www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > PARAMEDİKAL DÜNYA > Sosyal Hayatımız > Siyaset / Politika

8324 (0 Kayıtlı Ve 8324 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-01-2019, 09:01   #11
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Acelen ne Zühtü?

*****-*****

Anayasa Mahkemesi geçtiğimiz Cuma günü,PKK’nın hendek kazmasına yönelik operasyonları katliam olarak nitelendirenakademisyenler için*****“Sorun yok. Size ceza veren olursa, biz kalkan oluruz. Verilen cezaya karşı tazminat ödetiriz”*****kararını verdi..

Kararın 8’e 8 oy dağılımına rağmen,*****başkanın oy kullandığı tarafın görüşü tercih edileceği*****için, başkan*****Zühtü Arslan’ın katıldığı*****“Akademisyenler katliam diyebilir, Kıyım yapıldı diyebilir”*****görüşü, Anayasa Mahkemesi’nin görüşü olarak açıklandı..

Ve..

Dün de gerekçeli karar, Anayasa Mahkemesi’nin internet sitesine konuldu.

Bir eksikle..

Eşit sayıda olmakla birlikte, başkan torpili ile çoğunluk sayılan görüşün gerekçeleri var..

Muhalif olanlardan 4 üyenin görüşleri var..

Ama, muhalif olanların diğer 4’ünün gerekçeleri yok..

Oysa mevzuat der ki,*****“Gerekçe bütündür, muhalif oylarla birlikte açıklanır..”

Muhalif oyların bir kısmı açıklanmamış..

Niye ki acaba?

Zühtü Bey’in acelesi mi varmış?

Muhalefet şerhleri tümüyle yazılmadan karar niye internet sitesine konulmuş?

Yoksa, o gerekçe de yazıldı da.. Çoğunluk görüşü olarak baskın çıkan 8 üyenin tespitlerine, o şerhlerde ağır suçlamalar mı vardı acaba?

O suçlamalar, şimdi rica ile törpülenmeye mi çalışılıyor, acaba?

Hepsini, önümüzdeki günlerde öğreniriz.

Benim esas merak ettiğim, üç gün önceki yazımda da aktardığım, sözde akademisyenlerin, devlete ve devletin emniyet güçlerine yaptıkları*****“katliam, kıyım ve sürgün”*****suçlamalarına karşı, çoğunlukta yer alan üyelerin,*****hangi gerekçe ile suç bulmaması*****idi..

Kısmen cevap vermişler..

Demişler ki:

“Mahkemeler, bildiride*****‘yıkım’, ‘katliam’, ‘işkence’, ‘sürgün’, ‘kasıtlı ve planlı kıyım’*****gibi ifadelerin kullanılmış olmasını da eleştirmiştir. Bildirinin dilinin sert, suçlayıcı ve kamu otoriteleri açısından rahatsız edici olduğu açıktır.”

Bildirinin dili, sert imiş..

Anayasa Mahkemesi bunu kabul ediyor..

Bildirinin dili suçlayıcı imiş..

Bunu da kabul ediyor..

Kamu otoriteleri için rahatsız edici imiş.

Ona da kabul diyor..

Eee?

O zaman,*****“sert, suçlayıcı, rahatsız edici”olmanın müeyyidesi yok mu, sayın yüksek yüksek hakimler?

Ben*****yumuşak, suçlayıcı olmayan, rahatsız etmeyen bildiri*****yayınladığımda, tabii ki müeyyidesi olmasın..*****

Ama..

Tam tersini yaptığımda da, lütfen yani..

Bir müeyyidesi olsun..

“Yıkım”*****dediğimde..*****“Katliam”*****dediğimde..*****“İşkence”*****dediğimde..*****“Sürgün”*****dediğimde..*****“Kasıtlı ve planlı kıyım”*****dediğimde..

Ya bunları ispat etmeliyim.

Ya da cezasını ödemeliyim..

Yüksek mahkeme ne diyor?

Bunlar ispatlanamamıştır..

Ama cezaya da gerek yoktur..

Nasıl yani?

Nasıl, Zühtü Bey, nasıl yani?

Şöyle diyor Zühtü Bey:

“İfade özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya ve hatta kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiği kabul edilmelidir.”

Afedersiniz Zühtü Bey..

793 tanesi şehit olmuş asker ve polisimize,*****“Katliam yaptılar, katiller”*****denilmesi,*****birazcık abartı*****mıdır?

Şu an görevde olan binlerce emniyet mensubuna, askere,*****“Katil”*****demek,*****hoşgörülecek türden bir abartı*****mıdır?

Hani üç-beş kişinin yargılanmadan kurşuna dizildiği bir örneği ispatlarsınız, sonrasında da*****“Katliam yapıldı”*****dersiniz..

“Üç kişiden kinaye, katliam denilmiş”yorumu yaparsınız..

Ama bir tane bile, kasten, hukuksuz öldürülen bir kişi gösteremediğiniz halde,*****“Abartı yapmışlar, hoşgörün”*****demek de ne oluyor?

İçlerinden bir çoğu, aynı operasyonda can vermiş olan polise, askere*****“Katliam yaptınız”demek de ne oluyor?

Zühtü Bey’in amacının kötü olduğu şuradan da çok net ortada..

Ben kesinlikle kabul etmiyorum ama..

Diyelim bildirideki ifadeler, hapis cezasını gerektirmeyen, şok edici, rahatsız edici, abartılı ifadeler..

İyi de..

Şok edici, abartılı, rahatsız edici ifadeleri kullanan sözde akademisyenlere,*****bir de tazminat ödemek*****de nereden çıktı?

“İfade hürriyeti diye bir şey var. Siz aslında net olarak devlete katliam yaptı demediniz ama.. Abartı yaparak katliam dediniz. Siz de az değilsiniz hani.. Klasik bir eleştiri sunacağınıza.. Şok etkisi oluşturacak ifadeler kullandınız.. Sizi gidi uyanıklar sizi..”denilmesi gerekirken..

Tazminat talebi reddedilmesi gerekirken..

Bir de, devlete*****“Katliam yaptı”*****diyenlere tazminat ödenirse..

Zühtü Bey’in kötü niyeti ispatlanmış demektir..

Hele hele..

Dava açan 9 sözde akademisyene tekdüze 9.150 TL tazminat ödenmesi, tamamen saçma..

İçlerinde bazıları, bu bildiri sebebi ile cezaevine girmiş. Kimisi ceza bile almamış, HAGB ile cezadan sıyrılmış..

Ertelemesiz ceza alan ile, cezası ertelenen aynı olabilir mi?

Zühtü Bey,*****“Bana göre aynı”*****demiş..

Basmış tazminat kararını..

İtiraf etmiş:*****“Ben aşağıdaki kuzuyu yiyeceğim. Benim suyun yukarısında durmam, bir şey değiştirmez..”

Zühtü Bey’in, şu gerekçesi, eminim şehit ailelerini de üzmüştür:

“Kamu otoriteleri kendilerine yönelik saldırı ve eleştirilere farklı araçlarla cevap ve tepki verme imkânına sahiptir. Bu imkânların varlığı nedeniyle kamu gücünü kullanan otoriteler haksız sözel saldırılar karşısında -şiddete teşvik içermedikçe- ceza soruşturma ve kovuşturmasına başvurma hususunda kendilerini sınırlandırmalıdır.”

Yüksek mahkeme bu gerekçe cümlesinde ne diyor?

“Kamu otoritesinin, yapılan saldırılara cevap verme imkanı var!”

İyi de..

Karşınızdaki terörist.. Silahı çekip vuruyor..

Askerimizi, polisimizi şehit ediyor..

Buyursun Zühtü bey, bir akıl versin..

“Sen kamu otoritesisin. Güçlüsün.. Onlara cevap verme imkanların var”*****tespitini bir uygulamaya koysun..

Gerçek ortada..

O operasyonlarda, 792 güvenlik mensubu şehit olmuş, 2500 de terörist can vermiş.. Bu tabloda, kamu otoriteleri teröristlere cevap vermiş mi oluyor?..

Hani bir güvenlik gücünün canına karşı, 30 terörist öldürülmüştür..

“Kamu otoriteleri, saldırılara değişik şekillerde cevap verme imkanları, güçleri var”*****dersiniz..

Polis, hukuka bağlı mücadele veriyor.

Karşısındaki terörist ise, ne hukuku; insanlığa sığmayacak saldırılar yapıyor. Sonra da. Zühtü Bey diyor ki:*****“Sen devletsin.. Güçlüsün.. Katlan..”

Lütfen Zühtü Bey.. Samimi olalım.. Haşim Bey’e selam niyetine, devlete çakmayalım
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla

     

Alt 08-06-2019, 23:03   #12
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Fuat bey sonuna kadar hakli
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 08-15-2019, 08:50   #13
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)Dakyanus’un çocukları

paylaştweetlepaylaşpaylaşAA

Tarsus'la ilgili yazdığım üçüncü yazıdır bu.
İlginç bir yerdir Tarsus...
Yani Tarsus'u daha çok yazacağız!
Tarsus FETÖ'nün hala üssüdür.
Burada görev yapan iki kaymakam*****da FETÖ'den ihraç edilmiştir...
Biri*****Bekir*****Atmaca'dır.
Diğeri de*****Orhan Şefik Güldibi...
Bekir Atmaca, demokrasi nöbetleri sırasında alanları dolduran vatandaşlara*****'dağılın'*****diyerek kendini ele vermişti.
Tarsus*****Masonlar'a da merkez olmuştur.
Tarsus tarih yatağı bir şehirdir.
Kazma vurduğunuz her yerden tarih fışkırır.
Öyle şaka eserler yok burada...
Bir açık hava müzesi gibidir Tarsus.
Ama rant uğruna apartmanlarla dolduruldu o başka!

***

Tarsus'ta*****yaşamış*****Dakyanus putperest*****bir kraldı.
Dillere destan zalimliği hala örnek gösterilir.
Gaddar ve inancı zayıf kişilere burada*****'Dakyanus'un*****Çocukları'*****derler.
Dakyanus,*****Ashab-ı Kehf*****zamanında yaşadı ve şehir şehir gezerek Hıristiyanları putperest yapmaya çalıştı.
Yapamadıklarını ise öldürdü.
Ashab-ı Kehf'in yaşadığı Dekinos'a*****da giden Dakyanus, yedi imanlı gençten*****'putperest' olmasını istedi.
Kralın talebini reddeden gençler kendilerini bir mağaraya kapattı.
Ve orada uykuya daldılar.
Dakyanus ise mağaranın ağzını taşlarla ördürerek gençleri ölüme terk etti.
Gençler o mağarada 300 seneden fazla uyudu. Hikaye bayağı uzun ya, neyse!

***

Altın düşkünü biriydi Dakyanus.
Tacı, tahtı ile sarayındaki sütunlar ve birçok eşyası som altındandı.
Hatta sarayına altından kandiller*****yaptırmış, kandilleri de gümüşten zincirlerle*****tavana astırmıştı.
Kral Dakyanus'un hazinesi Tarsus'tadır.
Öyle derler.
Define avcılarının bu hazineyle ilgili ağızdan ağza aktardığı bir de efsanesi vardır.
Paragöz Masonlar ile FETÖ'cülerin Tarsus'u niye mesken tuttuklarını iyi anlatır bu efsane.
Kan emici tefecileri de çoktur Tarsus'un!
Onlara burada*****'cücükçü'*****derler...
Acayip kafa koparırlar...
Çok ocağa incir ağacı dikmişlerdir!
Gelelim esas meseleye...
Kaymakam Yüksel Ünal Tarsus'ta yeni kurulan*****Tarsus Devlet*****Üniversitesi'ne,*****Tarsus Eğitim*****Vakfı'na ait 24 dönümlük arazinin verilmesini istediği için Masonlar'ın, CHP'nin ve FETÖ'nün hedefi oldu.
Masonlar vakıf arazisinin*****Tarsus*****Üniversitesi'ne verilmesine karşı çıktı.
Üniversitenin büyümesini istemediler.
Gizli gizli çalıştılar.
Kaymakamın gitmesini beklediler.
Kaymakam Ünal'ın tayini çıktı.
Masonlar sevinçten havalara uçuyor.
Bir CHP'linin kullandığı araziyi üniversiteye vermeyeceklerini söylüyorlar.

***

CHP'li*****Fikri*****Sağlar'ın yakınlarına ait özel bir lisenin üzerinde olduğu 24 dönümlük arazinin Tarsus Üniversitesi'ne verilmesine FETÖ'de karşı.
Rotaryen yargı mensuplarının da Masonlardan yana taraf tuttuğu iddiası var.
Kaymakam Ünal'ın TEV arazisini*****üniversiteye kazandırmak istediği sırada*****tayininin Tokat'a çıkması Tarsus*****devlet üniversitesinin işini aksatır.
Ünal 28 Şubat mağdurlarındandır.
28 Şubat'ta eşinin türbanlı olması*****ve türbanlı memurları koruması askerlerin*****tepkisini çekmiştir.
Bu yüzden soruşturma geçirmiştir.
Gelen bilgilere göre Kaymakam'ın İmam Hatip'li olması da Masonları rahatsız etmiştir.
Tarsus hala FETÖ'cü kaynıyor.
Halk Eğitim Müdürlüğü incelenmeli.
Tarsus'u Masonlardan, DHKP-C'den, PKK ve FETÖ'nün elinden kurtarmak için özel bir çaba gösterilmeli ve TEV'e ait arazinin de devlet üniversitesine verilmesi lazım nokta
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
fuat uğur, jetonla çalışan hâkimler

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Acilde Çalışan Hekimlerin Hukuki Sorunları aerol TIP Etiği ve Hukuku 2 11-28-2016 19:44
İllegal-Kaçak Çalışan TUS Hocaları steTUSkop TUS Güncel 22 05-21-2012 23:04
acilde çalışan ya da çalışacaklara... mbolmez Tıp Fakültesi Ders Notları 0 05-17-2012 15:54
çalışan güvenliğiyle ilgili konular aerol Tıbbi Konu Tartışmaları 0 03-22-2011 14:11
Özel de çalışan hekimlerin yüzde 40'ı depresyonda aerol Genel Mesleki Konular 0 09-15-2010 19:46


Şu Anki Saat: 04:33


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com