www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > MESLEKİ KATEGORİ > İdari Kurumlar / TIP Eğitim Kurumları > TTB > Tıbbiyeli hikmet’ten ito’lu selçuk erez’e

TTB Türk Tabipleri Birliği

7734 (0 Kayıtlı Ve 7734 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Konu: Tıbbiyeli hikmet’ten ito’lu selçuk erez’e Konu Cevaplama Paneli
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Güvenlik Sorusu
Başlık:
  
Mesajınız:
Başlık Sembolleri
Konunun başında Sembol kullanmak için aşağıdaki Listeden bir Sembol seçiniz:
 

Diğer Seçenekler
Diğer Ayarlar

Konuya ait Cevaplar (Yeniler yukarda)
10-01-2016 08:18
Kayıtsız Üye
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
T.C. İÇİN KAYGI DUYMAYAN SELÇUK EREZ DERHAL İSTİFA ETMELİDİR!
Abdullah Öcalan'ı destekleyen tutumuyla kamuoyunda yaygın eleştirilere maruz kalan İstanbul Tabip Odası Başkanı Selçuk Erez'e bir protesto da bugün Cağaloğlu'ndaki İstanbul Tabip Odası'nın önünde gerçekleştirildi...

T.C. İÇİN KAYGI DUYMAYAN SELÇUK EREZ DERHAL İSTİFA ETMELİDİR!

Facebook'ta Paylaş Tweetle Google+ Paylaş LinkedIn'de Paylaş
T.C. İÇİN KAYGI DUYMAYAN SELÇUK EREZ DERHAL İSTİFA ETMELİDİR!

Geçtiğimiz günlerde DTK, HDK, KJA, DBP ve HDP gibi PKK yandaşı örgütlerin “Çözüm süreci için tecrit kaldırılsın!” bahanesiyle Abdullah Öcalan ile görüşme talebinde bulunmak maksadıyla Diyarbakır’da başlattıkları açlık grevinde İstanbul Tabip Odası Başkanı Selçuk Erez’in Öcalan ve PKK’ya verdiği açık destek hekimler arasında infiale yol açmıştı. Kamuoyunda yaygın eleştirilere uğrayan Erez'e bir protesto da bugün Cağaloğlu'ndaki İstanbul Tabip Odası'nın önünde gerçekleştirildi. Önemli isimlerden oluşan bir grup doktor adında okunan bildiride Erez istifaya davet edildi. İşte o bildiri;

İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Selçuk Erez derhal istifa etmelidir!!

Prof. Dr. Selçuk Erez'in, Barış için Kürt siyasi iradesinin taleplerine teslim olmamızı vaaz eden çağrılarını kabul etmiyoruz. Aşağıda ayrıntıları yer alan açıklama ve eylemlerinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkeleri ile ilgili kaygı duymadığını üzülerek saptadığımız İTO Başkan'ı Prof. Dr. Selçuk Erez derhal istifa etmelidir!!

Abdullah Öcalan ile görüşmelerin serbest bırakılması amacıyla Diyarbakır’da başlatılan açlık grevi üzerine, Dicle Haber Ajansı aracılığıyla yayılan demecinde İTO Başkanı Selçuk Erez, “Kürt halkının temsilcisi Apo’dur. Barışa inanıyorsak bir an önce masa başına oturmalıyız.” diye açlık grevine destek vermiştir. http://ozgurlukcudemokrasi.com/2016/...temsilcisidir/

Erez, daha sonra Aydınlık Gazetesi’nin sorusu üzerine yaptığı açıklamada sözlerinin çarpıtıldığını belirterek “Benim Apo ile ilgim olamaz. Benim derdim bu memleketin bölünmez bütünlüğü ve insanların ölmemesidir. Bizim derdimiz eninde sonunda masaya oturularak halledilecek. Orada bana sorulan soru ‘Kürtleri kim temsil eder’ idi. Kürtler karar verir. Bu HDP mi, Apo mu, dağdaki adam mı, benim karar vereceğim bir şey değildir.” diye konuşmuştur. (13.09.2016 Aydınlık)

Erez 8 Eylül günü Cumhuriyet Gazetesindeki köşesinde yazdığı “Kim ördü bu duvarları?” başlıklı makalede ise “Öyleyse biz, Kürt’le Türk’ün, Aleviyle Sünninin arasında yani bu ülkede yaşayan güzel insanların aralarında bu duvarların dikilmesini görmezlikten mi geleceğiz? Hayır! Sonra “bölünmez bütünlüğümüzü” aslında bu duvarların yok ettiğini anlayacak ve siz doğudan biz de batıdan vurup vurup vurup yerle bir edeceğiz bu utanç duvarlarını ve bu ülkenin tüm meydanlarında halay çekerek kutlayacağız bunu.” diyerek çözüm önerisini dile getirmiştir. http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyaz...uvarlari_.html

İTO Başkanı 4 Eylül günü İstanbul’da gerçekleşen, HDP’nin asıl sahipliğini yaptığı mitinge davet için Tabip Odası’ndaki basın toplantısının açılışında da “İnsan olmanın gereği savaşa, savaşlara karşı durmaktır. Bugün hem içte hem de dışta savaşın bahis konusu olduğu bir ülke ortamında barış talebimizi ortak, güçlü ve en geniş kamuoyuna duyurulacak şekilde dile getirmemiz büyük, hayati önem taşıyor. Bu amaçla 4 Eylül günü İstanbul’da ortak, kitlesel bir buluşma, miting gerçekleştireceğiz” diye konuşmuştu. Yapılan ortak açıklamada “Cerablus’a girilmesi ile Suriye bataklığına bir adım daha atılmasını kaygı ile izliyoruz. Kürt sorununda; ölüm, kan ve gözyaşı dışında bir sonuç üretmeyen savaş/şiddet odaklı politikalarının derhal terk edilmesini, barışçıl ve demokratik yollarla çözüm için gerekli adımların acilen atılmasını istiyoruz. Kürt sorunu savaşla, şiddetle çözülemez. Ortak yaşam umudumuzu tüketen bu savaşa son verilmesini, silahların susmasını, müzakerelerin hemen başlamasını talep ediyor, Kürt sorununun demokratik çözümü için çağrımızı yineliyoruz.” http://www.istabip.org.tr/4342-baris...nlardayiz.html

İstanbul Tabip Odası’nı temsil eden Selçuk Erez’in bu konuşma ve açıklamalarda, Türkiye’nin toprak bütünlüğü, ulusal birlik, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkeleri ile ilgili bir kaygı duymadığı çok açıktır. Oysa Lozan Barışı ile çizilen sınırlarımızın ve aynı antlaşmanın hükümleri içinde yer alan yurtta barışın ilkelerinin değiştirilmesi için günümüzde çok yoğun bir saldırıyla karşı karşıya olduğumuz ortadadır. Terör yoluyla etnik ayrılık taleplerini dayatan bir örgütün varlığı gözden kaçırılmakta, istenirse bu terör eylemleri devlet tarafından durdurulabilirmiş gibi görülmektedir.




PKK ve İmralı’daki liderini destekleyen açıklamanın çarpıtma olduğunu ifade etmesine karşılık ne İstanbul Tabip Odası’nın iletişim araçlarında, ne de basında herhangi bir tekzip veya düzeltme girişiminde bulunulmadığını da kaydetmekte yarar var.

İlk bakışta kimsenin karşı çıkmayacağı barış özlemi, ayrılıkçı terör örgütünün siyasal amaçlarının meşrulaştırılması için kullanılmaktadır. Nitekim Dicle Haber Ajansı da İTO Başkanı sıfatını öne çıkararak bu kötüye kullanımı yapmış, Selçuk Erez ve İTO da buna ses çıkarmamıştır.

Açıklamalardan çıkan sonuç; Selçuk Erez’in etnik ayrılıkçı terör örgütüne değil, ona karşı güç kullanılmasına karşı olduğudur. Açıkça belirtilmese de terör örgütünün kentlerde ve dağlarda yığınak yaptığı, bomba ve patlayıcılar yerleştirdiği, doğu ve güneydoğuda yasadışı hâkimiyet kurduğu, silahlı milis kuvvetleri oluşturduğu “Açılım süreci” benzeri masaya oturulduğu bir “barış” dönemini istemektedir. Selçuk Erez ülkeyi zihnindeki bir duvarla ayırmış olmalı. “Siz doğudan, biz batıdan vurup vurup yerle bir edeceğiz” diye yaptığı çağrının hedefi de Kürt kökenli yurttaşlarımız olsa gerek. Görülen o ki, İTO Başkanı ve yönetiminin TSK’nın Cerablus operasyonu dahil her konuda tavrı var, ama PKK terörü konusunda hiçbir fikri yok. Hepsi birbirine bağlı olan Irak’ın, Suriye’nin, İran’ın ve Türkiye’nin toprak bütünlüğü sanki tehdit altında değil, gündemlerinde yok.

Cumhuriyet’in eğitim kurumlarında yetişmiş, Üniversite’de kamu görevi yapmış bir aydının trajik kişisel konumu ayrı bir değerlendirme konusu olabilir. Ama İstanbul hekimlerini temsil eden bir meslek örgütünün temsilcisi sıfatıyla yaptığı açıklamalar kesinlikle kabul edilemez.

İTO Başkanı Prof. Dr. Selçuk Erez ve Tabip Odası yönetimi, barış konusunda samimi ve tutarlı olmak için başta ABD olmak üzere Batılı devletlerden aldıkları destekle etnik ayrılık peşinde silaha sarılan PKK’ya açık tavır almak durumundadır. Bölgedeki sınırların değiştirilmesi için çaba gösteren, bölgedeki çatışmaların ana sebebi olan PKK, PYD, IŞİD vb. terör örgütlerine ödünsüz tavır almak zorundadır. Ne kendilerini ne de Meslek Odamızı bu planları desteklemek için kullandırmamaya özen göstermeleri gerekir.

"Çözüm ve barış" masallarıyla hekimleri yanıltan, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkeleri ile ilgili hiçbir kaygı duymadığını üzülerek saptadığımız Selçuk Erez, Dicle haber ajansına verdiği demeçle bardağı taşırmıştır. Hekimler artık daha fazla bu yükü taşıyamazlar. İTO Başkan'ı Prof. Dr. Selçuk Erez derhal istifa etmelidir!! 22.09.2016

Doç. Dr. E. İrfan Gökçay, İTO E. Genel Sekreteri, SB Okmeydanı Eğitim Hast. Ortopedi
Prof. Dr. Haluk Eraksoy, İTO E. YK Üyesi, İst. Tıp Fak. Enfeksiyon Hast.
Dr. İ. Hikmet Çevik, İst. SSK E. İl Müdürü, SB Beyoğlu Göz Eğitim Hast. İç Hast.
Prof. Dr. Nevzat Alkan, İst. Tıp Fak. Adli Tıp
Prof. Dr. Murat Hancı, Cerrahpaşa Tıp Fak. Beyin Cerrahi
Doç. Dr. İhsan Diler Özaçmak, SB Taksim Eğitim Hast. Cerrahi E.Uzm
Dr. Aydan Angay, Özel Hastane, Pediatrik Nöroloji Uzm
Doç. Dr. Defne Tamar Gürol, Serbest, Psikiyatri Uzm
Doç. Dr. M. Ali Uzun, SB Haydarpaşa Numune Eğitim Hast. Cerrahi Uzm.
Prof. Dr. Tijen Yeşim, SB Haseki Eğitim Hast. İç Hast. E.Uzm
Dr. Nazmi Geyik, SB Haseki Eğitim Hast. Cildiye E.Uzm
Dr. Göksu Giray, İşyeri Hekimi
Dr. Atay Uludokumacı, SB Bağcılar Eğitim Hast. Patoloji
Dr. Tayfun Budak, Vatan Partisi İl. Yön. Kurulu Üyesi, Üroloji
Dr. Kürşat Gökova, SB Haydarpaşa Numune Eğitim Hast. Radyoloji E.Uzm.
Dr. Rıfat Yücel, İTO E. Genel Sekreteri, İşyeri Hekimi
http://www.haberhabere.com/gundem/tc...dir-h6063.html
TTB doktorların temsilcisi değildir. .
09-27-2016 19:00
Kayıtsız Üye Selçuk Erez ve İstanbul Tabip Odası´nın kürt açılımı.


Sayın meslektaşlarımız;

İstanbul Tabip Odası Başkanı Selçuk Erez´in 9 Eylül 2016 tarihli Evrensel gazetesinde yer alan “Öcalan ile görüşme talebi doğrultusunda, DTK, HDK, KJA, DBP ve HDP öncülüğünde Diyarbakır´da başlatılan açlık grevi 5´inci gününe girdi” başlıklı haberi üzüntüyle izledik.

KESK, DİSK, EMEP, HDP başkan ve temsilcilerinin açıklamaları yanında, açlık grevi eylemine destek açıklamasında bulunan İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof.Dr.Selçuk Erez “Halkın alkış tutup tebrik etmesi gerekiyor. Kürt halkının temsilcisi Apo´dur. Barışa inanıyorsak, bir an evvel masa başına oturmalıyız” demektedir.

Takip eden günlerde başkan Erez çok sayıda kişi ve kuruluş tarafından protesto edildi ve görevinden istifaya çağırıldı. Biz, bugüne kadar, “bu kadarı da olmaz” diyerek başkan Erez´in Evrensel gazetesinde belki bir tekzibi yayınlanır mı diye bekledik. Ancak tekzip gelmedi.

Biz Özgür Hekimler Platformu olarak 2012 yılından bu yana, her oda seçiminden önce bu gidişi görerek uyarılarımızı yaptık. Selçuk Erez´in başını çektiği Demokratik Katılım Grubu´nun İstanbul Tabip Odası´nı etnik siyasetin peşine taktığını, odamızı büyük hekim kitlesinden ayırarak, bölerek etkisiz hale getirdiğini sürekli söyledik. Bu yönetim anlayışından kurtulmamız gerektiğini hekim camiamıza defalarca anlattık.

Bir kez daha hekim kamuoyunun dikkatini çekerek bu yönetime oy veren meslektaşlarımıza soruyoruz: Hekimlerin devasa sorunları her geçen gün artmaya devam ederken, İstanbul Tabip Odasını bölücü terör örgütlerine lojistik destek sağlama amaçlarına yönelik kullanmaya çalışan Selçuk Erez ve Demokratik Katılım Grubu´na bu girişim ve eylemleri yapsın diye mi oy verdiniz? Yoksa kendinizi kandırılmış hissediyor musunuz?

Özgür Hekimler Platformu olarak, Selçuk Erez´i istifaya davet etmiyoruz. Bu zihniyetin, benzer faaliyetlerde bulunduğunu ve bulunacağını söylemiştik ve söylemeye devam ediyoruz. Biz, Olağanüstü Hal Yasalarına dayanarak İTO yönetimi görevden alınsın, kayyum atansın da demiyoruz. Antidemokratik yöntemlere karşıyız. İTO yönetimini değiştirmek, İstanbul hekimlerinin oyları ile gerçekleşecektir.

Bizim çağrımız İstanbul Hekim kamuoyuna: Odamıza sahip çıkalım, üye olalım, seçimlere katılalım. Ülkemizin birlik ve bütünlüğünden yana olan, hekim haklarını savunmayı ve bu amaçla mücadele etmeyi birincil görev bilen, parlamenter demokrasiden yana, asker, sivil her türlü darbe ve dikta girişimine karşı, çağdaş, bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin temel değerlerini savunan Özgür Hekimler Platformu´nu desteklemeye çağırıyoruz.

Gelecek 2018 Nisan seçimlerinde, geçmişte çeşitli gerekçelerle bu yönetime oy veren meslektaşlarımızın değişimden yana oy kullanacağına, oy vermeyenlerin de bu kez seçimlere katılacağına ve Özgür Hekimler Platformu´nu yönetime getireceğine inanıyoruz.

Özgür Hekimler Platformu

http://www.ozgurhekimler.org/
09-24-2016 21:07
Kayıtsız Üye Mustafa MUTLU: DİSK, KESK, TMMOB ve TTB Yöneticilerine…
GündenKonuk YazılarSiyaset14 Ekim 2015



Ankara’daki katliamın ardından dört gün geçti. Artık sorma zamanı:
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK’in…
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu KESK’in…
Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği TMMOB’nin…
Ve Türk Tabipler Birliği TTB’nin o alanda ne işi vardı?
PKK’nın siyasi kanadı HDP’yle neden kol kola girdiler?
Neymiş, savaşa tepki gösteriyorlarmış, barış istiyorlarmış!
Hadi oradan Allah aşkına! Çocuk mu kandırıyorsunuz?
***
Eğer samimiyseniz; o barışı kimden istediğinizi de söyleyin o zaman…
Ya da dilinizin altındaki baklaları çıkartın; oyunu “delikanlı” gibi açık oynayın!
Bugüne kadar bir kez olsun PKK’yı eleştirebildiniz mi?
Bu örgün bir katiller topluluğu olduğunu söyleyebildiniz mi?
“Derhal silah bırak” diyebildiniz mi?
Hayır…
Tek yaptığınız şey; ülkeyi bölmek isteyen bu terör örgütüne askerin, polisin aynı yöntemle yanıt verdiği günlerde; onların yasal temsilcisi HDP ile kol kola girip “Barış İstiyoruz” diye çığlık atmak.
Barış istiyorsanız; önce yumruk atanı durdurun beyler; o yumruklardan korunmaya çalışanı değil…
PKK, Dağlıca’yı basıp onlarca askerimizi öldürdüğü zaman neden ortalıkta yoktunuz?
Polislerimize pusu kurulduğu günlerde neredeydiniz?
Sivil vatandaşlar katledildiğinde niçin susuyordunuz?
“Barış güvercinliği”niz neden böyle günlerde hiçbirinizin aklına gelmiyor da… Hep terör örgütü dayak yemeye başladığında devreye giriyorsunuz?
***
DİSK’in…
KESK’in…
TMMOB’nin…
Ve TTB’nin başkanları, yöneticileri…
Yöneticisi olduğunuz meslek örgütlerini HDP’nin çiftliği haline getirdiniz!
Kim bilir; belki safsınız, kandırıldınız… Belki de size verilen rolü seve seve oynuyorsunuz…
Solculuk; her türlü etnik ve dinci siyasete “Hayır” demeyi gerektirir…
Siz ise Kürtçülük üzerinden siyaset yapan HDP’nin ve onun silahlı örgütü PKK’nın maşası haline geldiniz.
Bu yüzden, solculuk, sosyalistlik ayağına yatmayın; yemeyiz…
***
Kısacası… Barışa değil; ayrışmaya hizmet ediyorsunuz.
Meslektaşlarınızın size verdiği yönetim yetkisini, “ülkeyi bölmeye çalışanlar”ın yanında yer alarak kötüye kullanıyorsunuz.
Eğer haksızsam…
Eğer sizi boş yere suçladığımı düşünüyor ve iddia ediyorsanız…
Hemen bir basın bülteni yayınlayın ve beni kınayın…
Bunu yaparken de…
“PKK şiddetine karşı olduğunuzu…”
“PKK’nın işlediği cinayetleri lanetlediğinizi…”
“Bu terör örgütünün cinayetlere ve katliamlara hemen son vermesi gerektiğini…” haykırın.
***
Eğer bunu yapamıyorsunuz…
Ben haykırıyorum:
Hepiniz katillere yardım ve yataklık yapıyorsunuz!
Sözüm ona “Barış” diyorsunuz ama mağdurun elini tutarak, saldırgana hizmet ediyorsunuz!
Gerçekten barışçı, masum üyelerinizi de aldatıyorsunuz!
Yani…
Kirlisiniz beyler…
Ve tarih elbette bir gün sizden de hesap soracak!

Aydınlık Gazetesi, 14 Ekim 2015]
http://ulusalyol.net/mustafa-mutlu-d...oneticilerine/
09-24-2016 21:05
Kayıtsız Üye 5’li Çete iyice kudurdu

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Türk Tabipler Birliği’nden (TTB) yapılan açıklamalarda; terör örgütü PKK övüldü, AK Parti Hükümeti’ne ise tehditler savruldu.

5’li Çete iyice kudurdu



Cizre, Silopi, Dargeçit ve Nusaybin’de hendek kuran ve vatandaşların doğup büyüdüğü yerlerinden göç etmesine neden olan terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonlar sürüyor. Sokağa çıkma yasağıyla iyice köşeye sıkışan terör örgütü büyük kayıplar yaşarken, terör destekçileri yeniden ortaya çıktı!
5’Lİ ÇETEDEN PKK’YA ÖVGÜ, HÜKÜMETE TEHDİT
Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Türk Tabipler Birliği (TTB); asker ve polisin sokak sokak, ev ev, cadde cadde terör örgütü mensuplarına yönelik operasyonuna tepki gösterdi. 5’li çete (HDP, DBP, HDK, DTK ve TTB) yaptığı açıklamalarla terör örgütü PKK’yı açık ve zımni ifadelerle överken, AK Parti Hükümeti’ne ise tehditler savurdu.
HENDEK KAZAN SOKAK VANDALLARINA DESTEK!
HDP Eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Sözcüsü ve HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, DTK Eş Başkanları Hatip Dicle ve Selma Irmak, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.
Demirtaş, hendek kazan sokak vandallarına destek verdi ve “Böyle hendek, çukur diyerek küçümsemeye çalışanlar da dönüp tarihe baksınlar. Mevzu hendek, barikat mevzusu değildir. Yüzde 50 oy almış bir hükümetsiniz daha Kürt sorunuyla ilgili elinizde ne yapacağınıza dair tek bir proje yok” iddiasında bulundu.
Selahattin Demirtaş, Kürt vatandaşların göç etmesine neden olan “öz yönetim”i savundu.
TÜRKİYE YERİNE RUSYA’NIN YANINDA YER ALDI
Demirtaş, Türk hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle Rus uçağının düşürülmesi olayında da Türkiye yerine Rusya’nın yanında yer aldı.
Demirtaş; “Putin’e bir iki gün meydan okuyup sonra süt dökmüş kediye dönen, Musul’a asker gönderdikten sonra bir iki gün dünyaya meydan okuyup sonra pısırık pısırık askerlerini geri çeken, İsrail’e One Minute diyerek 20 milyon dolara anlaşan Cumhurbaşkanı ve Başbakan, sıra Kürt halkına gelince mi kabadayı kesiliyorsunuz?” diye sordu.
TERÖR ÖRGÜTÜNE ÖVGÜ!
“Cizre’de 20 PKK’lı var diye 6 general, 36 albay, 10 bin askerle oraya operasyon yapmak mı kahramanlık” ifadeleriyle terör örgütü PKK’yı savunan Demirtaş, operasyon yapılan her yerde korku ve panik havası değil coşkunun hakim olduğunu ileri sürdü.
CAMİ, OKUL VE HASTANELERİ YAKAN PKK’YI AKLADI
PKK’nın cami, okul ve göç eden vatandaşların evlerini yakması ve hastaneleri roketatarlarla saldırmasını görmezden gelen Demirtaş, “Evleri, camileri tankla havaya uçuruyorsunuz, yetmiyor sizin kanallarınızda buradakiler ‘cami yaktı’ diyorsunuz. Kurşunlu Camii’ni yakanlar devletin görevlileridir. Halkımız bunun farkında” iddiasında bulundu.
BİZ ÖLÜM KORKUSUNU ÇOKTAN AŞTIK!
Demirtaş, 26-27 Aralık’ta Diyarbakır’da DTK’nın Kongresi’ne geniş bir şekilde katılacaklarını ifade ederek, “Öz yönetim ve özerkliğin inşası, sürecin siyasi zeminde daha güçlü bir şekilde ilerletilmesi için tartışacağız” diye konuştu.
Kongrede önemli kararlar alarak, bu kararları hayata geçireceklerini anlatan Demirtaş, “Bize böyle tankın namlusunu gösterip geri adım attıracaklarını zannediyorlarsa kusura bakmasınlar ama biz ölüm korkusunu çoktan aştık. Sokağa çıkma yasakları kalkacak, infazlar duracak, özerkliğin müzakere edildiği, üçüncü gözlemci gözün masada olduğu, Dolmabahçe mutabakatı üzerine tartışmanın başlayacağı sağlıklı bir müzakereye dönülecek. Bizim istediğimiz bu” şeklinde konuştu.
PKK’LILARA “DİRENİŞÇİ” DEDİ
Sokağa çıkma yasaklarının kanuni olmadığını ileri süren Demirtaş, valilerin bu kararı alamayacağını savundu. Demirtaş, “Gençler hendek kazıyormuş, halk barikat kuruyormuş. Başka bir yol gösterin, onu yapsınlar. Geri adım atmak bu tarihi dönemin onuruna yakışmaz. Bu direnişi ortaya koyan herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Çok görkemli, onurlu bir duruştur” dedi.
http://www.habermektebi.com/gundem/5...e-kudurdu/2145
09-24-2016 21:05
Kayıtsız Üye Dr. Yavuz Baştuğ'dan Türk Tabipler Birliği'ne kınama
Dr. Yavuz Baştuğ'dan Türk Tabipler Birliği'ne kınama
02/09/2015 | GÜNCELLEME: 02.09.2015 10:57 | 0 | 2331
FACEBOOK TWİTTER GOOGLE+

İstanbul Anadolu Kuzey Kamu Hastaneler Birliği İdari ve Mali Hizmetler Başkanı Op. Dr. Yavuz Baştuğ, Türk Tabipler Birliği'ni kınadı.

İstanbul Anadolu Kuzey Kamu Hastaneler Birliği İdari ve Mali Hizmetler Başkanı olan ve Beykoz Devlet Hastanesi'nin de daha önce başhekimliğini yapan Op. Dr. Yavuz Baştuğ, Türk Tabipler Birliği'ni kınadı.

Son haftada sağlık camiasının iki şehit vermesine sessiz kalan TTB Türk Tabipler Birliği'ne Dr. Yavuz Baştuğ'dan sert tepki geldi. Baştuğ, yayınladığı mesajında, PKK terör örgütü tarafından Diyarbakır'da şehit edilen Eczacı Yunus Koca ve Dr. Abdullah Biroğul'a Allah (cc)'den rahmet sağlık camiasına da başsağlığı diledi.

PKK teröre örgütünü de lanetleyen Dr. Baştuğ, saldırıları kınarken, "PKK ve terörden hiç bahsetmeyen üyesi olduğum Türk Tabipler Birliği (TTB)'yi insafa davet ediyor ve TTB'yi kınıyorum" ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi
http://dostbeykoz.com/dr-yavuz-bastu...rligi-ne-kinam
09-24-2016 21:03
Kayıtsız Üye Mehmet Akkaya: KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin barışı neyin nesi?

Bizim ve önceki kuşakların bilmediği “Dünya Barış Günü”, ne menem bir şey, önce ona bakalım.

İcat edilmesi 1981 yılında. Birleşmiş Milletler, Genel Kurul’un açılış günü olan her Eylül’ün üçüncü Salı gününü “Uluslararası Barış Günü” ilan ediyor. 2001 senesinde ise, 21 Eylül olarak değiştiriyor. Barış Çanı çalınıyor o gün.

Varşova Paktı ülkeleri ise, Hitler’in 1939’da Polonya’yı işgal ederek İkinci Dünya Savaşını başlattığı 1 Eylül’e, emperyalizme ve faşizme karşı mücadele günü olarak “Dünya Barış Günü” diyorlar.

Varşova Paktına bağlı ülkelerde, ABD ve AB’nin örgütlediği karşı devrimlerden sonra 1 Eylül unutuluyor.

O halde neymiş? 1 Eylül, emperyalizme karşı mücadele günü imiş. Barışın sağlanabilmesi de, emperyalizmin yok edilmesine bağlı imiş.

Varşova Paktı ülkelerindeki karşı devrimlerden sonra kof bir barış sloganına dönüştürülüyor, emperyalizm karartılıyor. Giderek, mazlum ülkeleri teslim almanın aracı haline getiriliyor.

***

Türkiye için barışın anlamı nedir?

ABD, Irak’ı işgal etmiş, parçalamış, Suriye ve Türkiye’yi parçalama faaliyetlerine hız vermiş, “kara gücümüz” dediği PKK’yı ve IŞİD’i sahaya sürmüş..

Ergenekon ve Balyoz ile Türk Ordusundaki Atatürkçü damarın tasfiye edilmek istenmesi, “açılım” diye PKK’nın güçlendirilmesi bu yüzden değil miydi? “Ergenekon operasyonu olmasaydı açılımı yapamazdık” itiraflarını hatırlayınız.

O halde 1 Eylül’de amaç “emperyalizme, bölücülüğe ve gericiliğe karşı bütün milleti birleştirmek” olmalıdır.

***

HDP’nin çağrısı ile Türk Ordusu’nun PKK’yi tasfiye etmesine karşı oluşan “barış bloku”, ABD kontrolüne geçen “Kobani”ye destek de veriyordu. Atatürk ve bayrak düşmanı “sol” örgütler ve CHP de katıldılar buna. Şimdi CHP’nin bloktan uzaklaş- maya başladığını görüyoruz ki, akıllıcadır.

Dün 1 Eylül idi. Barış bloku yeniden harekete geçirildi.

KESK, DİSK, TTB ve TMMOB Başkanları, barış adıyla eylem çağrısı yaptılar.

“Barış” deyince, emperyalizme, ırkçılığa ve gericiliğe karşı çıkarlar sanmıştık.

1 Eylül deyince, ABD’nin BOP planına, mazlum ülkeleri parçalamasına karşı çıkarlar, Irak’ın, Suriye’nin, İran’ın ve Türkiye’nin toprak bütünlüğünü savunurlar sanmıştık.

Barış deyince, ABD’nin bölgemizden def olmasını isterler, planlarına alet olanları teşhir eder, onlara karşı mücadele ederler sanmıştık.

Heyhat!

Yıllardır ABD ve AB emperyalizmini dillendirmeyen bu sayın yöneticiler, bu kez ABD’den lütfen söz ettiler: “ABD gibi küresel emperyalist güçlerin isteği ve yönlendirmesiyle, uzun süredir Suriye ve Irak’ta savaş sürüyor. Çağdışı cihatçı IŞİD vb. örgütler en çok kadınların hayatını cehenneme çeviriyor, Ortadoğu halklarına dünyayı dar ediyor.”

Ya BOP planı?

Ya Irak, Suriye, Türkiye ve İran’ın parçalanma gayreti? Ya ikinci İsrail görevini vermek istedikleri ABD sömürgesi “Kürdistan”?

Ya ABD’nin “kara gücümüz” dediği PKK?

Hiçbiri, hiçbiri yok barış talebinde.

***

Canım kardeşlerim, sevgili KESK, DİSK, TTB ve TMMOB yöneticileri, neyi saklıyorsunuz? Suriye ve Irak’ta çıkarılan savaş, futbol maçı yüzünden miydi?

Türk Ordusu’nun PKK’yı tasfiye girişimi, “en tepedekinin iktidar saplantısı” yüzündenmiş.

Tepedeki değil miydi, BOP Eşbaşkanı olduğunu söyleyen?

Tepedekiler değil miydi, “Ergenekon ve balyoz operasyonları açılım içindi” diyen?

Atatürk’ü anlamaz, hatta ona düşman olur, Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyet birikimini görmez iseniz, her şeye işbirlikçilerin muktedir olduğunu sanacak kadar koparsınız gerçeklerden.

ABD’nin Türk Ordusu’nu düşman ilan edişini önemsemez, PKK’ya operasyonlara ABD ve AB’nin neden canhıraş şekilde karşı çıktığına kafa bile yormazsınız.

“Körün değneğini bellemesi” derler buna.

Bu sayın yöneticiler, PKK’ya siper olarak, ABD’ye destek olduklarının, emperyalizmin planlarının aleti haline geldiklerinin de farkında değiller.

Değiller ise büyük gaflet. Solculuğa alfabesinden başlamaları, örneğin DİSK’in Kuruluş Bildirgesini yeniden okumaları gerek.

Farkındalar ise, sadece millete değil, işçi sınıfına ve tabanlarına ihanettir bu.

Bu çizgi, kesinlikle milletin de tabanın da isyanına yol açacaktır.

Değneği belleyenler bunu bile görmüyorlar.

Mehmet Akkaya
https://vatanpartisi.org.tr/genel-me...yin-nesi-14625
09-24-2016 21:02
Kayıtsız Üye PKK doktor öldürsün, TTB konser derdinde
Hükümetin sağlık sekrötüne yönelik aldığı her kararı iş bırakma eylemiyle protesto eden doktorlar odası PKK’nın doktor öldürmesine sessiz..
14Facebook'ta paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır)14Twitter üzerinde paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır)Google+ üzerinde paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır)WhatsApp'ta paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır)Telegram'da paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır)Skype’da paylaş (Yeni pencerede açılır)Yazdırmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır)Arkadaşınızla e-posta üzerinden paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır)
PKK doktor öldürsün, TTB konser derdinde
01.09.20150


Kulp ilçesinden Diyarbakır’a giderken yol kesen PKK’lıları görünce kaçmaya çalışan doktor Abdullah Biroğlu, teröristlerin açtığı ateşte hayatını kaybetti.

TABİPLER BİRLİĞİ PKK’YI KINAYAMADI
Türk Tabipler Birliği ve onun şubeleri gibi, doktorın meslek örgütleri saldırıyı kınarken bile terör örgütü PKK’nın ve onun yaptığı silahlı eylemin adını anmadılar.

tabi9073DOKTOR ÖLMÜŞ, DOKTORLAR ODASI KONSERDE
Ankara Tabipler Odası da PKK’nın bir doktoru öldürdüğü gün üyelerini Suavi konserine davet etti.

Kaynak: ensonhaber.com
http://www.anadolugunluk.com/pkk-dok...nser-derdinde/

http://www.yadigardundar.com/makaled...n-devrede.html
09-24-2016 21:01
Kayıtsız Üye TTB YÖNETİMİ PKK'YI MEŞRULAŞTIRMA ÇABASINDA İDDİASI
ADMiN
Türkiye, bir grup akademisyenin neden olduğu bildiri skandalından sonra şimdi de Türk Tabipler Birliğinin yol açtığı skandalı tartışıyor.



Tıp Kurumu Başkanı Dr. Mehmet Altınok ve Genel Sekreter Dr. Ali Rıza Üçer, Türk Tabipleri Birliği'nin TTB'nin PKK paralelinde hazırlayarak Dünya Tabipler Birliği Genel Kurulu'na sunduğu raporda güvenlik güçlerinin Güneydoğu'da sağlık çalışanlarına, kurumlarına ve araçlarına saldırdığını iddia etmesine sert tepki gösterdi. TTB yönetiminin PKK'yı meşrulaştırarak, sorunu uluslararası platforma taşımaya çalıştığını söyledi. TTB'nin Dünya Tabipler Birliği ile birlikte 26-27 Şubat'ta İstanbul'da düzenlenecek sempozyumda konuyu bir kez daha uluslararası platforma taşımaya çalışacağı uyarısını yapan Altıok ve Üçer, tüm hekimlere göreve çağırdı.

PKKNIN SALDIRILARINA KAMUFLAJ

Tıp Kurumu yöneticileri Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından, Dünya Tabipler Birliği'nin (DTB), 14-17 Ekim 2015'te Moskova'da düzenlenen Genel Kurulu'na sunulan ''Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesinde 20 Temmuz 2015 Sonrası Çatışma Döneminde Sağlık Hizmetleri Hızlı Değerlendirme Araştırması'' başlıklı raporla ilgili şunları söyledi :

''TBB yöneticileri, PKK'nın başta Diyarbakır'ın Sur ilçesi olmak üzere Güneydoğu'da il ve ilçeleri cephaneliğe dönüştürmesini, hendekler kazanarak güvenlik güçlerine ve sivillere topyekûn saldırı başlatmasını, yüzlerce güvenler görevlimizi ve masum sivili öldürmesini, yaralamalarını, hastanelere, okullara roketlerle, Molotoflarla saldırmasını, ambulansları yakıp yıkılmasını kamufle ederek meşrulaştırma ve dengeleme çabasına giriyor. Raporun dili HDP/PKK cephanesinin dilidir.

PKK'YI SOLUKLANDIRMA ÇABASI

''TTB raporuna göre çatışan iki taraf var. T.C. Devleti ve PKK. PKK'nın yarattığı kanlı terör ortamında önce özerklik ardınsan komşu dört ülkedeki Kürtlerle bütünleşik bir Kürdistan hayalini gerçekleştirmek için öne sürdüğü taleplerin hayata geçirilmesi için kalkışmanın meşrulaştırılması ve sorunun uluslararası platforma taşınması gerekiyordu.

Köşeye sıkışan PKK'nın soluklanması için sokağa çıkma yasaklarının kaldırılması amacıyla AİHM'e başvurulması bunun örneklerinden biriydi. Bu mücadele küresel işbirlikçi sivil toplum örgütlerinin, meslek birliklerinin, sendikaların desteği de yaşamsal önemdeydi. TTB'nin Moskova'da ki DTB toplantısına yetişmek için palas pandıras hazırlattığı raporun aynı dönemde TMMOB, SES, İnsan Hakları Vakfı, Türkiye Psikiyatri Derneği gibi meslek örgütleri ve sendikalar tarafından hazırlanmış raporların verileriyle zenginleştirilmesi de dikkat çekiciydi.''

Kaynak: Medimagazin.com.tr
09-24-2016 21:00
Kayıtsız Üye İstanbul Hekim Dayanışması, PKK’ya destek veren TTB’yi uyardı
admin | 04 Nisan 2016 | Gündem, Tüm Manşetler
ttb-ye-ihtar-1b765

İstanbul Tabip Odası’nın, Dr. Fatih Sürenkök’e sahip çıkan açıklamasına İstanbul Hekim Dayanışması’ndan yanıt geldi
“Hiçbir Türk hekimi, ‘Kürdistan faşizme mezar olacak’ sloganları eşliğinde, güvenlik kuvvetlerimizin verdiği mücadeleyi aşağılayıp karalayamaz”
Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez konseyi üyesi Fatih Sürenkök hakkında, katıldığı eylemler nedeniyle soruşturma başlatılması ve açığa alınması yeni bir tartışma başlattı.

TTB Merkez Konseyi, Sürenkök’ün açığa alınmasından İzmir Tabip Odası’nı sorumlu tuttu.

İzmir Tabip Odası ise bu suçlamayı reddederek, tartışmanın oda seçimleri öncesinde çıkartılmasına dikkat çekti. İstanbul Tabip Odası ise “Biz Hekimler; TTB Merkez Konsey Üyemiz ‘Fatih Sürenkök’ olmaya devam edeceğiz. Onun yaptıklarını yapmaya, söylediklerini söylemeye, mücadelesini büyütmeye kararlıyız” açıklaması yaptı.

İstanbul Tabip Odası’nın bu açıklamasına yanıt İstanbul Hekim Dayanışması’ndan geldi. Hekimlerin cevabı şöyle oldu: “Biz Hekimler; Fatih Sürenkök olmayacağız. Bizler Tıbbiyeli Hikmetlerin, Tevfik Sağlamların, Nusret Fişeklerin, yaptıklarını yapmaya, söylediklerini söylemeye, mücadelesini büyütmeye kararlıyız.”

Sürenkök’ün sokağa çıkma yasaklarına karşı 15 Aralık 2015’te İzmir’de katıldığı eyleme gönderme yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Hiçbir Türk hekimi, ‘Kürdistan faşizme mezar olacak’ sloganları eşliğinde, güvenlik kuvvetlerimizin, ABD’nin Ortadoğu’daki yegane kara gücü PKK’ya karşı, vatanımızın bütünlüğü ve milletimizin birliği için verdiği mücadeleyi aşağılayıp karalayamaz. Bu konuda Cumhuriyet Savcılığı soruşturma açarak, Cumhuriyet’i koruma görevini yapmaktadır. Yerindedir. Biz güvenlik kuvvetlerimizin verdiği vatan mücadelesinin yanındayız. İhbarcılık suçlamaları ile yaygara kopartarak yavuz hırsız ev sahibini bastırır hesabı bizlere diz çöktüremezler.”

SÖZDE ‘BARIŞ’ AFYONUNU YUTMUYORUZ!

Açıklamada, İTO’nun “Türklerin ve Kürtlerin birbirini öldürmelerine seyirci kalmayacağız” ifadesi “dimağları felç etmenin etkin bir yolu” sözüyle değerlendirildi ve şunlar kaydedildi:

“Etrafına baktığında etnik kimliklerden başka bir şey göremeyen ırkçı bakış açısının vardığı son nokta. Ortada bir Kürt-Türk çatışması yok. Türkiye Cumhuriyeti devletinin güvenlik kuvvetlerinin, ülkeyi bölüp ABD’nin 2. İsrail hedefini gerçekleştirmek isteyen PKK ve Suriye’deki uzantısı PYD’ye karşı, vatan bütünlüğü ve Ortadoğu halkları, hatta bütün insanlık adına kahramanca, şehitler vererek, Kürt-Türk tekmil millet adına yaptığı mücadele var. Eli silahlı ABD enstrümanlarını hendeklere gömdükçe, destekçileri böyle çarpıtmalarla aklımızı çelebileceklerini düşünüyorlar. Milletimizden ve hekimlerden tamamen koptuklarından, bu propagandanın etkili olacağını düşünüyorlar. Biz milletimize ve hekimlere güveniyoruz.

Barış kelimesinin herkesi teskin eden sihrine güvenip, bu etkiyle Türk güvenlik güçlerinin eli silahlı bölücüleri hendeklere gömmekten vazgeçmesini sağlamak için kamuoyu baskısı oluşturmaya çalışıyorlar. Barış kelimesinin bugünkü anlamı, güvenlik kuvvetlerine ‘operasyonları durdur’, demektir. Bu afyonu bir kere yuttuk ve ne olduğunu gördük. Altımıza bombalar döşendi. Altından sadece kan ve gözyaşı çıktı. Denenmişi tekrar deneyecek kadar kendimizi kaybedeceğimizi kimse beklemesin.”

‘SAĞLIKTA KAMU, VATAN BÜTÜNSE VARDIR’

İstanbul Hekim Dayanışması açıklamasında TTB’nin PKK üzerinden ABD’nin enstrümanı yapılmasına izin vermeyeceklerini vurguladı. Açıklama şöyle devam etti:

“Kamu Sağlık hizmeti ‘Demokratik açılım sürecinde’ bölündü ve parçalandı özerkliğe hazırlık olsun diye. ‘Açılımın’ yanlış olduğu görülünce, bunun da yanlış olduğu anlaşıldı, parçalanma durdu ve yeniden bütünleşme yolunda adımlar atılmaya başlandı. Hayat hepimizi terbiye eden en büyük okul. Sağlık hizmetinin bir hak ve kamusal hizmet olarak verilebileceği ölçeğin vatan bütünlüğü olduğunu, hayat bize kendi üslubuyla öğretti. Bölücülerle işbirliği halindeki yönetimin yere düşürdüğü bu bayrağı, TTB’nin amentüsünü, yerden kaldırmak bize düştü. Ne mutlu bize.”

‘BİRLEŞİYORUZ’

TTB’nin yeniden milli ve demokratik yapıya kavuşacağı, bunun bir mecburiyet olduğu belirtilen açıklama şöyle noktalanıyor: “Girmiş olduğumuz mücadele hepimizi değiştirecek. Herkes buna hazır olmalı. Kimse mevcut durumunu koruyamayacaktır. Bu topyekûn bir mücadele; bacaklar titremeyecek, armudun sapı, üzümün çöpü denmeyecek; Türk hekimleri vatanı ve emeği için birleşecektir.”

Kaynak: Aydınlık
http://www.habersom.com/istanbul-hek...-ttbyi-uyardi/
09-24-2016 21:00
Kayıtsız Üye TTB: Sağlık Tesislerini Polis Asker Yaktı PKK'nın Suçu Yok
TTB'NİN BAŞININ ÖNÜNDEKİ TÜRK KELİMESİNİ ÇIKARTMASINI TAVSİYE EDERİZ.

TTB: Sağlık Tesislerini Polis Asker Yaktı PKK'nın Suçu Yok

Facebook'ta Paylaş Tweetle Google+ Paylaş LinkedIn'de Paylaş

TTB'NİN BAŞININ ÖNÜNDEKİ TÜRK KELİMESİNİ ÇIKARTMASINI TAVSİYE EDERİZ.

İşte İhanet ve hainliğin son versiyonu. ''TTB, Diyarbakır'ın Sur ve Ergani ilçelerinde ASM'lerin kundaklanması ile ilgili hazırladığı skandal rapor ''

TTB Merkez Konseyi ve TTB Aile Hekimleri Kolu adına bir heyet, Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki 1 No'lu Aile Sağlığı Merkezi ile Ergani ilçesindeki 4 No'lu Aile Sağlığı Merkezi’nin 05.02.2016 tarihinde kundaklandığı ve yakıldığı haberleri üzerine bir dizi görüşme ve ziyaret gerçekleştirdi. TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Şeyhmus Gökalp ve TTB Aile Hekimleri Kolu Yürütme Kurulu üyesi ve Diyarbakır Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Celal Canpolat'tan oluşan heyet, görüşme ve ziyaret sonuçlarını raporlaştırdı.

Raporda, ülkemizin içinde bulunduğu çatışmalı ortamda sağlık tesislerinin ve sağlık çalışanlarının artan bir şekilde çeşitli saldırılara ve çeşitli baskılara uğradığına dikkat çekilirken, "İnsanlara yaşam ve şifa dağıtılan sağlık mekânlarımızın bu şekilde yakılıp, kundaklanmasını ve malzemelerimize el konulmasını kabul edilemez buluyoruz" ifadelerine yer verildi.

Rapora ulaşmak için tıklayınız.

http://www.personelsaglikhaber.net/g...ok-h58586.html
Bu Konuda 10 fazla Cevap bulunuyor. Bütün Cevapları görmek için buraya tıklayın.

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Şu Anki Saat: 17:04


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com