www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > MESLEKİ KATEGORİ > İdari Kurumlar / TIP Eğitim Kurumları > ÖSYM > ÖSYM eski başkanı Prof.Dr. Ali Demir'e şahitlik ediyoruz

2051 (1 Kayıtlı Ve 2050 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Konu: ÖSYM eski başkanı Prof.Dr. Ali Demir'e şahitlik ediyoruz Konu Cevaplama Paneli
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Güvenlik Sorusu
Başlık:
  
Mesajınız:
Başlık Sembolleri
Konunun başında Sembol kullanmak için aşağıdaki Listeden bir Sembol seçiniz:
 

Diğer Seçenekler
Diğer Ayarlar

Konuya ait Cevaplar (Yeniler yukarda)
08-19-2019 06:59
Kayıtsız Üye Kaç Yanlış ÖSYM Başkanı Ali Demir Eder?

Tarih:*****Eylül 06, 2012Kategori:*****EMEK VE DEMOKRASİ HABERLERİEtiketler:Yorum YokOkunma: 703 views

*****Yazdır*****E-posta

Danıştay’ın 2010 yılındaki Tıpta Uzmanlık sınavını iptaliyle birlikte 2 yıl önce yapılan yerleştirmeler baştan aşağıya değişmişken ertesi gün yeni bir ÖSYM skandalı patlak verdi. AKP yöneticilerinin ve TUSKON’cuların “şov yaptığı” Hakim ve Savcılığa geçiş sınavı da iptal oldu*****

ÖSYM’de bir hafta içinde ikinci skandal. Danıştay’ın, 2010 yılında Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı’nın bazı sorularını iptal etmesinin ardından ÖSYM’nin 6 Mayıs 2012’de düzenlediği Hakim ve Savcılığa geçiş sınavı da iptal oldu Uzun süre adayların itirazlarına direnen ÖSYM aylar sonra,“Somut bir delil yok, sınav güvenliği için iptal ettik” dedi.*****

Avukatlık mesleğinden hakimliğe geçmek isteyen 1.589 kişinin katıldığı sınavda, Samsun İl Özel İdaresi’nin 1. Hukuk Müşavirliği görevini de yürüten Avukat Ahmet Kahrıman 93.5 puanla birinci, eşi Merzifon Belediyesi’nin Ak Parti’li üyesi Avukat Nalan Kahrıman da 93.2 puanla ikinci olmuştu.*****

Sınavda 16’ncı Maviye Keleş, 17’nci ise eşi Mehmet Keleş oldu. Adalet Bakanlığı’nın düzenlediği avukatlıktan hakim ve savcılığa geçiş sınavına giren hukuk mezunu kuyumcu Behzat Murat Sümbüllü’nün de avukatlık yapmamasına karşın 85.6 puanla yıllardır avukatlık yapan rakiplerini geride bırakması dikkat çeken detaylar olmuştu. Sümbüllü Fethullah Gülen cemaatinin patron örgütü TUSKON üyesi!*****

ÖSYM’ye Türkçe dersleri: Delil yok değil fail yok*****

ÖSYM’nin kurduğu inceleme komisyonunun raporunda ”somut bir delil olmamakla beraber” şu sonuçlara varıldı:*****

* Normal şartlar altında zorluk derecesi yüksek sınavlarda başarı barajının 70 puanın hemen üstünde yoğunlaşması beklenirken, bu sınavda yoğunlaşma 80 puan ve üzerinde.*****

* 65 ve altında puan alan grubun yanında 80 ve üzeri alan çok kalabalık bir grup oluştu. Normal veri olarak kabul gören 65 ve 75 arası beklenen istatistik zayıf kaldı.*****

* 2011’de başarılı olan illerle 2012’de başarılı olan iller arasında bir uyum yok.*****

* 2011’de sınava giren adayların bazılarının puanları, 2012’de sınav daha zor olmasına rağmen ortalama 40 puan civarında arttı.*****

* Sınavı ilk 50 sırada başarıyla tamamlayan adaylardan 26’sı 2011 sınavında 70 baraj puanının altında kaldıkları halde bu sınavda 85 ve üzeri puan alarak ilk 50 dereceyi paylaştı.*****

* 140 soruda 92 ve üzerinde doğru yanıtı bulunan 357 adayın verdikleri cevaplar üzerindeki analizde ‘kritik belirleyici’ sorulardan bazılarında, oluşma olasılığı çok düşük olmasına rağmen yanlış cevap üzerinde birleşildiği görüldü.*****

* Başarılı adaylardan bazılarının karı-koca veya akraba ilişkilerinin olduğu belirlendi.*****

* Sınavı üstün başarıyla kazanan 4 evli çiftin cevap kâğıtlarındaki tıpkılık yanında puanlarının da birbirine yakın ve yüksek olması dikkat çekti.*****

* Sınav sonuçlarında özellikle derece yapmış bazı adayların soru kitapçıkları üzerinde bir işlem, yazılı muhakeme ya da karalama yapmaksızın matematik sorularında yüzde 100 doğru yaptıkları ya da yaptıkları karalamalarda ulaştıkları ve ulaşamadıkları sonucu değil farklı şıkkı işaretledikleri görüldü.*****

Denizde kum, ÖSYM’de skandal bitmez*****

2010’da Ünal Yarımağan zamanında KPSS ’de 500’ü aşkın aday Eğitim Bilimleri testinde 120’de 120 doğru yaptı.*****

2010 Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda 4 sorunun yanlış olduğu ileri sürüldü. Dava Danıştay’a kadar uzarken ÖSYM 1,5 yıl sonra soruların yanlış olduğunu kabul etti.*****

29 Mart 2011’de ÖSYM Başkanlığı’na Ali Demir geldi ve YGS’de şifre skandalı patlak verdi. Demir önce reddetti sonra ‘Şifre var kopya yok’ dedi. Savcılık takipsizlik verdi*****

Aynı sınavda Bazı adayların puanları yanlış hesaplandı.*****

Diyarbakır’da YGS’ye giren 4 öğrencinin cevap anahtarı kayboldu. Öğrenciler doğrudan ikinci sınav LYS’ye girmeye hak kazanmış sayıldı.*****

2011 ALES’te İzmir’deki bir okulda kitapçıktaki sorular eksik çıktı. Manisa’dan yedek kitapçık getirtildi.*****

2011 Yurtdışı Yükseköğretim diplomaları denkliği için seviye tespit sınavında tıp doktorluğu ikinci aşama kitapçığındaki 100 sorudan 75’i önceki yılın sorularıyla aynı çıktı sınav iptal oldu.*****

2012 KPSS ’de 2. oturum devam ederken sabah sorulan sorular internete düştü. ÖSYM sızdırmayı reddetti, savcılık soruşturuyor.*****

2012 LYS puanların yanlış hesaplandığı idda edildi. ÖSYM yine reddetti.
08-13-2019 13:56
Kayıtsız Üye Haber*****>*****Türkiye Haberleri*****>*****Eski ÖSYM Başkanı Ali Demir hakkında soruşturma izni verildi

Eski ÖSYM Başkanı Ali Demir hakkında soruşturma izni verildi

ntv.com.tr

13.08.2019 - 08:16TürkiyeYÖK, eski ÖSYMBaşkanı Ali Demir hakkında soruşturma izni verdi.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Genel Kurulu, FETO üyeliği suçlamasıyla gözaltına alınan ardından adli kontrol kararıyla serbest bırakılan eski Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Ali Demir hakkında soruşturma izni verdi.

Hürriyet gazetesinden Mesut Hasan*****Benli'nin heberine göre, YÖK kararında, Demir hakkındaki iddiaların yargılamayı gerektirdiği belirtildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, ÖSYM'deki FETÖ yapılanması kapsamında geçen nisan ayında eski Başkan Ali Demir'in de aralarında bulunduğu 34 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılmıştı.

Demir, savcılık sorgusunun ardından silahlı terör örgütü üyesi olmak' suçundan nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edilmişti. Demir, hâkimlik sorgusunun ardından, "elektronik kelepçe takmak suretiyle konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştı.

Demir'in avukatlarının yaptığı itirazın ardından verilen adli kontrol kararı da kaldırılmıştı.

HARDDİSKLER NEDEN SİLİNDİ*****

Soruşturma kapsamında savcılık, YÖK'e yazı yazarak ÖSYM'nin 6114 sayıli Kanun kapsamında Demir hakkında, görevi kötüye kullanma' suçlamasından soruşturma izni talep etmişti. Savcılığın talebi üzerine YÖK Genel Kurulu, Demir'in ÖSYM personeli hakkında FETÖ ile bağlantı olup olmadıkları konusunda bir inceleme yapıp yapmadığı, 2015 yılında kullanım dışına çıkarılan 97 bilgisayar harddisklerin silinmesi iddiası, sınav sorularının sızdırılması iddiası, kurulan programlar güvenlik açıklarının bulunduğu iddialarına ilişkin savunmasını aldı. Demir, savunmasında atılı suçlamaların hiçbirisini kabul etmediğini, ÖSYM de çalışan personel ile ilgili olarak istihbarat dairelerinden gerekli bilgi notlarını aldıklarını, bugün soruşturma geçiren şahıslarla alakalı o tarihler itibarıyla herhangi bir olumsuzluk tespit edilmediğini iddia etti.

ÖSYM Bilgi güvenliği ve siber güvenlikle alakalı olarak TÜBİTAK ile birlikte çalışıldığını, mevcut programları TUBITAK'ın yazıp, kurup, işlettiğini anlatan Demir, kurulduğu tarih itibarıyla sistemlerden herhangi bir açık tespit edilmediğini söyledi. Demir, programlarda bir güvenlik açığı var ise kendisinin sorumluluğunun bulunmadığını, kurumsal anlamda ÖSYM ve OSYM Başkanı olarak her türlü özel ve gayreti gösterdiklerini, bilişim ve güvenlik sistemlerinde iddia edilen açıkların bulunmadığını anlattı.

"HERHANGİ BİR İHMALİM YOK"

Savunmasında, bir soru çalma veya sızdırma girişimi olmadığını da iddia eden Demir, terör örgütü üyeliği suçlaması ile yürütülen soruşturmanın 6114 sayılı ÖSYM Kanunu'nun 6. maddesi üzerinden yürütülmesinin de yerinde olmadığını ve herhangi bir ihmali söz konusu olmadığı için hakkında soruşturma izni verilmemesi gerektiğini belirtti.

"YARGILANMASI GEREKMEKTEDİR"

YÖK Genel Kurulu da 4 Temmuz'da Demir'in yargılanması için soruşturma izni verdi. Kararda, "Yürütülen soruşturmanın dayanağı iddialarının ağırlıklı olarak siber alanla ilgili olması bahsi geçen teknik yazılım donanım ve programlara ilişkin iddialarının önemli görülmesi, iş bu iddialarin açıklığa kavuşturulması için yargılanma gerekmektedir" denildi.

Demir'in avukatı YÖK'ün verdiği soruşturma izni kararına geçen günlerde itiraz etti
08-13-2019 10:47
Kayıtsız Üye Eski ÖSYM Başkanı Demir'e soruşturma izni: Harddiskler neden silindi?Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Genel Kurulu, eski ÖSYM Başkanı Ali Demir hakkında soruşturma izni verdi.

*************************13.8.2019 09:54:18

YÖK kararında, Demir hakkındaki iddiaların yargılamayı gerektirdiği belirtildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, ÖSYM'deki FETÖ yapılanması kapsamında geçen nisan ayında eski Başkan Ali Demir'in de aralarında bulunduğu 34 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılmıştı.

Demir, savcılık sorgusunun ardından silahlı terör örgütü üyesi olmak' suçundan nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edilmişti. Demir, hâkimlik sorgusunun ardından, "elektronik kelepçe takmak suretiyle konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştı.

Demir'in avukatlarının yaptığı itirazın ardından verilen adli kontrol kararı da kaldırılmıştı.

HARDDİSKLER NEDEN SİLİNDİ?

Soruşturma kapsamında savcılık, YÖK'e yazı yazarak ÖSYM'nin 6114 sayıli Kanun kapsamında Demir hakkında, görevi kötüye kullanma' suçlamasından soruşturma izni talep etmişti. Savcılığın talebi üzerine YÖK Genel Kurulu, Demir'in ÖSYM personeli hakkında FETÖ ile bağlantı olup olmadıkları konusunda bir inceleme yapıp yapmadığı, 2015 yılında kullanım dışına çıkarılan 97 bilgisayar harddisklerin silinmesi iddiası, sınav sorularının sızdırılması iddiası, kurulan programlar güvenlik açıklarının bulunduğu iddialarına ilişkin savunmasını aldı. Demir, savunmasında atılı suçlamaların hiçbirisini kabul etmediğini, ÖSYM de çalışan personel ile ilgili olarak istihbarat dairelerinden gerekli bilgi notlarını aldıklarını, bugün soruşturma geçiren şahıslarla alakalı o tarihler itibarıyla herhangi bir olumsuzluk tespit edilmediğini iddia etti.

ÖSYM Bilgi güvenliği ve siber güvenlikle alakalı olarak TÜBİTAK ile birlikte çalışıldığını, mevcut programları TUBITAK'ın yazıp, kurup, işlettiğini anlatan Demir, kurulduğu tarih itibarıyla sistemlerden herhangi bir açık tespit edilmediğini söyledi. Demir, programlarda bir güvenlik açığı var ise kendisinin sorumluluğunun bulunmadığını, kurumsal anlamda ÖSYM ve OSYM Başkanı olarak her türlü özel ve gayreti gösterdiklerini, bilişim ve güvenlik sistemlerinde iddia edilen açıkların bulunmadığını anlattı.

"HERHANGİ BİR İHMALİM YOK"

Savunmasında, bir soru çalma veya sızdırma girişimi olmadığını da iddia eden Demir, terör örgütü üyeliği suçlaması ile yürütülen soruşturmanın 6114 sayılı ÖSYM Kanunu'nun 6. maddesi üzerinden yürütülmesinin de yerinde olmadığını ve herhangi bir ihmali söz konusu olmadığı için hakkında soruşturma izni verilmemesi gerektiğini belirtti.

"YARGILANMASI GEREKMEKTEDİR"

YÖK Genel Kurulu da 4 Temmuz'da Demir'in yargılanması için soruşturma izni verdi. Kararda,*****"Yürütülen soruşturmanın dayanağı iddialarının ağırlıklı olarak siber alanla ilgili olması bahsi geçen teknik yazılım donanım ve programlara ilişkin iddialarının önemli görülmesi, iş bu iddialarin açıklığa kavuşturulması için yargılanma gerekmektedir" denildi.

Demir'in avukatı YÖK'ün verdiği soruşturma izni kararına geçen günlerde itiraz etti
05-03-2019 06:34
Kayıtsız Üye
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz

Alıntı:
tususev´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Çalınmış yıllar! - Yavuz Selim DEMİRAĞ
ÇALINMIŞ YILLAR! Yavuz Selim DEMİRAĞ

Elimizde düzgün çıkarılmış bilanço olmadığı için muhasebesini yapmadan kolayca harcıyoruz yılları. Umut ve güzellikler temennilerimize rağmen gelen her yıl geçen seneler gün be gün aratıyor. Gün itibarı ile geride bıraktığımız 2015'i yaşarken 2014'ü ve öncesini aradığımız gibi korkarım 2016'da da 2015'in acı dolu günlerini arayacağız. Hem de bir kaçını değil 10-15 yıl öncesine özlem duyacağımız aşikâr. Kim bilir tarihin karanlık labirentleri arasında "Yitik Yıllar" olarak arayacağımız her biri 365 gün 6 saat sürmüş 5 bin küsur gün için "hükümsüzdür" kaydının düşülmesini talep edeceğiz. Diğer taraftan "Çalınmış Yıllar" yüzünden umutlarını, istikballerini yitiren yüz binlerce gencin "ahı" yankılanacak arş-ı alaya...

Her haliyle "organize çete" olduğu kanıtlandığı halde Askeri Okullar Sınavları, KPSS, Kurmay Akademisi Sınavları, ÖYS, ALS buz dağının görünen kısmı. Bu ülkede son 13-14 yıl yapılan tüm sınavların yok hükmünde sayılarak, soruları çalanlar, dağıtanlar, hak etmediği halde bu sınavlarda en fazla puan alarak işe girenler, terfi edenler birer birer tespit edilip, kamuoyuna ilan edilmediği sürece kaybolan yılların geri getirilemeyeceği gibi vicdanlar kanamaya devam edecektir.

"Soruşturuluyormuş" gibi yapıldığına en başından beri inanmadığımı defalarca yazdım. Alın size son bomba! Kısa adı TUS olan Tıpta Uzmanlık Sınavları... Çalınan sınav sorularının peşinde olduğunu iddia eden AKP hükümeti aslında nelerin olup bittiğini bal gibi biliyor. Zira hırsızlık çetesine yıllarca göz yumdular. Ne de olsa oğulları, kızları, gelinleri, damatları, torunları o sorular yüzü suyu hürmetine iyi puan alıp sözde "torpilsiz" sözde "hak ederek" okullara, işlere, makamlara yerleştiler. Tıp camiası farklıdır. TUS'u mercek altına alanlar neredeyse 50 yıldır hangi fakültenin öğrencilerinin hangi derecelere girdiğini iyi bilir. O halde başta 2014 TUS'unu inceleyin. Son yıllardaki TUS'u mercek altına alın. Hangi üniversitelerin birden bire öne çıktığını belki anlarsınız. Bu yazdıklarımın adına "suç duyurusu" mu denir yoksa "durum tespiti" mi bilmem. Bu ülkede Zekeriya Öz ve benzeri çakmalar yerine gerçekten, Mustafa Kemal'in "Cumhuriyet Savcıları" var. Titiz bir çalışma ile bütün bu sınav hırsızlıklarının faillerini tek tek tespit ederek, yargı önüne çıkarabilecek yürekli savcılar, kaybolan yılları geri getiremeseler bile vicdanları rahatlatabilirler. 2016 yılından öncelikli beklentim bu.
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/mo...ar-36762yy.htm

T B M M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/...TutanakId=1744

YAVUZ SELİM DEMİRAĞ – Bakın, benim bu kitapta yazdığım bir fizik
profesörü; kaldı ki Amerika’da füze yakıtlarıyla ilgili bir tezi olan bir profesör
bana şunu söyledi. Bir ortamda dediler ki: “Zaman gazetesine Etyen
Mahçupyan gibi bir Ermeni Hristiyan niye yazıyor?” “Hop, o çoktan hidayete
erdi, otuz yıldır, yirmi yıldır hidayete erdi ama efendimiz ona ‘Sen uluslararası
platformda böyle kal.’ dediği için yapmıyor.” Bunu söyleyen bir profesör yani
iradesini teslim etmiş, tabiri caizse hipnoz seansına u ğramış. David
Copperfield diye bir adam var illüzyonist, aynı anda 600 kişiyi falan hipnoz
ediyor ya. Ben bu işin bilimsel olarak da peşine düşmek istiyorum. Onlar
televizyonlarıyla, iki üç tane kanalları vardı ya, yok bilmem ne yapıyorlar.
Nasıl hipnoz ediliyor? Yani profesör olmuş adam ama sonra neyi anladık:
Bunların profesörlük tezleri, doktora tezleri falan hep çalıntı çıktı, çalıntı çıktı.
Ama yine ben son on beş yılda YÖK’te ve bu akademisyenlik sınavlarının da
mercek altına alınmasını istiyorum zira bakın, TUS sınavı dediğimiz tıpta
uzmanlık sınavları vardı -burada doktor olan var; Sayın Şeker- en zor
sınavdır ve Türkiye’mizin, cumhuriyetimizin tarihinde bu sınavları birincilikle
kazanan, dereceye giren üniversiteler bellidir; Çapa’dır Cerrahpaşa’dır
Hacettepe’dir. Son yıllarına bir bakın, FET֒nün üniversitelerinden, işte o
malum üniversitelerden mezun olanlar var. Aslında o kadar geniş ki, bunları
yakalayabilmek için çok uğraşmamız lazım, çok uğraşmamız lazım.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

Alıntı:
musdr´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM Başkanı Ali Demir’in Çifte Standartları

Son dönemde, üzülerek belirteyim ki, Ösym başkanı prof dr ali demir in benzer olaylara tarafsız objektif yaklaşmıyor, ideolojik çerçeveden bakaraktan basın açıklamaları yapıyor gibi.
Misal,
*Fatih Altaylı’nın Habertürk gazetesindeki bir başyazısına, Takvim, Vatan, Cumhuriyet Gazetelerinde çıkan gerçek olduğu şüpheli haberlere ÖSYM anında basın açıklaması ile yanıt verdi. ösym açıklaması aşağıda
* KPDS ile alakalı bir internet sitesindeki habere anında hem de resmi açıklama dili dışına çıkarak mahalle ağzıyla ÖSYM basın açıklaması yaparak yanıt verdi. ösym açıklaması aşağıda
*TUS sınavına gelince sus-pus oluyor bir yığın iddia var doğru mu manüplasyon mu

ÖSYM nin büyük hainliği..
ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler
FLAŞ. Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru
Yöneticinin imanı.. ÖSYM, Hak Arama, Organize guruplar
Drasc ÖSYM başkanına meydan okuyor
Tüm Hekimler Adına ÖSYM Başkanına
Bir ÖSYM provakatör prototipi olarak kemalkemal...
Dr Tus sitesindeki nöbetçi silgi provakatörü ve tesadüfler zinciri
Pis kokular gelen tuvalet dosyası ve tesadüfler zinciri
Dr TUS ta nöbetçi kaloriferci ve tesadüfler zinciri-3
Dr Tus sitesindeki Erikli su provakatörü ve tesadüfler zinciri-2
ÖSYM Başkanına sesleniyorum, plansız hareket ediyorsun

Yancaksın Ali Demir- Mustafa'nın Canbaza bak oyunu
Konuyla ilgili vatandaşın iyiniyetini anlamayan gerikafalılar
Olmazboletus örneği
Ateşli meslektaş
Silgin Silmiyor İşte ÖSYM!!!
Atma Recep...

TUS provakatörü şimdi ne iş yapıyor? Magazin



Bu konuda bilgi kirliliğini önlemek için araştırma yapıp doğruyu kamuoyuna sunmanız gerekmezmi..

Arkadaşlarımızın mağduriyeti konusunda bir açıklama yapınız. bunca emeklerine yazık değil mi?

Misal, bu arkadaşların sınav kağıdıyla neden oynadınız. 25 neti eksik geldi. yazık değil mi.






hain ösym kağıda müdahale etmiş



saadetdr ye 4 tane yanlış eklemiş hain ösym



hain ösym tucker in boşlarını doldurmuş



hain ösym bazılarına 20 net düşük bazılarına 15 net fazla vermiş



kemalkemalin 10 net ieksik geldi bir arkadaşının 15 neti eksik



































Neden buz gibi salonlarda sınava soktunuz hani her aday eşit şartlarda yarışacaktı













Sizden bu konuda açıklama bekliyoruz neden bu kişilerin sınav kağıdına müdahale ettiniz. ÖSYM ye yakışıyor mu?

ÖSYM, adayın dil puanının silinmiş olduğu iddiasını belgelerle yalanladı



BASIN AÇIKLAMASI
(29 Kasım 2011)
İnternet’te bazı forum sayfalarında ve belli bir kesim tarafından kamu kuruluşlarına ve yetkililerine gönderilen elektronik iletilerde 2011-KPDS Sonbahar Dönemi İngilizce Sınavı sorularının bazılarının yanlış olduğu ve soruların iptal edilmesi gerektiği iddia edilmektedir. Belli bir grup tarafından özellikle yapılan bu yönlendirmeler üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur:
Söz konusu sınavda 37., 52., 64., 68., ve 71. soruların hatalı olduğu, soruların iptal edilmesi ya da doğru cevap seçeneğinin değiştirilmesi gerektiği savı basına ve kamuoyuna pompalanmaya çalışılmaktadır. Ancak soruların hatalı olduğuna dair iddia ortaya koyanlar, kamu kuruluşlarına mail atanlar sınava girmiş adaylar bile değildir.
Diğer sorular yanında 37., 52., 64., 68., ve 71. sorular tekrar alanda uzman bilimsel bir heyet tarafından incelenmiş, sorularda herhangi bir hata bulunamamıştır. Adayların bu türden asılsız iddialara itibar etmemesini önemle rica ederiz.
Kamuoyuna ve basına saygıyla duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI



BASIN AÇIKLAMASI
(28 Kasım 2011)

23 Ağustos 2011 tarihli Vatan Gazetesi’nde, bir adayın 473 olan dil puanı ile tercihlerini yaptığı, ancak hiçbir tercihine yerleşemediği, ilgili adayın dil puanının ÖSYM tarfından silindiği iddia edilmekteydi.
O tarihte yaptığımız basın açıklamasında söz konusu adayın YABANCI DİL SINAVINA GİRME TALEBİNDE BİLE BULUNMADIĞI dolayısıyla gimediği bir sınavın puanının olmasının da mümkün olamayacağı belirtilmişti.
Yaptığımız basın açıklamasında adaya ilişkin sınav başvuru ve sonuç bilgileri belgeleriyle birlikte sunulmuş adayın basınla paylaştığı belgenin orijinal olmadığı ifade edilmişti.
ÖSYM tarafından ceşitli tarihlerde yapılan basın açıklamalarında bundan sonra yapılan yalan haberler karşısında ÖSYM Başkanlığının hakkını hukuki zeminde arayacağı belirtilmiştir. Aşağıdaki linkte Vatan Gazetesinin söz konusu haberle ilgili 27 Kasım 2011 günü yayınladığı tekzip metnini okuyabilirsiniz.
Tekzip ettiğimiz haber o tarihlerde çeşitli gazete ve internet sitelerine de konu olduğu ve alıntılandığı için bu açıklama basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(16 Kasım 2011)

10.08.2011 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde, “Sınav Biter Skandal Bitmez” başlığı ile direkt kurumumuzu suçlayan bir habere yer verilmiş, haberde LYS’ye giren 4 adayın Tercih Formlarında değişiklik yapıldığı ve adayların bu nedenle ÖSYM hakkında suç duyurusunda bulunduğu iddia edilmişti.
ÖSYM tarafından o gün yayımlanan BASIN AÇIKLAMASI’nda bundan sonra yapılan yalan haberler karşısında kayıtsız kalınmayacağı, ÖSYM Başkanlığının hakkını hukuki zeminde arayacağı belirtilmişti.
Aşağıdaki linkte Hürriyet gazetesinin söz konusu haberle ilgili bugün yayınladığı tekzip metni basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(10 Kasım 2011)

Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı bugünkü köşe yazısında kurumumuzu hedef alan bir yazıya yer vermiştir. İlgili yazıda Altaylı, ÖSYM’yi bir üniversitenin olmayan bir bölümüne öğrenci almakla suçlamış, pek çok öğrencinin aslında ‘olmayan’ bir bölümü kazandığını savunmuştur.
Ancak Fatih Altaylı’nın yazısına konu ettiği haberle ilgili olarak 19.10.2011 tarihinde web sayfamızda bir basın açıklamasına yer verilmiş, o tarihte Cumhuriyet Gazetesi’ndeyer alan ve çeşitli internet sitelerinin de alıntı yaptığı haberin gerçeği yansıtmadığı izah edilmiştir.
Haberde, ÖSYM’nin Ek Yerleştirme Kılavuzu'na Ankara Üniversitesi'ndeki "Tıbbi Görüntüleme Sistemleri Teknolojileri" bölümünün adını "Tıbbi Görüntüleme Teknikleri" olarak yanlış yazdığı söylenmekte, hatanın, radyoloji teknisyeni olmayı hayal eden öğrencileri mağdur ettiği iddia edilmekteydi.
Ancak Kurumumuz kılavuzu hazırlarken Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) daha önce tarafımıza bildirdiği ‘Meslek Yüksek Okulu Yeni Program Adları’na göre hareket etmiştir. Söz konusu belgede Tıbbi Hizmetler ve Teknikler alanında ilgili bölüm Tıbbi Görüntüleme Teknikleri olarak yer almaktadır. Ayrıca, 26 Eylül 2011 tarihinde web sayfamızdan yayınladığımız 2011-ÖSYS Ek Yerleştirme: Başvurularmetninde şu ifadeler yer almıştır:
‘Kılavuz ön bilgi amacıyla yayımlanacaktır. Tercih işlemlerinin başlayacağı 3 Ekim 2011 tarihine kadar zorunlu hallerde Kılavuzda değişiklik yapılabilecektir’ Üniversitelerin, adayların ve kamuoyunun bilgisine 29 Eylül’de açılan kılavuzla ilgili 3 Ekim 2011’e kadar ilgili üniversiteden bölüm adının hatalı olduğuna dair herhangi bir geri dönüş olmamıştır. Dolayısıyla ÖSYM’nin konuyla ilgili herhangi bir hatası söz konusu değildir. Bununla birlikte her hatayı ÖSYM’ye mal etme girişimini ve anlayışını da şiddetle kınıyoruz.
Basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(27 Ekim 2011)
Cumhuriyet Gazetesi’nde ‘Ortaokuldan terkti, ÖSYM Üniversiteli yaptı’ başlığı ile yer alan haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır;
Haberde ÖSYM’nin, ortaokuldan sonra okumayan Erdem Adıgözel adlı bir vatandaşa tebligat gönderdiği, tebligatla adayı 17-27 Ekim tarihleri arasında Anadolu Üniversitesi’ne kayıt yaptırmaya çağırdığı iddia edilmekte, hatta ÖSYM’nin adı geçen şahsı ‘Öncelikle sizi kutlar, başarınızın devamını dileriz’ şeklinde bir metinle tebrik ettiği söylenmektedir.
Ancak bu haber yalan ve iftiradan öte hiçbir anlam taşımamaktadır. ÖSYM’nin ortaokuldan terk bir adaya üniversite kayıtları için gönderdiği herhangi bir evrak kesinlikle söz konusu değildir. Bunun da ötesinde aday 2011 YGS’ye girmiştir ve Zonguldak İmam Hatip Lisesi mezunudur. Aday Diploma Tarihi 02.07.2011, Diploma Numarası ise 2830’dur.
Haberle ilgili hukuki süreç tarafımızdan başlatılmış olup, iddia sahiplerini iddialarını ispatlamaya davet ediyoruz.
Kamuoyunun ve basının bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(19 Ekim 2011)


Cumhuriyet Gazetesi’nde ‘Skandalın Adı ÖSYM’ başlığı ile yer alan ve çeşitli internet sitelerinin de alıntı yaptığı haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır;

Haberde, ÖSYM’nin Ek Yerleştirme Kılavuzu'na Ankara Üniversitesi'ndeki "Tıbbi Görüntüleme Sistemleri Teknolojileri" bölümünün adını "Tıbbi Görüntüleme Teknikleri" olarak yanlış yazdığı söylenmekte, hatanın, radyoloji teknisyeni olmayı hayal eden öğrencileri mağdur ettiği iddia edilmektedir.

Ancak Kurumumuz Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) daha önce tarafımıza bildirdiği ‘Meslek Yüksek Okulu Yeni Program Adları’na göre hareket etmiştir. Söz konusu belgede Tıbbi Hizmetler ve Teknikler alanında ilgili bölüm Tıbbi Görüntüleme Teknikleri olarak yer almaktadır.

Ayrıca, 26 Eylül 2011 tarihinde internet sayfamızdan yayınladığımız 2011-ÖSYS Ek Yerleştirme: Başvurular metninde şu ifadeler yer almıştır:‘Kılavuz ön bilgi amacıyla yayımlanacaktır. Tercih işlemlerinin başlayacağı 3 Ekim 2011 tarihine kadar zorunlu hallerde Kılavuzda değişiklik yapılabilecektir’.Üniversitelerin, adayların ve kamuoyunun bilgisine açılan kılavuzla ilgili o tarihten 3 Ekim 2011’e kadar haberde adı geçen üniversiteden bölüm adının hatalı olduğuna dair ne bir bilgi gelmiş ne de daha sonra tarafımızdan konuyla ilgili randevu talebinde bulunulmuştur.

Dolayısıyla ÖSYM’nin konuyla ilgili herhangi bir hatası söz konusu değildir.

Bununla birlikte her hatayı ÖSYM’ye mal etme girişimini de şiddetle kınıyoruz.

Basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI



(18 Ekim 2011)


Takvim Gazetesi’nin ‘İcralık Sınav’ başlığı ile kamuoyuna duyurduğu haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır:

Haberde, ‘Adalet Bakanlığı’nın açıkta bulunan 300 İcra Müdürü ile Müdür Yardımcılığı için 1 Ekim'de yurt genelinde bir sınav yaptığı, ÖSYM tarafından düzenlenen sınavda sonuçların açıklanmasıyla birlikte sınava giren yüzlerce adayın hayallerinin suya düştüğü, sınava katılan 2 bin 671 aday arasından bin 814'ünün sonuçlara itiraz ettiği’ ifade edilmektedir.

Ancak söz konusu sınava bugüne kadar itiraz eden aday sayısı haberde belirtildiği gibi 1814 değil sadece ve sadece 4’tür. Başkanlığımızdan teyit alınmaksızın, kulaktan dolma bilgilere dayanarak yapılan bu haber sınava giren adayları gereksiz yere huzursuz kılmış, kurumumuzu haksız yere yıpratmıştır.

Haberle ilgili yasal hakkımızı saklı tuttuğumuzu belirtir, yukarıdaki bilgiyi sınava giren adayların ve basın yayın kuruluşlarının bilgisine sunarız.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(29 Eylül 2011)


Bazı internet sitelerinde ve basında 'ÖSYM'nin hatası bir yılına mal oldu' başlığıyla çeşitli haberler yapıldığı görülmüştür. Haberlerde, bir adayın sonuç belgesinde yanlış kayıt tarihi yazıldığı için kazandığı halde Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim Fakültesi'ne kayıt yaptıramadığı iddia edilmektedir.

Ancak, kayıt tarihlerini ÖSYM kendisi belirlememekte, üniversitelerin doğrudan ÖSYM'nin sistemine girdiği tarihler sonuç belgesine basılmaktadır. Dolayısıyla haberlerde iddia edildiği gibi kurumumuzun bir hatası söz konusu değildir.
Ayrıca, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültelerine yerleşen ve kayıt yaptıramayan adayların kayıtlarını 17-27 Ekim 2011 tarihleri arasında yapma kararı almıştır. İlgili öğrencilere konuyla ilgili açıklamayı Açık Öğretim Fakültesi yapacaktır.

Kamuoyu ve basına duyurulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(13.09.2011)


Basında İhlas Haber Ajansı kaynaklı olarak yer alan ‘Sınav Mağduru: ÖSYM, kural hatası yaptı’ başlıklı haberde, Gaziantep MYO Elektronik Teknolojisi (İÖ) bölümünden mezun olarak 2011-DGS’ye başvuran bir adayın Ön Lisans Başarı Puanı (ÖBP) hesabında hata yapıldığı, bu nedenle adayın istediği bölüme yerleşemediği iddia edilmektedir.
Söz konusu adayın mezun olduğu, Gaziantep MYO Elektronik Teknolojisi (İÖ) bölümünden 2011 yılında 5 öğrenci mezun olmuştur. 2011-DGS’ye başvuran bu 5 öğrencinin akademik ortalamalarının standart sapmaları beklenen değerin altında kalmıştır. Bu nedenle, Önlisans Başarı Puanı Hesaplama Kuralı gereği, bu adaylara ÖBP olarak 50 puan verilmiştir.
Bu kural, tüm DGS’lerde, Türkiye’deki tüm programlar için uygulanmaktadır.
Bir kez daha hatırlatmakta fayda vardır ki, ÖSYM’nin Türkiye’deki tüm adaylara uyguladığı Önlisans Başarı Puanı Hesaplama Kuralları gereği, son sınıf öğrencilerinin ÖBP’lerinin belirlenmesinde, mezun oldukları okuldaki diğer son sınıf öğrencilerin notları belirleyicidir.
Yapılan inceleme sonucunda, ÖSYM’nin bu konuda herhangi bir hatasının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI



T.C


ÖLÇME SEÇME ve YERLEŞTİRME MERKEZİ



BASIN AÇIKLAMASI


(09.09.2011)

Hürriyet Gazetesi’nin internet sitesinde ‘ÖSYM’den bir skandal daha’ başlığı ile yer alan haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır:
Haberde, Erzurum’daki bir liseden bu yıl mezun olan ve YGS’ye giren 19 yaşındaki bir adayın istediği okula kayıt yaptıramadığı iddia edilmekte, hatta ÖSYM’nin, adayın mezun olduğu lisenin gönderdiği orta öğretim başarı puanını eklemeyi unuttuğu için bu durumun yaşandığı söylenmektedir.
Başkanlığımız tarafından konuyla ilgili yapılan incelemede şu hususlar tespit edilmiştir;
1- Söz konusu aday, 2011-ÖSYS’ye başvurusunda öğrenim durumunu ‘Bir Ortaöğretim Kurumunun Son Sınıfında Beklemeliyim- Okul Kodu 251086 – Erzurum 3 Temmuz Lisesi’ olarak belirtmiştir.

2- Erzurum 3 Temmuz Lisesi adayın kendi öğrencisi olmadığını kodlayarak diploma notunu girmemiştir. Bu durumda olanlara en düşük Orta Öğretim Başarı Puanı verilmektedir.
Son sınıfta okumakta olan adayların diploma notları/puanları öğrenim gördükleri okullar tarafından verilmektedir. Adayların ve mezun oldukları okulların verdikleri bilgilerin sorumluluğu kendilerine ait olup ÖSYM’nin bu konuda herhangi bir hatası söz konusu değildir.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI


Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kirli ilişkiler dörtgeni: ÖSYM, YÖK, Tusdata, sami selçukbiricik

daha iyi olmaz mıydı?
Alıntı:
yalıngerçekler´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster










sıraya dizin
2007 yılı 29 ocak ösym den istihbarat alıyoruz
2008 yılı 13 ağustos ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 10 eylül ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 28 Eylül ösym den maddi gücümüz nedeniyle iletişime geçip istihbarat alıyoruz


Ocak Medya

ÖSYM eski başkanı Prof. Ali Demir’e kıymak…

*****Mehmet Tekelioğlu

1 saat ago

Bundan bir buçuk yıl önce burada çıkan bir*****yazıda*****“Türkiye’de hiçbir başarı cezasız kalmaz”*****diye bir cümle vardı. O yazıdaki ilgili paragraf şöyleydi:

“Son günlerde internette dolaşan bir video var. “Türkiye’de hiçbir başarı cezasız kalmaz” diye bitiyor. Akademik âlemde bunun iki örneği var şu sıralar gözümüze çarpan. TÜBİTAK eski Başkanı Prof. Yücel*****Altunbaşak*****ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Galip Akhan.”

Prof. Yücel Altunbaşak ve Prof. Galip Akhan’ın mağduriyetleri devam ediyor. Yücel Hoca’nın davası dosyada cezayı gerektirecek hiçbir unsur bulunamadığı için olsa gerek hala sonuçlanmadı ve yurtdışı yasağı kaldırılmadı. Dava sürekli erteleniyor.

Galip Hoca içinse 20 ay sonra yeniden bir dava süreci başlatılıyor. 20 ay önce yalancı şahitlerin ifadeleriyle dolu dosya, adli kontrole bile gerek duyulmadan bırakılmasını sağlamıştı Galip Beyin. Şimdi neredeyse aynı dosya ile mahkemeye çağrılıyor. İddianamenin hangi hukuk anlayışıyla kabul edildiğini anlamak zor.

Elbet bu günler geçecek ve tarih âdil davrananlarla davranmayanları unutmayacak.

Yukarda bahsettiğim yazıdan bu tarafa üniversitelerdeki mağduriyetlerle ilgili çok sayıda bilgilendirme mektup ve mesajı aldım. Bunların listesini tutuyorum. Gün gelir kimlerin ne tür haksızlıklara uğradığını yazmak kısmet olur belki.

Yargı sistemimiz çökmüş bizim. Şimdi görevden ayrıldıktan dört yıl sonra ÖSYM eski başkanı Prof. Ali Demir’in başarılarını cezalandırmaya karar vermiş ulu yargımız.

Ali Demir, Temmuz 2010’daki sistematik kopya olayından sonra geçti ÖSYM’nin başına. Benim de mezun olduğum İstanbul Teknik Üniversitesinde hocaydı. İyi bir pozisyonu vardı üniversitede ve bir iş aramıyordu. Görevden kaçmak olmazdı. ÖSYM’de işin ehli güzel bir ekip oluşturdu. Bildiğim kadarıyla Prof. Ensar Gül, Prof. Ercan Öztemel ve Prof. Ömer Pekşen geceyi gündüze katarak bir ekip ruhu ile ellerinden gelenin azamisini ortaya koydular. O sıralar YÖK üyesi olan Prof. Durmuş Günay’ın katkılarını da anmamız gerekir.

Sınav Güvenliği

Ekibin ilk işi sınav güvenliğini sağlamaktı. Yılların ihmali ile gelinen nokta ürkütücüydü. Kopya çekmeye gerek kalmadan sahte cevap anahtarları ile dahi büyük ticaretler yapılabilir hale gelmişti. 36 yıl sınav yapan bir kurumda soru bankası diye bir şey yoktu. Uzmanlar bir sınavın sorularını yazıp dışarıda dolaşıyorlar, hatta dershanelerde çalışıyorlardı.

Sınav koordinatörleri istedikleri adayı, istedikleri sınıflarda ve istedikleri görevliler huzurunda sınava alabiliyorlardı. ÖSYM çalışanlarının çocuklarının Türkiye’nin en iyi üniversitelerini kazanması dikkatleri çeker boyutlara ulaşmıştı.

Eski yönetimin bir başarısı (!) vardı yine de. Başörtülü çocukları sınavlara almamayı başarmışlardı. Ayırımcılık zirveye çıkmış, insan hakları diye bir kavram lügatlerden silinmişti.

Göreve gelir gelmez*****“sınav güvenlik tedbirlerini”*****yayınladı Ali Demir. Yazılı hiçbir mevzuatı olmayan kurumun kanunu çıksın diye çabaladı ve başardı. Çok olağan ve basit yöntemler ile güvenlik uygulamasını başlatmak dahi menfaat şebekelerini rahatsız etti. Türkiye tarihinde eşine rastlanmayan bir karalama kampanyası başlattılar. Medyayı kullandılar. İçeride çalışan işbirlikçilerinden destek aldılar.

Dershanecilerin, menfaat odaklarının, sınav çetelerinin, paralel devlet yapılanması gibi devlete sızmak isteyenlerin karşısında dimdik durdu arkadaşlarıyla beraber…

“Sınav Uygulamalarına İlişkin Güvenlik Tedbirleri”*****ile sadece adaylar değil görevliler de disiplin altına alındı. Cep telefonu ile binalara girmek mümkün değildi artık. Giren çıkan kimdir, bilmek gerekiyordu.

Hem cevap anahtarı ticareti yapılmasının önüne geçmek hem*****“toplu kopya”*****işini kökten çözmek gerekiyordu. Bunun için*****“her adaya farklı soru kitapçığı”uygulamasını başlattı Ali Hoca. Sadece tek başına bu tedbir bile sistematik bir kopyayı önlemek ve herkesin hakkını korumak için başlı başına bir yeniliktir ve yine sadece bu tedbir Ali Beyin FETÖ ile ilişkisi olmadığına dair en büyük delildir. Sınava giren her adayın kitapçığında sorular aynı, soru ve cevap seçenekleri farklı dizilimdeydi.

ÖSYM’de öyle bir düzen kurulmuştu ki akıllara zarar. Soru yazarlarının bir kısmı dershanelerde çalışıyordu. Bu düzene çomak soktu Hoca. Aynı anda da FETÖ dershanelerinden homurtular yükselmeye başladı. Malum yayın organları Hocayı topa tutmaya başladı. Aldırmadı, bildiğim kadarıyla günün hükümeti ve cumhurbaşkanı arkasında durdu Hocanın. Bu önemli bir husustu.

Soru havuzu oluşturulması ve şifrelenmiş sorulara kimsenin ulaşamaması sınav güvenliği açısından alınmış önemli tedbirler cümlesindendir. Soruları taşıyan araçlar için uydu etkileşimli takip sistemi, elektromekanik kilit sitemi, sınav görevlilerinin salonlarını ancak sınav günü öğrenebildikleri bir düzen de alınan tedbirler arasındaydı.

Gayretler sonuç vermeye başlamıştı. Elbette belli bir zamana ihtiyaç duyulmuştu bunun için.*****“Herkesin emeğinin*****emanet”*****olarak korunduğunu topluma göstermek ve buna inandırmak gerekiyordu. Bu başarıldı. Nitekim engelli memur alımı sınavları, EKPSS, başarıyla gerçekleştirilmiş, 65.000 engelliden tek bir şikâyet dahi gelmemişti. Her türden örgütün, şebekenin, çetenin neredeyse her istediğini kolayca alabildiği bir garip yapı, 10.000 sayfadan daha fazla mevzuatı olan, kanun, yönetmelik, Bakanlar Kurulu Kararı, süreç tanımı ve talimatlarla kayıtlı olarak yönetilir, idari ve mali özerkliğe sahip bir kurum haline getirildi.

Sistematik kopya önlenmiş fakat içerdeki birkaç FETÖ mensubunun ihanetiyle 2012 KPSS sınavında bazı sorular küçük bir grubun eline geçmişti. Bunu da soru kutularının altına yapıştırılan bir taşınabilir bellekle yapmışlardı. O küçük grubun sınavları iptal edildi.

Bir de 2012 yılında yapılan Adli Yargı-Hâkimlik sınavı var. Sonuçlarına bakarak sınavın âdil olmadığı hükmüne varan ÖSYM Yönetim Kurulu, sınavı iptal etti. Ama zamanın yargısı ÖSYM’nin iptalini iptal ederek sınavı geçerli saydı. Daha ne yapsaydı Ali Demir?

Yargının tutumu… Kurulan tuzak…

İfade tutanağında savcının sorularına bakılırsa konuya peşin hükümle bir yaklaşım sezmemek mümkün değil. Maalesef bu tutum benzer davalarda da görülüyor. Ben burada bir tuzak ihtimalini gözardı edemiyorum. Bu doğrultuda iki yazım var. Tuzak hem bu ülkeye hem Ak Parti’ye kuruluyor. *****Bu yazılardan birincisi*****“Dikkat… Bir tuzak var…”*****adıyla Eylül 2017’de, diğeri*****“Evet, tuzak var…”*****adıyla Kasım 2017’de çıktı.

Ali Demir’in, Galip Akhan’ın ve Yücel Altunbaşak’ın dosyalarında silahlı terör örgütüne üyeliği gösteren hiçbir makul delil yok. O zaman bu davalardan murat daha başka bir şey mi diye geliyor insanın aklına…

Bütün yargı mensuplarına Üstad Necip Fazıl’ın*****Reis Bey*****kitabını hediye etmeli. Üstad’ın merhamet kavramını, kuru lügat anlamının ötesinde nasıl bir derinliğe kavuşturduğunu görmeli hepsi.

Zaten bir hukuk garabetiyle karşı karşıyayız. FET֒nün silahlı terör örgütü olduğuna dair bir hukuki belge, bir mahkeme kararı ancak 2016 Temmuzundan sonra söz konusu oldu. Yukarda bahsettiğim*****“Dikkat… Bir tuzak var…”*****başlıklı yazıda bu hususun detayları var. Ali Demir’in silahlı terör örgütüne üyeliği zaten söz konusu değil ama işin bir de böyle garip bir tarafı var. Üstelik bir insanın geçmişteki müktesebatı, onun durumu hakkında yeterli bilgiyi verir. Bu ortadayken Ali Demir’e FET֒cülük bulaştırmaya kalkmak akıl kârı olmasa gerek.

Ali Demir’in şahsında ülkenin itibarı da yerle bir ediliyor. Olur olmaz aklı evveller onu teşhir ederek gazetecilik yaptıklarını sanıyorlar ama en basit insan haklarından bile haberdar değilmişçesine bir tutum sergiliyorlar. Hani bir mahkeme kararı olmadan kimseyi itham etmek yoktu?.. Ben Ali Demir’in yerinde olsam bunları dava ederim. 60 sınavda soru hırsızlıkları nasıl gerçekleşti diyerek aslı astarı olmayan bir iddiayı ortaya atmak ve kara çalmaya kalkışmak ne insanidir ne de ahlaki… Göreve gelmeden önceki soru hırsızlıklarını Ali Demir’den sormaya kalkmaksa? Buna sizler karar verin.

Ali Demir’in yaptığı iş öyle basitçe geçiştirilecek bir konu değil. Tabii ki bu kadar önemli ve kritik bir kurumda değişim ve düzelme bir günde olmuyor. Aşama aşama, temizlik, düzenleme, iyileştirme, kayıt altına alma gerçekleştirildikten sonra ideal bir düzenlemeden söz edilebiliyor. Tüm bu gayretlerin semeresi olarak, 2 milyona yakın adayın girdiği 2015-YGS sonuçları sadece üç günde açıklanmıştı. Bu sadece maddi bir başarı gibi görülebilir. Ancak unutmayalım ki, bu başarı,*****“hak ve adaleti sağlamak üzere tesis*****edilen*****sınav güvenliği”*****uygulamalarının ortaya çıkardığı bir sonuçtu..Sorumsuzluğun zirvesini temsil eden sosyal medyada veya dedikodu çevrelerinde duyduğunuz veya duyacağınız her türden aksi bilgi, yalan ve iftiradan ibarettir. Son dört yıldır acaba aleyhte ne bulabiliriz türü gayretlerle tüm inceleme, soruşturma, arama, taramalara rağmen en küçük bir eksiklik dahi bulunamamış olması bunun kesin kanıtı değil mi?

Bu toplum, aydınlarıyla, sivil toplumuyla, iktidar ya da muhalefet mensubu siyasileriyle ve elbette yargısıyla dürüst, sadece hizmet aşkıyla çalışan insanlara sahip çıkmadığı müddetçe işimiz gerçekten zor demektir. Üçünü de yakından tanıdığım Prof. Ali Demir, Prof. Galip Akhan ve Prof. Yücel Altunbaşak, hiç ilgileri ve yakınlıkları olmadığı halde, FET֒cülük ithamına maruz kalmış ve yalnız bırakılmışlardır.

Bu konularda söyleyeceklerim var daha. Peşini bırakmayacağım…

Doğrudan iletişim için:*****mtekeli35@gmail.com

Kategoriler:*****Ocak Yazarları

Etiketler:*****ÖSYM,*****Prof . Galip Akhan,*****Prof. Ali Demir,*****Prof. Yücel Altunbaşak

Yorum bırak

Ocak Medya

WordPress katkılarıyla

Yukarı dön
04-26-2019 15:10
Kayıtsız Üye Nedim Şener*****TÜM YAZILARI

Kutu altına yapıştırılan USB ile Diyarbakır’a gönderilen çalıntı sorular26 Nisan 2019, Cuma 08:31***************

,ÖSYM’deki FETÖ yapılanmasıyla ilgili olarak gözaltına alınan ve ev hapsiyle ile serbest bırakılan eski başkanlardan Ali Demir ile ilgili soruşturma belgeleri şaşırtıcı bilgiler içeriyor. Ali Demir, yazdığım yazılar nedeniyle yazılı açıklama gönderirken, savcılık soruşturmasındaki 48 sayfalık ifadesini de yolladı. İfadesinin bir bölümünde, 2012 yılı KPSS sorularının çalınması ilgili konusu da yer alıyor.

2012 yılı KPSS Lisans sınavı 7 Temmuz Cumartesi günü öğleden önce ve sonra olarak üzere iki oturumda gerçekleşti. İlk oturum 09.30-11.30 arası, ikinci oturum saat 14.30-17.00 arası yapıldı. Ancak ÖSYM, sınavı tamamlamadan birinci oturumdaki 5 soru saat 15.55’te Dicle Haber Ajansı (DİHA) kaynaklı olarak internet sitelerinde yayınlanmaya başladı. Sorular saat 16.09’da “Yüksekovahaber” internet sitesinde yayınlandı. Saat 17.30’da ise Genel Yetenek-Genel Kültür sınavına ilişkin 57 adet soru “Beyazkalem” isimli internet sitesinde yer aldı. Saat 22.44’ü gösterdiğinde ise saat 17.00’de biten öğleden sonraki oturumda sorulan Eğitim Bilimleri sınavındaki 64 soru henüz ÖSYM herhangi bir açıklama yapmadan eski HDP milletvekili Osman Baydemir’in Facebook sayfasında yayınlandı. Belli ki sorular sınav öncesi birilerinin eline geçmişti.

Kimlerin eline geçti

Hemen arkasından inceleme başlatıldı ve soruların çalındığı anlaşıldı. ÖSYM Başkanı Ali Demir, savcının bu konudaki sorusuna, şu yanıtı verdi: “Bildiğim kadarıyla o tarihte bu sınavla ilgili adli soruşturma açılmadı. Bana sınav sorularının sızdırılmasıyla ilgili 6 personelin ismi iletildi. 4’ü matbaada görevliydi.

DİHA, Yüksekova haber sitesi ve Osman Baydemir’in Facebook sayfasında yayınlanan soruların Diyarbakır’a gönderilen soru kitapçıklarının matbaada kilitli kutulara konulduğu sırada kutunun altına iliştirilen veya yapıştırılan bir USB bellek içerisinde gönderildiğini tespit ettik. Bu kapsamda kopya çektiklerini tespit ettiğimiz 14-15 kişinin sınavını iptal ettik.” Yani sınavdan önce sorular USB içinde Diyarbakır’a gönderilmiş, birilerinin eline geçmişti.

İnsanın kafası karışmıyor değil. FET֒cülerin tam göbeğinde hırsızlıkta DİHA’nın Osman Baydemir’in adı nasıl geçer. İnsanın aklına FET֒cülerin çaldıkları soruları bu internet siteleri ve Osman Baydemir’e ait Facebook sayfasını hack’leyerek koymuş olabileceği gelmiyor değil. FETÖ bu; her kötülüğü ve şaşırtmacayı yapar… Bakalım daha neler öğreneceğiz
04-22-2019 12:29
Kayıtsız Üye
Alıntı:
HukukSimit´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?
[QUOTE=clinic;35398][FONT=Verdana]Savcılığa suç duyurusunda nasıl bulunulur?

CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
ŞEHİR İSMİ (bulunduğunuz ilin başsavcılığı)


MÜŞTEKİ.....: Şikayet edenin ismi ve adresi

SANIK.........: TUSDATA AŞ yönetim kurulu başkanı Sami Selçukbiricik'in sponsorluğunda yayın yapan Dr TUS. com sitesi Kurucu Admini Dr. Rıza ERÖKSÜZ, drerdinç, mecburum, drasc, kukasen, drsvc, drriza, dremotif, ahmeteren, fibrin, kemalkemal, başocak, isosumer, femm, fibrin, tini, jiks24, kahvebahane, attuda, drsofistike55, ambivalan, dr_samsa isimli Moderatör ve kullanıcıları
Adres: Dr. Rıza ERÖKSÜZ İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı 34390 Çapa - İstanbul

SUÇ............: 27 Ekim 2011 tarihli aşağıdaki başkanlık Basın Açıklamanızda belirtildiği gibi ÖSYM ile ilgili çok sayıda kötü niyetli yıpratıcı ve haber çıkmaktadır. Özellikle TUS sınavı ile ilgili YALAN ve YANILTICI haberlerin tamamı aynı yerde çıkmakta ve YILLARDIR her TUS döneminde
TAMAMINA yakını doktor olmayan ve
SINAVA GİRMEYEN kişiler tarafından

mağduruz şeklinde ORGANİZE kampanya düzenlenmektedir.

Organize Kampanya Başlıkları:
TÜM BU KAMPANYALAR: SINAVA GİRMEYEN MENFAAT ŞEBEKESİ TARAFINDAN YAPILMIŞTIR


1- Sınavda 20-30 hatta 35 net eksiğim geldi mağdurum kampanyası
2- ÖSYM cevap kağıdımla oynamış, Şerefsiz ÖSYM organize kampanyası
3- Soru hazırlama ekibinin değişmesinden duyulan rahatsızlık ve güvenlik tedbirleri artırıldıktan sonra soruların kendi yayınlarından çıkması için yapılan kampanya
4- ÖSYM yi ellerinde oynattıklarına (uz.dr. sami selçukbiricik) dair algı yönetimi kampanyası

5- Mali güç karşılığı ÖSYM içerisinden bilgi aldıkları (uz.dr. sami selçukbiricik) iddiaları
6- Klasik kopya metodlarından olan tuvalete gidişin yasaklanmasına karşı organize yıpratma kampanyası
7- Sınavda “salon buz gibiydi, donduk” türü organize yıpratma kampanyası
8- Sınavda ÖSYM’nin dağıttığı “silgi silmiyordu” organize kampanyası
9- Sorular kendi kitaplarından çıkmayınca yürütülen “ösym bu işi eline yüzüne bulaştırdı” organize kampanyası

10- Tüm gazetelere ÖSYM yi karalama için ilan verme organize kampanyası

11- “Tüm Hekimler Adına ÖSYM Başkanına” yazılan mesajlar
12- ÖSYM binası önünde yapılan organize eylem kampanyası

13- Başbakanlığa maillerle mağduruz organize yıpratma kampanyası

14- Cumhurbaşkanlığına yönelik mailler ve randevular ile mağduruz organize kampanyası
15- Tüm gazetecilere mağduruz diye “MAİL BOMBARDIMANI” organize kampanyası

16- Tüm gazete haberlerinin altına “mağduruz feryadı” organize kampanyası

17- Tüm televizyon kanallarına mağduruz diye organize kampanya
18- YÖK başkanına yönelik organize kampanya

19- Tüm milletvekilleri ve siyasetçilere yönelik mağduruz organize kampanyası

20- Tüm ÖSYM çalışanlarına “çok ağır küfür ve hakaret” organize kampanyası
TÜM BUNLAR YAKLAŞIK AYNI KİŞİLER TARAFINDAN YAPILMAKTADIR VE TAMAMINA YAKINININ SINAVLA İLGİLERİ YOKTUR: TEK GÖREVLERİ SINAVLA İLGİLİ ŞAİBE OLUŞTURMAKTIR.

21 - Tıp Fakültesi Öğrencilerini fişleme
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya
Genç klinisyenler Kulübü Uygulama Prosedürleri
Genç Klinisyenlere Verilen Gizli ve Çok Gizli Görevler
Hocaefendi Cemaati-Sol Kesim içinde sözü geçen fişlemeleri
Genç Klinisyenlere katılmadı sebebi: KOMİNİST
Vır Vır Vır En Geveze GKK Fişlemecisi...
Samimi güler yüzlü sempatik fişleme


İZAHI..........: Dr tus com sitesinde yayınlanan yorum ve itiraflar
samsa



etiğin dip noktasında olduğunu farketmiyor musun?



Kritik kulis boyutu
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bir intörn doktordan gelen TUS mesajı:
"... dersanelerin tus forumlarını gezerken tuhaf bir konu dikkatimi çekti: t u s d a t a tus dersanesinin sitesi d r t u s . com da yıllardır tusiyerlere yol gösteren moderatörler hep tusem, tustime, ahmet altun, oytun erbaştan memnun kalmayıp tusdata dersanesine uzun dönem gitmişler, tus öncesi kampına gitmişler ve tusdata yayınlarından okumuşlar ve genellikle, sıklıkla kazanmadıkları halde yıllardır sürekli en iyisi TUSDATA, kendiniz çalışarak zor motive olursunuz tavsiyelerinde bulunuyorlar ayrıca her TUS sınavı sonraları çok aktifler .. bize tavsiye ettikleri ve defalarca gittikleri en iyi dersane, en iyi hocalar, en iyi kamp , en iyi ders notları en iyi motivasyona karşın neden kazanamadılar. İnsanların kafası karışık ve ekonomik olarak zor günler geçiriyorlar neden ısrarla kendin çalışarak kazanamazsın diyerek psikolojilerini alt üst ediyorlar.
bunlar maaşlı trol mü? trolse helal kazanç konusunda çok duyarlı bir müslüman olduğunu beyan ve tusdata tus dersanesini "helal para için çaba sarfedenler topluluğu olarak" tanımlayan Özel Asfa Ferda kolejinde Edep, illa Edep diyen Uz.Dr. Sami Selçukbiricik hoca bu çalışanlarını neden engellemiyor? moderatör adı altında çalışanların tıpçıları kandırdığını aldattığını biliyor mu? Tusdata etik değerlerine uygun mu? Madem ki dersaneler içinde en iyisi madem ki helal kazanç önemli ise neden sponsoru olduğu d r t u s sitesindeki bu duruma engel olmuyor. "“Aldatan bizden değildir" hadisini bilmiyor mu?

https://www.youtube.com/watch?v=I-QwRPORWas

örnekler

2011 yılından bugüne…














































Dr tus com sitesinde Hâlâ yaziyor:
Son yazıları:

TESEKKÜR EDRİM BU ARADA.ben sbn. gov.tr ve cimere yazdım

2 gün sonra
günaydın. duyumlarımız varmı?güncel kalsmalı bu baslık.

1 gün sonra
kamuyoyu olustuırun acıktan atama için bimer cimer tbmm sağ bak isteleri var yazın etkili oluyo

1 gün sonra :

Gncl

1 gün sonra:
guncel

10 gün sonra :
Nasi yani yapılacak mi yapılacak planlama zaten çoktan yapılmıştır vaktini söyleseler ne olur sanki dimi.allah kimsenin eline düşürmesin)

1 gün sonra :
Ben yazdım halancvo bekliyorum sizlerde yazmaya devam.edin.

1 gün sonra bugün:
Bakanlığa Cimere yazmaya devam.edin.

Bir gün sonra:
Gncl gelişme varmi

Bir gün sonra:

Olabilir bastıralım guzel kadrolar içinde.

Birgün sonra ilk mesaj:
Varmi bir gelişme 2. Açıktan atama başvuru talep toplama vb.?
Aynı gün ikinci mesaj:

Cumhurbaşkanımız bu yıl 30bin ilk etapta 12 bin hemen saglik personeli alınacağını müjdeledi baskı yaparsak çokça guzel açıktan atama kadroları actirabiliriz.

28 mayıs:

VARMI GELİŞME BENDE MERAK EDİYORU. ÖZELDE CALIŞIRKEN BASVURU YAPILIYOR ATAÖMA ÇIKARASA SORUSTURMA YAPILIYOR BUARADA ÇALIŞMAY ADEVAÖM EDİLEBİLİYO SORUSTIURMA OLUMLU İSE İSTİFA EDİP BELGEYİ NEREYE NEZAMAN GÖNDRİYOR VE NE ZAMAN BAŞLAYABİLİYORUZ. TESEKKÜR EDERİM.


Yalancının anasını öpsünler


RE: 2019 2. AÇIKTAN ATAMA

*****#4274964**********gönderen*****DR_aesthetic*****
*****28.05.2019 - 13:47:29

BEKLENEN TARİH HAZİREN YERLER KURA TEMMUZ GİBİ HAKKIMIZDA HAYIRLISI OLSUN.VARMI BASKA GELİŞME?

3 haziran
Var ama gitmicekseniz başvurmayın bence 1 yıl kuraya başvuramazsanız.

3 haziran
Var mi bi gelişme kura ile ilgili.

17 haziran:
gncl

19 haziran:
VAR MI BIR GELISME???

19 haziran:
Gncl

RE: 2019 2. AÇIKTAN ATAMA

*****#4281006**********gönderen*****DR_aesthetic*****
*****20.06.2019 - 11:06:07

YOIKMU GELİŞME


RE: 2019 2. AÇIKTAN ATAMA

*****#4281070**********gönderen*****DR_aesthetic*****
*****20.06.2019 - 16:36:05

gncl


RE: 2019 2. AÇIKTAN ATAMA

*****#4281170**********gönderen*****DR_aesthetic*****
*****20.06.2019 - 22:16:57

Up

RE: 2019 2. AÇIKTAN ATAMA

*****#4282062**********gönderen*****DR_aesthetic*****
*****24.06.2019 - 09:21:16

yani ben sağlık bakanlığına yazdım cvp internet sitesinden takip edin dediler)))sonucta zaman dilimiz yok 1 ay sonrada olabilir 2 ayda 3 ada vb vb sürekli takip diye bişe olamaz. hemde plandahilinde yağpılır bu işler normalde hiçmi planları yok.barı su ay desler.*****
tahmin dersenizde kuruım içi 2 gün sonra ondan sonra bos kalan yerlere göre bu a sonu temmuz yada olabilir.
fazla kişi yazarsa belkicp verirler. sağlık bakanlığı yada cimere.


RE: 2019 2. AÇIKTAN ATAMA

*****#4282289**********gönderen*****DR_aesthetic*****
*****25.06.2019 - 11:44:25

GNCLL


RE: 2019 2. AÇIKTAN ATAMA

*****#4282482**********gönderen*****DR_aesthetic*****
*****25.06.2019 - 22:23:41

Up



RE: 2019 2. AÇIKTAN ATAMA

*****#4282625**********gönderen*****DR_aesthetic*****
*****26.06.2019 - 16:47:28

)) gercektenmi duyummu yoksa tahminmi inş ya.


RE: İLLER ARASI YER DEĞİŞTİRME KURA SONUÇLARI BUGÜN AÇIKLANDI

*****#4282834**********gönderen*****DR_aesthetic*****
*****27.06.2019 - 09:52:45

hayırlı olsun.darısı açıktan atamalara

RE: TEK KİŞİ İCAP TUTMA KONUSUNDA DANIŞTAY KARARI

*****#4282565**********gönderen*****DR_aesthetic*****
*****26.06.2019 - 10:54:38

aynen nedir?


RE: 2019 2. AÇIKTAN ATAMA

*****#4282833**********gönderen*****DR_aesthetic*****
*****27.06.2019 - 09:51:34

gncl.


RE: 2019 2. AÇIKTAN ATAMA

*****#4283177**********gönderen*****DR_aesthetic*****
*****28.06.2019 - 11:27:14

MURACCAT ETSEK ARTILISIN DİYE BİSEY ELDE EDEMEZMİYİZ? ACABA


RE: 2019 2. AÇIKTAN ATAMA

*****#4283564**********gönderen*****DR_aesthetic*****
*****29.06.2019 - 13:52:58

Up

RE: 2019 2. AÇIKTAN ATAMA
#4283852 gönderen DR_aesthetic
30.06.2019 - 10:32:08
Gncl

RE: TEK KİŞİ İCAP TUTMA KONUSUNDA DANIŞTAY KARARI

*****#4283877**********gönderen*****DR_aesthetic*****
*****30.06.2019 - 13:36:23

Yokmu cvp?


RE: 2019 2. AÇIKTAN ATAMA

*****#4283956**********gönderen*****DR_aesthetic*****
*****30.06.2019 - 20:23:22

Hayırlısı olsun. Tesk ederim



RE: 2019 1. AÇIKTAN ATAMA

*****#4284137**********gönderen*****DR_aesthetic*****
*****01.07.2019 - 15:57:37

NELE RYAPTINIZ ZEHRA HANIM SÜRECTE TESK EDERİM.


RE: 2019 2. AÇIKTAN ATAMA

*****#4284062**********gönderen*****DR_aesthetic*****
*****01.07.2019 - 12:27:46

GNCLL


.........
Bu arkadaşı anlamak zor ancak iyi maaş aldığını tahmin etmek mümkün ve organize ekibin parçası
04-20-2019 23:30
Kayıtsız Üye
Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
GündemAli Demir’in 48 sayfalık ifadesi ortaya çıktı: Topu matbaaya attı, emniyet istihbaratını referans gösterdiEski ÖSYM Başkanı Demir, hâlâ İstanbul Teknik Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olduğunu söyledi

**********

18 Nisan 2019 16:38

Tolga Şardan / Büyüteç

Tolga Şardan / Büyüteç

Görev yaptığı dönem içinde yapılan sınavlarla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve sürpriz biçimde adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eski ÖSYM Başkanı*****Ali Demir, ifadesinde “matbaayı” işaret etti. Demir, sınav güvenliği ile ilgili yazılımların TÜBİTAK tarafından hazırlandığını,***** kuruma personel alımı sırasında ise emniyet istihbarattan gelen bilgilerin kullanıldığını söyledi. Demir, sınav sorularının sızdırılmasının, soru kitapçıkların basımının yapıldığı matbaadan kaynakladığını iddia etti. Demir’in ‘FET֒nün çatı yapılanmasındaki isimlerle farklı zamanlarda 121 kez telefon görüşmesi yaptığı belirlendi. Hakkında Ankara ve Kayseri’de açılmış iki ayrı dava bulunan Demir’in, halen İstanbul Teknik Üniversitesi’ne ait lojmanda ikamet ettiği ortaya çıktı. ÖSYM başkanlığı döneminde 60 ayrı sınavla ilgili usulsüzlük iddiası bulunan Demir’in buna rağmen tutuklanmadığı anlaşıldı.

‘FET֒nün en güçlü olduğu dönemde ÖSYM başkanlığını yürüten ve “FET֒nün ÖSYM yapılanması ile ÖSYM’ce hazırlanan ve ülke genelinde yapılan çeşitli sınavlara ait sınav sorularının sınav öncesinde sızdırılmasının tespit edilmesi” soruşturmasında gözaltına alınan Demir’in savcılık ifadesine T24 ulaştı.

Savcı*****Hakan Tural’ın yürüttüğü soruşturmada Demir 48 sayfa ifade verdi. Demir’in ifadesinden satırbaşları şöyle:

- ÖSYM’ye personel alımı:*****Gelen başvuruların tamamı hakkında Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı’ndan bilgi notu talep ediyordum. Bu kapsamda o dönemde Emniyet İstihbarat Başkanı olan*****Ömer Altıparmak*****isimli şu anda cezaevinde olduğunu bildiğim şahıs vasıtasıyla kuruma alınacak personel hakkında istihbari araştırma yapıyorduk. Diğer taraftan resmi prosedür olarak yazılı ve sözlü sınavlar uygulanıyordu. Başarılı olanlar arasından Emniyet İstihbaratın sakıncalı olmadığını bildirdikleri arasından atama yapılıyordu.

- 2012 KPSS’nin sızmasında topu matbaaya attı:*****Beni soruların Meteksan’dan sızdığına dair kanaate iten neden, temel soru kitapçığının sadece Meteksan matbaada kapalı dönemde hazırlanmasıdır. Matbaada kapalı dönemde*****Orhan Topuz’un yaptığı değişikliğin sızan kitapçıklarda yer almasıdır. Matbaada yapıldığı beyan edilen diğer değişiklikler temel soru kitapçığı matbaada bir USB belleğe kaydedildikten sonra yapılan değişikliklerdir. Bu nedenle dışarıda sızan kitapçıklarda mevcut değildir.

- Şüphelilerin hazırladığı rapor:*****Demir, 2012 KPSS ile ilgili Soru Hazırlama Daire Başkanı ile soruların güvenliğinden sorumlu Bilgi İşlem Daire Başkanı ve her iki dairenin çalışanlarıyla ilgili idari soruşturma yapıp yapmadığı sorusunu yanıtlarken, ‘ÖSYM Başkanlığı’nca hazırlanan 15/7/2012 tarihli rapor Bilgi İşlem Daire Başkanı*****Halil Yeşilçimen’i de içeren bir komisyon tarafından hazırlandı. Bu rapor Soru Hazırlama Daire Başkanı vekili*****Ömer Pekşen’in de dahil olduğu ÖSYM Yönetim Kurulu’nda detaylıca tartışıldığı için herhangi bir idari soruşturma yapılmadı.’ dedi.

- Salon başkanını evde ziyaret:*****2012 KPSS’de kopya olayının ortaya çıkarılması sonrasında Demir’in, sınav salon sorumlusu*****Suna Özcan’ı evinde ziyaret ettiği ortaya çıktı. Bu konuda ifade veren bir emniyet amiri, “Ziyaretle ilgili Emniyet’e gelen Suna Özcan benden evrakları istedi. Şikayetinden vazgeçmek istediğini söyledi. Neden vazgeçmek istediğini sordum. Ali Demir’in evine geldiğini, kendisine soruların çalındığını düşündüğünü, hatta kızının üç yıldır sınavı kazanamadığını, hakkının yendiğini söylediğini, Demir’in kendisine ‘konu münferit bir olay, olayı dallandırıp budaklandırmayın’ dediğini ve kızının bilgilerini istediğini beyan etti” bilgisini verdi. Demir, bu bilgiye karşı, “Başarılı görevinden dolayı teşekkür etmek, ÖSYM Başkanı olarak bunun takipçisi olduğumu bizzat bildirmek üzere evine ziyarete gittim. Bu tamamen insani duygularla yapılmış bir ziyarettir” yanıtını verdi.

- SIR cihazı içinde olması gereken sorular dışarıda:*****Eski ÖSYM Başkanı Demir, “Sınav sorularının içinde bulunduğu SIR cihazına yüklenen sınav sorularının bir kopyasının da sistem üzerinde şifresiz biçimde tutulduğu ve bu dosyalara soruşturma kapsamında tutuklanan*****Muhammet Emin Akçelik*****ve firari Süleyman Salın’ın, sınav koordinatörünün kartı ya da şifresine gerek duymadan ulaşabildiği, böylelikle 2015 YGS’de gerekli tedbirleri almadığı ve büyük bir güvenlik açığının doğmasına neden olduğu” yönündeki soruyu yanıtlarken, “soruların sır odasındaki bilgisayarda bir kopyasının şifresiz olarak tutulmasına asla izin vermem. ÖSYM Başkanı olarak benim Soru Hazırlama daire Başkanlığı’nda eski güvenlikli bilişim sisteminde tutulan hiçbir soruya erişmeye imkanım ve yetkim olmamıştır” dedi.

- FET֒cü personel sır cihazından sorumlu:ÖSYM’nin sınav sorularının sır cihazına yüklenmesinden sorumlu olan*****Muhammet Emin Akçelik’in Bylock kullanıcısı ve 'FET֒den itirafçı olması,*****Süleyman Salın’ın 'FETÖ' üyesi olarak arandığı ve yurt dışına kaçarak firar ettiği yönündeki soruyu yanıtlayan Demir, “Soru hazırlama birimindeki sunucu odasından sır cihazına soruların yüklenilmesi bir bilgisayar sistem yöneticisi becerisi gerekmektedir. Bu nedenle yüklemeyi yapmak üzere Süleyman Salın ve Muhammet Emin Akçelik’i görevlendirdim. Süleyman Salın, 2005’de kuruma girmiş. Muhammet Emin Akçelik***** 2013’de benim dönemimde yasal prosedürler ve Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanlığı’ndan gelen bilgi notu çerçevesinde göreve başladı. Süleyman Salın hakkında benim İstihbarat Daire Başkanlığı’ndan bilgi talebim oldu. Bana gelen bilgilerde herhangi bir sakınca olmadığı şeklindedir.

- Sorular sınav havuzundan silinmedi: Sınav sorularını sır cihazına yüklemekten sorumlu olan iki FET֒cünün soruları kurum dışına çıkardığını belirlenmesiyle birlikte matbaaya giden soruların soru havuzundan silinmediği, bu durumun matbaa kapalı dönemi dışında soru paketine ulaşılmasına olanak sağladığının sorulması üzerine Demir, “Soru Hazırlama Daire Başkanlığı’ndaki güvenlikli bilişim ağı ve ilgili sunucu ve yazılımlar ÖSYM’nin talebine uygun olarak TÜBİTAK’a 2010 – 2011’de yaptırıldı. Bu nedenle varsa güvenlik açıklarından bilgim yoktur” dedi.

- 60 sınava inceleme:*****Demir’in ÖSYM Başkanı olduğu 2011-2015 yılları arasında yapılan 60 sınav hakkında “FETÖ tarafından soruların sızdırıldığı ve usulsüzlük yapıldığı gerekçesi” çerçevesinde soruşturma başlatıldı. Sınavlarda yaşanan güvenlik büyük güvenlik açığının sorulmasına Demir; “2012 KPSS’de sızmayı tespit ettik. 2013’den itibaren tamamen güvenli bir sınav sistemi kurduğumuza inanıyorum. 2012 Adli Yargı Sınavı’nda sınavın nasıl sızdığı konusunda bir tespit yapamadık. Bu sınav Meteksan’ın ‘küçük matbaa’ olarak tanımladığımız matbaasında hazırlanmıştı. Ana matbaada aldığımız tedbirleri küçük matbaada alamamıştık” diye yanıtladı.

Üniversite görevliymiş:*****Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Demir’in halen İstanbul Teknik Üniversitesi’nde görev yaptığı ve üniversiteye ait lojmanda kalması dikkat çekti.

*****
Ali demirin fetocu olduğuna inanmıyorum ama bunların bu dönemde olduğu da bir gerçek
04-20-2019 06:58
Kayıtsız Üye FETÖ' itirafçısı ÖSYM çalışanı anlatıyor: Sınav soruları için özel sanal sunucu kuruldu“Cemaatçi Salın, soruları WSUS’tan alıp cemaat abisine götürdü”

**********

19 Nisan 2019 13:00

Tolga Şardan

Tolga Şardan

ÖSYM’nin yaptığı sınavlardaki usulsüzlerin araştırılması çerçevesinde itirafçı olan ‘FET֒ üyesi mühendis*****Muhammet Emin Akçelik, soruların dışarı çıkarılmasıyla ilgili kurumda yaşananları tek tek anlattı.

2016’da gözaltına alındıktan sonra itirafçı olan, ancak daha sonra verdiği bilgileri kabul etmeyen Akçelik’in anlatımları, *****eski ÖSYM Başkanı*****Ali Demir’in ifadesinde yer aldı. Kendisinin lise yıllarından bu yana Gülen Cemaati içinde yer aldığını, Ankara’daki üniversite eğitimi sırasında cemaat evlerinde kaldığını anlatan elektrik ve elektronik mühendisi Akçelik, ÖSYM’de çalıştığı sırada ‘FET֒cü olarak bildiği*****Süleyman Salın*****adlı yöneticinin kendisinden sanal sunum sistemi kurmasını istediğini anlattı
Sınav sorularının söz konusu sitem üzerinden çıkarılıp cemaate verildiğini düşündüğünü söyleyen Akçelik’in ifadesi özetle şöyle:

ÖSYM Başkanlığı Soru Hazırlama ve Güvenliği Daire Başkanlığı’nda elektrik ve elektronik mühendisi olarak sistem yöneticisi görev yaparken, 1 Eylül 2016’da yayınlanan KHK ile ihraç edildim. Bu konu ile ilgili dün (14 Aralık 2016) savcı refakatinde ÖSYM Başkanlığında sınav sorularının ne şekilde alındığı ile ilgili samimi olarak yer gösterme yaptım. Şimdi detaylı olarak bildiklerimi anlatacağım.

Abim*****Bekir Akçelik, ODTÜ Tarih Bölümü mezunu. 2012-2013 yılları arasında yaklaşık 6 ay süreyle eski milletvekili olan ve 'FETÖ' kapsamında halen cezaevinde olduğunu bildiğim*****İlhan İşbilen’in danışmanlığını yaptı. *****

Lisedeyken Gülen Cemaati ile tanıştım. Birkaç kez şu an yerini hatırlamadığım Erzurum’daki cemaat evlerine gittim. Erzurum Fen Lisesi’nden 2007’de mezun oldum. Mezun olduktan sonra ÖSS’ye girdim. ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü bitirdim. 2007’de üniversiteye başladım, 2012’de mezun oldum. Üniversitede bulunduğum süre zarfında 5 yıl boyunca yine cemaate ait olan birkaç evde kaldım. ODTܒde okuduğum ve bölüm zor olduğu için ev abiliği yapmadım. İleride beni tanımamaları için evde kalanlarla sosyal ilişki kurmadım.

2012 Temmuz’da mezun olduktan sonra iş arayışına başladım. Bu sırada cemaatten olduğunu bildiğim ancak tanımadığım 40 yaşlarında bir erkek şahıs telefonla aradı. Balgat’ta görüşme yapmak istedi. Kabul ettim. Buluştuk, bana iş konusunda acele etmememi biraz beklememi söyledi.

Bu şahıstan iş konusunda netice alamayınca, TÜBİTAK’a siber güvenlik araştırmacısı olarak başvurdum. Kabul edildim. 2012 Ekim ayı gibi TÜBİTAK - SGE Ankara yerleşkesinde işe başladım. İşe başladıktan kısa süre sonra Kağan isminde gerçek ya da kod adı olup olmadığını bilmediğim kişi ile tanıştım. Evime gelmeye başladı. TÜBİTAK’ta çalıştığım beş ay boyunca görüştüm. Bu görüşmelerde Kağan’la*****Fethullah Gülen*****cemaatiyle alakalı sohbetler yaptık. 2012’deki KPSS’den yüksek puan aldığım için*****Kağan*****bana ÖSYM Başkanlığı Uzman Yardımcılığı için açtığı ilan olduğunu ve buraya başvurmamı söyledi. Konuyu araştırdım, 2013 yılı başlarında ÖSYM’ye başvurdum. 2013 yılı Mart ayı gibi ÖSYM’de uzman yardımcısı olarak göreve başladım.

Burada göreve başladıktan kısa süre sonra cemaat abisi olan Kağan beni*****Mahir*****kod adlı*****Bekir Şimşek*****ile tanıştırdı. Şimşek’le cemaat hakkında sohbetler yaparken bana, ‘ÖSYM cemaat için önemli bir yer. Cemaatçi olduğunu gizle. Kimseye belli etme. Bunun için namaz kılma, oruç tutma’ dedi. Bekir Şimşek’in dediklerini yapmaya çalıştım. Ancak buna rağmen orucumu tuttum.

Şimşek’le tahminen 3 yıl kadar görüştüm. 2014 yılı başlarında Şimşek’in evinde ÖSYM Bilgi İşlem Daire Başkanlığında görevli olan ancak Soru Hazırlama ve Geliştirme Daire Başkanlığındaki odayı kullanan Süleyman Salın ile görüştüm. Süleyman Salın’ın 10 yıldır ÖSYM’de çalıştığını biliyordum. Ancak cemaat ile bağlantısını burada öğrendim. Şimşek, kendisinin Salın ile irtibatlı olduğunu ve Salın’la uyum içinde çalışmamı söyledi. Salın’ın dediklerini yapmamı istedi. Ben de kabul ettim.

Daha sonra Şimşek’in evindeki sohbetlerde bana ‘2014 KPSS cemaatimiz için çok önemli’ dediğini çok iyi hatırlıyorum. Süleyman Salın, 2014 başlarında sistem yöneticisi olduğu için bende sanal sunucu kurmamı istedi. WSUS adlı sanal sunucuyu kurdum.

Sanal sunucuyu kurmamı istemesindeki amacı sınav sorularının sır cihazına yüklendiği sırada, yüklenen dosyaların ProNMS yazılımı aracılığıyla bir kopyasının da WSUS’a atılmasını sağlamaktı. WSUS’a atılan soruların bir kopyasını almadım. Bir kez Süleyman Salın’ı içinde sınav soruları olduğunu düşündüğüm CD ile odadan çıktığını gördüm. Süleyman Salın, Soru Hazırlama ve Geliştirme Daire Başkanlığında ortak olarak kullandığımız A-2009 numaralı sistem yöneticisi odasına genelde öğle arası geldi. Soruları da bu sırada aldığını düşünüyorum. Salın, sınav sorularını WSUS adlı sanal sunucudan alarak Fethullah Gülen cemaat abisi olan Bekir Şimşek’e götürdüğünü düşünüyorum. Korktuğumdan dolayı itiraz edemedim.

Salın ile birlikte çalışan ve admin (yönetici) şifresini bilen*****Salih Sabri Köse*****de Salın’ın yaptıklarını sorgulamadı. Bu şifre ayrıca ÖSYM Başkanının kasasında da mevcuttu. Sır cihazına yüklenen soruların birer kopyası WSUS adlı sanal sunucu içinde kopyalandığından dolayı Süleyman Salın sisteme girerek bu sınav sorularına ait kopyalara ulaşabildi.

Bununla birlikte Süleyman Salın’ın Bekir Şimşek’e hangi yıllara ait ve hangi sınavlara ait soruları götürdüğünü bilmiyorum. Sınav sorularının CD’ye yüklenmesi için kullanılan Fujitsu Siemens marka bilgisayar, kurumun diğer bilgisayarları ile birlikte değiştirildiğinden dolayı “geri döndürülemez şekilde silme” yapıldığından söz konusu bilgisayar üzerindeki veri kurtarma işlemi teknik olarak yapılamaz.

Bildiğim kadarıyla 2011’de ÖSYM’deki log kayıtlarını tutmak için ProNMS adlı yazılım kuruldu. Bu programın kurucusu Kazım Kargı adlı kişidir. ÖSYM’ye başladığında ProNMS’nin gerekli güncellemelerini yapmak ve sunucu üzerindeki sorunları çözmek için Dijipark firması yetkilisi Kazım Kargı gelmişti.*****Kazım Kargı’nın göreve başlamadan önce zaman zaman Süleyman Salın’ın yanına geliyordu. Kazım Kargı, sınav sorularının sır cihazına yüklenmesi sırasında WSUS’a soruların kopyasının aktarılması için gerekli güncelleme işlemlerini yapıyordu. Dolayısıyla sınav sorularının dışarıya çıkarılmasında Kazım Kargı’nın habersiz olması mümkün değildir
04-20-2019 06:22
Kayıtsız Üye
Alıntı:
tususev´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Çalınmış yıllar! - Yavuz Selim DEMİRAĞ
ÇALINMIŞ YILLAR! Yavuz Selim DEMİRAĞ

Elimizde düzgün çıkarılmış bilanço olmadığı için muhasebesini yapmadan kolayca harcıyoruz yılları. Umut ve güzellikler temennilerimize rağmen gelen her yıl geçen seneler gün be gün aratıyor. Gün itibarı ile geride bıraktığımız 2015'i yaşarken 2014'ü ve öncesini aradığımız gibi korkarım 2016'da da 2015'in acı dolu günlerini arayacağız. Hem de bir kaçını değil 10-15 yıl öncesine özlem duyacağımız aşikâr. Kim bilir tarihin karanlık labirentleri arasında "Yitik Yıllar" olarak arayacağımız her biri 365 gün 6 saat sürmüş 5 bin küsur gün için "hükümsüzdür" kaydının düşülmesini talep edeceğiz. Diğer taraftan "Çalınmış Yıllar" yüzünden umutlarını, istikballerini yitiren yüz binlerce gencin "ahı" yankılanacak arş-ı alaya...

Her haliyle "organize çete" olduğu kanıtlandığı halde Askeri Okullar Sınavları, KPSS, Kurmay Akademisi Sınavları, ÖYS, ALS buz dağının görünen kısmı. Bu ülkede son 13-14 yıl yapılan tüm sınavların yok hükmünde sayılarak, soruları çalanlar, dağıtanlar, hak etmediği halde bu sınavlarda en fazla puan alarak işe girenler, terfi edenler birer birer tespit edilip, kamuoyuna ilan edilmediği sürece kaybolan yılların geri getirilemeyeceği gibi vicdanlar kanamaya devam edecektir.

"Soruşturuluyormuş" gibi yapıldığına en başından beri inanmadığımı defalarca yazdım. Alın size son bomba! Kısa adı TUS olan Tıpta Uzmanlık Sınavları... Çalınan sınav sorularının peşinde olduğunu iddia eden AKP hükümeti aslında nelerin olup bittiğini bal gibi biliyor. Zira hırsızlık çetesine yıllarca göz yumdular. Ne de olsa oğulları, kızları, gelinleri, damatları, torunları o sorular yüzü suyu hürmetine iyi puan alıp sözde "torpilsiz" sözde "hak ederek" okullara, işlere, makamlara yerleştiler. Tıp camiası farklıdır. TUS'u mercek altına alanlar neredeyse 50 yıldır hangi fakültenin öğrencilerinin hangi derecelere girdiğini iyi bilir. O halde başta 2014 TUS'unu inceleyin. Son yıllardaki TUS'u mercek altına alın. Hangi üniversitelerin birden bire öne çıktığını belki anlarsınız. Bu yazdıklarımın adına "suç duyurusu" mu denir yoksa "durum tespiti" mi bilmem. Bu ülkede Zekeriya Öz ve benzeri çakmalar yerine gerçekten, Mustafa Kemal'in "Cumhuriyet Savcıları" var. Titiz bir çalışma ile bütün bu sınav hırsızlıklarının faillerini tek tek tespit ederek, yargı önüne çıkarabilecek yürekli savcılar, kaybolan yılları geri getiremeseler bile vicdanları rahatlatabilirler. 2016 yılından öncelikli beklentim bu.
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/mo...ar-36762yy.htm

T B M M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/...TutanakId=1744

YAVUZ SELİM DEMİRAĞ – Bakın, benim bu kitapta yazdığım bir fizik
profesörü; kaldı ki Amerika’da füze yakıtlarıyla ilgili bir tezi olan bir profesör
bana şunu söyledi. Bir ortamda dediler ki: “Zaman gazetesine Etyen
Mahçupyan gibi bir Ermeni Hristiyan niye yazıyor?” “Hop, o çoktan hidayete
erdi, otuz yıldır, yirmi yıldır hidayete erdi ama efendimiz ona ‘Sen uluslararası
platformda böyle kal.’ dediği için yapmıyor.” Bunu söyleyen bir profesör yani
iradesini teslim etmiş, tabiri caizse hipnoz seansına u ğramış. David
Copperfield diye bir adam var illüzyonist, aynı anda 600 kişiyi falan hipnoz
ediyor ya. Ben bu işin bilimsel olarak da peşine düşmek istiyorum. Onlar
televizyonlarıyla, iki üç tane kanalları vardı ya, yok bilmem ne yapıyorlar.
Nasıl hipnoz ediliyor? Yani profesör olmuş adam ama sonra neyi anladık:
Bunların profesörlük tezleri, doktora tezleri falan hep çalıntı çıktı, çalıntı çıktı.
Ama yine ben son on beş yılda YÖK’te ve bu akademisyenlik sınavlarının da
mercek altına alınmasını istiyorum zira bakın, TUS sınavı dediğimiz tıpta
uzmanlık sınavları vardı -burada doktor olan var; Sayın Şeker- en zor
sınavdır ve Türkiye’mizin, cumhuriyetimizin tarihinde bu sınavları birincilikle
kazanan, dereceye giren üniversiteler bellidir; Çapa’dır Cerrahpaşa’dır
Hacettepe’dir. Son yıllarına bir bakın, FET֒nün üniversitelerinden, işte o
malum üniversitelerden mezun olanlar var. Aslında o kadar geniş ki, bunları
yakalayabilmek için çok uğraşmamız lazım, çok uğraşmamız lazım.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

Alıntı:
musdr´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM Başkanı Ali Demir’in Çifte Standartları

Son dönemde, üzülerek belirteyim ki, Ösym başkanı prof dr ali demir in benzer olaylara tarafsız objektif yaklaşmıyor, ideolojik çerçeveden bakaraktan basın açıklamaları yapıyor gibi.
Misal,
*Fatih Altaylı’nın Habertürk gazetesindeki bir başyazısına, Takvim, Vatan, Cumhuriyet Gazetelerinde çıkan gerçek olduğu şüpheli haberlere ÖSYM anında basın açıklaması ile yanıt verdi. ösym açıklaması aşağıda
* KPDS ile alakalı bir internet sitesindeki habere anında hem de resmi açıklama dili dışına çıkarak mahalle ağzıyla ÖSYM basın açıklaması yaparak yanıt verdi. ösym açıklaması aşağıda
*TUS sınavına gelince sus-pus oluyor bir yığın iddia var doğru mu manüplasyon mu

ÖSYM nin büyük hainliği..
ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler
FLAŞ. Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru
Yöneticinin imanı.. ÖSYM, Hak Arama, Organize guruplar
Drasc ÖSYM başkanına meydan okuyor
Tüm Hekimler Adına ÖSYM Başkanına
Bir ÖSYM provakatör prototipi olarak kemalkemal...
Dr Tus sitesindeki nöbetçi silgi provakatörü ve tesadüfler zinciri
Pis kokular gelen tuvalet dosyası ve tesadüfler zinciri
Dr TUS ta nöbetçi kaloriferci ve tesadüfler zinciri-3
Dr Tus sitesindeki Erikli su provakatörü ve tesadüfler zinciri-2
ÖSYM Başkanına sesleniyorum, plansız hareket ediyorsun

Yancaksın Ali Demir- Mustafa'nın Canbaza bak oyunu
Konuyla ilgili vatandaşın iyiniyetini anlamayan gerikafalılar
Olmazboletus örneği
Ateşli meslektaş
Silgin Silmiyor İşte ÖSYM!!!
Atma Recep...

TUS provakatörü şimdi ne iş yapıyor? Magazin



Bu konuda bilgi kirliliğini önlemek için araştırma yapıp doğruyu kamuoyuna sunmanız gerekmezmi..

Arkadaşlarımızın mağduriyeti konusunda bir açıklama yapınız. bunca emeklerine yazık değil mi?

Misal, bu arkadaşların sınav kağıdıyla neden oynadınız. 25 neti eksik geldi. yazık değil mi.






hain ösym kağıda müdahale etmiş



saadetdr ye 4 tane yanlış eklemiş hain ösym



hain ösym tucker in boşlarını doldurmuş



hain ösym bazılarına 20 net düşük bazılarına 15 net fazla vermiş



kemalkemalin 10 net ieksik geldi bir arkadaşının 15 neti eksik



































Neden buz gibi salonlarda sınava soktunuz hani her aday eşit şartlarda yarışacaktı













Sizden bu konuda açıklama bekliyoruz neden bu kişilerin sınav kağıdına müdahale ettiniz. ÖSYM ye yakışıyor mu?

ÖSYM, adayın dil puanının silinmiş olduğu iddiasını belgelerle yalanladı



BASIN AÇIKLAMASI
(29 Kasım 2011)
İnternet’te bazı forum sayfalarında ve belli bir kesim tarafından kamu kuruluşlarına ve yetkililerine gönderilen elektronik iletilerde 2011-KPDS Sonbahar Dönemi İngilizce Sınavı sorularının bazılarının yanlış olduğu ve soruların iptal edilmesi gerektiği iddia edilmektedir. Belli bir grup tarafından özellikle yapılan bu yönlendirmeler üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur:
Söz konusu sınavda 37., 52., 64., 68., ve 71. soruların hatalı olduğu, soruların iptal edilmesi ya da doğru cevap seçeneğinin değiştirilmesi gerektiği savı basına ve kamuoyuna pompalanmaya çalışılmaktadır. Ancak soruların hatalı olduğuna dair iddia ortaya koyanlar, kamu kuruluşlarına mail atanlar sınava girmiş adaylar bile değildir.
Diğer sorular yanında 37., 52., 64., 68., ve 71. sorular tekrar alanda uzman bilimsel bir heyet tarafından incelenmiş, sorularda herhangi bir hata bulunamamıştır. Adayların bu türden asılsız iddialara itibar etmemesini önemle rica ederiz.
Kamuoyuna ve basına saygıyla duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI



BASIN AÇIKLAMASI
(28 Kasım 2011)

23 Ağustos 2011 tarihli Vatan Gazetesi’nde, bir adayın 473 olan dil puanı ile tercihlerini yaptığı, ancak hiçbir tercihine yerleşemediği, ilgili adayın dil puanının ÖSYM tarfından silindiği iddia edilmekteydi.
O tarihte yaptığımız basın açıklamasında söz konusu adayın YABANCI DİL SINAVINA GİRME TALEBİNDE BİLE BULUNMADIĞI dolayısıyla gimediği bir sınavın puanının olmasının da mümkün olamayacağı belirtilmişti.
Yaptığımız basın açıklamasında adaya ilişkin sınav başvuru ve sonuç bilgileri belgeleriyle birlikte sunulmuş adayın basınla paylaştığı belgenin orijinal olmadığı ifade edilmişti.
ÖSYM tarafından ceşitli tarihlerde yapılan basın açıklamalarında bundan sonra yapılan yalan haberler karşısında ÖSYM Başkanlığının hakkını hukuki zeminde arayacağı belirtilmiştir. Aşağıdaki linkte Vatan Gazetesinin söz konusu haberle ilgili 27 Kasım 2011 günü yayınladığı tekzip metnini okuyabilirsiniz.
Tekzip ettiğimiz haber o tarihlerde çeşitli gazete ve internet sitelerine de konu olduğu ve alıntılandığı için bu açıklama basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(16 Kasım 2011)

10.08.2011 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde, “Sınav Biter Skandal Bitmez” başlığı ile direkt kurumumuzu suçlayan bir habere yer verilmiş, haberde LYS’ye giren 4 adayın Tercih Formlarında değişiklik yapıldığı ve adayların bu nedenle ÖSYM hakkında suç duyurusunda bulunduğu iddia edilmişti.
ÖSYM tarafından o gün yayımlanan BASIN AÇIKLAMASI’nda bundan sonra yapılan yalan haberler karşısında kayıtsız kalınmayacağı, ÖSYM Başkanlığının hakkını hukuki zeminde arayacağı belirtilmişti.
Aşağıdaki linkte Hürriyet gazetesinin söz konusu haberle ilgili bugün yayınladığı tekzip metni basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(10 Kasım 2011)

Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı bugünkü köşe yazısında kurumumuzu hedef alan bir yazıya yer vermiştir. İlgili yazıda Altaylı, ÖSYM’yi bir üniversitenin olmayan bir bölümüne öğrenci almakla suçlamış, pek çok öğrencinin aslında ‘olmayan’ bir bölümü kazandığını savunmuştur.
Ancak Fatih Altaylı’nın yazısına konu ettiği haberle ilgili olarak 19.10.2011 tarihinde web sayfamızda bir basın açıklamasına yer verilmiş, o tarihte Cumhuriyet Gazetesi’ndeyer alan ve çeşitli internet sitelerinin de alıntı yaptığı haberin gerçeği yansıtmadığı izah edilmiştir.
Haberde, ÖSYM’nin Ek Yerleştirme Kılavuzu'na Ankara Üniversitesi'ndeki "Tıbbi Görüntüleme Sistemleri Teknolojileri" bölümünün adını "Tıbbi Görüntüleme Teknikleri" olarak yanlış yazdığı söylenmekte, hatanın, radyoloji teknisyeni olmayı hayal eden öğrencileri mağdur ettiği iddia edilmekteydi.
Ancak Kurumumuz kılavuzu hazırlarken Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) daha önce tarafımıza bildirdiği ‘Meslek Yüksek Okulu Yeni Program Adları’na göre hareket etmiştir. Söz konusu belgede Tıbbi Hizmetler ve Teknikler alanında ilgili bölüm Tıbbi Görüntüleme Teknikleri olarak yer almaktadır. Ayrıca, 26 Eylül 2011 tarihinde web sayfamızdan yayınladığımız 2011-ÖSYS Ek Yerleştirme: Başvurularmetninde şu ifadeler yer almıştır:
‘Kılavuz ön bilgi amacıyla yayımlanacaktır. Tercih işlemlerinin başlayacağı 3 Ekim 2011 tarihine kadar zorunlu hallerde Kılavuzda değişiklik yapılabilecektir’ Üniversitelerin, adayların ve kamuoyunun bilgisine 29 Eylül’de açılan kılavuzla ilgili 3 Ekim 2011’e kadar ilgili üniversiteden bölüm adının hatalı olduğuna dair herhangi bir geri dönüş olmamıştır. Dolayısıyla ÖSYM’nin konuyla ilgili herhangi bir hatası söz konusu değildir. Bununla birlikte her hatayı ÖSYM’ye mal etme girişimini ve anlayışını da şiddetle kınıyoruz.
Basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(27 Ekim 2011)
Cumhuriyet Gazetesi’nde ‘Ortaokuldan terkti, ÖSYM Üniversiteli yaptı’ başlığı ile yer alan haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır;
Haberde ÖSYM’nin, ortaokuldan sonra okumayan Erdem Adıgözel adlı bir vatandaşa tebligat gönderdiği, tebligatla adayı 17-27 Ekim tarihleri arasında Anadolu Üniversitesi’ne kayıt yaptırmaya çağırdığı iddia edilmekte, hatta ÖSYM’nin adı geçen şahsı ‘Öncelikle sizi kutlar, başarınızın devamını dileriz’ şeklinde bir metinle tebrik ettiği söylenmektedir.
Ancak bu haber yalan ve iftiradan öte hiçbir anlam taşımamaktadır. ÖSYM’nin ortaokuldan terk bir adaya üniversite kayıtları için gönderdiği herhangi bir evrak kesinlikle söz konusu değildir. Bunun da ötesinde aday 2011 YGS’ye girmiştir ve Zonguldak İmam Hatip Lisesi mezunudur. Aday Diploma Tarihi 02.07.2011, Diploma Numarası ise 2830’dur.
Haberle ilgili hukuki süreç tarafımızdan başlatılmış olup, iddia sahiplerini iddialarını ispatlamaya davet ediyoruz.
Kamuoyunun ve basının bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(19 Ekim 2011)


Cumhuriyet Gazetesi’nde ‘Skandalın Adı ÖSYM’ başlığı ile yer alan ve çeşitli internet sitelerinin de alıntı yaptığı haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır;

Haberde, ÖSYM’nin Ek Yerleştirme Kılavuzu'na Ankara Üniversitesi'ndeki "Tıbbi Görüntüleme Sistemleri Teknolojileri" bölümünün adını "Tıbbi Görüntüleme Teknikleri" olarak yanlış yazdığı söylenmekte, hatanın, radyoloji teknisyeni olmayı hayal eden öğrencileri mağdur ettiği iddia edilmektedir.

Ancak Kurumumuz Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) daha önce tarafımıza bildirdiği ‘Meslek Yüksek Okulu Yeni Program Adları’na göre hareket etmiştir. Söz konusu belgede Tıbbi Hizmetler ve Teknikler alanında ilgili bölüm Tıbbi Görüntüleme Teknikleri olarak yer almaktadır.

Ayrıca, 26 Eylül 2011 tarihinde internet sayfamızdan yayınladığımız 2011-ÖSYS Ek Yerleştirme: Başvurular metninde şu ifadeler yer almıştır:‘Kılavuz ön bilgi amacıyla yayımlanacaktır. Tercih işlemlerinin başlayacağı 3 Ekim 2011 tarihine kadar zorunlu hallerde Kılavuzda değişiklik yapılabilecektir’.Üniversitelerin, adayların ve kamuoyunun bilgisine açılan kılavuzla ilgili o tarihten 3 Ekim 2011’e kadar haberde adı geçen üniversiteden bölüm adının hatalı olduğuna dair ne bir bilgi gelmiş ne de daha sonra tarafımızdan konuyla ilgili randevu talebinde bulunulmuştur.

Dolayısıyla ÖSYM’nin konuyla ilgili herhangi bir hatası söz konusu değildir.

Bununla birlikte her hatayı ÖSYM’ye mal etme girişimini de şiddetle kınıyoruz.

Basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI



(18 Ekim 2011)


Takvim Gazetesi’nin ‘İcralık Sınav’ başlığı ile kamuoyuna duyurduğu haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır:

Haberde, ‘Adalet Bakanlığı’nın açıkta bulunan 300 İcra Müdürü ile Müdür Yardımcılığı için 1 Ekim'de yurt genelinde bir sınav yaptığı, ÖSYM tarafından düzenlenen sınavda sonuçların açıklanmasıyla birlikte sınava giren yüzlerce adayın hayallerinin suya düştüğü, sınava katılan 2 bin 671 aday arasından bin 814'ünün sonuçlara itiraz ettiği’ ifade edilmektedir.

Ancak söz konusu sınava bugüne kadar itiraz eden aday sayısı haberde belirtildiği gibi 1814 değil sadece ve sadece 4’tür. Başkanlığımızdan teyit alınmaksızın, kulaktan dolma bilgilere dayanarak yapılan bu haber sınava giren adayları gereksiz yere huzursuz kılmış, kurumumuzu haksız yere yıpratmıştır.

Haberle ilgili yasal hakkımızı saklı tuttuğumuzu belirtir, yukarıdaki bilgiyi sınava giren adayların ve basın yayın kuruluşlarının bilgisine sunarız.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(29 Eylül 2011)


Bazı internet sitelerinde ve basında 'ÖSYM'nin hatası bir yılına mal oldu' başlığıyla çeşitli haberler yapıldığı görülmüştür. Haberlerde, bir adayın sonuç belgesinde yanlış kayıt tarihi yazıldığı için kazandığı halde Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim Fakültesi'ne kayıt yaptıramadığı iddia edilmektedir.

Ancak, kayıt tarihlerini ÖSYM kendisi belirlememekte, üniversitelerin doğrudan ÖSYM'nin sistemine girdiği tarihler sonuç belgesine basılmaktadır. Dolayısıyla haberlerde iddia edildiği gibi kurumumuzun bir hatası söz konusu değildir.
Ayrıca, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültelerine yerleşen ve kayıt yaptıramayan adayların kayıtlarını 17-27 Ekim 2011 tarihleri arasında yapma kararı almıştır. İlgili öğrencilere konuyla ilgili açıklamayı Açık Öğretim Fakültesi yapacaktır.

Kamuoyu ve basına duyurulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(13.09.2011)


Basında İhlas Haber Ajansı kaynaklı olarak yer alan ‘Sınav Mağduru: ÖSYM, kural hatası yaptı’ başlıklı haberde, Gaziantep MYO Elektronik Teknolojisi (İÖ) bölümünden mezun olarak 2011-DGS’ye başvuran bir adayın Ön Lisans Başarı Puanı (ÖBP) hesabında hata yapıldığı, bu nedenle adayın istediği bölüme yerleşemediği iddia edilmektedir.
Söz konusu adayın mezun olduğu, Gaziantep MYO Elektronik Teknolojisi (İÖ) bölümünden 2011 yılında 5 öğrenci mezun olmuştur. 2011-DGS’ye başvuran bu 5 öğrencinin akademik ortalamalarının standart sapmaları beklenen değerin altında kalmıştır. Bu nedenle, Önlisans Başarı Puanı Hesaplama Kuralı gereği, bu adaylara ÖBP olarak 50 puan verilmiştir.
Bu kural, tüm DGS’lerde, Türkiye’deki tüm programlar için uygulanmaktadır.
Bir kez daha hatırlatmakta fayda vardır ki, ÖSYM’nin Türkiye’deki tüm adaylara uyguladığı Önlisans Başarı Puanı Hesaplama Kuralları gereği, son sınıf öğrencilerinin ÖBP’lerinin belirlenmesinde, mezun oldukları okuldaki diğer son sınıf öğrencilerin notları belirleyicidir.
Yapılan inceleme sonucunda, ÖSYM’nin bu konuda herhangi bir hatasının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI



T.C


ÖLÇME SEÇME ve YERLEŞTİRME MERKEZİ



BASIN AÇIKLAMASI


(09.09.2011)

Hürriyet Gazetesi’nin internet sitesinde ‘ÖSYM’den bir skandal daha’ başlığı ile yer alan haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır:
Haberde, Erzurum’daki bir liseden bu yıl mezun olan ve YGS’ye giren 19 yaşındaki bir adayın istediği okula kayıt yaptıramadığı iddia edilmekte, hatta ÖSYM’nin, adayın mezun olduğu lisenin gönderdiği orta öğretim başarı puanını eklemeyi unuttuğu için bu durumun yaşandığı söylenmektedir.
Başkanlığımız tarafından konuyla ilgili yapılan incelemede şu hususlar tespit edilmiştir;
1- Söz konusu aday, 2011-ÖSYS’ye başvurusunda öğrenim durumunu ‘Bir Ortaöğretim Kurumunun Son Sınıfında Beklemeliyim- Okul Kodu 251086 – Erzurum 3 Temmuz Lisesi’ olarak belirtmiştir.

2- Erzurum 3 Temmuz Lisesi adayın kendi öğrencisi olmadığını kodlayarak diploma notunu girmemiştir. Bu durumda olanlara en düşük Orta Öğretim Başarı Puanı verilmektedir.
Son sınıfta okumakta olan adayların diploma notları/puanları öğrenim gördükleri okullar tarafından verilmektedir. Adayların ve mezun oldukları okulların verdikleri bilgilerin sorumluluğu kendilerine ait olup ÖSYM’nin bu konuda herhangi bir hatası söz konusu değildir.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI


Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kirli ilişkiler dörtgeni: ÖSYM, YÖK, Tusdata, sami selçukbiricik

daha iyi olmaz mıydı?
Alıntı:
yalıngerçekler´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster










sıraya dizin
2007 yılı 29 ocak ösym den istihbarat alıyoruz
2008 yılı 13 ağustos ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 10 eylül ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 28 Eylül ösym den maddi gücümüz nedeniyle iletişime geçip istihbarat alıyoruz


osym nin arındığını söylemek zor

üçgen ? dörtgen ? paralel ?
04-19-2019 22:11
Kayıtsız Üye MENÜ*****

HaberlerYazarlarNedim Şener

Nedim Şener

*****

TÜM YAZILARI

FET֒cüler size gülüyor

19 Nisan 2019, Cuma 08:31

AA

Fetullahçı Terör Örgütü üyeleri size, gülüyor. Neden mi?

FETÖ kelimesi iktidar açısından muhaliflerine karşı kullanılan bir sopa, muhalifler açısından iktidara karşı kullanılan bir muhalefet aracına dönüştü de ondan. Bunlar için ne geçmişteki kayıp ne gelecekteki tehlike önemli. İşte FET֒nün istediği tam da bu… Son iki yazımı ÖSYM eski başkanı Ali Demir’in gözaltına alındığı operasyona ayırmıştım. 2010 yılı KPSS sınav yolsuzluğu sonrası atanan Demir, 30 Mart 2015’e kadar görev yaptı. Basına ilk yaptığı açıklama, “ÖSYM’nin birinci görevi sınav güvenliğini tesis etmektir” şeklindeydi. Peki ne oldu?

Onun döneminde FETÖ üyeleri, KPSS, ALES, YDS, TUS, hakim ve savcı adaylığı, Sayıştay denetçiliği, Anayasa Mahkemesi raportörlük sınavı dahil tam 60 sınavda soruları çaldı.

Yüzbinlerce insanın hakkı yendiği gibi, çalıntı soruyla devlete yüzbinlerce FETÖ üyesi yerleşti. ÖSYM’de zaten etkili olan FET֒cüler, Demir döneminde sistemin kalbine, soruların saklandığı yüksek güvenlikli “kozmik odasına” bile rahat rahat girdiler. Ali Demir, gözaltı sonrası elektronik kelepçe takılarak evine yollandı.. Ne üniversiteler, ne akademisyenler ne genel anlamda mağdur olanlar ÖSYM operasyonunu, soruşturmayı takip etmezken, Ali Demir’in elektronik kelepçeyle evine yollanmasına gülünç tepkiler gösterdi. Oysa soruşturmayı ciddiyetle takip edenler Ali Demir’in hakkındaki iddiaların yeni olmadığını bilir. Ama iki yıl geçmeden unutuldu işte.

400 bin mağdur

Ne yapmıştı Ali Demir, ÖSYM’nin başına gelir gelmez FET֒cüler rahat hareket etme imkanına kavuştu. Kritik noktalara FET֒cüleri atadı. Ama o onların FET֒cü olduğunu bilmiyordu! Çünkü personelin FET֒cü olup olmadığını, FET֒den tutuklu Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Ömer Altıparmak’a sormuştu. O da temiz kağıdı verdiği için soruları çalan bu kişileri kozmik odaya atamıştı.

Onlar da soruların bulunduğu bilgisayarlara programlar yükleyip, sorulara dışarıdan erişimi sağlamıştı. Aynı kişiler, bilgisayarlar log kayıtlarını silme programları da yüklemiş böylece ne suçlarını örtmüşlerdi. Yetmemiş, Ali Demir’in görev süresinin dolmasına yakın kurumdaki 97 bilgisayardaki bilgileri 35 kez silerek kurum dışına çıkartmışlardı. Ali Demir, 90 kez telefonla görüştüğü Ali Bayram sorulduğunda, “Ali Bayram’ı, cemaatin akademisyen grubunu yöneten kişi olarak tanıyorum” diyordu. Sadece Ali Demir değil öncesinde de FETÖ ÖSYM’de soruları çaldı.

Bir hesaplamaya göre, 2008 yılından itibaren ÖSYM’nin düzenlediği ÜDS, KPSS, ALES sınavlarıyla ilgili yapılan inceleme ve soruşturmalar sırasında yaklaşık 400 bin kamu personelinin FETÖ ile bağlantısı olabileceği tahmin ediliyor. Ali Demir gözaltına alındı da ne oldu? Ben söyleyeyim, kocaman bir HİDž Çünkü insanlar unuttu, FETÖ o yüzden hepinize gülüyor. Ama bilin ki; FETÖ demek, “kumpas” demektir, yalan, iftira, hırsızlık, ihanet, darbe, cinayet, katliam demektir. FETÖ, herkesin kendi önünden komşusunun kapısına süpürdüğü pisliktir. Ama bu melanetten kurtulmak, pisliği komşunun önüne süpürerek değil el birliği ile temizleyerek mümkündür
Bu Konuda 10 fazla Cevap bulunuyor. Bütün Cevapları görmek için buraya tıklayın.

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Şu Anki Saat: 23:32


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com