www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > MESLEKİ KATEGORİ > İdari Kurumlar / TIP Eğitim Kurumları > Eğitim Araştırma Hastaneleri

3007 (0 Kayıtlı Ve 3007 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 10-01-2016, 10:46   #11
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hürriyet
MENÜ

Fikret Bila


MenüTakip Et
CROPY
Eski GATA Komutanı Güner'in mektubu

01.10.2016 Cumartesi
UZUN süre GATA Komutanlığı yapan Prof. Dr. Ömer Şarlak'ın görüşlerini dün aktarmıştım.

Prof. Dr. Şarlak gibi, eski GATA komutanlarından emekli Korgeneral Hayri Güner de görüşlerini iletti. Güner’den aldığım mektubu çok uzun olduğu için özetleyerek sunuyorum:

BİRİNCİ KADEME

“TSK sağlık sisteminin birinci kademesi kıta tabipleri tarafından yerine getirilir. Bu tabipler koruyucu ve tedavi edici tedavi yanında kışlanın gıda kontrol müfrezelerinin olmadığı yerlerde hijyen şartlarının kontrolü, rehberlik ve danışmanlık hizmetinin tıbbi desteği ve 2004 yılında Sağlık Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı arasında imzalanan protokole uygun olarak Üreme Sağlığı ve Aile Planlaması eğitiminde eğitici rolü vardır. Üreme Sağlığı ve Aile Planlaması konusunda bakanlık ve Genelkurmay Başkanlığı arasındaki protokolün imzacıları dönemin Sağlık Bakanı adına müsteşarı olan ve halen AK Parti milletvekili olan Sayın Necdet Ünvar, Genelkurmay Başkanlığı adına şahsımdır. Bu protokol taraflarca Ankara Mamak 4’üncü Kolordu Komutanlığı kışlasında basın mensuplarının huzurunda imzalanmıştır.

Kıta tabipleri sahrada daha önce yazdığınız gibi sargı yerinden başlayarak sıhhi tahliye ve tedavi sisteminde rol alırlar ve sıhhiye bölük, tabur, seyyar cerrahi hastanelerinde görev alırlar. Bu tabipler sağlık hizmeti yanında görev aldıkları sıhhiye birliklerinde emir ve komuta hizmeti yapmaktadırlar.
Takdir edileceği gibi bu görevlerin askeri bir disiplin içerisinde ve 24 saat esasına göre belirli bir eğitim ile yerine getirilmesi gerekmektedir.

UZMANLAŞMA

Askeri hastaneler Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurt sathında yayılmış olması dikkate alınarak muhtelif yerlerde kurulmuştur. Bu hastaneler kuruldukları bölgelerdeki silahlı kuvvetler ünitelerinin ihtiyaçları dikkate alınarak çeşitli konularda ihtisaslaşmışlardır. Deniz Birliklerinin bulunduğu yerlerdeki hastaneler Deniz ve Sualtı Hekimliği, Hava birliklerinin bulunduğu yerlerdeki hastaneler Hava ve Uzay Hekimliği konusunda, OHAL bölgesindeki hastaneler Harp Psikolojisi ve Harp Cerrahisi konusunda ihtisaslaşmış ve uygun tıbbi cihazlarla teçhiz edilmiştir. Eskişehir’de bulunan askeri hastane bünyesine pilotların fizyolojik eğitimini sağlayan bir merkez bulunmaktadır.

GATA’NIN İŞLEVİ

Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sağlık personeli ihtiyacını karşılayan eğitim kurumudur. GATA bünyesinde Tıp Fakültesi, Yüksek Hemşirelik Okulu (lisans düzeyinde eğitim vermiştir, mezunları bir dönem subay olarak istihdam edilmiştir), Astsubay Meslek Yüksekokulu (öğrencileri Acil Tıp Teknisyenliği ortak programını takiben branş eğitimi programı takip etmektedir) ve Ankara ile İstanbul Haydarpaşa’da eğitim ve araştırma hastanesi bulunmaktadır. GATA Komutanlığı’nda yapılan eğitimler dekan emir komutasında çeşitli kuruluşlar tarafından YÖK tarafından belirlenen esaslara göre yapılmaktadır.

TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi öncelikle terör mücadelesinde yaralanan ve sakat kalan gazilerin tedavisi ve tedavi sonrası ömür boyu bakımlarını sağlamaktadır. Bu merkez gazi tedavisinde dünya çapında bir tıbbi tecrübeye sahip olmanın yanında terörle mücadelede görev almış personelin idari personel olarak görevlendirilmesi sonucu gazilerle duygu birliğine dayalı tedavi uygulamaktadır. Bu merkez GATA 100. Yıl Fidanlığı içerisindeki Gazi Uyum Evi ile gazilerin ve aile fertlerinin rehabilitasyonuna katkı sağlamaktadır.

SAĞLIK BAKANI’NIN AÇIKLAMALARI

Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın gazetenize gönderdiği açıklamasında yer alan hususlar tam olarak doğru değildir. Hastanelerin doluluk oranları ile ilgili bilgi gerçeği yansıtmamaktadır. GATA eğitim ve araştırma hastaneleri ile askeri hastanelerde yönetmeliklerde belirtilen kontenjanlara uygun olarak döner sermaye vasıtasıyla sivil hastalar da tedavi edilmektedir. Bu kontenjanlar dışında eğitim hastanelerinde C kategorisi olarak adlandırılan, eğitim için yararlanılacak hastalıklara sahip ve hastane ücretini ödeyemeyecek hastalar da tedavi edilmektedir. Kamuoyunun yakından takip ettiği Konya’da Meram Apartmanı enkazı altında kalan ve bir ayağını kaybeden bayanın tedavisi sonunda taburcu olduğu anda GATA Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi çıkışında çekilen resim gazetenizin arşivinde mevcuttur. Ayrıca o yıllarda Gaziantep’te bir benzin istasyonunda yaralanan polislerimizin yanık merkezindeki tedavileri sırasında Sayın Cumhurbaşkanı’nın (o dönem başbakandı) ziyaretlerinde çekilen resimler gazetelerin arşivindedir. Ben komutan olarak her iki resmin ve ziyaretin şahidiyim. 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kulak rahatsızlığı esnasında tedavisi eşinin türbanla benim emrimle hastaneye girişi şeklinde Sayın Fatih Çekirge tarafından gazetenizde yayınlanan bir haber konusu olmuştur.

Askeri hastanelerin doluluk oranları Genelkurmay Başkanlığı’nca inceleme konusu olmuş ve askeri hastanelerden sivillerin daha fazla oranda istifadesini mümkün kılacak şekilde Sayın Akdağ’ın bakanlığı döneminde yapılan koordine sonucu yönetmelik değişikliği yapılarak sivillerin istifade edeceği oranlar konusunda talep doğrultusunda değişiklik yapma yetkisi Genelkurmay Başkanı’na verilmiştir. Emekli olduğum tarihe kadar bu oranların arttırılması yönünde Sağlık Bakanlığı’nın bir talebi olmamıştır.

Sayın Akdağ gönderdiği cevapta askeri hastanelere sahip ülkelerin bizde olduğu kadar yaygın ve gelişmiş sivil kamu hastaneleri olmayan ülkeler olduğunu söylemiştir. Bu bilgi doğru değildir. Görevim gereği bulunduğum Fransa’da Paris’te bulunan Val de Grace Askeri Hastanesi’nin GATA benzeri olduğunu, Hopital des Armees adlı hastanelerin bizdeki askeri hastanelerin karşılığı olduğunu söylemem yeterli olur herhalde. Amerika’daki, Almanya’daki, İngiltere’deki askeri hastanelerin durumu kamuoyunun malumudur.

İNTİHARLARI ÖNLEME

Sayın Bakan harp cerrahisi ve askeri psikiyatri gibi deneyim ve uzmanlık isteyen konularda kazanılmış yetenekleri görmezden gelmektedir. GATA Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanlığı bünyesinde bulunan intiharları önlemek üzere kurulmuş sistemi hiç dikkate almamaktadır. Kamuoyu asker intiharları ve alınması gereken tedbirler hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmalıdır.

TSK Balkan Askeri Tıp Komitesi’nin kurucusu ve lider ülkesidir. Bu komitenin faaliyetleri Başbakanlık Tanıtma Fonu tarafından sağlanan kaynakla yürütülmektedir. Kimyasal harp ve özellikle toksikoloji alanında yapılan çalışmalar büyük oranda askeri sağlık hizmeti kapsamındadır. Bu hizmetin sivil sağlık kuruluşları tarafından yürütülmesinin pratik bir faydası olmayacaktır.

Saygılarımla bilgilerinize sunuyorum.” Hayri GÜNER (Emekli Korgeneral)
Hikaye anlatıyorlar. . GATA yi bu hâle kim getirdi. .???
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla

     

Alt 10-01-2016, 12:24   #12
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

15 Temmuz gecesi
J.Genel Komutanlığı
bir sağlık personeli,elindeki tabancayı gizlice mazgala atarak teslim oluyor
https://twitter.com/Malikejder47/sta...649152?lang=tr


bu tür sağlık personeli ne olacak?? ne oldu?
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 10-02-2016, 09:51   #13
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Menü
Timetürk Savunma Bakanı GATA formülünü açıkladı
02.10.2016 08:26:47
Savunma Bakanı GATA formülünü açıkladı

15 Temmuz darbe girişiminin ardından sivilleştirilmesi planlanan GATA'yla ilgili karar verildi...

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulisi Akar ve 2. Başkan Orgeneral Ümit Dündar'ın bir araya gelerek GATA'nın kapatılmasıyla askeri hekimlikte ortaya çıkan sorunları giderecek kararlar aldığı belirtildi. Işık, alınan kararla ilgili olarak "Milli Savunma Bakanlığı (MSB) olarak ihtiyaç doğrultusunda her yıl 200 - 250 öğrenciyi fakülte yüksek okul (FYO) kapsamında sivil tıp fakültelerinde okutacağız, hastanelerinin bağlandığı Sağlık Bilimleri Üniversitesi de askeri tabip yetiştirmek için özel kontenjan açacak" dedi. Öte yandan alınan kararlara göre, cephede, gemide, hava üssünde eskiden olduğu gibi askeri hekim ve hemşireler görev alacak.

Hürriyet'ten Deniz Zeyrek'e konuşan Milli Savunma Bakanı Işık'ın, alınan kararlarla ilgili açıklamaları şöyle:

“Askerin ihtiyaçları doğrultusunda kararlar aldık. Artık boşluk olmaz. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) olarak ihtiyaç doğrultusunda her yıl 200 - 250 öğrenciyi fakülte yüksek okul (FYO) kapsamında sivil tıp fakültelerinde okutacağız. GATA hastanelerinin bağlandığı Sağlık Bilimleri Üniversitesi de askeri tabip yetiştirmek için özel kontenjan açacak. Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nin (SBÜ) başında emekli bir askeri hekim olanCevdet Erdöl var. O konuları biliyor. Askeri psikiyatri, ortopedi ve cerrahi gibi alanlardaki eğitimi de SBÜ verecek. Askeri tabip adaylarını öğrencisi statüsünde MSB olarak biz okutacağız, ama eğitimi sivil üniversitelerde alacaklar. Askeri mühendisleri FYO bünyesinde ODTÜ, İTÜ gibi üniversitelerde okuttuğumuz gibi belirlenecek kontenjan doğrultusunda Hacettepe Tıp Fakültesi'nde askeri tabip öğrenciler olacak. Ankara ve İstanbul gibi kentlerde sadece FYO öğrencileri için askeri yurtlar olacak. FYO öğrencileri sabah sivil eğitim alacak ancak okuldan çıktıktan sonra askeri öğrencilerin koşullarında olacak.

RÜTBELER ESKİSİ GİBİ

"Askeri hekimler, hemşireler konusunda da eski mekanizmalar devam edecek. Askeri gemilerde, cephedeki sahra hastanelerinde, hava üslerinde askeri tabipler görev alacak. Rütbeler ve üniforma konusunda farklı görüşler var. Rütbeler eski sistemde olduğu gibi devam edecek. Ancak üniforma konusunda hem giymek isteyenler, hem ‘hekimlik hizmetinde üniformaya gerek yok' diyenler var.

"AKERİ İRTİBAT NOKTASI"

"Ankara, İstanbul başta olmak üzere hastanelerde yöneticinin yardımcısı olarak bir askeri personel görevlendirilecek. Askeri irtibat noktası da oluşturulacak. Askeri hastalar, hastanelere geldiklerinde o irtibat noktasına başvuracak. Askeri hastaların yaşayacağı sorunlarla o asker yönetici ilgilenecek. Terörle mücadele bölgelerinde Genelkurmay isterse sadece askere hizmet veren hastaneler açılacak. Ancak onun dışındaki bütün hastanelerden siviller de yararlanacak. Zaten sadece asker hasta kabul edildiğinde doluluk oranı yüzde 10-20'lerdeydi. Özetle söylemek gerekirse askeri tababet devam edecek. Genelkurmay ya da Milli Savunma Bakanlığı'nın yetiştirdiği askeri tabipleri Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve sivil üniversiteler yetiştirecek ve eskiden Genelkurmay'ın ya da MSB'nin verdiği sağlık hizmetini, hatta daha iyisini artıkSağlık Bakanlığı verecek, biz hizmet alacağız.”

"MSB SİVİLLEŞTİ"

Işık, Milli Savunma Bakanlığı'ndaki sivilleşmenin de tamamlanmak üzere olduğunu söyledi. Sivil müsteşarı en başta atadıklarını anımsatan Işık, “Şimdi müsteşar yardımcılarını ve genel müdürleri de atadık. Milli Savunma Üniversitesi'ne atama yapılacak. Daire başkanları da görevde. İdari yapılanma büyük ölçüde tamamlandı diyebilirim” bilgisini verdi.

GATA İÇİN TOPLANDILAR

OHAL çerçevesinde çıkarılan kanun hükmünde kararname (KHK) ile askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na devredilmesi ve GATA'nın kapatılması sonrasında askeri tababet konusunda sorunlar ortaya çıkmıştı. GATA'nın eski komutanları ile askeri hekimler, yeni sistemin savaş hekimliği konusunda sorunlar yarattığını gündeme getirmişti. Genelkurmay'a da çok sayıda başvuru yapılmıştı. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve 2. Başkan Orgeneral Ümit Dündar, geçen hafta sonu bir araya gelerek sorunları değerledirdi ve çözümü için kararlar aldı.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 10-04-2016, 08:58   #14
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
tususev´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sağlık bakanı recep akdağ, bakanlığına devredilen askeri hastanelerden gülhane eğitim ve araştırma hastanesine prof. Dr. Mehmet ali gülçelik'in,sultan abdulhamit eğitim ve araştırma hastanesine ise prof. Dr. Ali rıza odabaş'ın başhekim olarak atandığını bildirdi.

Akdağ, bilkent fizik tedavi ve rehabilitasyon eğitim ve araştırma hastanesinde tedavi gören gazilerle bir araya geldi.

Burada konuşan akdağ, türk silahlı kuvvetleri rehabilitasyon merkezinin isminin, gazilerle yaptıkları oylama sonucunda "gazi rehabilitasyon merkezi" olmasına karar verdiklerini söyledi.

Rehabilitasyon merkezinde hizmet eden herkese teşekkür eden akdağ, gazilere, sağlık hizmetini bundan sonra sağlık bakanlığının vereceğini ifade etti.

Bakan akdağ, bugüne kadar verilen hizmetleri, daha da kaliteli hale getirip, gazilere hizmet vermeye devam edeceklerini belirterek, "bizim, silahlı kuvvetlerimizden devraldığımız hastaneler, içinde bulunduğumuz rehabilitasyon merkezi ve onun diğer bileşenleri öncelikle gazilerimize, şehit ailelerimize ve askerlerimize hizmet vermeye devam edecektir. şu andaki planımız, bundan sonraki gidişat kesinlikle bu şeklide olacak." diye konuştu.

Hükümet ve sağlık bakanlığı olarak kendilerine düşen görevin gazilere verilen hizmetlerin kalitesinin yükseltilmesi olduğunu vurgulayan akdağ, bunun için gerekli tecrübe ve vizyonun kendilerinde bulunduğunu bildirdi.

Görevi yeni devralanlara kolaylıklar dileleyen ve gazilere teşekkür eden akdağ, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"ismi değiştirilen gülhane askeri tıp akademisine (gata) başörtülü bir başhekimin atandığı" iddialarının sorulmazı üzerine akdağ, "atanan arkadaşlarımın içinde bir başörtülü hanımefendinin olup olmadığını bilmiyorum ama olsa da son derece tabiidir bu. Bunda hiçbir anormallik yok. çünkü bu ülkenin insanlarını biz artık 'başörtülü, başörtüsüz, şu, bu düşünceye sahip, şu, bu kıyafeti giyiniyor.' diye birbirinden ayırt etmiyoruz. Bu dönemler geride kaldı. Bunlar eski türkiye'nin tartışmaları." yanıtını verdi.

Geçmişte de yaptığı gibi, liyakatı ve ehliyetiyle vazifesini yapabilecek kişileri göreve getirmeye önem verdiğini belirten akdağ, bunun dışındaki tartışmaları "abes, kasıtlı ve saçma" bulduğunu söyledi.

Hastanelerin yeni başhekimleri
yeni yöneticilerin tecrübeli olduğunu, onların, bu işi iyi bir şekilde başaracaklarına inandıklarını dile getiren akdağ, daha önce bu hastanelerde yöneticilik yapmış kişilerden de yöneticilerin olduğunu bildirdi.

Akdağ, "sağlık bakanlığına devredilen askeri hastanelerin başhekimliklerine atananların isimleri belli mi?" sorusuna, şu yanıtı verdi:

"bursa'da doktor idris ahmet çakır, erzurum'da doktor hulki aşır, ankara'da prof. Dr. Mehmet ali gülçelik, onkoloji hastanemizin halen yöneticiliğini yapan arkadaşımız ankara'da, sultan abdulhamit eğitim ve araştırma hastanesine prof. Dr. Ali rıza odabaş, yılladır çok tecrübeli ve başarılı bir biçimde göztepe eğitim ve araştırma hastanesinde görev yapan bir arkadaşımız. Bilkent fizik tedavi rehabilitasyon eğitim ve araştırma hastanesine gazi rehabilitasyon hastanesi adını veriyoruz. Burada doktor nülifer kutay ordu gökkaya, ankara beytepe'de doktor hamza bozkurt, ankara etimesgut'ta da doktor muhammed ali oruç. Bu arkadaşlarımız şu anda yönetici olarak atandılar."

bakan akdağ, "sağlık bakanlığı'na devredilen askeri hastaneler için ne gibi çalışmalar yapılacak?" sorusu karşısında, "birincisi, bu hastanelerin bütün envanterlerini gözden geçirdik. Cihazlar, yapılan hizmetler açısından, hizmetleri nasıl çeşitlendirebiliriz, daha güçlü hale nasıl getirebiliriz? Verimlilikle ilgili meseleler de var. Asker hastanelerinin doluluk oranları çok düşüktü. Zaten son yıllarda asker hastanelerine belli kotalarla asker olmayan vatandaşlarımızın da kabul edilmesi, onlara burada hizmet verilmesi başlatılmıştı." ifadesini kullandı.

"gazi, şehit ailesi ve asker öncelikli hizmet"
vatandaşın hizmete kolay erişmesi gerektiğine değinen akdağ, bürokratik süreçleri kolaylaştıracaklarını belirtti.

Akdağ, "hastanenin kapısına gelen bir vatandaş, hastanenin kapısından işini bitirip çıkıncaya kadar bürokrasiyle asla sıkıntıya düşmemelidir. Bizim çok büyük bir tecrübemiz var. Sağlık bakanlığı, hastanecilikte bütün dünyaya model olmuş bir sistemi oturtmuş bir bakanlıktır. Ssk hastanelerini devraldığımızda, nasıl bir anda bu hastanelerin her halinin değiştiğini biliyoruz. Bu aynı husus askeri hastanelerde de olacak." dedi.

Devraldıkları hastanelerde gazi, şehit ailesi ve asker öncelikli, silahlı kuvvetlerin ihtiyaçlarını önceleyen bir anlayışla hizmet edeceklerini vurgulayan akdağ, artan kapasiteyi de diğer vatandaşların hizmetine sunacaklarını bildirdi.

"askeri hastanelerin sivilleştirilmesi konusunda bazı endişeler var. Bu konuda ne diyeceksiniz?" sorusu üzerine, akdağ, şu görüşlere yer verdi:

"askeri hastanemizin sivilleştirilmesi, askerimizin ihtiyacını ortadan kaldırmıyor, biz o ihtiyacı görmeye devam edeceğiz. Gülhane, haydarpaşa, şu anda içinde bulunduğumuz rehabilitasyon merkezi aynı zamanda eğitim, araştırma hastaneleridir. Bir taraftan silahlı kuvvetlerimizin ihtiyacı olan eğitim araştırmayı sağlık bilimleri üniversitemizde devam ettireceğiz, öbür taraftan yine silahlı kuvvetlerin ihtiyaç duyduğu alanlardaki hizmeti kuvvetlendirerek devam ettireceğiz."

akdağ, öğrencilik yıllarında, silahlı kuvvetlerin yetiştirmek istediği tabiplerin kendileriyle okudunu anlatarak, bu ihtiyaçların diğer üniversitelerden de görülebileceğini, bu hususta bir aksamanın olmayacağına inandıklarını dile getirdi
allah yardımcıalrı olsun
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 10-12-2016, 08:35   #15
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Meltem ÖZGENÇ
YA KAPATIRLAR YA DA BUNLARLA ÇALIŞMAM

"BU değişimi gerektiren çok fazla sorun vardı. Başta GATA'nın verimsizliği sorunu. GATA, devredilmeden önce bakanlığa bağlı hastanelerin üçte biri verimliliğe sahipti. 65 tane profesörü var 18'inin muayenehanesi bulunuyor. Artık ya kapatırlar ya da ben bunlarla çalışmam. Milli Savunma Bakanlığı'na da 'Bunları alın' derim. Ben çalışmıyorum. Bana bu nedenle komünist bakan diyorlar ya. Orada resmen bir imparatorluk kurmuşlar. GATA hocalarının az maaş aldıkları iddia edilemez çünkü 12 bin lira alıyorlar. Bizim uzman doktorların sabit gelirleri 5 bin 500 lira. Kalanı performans çalışmasıyla yani ek ödemeyle alıyorlar. Silahlı Kuvvetler'deki hocaların ek ödemesi olmadığı için sabit maaşları 12 bin liraya çıkarıldı.

DİYARBAKIR'I GÖRDÜKLERİ YOK

Hani hep deniyor ya 'Savaş zamanı ne olacak. Harp cerrahı lazım' diye. GATA'da sadece 5 tane harp cerrahı var. İki tane de askeri psikiyatr bulunuyor. Onların da Diyarbakır'ı falan gördükleri yok. Niye Gülhane'deler, ballı parmak çünkü. Niye yetiştirmemişler kimseyi? Çünkü muayenehanede iş göremiyorlar. Konuşturmasınlar şimdi beni. Ama kaşınırlarsa anlatırım. Biz şimdi isterlerse Silahlı Kuvvetler'e 20 askeri psikiyatr, 50 harp cerrahı yetiştirebiliriz. Silahlı Kuvvetler de daha sonra nasıl bir eğitim vermek istiyorsa verir. Onlar da çatışma bölgelerine giderler. Haydarpaşa'nın adını Sultan Abdülhamit yaptığımız için utanmadan yazıp çiziyorlar. Türkiye'de askeri tıbbiyeleri kuran Sultan Abdülhamit.

'Bakanlığın gönderdiği sivil hocalar terörle mücadele bölgelerine gitmek istemiyorlar' diye bir iddia var ama asılsız. Sağlık Bakanlığı'na zırhlı ambulans yapıyoruz. Zırhlı ambulans olacaksa Silahlı Kuvvetler'in yapması gerekir, onunla gider alır askeri. Ama o zor bir rol. 6 kişi şehit oldu. Nasıl ki oraya askerini sokuyorsan, hazırlığını da yap.

SANAL OLARAK RÜTBELERE DEVAM

Burada çalışan doktorların sanal olarak rütbeleri devam ediyor. Emeklilikte esas olan rütbeleri. Binbaşı, yarbay, albay olacaklar ve emekliliklerini böyle kazanacaklar. Silah taşıma izinleri devam ediyor. Yaptığımız şey çalışma ortamında rütbeleri ve üniformaları kaldırmak oldu. Düşünün ben hemşireyim ve albay olmuşum. Siz de doktor binbaşısınız. Hadi bana verebiliyorsanız talimat verin. Böyle saçmalıkları ortadan kaldırdık. Gülhane'de 6 yıllık eğitimde üç ay askerlik stajları var. Geri kalanı bildiğimiz tıp eğitimi. Başka hiçbir şey öğrendikleri yok. Şu andan itibaren benzediğimiz ülke İngiltere ve ABD. Silahlı Kuvvetler'in sağlık birimi kapanmadı, sağlık komutanlığı var zaten. Yeni mezun 250 kişi de asker olarak devam edebilecekler.

Askeri hastanelerdeki 200 küsür hocayı bize vermediler. Sanırım araştırmalarını yaptılar artık FETÖ'den atacaklar mı ne olacak göreceğiz."

KARATAY'I DA ELEŞTİRDİ

BAKAN Recep Akdağ, dün Doğan Medya Center binasını ziyaret etti. 4 ayda 10 kilo vermeyi hedeflediğini söyleyen Akdağ, kalp ve iç hastalıkları profesörü Canan Karatay'ı da eleştirdi. Akdağ, "Böyle bilim adamlığı mı olur? Yiyin dediği ürünleri internet sitesinden satıyor. Aydın'a gittim, orada büyük bir ceviz bahçesi ile anlaşmış. Bu işleri konuşup da yapmayan kimse var mı? Yılda milyonların üzerinde para kazanıyorlar. 'Lahmacun yiyebilirsin çünkü ben yedim' denir mi" dedi.

Sigara konusunda da yeni çalışma başlatacaklarını kaydeden Akdağ, "2008-2012 arasında sigara içme oranları düşmüştü ama 2012'den sonra artmış. Bunun önlememiz gerekiyor" bilgisini verdi.

ESKİ KOMUTANIN SİTEMİ

ESKİ GATA komutanlarından emekli Korgeneral Hayri Güner, Hürriyet yazarı Fikret Bila'ya yolladığı bir mektupta Sağlık Bakanı Akdağ'ın GATA'yla ilgili önceki yorumlarını özetle şöyle eleştirmişti: "Sayın Akdağ, askeri hastanelere sahip ülkelerin bizde olduğu kadar yaygın ve gelişmiş sivil kamu hastaneleri olmayan ülkeler olduğunu söylemiştir. Bu bilgi doğru değildir. Sayın Bakan harp cerrahisi ve askeri psikiyatri gibi deneyim ve uzmanlık isteyen konularda kazanılmış yetenekleri görmezden gelmektedir. GATA Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanlığı bünyesinde bulunan intiharları önlemek üzere kurulmuş sistemi hiç dikkate almamaktadır. Kamuoyu asker intiharları ve tedbirler hakkında bilgi sahibi olmalıdır. TSK Balkan Askeri Tıp Komitesi'nin kurucusu ve lider ülkesidir. Faaliyetleri Başbakanlık Tanıtma Fonu kaynağıyla yürütülmektedir. Kimyasal harp çalışmaları büyük oranda askeri sağlık hizmeti kapsamındadır."
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 10-12-2016, 08:58   #16
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

GATA'NIN REKTÖRÜ TSK'DAN NASIL AYRILDI?..
GATA'ya niye aynı formül uygulanmadı?.. Kimin ne hesabı var?.. Devir öncesi ve sonrasında neler yaşandı?..

11 Ekim 2016 Salı 10:36




118 yıllık GATA 8 günde Sağlık Bakanlığı'na bağlandı. 8 gün tartıştık, geçti-gitti, unuttuk.

Oysa unutmamamız gerekiyor. Çünkü şehitler, gaziler geliyor. Maalesef daha da gelecek gibi.

GATA'yı TSK'dan alıp, Sağlık Bakanlığı'na bağladılar. Çünkü “FETÖ'cü yuvası” olmuştu. Oysa GATA'nın 1.500 öğrencisi vardı, değil darbe teşebbüsü hiç biri en ufak bir olaya katılmamıştı. Ankara GATA'da 150 kişi tasfiye edildi, yani temizlendi. Temizlendiğine göre, niye illa da Sağlık Bakanlığı'na devredildi?

Harp Akademileri de “FETÖ'cü yuvası” değil miydi? Niye YÖK'e, Milli Eğitim'e değil de Milli Savunma'ya bağlandı? Hem de başına Cemaat’in eski bir yazarı getirilerek!..

GATA'ya niye aynı formül uygulanmadı?.. Kimin ne hesabı var?.. Devir öncesi ve sonrasında neler yaşandı?.. Anlatacağımız o kadar çok şey var ki!.. Çokça söylendi, ama bir kez de biz dünya uygulamalarını hatırlatarak, başlayalım:

NATO ülkelerinin tamamında askeri tababet ve askeri tıp eğitimi var. NATO üyesi olmamakla birlikte Rusya, Çin, Pakistan, Hindistan, Endonezya, Kore gibi, ordusu belirli bir düzey ve geleneğe sahip ülkelerde de bu uygulamalar geçerli.

Buna bakınca, “Anlaşılan en azından GATA operasyonu ABD-NATO işi, onların talebi değil demek ki” diye düşünebiliriz.

GATA'NIN YENİ REKTÖRÜ TSK'DAN NİYE VE NASIL AYRILDI?

GATA'yla ilgili bir başka teknik detay:

Son 2 yılda bilimsel yayın sıralamasında, İstanbul Tıp ve Hacettepe'nin ardından 3'üncü sıraya, Türkiye Atıf Dizin İndeksinde 1'inci sıraya yükselmişti.

Nereye bağlandı? Kuruluşu YÖK tarafından onaylanmamış 1 yıllık Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne.

Akademik çevrelerde sorulan soru şu:

“Sırf o gecekondu üniversiteyi sürüklemesi için mi GATA oraya bağlandı?”

Bunun kadar konuşulan bir diğer konu Rektör Prof. Cevdet Erdöl'ün geçmişi. AKP milletvekili, aynı zamanda Erdoğan'ın sağlık danışmanıydı. Sonra da Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne rektör oldu. Ama öncesi var; siyasete atılmadan önce askeri doktordu. İhtisasını da GATA’da yaptı. İddia o ki, 28 Şubat sürecinde Binbaşıyken “irticadan” TSK'dan atılmak üzereydi, ama yabancı bir kadınla evlenerek -o zaman yasaktı- bu gerekçeyle TSK'dan atılmasını sağladı.

Bu iddiadan hareketle hemen, “Demek, onun da GATA ve TSK'ya hıncı varmış” denebilir. Ancak gerek Sağlık Bakanlığı, gerekse Cevdet Erdöl'ün GATA'ya ilişkin bu kararları çok da hararetle savunmadığı, lâkin Erdoğan'a söz geçiremedikleri anlatılıyor.

7 AY ÖNCE SAĞLIK BAKANLIĞI GATA'DAN NE İSTEDİ?

Askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na devrinin en önce terörle mücadeleyi etkileyeceği konuşuldu. İktidar mensupları da, “Hayır sistemde hiçbir aksaklık olmaz, çalışmalar aynen devam eder” dedi ya, çok değil geçen Mart'ta yaşanan bir olayı aktaralım.

Malum bölgede bölücü terör örgütüne yönelik operasyonların yoğun olduğu bir dönemdi. Sağlık Bakanı'nın emriyle GATA'ya telefon açıldı. Özetle şu söylendi:

“Diyarbakır ve Şırnak'taki asker ve polisler devlet hastanelerine gelmedi, sadece askeri hastanelere gitti. Güvenlerini kazanamadığımız, GATA'nın sevk ve idaresinin daha başarılı olduğu anlaşılıyor. O nedenle Nusaybin ve Yüksekova'da yapılacak operasyonlarda da hastanelerin sevk ve idaresini GATA yapabilir mi?”

Yapıldı.

15 Temmuz 2015'ten sonra Diyarbakır, Şırnak, Hakkari, Tatvan, Van, Elazığ, Erzincan, Adana ve 7. Kolordu Komutanlığı emrine 21 günlük periyodlarla çeşitli branşlarda 275 öğretim üyesi ve uzman tabip ile 42 yardımcı sağlık personeli gönderilmişken; Sağlık Bakanlığı'nın talebi üzerine 12 Mart-10 Haziran 2016 arasında beyin, göğüs, kalp-damar ve genel cerrahi, ayrıca anestezi, acil tıp uzmanlığı ile ameliyathane teknikerliği branşlarında; Nusaybin Devlet Hastanesi'ne 52'si öğretim üyesi ve uzman tabip, 13'ü yardımcı sağlık personeli olmak üzere 65, Yüksekova Devlet Hastanesi'ne de 64'ü öğretim üyesi ve uzman tabip, 21'i yardımcı sağlık personeli olmak üzere 85 personel 15 günlük periyodlarla görevlendirildi. Buralardaki tüm ameliyatlar GATA koordinasyonuyla gerçekleştirildi.

Tablo 7 ay önce böyleyken, şimdi askeri hastanelerin devrinin, terörle mücadeleyi etkilemeyeceği, hiç bir aksama yaşanmayacağı açıklamalarına inanalım mı?

Devam edelim; “Askeri hastaneler aynen kalacak. Gazilere hizmet vermeye devam edecek” dediler. O halde soralım:

Tatvan ve Sarıkamış gibi iki kritik merkezdeki hastanelerin kapatıldığı, Diyarbakır Askeri Hastanesi'nde 150'si öğretim üyesi ve doktor olmak üzere 240 personelin emekliliğini istemeye hazırlandığı doğru mu?

Bazı illerde mülki amirlerin, askeri hastanelerin bağlandığı devlet hastanelerine, “gazilere hizmet aynen sürecek” talimatı vermesinden Ankara'da kimler, neden rahatsız oldu?

ANKARA GATA'NIN ADI NE OLACAKTI?

GATA'nın “fethiyle” ilgili bir başka bilinmez daha...

Malûm devirden sonra İstanbul Haydarpaşa'daki GATA'nın ismi “Sultan Abdülhamid” olarak değiştirildi.

Meğer Ankara GATA'ya da 15 Temmuz'da Özel Kuvvetler'de şehit düşen Astsubay Ömer Halisdemir'in adı verilmek istenmiş.

Ancak Genelkurmay'ın itirazı ve Erdoğan'ın güçlükle ikna edilmesi sonucu isim değişikliğinden vazgeçilmiş.

DEVİR-TESLİM'DEKİ ALGI OPERASYONU

Ankara GATA'daki devir teslim törenine geçelim. Buradaki “türbanlı” görüntü çokça tartışıldı.

Devir-teslimden Ankara 1. Bölge Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği'nin sosyal medya hesabından paylaştığı fotoğraflarla haberdar edildik.

Fotoğraflara ve aktarılan notlara göre, törene Ankara 1. Bölge Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, GATA Komutanı Tümamiral Prof. Dr. Hayati Bilgiç ve GATA Başhekimi Tuğgeneral Prof. Dr. Ufuk Demirkılıç katılmıştı.

Oysa bunlar bir güne ait fotoğraflar değildi, iki ayrı zamandaki olay aynı günde yaşanmış gibi bir algı yaratılmıştı.

Şöyle ki;

Askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na devrini öngören Kanun Hükmünde Kararname'nin çıkmasının ardından teknik detayları görüşmek üzere 19 Ağustos'ta GATA'da, Ankara 1. Bölge Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Rektör Cevdet Erdöl ve Komutan Tümamiral Prof. Dr. Hayati Bilgiç'in katıldığı bir toplantı yapıldı.

Devir-teslim töreni ise 26 Ağustos'ta Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz ile GATA Başhekimi Tuğgeneral Prof. Dr. Ufuk Demirkılıç arasında gerçekleştirildi. Yani devir teslim ve imza töreninde ne Rektör Cevdet Erdöl, ne de GATA Komutanı Bilgiç vardı.

İşte bu “karma fotoğraf” hilesiyle, sanki herkes oradaymış gibi gösterildi. Acaba neden?

AKP'NİN GATA “BAYRAMI” BELGESİ?

O algı operasyonunun sebebine gösteren önemli bir belgeye de ulaştık. Sağlık Bakanlığı'ndan gönderilen, “Askeri Hastaneler Devir Törenleri ve Sonrası Planı” başlıklı yazı -imla ve ifade yanlışlarıyla- aynen şöyle:

“Tüm hastanelerin devir teslim törenleri TKHK (Türkiye Kamu Hastaneleri Kurulu) Merkezine öğleye kadar bildirilmiş olmalıdır. Tüm askeri hastane alan genel sekreterlere bilgi verilmeli ve saat 17.00'da Başkehim ve tüm idari personel devir teslimleri bitirmiş olmalıdır. 17.05'te yeni yönetici, başhekim, müdür, başhemşire ve tüm yardımcılar yerlerine mutlaka oturmuş olmalıdır.

Bu devir teslimler çiçekli, toplantılı, personelli ve uğurlamalı bir bayram havasında olmalıdır. Tüm devir alan başhekimlerimize formal bir konuşma özeti verilmelidir. Nelere değinecekleri ve nasıl vurgulayacakları yazılı olarak bildirilmelidir. Ayrıca Bakanlıktan Halil Ekinci ile görüşülüp, ulusal basının da her hastanenin kendi devir teslim saati ulusal basına verilmelidir. Ayrıca ulusal basına bir basın bilgi notu verilmelidir.

Devir teslim sırasında yerel ve ulusal basına haber verilerek bayram ve neşe içinde olduğu gösterilsin.

Saat 17.00'da tüm tabelalar yenilenmiş ve 17.05'de hastane yeni kimliğine kavuşmuş olsun. Tüm yeni genel idarecilerimize nasıl ağırlanmak ve uğurlanmak istiyorlar ise o şekilde davranmalıdır.

Tüm idareciler bugün akşam TKHK merkezden talimat gelene kadar masa başında olup, genel kontroller ve sürdürülebilirlik için iletişim halinde olmaları sağlanmalıdır. Bugün akşam ve hafta sonu için hastanelerin sürdürülebilirliğinden ve sonraki haftalarda doktor, hemşire, alet, cihaz, sarf eksiği veya yönetim kusuru olmayacağından emin olunması sağlanmalıdır.

Tüm sorumlu daire başkanlarımız hastanelerinin yeni yönetimleri ile geniş bir gözden geçirme ve değerlendirmeye saat 17.30'da başlayıp 3 saat içinde bitirip hastanelerinde bir aksama olmadığı veya olmayacağı konusunda TKHK Başkanlığı raporlamalıdır.”

Gel de sorma; 118 yıllık bir kurumun adeta lağvedilmesi neyin “bayramı”dır?

SUBAYLAR ARTIK BUNU YAPIYOR

Son bir not daha:

Subaylar devir öncesine kadar aileleri ve silah arkadaşlarına, “Vurulursam, beni askeri hastaneye yetiştirin” diye vasiyet ediyordu.

Artık çoğu özel sigorta yaptırmaya başlamış ve “Vurulursam, özel hastaneye götürün” diyormuş.

Toparlarsak; Askeri hastanelerin devri meselesi, göründüğünden daha derin ve ciddi bir konu. Genelkurmay, hala bu karardan dönülmesi, en azından hastanelerin yönetiminin Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanması, ihalelerini Sağlık Bakanlığı'nın yapması konusunda Erdoğan'ı ikna etmeye çalışıyor.

Evet, “hınçsa”, o hınç çıkarıldı... “Her şeye muktedir olma” ise ispatlandı... Ama içeride-dışarıda üç cephede “savaştayken”, vakit daha fazla geçmeden bu karardan dönülmesi hayati derecede önemli. Zira ucunda şehitlik, yani vebal var... Ve unutulmasın, bir gün bu kararı alanların çocukları, yakınları da askeri hastanelere muhtaç kalabilir!..

Müyesser Yıldız

Odatv.com
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 10-12-2016, 12:45   #17
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hürriyet
MENÜ

Fikret Bila


MenüTakip Et
CROPY
Akdağ'dan GATA yanıtı

29.09.2016 Perşembe
GATA dahil askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na bağlanması sonrasında oluşan şikâyetlere dünkü yazımda değinmiştim.
GATA’dan emekli Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu’nun askeri sağlık hizmetleri, harp cerrahisi, askeri psikiyatri gibi özellik arz eden sağlık alanlarındaki kaygılarını paylaşmıştım. Dr. Şehirlioğlu, GATA’nın ‘mutlak ihtiyaç’ niteliğinde olduğunu vurgulamıştı. Dr. Şehirlioğlu ve bazı GATA öğretim üyeleri, eski sisteme dönülmesi ve askeri sağlık zincirinin yeniden işlemeye başlaması gerektiğini belirtmişlerdi. Yeni sistemde askeri doktor mezun edilmeyeceği için bu mesleğin tarihe karışmasından duydukları endişeleri dile getirmişlerdi. Büyük veya küçük orduya sahip bütün NATO ülkelerinde askeri sağlık sistemi ve askeri hastaneler bulunduğuna işaret etmişlerdi.

SARGI YERİ

GATA öğretim üyelerinin bu görüşlerine, TSK’da muharip sınıfta hizmet vermiş emekli generallerden de destek geldi. Örneğin Alman Silahlı Kuvvetleri’nde eğitim görmüş ve meslektaşı Dirk W. Oetting’in ‘Motivasyon Muharebe Değeri; Askerin Savaştaki Davranış Tarzları’ kitabını Türkçeye kazandırmış olan emekli Tümgeneral Erol Uğur da askeri sağlık sisteminin muhabere sahasında manga seviyesinde ‘sargı yeri’den başladığını belirten bir ileti gönderdi. Uğur, iletide söz konusu kitaptan alıntıyla şu bilgiyi paylaşmış:

“Konuya bir muharip subay gözüyle bakılınca, sıhhiye hizmetinin askerlerin motivasyonu, dolayısıyla birliklerin muharebe değerleri için hayati konu olduğu görülür. Oetting’in kitabında bu konu şöyle yer alır: Yaralanma veya hastalanma halinde iyi bir tıbbi bakım göreceğine inanç, birliklerin muharebe moralleri için çok önemlidir. Kuşatma altında iken yaralandığımızda yeterli sıhhi destek gelmeyeceği şayiası kadar hiçbir şey insanı ümitsizliğe düşürmez; bu çok moral bozucudur. Tersine, modern tıbbın bugün sahip olduğu olanaklar ve bilgilerle, yaralanma durumunda, hemen geri bölgeye sevk edilip tedavi altına alınma beklentisi artmıştır.”

SAĞLIK BAKANI’NDAN BİLGİ

GATA ve askeri sağlık sistemi konusunda dün paylaştığım görüşlerle ilgili olarak Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ dün arayarak değerlendirmelerde bulundu. Akdağ, askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na devredilmesinin amacının daha iyi hizmet vermek olduğunu vurguladı. Hükümetin askeri hastanelerin fonksiyonel verimliliğini artırmak amacıyla böyle bir karar aldığını belirten Bakan Akdağ şu bilgileri paylaştı:

“Askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na devredilmesi henüz çok yeni bir olay. Bir aylık bir süre geçti. Biz 33 askeri hastane ve 3 eğitim kurumu devraldık. Eğitim kurumlarının en büyükleri Ankara’da GATA ve İstanbul’da Haydarpaşa hastaneleriydi. Askeri hastaneler verimsiz çalışan hastanelerdi. Doluluk oranları çok düşüktü. Biz devraldıktan sonra bir ay gibi kısa bir sürede doluluk oranı iki kat arttı. Ayrıca devredilmiş olsalar da ilgili kararnamede bu hastanelerde askerlerimize, subaylarımıza, gazilerimize ve şehit ailelerine öncelikli hizmet verileceği yazılı ve uygulamada öyle yapılıyor. Hizmette herhangi bir aksama yok.”

İKİ KADEMEDE DEVAM EDECEK

Sağlık Bakanı Akdağ askeri tabipliğin ilk iki hizmet kademesinde devam edeceğini ifade ederek şöyle konuştu:

“Dünkü yazınızda Role-1 ve Role-2 diye ifade ettiğiniz ilk iki sağlık hizmeti kademesinde yine askeri doktorlar görevlerini sürdürecekler. Ancak bundan sonra tıp fakültelerinden askeri doktor olarak bir mezuniyet olmayacak. Buna karşın yeni sivil mezunlar ile eski sivil mezunlar arasında TSK’nın ihtiyacı olduğunda sözleşmeli doktorlar olarak TSK’da hizmet verebilecekler.”

GATA NE OLACAK?

Bakan Akdağ, öğretim üyelerinin GATA ile ilgili kaygılarına karşılık şu bilgiyi paylaştı: “Ankara’da GATA’nın hastane hizmeti, Gülhane Hastanesi olarak devam edecek. Tıp fakültesi kısmına gelince, şu anda kurulmuş bulunan Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde, tıp fakültesi olarak yer alacak. Bu tıp fakültesinin adı da Gülhane olabilir, öyle isim verilmesi de bir seçenektir. İstanbul’daki Haydarpaşa Hastanesi de Abdülhamid Hastenesi olarak isim değişikliği ile hizmete devam edecek.”

ASKERİ HASTANE İHTİYACI

Bakan Akdağ, dünkü yazımda, GATA öğretim üyelerinin yansıttığım askeri hastane ‘mutlak ihtiyaçtır’ görüşüne ilişkin olarak da şöyle konuştu:

“Evet, belirtildiği gibi birçok ülkede askeri hastaneler var. Doğrudur. Ancak, o ülkelerde bizde olduğu kadar yaygın ve gelişmiş sivil kamu hastaneleri yoktur. Bizdeki kamu hastaneleri nicelik ve nitelik olarak her türlü hizmeti verebilecek düzeydedir. Nitekim birçok yaralı askerin tedavileri bizde Sağlık Bakanlığı veya üniversite hastanelerinde yapılmıştır. Bu uygulama bugün de başarıyla devam ediyor.”

HARP CERRAHİSİ

Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu’nun harp cerrahisi ve askeri psikiyatri konularında dün yansıttığım görüşleriyle ilgili olarak da Sağlık Bakanı Akdağ, şu bilgileri verdi: “Elbette harp cerrahisi, askeri psikiyatri gibi hizmetler deneyim ve özel uzmanlık gerektiren alanlardır. Ancak bu alanlarda eski sistemde ayrı bir anabilim dalı yoktu. Eğer ihtiyaç varsa, bu alanlarda yan dal olarak tıp fakültelerinde biz de eğitim verebiliriz. TSK’nın ihtiyacına göre Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde yer alacak tıp fakültesinde ve ihtiyaç duyulacak diğer fakültelerde bu alanlar yan dal olarak açılabilir.”
haklı
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 10-13-2016, 08:56   #18
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Darbe girişimi sonrası FETÖ'nün askeri okul, hastane ve kurumlarda kontrolü ele geçirdiği ortaya çıktı. TSK'daki FETÖ temizliği kapsamında askeri okullar ve hastanelerin kapatılarak sivilleştirildi. Sağlık Bakanlığı'nın GATA hasteneleriyle ilgili yaptığı kapsamlı çalışma ve hazırlanan raporlar, neden değişikliğe ihtiyaç duyulduğuna açıklık getirdi. İşte o çalışmadan önemli bölümler: Askeri hastanelerin kapatılması için en geçerli neden hasta sayısının ortopedi ve psikiyatri branşları dışında kapasitesinin aşırı düşmesi. Erler, askeri personel ve aileleri, sivil hastanelere başvurabildiği için askeri hastanelere sevkler azaldı. Erlerde 'askere gittiğim de tedavi olurum' bilinci sona erdi. 18 yaşına kadar sağlık güvencesi olması nedeniyle erler askere gelmeden tedavi oluyor, yoklama döneminde önceye oranla sivil hastanelerden daha fazla rapor alıyor.

REKABET EDEMEDİLER

Hasta sayısının düşmesinin diğer bir yansıması da bilimsel çalışmalar konusunda oldu. Önemli düzeyde olgu serileri çıkarılamadığından Sağlık Bakanlığı ve üniversite hastaneleriyle rekabet etmek güçleşti. Branşında isim yapmış hocaların çoğu özel kurumlara geçti. Askeri hastaneler, 'askeri sağlık kurulu raporu hazırlama merkezleri' olmaya başladı. Ağırlıklı olarak üniversite sınavıyla GATA Tıp Fakültesi'ne girildiği için diğer birimlere kıyasla sağlık sınıfına paralel unsurlar daha kolay yerleşti. TSK'ya girecek ve kendilerinden olmayan askeri personeli elemenin en etkili yolu sağlık muayeneleri olduğu için örgüt GATA'da örgütlendi. GATA'da paralelci olmayanlar istifaya zorlandı yerlerine örgüt üyeleri getirildi. Bu nedenler rehabilite imkansız hale geldi, kapatmak en etkili çözüm oldu.

İMKANLAR YETERSİZ

Bu hastanelerde fiziki imkanlar Bakanlığın kriterlerinin çok altında. Odalarda yatak sayısı fazla. Hasta sayısı düşük. Emekli ve görevde olan general ve amirallerin kendisi ve aileleri A poliklinikleri ile özel odalarda VİP hizmet sunulması, diğer personelde memmuniyetsizlik oluşturdu. Askeri hekimlerde sivilden farklı olarak performanstan etkilenmeyen garanti bir maaş söz konusu. Çalışmanın bir getirisi olmadığından çalışmayan büyük bir grup mevcut. Askeri ve GATA'larda bir çok branş hekimi olmadığından yeterli hizmet üretilmiyor. Hastalar sivil hastanelere sevk ediliyor. Sivil hastanelerde tıbbi cihaz temini daha hızlı. TSK hastanelerinde alınacak cihaz için şartname hazırlanması ve ardından gelen alım aşaması uzun bir süreç. Alım tamamlanana kadar cihazın teknolojisi eskiyor.

ASKERE DE POLİS MODELİ OLABİLİR

Sağlık Bakanlığı'nın tespitlerinde askeri hastanelerin kapatılması durumunda karşılaşılacak sıkıntılar ve çözüm önerilerine de yer verildi: Askerliğe uygunluk raporu, TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'ndeki maddelere göre veriliyor. Rapor vermek için asker veya sivil hekim olmanın avantajı ya da dezevantajı bulunmuyor. 'Polis olabilir raporu' veren bakanlık hastaneleri, asker adayları için benzer rapor verebilir. Bu konuda her şehrin en büyük eğitim ve araştırma hastanesinin görevlendirilmesi, raporları onaylamak için MSB de bir kurul oluşturulması planlanıyor.

HARP CERRAHİSİNİN ÜSTÜNLÜĞÜ YOK

GATA'ların Sağlık Bakanlığı'na devredilmesi kararına en büyük itiraz savaş ya da çatışmada yaralanacak askerlere müdahalenin özel ihtisas gerektiği yönünde oldu. Bakanlığa göre bu itiraz yersiz. Çünkü savaş halinde tüm sivil hekimler silah altına alınacağı için bu konuda sıkıntı yaşanmayacak. Suriye'ye yakın illerde sağlık bakanlığı hastaneleri yaralanmış olarak gelen mültecilere müdahale ediyor. Oldukça iyi bir sınav veriyorlar. Harp cerrahisi açısından askeri hekimlerin bir üstünlüğü yok.

Kaynak: Karar Gazetesi
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 10-14-2016, 23:06   #19
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Gulhaneyi kasiyorlar
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 10-17-2016, 12:36   #20
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Baydar, daha önce GATA'da öğretim üyeliği yapan bir grupla parlamentoda basın toplantısı düzenledi.

Gülhane Sağlık Bilimleri Üniversitesi kurulmasını öneren Baydar, üniversite içinde tıp, diş hekimliği, eczacılık, sağlık bilimleri fakülteleri, sağlık hizmetleri meslek yüksek okulu, sağlık bilimleri ve harp cerrahisi enstitüleri ile teknokent olması gerektiğini söyledi.

Baydar, bu üniversitesin, YÖK içinde sivil bir üniversite olarak kurulmasını, Milli Savunma ve İçişleri bakanlıkları ile protokol yapılarak, kara, deniz, hava, jandarma genel komutanlığının ihtiyaç duyacağı tıp fakültesi öğrencisini, uzman doktoru, öğretim üyesini ve yardımcı personeli yetiştirmesini istedi. Sivil ve askerlerin birlikte çalışacağı özgün bir model olması gerektiğini ifade eden Baydar, tıp fakültesine 200 öğrenci alınacaksa bunun 100'ünün sivil, 100'ünün askeri öğrenci olabileceğini belirtti. Baydar, Sağlık Bakanlığı'na devredilen tüm askeri hastanelerin de bu üniversite bünyesine alınarak tematik bir üniversite modeli ve askeri sağlık hizmeti geliştirebileceğini bildirdi.

"Askeri hastanelerde verimlilik yok" denildiğine işaret eden Baydar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Askeri hastanelerde verimlilik, bakkal dükkanı hesabı ile bakılan hasta sayısıyla ölçülmez. Verimlilik, savaş ve terör anında askeri hastanelerin tüm kadrolarıyla 24 saat hazır olma yeteneğiyle ve anında başarılı müdahalesiyle ölçülür. GATA'da, terörle mücadele harekatı kapsamında son 2 yılda 745 gazimiz tedavi gördü. Şehit oranımız yüzde 3,8. Gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 10'un üzerinde. Derdiniz barış zamanı sivil hasta bakmaksa, yüzde 10 olan sivil hasta kotasını kaldırırsınız.

'Biz istenilen askeri doktoru sözleşmeli subay olarak dışarıdan temin ederiz' aldatmacısına gelinirse, son 5 yılda tüm ilanlara rağmen Deniz Kuvvetlerine 41, Hava Kuvvetlerine 36, Kara Kuvvetlerine 2 dışarıdan muvazzaf tabip bulunabilmiştir. 'Gülhane'ye en düşük puanla giriyorlar' çarpıtması da var. Gülhane'yi kazanan öğrenci, askeri öğrenci olabilmek için heyete girer. Gülhane'ye girebilmek için tek kriter üniversite sınavı değildir."

Emekli tabip general Prof. Dr. Fikret Arpacı, askeri liseler kapandığı için askeri liselerden askeri tabip gelmeyeceğini söyledi. Arpacı, sivil tıp fakültelerinde okuyanların, askeri tabip olmak isteyip istemeyeceklerinin cevabının daha önce görüldüğünü ifade ederek, yılda 10'un altında başvuru geldiğini kaydetti. Arpacı, Türkiye'nin 150 askeri tabibe ihtiyacı olduğunu savunarak, Gülhane Askeri Tıp Fakültesi'nden bile yılda 50-70 arasında mezun verildiğini belirtti.

Konunun eksik kaldığını, aceleye getirildiğini ileri süren Arpacı, "Konu Meclis, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Sağlık Bakanlığı, emekli Gülhane hocalarının oturup, Türkiye'nin çıkarlarını koyarak yapacakları tartışmalarla çözülebilir. Tartışmaya, düşünce açıklamaya evet ama hakaret ve tehdide hayır." dedi.

Prof. Dr. Kürşat Eser de basın toplantısına, Gülhane'nin yetiştirdiği öğretim üyeleri olarak geldiklerini vurgulayarak, "Bizi Gülhane yetiştirdi, bu günlere getirdi. Asker hekim, asker hastanenin yerini Sağlık Bakanlığı alamaz. İstihkam taburları, yol, köprü yapmakla görevlidir. Belediye bu görevleri yapıyor diye, bu görevi belediyeye veremezsiniz. Asker hekim, asker hastanenin görevini de bir başkasına devredemezsiniz. " ifadesini kullandı.

Meltem Öztürk
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
eğitim ve araştırma hastanesi başhekimi, gülhane, gülhane eğitim ve araştırma hastanesi başhekimi, mehmet ali gülçelik, prof. dr., prof. dr. mehmet ali gülçelik

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Etlik ZübeydeHanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Kliniği steTUSkop Eğitim Araştırma Hastaneleri 4 12-28-2016 22:23
Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Cami açıldı tususev Aktüel / Gündem / Haberler 0 05-24-2014 08:57
Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin ortak kullanımı aerol Tıp Fakülteleri 0 08-06-2011 09:54
S.B. İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi aerol Eğitim Araştırma Hastaneleri 0 03-06-2011 22:08
Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği steTUSkop Eğitim Araştırma Hastaneleri 0 05-24-2010 21:19


Şu Anki Saat: 23:40


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com