürütmeyi Durdurma” davasına dönüşeceği maillerle ÖSYM’ye şimdiden iletilmelidir.

4. Sınavın iptali gibi bir söylem, bu sınava emek harcamış ve plan yapmış herkese ihanet olacaktır. Bu sebeple hukuki yola başvuracak olan herkes sadece “yanlış soruların iptali ve herkes için doğru sayılması” üzerinde durmalıdır.

5. ÖSYM, bu sınavı yapmaya devam etmelidir. Bakanlık ya da üniversitelerin eline düşecek olan bir sınav hekimler için hiç şüphe yok ki daha kötü sonuçlar doğuracaktır. Bu istek ve güven ihtiyacı, her hekim tarafından ÖSYM’ye maillerle iletilmelidir.

6. TUSDATA olarak bugüne kadar tüm resmi makamlar ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk. Ne yazık ki, rakiplerimizin destek yerine köstek olarak, hazımsızlık gösterip, kurumumuzu ve şahsımı ÖSYM ve Cumhurbaşkanlığı’na jurnallemeleri etki düzeyimizi düşürmektedir. Kurum olarak; dava açmak gibi bir irademiz olmayacak ancak hukuki yola müracaat etmek isteyenlere yol gösterici rolümüz devam edecektir. Bu rol; sınavın iptali değil sadece kalan 4 sorunun iptali ile adaletin sağlanması ve sınavın ÖSYM tarafından yapılmaya devamı çerçevesinde sorumluluk bilinci içerisinde olacaktır.

7. Umuyoruz ki; ÖSYM hatayı kabullenir ve adalet sağlanır. Ayrıca bundan sonraki sınavlar daha düzgün ve ölçücü olacak şekilde hazırlanırda gerçekten çalışanlar emeklerinin karşılığını alırlar.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6015/kamuoyuna-duyuru
KAMUOYUNA DUYURU

(18 Ocak 2012)

TUSDATA olarak ülkemizin 30 ilinde sürekli ve düzenli hizmet vermekteyiz.

Eğitim ve hizmetin ve her cephesinde çıtayı sürekli yükselttik. Rekabete yeni açılımlar getirdik.

Bu rekabete güç yetiremeyen pek çok kurum bugün artık yok. Neredeyse hepsini, bedelini ödeyerek TUSDATA olarak bünyemize kattık. TUS-SİSTEM, UTS Başkent, ProspekTUS, TUSMED bunlardan bazılarıdır.

Doğal olarak bu kurumları alırken sadece iyi ve sevilen hocalarını da bünyemize katarak sürekli güçlendik.

Son olarak 18 Haziran 2009’da imzaladığımız bir protokolle 12 yıllık bir kurum olan TUMER; herşeyi ile 12 şubesi, tüm telif hakları, demirbaşları, yayınları, kursiyerleri ..vs ile bünyemize kattık.

İhtiyacımız olan ve sevilen tüm hocaları (biri hariç) ile kadromuzu daha da güçlendirdik. İhtiyacımız olmayanlara teklif daha götürmedik.

Çalışabileceğimiz ama çalışmadığımız tek hocanın da TÜMER kursiyerlerini yarı yolda bırakıp derslerini anlatmaktan dahi imtina edecek kadar etik dışı davranması, çalışmamamızın tek sebebidir. Düşünün ki yenidoğanın veya kardiyolojinin yarısını anlatmış yarısını anlatmayı reddeden ve kursiyerleri apaçık mağdur eden bir hoca var. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İsim hakları ile beraber TUMER’in her şeyini TUSDATA almış iken, bir rakip kurumun internet sitesinde şaşkınlıkla izleyeceğiniz reklamlar dönmeye başladı. Zaten batmış olan bir kurumun Genel Müdürü, ya da bizim çalışmayı hiç düşünmediğimiz hocaları ya da TUMER’in zaten boşalttığı şubeleri yeniden kiralayıp onlar üzerinden ve TUMER adını kullanarak reklam yapma çabasını anlayamıyoruz. Rekabetin de bir etiği yok mudur? Çaresizlik ve asgari ahlaktan yoksunluk olarak tanımlayabileceğimiz bu haksız ve hukuksuz girişimler karşısında önce bir müddet beklemeyi seçtik. Sonra kendilerine avukatlarımız ve noter aracılığı ile uyarı gönderdik.

Maddi ve manevi dava açma hakkımız olduğu halde sabırla hatalarından dönmelerini ve hekimlere yakışan bir tavır ortaya koymalarını bekliyoruz.

Kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu haksızlığın devam etmesi durumunda her türlü hukuki yola başvuracağımızı belirtiyor, konuyu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.

“Aslanlar avlanır, çakallar artıklarla beslenir”

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5977/devekusu
DEVEKUŞU ve ÖSYM
Burası Türkiye ve yıl 2011…

İnternet çağındayken başınızı kuma gömebilir misiniz? ÖSYM gömüyor. Hatalı sorular, hatalı değerlendirmeler ve eksik gelen notlar sorununu neredeyse HİÇ BİR ŞEY YAPMADAN atlatma derdinde… Kulaklarını her türlü çığlığa İNADINA kapamış durumdalar. Böyle yaparlarsa prestij kaybına UĞRAMAYACAKLARINI zannediyorlar.

Yanılıyorlar.

Tam da yeniden güven kazanabilecekken, 30 yıl önceki ilkel reflekslerle hareket ediyorlar.

Bir ülkede, yöneticiler adaleti sağlamakla görevlidirler. Kendi prestijleri için adaleti önemsemiyorlarsa ve hak arayanları “kopyacıların üzerine gittiğimiz için böyle davranıyorlar” gibi ucuz yöntemlerle uzaktan suçlama yoluna gidiyorlarsa, o koltuk EHLİNDE DEĞİL demektir.

Bugüne kadar; her sınavda istediğimiz, sınavın sağlıklı ve iyi ölçen bir sınav olmasıydı. Her sınav; soruların açıklandığında akademik heyetlerimizle tüm soruları inceledik, iptali için kesin ve net textbook delilleri olan tüm yanlış soruları ortaya koyduk, hekimlerimize adalet için yol gösterdik. Neden diğer bazı sorulara itiraz etmediğimiz ile ilgili türlü türlü söylentiler yayılmak istense de doğru bildiğimizden şaşmadık.

Yetmedi… ÖSYM’nin en üst düzeyde yürütme kurulu üyelerine YÖK Başkanlığı’na, YÖK Başkanvekilliği’ne gidip durumu delilleriyle anlatıp bu konuda hassasiyet oluşmasını sağladık.

Bugüne kadar yaptığımız her şeyi bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bizim hakkımızda yapılan söylenti ve iftiralara aldırış etmeyeceğiz. Yok acaba TUSDATA soruları satın almış olabilir miymiş?, yok soruları bazı! ÖSYM görevlileri TUSDATA’ya sızdırıyor muymuş, yok ÖSYM’yi elimizde oynatıyor muymuşuz, yok efendim bütün bu çabaları TUS birincisi çıkarmak için mi yapıyormuşuz…vs, vs… Kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş ya, bütün bu çirkin söylentiler; bizim için söyleyenin düzey sorununu ve aşağılık kompleksini göstermekten öte bir anlam ifade etmez. Meyveli ağacı taşlayacaklarını biliyoruz.

Haklı olduğumuz konularda ısrarlı itirazlarımızla, ÖSYM’yi elbette rahatsız edeceğiz. Bizim gibi kurumların varlığı denge için ve yetkili kişilerin daha ciddi çalışması için önemlidir ve gereklidir, her iktidara bir muhalefetin gerekli olduğu gibi. Biz; adayları sınavlara hazırlayan bir kurum olarak, doğru duruş neresi ise o duruşu sergilemeye devam edecek ve daima doğru yerde duracağız.

ÖSYM bu ülke için önemlidir. Acilen 2011 yılına uygun şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Sınavlar için alınan güvenlik tedbirleri gerçekten sınav güvenliğini sağlayacak ve insan tabiatına uygun olacak şekilde devam ettirilmelidir. Bunun yanında sınavın niteliği, ölçücülüğü ve doğruluğu konusunda modern ve etkili yöntemler uygulanmalıdır.

Son olarak; ÖSYM, halka ve itirazlarına saygı duymalıdır. Çığlıklara karşı hassas olmalıdır. Kamuoyu vicdanının rahatı için gerekirse, yeniden değerlendirebilecek kadar adaletli ve cesur bir sınav olmalıdır ki biz halk olarak, ÖSYM’ye güvenmeye devam edelim.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5962/netlerin-dusuklugu-ile-ilgili
NETLERİN DÜŞÜKLÜĞÜ ile İLGİLİ…

(26 Aralık 2010 Pazar)

Aralık 2010 TUS sonuçları açıklandıktan sonra pek çok meslektaşımız netlerinin eksik geldiğini düşünmüş ve fikirlerini çok farklı yollarla paylaşmış ve teyit etmişlerdir. Hakim kanaat, netlerin düşük geldiğidir. Netleri beklediği gibi gelenler olduğu gibi 1 netten 20 nete kadar düşük geldiğini belirtenler de mevcuttur.

Bu durumda sınavın adaleti açısından haksızlık olduğunu düşünen meslektaşlarımızın ÖSYM’ye rutin itiraz prosedürü dahilinde –mümkünse bizzat Ankara’ya gelerek- itiraz etmeleri gerekmektedir. Ankara’ya gelenlerin, bizzat yetkililere durumu anlatmak için çaba sarfetmeleri faydalı olacaktır. Gelemeyenler ise sadece kargo ve posta yoluyla itiraz edebilirler. Mail, faks veya telefon yoluyla itirazlar kabul edilmemektedir.

Ayrıca her meslektaşımızın*****osym@osym.gov.tr*****mail adresine düzenli ve dili nazik ama beklentisini açıkça ifade eden mailler göndermeleri de yetkililerin hassasiyetini artıracaktır.

Bunun için ÖSYM tarafından hazırlanan GENEL AMAÇLI DİLEKÇE kullanılmalıdır. Bu dilekçe ve prosedürler için,*****http://www.tus.com/7757/aralik-2010-...**sayfasındaki “İtiraz Prosedürü ve “Genel Amaçlı Dilekçe Örneği” için TIKLAYINIZ…” bölümündeki prosedürlere uyup dilekçe örneğini doldurduktan sonra ÖSYM’ye iletmeleri gerekmektedir.Bu dilekçenin en sonundaki “İsteğim:” bölümüne aşağıdaki ifadeleri yazmaları faydalı olacaktır.

İsteğim : 12 Aralık 2010 TUS’una giren bir hekimim. Sınavdan hemen sonra açıklanan soruları incelediğimde tahmini netlerimi hesaplamıştım. Puanlar ve netler açıklandığında ise beklediğimin çok altında (……net) eksik geldiğini fark ettim. Hekimlerin internette buluşma noktası olan bazı forum sitelerinde pek çok arkadaşımın da aynı durumdan bahsettiklerini görünce bunun tıpkı İlkbahar Dönemi TUS gibi bir değerlendirme hatasından kaynaklandığını düşündüm. 3 ayrı sebeple bu durumun meydana gelmiş olabileceğini ben ve pek çok meslektaşımız düşünüyoruz:

1- İptal edilen 4 soru (veya bunlardan bazıları) her iki kitapçıkta ya da birinde herkes için doğru olacak şekilde kodlanmamış olabilir. Bu soruların, herkes için doğru kabul edileceği duyurulmuştu.

2-Her iki kitapçık ya da biri için hazırlanan master doğru cevap anahtarı bazı sorular için hatalı olabilir. Önceki itirazlarda hekimlerin cevap kağıtları zaten yanlış olan master cevap anahtarı doğrultusunda değerlendirilerek maddi bir hata olmadığı söylenmiş ama bu hata ÖSYM tarafından nice baskılar sonucu kabullenilmiş ve hata düzeltilmişti. Yani mevcut cevap anahtarının doğruluğu mutlaka yeniden her iki kitapçık için de dikkatle teyit edilmelidir.

3-ÖSYM tarafından verilen kalem ve silgiler, hatalı değerlendirmeye neden olmuş olabilir. Önce işaretleyip sonra sildiğimiz bazı sorular optik okuyucu tarafından çift cevaplı gibi algılanarak yanlış kabul edilmiş olabilir.

Bu 3 olası durumun hassasiyetle gözden geçirilerek, benim ve sınava giren tüm adayların cevap kağıtlarının ve sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.

Bu üç olası durumu tüm yetkililere ulaştırılarak en sağlıklı sonucun alınması için kurum olarak en üst düzeyde çaba sarfedeceğimizin de bilinmesini isteriz. Küçük hedefler ya da iritasyon peşinde olmadığımız iyi niyetli herkesin malumudur. Önemli olan geç de olsa adaletin yerini bulmasıdır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5940/aralik-2010-tus-degerlendirmesi
Aralık 2010 TUS Değerlendirmesi

Erteleme, yeni sorular, güvenlik tedbirleri,kış … derken nihayet Aralık 2010 TUS yapıldı.

Sınav için öne çıkanları teker teker değerlendirelim ki sonraki sınavlara yol gösterici olsun:

1. GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Neredeyse tamamı önemli ve yerindedir. Sadece 4 saat boyunca adayların tuvalet sorunu yüzlerce meslektaşımızı olumsuz etkilemiştir. Bunun tek çözümü vardır. Sınav sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda yapılmalıdır ve bu konuda herkes her yolla ÖSYM’ye fikirlerini yapıcı şekilde iletmelidir.

2. HATALI SORULAR

Belki aceleye geldiğinden, belki de güvenlik kaygıları ön planda olduğundan bu sınavda çok sayıda (en az 7) hatalı ve iptali gereken soru vardı. ÖSYM, mutlaka buna bir çare bulmalıdır. Sorular, hem iki kaynaktan doğrulanmalı, hem de en az bir akademik kontrolden geçmelidir. “Aceleyle hazırlanmış ve hazırlandığı gibi sorulmuş” görüntüsü ÖSYM’ye yakışmamaktadır.

İtiraz dosyamız için TIKLAYINIZ…

3. SORULARIN DAĞILIM SORUNLARI

Sorular, branş içinde dengeli dağılmamıştır. Her konudan soru sorulamamış, sorular belli konulara sıkıştırılarak “adalet” yönü zedelenmiştir.

Örneğin, Anatomide kemik, kas, eklem gibi fakültede anlatılan konuların tam yarısından hiç soru sorulmamış, tüm sorular diğer yarısından sorulmuştur.

Bu sorun da, ÖSYM tarafından bilimsel standartlara kavuşturulmalı ve acilen uygulamaya geçirilmelidir.

4. SORULARIN ZORLUK ve ÖLÇÜCÜLÜĞÜ

Genelde; kolay sorular “çok kolay”, zor sorular ise “çok zor” sorulmuştur ki ikisinin ayırıcılığı da YOKTUR. Eğer ÖSYM, her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplamalarını yaparsa (ki hala yapıp yapmadığını bile bilmiyoruz) ayırıcılığı çok düşük bir sınav olduğu ortaya çıkacaktır.

Bir başka sorun da şudur: Bir pratisyenin asla kullanamayacağı, kullanmayacağı, bir uzmanın bile uzmanlık hayatı boyunca karşılaşmadığı pek çok uç, hatta uç ötesi bilgilere ait soruların sayısında da artış mevcuttur. Bu, ANLAMSIZdır. Özellikle Anatomi, Cerrahi ve Kadın Doğum sorularını hazırlayanlar gözden geçirilmelidir.

Dünyada; ayırıcı ve ölçücü, ayrıca seviyeye uygun soru hazırlamanın evrensel ve bilimsel standartları vardır ve bu standartlar ÖSYM tarafından da mutlaka acilen uygulanmalıdır.

Meslektaşlarımız içinde; yakın çevresinde basın mensubu, bürokrat, akademisyen, milletvekili… gibi ÖSYM’ye kolayca ve etkin şekilde ulaşabilecek durumda olanlar eleştirilerini yapıcı bir şekilde ama ısrarla ÖSYM’ye iletmelidirler ki bundan sonraki sınavlar gerçekten adil, ölçücü ve ayırt edici doğal olarak da hak edenin kazanacağı sınavlar olsun.

Burada doğal olarak sınavın olumsuzluklarını dile getirsek de hak edenin kazanmasını diliyoruz
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

Doktor sana bır çare
http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/d...ir-care_502065

Uzmanlık sınavında hatalı soru iddiası
http://www.zaman.com.tr/gundem_uzman...i_2085327.html
İSTANBUL
3 Mayıs 2013, Cuma
Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda 6 sorunun hatalı olduğu iddia edildi. Adaylar, durumu ÖSYM’ye iletti, ancak hatalı soruları referanslarıyla birlikte sunan diş hekimlerinin talepleri kabul edilmedi. ÖSYM, sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Nisanda yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda (DUS) 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruları referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye iletti ancak talepleri kabul edilmedi. ÖSYM sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi. 50 diş hekimi, dava açmaya hazırlanıyor. Hekimleri 37 merkezle sınavlara hazırlayan TUSDATA tus ve dus dersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” diyerek tepki gösterdi. Biricik, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda da (TUS) ciddi hatalar olduğunu söyledi. ÖSYM yetkilileri ise şikâyet dilekçelerini bilim kurulunun incelediğini ve iki soruyla ilgili düzeltme yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda çıkan 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruların referanslarıyla birlikte Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) başvurdu. ÖSYM ise bu hatalı sorulardan sadece 2’sinin cevabını değiştirdi. Diş hekimliği sınavındaki sorulara itiraz eden ve Türkiye’de bu alanda sınav hazırlığı yapan 37 merkeze sahip olan Tıpta Uzmanlık Sınavı Hazırlık Merkezleri (TUSDATA) Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Söz konusu soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat ÖSYM’ye yapılan bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM kendince bir karar veriyor ve adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” dedi.

Soruların dilekçelerde hatalı olduğunun bariz bir şekilde görüldüğünü anlatan Biricik, “Bunu normal okuyanlar bile açıklamalı yazılarla anlayabilir. Fakat ÖSYM ne yapıyor bilemiyoruz. Sadece DUS sınavında değil, nisan ayında yapılan TUS’ta da ciddi hatalar var. 12 soruya itiraz edildi. ÖSYM 6’sını iptal etti. 2’sinin cevabını değiştirdi. 4 soruya da bir şey yapmadı. Fakat hiçbir adaya cevap yazısı gelmedi.” açıklamasını yaptı. Biricik, hem DUS hem de TUS’a giren adayların dava açacağını aktardı.

Sınava girenlerden biri olan Diş Hekimi Ahmet Caner Irklı ise, “6 soruda hata tespit edildi. Bunu referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye ilettik. ÖSYM sadece bizim bir sorumuzu ve bizim iletmediğimiz başka bir soruyu iptal etti. Daha sonra sınav sonucunu açıkladı. Yarım soru bile sıralamada çok şey değiştiriyor.” diye konuştu. Daha önce üniversitelerin bünyesinde yapılan diş hekimleri için uzmanlık sınavları, 2012’den itibaren merkezî sınav sistemine geçti. İlk sınav 2012’nin Nisan ayında yapıldı. İkinci sınav geçtiğimiz eylül ayında, son sınav ise Nisan 2013’te 1.200 diş hekiminin katılımı ile gerçekleşti. Adaylardan 200’ü asistanlık eğitimi alacak.

Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK'ten ÖSYM Başkanı'na Televizyonda "Açık Oturum" Çağrısı ...




3 Eyl 2012 tarihinde yayınlandı
Aralık 2010 Tus sorularındaki hata 19 ay sonra mahkeme kararı ile neticeye bağlandı, Doktorlar ise mağdur! Samanyolu Haber'in Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile yaptığı Video röportajlı haberi izlemek için tıklayın.
STV'nin Aralık 2010 TUS Skandalı ile ilgili Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile röportajı



Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Bekliyoruz ama ÖSYM de bu ilişkiler normal



Alıntı:
HukukSimit´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi
ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı

ANASAYFA > Basın Odası > Haberler > 2014 > Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)
Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili asılsız iddialarla Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.


Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.


ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.


İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,
ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,
Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,
ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.


ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.


Adaylara ve kamuyouna duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI

Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster


Dr. Rıza Eröksüz' e; bir dersane sahibinin yoğun baskı yaptığı ÖSYM Yetkilisi Kim???
Dr_samsa ya; maddi güç bu iletişimde rol oynadı mı?



**** ne demek?

MEcburum kim?



Drasc ye; bu tanıdıklara sınavdan önce de gidildi mi? Tanıdık isimler halen ÖSYM de çalışıyor mu?

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
03.02.2015

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,



Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

Prof.Dr. Alim Işık
MHP Kütahya Milletvekili

Eylül-2014'de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)'a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikayet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve "Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar" başlıklı Basın açıklamasında yer alan "Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir." ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında "başkasının yerine sınava girdiği" tespit edilen dershane sahibi kimdir?
5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?

HABER KAYNAĞI

https://m.facebook.com/alimbeymv/pho...ype=1&refid=17
sayın durömuş günay bu sorulara cevabınız var mı?
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler

drasc


drasc



samsa



drsvc


Nasıl Yani



nasıl küçük görüşmeler???????


dr.objektif



hakimle görüşme


hacettepecerrah



drrıza

bezgin şirin


mecburum



mecburum



mecburum



ÖSYM yi

sadece + bakanlığı?



+ uzmanlık kurulu ??



+ meclis
















hiç




ösym tus formatının aynısı deneme sınavı










Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
asc gibi forumda etkili.

Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru Mecburum
Bu günü gördüğü tarih: 15 Eylül 2010 5:01 am.
Bu günkü sıkıntıların nedenini açıklıyor.
ÖSYM hata yapmamak için ne yapmalı?
Hata çok olursa ne olur?
yazın bi kenara

Avukat abilerim:
Dava açılacak yer
http://www.dr tus.com/yeni/modules.p...topic&p=995770
Dava açılacak kişi: Mecburum ve Dr. Rıza ERÖKSÜZ



birkez daha ÖSYM başkanı pRFO. dR. Ali Demire teşekkür.



















ösym yi hallaç pamuğu gibi atmışlar




Sır Oda’ya sızmışlar
paylaş
CROPY
Sır Oda’ya sızmışlar
Ankara’daki soruşturmada bir itirafçı, FET֒nün ÖSYM sorularını nasıl çaldığını deşifre etti. FET֒cülerin göz okuma sistemiyle girilen ‘Sır Oda’daki bilgisayara uzaktan erişimi sağlayan korsan yazılımla sızdığı anlaşıldı. FET֒nün bu şekilde son 15 yılın tüm sınav sorularını çaldığı tespit edildi
YÜKSEL TEMEL
Gündem
YÜKSEL TEMEL
Cumartesi 14.01.2017
FETÖ MİLYONLARCA GENCİN HAYALİNİ BÖYLE ÇALDI!

Terör örgütü FETÖ'nün sınav usulsüzlüğüne ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada çok önemli ayrıntılara ulaşıldı.
Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Ender Coşkun'un yürüttüğü soruşturmada milyonlarca öğrencinin kaderinin belirlendiği sınav merkezi olan ÖSYM mercek altına alındı. Daha önce ÖSYM'nin soru hazırlama biriminde görevli 3 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 2'si tutuklanırken, 1'inin itirafçı olduğu öğrenildi. İsmi gizli tutulan itirafçının savcılığa, "Sır Odasındaki bilgisayarlara yüklenen sorular 'sanal sunucu' vasıtasıyla ele geçiriliyor. Erişim yetkisi bulunan kişiler bu bilgisayarlara soruları yükleyebiliyor, alabiliyor ve silebiliyor" dediği öğrenildi. Bu itiraf üzerine Savcı Coşkun ve beraberindeki bilişim uzmanı polisler ÖSYM'nin en mahrem yeri olan soru hazırlama birimi ve soruların tamamlandıktan sonra yüklendiği "Sır Odası"nda bir dizi inceleme yaptı. Göz okuma "retina sistemi"yle girilen odadaki bilgisayarlardaki ilk incelemede, uzaktan erişimi sağlayan "ara yüz" yazılım programı ve "sanal sunucu" tespit edildi. Bu birimlerde çalışan ve bilgisayarlara erişim yetkisi bulunanların yüklenen bu korsan yazılım vasıtasıyla uzaktan erişim sağladığı belirtildi. Soruların uzaktan erişimle ele geçirilerek flaş belleklere yüklenip başta Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği olmak üzere FETÖ ile bağlantılı dershane ve okullarda örgüt üyelerine servis edildiği saptandı. Son 15 yıldaki tüm sınav sorularının bu şekilde çalındığı anlaşıldı.

SON 15 YIL ARAŞTIRILACAK
Bu tezgahın ortaya çıkarılmasının ardından Başsavcılık soruşturmayı derinleştirdi. Bakanlar Kurulu'nun izniyle son 15 yıldaki soruların nasıl çalındığı mercek altına alındı. İncelenecek imaj ve LOG kayıtlarından sisteme kimlerin direkt ya da uzaktan hangi tarihlerde kaç kez girildiği tespit edilecek. Ayrıca ÖSYM'deki en mahrem birim olarak bilinen "Sır Odası"nın girişinde bulunan retina sistemindeki kayıtlı personel listesi de incelemeye alındı.

MİLYONLARIN HAKKI GASP EDİLDİ
ÖSYM'nin yaptığı sınavlara her yıl 10 milyon kişi giriyor. 15 yıl geriye gidildiğinde bu rakam on milyonları geçiyor. KPSS'de ise son 15 yıl içinde kamuya 1.5 milyonun üzerinde kişi yerleştirildi. Bu rakamlar terör örgütü FETÖ'nün milyonlarca gencin hayaliyle de oynadığını gözler önüne seriyor


Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı hakkında müthiş bir iddia ortaya atıldı.

Samsun Haber - 2017-01-23 10:10:33

Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Haber - Daha önce Paralel yapı mensubu olduğunu deşifre ettiğimiz ve halen tutuklu bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı’nın Tıp Fakültesi’nde okuyan cemaat mensubu öğrencilere sınav sorularını vererek ders çalışmadan sınıf geçmelerini sağladığı iddia ediliyor.

İddiaya göre, Faruk Bağırıcı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi dekanı Prof. Dr. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yaptığı 2008 yılından 2014 yılına kadar yaklaşık 1200 civarında tıp fakültesi öğrencisini sınav sorularını vererek mezun etti.

17/25 Aralık sürecinden sonra da aktif olarak Paralel Yapı için çalışan Tıp Fakültesi çalışanlarını Ufuk- Sağlık Sen’e üye yapmak için üniversitenin resmi internet sitesini ve resmi e-posta adresinden mesajlar gönderen Faruk Bağırıcı, Mart 2014’te yapılan genel seçimlerde bütün Personeli Dekanlığın gücünü kullanarak AK Parti’ye oy vermemeleri için tehdit eden bir isim olarak öne çıkmıştı.

SAĞLIĞIMIZ KİMLERE EMANET

Bilindiği gibi Faruk Bağırıcı, 2008 yılından itibaren Ondokuz Mayıs Tıp Fakültesi Dekanı A. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yapmıştı.

Ocak 2010 yılında bir süre Turgut Özal Üniversitesi’nde görev yapan Bağırıcı, Mart 2011 yılında tekrar OMܒye döndükten sonra Tıp Fakültesi Dekanı Haydar Şahinoğlu tarafından yeniden dekan yardımcısı olarak görevlendirilmişti.

Faruk Bağırıcı’nın sınav soruları vererek dersleri geçmelerini sağladığı öğrenciler şimdi Türkiye’nin muhtelif yerlerinde doktor olarak görev yapıyor ve vatandaşların sağlıkları bunlara emanet ediliyor.

Hiçbir dersten kalmadan tıp fakültesini tam zamanında bitirerek diploma alan Cemaat mensubu öğrencilerin hiç ders çalışmamalarına rağmen derslerini ve sınıflarını geçerek mezun olmaları, derslerini sıkı takip edip sabahtan akşama hatta gece yarılarına kadar ders çalışmalarına rağmen başarılı olamayan öğrencilerin dikkatlerini çekmişti.

Aynı durumun OMܒnün başka üniversitelerin başka başka bölümlerinde de tekerrür etmiş olmasından tereddüt ediliyor
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 01-06-2018, 00:24   #27
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

TUS, ÖSYM'DE MASAYA YATIRILDI:E-SINAV YAPILABİLİR!

*****#4040771**********gönderen*****drhaber*****
*****05.01.2018 - 12:28:09

ÖSYM'de, TUS'un niteliğini artırma, karşılaşılan sorunlara çözüm üretme ve özellikle soru iptal davaları nedeniyle geciken sonuç açıklama süreçlerini iyileştirmeye yönelik önlemler ele alındı


ÖSYM'de düzenlenen toplantıda, Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı'nın (TUS) niteliğini artırma, karşılaşılan sorunlara çözüm üretme ve özellikle soru iptal davaları nedeniyle geciken sonuç açıklama süreçlerini iyileştirmeye yönelik önlemler ele alındı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kurum olarak yaptıkları sınavların kalitesini artırmaya yönelik çalışmaların hızla devam ettiğini ifade etti.

Bu konuda kendi iç süreçlerini sürekli iyileştirdikleri gibi paydaşların da görüş ve önerilerine göre revizyonlar yaptıklarını anlatan Özer, "Bu bağlamda Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı'nı, Sağlık Bakanlığı Tıpta Uzmanlık Kurulu Üyeleri ile masaya yatırdık. Tüm süreç ve iyileştirme yapılacak alanlar detaylı bir şekilde tartışıldı. Bu görüşmelerimiz diğer paydaşlarımızla da devam edecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Özer, toplantıda, "TUS sınavlarında e-Sınav yapabilme imkanı, itiraz edilen sorular, soru iptal davaları, geciken sonuç açıklama süreçlerinin detaylı bir şekilde tartışıldığını ve alınabilecek önlemlerin de müzakere edildiğini" belirtti.

Toplantıya, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer'in yanı sıra başkan yardımcıları ve daire başkanları, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Alper Cihan, Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Alaattin Dilsiz, Sağlık Bakanlığı Tıpta Uzmanlık Kurulu üyeleri Prof. Dr. Kenan Sağlam, Prof. Dr. Mustafa Paç, Prof. Dr. Doğan Ünal, Prof. Dr. Serpil Karaoğlanoğlu, Prof. Dr. Dilek Aslan, Prof. Dr. M. Emin Yılmaz, Prof. Dr. Çetin Erol, Prof. Dr. Zeynep Yeşil Duymuş, Uzm. Dr. Engin Uçar, Uzm. Dr. H. Alp Soysal katıldı.
Sabah
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 01-17-2018, 07:26   #28
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster


Uz.Dr. Sami Selçukbiricik yazıları

http://www.tus.com/29625/osymye-acik-mektup
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP-1
“Adaleti olmayanın asaleti de olmaz”
(10 Eylül 2013)
Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Size; pek çok kursiyeri 7 ve 8 Eylül 2013’te DUS ve TUS’a girmiş olan bir kurum olarak açıktan ve MERTÇE yazıyoruz. Bilin ki; sadece para peşinde koşan bir kurum olsaydık etliye sütlüye bulaşmaz, kazandığımız paranın keyfini yaşamaya bakardık. Bu ülkede korkmadan doğru sözü söyleyen mertlerin hala var olduğunu yeni nesillere -örnek olarak- göstermeyi kendimize vazife biliyoruz.

Son 4 yıldır (göreve geldiğinizden beri) sınavlarınıza giren hekim ve diş hekimleri ile sürekli bir sürtüşme ve didişme psikolojisi içindesiniz:

• Sanki; karizmanız ve itibarınız çok zedelenecekmiş gibi bir ruh hali ile, hekimlerin sorulara itiraz etmelerine bozuluyor,

• Bizim gibi kurumların kursiyerlerine rehberlik etmelerini “ÖSYM’ye karşı kışkırtıcı eylemler” olarak niteliyor,

• Soruları iptal ederken “En ufak bir şüphe olan soruyu bile iptal edelim” diye düşünerek bir tek vatan evladının bile mağdur olmasını engellemek yerine tüm savunma mekanizmalarını kullanarak mümkün olan en az soru iptali ile “Hekimlerin çenesini kapama” yolunu seçiyorsunuz.

Hatta; iptal etmediğiniz ama “kesin olarak yanlış olan” sorular için hekimler yargıya başvurduğunda da bakanlık ve yargı üzerinde inanılmaz baskılar kurmaya çalıştığınız da kulaktan kulağa yayılıyor. Çok üzücüdür ki herkes buna inanıyor.

Tüm bunlara rağmen yargı soruları iptal ettiğinde de küçük bir özrü bile muhataplarınızdan esirgiyorsunuz.

Bütün bu olanlar o kadar ağırınıza gitmiş olacak ki; mevcut meclisi ikna ederek soruları yayınlamamak için kanun çıkarttınız. Emin olun ki, size tam olarak güvenip de yasayı meclisten geçiren yöneticilerimiz, talep ettiğiniz kanun değişikliği ile sınava girenlerin hak arama özgürlüğünün tamamen kısıtlandığını bilselerdi böyle bir kanunu geçirmezlerdi. Bugün bile bilseler tekrar düzelteceklerinden emin olabilirsiniz. Size tanınan krediye güvenip sonuna kadar “güç zehirlemesi“ne girmek, haklı olduğunuz anlamına mı gelir?

Mutlaka bilmeniz gereken bir başka nokta daha var ki; hangi önlemi alırsanız alın eninde sonunda sorular ortaya çıkacaktır. Çünkü doktorların hafızası hafife alınamayacak kadar güçlüdür. Böylece, arkasına sığındığınız “soru bankası oluşturmak” ve “Gizlilik” gerekçelerinin gerçekte bir karşılığının olmadığı çok yakında zaten ortaya çıkacaktır. Sonuçta ortaya tam bir “Devekuşu Sendromu”nun çıkması kaçınılmazdır.

Şimdi soruları yayınlamadığınızı varsayalım:

1. Sınava girenler; anayasal hakları olan “Hak arama özgürlüğünü” nasıl kullanacaklar?

2. Bazı soruların yanlış olduğunu düşünenler, neye dayanarak itiraz edecekler? Soruyu hatırlayamayabileceklerine HATTA doğru cevabın ne olduğunu bilmediklerine göre HANGİ DAYANAĞA GÖRE itiraz edecekler?

3. Siz; soruları açıklamadığınızda ve yanlış-doğru belli olmadan sonuçları ve yerleştirmeleri açıkladığınızda ADALET tecelli etmiş olacak mıdır?

4. Yargıya başvuranlar, Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini sağlayanlar, 10-15 ay sonra bilirkişi raporlarıyla bazı soruları iptal ettirenler çıkarsa insanların yüzüne NASIL bakacaksınız?

5. Size güvenip de arkanızda duran değerli devlet büyüklerimiz, uğraştıkları onca dahili ve harici sorunlara bir de sizin yol açtığınız bu sorunun eklendiğini fark ettiklerinde ne hissedeceksiniz? Size güvenen yöneticilere bu “dost kazığı“nı atma hakkınız var mı?

Daha bir TUS önce 8 (Sekiz) hatalı soruyu RESMEN İPTAL etmediniz mi? Aralık 2010 TUS’unda inatlaşıp iptal etmediğiniz 5 soru yargı yoluyla iptal edilmedi mi? 19 ay sonra herkesin yerleştirilmesi değişmedi mi? O gün yeri değişenlerin sizin hakkınızdaki duygularını hiç düşünmediniz mi? Biz “hatasız soru soruyoruz” diyebilir misiniz?

“Güç” hatta “zor” kullanarak soruları açıklamayıp insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlamak ZULÜM’dür ve ZULÜM aslında, tarih boyunca çaresiz ve küçük insanların başvurduğu bir yol olmuştur.*****

Sorumlu olduğunuz bu insanlara karşı SORULARI AÇIKLAYIN ki,

• Size, “vicdansız” diyenler utansınlar,

• Size, “adaletsizlik umurlarında değil” diyenler hakkınızı teslim etsinler,

• Size, “özür bile dilemeyen yüzsüzler” diyenler sizden özür dilesinler,

• Size, “ülkeyi ve adaleti değil sadece kendi ikballerini düşünüyorlar” diyenler artık ülkeyi ve adaleti öncelediğinizi de konuşsunlar.

• Size güvenen ve bin bir derdi olan yöneticilerimize gereksiz, saçma ve yeni bir dert açmayın.

• Açıklayın ki, yarın adaletsizlik ortaya çıkarsa insanlara beddua hakkı vermeyin. Beddua; kendi elinizle davet edeceğiniz son şey olsun. Mazlumun âhı, aheste aheste çıkarmış derler.

İsterseniz; anladığınızı düşündüğünüz bir başka dilden konuşalım:

Eğer, Cuma namazına gidiyorsanız iyi bilirsiniz; imam, hutbeyi bitirirken Kur’an’dan bir ayet okur: “Muhakkak ki Allah ADALETİ, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder…”

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Hakkı ve Adaleti -acı gelse de- söylediğimize kanaat getirip soruları açıklar, itirazlara imkan tanır ve şüpheli her soruyu hiç tereddüt etmeden iptal eder adil olursunuz.

2. Daha önce defalarca yaptığınız gibi, nefsinize yenik düşüp soluğu en yakın savcılıkta alır bizimle ilgili yeni bir suç duyurusunda bulunursunuz.

Biz; ölümden sonraki ilahi adalete sunulmak üzere yüz akı ile belgelerimizi mütemadiyen hazırlıyoruz. Ya Siz?

#direnMEösym
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


http://www.tus.com/29845/osymye-acik-mektup-2
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP – 2

“Şecaat arz ederken merd-î kıpti, sirkatin söylermiş”

(19 Eylül 2013)

Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Her türlü baskıya, haklı talebe ve yazılı isteklere rağmen Eylül 2013 TUS ve DUS sorularını açıklamadınız.

“Elektronik sınav hazırlığı”, “Soru bankası oluşturma”… gibi gerekçelerin kimseye inandırıcı gelmediğini siz de bilirsiniz. İnsanlara yapılacak en yanlış şeylerden biri “onları aptal yerine koymak”tır.

Dünyanın hiçbir yerinde sınavların açıklanmadığından dem vurmuşsunuz.

Bilmiyorsanız söyleyelim:

1. USMLE gibi sınavlarda hatalı soru ZATEN sorulmaz, sorular çok ciddi kontrollerden geçirilir.

2. O sınavlar “eleme-seçme sınavı” yani yarışmalı sınav değil, kişiye özgü baraj sınavıdır.

Soruların %10’unu açıklamışsınız. İki soruyu da iptal edildiği için açıklamışsınız. Güya şecaat arz etmişsiniz.

Bu nasıl bir şecaat arz etme ki, açıkladığınız 26 sorudan tam 5 tanesi açıkça yanlış ve iptal edilmeli. 26 soruda bile kusurunuzu (sirkatinizi) açığa vurmuşsunuz.

Lütfen, şimdi aşağıdaki iki linke tıklayın; hem açıkladığınız hem de açıklamadığınız sorulardaki bazı hataları görün.

Açıkladığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Açıklamadığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Hangi akıl sahibine sorsanız, bu soruların hatalı olduğunu teyid edecektir.

“Hatalı soru sormak mümkündür, en ufak şüpheli bir soru bile varsa iptal eder, herkesin o soruları doğru yaptığını kabul ederiz.” diyebilmek bu kadar mı zor?

Hatada ısrar etmek erdem değildir. Kişi kara lekeyi alnına kendisi sürermiş. Hatada ısrar edenlerin öncüsü, ısrarından dolayı cennetten kovulan şeytandır.

Lütfen; Allahtan korkun ve

1. Kalbinizi temizleyin, iyi niyetli olun ve soruları derhal açıklayın, insanlara itiraz için ek süre verin.

2. En ufak bir şüphe olan soruları bile iptal edin, can yakmayın, beddua almayın.

3. Bundan sonraki sınavlarda hatasız soru hazırlamak için tüm prosedürlerinizi gözden geçirin ki bizim gibi kurumlara söz söyleme fırsatı vermeyin.

4. Bu ülkenin vergilerinden maaş alıyorsunuz, bu ülkenin insanlarına ve haklarına saygı duyarak ADİL OLUN ki kurtulasınız, evinize haram para götürmeyin.

Eğer, bütün bunlara rağmen hatanızda ısrar ederseniz yaptığınızın adı ZULÜM olacaktır ve zulüm ile kimse âbâd olmamıştır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6079/bir-iyilik-hareketi
Bir “İYİLİK” Hareketi
(07 Ekim 2011)
Bir ilkokul öğretmeninin çocuğu olarak doğmuşum. Annem ev hanımı…

Üç kardeş olduğumuz için ve hepimiz okuduğumuz için babam hep ek iş yapmak zorunda kalmış: ziraatle uğraşmış, tavukçuluk yapmış, olmamış… Arıcılık kurslarına gitmiş, arıcı olmuş.Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde hep arıcılık yapmış, tam 55 yaşına kadar… Yani ben Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek… Sonrasında artık benim de boş yaz tatilim olamayacağı için emekli olmuş, hem öğretmenlikten, hem de arıcılıktan…

Ben de 5 yaşımdan beri hep babamın yanında oldum. Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek tüm yaz tatillerimi çadırda babamla birlikte arıcılık yaparak geçirdim, kendi yemeğimizi de kendimiz yaptık, kendi çamaşırımızı da kendimiz yıkadık.
Yokluğun ve borcun sıkıntısını da, alın teriyle çalışıp kazanmanın keyfini de yaşayarak öğrendim.

Bu ülkenin bir varlığıyım, en sade tabiriyle sizin içinizden biriyim.

Kader; önüme bir fırsat açtı ve TUSDATA kuruldu. Yıllar boyu arı gibi çalışıp ülkenin dört bir yanına yayılmış bir kurum haline geldi. Bu kurumdaki herkes işini en iyi şekilde yapmak için sürekli çalıştı. İşimiz TUS kazandırmaktı ve on binlerce doktor bizimle TUS kazandı, memnun oldu ki hep meslektaşlarına önerdi.

Kurumsal yapımız olgunlaşıp, sağlam zemine ulaşınca da kendi ülkemizin evlatlarına “sosyal sorumluluk” gereği bir proje olgunlaştırdık:

Tıp fakültelerinin 2., 3., 4. ve 5. sınıflarının iyi çalışan derecelerini, sosyal ve bilimsel faaliyet gösteren kulüplerin liderlerini, sınıfların gerçekte hizmetkârı olan amfi başkanlarını… vs. içeren YAYGIN bir proje oluşturduk. İstedik ki; bu gençlerimizin pek çok kitap ihtiyacını karşılayalım, şubelere derslere giden hocalarımızla bu gençleri düzenli şekilde buluşturalım ve daha iyi bir hekimlik ile daha iyi bir sınav hazırlığı konusunda yüreklendirip rehberlik yapalım. Sınıflarına uygun şekilde derslerimize ücretsiz alalım… vs., vs.

Adını da “GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBܔ koyduk ki heyecan versin, motive etsin…

Tüm ülkeyi hesap ettiğimizde her dönem için 600’er kişiden toplamda yaklaşık 2400 kişiye her yıl bu hizmeti vermek bize yıllardır gurur verdi. Toplumun her renginden insan oldu bu kulübümüzde. Onlar bizi ve yapmak istediklerimizi anladılar. Ve; kim ne derse desin, bu tam bir İYİLİK HAREKETİ oldu. Bu yolda yürürken, seçimlerimizde ya da uygulamalarımızda çok küçük aksaklıklar olsa bile hemen düzeltip iyi niyetle yolumuza devam ettik.

Uzun yıllardır sektörünün lider kurumu olabilmenin ve “güvenilir” kalabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Sürekli size saldırılır, kara propagandalar yapılır. Çünkü aynı sektörde ama sizin kadar başarılı olamayan birilerinin maddi menfaati için yıpratılmanız gerekir, en azından onlar tek yolun bu olduğunu düşünürler.

Hocalarımıza, notlarımıza, eğitim kalitemize, hiç aksamadan işleyen sistemimize, başarılarımıza… yani işimize diyecek bir şey bulamayanlar karalamak için bireysel iftiralara başvurmaktan, sahte evraklar servis etmekten çekinmezler. Çünkü, er meydanında acizdirler.

Son günlerde benzer bir saldırı dalgası ile karşı karşıyayız:

Sektörde rakibimiz olan bir kurum ve bağlantılı siteleri yalan yanlış sözde belgelerle GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ uygulamamızın güya ne kadar “kirli”, “fişlemeye dönük” ve “kötü” bir uygulama olduğunu yazıp kamuoyuna kurumumuza karşı tahrik çabası içerisinde hareket ediyor.

Biz, bu çabalara gülüp geçiyor ve meyveli ağacın taşlanacağını hep hatırımızda tutuyoruz.

Marifet; daha iyisini yapmaktır, karalamak değil…
Marifet; er meydanında rekabet etmektir, bel altı vurmak değil…
Marifet; kendinden bahsedebilmektir, rakipten değil…

Her hekim arkadaşım bu karalamaların aslında ne anlama geldiğini bilecek kadar akıllıdır, buna hiç şüphe duymuyoruz.

Bütün bu saldırılar ve karalama kampanyaları karşısında ne mi yapacağız?

Elbette hukuki haklarımızı ararız ama onun dışında muhatap bile almayacağız. Çünkü, vaktimizi, yaptığımız işi daha da iyileştirmek için harcamanın erdem olduğunun farkındayız.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6087/yarindahazor
YARIN DAHA ZOR…
(07 Ocak 2011)

ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?

Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?

Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?

“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?

Ayrıcaaa…

Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.

Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar.
O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6085/tip-uzmanlik...ri-ve-oneriler
TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİNE GİRİŞ SINAVI’NIN
SORUNLARI VE ÖNERİLER

(04 Nisan 2011)

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır.

Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1- Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; 300 sorudan (en azından 240 – 250) oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve Pazar günü sabah ve öğle oturumları olmak üzere İKİ OTURUM olmalıdır.
Böylece saçma bir uygulama olan 4 saate yakın tek oturumda tuvalete çıkamama sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır.
Örnek:*****www.usmle.org*****(3 basamakta, 23 blokta yaklaşık 1000 soru)

2- Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır. Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

3- Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

4- Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.
Ayrıca; sorular hazırlanırken, mutlaka tüm seçenekler için açıklamalar yazılmalı ve doğru seçeneğin neden doğru, yanlış seçeneğin neden yanlış olduğu ortaya konmalıdır. Bu durum; varsa- birden fazla doğru cevaplı seçenek hatasını ortadan kaldıracaktır.
Son olarak,sorular ve açıklamaları mutlaka en az iki ayrı akademisyen tarafından kontrol edilmeli ve belli kriterlere göre onaylanmalıdır.

5- Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin; Aralık 2010 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 5 tanesi Nöro anatomi konusundan, 5 tanesi ise kalp ve dolaşım konusundan sorulmuştur. Kemikler, eklemler, kaslar, solunum sistemi, sindirim sistemi ve ürogenital sistemden hiç soru sorulmamıştır. Hiç soru sorulmayan bu konular tıp fakültesi anatomi müfredatının yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Bu durumda bu sınavda ki soru dağılımı ne kadar dengeli ve adil olabilir?
Soru dağılımları yeniden ve objektif olarak belirlenmeli ve duyurulmalıdır. Ayrıca sınavda da buna uyulduğunu net kriterlerle ortaya koymak gerekmektedir.

6- Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir. Bu detay ve zor soru sorma çılgınlığı, ülkemizin gelecek doktorlarının yanlış yetişmesine neden oluyor. Bu nokta, ciddi bir vebaldir.
Her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplanmalı, sonuçlar soru hazırlayıcılarla paylaşılmalı ve deneyimler sonraki sınavlara yansıtılmalıdır.

7- Branşlar arasında hatta branş içi referans kitaplar arasında bile ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.
Ayrıca, her branştan soru hazırlayanların sadece kendi branşı ile ilgili sorular hazırlaması, primer olarak başka branşların alanına giren sorulardan kaçınmaları da hataları önleyecektir.

8- İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır. Ayrıca son derece komik bir şekilde “sınavda başarılı olanların ortak şekilde yanlış işaretlediği sorular yeniden incelenmiş ve bu sorular iptal edilmiştir” benzeri basın açıklamaları, bilimselliği en üst düzeyde olması gereken ÖSYM’nin güvenilirliğine gölge düşürmektedir.
İnternet yoluyla itiraz edilebilmeli ve sonuçlar açıklanmadan önce itiraz edilen her soru için temel referans kitapları belirtilerek yeterli ve doyurucu açıklama yapılmalıdır. İmaj kaygısıyla defansif davranılmamalı sorular hatalıysa cesurca iptal edilebilmelidir.

9- İngilizce sınavı ile bilim sınavının ard arda olması önemli bir handikaptır, bilim sınavını etkileyecek kadar stres oluşturmaktadır.
TUS İngilizce sınavı kalkmalıdır, ÜDS ya da KPDS’den alınacak geçerli bir not 5 yıl süre ile dil muafiyeti sağlamalıdır.

10- “Kişiye özel üretilmiş soru kitapçığı” sınav eşitliğine aykırıdır.
Çünkü; başta zor sorular ya da çeldiricisi olan sorularla başlayan kitapçığa denk gelen adayların sınavı doğal olarak daha kötü geçecektir. Tüm kitapçıklarda aynı moral durumunu sağlayacak denge kurulabilmesi mümkün müdür?
2, 3 ya da 4 kitapçık türü ile sınavın yürütülmesi yeterlidir. Fantastik önlemlere gerek yoktur.

11- İki sınav arası aralıklar eşit değildir ve hem YASAL, hem de hazırlanabilmek açısından sorunlar doğurmaktadır. Ayrıca, hekimlerin mecburi hizmet sorunu sınav takviminde dikkate alınmalıdır.
Sınavların birbirine 4 ay ya da 5 ay yakın olması bir sınavda yerleştirilip başvurusunu yapan ama yasal prosedürler tamamlanamadığı için henüz başlayamayan hekimlerin bir sonraki sınava başvurmak istemeleri durumunda puanlarında % 2 kesinti yapılmasını gerektirecek olan “Halen bir uzmanlık eğitimine devam etmekteyim.” seçeneğini işaretlese de işaretlemese de yasal sorunlar doğuracağı açıktır.
Sınavların MART ve EYLÜL aylarının İLK HAFTA SONU yapılması hekimler açısından en uygun dönemdir. Çünkü Eylül ayının ikinci yarısına ve ötesine geçen bir sınav takvimi “mecburi hizmet uygulaması” yüzünden yeni mezun hekimleri zor durumda bırakmaktadır.

12- Sonuçların açıklanma tarihi önceden duyurulmalıdır.
Sınav sonuçlarının açıklanması, yerleştirmeler vs. derken 1,5 aydan fazla bir süre belirsizlikte kalınıyor. Günün her saatinde internetteler ve paranoid oluyorlar neredeyse. Topu topu 14.000 civarında kişi… Sınavdan hemen sonraki gün sonuçların ne zaman açıklanacağı duyurulamaz mı? Yabancı dil sınavını yarım günde açıklayan ÖSYM, TUS Bilim Sınavı’nı neden 3 haftada açıklıyor?

13- Kişiye özel sonuç açıklama uygulaması zihinlere “acaba birilerine bir şeyler yapılıyor da o mu saklanıyor?” sorusunu getirmektedir.
Eskiden TC kimlik numarası girilerek herkesin nereyi kazandığı kolayca görülebilirdi. Bu, engellendi. Nasıl bir güvenlik kaygısı ile engellendiğini anlamak ise mümkün değil. Tam aksine zihinlerde soru işaretleri giderek artıyor.
ÖSYM; kendisi zaten toplam 10.000 kadar olan doktorun tümünün sıralamasını, puanlarını ve kazandığı yerleri tek bir tabloda yayınlarsa tüm şüpheler giderilir ve iddia ettikleri şeffaflık sağlanmış olur. Bu tabloda TC kimlik numaralarını yayınlamazsa olası suistimallerin de önüne geçilmiş olur.

14- Ne ÖSYM’de ne de YÖK’te TUS ya da YDUS ile ilgili istihdam edilmiş bir hekim yoktur. Ayrıca ÖSYM yürütme kurulunda da tıp kökenli bir öğretim üyesinin yer almaması anlaşılır gibi değildir.
Aklı başında bir hekim, bütün bu sorunları kolayca aşacaktır.

15- ÖSYM internet sitesinde hekimlerin karşılaşabilecekleri bazı sorunlar ile ilgili bilgiler bulunmamakta bu da zaman zaman uygulama sorunlarına yol açmaktadır.
Hekimler, bazı yasal sorunlar karşısında kulaktan duyma bilgilerle hareket ettikleri için sıkça kaygılı zamanlar geçirmekte, bu durum ise ÖSYM’nin imajını zedelemektedir. Bu sorulardan bazıları aşağıdadır:

• Sınav giriş belgem gelmeden Ankara’ya gelmek zorunda kalırsam belgemi Ankara’da nerelerde ve hangi zaman dilimlerinde çıkartabilirim? Cumartesi günü de belge çıkartabilir miyim?

• Yabancı dil sınavı muafiyeti için tüzükte var olan 3 yıllık muafiyetin pratik uygulaması nasıldır? Örneğin yabancı dilde barajı Nisan 2008 TUS’unda geçen bir hekim 15 Mayıs 2011 ve 25 Eylül 2011 tarihlerindeki bilim sınavında yabancı dilden muaf mıdır?

• Haziran 2011 sonunda tıp fakültesinden mezun olacak bir kişi henüz mezun olmadan ilkbahar 2011 dönemi TUS yabancı dil sınavına girse ( ama daha mezun olmadığı için bilim sınavına girmeden bunu yapsa) ve barajı geçse, bu durum 3 yıllık muafiyete hak kazandırır mı? Nitekim henüz mezun olmadan ÜDS ya da KPDS’ye girip barajı geçenler muaf sayılmıyorlar mı?

• Bir sınavda bir TUS sorusu iptal edildiğinde sınav bir soru eksik mi değerlendiriliyor, yoksa bu soru sınava giren herkes için doğru mu kabul ediliyor?

• İlkbahar dönemine giren ve bir programa yerleşip yerleştiği alana kurallara uygun şekilde başvurusunu yapan hekimlerin atamaları genellikle Ağustos ayı sonu ya da Eylül ayı başlarını buluyor. Yani Sonbahar dönemi TUS müracaatları çoktan bitmiş oluyor. Bu kişiler; sonbahar dönemi sınavına da girmek istedikleri durumda, başvuru formundaki UZMANLIK ÖĞRENCİLİĞİ DURUMU bölümüne nasıl cevap vereceklerdir? “Halen Uzmanlık Eğitimime Devam Ediyorum” cevabı verseler, halen uzmanlık eğitimine devam etmedikleri için yanlış beyan olacaktır. Bu seçeneği işaretlemedikleri durumda da puan kesintisi olmayacak ama belki de bu kişiler sınavdan önce uzmanlık eğitimine başlamış olacak ve diğer adaylara haksızlık durumu ortaya çıkacaktır.

• Halen, ilkbahar dönemi sınavı ile sonbahar dönemi sınavı arasındaki süre 5 ay, diğer iki sınav arasındaki süre ise 7 aydır. Sınavlar arasındaki süreyi eşitlemek (tam 6 ay ara ile yapmak) bir önceki sorudaki handikapı önlemek için sağlıklı bir yol olamaz mı? Sınavları mevcut aralıklarla yapmanın özel bir sebebi var mıdır? İncelenen kadarıyla ÖSYM’nin Mart ayında pek çok boş haftası bulunmaktadır. İlkbahar dönemi Mart ayına alınamaz mı?

• Ek yerleştirmede, bir kişinin bir kadroyu tercih edebilmesi için ilk yerleştirmede o programa yerleşen en düşük puanlı kişinin puanına eşit ya da yüksek puan alması gerekiyor. Bu durum, pek çok kadronun boş kalmasına yol açmaktadır. Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir?

ÖSYM internet sayfasındaki TUS bölümünde “SIK SORULAN SORULAR” bölümü açılarak bu tür ortak sorular cevaplanabilir ve hekimler belirsizlikten kurtarılabilir.ir.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6081/tus-icin-yapilmasi-gerekenler-2
TUS İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – 2

(14 Ocak 2012)

Daha önceki yazımda TUS’un Handikapları ve Çözüm Önerileri’nden önemli bir kısmını bahsetmiştim. ÖSYM’nin yaptığı değişiklikler, önerilerimizin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Ama daha yapılması gerekenler var:

1- Zorunlu hizmetten dolayı çokça istifa eden hekim varlığından dolayı 14 tercih ve 6/8 Üniversite- Bakanlık oranı kaldırılmalıdır. Tercih sırası 20-25 ve hatta daha üzerine çıkmalı, dileyen tamamını üniversite ya da tamamını bakanlık tercihleri yapabilmelidir.

2- Tercih yapabilmek için alt sınır olan 50 barajı ya kaldırılmalı ya da düşürülmelidir.

3- Ek yerleştirme için; açıkta kalan bir kadroyu tercih edebilmek için, o kadronun puanına eşit ya da daha yüksek puan şartı kaldırılmalıdır ki boş kadro kalmasın.

4- TUS Yabancı Dil Sınavı kalktığı için ÜDS, Ocak ya da Şubat ayında yapılmalıdır ki Nisan TUS’u başvurularından önce sonuçlar açıklanmış olsun.

5- Yanlış olan ve itiraz edilen sorulara hala şeffaf davranılmamaktadır. Eylül 2011 sınavındaki 3 yanlış soru da itiraz edildiği halde iptal edilmediği için mahkemeye taşınmıştır. Bu inat,
nereye kadar böyle devam edecektir?

6- Aralık 2010 sınavında yanlış olup iptal edilmeyen 5 soru mahkeme kararı ile iptal edilmiş olup karar kesinleşmiş ve ÖSYM’ye tebliğ edilmiştir. Buna rağmen ÖSYM sessizliğini korumaktadır. Önce; bu iptalleri kamuoyuna duyurmalı, kazanılmış mevcut hakların korunması şartıyla yerleştirmeleri yeniden yaparak bir üst yerleştirmeye ya da yeni bir yerleştirmeye hak kazananlara hakları verilmelidir. Sonra da hekimlerden içtenlikle özür dilenmelidir.

Hiç şüphesiz ki bu özür; sahibine özsaygısını iade eden bir özür olacaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6071/tipta-uzmanl...ri-ve-oneriler
Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın Handikapları ve Öneriler

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır. Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1-Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; en az 500 sorudan oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve 2 ya da 3 oturumda yapılmalıdır.

2-Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.

3-Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin Eylül 2007 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 7 tanesi “Nöroanatomi” konusundan sorulmuştur. Daha önceki sınavlarda bu konudan gelen soru sayısı ortalama 2-3’tür. Tıp fakültesi müfredatında da bu konu anatominin yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır. Bu durumda bu konudan 7 soru sormak ne kadar ölçücüdür? Bir hekimin diğer konuları çalıştığı halde hiç soru çıkmaması da elbette adil olmayacaktır.

4-Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır.Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

5-Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

6-Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
“Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir.

7-Branşlar arasında ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler -son derece hatalı şekilde- sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.

8-İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Ayrıca sınavın birinde 2 soru iptal edildiği halde neden 200 soru üzerinden değerlendirme yapıldığı hala adaylar arasında şaibe konusu olarak konuşulmaktadır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır.
Yapılan her itiraz dikkatlice incelenip hekimleri yeterince aydınlatan resmi açıklamalar yapılmalıdır.

Bugüne kadar; sınavın daha ölçücü ve hatasız bir sınav olması için hiçbir inceleme yapmayan ve çaba göstermeyen, hatalı soruların varlığını hekimlerin kendilerine çektiği sitem dolu fakslarla fark edecek kadar duyarsız bir Türk Tabipleri Birliği’nin varlığı tüm meslektaşlarımız adına üzüntü vericidir.

Tüm bu sorunların çözümü için; kurumumuz, sınavın esas sahibi olan Sağlık Bakanlığı, sınavın uygulayıcısı olan YÖK ve ÖSYM nezdinde gerekli tüm çabaları göstermekte ve sorunları dile getirmektedir. Sizlerin de yukarıdaki metin eşliğinde ÖSYM’ye faks ve E-mail yoluyla başvurmanız sonuç almamızı hızlandıracaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6060/tusun-kutsal-kitabi
TUS’un KUTSAL KİTABI

(Tüm Tus Soruları 18. Baskı’nın Önsözüdür)

TUS’un kutsal kitabı 18. edisyonu ile karşınızda. Bu baskıda bile her bölüm, TUSDATA’nın kaliteli eğitmenleri tarafından en az 2 kez satır satır incelendi, çok değerli bilgiler eklendi, sızlerden gelen eleştiriler incelendi, tartışmalar çözümlendi, içerik daha da zenginleştirildi. Sadece bu baskı için 60’tan fazla editör ve eğitmen görev aldı. Kitabın 17. baskısı Eylül 2007 sınavındaki 153 soruyu net bir şekilde cevaplandırdı.

12 yıl boyunca; konu olarak ne çalışırsa çalışsın, hangi dersaneye giderse gitsin TUS çalışma potasına giren herkesin vazgeçilmez kaynağı olabilmek “TUS’un Kutsal Kitabı” tanımlamasını anlamlandırıyor.

Türk tıp tarihinin en fazla baskı yapan kitabı olma gururunu da bu kitap taşıyor (toplamda 27 baskı… 18’i yenilenmiş edisyon ve 9 adet reprint baskı). İkincilik ise 12 baskı yapan Klinisyen PATOLOJİ SORULARI kitabına ait. Dünyanın en meşhur kitaplarından Nelson Textbook of Pediatrics kitabının da 2 ay önce 18. baskısını çıkardığı düşünüldüğünde bu kitabın haklı gururu daha iyi anlaşılacaktır.

Önemli başarılar, ancak gönülden ve yeterince ciddi çalışıldığında kazanılır. TUSDATA olarak hem dersanecilikte hem de yayıncılıkta gönülden ve yaptığımız işten zevk alarak profesyonel kadromuzla aldığımız sonuçlar bunun en güzel ispatıdır: 27 ayrı şube ve kitabevi, 500’den fazla TUS semineri, 137 kitap, 18 eğitim Cd’si, TUS kampları, vaka kampları, deneme sınavları… Tam 12 yıldır TUS’un her alanında bütün gücümüz ve içtenliğimizle çalışıyoruz.…

Başarıda diğer önemli bir faktör de sürekli yenilenme ve güncel kalabilmedir. Yıllar boyu bununda en güzel örneklerini verme gayretinde olduk. Bu baskıda da 2005, 2006 ve 2007 basım ingilizce textbookları esas alarak bilgileri güncelledik, yeni ipuçları ekledik ve daha iyi olabilmeye çalıştık.

TUSDATA ailesi olarak; Sürekli yenilenme ve gelişmenin doğal sonucu olarak kurumlarımızı ve hizmet ağımızı genişletiyoruz:

Bilimsel toplantı merkezlerimizde de arka arkaya kırılması zor rekorlara imza atıyoruz. Son 9 TUS’ta 9 birinci çıkardık ve herhangi bir kurumun bu başarıyı yakalayabilmesi için en azından 5 yıl geçmesi gerekecek. Tabi bu süre içinde TUSDATA’nın hiçbir varlık göstermediğini varsayarsak ve TUS birincileri, dereceler ve ilk 10’un çoğu sürekli bizden çıkmasının yanında kitlesel ve bireysel başarılara imza atıyoruz. Tüm kursiyerlerimiz ideallerindeki başarıya TUSDATA ile ulaşıyorlar. Artık TUS’u kazanan her iki kişiden biri TUSDATA’lı… Ders notları, Özet Notlar, Deneme Sınavları, Tarama Sınavları, Tıbbi İngilizce desteği, İnternet desteği, Profesyonel Motivasyon desteği ile TUS hazırlığına bambaşka bir tarz getirerek, kursiyer arkadaşlara birer hekim gözüyle bakarak ve tüm ihtiyaçlarını bilip çözüm yolları üreterek bu başarıya ulaşıyoruz.

Yayıncılıkta ise 12 yıllık tecrübemizi artık yurtdışındaki medikal yayıncılık standartlarına kavuşturduk. Bu noktada sınıflamalardan, kitap boyutuna, dikkat kutularından indekslere kadar itinalı bir çalışma sonunda ortaya KLİNİSYEN serisini çıkarttık. Klinisyen konu ve soru kitapları tamamladık, Vaka Soruları Kitaplarını seri halinde hizmetinize sunduk, daha detaylı bilgi isteyenler için PREMIUM serisini, daha az zamanda olanlar için de OPTİMUM serisini hazırladık. Son olarak her konuda her şeyin (TUS sorusu, Konu, vakalar, açıklamalı sorular, değerlendirme testi) arka arkaya eklendiği ve tüm metnin birbiriyle uyumlu olduğu 5 kitap yerine 1 kitap ile hedefe ulaşabileceğiniz PROSPEKTUS 5 YILDIZLI SERİ’ yi hizmetinize sunduk. Bu seri ile teknik açıdan
dünyanın en üst standartlarını, sınava hazırlık ve içerik açısından yapılabileceğin en iyisini yaptığımızı göreceksiniz.

TUS Hazırlık Merkezlerimizde yaptığımız ve tüm meslekdaşlarımız tarafından çok beğenilen deneme sınavlarımızı kitaplaştırdık. Güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni yayın çalışmalarına devam ediyoruz.

Klinisyen Tıp Kitabevleri artık Türkiye’nin 27 ayrı yerinde… Her çeşit kitabı en uygun şartlarda bulabileceğiniz merkezlerimize bekliyoruz sizleri.

TUSDATA olarak güncelliğimizi sürekli kılıp TUS’a çalışan öğrenci ve doktor arkadaşların yanında, hem TUS Hazırlık Merkezleri hem de yayıncılık alanında başarınız için çalışmaya devam edeceğiz.

18 baskı boyunca bu kitaba emeği geçenlerin sayısı çok fazla. Sadece bu baskı için 60’tan fazla eğitmen emek verdi. Öncelikle tüm yazar ve editör kadromuz, eğitmenlerimiz, çalışkan teknik ekibimiz, Klinisyen Tıp Kitabevleri ve tüm doktor meslektaşlarımız, bize her yolla ulaşarak soru ve çelişkilerini ileten meslektaşlarımız, tabi ki sabırlı, anlayışlı ve vefakar ailelerimiz… İsim olarak saymak istesek binleri geçer. Hepsine… ama herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı, bu kitap bu kadar faydalı ve güzel olamazdı.

Sınava TUS’u bilenlerle hazırlanın.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6025/%EF%BB%BF%EF...ar-sonuc-verdi
BASKILAR SONUÇ VERDİ
Değerli meslektaşlarım;

TUS sonuçları (puan ve sıralamaları) açıklandı. 2-3 gün içinde tercih işlemi başlayacak.

Türkiye net ortalamasının 85-90 arası olacağını tahmin etmiştik, 87 çıktı. Doğal olarak ortalama düşünce de puanlar yüksek geldi.

En doğru tercihleri yapabilmeniz için çok yönlü analizlerimizi tamamlayıp her türlü doküman ile zenginleştirilmiş bir TERCİH REHBERİ klasörünü en kısa sürede yayınlayacağız.

Nisan 2009 TUS; kötü bir sınavdı… Sınava giren meslektaşlarımız moral açısından zor günler geçirdiler.

Biz de TUSDATA olarak; sınavın doğru ve adil olması için çok yönlü çaba gösterdik. Gazete ve televizyon kanallarında durumu anlattık, YÖK ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk, hekim arkadaşların organize bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladık… vs.

Pek çok sonucu da aldığımızı düşünüyorum:

1. 5 itirazımızdan 4’ü tam istediğimiz gibi değiştirildi.

2. İlk kez, iptal edilen soruların akıbeti ÖSYM tarafından resmen duyuruldu ve bu sorular herkesin doğru kabul edildi.

3. ÖSYM; komisyonları tekrar toplayarak günlerce soruları tekrar inceledi… Bunun doğal sonucu, bundan sonraki sınavların daha dikkatli hazırlanması olacaktır.

Hak edenin kazanması dileğiyle…

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6022/sinavin-erte...k-ettikleriniz
SINAVIN ERTELENMESİ İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
Değerli meslektaşlarım,

18 – 19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan TUS ertelendi. Daha sonra şok bir duyuru ile Nisan 2011 ile birleştirilip Ocak’ta yapılacağı yazıldı. Hem ÖSYM hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduk ve sınav 11-12 Aralık 2010 tarihine alındı. 2011 sınav takvimi TUS 2 kez olacak şekilde yani hiç değişmeden yapılacaktır.

Pek çok soru işareti açıkta kaldı. Bunların bazılarına cevap ve kanaatlerimizi aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz.

Sınav neden ertelendi?
Aldığımız bilgiler, okuduklarımız ve basit mantıkla düşündüklerimizi yan yana koyarsak; KPSS skandalı nedeniyle ÖSYM’nin bilgisayarlarına savcılık ve polis tarafından el konuldu ve böylece soruların mahremiyeti, gizliliği bozulmuş oldu. Zaten ÖSYM sadece TUS’u değil diğer kalan tüm sınavları da erteledi.

Sınavda sorular sizce nasıl olacaktır? Eski soru çıkmayacaksa nasıl çalışmalı?
Soru gizliliği açısından mevcut bankanın kullanılamayacağını düşünüyoruz. Her yeni soru hazırlayan da en önemli konuları açıp oradan soracaklardır, Uzaydan soru mu getirecekler?
Nelerin nasıl sorulabileceğinin en kolay ve en sağlıklı yolu çıkmış TUS sorularına bakmaktır. Çünkü onları da hocalar hazırlamışlardı. Bunun için TÜM TUS SORULARI’nı çalışmak akıllıcadır, sadece şu farkla: Siz bu konuda sınav sorusu hazırlasaydınız ne sorardınız? Böyle bakın her şeyin aslında net olduğunu hissedeceksiniz.

Sınav için yeni bir başvuru olacak mı? Giriş kartlarımız geldi, ne yapacağız?
ÖSYM; en son durumda yeni başvuru kabul etmeyeceğini eski giriş evraklarının geçerli olduğunu belirtmiştir.

En son 2007 Eylül sınavında yabancı dil barajını geçmiştim. Bu eylülde muafiyetim geçerliydi. Şimdi sınav eylül sonrasına ertelendiğine göre benim muafiyetim ne olacak?
Siz, mağdur eden değil, mağdur edilensiniz. Eylül 2010 için her şey ( sınav kağıdı, sınav yeri, …vs. ) geçerli olacağına göre mutlaka muafiyetiniz de geçerli olmalıdır Aksi, akla da hukuka da aykırıdır.

Uzun dönem kursiyerlerinize verdiğiniz Spot bilgiler ve TUS soruları spotlarını kitaplaştırıp kursiyeriniz olmayanların da hizmetine sunacak mısınız?
Biz bunu zaten yaptık ve iki cilt halinde piyasaya sunduk. Çok kıymetli bir eser oldu. 70’ten fazla eğitmenin 3 yıl boyunca sürekli geliştirerek oluşturdukları ustalık eserimiz oldu. Kitabevlerinden veya*****www.klinisyen.com*****sitemizden inceleyebilirsiniz.

Aralık sınavı için yeni bir TUS KAMPI yapacak mısınız?
Bir sebeple Eylül kampımıza katılamayan meslektaşlarımızı öncelikle düşünerek sadece Ankara’da TUS KAMPI yapacağız. Bununla ilgili detaylar için tıklayınız

Yeni bitmiş olan Eylül TUS KAMPI katılımcıları için pozitif anlamda neler yapacaksınız?
Öncelikle onları kamp sonuna kadar konsantre tutmak için çabaladık. Yeni sınavdan hemen önce 5 gün süreyle kritik branşlarda çok yoğun bir SORU ÇÖZÜMÜ ve SPOT TEKRAR yapacağız. Bunu, onların motivasyonu için hediye olarak yapacağız.
Ayrıca her 3 haftada bir TUS DENEME SINAVI yapacağız. Bu denemelerimize her meslektaşımız katılabilecektir. Üç haftada bir yapmamızın nedeni 3 haftada bir tekrar atma hedefini canlı tutmak içindir. Bu sorunu fırsata dönüştürmek sizin elinizdedir.

Ekimde başlaması gereken yeni dönem kursları ne olacak, sınavın geçmesini bekleyecek misiniz?
Tam zamanında (büyük çoğunluğu 23 Ekim’de) başlatacağız. TUS ertelendi diye biz kış dönem başlangıcımızı ertelemeyeceğiz. Ancak bu TUS’a girecek kış kursiyerlerimizi serbest bırakacağız. TUS öncesi kampa gitmek isterse bedel almadan KAMP + Kalan kış dönemi derslerini sadece bu sınava özel olarak tek dönem fiyatı ile sunacağız. Bu sınavda kazanırlarsa da sadece kamp, not ve dinledikleri dönem dersleri dışındaki tutarı iade edeceğiz. Bununla ilgili detayları ve seçenekleri şubelerimizden öğrenebilirsiniz.
Hayat düz bir çizgi olsaydı asıl o zaman çekilmez olurdu. Tüm bu yaşananlar aslında normal ve olabilecek şeyler…Dayanma gücü yüksek ve mutlu olabilme eşiği düşük olan öne geçecektir.

Başarı dileklerimle.
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6018/simdineolacak
ŞİMDİ NE OLACAK? Ya da NE OLMALI?
(23 Aralık 2010 Perşembe)
ÖSYM ilk kez farklı bir uygulama yaptı:

2010 Aralık TUS puanları açıklanmadan önce bazı soruları iptal ettiğini duyurdu.

Çünkü; basın, siyaset ve kamuoyundan yoğun baskılar geldi.

Ancak, iptal gerekçesi çok sıra dışı ve düşündürücüydü: “Cevap kâğıtlarının optik okuyucuda okunmasından sonra yapılan ve madde analizi olarak ifade edilen ilk işlemde, tüm adayların sorulara verdikleri cevapların dağılımı incelenmektedir. Bu sayede adayların, özellikle de başarılı adayların cevap olarak farklı seçenekleri tercih ettiği sorular özel olarak yeniden ele alınmakta, soru hazırlayan ve bilimsel açıdan soruları denetleyen akademisyenlere iletilerek soruların yeniden değerlendirilmesi sağlanmaktadır. 12 Aralık 2010 tarihinde yapılan TUS Bilim Sınavında da bu süreç işletilmiş ve optik okuma sonucu yapılan madde analizi ve bilimsel denetçi akademisyenlerin yeniden değerlendirmesi sonucunda…”

Duyuruda; itirazlara değinilmemesi, sonuç açıklama esnasında ek iptallerin olabileceği yönünde bir açık kapı bırakıldığını da düşündürüyor.

Peki ne olacak? Hekimler nasıl hareket etmeli?

Öfkeli değil sükûnetle ve akıllı hareket edilmelidir.
1. Puanların açıklanması beklenmelidir.

2. Yeni iptaller söz konusu olmazsa; olayın ÖSYM tarafından “geçiştirilmek istendiği” kesinlik kazanacaktır.

3. Bu durumu böylece kabullenmek, bundan sonraki tüm sınavlarda aynı hataların tekrar tekrar yapılmasına fırsat tanıyacağı için sağlıklı ve adaletli olmayacaktır. Bu sınav bir dönüm noktası olmalı ve bundan sonraki sınavlar; dağılım, doğruluk, zorluk ve ölçücülük açısından gerçek birer sınav haline gelmelidir. Tatmin edici bilimsel açıklamalar yapılmadığı sürece olayın Danıştay’a açılacak bir “Yürütmeyi Durdurma” davasına dönüşeceği maillerle ÖSYM’ye şimdiden iletilmelidir.

4. Sınavın iptali gibi bir söylem, bu sınava emek harcamış ve plan yapmış herkese ihanet olacaktır. Bu sebeple hukuki yola başvuracak olan herkes sadece “yanlış soruların iptali ve herkes için doğru sayılması” üzerinde durmalıdır.

5. ÖSYM, bu sınavı yapmaya devam etmelidir. Bakanlık ya da üniversitelerin eline düşecek olan bir sınav hekimler için hiç şüphe yok ki daha kötü sonuçlar doğuracaktır. Bu istek ve güven ihtiyacı, her hekim tarafından ÖSYM’ye maillerle iletilmelidir.

6. TUSDATA olarak bugüne kadar tüm resmi makamlar ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk. Ne yazık ki, rakiplerimizin destek yerine köstek olarak, hazımsızlık gösterip, kurumumuzu ve şahsımı ÖSYM ve Cumhurbaşkanlığı’na jurnallemeleri etki düzeyimizi düşürmektedir. Kurum olarak; dava açmak gibi bir irademiz olmayacak ancak hukuki yola müracaat etmek isteyenlere yol gösterici rolümüz devam edecektir. Bu rol; sınavın iptali değil sadece kalan 4 sorunun iptali ile adaletin sağlanması ve sınavın ÖSYM tarafından yapılmaya devamı çerçevesinde sorumluluk bilinci içerisinde olacaktır.

7. Umuyoruz ki; ÖSYM hatayı kabullenir ve adalet sağlanır. Ayrıca bundan sonraki sınavlar daha düzgün ve ölçücü olacak şekilde hazırlanırda gerçekten çalışanlar emeklerinin karşılığını alırlar.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6015/kamuoyuna-duyuru
KAMUOYUNA DUYURU

(18 Ocak 2012)

TUSDATA olarak ülkemizin 30 ilinde sürekli ve düzenli hizmet vermekteyiz.

Eğitim ve hizmetin ve her cephesinde çıtayı sürekli yükselttik. Rekabete yeni açılımlar getirdik.

Bu rekabete güç yetiremeyen pek çok kurum bugün artık yok. Neredeyse hepsini, bedelini ödeyerek TUSDATA olarak bünyemize kattık. TUS-SİSTEM, UTS Başkent, ProspekTUS, TUSMED bunlardan bazılarıdır.

Doğal olarak bu kurumları alırken sadece iyi ve sevilen hocalarını da bünyemize katarak sürekli güçlendik.

Son olarak 18 Haziran 2009’da imzaladığımız bir protokolle 12 yıllık bir kurum olan TUMER; herşeyi ile 12 şubesi, tüm telif hakları, demirbaşları, yayınları, kursiyerleri ..vs ile bünyemize kattık.

İhtiyacımız olan ve sevilen tüm hocaları (biri hariç) ile kadromuzu daha da güçlendirdik. İhtiyacımız olmayanlara teklif daha götürmedik.

Çalışabileceğimiz ama çalışmadığımız tek hocanın da TÜMER kursiyerlerini yarı yolda bırakıp derslerini anlatmaktan dahi imtina edecek kadar etik dışı davranması, çalışmamamızın tek sebebidir. Düşünün ki yenidoğanın veya kardiyolojinin yarısını anlatmış yarısını anlatmayı reddeden ve kursiyerleri apaçık mağdur eden bir hoca var. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İsim hakları ile beraber TUMER’in her şeyini TUSDATA almış iken, bir rakip kurumun internet sitesinde şaşkınlıkla izleyeceğiniz reklamlar dönmeye başladı. Zaten batmış olan bir kurumun Genel Müdürü, ya da bizim çalışmayı hiç düşünmediğimiz hocaları ya da TUMER’in zaten boşalttığı şubeleri yeniden kiralayıp onlar üzerinden ve TUMER adını kullanarak reklam yapma çabasını anlayamıyoruz. Rekabetin de bir etiği yok mudur? Çaresizlik ve asgari ahlaktan yoksunluk olarak tanımlayabileceğimiz bu haksız ve hukuksuz girişimler karşısında önce bir müddet beklemeyi seçtik. Sonra kendilerine avukatlarımız ve noter aracılığı ile uyarı gönderdik.

Maddi ve manevi dava açma hakkımız olduğu halde sabırla hatalarından dönmelerini ve hekimlere yakışan bir tavır ortaya koymalarını bekliyoruz.

Kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu haksızlığın devam etmesi durumunda her türlü hukuki yola başvuracağımızı belirtiyor, konuyu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.

“Aslanlar avlanır, çakallar artıklarla beslenir”

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5977/devekusu
DEVEKUŞU ve ÖSYM
Burası Türkiye ve yıl 2011…

İnternet çağındayken başınızı kuma gömebilir misiniz? ÖSYM gömüyor. Hatalı sorular, hatalı değerlendirmeler ve eksik gelen notlar sorununu neredeyse HİÇ BİR ŞEY YAPMADAN atlatma derdinde… Kulaklarını her türlü çığlığa İNADINA kapamış durumdalar. Böyle yaparlarsa prestij kaybına UĞRAMAYACAKLARINI zannediyorlar.

Yanılıyorlar.

Tam da yeniden güven kazanabilecekken, 30 yıl önceki ilkel reflekslerle hareket ediyorlar.

Bir ülkede, yöneticiler adaleti sağlamakla görevlidirler. Kendi prestijleri için adaleti önemsemiyorlarsa ve hak arayanları “kopyacıların üzerine gittiğimiz için böyle davranıyorlar” gibi ucuz yöntemlerle uzaktan suçlama yoluna gidiyorlarsa, o koltuk EHLİNDE DEĞİL demektir.

Bugüne kadar; her sınavda istediğimiz, sınavın sağlıklı ve iyi ölçen bir sınav olmasıydı. Her sınav; soruların açıklandığında akademik heyetlerimizle tüm soruları inceledik, iptali için kesin ve net textbook delilleri olan tüm yanlış soruları ortaya koyduk, hekimlerimize adalet için yol gösterdik. Neden diğer bazı sorulara itiraz etmediğimiz ile ilgili türlü türlü söylentiler yayılmak istense de doğru bildiğimizden şaşmadık.

Yetmedi… ÖSYM’nin en üst düzeyde yürütme kurulu üyelerine YÖK Başkanlığı’na, YÖK Başkanvekilliği’ne gidip durumu delilleriyle anlatıp bu konuda hassasiyet oluşmasını sağladık.

Bugüne kadar yaptığımız her şeyi bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bizim hakkımızda yapılan söylenti ve iftiralara aldırış etmeyeceğiz. Yok acaba TUSDATA soruları satın almış olabilir miymiş?, yok soruları bazı! ÖSYM görevlileri TUSDATA’ya sızdırıyor muymuş, yok ÖSYM’yi elimizde oynatıyor muymuşuz, yok efendim bütün bu çabaları TUS birincisi çıkarmak için mi yapıyormuşuz…vs, vs… Kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş ya, bütün bu çirkin söylentiler; bizim için söyleyenin düzey sorununu ve aşağılık kompleksini göstermekten öte bir anlam ifade etmez. Meyveli ağacı taşlayacaklarını biliyoruz.

Haklı olduğumuz konularda ısrarlı itirazlarımızla, ÖSYM’yi elbette rahatsız edeceğiz. Bizim gibi kurumların varlığı denge için ve yetkili kişilerin daha ciddi çalışması için önemlidir ve gereklidir, her iktidara bir muhalefetin gerekli olduğu gibi. Biz; adayları sınavlara hazırlayan bir kurum olarak, doğru duruş neresi ise o duruşu sergilemeye devam edecek ve daima doğru yerde duracağız.

ÖSYM bu ülke için önemlidir. Acilen 2011 yılına uygun şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Sınavlar için alınan güvenlik tedbirleri gerçekten sınav güvenliğini sağlayacak ve insan tabiatına uygun olacak şekilde devam ettirilmelidir. Bunun yanında sınavın niteliği, ölçücülüğü ve doğruluğu konusunda modern ve etkili yöntemler uygulanmalıdır.

Son olarak; ÖSYM, halka ve itirazlarına saygı duymalıdır. Çığlıklara karşı hassas olmalıdır. Kamuoyu vicdanının rahatı için gerekirse, yeniden değerlendirebilecek kadar adaletli ve cesur bir sınav olmalıdır ki biz halk olarak, ÖSYM’ye güvenmeye devam edelim.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5962/netlerin-dusuklugu-ile-ilgili
NETLERİN DÜŞÜKLÜĞÜ ile İLGİLİ…

(26 Aralık 2010 Pazar)

Aralık 2010 TUS sonuçları açıklandıktan sonra pek çok meslektaşımız netlerinin eksik geldiğini düşünmüş ve fikirlerini çok farklı yollarla paylaşmış ve teyit etmişlerdir. Hakim kanaat, netlerin düşük geldiğidir. Netleri beklediği gibi gelenler olduğu gibi 1 netten 20 nete kadar düşük geldiğini belirtenler de mevcuttur.

Bu durumda sınavın adaleti açısından haksızlık olduğunu düşünen meslektaşlarımızın ÖSYM’ye rutin itiraz prosedürü dahilinde –mümkünse bizzat Ankara’ya gelerek- itiraz etmeleri gerekmektedir. Ankara’ya gelenlerin, bizzat yetkililere durumu anlatmak için çaba sarfetmeleri faydalı olacaktır. Gelemeyenler ise sadece kargo ve posta yoluyla itiraz edebilirler. Mail, faks veya telefon yoluyla itirazlar kabul edilmemektedir.

Ayrıca her meslektaşımızın*****osym@osym.gov.tr*****mail adresine düzenli ve dili nazik ama beklentisini açıkça ifade eden mailler göndermeleri de yetkililerin hassasiyetini artıracaktır.

Bunun için ÖSYM tarafından hazırlanan GENEL AMAÇLI DİLEKÇE kullanılmalıdır. Bu dilekçe ve prosedürler için,*****http://www.tus.com/7757/aralik-2010-...**sayfasındaki “İtiraz Prosedürü ve “Genel Amaçlı Dilekçe Örneği” için TIKLAYINIZ…” bölümündeki prosedürlere uyup dilekçe örneğini doldurduktan sonra ÖSYM’ye iletmeleri gerekmektedir.Bu dilekçenin en sonundaki “İsteğim:” bölümüne aşağıdaki ifadeleri yazmaları faydalı olacaktır.

İsteğim : 12 Aralık 2010 TUS’una giren bir hekimim. Sınavdan hemen sonra açıklanan soruları incelediğimde tahmini netlerimi hesaplamıştım. Puanlar ve netler açıklandığında ise beklediğimin çok altında (……net) eksik geldiğini fark ettim. Hekimlerin internette buluşma noktası olan bazı forum sitelerinde pek çok arkadaşımın da aynı durumdan bahsettiklerini görünce bunun tıpkı İlkbahar Dönemi TUS gibi bir değerlendirme hatasından kaynaklandığını düşündüm. 3 ayrı sebeple bu durumun meydana gelmiş olabileceğini ben ve pek çok meslektaşımız düşünüyoruz:

1- İptal edilen 4 soru (veya bunlardan bazıları) her iki kitapçıkta ya da birinde herkes için doğru olacak şekilde kodlanmamış olabilir. Bu soruların, herkes için doğru kabul edileceği duyurulmuştu.

2-Her iki kitapçık ya da biri için hazırlanan master doğru cevap anahtarı bazı sorular için hatalı olabilir. Önceki itirazlarda hekimlerin cevap kağıtları zaten yanlış olan master cevap anahtarı doğrultusunda değerlendirilerek maddi bir hata olmadığı söylenmiş ama bu hata ÖSYM tarafından nice baskılar sonucu kabullenilmiş ve hata düzeltilmişti. Yani mevcut cevap anahtarının doğruluğu mutlaka yeniden her iki kitapçık için de dikkatle teyit edilmelidir.

3-ÖSYM tarafından verilen kalem ve silgiler, hatalı değerlendirmeye neden olmuş olabilir. Önce işaretleyip sonra sildiğimiz bazı sorular optik okuyucu tarafından çift cevaplı gibi algılanarak yanlış kabul edilmiş olabilir.

Bu 3 olası durumun hassasiyetle gözden geçirilerek, benim ve sınava giren tüm adayların cevap kağıtlarının ve sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.

Bu üç olası durumu tüm yetkililere ulaştırılarak en sağlıklı sonucun alınması için kurum olarak en üst düzeyde çaba sarfedeceğimizin de bilinmesini isteriz. Küçük hedefler ya da iritasyon peşinde olmadığımız iyi niyetli herkesin malumudur. Önemli olan geç de olsa adaletin yerini bulmasıdır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5940/aralik-2010-tus-degerlendirmesi
Aralık 2010 TUS Değerlendirmesi

Erteleme, yeni sorular, güvenlik tedbirleri,kış … derken nihayet Aralık 2010 TUS yapıldı.

Sınav için öne çıkanları teker teker değerlendirelim ki sonraki sınavlara yol gösterici olsun:

1. GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Neredeyse tamamı önemli ve yerindedir. Sadece 4 saat boyunca adayların tuvalet sorunu yüzlerce meslektaşımızı olumsuz etkilemiştir. Bunun tek çözümü vardır. Sınav sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda yapılmalıdır ve bu konuda herkes her yolla ÖSYM’ye fikirlerini yapıcı şekilde iletmelidir.

2. HATALI SORULAR

Belki aceleye geldiğinden, belki de güvenlik kaygıları ön planda olduğundan bu sınavda çok sayıda (en az 7) hatalı ve iptali gereken soru vardı. ÖSYM, mutlaka buna bir çare bulmalıdır. Sorular, hem iki kaynaktan doğrulanmalı, hem de en az bir akademik kontrolden geçmelidir. “Aceleyle hazırlanmış ve hazırlandığı gibi sorulmuş” görüntüsü ÖSYM’ye yakışmamaktadır.

İtiraz dosyamız için TIKLAYINIZ…

3. SORULARIN DAĞILIM SORUNLARI

Sorular, branş içinde dengeli dağılmamıştır. Her konudan soru sorulamamış, sorular belli konulara sıkıştırılarak “adalet” yönü zedelenmiştir.

Örneğin, Anatomide kemik, kas, eklem gibi fakültede anlatılan konuların tam yarısından hiç soru sorulmamış, tüm sorular diğer yarısından sorulmuştur.

Bu sorun da, ÖSYM tarafından bilimsel standartlara kavuşturulmalı ve acilen uygulamaya geçirilmelidir.

4. SORULARIN ZORLUK ve ÖLÇÜCÜLÜĞÜ

Genelde; kolay sorular “çok kolay”, zor sorular ise “çok zor” sorulmuştur ki ikisinin ayırıcılığı da YOKTUR. Eğer ÖSYM, her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplamalarını yaparsa (ki hala yapıp yapmadığını bile bilmiyoruz) ayırıcılığı çok düşük bir sınav olduğu ortaya çıkacaktır.

Bir başka sorun da şudur: Bir pratisyenin asla kullanamayacağı, kullanmayacağı, bir uzmanın bile uzmanlık hayatı boyunca karşılaşmadığı pek çok uç, hatta uç ötesi bilgilere ait soruların sayısında da artış mevcuttur. Bu, ANLAMSIZdır. Özellikle Anatomi, Cerrahi ve Kadın Doğum sorularını hazırlayanlar gözden geçirilmelidir.

Dünyada; ayırıcı ve ölçücü, ayrıca seviyeye uygun soru hazırlamanın evrensel ve bilimsel standartları vardır ve bu standartlar ÖSYM tarafından da mutlaka acilen uygulanmalıdır.

Meslektaşlarımız içinde; yakın çevresinde basın mensubu, bürokrat, akademisyen, milletvekili… gibi ÖSYM’ye kolayca ve etkin şekilde ulaşabilecek durumda olanlar eleştirilerini yapıcı bir şekilde ama ısrarla ÖSYM’ye iletmelidirler ki bundan sonraki sınavlar gerçekten adil, ölçücü ve ayırt edici doğal olarak da hak edenin kazanacağı sınavlar olsun.

Burada doğal olarak sınavın olumsuzluklarını dile getirsek de hak edenin kazanmasını diliyoruz
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

Doktor sana bır çare
http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/d...ir-care_502065

Uzmanlık sınavında hatalı soru iddiası
http://www.zaman.com.tr/gundem_uzman...i_2085327.html
İSTANBUL
3 Mayıs 2013, Cuma
Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda 6 sorunun hatalı olduğu iddia edildi. Adaylar, durumu ÖSYM’ye iletti, ancak hatalı soruları referanslarıyla birlikte sunan diş hekimlerinin talepleri kabul edilmedi. ÖSYM, sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Nisanda yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda (DUS) 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruları referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye iletti ancak talepleri kabul edilmedi. ÖSYM sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi. 50 diş hekimi, dava açmaya hazırlanıyor. Hekimleri 37 merkezle sınavlara hazırlayan TUSDATA tus ve dus dersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” diyerek tepki gösterdi. Biricik, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda da (TUS) ciddi hatalar olduğunu söyledi. ÖSYM yetkilileri ise şikâyet dilekçelerini bilim kurulunun incelediğini ve iki soruyla ilgili düzeltme yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda çıkan 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruların referanslarıyla birlikte Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) başvurdu. ÖSYM ise bu hatalı sorulardan sadece 2’sinin cevabını değiştirdi. Diş hekimliği sınavındaki sorulara itiraz eden ve Türkiye’de bu alanda sınav hazırlığı yapan 37 merkeze sahip olan Tıpta Uzmanlık Sınavı Hazırlık Merkezleri (TUSDATA) Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Söz konusu soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat ÖSYM’ye yapılan bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM kendince bir karar veriyor ve adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” dedi.

Soruların dilekçelerde hatalı olduğunun bariz bir şekilde görüldüğünü anlatan Biricik, “Bunu normal okuyanlar bile açıklamalı yazılarla anlayabilir. Fakat ÖSYM ne yapıyor bilemiyoruz. Sadece DUS sınavında değil, nisan ayında yapılan TUS’ta da ciddi hatalar var. 12 soruya itiraz edildi. ÖSYM 6’sını iptal etti. 2’sinin cevabını değiştirdi. 4 soruya da bir şey yapmadı. Fakat hiçbir adaya cevap yazısı gelmedi.” açıklamasını yaptı. Biricik, hem DUS hem de TUS’a giren adayların dava açacağını aktardı.

Sınava girenlerden biri olan Diş Hekimi Ahmet Caner Irklı ise, “6 soruda hata tespit edildi. Bunu referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye ilettik. ÖSYM sadece bizim bir sorumuzu ve bizim iletmediğimiz başka bir soruyu iptal etti. Daha sonra sınav sonucunu açıkladı. Yarım soru bile sıralamada çok şey değiştiriyor.” diye konuştu. Daha önce üniversitelerin bünyesinde yapılan diş hekimleri için uzmanlık sınavları, 2012’den itibaren merkezî sınav sistemine geçti. İlk sınav 2012’nin Nisan ayında yapıldı. İkinci sınav geçtiğimiz eylül ayında, son sınav ise Nisan 2013’te 1.200 diş hekiminin katılımı ile gerçekleşti. Adaylardan 200’ü asistanlık eğitimi alacak.

Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK'ten ÖSYM Başkanı'na Televizyonda "Açık Oturum" Çağrısı ...




3 Eyl 2012 tarihinde yayınlandı
Aralık 2010 Tus sorularındaki hata 19 ay sonra mahkeme kararı ile neticeye bağlandı, Doktorlar ise mağdur! Samanyolu Haber'in Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile yaptığı Video röportajlı haberi izlemek için tıklayın.
STV'nin Aralık 2010 TUS Skandalı ile ilgili Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile röportajı



Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Bekliyoruz ama ÖSYM de bu ilişkiler normal



Alıntı:
HukukSimit´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi
ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı

ANASAYFA > Basın Odası > Haberler > 2014 > Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)
Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili asılsız iddialarla Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.


Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.


ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.


İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,
ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,
Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,
ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.


ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.


Adaylara ve kamuyouna duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI

Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster


Dr. Rıza Eröksüz' e; bir dersane sahibinin yoğun baskı yaptığı ÖSYM Yetkilisi Kim???
Dr_samsa ya; maddi güç bu iletişimde rol oynadı mı?



**** ne demek?

MEcburum kim?



Drasc ye; bu tanıdıklara sınavdan önce de gidildi mi? Tanıdık isimler halen ÖSYM de çalışıyor mu?

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
03.02.2015

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,



Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

Prof.Dr. Alim Işık
MHP Kütahya Milletvekili

Eylül-2014'de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)'a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikayet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve "Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar" başlıklı Basın açıklamasında yer alan "Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir." ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında "başkasının yerine sınava girdiği" tespit edilen dershane sahibi kimdir?
5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?

HABER KAYNAĞI

https://m.facebook.com/alimbeymv/pho...ype=1&refid=17
sayın durömuş günay bu sorulara cevabınız var mı?
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler

drasc


drasc



samsa



drsvc


Nasıl Yani



nasıl küçük görüşmeler???????


dr.objektif



hakimle görüşme


hacettepecerrah



drrıza

bezgin şirin


mecburum



mecburum



mecburum



ÖSYM yi

sadece + bakanlığı?



+ uzmanlık kurulu ??



+ meclis
















hiç




ösym tus formatının aynısı deneme sınavı










Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
asc gibi forumda etkili.

Alıntı:
drerk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru Mecburum
Bu günü gördüğü tarih: 15 Eylül 2010 5:01 am.
Bu günkü sıkıntıların nedenini açıklıyor.
ÖSYM hata yapmamak için ne yapmalı?
Hata çok olursa ne olur?
yazın bi kenara

Avukat abilerim:
Dava açılacak yer
http://www.dr tus.com/yeni/modules.p...topic&p=995770
Dava açılacak kişi: Mecburum ve Dr. Rıza ERÖKSÜZ



birkez daha ÖSYM başkanı pRFO. dR. Ali Demire teşekkür.



















ösym yi hallaç pamuğu gibi atmışlar




Sır Oda’ya sızmışlar
paylaş
CROPY
Sır Oda’ya sızmışlar
Ankara’daki soruşturmada bir itirafçı, FET֒nün ÖSYM sorularını nasıl çaldığını deşifre etti. FET֒cülerin göz okuma sistemiyle girilen ‘Sır Oda’daki bilgisayara uzaktan erişimi sağlayan korsan yazılımla sızdığı anlaşıldı. FET֒nün bu şekilde son 15 yılın tüm sınav sorularını çaldığı tespit edildi

Gündem Dinar
YÜKSEL TEMEL
Cumartesi 14.01.2017
FETÖ MİLYONLARCA GENCİN HAYALİNİ BÖYLE ÇALDI!

Terör örgütü FETÖ'nün sınav usulsüzlüğüne ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada çok önemli ayrıntılara ulaşıldı.
Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Ender Coşkun'un yürüttüğü soruşturmada milyonlarca öğrencinin kaderinin belirlendiği sınav merkezi olan ÖSYM mercek altına alındı. Daha önce ÖSYM'nin soru hazırlama biriminde görevli 3 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 2'si tutuklanırken, 1'inin itirafçı olduğu öğrenildi. İsmi gizli tutulan itirafçının savcılığa, "Sır Odasındaki bilgisayarlara yüklenen sorular 'sanal sunucu' vasıtasıyla ele geçiriliyor. Erişim yetkisi bulunan kişiler bu bilgisayarlara soruları yükleyebiliyor, alabiliyor ve silebiliyor" dediği öğrenildi. Bu itiraf üzerine Savcı Coşkun ve beraberindeki bilişim uzmanı polisler ÖSYM'nin en mahrem yeri olan soru hazırlama birimi ve soruların tamamlandıktan sonra yüklendiği "Sır Odası"nda bir dizi inceleme yaptı. Göz okuma "retina sistemi"yle girilen odadaki bilgisayarlardaki ilk incelemede, uzaktan erişimi sağlayan "ara yüz" yazılım programı ve "sanal sunucu" tespit edildi. Bu birimlerde çalışan ve bilgisayarlara erişim yetkisi bulunanların yüklenen bu korsan yazılım vasıtasıyla uzaktan erişim sağladığı belirtildi. Soruların uzaktan erişimle ele geçirilerek flaş belleklere yüklenip başta Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği olmak üzere FETÖ ile bağlantılı dershane ve okullarda örgüt üyelerine servis edildiği saptandı. Son 15 yıldaki tüm sınav sorularının bu şekilde çalındığı anlaşıldı.

SON 15 YIL ARAŞTIRILACAK
Bu tezgahın ortaya çıkarılmasının ardından Başsavcılık soruşturmayı derinleştirdi. Bakanlar Kurulu'nun izniyle son 15 yıldaki soruların nasıl çalındığı mercek altına alındı. İncelenecek imaj ve LOG kayıtlarından sisteme kimlerin direkt ya da uzaktan hangi tarihlerde kaç kez girildiği tespit edilecek. Ayrıca ÖSYM'deki en mahrem birim olarak bilinen "Sır Odası"nın girişinde bulunan retina sistemindeki kayıtlı personel listesi de incelemeye alındı.
Afyonkarahisar
MİLYONLARIN HAKKI GASP EDİLDİ
ÖSYM'nin yaptığı sınavlara her yıl 10 milyon kişi giriyor. 15 yıl geriye gidildiğinde bu rakam on milyonları geçiyor. KPSS'de ise son 15 yıl içinde kamuya 1.5 milyonun üzerinde kişi yerleştirildi. Bu rakamlar terör örgütü FETÖ'nün milyonlarca gencin hayaliyle de oynadığını gözler önüne seriyor


Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı hakkında müthiş bir iddia ortaya atıldı.

Samsun Haber - 2017-01-23 10:10:33

Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Haber - Daha önce Paralel yapı mensubu olduğunu deşifre ettiğimiz ve halen tutuklu bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı’nın Tıp Fakültesi’nde okuyan cemaat mensubu öğrencilere sınav sorularını vererek ders çalışmadan sınıf geçmelerini sağladığı iddia ediliyor.

İddiaya göre, Faruk Bağırıcı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi dekanı Prof. Dr. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yaptığı 2008 yılından 2014 yılına kadar yaklaşık 1200 civarında tıp fakültesi öğrencisini sınav sorularını vererek mezun etti.

17/25 Aralık sürecinden sonra da aktif olarak Paralel Yapı için çalışan Tıp Fakültesi çalışanlarını Ufuk- Sağlık Sen’e üye yapmak için üniversitenin resmi internet sitesini ve resmi e-posta adresinden mesajlar gönderen Faruk Bağırıcı, Mart 2014’te yapılan genel seçimlerde bütün Personeli Dekanlığın gücünü kullanarak AK Parti’ye oy vermemeleri için tehdit eden bir isim olarak öne çıkmıştı.

SAĞLIĞIMIZ KİMLERE EMANET

Bilindiği gibi Faruk Bağırıcı, 2008 yılından itibaren Ondokuz Mayıs Tıp Fakültesi Dekanı A. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yapmıştı.

Ocak 2010 yılında bir süre Turgut Özal Üniversitesi’nde görev yapan Bağırıcı, Mart 2011 yılında tekrar OMܒye döndükten sonra Tıp Fakültesi Dekanı Haydar Şahinoğlu tarafından yeniden dekan yardımcısı olarak görevlendirilmişti.

Faruk Bağırıcı’nın sınav soruları vererek dersleri geçmelerini sağladığı öğrenciler şimdi Türkiye’nin muhtelif yerlerinde doktor olarak görev yapıyor ve vatandaşların sağlıkları bunlara emanet ediliyor.

Hiçbir dersten kalmadan tıp fakültesini tam zamanında bitirerek diploma alan Cemaat mensubu öğrencilerin hiç ders çalışmamalarına rağmen derslerini ve sınıflarını geçerek mezun olmaları, derslerini sıkı takip edip sabahtan akşama hatta gece yarılarına kadar ders çalışmalarına rağmen başarılı olamayan öğrencilerin dikkatlerini çekmişti.

Aynı durumun OMܒnün başka üniversitelerin başka başka bölümlerinde de tekerrür etmiş olmasından tereddüt ediliyor
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ÖSYM eski başkanı Prof.Dr. Ali Demir'e şahitlik ediyoruz tususev ÖSYM 32 12-30-2017 08:23
ÖSYM Başkanlığı'na Ömer Demir atandı tususev ÖSYM 5 11-14-2015 11:16
9 Eylül Üniversitesi Rektörlüğü'ne Prof. Dr. Füzün atandı tususev YÖK 1 07-16-2012 19:12
AİFD Başkanlığına Berkman seçildi tususev İlaç Sektörü 0 03-19-2012 19:38
Öcalan susarak kime mesaj verdi? Mahmut ÖVÜR tususev Konuk Yazar 0 01-26-2012 21:33


Şu Anki Saat: 01:29


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com