www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > PARAMEDİKAL DÜNYA > Sosyal Hayatımız > Tarih

1789 (0 Kayıtlı Ve 1789 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04-28-2012, 21:57   #1
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart Türk Tıp Tarihi Kurumu

Türk Tıp Tarihi Kurumu, tıp tarihi ile ilgili alanlarda eğitim, araştırma ve yayın yapan kişi ve kurumlara destek sağlayarak gelişmelerine yardımcı olmak amacıyla, 1939 yılında İstanbul'da kurulmuştur.

Kurumun amaç ve faaliyeti, özellikle Türk Tıp Tarihi ve onu ilgilendiren Bilim Tarihi konuları ile uğraşmak, bilimsel çalışmaları teşvik etmek ve toplantılar yapmak, yayınlar ve temaslarla Türk Tıp Tarihinin esaslarını uluslararası bilim alanına tanıtmak ve bu maksatla çalışanlara, kurum dışında iseler, üyeler tarafından yapılacak önerilere göre fahri üyelik vermek, tıp tarihimizin büyük kişileri için gerekli gördükçe törenler düzenlemek, harap olan Türk büyüklerinin mezarlarını restore etmek ve ettirmek, kuruma çalışma olanakları sağlamaktır.

Kurumun merkezi 1940 ve 1952 tüzüklerinde “İstanbul Üniversitesi Tıp Tarihi Enstitüsü”, 1973 tüzüğünde “İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Deontoloji Enstitüsü” olarak belirtilmiştir. 1984 tüzüğünde ise “İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi Bilim Dalı’nda A-431 numaralı oda”dır. Bu şekilde ilk defa Tıp Tarih Kurumu bir odaya yerleşmiş ve kapısına da bunu gösteren levha asılmıştır. 2004 tüzüğünde ise adres “Fındıkzade, Akkoyunlu Sk., No: 16, Kat 1, Fatih” olarak değiştirilmiştir

http://www.tttk.org.tr/

Türk Tıp Tarihi Kurumu’nun kuruluşunda, Yugoslavya’da yapılan XI. Uluslararası Tıp Tarihi kongresinin etkisi oldu. Bu kongrede Tıp Fakültesi Dekanı Ord. Prof. Dr. Nurettin Ali Berkol ile birlikte 1932’den beri Milli Temsilci olan Doç. Dr. A. Süheyl Ünver, Türkiye’yi temsil ettiler ve kongreye Muallim Dr. Fuat Kâmil Beksan, Dr. Sani Yaver, Dr. Saim Erkun ve Dr. Metine Belger de katıldı.

Zagrep’te, 1 Eylül 1938’de yapılan toplantıda Doç. Dr. A. Süheyl Ünver’in çizdiği, Dünya’yı üç defa devreden yılan simgesi , Türk Tıp Tarihi Kurumu’nun rozeti ve mührü olarak kabul edildi ve Dr. Süheyl Ünver’in teklifiyle Dr. Feridun Nafiz Uzluk, Dr. Saim Erkun, Dr. Metine Belger, Dr. Ruscuklu Hakkı Üzel, Dr. Fuat Kamil Beksan, Dr. Besim Ömer Akalın, Dr. Akil Muhtar Özden ve Dr. Osman Şevki Uludağ cemiyete üye olarak kabul edildiler ve böylece “Türk Komitesi” oluştu.

Dr. Süheyl Ünveryurda dönünce Uluslararası Tıp Tarihi Cemiyeti’nin Türk Komitesini toplantıya çağırdı, İstanbul Üniversitesi Tıp Tarihi Enstitüsü’nde toplanıldı, toplantının tarihi, tutanağın sağ üst köşesinde 6/X/938 olarak yazıldı. Bu toplantıya davet edilenlerden Müderris Dr. Besim Ömer Akalın (Paşa), Ord. Prof. Dr. Akil Muhtar Özden, Dr. Ruscuklu Hakkı Üzel, Muallim Fut Kâmil Beksan, Doç. Dr. A. Süheyl Ünver, Dr. Feridun Nafiz Uzluk, Dr. Metine Belger ve celse kâtibi olarak Enstitünün asistan adayı öğrenci İhsan Ünal katıldılar, Muallim Dr. Galip Ata Ataç, Dr. Saim Erkun ve Dr. Osman Şevki Uludağ gelmedi. Geçici Başkanlığa Dr. Besim Ömer Akalın seçildi ve Uluslararası Tıp Tarihi Cemiyeti daimi Komitesinin Türkiye Milli Murahhası Dr. A. Süheyl Ünver, Uluslararası Tıp Tarihi kongreleri hakkında ve özellikle sonuncu hakkında bilgi verdi, 1944 veya 1945 tarihinde yapılacak XIV. kongrenin Türkiye’de toplanması için bir eğilim olduğunu, buna şimdiden hazırlanmak için bir “Türk Tıp Tarihi Kurumu”nun, önceden Türk Komitesi üyelerinin de düşüncelerine uygun bir şekilde oluşturulmasını önerdi. Bu öneri, toplantıda bulunanlarca kabul edildi ve derneğin özellikle Türk Tıp Tarihi ile uğraşacağı ve sık sık toplanmayıp gerekince toplanacağı esası kabul edildi. Ayrıca yerli üye ve yabancı fahri üye alınması da kararlaştırıldı.

Yapılan seçimde birinci reisliğe Dr. Besim Ömer Akalın, ikinci reisliğe Dr. Akil Muhtar Özden getirildi. Derneğin yönetim kurulunda başka unvan kabul edilmedi, yalnız Tıp Tarihi Enstitüsü’nün haberleşmede yardımcı olması kararlaştırıldı.



Bu toplantıda bulunanların kurucu üyeliği kabul edildi, derneğin tüzüğünün Dr. Feridun Nafiz tarafından hazırlanmasına, bunun bütün kurucu üyelerce incelenerek son şeklinin belirlenmesine ve kurumun resmi izninin alınması için hükümete takdim edilmesine karar verildi. Bu toplantıda Uluslararası derneğin kurucusu Dr. Tricot-Royer ile o zamanki başkan Prof. Dr. Fomoiu’ya fahri üyelik verildi. Hatıra olarak grup halinde bir resim çektirilerek “Uluslararası Tıp Tarihi Derneği Türk Komitesi” ve “Türk Tıp Tarihi Kurumu”nun ilk toplantısına son verildi. İstanbul Vilayetine yapılan başvuru sonucu kurumun kuruluşu 10 Ocak 1940 tarihi olarak resmen kabul edildi.

Kurucu Üyeler 1. Prof.Dr, Gnl. Milletvekili Besim Ömer Akalın.

2. Prof.Dr. Akil Muhtar Özden, Üniversite'de Profesör.

3. Prof.Dr. Albay Fuad Kâmil Beksan, Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde Öğretim Görevlisi.

4. Dr. Rusçuklu Hakkı Uzel, Serbest, İç Hastalıkları uzmanı.

5. Prof.Dr. Feridun Nafiz Uzluk, Merkez Hıfzıssıhha Enstitüsü uzmanlarından.

6. Ord.Prof.Dr. Süheyl Ünver, Üniversite’de Profesör.

7. Dr. Metine Bilger, Şişli Çocuk Hastanesi Asistanı

8. Dr. İhsan Ünal, Tıp Tarihi Enstitüsü Asistanı, Askeri Tıbbiye’de oturur.



İlk başkan Müderris Dr. Besim Ömer Akalın Paşa 19 Mart 1940 tarihinde vefat edince Ord. Prof. Dr. Akil Muhtar Özden başkan ve Dr. Ruscuklu Hakkı Üzel as başkan oldu.



Türk Tıp Tarihi Kurumu rozet ve mühürleri

Savaş yıllarında kurum toplanamadı. Kurumun 26.1.1945 tarihli bir yazısında İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden şimdiye kadar toplantı yapmayan Türk Tıp Tarihi Kurumunu fesholunmuş sayılarak mührünün geri verilmesi ve eşyasının tasfiyesi hakkında gelen bir tebliğ üzerine kurucu üyelerden Dr. Akil Muhtar Özden, Dr. Ruscuklu Hakkı, Dr. A. Süheyl Ünver, Dr. Feridun Nafiz Uzluk ve Enstitü asistanı Dr. Saffet Kızıldağlı Tıp Tarihi Enstitüsünde toplandılar.

Emniyet Amirliği ile temasa geçen Prof. Dr. A. Süheyl Ünver, tüzüğün 6. maddesi gereğince eskiden kurucularca seçilen kurum genel heyetinin toplanması ve tüzüğe göre idare heyetinin 12 kişiye çıkarılması gerektiğini öğrendi ve genel kurulun 9 Şubat 1945’de toplantıya çağrılarak yıllık kongrenin yapılmasına karar verildi. Kurum bu tarihten sonra oldukça düzenli bir şekilde çalışmaya başladı.

1973 yılında derneklerin adlarında Türk, Türkiye ve Atatürk kelimelerinin kullanılması Bakanlar Kurulu’nun iznine bağlandıktan sonra, derneğin 1975 yılında yapılan başvurusu üzerine, 15363 sayılı ve 21 Eylül 1975 tarihli Resmi Gazetenin Kararnameler Kısmında 7/10400 sayı ve 4.8.1975 tarihli kararla (sıra no: 6, kod no: 34.12.051) Tıp Tarihi Kurumu’nun adında Türk sözcüğünün kullanılmasına izin verildi.

Derneğin şimdiki amblemi Ord. Prof. Dr. A. Süheyl Ünver’in kurum başkanlığı sırasında, Prof. Dr. Gönül Güreşsever (Cantay) tarafından 1975 yılında çizildi.

Kurumun tüzükleri sıra ile 28.6.1938 tarihli ve 3512 sayılı Cemiyetler Kanununa (5.6.1946 tarihli ve 4919 sayılı kanunla Cemiyetler Kanununda önemli değişiklikler yapıldı), 22.12.1972 tarih ve 1930 sayılı Dernekler Kanununa, 6.10.1983 tarihli ve 1930 sayılı Dernekler Kanununa göre hazırlandı. İlk tüzüğün adı “Türk Tıb Tarihi Nizamnamesi”dir. Bu tüzük Dr. Feridun Nafiz Uzluk tarafından 1938’de hazırlandı, kurucu üyelerce incelendikten sonra Valiliğe 7 Ocak 1939 tarihinde verildi ve 1940 yılında yürürlüğe girdi.

1952 yılında ilk tüzüğün yeni ilavelerle değiştirilmesi kararlaştırıldı ve Dr. Ziya Cemal Büyükaksoy, Dr. Esat Nurettin Durusoy ve Dr. Feridun Frik’ten oluşan bir komisyon, Türk Tıp Tarihi Kurumu Tüzüğünü hazırladı. 1952 tüzüğünün değiştirilmesi için 5 Nisan 1972 Genel Kurulu’nda bir karar alındı ve bir komisyon kuruldu. 22 Kasım 1972 kabul tarihli 1630 sayılı Dernekler Kanunu çıkınca Dr. Feridun Frik, Em. Tuğg. Dr. Kemal Özbay ve Dr. Aykut Kazancıgil yeni tüzüğü hazırladılar ve bu 7 Şubat 1973’de toplanan Genel Kurul’da kabul edildi. Bu tüzüğün adı “Türk Tıp Tarihi Kurumu Derneği Tüzüğü”dür. Bu tüzükte 8 Ekim 1977 tarihinde değişiklik yapıldı, bu son şekil 1978 Ekim’inde yürürlüğe girdi.

2098 sayılı kanunun geçici 1. maddesinde mevcut olan, konfederasyon, federasyon ve derneklerin en çok 6 ay içinde tüzüklerini bu kanuna göre yeniden düzenlemesi ve 7 Nisan 1984 tarihine kadar yeni şekliyle en yüksek mülki amirliğe vermesi gerektiği belirtildiği için, bu işi Prof. Dr. Ekrem Kadri Unat üstlendi, yeniden düzenlenen ve bugün yürürlükte olan bu tüzüğün adı “Türk Tıp Tarihi Kurumu Tüzüğü” oldu. Derneğin tüzüğü 2004 tarihinde yenilendi ve 27 Temmuz 2004 tarihli “Yenigün” gazetesinde yayınlandı.

Derneğin merkezi 1940 ve 1952 tüzüklerinde “İstanbul Üniversitesi Tıp Tarihi Enstitüsü”, 1973 tüzüğünde “İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Deontoloji Enstitüsü”dür. 1984 tüzüğünde ise “İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi Bilim Dalı’nda A-431 numaralı oda”dır. Bu şekilde ilk defa Türk Tıp Tarih Kurumu bir odaya yerleşti ve kapısına da bunu gösteren levha asıldı.

Dernek kurulduğu zaman yeni üyeler, kanunla istenen özelliklere sahip ve tıp tarihi üzerine yayını ve çalışması bulunanlar arasından seçildiler. İlk üyeleri kurucu olarak seçildi ve 9 Şubat 1945 tarihindeki ilk toplantıya 7’si kurucu 39 üye davet edildi. Bundan sonra üyeler genel kurul tarafından seçildi. Üye sayısı 17 Aralık 1948 tarihindeki yıllık kongre için hazırlanan listede 55’e ulaştı. 1973 tüzüğünde ve daha sonrasında üye kabulü yetkisi yönetim kurullarına bırakıldı. Derneğin üye sayısı genellikle 50 – 60 arasında oldu, bu sayı 1984’te 59’u, 2000’lerin başında 124’ü buldu. 2006 yılında ise üye sayısı 142 oldu.

Üye kayıt defterinin tutulması 3.3.1976 tarihli yazıdan sonra başladı, kabulden sonra istenen bilgilere her zaman gerekli cevap alınamadı. 1984’den sonra üye olacaklardan isteğini bildiren bir başvuru yazısı, kendisi hakkında gerekli bilgi edinilmesini sağlayacak soruları içeren fişin doldurulması ve 2 fotoğraf istenmeye başlandı. 1988’de de özel bir üyelik formu hazırlandı.

Genel kurullara başkanlık edenler şunlardır: Dr. Besim Ömer Akalın, Dr. Akil Muhtar Özden, Dr. Rıza Tahsin Gencer, Dr. Cemil Topuzlu, Dr. Ali Rıza Atasoy, Dr. Ömer Vasfi Aybar, Dr. Şerafettin Kam, Osman Ergin, Dr. Üveys Maskar, Dr. Osman Şevki Uludağ, Dr. Kazım İsmail Gürkan, Gen. Dr. Nazmi Çağan, Dr. Esat N. Durusoy, Dr. Feridun Frik, Dr. Naşit Erez, Dr. Muhittin Erel, Dr. Semai Eyice, Dr. Sezai Bedrettin Tümay, Prof. Dr. Zeki Başar, Prof. Dr. Mutahhar Yenson, Prof. Dr. Emre Dölen, Prof. Dr. Asım Cenani ve Prof. Dr. Hilmi Erginöz.

Yönetim kurulunda çalışan üye sayısı 1940 nizamnamesinde 12’dir. Bunlar kurucu üyelerle genel kurulca seçilen 4 kişiden oluşuyordu. 1952 yönetmeliğinde sayı 5 olarak kabul edildi. İstanbul Tıp Tarihi Enstitüsü Direktörü veya doçenti yönetim kurulunun tabii üyesi sayıldı. Yönetim kurulu, ilk toplantısında bir başkan, bir ikinci başkan, bir genel sekreter ve bir muhasebeci seçti.

Yönetim kurullarında çalışanlar: Besim Ömer Akalın, Akil Muhtar Özden, Ruscuklu Hakkı Üzel, Fuat Kamil Beksan, Süheyl Ünver, Feridun Nafiz Uzluk, Metine Belger, İhsan Önal, Kazım İsmail Gürkan, Osman Ergin, Rıza Tahsin Gencer, Esat N. Durusoy, Fahrettin Kerim Gökay, Perihan Çambel, Cemil Topuzlu, Hadi Gediz, Feridun Frik, Ziya Cemal Büyükaksoy, Muhiddin Erel, Zeki Zeren, İhsan Rıfat Sabar, Nuri Fehmi Ayberk, Üveys Maskar, Bedii Şehsuvaroğlu, Hikmet Altuğ, Aykut Kazancıgil, Emine Atabek, Ekrem Kadri Unat, Kemal Özbay, İlhami Nasuhioğlu, Naşit Baylar, Kazım Arısan, Arslan Terzioğlu, Ayhan Yücel, Hüsrev Hatemi, Nil Sarı, Ayten Altınbaş, Asım Cenani, Vural Solok, İlter Uzel, Nuran Yıldırım, Zühal Özaydın, Ayşegül Demirhan Erdemir, Emre Dölen, İbrahim Başağaoğlu, Cenk Büyükünal, Öztan Öncel, Yeşim Işıl Ulman, Doğan Üvey, Namık Kemal Kurt çalıştılar.



Türk Tıp Tarihi Kurumu’na başkanlık yapanlar şunlardır. 1939-1940’da Prof. Dr. Besim Ömer Akalın, 1940-1949 arasında Prof. Dr. Akil Muhtar Özden, 1949-1950’de Dr. Rıza Tahsin Gencer, 1950-1956 arasında Prof. Dr. Cemil Topuzlu Paşa, 1956-1972 arasında Prof. Dr. Kazım İsmail Gürkan, 1972-1977 arasında Ord.Prof. Dr. Süheyl Ünver, 1977-1984 arasında Prof.Dr. Feridun Frik, 1984-1990 yılları arasında Prof. Dr. Ekrem Kadri Unat, 1990-2000 arasında Prof. Dr. Hüsrev Hatemi , 2000-2005 yılları arasında Prof. Dr. Nil Sarı , 2005 yılında ise Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir seçildiler.

Türk Tıp Tarihi Kurumu’nun çalışmaları şu şekilde özetlenebilir:

Tıp tarihi ile ilgili bilimsel çalışmalar yapmak, araştırmaları desteklemek, bilimsel toplantılar düzenlemek, Türk tıbbına hizmet edenlerin yaşatılması için anma toplantıları yapılmasını, hatıra pullarının çıkartılmasını, isimlerinin cadde, sokak ve kurumlara verilmesini sağlamak.


Ayrıca aylık toplantılar yapılması kararlaştırıldı, 10 Ulusal Türk Tıp Tarihi kongresinin gerçekleştirilmesine katkıda bulunuldu, uluslararası kongre ve toplantılara katılım sağlandı. Bu arada kurum, Türk Tıp Tarihi ile ilgili geziler düzenledi ve tıp tarihi bakımından önemli bina ve mezarlarla ilgilenerek gerekli desteği sağlamaya çalıştı, onarımlarını takip etti. Bu arada 38.Uluslararası Tıp Tarihi Kongresi de 2002 yılında İstanbul’da yapıldı. Prof.Dr.Nil Sarı’nın büyük bir özveri ile gerçekleştirdiği kongre gelmiş geçmiş uluslararası tıp tarihi kongrelerinin en görkemlisi ve en büyüğü idi.
Daha sonra ilk uluslararası Türk Tıp Tarihi Kongresi ise Konya'da 20-24 Mayıs 2008 de yapıldı.
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

     

Alt 04-28-2012, 21:59   #2
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.170
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart

Kurum organları şunlardır:
a) Genel Kurul
b) Yönetim Kurulu
c) Denetleme Kurulu

28 Nisan 2011'de yapılan Türk Tıp Tarihi Kurumu Olağan Genel Kurul Toplantısı ile seçilen üyeler aşağıdadır:

2011-13 Dönemi için Dernek Organlarına Seçilen Üyeler

Türk Tıp Tarihi Kurumu 2011-2013 Yılı Yönetim Kurulu

Prof.Dr.Aysegül Demirhan Erdemir(Başkan)
Prof.Dr Öztan Usmanbaş(2.Başkan)
Dr.Sezer Erer(Genel Sekreter)
Yrd.Doç.Dr.Mahmut Gürgan(Sayman)
Dr.Burhan Akgün(Üye)

Türk Tıp Tarihi Kurumu 2011-2013 Yılı Denetim Kurulu

Dr.Uğurol Barlas
Doç.Dr.Arın Namal
Dr.İnci Hot


2009-11 Dönemi için Dernek Organlarına Seçilen Üyeler

Adı ve Soyadı
Mesleği
Seçildiği Görev
Prof. Dr. İbrahim Başağaoğlu
Öğretim Üyesi
Yönetim Kurulu Başkanı
Öğr.Gör.Dr. Hakan Ertin
Öğretim Üyesi
Yönetim Kurulu
2. Başkanı
Prof. Dr. Ayşegül Erdemir
Öğretim Üyesi
Yönetim Kurulu
Genel Sekreteri
Prof. Dr. Öztan Öncel
Öğretim Üyesi
Yönetim Kurulu
Üyesi
Dr. Osman Usmanbaş

Ortopedi Uzmanı
Sayman
Dr. Uğurol Barlas
Sosyolog
Denetim Kurulu
Üyesi
Dr. Burhan Akgün
Araştırma görevlisi
Denetim Kurulu
Üyesi
Doç Dr. Arın Namal
Öğretim Üyesi
Denetim Kurulu
Üyesi
2007-9 Dönemi için Dernek Organlar
ına Seçilen Üyeler

Ad
ı ve Soyadı Mesleği Seçildiği Görev

Prof. Dr. Ay
şegül Erdemir Öğretim Üyesi Yönetim Kurulu
Ba
şkanı

Prof. Dr.
İbrahim Başağaoğlu Öğretim Üyesi Yönetim Kurulu
2. Ba
şkanı

Prof. Dr. Öztan Öncel
Öğretim Üyesi Yönetim Kurulu
Genel Sekreteri
Prof. Dr. Hatice Nil Sar
ı Öğretim Üyesi Yönetim Kurulu
Üyesi
Dr. Osman Usmanba
ş Ortopedi
Uzman
ı Sayman

Doç. Dr. H
ıdır Kadircan
Keskinbora Göz Hekimi Yönetim Kurulu
1. Yedek Üyesi
Dr. Do
ğan Üvey Dr. Eczacı Yönetim Kurulu
2. Yedek Üyesi
Dr. Hakan Ertin Serbest Hekim Yönetim Kurulu
3. Yedek Üyesi
Dr. Nam
ık Kemal Kurt Emekli
Ba
şhekim
Yönetim Kurulu
4. Yedek Üyesi
Doç. Dr. Hatun Hanzade
Do
ğan Öğretim Üyesi Yönetim Kurulu
5. Yedek Üyesi

Dr. U
ğurol Barlas Sosyolog Denetim Kurulu
Asil Üyesi
Dr. Cevat Yal
ın Emekli Hekim Denetim Kurulu
Asil Üyesi
Prof. Dr. Zuhal Özayd
ın Öğretim Üyesi Denetim Kurulu
Asil Üyesi

Ar
ş. Grv. Sezer Erer Araştırma
Görevlisi
Denetim Kurulu
1. Yedek Üyesi
Ar
ş. Grv. Ümit Emrah Kurt Araştırma
Görevlisi
Denetim Kurulu
2. Yedek Üyesi
Prof. Dr. Ayten Alt
ıntaş Öğretim Üyesi Denetim Kurulu

3. Yedek Üyesi

Uzun süre Türk Tıp Tarihi Kurumu’nun sürekli bir yayını olamadı. Bunun en önemli nedeni de gereken paranın sağlanamaması idi. Kurumun bir dergiye sahip olmaması eksikliği zaman zaman dile getirildi. 1935 yılında Dr. Süheyl Ünver ve Dr. Feridun Nafiz tarafından kurulan ve 1935 – 1943 yıllarında yayınlanan “Türk Tıp Tarihi Arkivi”nin, 21.12.1955 tarihindeki Tıp Tarihi Kurumu Genel Kurul toplantısında 3 ayda bir çıkan yayın organı haline getirilmesi için karar verilmiş ise de gerçekleştirilemedi.

Kurum üyelerinden Dr. Nil Sarı ile Dr. Hüsrev Hatemi “Tıp Tarihi Araştırmaları” adlı dergiyi, fotoğrafçı B. Hasan Göksoy ile birlikte 1986’da yayınladılar. İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Anabilim Dalının yayın organı olan bu dergide kurum toplantılarındaki bildirilerin bir kısmı yayınlanmakta, kurumun faaliyetlerine yer verilmekte ve vefat eden üyelerin her birinin biyografisi verilmekte idi. 2000 yılından itibaren de “Yeni Tıp Tarihi Araştırmaları” dergisi yayınlanmaya başladı.

Türk Tıp Tarihi Kurumu Bülteni ise Ağustos 2000’de yılda 2 kez olmak üzere yayınlanmaya başladı.


KİTAPLAR

- 50 Yıl Önce Ölen 8 Büyük Türk Hekimi İçin Anma Töreni Kitabı
Temel Matbaası, İstanbul, 1986

- II. Türk Tıp Tarihi Kongresi Bildiri Özetleri, 20 -21 Eylül 1990
İstanbul 1990, s. 1-32.

Türk Tıp Tarihi Kurumu Yayınları

- No: 1 - Türk Tıp Tarihi Kurumunun İlk Elli Yılı Tarihçesi
Prof. Dr. Ekrem Kadri Unat, İstanbul 1991, s. 1 – 32

- No: 2 - Bursa Tıp Tarihi Günleri Sempozyumu, 14 – 15 Mayıs 1992
Konferans ve Bildiri Özetleri, İstanbul 1992, s. 1 – 32

- No: 3 - III. Türk Tıp Tarihi Kongresi, 20 – 22 Eylül 1993
Bildiri Özetleri, İstanbul 1993, s. 1 – 52

- No: 4 - Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver Anısına IV. Türk Tıp Tarihi Kongresi, 18 – 20 Eylül 1996
Bildiri Özetleri, İstanbul 1996, s. 1 – 96

- No: 5 - Süheyl Ünver Hoca’dan Notlar (Menâkıb-ı Süheyl Bey)
Yard. Doç. Dr. Zuhal Özaydın, Çetin Matbaası, İstanbul 1997, s. 1 – 48

- No: 6 - Türk Tıp Derneği (Cemiyet – i Tıbbiye – i Şâhâne)
130. Kuruluş Yılında (1997’de 140 Yıl)
Birinci Baskı: İstanbul 1996
Değişmemiş İkinci Baskı: İstanbul 1997, s. 1 – 24

- No: 7 (Özel Seri) - Türkiye Tıp Akademisi’nin Kısa Tarihçesi
Bayrak Matbaası, İstanbul 1998, s. 1 – 46

- V. Türk Tıp Tarihi Kongresi Bildirileri
Ankara, 1998, Ankara Üniversitesi Basımevi
Ed.: Esin Kahya, Sevgi Şar, Adnan Ataç, N. Yasemin Oğuz, Berna Arda

- VII. Türk Tıp Tarihi Kongresi Program ve Özet Kitabı
Harbiye Askeri Müzesi ve Kültür Sitesi, İstanbul, 2002

- History of Medicine, Pharmacology, Veterinary Medicine
Nobel Matbaacılık, İstanbul 2002
Ed.: Nil Sarı

- Klasik Dönem İlaç Hazırlama Yöntemleri ve Terkipleri
Form Reklam Hizmetleri, İstanbul 2003
Yayına Hazırlayanlar: Nil Sarı, Ramazan Tuğ, Ahmet Zeki İzgöer, Mehmet Yahya Okutan

- 38. Uluslararası Tıp Tarihi Kongresi
  • Özet Kitabı
  • Kongre Programı
  • Minyatürlerle Türk Tıp Tarihi Sergisi (Nobel Matbaacılık, İstanbul 2002, Ed. Nil Sarı)
  • İstanbul Arkeoloji Müzeleri – Geçmişten Günümüze Tıp Sergisi, Nobel Matbaacılık, İstanbul, 2002
  • Yazma Eserlerden Tıbbi Bitki Hayvan ve Madenler Sergisi, Nobel Matbaacılık, İstanbul 2002. Ed.: Nil Sarı, Hüseyin Yazıcı, Mustafa Çiçekler, Neriman Özhatay
  • Ülker Erke’nin Yorumu ve Fırçasıyla Türkiye’de Tarihi Sağlık Kurumları, Nobel Matbaacılık, İstanbul 2002. Yayına Hazırlayan: Ülker Erke. Ed.: Nil Sarı
  • 38. Uluslararası Tıp Tarihi Kongresi Bildiri Kitabı, 3 Cilt. Ed.: Sarı N, Bayat AH, Ülman Y., Işın M., Türk Tarih Kurumu Yay., XXVI Dizi, Sayı: 14, Ankara 2004/5.
- Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver Nakışhanesi Yorumuyla Divriği Ulucamii ve Şifahanesi Taş Bezemeleri
Ed.: Sarı N, Mesera G, Çolpan N.
Sivas Hizmet Vakfı Yayını No: 9, Form Reklam Hizm., İstanbul 2004


- VIII.Türk Tıp Tarihi Kongre Kitabı
Ed. Nil Sarı-Ayşegül Demirhan Erdemir
Nobel Tıp Kit. İstanbul.2006.

- IX.Türk Tıp Tarihi Kongresi Bildirileri Kitabı
Ed. Esin Kahya, Sevgi Şar, Adnan Ataç, Mümtaz Mazıcıoğlu
Nobel yayınları, Ankara 2006

- Amasya Selçuklu Osmanlı Mimarisi ve Bezemeleri. Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver Nakışhanesi Yorumuyla.
Ed.: Sarı N, Mesara G, Kurt ÜE.
Amasya Valiliği yay., İstanbul, 2007.

- Kayseri Selçuklu Osmanlı Mimarisi ve Bezemeleri, Ord.Prof.Dr. Süheyl Ünver Nakışhanesi Yorumuyla.
Ed. Nil Sarı, Gülbün Mesara, Ümit Emrah Kurt
Doğuş Ofset Mat, Kayseri, 2007.

- X. Türk Tıp Tarihi Kongresi ve I.Ulusal Türk Tıp Tarihi Kongresi
  • Kahya E, Erdemir AD. Medical Studies and Institutions in the Otoman Empire (With Brief Information about the Scientific Studies). Ankara: Nobel Yayın Dağıtım, 2008: 1-189.
  • Selected Papers on Turkish Medical History. (Ed:Erdemir DA, Öncel Ö.) 1st International Congress on the Turkish History of Medicine, 10th National Congress on the Turkish History of Medicine. 20-24 May 2008 Konya, İstanbul 2008:1-270.
  • Ülkemizin İlk Dişhekimliği Okulu İstanbul Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi 100. Yıla Armağan. (Ed: Namal A, Öncel Ö, Erdemir AD). İstanbul: Nobel Tıp Kitabevleri 2008:1-575.
  • 1. Uluslararası Türk Tıp Tarihi Kongresi ve 10. Ulusal Türk Tıp Tarihi Kongresi Bildiri Kitabı (Ed: Erdemir DA, Öncel Ö, Küçükdağ Y, Okka B, Erer S) 20-24 Mayıs 2008. Cilt 1, İstanbul 2008:1-998.
  • 1. Uluslararası Türk Tıp Tarihi Kongresi ve 10. Ulusal Türk Tıp Tarihi Kongresi Bildiri Kitabı (Ed: Erdemir DA, Öncel Ö, Küçükdağ Y, Okka B, Erer S) 20-24 Mayıs 2008. Cilt 2, İstanbul 2008:999-2018.


DERGİLER

Yeni Tıp Tarihi Araştırmaları

Editör: Prof.Dr. Nil SARI
  • Cilt 6, İstanbul 2000, Emek Matbaacılık
  • Cilt 7, İstanbul 2001, Emek Matbaacılık
  • Cilt 8, İstanbul 2002, Emek Matbaacılık
  • Cilt 9, İstanbul 2003, Özrenk Matbaacılık
  • Cilt 10-11, İstanbul 2004-2005, Özrenk Matbaacılık
Editörler: Prof.Dr.Ayşegül Demirhan Erdemir, Prof.Dr.Öztan Öncel, Prof.Dr.İbrahim Başağaoğlu

BÜLTEN
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-17-2017, 08:56   #3
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

PaylaştweetlepaylaşpaylaşOsmanlı Ordusunda Venezuellalı Bir Subay: Rafael de Nogales Mendez

Osmanlı Ordusu'nda görev yaparken Türkçe öğrenen Nogales, doğal olarak Türk askerini yakından tanıma fırsatı bulur. İmparatorluğun son dönemlerine tanık olan Nogales'in anlatılarından, katıldığı çarpışmalarda kendini bir Türk gibi gördüğü ve özveriyle görev yaptığı anlaşılmaktadır.

TarihCumartesi 22:15 | 16 Eylül 2017

Rafael de Nogales Mendez Birinci Dünya Savaşı döneminde, yabancı askeri uzman olarak Osmanlı Ordusu'nda görev yapmış bir Venezuela vatandaşıdır. 14 Ekim 1877'de Venezuela'nın Tekhira eyaletinin başkenti olan San Cristobal şehrinde doğan Rafael de Nogales Mendez, 1915 yılının Ocak ayında İstanbul'a gelmiş, 1919 yılına kadar Osmanlı Ordusu'nda önce Yüzbaşı, daha sonra Binbaşı olarak görev yapmıştır.

Nogales yaşamının bu dönemi ile ilgili bilgi ve hatıralarını derleyerek daha sonra yayımlanan "Hilal Altında Dört Yıl" ve "Hatıralar" adlı kitaplarına yansıtmıştır.

Rafael Ramon Indxauspe Mendez 14 Ekim 1S77'de Venezuela'nın batısında yer alan Tachira eyaletinin başkenti olan San Cristobal şehrinde doğmuştu. Gerek annesi Marfa Josefa Mendez Bdto gerek babası Pedro Felipe Indxauspe Cordero tarafından soylu ailelere mensup olan Nogales'in atalarından, Yüzbaşı Diego Mendez'in, Kristof Kolomb'a dördüncü Amerika yolculuğunda eşlik eden subaylardan biri olduğu bilinmektedir.


Henüz reşit olduğu gençlik yıllarında Baskça (Euskera) olan soyadını İspanyolcaya tercüme ederek Nogales olarak değiştiren yazar, ilk gençlik çağlarından itibaren savaş sanatı üzerine özel dersler almış ve ailesi tarafından klasik batı Avrupa tarzı bir eğitim görmesi için Almanya'ya gönderilmiştir.

Bir süre sonra Barcelona (İspanya) ve Louvain (Belçika) üniversitelerinde, felsefe, edebiyat ve fen bilimleri okumuş, askeri eğitimini ise Belçika Kraliyet Harp Okulu'nda almıştır. On yedi yaşında, asteğmen rütbesiyle İspanyol ordusuna katılmış, İspanya'nın son denizaşırı sömürgelerini yitirdiği 1898 savaşında Küba'da Amerika Birleşik Devletleri kuvvetlerine karşı savaşır. Bu savaşta yaralanan Rafael de Nogales gösterdiği yararlıklardan ötürü kendisine "Askeri Liyakat" madalyasının yanısıra İspanya'nın en önemli nişanlarından olan "Isabel La Catolica" (Katolik İsabel) nişanının verilmesinin teklif edildiğini ifade eder. 1898 savaşı sonrasında bir süre Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşadığı ve geçimini hayvancılık yaparak sağladığını anılarında kaydeden yazar, kumar masasında çıkan bir tartışma esnasında, kendini korumak durumunda kalarak, bir cinayete karışması sonrasında bu ülkeden ayrılır.

Yine kendi anılarından, 1903 yılında Çin'e gittiği anlaşılan Nogales, Macao ve Hong-Kong'da ve Kore'de, Port Arthur'da İngiliz casusları hesabına çalışarak Japonya yararına istihbarat ve karşı istihbarat faaliyetlerinde bulunur? 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı çıktığında, öncelikle ırk ve dil açısından yakınlığı bulunan Belçika ve Fransa'ya hizmet etmek istemişse de, bu iki ülke yetkililerinin, Nogales'in milliyetini değiştirmesini ya da yabancı lejyonunda görev yapmasını şart koşmaları üzerine, o ülkeler saflarında savaşmayı reddeder. Bu dönemde Bulgaristan'da Alman Ataşemiliteri olarak görev yapan Binbaşı Von Der Goltz ile aynı ülke nezdindeki Türk Ortaelçisi Fethi Bey'le (Okyar) tanışan maceraperest subay, onların tavsiyeleri üzerine Osmanlı İmparatorluğuna gönderilen Alman askeri uzmanlarıyla birlikte yabancı askeri uzman olarak, İstanbul'a gelir.

Kendi deyişiyle, "İtilaf Devletlerinin kapılarında boş yere aradığı konukseverliği, bir anda cömertçe, hiç beklemediği taraftan görür.

O dönemde Sofya sefaretimizde Askeri Ataşe olarak bulunan Mustafa Kemal (Atatürk) ile hemen hemen aynı günlerde, 1915 yılının Ocak ayında İstanbul'a gelen Nogales, dönemin en önemli askeri şahsiyetlerinden, Liman Von Sanders, Von Bronsart ve Damad-ı Hazreti Şehriyari Enver Paşa tarafından çok iyi karşılanır. Bu ilk gelişinde üç hafta kadar bir süre başkentte kalan Nogales, aynı yılın Şubat ayı başında III. Ordu emrine atanır ve 12 Şubat 1915 günü Haydarpaşa garından hareketle ülkemizde ilk görev yeri olacak olan Doğu cephesine doğru yola çıkar.

Rafael de Nogales Mendez, geldiği tarihten 1919 yılına kadar Osmanlı Ordusunda önce Yüzbaşı, daha sonra Binbaşı olarak görev yapar. Nogales'e Türkiye'den ayrılırken verilen, Harbiye Nazırı Abdullah Paşa imzalı terhis belgesinde, yazarın rütbesinin binbaşılığa yükseltildiği açık ifadelerle belirtilir.

Osmanlı Ordusu'nda görev yaparken Türkçe de öğrenen Nogales, doğal olarak Türk askerini yakından tanıma fırsatı bulur. İmparatorluğun son dönemlerine tanık olan Nogales'in anlatılarından, katıldığı çarpışmalarda kendini bir Türk gibi gördüğü ve özveriyle görev yaptığı anlaşılmaktadır. Çatışmalar sırasında birçok kez ölüm tehlikesi atlatan, bir kez de yaralanan Venezuelalı Nogales Süveyş Kanalının Afrika tarafında görev yaptığı sıradaki duygularını "Hilal Altında Dört Yıl" adlı kitabında şöyle ortaya koymuştur:

"Bu çöl çocukları arasında, alnımın üzerinde bir hilalle oturuyordum. Yaşamın ilginç tesadüfleri sonucunda Mısır Sina'sında Osmanlıların son sancaktarı ve halifenin temsilcisi olmuştum."

Türklüğü benimseyişi yukarıdaki satırlarda apaçık görülen yazar, bu satırlarda sözünü ettiği son birlik kendi komutasında Sina bölgesini terk ederken, topraklarını kaybeden bir vatan evladı gibi üzülmüş ve o günü şöyle anlatmıştır:

"Bu emir karşısında itaat etmekten başka çare kalmıyordu, sınırı yüreğim burkularak geçtim. Benimle birlikte Türk bayrağının Mısır topraklarından ebediyen silindiğini biliyordum.

Doğu cephesinde görev yaptığı sırada Osmanlı vatandaşı Ermenilerin ihanetlerini ve gerek orduya, gerekse sivil halka verdikleri zararları yakından görmüş, başkaldıran Ermeni kuvvetlerine karşı on iki bin Türk askerini sevk ve idare etmişti. Rus ordusu ile çarpışma halinde olan ordumuzdan firar eden Ermeni asker ve subaylarının düşman tarafına geçerek, Türk köylerini yakıp yıkmalarını ve müslüman ahaliyi katletmelerini de yapıtlarında anlatmıştır.

1919 yılında, "Orduyu Hümayunda göstermiş olduğu hidemat-ı mühimme ve fedakaranesinden dolayı, beyan-ı teşekkürle" memleketine geri dönen Nogales, yaşamının diğer dönemlerinde Nikaragua, Panama, Amerika Birleşik Devletleri gibi, dünyanın değişik köşelerinde değişik serüvenler yaşamıştır.

Rafael de Nogales Mendez 1937 yılının 10 Temmuz günü altmış yaşında Panama'da hayata gözlerini yummuştur. Naaşı daha sonra ülkesi Venezuela'ya nakledilmiş ve burada defnedilmiştir.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 09-17-2017, 08:57   #4
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
PaylaştweetlepaylaşpaylaşOsmanlı Ordusunda Venezuellalı Bir Subay: Rafael de Nogales Mendez

Osmanlı Ordusu'nda görev yaparken Türkçe öğrenen Nogales, doğal olarak Türk askerini yakından tanıma fırsatı bulur. İmparatorluğun son dönemlerine tanık olan Nogales'in anlatılarından, katıldığı çarpışmalarda kendini bir Türk gibi gördüğü ve özveriyle görev yaptığı anlaşılmaktadır.

TarihCumartesi 22:15 | 16 Eylül 2017

Rafael de Nogales Mendez Birinci Dünya Savaşı döneminde, yabancı askeri uzman olarak Osmanlı Ordusu'nda görev yapmış bir Venezuela vatandaşıdır. 14 Ekim 1877'de Venezuela'nın Tekhira eyaletinin başkenti olan San Cristobal şehrinde doğan Rafael de Nogales Mendez, 1915 yılının Ocak ayında İstanbul'a gelmiş, 1919 yılına kadar Osmanlı Ordusu'nda önce Yüzbaşı, daha sonra Binbaşı olarak görev yapmıştır.

Nogales yaşamının bu dönemi ile ilgili bilgi ve hatıralarını derleyerek daha sonra yayımlanan "Hilal Altında Dört Yıl" ve "Hatıralar" adlı kitaplarına yansıtmıştır.

Rafael Ramon Indxauspe Mendez 14 Ekim 1S77'de Venezuela'nın batısında yer alan Tachira eyaletinin başkenti olan San Cristobal şehrinde doğmuştu. Gerek annesi Marfa Josefa Mendez Bdto gerek babası Pedro Felipe Indxauspe Cordero tarafından soylu ailelere mensup olan Nogales'in atalarından, Yüzbaşı Diego Mendez'in, Kristof Kolomb'a dördüncü Amerika yolculuğunda eşlik eden subaylardan biri olduğu bilinmektedir.


Henüz reşit olduğu gençlik yıllarında Baskça (Euskera) olan soyadını İspanyolcaya tercüme ederek Nogales olarak değiştiren yazar, ilk gençlik çağlarından itibaren savaş sanatı üzerine özel dersler almış ve ailesi tarafından klasik batı Avrupa tarzı bir eğitim görmesi için Almanya'ya gönderilmiştir.

Bir süre sonra Barcelona (İspanya) ve Louvain (Belçika) üniversitelerinde, felsefe, edebiyat ve fen bilimleri okumuş, askeri eğitimini ise Belçika Kraliyet Harp Okulu'nda almıştır. On yedi yaşında, asteğmen rütbesiyle İspanyol ordusuna katılmış, İspanya'nın son denizaşırı sömürgelerini yitirdiği 1898 savaşında Küba'da Amerika Birleşik Devletleri kuvvetlerine karşı savaşır. Bu savaşta yaralanan Rafael de Nogales gösterdiği yararlıklardan ötürü kendisine "Askeri Liyakat" madalyasının yanısıra İspanya'nın en önemli nişanlarından olan "Isabel La Catolica" (Katolik İsabel) nişanının verilmesinin teklif edildiğini ifade eder. 1898 savaşı sonrasında bir süre Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşadığı ve geçimini hayvancılık yaparak sağladığını anılarında kaydeden yazar, kumar masasında çıkan bir tartışma esnasında, kendini korumak durumunda kalarak, bir cinayete karışması sonrasında bu ülkeden ayrılır.

Yine kendi anılarından, 1903 yılında Çin'e gittiği anlaşılan Nogales, Macao ve Hong-Kong'da ve Kore'de, Port Arthur'da İngiliz casusları hesabına çalışarak Japonya yararına istihbarat ve karşı istihbarat faaliyetlerinde bulunur? 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı çıktığında, öncelikle ırk ve dil açısından yakınlığı bulunan Belçika ve Fransa'ya hizmet etmek istemişse de, bu iki ülke yetkililerinin, Nogales'in milliyetini değiştirmesini ya da yabancı lejyonunda görev yapmasını şart koşmaları üzerine, o ülkeler saflarında savaşmayı reddeder. Bu dönemde Bulgaristan'da Alman Ataşemiliteri olarak görev yapan Binbaşı Von Der Goltz ile aynı ülke nezdindeki Türk Ortaelçisi Fethi Bey'le (Okyar) tanışan maceraperest subay, onların tavsiyeleri üzerine Osmanlı İmparatorluğuna gönderilen Alman askeri uzmanlarıyla birlikte yabancı askeri uzman olarak, İstanbul'a gelir.

Kendi deyişiyle, "İtilaf Devletlerinin kapılarında boş yere aradığı konukseverliği, bir anda cömertçe, hiç beklemediği taraftan görür.

O dönemde Sofya sefaretimizde Askeri Ataşe olarak bulunan Mustafa Kemal (Atatürk) ile hemen hemen aynı günlerde, 1915 yılının Ocak ayında İstanbul'a gelen Nogales, dönemin en önemli askeri şahsiyetlerinden, Liman Von Sanders, Von Bronsart ve Damad-ı Hazreti Şehriyari Enver Paşa tarafından çok iyi karşılanır. Bu ilk gelişinde üç hafta kadar bir süre başkentte kalan Nogales, aynı yılın Şubat ayı başında III. Ordu emrine atanır ve 12 Şubat 1915 günü Haydarpaşa garından hareketle ülkemizde ilk görev yeri olacak olan Doğu cephesine doğru yola çıkar.

Rafael de Nogales Mendez, geldiği tarihten 1919 yılına kadar Osmanlı Ordusunda önce Yüzbaşı, daha sonra Binbaşı olarak görev yapar. Nogales'e Türkiye'den ayrılırken verilen, Harbiye Nazırı Abdullah Paşa imzalı terhis belgesinde, yazarın rütbesinin binbaşılığa yükseltildiği açık ifadelerle belirtilir.

Osmanlı Ordusu'nda görev yaparken Türkçe de öğrenen Nogales, doğal olarak Türk askerini yakından tanıma fırsatı bulur. İmparatorluğun son dönemlerine tanık olan Nogales'in anlatılarından, katıldığı çarpışmalarda kendini bir Türk gibi gördüğü ve özveriyle görev yaptığı anlaşılmaktadır. Çatışmalar sırasında birçok kez ölüm tehlikesi atlatan, bir kez de yaralanan Venezuelalı Nogales Süveyş Kanalının Afrika tarafında görev yaptığı sıradaki duygularını "Hilal Altında Dört Yıl" adlı kitabında şöyle ortaya koymuştur:

"Bu çöl çocukları arasında, alnımın üzerinde bir hilalle oturuyordum. Yaşamın ilginç tesadüfleri sonucunda Mısır Sina'sında Osmanlıların son sancaktarı ve halifenin temsilcisi olmuştum."

Türklüğü benimseyişi yukarıdaki satırlarda apaçık görülen yazar, bu satırlarda sözünü ettiği son birlik kendi komutasında Sina bölgesini terk ederken, topraklarını kaybeden bir vatan evladı gibi üzülmüş ve o günü şöyle anlatmıştır:

"Bu emir karşısında itaat etmekten başka çare kalmıyordu, sınırı yüreğim burkularak geçtim. Benimle birlikte Türk bayrağının Mısır topraklarından ebediyen silindiğini biliyordum.

Doğu cephesinde görev yaptığı sırada Osmanlı vatandaşı Ermenilerin ihanetlerini ve gerek orduya, gerekse sivil halka verdikleri zararları yakından görmüş, başkaldıran Ermeni kuvvetlerine karşı on iki bin Türk askerini sevk ve idare etmişti. Rus ordusu ile çarpışma halinde olan ordumuzdan firar eden Ermeni asker ve subaylarının düşman tarafına geçerek, Türk köylerini yakıp yıkmalarını ve müslüman ahaliyi katletmelerini de yapıtlarında anlatmıştır.

1919 yılında, "Orduyu Hümayunda göstermiş olduğu hidemat-ı mühimme ve fedakaranesinden dolayı, beyan-ı teşekkürle" memleketine geri dönen Nogales, yaşamının diğer dönemlerinde Nikaragua, Panama, Amerika Birleşik Devletleri gibi, dünyanın değişik köşelerinde değişik serüvenler yaşamıştır.

Rafael de Nogales Mendez 1937 yılının 10 Temmuz günü altmış yaşında Panama'da hayata gözlerini yummuştur. Naaşı daha sonra ülkesi Venezuela'ya nakledilmiş ve burada defnedilmiştir.
http://www.fikriyat.com/tarih/2017/0...nogales-mendez
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
türk tıp tarihi kurumu

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Tarihi ameliyattan çok özel görüntüler tususev Aktüel / Gündem / Haberler 6 03-12-2012 22:27
YDUS Tarihi Değişti inter-TUS Yan Dal Uzmanlık Sınavı (YDUS) 0 03-07-2012 19:39
Türk Hukuk Kurumu Panel - Ankara tususev Kongre - Sempozyum - Panel - Organizasyon - Seminerler 0 03-02-2012 13:58
38. dhy için tesçil tarihi ne zaman? rsm Tıbbi Elektronik Kaynaklar & Atlaslar 0 02-22-2011 21:50
Son Mezuniyet Tarihi ozzy 2010 Aralık TUS 5 07-21-2010 23:59


Şu Anki Saat: 11:21


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com